BİR ŞİFALANMA YOLCULUĞU-7

Standard

ŞY1

SEKİZİNCİ SEANS:

Konu: Dişilik üzerine çalışmaya niyet etmiştik ama seans öncesindeki ön-görüşmede eklentiden şüphelendiğim için önce eklenti durumuna bakılmalı şeklinde not almışım.

1.Eklenti: Yalnızlık duygusuyla çektiği ve 2010’dan beri taşıdığı bir enerjiydi. Sağ kolunda kütle gibi bir ağırlık yaratıyordu ve bu durumu özellikle son 1 haftadır hissettiğini söylüyordu.

Bu eklentisinin üzerindeki olumsuz etkileri oldukça fazlaydı:

-kendisini çaresiz hissettiği her durumda içe kapanmasına ve insanlarla ilişkilerini koparmasına

-kendisini kadın gibi hissetmemesine; dış görünümüne gerekli özeni göstermemesine, bakımlı olmak-temiz olmak gibi şeyleri 6 yıldır ihmal etmesine

-aşırı derecede yemeğe düşkün olmasına, her mutsuz olduğunda yemeğe ve özellikle tatlılara saldırmasına

-hayatında çok fazla gel-git yaratmasına, olayların hep negatif taraflarını görmesine yol açmıştı.

Bu eklentisini biraz zor gönderdik çünkü acıdan ve çaresizlikten beslenmenin hoşuna gittiğini belirtti.

2.Eklenti: Eski erkek arkadaşı ile bağlantılı bir çeşit lanet enerjisiydi. 2014 yılından beri taşıyordu. Burada bir ilişkiyi tamamlama çalışması yapmak durumunda kaldık.

3.Eklenti: 1 Yaşındayken köydeki evlerinin önünde çektiği bir enerjiydi. Bugüne kadar birçok seansta bu eklentisini gizlemiş olması ilginçti. Yüzünde bazı seanslarda zaman zaman farkettiğim dalga geçer gibi bir gülümseme ifadesinin sebebiydi. Hatta bir seansta kendisine açıkça : ” Eğer seni tanımıyor olsaydım ve bu ifadeyle ilk defa seansa gelmiş olsaydın muhtemelen bir daha randevu vermezdim ” .  demiştim.

O anda farketti ki karşısındaki insanı üst seviyeden biri olarak nitelendirdiği her durumda yüzünde bu sahte, dalga geçer gibi ifade oluyordu ve rahatsız olsa da buna engel olamıyordu. Bu eklentisi de hep tatminsiz, huzursuz ve sevgiye aç olmasına katkı sağlamıştı.

4.Eklenti: Sırtında bir geçmiş yaşam izi olarak algıladığı için kısaca bir keşif yaptık. Zengin bir ailenin kambur kızıydı. 45 Yaşına kadar içe dönük bir hayat yaşamasına ve yalnız ölmesine sebep olmuştu. Ölürken kamburu sebebiyle Tanrı’ya duyduğu yoğun öfkeyi farketti. Bunun üzerine neden böyle bir hayat yaşadığına da kısaca baktık ve dönüştürdük.

Tam seansı noktalamak üzereyken yeni bir eklenti algıladı.

5.Eklenti: Kuzeni tarafından 2008’de gönderilen bir lanet enerjisiydi. Sol gözünün diğerinden farklı olmasına, daha küçük görünmesine sebep olmuştu. Ayrıca hiçkimseye güven duyamamasına sebep olmuştu.

Bu son eklentiden sonra seansı noktaladık.

 

g2

1.Gün

” Merhaba eylül hanım,

Seans sonrası ilk günüm rahat geçti.herhangi bir fiziksel yorgunluk hissetmedim.sadece yoğun şekilde baş dönmem vardı 2 gün boyunca.enerjimde ciddi bir Artış var...”
8.Gün

Merhaba eylül hanım nasılsınız

İlk defa size mail atarken bu kadar isteksizim konu yerine isim isim yerine konu falan yazmalar bir sürü aksilik oldu
1. Hafta boyunca el ve ayak eklemlerimde ciddi ağrılarım oldu fakat hepsi geçti
2 .bu hafta boyunca dışarı çıktığımda herzaman gittiğim yerleri sanki ilk defa görüyormuşum gibi farklı bir hisle izledim sanki gözümde bir perde varmış ve kalkmış gibi
3.sol gözümde beddua enerjisinden kaynaklanan küçülme düzeldi artık eşit gözlere sahibim çok mutluyum.ayrıca kuzenim ve onunla yaşadığımız problemle ilgili de bende bir esneme oldu hala görüşmüyoruz fakat bu durum beni eskisi kadar üzmüyor
4.hafta boyunca dönem dönem eskisi gibi gülme eğilimlerim olsa da oldukça azaldı bunu farkedebiliyorum.sanırım gönderdiğimiz eklentiden sonra insanların bana yaklaşımları da değişti.daha sıcak ve samimiler .tanımadığım telefonda konuştuğum müşteri ilişkileri danışmanıyla çok ilginç bir diyalog yaşadım .ayrıntı vermicem çok uzun olur.beni hiç tanımayan sadece sesimi bilen bir İnsan olarak bana konuşma süresince sürekli fiziksel ve ruhsal vs özelliklerimle ilgili iltifatlarda bulundu.bende normalde böyle durumlarda karşımdakine her zaman haddini bildirip mesafeyi korurdum.hiç kızmadım şaka gibi olayı pek anlatamadım ama siz beni anladınız
5.dün arkadaşlarımla ayda bir toplanıp yaptığımız …. çalışmamız vardı dün ilk defa kendimi o ortama topluluğa ait hissettim.karakterlerin içine tam olarak girebildim.bu Harika birşey benim için
6. gelelim kilo ve alışveriş konusuna,eskisine göre çok daha fazla yemeye başladım.tıkınırcasına yemiyorum fakat yemek yemekten aşırı haz alıyorum kendimi durduramıyorum.alışveriş bu hafta boyunca gereksiz harcamalar yaptım hatta şu anda bu maili de yapılan bir alışveriş seansının ardından yazıyorum.sanırım bu problem sabotajcı yanımla alakalı değil
Bütün iyileşmelerde önce konunun bir dip yaptığını, bu yüzden tamir fazı dönemindeki iştah artışına takılmayıp birkaç hafta daha takip etmesini tavsiye ettim.
1.Ay

merhaba eylül hanım nasılsınız seansın üzerinden 1 ay geçti .size sürecimle ilgili bilgi vermek istedim.

1. bu seans sonrası benim için en sevindirici gelişme insanların bana karşı olan bakış açılarının değişmesi oldu. gönderdiğimiz eklenti ile beraber resmen yüzümden bir maske kalkmış gibi.insanlar artık benim daha sıcak ve daha olumlu biri olduğumu düşünüyor .bende bu şekilde hissediyorum daha sakin ve pozitif bir insan oldum. eklenti kaynaklı o itici görüntü ve davranışlarım gidince ki ben bunun farkında bile değildim,insanların bana olan yaklaşım ve konuşmaları çok değişti.

2. bir diğer güzel gelişme ise sol gözümde beddua enerjisinden kaynaklanan küçülmenin düzelmiş olması.bu düzelme  bütün yüz konturüme yansıdı.eskiden gülerken genelde dudağımın sol kısmı kapalı sağ tarafı aralık olurdu örn yarım ağız gülme şekli gibi.bu durum tamamen düzeldi en güzeli de gözlerimin ikisi de eşit büyüklükte kısmı felçli görüntüm düzeldiği için çok mutluyum.

3. bağlar çalışmasına bağladığım bir durum gelişti. tabi bu sizin bakış açınızla bir gelişme sayılırmı bilmiyorum ama.babam vergi borcu sebebiyle bankadan kredi kullanamıyordu.hesaplara el konulur çünkü bu durumda paranız olsa da kullanamazsınız.borçlarınızı düzenli ödesenizde hiçbir banka size kredi vermez.geçen konuştuğumda bankadan kredi alabileceğini ve işini geliştirebileceğini söyledi.

olumsuz devam eden durumlar

1-yemek yeme durumunda herhangi bir düzelme olmadı.kilo almaya devam ediyorum.seansın üzerine 3 kg almış durumdayım.tıkınırcasına yemiyorum ama yediğim yemekten keyif aldığım söylenemez.

2-alışveriş problemi.

kilo ve alışveriş bunlar benim hayatımı sabote eden 2 önemli başlık ve bunları çözmeden başka hiçbirşeye odaklanamıyorum.* partner evlilik dişil enerji artık bu konulara bakmam lazım birazda ama olmuyor bi türlü ……………..    ”

 

3 Ay Sonra:

  merhaba eylül hanım nasılsınız uzun zaman oldu.öncelikle güzel gelişmelerden bahsedelim .sizinle ağustos ayı içerisinde çalıştığımız 61 kiloda sabit kalma sorunu ile ilgili seanstan sonra bir gelişme olmamıştı. akabinde ekim ayı içerisinde yaptığımız seansta ortaya çıkan sabotajcı kimlik çalışmamızın üzerinden 5 hafta geçtikten sonra bir anda karar vererek diyetisyene gittim. biliyorsunuz daha önce de böyle bir sürecim olmuştu fakat hüsranla sonuçlandı.15 kasımda başladığım bu sürecimde bugün itibariyle 5.5 haftada 5 kilo verdim. başlangıç kilom 65.100 gram idi. 61 kilo civarında 1.5 hafta boyunca bir duraksama oldu ama ben herşeye rağmen düzeni bozmayınca o direnci kırdım.. bu sürecin diğerinden farkı nedir derseniz şöyle özetleyeyim`;

-öncelikle tıkınırcasına yeme krizlerimin hiçbirini yaşamadım ki bu durum biz sizinle çalışmaya başladığımızdan itibaren ara ara tekrarlayan bir durumdu tamamen düzeldi hissediyorum

-sürekli canımın tatlı istemesi ve karbonhidrat krizlerine girmem tamamen düzeldi artık kendi irademi kullanarak besin grupları arasında dengeleme ve seçim yapabiliyorum.yani masada bir sürü tatlı pasta çikolata vs seçenekler olsa da ben çoğunlukla ya bunları tüketmiyorum yada çok az bir miktar alıp kendimi durdurabiliyorum. bunu yapmak için kendi irademle savaşmıyorum spontane bir biçimde oluyor

-evde düzenli olarak yemek yapmaya başladım ve bundan gerçekten keyif alıyorum.bazen ne kadar vaktim olmasa da asla dışarı da kalorili ve sağlıksız besinler tüketmiyorum ve eve gelip kendi yemeğimi yiyorum.bu konu neden önemli benim en büyük harcama kaynaklarımdan bir tanesi de sürekli abur cubur ve dışarda yemek yeme durumuydu

-bu öyle bir duygu ki aslında benim normalim buymuş  kilo ile ilgili takıntımdan kurtulduktan sonra kilo vermeye başladım ve bu sürecim beni o kadar mutlu ediyor ki

-bir diğer gelişmede önceden olsa hayatımda bir olumsuzluk olduğunda iyi giden herşeyi  boşverip tabiri caizse kendimi salıverir herşeyden vazgeçerdim ama bu süreçte hiçte öyle olmadı .aksine gerek işte gerek kendi hayatımda zorlandığım süreçlerden geçtim.ama kendime şöyle dedim  hayatında iyi giden şeyler var ve bir kaç olumsuzluk yüzünden bunları feda etmemelisin artık bunu ayrımını çok net yapabiliyorum.eskiden olsa diyeti boz kendini yemeğe ver bunlara artık hayatımda yer yok

-birde arkadaşlarım ekim ayında ki seanstan bu yana sürekli çok sevimli çok iyi olduğumu tabiri caizse yüzüme nur indiğini huyumun değiştiğini söylüyorlar .eh tabi seansta  ortaya çıkan itici ve sabotajcı kimlikten sonra bunun olması gayet normal

-bağlar çalışmasından dolayı babamın parasal durumlarında iyi gelişmeler oldu.elindeki parayı tutamayan adam hatırı sayılır bir miktarda para biriktirdi şaşkınlık içerisindeyim darısı başıma diyorum. bolluk bereket yağıyor resmen işyerine

bu kadar iyi gelişmenin yanında soğan kabuğu misali ortaya çıkan yeni durumlarda mevcut.           …………   …………………….

…              ………………………………………

….                …………………………

konuyu toparlamak gerekirse sizinde dediğiniz gibi sonuca değil sürece odaklı gitmek lazım.sizinle uzun zamandır çalışıyoruz ve ben ilk başladığım noktadan o kadar uzaktayım ki her geçen gün daha iyi ve güzele giden bir hayatım oldu.hep kötüye odaklı değil iyi şeyleri görerek yaşamak lazım o zaman kötü giden durumları düzeltmek içinde inancımız ve enerjimiz oluyor.her zaman başaramıyorum bu dediğimi ama ne olursa olsun içimizde korumamız gereken en kıymetli şey bir gün herşeyin iyi olacağına dair umudumuzu yitirmemek ve bir köşede oturup ağlanıp sızlamak yerine hayatımızla ilgili sorumluluk alıp harekete geçmek  “

 

v9

 

NOTLAR:

1-*Berna Hn artık doyumlu bir ilişki yaşamak istediğini söylüyordu ve bu doğrultuda çalışmaya başlamaya niyet ettiğimizde birçok eklentisi çıktığı için odağımızı değiştirmek zorunda kalmıştık. Artık bir sonraki seansta bu konulara bakalım diye ertelediğimizde ise bu sefer daha önceden iyileşme gördüğümüz konuların tekrar hortlaması dikkatimi çekmişti. Hem kendi içinde bu durumları düşünüp tartması için, hem de hortlayan bazı sorunların kendisini demotive etmesiyle bu sefer biraz uzun ara verdik. Ben ise bu direncin sebebini merak etmekteydim ama danışan yüzleşmeye kesin kararlı ve istekli olmadığı müddetçe danışman olarak elimizden birşey gelmediği için onun ruhunun hızına saygı duyarak bekledim.

2-Bir sonraki seansımızı ise 5 ay sonra gerçekleştirdik. ( Arada Bağlar Çalışması’na da katıldığı için bazen danışanlara uzun ara vermemiz gerektiğini benim tavsiye ettiğim durumlar da olur ). 9. Seansın özetini ise bir sonraki bölümde bulacaksınız.

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

ERKEK DANIŞAN : EKLENTİ SEANSI

Standard

ö1

İsmine Ömer diyeceğim danışanım 50’li yaşların ortasında emekli bir askerdi. Seansa eşinin tavsiyesi ile gelmişti.

Seans öncesi doldurduğu formda çalışmaya geliş sebebi bölümüne ” Uyku öncesi yaşadığım duygular ve kalp çarpıntısı hissi ” yazmıştı.

Bu sorunu yaklaşık 1,5 aydır yaşıyordu. Neredeyse hergün uyku öncesinde panik atak geçirir gibi olduğunu ve nefes almakta zorlandığını belirtti. Bu durum ilk gerçekleştiğinde gece yatakta zıpladığını ve sabaha kadar uyuyamadığını ekledi.

Son dönemlerde travmatik birşey yaşamadığını ama sağlığıyla ilgili olarak çok defa hastaneye gidip geldiği bir dönem geçirdiğini ve 1 yıldır aralıksız olarak hastaneye düzenli gidip geldiğini söyledi.

Emekli olduktan 1 sene sonra kalp krizi olup olmadığı kesin olarak teyit edilemeyen bir kriz geçirmişti. Aynı dönemde troid, prostat, mide problemleri ortaya çıkmıştı.

Seansa eklenti temizliği ile başladık ve yoğun duyarlılıklar olunca eklenti seansı şeklinde ilerlemeye karar verdik.

1.EKLENTİ: Kendisinin o güne kadar haberdar olmadığı bir kayıp ikiz hikayesi çıktı. Kayıp ikizi kızdı. Bu kısımda detayları algılamakta zorlandığı için bu bölümü en sona bırakarak seansa devam ettik.

2.EKLENTİ: Bir tanıdığı tarafından kendisine şifa amaçlı reiki tarzında bir enerji gönderilirken aktarılan 2 adet olumsuz enerjiydi. Bunlar kendisinde baş ağrılarına, konsantrasyon sorununa ve gezinen ağrılara yol açmışlardı.*

3. EKLENTİ: Bu eklentiyi çalışırken tuvaleti geldiği için kısa bir mola verdik. Midede hassasiyete ve şişliğe yol açan bir eklenti türüydü.

En sonunda yine kayıp ikiz konusuna döndük. Kayıp ikizi algılamakta zorlandığı için burada daha önceki deneyimlerimde işe yaradığını gördüğüm farklı bir materyal kullandım. Bunun üzerine katarsis yaşadı ve o anda farkettiğim kadarıyla katarsis yaşamasına kendisi bile şaşırdı.

Seans bitiminde kendisine uyumadan önce yaşadığı bu durumu takip etmesini ve bana hafta bittiğinde çok kısa bir rapor göndermesini rica ettim.

 

 

12

1.GÜN

Eylül Hanım merhaba

Sizin yanınızdan ayrıldıktan itibaren 24 saat içinde rahatlama hissi devam etti. Tamir fazı belirtilerini okudum bu belirtilerin hiçbirisi bende olmadı birgün öncesinden farklı değildim rahatlama hissi hariç.. Dün gece gayet güzel uykuya daldım ve uyanmadım çalışmada belirttiğim his olmadı.. Saygılarımla iyi çalışmalar...”
8.GÜN

Merhaba Eylül Hanım;

Seansın üzerinden 8 gün geçti. Tamir fazı belirtilerinden hiç birisi bende olmadı. Seans sonrası iki gün oldukça rahattım. Sonraki günlerde anlık olmak üzere size bahsettiğim hissi yaşadım ancak uzun süreli değil anlıktı. Gece uyumada sıkıntı yaşamıyorum ancak bazen yan yatarken sıkıntılanıyorum. Bu fiziksel bir rahatsızlık da olabilir tabi ki göbeğim rahatsız ediyor olabilir:))) İyi çalışmalar… Saygılarımla….”
15 GÜN SONRA

Merhaba Eylül Hanım;

Size geçen hafta cuma günü mail atmıştım. O gece yine uyumakta zorlandım göğüs bölgemde hissettiğim o garip his bir süre devam etti. O geceden sonra olmadı ama ben kendimi rahatlamış hissetmiyorum. Acaba bu gece de olacak mı diye tedirgin yatıyorum. Bunun dışında her şey normal. İyi geceler iyi çalışmalar…”
55 GÜN SONRA

Merhabalar Eylül Hanım

Çok şükür o hissi bir daha yaşamadım. Teşekkür ederim emekleriniz için.
F18
NOTLAR:
1-*:  Bu konunun örneklerine daha önce defalarca rastladım. Bu reiki benzeri birşey olabilir veya size uygulanan bir bio-enerji seansı olabilir veyahut da auranızı genişletecek çalışmalar yapılan türlü ortamlar olabilir. Bir enerji aktarımı sırasında siz kendinizi o kişiye açarsınız. Eğer size uygulama yapan kişinin birtakım eklentileri varsa, o anda o kişinin bazı türdeki eklentilerine de açık halde olursunuz.
Ör: Geçmişte yaptığım seanslardan birinde danışanım sağlık sektöründendi. Kendisi zaman zaman yurtdışından Türkiye’ye gelen bir bio-enerji uygulayıcısından bio-enerji seansı alıp eklem ağrılarını dindirmişti. Ama her ne hikmetse bu ağrılar dönem dönem kendini tekrarlıyordu. Seans içinde farkettik ki bu kişi danışana arada bir ağrı yaratacak türden enerjiler göndermiş. Böylece danışan ağrı yaşadıkça kendisine ihtiyaç duyulacağı ve Türkiye’ye çağırılacağı için kendisine bir nevi ticari döngü yaratmıştı.
Bu vakada ise bilinçli ve kötü niyetle aktarılan birşey yoktu ama sonuçta bir enerji aktarımı sırasında danışana gelen 2 olumsuz enerji vardı.
Dolayısıyla; kendinizi kimlere açtığınız önemli..hele hele tepe çakranızı her önüne gelene elletmemenizi özellikle tavsiye ederim.
2- Kayıp İkiz Sendromu: Bu konuda daha önceki vakalarda detaylı açıklama yazmıştım. Bakınız:  BİR KAYIP İKİZ SENDROMU ÖRNEĞİ ( 2. Bölüm )
3- Danışan bana gelmeden önce tüm tıbbi kontrollerden geçmişti ve rahatsızlığı fiziksel nedenlere dayanmıyordu.  ( kalp rahatsızlığı veya panik atak sebebiyle olmadığı biliniyordu.) Bu yüzden kendisini seansa alabildim.
Bu seansta meslek belirtme nedenim: Danışan eski bir üst düzey asker ve mesleği gereği geçmişte çok sayıda ölüme şahit olmuştu. Bu durum onu yeterince travmatize etmiş olarak düşünebilirsiniz.
Seans sonucu rahatsızlığın geçmiş olması sebebiyle benim bu vaka için belirtebileceğim tek cümlelik yorumum: Danışanın kaybetme ve ölüm korkusu tetiklenecek şekilde üst üste birtakım travmalar yaşayınca eklentileri harekete geçmişti…
Sevgiler,
Eylül Erdoğan

BİR PSİKOLOG HİKAYESİ-2.Bölüm

Standard

p1

Şengül Hn ile ilk seanstan 1,5 ay sonra 2. seans için bir araya gelmek için randevulaşıp 2 hafta öncesinden teyitleşmiştik. Seansa 2 gün kala kendisinden aşağıdaki emaili alınca açıkçası çok şaşırdım çünkü ilk defa bir danışan bana tek seansla iyileşme sağladığı için gelmesine gerek kalmadığını açıklıyor ama yine de ücreti yatıracağını söylüyordu:

” Eylül Hanım merhaba,

Cuma günü için randevulaşmıştık sizinle. Ben kendimi, size getirdiğim yakınmayı (mesleki tükenmişlik) ve diğer gelişmeleri (birazdan özetleyeceğim) düşünüyorum bir süredir bu ikinci seansa getirmek için. Ancak nasıl oldu bilmiyorum ama, ben size geldiğim ağlamaklı halden oldukça uzaklaştım. Sadece eklenti temizliği ile bunlar mümkün değil muhtemelen ama artık çakralar mı açıldı, noolduysa gerçekten birçok şey tıkır tıkır işliyor.. Bu nedenle Cuma günkü seansı şimdilik iptal edelim derim, ama ben sizi ve çalışmanızı kendim için şifa olarak yorumladığım için hayatımın bundan sonraki dönemlerinde tekrar karşılaşırız diye düşünüyorum (Bu arada kısa bir süre önce iptal talep ettiğim için ücretin geri kalanını yatırıyor olacağım hesabınıza).

-Öncelikle migrenim adeta yok oldu. Bunca zamandır sadece bir kere tuttu, o da çok çok hafifti.

-Bankada biriktirdiğim az bir param vardı. Geçtiğimiz haftalarda plansız birçok harcama çıkmasına rağmen, o para hiç erimedi. Öyle durdu… Hatta bu hafta üstüne de koyabildim.

-Karın şişkinliği, bağırsak problemi, çarpıntı hepsi uçtu gitti… .bedenim tazelendi sanki..

-Eşimle zaten yakın ve iyi bir ilişkimiz vardır. Ancak sanki daha da eğlenceli bir hal aldı ilişkimiz.

-Vakalarım size geldiğim döneme oranla daha da artmasına rağmen tükenmişlik hissetmeden yürütüyorum.

-Sizi 2-3 kez rüyamda gördüm. Bana her seferinde “ışık varlıklardan yardım istemeyi unutma” diyordunuz. Hatta bir seferinde “gel beraber yapalım” dediniz ve artık ezbere söylediğim cümleleri rüyamda tekrarladık ve karın bölgemde nefis bir ferahlama ile uyandım sabah.        ……………… ……………..       ……           ……………….                 ……………………………..          ……………………………………..

Durumum böyle,

Sizi tanıdığım için çok mutluyum, desteğiniz için çok teşekkür ederim,

Sevgilerimle

 

E8

 

Şengül hn’a , bazen kendime seans sonralarında ek notlar aldığımı ve seans notlarıma bakarak bu çalışmanın yeterli olup olmadığına dair görüşümü yazacağımı belirttim.

Seans notlarıma göz attıktan sonra kendisine ana karnı çalışmakta fayda gördüğümü, bu şekilde eksik kalabileceğini bildirdim ama kararı kendisine bıraktım. Şengül hn görüşümü dikkate alarak gelmeye karar verdi. İyi ki de gelmiş:)

Seans için geldiğinde kendisinden birkaç geri-bildirim daha alıp ön-görüşme yaparak seansa başladık.

 

 

2. SEANS ÖNCESİ EKLEDİĞİ YENİ GERİ-BİLDİRİMLER:

1-Cinsel enerjide artış oldu. Eskiden eşimle yorgunluktan haftada 1 kere birlikte olurduk. O da yorgun yorgun olurdu. Şimdi ise haftada 2-3 kereye çıktı ve çok daha keyifli oluyor.**

2-Kısa eklenti temizliği çok etkili oluyor. Onu düzenli yapınca hafifledim.***

3-Köken ailede dengeler değişti. Ben eskiden evin oğlan çocuğu gibi herşeye koştururdum. Şimdi ise babamla ablamda değişim oldu. Biraz daha insiyatif almaya başladılar.

 

 

psychology session sign vector

 

SEANS:

Seansta ana karnı çalıştık. Ana karnına ek olarak,  9 aylık bebekken yaşadığı bir travmaya baktık.

Ana karnını keşfederken ön görüşme sırasında şüphelendiğim üzere bir kayıp ikizi olduğunu ve cinsiyetinin kız olduğunu algıladı.Buraları keşfetmemiz biraz zor oldu çünkü kayıp ikiz daha 8 günlükken düşüyordu. Anne karnından itibaren taşıdığı 2 eklenti vardı ve onlara extra olarak bakmak gerekti. Ayrıca yoğun suçluluk duygusuna da biraz  giriş yaptık.

 

 

g2

 

1.Gün:

 Eylül Hanım merhaba,

İlk günün geri bildirimini vermek istiyorum size.
O gün dediğiniz üzere inanılmaz uykum vardı. Sanki günlerdir uyumamışım gibi uyumak istedim, pek fırsat olmadı maalesef.
Eve gelince oğlumla biraz tartıştık, normalde daha da sert çıkarım ama bu sefer kendimi durdurup bir süre onunla konuşmayacağımı çünkü çok öfkeli olduğumu belirttim (normalde böğürürüm, anlamsız cezalar çıkar ağzımdan).
İlginç olan, o gece oğlum yattıktan iki saat sonra uyandı ve sabaha kadar kustu 😳 bir iki sebep vardı belki düşününce akla gelen ama açıkçası ben bizim seans mı etkili oldu bunda dedim. Çünkü ertesi gün hiç kusmadı ve gayet iyiydi .
Benim eklemlerimdeki ağrılar bugün çok yoğun. Ama bir gece önce şarap içince bu ağrılar olur genelde, neden bilmem..
Onun dışında iyiyim:)
 
Tekrar haberleşmek üzere
Sevgiler
***
 10. Gün:

“Eylül Hanım merhaba,

Tamir fazı gerçekten tamir ederek geçti.

Eşimin de dikkatini çeken en ilginç nokta; normalde oğlumla sık girdiğim güç savaşları, çatışmaların şiddetinin ve sıklığının azalması oldu. Ben daha sabırlı hissediyorum özünde ama normalde oğlum da sık kızgınlık yaşar, morali bozulur ve sesini yükseltirdi. Tam bir haftadır şaşırtıcı şekilde HİÇ kriz yaşamadık.  İlişkimiz olması gerektiği forma büründü sanki. Çatışmasız değil, ama her şey olağan düzenine oturdu sanki (Burada minik bir ayrıntı var, ben oğlumu 3-4 yaşına kadar “aydınlık yüzlü oğlum benim” diye severdim. Son yıllarda pek söylemiyormuşum. Hani onun o sabaha kadar kustuğu gecenin sabahında– bizim seansın ertesi gecesi, yıllardır ilk defa yeniden “aydınlık yüzlü oğlum” diye söylerken buldum kendimi. Bunu da yazmak istedim).

Benim bu bir haftada ufak bedensel şikayetlerim oldu. Boğazımda takılmalar, öksürükler, hafif ateş, kırgınlık vb. Bugün çok daha iyiyim. Azar azar seyreden bir baş ağrım var ama idare ediyorum. Eklem ağrıları geçti. Boğazımdaki yutkunma zorluğu devam ediyor, bakalım…

Kendimi daha sık gülümserken, keyfi yerinde, söylenmeyen bir şekilde görüyorum. Bu hafta da çok yakın bir arkadaşım “Bu ara bir süredir parlıyorsun” dedi..)) İyi bir şey sanırım.)

Tekrar teşekkürler,

Nasılsa görüşürüz yine diye düşünüyorum,

Sevgilerimle..”

 

 

22.Gün:

” Eylül Hanım merhaba,

Minik bir geri bildirim daha; eşim dün akşam bana “seni bugünlerde çok sağlıklı görüyorum” dedi 😊 ben de kendimi “tam” ve “derlenmiş toparlanmış” hissediyorum. Sevgilerimle. “
Ş11
NOTLAR:
1-* :  Cinsel enerjide artış, yorgun argın yapılan bir görev olmaktan çıkması ve  daha keyifli olması : Bunun sebebini bu vaka için şöyle açıklayabilirim. Şengül Hn’dan gönderdiğimiz eklentilerden biri eril enerjiydi ve evin oğlan çocuğu gibi davranmasına sebep oluyordu. Bu enerjinin gitmesi dişil enerjisinin ortaya çıkmasına sebep olmuş olabilir.
Ayrı bir faktör olarak; gönderdiğimiz diğer eklentilerin çoğu büyü içeren enerjilerdi ki sayı olarak hayli yüksekti. Bir insana büyü gönderdiğiniz zaman ona birtakım kötü enerjileri musallat edebildiğinizi de hesaba katarsanız o seansa kadar Şengül Hn ve eşi aslında yatakta yalnız yatmıyorlardı. Bütün bu olumsuz enerjiler üzerimizde bizi yoran veya ilişkimizi bozan birtakım etki yarattıkları için, bu enerjileri gönderdikten sonra ortaya her 2 eşin de birbirlerine olan gerçek duygularının çıkması gayet normal.
2-Kısa Eklenti Temizliği: İlk defa seansa gelen herkese anlattığım ve seanslara devam edelim veya etmeyelim, hayatlarının geri kalan zamanlarında günlük olarak mutlaka yapmalarını istediğim basit bir meditasyondur. Nasıl ki bedenimizi hergün yıkıyorsak,bu kısa ve basit meditasyon ise enerji alanlarımızın temizliğini ve korumasını sağlar. Gün içinde çevreden aldığımız ufak çaplı olumsuz enerjilerden arınmamızı sağlar.
Şimdi gelelim, bu vakada neden meslek belirttiğime…. Şengül Hn gibi, insanların sorunlarını dinleyerek ve sürekli negatif enerjilerin açığa çıktığı ortamlarda çalışan kişiler için eklenti temizliği konusu olmazsa olmaz bir konudur. Eğer yüklendiğiniz bütün bu negatif enerjileri düzenli olarak temizlemezseniz bunlar öyle birikirler ki sonunda sizi hasta bile edebilirler. En iyi haliyle Şengül Hn gibi tükenmişlik sendromuna yakalanabilirsiniz.
Bu yüzden sadece günlük temizlik ve koruma yapmak değil, ruhumuzu doyuran ve bize iyi gelen uğraşlarla uğraşmak çok önemlidir. Geçenlerde facebook sayfamda önerdiğim SANATÇININ YOLU isimli kitap bunun için bitilmiş kaftan. Orada ” kuyuyu doldurmak ” ve ” sanatçı buluşmaları ” diye tabir edilen çalışmaları kalıcı bir iyi hissetme hali için herkese öneririm.
Ve ayrıca; düzenli çalıştığım danışanlara terapi defteri tutmalarını mutlaka öneririm.
3-Psikolog, psikolojik danışman, psikiyatrist, doktor, sosyal hizmet uzmanı, regresyon terapisti vb..  meslekleri icra eden kişilerin diğer meslek gruplarına göre extra dikkat etmeleri gereken bir konu var ki; biz ancak kendi ruhsal durumumuzu iyi düzeyde tutarsak diğer insanlara faydalı olabiliriz. Bu sebeple ihtiyacımız olsun veya olmasın, düzenli olarak terapi almalıyız. Bunu uçaklardaki uçuş öncesi yapılan uyarıya benzetirim: olası bir tehlike anında oksijen maskesini çocuğunuza değil, önce kendinize takın derler. Eğer anne hayatta kalmazsa, çocuk da hayatta kalamaz. Bizim kendi ruhsal sağlığımız herzaman daha önceliklidir ve mesleğimiz icabı standart insanlara nazaran daha çok kirlenmeye ( enerjetik anlamda ) ve tetiklenmeye maruz kaldığımız için, mutlaka düzenli olarak bir meslektaşımızdan terapi almalıyız. Hatta gerekirse farklı metotları denemeliyiz.
Kendimden örnek vermek gerekirse; ben hayatımda son 1 senedir aldığım terapiyi hayatımın hiçbir döneminde almadım ( eğitim dönemim dahil ).  Yoğun çalışmaya başladığımdan beri, kendim üzerimde çalışmaya daha çok ihtiyaç duyuyorum. İhtiyaç duyduğumda hala terapi alıyorum ve almaya da devam edeceğim.
Sizlere de tavsiyem; ihtiyaç duyduğunuzda bir psikologa, psikiyatriste veya kendi mesleki sınırlarını ( kimle çalışabilip-kimle çalışmaması gerektiğinin ayırdını yapabilen ve eğitimli) bilen bir regresyon terapistine gitmekten çekinmeyin. Bu, sizin kendinize verdiğiniz değerden başka birşey göstermez.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

BİR PSİKOLOG HİKAYESİ-1.Bölüm

Standard

p1

İsmine Şengül diyeceğim danışanımla yazışırken kendisinin psikolog olduğunu baştan belirtmişti fakat adını ve soyadını ancak seansa gelmeden 1 gece önce google’da aratana kadar Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birinde akademisyenlik yapmış ve bayağı tanınan bir psikolog olduğunu bilmiyordum.

p3Kendisiyle ilk seans için bir araya geldiğimizde karşımda biraz yüksek egolu ve belki de sırf metodu merak ettiği için gelen birini beklerken çok cici, çok mütevazi ama mesleki anlamda tükenmişlik sendromunun dibini görmüş bir psikolog gördüm. Şengül hn 40’lı yaşlarının başında, evli, çocuklu ve mesleki anlamda çok başarılı biriydi fakat bu burn-out sendromu ( tükenmişlik sendromu ) sebebiyle artık nefes almakta zorlandığını belirtmişti.

Kendisiyle yaptığımız ön görüşmenin daha başlarında özellikle belli bir konuda konuşurken ağlaması  dikkatimi çekmişti ve daha o anda eklenti çalışmamız gerekeceğini hissetmiştim.

P2.jpgKendisinin migren, hipotroid, bir çeşit alerji, tıbben sebebi bulunamayan ağrılar ve lenf bezlerinde şişmeyi içeren birçok fiziksel rahatsızlıkları vardı. Ve bazı seslere karşı duyarlılığı vardı.

İlk seansları kısa bir eklenti temizliği ile başlattığım için bu esnada kendisinin de 3 tane eklenti algılamasıyla beraber önerim üzerine ilk gün eklenti seansı yaptık.

1.Eklenti: Doğduğu andan beri taşıdığı, kendisinin evin oğlan çocuğu gibi olmasına, bacaklarının zayıf ve kaslarının kısa kalmasına, kulağında çınlama hissetmesine ve bağırsaklarında sorun yaşamasına sebep olan bir eklentiydi. Bu eklentiyle vedalaşırken yoğun katarsis yaşadı.

2.Eklenti: Yine anne karnında aldığı bir eklentiydi ama bu eklentinin türü farklıydı. Yengesi tarafından annesine, çocuğu olmaması ve mutsuz olması amacıyla 3 kere yapılan ve büyü içeren enerjilerdi. Bu eklenti türleri ise hayatında ileri adım atmasını, para biriktirmesini engellemiş; baş ağrılarına yol açmıştı. Özellikle baş, boyun, kürek kemiklerinin arkasında ve belinde gezinen ağrılara yol açmıştı.

P4.jpg3.Eklenti: Şengül hn 27-28 yaşında şu anki eşiyle ilk tanıştığı gün o anda eşinin yanında bulunan ve eşinden hoşlanan bir kız arkadaşı varmış. Şengül Hn eşiyle çıkmaya başladığında bu kız arkadaş tarafından çiftin ayrılmaları için bir çeşit büyü yaptırdığını algıladı. Bu büyünün etkisi ise Şengül Hn’ı yavaşlatmış, öfkeli biri yapmış ve hatta o anda gördüğü sahneye göre evlendikten 6 ay sonra eşiyle bir tartışma sırasında ona birşey fırlatmasına sebep olmuştu. Bunun üzerine eşinin o sahnede kendisine ” seni artık tanıyamıyorum. sanki içine birşey kaçtı ”  dediğini de hatırladı.

Bütün bu eklentileri temizledikten sonra Şengül Hn ile seansımızı noktaladık.Ben herzamanki gibi bu büyü meselelerine şaşırmıştım. Ama son 1 senedir o kadar çok rastlıyorum ki bu konuya; bugüne kadar danışanlarım arasında kendisine annesi tarafından evlenmemesi için büyü yapıldığını, çünkü evlenirse annesinin kızının kendisine bakmayacağını düşündüğünü söyleyen danışanım bile oldu. Hatta evde annesi tarafından yapılmış somut şeyler de bulmuştu. Bir anne bile evladına bunu yapabiliyorsa , düşünün ki sıradan bir insan size neler yapmaz. Bu noktada eklentileri kendimize çekme sebeplerimize çalışmak büyük önem kazanıyor.

12

1.GÜN:

Seanstan çıktığım an okunan Ezan sesi güzel geldi. normalde öfkelendirir beni veya aşırı hüzünlendirir.

“Eve gitmek istiyorum” diyen bir ses vardı içimde çok uzun zamandır. Özellikle sıkıntılı olduğum zamanlarda çıkardı. Şimdi izleyip göreceğiz gitti mi gitmedi mi.

Dünden beri Sanki arkamda beni koruyan kollayan bir ışık var.

Eşim akşam 5 sularında çok ağır grip oldu. Bunca yıldır birlikteyiz ilk defa böyle hasta oldu. Bir şeylerin dengelerini mi bozdum diye suçlu hissettim ama hayra yormaya çalışıyorum.

Küçük kızım da daha hafif ateşlendi aniden.

Oğlum çok şefkat doluydu birlikte çok kikirdedik.

Eşim: iyi ki seninle evlenmişim dedi ona iyi baktığım için 😊

AYNI GÜN İÇİNDE EK BİLGİ:

Sabah yazdığım maile bir iki ek yapmak istedim.
Eşim hasta olduğu, onu hastaneye götürdüğüm ve sonra da işe gittiğim için kendimi dinlemeye pek fırsatım olmadı. Ama bugün baş ağrım var, biraz depresifim ve acaba yanlış mı yaptım türünden garip bir suçluluk duygusu hakim.
Uykum var çok- ama zaten gece kızımın ateşine ve eşime bakmak için iki saatte bir kalktım. İlginç olan bir şey daha var; işimizi kuralı 9-10 sene oluyor, ilk defa bugün gelirimizi nasıl arttırırız diye konuştuk ortağımla 😳 ”

E12

7. GÜN:

” Eylül Hanım merhaba,

Öncelikle sizinle tanışma fırsatı bulduğum ve tüm süreç boyunca sürdürdüğünüz profesyonel tavır için çok teşekkür ederim.

Benim için oldukça etkileyici bir deneyim oldu. Hızlıca, geçtiğimiz bir hafta boyunca olan gözlemlerimi paylaşıyorum (İlk dikkat ettiklerimi yazmıştım zaten)

*Seanstan sonraki 3 gün içinde eşim grip oldu, ardından kızım grip oldu . Ben de cumadan bu yana hem evi çeviriyor, hem 3’üne bakıyorum. Sanki eskiye göre hem fiziksel hem duygusal olarak çok daha güçlüyüm. Hallediverdim tüm işleri..

*Dünden beri bende de hafif ateş, kırıklık, baş dönmesi var. Ama sanırım ayakta atlatmaya çalıştığım bir grip bu. Zira ateşi derece göstermiyor ama ben hissediyorum.

*Bugün de – mutfakta yemek yaparken  içimden bir ses eşimle ilgili birşey söyledi, ve sezgisel olarak bu bilgi 2 kere geldi. Ben de bunu hissettiğimi eşime belirttiğimde eşim çok şaşırdı çünkü bilgi doğru çıktı. Garip ama farkındalık ve tahmin (?) düzeyim farklılaştı sanki.

*Daha dayanıklı ve enerjik hissediyorum (bu son kırıklığa rağmen).

Sanırım şimdilik böyle..

Fark ettikçe yazacağım size tekrar..

Sevgilerimle

8

NOTLAR:

1-Alanımızda bulunan ama bize ait olmayan her enerjiye eklenti diyoruz. Büyü, onlarca eklenti türünden sadece bir tanesi. Başka çok fazla eklenti türleri var.

2- Benim gibi, geçmişte nazara bile inanmayan biriyseniz, bu anlattıklarım size saçma gelecektir ama bana gelen danışan portfoyünün çoğunlukla analitik ve bilimsel bakış açısına sahip insanlar olduğunu hesaba katarsak, bu insanların bu bilgileri uydurma şansı yok gibi geliyor. Buna ek olarak, ben bana ne anlattıklarından ziyade, ne oranda iyileşme sağladıklarıyla ilgilendiğim için bilinçaltından çıkan hikayeler uydurma bile olsa eğer sonuçta iyileşme sağlıyorsa ve yöntem kişiye zarar vermiyorsa; benim için herşey ok’dir.

3-Daha önce facebook sayfamda da defalarca yazmıştım ama tekrarlayayım. Fal bakılan kafelerden, muska yazan hocalardan, sizi okuyup üflediğini söyleyen kişilerden uzak durmanızı tavsiye ederim. Bir derdiniz varsa Allah ile aranıza başka kimseyi sokmayın. Bir tanrıya inanıyorsanız dua edin. İnanmıyorsanız, kendinize iyi gelecek şeyler yapın.

Eklenti konusu vücudumuzdaki bir mikrop veya virüs gibidir.Eğer sizin titreşiminiz yüksek olursa onlar sizi çok fazla etkileyemezler. Ama bağışıklığımız düştüğünde nasıl ki hastalıklara kolay yakalanıyorsak, eklentiler de bizim travma yaşadığımız ve olumsuz duygular içinde olduğumuz zamanlarda bize daha fazla gelirler veya zaten bizde var iseler, bizi daha da olumsuz etkilemeye başlarlar.

Bu bahsettiğim konu çok uzun ve mantığını çizerek anlattığımda daha kolay algılanan bir mevzu. Öyle klişe kişisel gelişimci cümleleriyle  atlatamayacağınız kadar da derin bir mevzu. Yani hayata pozitif bakarak, -mış gibi yaparak onlardan kurtulamazsanız. Vakti zamanıyla size gelmişse gelmiştir. Onun orada enerji alanınızda duruyor olması, cep telefonunuzda bulunan  ve şarjınızı çabuk bitiren gereksiz bir program gibidir ve sizin o programdan habersiz olmanız onun sizi etkiliyor olduğu gerçeğini değiştirmez.

Bu gereksiz programın sayısı çok fazla olduğunda , sizin elinizi kolunuz kaldıramayacak hale getirebileceklerini ve hatta tıbben sebebi bulunamayan ağrılar yaratabileceklerini de bilmenizi isterim.

NOT: Şengül Hn ile 2. seansımızın özetini ise 2. bölümde yazacağım.

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

GECE KORKUSU ( NİKTOFOBİ )

Standard

o1

İsmine Özge diyeceğim 10 yaşındaki küçük danışanımın daha önce annesiyle çalışmıştık. Aradan aylar geçtikten sonra bir gün annesi tarafından arandım ve kızının geçmeyen gece korkularından haberdar oldum. Annesinin belirttiğine göre Özge 1-1,5 senedir gece odasında birşeyler gördüğünü söylüyor ve uyuyamıyordu. Geceleri çok sık kalkması sebebiyle düzensiz uyuması artık okul hayatını da olumsuz etkilemeye başlamıştı.

Bu sebeple daha önce pedagog ve/veya çocuk psikiyatristine götürülüp götürülmediğini sorduğumda : ” Gece korkuları için 5-6 ay kadar çocuk psikiyatristine gittik.  İlaca gerek olmadığını , fazla kaygılı olduğunu , psikoterapi ile çözmeye çalışacağımızı söyledi. Değişen bir durum olmadığı gibi daha da kötüleşti uykuları. Daha önce de iki kere başka bir psikoloğa gitmiştik 7-8 yaşlarında ama onlar uyku ile ilgili değil okul sorunları yüzündendi. ” dedi.

Özge’nin böyle bir süreçten geçtiğini ve sorununun hala devam ettiğini öğrenince ben de en azından bir eklenti olma ihtimali var mı diye bakabileceğimi belirttim. (NOT: Daha önce pedagog ve psikiyatrist görmeyen çocuk danışanları kabul etmiyorum. Sorun tıbben çözülemeyen bir sorunsa son aşamada dahil oluyorum)

Özge ile seansımız çocuk seansı şeklinde gerçekleşti. ( NOT: Çocuklara yetişkinlere uyguladığımız formatı uygulamayız. Bu sebeple çocuklarla regresyon yapmak, ayrı bir eğitim gerektirir. )

Biraz sohbet ederek resim yaptık..Sonra enerji temizliği ve sezaryenle doğmuş olması sebebiyle doğum travması çalıştık.

Seans sırasında aile ilişkilerinden bahsederken oldukça olgun bir çocuk olduğunu ve babasının bazı davranışlarını idare ettiğini farkettim. Daha sonra anne ile görüşmek üzere notlarımı aldım. Aslında anne ile çalıştığım dönemden baba hakkında bildiğim bazı bilgiler vardı ve bunlar kızlarının anlatımıyla da teyit edilmiş oldu.

Seans esnasında Özge, geceleri gördüğü ve çok korktuğu şeyin nasıl birşey olduğunu çizdi.( aşağıdaki resim )

resim

Seanstan sonra , Özge’nin yanında olmadığı bir anda anne ile telefonda görüşerek ona görüşlerimi aktardım. Evdeki sorunların asıl kaynağı baba gibi görünüyordu. Anne ile daha önceki çalışmamdan bildiğim üzere, baba psikologa gitmeyi reddediyordu. Bu konuda kızı veya karısı üzerinden babaya yardımcı olamayacağımı ama kızının korkularının eklenti bazlı bölümünün azalacağını belirttim. Ayrıca evdeki bazı durumları kontrol etmek konusunda kendisinin işbirliğinin gerektiğini söyledim. Örneğin; Özge’nin yetişkinlere uygun olan korku filmlerini kesinlikle izlememesi gerektiğini ve babanın bu konuya gerekli özeni göstermesini sağlamasını, bu tarz filmleri çocuk uyuduktan sonra izlemesini tavsiye ettim.

a2

GERİ-BİLDİRİMLER:

İlk Gün:

” Merhaba Eylül hanım, sizin mailinizden biraz önce Özge okuldaki tuvalette yine o  çizdiği kızı gördüğünü söyledi.

Dün sizden çıktıktan sonra uykusu gelmişti hatta yolda esneyip duruyordu, gece saat 2:30 gibi yanıma gelip tekrar kızı gördüğünü söyledi. Ben bu gece neler olacağına bakıp ona göre size yazacaktım ama okulda da gördüğünü söyleyince şaşırdım.

Bilemedim ne yapmak gerek, eğer başka bir durum olursa tekrar yazarım.

Bir hafta boyunca gözlemleyip tekrar yazmasını rica ettim.

Bir Hafta Sonra:

” Merhaba Eylül hanım biraz zaman geçsin diye bekledim neler olacağını görmek için.

En son yazdığımdan sonra ertesi gün de öyle uzun süreli değil ama arada flaş gibi diyeyim görünüp kaybolduğunu söyledi. Daha sonra da hiç görmedi , şimdi yatarken ışık açık uyuyor , gece de gelip beni odasına çağırıyor ama sadece korku hissediyormuş.

Sevgiler .. “

4 Ay Sonra:

” Merhaba Eylül hanım uzun zamandır görüşemedik. Nasılsınız?

Bizlerle ilgili yeni bir geri-bildirim yok. Özge daha iyi, bazı endişeleri hala devam ediyor ama sizinle çalıştığı konu hakkında bir daha sıkıntısı olmadı. Artık ışık kapalı uyuyabiliyor.  Çok nadiren gece kalkıp geliyor ( o da daha çok kabus görüyormuş hep ,bizim evi basan adamlar, bizi öldürmeye çalışanlar ve patlamalar şeklinde. Ama devamlı olan bir durum değil ) ..Şimdilik bu kadar ..”
v9

 

NOTLAR:

1-Daha önceki vakalarda da belirttiğim üzere, çocuklarla çalışırken mutlaka daha önce yapılan çalışmaları sorarım ve ona göre ilerlerim. Bütün bunları da anne-babanın veya en azından annenin onayıyla gerçekleştiririm. Çocuklarla regresyon terapisi konusunda yetişkinlerden 10 kat daha titiz çalışırım.

2-Çocuklarla çalışmaya başlamadan evvel anne veya babanın gerektiğinde bireysel olarak veya grup çalışmasına gelip gelmeyeceğini, işbirliği yapıp yapmayacağını sorarım. Eğer ” hayır ” derlerse sadece çocukla tek seans yapmamın yetersiz olabileceğini onlara açıklarım.

3-Çocuklarla bir yetişkin gibi defalarca bir araya gelmeyiz. Çoğunlukla tek seans çalışırım…ve ebeveyn üzerinden devam ederim. Çocuklar genelde ebeveynlerden daha açıktırlar ve hızlı cevap verirler ama en zor olanı da çocuğunu kendisinden bağımsız ve sorunlu bir cihaz gibi görerek ” fix it= bunu düzelt ” mantığıyla arayan ebeveyndir. Bu tarz ebeveynler genelde seansa da gelmezler.

4-Şu ana kadar çalıştığım çocukların %90’ı üstün zekalı çocuklardı.

Bu konuda kötü haber: Onların diğer çocuklara göre daha fazla uyum sorunu yaşadıklarına şahit oluyorum.

İyi haber: Bu çocuklar sıradan bir yetişkine göre daha berrak ve açık bir zihne sahip olduğu için iyileşmeye çok daha hızlı cevap veriyorlar. Bazıları beni kurduğu herhangi bir cümleyle öyle şaşırtır ki siz o cümleyi bazen bir yetişkine anlatırken akla karayı seçerken, bu çocuk size resmen ders vermeye gelmiştir. Bu sebeple çocuklarla regresyondan daha çok keyif aldığım doğrudur..)

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BİR KAYIP İKİZ SENDROMU ÖRNEĞİ ( 1. Bölüm )

Standard

z3

İsmine Zerrin diyeceğim danışanım 30’lu yaşlarının başında, çalışan, evli ve küçük bir çocuğu olan biriydi. Çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” Annemle ve çevremle olan ilişkileri yoluna koymak ” yazmıştı.

Haziran 2016’da kendisiyle ilk seansımızı yapmadan önce gerçekleştirdiğimiz ön görüşmede:

-annesi ile telefonda konuşurken bile sebepsiz bir öfke hissettiğini

-çok arkadaşı olmasına rağmen insanlarla derin bağlar kuramadığını

ve bazı çocukluk anılarını içeren detaylı bir konuşma yaptık.

Seansa başladığımızda ikimizin de dikkatini çeken bariz bir eklenti olunca seansı eklenti seansı olarak gerçekleştirdik.

 

z2Kendisinden aldığım bilgiler doğrultusunda toplam 3 eklenti çalıştık. Bunlardan ilki 5 yıl önce yoğun suçluluk duygusuyla çektiği bir eklenti türüydü ve bu 5 yıl boyunca vücudunda ağırlık ve baskı yarattığını söylemişti.

İkinci eklenti; 3 yıl önce öfkeyle çektiği bir enerji türüydü. Geçmişte borç verdiği bir yakın arkadaşının ilişkileri bittikten sonra kendisinden aldığı borcu geri ödememesi nedeniyle yoğun öfke duyduğu bir anda çekmişti. Bu eklentinin etkileri arasında ise eşiyle iletişim sorunları yaşaması, ani öfke patlamalarına yol açması, eşiyle yaptıkları plan ve projelerin hiçbir sebep yokken son anda direkten dönmesi ve bütün işlerin ters gitmesi gibi etkileri vardı.

Üçüncü eklenti; yine suçluluk duygusuyla kendine 2 yıl önce çektiği bir enerji türüydü. Bu eklentisi ise bir yanının hep eksik gibi hissetmesine yol açmıştı.

Belirttiği şekilde 3 eklentisine çalıştıktan sonra tam seansı bitirirken bedeninde olan semptomlardan dolayı kendisinde 1 eklenti daha olduğunu farkettik. Bu eklentinin türüyle ilgili şüphelerim daha çok ” kayıp ikiz sendromu ” üzerinde yoğunlaştığı için dosyama bu konuyla ilgili bir soru işareti yaptım.

Bir sonraki seansta annesinin hamilelikleriyle ilgili yaşadığı sağlık sorununa bağlı olarak ana karnı dönemine ve özellikle annesiyle bağlanma şekline bakmak istediğim için 2. seansta detaylı araştırmak üzere kayıp ikiz sendromuna dair notumu aldıktan sonra seansı noktaladık.

g2

1. gün

z1” Dun seanstan sonra mide bulantisi, bas agrisi ve basta agirlik, kulaklarda ugultu, bogazda kircillanma, hasta oluyormus gibi hassasiyet, esneme bir sure devam etti. Uyku bastirdi ve 1.5 saat gibi uyudum. Sonrasinda sol ayakta hafif karincalanma ve bogazdaki hassasiyet devam etti. Aksam 7 gibi oksuruk krizi tuttu 1 dk kadar surdu ve bir anda gecti. Aksam agizda karincalanma basladi. Yatinca kisa eklenti temizligi yaptim sol ayak parmak ucundan dize kadar dalgalanma oldu. Sanki sizinle seanstaki gibi guclu dalgalanma ve gezinme hissi oldu. Heyecanlaninca midede olan his vardi. Sabaha kadar o dalgalanmalar devam etti. Arada eklenti temizligi yaptim ve dua ettim. Arada sanki goruntuler oldu ama tam olarak anlayamadim. Sabah 5 gibi uyumusum. Uyandigimdan beri sol parmak ucu ve dizimin arasinda karincalanma ve dil, agiz ici ve arada yuzdeki karincalanma devam ediyor. Sik kullananlari okudugumda orada yazan semptomlar yasamam normal ama ozellikle ayak uzerinden dize kadar olan ve yuzdeki karincalanma normal mi bilemedim. ”

NOT: Normalden fazla semptom yaşadığı için endişelenmemesi için kendisi ile telefonda görüştük.

7. gün:

z4“Eylul hanim gunaydin,

Enerjim de artis olmustur mutlaka ama Merve ( kızı ) bu hafta beni o kadar uykusuz birakti ki anlamadim 😊 Sunda degisiklik oldu ama mesela yapmam gereken isleri onceden planlayip yapamazdim ama bu hafta tikir tikir her isimi hallettim. Bir de dun gece degisik bir sey oldu. Eklenti temizligini yaptim. Merve  hep mikirdaniyordu yanima aldim. Normalde emer arkasini doner uyur ama gogsume kadar girdi, kafasini omzuma yasladi. O sirada tum vucudum uyustu ve gozumun onunden cok hizli goruntuler gecmeye basladi. Su an hicbirini hatirlamiyorum ama soyle ifade edeyim. Hani bebeklere gosterilen egitici kartlar vardir ya, mesela top resmi var altinda top yaziyor. Onun gibi kartlar hizli hizli gecti sanki. Tek oss cizelgesini hatirliyorum. Bir kisiyi hayal meyal. İlk defa oluyor hayatimda”
E8
İlk seanstan yaklaşık 50 gün sonra 2. seans için bir araya geldiğimizde:
-Seanstan 22-23 gün sonra eşimle tam istediğimiz gibi bir yer bulduk ve işyerimizi oraya taşıdık.
-Eşimin işleri ters gidiyordu. Yaptığı bir projesi de iptal edilmişti. Seanstan 25 gün sonra patronu bu eski projeyi tekrar gündeme getirdi. ( NOT: Eklentilerden biri eşiyle kendisine gönderilen bir enerji türü olduğu için ve eşiyle iş ortaklığı da yaptıkları için bu geri-bildirimi benimle paylaşmıştı. )
( NOTLAR bölümü 2. seansı içeren bir sonraki yazının altına eklenecektir. )
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

BİR GAY’İN HİKAYESİ-1.Bölüm

Standard

g2

38-40 yaşlarındaki danışanım Can bey bir sanatçı ve aynı zamanda özel bir üniversitede akademisyenlik yapıyor . Seansa ilk geldiğinde doldurduğu formda çalışmaya geliş sebebi olarak iki konu yazmıştı:

1-İş anlamnda potansiyelimi kullanamadığımı düşünüyorum

2-Özel hayatımda son 8 yıldır yalnızım. 8 Yıl önce biten ilişkime takılı kaldığımı düşünüyorum.

Uzun süren ön görüşmemiz sırasında geçmişte Avrupa’daki bir ülkede ödül aldığını bunun ardından kendine çeşitli kapılar açılacağını düşünürken Türkiye’den hiç bir destek alamadığını öğrendim.

Birkaç sene önce Türkiye’ye döndüğünde ise Türkiye’nin en büyük firmalarından birinin kendisine sponsorluk teklif ettiğini fakat bir takım talihsizlikler sonucunda anlaşmanın son anda direkten döndüğünü söyledi. Akabinde akademisyenlik sürecinin başladığını ve haftanın bazı günlerinde özel bir üniversitede ders verdiğini ekledi.

 

 

g1Can bey ile ön görüşmemiz sırasında öğrendiğim bir bilgi beni şaşırttı. Kendisi 2010 yılında uzun süreli ilişkisi bitince kendisi gibi gay olan bir psikologa gitmişti. Psikologun ona söylediği ” Senin bu ağlamaların 19. yy İngiltere’de Viktorya dönemindeki kadınların ağlamalarına benziyor. Yurtdışındaki gay yaşamı  daha çok sekse odaklı..Sen de kendine 2-3 tane seks partneri edin ve bu işleri bırak.Flörtleri ve romantik bakış açını bırak ve işine gücüne bak..”  kendisine çok aşağılayıcı geldiği için terapileri yarım bırakmıştı.

 

 

 

SEANS:

İlk defa seansa gelen her danışana uyguladığım üzere kısa bir eklenti temizliği ile seansa başladık. Bu esnada dikkatimizi çeken ciddi bir eklenti olmadığı müddetçe, danışanın o gün seçerek geldiği konuyu çalışırız…Bu seans ise ilk etapta eklenti çalışmak durumunda kalacak şekilde ilerledi.

Algıladığı ilk eklenti kendisi henüz doğmadan önce bir akrabası tarafından annesine gönderilmiş bir büyü enerjisiydi. Büyünün gönderilme amacını ise ” Doğacak çocuğu hiçbir zaman bir baltaya sap olamasın, ailesine felaketler getirsin,  acılar çeksin ..” olarak algıladığını belirtti. Tüm bunları anlatırken büyünün kim tarafından kime yaptırıldığını ve o sırada yanında yaptıran kişinin yanında kim olduğuna kadar birçok detay gördü.

Bu büyü o kadar etkili olmuştu ki Can bey büyünün etkileri arasında aşağıdaki detayları da saydı:

-Annesinin zor hamilelik geçirmesi

-Doğumda annenin neredeyse yaşamını yitireecek duruma gelmesi

-Can bey’in 2,250 kg olarak küçük doğmasına sebep olması

-Can Bey’in bütün uzuvlarının küçük kalmasına sebep olması

-Çok yetenekli bir sanatçı olmasına rağmen bütün işlerinin hep direkten dönmesine yol açması

 

Algıladığı 2 . eklenti ise yine aynı akraba tarafından Can Bey’in doğumundan birkaç yıl sonra yapılmıştı. Bu seferki büyünün amacı: ” Soyları devam etmesin..” şeklindeydi. Bir sonraki kardeş de bu büyüden nasibini almıştı. Hatta Can Bey’in belirttiğine göre kız kardeşi de lezbiyendi ama alenen bilinmiyordu.

3. Eklenti diz kapaklarında duyarlılık yaratan bir geçmiş hayat iziydi. Bu hayatında çok başarılı bir askerdi ve sorumlulukları yüzünden çok aşık olduğu kadınla birlikte olmuyordu. Ölüm anında ise bundan dolayı büyük pişmanlık duyuyordu.

Bu geçmiş hayatın izlerini dönüştürdükten sonra seansımızı noktaladık.

 

12

 

Seanstan 1 gün sonra:

Eylül hanım merhaba,

Dün gece sabaha kadar uyuyamadım. 6’ya doğru uyudum ve 12-13.00 gibi kalktım. Afedersiniz ishal oldum. Biraz kırgınlık var ruhumda ve vücudumda.. Neden ben diye sormadan edemedim. Biraz gözlerim doluyor. Neyse bugün sadece akşam eksersiz yapacağım 21.00 gibi. Bir öğün yiyebildim. Terapiyi soranlara adınızı verdim ama detay anlatmadım. Dün ve bugün birkaç gündür olduğu üzere Amerika’da ve farklı ülkelerde iş baktım ve bazılarıyla iletişime geçtim. Bugün dinleniyorum müzik dinliyorum. Böyle bir süreç yaşıyorum. 
 
Desteğiniz için teşekkür ederim.
 
Sevgilerimle
 

Seanstan 9 gün sonra:

Merhaba Eylül hanım,

Gelişmeler şöyle. Daha önce kararlaştırılan günleri alınmış üç iş görüşmem vardı ve özel hayatımda iki kişi ile tanışma gerçekleşti.
 
1.üniversite arkadaşım ve ortağı bana ortak iş teklif etti. Burda finansı onlar sağlıyor. Lansmanı önümüzdeki günlerde  yapılacak.
 
2. Bir üniversite ile görüştüm, hocalık için cevap bekliyorum. 
 
3. Bir Türk  …. ekibi ile ortak çalışma ve ….. projesi görüşüldü.
 
4. İki erkek arkadaş adayı ile tanıştım ama elektrik alamadık, karşılıklı olmadı. 
 
5. Spor yapmada zorlandım kaldırdığım ağırlıklar yarı yarıya düştü. Hiç spor yapmak gelmiyor içimden. 
 
6. Geç uyuyup geç kalkma durumu var. Gerçi sosyal medya ve telefon elimden düşmüyor ve bu kalkışma olayı da ruhsal açıdan olumsuz etkiledi. 
 
7. İshal bugün geçti. 
 
Durum böyle şu an. 😊
 

Seanstan yaklaşık 2 ay sonra 2. seans için bir araya geldik. Bu seansın özeti ise daha sonra 2. bölüm olarak yazılacak.

 

 

Ş11

 

NOTLAR:

1-İSHAL KONUSU: Bir önceki vakadaki danışanda daha hafif şiddette olsa da seanstan sonra ishal durumu yaşandı. Bugüne kadar yaptığım eklenti seanslarındaki genel gözlemlerime göre kişi üzerinde etkili bir büyü varsa seanstan sonra vücut bu etkileri atarken kişi normalde her zaman kabızlık yaşayan biri olsa bile ishal olabiliyor.

Can Bey’in seansında 2 tane çok etkili büyü çıkmıştı. Hatta büyü o kadar güçlüydü ki soyun devamı gelmesin diye yapıldığı için kendisinin gay olmasında da etkili olduğunu belirtmişti Bugüne kadar ilk defa böyle bir etkiye rastladığım için ve büyüleri temizledikten sonra Can Bey’in hayatında gerçekten olumlu gelişmeler olmaya başladığı için kendisinden bu vakayı yazmak konusunda özel izin istedim. Can Bey’in 7 gün süren tamir fazı boyunca ishalinin sürmesi, büyünün gerçekten de çok çok etkili olduğunu ve kendisinde ciddi bir temizlik olduğunu gösteriyor. Bu arada bu durum sizi korkutmasın…bugüne kadar ilk defa Can Bey’de bu kadar yoğun semptomlar yaşandı, yani her eklenti seansı sonrasında herkes ishal olmuyor.

2-Bu vakayı paylaşmak isteme sebeplerimden birisi de gaylerin yaşadığı sorunlara ve zorluklara dikkat çekmek. O sebeple vakanın isminde ve içeriğinde ” gay ” kelimesi kullanıldı. Onun dışında eğer çalışma konumuzla ilgisi yoksa ve kendisi özellikle belirtmiyorsa hiçbir danışana cinsel “yönelimini” özellikle sormuyorum..

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

 

 

BOL EKLENTİLİ BİR TACİZ VAKASI-2. Bölüm

Standard

T1.jpg

İlk seanstan yaklaşık 70 gün sonra 2. seans için Bahar Hn ile tekrar bir araya geldiğimizde seansa başlamadan önce, bu aradaki geçen sürede kendisinde farkettiği herhangi bir değişiklik  olup olmadığını sordum.

Aldığım cevap: ” Son 15 gündür birşey farkettim. Eskiden beri hayatımda hep derin bir keder, sebebini bilmediğim bir acı vardı. O artık yok. ”

İkinci seansa başlarken Bahar Hn son 1 senedir cinsel bölge civarında gezinen bir enerji algıladığını söyledi. Bu durum bazen her gece oluyordu, bazen de arada sırada oluyordu. Tacizle bağlantılı bir durum olsaydı ilk seans sonrasında tamamen geçmesi gerekirdi ama hala farklı yerlerde gezinmeye devam ettiği için eklenti durumuna bakmak istedim.

Yaptığımız eklenti taramasında toplam 15 tane eklenti olduğunu teyit etti. Bunun üzerine süremiz yettiğince bakabildiğimiz kadarına çalıştık. Bu esnada dikkatimi çeken birşey oldu. İlk seansta sadece tek bir sahneyi keşfedip dönüştürmemiz bile çok uzun sürmüşken ve trans geçişte sorun yaşanmışken, bu sefer Bahar Hn kolaylıkla transa geçebiliyordu.*

Eklentilerin bazılarını yalnızlık duygusuyla çekmişti. Bunlardan bir tanesi gözünün bozulmasına bile yol açmıştı. Bu şekilde en az iki eklentisini gönderdik.

Asıl bahsettiği ve cinsel bölgede gezinen enerji olarak tanımladığı eklentiye sıra geldiğinde ise kendi adıma neredeyse bir yaşıma daha girecektim. Çünkü bu enerjinin, çalıştığı kurumdaki 2 erkek yönetici tarafından gönderilen bir tür büyü olduğunu, orada çalışan kadınların kendilerine boyun eğmeleri amacıyla böyle bir yöntem kullandıklarını algıladı. Yapılan büyünün sonucu olarak yöneticisiyle işle ilgili birşey konuşmaya ve ” hayır ” demeye niyet ederek gittiği her konuşmanın sonucunda o kapıdan ” hayır ” diyemeden dışarı çıkıyordu. Bu enerjiyi temizlerken çok yoğun olarak tuvalete gitme ihtiyacı duyduğu için kısa bir mola vermek zorunda kaldık.

Başka bir eklentisine bakmaya başladığımızda 15-20 sene önce ilişki yaşadığı birisiyle bağlantılı bir eklenti algıladı. Bu enerjiyi o kişiyle ilgili yaşadığı suçluluk duygusuyla çekmişti.

Çalıştığımız son eklenti ise yine eski bir sevgilisi ile bağlantılı bir enerji çıktı. Çoğu suçluluk veya yalnızlık duygusuyla çekilmiş enerjilerdi ve hepsi bir araya geldiğinde Bahar Hn’ın bütün ikili ilişkilerini olumsuz etkiliyorlardı.Uzun zamandır hayatına kimse girmiyordu. Bu gezinen enerjilerin bedeni üzerinde de birçok olumsuz etkisi vardı.

 

 

12

 

Seanstan çıktıktan birkaç saat sonra aldığım mesaj:

Eylul hnm sizden çıktım ya ufacik bisey oldu hala guluyorum. Otoparka giderken bir kozmetik mağazasından bisey almam gerekiyodu bi ugradim. Biri yanima geldi ve sizinle tanismak istiyorum dedi falan kibarca reddettim tabi. Ciddiye alcak halim yok ama bu bile olmuyodu uzun zamandir. Mesaj alindi yani 👏👏👏
Ha bir de eve zor attim kendimi ki ben kronik kabiz olarak ilacla bile cikamiyorum cogu zaman. Sabah gelmeden önce de olmustu ancak birlestirebildim kafamda, bence ufak ama degistigini gosteriyor bunlarr. Sevgiler..”

 

Seanstan 1 hafta sonra aldığım email:

Eylul hnm mrb

Cok bir artis olmasa da eskiye gore daha iyice enerjim.

Hissettigim sey de yogunluk olarak azaldi ama hala var bu da canimi sıkıyo acikcasi. Ama genel anlamda daha iyi hissediyorum.”

Seanstan 13 gün sonra:
Eylul hnm mrb,
Eskiye oranla cok daha iyiye gidiyor durum. Cok cok azaldi o hissiyat tam bitmedi ama varla yok arasi diyebilirim. Bu bile cok rahatlatti beni bir de daha acik hissediyorum kendimi kafamin ici daha netlesti ve tutumlarimda bir yumusama gozlemliyorum cunku sert bi tarafim da vardir benim o gitti sanki 🙂 daha bi yumusadim daha dingin hissediyorum kendimi. Bence bunlar super.
Seanstan 25 gün sonra:
Eylul hnm mrb
Benim o hissiyat ( vücudunda gezinen enerjiler ) tamamen gitti haber vermek istedim. Cok mutluyum ve rahatladim bu konuda. Cok tesekkur ediyorum tekrar. Sevgiler. ”
Ş11
NOTLAR:
1-*: Küçükken taciz vb ağır travmaları olan kişilerin o esnada yaşadıkları disosiasyon sebebiyle bazen bedensel farkındalıklarının daha az olması veya yaşadıkları tedirginlik nedeniyle seansta zor trans geçiş yapmaları çok normal bir durumdur. Bu tarz danışanlarla ilk seanslarımız genelde zorlu geçer. Bu vakada Bahar Hn ile ilk seansımızın 3 saat sürmesi ama bunun 1-1,5 saat süren seans bölümünde sadece 5 dakika süren bir tacizi keşfedebilmemiz de bu tarzda bir seanstı. Ama gördüğünüz üzere, bir sonraki seansta işler tam tersine döndü ve bilgileri gayet rahat alabilmeye başladık. O yüzden ilk seansta aşırı derecede zorlanmış olmanız, bütün seanslarınızın aynı zorluk seviyesinde geçeceği anlamına gelmez.
2- Regresyon terapi seanslarında ilerleme hızımız, danışana ve konuya bağlı olarak değişir. Bazen 5 dakikalık bir tacizi 3 saat çalışmak gerekir. Bazen 2 saatte 2 geçmiş hayatın çözümlenmesini birden yaparız. Bazen kişinin ruhu başka bir konuya dikkat çeker ve ona bakmak gerekir..bazen ise danışan bazı travmalarını hatırlamaz ve başka bir konuyu çalışmayı düşünürken bedende öyle semptomlar olur ki bedenin hafızasına kulak vermek gerekir. Neticede beden, ruh ve zihin hepsi bir bütündür ama hepsinin hafızası ayrıdır ve mesajlara kulak vermek gerekir.
3-Büyü konusuna gelince; bu işi yapmasaydım asla fikir sahibi olmayacağım hatta böyle bir ortamda yetiştirilmediğim için eskiden kesinlikle inanmadığım bir konuydu…Ama işim gereği o kadar çok örneğine rastladım ki ülkemizde bunun peynir-ekmek  gibi yaygın olduğunu, hiç beklemediğim kişilerden çıktığını söylemeden geçemeyeceğim. Doktorundan da akademisyeninden de büyü çıktığına şahit oldum…yani bu işin cehaletle falan ilgisi yok, resmen bir kültür meselesi haline gelmiş.
Bu konuda şimdilik söyleyebileceğim tek birşey var :” Eğer nelere sebep olduğunuz hakkında en ufak bilginiz olsaydı asla yapmazdınız.” Öyle vakalar var ki; kişilerde tıbben çözümü olmayan sağlık sorunları yaratmışlar. Ve çoğunda da bu işin mağduru konuyla hiç alakası olmayan bir torun da olabiliyor çünkü genel gözlemim, bir anneye büyü yapılmışsa, ondan doğan bütün çocuklar da bu işten nasiplerini az ya da çok alıyorlar. İlerde daha çok örneğini paylaşacağım.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

 

 

BOL EKLENTİLİ BİR TACİZ VAKASI-1.Bölüm

Standard

b2

İsmine Bahar diyeceğim danışanım 40’lı yaşlarda bir kişisel gelişim uzmanı. Regresyon terapisi için benden ilk randevu aldığında seans için gayet istekli ve heyecanlı olmasına rağmen tam da seansa birkaç gün kala orta kulağında iltihaplanma  içeren ağır bir gribal hastalığa yakalandı.*

Bu sebeple ilk seansa gelemedi ama yaklaşık 1 ay sonra tekrar randevu alıp geldiğinde bu sefer Cihangir’de seans yaptığım binanın sokağında rastlaştık ve yukarıya beraber çıktık. Benim için enteresan olduğundan akımda kalan bir detay olarak o gün ne sabahki ne akşamki seansta elektrik kesilmedi ama onunla yukarı çıkacağımız zaman elektrik kesildi ve biz asansör yerine elimizde cep telefonu ışığıyla yukarıya çıkabildik. Ancak biz içeri girdiğimizde elektrik gelmişti.

Ön görüşme sırasında kendisinden aldığım bilgiler doğrultusunda bana gelmeden önce aşağıdaki çalışmalara katılmıştı:

-Aile Dizimi: 3 seans

-John of God’a katılım ( fiziksel bir hastalık sebebiyle )

-Kuantum Terapi: Geçmişte almıştı.

-Somatik Deneyimleme: Halen devam ediyordu

Doldurduğu formda çalışma konusu olarak  ” İlişkiler Konusundaki Tıkanıklıkların Çözümlenmesi” yazmıştı.

b4Uzun bir ön görüşmeden sonra seansa başladığımızda vücudunun çeşitli yerlerinde gezinen bazı enerjiler hissetti fakat trans geçiş konusunda ciddi anlamda sorun yaşadık. Oldukça zorlayıcı denemelerimden sonra cinsel bölgede algıladığı enerji üzerinden keşif yapmaya çalışırken 3 yaşında iken dedesi tarafından taciz edildiği bir sahneyi algıladı. Taciz esnasında bedenden ayrıştığı için ** ( psikiyatristlerin disosiasyon olarak tabir ettikleri konu )  bu anı keşfederken aşırı derecede zorlandık.

Taciz şu şekilde gerçekleşiyordu: Küçükken evlerinde kalan dedesi, evde kimsenin olmadığı bir anda ebeveynlerin yatak odasında 3 yaşındaki torununun üzerine kıyafetli olarak uzanıyor ve sağ bacağını okşayarak sol kulağına*** ” Bu oyunu kimseye söylemeyeceksin ” diyordu.

Küçük çocuk bu olanlara anlam veremiyor ve korkudan kimseyle paylaşmıyordu. O esnada yaşadığı travma nedeniyle bedenden ayrışmış olduğu için de konuyu hayatı boyunca hatırlamadan hayatına devam ediyordu.

Oldukça zorlayıcı bir konu olduğu için 3 saat süren ilk seansımızı sadece bu anıyı dönüştürmeye ayırdık. O güne kadar birçok çalışmaya katılmış ama henüz yüzeye çıkmamış olan bu konunun teke-tek ve güvene dayalı bir ortamda çıkmış olması sebebiyle onun adına sevindim çünkü bir grup çalışması içerisinde ortaya çıksaydı muhtemelen daha da zorlayıcı bir deneyim olabilirdi.

 

12

 

Seanstan 1 gün sonra:

” Eylul hnm mrb,

Dunden beri az zaman gecmesine ragmen cok farkli hissediyorum kendimi. Cok rahatladim genel olarak. Sabah kalktigimda sol kulagim biraz agriyodu birkac kez gun icinde de tekrar etti. Hic dusus yasamadim yasayacagimi da sanmiyorum oncesinde yasayip bitirmistim o dususleri gibi hissediyorum cunku. Cok huzurlu hissediyorum gercekten icimde bitmis gibi. . Bu arada cok zor varabildim dun eve 3 saat kadar surdu ve hep esnemeyle gecti. aksam da cok erkenden yataga yapistim resmen ve cok derin uyudum hic kalkmadan. Bugun bir dinginlik var icimde ve huzur. Haber vermek istedim.”
Seanstan 9 gün sonra:

” Eylul hanim mrb,

2 gun once geri bildirim yapmistim ( NOT: Bahsedilen email bana ulaşmamıştı )  ama aradan bir iki gun gibi kisa bir zaman gecmesine ragmen ben kendimi cok ama cok iyi hissediyorum ve bunu yaptigimiz seansa bagliyorum. Tesekkur edip bilgilendirmek istedim.”
Seanstan 1 ay sonra attığı emailde, ilk seansa başladığımızda cinsel bölgede dolaştığını farkettiği bir enerjiyi hala hissettiğini ve bunun uzun zamandır kendisinde olduğunu söyledi. Ben de kendisinin seansta en az 2 eklentisi olduğu yönünde bilgi verdiğini ama ilk etapta taciz çalışmak zorunda kaldığımız için eklentilere bakamadığımızı, onlara da mutlaka bakmak gerektiği için tekrar gelmesi gerektiğini tavsiye ettim. Bunun üzerine 2. seans için yazışmaya başladık. Bu seanstan 2 ay sonra 2. seans için bir araya geldiğimizde ise tamamen eklenti odaklı bir çalışma yaptık. Bu seansı 2. bölümde paylaşacağım.
8
 
NOTLAR:
1-*: Bahar Hn’ın bana gelmeye niyet ettiği andan itibaren tam da seansa gelmesine 2 gün kala ağır bir gribal enfeksiyon geçirmesi tesadüfen değildi. Aslında farkında olmadan iyileşme sürecini başlatarak tamir fazına girmişti.
2-**: Psikiyatristlerin disosiasyon dedikleri konuya şamanlar ” ruhun kayıp parçası ” derler. Travma konusunu çok önemsediğim ve bedenle çalışmanın önemini defalarca gördüğüm için bana ilk defa seansa gelen herkese çok kısa da olsa bu konudan bahsederim. Herkese çizerek anlattığım bu konuyu, belki yakın zamanda fırsat bulursam videoya çekerek internete de yüklemeye düşünüyorum.
3-***: Bunu anlamak için psiko-biyoloji eğitimi almaya gerek yok ama psiko-biyoloji eğitiminden de bildiğim bir bilgi: Evet, bazılarınızın tahmin ettiği gibi, danışanın dedesi 3 yaşındayken onun sol kulağına eğilerek tehdit etmişti. Ve Bahar hn bana seansa gelmeden birkaç gün önce çocukluk yıllarından bu yana ilk defa orta kulak enfeksiyonu yaşamaya başlamıştı..Bu  ilk etapta sizlere ürkütücü gelebilir ama olaya tamir fazı olarak bakarsanız aslında orada bedenin iyileşmeye karar verip bunun için bir seferberlik başlatması olarak yorumlayabiliriz. Buna ek olarak; Bahar Hn o günden bu yana yaklaşık 10 ay geçmesine rağmen bir daha kulak enfeksiyonu yaşamadı.
4-Bu vakayı neden paylaştım? Emin olabilirsiniz ki daha önce buna benzer yüzlerce seans yaptım hatta daha ağır vakalara rastladım. Bahar Hn yazmama izin verdiği için yazabildim ve bu vesileyle sizlere bedenle çalışmanın ne kadar önemli olduğunu anlatmak istedim.
( DEVAM EDECEK…. )
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

 

 

BİR ŞİFALANMA YOLCULUĞU-6

Standard

a1

YEDİNCİ SEANS

Konu: Beden ağırlığı 60 kiloya inince bedenin direnç göstermesi ve yeme dürtüsünün tetiklenmesi

Altıncı seanstan yaklaşık 3,5 ay sonra Berna Hn ile tekrar bir araya geldiğimizde bu hayatında 5 yaşındayken eklenti çektiği bir sahneden yola çıkarak bir geçmiş hayat çalıştık.

Bu geçmiş hayatında doğumda annesini kaybeden bir erkek çocuğuydu. Kimsenin kendisini umursamadığı düşüncesiyle bebekliği boyunca sürekli ağlıyordu ve özel bakıcısı olmasına rağmen aç kalıp ölmekten korkuyordu.

Tipik bağımlı karakter olduğu bu hayatta 20’li yaşlardayken kız arkadaşı tarafından terk edilince kendini aç bırakarak cezalandırıyordu. Sigara ve içki parasını kazanmak için gündelik işler yapıyor ve hayatını hastalıklı, çelimsiz biri olarak barakalarda geçiriyordu.

Boşa yaşanmış, ziyan edilmiş bir hayat olarak tanımladığı bu hayatı 40-45 yaşlarında bir parkta alkol komasına girdiğinde sonlanıyordu. 1.80’e yakın boyuna rağmen öldüğünde 48-49 kg civarında olduğu için neredeyse kaburgalarının sayıldığını ve aşırı zayıflamış olduğunu ekliyordu.

Ruhsal boyutta aldığımız bilgilerden en önemlisi; 20 yaşında kız arkadaşı tarafından terk edildikten sonraki dönem içerisinde kendisi de ” babam bir gün beni terk ederse acı çekmeyeyim ” düşüncesiyle babasını terk ettiğiydi. Ayrıca kendisini terk ettiği zaman depresyona girdiği kız arkadaşını görünce şaşırarak” Çok güzel bir kız değil aslında. Onu sevmiyorum bile..sadece şefkatli olması hoşuma gitmiş  ” diyerek kız arkadaşını annesinin yerine koyduğunu farkettiğini söyledi.

Bu geçmiş hayatın olumsuz etkilerini dönüştürdükten sonra başka eklenti olup olmadığına baktığımızda akrabalarından biri tarafından bu hayattaki annesine gönderilmiş bir lanet ( beddua ) enerjisini keşfettik. Bu enerji aslında annesine gönderilmişti ama anne kanalıyla kendisine de geçmişti. Bu eklentiyi de temizledikten sonra seansımızı sonlandırdık.

 

a2

 

GERİ-BİLDİRİMLER:

Seanstan 1 gün sonra aldığım email: 

Merhaba eylül hanım
Dün seanstan hemen sonra ciddi bir enerji artışı oldu.dün gece rahat ve deliksiz hiç uyanmadan uyudum.gece birçok rüya gördüm ama hatırlamıyorum.sabah geç uyandım bugün kendimi biraz yorgun hissediyorum vücudum da kol ve bacaklarımda ağrılar var.genel olarak iyi ve enerjik hissediyorum
Sevgiler

7 Gün sonra aldığım email: 

” Merhaba eylül hanım nasılsınız
İlk 2 gün tatlı yediğim zaman aşırı derecede mide bulantım oldu .daha sonra ki günlerde bu durum düzeldi .yemek yeme durumumda herhangi bir azalma yada artış yok .tamir fazı süresince uykularımda hep huzursuzdum.hatta bazı geceler huzursuzluktan uykuya dalmakta sorun yaşadım.genel olarak rahat bir tamir fazı dönemi yaşadım. Moral ve enerjik olarak modum gayet iyi durumda.
Seansta ortaya çıkan geçmiş hayat ve bu esnada keşfettiğimiz duygu ve düşünce durumları bu hayatımla birebir aynı şeyler: kıskançlık sürekli ilgi bekleme sevmediğim insanlara sırf yalnız kalmamak ve şevkat duyguları yüzünden bağımlı olma ve ayrılınca da bütün hayatımı kendi ellerimle mahfetmek,insanları kendimden uzaklaştırma ve bu sebeple kendimi dışlanmış hissetmek ,ilişkileri çocuk bilinçle yaşamak,babaya karşı duyulan yoğun suçluluk hissi Sevgiyi almakta direnç
Çocukluk dönemimde de çok huysuz bir çocukmuşum hep ağlarmışım annem ne Zaman bana biberonla süt verse hep susuyormuşum daha o yaşlarda yemek ilgi kodlamasını yapmış olabilirim
Dip not: bu bilgi sizden saklanmadı sadece teyzemlerin yazlığını gittiğimiz için tetiklenen anılar oldu. Teyzemin eşi tarafından elle taciz edildiğimi hatırladım bir kaç kez ve taciz ettiği bölge vajina bölgesi yaş olarak 6-7 yaşlarındaydım.
Bu hayatta da baktığım zaman bana dokunulmasından hoşlanmam arkadaş ilişkilerimde de ikili ilişkilerde de birde ……………………….. yapılması midemi bulandırıyor bununla bağlantılı olabileceğini düşünüyorum.
Kilo ile ilgili sürecimi takip edeceğim
Sevgiler

 

Ş11

NOTLAR:

1- Berna Hn sağlık sektöründen olduğu için eklentilerin bol miktarda bulunduğu bir yerde çalışıyor. Yukarıdaki seansın üzerinden 1 ay geçmeden bu tarzda birşeyden şüphe ettiğimiz için tekrar randevulaştık. Eklentiler tek başına bile kilo sebebi olabildiği için Berna Hn’la çok yönlü bir çalışma yapıyoruz.

2-Üstteki geçmiş hayatta ölüm sebebi alkol gibi görünse de aslında kendisini aç bırakarak ölüme terk ediyordu. ( gizli intihar ). Bu sebeple bu hayatında 60 kg’un altına indiği zaman bedeni alarm veriyor ve yemeye başlıyordu.

3-Bu seanstan sonra kilo durumunu takip etmeye devam edeceğiz. Şimdilik kilonun seyri daha durağan bir hale geldi diyebiliriz ama asıl almak istediğimiz sonuç, üniversite yıllarından bu yana asla ulaşamadığı ve ideal kilosu olarak tanımladığı 53-55 kg aralığı olduğu için biraz daha uzun vadede takip edeceğiz gibi görünüyor.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BOL EKLENTİLİ BİR VAJİNİSMUS HİKAYESİ ( 2. Bölüm )

Standard

v4

Esra Hn ile ilk seansımızdan 107 gün yani 3,5 ay sonra 2. seans için bir araya gelebildik. Bu uzun arada neler olduğunu sorduğumda bana idrar yollarında ve sol göğsündeki iltihaplanma sorunundan ve idrar yolları için hala antibiyotik kullandığından* bahsetmişti.

İlk seansı daha önce okumadıysanız tıklayınız : BOL EKLENTİLİ BİR VAJİNİSMUS HİKAYESİ ( 1. Bölüm )

 

İKİNCİ SEANS

Konu: ” Cinsellikle ilgili blokaj ”

İlk seansa geldiğinde ön-görüşmemizi biraz daha uzun tuttuğumuz için Esra Hn’ın geçmişiyle ilgili notlarımda bu konuyla bağlantılı detaylar da vardı:

-İlk evliliğinde eşiyle vajinismus sebebiyle birlikte olamadıkları

-Sonradan 2 çocukları olduğu için ilk eşinin boşanmak istemediğini

-18 yıllık evlilikte maximum 10-20 kere birlikte olabildiklerini ama bunlarda da hiçbirşey hissetmediğini

-18 yıllık süre boyunca ilk eşin sürekli başka sevgilileri olduğunu ve artık son yıllarda eve çok az uğramaya başladığını

-Onca yıl boyunca sorunun kendisinde olduğunu sanarak evliliğini devam ettirdiğini ama en sonunda sorunun kendinden kaynaklanmadığını anladığı noktada ilk eşle anlaşarak boşandıklarını belirtmişti.

 

Bu ilk evlilikten sonra yaklaşık 2 yıl flört ettiği bir arkadaşıyla 2 evliliğini yapmıştı. Lakin evlilik için imza attıkları andan itibaren Esra Hn’da yine cinsel isteksizlik başlamıştı.Evlenmeden önce aralarındaki çekim konusunda hiçbir sorunları yoktu ama evlendikten sonra durumun bu hale gelmesi Esra Hn’ın dikkatini çekmişti.

Yaptığımız seans bir geçmiş hayat seansı şeklinde geçti fakat seansa başlamadan hemen evvel Esra Hn’ın daha önceki seansta çıkmayan bir eklentisi daha olduğu için önce ona çalışmak zorunda kaldık. Bu eklenti tanıdık bir enerjiydi ve 2 yıldır sırt bölgesinde taşıyordu. Sırtında , boynunda ağrılara,karaciğerinde problemlere ve mide bulantısına yol açan bir eklenti türüydü. Bu eklentiye çalıştıktan sonra geçmiş hayat izi şeklinde ortaya çıkan diğer semptomlara bakarak hikayesini keşfettik.

Çalıştığımız geçmiş hayatında manastırda yaşayan bir rahibeydi. Manastıra 3-4 günde bir gelip giden zengin bir misyoner olarak tarif ettiği adamla yaşadığı ilişkiden dolayı hamile kalıyordu. Hamileliği sonlandırmak için de sağ yumurtalığa yakın olan bölgeye doğru alttan bıçak saplıyordu. Bu olaydan sonra adam manastıra bir daha hiç gelmiyordu.

Bu geçmiş hayatı hem çocuğunu öldürdüğü için, hem de cinsellik yaşadığı için yoğun suçluluk duygularıyla geçiyordu. Konuyu 2 rahibe dışında kimse bilmiyordu..ve o hayatının her günü birbirinin aynı olacak şekilde erkeklerle hiç görüşmeden, sadece affedilmek içinTanrı’ya dua ederek geçiyordu.

Bu geçmiş hayatın tüm olumsuz etkilerini dönüştürdükten sonra seansı noktaladık.

 

E8

 

GERİ-BİLDİRİMLER:

Seanstan 2 gün sonra gönderdiği emailde:

Eylül hanim iyi aksamlar,
3 gündür göz kapaklarimin üstünde agirlik var gibi. Fiziksel olarak yorgunlugum yok fakat hicbirsey de yapasim yok. Isten geri kalan saatlerde uyukluyorum. Iki aksamdir cok rüya gordum ama sabahleyin hatirlayamadim hicbirini. Bence önemlilerdi.
Bunun disinda önemli bir gelisme oldu dün uzun zamandir ilk kez benim istegimle gunduz vakti esimle birlikte olduk. O  verdiğiniz  ( seans içinde aldığım rehberlikle yapmasını istediğim küçük bir çalışma )  çalışmayı yapiyorum ve mucizevi bir etkisi var. Güzel gecti, isteksizligim hic mi hic yoktu.
Bizim icin cok iyi ve mutluluk verici.

Bugün de olumsuz duygular icindeydim. Normalde üstünde bile durmayacagim esimin ailesi ile ilgili konularda fazla agresiftim. Butun gün bu konulari gecmis gelecek sardim durdum. Düşüncelerimi zaptedemez bir durumdayim.
Tamir fazi doneminde oldugumu bu tarz duygularin olabilecegini kendime telkin edip durdum.Iki günüm böyle gecti Eylül Hanimcim. Önümüzdeki günlerde daha güzel degisimler olacagina inancim var. Teşekkür ediyor iyi geceler diliyorum.
Sevgiler.”

Seanstan 6 gün sonra gönderdiği emailde:

Iyi geceler Eylül Hanim,
Seansin Üzerinden 6 gun gecti. 2. Gunde size geri bildirimde bulunmustum. Daha sonraki bugune kadarki surecte fiziksel olarak kendimi daha iyi hissediyorum. Yorgunlugum gecti. Ruyalarim devam ediyor. Cok ilginc olmasina ragmen pek hatirlayamadim. Dun sabaha karsi sarışın masmavi gözlü bir bebegim oldugunu gordugum ruyayi hatirliyorum sadece.

Cinsellikle olan süreçte regl oldugum icin biraz kesintide.  Bununla ilgili yine geri bildirimlerde bulunacagim.
Bu konuyla ilgili yine bir mucize oldu. Kucuklugumden beri adet sancisi cekiyorum ve bazen hastanelik olacak noktaya gelen agrilarim oluyor. Bu ayki regl sürecinde agri cekmedim. ** Bu  regresyon calismasinda arindigim tüm noktalarin beni ozellikle kadinlik, cinsellik noktasinda bir iyileşme kaydedecek seviyeye getirdigini düşünüyorum. Teşekkür ediyorum tekrardan.
Sevgiler.  “

2 hafta sonra:

Merhaba Eylül hanim,
Bugun seansin uzerinden 14 gun gecti. Reglimden sonra bir akrabamızın rahatsizligi dolayısıyla …Y..( farklı şehir )’e gecmek zorunda kaldim. Eşim dün geldi. Aksam birlikte olduk. Yine herhangi bir sıkıntı yasamadim. Oldukca istekliydim. Akrabamızın evinde oldugumuz icin bile bir tedirginlik yasamadim. Normalde baskasinin evinde eşimle birlikte olmazdim acikcasi.😊
Teşekkür ediyorum.
Sevgiler. “

1 Ay sonra :

Merhaba Eylül Hnm,
Çok yoğun bir dönem yasiyoruz. Akrabamız agir hasta ve ayrıca oğlunun düğünü  var yarin.  Biz hala Y( farklı şehir )’deyiz. Size bildirdigimden baska 2 kez daha birlikte olduk. Hic bir isteksizlik olmadi. Yani herşey gayet yolunda.

O söylediğiniz çalışmayı da aksamlari yapiyorum özellikle birlikte olacagimiz zaman öncesinde yaptigimda çok etkili oluyor. Gündüzleri de aklima geldiginde  yapmaya calistim.
Çok teşekkür ederim.
Iyi geceler.

Esra Hn’ın bu konuda bir sorunu kalmadığını görünce artık geri-bildirimde bulunmasına gerek olmadığını belirtim.

v9

NOTLAR:

1-* : Esra Hn ile ilk seansımız eklenti seansı şeklinde geçtikten sonra benimle asıl çalışmaya niyet ettiği konuyla ilgili 2. kere görüşmek istemesine rağmen o arada sağlık sorunları yaşaması tesadüfen değil demiştim. Bir kez şifalanmaya niyet ettiğiniz zaman eğer bu niyetiniz içtense, bedeninizde uyur vaziyette olan ve belki de ilerde size daha ciddi sorunlar yaşatabilecek olan bazı sağlık sorunlarınızı uyandırabilirsiniz. Bedenimizin de bir hafızası var..ve buradaki örnekte gördüğünüz gibi, Esra Hn’ın bu hayatında evlilik gündeme geldiğinde anneliği temsil eden sol göğsünün iltihaplanması, ve o hayatta bıçak saplamak zorunda kaldığı idrar yolları bölgesinin de iltihaplanması ve bütün bunların tam da seansa gelmeden önce ortaya çıkarak şifalanmaya başlaması şaşırtıcı değil.

2-** : Regl ağrıları, dişilikle ilgili bir konu olduğu için, o bölgede yapılan bir çalışmadan sonra terapi notlarımızda olmamasına ve terapi hedefimiz olmamasına rağmen, Esra Hn hayatı boyunca çektiği regl ağrılarından da kurtulmuş oldu. Bunun örneklerine daha önce defalarca rastladım..Hatta BONUS FAYDA olarak adlandırdığım bu durumla ilgili daha önce bir vaka yazmıştım: BİR BONUS FAYDA HİKAYESİ

3- Cinsellikle ilgili bir sorununuz olduğu zaman ilk etapta bir doktora ve cinsel terapi konusunda uzmanlaşmış bir profesyonele gitmenizi tavsiye ederim. Eğer sorununuz fiziksel veya psikolojik nedenlere bağlı değil ise ve mevcut durumunuz uygulanan terapilerle değişmiyorsa, ancak o aşamada bir regresyon terapistine başvurmayı düşünmelisiniz. Buradaki vakada ve aldığım her vakada, kişinin daha önce doktora gitmiş olmasına özen gösteririm. O yüzden her vakada belirttiğim üzere, burada da genelleme yapmamanızı ve sorununuzun kaynağını illa ki bir geçmiş hayatta aramamanızı rica edeceğim.

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BOL EKLENTİLİ BİR VAJİNİSMUS HİKAYESİ ( 1. Bölüm )

Standard

v4.jpg

 

İsmine Esra diyeceğim danışanım 40’lı yaşlarının başında, ikinci evliliğini yapmış, çocuklu ve çalışan bir kadındı.

Onu bana yönlendiren kişi eski bir danışanım olduğu için Esra Hn’ın son günlerde yaşadığı deneyimlerin eklentilerle alakalı olabileceğini söyleyerek kendisini bana yönlendirmişti. Fakat doldurduğu formda tek sorununun bu olmadığını ve birkaç konusu daha olduğunu gördüm.

 

Çalışmak istediği konular:

1-Cinsellikle ilgili sorunlar ( Bu konuyu ikinci seansta çalıştığımız için detaylara 2.bölümde girilecek )

2-Son birkaç gündür yaşadığı bazı deneyimler

Eklenti konusu her zaman bizim için daha öncelikli olduğu için ilk seansta eklenti seansı formatında ilerledik.

 

İLK SEANS

Konu: ” Son birkaç gündür yaşadığım bazı deneyimler ”

Kendisine son birkaç gündür yaşadığı ve eklenti olabileceğini düşündükleri deneyimlerin ne olduğunu sorduğumda:

Ben Reiki uzmanıyım. Nerdeyse 2 yıldır reikiyi kullanmıyordum. Geçen hafta itibariyle artık aileme ve kendime daha çok vakit ayırmak için aktif olarak çalıştığım yerden ayrıldım. Boşluğa düşünce de tekrar Reiki ile çalışayım dedim. O gün eşim şehirdışındaydı. Reiki yaptım ve yattım. Yanımda oğlum da yatıyordu. O gece bir kabus gördüm. Rüyamda    ………. …………………………..

…………………              ……………………..

…………….( sansür uygulanmıştır )……………………………………………………………..

…………………………………………………… Sabah ezanıyla tekrar uyuduğumda ise karabasan oldu.

Dün akşam da dua edip uyudum.  Bu sefer kabus görmedim ve korku olmaması beni şaşırttı. ”

 

Anlattığı durum eklentiye benziyordu. Dolayısıyla ilk etapta bir eklenti taraması yaparak duruma göre hareket edecektik. Eğer eklenti çıkmazsa da cinsel sorunlarıyla bağlantılı diğer konuya çalışacaktık. Yaptığımız taramada 3 eklenti olduğuna dair bilgi verdi.

 

v6

1.EKLENTİ: Baş bölgesinde gözlerini de kapsayan bir enerjiydi. Bu enerji ona 16 yaşındayken yaşadığı bir sözlü taciz sırasında gelmişti. Hayatı boyunca zihninin dağınık olmasına, görmeyle ilgili sorunlara yol açmıştı. Ayrıca erkeklerle ilgili sorun yaşamasına, onları beğenmemesine, kibir duyarak onları sürekli eleştirmesine yol açmıştı. Erkekler de bu kibir yüzünden hayatı boyunca hep ondan uzaklaşmışlardı.

Yaşadığı taciz anına regresyon yaptık ve o enerjiyi ondan gönderdik.

 

v7

 

 

2.EKLENTİ: Bu enerjinin geçmiş hayattan taşıdığı bir enerji olduğunu söyledi. Bu bahsi geçen geçmiş hayatında 30’lu yaşlarında yalnız ve cimri bir kadındı. Parası yüzünden en yakınları tarafından öldürülüyordu. Çok detaylarına girmeyeceğim bu geçmiş hayatın tüm izlerini dönüştürüp şifalandırdık.

 

v8

 

3.EKLENTİ: Omuriliğin sol tarafında bulunan bir enerjiydi. Bu eklentiyi 1996’da ilk eşi askere gittiği dönemde çekmişti. Eşinin yengesi kendi kızını Esra Hn’ın ilk  eşiyle evlendirmek isterken eski eş Esra Hn ile evlenmeyi tercih ettiği için onlar evlenme aşamasında iken evliliklerine yapılmış bir büyü olduğunu söyledi. ( İlk eşin yengesinin böyle bir istekte bulunmasının geri planında bambaşka sebepler vardı ama bizim konumuz olmadığı için burada özel sebeplerine girmeyeceğim. ) Esra Hn, bu büyünün etkisi olarak o günden bugüne enerjik ve coşkulu olamadığını ve her zaman çabuk yorulduğunu belirtti. Bu eklentiyi de temizledikten sonra seansımızı noktaladık.

 

 

E8

 

GERİ-BİLDİRİMLER:

İlk Gün:Günaydın Eylül hanim,
Öncelikle cok güzel bir gece güzel bir uyku ve dinlenmis bir vücutla uyandigim bir sabah icin size teşekkür ederim. Sevgilerimle. “

10. Gün:Merhaba Eylül Hanim,
Öncelikle yogunluktan dolayi zamaninda geri bildirimde bulunamadim Özür dilerim.
Bu haftam uyuyarak ve rüya görerek gecti diyebilirim. Enerjim cok iyiydi. Uyku istegi yorgunluktan ileri gelmiyordu sanirim. Çok rüya gördüm. Genellikle geçmiş olaylarla şimdiki olaylarin bağlantısı şeklinde her uyuyusumda 2 hatirladigim rüya oldu.
Enerjim her zamankinden daha yüksekti, zihnim daha berrakti. Kendimde bunlari gozlemleyebildim bu hafta.
Teşekkür ederim. Görüşmek üzere.
Sevgiler.”

İlk seanstan 3,5 ay sonra ( haziran sonu 2016 ) 2. seans için bir araya geldiğimizde kendisine bu süreçte neler olduğunu, bilmem gereken herhangi bir gelişme olup olmadığını sorduğumda söyledikleri:

Seanstan sonra sürekli hastalıklar oldu.* Mayıs sonunda sol göğsümde 10 cm çaplı bir kitle bulunup içi boşaltıldı. Kist iltihaptan oluşuyordu..kötü huylu birşey çıkmadı.

İdrar yolu iltihabı ( 1 hafta önce ) oldu. Şu an hala antibiyotik alıyorum.

v9

NOTLAR:

1-İlk seanstan sonra danışanlara eklentilere karşı temizlik ve korunma yöntemini öğretip hayatları boyunca hergün yapmalarını tavsiye ederiz. Esra Hn da ilk seansımızdan sonra bu eklentiyle herhangi bir karşılaşma yaşamadı.

2-Ülkemizde ne kadar çok büyü yapıldığını, bazı enerjilerin insanlara musallat olmalarının bu kadar sık olduğunu görmekten dolayı oldukça şaşırdığım bir ay geçirdim. O yüzden diyebilirim ki akademisyen veya doktor olmanız da, bilimle uğraşmanız da size eklenti gelmeyeceği anlamına gelmiyor. Anne karnından geçen eklentiler de olabiliyor…Üst kuşaklardan taşınan bir eklenti de olabiliyor. Ya da kendi kendinize çektiğiniz bir durum bile olabiliyor.

Bu konuda öyle örneklerle karşılaştım ki:

Ör: Yurtdışından bio-enerji yapması için getirilen bazı kişilerin şifa sırasında kişiye kötü bir enerji musallat edip hastayı kendisine bağımlı kılmasına; yerleştirdiği eklenti kişide ağrı yarattıkça kendisine başvurulacağı için kişileri manipule etmek için bu enerjilerin kullanıldığına rastladım.

Reiki, şamanik yolculuk, astral seyahat , evde cd ile yaptığınızı zannettiğiniz geçmiş yaşam şifası adı altında satılan çalışmalar. ..vb her spiritüel çalışma eğer siz psişik anlamda temizlik ve korunmadan bihaber iseniz ve bu işleri sırf meraktan, tabiri caizse bir cahil cesaretiyle yapıyorsanız hepsi sizin için bol miktarda ” eklenti çekme ” alanları olabilir. Çünkü bu çalışmalar sırasında bedenden ayrışarak veya korunmasız olan auranızı daha da genişleterek bir nevi bu durumlara daha açık hale geliyorsunuz. Bol bol spiritual work yapıp spiritüel ego geliştirmek yerine, soul work yapıp kendi karanlık yanlarınızla çalışmak her zaman daha iyidir.

3- *: Bu konu seansımızla ilgili bir geri-bildirim değil. Uzun zamandır bedende uyur vaziyette olan bu rahatsızlıkların neden ikinci seans öncesinde tetiklendiği konusunun bir tesadüf sonucu olmadığını ikinci bölümü okuyunca daha iyi anlayacaksınız.

 

( DEVAM EDECEK… )

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

SİGARA BIRAKTIRAN EKLENTİ SEANSI

Standard

sigara

 

İsmine Sanem diyeceğim danışanım 20’li yaşlarında bir üniversite öğrencisi…Bana mayıs 2016’nın başlarında ilk defa geldiğinde doldurduğu formda çalışmaya geliş sebebi olarak ” sürekli tekrarlanan korku ve ilişki problemleri, yarım bırakma ”  yazmıştı.

Kendisi ile ön görüşmeye başladığımızda bana 16 yaşından bugüne kadar yaşadığı tüm ilişkilerin garip bir şekilde karşı tarafın nedensizce ve kaçar şekilde giderek bittiğini söyledi. Daha sonra hepsiyle bir gün bir yerde karşılaştığında bu kişiler açıklayamadıkları birşeyler olduğunu, kendisini sevdiklerini ama yanında duramadıklarını söylüyorlardı. Bu durum tam tamına 7 kere üst üste aynı şekilde gerçekleşince artık Sanem Hn bu konuya bir çözüm bulma amacıyla regresyon terapisine karar vermişti.

 

T4Yaşadığı son ilişki ise 3 ay sürmüştü. En son 1 ay önce bir aradalarken erkek arkadaşının bir anda kalbinin çarpmaya başladığını, panik atak gibi birşey geçirip birden ağlamaya başladığını, sonra soğuk soğuk terlediğini ve bu durumu yaşadığı için de ilişki için “bitsin ” dediğini aktardı. Bu durum yaşanmadan 5 dakika öncesine kadar ise aralarında hiçbir sorun olmadığını, artık 7. kez yaşandığı için bu duruma şaşırmadığını bana gülerek anlatıyordu.

 

 

 

Aile öyküsüne baktığımda:

 

-annesi ve babası henüz Sanem hn 10 aylık bebekken boşanmışlardı. Sanem hn 8 yaşındayken annesi, babasıyla tanışması için onu ilk defa babasının işyerine götürmüştü ama eve döndükleri zaman babası annesini arayarak kızını bir daha getirmemesi gerektiğini söylemişti

-babasıyla 20 yıl boyunca hiç görüşmemişti. ( 8 yaşındaki gün hariç ). 20 Yaşındayken yine bir sevgilisinden ayrıldığında artık canına tak etmiş ” Ben herhalde beni bırakacaklar korkusunu karşı tarafa hissettiriyorum ve bir şekilde bu adamları itiyorum.” diyerek bu korkuyu yenebilmek amacıyla babasının ofisine gitmişti. O esnada babasının yanında , annesinden boşanmasının üzerinden tam 20 yıl geçtikten sonra yeni evlendiği eşi de varken kalkıp kendisine sarılmıştı..O gün yüzeysel bir sohbet olsa da hem babası hem de eşi Sanem hn’a çok iyi davranmışlardı.

-babasıyla 20 yaşından sonra görüşmeye başladığında bir gün babası ona ” ben sana küçükken bu durumu açıklayamayacağım için görüşmekten korktum ” demişti. O günden sonra da babasını 5 ay önce kaybedene kadar ayda bir birlikte yemek yeme şeklinde görüştüklerini hatta annesiyle babasını hastanede ziyaret ettikleri gün onlar içeri girdiği zaman babasının vefat ettiğini söylemişti.

 

T1Travmatik biten birkaç ilişki modeline baktıktan sonra seansımıza başladık. İlk defa gelen her danışana yaptığım üzere öncelikle kısa bir eklenti temizliği ile seansa başlayıp sonrasında ilişkiler temalı çalışmayı planlıyordum ki enerji temizliği sırasında Sanem Hn’ın yüzü hafiften sola doğru kaymaya ve burun ile dudak arası bölgesi sola doğru büzülmeye başladı. Bu hareketi üst üste tekrarladığı için ve bu durum geçmediği için bunun eklenti kaynaklı olup olmadığına bakmak istedim…O andan itibaren de seansımız tamamen bir eklenti seansı formatında geçti.

 

Kendisinden aldığım bilgi 2 tane eklentisi olduğu şeklindeydi:

 

BİRİNCİ EKLENTİ:

T316 Yaşında sol bileğini keserek intihar etmiş , sarışın, kıvırcık saçlı madde bağımlısı genç bir kızın enerjisiydi.

Bu enerjiyi 2013 yılında sevgilisinden ayrıldıktan sonra üniversiteyi de 1. sınıftayken bıraktığı bir dönemde kendisine çekmişti. O sıralarda ciddi bir ruhsal çöküntü yaşadığı için kendisine böyle bir bağımlı karakteri çekmişti. Bu esnada anladık ki dudaklarının sola doğru büzülüp birşey üflüyormuş gibi yaptığı hareket aslında bu bağımlı karakterin içtiği sigara, ot gibi maddeleri içerken yaptığı duman üfleme hareketiydi..

Bu eklentiyi kendisinden gönderdiğimizde yaptığı hareket de anında geçti.

 

 

 

İKİNCİ EKLENTİ:

T2Bu eklenti, 5 yıldır görüşmediği Fatoş isimli arkadaşı tarafından kendisine gönderilen bir lanet enerjisiydi. Bu esnada Sanem Hn beni oldukça şaşırtarak arkadaşının kendisine beddua ettiği ana kadar her detayı gördü. Sebep tamamen bir yanlış anlaşılmadan ibaretti ama geçmişte yaptığı başka bir hatadan dolayı ruhu kendisini suçlu hissettiğinden ötürü karmik olarak kendini borçlandırmıştı. Ve sırf bu arkadaşının gönderdiği lanet ( beddua  ) enerjisi sebebiyle  son 2 ilişkisinin de olumsuz etkilenerek sadece bu sebeple bittiklerini gördü.

Kendisinin enerji alanını bu 2 farklı eklenti modelinden temizledikten sonra önlem olarak bir tarama daha yaptım. Başka eklenti algılamadığı için, tüm bu temizliği kısa sürede halledebildiğimiz için extra sürem de olunca anne ve babasıyla olan ilişkisine kısaca bakmak istedim.

Bu bölümde annesinin doğuştan ufak bir bedensel sorunu olduğunu, babasıyla aynı işte çalışırken babasının annesiyle parası ve işi için evlendiğini, aslında annesini hiç sevmediğini algıladı. Babasının annesinden boşandıktan sonra kendi ailesine bakmak için annesinin evine geri döndüğünü, her zaman kendisini annesinden üstün gördüğünü algıladı.

 

 

geribildirim

 

İlk gün emailleştiğimizde: ” Eylül hanım merhaba dün biraz başım ağrıdı aniden erkenden uyumuşum, normalde hep zor uyuduğum için bu benim için değişiklik. Onun dışında iyiyim, şimdilik bu kadar. iyi çalışmalar diliyorum size.”

4. Gün:” Eylül hanım merhaba, şu anlattığım, benim için travma resmen dediğim eski sevgilim yazdı ve çok garip sigara içiyordum normalde, içemiyorum 3 gündür midemi bulandırıyor. Çok teşekkür ederim tekrar size, görüşmek üzere.”

8. Gün: ” Eylül hanım merhaba, dün yazamadım bütün gün çok başım ağrıdı. bunun dışında bir gelişme olmadı, sevgiler.”

Sigara konusunda son durumu ve sigaraya ne zaman başladığını sordum.

9. Gün: “ içtim aslında ama az, ilk 5 gün hiç içemedim. Normalde 2009 yılından beri içiyorum.”

24 Gün sonra 2. seansımız için bir araya geldiğimizde kendisine bu arada olan ve bilmem gereken gelişmeleri sorduğumda: ” Son 1 ay içinde hiç alerjim olmadı. Normalde bu kadar uzun süre alerjisiz geçmezdi. 1 Hafta olmasa bile diğer hafta mutlaka olurdu.

GÜNCELLEME ( 01.08.2016 )

3 Ay sonra aldığım emailde:  Alerjisinin seans tarihinden itibaren hiç tekrarlamadığını bildirdi.

 

NOT: Doldurduğu formda doğuştan beri alerijileri olduğunu ve dönem dönem ilaç kullandığını yazmıştı. Bunun da geçmesi bizim için BONUS FAYDAydı.

 

-” Seanstan sonra sigara içemedim. Hatta tiksinmem mantıksız geldiği için kendimi zorlamadım . İlk hafta tamir fazı sebebiyle içemiyorum sandım ama 1 ay oldu. Normalde 1 paket içiyordum. 1 pakete çıkarma tarihim haziran 2013’e denk geliyor. Sigaraya başlangıcım ise 2007-2008 civarı tek tük içerek oldu.” 

-” Son 3 aydır 22’sinde regl oluyordum. Bu ay 10 gün gecikti. ”

-“Eski sevgilim aradı ( sondan 1 önceki ) yani beni aldatıp şiddet uygulayan kişi. Babam için başın sağolsun dedi. Konuşmak istemediğimi belirtip konuşmayı kısa kestim yoksa o muhabbeti uzatmak istedi.

 

Bu yazı taslağını kendisine gönderdiğimde ilk seansın üzerinden yaklaşık 2,5 ay geçmişti..hala sigara içmiyordu.

 

 

 

 

NOTLAR:

F181-Bugüne kadar çok fazla sayıda eklenti seansı yaptım, çok fazla türde eklentiye şahit oldum ama bu vaka, eklenti kaynaklı sigara içilebildiğini gördüğüm ilk vakadır. Eklentiyi ışığa gönderince, sigara alışkanlığı da kendiliğinden ortadan kalktı ki çalışmaya başlarken terapi hedefimiz bu değildi. O yüzden lütfen genelleme yaparak, her sigara içenin eklenti kaynaklı içtiğini düşünmeyiniz..

2-Danışanım Sanem hn, farkındalığı yüksek ve sorunlarla yüzleşecek kadar cesur bir genç kadın. Bana geldiğinde çözüm konusunda oldukça kararlı ve istekliydi. Sorunlarını sanki başkasına aitmiş gibi gülerek anlatması ön görüşme sırasında dikkatimi çekmişti..Bunun sebebini eklentiyi gönderirken anladık. Bir insan kendisinden bir başkası gibi bahsediyorsa yüksek ihtimalle bir eklentisi vardır.

3-Eklentileri göndermekten ziyade , onları kendinize neden çektiğiniz konusu daha önemlidir. O yüzden bol miktarda eklentiniz varsa, sebepleri üzerinde uzun vadeli çalışma yapmanız gerekir. Kimi zaman ise sadece bir eklenti, tek başına birçok sorununuzun kaynağı olabilir. O yüzden ilk defa seansa gelenlere mutlaka kısa bir eklenti temizliği yapıp bakarım. Eğer bariz olarak dikkatimi çeken bir eklenti varsa, o gün sizin seçtiğiniz konu yerine eklentilerinize çalışırız. Alanınızın temiz olması, yapacağımız diğer çalışmaları daha verimli kılacağı için eklenti konusu oldukça önemlidir. Hatta öyle eklenti türleri vardır ki sizde tıbben sebebi bulunamayan çeşitli ağrı ve sızılara yol açabilir.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

 

 

 

 

 

 

ÇOCUK DANIŞAN VAKASI: UYKU SORUNU (2)

Standard

 

D4

6 Yaşındaki Derya ile yaptığımız regresyon terapi seansından sonra annesi ile çalışma yapmak istediğimi ve 2 seans çalıştığımızı söylemiştim. Aslında bu vakaya uyku sorunu diye başlamıştık ama arada sık idrara çıkma, anneyle bağlanma sorunu, annenin kızına karşı yaptığı öfkeli çıkışlardan duyduğu suçluluk duygusu dahil olmak üzere bayağı kapsamlı bir çalışma yaptık.

Annesinin sürekli yaşadığı kendini ifade etme konusundaki öfke patlamalarının ardından nasıl bir sebep çıktığını ilk vakadan okuyabilirsiniz.

Derya’nın annesiyle bağlanma şekline baktığım asıl çalışmamızı ise nisan sonunda gerçekleştirdik. Yalnız nisan sonundaki bu grup çalışmasına gelmeden önce Derya’nın annesinden birtakım olumlu haberler gelmeye başlamıştı. Çalışmadan tam 8 gün önce gönderdiği son email:

Sevgili Eylülcüğüm
sana bir gelişmeden haber vermek istiyorum bu benim çok dikkatimi çekti; Derya bebekliğinden beri bana ve babasına ağzın kokuyor der, ve  onu öpmemize izin vermezdi, ona dedim ki geçen gün seni 100 kere öpmek istiyorum , bana dedi ki öp o zaman, sonra dedi ki çok rahatladım sen beni öpünce, şimdilerde koynuna sokuluyorum, hatta soruyorum Derya ağzım kokuyor mu diye, hayır çok güzel kokuyorsun diyor. bir de beni çok sevdiğini söylüyor, aramızdaki buzlar eridi, artık neredeyse hiç kavga etmiyoruz bağırışmıyoruz. ancak etrafında bir iyi çocuklar, bir de kötü çocuklar var. Bir türlü kötülerden kopamıyor. kötü diyorum çünkü bütün arkadaşları ona bağırıyormuş oynatmıyormuş ve dalga geçiyormuş, ama o yine de onlar onu sevsin diye bekliyor. ben de kahroluyorum bu duruma, sürekli onların patronluk taslamalarna izin veriyor. hem üzülüyor hem de vazgeçemiyor

haber vereyim istedim, belki cumartesi geldiğimde bu konuyu seçerim diyorum….. ”

 

 

ŞY2Nisan sonundaki ebeveynler için yaptığım grup çalışmasında ortaya çıkanlar:

1-Annenin kendisinin de bilgisinin olmadığı bazı düşükleri olduğu; sanıldığı gibi bir düşük, iki kürtaj değil toplam altı bebeğin kaybedildiği

2-Annenin bu kaybedilmiş bebeklerine kayıtsız kalması sebebiyle Derya’nın onlara yakınlık duyduğu

3-Bebeklerden birinin istenmediğini daha yoğun hissettiğini gözlemledik.

Anne ile bağlanma konusu içerisine Türkiye ve Amerika konularını da yerleştirdik ve Derya’nın Türkiye-Amerika konusundaki kafa karışıklığını gidermeye çalıştık.

 

 

 

12

 

 

Seanstan çıktıktan 1-2 saat sonra kendisi de danışanım olan Derya’nın annesinden bir email aldım ki bugüne kadar hiçbir seanstan sonra bu kadar hızlı dönüş yapmamıştı. Sanırım bu kadar yoğun katarsis yaşadığı ilk seanstı. İlk defa bedeninde de çok yoğun semptomlar deneyimliyordu ve gerçekten bu grup çalışmasından çok etkilenmişti:

“Eylülcüm çok teşekkürler bugün için, her bir seanstan ayrı ayrı şifalandığımı hissediyorum bile…Büyük bir başağrısı, kalça ve bacak ağrısı ve mide bulantısı ile ayrıldım yanınızdan hala da devam ediyor. haber vermek istedim.  ..”  ( NOT: ANNE BU TAMİR FAZI SEMPTOMLARI NI 3 GÜN BOYUNCA YAŞADIĞINI BİLDİRDİ )

 

 

X2Çalışmadan 1 gün sonra:

Eylülcüğüm, bu sefer sana iki rüyamı anlatacağım.
1. si sana bağlar çalışmasına geleceğim sabah ……………………………………………..ve ben kendimi çok iyi hissettim bunun sonunda. hem yanlış birşey yapmadığım için gururlandım. bu hissi de hissederek uyandım.
Bu sabah da patronum ………………………..Ben de çok mutlu oldum, hem teklifimi kabul ettiği için hem de zaten daha iyi bir arabayı bana vermesini hakettiğimi düşündüğümden ve bunu dile getirebildiğimden, sonra da çok mutlu uyandım.
Normal şartlarda hiç böyle bir teklifi yapabilecek cesaretim yok biliyorsun. onun da zaten kabul edeceğini de hiç sanmam.
paylaşmak istedim.
Bu arada Tolga ( eşi ) bugün bana benim öfkelenmelerimin epeydir azaldığını fark ettiğini ve bu nedenle bizim daha az kavga ettiğimizi söyledi.
Öpüyorum seni, ve iyi ki karşıma çıktın yeniden

NOT: Derya’nın annesiyle yıllar öncesinden bir tanışıklığımız vardı ama onlar 13 sene Amerika’da kaldıkları için uzun süre görüşememiştik.

 

 

X32. Gün: 

“.. ..bu arada hala midem bulanıyor, bir de sesler çok yüksek gelmeye başladı, normalde çok yüksek sesle müzik dinlerim, şimdi kısma ihtiyacı hissediyorum sürekli.”**

NOT: İlginç olan şu ki, normalde kendi regresyon terapisi seanslarından sonra istediğim halde düzenli geri-bildirimde bulunmayan anne, bu son çalışmadan sonra daha sık ve düzenli bilgi vermeye başlamıştı ..))

 

 

 

 

 

Ş11NOTLAR:

1-*: Küçük çocuğunuz sizin sarılmanızdan veya öpmenizden ( abartmadığınız müddetçe ) rahatsız oluyorsa ve yukarıdaki örnekte olduğu gibi ” Ağzın kokuyor ” gibi gerçekte olmayan birşey algılıyorsa, çocuğunuzla aranızda sağlıklı bir bağlanma şekli olmama ihtimali yüksektir.

2-**: Tamir fazı dönemi içinde bu tarz durumlar olabilir. Bunun için genelde şu benzetmeyi kullanırım: bilgisayarınızda arka planda birtakım işlemler yapılırken bilgisayarın yavaşlaması gibidir. Normalde yüksek sesle müzik dinleyen birinin, bilinçaltının tozlu raflarında birtakım düzenlemeler yapılırken etraftaki uyaranlardan geçici bir süre için rahatsız olması gayet normal ve sağlıklı bir durumdur. O yüzden seans sonrasında en azından ilk günlerde kişilerin dinlenmeye ve içe dönmeye özen göstermelerini eğer bedenlerinin ihtiyacı varsa daha çok uyumaya ve dinlenmeye özen göstermelerini öneririz. Eklenti seansları bunun biraz haricindedir. Eklenti seanslarının sonrasındaki günlerde pek yorgunluk olmadığı gibi tam tersi olarak zamanla enerjide artış olmasını bekleriz. Çok ağır vakalarda bu tamir fazı süresi biraz daha uzun sürebilir.

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

 

 

 

 

ÇOCUK DANIŞAN VAKASI: GECE TERÖRÜ 2

Standard

GT4

Bu vakanın 1. bölümünü şu şekilde bitirmiştim:

Artık annesi bana uyku durumunu bildirmeyi bıraktı. Herhangi bir sorun çıkarsa haberleşeceğiz. Mart ayında hem Mert ile başka bir konuda, hem de annesiyle kendisiyle alakalı  bir konuda çalışacağız.”

İlk seansta Mert ile çalışma yapmak için sadece 1 saatim vardı. Ama o çalışmanın sonuna doğru Mert’in baş bölgesinde ayrı bir enerji algılayıp , bu durum Mert tarafından da teyit edilince mart ayında Mert’i tekrar görmek istemiştim çünkü orada algıladığı söz konusu enerji herşey olabilirdi:

a)Fiziksel bir sorun olup belki taramalarda çıkmayınca gözden kaçmış olabilirdi. ( Ki Mert’e randevu vermeden evvel Mert , olabilecek her türlü ihtimal üzerine konusunda uzman hatta Türkiye’nin en iyi profesör doktorları tarafından epilepsi dahil her türlü tıbbi kontrolden geçirilmişti. )

b)Başka türlü bir eklenti olabilirdi.

c) Bir geçmiş hayat izi olabilirdi.

d) Bu hayatında oluşmuş herhangi bir travma izi olabilirdi.

Gece terörü konusuyla ilgisi olsun olmasın, seansın sonunda kendini gösterdiğine göre benim için önemliydi ve o yüzden 1 ay sonra daha geniş bir vakit ayırararak orada ne olduğuna bakmak istemiştim.

Annesini ise BAĞLAR ÇALIŞMASI’na davet ederek oğlu ile olan bu soruna anne üzerinden bakmak ve çocuğu olumsuz etkileyen başka herhangi bir etki olup olmadığını görmek istemiştim.

İlk seansın ardından işler yolunda gidince ve Mert uyumaya başlayınca artık anne ile hergün email almayacak şekilde, sadece sorun olursa haberleşelim şeklinde anlaştık.

Nitekim seansın üzerinden 16-17 gün geçtikten sonra annesi tekrar yazmaya başladı.

M28 Mart 2016: “Eylul hanim merhaba
Son yazismamizin ardindan yasanan her gecenin ilk bir saatinde aniden uyanip yatagindan telasla kalkiyor . Dün gece korktum dedi.
Bu gece yatagim cok kalabalik olacak, cok sey var dedi ama o cok olan sey ne soyleyemedi .
Uyanmasindan bir kac saniye once ben o tiz sesi duymaya devam ediyorum 😦

Benim cevabım: ” Merhaba…..  .Hn.  Siz yazmayinca ben sadece 1 gün öylesine kalkıp geri yattı sandım. Bir sonraki seansa kadar yine hergün yazarsanız iyi olur. Her gece kalktığında yaptıklarını ve söylediklerini aynı gün yazarsanız unutmamış oluruz. Bu arada siz de Bağlar Çalışması’na gelin, bir de orda bakalım. Böyle bir vakayla daha önce karşılaşmadığım için açıkçası şu aşamada sizi rahatlatacak başka birşey diyemiyorum……..”

NOT: Üstteki yazışma sırasında ben Mersin’deydim ve yine Mert’le ilgili günlük rapor almaya başlamıştım. Bir taraftan da anne ile aşağıdaki şekilde bir planlama yaptık:

19 Mart: BAĞLAR ÇALIŞMASI’na annenin katılımı gerçekleşecek

20 Mart: Anne, Mert ve teyzesi için üst üste konulmuş 3 seans yapılacaktı ( uzak bir yerden geldikleri için hepsini özellikle aynı güne planladık )

M115 Mart 2016:Merhaba Eylul hanim
Son yazismamizin ardindan Mert ilk bir saatte uyansa bile bir sorun yasamadan tekrar uyudu .
Pazar gecesi arkadas gelsin buraya diyerek uyandi ama arkadas kim soylemedi .
Dun gece ise yine uyku bozukluğuna benzeyen bir durum yasadi .
Aniden yataktan firlayarak mutfaga dogru babasini iterek benim yanima geldi sarildi .
Yine kalbi cok hizli atiyordu ve bakislari tuhafti .
Hicbir soruma yanit vermedi .
Yatagina goturdum uyudu.
Onceki surece gore cok daha iyi ve dingin geceler geciriyoruz .benim eskiden atak geçirirken duydugum cinlama sesi bir haftadir yok.
Bu arada baglar calismasina geliyorum .
Sevgiler.

15 Mart 2016:Bu arada Mert geçen seansta gordugu ve cizdigi varlik hakkinda konustu biraz benimle : Hic korkmadim korkulacak ne var ki. Ben sadece arıdan, yilandan bir de hata yapmaktan korkuyorum dedi .
O fransiz seni neden secmis acaba milyarlarca insan arasindan dedigimde ise cok sacma bir sey bu sordugun . Ben seni neden sectiysem milyarlarca insan arasindan o da ondan secmistir dedi 🙂

19 Mart 2016:

Annenin de katıldığı bir grup çalışması yaptık. Çalışmanın etkisini görebilmek için ertesi gün olan bireysel seansları erteleme kararı aldık. Bağlar Çalışması’nı yaptığımız gün Taksim’de İstiklal Caddesi’nde bombanın patladığı gündü. Bu olaylar da kararımızda etkili oldu.

BAĞLAR ÇALIŞMASI’NDA ORTAYA ÇIKAN DURUMLAR:

M3Annenin Bulgaristan’da kalan atalarıyla kopuk olması, Mert’in bu atalara yakınlık duyması: Çalışmada ortaya çıkan şey Bulgaristan’da toplu bir mezar gibi üst üste gömülmüş ölülerin olduğu ve üst üste olmalarının anneyi rahatsız ettiği..( O esnada annenin temsilcisi üst üste duran ölüleri özenle tek tek çekerek simetrik bir şekilde yan yana dizdi. Ve bu esnada şaşkınlıkla izleyen anne ” bizim ailede bütün kadınlarda temizlik, düzen ve simetri hastalığı var ” dedi..

Temizlik ve düzen takıntısının Mert’te de olduğu bilgisini çalışmadan sonra öğrendim. Ayrıca Mert’in ” Bu gece yatağım kalabalık olacak ” sözü benim için biraz anlam kazanmaya başladı.

26 Mart 2016: ( BAĞLAR ÇALIŞMASI’ndan 7 gün sonra )

Eylul hanim merhaba ;
7 gun dolsun istedim 🙂
Mert artik odasinda ve mışıl mışıl uyuyor ( NOT: Atak geçirdiği dönemde annesiyle beraber uyumaya başlamıştı )
Sanirim bitti .
Ancak tekrarlamamasi  icin farkettiginiz o baş bölgesindeki enerji konusu da halledilebilirse  daha da rahatlayacagiz .
Hata yapmaktan korkan aşırı ahlakci ve fazlasiyla analizci bir cocugun günümüz dunyasinda ne kadar mutsuz oldugunu görüyor ve gelecekte hicbir zaman toplum normlariyla uyum saglayamayacagini kendimden biliyorum.
Bu nedenle sizinle devam etmek istiyorum .
Nisan ayi icin uygun bir tarih kararlastirmayi umuyorum
Sevgiler.
Hersey icin tesekkurler...”

A teenage boy sleeping26 Mart’ta benim cevabım: ” Merhaba … hn

Madem Bağlar çalışmasından sonra deliksiz uyuyor,  Mert icin acele etmeyelim. Benim farkettiğim şey uykusundan bağımsız bir konu da olabilir.

Biraz daha bekleyip tekrar haberleşelim. Ancak ihtiyaç olursa Mert’i tekrar alırım. Şu anda hersey yolunda ise biraz daha beklemek daha iyi.

Bu hafta da uyku konusunda haberleselim.

27 Mart 2016: ” Eylul hanim merhaba ;
Mert dun gece yine panik icinde kalkip hizli hareketlerle yurumeye basladi ve beni gorunce ilginc bakislarla gulmeye basladi.
Bir sey olmadi oylesine uyandim diye sinirlenip ayaklarini yere vurdu ki biz bir sey oldu falan demedik .
Bir sure sonra babasina yataktan kalktigimi hatirliyorum sonrasi kopuk
Guldugumu sinirlendigimi hatirlamiyorum demis .
Ruya gibi bisey oldu ama hatirlamiyorum diyor .  “

İlk seanstan sonra Mert’in akşamları atak yaşamasının geçmesine rağmen, BAĞLAR ÇALIŞMASI’nın hemen öncesinde tekrar uyanmaya başlaması üzerine 2.seans tarihimizi kararlaştırdık:

İlk seanstan 42 gün sonra, 2 Nisan’da  Mert’le 2. seeansımızı yaptık.

M5.gif

İKİNCİ SEANS:

Mert’le ilk seansta tanıştıktan sonra karşımda daha küçük bir çocuk beklerken yaşına göre bayağı olgun, zeki ve herşeyi rahatlıkla konuşabildiğim bir delikanlı görünce bu sefer işi riske etmeyip ona bir yetişkin seansı kadar süre ayırdım ve süre elverdiğince birkaç konuya birden bakmak istedim:

İlk Konu: Mert’in sınıfında çok hoşlanmadığı bir arkadaşı vardı ve ilk seansa geldiğinde de ondan rahatsız olduğundan bahsetmişti. O yüzden ilk etapta bu konu üzerine biraz sohbet ettik. Kendisini neden bu kadar rahatsız ettiğini merak ettiğim için biraz detaya da girdik. O esnada anladım ki Mert’i asıl rahatsız eden şey “-miş gibi yapmak ” , yani bu arkadaşından hoşlanmadığı halde onunla sohbet etmek zorunda kalmak ve onu seviyormuş gibi davranmaktı.

M6Bu konuşma sırasında ben karşımda bir yetişkin değil de bir çocuğun oturduğunu bilerek her cümlemi dikkatlice kurmaya çalışırken, Mert o anda öyle kelimeler ve cümleler kullandı ki bu durum beni çok etkiledi. Bugüne kadar sözüm ona çok şey bildiğini sanan bazı yetişkinlere bile anlatmakta zorlandığımız bir konuyu cümle içerisinde kuran bir çocuk oturuyordu karşımda…bana aynalamadan ( psikolojide projeksiyon olarak geçen konudan ) bahsetmeye başladı. Okuldaki  rahatsız olduğu, ismine Hakan diyeceğim bu arkadaşının aslında kendisinde de olabilecek bazı özellikleri yansıtıyor olabileceğinden bahsetti. Ama yine de Hakan ne yapsa ona batıyordu.

Karşımdaki çocuk bu kadar açık ve konuları kavrayışı bu kadar kolay olunca ben de kendisine Hakan ile ilgili birkaç olası şey söyledim. Hakan’ın bazı  davranışlarının ardında yatabilecek bir ihtimalden bahsetmek üzereydim ki Mert hemen onaylayarak atıldı ve söylediğim ihtimali ispatlarcasına örnekler verdi. O andan itibaren Mert’in Hakan’a bakış açısı yavaş yavaş esnemeye başladı…” hiç bu açıdan düşünmemiştim ” dediği an konuyu kapatıp asıl bakmak istediğim şeye yani başındaki kalıntı enerjiye geçtik.

İkinci Konu: Tekrar bir enerji temizliği ile başladık. Ve temizlik baş bölgesine geldiğinde yine aynı yerde, bir önceki seansta hissettiği şekilde bir zonklama oldu, ” başım ağrıyor ” dedi.

Karşımda leb demeden leblebiyi anlayan bir çocuk olunca kinesiyolojiden bol bol faydalandığım bir seans oldu. Böylelikle oradaki enerjinin de bir çeşit eklenti olduğunu kısa sürede anladık.

M7Aldığımız bilgilere göre; bu enerji 2-3 ay önce Mert aşağıda ( evleri 2 katlı ) ders çalışırken yukarıdaki katta babası ile sohbet eden ve şaşkınlıkla karışık ” Bu çocuk çok çabuk öğreniyor ” diyen annesinin istemeden kendisine gönderdiği nazar enerjisinden başka birşey değildi. Mert bu söz üzerine nazar enerjisinin gelip kafasına yerleştiğini ve o günden sonra kendisini olumsuz anlamda etkilediğini, uyku terörü konusunda da olumsuz etkileri olduğunu hatta ders çalışmasını bile etkilediğini söyledi.

Hatırladığına göre annesi o gün onu ders çalıştırmıştı ve Mert konuyu çok hızlı kavrayınca anne bu durumdan çok etkilenip kendi oğluna nazar değdirmişti. ( anne,  sayısal dersler konusunda ileri düzey bilgisi olan bir anne olarak oğlunun o yaşta o konuyu anlamasına şaşırdıysa işin boyutunu düşünün  )

Bu bölümü bitirmeye yakın Mert’te hafif sıkılma belirtileri olarak ayak sallama hareketleri görünce kısa bir mola verme gereği duydum. O arada Mert 2. defa tuvalete gitti. Normalde bu kadar sık gitmediğini de ekledi.

O 5 dakikalık molada Mert’e isterse çalışmayı orada noktalayabileceğimi çünkü asıl bakmak istediğim şeye baktığımı, ama çok uzaktan geldikleri için ve kendisinin ailesiyle uzun bir süre gelmesine gerek kalmaması adına 1 konuya daha bakmakta fayda olduğunu eğer sıkılmadıysa ona da bakabileceğimizi söyledim. Mert de bu önerimi kabul etti.

M9

Üçüncü Konu: Bu sene boyunca ağırlıklı olarak üstün zekalı çocuklarla çalıştığım için bazılarında sıklıkla gözlemlediğim bir konuya bakmak istedim. Sorularımı bu yönde sormaya başladığımda Mert bana tıkır tıkır herşeyi akıcı bir şekilde anlattı. Bu yaşamdan taşıdığı bir olumsuz etki olarak ” İnsanlara biraz ilginç geliyorum. O yüzden çok bulaşmıyorlar. Arkadaşlıklarda çok seçiciyim. ” dedi.

Bu etkileri hızlıca dönüştürüp şifalandırdıktan sonra seansı noktaladık. Sonra da Mert’i almaları için dışarıda bir cafede oturan anne-babasını aradım ve Mert’i yolcu ettim.

12

 

Seanstan 1 Gün Sonra:Merhaba Eylul hanim ;
Mert gayet iyi uyudu .
Ben de biraz tedirgin de olsa beklemeden uyudum 🙂
Gun icinde gayet iyiydi herhangi bir farklilik hissetmedigini soyledi .”

Mert’te yorgunluk, uyku hali gibi tamir fazı semptomları olup olmadığını sordum.

Seanstan 2 Gün Sonra:Mert  gayet iyi 🙂
Seansin ustune sinemaya gidip 3saatlik filmi izleyip gelince de gece 1:30’a kadar uyumayip bizi uyuttu:)
Normalde uykusuna hic dayanamazdi .
Pazar gununu de keyifli gecirdi
Normal uyku saatinde de uyudu 🙂
Sevgiler.”

M10Mert’le seans yaptığım gün anneyle de çalıştığım için onunla şu şekilde konuşmuştuk: Bu sorun yaşanmaya başladığından beri anne ve baba hergün Mert’in odasının olduğu kattaki başka bir odada ışık açık vaziyette Mert’in kalkmasını bekliyorlarmış. O yüzden de Mert her uyandığında o lambaya doğru yürüyormuş. Yani ilk seansın ardından ataklar geçse bile Mert’in bir süre sonra yine uyanmaya devam etmesinin sebebini, yatarken anne-babasının yan odada onun kalkmasını bekleyeceklerini bilerek uyumasının olabileceğini düşündük. Bu yüzden anne de 2. seanstan sonraki ilk hafta Mert’i gözlemlemek için ışığı kapatarak beklemeye başladı..Ondan sonra ise artık beklemeyi kestikleri bir an geldi.

Seanstan 5 Gün Sonra: Hala ışık açıp bekleyip beklemediklerini sordum ve ışığı kapalı tutmaları konusunu hatırlattım.

6. Gün Gelen Cevap: ” :)) Beklemiyoruz . Konu kapandi 🙂  Sevgiler …

8. Gün: Hic uyanmadi Eylul hanim ;
Gayet keyifli bir hafta gecirdi .
Hakan ile iliskisi duzelmis ona karsi sevgi dolu hissettim kendimi bu hafta dedi .
Ve şunu ekledi, calisma disinda Eylul hanimin kurdugu cumleler etkili oldu dedi.
Sinavlari var ama daha rahat benim farkettigim kadariyla .
Bilincaltimin urettigi ne cok sey varmis diyor bazen cok orali olmamaya calisiyoruz :)))  (NOT:  Seans içeriği konusunu sürekli açıp Mert’e hatırlatmamalarını tavsiye etmiştim )
Babasini size mutlaka gonderecek 🙂
Hic vazgecmedi israrindan 🙂
Cok tesekkurler vesile olduklariniz paha bicilemez
Sevgiler ..  

M1115. Gün:”Eylul hanim merhaba ;
Kusura bakmayin cok yogun bir hafta sonuydu hemen yazamadim.
Son yazismamizdan bugune hersey yolunda .
Mert’te farkettigim en onemli degisiklik daha sakin, daha az elestiriyor sistemi ve insanlari:)
Bendeki ofke durumu da azaldi .”

Bu vakayı yayınladığımda seansın üzerinden 24 gün geçmişti. Mert’in gece terörü diye anılan sorununun artık şifalandığını düşünüyorum ve olası bir sorun olursa annesinin bana bilgi vereceğini biliyorum.

Ş11

NOTLAR:

1-ÜSTÜN ZEKALI ÇOCUKLAR: Bu sene çalıştığım çocukların neredeyse %90’ı üstün zekalı çocuklardı. Bu yüzden bu konuda bir dönem bayağı bir araştırma yaptım. Hatta bu çocuklardan bazılarını okullarında ziyaret edip öğretmenleriyle görüştüm. Yaptıkları resimleri inceledim. Bu araştırmalar sırasında  onlara üstün zekalı demekten ziyade özel yetenekli ( gifted or talented ) denmesi aklıma daha çok yattı çünkü onların bu durumu bir çeşit üstünlük değil, bir çeşit farklılık.

Bu araştırmalar ve gözlemler sırasında küçükken yaşadığım, hatta bazılarını hala yaşadığım sorunların onlarda da olduğunu görmem açıkçası bana da iyi geldi. Sanki bu, dünyanın başka bir ucunda bir hemşehrine rastlamak gibiydi. O yüzden onlarla yetişkinlerden çok daha kolay iletişim kurduğumu ve daha iyi anlaştığımı söyleyebilirim. Eğer birgün bir branş seçmek zorunda kalırsam, ben seve seve üstün zekalı çocuklarla çalışmayı tercih ederim. Ama şu da bir gerçek ki onlara yapabileceğim en büyük iyilik aslında kendilerinden ziyade ebeveynleriyle çalışmaya devam etmek çünkü çoğu zaman sorun sanıldığı gibi çocuklarda değil, onların bu farklılıklarını anlayamayan ebeveynlerde veya öğretmenlerinde oluyor.

Bu durumu size en kolay şöyle tarif edebilirim: Henüz tuşlu cep telefonu kullanmayı yeni öğrenen bireylerin arasındaki birkaç kişiye son model dokunmatik cep telefonu veriyorsunuz ve o kişiden o telefonu kendi kendine etkin kullanmasını bekliyorsunuz. Benim ” özel yetenekli çocuklar” için düşüncem bu…ne eğitim sistemimiz ne de ebeveynlerin çoğu bu çocukların hassas sinir sistemlerini ve özel yeteneklerini algılayabilecek durumda değil. Mesela:

a)Siz onların gözünün içine baka baka belki yalan söyleyerek durumunuzu kurtarabileceğinizi sanıyorsunuz, ama bu çocuklar alan okuyabiliyorlar. Sizin yalan söylediğinizi anlamakla kalmayıp size olan güvenini kaybetmesine de yol açıyorsunuz.

b) Siz bu çocukların asla yemedikleri bir şeyi çaktırmadan çorbasının içine karıştırıp ona yuttururum diyorsunuz ama bilmiyorsunuz ki bu çocuklar o çorbanın içine hangi baharattan ne oranda koyduğunuzdan tutun, çorbanın içinde hangi marka süt kullandığınızı bile algılayabiliyorlar.

c) Siz konuşmanıza sevimlilik katmak için kurduğunuz cümleye  ” Ayşeciğim, Aşkım, Canım, Cicim ”  diye başlıyorsunuz ama bu çocuklar sizin kendi içinizde aslında ne kadar sevgisiz olduğunuzu 50 metre uzaktan bile algılayabiliyorlar ve sizin algılayamayacağınız boyuttaki şeyleri konuşmaya gerek bile duymuyorlar.

d) Siz belki çocuğunuzun kalabalıklardan hoşlanmadığını düşünüyorsunuz ama bu çocuklar belki de sadece bazı insanların enerjilerinden hoşlanmadıkları için o anda o ortamdan uzaklaşıyorlar…ya da sadece belli türde seslerden-gürültülerden rahatsız oluyorlar.

e) Siz belki çocuğunuzun gözünün bozuk olduğunu sanıyorsunuzdur ama belki de sadece çocuğunuz aura görüyordur veya farklı boyutları algılıyordur.

…. vs  ….vs…..vs….

2-Benim çalıştığım çocuklar, anne-babaları gayet bilinçli, eğitimli olup çocuklarını özel eğitim veren okullara göndermiş olan ebeveynlerin şanslı çocuklarıydı. Lakin, hepsi bu kadar şanslı olmuyor. Böyle çocuklara sahip ebeveynlerin bazı arayışlarla oluşturdukları grupları takip ettiğim kadarıyla, özel yetenekli olup da durumu anlaşılmamış, ne yapacağını bilmeyen ebeveynlerin ellerinde tabiri caizse telef olmuş, farklı olduğu için sistemin dışına itilmiş çok çocuk var. Ve malesef onlara ihtiyaç duydukları eğitimi verebilecek kapasitede okul ve öğretmen sayısı da yok denecek kadar az. O yüzden devletin bu konuda tamamen burslu ve gerekirse yatılı çok sayıda okullar yapması ve bu çocukları eğitecek kapasitede eğitimcileri ÖZENLE seçmesi gerektiğini düşünüyorum yoksa bir nesil heba olacak. Onlar sanıldığı gibi hiç de az sayıda değiller…her geçen gün artan sayıda gelen, belki Tanrı’nın önden yol açmaları için gönderdiği bir ön sürüm gibiler. Hepsinin içinde parlatılırlarsa ışıldayacak farklı yetenekler gizli .

EBEVEYNLERİ İÇİN KÖTÜ HABER: bu çocuklar ..xbs, ygs..ogs..dms..kpss tarzı bilumum sınavlara girmek için tasarlanmamışlar. Bilakis, bu tarz sınavlarda ortalama zekada bir çocuktan daha başarısız bile olabiliyorlar.

3-Özel Yetenekli çocuğunuz olduğunu düşünüyorsanız aşağıdaki siteyi inceleyebilir, programlarıyla ilgili bilgi alabilirsiniz. İstanbul’da özel yetenekli çocuklar için özel müfredatı olan ve sadece bu tip çocuklara ilkokul öncesi ve ilkokul eğitimi veren tek okul, benim bildiğim kadarıyla bu okul olduğu için aşağıda linkini paylaşıyorum.

MOZAİK EĞİTİM KURUMLARI

Sadece bu konuda çalışan başka okullar varsa da emaille beni bilgilendirirseniz, böyle bir liste yapılmasına da olanak sağlamış olursunuz.

4-Bazen bu çocuklar için çok büyük bir değişim yaratamaz ve mevcut koşullarını değiştiremeyebilirsiniz. Ama biliniz ki bazen bir konuda yalnız olmadığınızı ve sizin gibi insanlar olduğunu bilmek bile bir şifadır ve insana o anda kendini daha iyi ve normal hissettirir.

Örneğin; ilçesindeki tek farklı çocuk olmak belki o çocuk için dünyanın en kötü şeyiyken, o çocuğun bir yaz kampında kendisi ile aynı dili (mecazi ) konuşan çocukların bulunduğu bir yere koyduğunuzda o çocuk artık görür ve bilir ki bu dünyada kendisi gibi insanlar da var ve yalnız değil…Sadece bu bile böyle bir çocuğun yeteneğini kaybetmek yerine topluma geri kazandırabilir.

Yalnız olmadığınızı bilme konusuna kendimden örnek vereyim; geçen sene ismine “misofonia” denilen bir rahatsızlığı ( bana göre rahatsızlık değil sadece sinir sisteminin aşırı duyarlılığı ve tıbben çözümü olmayan bir konu) varlığından haberdar olduğumda hatta Mersin’de benimle aynı şekilde sese karşı aşırı duyarlı bir insanın-bir opera sanatçısının varolduğunu öğrendiğimde çok mutlu olmuştum çünkü artık tek değildim:)  Eğer bir müzisyenseniz, beste yapıyorsanız, veya orkestra şefiyseniz sese aşırı duyarlılık belki işinize yarar ama benim gibi sürekli seyahat eden ve farklı sosyal çevrelerde bulunan, son yıllarda mecburen bir hayli toplu taşıma aracı kullanan biriyseniz, yol boyunca duyduğunuz cep telefonu mesaj sesleri bile sizin için akıl almaz bir işkence aracına dönüşebilir. Bunda yalnız olmadığınızı bilmek ise kısmen bir rahatlama getirir.

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

ÇOCUK DANIŞAN VAKASI: UYKU SORUNU

Standard

D5.JPG

İsmine Derya diyeceğim 6 yaşındaki minik danışanımla çalışmaya başlamamız biraz dolaylı yoldan ve plansız oldu. Aylar önce annesi ile çalışmaya başlamıştık..fakat çalışmamızın ana konularından biri annenin kızına karşı olan ani çıkışları ve hemen akabinde geçen öfkesinin üzerine düşen pişmanlık duyguları olmaya başlayınca kızıyla çalışmamız kaçınılmaz oldu.

 

D2Derya, Amerika’da doğup 3-4 yaşına kadar orada yaşadıktan sonra ailesinin İstanbul’a göçüyle adaptasyon sorunu yaşamış bir çocuk. Aile dizimciler bilirler, bir insanın annesi kadar anavatanı olarak gördüğü ülke de önemlidir. Herşey mutlu-mesut ilerlerken bir anda bambaşka bir ülkeye göç etmek bizim yaşlarımızdaki yetişkinleri bile bocalatırken, haliyle bu minik danışan da bu durumdan psikolojik olarak bayağı etkilenmişti. Hala Amerika’yı özlediğini ve orada olmak istediğini zaman zaman söylediğini annesinden bildiğim için annesini geçtiğimiz aylarda ismine BAĞLAR dediğim ve regresyon dışında farklı bir teknik kullandığım çalışmaya davet ederek kızıyla olan bu sorununa bakmaya başlamak istemiştim.

 

D6

Lakin annenin kendi soyağacında Kafkaslar’a kadar uzanan, kadınların genelde pek konuşturulmadığı hatta gelinin kayınbabasının yanında konuşmasının bile yasak olduğu Çerkezler’e dayandığını ve hala bu ezilen ve susturulan kadınların öfkesini taşıdığını gördüm. Dolayısı ile çocuğuyla ilgili olan kısma henüz gelemedik.

 

D4Anne ile çalışmalarımız devam ederken kızı Derya’nın geceleri uyku sorunu olduğundan bahsetmişti. Neredeyse her gece uyanıp korkuyor ve anne-babasının yatağına gelerek onlarla uyumak istediğini söylüyordu. Bunu anneden aylardır duymama rağmen organize olup bir araya gelmemiz ancak geçtiğimiz şubat ayında oldu.

Derya ile çalışmaya başladığımızda ilk etapta biraz sohbet ettim. Bu arada kendisinin evde sürekli değişen yatılı bakıcılardan dolayı sorun yaşadığını da gözlemlemiştim. İlk uzun süreli bakıcıya alıştıktan sonra bu bakıcının ülkesine gitmek zorunda kalması sebebiyle zor vedalaşmış ve o günden sonra gelen her yeni bakıcıya tepkili davranmaya başlamıştı.

 

D11Sohbet sırasında resim de yaptırdığım için yeteri kadar bilgi alabilmiştim. Bu sırada kendisinin elini sürekli meşgul etme ihtiyacı , ya konuştuklarımızı yazması ya da not alması dikkatimi çekti. En sevdiklerim başlıklı bir liste yaparken beni kendisinin bile önüne koyması ise daha da bir dikkatimi çekti.( danışanın gerçek ismini gizlemek için o bölümü bantladım ) .Halbuki bundan bir yıl önce Derya ile farklı bir sosyal ortamda bir araya gelip bayağı sohbet edip oyun bile oynamış olmamıza rağmen beni bu görüşmede ilk bir araya geldiğimizde hatırlayamamıştı. Travmatize olmuş kişilerde unutkanlık olması, geçmişe dair bilgilerin hatırlanmaması bilinen bir durumdur ama bu kadar olmasını beklemiyordum. O yüzden uzun vadeli ve gözlem içeren, anneyle de ayrı çalışmayı gerektiren bir sürecin ilk seansında küçük danışanımı fazla zorlamak istemedim.(küçük çocuklarla olan görüşmelerin süresini max 1 saatle sınırlı tutuyorum.) Derya’nın ” en sevdiklerim ” başlıklı listesi  yanda. Bu listede anne-babadan sonra gördüğünüz kedi, Derya’nın kedi alerjisi ortaya çıkınca  bu sene evden uzaklaştırılmıştı ve onun için ayrı bir mutsuzluk kaynağıydı. Köpeği ise Amerika’dan ilk döndüklerinde almışlardı. Alırken köpeğin sorumluluğu ve bakımı konusunda annesi  bir anlaşma yaparak almışlardı. Fakat annesinin iş yoğunluğu, Derya’nın ise kakadan midesi bulanınca köpeği biraz büyüyünce geri almak üzere iade etmişlerdi.

 

D9Bağ kurduğu herkesin ondan uzaklaşıyor olması onu yeterince travmatize etmiş gibi görünse de bu benim için buzdağının sadece görünen kısmıydı. Daha ileri noktalara bakmadan evvel ilk seansta bir enerji temizliği ile başlayıp uyku sorunun bir eklenti kaynaklı olup olmama ihtimaline bakmak istedim. Çünkü Derya’nın odasının belli bir noktasından korkması ve geceleri o bölgeye bakamaması, babasının kızını uyutmak için gittiği ve yanında uyuyakaldığı bir gece odadaki aynı bölgenin babayı da rahatsız etmesi ve ” orada durmak istemedim, daraldım” demesi şüphelerimi eklenti olma ihtimaline çevirmişti.

 

Eklenti temizliği yaptıktan sonra işlem sırasında gördüğü şeyleri bana çizmesini istediğimde, Derya bana aşağıdaki resmi çizdi. Buradan da göreceğiniz üzere 2 farklı eklenti var . Çocukların kafalarını karıştırmamak için eklentinin türüne, ne zaman geldiğine gibi konulara hiç girmediğimiz ve temizliği bile bir oyun adı altında yaptığımız için bunların ne olduğuna dair kesin bilgi veremiyorum sizlere. Ama annesiyle de çalıştığım için bir tahminim var. Zaman içerisinde anne kanalıyla netleştirirsek belki ilerde sizlerle de paylaşırım.( anne izin verirse )

D10

 

GERİ-BİLDİRİMLER:

Seanstan sonraki gece Derya daha derin uyudu ve gece pek uyanmadı.

Seanstan 6 gün sonra annesinden aldığım email: ” Derya iki gece benimle yukarıda uyumak istedi,burası daha rahat hemen uyuyabiliyorum ve korkmuyorum dedi, sabaha kadar da uyudu, 

D7sonraki gece babası yatırdı onda da çabuk uymuş, cumartesi gecesi zaten yolda uyuyakaldı. Artık gece uyanmaları kalmadı dediğim gece pazar sabahı kabus görerek uyandı, 5 te kendi yatağında, alof diye bir çizgi film karakteri kardan adam var çok sevimli. onun bir gözünün önde bir gözünün de arkada olduğunu görmüş, sonra Derya ve iki arkadaşının daha gözleri öyle olmuş, çok korkmuş, sonra ben yanına indim birlikte uyuduk.
dün akşam da bu akşam da çabuk uyuyakaldı. 
yalnız dikkatimi çeken, çok asabi tepkiler vermeye başladı, çok sinirli. tersliyor, bağırarak tersliyor. beni hem çok sevip sarılıyor hem de bana tahammülü yok gibi. 
bir de seansın ertesi günü, herşeye ağlıyordu. 
fakat bununla birlikte daha mutlu görüyorum sanki onu genel anlamda.
şimdilik gelişmeler bunlar, 
sevgiler
Bunun üzerine annesine tamir fazında ağlama olmasının normal olduğunu, uzun süre telafi eden ve herşeye susan yetişkin seanslarında bile seans sonrasında öfke patlamaları ve ağlamalar olabilirken çocuklarda da hafif dozlu şeyler olabileceğini ve normal olduğunu, çalışmaya devam etmemiz gerektiğini söyledim. Kızına karşı uygulaması için birkaç özel tavsiyede bulundum.
Annesinden önemli her gelişme ve değişikliği, sık idrara çıkmasının gece uyanmalarının sebebi olup olmadığını takip edebilmem için idrara çıkışlarını gözlemlemesini ve düzenli olarak rapor etmesini rica etmiştim fakat yoğun iş hayatı nedeniyle bu günlük geri-bildirimleri alamadım. Ancak arada telefonla aldığım bilgiler oldu:
Seanstan 16 gün sonra: ” Evet, sık idrara çıkması geçti. Mucize gibi. Ama hatırlamıyor hala. Mesela sabah konuştuklarımızı hatırlamıyor.
Aslında her gece tuvalet için uyanmaya başladı. Eskiden korktuğu için uyanırdı şimdi ise kendi başına tuvalete gitmek istemediği için beni çağırıyor. Ayrıca çıplak olduğunda çok utanıyor.

Geri-bildirimleri düzenli almakta sıkıntı çektiğim için bazı detayları ancak soru-cevapla anlayabildiğim bugünlerde anneden hem kendi tarafında ( anne, anneanne, babaanne..vb ), hem de çocuğun baba tarafında taciz, tecavüz vakalarını araştırmasını rica ettim. Annesi ise bu konuların ailede pek konuşulmadığını ama araştıracağını söyledi.

Bunun üzerine kendisini “BAĞLAR ” ismini verdiğim grup çalışmasına davet ettim.

 

D3Seanstan 25 gün sonra: ” Bu arada son bir geri bildirim daha:

Dün jimnastikten dönerken bana dedi ki:
-Anne ben neyi düşünüp üzülüyorum biliyor musun, seninle bir gün kurabiye yapıyorduk ve senin parmağın dolaba sıkışmıştı, canın çok acımıştı ve acıdan kıvranmıştın, işte ben çok üzülüyorum buna hatırlayınca…
Ayrıca önceki günde daha Amerika’da yaşadığımız dönemlerdeki bir anısını  hatırladı, ve çok özlediğini oraları oradaki evimizi ve yaptıklarımızı yineledi. 
Bana karşı çok merhametli olmakla birlikte yine bana ve bakıcıya karşı öfke patlamalarına devam ediyor.
Uykuları ve sık idrara çıkması da düzenli .

 

 

Ş11

NOTLAR:

1-Çocuklar, bugüne kadar çoğumuzun sandığı gibi beyaz bir kağıt olarak doğmuyorlar. Onlar hem anne hem de babalarının genleri aracılığıyla aktarılan travmaların etkisini taşıyarak doğuyorlar. ( tıpkı genetik hastalıklar gibi ). Çocuk, anne karnındayken annesinin yaşadığı bütün travmalardan da etkileniyor. Bugüne kadar yaptığım seanslarda eşine yüzlerce kez rastladım. Hele ki anne bir çocuğu doğurmayı istememişse, kürtaj düşünmüşse, sonradan vazgeçmiş olsa bile çocuk tüm bunların izini ruhunda taşıyabiliyor. En önemlisi ise; sorunlu doğumlarda, erken doğumlardan sonra anneden ayrı kalan, küvözde günlerini, haftalarını  geçiren çocukların bu süreçten etkilenmemiş olmaları şu ana kadar yaptığım seanslara dayanarak konuşursam imkansız gibi birşey. Bunun çok yeni bir örneğini daha geçen ay kendisi uzman bir doktor olan danışanım aracılığıyla yaşadık. Daha ilk seansımızda küvözde geçirdği döneme bakarak başlamıştık. Bir sonraki hafta içerisinde o güne kadar ilaçla bile iyileşmeyen tüm cilt lezyonları iyileşmeye başladı. Keşke ilk halinin fotoğrafını çekseydim diye pişmanlık duysam da zamanla bu vakayı biraz daha gözlemleyerek sizlerle de ” KÜVÖZDE KALMANIN PSİKOLOJİK ETKİLERİ ” teması altında paylaşmayı düşünüyorum.

 

D82- Benim çok önem verdiğim ve bazen danışanlara çizerek anlattığım bir konu :  “TRAVMA”.

Büyük bir travma esnasında, bu acıya katlanamayan-dayanamayan bir parçamız olur ve bu parçamız o anda daha fazla acı çekmemek için bedenden ayrışır. Bu ayrışmaya şamanlar ” RUHUN KAYIP PARÇASI ” derler. Günümüzde psikiyatristler ise buna ” DİSOSİASYON ” gibi bir tabir kullanıyorlar. Bu kelimeyi, kişiliğin bölünmesi-ayrışması, kişinin kendi kendine yabancılaşması gibi düşünebilirsiniz. ( Çok daha detaylı bir kavram ama burada oldukça basit bir şekilde mantığını anlattığım için çok fazla jargona girmeden ve doktorculuk oynamadan anlatmaya çalışıyorum ).

Bu vakada hem annenin hem de çocuğun bazı olayları hatırlamama, çok kısa süre önce gerçekleşmiş şeyleri bile bazen hatırlamama gibi durumları var. Sadece çocukta değil, annede de farklı alanlarda da olsa benzer semptomlar gözlemledim. Bu unutkanlık durumu, yukarıda bahsettiğim ayrışmalarda çok sık rastlanan bir durum. Bu sebeple o travma anında ayrışan parçayı geri getirmeden sorunu çözemeyiz.

Bunu neye dayanarak söylüyorum? Yıllarca psikiyatriste gidip bazı ilaçlar kullanıp hiçbir iyileşme sağlayamayınca son çare olarak bir de şunu deneyelim diye seansa gelen danışanlara dayanarak söylüyorum. Bugüne kadar hiçbir vakada, ilaç kullandığı için ruhunun kayıp parçasını geri döndürmüş birine rastlamadım. Alınan ilaç genelde, kişinin o travma sebebiyle ayrışan parçasının yoksunluğundan kaynaklanan boşluk veya acıyı hissetmesini engellemeye yönelik oluyor. (LÜTFEN, genelleme yapmayınız ve gerçekten ilaç kullanımının zorunlu ve faydalı olduğu ciddi psikiyatrik rahatsızlıkları bu yazımdan muaf tutunuz. Çünkü regresyon terapistleri olarak o tarz durumlarda zaten çalışma yapmıyoruz. ). Kalıcı iyileşme ise ancak o giden parçayı geri getirmekle oluyor.

Dolayısıyla, regresyon terapisinin özelliği hep sorunun oluştuğu ana yani kaynağa gitmek olduğu için genelde hep bir travma anına gidiyoruz. Bu yüzden bu işin oldukça dikkatli, özenli bir şekilde ve eğitimli kişilerce yapılması gerekiyor. Yani 2 günlük kişisel gelişim seminerlerine katılarak yapılabilecek bir iş değil.

 

( Devam edecek….  )

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

ÇOCUK DANIŞAN VAKASI: GECE TERÖRÜ

Standard

 

GT4

 

Bildiğiniz üzere İstanbul-Mersin arasında sürekli seyahat ediyorum. O yüzden 1 aylık programım genelde haftalar öncesinden programlanmış oluyor. Bundan yaklaşık 35-40 gün önce, bir gece yarısı tam da şubat ayına dair tüm İstanbul randevu planını tamamlamış bilgisayarımı kapatıp yatmak üzereyken ” ACİL ” başlıklı bir email aldım.

Emailin içinde ismi geçen kişilerden biri daha önce çalıştığım bir danışanımdı. Bu danışanım bana ilk geldiğinde kendisine beni bir psikoloğun önerdiğini ve ” Bu kişiye gözü kapalı gidebilirsin ” dendiğini söylemişti. Bu psikoloğun ismini sorduğumda ise kişiyi tanımıyor olmam beni daha çok etkilemişti. Çünkü ben özellikle iş hayatında beni kişisel olarak tanıyanlardan ziyade, hiç tanımayan kişilerin görüşlerini daha objektif bulduğum için daha çok önemserim. Dolayısıyla hiç tanımadığım bu psikoloğun adını bile bilmediğim için sosyal medya üzerinden kendisine teşekkür etttiğimi hatırlıyorum. İlginç bir konu olunca hem konu, hem de konuyu danışanıma aktaran kişi aklımda kalmıştı.

Bu sefer yazan, psikologun önerisini ileten yakın arkadaşı olan kişiydi:

GT6” Merhaba Eylul Hanım,

…..’a psikolog tavsiyesini ileten kişi ben, ( ismi )… 

Uzun zamandır sizi takip ediyorum . Reiki hocası olmamın yanında uzun yıllardır bilinçaltı çalışmaları konusunda egitimler alıyorum ancak uygulama aşamasına gecmiyorum.

12 yasındaki oglumun surekli yasadıgı dejavular ve ara ara kafasının ıcınde seslerin cokkk yukselmesi sorunlarıyla basetmeye calışıyoruz doktorların soyledıgıne gore onemli bir mesele degil ustun zekalı oldugu tespit edildikten sonra bu sorunların yasanabilecegine benzer orneklerle biz de inandık.
Ancak son 10 gundur her gece kabuslar ve hatta aynı ruyalarla uyanıp uzun sure kendini toparlayamıyor. Herseyın çok hızlandıgını ve buna dayanamadıgını hatırladıgı kadarıyla sonra anlatabiliyor.
Doktor uyku teroru olabilecegini ancak yapılacak birsey olmadıgını soyluyor
Ve ben içsel olarak bu sorunun cozumlenmesinin sizinle mumkun oldugunu hissediyorum 10 gundur uyumayan ve ilk kez caresizlik içinde kalan ben sizden şubat ayında oglum … ….’la çalışmanız konusunda ricada bulunmak ve eger bu mumkun olursa cokkk mutlu bir anne olacagımı belirtmek isterim.
Şimdiden tesekkurler.  
***
Açıkçası, programım doluydu ve yeni birini almam imkansızdı ama İstanbul’da çok yoğun çalıştığım için her 3 günde 1 kendime koyduğum küçük dinlenme molaları vardı. Çocuk seanslarını 1 saatle sınırlı tuttuğum için böylesi acil bir durumda bu çocuğa da dinlenme saatimde seans yapabileceğimi düşünerek anneyle yazışmaya başladım.
İlk soruma aldığım cevap:
Hicbir teshis yok.
Sadece ustun zekalilarin egitim aldigi …… adli merkezdeki pedagog sag ve sol beyin arasinda cok fark oldugunu bunun da bir dengesizlik yaratabilecegini soyledi.
Hicbir ilac ya da teshis yok …
Yasitlariyla iletisim kurmada sorunu olmasa da onlarla vakit gecirmekten sıkılan ve surekli onlara kızan soylenen elestiren bir yapisi var …
Ozellikle yalan uydurma, adaletsizlik, haksizlik gibi cocuklar ya da buyukler arasindaki her turlu davranisi seziyor ve cok sinirleniyor…
Ancak bir teshis ya da tedavi durumu yok .
Gordugu ruyada da tam anlatamasa da hep ayni olan seyler var
Sesler, cok hizli sayi sayma
Cok hizli gecen zaman
Mary hanim otelden cikis yapti diyen biri var, o yalan soyleyerek otelden para aldi diyor…Hersey cok hizli diyor .”
***
GT3Ben İstanbul’a gelmeden evvel her türlü tıbbi kontrolden geçmiş olduğu için kendisine ilk haftasonu randevu verdim. Annesinin doldurduğu formda oğlunun belki epilepsi olabilir şüphesiyle 24 saat boyunca EEG’sinin çekildiği ve hiçbir sorun bulunamadığını yazıyordu. Ayrıca gündüze yansıyan bir sorun yaşamadığı için psikiyatrist de sorun yok demişti. Doktorların söylediği son şey şuydu: “Belki gece terörü olabilir ama bu konuda tıbben yapabileceğimiz birşey yok. “.
Tüm bu bilgiler ışığında ismine Mert diyeceğim danışanımla bir araya geldiğimizde, karşımda küçük bir çocuk beklerken neredeyse boyu benim boyuma yakın 12 yaşında bir delikanlı ile karşılaştım.:) Haliyle iletişim kurmak benim için çok kolay oldu. Küçük çocuklarda kullandığım oyunlara ve türlü numaralara hiç ihtiyaç kalmadı. Tabiki burada danışanın motivasyonu da fark yarattı çünkü bu küçük danışanım her gece yaşadığı bu kabusu çözmek için benimle iyi bir işbirliği yaptı.
GT7Sohbetimiz sırasında bana bu sorunu 1 aydır yaşadığını, neredeyse hergün uyuduktan 2 saat sonra uyandığını , giderek bu sürelerin biraz öne çekildiğini, sebebini bilmediği bir şekilde konuşmaya başladığını , ilk 10 gün boyunca kafasında sayıların çok hızlı bir şekilde döndüğünü, sonraki günler daha farklı şeyler olmaya başladığını ve gördüğü kabusları sabahları hatırlamadığını ekledi. Daha önce annesinden aldığım bilgi ise, bazı geceler bilmediği bir dilde konuştuğu şeklindeydi. Hatta bir gece oğlu anneye ” Yeni Selma’yı istiyoruz diyorlar ” demişti .
***
Eklentiden şüphe ettiğim için seansa enerji temizliği ile başladım. Tahminimizde haklı çıktık. Yalnız bu esnada farkettiğim başka bir durum daha oldu ve o anda başının bir bölümünde daha farklı bir enerji algıladığım için oraya müdahale etmem gerekti. Ancak orayı da temizledikten sonra imgeler netleşti.
Gelmişken kendisiyle doğum travması da çalıştım. Seans sonunda gönderdiğimiz eklentiye dair bir resim çizmesini istedim. Mükemmelliyetçi olduğu için hemen 2 dk’da çizemeyeceğini, uzun süreceğini söyledi. Ben de onu dinlenme molamda araya aldığım ve çizim için extra vaktim olmadığı için akşam eve gidince çizip annesi aracılığıyla bana gönderebileceğini söyledim. Bu şekilde anlaştık ve ayrıldık. ( Altta çizdiği silüet, eklentinin görüntüsü: Yarısı siyah, yarısı beyaz olan ve arkası dönük bir erkek figürü )
IMG-20160221-WA0002
Annesi onu almaya geldiğinde bu konuya bir ekleme yaptı: ” Oğlum çok mükemmelliyetçi. Aslında o yüzden de getirmeyi düşünüyorum size..).” . Ben bunu duyunca hem şaşırdım hem de gülümsedim çünkü ilk defa bir küçük danışanın mükemmelliyetçiliğinden şikayet edildiğini duyuyordum. Ve ne tesadüf ki bu danışanımla ortak bir özelliğimiz vardı: mükemmelliyetçilik…:)
Seans özel bir vaka olduğu için Mert’in annesinden hergün sabah ilk iş bana email atarak o gece oğlunun uyanıp uyanmadığını, nasıl uyuduğunu yazmasını rica ettim.
***
Geri-bildirimler:
-1. Gün: ” Gece uyandı ama atak yaşamadı. ” Ben izin vermedim ” diyerek geri yattı. Herhangi birşey olmadı.”
-2. Gün: “Hic uyanmadi tum gece
Bu duruma benzer geceleri 1 ayda en fazla 4-5 gece ve araliklarla yasadik
Umarim artik saymayi biraktigimiz huzurlu gecelerimiz baslamistir .
Cok tesekkurler ..Sevgiler…”
-3. Gün: ” Merhaba eylul hanim hic aksatmiyoruz calismayi 🙂
Bir geceyi daha biz uyumasak da oglumuz huzurla tamamladi ..
Tekrar tesekkurler . Sevgiler…”
-4. Gün: “ Huzurlu bir gece daha
Cok sukur …
Tesekkurler ,sevgiler.”
-5. Gün: “Bir gece daha huzurlu ve hic bir sorun olmadan gecti .
Cok tesekkurler .Sevgiler .
-6. Gün: ” Eylul hanim merhaba ;
Yasadigimiz bu zorlu deneyimin ilk anindan itibaren butun kalbimle inandim sizinle cozecegimize ..Bugun 6.gece
Oglumun her sabah bu gece de birsey olmadi derken gulen gozleri icin varliginiza minnetttarim …
Sevgiler...”
7 gün takip ettikten sonra durumun tekrarlamadığını görmemize rağmen yine de emin olmak için bir hafta daha gözlemlemek istedim.
-8. Gün: ” Merhaba eylul hanim
Kusura bakmayin bugun bir turlu yazamadim
Gece herhangi bir benzeri problem yasanmadi
Cok ruya gorup cok uyandigi bir geceydi
Yazmam gerekir mi bilmiyorum ama ruyasinda kardesi oldugunu benimle birlikte Ankaraya gidip dondugumuzde babasinin ona “Mert, kardesin öldü özür dilerim ” dedigini gormus
Uyandiginda gozlerinde yas vardi .
Bunun disinda bir danisaninizin paylastiginiz geri bildirimi dikkatimi cekti .
Mert’in de dirseklerinde tam bu surec oncesi cikan sigilimsi buyuk cikintilar vardi
Hic iyilesek gibi degildi .
Bir haftadir kuculduler ..
Tekrar tesekkurler .
Iyi geceler diliyoruz ..”
-9. Gün: “Merhaba eylul hanim;
Bir geceyi daha sakin ve huzurlu gecirdik
Tesekkurler .Sevgiler
-10. Gün
…..
-…..
Artık annesi bana uyku durumunu bildirmeyi bıraktı. Herhangi bir sorun çıkarsa haberleşeceğiz. Mart ayında hem Mert ile başka bir konuda, hem de annesiyle kendisinin talebi üzerine ayrı bir konuda çalışacağız.
 ***
NOTLAR:
GT11-Çocuklarla olan seansları yetişkin seanslarından daha çok önemsediğimi daha önce de yazmıştım. Düşünsenize, bu çocuğun annesi regresyon terapisinden haberdar olmasaydı oğlu için ne yapacaktı? Kabus dolu geceler muhtemelen aylarca veya yıllarca devam edecekti..ve belki ilerde uyku için ilaç bile vermek zorunda kalacağı günler gelecekti.
O yüzden işimi her geçen gün daha çok seviyorum. İnsanların iyileştiklerini görmek-duymak bir tiyatrocunun alkışla beslenmesi gibi birşey. Yani benim için işimin en tatmin edici yanı, insanlardan aldığım geri-bildirimler. Yoksa sonucunu takip edemiyorsam bana göre seans yapmanın hiçbir manası yok.
GT82-GECE TERÖRÜ olabilir denen konu, bu vakada benim için sadece bir eklenti seansıydı. Yalnız dikkat ettiyseniz bu soruna el atmadan evvel konunun öncelikle tıp doktorları tarafından kontrol edilmiş ve her türlü tetkik yapılmış olduğundan ve tıbbi bir çaresi olmadığından emin oldum. O yüzden her benzer sorun olduğunda lütfen genelleme yapmayınız ve ilk etapta bir tıp doktoruna başvurunuz.
” Eklenti ” konusu çok daha geniş çaplı bir konu olduğundan burada çok detaya girmeyeceğim ama sadece şu kısa tanımlamayı kullanabiliriz: Bizim enerji alanımızda bulunan ama bize ait olmayan enerjilere EKLENTİ diyoruz. ( bakınız: Sıkça Sorulan Sorular bölümü )
Bu vakada çocuk danışan tarafından çizilen bir eklenti silüeti mevcut idi. Aldığımız bilgiler doğrultusunda bu eklenti, Fransa’da intihar ederek ölmüş birinin enerjisinden başka birşey değildi. Neden bu çocuğu seçmiş derseniz, seansta kendime not ettiğim bilgi şu: Mert 1 ay önce çok üzüldüğü travmatik bir olay yaşamış. O sırada eş-zamanlı olarak okulda da haksızlık olarak gördüğü başka bir duruma şahit olmuş. Bu iki travma üst üste geldiğinde ve Mert’te tetiklenen duygu Fransa’da ölen kişinin duygusuyla aynı frekanslarda olduğunda Mert bu enerjiyi doğrudan kendisine çekmişti. Seans sırasında bu enerjiyi ait olduğu yere gönderdikten sonra Mert’in annesini de bu tür durumlardan korunma yollarıyla ilgili kısaca bilgilendirdim.
Mert’in yaşadığı travmatik vaka üzerine kendisiyle biraz sohbet edip etkilenme durumuna baktım. Eğer ihtiyaç duyarsak ilerde çalışacağız ama şimdilik kendisi konuyu zaten halletmiş gibi görünüyor.
3-Burada bahsettiğim eklenti konusunu anlamakta zorlanıyorsanız şöyle düşünün: nasıl ki bağışıklık sisteminiz düştüğünde vücudunuz daha kolay hastalanıyorsa, ciddi bir travma yaşadığınızda hissettiğiniz yoğun duygularla ( öfke, çeşitli korkular…vb ) , kendinize birtakım olumsuz enerjileri çekebiliyorsunuz.
Eminim ilk defa duyanlara saçma gelecektir ama durum tamamı ile bundan ibaret. Ben sonuçla ilgilendiğim için gerisi sadece teferruat. Ama emin olabilirsiniz ki böyle bir şeyi 15-20 sene önce duysam ben de inanmakta zorluk çeker hatta sizin delirdiğinizi düşünürdüm..:)) O yüzden yaptığım işe baktığımda zaman zaman kendi kendime şöyle espriler yaparım: BİR ANALİTİĞİN HAZİN SONU ( ya da ANALİTİK PLAZA İNSANININ HAZİN SONU ) ismiyle belki bir gün kısa hayat hikayemi yazarım size. Hiç gerçekçi değil diye küçükken bilim-kurgu bile izlemeyen ve gözüyle görüp algılamadığı hiçbir şeye inanmayan birinden bu aşamaya nasıl geldiğimi belki birgün size de anlatırım.
O gün gelene kadar kendinize iyi bakın..:))
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

ÇOCUK DANIŞAN VAKASI: KARDEŞ KISKANÇLIĞI

Standard
T1
İsmine Tolga diyeceğim küçük danışanım 7 yaşında, anne-babasının evliliklerinin 9. yılında tam da çocuk sahibi olmaktan ümidi kesmişken olan ilk çocuğu olmasının dışında anne tarafından da hem ilk torun hem de erkek evladı olmayan dedenin hayallerinin gerçekleşmesi şeklinde dünyaya gelince bayağı el bebek gül bebek büyümüş genç bir adam:)
Seans öncesinde annesinden talep ettiğim bilgilendirme mesajı aşağıdaki gibiydi:
Mutlu bir çocukluk geçirdi. Çok gezdi, çok gördü. Et yemeyi sevmediği için pedagoga gittik. Pedagog çok aklı başında zeki bir çocuk deyip “neden et yemiyorsun” dediğinde “annem güzel yapamıyor “dedi. Eve gidince pedagoga söz verdiği gibi köfte yaptırıp yedi. Bronşiolit geçirdi. Bol hava aldı. Hastalıktan kurtulmadı. Geniz eti ve bademciğini aldırdıktan sonra hasta olmadı. 
 T3Şubat 2013 tarihinde sürpriz kızım dünyaya geldi.  Oğlumun sakinliği kayboldu. Toz alerjisi ve kedi alerjisi teşhisi kondu. Şu anda kedi alerjisi kayboldu ama toz alerjisi devam ettiği için Deloday, singular ve burun spreyi kullanıyor. 
    Oğlumun gittikçe çoğalan bir siniri var. Bağırıyor, kardeşine vuruyor. kardeş kıskançlığı diyerek 2 yıldır sakin olmaya çalışıyorum ama artık olmuyor. Ayrıca başarı odaklı bir çocuk. Eğlenmekten çok, birşey öğrendim mi, başardım mı? diye bakıyor. Ben ise daha mutlu bir birey olmasını istiyorum. Sinirlenince gözü kimseyi görmüyor.
    Kardeşi doğduktan 6 ay sonra fotoğraf makinasını alıp en az 50 defa “annem beni sevmiyor” diyerek doldurup bana hediye etti. İlgi istiyor deyip ilgilendik.
   T4 Arkadaşları, öğretmeni ve arkadaşlarının aileleri onu görev adamı olarak görüyorlar. Görevi ver, düşünme diyorlar. Çocukluğunu yaşamıyor sanki. Bir gün kalktı ” piyano öğrenmek istiyorum” dedi. 2-3 hafta bekledikten sonra yazdırdık. 2. yılında ve hala devam ediyor. 160-200 parçalı yapboz yapar. Legolarla çok farklı araçlar yapar. “Bilgi almıyorsam, birşey öğrenmiyorsam gitmeye gerek yok “lafı Tolga’nın. Şu anda satranç ve zeka oyunlarına ilgi duyuyor. İlerde zaman makinası yapan bir icatçı olmayı düşünüyor. Sınıfta 2 dostu var. 
    Birşeyi unutmuşum. Oğlum biraz takıntılı.  Okuldaki dolabı bile düzenli. Her eşyasının yeri var ve o düzende gidiyor. Yemek yerken her farklı yemekte tabak değiştiriyordu. Şimdi ise kalkıp tabağı çalkalayıp yiyor. Yemekleri karıştırmaz, ayrı ayrı yer. Benim yazacaklarım bitmez. Sadece benim için her şekilde harika oğlumun daha mutlu olmasını istiyorum. Sevgiler..
Ebeveynlere doldurttuğum formda bulunan ÇALIŞMAYA GELİŞ SEBEBİNİZ bölümüne gayet bilinçli olan ve kendisi de bildiğim kadarıyla 2 üniversite mezunu olup 3. üniversiteyi okuyan bir eğitmen olan annenin yazdığı şu cevap çok hoşuma gitti: “Oğlum için geldim. Oğlum mutlu olsun istiyorum. “ .  Neden hoşuma gitti? Çünkü Türkiye’de genelde ebeveynler çocuklarının mutlu olmasından ziyade, daha çok ders çalışmaları, okulda daha başarılı olmaları, çevreyle daha uyumlu olmaları…vb şeylerle ilgilenme eğilimindedirler. İlk defa sadece çocuğunun mutlu olmasını isteyen bir anne gelmişti çünkü yukarıda okuduğunuz üzere çocuk zaten tam bir görev adamı ve herşeyde başarılıydı.)
Formda ayrıca geçmişte kendisine depresyon tanısı konulduğu ama şu anda ilaç kullanmadığı, sadece toz alerjisi için ilaç kullanıldığı yazıyordu.
T5Çocuklarla uyguladığımız teknikler yetişkinlerden tamamen farklı olduğundan Tolga ile seansımız yaklaşık 1 saat sürdü. 1 Saat içinde sohbet ve oyun adı altında en az 3 teknik kullandım.
Resim çizdiğimiz bölümde çok güzel bir roket çizdi ama aynı sayfaya eklenti varlığından şüphe edebileceğim bir şekil de yaptı ki bu beni hiç şaşırtmadı. Ardından kısa bir eklenti temizliği yaptık. Tolga gördüğü renk ve şekillerle de eklentinin varlığını ve sonra da tamamen gittiğini teyit etti.
Resim yaparken aralarda bolca sohbet ettik. Burada kardeş konusuna birkaç cümleden fazla yer vermedim ve o konuda yönlendirme yapmadım.
Bunun dışında en önemsediğim bölüm olan “doğum travması “na baktım. Doğum travmasına çalışırken de son aşamada annesini oyuna dahil ettim.
T6Çalışmayı bu şekilde tamamladıktan sonra akşama doğru başka bir seanstan çıktığımda annesinin Tolga’nın seansından 6 saat sonra göndermiş olduğu sms’i görünce mutlu oldum.
Sms’te şöyle yazıyordu: “ Bugün çok güzel bir gün deyip durdu. Uçak müzesine gittik, eğlendi. Eve geldik biraz önce. Kardeşimi sevmiyorum ama iyi ki var. Yoksa oyun arkadaşım olmazdı cümlesini kurdu. İnanamadığım için yazdım. Müsait olduğunuzda çaldırırsanız sizi ararım. Teşekkürler. “
Anne ile telefonda görüştüğümüzde bana neden bu kadar şaşırdıklarını açıkladı:  ” Bugüne kadar kardeşine 5 dk bile dayanamazdı. Eve geldiğinde onunla 1 saat oynamasına çok şaşırdık. “
Seanstan sonra bir süre bekleyip Tolga’nın aynı şekilde devam edip etmediğini görmek istediğim için en az 10 gün daha beklemek istedim. 10 gün sonra annesinden aldığım geri-bildirim emaili:
T7” Merhaba, Tolga’nın hayatında seanstan sonra birçok şey oldu. Okuldan geldiğinde ufak bir konu bulup enerjimi tüketen oğlum, artık sakin bir şekilde olayları anlatıyor. Kardeşi kapıyı açtığında giiit diye bağıran oğlum, çantasını hemen bırakıp”merhaba deyip onu kucağına alıp döndürüyor. Kardeşini odasının kapısında bile görmeye tahammülü olmayan oğlum, ‘Kardeşim, şimdi bir oyun oynuyorum. Bitince sana gösteririm olur mu?’ diyerek kırmadan gönderiyor. Yakın bir arkadaşımın yaşıt çocukları var. Kızıma vurulduğunda hiç umursamayan ve arkadaşı ve arkadaşının kardeşiyle oyun oynamaya devam eden oğlum, şimdi kardeşine vurulduğunda hemen gelip neren ağrıdı diyerek kardeşini sakinleştirmeye çalışıyor. Hatta hiç dokundurmadığı oyuncaklarını getirip oyun oynamasına izin veriyor. Vuran kişiye kızıyor. Size sadece Mutlu olmasını istiyorum demiştim ya.. Artık daha huzurlu ve mutlu olduğunu düşünüyorum. Olayları daha çok paylaşıyor, sinirlenince aşırı bağırması azaldı. Bazen sadece size sarılmak istedim diyerek sarılıyor. Ben büyüdüm deyip kucağıma çok gelmeyen oğlum, kucağıma atlıyor. Bir de eşim ‘ Pelin yoksa sen mi terapi aldın? Çok sakinsin’ diyor. Aklıma geldikçe farklılıkları sizinle paylaşırım. Herşey için teşekkürler. Bir de düzen durumu vardı. Odasının düzeninden, kurallarından sıkıldığımız oğlum galiba bir hafta boyunca odasını toplamadı. Oyuncaklarını bir güzel dağıttı. Daha sonra düzene girdi. Ama eskisi kadar takıntılı bir düzen durumu yok.
NOTLAR:
1) ÇOCUKLARLA REGRESYON: Çocuklarla regresyon terapisi yapmak için önce regresyon terapisi eğitimi almalı, ondan sonra ileri bir teknik olan çocuklarla regresyon terapisi eğitimini tamamlamalısınız. Çocuklarla regresyonda uygulanan teknikler, yetişkin seanslarında kullandığımız tekniklerle aynı değildir. Çoğu zaman dışardan izlediğinizde sadece sohbet ediyor veya oyun oynuyor gibi görünürüz ama her o esnada her söylediğimiz kelimenin ve her oynadığımız oyunun mutlaka bir amacı vardır.
2) Çocuklarla regresyon terapisi seansları bir yetişkin seansına nazaran çok daha kısa sürer çünkü bir çocuğu o odada 1 saatten fazla tutamazsınız. O yüzden çok hızlı ve yaratıcı olmanız gerekir. En önemlisi ise bir çocukla nasıl iletişim kuracağınızı bilmeniz gerekir. Dünyanın en bilgili ve en iyi terapisti bile olsanız, eğer karşınızdaki çocuk sizin enerjinizden hoşlanmazsa, ağzınızla kuş tutsanız o gün o seansı yapmanız mümkün olmaz. Dolayısıyla kısa ve kolay gibi görünse de yetişkinlerle çalışmaktan çok daha zorlayıcıdır.
T2Mesela; bir yetişkin bir yerden referansla size gelebilir, tek amacı sizle çalışıp sorununu çözmektir…sizinle kimyasının uyuşması olmazsa olmaz bir şart değildir. Ama bir çocuk sözkonusuysa, çocuğun en son umrunda olan şey referans veya sorununu çözme isteğidir. O yüzden çocuklarla seansta kimya uyuşması çok çok daha önemlidir.
3) Çocuklarla regresyon terapisi hata affetmez. Bir yetişkinle seansınızın üzerinden 2 gün geçse ve aklınıza yeni birşey gelse, o kişiyi tekrar çağırıp seansa rütuş yapabilirsiniz. O konuya gerekirse ilerde bir daha, bir daha bakabilirsiniz. Ama bir çocuğu bazen sadece 1 kere görme şansınız olur. Aynı travmatik olayı çocukla tekrar ve tekrar konuşamazsınız. Hele ki bu geçmiş yaşam kaynaklı, bilinçaltının tozlu çekmecelerinde duran travmatik bir konuysa ve eğer o açılan çekmece nasıl düzenleyip kapatacağınızı bilmiyorsanız, bu işe kesinlikle el atmamalısınız. Ayrıca her vaka, regresyona uygundur diye birşey yoktur. Hangi konunun haddiniz olup olmadığını yetişkinlerde 1 kere düşünüyorsanız , çocuklar söz konusu olduğuna en az 5 kere düşünmeniz gerekir.
T94) Çocuklarla regresyon seanslarından önce anne-babanın işbirliği yapıp yapmayacağını mutlaka sorarım. Eğer çocuğu getirip bunu düzelt ( fix it ! ) mantığındalarsa genellikle benim için o seans gerçekleşmez. Bazen ebeveynlerden sadece birinin bile direnç göstermesi, çocuğun iyileşmesi önünde bir engel yaratabilir çünkü her zaman olmasa da çocuklar çoğunlukla ebeveynlerinin bir sorununa aynalık yapmaktadırlar. Eğer ebeveynlerden bir tanesinin o sorunla yüzleşme cesareti yoksa, işimiz çok daha zorlaşır.
Bu arada, çocukla başladığım ama 2. seanstan sonra ebeveynlerle çalışmak istediğim seansların oranı oldukça fazladır. Emin olabilirsiniz ki ebeveynleri kendi sorunlarını çözmüş ve mutlu olan çocukların ilerlemeleri çok daha hızlı olmaktadır.
T10Bunun haricinde, çocukların sadece ebeveynlerin değil de bazen daha üst kuşakların yüklerini taşıdığını da hesaba katarsanız ( ki travmaların DNA’lar aracılığıyla kuşaklar arası aktarıldığı artık bilimsel bir gerçektir ), bu konuya çok boyutlu bir bakış açısının gerektiğini daha iyi anlarsınız.
5) Yukarıdaki vakada, annenin çocuğunu henüz seansa getirmeden önce kendisinden talep ettiğim bilgilendirme mesajını okurken eklentiden şüphe etmiştim. Çocuğun yetişkin tavırlarından, normal bir çocuk gibi davranmaya başlaması ve bazı takıntılarının geçmesi de zaten bu sorunların eklenti kaynaklı olduğunu doğruluyor.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

KİLO SORUNU ( 2. Bölüm )

Standard

xBir önceki yazımda belirttiğim üzere İrem Hn, ilk seanstan sonra ciddi bir öfke patlaması yaşamaya başlamıştı. Bu kadar yoğun öfkenin açığa çıkmasının sebeplerine ilk yazıda değinmiştim. Bu yoğun öfkenin açığa çıkması üzerine, tamir fazının bitimine müteakip kendisiyle 2. bir seans yapmayı düşündük ama işlerinin yoğunluğu sebebiyle vakitlerimizi ayarlayamadık. Bunun üzerine ilk seanstan 2 hafta sonra yeniden bir araya geldiğimizde önce kısa bir ön-görüşme yaptık. Uzun süreli bir çalışmaya niyet ettiğimiz için kendisine bilmem gereken yeni durumlar olup olmadığını ve yeni geri-bildirimlerini sordum. Aldığım cevaplar aşağıdaki gibi oldu:

1-Tamir fazı dediğiniz ilk bir hafta boyunca hüzün, öfke ve ağlama isteği oldu ama en yoğun hissettiğim öfkeydi. Hatta bir gün öfke patlaması yaşadım. Yedi gün bittiğinde öfke azaldı. Daha sakin ve dingin oldum. “( tamir fazı bittiğinde genelde semptomlar biter )

2-Alışveriş isteğim azaldı. Hergün soluğu markette alan, gerekli-gereksiz harcama yapan biriydim. Çikolata ve şekerli şeylere son yıllarda aşırı bir zaafım vardı. Bunda %60 civarında azalma oldu. Stok yapardım. Buzlukta kıyma varken, gider yine stok yapardım. Bütün balkonumuz yiyecek stoğuyla doluydu. Anneme ” onlar bitmeden yeni birşey alınmayacak, sadece yeşillik ve meyve alınacak, dolapta birşey kalmayacak. ” dedim. O da şaşırdı. ”

3-” Yeme isteğim azaldı. Önceden sürekli aklımda yemek olurdu. Şu anda başka şeyler de yapıyorum, yemeğe odaklanmıyorum. Abur cuburu bıraktım. Sadece çorba ile bile doyabiliyorum.

4-” Evdeki fazla eşyaların beni yorduğunu farkettim. Artık kendime ait, az eşyalı, beni yormayacak, sadece istediğim gibi yaşayabileceğim bir evim olsun istiyorum. ” ( Danışan ebeveynleriyle yaşıyordu. İlk defa kendine ait bir ev sahibi olma isteğinden bahsediyor. Başka bir konuyla bağlantılı olarak değerlendirdiğimde bu da oldukça olumlu bir gelişme)

5-” Parayı çok gereksiz yere harcadığımı farkettim. Aldığım şeyler beni mutlu etmiyor. Onun yerine artık değişik yerleri gezmek istiyorum.

6-” Kendime bir yaşam planı yaptım. Ayrıca geçen hafta boyunca alışveriş sitelerinden gelen tüm emailleri sildim.

7-” Uyku ilk 7 gün boyunca daha yoğun oldu ama gittikçe azaldı. ”

 

Bu geri-bildirimleri not ettikten sonra o gün için kafamdaki plan şimdiki hayat regresyonu çalışmaktı. İrem Hn’ın anne-babası ile iletişimi çok iyi değildi ve şimdiki hayatının erken safhalarında kendine güveninin oldukça düşük olduğundan bahsetti. İlkokula dair hiçbir anısı yoktu ki bu benim için o dönemde travmatik birtakım olayların olabileceğinin göstergesiydi. Ortaokulda derslerinde çok zorlanmıştı. Lisede ise hayatını oldukça etkileyen bir platonik aşkı vardı. Hatırlarsanız bir önceki vakada, bu hayattaki lise öğretmeninin o geçmiş hayattaki babası olduğunu görmüştü.* (NOTLAR bölümünde bu konuyla ilgili uzun bir açıklama yapacağım.)

 

kg11İrem Hn’ın çok kısa ve travmatik bir evliliği olmuştu. Ayrıldıktan sonraki süreçte psikolojik sorun da yaşamıştı. Dolayısı ile şimdiki hayatında bakmamız gereken çok konusu vardı. O yüzden öncelikle buradan başlamak istedim. Kendisi ile ana karnı sürecinden başlayarak 6 yaşına kadar ilerleyebildik.  Ana karnında annesine gönderilmiş olan bir eklenti algıladı. Eklenti dolaylı yoldan kendisini de olumsuz etkiliyordu. Başka bir sahnede ise annesi kendisine 9 aylık hamileyken banyoda ayağının kayıp düştüğünü algıladı. Annesinin kendisiyle bağ kurmasını istediğini, korktuğunu söyledi. İlerleyen sahnelerde ise sanki annesi tarafından istenmiyormuş gibi hissettiğini söyledi.

Doğum sahnesine yaklaştığımızda doğmak istemediğini, annesinin kendisine güven vermediğini ve bu hayata ait olmak istemediğini söyledi. Tahmin ettiğiniz üzere, bu düşüncelerde olan bir bebeğin vaktinde ve kolay doğması beklenemezdi. Beklenen tarihten geç bir tarihte ve oldukça uzun süren zorlu bir doğum sonrasında doğduğunu algıladı. Doğduğu anda yabancı enerji diye tanımladığı eklenti yine o odadaydı. Eklenti ona ” hep seninle olacağım, çok mutsuz olacaksın, seni hiç sevmeyecekler ” gibi birşeyler söyledi. Daha doğduğu andaki düşüncesi ” buraya gelmemeliydim ” oldu. Annesi onu çok yorgun bir şekilde emziriyordu. Danışan burada annesinin sanki kendisini emzirmek istemediğini hissedip sinirlendi. Babası ile ilk karşılaştığı anda ise anne-baba arasındaki iletişim eksikliği kendisini rahatsız ediyordu. Ama ortama babası geldiğinde kendini daha güvende hissediyordu. 

 

191-1,5 yaş civarında annesi ve babası arasında gerginlik olan bir ana baktık. Babasının yanlış bir evlilik yaptığını düşündüğünü algıladı. Bu sahnede sevgisini göstermediği için annesine kızıyordu.

2 yaş civarındaki başka bir sahnede babası annesiyle birlikte olmak istiyordu ama anne kabul etmeyince ortamda yine gerginlik yaşanıyordu ve annesi ağlıyordu. Buradaki çocuk hali aslında herşeyi algılayor ve birbirlerini sevmedikleri için hem anneye hem babaya kızıyordu.

3-4 yaşında geçen başka bir sahnede annesi ile arasında yine kopukluk algıladı.

5 yaşında olduğu bir sahnede apartmandaki komşularının oğlu tarafından merdiven boşluğunda taciz edildiği bir sahne vardı. ( Malesef çok sık karşılaştığım bir tablo bu…nerdeyse çalıştığım her kadın danışanın en az 1 tane taciz vakası oluyor. Kimisi çok hafif etkileniyor, kimisi ise tüm hayatını etkileyecek derecede ağır oluyor ) Bu sahnede 5 yaşındaki çocuğun korkuyla karışık kafasında oluşturduğu kayıt ” bana kötülük yapacaktı, izin vermedim. bütün erkekler kötüler.” şeklindeydi.

 

z6 yaşındaki son sahnemizde ise bir aile kavgasına şahit oluyorduk. İçinde dayı, teyze, anne ve anneanne vardı. Olay esnasında anneanne kendi çocuklarından biri tarafından fiziksel şiddete maruz kalıyordu. Danışamın çocuk hali olayları korku ve şaşkınlıkla izliyordu.

Bütün bu sahneleri ana karnından itibaren dönüştürdük. Ana karnındaki eklentiyi çekme sebebi olarak ise aşırı anaçlık ve korumacılık yani annesini koruma isteğini keşfettik. Yalnız burada en önemli nokta, danışanın annesini eklentiden koruyamadığını ve eklentinin hala annesinin üzerinde etkili olduğunu algılaması oldu.

 

t

Tüm aile bireyleriyle bir araya geldikten sonra anneanne ile karşılaştığı sahneden sonra rehberi ona gülümseyerek: “Onları affetmen çok iyi oldu. Artık huzurlu olabilirsin, rahat uyuyabilirsin. Anneannen seni affetti. ” dedi. Bunun üzerine İrem hn anneannesinin ona kırgın öldüğünden bahsetti. Kendisi bir dönemde anneannesinden borç almıştı ama anneannesine ödemeye fırsat olmadan anneannesinin ölüm haberini almıştı. O sırada tayini gereği başka bir şehirde yaşıyordu ve ölümünden önce helalleşme şansı olmamıştı. Bu sahnelerde anneanne ile karşılaşırken yoğun katarsis yaşadı ve şöyle dedi: ” Anneanne, senden aldığım borcu ödeyemediğim için beni affet. Her cuma günü hayır yapıyorum bunun için. Lütfen beni affet. ” O bunları söylerken ve ağlarken, anneannesinin de gözlerinin dolduğunu ve ” Helal olsun” dediğini algıladı. İrem Hn anneannesinee ” Her cuma senin için dua ediyorum, hayrını yapıyorum anneanne” dedikten sonra rehberi ona ” şimdi tamamlandı” dedi.

İrem Hn’la çalışmaya başladığımızdan bu yana para ile ilgili de blokaj yaşadığından bahsetmişti ama kendisinin ölen anneannesine borçlu olduğunu bilmiyordum. Bu bölümde bana lisede çok sevdiği o öğretmenine de borçlu iken öğretmeninin öldüğünü söyleyince bu detayları kenara not aldım. Tek bir seans içinde 40 küsür yılı keşfedip dönüştürmemiz olanaksızdı ama ilerde o bölüme geldiğimizde mutlaka bakılması gereken bir ayrıntıydı. Bu yıllardan geriye kalan tüm negatif izleri şifalandırdıktan sonra seansımızı noktaladık.

 

Geri-bildirimler:

oİrem Hn ile seanstan 1 gün sonra haberleştiğimizde şöyle yazdı:  “ Bu seans bana ilaç gibi geldi. Geçmişle yüzleşmek benim için bir kabus olmaktan çıktı artık. Yeni kararlar alıp uygulamaya koymaya karar verdim. Bazı şeyleri farkettim. Fütursuz cesaretimin kaynağına inmeye başladığımı anlıyorum artık. Huzur…..en yoğun hissettiğim duygu bu oldu dünden beri. Para konusunda çok radikal kararlar aldım. Onunla oyun olmayacağını anlamış bulunuyorum. Bu konudaki yanlış artık hayatımda geri dönülmez sorunlara yol açabilir. Onunla daha ciddi ilişkiler kurup daha dikkatli olmaya karar verdim. Kendi iyiliğim için bu kararları uygulayacağım ancak zorunluluktan çok kendim bunu gerçekten istiyorum. Az eşya ,az yiyecek,az kıyafet bundan sonraki hayat felsefem olacak. Ruhumu yoran herşeyden uzak duracağım. Aralanan kapıdan başını daha neler uzatacak bilmiyorum ama bunu beklemek de keyifli olacak sanırım. Farklı bir gelişme olursa haberleşiriz.  Görüşmek üzere, hoşçakalın. SevgilerEmoji ”

 

rSeanstan 2 gün sonra haberleştiğimizde herhangi bir uyku veya enerji sorunu olmadığını söyledi.

Seanstan 7 gün sonra telefonla konuştuğumuzda sesi çok mutlu geliyordu. Bu seanslardan sonra kendisinde yoğun enerji artışı olduğundan ve artık herşeyi yapacak vakit ve güç bulduğundan bahsetti. Ayrıca seanslara devam etmek istediğini belirtti.

İrem Hn’ın 2. seanstan sonra rahatlaması ve öfke gibi negatif duyguların iyice azalması sebebiyle, yaşadığı para problemini de hesaba katarak kendisi ile ayda bir seans yapalım şeklinde anlaştık.

 

NOTLAR:

1- İrem Hn’ın bu hayatında platonik aşk duyduğu lise öğretmeni, ilk seansımızda kendisinin 1,5 yaşında öldüğü ve Yemen’de geçen bir geçmiş hayatındaki babası olarak karşımıza çıkmıştı. Bu tarz bağlantılara regresyon seanslarında sıklıkla rastlanabiliyor. Özellikle de böyle eksik ve yarım kalan yaşanmışlıklar olduğunda kişi o ruhla başka hayattan kalan eksikliği bu hayatta tamamlamaya çalışabiliyor. Kişinin ruhu bunu biliyor ama insan deneyimi içerisinde kişi bu kişiye karşı hissettiği çekimin ve sevginin sebebini anlayamayıp başka bir şeyle karıştırabiliyor, aşk sanabiliyor. Halbuki evren o kişileri bir aşk yaşasınlar diye değil, eksik kalan birşeyi tamamlasınlar diye bir araya getiriyor. Birçoğumuzun sandığının aksine; ruh eşlerimiz her hayatta aynı kişi olmuyor. Bunu bir ruh ailesi gibi düşünebilirsiniz. Bir hayatta eşiniz olan kişi başka bir hayatta anne-baba veya kardeşiniz olabiliyor. Olaya fiziksel ve insani bakış açısıyla değil de ruhsal olarak bakmaya çalışırsanız daha kolay anlaşılır. Mesela ömür boyu çatışma halinde kaldığınız ve hiç iyi anlaşamadığınız bir kardeş başka yaşamdaki eş olabilir veya oğlunuz olabilir. Bu yüzden içinizde mutlaka yaşayanınız vardır: bazen bir insanı gördüğünüzde işte bu benim evleneceğim insan dersiniz çünkü ruhunuz bilir. Veya sadece 2 haftadır tanışıyorsunuzdur ama sanki bu insanı yıllardır tanıyormuşum gibi dersiniz, beni çok iyi anlıyor, konuşmadan anlaşıyoruz dersiniz. Bunların sebebi muhtemelen ruhlarınızın bu hayatın dışında başka hayatlardan tanışıyor olmasıdır. Bu illa ki o kişiyle aşk yaşayacaksınız ya da evleneceksiniz anlamına gelmez. Yukarıdaki örnekte gördüğünüz gibi sadece eksik kalan bir sevginin tamamlanması için bir araya gelmiş olabilirsiniz.

2- Bu vakada gördüğünüz gibi bebeğin doğum şekli, doğum zamanı, ana karnındayken olanlar, doğduğundaki ortam..vb detaylar bir bebeğin hayatını etkileyen konular olduğu gibi aynı zamanda bebeğin daha doğum anında hayata bakışıyla ilgili  bize fikir veriyor. Bir bebek geç doğmuşsa, zor bir doğum olmuşsa, boğazına kordon dolanmışsa bunlar mutlaka bakılması gereken konulardır. Örneğin; boğazına kordon dolanan bir çocuk ilerde hayatı boyunca kapalı yerde kalma fobisi bile geliştirebilir. Bunu zihnen bilmeniz ise sorunu çözmez, mutlaka bilinçaltına ve bedene yönelik bir çalışma yapılması gerekir.

3- Eklenti konusunun ne kadar önemli olduğunu görmüşsünüzdür. Burada daha ana karnındayken algılanan bir eklenti var. Bu eklentinin ne tarz bir eklenti olduğunu biz seans içerisinde anladık ve temizledik. Temizlediğimiz andan itibaren danışanın annesine bakış açısında bile değişim oldu. Bu eklentinin ne tarz bir eklenti olduğuna ve nasıl anladığımıza ise burada yer vermeyeceğim. Bunlar terapistlerin bilmesi gereken teknik konulardır.

4- Dikkat ettiyseniz kilo diye başladık ama konu nereden nerelere geldi. Hiçbir vaka tek konuyu barındırmıyor. Her vaka kendi içerisinde bir sürü extra bilgi arındırıyor. Mesela burada danışanın hep yakındığı para konularına dair de bir giriş gerçekleştirmiş olduk ki bu yine tesadüfen oldu. Ben danışanın anneannesine borçluyken öldüğünü ve bu yüzden vicdan azabı çektiğini vaka içinde bu bilgiyi alana kadar bilmiyordum. Bu detay bile bir insanın alma-verme dengesinde sorun yaratabilir. O yüzden konulara hiçbir zaman tek yönlü bakmamak lazım. Aile ilişkisine bakayım derken para konusu şifalanabilir ya da bazen para konusunu şifalandırayım dersiniz altından aile çıkabilir. Bu yüzden ciddi bir blokajınız varsa, kendinizi bir seans ile sınırlandırmamakta fayda var. Çok fazla iç içe geçmiş sorununuz olduğunda tek seansla tüm hayatınızda mucizevi bir dönüşüm olmayabilir ama ufak çağlı da olsa birşeyler değişmeye başlar.

Düşünün ki İrem Hn’ı o ilk seanstan sonraki haliyle bıraksaydım veya kendisi ilk seanstan sonra yoğun öfke yaşadığı için benimle çalışmaktan vazgeçseydi nolurdu? Bu tıpkı ameliyat masasında hastayı bırakmak gibidir. İrem Hn, etrafına terör estiren ve çok öfkeli biri olarak kalırdı. Hatta ” Regresyona gittim, beni daha beter yaptı” diye ortalıklarda dolaşabilirdi. Nasıl konuştuğu da önemli değil, ama tüm hayatının geri kalanını daha öfkeli ve mutsuz geçirdiğini düşünün. O yüzden bu işlerin işi bilen, eğitimli, etik değerlere bağlı, ne yaptığını bilen kişilerce yapılması çok önemli. Ayrıca ben bu seansları telefon ile yapsaydım, İrem Hn’ın yüz ifadesini göremezdim, katarsislerini yönetemezdim,  beden terapi yapamazdım. Dolayısı ile bedeninde olan bitenden de haberim olmazdı. O yüzden ciddi bir sorununuz varsa herzaman yüz yüze terapi yöntemlerini tercih etmenizi tavsiye ederim.

5- İrem Hn’ın kurduğu tek bir cümleden ve bana verdiği başka örneklerden kendisinde bir ebeveynleştirme ( parentification ) sorunu olabileceği dair de gerekli notumu aldım ve ilerdeki seanslarda bakılmak üzere dosyama kaldırdım.  Her seans içerisinde birçok ipucu barındırıyor.

6- İrem Hn’ın enerjisinde artış olması, kendisinin enerji alanında bulunan birtakım eklentilerin gitmesinden kaynaklanıyordu. Kişi kendi enerji alanını temiz tutarsa ve bu alanı olumsuz etkileyen durumlardan arınırsa, kişinin enerjisinde artış olması her eklenti seansından sonra da rastladığımız bir durumdur. İrem Hn’ın bu enerjiyle neler yapmaya başlayacağı ise bir sonraki seansımızın konusu olsun.))

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

KÜRTAJ

Standard

Bu haftaki vaka örneğimizde yine bir eklenti ve şimdiki hayat regresyonu var.

headacheIşıl Hn 30’lu yaşlarının başında genç ve çalışan bir kadındı. İş hayatında başarılı biri olmasına rağmen kendini hayatı boyunca hep yetersiz hissettiğinden şikayet ediyordu ve bu yetersizlik duygusunun kaynağına bakıp dönüştürmek amacıyla seansa gelmişti. Başarılı bir iş hayatı vardı ama bulunduğu mevki kendisini tatmin etmiyordu. Çocukluğundan bu yana her zaman insanları alttan aldığını, ” HAYIR”  demek istediği durumlarda bile insanları kırmamak adına hayır diyemediğini söylüyordu. Kendini güzel bulmadığını ve hiçbir şeye layık görmediğini, iş hayatında müdürleri tarafından  takdir edilen bir çalışan olmasına rağmen içinden sürekli ” ben ne yaptım ki ” diye geçirdiğini eklemişti.

Öngörüşmede kısa olarak ailesi ve çocukluğu hakkında konuştuk. Çok şanslı bir çocuk olduğunu söylüyordu ama hayatı boyunca neden böyle yetersiz hissettiğini bir türlü anlamıyordu.
abortionSeansa geçtiğimizde yetersizlik duygularının kaynağına baktık. Bu sırada vücudunda hissettiği semptomlar bana bir kürtaj vakasını çağrıştırdığı için seansın akışını eklentiyi tespit edecek şekilde değiştirdim. Notlarımda annesinin kendisinden önce bir kürtajı olduğu bilgisi vardı ve belirttiği duyarlılıklar onunla bağlantılı gibi görünüyordu ama yine de danışanın durumu kendisinin anlamasını istediğim için duyarlılıkların ne ile alakalı olduğunu anladığı ana kadar bekledim.
yetersizlikEnerji alanında bir adet eklenti olduğunu kendisi de teyit edince eklenti ile ilgili çalışma yaptık. Gerçekten de kendisinden önce annesinin kürtajla aldırdığı kardeşi anne rahmine düştüğü ilk andan itibaren danışanın enerji alanında eklenti olarak kalmıştı. Tüm bu süreçte çocukluğundan itibaren zaman zaman kendisini eksik, yetersiz görmesine, hiçbir şeye layık olmadığını düşünmesine ve zaman zaman da farklı ortamlarda dışlanmış hissetmesine sebep olmuştu.
Ana karnı döneminde kendisine annesi kanalıyla geçen bu eklentiyi temizledikten sonra 7 yaşına kadar yaşadığı birkaç dışlanma hatırasını da dönüştürdük. Ana karnı dönemini dönüştürmeye başladığımız andan itibaren artık kendisini yetersiz ve eksik hissetmiyordu ve olaylara bakış açısı anında değişmişti. Orada anladı ki aslında hissettiği o duygu ve düşünceler kendisine ait değil, kürtajla alınan kardeşine ait duygu-düşüncelerdi.
Bu şekilde anlayış geliştirdikten sonra anne-babası ve kardeşi ile bir araya geldiği bölümde anne-babasından özür dileme isteği duydu. Eklenti sebebiyle taşıdığı duygu-düşüncelerin etkisiyle zaman zaman ebeveynleriyle arada yanlış anlamalar ve tartışmalar yaşanmıştı. kürtajŞimdi anlıyordu ki hepsi aslında sadece kabul edilmek ve onurlandırılmak isteyen kürtajla alınan kardeşinin ona yansıttığı duygu-düşüncelerin etkisiyle gerçekleşmiş yanlış anlamalardan ibaretti.
Bu sahnede ayrıca kendisinden küçük olan ve hayatta olan diğer kardeşine de sevgiyle sarıldı ve ona iyi bir abla olacağına dair söz verdi.
İçsel çocuk bölümünde kendi çocukluğundan bazı hallerini gördü..Hepsi artık gülümsüyordu.
Toplu temizlik ve şifa bölümünde oldukça rahatlamış ve mutluydu. Temizlik yapılırken altın rengine benzer bir ışık gördüğünü, dizlerinde tatlı bir ısınma olduğunu belirtti.
Rehberi ile karşılaştığı sahnede rehberi ona: ” Herşey güzel olacak. Kendine güven. Sen teksin ve özelsin. ” dedi.
Seanstan bir gün sonra konuştuğumuzda seans bittikten sonra eve gittiğinde bayağı uykulu olduğunu ve birkaç saat uyuyup uyandığını, ertesi sabah çok hafif başağrısı yaşamasına rağmen genel olarak kendini sakin ve iyi hissettiğini söyledi.

sleep-1.Seanstan 7 gün sonra haberleştiğimizde ” .. Geçtiğimiz hafta gayet iyi geçti. Sadece 3 gün önce üst üste birkaç olay gelince biraz moralim bozulur gibi oldu ama hemen topladım kendimi. Genel olarak iç huzurum daha iyi, o da dışarıya yansıyor olmalı ki birkaç kişi çok iyi göründüğümü söyledi 🙂   …  ” dedi.

Gece uyanmaların eskisi gibi devam ediyor mu, ne durumda diye sorduğumda ise , eskiden her gece birkaç kere uyandığını ve korku hissettiğini, seanstan sonraki dönemde sadece 2 kere uyandığını ama bu sefer korkmadığını, çok kahve içen biri olarak kahveyi azaltmaya karar verdiğini ve belki de bu sebeple uyanmışımdır diyerek tekrar yattığını söyledi.

NOTLAR:

1-Bu yazı, kürtaj konusu ile ilgili bir eklenti durumunu ve insanı nasıl etkileyebileceğine dair örnek bir vakayı içeriyor. Amacımız kürtajla ilgili olumlu veya olumsuz herhangi bir değerlendirme veya yorum yapmak değildir.

2-Kürtaj, aile dizimi seanslarında da özellikle dikkat edilen ve incelenen bir konudur. Kişilerin günlük yaşamlarında annelerinin düşük-kürtaj hikayelerini bilip bilmemelerinin veya hem çocuğun hem de annenin zihnen bu gerçeği kabul edip etmelerinin konuyla ilgisi yoktur. Kişilerin bilinçaltında yani ruhsal boyutta bu durumu nasıl algıladıkları asıl etkiyi yaratan şey oluyor. Dolayısı ile sağlıkla ilgili zorunlu sebeplerden dolayı çocuğu aldırmak zorunda kalmanız, sizin bilinçaltınızda bundan dolayı suçluluk hissetmeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Veya illaki her kürtaj vakasında herkes aynı oranda etkilenir ve herkes mutlaka suçluluk hisseder diye bir genelleme de yapılamıyor.

Buradaki örnekte, kürtajla alınan bebek kendisinin istenmediğini, dışlandığını ve kendisine yaşam hakkı tanınmadığını hissetmiş ve ışığa geçemeyerek bu etkiyi anne aracılığıyla bir sonraki kardeşine taşımış. Anne rahmi kanalıyla bu enerjiyi bir sonraki bebeğine aktarmış. Bir sonraki kardeş ise, kendisine sağlanan yaşam hakkı kendisinden önce gelen kardeşe tanınmadığı için suçluluk duygusu ile bu eklentiyi bugüne kadar kendi enerji alanında yıllarca taşımış.

Daha önce de dediğim gibi kürtajların kişileri etkileme şekli ve oranı kişiden kişiye değişiklik gösteriyor fakat şu ana kadar gözlemlediğim vakalara bakarak diyebilirim ki ailede önce doğan ve erken ölen bebeklerin, düşüklerin, kürtajların bir sonraki doğan kardeşi etkileme oranının yüksek olduğu şeklinde.

3- Örnek vakamızda danışan bedeninde sanki birşey onu mıknatıs gibi yukarıya çekiyormuş gibi hissetmişti. Bu semptomları seansa gelmeden 2 gün önce gördüğü rüyasında ve 2 ay önce bir gece aniden uyandığında da hissetmişti. Sanki metal ve soğuk birşey sırtından aşağı iniyordu ve aynı anda korku da hissediyordu. Sizin de tahmin edeceğiniz gibi tüm bu korku ve hisler, kürtajla alınan bebeğin alınma şekli ve alınırken bebeğin yaşadığı duygularla bağlantılıydı.

Danışan bu semptomları seanstan önce bizzat yaşadığı için bir açıdan şanslıydı çünkü seansta yaşadığı semptomlarla bire-bir örtüştüğü için ,  eklentiyi daha kolay algılamasını ve aradaki bağlantıları çok daha kolay kurmasını sağladı.