BİR DOĞUM TRAVMASI HİKAYESİ-2. Bölüm

Standard

M6

 

Melike ile ilk seansımızdan 9 hafta sonra ikinci seans için tekrar biraraya geldiğimizde bu süreçte farkettiği geri-bildirimlerini sorarak seansa başladım. Aldığım bilgiler:

1-Önceden halamlara çok bağlıydım. Onlara hiç laf söyletmezdim. Ama bu aralar onlara öfke duymaya başladım. Eskiden olsa onların yanında sabahtan akşama kadar durabilirdim. Son 1 haftadır, iftarı yapar yapmaz hemen eve gitmek istiyorum. Bunun sebebi; halalarımdan birinin hayatıma annemden bile fazla müdahae ettiğini farkettim. Bu konu benim içimde birikmiş. Diğerlerine ise sebepsiz bir öfkem var. Bu aralar hiç yanlarına gitmek istemiyorum.

2-Kısa eklenti temizliğini pek yapmadım. Aklıma gelmiyor.

3-Eskisi kadar kafama herşeyi takmıyorum.

4-İlk seansa kadar olan dönemde ellerim çok titriyordu. Titremesi çok azaldı. Babamın işyerine gittiğimde de hala titrediğini farkettim. Sebebini anlamadım.

5-Evdeki kardeşimle, seanstan sonra aram daha iyi oldu.

6-Mide ağrılarım ve bulantım seanstan sonra tamamen geçti.

7-Yemek konusunda çok iştahlı değilim ama az da olsa yemek yiyorum. Bu süreçte, hiç yemek yemediğim gün olmadı.

 

seans

 

Ön-görüşmede eklentiden şüphe ettiğim için seansı eklenti temizliği ile başlattım. Bu esnada bedeninde yoğun duyarlılıklar olduğu için seansı eklenti temizliği yönünde ilerlettik.

1.EKLENTi GRUBU:

8 Yıldır kendisinde bulunan, kuzenlerinden birinin düğünü sırasında meydana gelen tartışma sırasında öfkeyle çektiği bir eklenti modeliydi. 3 Farklı model içeren toplam 18 tane eklenti çekmişti. Bu eklentileri onun daha öfkeli, daha alıngan biri olmasına ve insanlardan korkmasına sebep olmuştu. Ayrıca eklentilerden bir bölümü, ellerinin titremesinde etkili olmuş, mide bulantısı ve ağrılara yol açmıştı.

Bu bölümde eklenti çekmesine sebep olan ve bütün sülaleyi etkileyen konuya ve kuzeniyle olan ilişkisine detaylıca değindikten sonra eklentileri gönderdik.

Bu seanstan bir gün sonra ilk defa Bağlar Çalışması’na katıldı. Bu çalışmada ise köken aile ilişkilerine çalıştık.

 

12

 

28 Gün sonra ( 3. Seans öncesinde aldığım bilgiler ):

1-Yıllardır görüşmediğimiz kuzenim …Abla’yı neredeyse hergün düşünür ve üzülürdüm. Acaba napıyor, neden gelmiyor diye sürekli kafamdan geçirirdim. Seanstan sonra artık düşünmemeye başladım. Onun konusu akrabalar arasında yine geçti. Bu sefer hiç etkilenmedim. Eskiden olsa üzlüp balkona çıkardım. Şimdi, içimden onun kaderine saygı duyduğumu söylüyorum. Annem yanımda olduğu bir an onun yüzüne de sesli olarak söyledim. Annem de gülerek ” Süper, kızım. Böyle devam et ” dedi.

2-Seanslardan sonra şu da oldu. Eskiden halamlara çok bağlıydım. Arkadaşlarımla planım varsa bile iptal eder ve eğer halamlar toplanmışsa onlarla görüşmeyi tercih ederdim. Artık bunu zorunluluk gibi yapmıyorum. Toplandıklarında yine arıyorlar. O anda işim varsa ya da canım gitmek istemiyorsa gitmiyorum. Bu durumu annem farketti ve bundan memnun. ” Ben gittiğim zaman bile senin canın gelmek istemiyorsa gelme ” diyor. Ben de bu sefer arkadaşlarımla görüşmeyi tercih ettim.

3-Elimin titremesi, ikinci seanstan sonra daha da azaldı, %10’lara indi. ( NOT: Bu esnada ellerinin titremesine baktık. Belli bile olmayacak derecede azalmıştı. ) Artık çayları doldurabiliyorum.

4-Eskiden konuşurken insanların gözünün içine bakamaz, göz teması kuramazdım. Şimdi bakabiliyorum. ( NOT: İlk seans sırasında hiç göz teması kurmadan konuştuğunu hatırlıyorum. Üçüncü seans öncesindeki ön görüşmede ise tamamen göz teması kurarak konuştuğunu gördüm. ). Artık yolda yabancı birine birşey sormam gerekse bile sorabiliyorum. Eskiden hiç soramazdım.

 

Ş11

NOTLAR:

1-Melike’ye küçükken disleksi tanısı konulmuştu ve bu yaşına kadar hiç göz teması kurmadan iletişim kurmuştu. İkinsi seanstan sonra tamamen göz teması kurmaya başlaması, genelleme yapmamak kaydıyla bu durumun değişebilir olduğunu göstermesi açısından sevindirici bir gelişmeydi. Üçüncü seansımızda ise disleksi nedeniyle özel eğitim aldığı dönemde yaşadığı birkaç soruna baktık.

2-İlk seansta yazdığım doğum travması Melike’nin tüm hayatını etkilemiş sonuçlar doğurmuştu. Ellerinin titremesi, doğum sırasında yaşadığı şok üzerinde çalıştıktan sonra azaldı ve ikinci seanstan sonra nerdeyse yok denecek seviyeye indi. Bu yüzden bedene yönelik travmatik anlarda öncelikle bedenle çalışırım. Beden hafızası çoğu vakada bize neye bakmamız gerektiği yönünde yol gösterir.

3-İlk seanstan itibaren Melike’de en çok dikkatimi çeken diğer önemli konu; olgunlaşma-bireyselleşme ve aileden ayrışmaya başlaması oldu. Regresyonla bireysel çalışıp aile ve ikili ilişkilerini içeren konularda ise grup çalışması yapmıştık. İlk seansla üçüncü seans arasında katıldığı 2 adet Bağlar Çalışması’nın etkisiyle tamamen aileye endeksli bir hayattan, artık kendi kararlarını verebilen, arkadaşlarıyla da sosyalleşmeye başlayan bir birey olmaya başlaması benim açımdan diğer bir sevindirici gelişme çünkü hayatı tamamen anne-baba ve halalar ekseninde dönüyordu. Bebeklikten bir genç kıza dönüşümünü bu kadar kısa sürede beklemiyordum. Değişime bu kadar açık olduğu için kendisini tebrik eder ve vakayı yazmama izin verdiği için de teşekkür ederim.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

MİKS BİR VAKA ( 1. Bölüm )

Standard

İsmine Eda diyeceğim danışanım 30’lu yaşlarının başlarında, yeni evli bir kadındı. Seansa ilk kez geldiği 2016’nın yaz aylarında Cihangir’de seans yapıyordum.

Doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne:

” 1- Maddi sıkıntılar ; 2- Aile ilişkilerim  ”  yazmıştı.

E1Hayati tehlikesi yüksek olan ciddi bir ameliyattan sonra hayatında radikal kararlar alarak yeni bir hayata başlamıştı. İyi bir işi ve kazancı varken, geçirdiği ameliyattan sonra kendisini maddi anlamda kullandığını farkettiği nişanlısıyla yollarını ayırmasına ayırmıştı fakat hala eski nişanlısından kalan borçları ödüyordu.

Bu arada geçirdiği ameliyattan sonra uzun süre raporlu olduğundan iş hayatına bir süre ara vermek zorunda kalmış , sonrasında ise başka şehirde yaşayan baba ocağına dönmüştü. Baba ocağına döndüğü şehirde hem  kendi işini kurmuş, hem de evlenmişti.

Küçük yaştayken anne-babası boşanmış, şartlar gereği kardeşiyle birlikte bir süre babasıyla kalmışlardı. Annesi sonradan velayet davası açtıysa da davayı kazanamamış ve babalarıyla kalmaya devam etmişlerdi.

Alkolik ve çapkın olarak tanımladığı babası annesinden sonra hiç evlenmemiş fakat 3 ayrı kadından çocuk sahibi olmuştu. Annesi ise 2 evlilik daha yaparak son evliliğinden 2 çocuk sahibi olmuştu. Eda hn, babadan olan 2 kardeşini hayatında hiç görmese de anne tarafından olan kardeşleriyle yılda 1 kez de olsa görüşüyordu.

E2Babasından 19 yaşına kadar şiddet görmüştü.  Bunlardan bir tanesiyle ilgili verdiği örnekte  15 Yaşındayken babası ona intihar mektubu imzalarak kızını zorla pencereye çıkarıyordu ve oradan kendisini atmasını istiyordu. Babası bunu sadece tehdit amaçlı yapmış olsa da, yaşadığı travma ruhunda derin yaralar açmıştı.

Eda hn, babası gibi kendisinin de yaklaşık 7-8 sene önce alkol problemi yaşadığı bir dönem olduğunu ve bu sebeple bir hastanede 10 gün kadar alkol tedavisi gördüğünü ekledi.

Şimdi eşiyle yeni bir hayat kurmuşlardı ve her ikisi de ailelerinin desteğiyle yaşamlarını devam ettiriyorlardı.

Hem geçmişin izleri, hem de şu anda yaşadığı zorlukları bir nebze olsa aşabilmek için seansa gelmişti.

 

 

seans

 

Çalışmaya kısa bir eklenti temizliği ile başladık. Eda Hn 4 tane eklenti olduğunu teyit edince seansımıza eklenti temizliği ile devam ettik.

1.EKLENTİ:

26 Yıldır kendisinde bulunan bu eklentisi ense bölgesine yerleşmişti. Çocukluk yaşlarından beri eşlik eden bu eklenti boyun ve ense ağrılarına sebep olmuş, ayrıca ikili ilişkilerini olumsuz etkileyerek onu bir nevi yalnızlaştırmıştı.

2.EKLENTİ:

Sol diz kapağına yerleşmiş olan bu eklentisi 5 yıldır ondaydı. Bu eklentisi sol dizinde ve ayaklarında ağrı yaratmış, ayrıca insanlara karşı daha anaç olmasına sebep olmuştu.

3.EKLENTİ:

Sağ arka kürek kemiğinin üstünde bir kütle ( mecazi anlamda ) gibi algıladığı bu eklentisinin kendisine başka biri tarafından gönderildiğini algıladı. 8 Yıldır taşıdığı bu eklentisi

-devam eden sırt ağrıları

-öfke ve agresiflik

-takıntılar

-işlerinin kötü gitmesi ve bereket sorunlarına sebep olmuştu.

 

4.EKLENTİ:

Başının sol üst tarafına yerleşmiş bir eklenti modeliydi. Sadece 2 aydır kendisine eşlik ettiğini algıladığı bu eklentisi son 2 aylık süreçte biraz boşluk duygusuna ve baş ağrısına sebep olmuştu.

 

Eda Hn, neredeyse bütün eklentilerini terk edilme duygusu ve yalnızlık duygusu ile çekmişti. Seanstan sonra Eda hn’a bu seansın tek başına yeterli olmayacağını ve çok fazla konu başlığı olduğu için biraz uzun soluklu bir çalışma yapmak gerekeceğini söyledim.

 

g2

 

Seanstan 11 gün sonra:

” Merhaba, Eylül hn,

Belirgin olarak ilk bir kaç gün başağrılarım oldu. Işık hassasiyetim oldu. 
Genel olarak öfkemle başa çıkabilmeyi öğrenmeye çalışmamda sizin eklenti temizliği ile ilgili söyledikleriniz çok faydalı oldu.
Seanstan çıkınca eşimi aramıştım, sesine ne oldu dedi. Çok neşeli ve bambaşka biri gibi konuştuğumu ve buna çok şaşırdığını söyledi. 

Ailemle yaşadığım sorunlarla yüzleşmeye başladım, hatta onların da yüzleşmeye başlamalarını sağladım. Biraz sürtüşme ve ses yüksekliği oluyor. Ama idare ediyoruz.

Kesinlikle artık boynum ağrımıyor. O ağrı her zaman olurdu ve çoğu zaman uzun süre oturmakta zorlanırdım. Kendimi bildim bileli boynum hep ağrırdı ve hep yaşam kalitemi olumsuz etkilerdi.
Bunun dışında içsel anlamda biraz karamsarlaştım diyebilirim.
Ölüm çok yakınımda gibi geliyor. 
Ölümden korkmuyorum ama eşim ve ailemin bana bir şey olacak diye korkuları var. Belki onların bu tavrından bana da öyle geliyor olabilir. 
Herhangi bir sağlık problemim yok çok şükür. 
Ama öyle geliyor bana bazen. 
Sanki yapacak işlerim var ama ne olduğunu bilmiyorum.
Hani böyle evden çıkarken evde önemli bişi unutmuşsunuzdur gibi bir his olur ya, tam olarak öyleyim. Hep “Ne yapacaktım ? ” durumu yani. 

Günümü eğlenceli geçirmeye çalışıyorum. 

İş anlamında yeni bi oluşuma girecektik, ama mevzuatsal sıkıntılara takıldık.
Maddiyat ile ilgili her geçen gün ödemeler artıyor. Ailemin zengin olan kısmıyla konuştum biraz ama onların destek olacağı yok. (En azından konuştum, bugüne kadar hiç öyle bişi yapmamıştım) 
Ve ben ne zaman işe gitmek istesem hastalanıp yatak döşek kımıldayamacak şekilde yatıyorum. Sürekli uyumak istiyorum. 

Şimdilik bu kadar. Varsa da aklıma gelmiyor.

Tamir fazı semptomu sordunuz, yine bambaşka şeyler yazdım. 
Çünkü kimse sizin gibi “nasılsın” diye sormuyor.
Hoş kalmanız dileğiyle.  Sevgiler.

 

 

 

*: Mesleğe ilk başladığım yıllarda, tamir fazı dönemini danışanın nasıl geçirdiği konusunda dosyamda bilgi olması gerektiğini düşünerek, eğer danışandan hiç dönüş olmamışsa mutlaka ya arar ya da emaille bilgi almaya çalışırdım. Biraz mükemmelliyetçiliğin vermiş olduğu görevini tam yerine getirme isteği, biraz da bunu yapmama imkan verecek kadar vaktimin olması sebebiyle işi sıkı tutar, tabiri-i caizse danışanın yakasına yapışırdım.  Zaman içinde bu durum değişti. Son 1-1,5 yıldır bu sorumluluğu tamamen danışana bıraktım. Seanstan sonra ne tip durumlarda bilgi vermeleri gerektiğine dair bilgi veriyorum. Özel dönemleri belirtiyorum. Bunun dışında,  eskisi kadar sıkı takip etmiyorum. Yukarıdaki örnekte Eda hn’ın kastettiği şey bu: Seanstan sonra ses çıkmayınca ” İlk hafta herhangi bir semptom yaşadınız mı? ” diye sormuş olmamla ilgili. Yani, danışanlara öyle sürekli ” nasılsınız? ” diye sormuyorum. Yanlış anlama ve öyle bir beklenti olmaması için eklemek istedim..)

 

( Devam edecek…….)

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

ABSÜRD BİR VAKA

Standard

absurd

 

İsmini neden “absürd” koyduğumu ancak vakayı okuduğunuzda anlayabileceğiniz bir vaka bu. Danışanım Şeyma Hn 25-30 yaşlarında genç, bekar ve çalışan bir kadın. Kendisi ile 2011 yılında iş amaçlı bulunduğumuz bir ortamda tanışmıştık. Ondan sonra geçen dört sene boyunca bir daha karşılaşmadık.

A10Kendisi ile yıllar sonra tekrar karşılaştığımızda ben hem sektör hem de şehir değiştirmiştim. Artık regresyon danışmanlığı yapıyor ve İstanbul-Mersin arasında mekik dokuyordum. Bu karşılaşmalarımız sırasında kendisiyle sohbet ederken regresyon terapisini ilk defa duyduğunu ama çok merak ettiğini, hem ilişkileriyle ilgili hem de para ve kariyer konularında tekrarlayan döngüleri olduğunu söyledi. Ben de kendisine ilk önceliği olan konu hangisiyse onunla ilgili bir seans yaparak başlayabileceğimizi söyledim.

İşin içinde maddi sorunlar da olunca ilk önceliği ona vermek istedi. Maddi anlamda biraz rahatlarsam ilerde diğer konulara da bakmak isterim dedi. Tanıdığım kadarıyla kendisi oldukça zeki, iyi eğitimli ve fazlasıyla analitik düşünce yapısına sahip biriydi. Kendisinin özellikle belirttiği diğer nokta ise, eğer beni şahsen tanımamış olsa, böyle bir deneyime asla kalkışmayacağı idi.

 

A4Neyse, gelelim seansımıza… Yoğun bir iş hayatı olduğu için onun seansını aralık ayında bir cumartesi akşamına koymuştum. Böylelikle pazar günü evinde dinlenmeye vakit bulabilir diye düşünmüştüm. Geç bir saatte başladığımız seans , Şeyma Hn’ın ilk seansı olması; egosunun bazı detaylarla yüzleşmek istemeyip es geçmek istemesi sebebiyle biraz uzun sürdü ama kendisi beklediğimden de kolay bir şekilde trans geçiş yapabildi.

Seans Konusu: Ailecek son yıllarda sürekli bir maddi kriz içinde olmaları, sürekli bir borç ödeme döngüsüne girip asla rahata erememeleriydi. Çok çalışkan bir elemandı ama ne yaparsa yapsın, kazandığı paralar hep bir şekilde borçlarına gidiyordu. Bunun sebebine bakmak istiyordu.

 

A12Seansa başladığımızda ilk geçiş yaptığımız sahne bir geçmiş hayat anısıydı ve yoğun olarak bedensel duyarlılıkları da hissettiği bir sahneydi. Bu sahnede kendini 45 yaşlarında bir kadın olarak gördü. Mutfakta kendisinden yaşça daha büyük bir erkekle para ile ilgili bir konuda tartışıyorlardı. Sonunda adam tarafından bıçaklanıp yere düşüyordu. Yerde yatmış kan kaybederken kedisi gelip yanında bekliyordu. Sahnede biraz ilerlediğimizde yaşça kendisine yakın bir kadın tarafından bulunup kurtarıldığını ve hastaneye kaldırıldığını gördü. Hastaneden çıktığında ise ilk işi eve giderek kedisini almak istemesiydi. Lakin kediyi aldığı anda ilk sahnede bıçaklandığı adam yine eve geliyor ve elinden kediyi alarak bu sefer de kedinin boynunu kırıyordu. Son derece şiddet içeren bu ilk sahnelerden sonra Şeyma Hn bedeninde yoğun duyarlılıklar hissetti.

Bu geçmiş bir hayat gibi görünen hikayeyi baştan sona keşfettiğimizde, ilk sahnede o adam diye tarif ettiği kişinin aslında o hayattaki babası olduğunu algıladı.

A114-5 Yaşında olduğu sahnede yine aynı evdelerdi. Bu sefer kendisinden birkaç yaş büyük ablası , annesi ve babası da vardı. Mutfakta yemek yedikleri bu sahnenin ilerleyen bölümünde annesinin babasından boşanmak istediğini söylediğini ve bunun üzerine babasının masayı dağıtarak annesini boğarak öldürdüğünü, ablasıyla birlikte kaçarak bu sahneyi kapı aralığından dehşet içerisinde izlediklerini söyledi.

Annesinin cenaze sahnesinde babasının olmadığını, tabutun mezara indirilmesi sırasında yaşanan aksaklıktan dolayı erkeklere çok kızgın olduğunu ekledi.

 

10’lu yaşlarına geldiğinde ablasıyla beraber anneannesinin evinde yaşadıklarını gördü.

 

25-26 yaşlarında ise kendisini bir işyeri ortamında gördü. Bu sahnede de erkek patronundan tiksindiğini, erkeklerle iyi iletişim kuramadığını belirtiyordu.  Duruma taciz de eklenince işyerini kaçarak terkediyordu. Bu sahneye eşlik eden bir eklenti durumu olduğu için duruma müdahale etmem gerekti..ondan sonra seansa devam edebildik.

A13Bir sonraki sahnede ise anneannesinin ölmüş ve ablasının evlenmiş olduğunu algıladı. Kendisini çok yalnız ve mutsuz hissediyordu. 35-40’lı yaşları anneannenin evinde yalnız yaşayarak geçirdiği ve ablasına kırgın hissettiği sahnelerdi. Babası ise bu sahnelerde yer almıyordu.

45 yaşında olduğunu söylediği sahnede ise babasının annesini öldürdüğü için yıllarca hapis yatıp çıkmış olduğunu, mutfakta onunla bağıra çağıra tartıştıklarını algıladı. Babası kendisinden para istiyordu ama kanun dışı işler yaparak ömrünü geçiren babasına para vermek istemediğini söylüyordu. Tartışma sırasında babası sol tarafına bıçak saplıyordu. Aynı gün ablası tarafından kurtarılıyor ve iyileşiyordu.

A14Aradan bir süre geçtikten sonra ise en baştaki keşfettiğimiz yere dönüyorduk. Kedisini almak üzere eve geldiğinde babası kediyi öldürüyordu. Bavulunu alarak hoşlandığı adamın evine gidiyordu. Yalnız bu sahnelere eşlik eden çok enteresan birkaç durum vardı. Sahnelerde eklenti mi olduğunu, yoksa danışanın o hayattaki ruhsal sağlığının bozuk olduğuna mı işaret ettiğinden kesin olarak emin olamadığımız yaşlı bir kadının silüeti evdeki sahneye eşlik ediyordu ve kendisi bu yaşlı kadını her gördüğünde katarsis yaşıyordu. Bu detay benim için önemli bir detaydı fakat bazen danışanın izin verdiği ölçüde bilgi alabildiğimiz için orada çok fazla üstelemedim. Hoşlandığı adamın o yaşlı kadını öldürmüş olabileceğini hissettiğini söyledi ve bir bahaneyle o evden ayrıldığını ekledi.

Sonunda ablasının yanına gidip birkaç ay orda kaldıktan sonra eniştesinin kendisini istemediğine kulak misafiri oluyor ve bu sefer de kendine küçük bir daire kiralayarak yalnız yaşamaya başlıyordu. O dönemde ara sıra bulup çay içtiği ve sohbet ettiği tek arkadaşı yine geçmişte hoşlandığım adam diye tarif ettiği aynı adamdı.

 

A1555-65 yaşları arası bu şekilde geçiyordu ve 65 yaş civarında evinde tek başına uyurken ölüyordu.

Ruhsal boyuta geçtiğimizde, hoşlandığım adam diye tarif ettiği kişinin evine ilk gittiği zamanlarda hayali olarak gördüğü yaşlı kadının adamın bir parçası olduğunu, ondan bağımsız biri olmadığını öğrendi. Bu durum bende yine birtakım farklı seçeneklerle ilgili şüphe duyup kenara not almamı sağladı.

Rehberiyle bir araya geldiği sahnede, rehberi ona ” Sabırlı ol. Kendini daha iyi ifade et ve konuş.” dedi. Bunun üzerine kendisi de bu hayatında çoğu şeyi söylemeden kafada kurduğunu, bu yüzden kırgınlıklar olabildiğini ve geçerli sebep olmadan birilerine kırılabildiğini söyledi. Rehberi ayrıca ” Kendini motive etmeyi öğrenmen lazım.” dedi. Bunun üzerine Şeyma Hn gerçekten çok çabuk pes edip sıkılabildiğini belirtti. Rehberi ise ” Bunun yerine her ne yapıyorsan o anda orada ol ve kendini ona ver. ” dedi.

 

Bağlantılar:

-Kendini ifade etme problemi

-Susmayı tercih etme

-Kırgınlıklar

-Oradaki yaşlı kadın silüetinin bu yaşamdaki babaannesi ile benzerliği

Bu geçmiş yaşam hikayesini şifalandırıp dönüştürdükten sonra geç saatte ayrıldık. Ayrılırken Şeyma Hn’ın başında ağrı vardı. Kendisine ağır geçen seanslardan sonra bunun olabileceğini ve uyuyunca geçebilecek bir ağrı olduğunu söyledim.

 

Geri-bildirimler:

 

A041NKSeanstan 1 gün sonra haberleştiğimizde: ” Dün seans çok geç bittiği için çok uykulu hissettim ama aslında daha enerjik çıktığım söylenebilir. Kendimi iyi hissettim ve herhangi bir fiziksel rahatsızlığım olmadı. Gece çok rüya gördüm, bazılarını hatırlıyorum. Örneğin bir tanesinde saçım çok beyazlamıştı, çok şaşırıp üzülüyordum. Bugün de canlı ve enerjik olduğumu söyleyebilirim. Herhangi bir ağrım ya da fiziksel şikayetim yok. Herşey yolunda. ” dedi.

2. gün aldığım emailde: “Dün gece rüyamda seni gördüm ve saat 5 gibi uyanıp çok enteresan bir rüya bu, sabah mutlaka yazmam lazım dedim. Ama sonra 7.30’da uyandığımda gitmişti aklımdan… ” dedi.

Seanstan 1 hafta sonra haberleştiğimizde başka herhangi bir semptom yaşamadığını ve gayet iyi olduğunu belirtti. Çalışma konumuzla bağlantılı yeni bir gelişme olduğunda veya yeni bir bağlantı kurduğunda email atabileceğini söyledim.

Bu seansın üzerinden yaklaşık 2 ay geçtikten sonra kendisi ile yollarımız tekrar kesişti. Her zaman olduğu üzere, 2 seans arasındaki süremde yemek yemek ve volta atmak için Cihangir-İstiklal Caddesi arasnda yürürken tam da onun işyerinin yakınlarından geçiyordum ki bir şekilde denk geldik. Ayaküstü konuşurken o aradaki süreçte herhangi birşey olup olmadığını, para ile ilgili sıkıntılarının devam edip etmediğini sordum.

A8Şeyma Hn şaşırarak gülümsedi ve ” Aaa, sen bilmiyor musun o konuyu, pardon söylemeyi unuttum, o konu halloldu.” dedi. Bu sefer ben de şaşırmıştım çünkü bildiğim kadarıyla ailecek borç altındaydılar ve rakam öyle 1-2 ayda çalışmayla kapatılacak bir rakam değildi. Bunun üzerine ben: ” Peki, nasıl halloldu? Bu önemli bir detay ve benim bunu geri-bildirimi dosyama eklemem gerekir.” dedim.

Şeyma Hn: ” Kusura bakma, daha çok yeni..Geçen hafta bitti. Öyle bir şekilde halloldu ki ailecek tüm borçlarımızı kapattığımız gibi kuzenime bile yardım yaptım. Hatta üstüne cebimde biraz para bile kaldı. Ben de bu ay seni arayıp tekrar seansa geleyim diyordum, iyi oldu denk gelmemiz.” dedi ve bunu derken gülümsüyordu.

Ben halen şaşkındım ve bu işin nasıl bu kadar hızlı olduğunu merak ediyordum. Sonrasında öğrendim ki, Şeyma Hn’ın annesinin babasından kalan bir gayrımenkul varmış. Bu gayrımenkulun paylaşımı ve satışı çok sorunluymuş. O kadar uzun süredir satıştaymış ve satılmıyormuş ki, artık son 4-5 yıldır bu konudan tamamen umudu kesip düşünmeyi bırakmışlar. Seanstan 1 ay kadar sonra bir gün aniden dayılarından telefon gelmiş ve vekalet işleri için evden birilerinin ..X..(Anadolu’da bir şehir ) şehrine gitmesi gerekmiş. Satışın yapılması, paranın gelmesi, paranın tüm ailenin borçlarını kapatıp, üstüne cebinde harçlık kalacak şekilde hesabının eksiden artıya geçmesi ise benim ona rastlamamdan tam bir hafta önce tamamlanmış.

Bütün bunları dinlerken ben de şaşkınlıkla gülümsüyordum. Açıkçası seanstan sonra Şeyma Hn’ın analitik zihninin devreye girdiğini ve bunun şifa ile rezone olmasını engelleyebileceğini ya da şifayı alsa bile bunu anlayamayabileceğini düşünmüştüm. Gerçekten de kendisi tüm bu olaylar sırasında yıllar sonra gelen satışı ve tüm ailenin rahatlamasını seansla bağdaştıramamıştı. Ancak sistemin nasıl çalıştığını, olayların bazen beklediğimizin dışında çözümlerle de gelebileceğini, bir kişinin değişmesi veya şifalanmasının bazen kilitlenmiş olan bir sistemi açarak birden fazla insanın hayatında nasıl etkili sonuçlar doğurabileceğini açıkladım. Ondan sonra taşlar yerine daha çok oturmaya başladı ve Şeyma Hn bana bildirmesi gereken diğer önemli gelişmeleri de hatırladı.

 

A7Beni şaşırtan diğer olumlu gelişme ise bence en az para sorunu kadar önemliydi çünkü seansımız bittikten sonraki değerlendirme bölümünde Şeyma Hn’a aileye bağımlılık temasının bulunduğunu ve para sorununun ise buna hizmet ettiğini düşündüğümü söylemiştim. Geç saatte biten seans ve yoğun iş hayatı sebebiyle Şeyma Hn’ın bu bağlanlatıları anlamaması ve şifa alabilmesi için konsantre olması gerektiği yanılgısına düşmesine rağmen bu kadar büyük bir şifa alması şaşırtıcıydı. Üstelik aynı dönemde annesinin kendi evine, kendisinin ise bir ev arkadaşıyla ayrı eve çıkması da yine bu bağımlılık konusunda şifa aldığını gösteriyordu.

 

A18O anda ayaküstü konuştuğumuz için bana söylemeyi unuttuğu ama haziranda yaptığımız 2. seans öncesi belirttiği diğer detay ise ilk seansımızdan 1 ay sonra, uzun bir aradan sonra ilk defa biriyle çıkmaya başlaması olmuştu.

Gördüğünüz gibi, danışan anlamasa da bağlantıları kuramasa da, bu durum şifa almaya engel yaratmıyor. Sonuçta Şeyma Hn beni tanıyarak ve güvenerek seansa gelmişti. Yabancı biri olsa gitmem demişti ama laf olsun diye de seansa gelmemişti. Sorunlarını çözmek istemiş ve bunun için çok kısıtlı bir zamanı olsa bile zaman ayırmıştı. Kalben istemesi, şifaya açık olması da fark yaratmıştı.

 

 

NOTLAR:

1-Bu vakayı yazma nedenim, geçen ay aldığım bir sorudur: ” Vakalarınızda hep başarılı olmuş, şifalanmış kişilerden örnekler veriyorsunuz. Bu seanslara gelip de hiçbir fayda görmeyen kişilerle karşılaştınız mı? Herkes mutlaka şifalanıyor mu? Bu konuda beni bilgilendirebilir misiniz?

Cevabım ise biraz uzun ve örnekler içerecek şekilde olmuştu. Ama kısaca şunu içeriyordu: “”Regresyon Terapisi, danışmanın ve danışanın işbirliği yapması gereken bir çalışma şeklidir. Sorumluluk her zaman %50’dir. Seanstan sonraki ilk 1 haftalık süre tamir fazı dönemi olduğu için danışman tarafından takip edilmelidir. Bu süreçte ve sonrasında danışanın da danışmana geri-bildirimde bulunma, sorularına cevap verme gibi sorumluluğu vardır. Eğer danışan, hiçbir şekilde danışman ile işbirliği yapmıyorsa, geri-bildirimde bulunmuyorsa, danışmanın süreci takip edebilmesi ve gözlem yapabilmesi mümkün değildir.
Bu sebeple diyebilirim ki; bugüne kadar hiç şifa almamış bir insanla karşılaşmadım ama bugüne kadar şifa aldığını anlayamayan ve geri-bildirimde bulunmayan ya da şifalanma niyeti istikrarlı olmayan bazı vakalara rastladım.   .. …..  ….. ………………  ……….” 

2-Danışanların egolarının yüzleşmek istemedikleri, hatırlamak istemedikleri bazı anılari hatta yılları olabilir. Buna seanslarda sıklıkla rastlarız. Egomuz ancak başedebileceğimiz kadar bilgiyi hatırlar, yüzleşmek istemediği anlarda ise bazen seansı sabote etmeye de kalkabilir. Bu tip durumlarda danışmanın sezgileri ve deneyimi biraz da olsa fark yaratabilir.

3-Bu vaka, Şeyma Hn’la tesadüfen karşılaşmamız sonucunda yazılmıştır. Eminim bu şekilde hayatında birtakım değişimler yaşamaya başlamış ama seanstan birkaç ay sonra oldu ise bunu seansla ilişkilendirememiş birçok kişi vardır. Şeyma Hn’ın bir kısır döngü halinde olan hayatının farklı alanlarında da dönüşümler başladığını haziran ayında yaptığımız seans öncesinde öğrendiğim için kariyer alanında da büyük gelişmeler bekliyorum. Danışan gizliliğine büyük önem verdiğim için şimdilik o iki önemli detayı da açıkça belirtmeden devam ediyorum çünkü bu detaylar kendisinin kim olduğunu açığa çıkarabilecek detaylar olduğundan isteği üzerine yazımızda gözardı edilmiştir. Bu kadarıyla bile hem para, hem ev, hem aile, hem iş, hem ilişki alanında yıllardır olmayan köklü değişimler olması sebebiyle benim için bu vaka yeterince absürd’dür:)

Amacım her vakanın mucizevi sonuçlar yaratacağı beklentisi yaratmak değil, bilakis aradan zaman geçse bile bazen sonucun hiç ummadığınız extrem örnekler aracılığıyla da gelebildiğini göstererek bakış açınızı geniş tutmanıza katkı sağlamaktır.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan