BİR ÖZGÜVEN MESELESİ ( 3.Bölüm )

Standard

S1

İkinci seanstan 1 ay sonra Sezen Hn ile 3. seans için bir araya geldik. Seansa başlamadan evvel son seanstan bu yana farkettiği geri-bildirimlerini sorduğumda aldığım yanıtlar:

1-Dışlanmışlık duygusunu seanstan sonra eskisi kadar hissetmemeye başladım.

2-Yetersizlik duygusunda %40 civarı iyileşme var.

3-İkinci seanstan sonra vücudum ödem attı, inceldiğimi hissediyorum. Önceden kıyafetlerin beli zor kapanıyordu ve o bölgede sıkışma hissediyordum. Şu anda rahat bir şekilde elimi belimin içine sokabiliyorum. İştahımda bir değişiklik yok, sadece öğlenleri ekmeği azalttım.

4-Unutkanlığım yüzünden bazı işlerimi zamanında yapmadığımı farkettim. Bu ay bu konu dikkatimi çekti.

5-Gezinen ağrılarım tamamen geçti. Önceden haftada 2-3 kere başım ağrırdı. Seanstan sonraki yaklaşık 40 günde 2-3 kere hafiften oldu ama rahatsız edecek kadar değildi. Yorgunluktan olan hafif bir ağrıydı, ilaç almadım.

6-Eskiden kendimi şanssız biri olarak görürdüm. Bu düşüncem geçti.

7-Kafa karışıklığı geçti. Bir tek unutkanlık devam ediyor.

8-Eskisi gibi gereksiz harcamalar yapmıyorum, ihtiyacım olanları alıyorum.

9-Gaz ve karında şişkinlik: Şişkinlik geçti. Gaz da eskisi kadar yok.

10-Eski erkek arkadaşla ilişki tamamlama yapmıştık. Eskiden aklıma geldiğinde öfke hissediyordum. Şimdi son 2 haftadır yine aklıma geldi ama bu sefer iyi anılarımız aklımdan geçti, buna şaşırdım. Eskiden yoğun kıskançlık ve öfke hissederdim, bu durum değişti.

11-Kurumdaki dinlenme odasında ( öğretmenler odası ) herkes son 1 aydır hastaydı. Bir tek ben hastalanmadım. Buna şaşırdım çünkü eskiden sık hastalanırdım.

12-Arada sırada, sanki bu dünyaya ait değilmişim gibi hissederdim. Son 1 aydır aklıma gelmedi.

13-İnsanlardan ilgi, sevgi beklentim devam ediyor. Onaylanma ihtiyacım var.

14-Suçluluk duygum ( yakın bir kız arkadaşıyla ilgili ) geçti. Aklıma bile gelmedi.

15-Eskisi kadar duygusallık ve sebepsiz ağlama yok. Yapım itibariyle zaten kolay ağlayabilen biriyim.

16-Hala kendimi ifade etme sorunum var ama artık sesim kısılmıyor.

 

seans

 

Bu seansta ana karnı ve 0-5 yaş dönemine baktık.

1.EKLENTİ:

Seansın hemen başında Sezen hn ana karnı döneminden taşıdığı bir eklenti algıladı. Bu eklenti, annesine gönderilmiş olan ve ana karnı döneminde Sezen Hn’a da geçen ve 2 adet gezinen enerji getiren bir eklenti modeliydi.

Etkileri: Toplum içinde ön plana çıkmamasına ve ” dikkat çekmemeliyim ” düşüncesine sebep olmuştu. Kendisini zayıf, ezik hissetmesine yol açtıklarını söyledi. Ayrcıca karın bölgesinde şişlik, guruldama ve gaza yol açmışlardı. 3 Yıl önce sağ bileğinde yaşadığı kabarıklık ve kızarıklık sorununun da bu eklentilerle ilgili olduğunu ekledi.

Bu etkilerden bahsederken eklentinin 2 değil aslında 3 gezinen enerji getirdiğini, 3. gezinen enerjinin başına yerleşerek unutkanlığa yol açtığını belirtti.

2.EKLENTİ:

Üstteki eklentileri temziledikten sonra ana karnı dönemine devam etmeyi düşünüyordum ki bu esnada yine annesinden kendisine geçmiş olan farklı bir eklenti modeli algıladı. Bu eklenti de annesine gönderilmiş olan bir eklentiydi ve Sezen Hn’a 11 gezinen enerji gelmesine neden olmuştu.

Bu eklenti aslında bütün aile üzerinde etkili olmuş bir eklenti olmakla birlikte sadece Sezen hn üzerindeki etkilerini inceledik.

Etkileri: Çocukluktan beri kendisini çok yetersiz hissetmesine sebep olmuşlardı. Toplum içinde özellikle yakın çevresinde daha az sevgi-ilgi görmesinde etkili olduklarını ekledi. Aşağılanmışlık duygusuna ve hayatında bu tarzda sorunlar yaşamasını sağlamışlardı. Bu konuda birkaç örnek  verdi.

S5.jpg

ANA KARNI VE 0-5 YAŞ DÖNEMİ:

Ana karnı döneminde çoğunlukla eklenti algıladığı için o bölümden sonra doğum anına baktık. Sezen Hn sezaryen ile doğmuştu. Doğduktan sonra annesinin yoğun kaybetme korkusunu algılayıp bunu anlamlandıramadığını belirtti.

2,5 Yaş: Babasının işle ilgili önemli bir evrağını ısırıp ıslatmıştı. Bu olay babasının bağırmasına ve Sezen hn’ın korkarak suçluluk hissetmesine sebep olmuştu.

5 Yaş: Evde yaşadığı bir kaza nedeniyle dudağı patlamıştı. Bu travma anına bakıp dönüştürmeye çalıştık. Dudağının tam uyuşturulmadan dikilmesi sırasında da doktorların her iki el bileğini tutmaları sebebiyle hem çaresiz hissetmiş hem de bedenine kendisinin istemediği bir işlem yapıldığı için yoğun öfke duymuştu.

Bu travma anında hastane ortamında 2 adet gezinen enerji daha çektiğini ekledi.

Sezaryen ile doğumun etkisini çalıştğımız ve travma anlarından bedeninde kalan izlere de yoğunlaştığımız, beden terapi içeren bu bölümden sonra seansı noktaladık.

g2

 

1.GÜN:

” Eylül Hanım merhaba
Seanstan geldiğimde kendimi çok yorgun hissettim. Bir de çok durgundum, dün akşam çok az konuştum. Eve geldigimde  yemek yerken bile karın gurultularim devam ediyordu.

Gece ruyamda yine annemi gördüm, sanki ölmüş gibiydi ya da beni bırakmıştı artık. Bildiğim tek şey geri gelmeyecegiydi sanki, garip bir ruyaydi, uyandığımda  cok tuhaf hissediyordum.

Gün içinde öğleden sonra uykum gelmeye başladı. Ara ara uyku bastırdı.

Ufak da olsa bagirsaklarimda bir hareketlenme oldu ama çok kısa süre sonra geçti.

……………………………..

Bazen ara ara ilkokul dönemlerimde yaşadığım olumsuz olaylar aniden aklıma geliyor.

Iş ortamında keyfim yerindeydi. Arkadaşlarımla olan diyaloglarda daha rahattim. Bu arkadaşlarım tarafından da fark edildi. Şakayla karışık ” Sen naif, ağzı var dili yok bir kizdin, ne oldu sana böyle?” dediler.

Dikkatimi çekenler şimdilik bunlar oldu, gelişmeler oldukça sizi bilgilendirecegim.

Sevgiler

 

10 GÜN SONRA:

” Eylul Hanim merhaba,

Seanstan 1-2 gün sonra sadece bir yorgunlugum vardı. Onun dışında anormal bir fiziksel belirti yasamadim.           ……………………………..    ……………………

Gelişmeler şimdilik bu kadar Eylul Hanim. Bir gelişme olduğunda yazarım.
Sevgiler.”

 

20 GÜN SONRA:

” Eylül hanım merhaba,

Tamir fazı döneminde açıkçası fiziksel beklentilerim vardı. Aslında içten içe şunu düşünüyordum: ” Ne kadar çok fiziksel semptom yaşarsam o kadar başarılı geçmiştir” * Zihnim bu konuda bana oyun oynuyor.

Son zamanlarda ruh halimde olumlu yönde daha çok artış var. Arkadaşlarımın arasında daha da canlı davranmaya başladım. Hazır cevaplılığım daha da arttı sanki. 🙂

Kendimi daha kadın gibi hissetmeye başladım. Özellikle ara sıra karşı cinsten böyle etkiler alıyorum.

 Bir de yaklaşık 3 gündür zihnimi daha rahat düzene sokmaya başladım. Örneğin, kendime değer verme konusu üzerinde çalışmam gerekir ancak bu konuda yeterli motivasyonu kendimde bulamazdım. Ama artık buluyorum ve yavaş yavaş zihnimi bu konuda ikna etmeye başladım. Hatta evde bununla ilgili geçen yıl aldığım birkaç kitap vardı ancak birazını okumama rağmen içindeki teknikleri uygulama konusunda isteksizdim. Yani kendimi değiştirmek istiyordum ama iş uygulamaya gelince isteksiz kalıyordum. Ama şu son birkaç gündür kitap elimden düşmüyor ve içindeki teknikleri uygulayabilmem için kendime isteyerek fırsat yaratıyorum. Yavaş yavaş da işe yaradığını hissetmeye başladım.
 
Gelişmeler şimdilik bu kadar. Terapi defteri ve kitap önerilerinizi dikkate alacağım.
Sevgiler.”

 

35 GÜN SONRA:

 Eylül Hanım merhaba
Geçen süre zarfında çok ilginç bir şey oldu.
Eklenti temizliğinden sonra sürekli aklıma gelmeye başlayan eski erkek arkadaşım ..( Ahmet ).. sizin de söylediğiniz gibi** iki gün önce bana mesaj attı. Aramızda yaşanan olaylar için kendini çok suçladığını söyledi. Şimdilik konuşmaya devam ediyoruz ama zaman ne gösterir bilmiyorum.

Size önceki seanslarda “kendimi kadın gibi hissetmiyorum” şeklinde bir şeyler söylemiştim. Şimdi ise dişil enerjime daha çok odaklandim. Işin tuhaf tarafı annemin de disil enerjisinin düşük olduğunu hissediyorum. Çünkü kurban rolüne çok bürünür ve hep vericidir. Babam ise tam tersi daha duygusal daha naiftir.

Bir de şunu farkettim: Annem yemekteyken boğazına bir şey kaçtı ve öksürmeye başladı. Ben de aynı anda boğazında bir giciklik hissedip oksurme ihtiyacı hissettim ve bu bir kaç kez daha oldu.

Bir de iş yerinde o dışlanmışlık hissini artık yaşamıyorum. Zeynep arkadaşımla son 1 haftadır çok iyiyiz hatta birlikte dışarı çıkıp aktiviteler yaptık. Meğer birçok ortak yanımız varmış.

Tavsiye ettiğiniz kitaplari okumaya başladım. Teşekkür ediyorum.

Bağlar çalışmasına katılmak için sabırsızlanıyorum 🙂

Sevgiler”

 

Ş11

 

NOTLAR:

1-* :  Seanslardan sonra ne kadar çok tamir fazı semptomu olursa o kadar başarılı geçmiştir veya o kadar çok şifalanmışımdır düşüncesi yanlıştır. Her danışana ve konuya göre seanslar arasında bile farklık yaşanır. Bu konuda blog sayfasındaki ” SIKÇA SORULAN SORULAR ” bölümünde açıklama yapmıştım ama yine hatırlatayım. Yaşadığınız tamir fazı semptomu bazı ağır travmatik anlar içeren bir seanstan sonra yoğun olabilirken, eklenti seanslarından sonra genelde tersi gerçekleşebilir. Kişi eklenti seanslarından sonra kendini daha hafiflemiş, rahatlamış hisseder ve enerjisinde artış olur. Çalışılan eklenti modeliyle ve kişiyle bağlantılı olarak tüm tamir fazı süreci değişkenlik gösterir. Bu konuda bir hiçbir zaman genelleme yapamayız.

2-** : Yanlış anlama olmaması için burada belirtmek isterim ki, hiçbir seans içinde veya sonrasında danışana ” şu kişi seni arayacak, aramayacak…” ,” bu kişi senin için doğru insan veya bu kişiyi terket ” vb tarzda yönlendirici cümleler kurmayız.

İlişki Tamamlama Çalışması sırasında Sezen Hn, sanki bu çalışmayı yapınca eski erkek arkadaşı ile hayatı boyunca bir daha hiç karşılaşmayacak veya yolları bir daha kesişmeyecek gibi algıladığı için ona şu şekilde bir açıklama yapmıştım: ” Bu tamamlama çalışmasını sadece eskiden beri taşıdığın olumsuz duyguların senin üzerindeki etkisini şifalandırmak için yapıyoruz. Bu kişi bir daha seni aramaz, sormaz anlamına gelmeyeceği gibi, artık geçmişe takılmadan yoluna devam edebilmene/edebilmenize imkan sağlar. ” .  Sezen Hn, yukarıda kurduğu ** ile işaretlenen cümleyle bu durumu kastediyor.

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

BİR ÖZGÜVEN MESELESİ ( 2.Bölüm )

Standard

S1

 

İlk seanstan yaklaşık 1 ay sonra Sezen hn ile tekrar biraraya geldik. Seansa başlamadan evvel kendisine ilk seanstan sonraki süreçle ilgili geri-bildirimlerini sorduğumda aldığım yanıtlar:

1-Çalıştığım yerde arkadaşlarla daha samimi olmaya başladım. Kasım ayından sonra orada çalışmaya başlamıştım. Yabancılık çekiyordum. Seanstan 1-2 hafta sonra bana ” Buraya çabuk uyum sağladın. Biz seni sevdik. ” dediler. Bunu, seanstan sonra kendimi bir tık daha iyi ifade etmeye başlamama bağlıyorum.

2-Enerjimde artış var. Geçen hafta, çalıştığım kurumdaki özel bir program nedeniyle 57 saat derse girdim. Hiçbir rahatsızlık olmadı. Normalde haftada 35 saat çalışıyorum. Çok konuşunda boğazımda gıcık, öksürük olması gerekirdi ama olmadı.

S8Fiziksel açıdan da daha iyi hissediyorum. Normalde o kadar derse girdiğim bir haftadan sonra elimi kolumu kaldıramazdım. Hatta bunu kurumdan bir arkadaşım da söyledi. Onlar çok çalışınca grip oldular ki onlar 40-45 saat çalışmışlardı. Senin maşallahın var dediler.

3-Akşam yemeklerime dikkat etmeye başladım.

4-Seanstan önce kasların üstünde, alın bölgesi nerdeyse iki günde bir ağrırdı. Şu anda bu ağrılar kalmadı.

5-Diz ve alt bacaklardaki ağrılar devam ediyor.

6-Kafa karışıklığı ve konsantrasyon sorunu nerdeyse %40 azaldı.

7-Artık bacaklarımı ( bir yerde otururken veya sabit ayakta dururken ) sallamıyorum. Ayaktayken sağ bacağımı titretirdim hep. Bu da geçti.

8-Kalçamdaki sivilceler yarı yarıya azaldı.

9-Dişeti kanamalarım devam ediyor. Hergün 1 kere fırçalarken veya durduk yerde oluyor.

10-Mide ağrılarım tamamen geçti. Ama şişkinlik ve gaz geçmedi.

11-Gözlerimdeki kuruluk geçti.

12-Boğazımdaki kuruluk ve sesin çatallaşması tam olarak geçmedi.

13-Burundaki tıkanıklık çok azaldı ama geçmedi. Burun akıntısı da son 1 yıldır devam ediyor.

14-Sağ kulağımdaki tıkanma tamamen geçti. Normalde her sabah olurdu. Kafamdaki gece yatarken olan uğultular %30-40 civarı azaldı. Sol kulaktaki haftada 1 olan akıntı durumu devam ediyor. Doktor bunun için bir sorun yok demişti.

15-Bacaklarımdaki morarmalar geçti. Doktorum bunu önceden vitamin eksikliğine bağlamıştı.

16-Öfkemde azalma var, %30 diyebiliriz. Ama öğrencilere tahammülsüzlük az da olsa devam ediyor.

 

seans

 

Enerji temizliği sırasında hissettiği duyarlılıklardan dolayı tekrar eklenti seansı şeklinde başladık. Bu esnada kendisinde 11 tane daha eklenti olduğunu bildirdi.

 

1.EKLENTİ:

Sol bacakta ağırlık hissi yaratan bu eklentisini eski erkek arkadaşına öfke ile 8 yıl önce çekmişti. Bunun haricinde aynı eski erkek arkadaşıyla üniversite döneminde farklı şehirlere düştüklerinde hissettiği yoğun kaybetme korkusu ile 12 tane gezinen enerji çektiğini ekledi.

Bu eklentilerin etkileri: Kendini hem fiziksel hem karakter açısından beğenmemesine ve yetersizlik duygusuna sebep olmuşlardı. Bu erkek arkadaşıyla en son 2013 yılında tekrar ayrıldıkları dönemde hiç aynaya bakmak istemediğini; kişisel bakımını, temizliğini ve giyimini ihmal ettiğini ve bunun nerdeyse 1 yıl sürdüğünü ekledi. Ayrıca eklentileri işlerini sürüncemede bırakmasında veya ertelemesinde etkili olmuşlardı. Kilo almasına ve ödem şeklinde şişkinliğe, karında şişkinlik ve gaza yol açmışlardı.

Bu eklentileri, vücudunda atmalara ve seğirmelere ve gezinen ağrılara yol açmışlardı. Kafa karışıklığı ve dalgınlığa, o dönemde parasını sürekli başkaları için harcama eğilimine ve elinde hiç para tutamamasına da etki etmişlerdi. Eski erkek arkadaşım da böyle biriydi diye ek bilgi olarak ekledi.

S9

 

 

İlk çıktığım kişi diye tanımladığı eski erkek arkadaşıyla olan ilişkisine kısaca baktık. Burada ayrıca ilişki tamamlama çalışması yaptıktan sonra bu eski ilişkisiyle bağlantılı tüm eklentilerini gönderdik.

 

 

2.EKLENTİ:

Bu eklentisi, kendinden önce doğup 3 aylık bebekken ölen ablası ile bağlantılı bir eklenti modeliydi ve doğduğu andan itibaren tüm hayatında etkili olmuştu.

Etkileri: Yalnızlık, çaresizlik ve dışlanmışlık duygusuna sebep olmuştu. Bağışıklığının düşük olmasına ve sürekli hastalanmasına yol açmıştı. Sanki bu dünyaya ait değilmiş ve insanlara dışardan bakıyormuş gibi hissetmesine sebep olmuştu. İnsanlara çok talepkar, muhtaçmış gibi davranmasında ve insanların ilgi-sevgisine çok ihtiyaç duymasında da etkili olmuştu. Aileye ve özellikle annesine bağımlı olmasına; suçluluk duygusuna; çok kolay ağlamasına; kendini ifade ederken zorlanmaya ve ses kısıklığına da yol açmıştı.

 

3.EKLENTİ:

1 Yıl önce gelecek kaygısıyla ve parasız kalma korkusuyla çektiği 2 adet gezinen enerji baş bölgesine yerleşmişti.

Etkileri: Tansiyon düşmesine, baş dönmesine sebep olmuşlardı. Burada baş dönmesinin haftada 1 kere mutlaka olduğunu ama tansiyonunun nadiren düştüğünü belirtti. Bu eklentileri mide ağrısına ve ayrıca dışarı çıktığı zamanlarda gözlerinin sulanmasına yol açmışlardı.

 

Üstte belirtilen tüm eklentileri gönderdikten sonra seansı tamamladık.

 

g2

1.GÜN:

Eylül Hanım merhaba,

Seanstan dönünce kendimi yorgun ve halsiz hissettim, gece erkenden uyuyup sabah geç uyandım, biraz başım ağrıdı ama şu anda geçti. Yorgunluk hissi ve halsizlik halen var.

Yolda gelirken eski ilişkimi bitirme meselesini düşündüm sanırım bu durumdan egom rahatsız oldu. Sanki böyle yapmayı seçerek onun ekmeğine yağ sürmüş gibi bir hisse kapıldım ama bu his kısa süre sonra geçti. Şu anda doğru bir şey yaptığımı düşünüyorum, sonuçta bunu onun için değil, kendim için yaptım.

Eve geldiğimde sol yüzük parmağımın iç kısmında küçük bir morluk olduğunu gördüm. Bugün o morluk yok.

Sabah uyandığımda internete bakarken bir yazı gördüm. Yazıda başkalarından değil dünkü halimizden daha üstün olmamız gerektiğini söylüyordu. Eskiden olsa bu söz belki beni motive ederdi. Ama bu sabah içimden bir ses ” Dünkü halinden üstün olmaya çalışarak kendinle yarışmana gerek yok. Dünkü halin de bugünkü halin de hepsi sensin, hepsi senin…” der gibi oldu. O an kendime karşı ufak bir şefkat hissettim.

………………. ……………………( özel bilgi olduğu için sansür uygulandı )         ……………………….

Gelişmeler şimdilik bu kadar Eylül Hanım

Sevgilerimle…”

 

1 HAFTA SONRA:

” Eylul hanim merhaba, yazdığınız yorumunuz için size teşekkür ederim. 

Geçmişteki iliskimle alakalı artık daha pozitif bir tutum sergiliyorum. Ikili ilişkiler konusunda daha olgun ve gerçekçi düşünmeye başladım sanki.

Fiziksel anlamda diş etlerim kanamaya devam ediyor. Sebebini henüz anlayamadım. 

Duygusal hassasiyetleri, durduk yere huzunlenmeleri seanstan sonra bir daha yasamadim. Eklenti temizliğini her fırsatta yapıyorum.

S5Gün içinde enerjim daha yüksek bunu fark ettim. Yaşama sevincim daha da arttı sanki ve insanlara karşı daha affedici davranıyorum. Daha doğrusu kötü niyetli olduğunu düşündüğüm bir cümleyle karşılaştığımda eskisi kadar ciddiye almıyorum sanki. 

Kendime karşı olumlu tutumum bir önceki seansa göre daha da arttı. Eskiden “kendimi sevmeyi beceremem” diyordum, simdi bunu yapabilecegime dair bir inancim var. 

Bu arada toplum içinde ne zaman bir şey anlatmaya çalışsam hep sozumun kesildiğini ya da konunun anında kendiliğinden değişerek benim söylemek istediğim şeyi söyleyemediğimi fark ettim. Bu özellikle ailemle muhabbet ederken çok oluyor ve genelde annem tarafından sözüm kesiliyor. 

Bir de bu sabah rüyamda çok güzel bir şelale gördüm ve şelalenin kenarından geçerek sizin mekanınıza geldim. Mekanınız sanki o şelalenin aktığı nehirin kenarindaydi ve ben de oraya gelmiştim. 

Eğer dikkatimi çeken bir değişiklik olursa yine yazacağım.
Sevgilerimle

 

22 GÜN SONRA:

” Eylul Hanim merhaba,
Size geri-bidirim yazmak ne zamandir aklimdaydi ancak biraz daha gelişme olsun diye bekledim. Yalnız ilginçtir ki ne zaman size yazmaya niyet etsem o an bir şey oluyor ve yazmayi unutuyorum. 
S7Eklenti calismamizdan bu yana çok büyük bir değişim olmadı. Ancak şu sıralar  çalıştığım yerde herkes grip salgınına yakalanmışken bende hicbir sey yok. Umarim önümüzdeki günlerde de yakalanmam 🙂

Bacagimi sallama hareketi ara ara az da olsa devam ediyor. Bir de uykudayken sıçrama durumu az da olsa var ama bu durumu genelde kurumda dinlendiğimde yasiyorum, evde uyudugumda böyle bir şey yok.

Sabahlari uyandığımda olan burun tıkanıklığı vb şeyler artık yok.

1-2 sinifimla olan ilişkim mesafeliydi, son 1 haftadır bu siniflarla daha rahat iletisim kurmaya basladim. 

Kendime karşı az da olsa daha olumlu davranıyorum. 

Uzun zamandir benimle bir ilişkiye başlamak isteyen biri vardı ve ben istemiyordum. Yine isteğini ifade edince bu sefer daha net ve ayni zamanda kibar bir tavırla istemediğimi soyledim. 

…………………………

Gelişmeler şimdilik bu kadar
Sevgiler

 

( Devam edecek…..)

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

 

BİR ÖZGÜVEN MESELESİ ( 1. Bölüm )

Standard

S1.jpg

Ocak başında çalışmaya başladığımız Sezen Hn 20’li yaşlarının ortalarında, bekar ve çalışan bir kadındı. Çalışmaya geldiğinde doldurduğu form üzerindeki çalışma konusu bölümüne birden fazla konu başlığı yazmıştı:

-Özgüven, özsaygı ve öz-yeterlilik eksikliği

-Panik atak ve anksiyete

-Özel hayatımda hep aynı tarzda insanlarla karşılaşmam

-Fakirlik korkusu

 

Bu konuların hepsine tek seansta bakamayacağımız için ilk konuya odaklandığımız öngörüşmeden sonra seansa başladık.

Panik-atak ve anksiyete teşhisi 2017 yazında konulmuştu ama özgüven sorunu doğduğundan beri vardı. Geçmişte özgüven konusunda bir psikologla 2 yıl çalışmıştı.

Yaptığımız uzun ön-görüşmede en çok dikkatimi çeken konulardan biri küçüklüğünden beri ara ara yaşadığı ama tıbben sebebi bulunmayan sağlık sorunları yaşamasıydı.

Birkaç örnek:

-0-7 yaş: her hafta burun kanaması

-9 yaş: tıbbi bir ürüne alerji

-12 yaş: regl olmaya başlayınca 3 ay boyunca kanama olması ama doktorlar tarafından herhangi bir sorun bulunamaması

-18 yaş: vitamin eksikliği ve stres sebebiyle bayılma, vücudun morarması. Doktorun bunu yetersiz beslenme ve vitamin eksikliğine bağlaması

-25 yaş: baş dönmesi ve göz kararması ile doktora gitme. sebebi olarak bazı vitamin değerlerinin ve demirin çok eksik olduğunun açıklanmasının ardından ilk panik atak krizi. panik atakla aynı anda anksiyete teşhisi de konulması. yapılan bütün tetkiklerde başka tıbbi sorun görülmemesi….  ……… vb

 

 

seans

 

Seans başındaki belirtiler nedeniyle eklenti seansı şeklinde ilerledi.

 

1.EKLENTİ:

3 Yıldır kendisinde olan bir eklenti grubuydu. 2013-2014 yıllarında özgüven konusunda 2 yıl terapi almıştı. Bu sürenin sonlarına doğru özel hayatında özgüvenini tamamen yitirdiği travmatik bir olay yaşayınca önce ailesine,  2 yıllık terapi sonucunda hala bunu yaşadığı için de en çok kendisine öfkelenerek bu eklentileri çekmişti. Erkek arkadaşıyla yaşadığı sorun nedeniyle 2 yıllık terapi sürecinin boşa gittiğini hissettim ve o sürede edindiğim tüm özgüveni kaybettim demişti. Ailesi de artık terapi sürecini ( maddi ve manevi olarak )  desteklemiyordu.

S3a) Ebevenylere öfke ile çekilen eklentiler: Bu eklentileri gelecek korkusuna, kendini ifade etme sorununa, kendisini yetersiz ve değersiz hissetmesine sebep olmuşlardı. Ayrıca kilo almaya başlamasına ve özelikle belinin kalınlaşmasına, baş ağrılarına, özellikle dizlerde ve alt bacaklarda gezinen ağrılara, kafa karışıklığına, bir yerde otururken veya ayakta sabit dururken bacaklarını sürekli sallamasına yol açmışlardı. Ve zaman zaman da ebeveynlerine karşı öfke patlamalarına sebep olmuşlardı.

Eklentilerden 2’sinin gitmediğini farkettiğinde ona eksik bilgi olduğunda da bazen gitmeyebileceklerini söyledim. Bu 2 eklentinin birisinin kalçasında sivilcelere yol açtığını ve bu sivilcelerin son zamanlarda daha da arttığını ekledi.

b) 2 Yıllık Terapi Süreci Sonunda Sorun Yaşamasına Öfke : Eklentilerinden 2 tanesi bu sebeple oluşmuştu. Dizlerinde ağrıya ve dişetinde kanamalara yol açmıştı.

S2.jpg

c) Kendine Öfke: Bu grupta bulunan eklentileri ise mide ağrılarına, karında şişkinliğe ve gaza, burnunda tıkanıklık ve ara ara kaşıntılara, gözlerinde kuruluğa ve algılarda bozukluğa sebep olmuşlardı. Bu nedenle net kararlar veremediğini ve kendiyle ilgili berrak düşünemediğini ekledi. Ayrıca bu gruptaki eklentiler karnında guruldamalara, boğazında kuruluğa, sesinin çatallaşmasına ve öksürmesine yol açmışlardı. Sağ kulağındaki tıkanıklığa da bu gruptaki eklentilerin yol açtığını ve hatta bu sebeple geçen yaz kulağını temizletmek zorunda kaldığını belirtti. Yine de hala sabahları sağ kulağındaki bu tıkanıklığı hissediyordu. Kafasında nadiren uğultulara da sebep olduklarından bu sorunu kulağı sebebiyle yaşadığını düşünüyordu. Sol kulakta ise akıntılara sebebiyet vermişlerdi.

Bu gruptaki eklentilerin temizlik işlemi tamamlandığında 1 eklenti daha algıladı. Bu eklentisi ise bacaklarına yerleşmiş ve bacaklarının sürekli morarmasına sebep olmuştu. Bir yere çarpmadığım halde bacaklarımda sürekli morarma oluyor demişti.

 

S5

d ) Eski erkek arkadaşa öfke : İkili ilişkilerinde sorun yaşadığı dönemde çektiği başka bir eklentisi ise ikili ilişkilerinde ifade sorununa ve tahammülsüzlüğe yol açmıştı.

 

4 Ana başlıkta baktığımız eklentilerine çalıştıktan sonra seansı sonlandırdık.

Kendime seans sonunda aldığım özel notta kendisinde hala eklentiler olabileceğini ve ilerde tekrar bakılması gerektiğini yazmışım.

 

 

g2

1.GÜN:

” Eylül Hanım merhaba, dün yaptigimiz seansın geri bildirimini size yapıyorum.

Seanstan çıkıp eve geldiğimde kendimi daha hafif hissediyordum. Yalnız yol boyunca ve evdeyken sürekli esnedim, esneme krizlerim ara ara tutuyor.

Akşam eve geldikten sonra sağ kolumda özellikle eklem yerlerinde agrilar oldu. Bir de sol bilegim kaşindi

Bacaklarim dünden beri daha sakin, huzursuzluk hissi ve sallama ihtiyacı hiç hissetmedim. Ancak gün içinde ara ara çok kısa süreli de olsa salladigimi fark ettim. Fark ettiğim an o davranışı sonlandirdim. Eskiden fark etsem bile engel olamiyordum.

Geç uyuyup erken uyanmaya rağmen kendimi çok uykusuz hissetmedim. Eskiden kurumda öğle yemeğinden sonra gözümü açamayacak kadar yoğun bir uyku bastırırdı. Bu sefer de bastırdı ama çok yoğun değil.

Diş etlerimde kanamalar oluyor demistim. Bugün dislerimi fircalarken az bir miktar kanadı, ama gün içinde hiç kanama olmadı. Eskiden durduk yere kaniyordu.

Mide ve bagirsakta eskisi kadar gaz olmadı. Normalde gün içinde tuvalete çıkma ihtiyacı cok hissederdim, bugün hiç hissetmedim.

Kendime karşı daha ılımlıyım bugün sanki, sabah öyle uyandım.

Seansa gelmeden günler öncesinden sabahları uyandigimda burnum tıkanmış oluyor ve tüm günüm öyle geçiyordu. Bugün öyle bir şey yaşamadım. Birkaç kez hapsirdim.

Ara ara vücudumda kasinmalar oluyor. Hatta şu anda size yazarken bile kasiniyorum. Bu arada zaman zaman ayaklarımın altı çok kasiniyordu. Bu bilgi şimdi aklıma geldi.
…………………             ………………………..

Normalde son 1 aydır ders anlattıktan sonra ya da sınıfa girerken beni öksürük krizi tutar ve sesim bozulurdu. Bugün yine aynı tempoyla derse girdim ama 1-2 öksürük dışında bir şey yaşamadım. Bir de ders sirasinda vakit çok hızlı gecti.

Bir de imgeleme konusunda biraz mukemmelliyetciyim sanırım. Imgemele sırasında “Acaba doğru mu imgeliyorum?”diye zihnim supheye giriyor.

Sonuçlar şimdilik bunlar, uzun olduysa özür diliyorum.
Teşekkür ederim, sevgiler

 

8.GÜN:

 Eylül Hanim merhaba,
Bahsettiğim şikayetlerin azaldı. Ancak bu sefer de dilimde bir yara çıktı aniden ve çok zor geçiyor. 2-3 gün öncesine kadar ağrılarım geziniyordu ama şimdilik yok. Kalcalarimda eskisi kadar sivilcelenme yok. Ancak diş etlerim fircalayinca tekrardan eskisi gibi kanamaya başladı.

Ruhsal anlamda az da olsa daha iyi hissetmeye başladım. Iş arkadaşlarımla aram daha da iyi oldu sanki, kendimi biraz daha oraya aitmiş gibi hissetmeye başladım.

Son zamanlarda eve gelirken yolda uzerime bir hüzün çöküyor. Sanki sevgiye, şefkate cok ihtiyacım varmış gibi aniden duygusallasiyorum.

………………          ………………..         ……………
Kısa eklenti temizliğini geceleri uyumadan önce yapıyorum. Günümün çoğunluğu kalabalik ortamlarda gectiginden gun icinde yapamıyorum ama içimden geciriyorum.

Şimdilik bunlar oldu Eylül Hanim, umarım çok daha iyiye gider.
Sevgiler

 

NOT: 2. Seans ayrı bir bölümde yazılacak.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

 

 

MİKS BİR VAKA ( 1. Bölüm )

Standard

İsmine Eda diyeceğim danışanım 30’lu yaşlarının başlarında, yeni evli bir kadındı. Seansa ilk kez geldiği 2016’nın yaz aylarında Cihangir’de seans yapıyordum.

Doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne:

” 1- Maddi sıkıntılar ; 2- Aile ilişkilerim  ”  yazmıştı.

E1Hayati tehlikesi yüksek olan ciddi bir ameliyattan sonra hayatında radikal kararlar alarak yeni bir hayata başlamıştı. İyi bir işi ve kazancı varken, geçirdiği ameliyattan sonra kendisini maddi anlamda kullandığını farkettiği nişanlısıyla yollarını ayırmasına ayırmıştı fakat hala eski nişanlısından kalan borçları ödüyordu.

Bu arada geçirdiği ameliyattan sonra uzun süre raporlu olduğundan iş hayatına bir süre ara vermek zorunda kalmış , sonrasında ise başka şehirde yaşayan baba ocağına dönmüştü. Baba ocağına döndüğü şehirde hem  kendi işini kurmuş, hem de evlenmişti.

Küçük yaştayken anne-babası boşanmış, şartlar gereği kardeşiyle birlikte bir süre babasıyla kalmışlardı. Annesi sonradan velayet davası açtıysa da davayı kazanamamış ve babalarıyla kalmaya devam etmişlerdi.

Alkolik ve çapkın olarak tanımladığı babası annesinden sonra hiç evlenmemiş fakat 3 ayrı kadından çocuk sahibi olmuştu. Annesi ise 2 evlilik daha yaparak son evliliğinden 2 çocuk sahibi olmuştu. Eda hn, babadan olan 2 kardeşini hayatında hiç görmese de anne tarafından olan kardeşleriyle yılda 1 kez de olsa görüşüyordu.

E2Babasından 19 yaşına kadar şiddet görmüştü.  Bunlardan bir tanesiyle ilgili verdiği örnekte  15 Yaşındayken babası ona intihar mektubu imzalarak kızını zorla pencereye çıkarıyordu ve oradan kendisini atmasını istiyordu. Babası bunu sadece tehdit amaçlı yapmış olsa da, yaşadığı travma ruhunda derin yaralar açmıştı.

Eda hn, babası gibi kendisinin de yaklaşık 7-8 sene önce alkol problemi yaşadığı bir dönem olduğunu ve bu sebeple bir hastanede 10 gün kadar alkol tedavisi gördüğünü ekledi.

Şimdi eşiyle yeni bir hayat kurmuşlardı ve her ikisi de ailelerinin desteğiyle yaşamlarını devam ettiriyorlardı.

Hem geçmişin izleri, hem de şu anda yaşadığı zorlukları bir nebze olsa aşabilmek için seansa gelmişti.

 

 

seans

 

Çalışmaya kısa bir eklenti temizliği ile başladık. Eda Hn 4 tane eklenti olduğunu teyit edince seansımıza eklenti temizliği ile devam ettik.

1.EKLENTİ:

26 Yıldır kendisinde bulunan bu eklentisi ense bölgesine yerleşmişti. Çocukluk yaşlarından beri eşlik eden bu eklenti boyun ve ense ağrılarına sebep olmuş, ayrıca ikili ilişkilerini olumsuz etkileyerek onu bir nevi yalnızlaştırmıştı.

2.EKLENTİ:

Sol diz kapağına yerleşmiş olan bu eklentisi 5 yıldır ondaydı. Bu eklentisi sol dizinde ve ayaklarında ağrı yaratmış, ayrıca insanlara karşı daha anaç olmasına sebep olmuştu.

3.EKLENTİ:

Sağ arka kürek kemiğinin üstünde bir kütle ( mecazi anlamda ) gibi algıladığı bu eklentisinin kendisine başka biri tarafından gönderildiğini algıladı. 8 Yıldır taşıdığı bu eklentisi

-devam eden sırt ağrıları

-öfke ve agresiflik

-takıntılar

-işlerinin kötü gitmesi ve bereket sorunlarına sebep olmuştu.

 

4.EKLENTİ:

Başının sol üst tarafına yerleşmiş bir eklenti modeliydi. Sadece 2 aydır kendisine eşlik ettiğini algıladığı bu eklentisi son 2 aylık süreçte biraz boşluk duygusuna ve baş ağrısına sebep olmuştu.

 

Eda Hn, neredeyse bütün eklentilerini terk edilme duygusu ve yalnızlık duygusu ile çekmişti. Seanstan sonra Eda hn’a bu seansın tek başına yeterli olmayacağını ve çok fazla konu başlığı olduğu için biraz uzun soluklu bir çalışma yapmak gerekeceğini söyledim.

 

g2

 

Seanstan 11 gün sonra:

” Merhaba, Eylül hn,

Belirgin olarak ilk bir kaç gün başağrılarım oldu. Işık hassasiyetim oldu. 
Genel olarak öfkemle başa çıkabilmeyi öğrenmeye çalışmamda sizin eklenti temizliği ile ilgili söyledikleriniz çok faydalı oldu.
Seanstan çıkınca eşimi aramıştım, sesine ne oldu dedi. Çok neşeli ve bambaşka biri gibi konuştuğumu ve buna çok şaşırdığını söyledi. 

Ailemle yaşadığım sorunlarla yüzleşmeye başladım, hatta onların da yüzleşmeye başlamalarını sağladım. Biraz sürtüşme ve ses yüksekliği oluyor. Ama idare ediyoruz.

Kesinlikle artık boynum ağrımıyor. O ağrı her zaman olurdu ve çoğu zaman uzun süre oturmakta zorlanırdım. Kendimi bildim bileli boynum hep ağrırdı ve hep yaşam kalitemi olumsuz etkilerdi.
Bunun dışında içsel anlamda biraz karamsarlaştım diyebilirim.
Ölüm çok yakınımda gibi geliyor. 
Ölümden korkmuyorum ama eşim ve ailemin bana bir şey olacak diye korkuları var. Belki onların bu tavrından bana da öyle geliyor olabilir. 
Herhangi bir sağlık problemim yok çok şükür. 
Ama öyle geliyor bana bazen. 
Sanki yapacak işlerim var ama ne olduğunu bilmiyorum.
Hani böyle evden çıkarken evde önemli bişi unutmuşsunuzdur gibi bir his olur ya, tam olarak öyleyim. Hep “Ne yapacaktım ? ” durumu yani. 

Günümü eğlenceli geçirmeye çalışıyorum. 

İş anlamında yeni bi oluşuma girecektik, ama mevzuatsal sıkıntılara takıldık.
Maddiyat ile ilgili her geçen gün ödemeler artıyor. Ailemin zengin olan kısmıyla konuştum biraz ama onların destek olacağı yok. (En azından konuştum, bugüne kadar hiç öyle bişi yapmamıştım) 
Ve ben ne zaman işe gitmek istesem hastalanıp yatak döşek kımıldayamacak şekilde yatıyorum. Sürekli uyumak istiyorum. 

Şimdilik bu kadar. Varsa da aklıma gelmiyor.

Tamir fazı semptomu sordunuz, yine bambaşka şeyler yazdım. 
Çünkü kimse sizin gibi “nasılsın” diye sormuyor.
Hoş kalmanız dileğiyle.  Sevgiler.

 

 

 

*: Mesleğe ilk başladığım yıllarda, tamir fazı dönemini danışanın nasıl geçirdiği konusunda dosyamda bilgi olması gerektiğini düşünerek, eğer danışandan hiç dönüş olmamışsa mutlaka ya arar ya da emaille bilgi almaya çalışırdım. Biraz mükemmelliyetçiliğin vermiş olduğu görevini tam yerine getirme isteği, biraz da bunu yapmama imkan verecek kadar vaktimin olması sebebiyle işi sıkı tutar, tabiri-i caizse danışanın yakasına yapışırdım.  Zaman içinde bu durum değişti. Son 1-1,5 yıldır bu sorumluluğu tamamen danışana bıraktım. Seanstan sonra ne tip durumlarda bilgi vermeleri gerektiğine dair bilgi veriyorum. Özel dönemleri belirtiyorum. Bunun dışında,  eskisi kadar sıkı takip etmiyorum. Yukarıdaki örnekte Eda hn’ın kastettiği şey bu: Seanstan sonra ses çıkmayınca ” İlk hafta herhangi bir semptom yaşadınız mı? ” diye sormuş olmamla ilgili. Yani, danışanlara öyle sürekli ” nasılsınız? ” diye sormuyorum. Yanlış anlama ve öyle bir beklenti olmaması için eklemek istedim..)

 

( Devam edecek…….)

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BİR ŞİFALANMA YOLCULUĞU-8. Bölüm

Standard

a1

 

DOKUZUNCU SEANS:

Berna Hn ile 8. seanstan 5 ay sonra mart 2017’de tekrar bir araya geldiğimizde aradan geçen bu uzun süredeki geri-bildirimlerini sorarak seansa başladım. Bu esnada 9. seans için hayli tetiklenmiş olarak geldiğini farkettim.

Aldığım yanıtlar:

1-Seansa karar verdikten bu yana aklıma kusma sahneleri geliyor. Artık tatlı yediğimde mide bulantısı gibi, hazımsızlık gibi birşey oluyor. Uçakta gelirken acaba kusar mıyım diye wc’ye yakın bir koltuk seçtim.

2-Kasık bölgesi ve arkada böbreklerin olduğu kısmı içerecek şekilde sanki bir çember şeklinde sıkışıklık var. O bölge ağrılı ve dolu gibi. Burası sabahtan beri böyle.

3-Fazla yemek yediğim zaman kendimi suçlu hissediyorum. Kilo takıntım var, özellikle göbek bölgesinde.

 

Seansa başladığımızda Berna Hn’ın beden duyarlılıklarından dolayı eklenti olduğunu anladığımız için eklenti temizliği ile başlamak zorunda kaldık.

 

EKLENTİ:

Belinden itibaren beyin sapına kadar ve bütün omurgasına yerleşmiş bir eklenti modeliydi. Bu eklentisi ona 5-6 yaşlarında iken bahçede oynarken gelmişti. Annesiyle oynamak istemişti ama annesi işi olduğu için onu yalnız bırakınca bahçeye çıktığı bir anda gelmişti ve o günden sonra ailesi ve arkadaşları dahil olmak üzere kendisini hiçbir yere ait hissedememesine ve yalnızlaştırmasına sebep olmuştu.

Eklentiyi göndermekte zorlandığı için o ana regresyon yaptık. Neden eklentisini bırakmakta zorlandığı konusunda ise ” O insanlarla arama duvar ördü. Şimdi insanlarla tekrar iletişim kurmak zorunda kalacağım için korkuyorum. ” demişti.

Eklentisini gönderdikten sonra biraz aile ilişkilerine çalıştık. Bu esnada hayatı boyunca babasına benzer partnerler çektiğini farketti. Ayrıca ailesinden uzak bir şehirde yaşadığı için derinlerde suçluluk hissettiğini ama onların yaşadığı şehre taşınırsa da orada körelmekten, yozlaşmaktan ve eski haline dönmekten korktuğunu ekledi.

Biraz içsel çocuk çalıştıktan sonra seansı noktaladık.

Seansın sonundaki değerlendirme bölümünde kendisine ilerleyen dönemde Bağlar Çalışması’na katılarak eski ilişkileri tamamlama konusunda çalışmasını tavsiye ettim.

 

BAĞLAR ÇALIŞMASI:

Geçmişte kalan ama tamamlanmamış ilişki olarak gördüğüm eski bir ilişkisine çalıştık. Bu seans sırasında Berna Hn’ın eski sevgilisinin çevresinde olmasından aslında hoşlandığı ve onun ilgisinden beslendiği ortaya çıktı.

 

 

g2

 

1.GÜN:

 İlk gecem rahat geçti .belirgin bir enerji artışı var .sabah uyandığımda kendimi hiç yorgun hissetmedim .sadece eklentinin yerleştiği omurga bölgesinde biraz ağrım vardı.konakladığım arkadaşımın evinde kedisi varmış .haberim yoktu kedi enteresan bir biçimde bütün gece bana kendini sevdirmek istedi yakın Ve uysal davrandı.sürekli ben hangi koltuğa geçtiysem ben kalkınca orda yatıp uyudu.vücudumda ciddi bir ısı artışı var .vaginal salgılarımda dünden beri aktif bir şekilde sürekli günlük ped değiştiriyorum.
Sevgiler

11.GÜN:

” Eylül hanım merhaba nasılsınız
Tamir fazı süresince inanılmaz kas ağrılarım oldu.şakaklarımda seans sırasında mevcut olan sıkıştırma hissi hafta boyunca devam etti.aşırı mutsuz Ve depresif bir modda geçirdim.gönderdiğimiz eklenti benim için gerçekte güçlü bir kalkan görevi görüyormuş.kendimi aşırı savunmasız Ve güçsüz hissettim.o eklenti benim için acı Ve zor şartlara dayanma aracıymış.o olmadan olaylar Ve kişilerle başa çıkmak zor geldi fakat bu duruma uyum sağladım.tabiki de gitmesinden mutluyum.
Size geldiğimde geri bildirimlerde tekrar kilo almaya başladığımı söylemiştim.şimdi farkettim ki ruhsal olarak bu Kalkan’dan kurtulmak istediğim için vücudum kendini korumak için tekrar kilo alarak bu Kalkan’ı oluşturmaya çalışıyor.özellikle dişi özellikleri baskılamak için
Bağlar çalışması ile alakalı cinsel enerjiyi kullandığımız bir çalışma vardı.o çalışma bana çok iyi geldi .normal koşullarda kendi öz temizliğimi yaparken kendi vajinama dokunmak onu görmek bile benim midemi bulandırıyordu.aynada kendi vücudumu görmek şimdi bu durum düzeldi .
Genelde geri bildirimlerde her zaman yazdığım anlamsız gülme konusu gündemini koruyor
Sevgiler

 

48 GÜN SONRA:

” eylül hanım merhaba nasılsınız 

bağlar çalışması :çalıştığımız konu bitmemiş ilişki konusu idi geçmişte 5 yıl ilişki yaşadığım kişiyle alakalı 

bu kişiye karşı gerçek anlamda nötrlendim.bunu nereden anladığıma gelirsek geçmişte herhangi bir ortamda beraber bulunduğumuzda ya ben susup hiçbir konuşmaya katılmazdım yada o kendini geri planda bırakırdı.şimdi bu durum değişti ortak arkadaşlarımızla bir ortamda sohbet ettiğimizde acaba birşey söylesem o kişi yanlış anlar mı düşüncesi kalmadı.onun içinde aynı şekilde .biz birbirimizle hiç konuşmazdık.şimdi ufak ufakta olsa birbirimize cevaplar veriyoruz. geçen aynı ortamda eşi ve kendisiyle beraber denk geldik.o durumlarda ortamda gergin bir hava olurdu. ama artık öyle bir durum yaşamıyoruz.gayet normal bir şekilde o da bende sohbet edebiliyoruz.bu bambaşka bir duygu tam olarak anlatabildim mi bilmiyorum yaşamak gerekiyor.o ruhsal ve psikolojik rahatlama çok başka birşeymiş. biz sadece o kişi üzerinden düşünüp bir çalışma yapmıştık fakat diğer geçmiş  ilişkim nişanlı olan kişiyle alakalı da ciddi bir esneme söz konusu.sanırım artık bu durumları içime sindirdim ve yoluma devam ediyorum.

regresyon da çalıştığımız eklenti beni yalnızlaştıran ve insanlardan uzaklaştıran bu konu da herhangi bir gelişme farketmedim .özellikle ikili ilişkiler konusunda o günden sonra bir gelişme olur diye ümitliydim ama maalesef henüz olmadı.eklenti yüzünden olan gece sıkıntılı uyku düzenim sarsılarak uyanma durumları bunlar geçti.en azından kaliteli uyku uyuyabiliyorum.  sevgiler 

 

v9

 

NOTLAR:

1-TAMAMLANMAMIŞ İLİŞKİLER: Geçmişte kaldığını düşündüğümüz bazı ilişkilerimiz eğer arada hala bir bağımız varsa, ilişki kapanması gerektiği gibi kapanmamışsa, bazen hayatımıza yeni birinin girmesine engel yaratabilirler ya da bazen orada tamamlanmamış işimizi sonraki ilişkilerimize yansıtabiliriz.

2-EKLENTİ KONUSU: Bazı danışanlar bir kere eklenti seansı yaptığımızda bütün eklentilerini göndermiş olduğumuzu düşünürler. Oysa ki eklentiler ancak siz onlarla vedalaşmaya hazır olduğunuzda ortaya çıkarlar. Bu sebeple bazen 3-5 seans farklı konularda çalıştıktan sonra bambaşka bir konuyu çalışmak için bir araya geldiğimizde eğer danışanın o ana kadar hiç ortaya çıkmamış bir eklentisi gündeme gelmişse, o eklenti çoğunlukla danışanın o anki çalışma konusuyla bağlantılı bir eklentidir.

3-İlişkiler konusu çok katmanlı bir konudur ve hayatınız boyunca pattern haline gelmiş bir davranış, eski sorunlu ilişkiler, eklentiler , aile geçmişi, danışanın yakın bir ilişkiye ne kadar hazır olduğu veya yakın bir ilişkiyi gerçekten isteyip istemediğinden tutun birçok etmene bakmak gerekebileceğinden bazen uzun bir süreç gerektirir.

 

( Devam edecek…)

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

AİLEDEN DIŞLANMA İLE İLGİLİ BİR VAKA ( 3. Bölüm )

Standard

M1

Meltem Hn ile en son ekim 2016’da Bağlar Çalışması yaptıktan bir yıl sonra 3. seans için bir araya geldiğimizde, aradan geçen yaklaşık bir yıllık sürede hayatında olan biten gelişmeleri sordum ve aşağıdaki cevapları aldım:

1-Ekim 2016’daki Bağlar Çalışması’na katılmıştım ve orada kayıp ikizim çıkmıştı. O seanstan sonra annemle aram düzeldi. Eskiden beni dışlardı. Kafasında ” sen şöyleydin ” ” sen öyleydin…” gibi sabit fikirleri vardı. Eskiden anneme karşı kendimi ifade edemezken, şu anda iletişim kurabiliyoruz. Hatta o da bazı durumlarda “ sen de benim gibisin ” demeye başladı.

2-Kış boyunca yoğun bir diş tedavisinden geçtim. Bu, 15 yıldır ertelediğim bir sorundu. Önler porselendi ve değişmesi gerekiyordu.Ayrıca birçok kanal tedavisi ve dolgu gerekiyordu. Hepsini hallettim.

3-Yirmili yaşlardan beri şamanizmle ilgili eğitim almak istiyordum. Geçtiğimiz aylarda iki günlük bir temel eğitim aldım.

4-Bu sene emekli oldum. Geçtiğimiz aydan beri çalışmıyorum. Bu, istediğim birşeydi.

5- İngilizce kursuna başladım. Orta seviyedeydim, ilerletmek istiyorum.

6- Resim kursuna başladım.

7-Mayıs ve temmuz 2016’da eklenti seansları yapmıştık. O seanslardan sonra kafamdaki sürekli konuşan sesler sustu. Kendimle yıllar sonra baş başa kaldım. Daha dinginim.

8-Farkındalığım arttı ve kendime yoğunlaştım. Geçmişte hep birilerini suçlardım: Kayınvalide, kayınbaba, eşimi, annemi veya herhangi birini. Şimdi ise bunun böyle olmasına ben izin vermişim. Ben değişirsem çevrem de değişiyor kafasındayım.

9-Bacak , bel ağrılarım ve hep bir yorgunluğum vardı. Dinlenemiyordum. Şimdi o ağrılarım yok. Hepsi 2 .seanstan sonra geçti.

10-  X.X ( önceki bölümlerde bahsedilen eskiden ünlü bir şarkı sözü yazarı ) ile ilgili bir gelişme oldu. İkinci seanstan sonra ( … ) şehrine tatile gittik. Orada her gittiğimiz mekanda onun şarkısı çaldı. Mekanı beğenmeyip değiştiriyoruz, nereye geçsek onun şarkısını çaldılar. Çok enteresandı. Kışın da onun herhangi bir oğlu veya kızı var mı diye araştırdım. Bir şekilde facebookta kızını buldum. Acaba iletişime geçsem mi diye düşünüyorum çünkü son yıllarında çok yakınlık kurmuştuk. Belki annelerinin o dönemiyle ilgili daha çok bilgi sahibi olmak isterler diye düşündüm.

11- Annemle iletişim düzelince erkek kardeşimle de düzeldi. Bu sefer ablamla koptuk. Farkettim ki eskiden hep ben ablamı arıyormuşum, ben oldurmaya çalışıyormuşum. Ben aramayı kesince o da aramadı.

 

Bu uzun sürece yayılan gelişmeleri öğrendikten sonra seansımıza başladık.

 

seans

 

Seansta ana karnı ve 0-6 yaş dönemine bakmaya niyet etmiştim ama Meltem Hn uzun süreden beri gelmediği için kısa bir eklenti temizliği ile başlamak istedim. Bu esnada seans yapmamızı engelleyebilecek etkileri olabileceği için öncelikle eklentilerine baktık.

Henüz 1 ay önce tatile gittiğinde ziyaret ettiği tarihi bir mekanda aldığı 2 adet eklentisi vardı. Benim için de oldukça ilginç bir deneyim olan bu bölümde bu 2 eklentiyi hemen gönderdik. Meltem Hn eskiden dişlerini sıktığını ve bunun ilk 2 seanstan sonra geçtiğini ama son 1 aydır yine başladığını ekledi. Dişlerini ve çenesini sıkmasına eklentilerin sebep olduğunu farketti.

 

Ana karnı ve doğum anına çalıştığımız sırada kız çocuk olarak doğduğu için annesinin doğumdan sonra yüzüne ağlamaklı bir ifadeyle baktığını farketti ve yoğun bir katarsis yaşadı. Annesinin kendisini istemediğini düşünerek süt içmeyi reddettiğini ve ebenin bile kendisini annesinden daha sevecen tuttuğunu ekledi.*

2 Aylık bebekken keşfettiğimiz başka bir sahnede, 5-6 yaşlarındaki ablasının beşiğinin başında durduğunu, kendisine zarar verecek şekilde baktığını ve bu yüzden çok korktuğunu ekledi. Nitekim bir sonraki sahnede ablası gerçekten de kıskançlık sebebiyle bebeği yani Meltem Hn’ı beşikten alıp dolaba saklamaya çalışırken annesine yakalanıyordu.

3 Yaşında keşfettiğimiz bir sahnede ise taşınma ile ilgili bir travma vardı. Bütün aile eşyaları toplamış, eşyalarla aynı araca binerek uzak bir şehre doğru yola çıkmaya hazırlanırken, o gitmek istemiyor ve kümese saklanıyordu. Sebebini sorduğumda ” Nereye gideceğimizi bilmiyorum. O yüzden gitmek istemiyorum ” diyordu.

Tüm bu sahneleri keşfettikten sonra dönüştürmeye başladık. Daha sonra da seansı tamamladık.

 

g2

 

3.GÜN:

” Eylül Hanım merhaba.Seanstan eve zor geldim uyku hali nedeniyle..ilk gün yine uykulu bir o kadar da ağlamaklıydım..2.gün uykulu ve dinginlik …bugün 3.gün uykulu sakinlik ve huzurlu telaşsız…seanstan sonraki gün ablam mesaj yazmış öylesine ama iletişim amaçlı belli…çalışma ona ulaşmış diye geçirdim içimden…sevgiler…”

 

24.GÜN:

” Merhaba Eylül hanım.Dün taşınmayla  ilgili bilgi alabilir miyim diye annemi aradım taşınmanın  aynı benim gördüğüm gibi kamyonla ve kamyonun önünde yolculuk yaptığımızı anlatınca ağlamamak için kendimi zor tuttum (gördüklerim bilinçaltımın bir kurgusu mu diye düşünmedim değil) Asker olan babamın tayini Kıbrıs a çıkmış (Kıbrıs çıkarmasının olduğu yıllar) Anneanneme ev tutmasını söylemişler (anneannem rahat bir kadındı) tutmadığı gibi tutmadığını söylemek için …. şehrinin …. köyünden ….( Meltem Hn’ın doğduğu şehir)’ya gelmiş…(ben taşınmanın İstanbul’a olduğunu söylemiştim sanırım .2 yıl anneannemin yaşadığı köyde kalıp babamla birlikte İstanbul’a taşındık)Onu da kamyonun önüne sıkıştırıp yola çıkmışız…Sanırım 3 yaşındaki çocuğa bu kadar travmatik gelen durum evsizlik ve belirsizlikti…Hayatım boyunca bekar evlerim dahil (13.evimde oturuyorum) taşınmalarım travmatik ve hep ağlayarak oldu.Yakın arkadaşlarım ya da dostlarım “ev arıyorum” demesin onlardan önce ev arama çabasına girerdim (yorucu bir durum  tabi). ** Başka bir farkettiğim durum da çocuklarımı dünyaya getirdiğim de ilk anne sütünü almaları için kendimi öyle parçalamıştım (doğum anımla o ilk sütü alamayaşımla ilgisi olduğunu düşündüm) Kanca duygunun da insanı ne kadar yorduğunu farkettim…Anaçlık çocuklarıma ve yakınlarıma sevdiklerime kontrol edilemez bir duyduydu..doyurmalıyım Doktor mu arıyorlar hemen bulmalıyım gibi…Her seans sonrası bir önceki durumumdan daha sakin ve dingin hissediyorum. 1 yıldır (bağlar çalışmasından sonra) derin bir inzivadayım zaten…İlişkilerimde (arkadaş akraba aile)  hep oldurmaya çalışmışım şimdi aramayanı aramıyor , gerçekten görüşmek isteyenle görüşüyor daha çok kendi kendimle kalıyorum (huzurlu bir durum benim için) Son 3 yıldır evle ilgili sıkıntı  yaşadığımın da farkındaydım ama bir türlü hem kendimi kontrol edemiyor hem de sebebini de bulamıyordum…çok rahatladım huzura erdim…sevgiyle kalın..Teşekkürler. Tekrar görüşmek dileğimle…Sevgiler….”

 

 

NOTLAR:

F181- * : Bir bebek doğduktan sonra annesiyle nasıl bağ kurduğu önemlidir. Doğum sezaryen değil de normal doğum olsa bile annenin bebeğini kucağına aldığında ne hissettiği, ne düşündüğü, kucağına aldığında bebeğin gözlerine bakıp bakmadığı ve hatta nasıl bir yüz ifadesiyle baktığı bile önemlidir. Bugüne kadar yaptığım bütün ana karnı içeren seanslardaki genel gözlemim, annesiyle sorun yaşayan ve sağlıklı bir bağlanma kuramamış bireylerin yüksek bir oranı anne sütüyle ilgili de sorun yaşıyor. Anneyi reddediyorsa veya annesi tarafından istenmediğini düşünüyorsa, anne sütünü içmeyi reddedebiliyor.

2- ** : Meltem Hn, hayatı boyunca çok sık ev değiştirmek zorunda kalmış, bunların hepsini de ağlayarak ve travmatik bir olay gibi yaşamıştı. Hatta kendisi değil de herhangi bir arkadaşı taşınmaya kalksa işi gücü bırakıp onlara ev bulabilmek için seferber oluyordu. Bu konudaki hassasiyetinin sebebi olarak seans içinde keşfettiğimiz 3 yaşındayken yaşadığı bir taşınma hikayesi çıktı. Kendisinin de belirttiği gibi 3 yaşındaki o çocuğa bu kadar ağır gelen şey, gayet mutlu olduğu bir ortamdan bir belirsizliğe doğru yola çıkacak olmaları, evsiz kalmaları ve de en önemlisi ” çocuktur anlamaz ” mantığıyla ona durumla ilgili hiçbir açıklama yapılmamış olmasıydı.

Hayatımız boyunca etkili olan bir hassasiyetin sebebini farkettiğimiz ve dönüştürdüğümüz anda, artık o konu bizim üzerimizdeki gücünü/etkisini yitirir.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

AİLEDEN DIŞLANMA İLE İLGİLİ BİR VAKA ( 2. Bölüm )

Standard

M1

Meltem Hn ile ilk seanstan 53 gün sonra bir araya geldiğimizde seansa başlamadan önce kendisine bu süre içinde farkettiği değişimleri sordum. Aldığım bilgiler:

1-Kafamda sürekli dönüp  duran düşünceler durdu. O kadar çok babamdan bahsediyormuşum ki bir arkadaşım ” Aaa..senin baban ölmüş müydü ki ? ” dedi. Ben de şaşırdım.

2-Fiziksel olarak göğsümün sol tarafında kalp civarında sıkışma olurdu. Bazen hergün bazense 2 günde 1 olurdu. Bu konuda doktorlara gittim, her türlü tetkik yapılmıştı ve birşey çıkmıyordu. Bu seanstan sonra geçti. Babam ölür ölmez başlayan bu ağrılar artık yok.

3-Genel olarak hayatıma bir huzur geldi. Eşime ve çocuklara karşı daha sakinim.

 

seans

 

Yine eklenti seansı şeklinde başladı. Şimdiki hayat regresyonu ile ilerledi.

 

EKLENTİ:

Yıllar önce düşükle kaybettiği bir bebekle alakalı bir eklentiydi. Bu eklentisi onda kaybetme korkusu yaratmıştı. Bu korkusu ondan sonra olan çocuklarına fazlasıyla yansıtıyordu.

***

Seansa daha sonra annesi, babası ve kardeşleriyle yaşadığı sorunlar ve özellikle reddedilme duygusu ile devam ettik.

Özellikle annesinin kız çocuk olarak doğurduğu için kayınvalidesi ve akrabaları tarafından soyu devam ettiremeyeceği sebebiyle ezilmesi sebebiyle Meltem Hn’ın bebeklikten itibaren hissettiği duygular üzerine çalıştık. Bol katarsisli geçen aile bölümünden sonra kendime aşağıdaki şekilde not almışım:

-İlerde 0-6 yaş çalışılmalı

-Bağlar Çalışması’na katılabilir

-Kendini ifade etme sorununa ilerde bakılmalı

g2

 

2.GÜN:

” Eylül hanım merhaba.Dün akşam yazamadım. Seans sonrası halsizlikten eve zor geldim.Hemen yattım.Ertesi gün başağrısı ve halsizlik çok yoğundu. Bağırsaklarımda sorun olup olmadığını sordunuz ya..Dün bütün gece bağırsak hareketlerim o kadar yoğundu ki sabaha kadar gaz sorunu yaşadım.Bir balon gibiydim…İçim şişmiş sanki.Boşaldı..Sabah rahat kalktım..Sevgiyle kalın. .”

 

8.GÜN:

” Merhaba Eylül hanım.Size söylemeyi unuttuğum bir şey vardı.Geceleri çoğunlukta ama gün içinde de çenemi sıkma sorunum vardı yıllardır.Ve oğlum da da  geceleri diş gıcırdatma ..Benim  çenemde rahatlama oldu.Oğlumunda gıcırdattığını duymuyorum 1 haftadır.Devam eden halsizlik var..Dinginlik var.Hayatımıza evde hiç istememe rağmen bir kedi girdi.Oğlumun peşine takılıp gelmiş.Oğlum sahiplendi onu  babanım ben senin diyor.Dikkatimi çeken bir durum olduğu için paylaşmak istedim.Sevgiyle kalın...”

 

2 AY SONRA:

” Merhaba Eylül hanım…Size yazmak istediğim bazı konular var..Size söylemeyi unuttuğum çenemi her daim sıkma durumum vardı..Özellikle uykuda aynı şekilde oğlumda da diş gıcırdatma durumu vardı.İkinci seansta ki eklenti düşük yaptığım dönemle ilgiliydi hatırlarsanız..ve ertesi günden itibaren çenemde rahatlama başladı..Yaz tatilini çok rahat geçirdim oğlumunda diş gıcırdatması tamamen geçti. Şöyle bir olay yaşadım ilginç olduğu için paylaşıyorum hiç bir şekilde yorumlayamadım..2 günlüğüne …( farklı bir şehir)’ ya gittiğimizin ilk akşamı  birbirine uzak ve farklı üç mekanda  ..X.X’ın ( ilk seansta bahsedilen, eskiden ünlü bir şarkı yazarı ) şarkısı çalıyordu (……….) Bu nasıl bir tesadüftür diye şaşırdım..Ve uzun süredir çok rahatım diye size yazmayı planlarken bayramın 1.günü sabahına dişlerimi sıkarak uyandım ve devam ediyor..Oğlumda diş gıcırdatma tamamen geçti..Ben de bu arada çok daha dengeli ve huzurluyum..Bağlar çalışmasında görüşmek dileğimle. .Sevgiler..

***

Bu seanstan yaklaşık 2,5 ay sonra Meltem Hn Bağlar Çalışması adını verdiğim ve farklı bir teknik kullandığım grup çalışmasına katıldı.

 

B3.jpg

 

BAĞLAR ÇALIŞMASI

Bu çalışma sırasında Meltem Hn’ın bir kayıp ikizinin olduğunu keşfettik ve bu doğrultuda bir çalışma yaptık.

Bağlar Çalışması’ndan yaklaşık 1 yıl sonra 2017 ekimde yaptığımız 3. seansta yaklaşık 1 yılı içeren geri-bildirimlerini alarak seansa başladım. Danışanın bu 1 yıllık gözlemlerini ve geri-bildirimlerini bir sonraki bölümde okuyabileceksiniz.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

AİLEDEN DIŞLANMA İLE İLGİLİ BİR VAKA ( 1. Bölüm )

Standard

M1

İsmine Meltem diyeceğim danışanımla ilk defa mayıs 2016’da çalışmaya başladık. Bana bir arkadaşının tavsiyesi ile gelen Meltem Hn 40’lı yaşların ortalarında bir sağlık çalışanı idi.

Seansa geldiğinde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebi bölümüne ” Kabul edilmeme, suçluluk duygusu, kaybetme korkusu ” yazmıştı.

seans

İLK SEANS :

Ön görüşme bölümünde ” reddedilme duygusu” konusunu seçmişti. Annesi erkek çocuk beklerken kız çocuk olarak doğduğu için annesinin kendisini emzirmek istememesiyle başlayan ve daha sonrasında hastalıklarla geçen çocukluğundan bahsettikten sonra ailesinin onaylamadığı bir evlilik yaptığını ekledi. Bu evliliği yaptığı andan itibaren ise ailesi tarafından dışlanmıştı. Asıl, babası bu evliliği kabul etmiyor sanırken aslında annesinin kararı olduğunu çok sonradan öğrenmişti. Ailesi 4 sene boyunca onu arayıp sormamıştı ama sonra eşiyle beraber ailesini ziyarete gitmişti. Annesiyle karşılaştığında annesinin korkudan bayılması ise onda ayrı bir travma konusu olmuştu. Babasının ” eşinle değil yalnız gel ” demesi üzerine bir müddet ailesini tek başına ziyaret etmeye başlamıştı.

Çocukları olduktan sonra ailesini çocularla ziyaret etmeye başlamış ve babasını ise eşiyle hiç tanıştırma fırsatı bile olmadan kaybetmişti.

Bana geldiği sıralarda ailesiyle hala kopuk olduğunu, kendisi aramazsa annesinin hiç aramadığını, kardeşleriyle de görüşemediğini belirtti. Babasını kaybettiği dönemde ise annesi diğer kardeşinden ve Meltem Hn’dan vekalet alarak ve bunun bazı prosedürler için olduğunu belirterek aileden kalan bir taşınmazı erkek kardeşinin üstüne geçirmişti.

Ailesi tarafından maddi anlamda haksızlığa uğrama konusu sadece bununla sınırlı kalmamıştı. Meltem Hn,  çoğunluğunu kendisinin ödediği memleketlerindeki evini ailesi artık onu orada görmek istemediği için ” satıp parasını sana yollarım ” diyen babasına devretmişti. Lakin babası bu gayrımenkulü satmaya kıyamayıp karısının üzerine geçirmişti.

Ailesiyle zaten kopuk olan iletişimi maddi anlamda hakkını aramaya kalktığında tamamen sıfırlanmıştı. Ancak annesini aradığında annesi telefona çıkıyordu fakat iletişimleri bunun ilerisine geçemiyordu.

Bundan 10 sene kadar önce ailede tek iletişim kurabildiği kişi olarak gördüğü babası vücudundaki bir kitleyi ona gösterdiğinde kendisi de bir sağlık çalışanı olduğu için hastalığın ne olduğunu hemen anlayıp çok üzülmüştü. Daha hastalığın hangi evrede olduğunun tetkikleri devam ederken babasını başka bir sebeple aniden kaybetmişti.

Eşiyle ve çocuklarıyla sorunsuz giden bir hayatı olmasına rağmen küçüklüğünden beri kendisini dışlanmış , tabir-i caizse ailenin kara koyunu gibi hissettiği için hep bir tarafı eksik kalmıştı. Hayatını hep bu hüzünle yaşıyordu.

Seansa reddedilme duygusunun kaynağını araştırmak üzere başlamaya niyet etmiştik fakat henüz seansın hemen başında eklentileri kendilerini belli edince mecburen eklenti seansına çevirmek zorunda kaldık.

1.EKLENTİ:

Babasıyla alakalı bir eklenti modeliydi. Bu eklentisini gönderirken yoğun katarsis yaşadı.

2. EKLENTİ:

Sağlık çalışanı olarak mesleğe yeni başladığı dönemlerde hastanede yatmakta olan bir kanser hastasıyla yakın bir bağ kurmuştu. Bu kadın, Türkiye’de bir dönem mihenk taşı olmuş çok eski ve ünlü bir şarkının söz yazarıydı. Hastasıyla öyle yakınlaşmışlardı ki bazen uygulanan tedavi sonrasında hastayı evine bıraktığı oluyordu.

Bir dönem sonra, yaşlı kadının hastalığının son aşamalarında olduğunu bildiği için araya biraz mesafe koymak istemişti ve kendisini arayıp evine davet ettiğinde onu ziyarete gitmemişti. Bu durum onda biraz suçluluk duygusu yarattığı için o dönemde çektiği eklenti türü de bu duygusuyla ilgiliydi.

Bu eklentisi onda nefes darlığına sebep olmuştu.

 

3. EKLENTİ:

Yine hastanede kaptığı bir eklentiydi. O dönemde hastanede stajerdi ve henüz profesyonel davranamadığı bir dönemdi. Aşırı anaçlık ve merhamet duygusuyla çektiği bir eklenti modeliydi.

Bu eklentisi vücudunun sağ tarafında dönem dönem uyuşukluk hissetmesine ve ayrıca kaybetme korkusuna sebep olmuştu.

 

4. EKLENTİ:

Çalıştığı hastanede iken çektiği 2 adet eklentiydi. Bu eklentiler ise yine o dönemde gözü önünde çok genç yaşta ölen iki askerin ölümüne aşırı derecede üzülmesi nedeniyle ona gelmişlerdi ve onda bacak ağrılarına yol açmışlardı.

 

Seansı noktaladığımızda, en çok dikkatimi çeken konu neredeyse tüm eklentilerini aşırı anaçlık ile çekmiş olduğu idi. Herkese ebeveynlik yapmaya çalışıyordu. İşi gereği çok fazla ölüme şahit olması nedeniyle bir türlü bu kişilerle/konularla vedalaşamamıştı.

 

g2

 

1.GÜN:

” Eylül hanım iyi akşamlar.Dün gece bacaklarım çok sızladı.Sabah uyandığımda halsiz ve yorgundum.Gün boyu biraz halsiz yorgun ve hafiflemiş bir haldeydim.Zaman zaman derin derin esnedim her esnemeden sonra çok rahatladım. Önceki günlere göre daha rahat nefes aldığımı hissettim. Yine önceki günlerde kafamın içinde yaşadığım bir sürü konuşmanın da bittiğini farkettim.Babam saksıların dibindeki yabani otları bile yolmazdı yeşillik ve canlı diye.Ben de çiçeklerime zarar verse de yabani otları temizleyemezdim. Biraz önce bütün saksılardaki yabani otları temizledim. Size sonsuz teşekkürler..Size gelebilmeme vesile olanlara da sonsuz teşekkürler….”

 

8.GÜN:

Merhaba Eylül hanım..İlk hafta biraz yorgun halsiz ama bir o kadar da huzurlu ve sakin geçti..Kafamdaki sessizliğin ne kadar büyük bir lüks olduğunu farkettim. 4 Gün öğleye kadar derin esnemelerim devam etti.Daha rahat nefes aldığımı farkettim.Zaman zaman kalbim sıkışırdı çok kapsamlı kontrollerden geçtim hiç bir şey çıkmamıştı.Bu hafta hiç sıkışmadı.Babam çok kitap alır okumak ister ama bitiremezdi .Ben de yıllardır aynı durumdayım.Dün okuduğum kitabı bitirdim.Önce oğlum sonra kızım ateşlendi bu yüzden yazamadım ama hep aklımdaydınız. Bazı ayrıntıları da kafamda toparladım isterseniz sonra onları da yazabilirim size…Sonsuz teşekkürler. .”

 

22.GÜN:

” Eylül hanım insanın kafasının içinin sessiz kalması ne demek bilir misiniz? Işte ben doyasıya bunu yaşıyorum.Biraz ayrıntı paylaşmak istedim.Küçüklüğümde babam beni çok sevsin diye hep etrafında dolanırdım severdi de…Aramızdaki bağ başkaydı.Evde onu en iyi anlayanın ben olduğumu düşünürdüm..Çok ciddi bir kalp ameliyatı oldu ve yoğun bakımdan çıkamadı.Günlerce yoğun bakımın önünde bekledim günde bir kere yanına alıyorlardı bilinci açıktı ve ona “nolur beni bırakma “diye yalvarıyordum. Babamı gömdüğümüz gece bir rüya gördüm (o kadar gerçekti ki  hiç rüya gibi değildi) evin telefonu çaldı , açtım babam “merak etme ben çok iyiyim evdekilere de söyle”dedi söyledim……O günkü çalışmamıza kadar hep yorgun…hep olumsuz duygularla dolu..kalp çarpıntısı olan…ara ara nefes almakta zorlanan bir tablo içindeydim.Daha ilk haftadan bu tablodan eser kalmadı.Söylediğiniz çalışmaları yapıyorum ve çok iyi geliyor.Sabahları çok zor kalkıyordum şimdi zorlanmıyorum.Diğer eklentilerle ilgili de şunu söylemek isterim:ara ara hep aklıma gelirlerdi ve yakınlarıma  anlatırdım..ama .X.X..( eskiden ünlü bir şarkı sözü yazarı )’ı çok sık anlatırdım şarkısını oğlum 2 günde bir açardı…bundan dolayı biraz fazla tepki verdim…Huzurluyum sakinim sürekli yorgunluğum yok…Sonsuz Teşekürler...”

 

 

F18

 

NOTLAR:

1-Ülkemizde aşırı anaç olmak iyi birşey sanılır ama aşırı anaçlık bazen çok fazla eklenti çekme sebebi olabilir. Hele ki sürekli yardıma ve şefkate ihtiyacı olan insanlarla çalışıyorsanız ya da hastane gibi ortamlarda çalışıyorsanız…

2-Aşırı anaçlık, çocukluğunda ebeveyninden almamış veya alamamış bazı çocukların yaşamlarının ilerleyen aşamasında kendilerini daha değerli hissetmek için geliştirdikleri davranış modellerinden biri. Sürekli vererek değerli hissetmeye çalışmak, nihayetinde alma-verme dengenizi bozar ve aslında hayatınızın her alanını etkileyen bir takım problemlere yol açabilir. ( ikili ilişkiler, para..vb )

 

 

( Devam edecek….)

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

BOL EKLENTİLİ BİR ROMATOİD ARTRİT HİKAYESİ ( 4. Bölüm )

Standard

Computer keyboard and repetitive strain injury

Hicran hn ile 3. seanstan 5 ay sonra ( Not: Bir önceki bölümde belirtildiği üzere, arada 1 kere de Bağlar Çalışması’na katılmıştı ) 4. seans için bir araya geldik.

Bu seansta konu olarak işle ilgili konuları seçmişti. Kendisi geçmişte üst düzey yöneticilik yapmış, çocuğu olduktan sonra ise bir süre çalışma hayatına ara vererek farklı bir sektörde eğitimler vermeye başlamıştı. Sunumlar hazırlamasına ve eğitim konusunda oldukça donanımlı olmasına rağmen bir türlü başlangıç yapamamaktan şikayetçi idi. Başka şikayet ettiği bir konu ise bugüne kadar denk geldiği bütün erkeklerin ya cimri olması ya da para konusunda sorunlu olmalarıydı. Geçmişte çok iyi kazandığı bir kariyeri varken, şu anda kendini çok atıl hissettiği bir dönem geçiriyor ve artık bu konulara bakmak istiyordu.

Seansa kısa eklenti temizliği ile başladığımızda yine bir eklenti algıladığı için bu seansta da eklenti ile başladık.

seans

1.EKLENTİ:

Geçmişte bir erkekle tartışırken geçirdiği bir öfke krizi esnasında kendisine çektiği ve 4 yıldır onda olan 3 adet olarak belirttiği bir eklenti türüydi. Onun daha sinirli ve neşesiz olmasına, gezinen ağrılara, baş ağrılarına, konsantrasyon sorununa ve takıntılara yol açmıştı. Ayrıca kendisinin daha öfkeli ve asosyal olmasına, iş hayatından soğumasına, yalnızlığı seçmesine , atalet duygusuna, memnuniyetsizliğe, özgüven sorununa, kazanç sağlayamamasına, halsizlik ve isteksizliğe de yol açmıştı.

Hala öfke duyduğu kişi ile sorununa kısaca baktık.

 

2.EKLENTİ:

Alın bölgesine yerleşmiş ve 2 yıldır taşıdığı bir eklentiydi. Evliliğini ilgilendiren bir konudaki suçluluk duygusu ile çekmişti. Bu eklentisi de onda kendine güven duygusunu zedelemişti.

 

3.EKLENTİ:

1 Yıldır onda olan, kendini çaresiz ve yalnız hissettiği bir anda çektiği bir eklenti türüydü. Bu eklentisi, sol ayağının altında kalıcı ağrı yaratmış ve çaresizlikleri kabullenmesine sebep olmuştu.

 

4.EKLENTİ:

Sol gözüne yerleşmiş bir eklentiydi ve yine öfke ile çekmişti. Bu eklentisi ; ileriyi görememesine ve hayattan zevk alamamasına sebep olmuştu.

Seans içinde eşine duyduğu öfkeye de kısaca baktık.

 

 

12

 

16 Gün Sonra:

” Tekrar selamlar,

Geciken geri bildirimimi yapiyorum
1. Gun geri bildirimi
Seanstan ciktiktan sonra, whatsuptan bir mesaj geldigini gordum: “Sıkıntili bir durum var. Cikinca arar misin…”
Seansa gelirken annem ve ….( evle ilgili özel bir mevzu )……………… Ve hatta giderken seansta konustugumuz ofke problemi aklima geldi ve dedim “ey evren sen beni su an siniyosun, farkindayim. Lakin stres hormonu salgilanmasinin onune gecemiyorum suan. Bilgin olsun” dedim:))
Ve gider gitmez ………… Kadinin tek soyledigi hicran hanim oyle birsey demedim yanlis anladiniz. Neyse hikaye bu sekilde gerceklesti. Ve zihinsel olarak 1 hafta beni bloke etti. Sabah yuruyusleriyle dengelemeye calistim biraz kendimi. Aslinda bu ruh hali sebebiyle ilk gun geri bildirimini yazamadim.
Sonrasinda da nasil olduysa hayatim bir hareketlendi. Eve girmez oldum resmen. 7. Gun geri bildirimini de bu yuzden yazamadim.
Bu arada konustugumuz bir husus vardi. Demistin ki: bunca yil eril enerji yasamissin, simdi disi enerjidesin. Yakinda dengelenirsin. *
Himmm, sanirim bu cumle bende bir cesit idrak yasatti. Ve bazi dusuncelerimle ilgili taslari yerine oturttu. 
Esimin isleri yukari ivmeli bir hal aldi:) ilgili midir ilgisiz midir bilemiyorum ama bunun akabinde hareketlendi. 
Bu arada bir calisma daha yapmak istiyorum:) FYI
Sevgiler “
*********************************************************************************
Hicran-sonuç
28 Gün Sonra:
 ” Bu arada dün tahlil sonuçlarımı aldım. Perfect..))  
………………..
Test sonuçlarıma gelince romatoid artrite dair test sonuçlarım gayet iyi. Kullanmakta olduğum çok düşük dozlu ilaçlara devam.
 
Ancak şunu çok net söyleyebilirim. Seans sonraları çok net yükselişler, (iyi olma daha da iyi olma hali diyebiliriz) hissediyorum.    
Ş11
NOTLAR:
1-Bu vakaya başlarken de belirttiğim üzere, amacımız hastalığına çalışmak değildi ama eklentileri gönderdikçe ve sebeplerine çalıştıkça danışanda ciddi anlamda iyileşmeler gördüğümüz için bu vakayı örnek olarak paylaştım.
2-İlk defa bu vaka yazısını okuyanlar için extra uyarı: Doktor görmemiş, tıbbi tedaviye başvurmamış veya doktorununun izni dışında kendi kafasına göre ilacını bırakmış olan kişilerle prensip olarak çalışmayı tercih etmiyorum. Tıbbi bir sorununuz olduğunda ilk etapta mutlaka bir tıp doktoruna gitmiş olmanızı talep ediyorum.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

BOL EKLENTİLİ BİR ROMATOİD ARTRİT HİKAYESİ ( 3. Bölüm )

Standard

Computer keyboard and repetitive strain injury

2. Seanstan 5 hafta sonra Hicran hn ile 3. seans için tekrar bir araya geldik.

Daha önceki seans sonunda not aldığım üzere bu seansta amacım ana karnı dönemine bakmaktı.

İlk 2 seans eklenti çalıştıktan sonra, Hicran hn daha kolay bilgi almaya başlamıştı. Ana karnı dönemi içinde de 3 tane eklenti keşfettik. Bunlardan bir tanesi zaten 2. seansta farkedip gönderdiğimiz bir eklentiydi. Diğer 2 tanesi ise piyangodan çıktı denilebilir.

Ana karnı dönemini keşfederken bir kayıp ikizi olduğunu ve ayrıca o daha ana karnındayken annesine gönderilen bir eklentiye maruz kaldığını farkettik.

Anne-baba-babaanne üçgeninde geçen birkaç olumsuz sahneye çalıştık.

Ayrıca 4 yaşındayken annesinin kendisine kızıp fırlattığı çatalın alnına isabet etmesiyle yaşadığı travmaya kısaca bakarak onun üzerindeki etkisini dönüştürmeye çalıştık.

Bu seanstan sonra kendime aldığım özel notta ” İlerde Bağlar Çalışması’na katılabilir ” yazmışım. Bağlar Çalışması, regresyon dışında teknikleri kullandığım ve sadece katılımını uygun gördüğüm eski danışanlara açık bir grup çalışmasıdır.

 

 

g2

2 Gün Sonra:

” Selamlar,

Umarım iyisinizdir:)

Seans sonrası midem çok ağrıdı. Dün gece bir hayli derin ve uyudum.

Açıkçası bedenimi sanki biraz daha rahat kullanabiliyorum. Ellerim, ayaklarım ve boynum da hala hassasiyet ve katılık var. Ancak vücudumun geneli çok daha rahat hareket ediyor sanki.

Bakalım önümüzdeki günler nelere gebe…

Sevgiyle kalın.

Görüşmek üzere.”

20

 

20 Gün Sonra:

” Selamlar,
Umarım iyisinizdir.

Hem geribildirim yapayım hem de birşey danışayım istedim. Geribildirimden başlıyorum:)

1. Son seanstan sonra sanki yıllardır anlaşamayan ve aralarında birbirini iten sevimsiz bir çeşit enerji bulunan annemle babamın arasındaki o bulutlu hal gitti sanki. Tamam şimdi de birbirlerine bayılmıyorlar belki, ama birbirlerini lafla da rahatsız etmiyorlar. Herhangi bir sohbet olursa ikisi birden dahil oluyor, sohbet uzuyor. Yani, sanki aralarındaki o sis perdesi dağıldı ve birbirlerine daha bir yakınlaştılar gibi.

K12. ..X.. (eşim) seansın ertesi gününden itibaren ısrarla bizi eve çağırıyor. (Hala annemlerdeyim de:))   ( NOT: Danışan, küçük çocuğu olduğu için ve sağlık problemleri nedeniyle destek aldığı için ebeveynlerinin evinde kalıyordu. )

3. Aylar aylardır yapmak isteyip de yapmadığım şeyi yaptım. Bloguma … ile ilgili bilgiler koydum. Eğitimler verileceğini belirttim. Eğitim sunumlarını hazırlamaya başladım. Bu durum uzaktan hafif bir hamle gibi gelebilir, ancak o ataletli halimi düşündüğümde benim için bir hayli büyük bir hamle olduğu aşikar:)

4. Vücudumun genelinde bir sızlama ve tutulma vardı. O geçti. Sadece el ayak biraz dirsek ve boyunda ağrı kaldı.

 

kahve5. Bende ciddi bir düşük tansiyon durumu vardı. Halsizliğin bir sebebi de oydu. Halsizliğim geçti. Birşeyler yapma hissim geri geldi sanki. Aylar var ki caddede tek başıma bir kahve içmeyeli. Valla bu seanstan sonra 4-5 kere içmişliğim var:))

6. 2016 eylül ayında randevu almaya çalıştığımız bir dr vardı. Alamamıştık çok yoğun olduğundan. Adımı yazdırıp, sıraya girmiştim o dönem. Ve normal şartlarda temmuz 2017 gibi bana sıra gelmesi beklenirken, bu seanstan sonra zınk diye aradılar. Ve biri iptal etmiş, 15 kişiyi aramışlar herkesin işi varmış, o yüzden beni aramışlar, randevuya bekliyorlarmış. Yani, bir nevi piyango:))

Şimdi gelelim danışacağım konuya…

2 gün öncesine kadar ………………….             ………………….

…………  ( özel hayatıyla ilgili bir soru içeriyor.)    ……………

……………

 

NOT: Bu seanstan yaklaşık 40 gün sonra Hicran hn, tavsiyem üzerine Bağlar Çalışması’na katıldı. Bu çalışma sırasında Hicran hn’ın savaşta esir düşen ve 7 yıl boyunca işkence gördükten sonra ölen ve ülkesine geri dönemeyen bir atasıyla özdeşleştiği ortaya çıktı. Bu bilgi, çalışmaya gelmeden önce araştırmasını istediğim konular sebebiyle aile büyükleri tarafından da teyit edilmişti.

 

E8

 

BAĞLAR ÇALIŞMASI’NDAN 2 AY SONRA ALDIĞIM GERİ-BİLDİRİM:

” Selamlar,

Bir süredir görüşemedik. Umarım iyisinizdir.

Eğitimde olmam sebebiyle, ancak geri dönüş yapabiliyorum. Kusura bakmayın.

Bir süredir yazamadım. Ancak şunu belirtmek isterim ki, Bağlar çalışmasından sonra romatoid artrit kaynaklı ağrılarımda çok ciddi bir iyileşme yaşadım. Kolumu kaldıramazken, ayaklarımı ayakkabının içine zar zor sokarken, boynumun ağırlığı bile tarifsizken şimdi o kadar farklı ki dünya benim için. Sadece ellerimde çok hafif ve sol ayağımın altında yine çok hafif bir ağrı ve şişlik var. Bunların da zamanla geçeceğine inanıyorum. Bu arada kendimi gerçekten “çok iyi” hissediyorum.

Gelişmeler bu şekilde, haberdar etmek istedim. En kısa sürede görüşmek üzere.

Sevgiyle,   “

 

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BOL EKLENTİLİ BİR ROMATOİD ARTRİT HİKAYESİ ( 2. Bölüm )

Standard

Computer keyboard and repetitive strain injury

İlk seanstan 6 gün sonra Hicran hn ile 2. seans için bir araya geldiğimizde hala ilk seansın tamir fazı döneminde olduğu için öncelikle geri-bildirimlerini sordum. Aldığım bilgiler:

1-Eskiden ensemde her sabah uyandıran ( sabaha karşı ) bir ağrı vardı, sanki yanma hissi gibiydi. O ağrı ilk seansın ertesi günü geçti. Şu anda belimde bir ağrı ortaya çıktı. Sabaha karşı bel ağrım ortaya çıkıyordu. Sanki belimin ortasında bir delik var da içi yara gibi acıyordu.

2-Seanstan sonra eve döndüğümde regl oldum. Zamanında oldu ama normalden fazla kanama oldu.

3-Bağırsaklarımda aşırı gaz hareketi oldu, hala devam ediyor.

4-Aylardır halletmem gereken birtakım işlerimi bir çırpıda hallettim.

5-Düşüncelerim daha bir berraklaştı.

6-Eskiden her eğitimi almak isterdim ve herşeye atlardım. Şu anda bazılarını mantıksız buluyorum.

7-On yıldır görüşmediğim ortaokul arkadaşım mesaj atmış. Kendisi yurtdışında yaşıyor. Buna bayağı şaşırdım.

 

seans.jpg

 

Bu seans da eklenti seansı olarak ilerledi.

1.EKLENTİ:

3 Yıldır kendisinde olan ve başkası tarafından gönderilen bir eklenti türüydü. Bu eklentisi onu hareketsiz bırakmış, hayata dair endişe ve korku yaratmış ve herkesten uzaklaşmasına sebep olmuştu. Ayrıca gezinen ağrılara ve fibromiyalji kaynaklı ağrılara sebep olduğunu da ekledi.

2.EKLENTİ:

7 Yıldır kendisinde olan ve yine başkası tarafından gönderilen bir eklenti türüydü. Bu eklentisi; işlerinin ters gitmesine, kavgalara, halsizliğe, birşeylere tutunamamaya ve yıllardır boğazının acımasına yol açmıştı. ( NOT: Bu eklenti türü, çok nadir karşılaştığım bir türdü ve biraz zor gönderdik.)

3.EKLENTİ:

Sağ el parmaklarına yerleşmiş olduğunu söylediği bir eklentiydi. Bu esnada danışan uyuma belirtileri gösterdi. Doğduğundan beri kendisinde olan ve kendisinden önce doğup henüz bebekken ölmüş olan abisi ile bağlantılı bir eklenti türüydü. Bu eklentisi ile zor vedalaştı ve yoğun katarsis yaşadı.

Bu eklentinin hayatı boyunca onu daha eril enerjisi yüksek biri yaptığını belirtti.

4.EKLENTİ:

Seans sırasında sol kulağının acımaya başlamasıyla bakmak durumunda kaldığımız bu eklentisi ana karnında şahit olduğu bir tartışmayla ilgiliydi. Annesinin uğradığı bir haksızlık karşısında kendisini ifade edememesinin verdiği öfkeyi sahiplenmişti. Bu sebeple o sahneye kısaca baktık.

Bu eklentisi, onda baba tarafına öfkeye ve duyarsızlığa, duyduklarını bazen duymazdan gelmesine yol açmıştı.

5.EKLENTİ:

2 Yıldır kendisinde olan, başkası tarafından gönderilen ve başının arka tarafında ense bölgesine yerleşmiş bir eklentiydi. Bu eklentisinin etkileri olarak, hissizlik, halsizlik gibi özellikleri saydığı gibi aynı zamanda kendisini aptallaştırıp sersemleştirerek kendi halinde bir insan haline getirdiğini belirtti.

Bu 5 eklentisine çalıştıktan sonra seansı noktaladık. Kendime aldığım özel notlarda,  ” bir sonraki aşamada ana karnı dönemi çalışılmalı ” yazmışım.

 

g2

 

2 Gün Sonra:

” Sizden geldiğimde çooook çoook yorgun ve hüzünlüydüm.* Gece uykusunu o kadar da derin uyuyamadım ama bir sürü rüyalar gördüm yine de. Dün sanki hala gitmemiş gibiydi. İç ses gitmedi diyordu. Sonra kendi kendime bir veda daha yaptım ve sanki o zaman gitti gerçekten ya da bana öyle geldi. Bugün çok depresif hissediyorum. 11.30 ta kalktım, yine küçük küçük bir dolu rüya. Sanki bir dosya açılıyor, sahneleniyor ve diğerine geçiliyor gibi. Normalde bu saate kadar yatmam, inanır mısınız sadece yatmak istiyorum. Evden çıkasım yok. Ağrılarım full tavan şuanda. Canım nasıl yanıyor anlatamam. Modum da bir hayli düşük.

 
En kısa zamanda görüşmek dileğiyle,
Sevgiler  “

 

Yaklaşık 1 Ay Sonra:

” Bendeki durumu şöyle özetleyebilirim o zaman;

Çok fazla uyuma ihtiyacı oldu ve uykularım hep çok derinleşti.

Konuları bir hayli organize olan rüyalar gördüm uzunca bir süre. Hatta rüyada ya da tam rüyadan uyanırken kendimi çıkarımlar yaparken buluyordum.
En az 25 yıldır haber almadığım orta okul arkadaşım face de aniden karşıma çıktı.
O gece taa ortaokul yıllarıyla ilgili bir rüya gördüm ve sanki bişey oldu ama ne oldu dersen tanımlayamıyorum.
Son aylarda kısa kısa Gögüs nefesi alıyordum, karın nefesine geçmiş buldum kendimi.
Dişlerimi sıkmıyorum.
Geceleri yatarken burun açıcı spreyi bıraktım.
Çok uzunca bir süre gaz hareketliliği oldu özellikle de gece yattıktan sonra.
Eşim pek bir sevgi dolu oldu:) gerçi kendisi hep öyledir aslında. Bu çalışmadan sonra daha da bir sevgi dolu oldu sanki.
Çözüm bekleyen ve yıllar yıllardır ertelediğim birkaç konuyu çözüme ulaştırdım.
4 ay sonra bloguma bir yazı yazma enerjisini tekrar kendimde buldum.
Daha saglıklı karar vermeye basladım sanki. Paldır küldür atladığım şeylere şimdi ne gerek var ki diyebiliyorum.
Sanki farkındalığım arttı.
Belimdeki her sabaha karsı beni uyandıran o ağrı geçti.
Görüşmek üzere,                     “

 

Ş11

NOTLAR:

1- *Seanstan sonra çok yorgun ve hüzünlü hissetmesi: Bazı tür eklentiler bize uzun yıllar, hatta ana karnından beri eşlik edebilirler. Bu tanıdık eklenti ile vedalaşmak kişide ilk günlerde, sanki çok yakın bir arkadaşınızla sonsuza dek ayrılmışsınız gibi geçici bir hüzün yaratabilir. Bu, doğal bir durumdur. Genellikle tamir fazı süresi içinde bu hüzün durumu geçer ve yerine rahatlama gelir. Her eklenti, aynı etkiyi yaratmaz.

2-Eklentiler, cep telefonunuzda aynı anda tüm aplikasyonların açık olması gibi şarjınızı yani yaşam enerjinizi çabuk bitirirler. Bazıları ağrılara bile yol açarlar. Bu sebeple, Hicran hn’la 2 seans eklenti çalıştıktan sonra bazı ağrılarının geçmesi ve yaşam enerjisinin artması, seans sonunda beklediğim gelişmelerdi. Kendisinin çok fazla eklentisi olması sebebiyle bu enerji artışı 2. seanstan sonra daha görünür hale geldi.

 

( 3. ve 4. Bölümlerin yazımı devam ediyor… )

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

BOL EKLENTİLİ BİR ROMATOİD ARTRİT HİKAYESİ ( 1. Bölüm )

Standard

Computer keyboard and repetitive strain injury

İsmine Hicran diyeceğim danışanım 40’lı yaşlarda, danışmanlık ve eğitim veren evli-çocuklu bir kadın.

Bana ilk defa ocak 2017’de geldiği seansta doldurduğu form üzerine çalışma konusu olarak “ bolluk-bereket ” yazmıştı. Yani bir araya geliş amacımız hastalığı değildi.

Seansa başlamadan evvel yaptığımız ön-görüşme sırasında bir konunun adı her geçtiğinde ağlamaya başlamasından dolayı o konuyla ilgili bir eklentisi olabileceğinden şüphe etmiştim. ( NOT: Bu tarz şüphem olduğunda danışana önden bilgi vermem..)

Ayrıca bugüne kadar geçirdiği tüm hastalıkları sorduğum bölümde bana fibromiyaljisi olduğundan da bahsetti. Seansa fizik tedavi çıkışında gelmişti ve ayakkabısını çıkarmak veya giymek için eğilemiyordu. Dolayısıyla seans bitiminde kendisine yardımcı olarak giyinmesine yardım ettiğimi ve ayakkabısını giydirdiğimi hatırlıyorum.

İlk defa gelenlere mutlaka kısa eklenti temizliği ile başlattığım için bu esnada algıladığı net bir eklenti olunca seansı eklenti seansına çevirdik.

 

R2.jpg

 

1.EKLENTİ:

3 Yıldır kendisinde olan,  kendisinde farklı 6 bölgeye yerleşmiş bir eklentiydi. Bu eklentisi belirttiğine göre artrite yol açmıştı. ( ilk etapta romatoid artrit olarak teşhis edilen hastalığı sonradan fibromiyaljiye çevirmişti ). Ayrıca bu eklentileri onda konsantrasyon sorununa, takıntılara, öfkeli ve tahammülsüz olmasına, kendisi değersiz ve cesaretsiz hissetmesine de yol açmıştı. Takıntılarının 3 yıldır had safhada olduğunu da ekledi.

2. EKLENTİ:

2 Yıldır kendisinde olan ve dizlerine yerleşmiş bir eklentiydi. İş hayatında çok öfkeli olduğu bir dönemde çekmişti. Bu sebeple geçmişte iş hayatında yaşadığı o öfkeli döneme kısaca bakmak zorunda kaldık.

 

3.EKLENTİ:

10 Yıldır kendisinde olan ve ense-boyun bölgesine yerleşmiş bir eklentiydi. Bu eklentisi hayatında mücadeleye, tutunamamaya, iniş-çıkışlara, savrulmalara ve kıskançlıklara yol açmıştı. Ayrıca insanlardan sıkılmasına, işlerinin ters gitmesine, vücudunda gezinen ağrılara ve bolluk-bereketinde engellere sebep olmuştu.

 

R3.jpg

Bazılarını gruplar halinde gönderdiğimiz eklentilerinden sonra kendisine düzenli olarak eklenti temizliği ve koruma yöntemini uygulamasını önerdim. Henüz ön-görüşme sırasında kendime soru işareti yaptığım ve çıkmasını beklediğim eklentisi bu seansta ortaya çıkmadı. Bu sebeple ilerde eklentilere tekrar bakılması gerektiği yönünde kendime not alarak seansı tamamladım.

 

 

 

 

12

 

 

Seanstan 2 gün sonra:

“Selamlar, umarim iyisinizdir. 1. geribildirimimi yapiyorum:)

Seanstan döndükten birkac saat sonra regl oldum. Gun olarak bu civarlardaydi sanirim ben pek dikkat etmem gunune. Ancak bunu neden soyluyorum, cunku seans esnasinda bedeninde nerede sicaklik hissediyorsun diye sordugunuzda yumurtaliklarimi da soylemistim. Belki bir ilgisi olabilir diye yaziyorum.

Her sabaha karsi beni ensemde yara acisi gibi bir agri uyandiriyordu. Uyandiktan sonra da o siziyla bir iki saat yatakta uyumaya calisiyordum. 2 sabahtir yine ayni saatlerde uyaniyorum ama o acili agri yok. Omuz ve boyun agrim aynen devam bu arada.

Bir de ayaklarimin alti daha fazla acimaya basladi sanki.

Son olarak da, ben kendimi iyi hissediyorum. Sanki icimdeki bir umutsuzlugun ya da yilginligin yerini daha enerjili bir hal aldi.

Bende durumlar simdilik boyle.

Siz Mersin’e gitmeden 1 seans daha yapabilirsek cok cok coook mutlu olurum acikcasi.

En kisa zamanda gorusmek dilegiyle,
Sevgiyle… ”

 

 

NOT: Danışanın çok eklentisi vardı ve bu seans tek başına yeterli değildi. İlk seanstan 6 gün sonra 2. seans için bir araya geldiğimiz için diğer geri-bildirimler 2. bölümde yayınlanacak.

 

Eylül Erdoğan

BİR ŞİFALANMA YOLCULUĞU-7. Bölüm

Standard

ŞY1

SEKİZİNCİ SEANS:

Konu: Dişilik üzerine çalışmaya niyet etmiştik ama seans öncesindeki ön-görüşmede eklentiden şüphelendiğim için önce eklenti durumuna bakılmalı şeklinde not almışım.

1.Eklenti: Yalnızlık duygusuyla çektiği ve 2010’dan beri taşıdığı bir enerjiydi. Sağ kolunda kütle gibi bir ağırlık yaratıyordu ve bu durumu özellikle son 1 haftadır hissettiğini söylüyordu.

Bu eklentisinin üzerindeki olumsuz etkileri oldukça fazlaydı:

-kendisini çaresiz hissettiği her durumda içe kapanmasına ve insanlarla ilişkilerini koparmasına

-kendisini kadın gibi hissetmemesine; dış görünümüne gerekli özeni göstermemesine, bakımlı olmak-temiz olmak gibi şeyleri 6 yıldır ihmal etmesine

-aşırı derecede yemeğe düşkün olmasına, her mutsuz olduğunda yemeğe ve özellikle tatlılara saldırmasına

-hayatında çok fazla gel-git yaratmasına, olayların hep negatif taraflarını görmesine yol açmıştı.

Bu eklentisini biraz zor gönderdik çünkü acıdan ve çaresizlikten beslenmenin hoşuna gittiğini belirtti.

2.Eklenti: Eski erkek arkadaşı ile bağlantılı bir çeşit lanet enerjisiydi. 2014 yılından beri taşıyordu. Burada bir ilişkiyi tamamlama çalışması yapmak durumunda kaldık.

3.Eklenti: 1 Yaşındayken köydeki evlerinin önünde çektiği bir enerjiydi. Bugüne kadar birçok seansta bu eklentisini gizlemiş olması ilginçti. Yüzünde bazı seanslarda zaman zaman farkettiğim dalga geçer gibi bir gülümseme ifadesinin sebebiydi. Hatta bir seansta kendisine açıkça : ” Eğer seni tanımıyor olsaydım ve bu ifadeyle ilk defa seansa gelmiş olsaydın muhtemelen bir daha randevu vermezdim ” .  demiştim.

O anda farketti ki karşısındaki insanı üst seviyeden biri olarak nitelendirdiği her durumda yüzünde bu sahte, dalga geçer gibi ifade oluyordu ve rahatsız olsa da buna engel olamıyordu. Bu eklentisi de hep tatminsiz, huzursuz ve sevgiye aç olmasına katkı sağlamıştı.

4.Eklenti: Sırtında bir geçmiş yaşam izi olarak algıladığı için kısaca bir keşif yaptık. Zengin bir ailenin kambur kızıydı. 45 Yaşına kadar içe dönük bir hayat yaşamasına ve yalnız ölmesine sebep olmuştu. Ölürken kamburu sebebiyle Tanrı’ya duyduğu yoğun öfkeyi farketti. Bunun üzerine neden böyle bir hayat yaşadığına da kısaca baktık ve dönüştürdük.

Tam seansı noktalamak üzereyken yeni bir eklenti algıladı.

5.Eklenti: Kuzeni tarafından 2008’de gönderilen bir lanet enerjisiydi. Sol gözünün diğerinden farklı olmasına, daha küçük görünmesine sebep olmuştu. Ayrıca hiçkimseye güven duyamamasına sebep olmuştu.

Bu son eklentiden sonra seansı noktaladık.

 

g2

1.Gün

” Merhaba eylül hanım,

Seans sonrası ilk günüm rahat geçti.herhangi bir fiziksel yorgunluk hissetmedim.sadece yoğun şekilde baş dönmem vardı 2 gün boyunca.enerjimde ciddi bir Artış var...”
8.Gün

Merhaba eylül hanım nasılsınız

İlk defa size mail atarken bu kadar isteksizim konu yerine isim isim yerine konu falan yazmalar bir sürü aksilik oldu
1. Hafta boyunca el ve ayak eklemlerimde ciddi ağrılarım oldu fakat hepsi geçti
2 .bu hafta boyunca dışarı çıktığımda herzaman gittiğim yerleri sanki ilk defa görüyormuşum gibi farklı bir hisle izledim sanki gözümde bir perde varmış ve kalkmış gibi
3.sol gözümde beddua enerjisinden kaynaklanan küçülme düzeldi artık eşit gözlere sahibim çok mutluyum.ayrıca kuzenim ve onunla yaşadığımız problemle ilgili de bende bir esneme oldu hala görüşmüyoruz fakat bu durum beni eskisi kadar üzmüyor
4.hafta boyunca dönem dönem eskisi gibi gülme eğilimlerim olsa da oldukça azaldı bunu farkedebiliyorum.sanırım gönderdiğimiz eklentiden sonra insanların bana yaklaşımları da değişti.daha sıcak ve samimiler .tanımadığım telefonda konuştuğum müşteri ilişkileri danışmanıyla çok ilginç bir diyalog yaşadım .ayrıntı vermicem çok uzun olur.beni hiç tanımayan sadece sesimi bilen bir İnsan olarak bana konuşma süresince sürekli fiziksel ve ruhsal vs özelliklerimle ilgili iltifatlarda bulundu.bende normalde böyle durumlarda karşımdakine her zaman haddini bildirip mesafeyi korurdum.hiç kızmadım şaka gibi olayı pek anlatamadım ama siz beni anladınız
5.dün arkadaşlarımla ayda bir toplanıp yaptığımız …. çalışmamız vardı dün ilk defa kendimi o ortama topluluğa ait hissettim.karakterlerin içine tam olarak girebildim.bu Harika birşey benim için
6. gelelim kilo ve alışveriş konusuna,eskisine göre çok daha fazla yemeye başladım.tıkınırcasına yemiyorum fakat yemek yemekten aşırı haz alıyorum kendimi durduramıyorum.alışveriş bu hafta boyunca gereksiz harcamalar yaptım hatta şu anda bu maili de yapılan bir alışveriş seansının ardından yazıyorum.sanırım bu problem sabotajcı yanımla alakalı değil
Bütün iyileşmelerde önce konunun bir dip yaptığını, bu yüzden tamir fazı dönemindeki iştah artışına takılmayıp birkaç hafta daha takip etmesini tavsiye ettim.
1.Ay

merhaba eylül hanım nasılsınız seansın üzerinden 1 ay geçti .size sürecimle ilgili bilgi vermek istedim.

1. bu seans sonrası benim için en sevindirici gelişme insanların bana karşı olan bakış açılarının değişmesi oldu. gönderdiğimiz eklenti ile beraber resmen yüzümden bir maske kalkmış gibi.insanlar artık benim daha sıcak ve daha olumlu biri olduğumu düşünüyor .bende bu şekilde hissediyorum daha sakin ve pozitif bir insan oldum. eklenti kaynaklı o itici görüntü ve davranışlarım gidince ki ben bunun farkında bile değildim,insanların bana olan yaklaşım ve konuşmaları çok değişti.

2. bir diğer güzel gelişme ise sol gözümde beddua enerjisinden kaynaklanan küçülmenin düzelmiş olması.bu düzelme  bütün yüz konturüme yansıdı.eskiden gülerken genelde dudağımın sol kısmı kapalı sağ tarafı aralık olurdu örn yarım ağız gülme şekli gibi.bu durum tamamen düzeldi en güzeli de gözlerimin ikisi de eşit büyüklükte kısmı felçli görüntüm düzeldiği için çok mutluyum.

3. bağlar çalışmasına bağladığım bir durum gelişti. tabi bu sizin bakış açınızla bir gelişme sayılırmı bilmiyorum ama.babam vergi borcu sebebiyle bankadan kredi kullanamıyordu.hesaplara el konulur çünkü bu durumda paranız olsa da kullanamazsınız.borçlarınızı düzenli ödesenizde hiçbir banka size kredi vermez.geçen konuştuğumda bankadan kredi alabileceğini ve işini geliştirebileceğini söyledi.

olumsuz devam eden durumlar

1-yemek yeme durumunda herhangi bir düzelme olmadı.kilo almaya devam ediyorum.seansın üzerine 3 kg almış durumdayım.tıkınırcasına yemiyorum ama yediğim yemekten keyif aldığım söylenemez.

2-alışveriş problemi.

kilo ve alışveriş bunlar benim hayatımı sabote eden 2 önemli başlık ve bunları çözmeden başka hiçbirşeye odaklanamıyorum.* partner evlilik dişil enerji artık bu konulara bakmam lazım birazda ama olmuyor bi türlü ……………..    ”

 

3 Ay Sonra:

  merhaba eylül hanım nasılsınız uzun zaman oldu.öncelikle güzel gelişmelerden bahsedelim .sizinle ağustos ayı içerisinde çalıştığımız 61 kiloda sabit kalma sorunu ile ilgili seanstan sonra bir gelişme olmamıştı. akabinde ekim ayı içerisinde yaptığımız seansta ortaya çıkan sabotajcı kimlik çalışmamızın üzerinden 5 hafta geçtikten sonra bir anda karar vererek diyetisyene gittim. biliyorsunuz daha önce de böyle bir sürecim olmuştu fakat hüsranla sonuçlandı.15 kasımda başladığım bu sürecimde bugün itibariyle 5.5 haftada 5 kilo verdim. başlangıç kilom 65.100 gram idi. 61 kilo civarında 1.5 hafta boyunca bir duraksama oldu ama ben herşeye rağmen düzeni bozmayınca o direnci kırdım.. bu sürecin diğerinden farkı nedir derseniz şöyle özetleyeyim`;

-öncelikle tıkınırcasına yeme krizlerimin hiçbirini yaşamadım ki bu durum biz sizinle çalışmaya başladığımızdan itibaren ara ara tekrarlayan bir durumdu tamamen düzeldi hissediyorum

-sürekli canımın tatlı istemesi ve karbonhidrat krizlerine girmem tamamen düzeldi artık kendi irademi kullanarak besin grupları arasında dengeleme ve seçim yapabiliyorum.yani masada bir sürü tatlı pasta çikolata vs seçenekler olsa da ben çoğunlukla ya bunları tüketmiyorum yada çok az bir miktar alıp kendimi durdurabiliyorum. bunu yapmak için kendi irademle savaşmıyorum spontane bir biçimde oluyor

-evde düzenli olarak yemek yapmaya başladım ve bundan gerçekten keyif alıyorum.bazen ne kadar vaktim olmasa da asla dışarı da kalorili ve sağlıksız besinler tüketmiyorum ve eve gelip kendi yemeğimi yiyorum.bu konu neden önemli benim en büyük harcama kaynaklarımdan bir tanesi de sürekli abur cubur ve dışarda yemek yeme durumuydu

-bu öyle bir duygu ki aslında benim normalim buymuş  kilo ile ilgili takıntımdan kurtulduktan sonra kilo vermeye başladım ve bu sürecim beni o kadar mutlu ediyor ki

-bir diğer gelişmede önceden olsa hayatımda bir olumsuzluk olduğunda iyi giden herşeyi  boşverip tabiri caizse kendimi salıverir herşeyden vazgeçerdim ama bu süreçte hiçte öyle olmadı .aksine gerek işte gerek kendi hayatımda zorlandığım süreçlerden geçtim.ama kendime şöyle dedim  hayatında iyi giden şeyler var ve bir kaç olumsuzluk yüzünden bunları feda etmemelisin artık bunu ayrımını çok net yapabiliyorum.eskiden olsa diyeti boz kendini yemeğe ver bunlara artık hayatımda yer yok

-birde arkadaşlarım ekim ayında ki seanstan bu yana sürekli çok sevimli çok iyi olduğumu tabiri caizse yüzüme nur indiğini huyumun değiştiğini söylüyorlar .eh tabi seansta  ortaya çıkan itici ve sabotajcı kimlikten sonra bunun olması gayet normal

-bağlar çalışmasından dolayı babamın parasal durumlarında iyi gelişmeler oldu.elindeki parayı tutamayan adam hatırı sayılır bir miktarda para biriktirdi şaşkınlık içerisindeyim darısı başıma diyorum. bolluk bereket yağıyor resmen işyerine

bu kadar iyi gelişmenin yanında soğan kabuğu misali ortaya çıkan yeni durumlarda mevcut.           …………   …………………….

…              ………………………………………

….                …………………………

konuyu toparlamak gerekirse sizinde dediğiniz gibi sonuca değil sürece odaklı gitmek lazım.sizinle uzun zamandır çalışıyoruz ve ben ilk başladığım noktadan o kadar uzaktayım ki her geçen gün daha iyi ve güzele giden bir hayatım oldu.hep kötüye odaklı değil iyi şeyleri görerek yaşamak lazım o zaman kötü giden durumları düzeltmek içinde inancımız ve enerjimiz oluyor.her zaman başaramıyorum bu dediğimi ama ne olursa olsun içimizde korumamız gereken en kıymetli şey bir gün herşeyin iyi olacağına dair umudumuzu yitirmemek ve bir köşede oturup ağlanıp sızlamak yerine hayatımızla ilgili sorumluluk alıp harekete geçmek  “

 

v9

 

NOTLAR:

1-*Berna Hn artık doyumlu bir ilişki yaşamak istediğini söylüyordu ve bu doğrultuda çalışmaya başlamaya niyet ettiğimizde birçok eklentisi çıktığı için odağımızı değiştirmek zorunda kalmıştık. Artık bir sonraki seansta bu konulara bakalım diye ertelediğimizde ise bu sefer daha önceden iyileşme gördüğümüz konuların tekrar hortlaması dikkatimi çekmişti. Hem kendi içinde bu durumları düşünüp tartması için, hem de hortlayan bazı sorunların kendisini demotive etmesiyle bu sefer biraz uzun ara verdik. Ben ise bu direncin sebebini merak etmekteydim ama danışan yüzleşmeye kesin kararlı ve istekli olmadığı müddetçe danışman olarak elimizden birşey gelmediği için onun ruhunun hızına saygı duyarak bekledim.

2-Bir sonraki seansımızı ise 5 ay sonra gerçekleştirdik. ( Arada Bağlar Çalışması’na da katıldığı için bazen danışanlara uzun ara vermemiz gerektiğini benim tavsiye ettiğim durumlar da olur ). 9. Seansın özetini ise bir sonraki bölümde bulacaksınız.

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

ERKEK DANIŞAN : EKLENTİ SEANSI

Standard

ö1

İsmine Ömer diyeceğim danışanım 50’li yaşların ortasında emekli bir askerdi. Seansa eşinin tavsiyesi ile gelmişti.

Seans öncesi doldurduğu formda çalışmaya geliş sebebi bölümüne ” Uyku öncesi yaşadığım duygular ve kalp çarpıntısı hissi ” yazmıştı.

Bu sorunu yaklaşık 1,5 aydır yaşıyordu. Neredeyse hergün uyku öncesinde panik atak geçirir gibi olduğunu ve nefes almakta zorlandığını belirtti. Bu durum ilk gerçekleştiğinde gece yatakta zıpladığını ve sabaha kadar uyuyamadığını ekledi.

Son dönemlerde travmatik birşey yaşamadığını ama sağlığıyla ilgili olarak çok defa hastaneye gidip geldiği bir dönem geçirdiğini ve 1 yıldır aralıksız olarak hastaneye düzenli gidip geldiğini söyledi.

Emekli olduktan 1 sene sonra kalp krizi olup olmadığı kesin olarak teyit edilemeyen bir kriz geçirmişti. Aynı dönemde troid, prostat, mide problemleri ortaya çıkmıştı.

Seansa eklenti temizliği ile başladık ve yoğun duyarlılıklar olunca eklenti seansı şeklinde ilerlemeye karar verdik.

1.EKLENTİ: Kendisinin o güne kadar haberdar olmadığı bir kayıp ikiz hikayesi çıktı. Kayıp ikizi kızdı. Bu kısımda detayları algılamakta zorlandığı için bu bölümü en sona bırakarak seansa devam ettik.

2.EKLENTİ: Bir tanıdığı tarafından kendisine şifa amaçlı reiki tarzında bir enerji gönderilirken aktarılan 2 adet olumsuz enerjiydi. Bunlar kendisinde baş ağrılarına, konsantrasyon sorununa ve gezinen ağrılara yol açmışlardı.*

3. EKLENTİ: Bu eklentiyi çalışırken tuvaleti geldiği için kısa bir mola verdik. Midede hassasiyete ve şişliğe yol açan bir eklenti türüydü.

En sonunda yine kayıp ikiz konusuna döndük. Kayıp ikizi algılamakta zorlandığı için burada daha önceki deneyimlerimde işe yaradığını gördüğüm farklı bir materyal kullandım. Bunun üzerine katarsis yaşadı ve o anda farkettiğim kadarıyla katarsis yaşamasına kendisi bile şaşırdı.

Seans bitiminde kendisine uyumadan önce yaşadığı bu durumu takip etmesini ve bana hafta bittiğinde çok kısa bir rapor göndermesini rica ettim.

 

 

12

1.GÜN

Eylül Hanım merhaba

Sizin yanınızdan ayrıldıktan itibaren 24 saat içinde rahatlama hissi devam etti. Tamir fazı belirtilerini okudum bu belirtilerin hiçbirisi bende olmadı birgün öncesinden farklı değildim rahatlama hissi hariç.. Dün gece gayet güzel uykuya daldım ve uyanmadım çalışmada belirttiğim his olmadı.. Saygılarımla iyi çalışmalar...”
8.GÜN

Merhaba Eylül Hanım;

Seansın üzerinden 8 gün geçti. Tamir fazı belirtilerinden hiç birisi bende olmadı. Seans sonrası iki gün oldukça rahattım. Sonraki günlerde anlık olmak üzere size bahsettiğim hissi yaşadım ancak uzun süreli değil anlıktı. Gece uyumada sıkıntı yaşamıyorum ancak bazen yan yatarken sıkıntılanıyorum. Bu fiziksel bir rahatsızlık da olabilir tabi ki göbeğim rahatsız ediyor olabilir:))) İyi çalışmalar… Saygılarımla….”
15 GÜN SONRA

Merhaba Eylül Hanım;

Size geçen hafta cuma günü mail atmıştım. O gece yine uyumakta zorlandım göğüs bölgemde hissettiğim o garip his bir süre devam etti. O geceden sonra olmadı ama ben kendimi rahatlamış hissetmiyorum. Acaba bu gece de olacak mı diye tedirgin yatıyorum. Bunun dışında her şey normal. İyi geceler iyi çalışmalar…”
55 GÜN SONRA

Merhabalar Eylül Hanım

Çok şükür o hissi bir daha yaşamadım. Teşekkür ederim emekleriniz için.
F18
NOTLAR:
1-*:  Bu konunun örneklerine daha önce defalarca rastladım. Bu reiki benzeri birşey olabilir veya size uygulanan bir bio-enerji seansı olabilir veyahut da auranızı genişletecek çalışmalar yapılan türlü ortamlar olabilir. Bir enerji aktarımı sırasında siz kendinizi o kişiye açarsınız. Eğer size uygulama yapan kişinin birtakım eklentileri varsa, o anda o kişinin bazı türdeki eklentilerine de açık halde olursunuz.
Ör: Geçmişte yaptığım seanslardan birinde danışanım sağlık sektöründendi. Kendisi zaman zaman yurtdışından Türkiye’ye gelen bir bio-enerji uygulayıcısından bio-enerji seansı alıp eklem ağrılarını dindirmişti. Ama her ne hikmetse bu ağrılar dönem dönem kendini tekrarlıyordu. Seans içinde farkettik ki bu kişi danışana arada bir ağrı yaratacak türden enerjiler göndermiş. Böylece danışan ağrı yaşadıkça kendisine ihtiyaç duyulacağı ve Türkiye’ye çağırılacağı için kendisine bir nevi ticari döngü yaratmıştı.
Bu vakada ise bilinçli ve kötü niyetle aktarılan birşey yoktu ama sonuçta bir enerji aktarımı sırasında danışana gelen 2 olumsuz enerji vardı.
Dolayısıyla; kendinizi kimlere açtığınız önemli..hele hele tepe çakranızı her önüne gelene elletmemenizi özellikle tavsiye ederim.
2- Kayıp İkiz Sendromu: Bu konuda daha önceki vakalarda detaylı açıklama yazmıştım. Bakınız:  BİR KAYIP İKİZ SENDROMU ÖRNEĞİ ( 2. Bölüm )
3- Danışan bana gelmeden önce tüm tıbbi kontrollerden geçmişti ve rahatsızlığı fiziksel nedenlere dayanmıyordu.  ( kalp rahatsızlığı veya panik atak sebebiyle olmadığı biliniyordu.) Bu yüzden kendisini seansa alabildim.
Bu seansta meslek belirtme nedenim: Danışan eski bir üst düzey asker ve mesleği gereği geçmişte çok sayıda ölüme şahit olmuştu. Bu durum onu yeterince travmatize etmiş olarak düşünebilirsiniz.
Seans sonucu rahatsızlığın geçmiş olması sebebiyle benim bu vaka için belirtebileceğim tek cümlelik yorumum: Danışanın kaybetme ve ölüm korkusu tetiklenecek şekilde üst üste birtakım travmalar yaşayınca eklentileri harekete geçmişti…
Sevgiler,
Eylül Erdoğan

BİR PSİKOLOG HİKAYESİ-2.Bölüm

Standard

p1

Şengül Hn ile ilk seanstan 1,5 ay sonra 2. seans için bir araya gelmek için randevulaşıp 2 hafta öncesinden teyitleşmiştik. Seansa 2 gün kala kendisinden aşağıdaki emaili alınca açıkçası çok şaşırdım çünkü ilk defa bir danışan bana tek seansla iyileşme sağladığı için gelmesine gerek kalmadığını açıklıyor ama yine de ücreti yatıracağını söylüyordu:

” Eylül Hanım merhaba,

Cuma günü için randevulaşmıştık sizinle. Ben kendimi, size getirdiğim yakınmayı (mesleki tükenmişlik) ve diğer gelişmeleri (birazdan özetleyeceğim) düşünüyorum bir süredir bu ikinci seansa getirmek için. Ancak nasıl oldu bilmiyorum ama, ben size geldiğim ağlamaklı halden oldukça uzaklaştım. Sadece eklenti temizliği ile bunlar mümkün değil muhtemelen ama artık çakralar mı açıldı, noolduysa gerçekten birçok şey tıkır tıkır işliyor.. Bu nedenle Cuma günkü seansı şimdilik iptal edelim derim, ama ben sizi ve çalışmanızı kendim için şifa olarak yorumladığım için hayatımın bundan sonraki dönemlerinde tekrar karşılaşırız diye düşünüyorum (Bu arada kısa bir süre önce iptal talep ettiğim için ücretin geri kalanını yatırıyor olacağım hesabınıza).

-Öncelikle migrenim adeta yok oldu. Bunca zamandır sadece bir kere tuttu, o da çok çok hafifti.

-Bankada biriktirdiğim az bir param vardı. Geçtiğimiz haftalarda plansız birçok harcama çıkmasına rağmen, o para hiç erimedi. Öyle durdu… Hatta bu hafta üstüne de koyabildim.

-Karın şişkinliği, bağırsak problemi, çarpıntı hepsi uçtu gitti… .bedenim tazelendi sanki..

-Eşimle zaten yakın ve iyi bir ilişkimiz vardır. Ancak sanki daha da eğlenceli bir hal aldı ilişkimiz.

-Vakalarım size geldiğim döneme oranla daha da artmasına rağmen tükenmişlik hissetmeden yürütüyorum.

-Sizi 2-3 kez rüyamda gördüm. Bana her seferinde “ışık varlıklardan yardım istemeyi unutma” diyordunuz. Hatta bir seferinde “gel beraber yapalım” dediniz ve artık ezbere söylediğim cümleleri rüyamda tekrarladık ve karın bölgemde nefis bir ferahlama ile uyandım sabah.        ……………… ……………..       ……           ……………….                 ……………………………..          ……………………………………..

Durumum böyle,

Sizi tanıdığım için çok mutluyum, desteğiniz için çok teşekkür ederim,

Sevgilerimle

 

E8

 

Şengül hn’a , bazen kendime seans sonralarında ek notlar aldığımı ve seans notlarıma bakarak bu çalışmanın yeterli olup olmadığına dair görüşümü yazacağımı belirttim.

Seans notlarıma göz attıktan sonra kendisine ana karnı çalışmakta fayda gördüğümü, bu şekilde eksik kalabileceğini bildirdim ama kararı kendisine bıraktım. Şengül hn görüşümü dikkate alarak gelmeye karar verdi. İyi ki de gelmiş:)

Seans için geldiğinde kendisinden birkaç geri-bildirim daha alıp ön-görüşme yaparak seansa başladık.

 

 

2. SEANS ÖNCESİ EKLEDİĞİ YENİ GERİ-BİLDİRİMLER:

1-Cinsel enerjide artış oldu. Eskiden eşimle yorgunluktan haftada 1 kere birlikte olurduk. O da yorgun yorgun olurdu. Şimdi ise haftada 2-3 kereye çıktı ve çok daha keyifli oluyor.**

2-Kısa eklenti temizliği çok etkili oluyor. Onu düzenli yapınca hafifledim.***

3-Köken ailede dengeler değişti. Ben eskiden evin oğlan çocuğu gibi herşeye koştururdum. Şimdi ise babamla ablamda değişim oldu. Biraz daha insiyatif almaya başladılar.

 

 

psychology session sign vector

 

SEANS:

Seansta ana karnı çalıştık. Ana karnına ek olarak,  9 aylık bebekken yaşadığı bir travmaya baktık.

Ana karnını keşfederken ön görüşme sırasında şüphelendiğim üzere bir kayıp ikizi olduğunu ve cinsiyetinin kız olduğunu algıladı.Buraları keşfetmemiz biraz zor oldu çünkü kayıp ikiz daha 8 günlükken düşüyordu. Anne karnından itibaren taşıdığı 2 eklenti vardı ve onlara extra olarak bakmak gerekti. Ayrıca yoğun suçluluk duygusuna da biraz  giriş yaptık.

 

 

g2

 

1.Gün:

 Eylül Hanım merhaba,

İlk günün geri bildirimini vermek istiyorum size.
O gün dediğiniz üzere inanılmaz uykum vardı. Sanki günlerdir uyumamışım gibi uyumak istedim, pek fırsat olmadı maalesef.
Eve gelince oğlumla biraz tartıştık, normalde daha da sert çıkarım ama bu sefer kendimi durdurup bir süre onunla konuşmayacağımı çünkü çok öfkeli olduğumu belirttim (normalde böğürürüm, anlamsız cezalar çıkar ağzımdan).
İlginç olan, o gece oğlum yattıktan iki saat sonra uyandı ve sabaha kadar kustu 😳 bir iki sebep vardı belki düşününce akla gelen ama açıkçası ben bizim seans mı etkili oldu bunda dedim. Çünkü ertesi gün hiç kusmadı ve gayet iyiydi .
Benim eklemlerimdeki ağrılar bugün çok yoğun. Ama bir gece önce şarap içince bu ağrılar olur genelde, neden bilmem..
Onun dışında iyiyim:)
 
Tekrar haberleşmek üzere
Sevgiler
***
 10. Gün:

“Eylül Hanım merhaba,

Tamir fazı gerçekten tamir ederek geçti.

Eşimin de dikkatini çeken en ilginç nokta; normalde oğlumla sık girdiğim güç savaşları, çatışmaların şiddetinin ve sıklığının azalması oldu. Ben daha sabırlı hissediyorum özünde ama normalde oğlum da sık kızgınlık yaşar, morali bozulur ve sesini yükseltirdi. Tam bir haftadır şaşırtıcı şekilde HİÇ kriz yaşamadık.  İlişkimiz olması gerektiği forma büründü sanki. Çatışmasız değil, ama her şey olağan düzenine oturdu sanki (Burada minik bir ayrıntı var, ben oğlumu 3-4 yaşına kadar “aydınlık yüzlü oğlum benim” diye severdim. Son yıllarda pek söylemiyormuşum. Hani onun o sabaha kadar kustuğu gecenin sabahında– bizim seansın ertesi gecesi, yıllardır ilk defa yeniden “aydınlık yüzlü oğlum” diye söylerken buldum kendimi. Bunu da yazmak istedim).

Benim bu bir haftada ufak bedensel şikayetlerim oldu. Boğazımda takılmalar, öksürükler, hafif ateş, kırgınlık vb. Bugün çok daha iyiyim. Azar azar seyreden bir baş ağrım var ama idare ediyorum. Eklem ağrıları geçti. Boğazımdaki yutkunma zorluğu devam ediyor, bakalım…

Kendimi daha sık gülümserken, keyfi yerinde, söylenmeyen bir şekilde görüyorum. Bu hafta da çok yakın bir arkadaşım “Bu ara bir süredir parlıyorsun” dedi..)) İyi bir şey sanırım.)

Tekrar teşekkürler,

Nasılsa görüşürüz yine diye düşünüyorum,

Sevgilerimle..”

 

 

22.Gün:

” Eylül Hanım merhaba,

Minik bir geri bildirim daha; eşim dün akşam bana “seni bugünlerde çok sağlıklı görüyorum” dedi 😊 ben de kendimi “tam” ve “derlenmiş toparlanmış” hissediyorum. Sevgilerimle. “
Ş11
NOTLAR:
1-* :  Cinsel enerjide artış, yorgun argın yapılan bir görev olmaktan çıkması ve  daha keyifli olması : Bunun sebebini bu vaka için şöyle açıklayabilirim. Şengül Hn’dan gönderdiğimiz eklentilerden biri eril enerjiydi ve evin oğlan çocuğu gibi davranmasına sebep oluyordu. Bu enerjinin gitmesi dişil enerjisinin ortaya çıkmasına sebep olmuş olabilir.
Ayrı bir faktör olarak; gönderdiğimiz diğer eklentilerin çoğu büyü içeren enerjilerdi ki sayı olarak hayli yüksekti. Bir insana büyü gönderdiğiniz zaman ona birtakım kötü enerjileri musallat edebildiğinizi de hesaba katarsanız o seansa kadar Şengül Hn ve eşi aslında yatakta yalnız yatmıyorlardı. Bütün bu olumsuz enerjiler üzerimizde bizi yoran veya ilişkimizi bozan birtakım etki yarattıkları için, bu enerjileri gönderdikten sonra ortaya her 2 eşin de birbirlerine olan gerçek duygularının çıkması gayet normal.
2-Kısa Eklenti Temizliği: İlk defa seansa gelen herkese anlattığım ve seanslara devam edelim veya etmeyelim, hayatlarının geri kalan zamanlarında günlük olarak mutlaka yapmalarını istediğim basit bir meditasyondur. Nasıl ki bedenimizi hergün yıkıyorsak,bu kısa ve basit meditasyon ise enerji alanlarımızın temizliğini ve korumasını sağlar. Gün içinde çevreden aldığımız ufak çaplı olumsuz enerjilerden arınmamızı sağlar.
Şimdi gelelim, bu vakada neden meslek belirttiğime…. Şengül Hn gibi, insanların sorunlarını dinleyerek ve sürekli negatif enerjilerin açığa çıktığı ortamlarda çalışan kişiler için eklenti temizliği konusu olmazsa olmaz bir konudur. Eğer yüklendiğiniz bütün bu negatif enerjileri düzenli olarak temizlemezseniz bunlar öyle birikirler ki sonunda sizi hasta bile edebilirler. En iyi haliyle Şengül Hn gibi tükenmişlik sendromuna yakalanabilirsiniz.
Bu yüzden sadece günlük temizlik ve koruma yapmak değil, ruhumuzu doyuran ve bize iyi gelen uğraşlarla uğraşmak çok önemlidir. Geçenlerde facebook sayfamda önerdiğim SANATÇININ YOLU isimli kitap bunun için bitilmiş kaftan. Orada ” kuyuyu doldurmak ” ve ” sanatçı buluşmaları ” diye tabir edilen çalışmaları kalıcı bir iyi hissetme hali için herkese öneririm.
Ve ayrıca; düzenli çalıştığım danışanlara terapi defteri tutmalarını mutlaka öneririm.
3-Psikolog, psikolojik danışman, psikiyatrist, doktor, sosyal hizmet uzmanı, regresyon terapisti vb..  meslekleri icra eden kişilerin diğer meslek gruplarına göre extra dikkat etmeleri gereken bir konu var ki; biz ancak kendi ruhsal durumumuzu iyi düzeyde tutarsak diğer insanlara faydalı olabiliriz. Bu sebeple ihtiyacımız olsun veya olmasın, düzenli olarak terapi almalıyız. Bunu uçaklardaki uçuş öncesi yapılan uyarıya benzetirim: olası bir tehlike anında oksijen maskesini çocuğunuza değil, önce kendinize takın derler. Eğer anne hayatta kalmazsa, çocuk da hayatta kalamaz. Bizim kendi ruhsal sağlığımız herzaman daha önceliklidir ve mesleğimiz icabı standart insanlara nazaran daha çok kirlenmeye ( enerjetik anlamda ) ve tetiklenmeye maruz kaldığımız için, mutlaka düzenli olarak bir meslektaşımızdan terapi almalıyız. Hatta gerekirse farklı metotları denemeliyiz.
Kendimden örnek vermek gerekirse; ben hayatımda son 1 senedir aldığım terapiyi hayatımın hiçbir döneminde almadım ( eğitim dönemim dahil ).  Yoğun çalışmaya başladığımdan beri, kendim üzerimde çalışmaya daha çok ihtiyaç duyuyorum. İhtiyaç duyduğumda hala terapi alıyorum ve almaya da devam edeceğim.
Sizlere de tavsiyem; ihtiyaç duyduğunuzda bir psikologa, psikiyatriste veya kendi mesleki sınırlarını ( kimle çalışabilip-kimle çalışmaması gerektiğinin ayırdını yapabilen ve eğitimli) bilen bir regresyon terapistine gitmekten çekinmeyin. Bu, sizin kendinize verdiğiniz değerden başka birşey göstermez.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

BİR PSİKOLOG HİKAYESİ-1.Bölüm

Standard

p1

İsmine Şengül diyeceğim danışanımla yazışırken kendisinin psikolog olduğunu baştan belirtmişti fakat adını ve soyadını ancak seansa gelmeden 1 gece önce google’da aratana kadar Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birinde akademisyenlik yapmış ve bayağı tanınan bir psikolog olduğunu bilmiyordum.

p3Kendisiyle ilk seans için bir araya geldiğimizde karşımda biraz yüksek egolu ve belki de sırf metodu merak ettiği için gelen birini beklerken çok cici, çok mütevazi ama mesleki anlamda tükenmişlik sendromunun dibini görmüş bir psikolog gördüm. Şengül hn 40’lı yaşlarının başında, evli, çocuklu ve mesleki anlamda çok başarılı biriydi fakat bu burn-out sendromu ( tükenmişlik sendromu ) sebebiyle artık nefes almakta zorlandığını belirtmişti.

Kendisiyle yaptığımız ön görüşmenin daha başlarında özellikle belli bir konuda konuşurken ağlaması  dikkatimi çekmişti ve daha o anda eklenti çalışmamız gerekeceğini hissetmiştim.

P2.jpgKendisinin migren, hipotroid, bir çeşit alerji, tıbben sebebi bulunamayan ağrılar ve lenf bezlerinde şişmeyi içeren birçok fiziksel rahatsızlıkları vardı. Ve bazı seslere karşı duyarlılığı vardı.

İlk seansları kısa bir eklenti temizliği ile başlattığım için bu esnada kendisinin de 3 tane eklenti algılamasıyla beraber önerim üzerine ilk gün eklenti seansı yaptık.

1.Eklenti: Doğduğu andan beri taşıdığı, kendisinin evin oğlan çocuğu gibi olmasına, bacaklarının zayıf ve kaslarının kısa kalmasına, kulağında çınlama hissetmesine ve bağırsaklarında sorun yaşamasına sebep olan bir eklentiydi. Bu eklentiyle vedalaşırken yoğun katarsis yaşadı.

2.Eklenti: Yine anne karnında aldığı bir eklentiydi ama bu eklentinin türü farklıydı. Yengesi tarafından annesine, çocuğu olmaması ve mutsuz olması amacıyla 3 kere yapılan ve büyü içeren enerjilerdi. Bu eklenti türleri ise hayatında ileri adım atmasını, para biriktirmesini engellemiş; baş ağrılarına yol açmıştı. Özellikle baş, boyun, kürek kemiklerinin arkasında ve belinde gezinen ağrılara yol açmıştı.

P4.jpg3.Eklenti: Şengül hn 27-28 yaşında şu anki eşiyle ilk tanıştığı gün o anda eşinin yanında bulunan ve eşinden hoşlanan bir kız arkadaşı varmış. Şengül Hn eşiyle çıkmaya başladığında bu kız arkadaş tarafından çiftin ayrılmaları için bir çeşit büyü yaptırdığını algıladı. Bu büyünün etkisi ise Şengül Hn’ı yavaşlatmış, öfkeli biri yapmış ve hatta o anda gördüğü sahneye göre evlendikten 6 ay sonra eşiyle bir tartışma sırasında ona birşey fırlatmasına sebep olmuştu. Bunun üzerine eşinin o sahnede kendisine ” seni artık tanıyamıyorum. sanki içine birşey kaçtı ”  dediğini de hatırladı.

Bütün bu eklentileri temizledikten sonra Şengül Hn ile seansımızı noktaladık.Ben herzamanki gibi bu büyü meselelerine şaşırmıştım. Ama son 1 senedir o kadar çok rastlıyorum ki bu konuya; bugüne kadar danışanlarım arasında kendisine annesi tarafından evlenmemesi için büyü yapıldığını, çünkü evlenirse annesinin kızının kendisine bakmayacağını düşündüğünü söyleyen danışanım bile oldu. Hatta evde annesi tarafından yapılmış somut şeyler de bulmuştu. Bir anne bile evladına bunu yapabiliyorsa , düşünün ki sıradan bir insan size neler yapmaz. Bu noktada eklentileri kendimize çekme sebeplerimize çalışmak büyük önem kazanıyor.

12

1.GÜN:

Seanstan çıktığım an okunan Ezan sesi güzel geldi. normalde öfkelendirir beni veya aşırı hüzünlendirir.

“Eve gitmek istiyorum” diyen bir ses vardı içimde çok uzun zamandır. Özellikle sıkıntılı olduğum zamanlarda çıkardı. Şimdi izleyip göreceğiz gitti mi gitmedi mi.

Dünden beri Sanki arkamda beni koruyan kollayan bir ışık var.

Eşim akşam 5 sularında çok ağır grip oldu. Bunca yıldır birlikteyiz ilk defa böyle hasta oldu. Bir şeylerin dengelerini mi bozdum diye suçlu hissettim ama hayra yormaya çalışıyorum.

Küçük kızım da daha hafif ateşlendi aniden.

Oğlum çok şefkat doluydu birlikte çok kikirdedik.

Eşim: iyi ki seninle evlenmişim dedi ona iyi baktığım için 😊

AYNI GÜN İÇİNDE EK BİLGİ:

Sabah yazdığım maile bir iki ek yapmak istedim.
Eşim hasta olduğu, onu hastaneye götürdüğüm ve sonra da işe gittiğim için kendimi dinlemeye pek fırsatım olmadı. Ama bugün baş ağrım var, biraz depresifim ve acaba yanlış mı yaptım türünden garip bir suçluluk duygusu hakim.
Uykum var çok- ama zaten gece kızımın ateşine ve eşime bakmak için iki saatte bir kalktım. İlginç olan bir şey daha var; işimizi kuralı 9-10 sene oluyor, ilk defa bugün gelirimizi nasıl arttırırız diye konuştuk ortağımla 😳 ”

E12

7. GÜN:

” Eylül Hanım merhaba,

Öncelikle sizinle tanışma fırsatı bulduğum ve tüm süreç boyunca sürdürdüğünüz profesyonel tavır için çok teşekkür ederim.

Benim için oldukça etkileyici bir deneyim oldu. Hızlıca, geçtiğimiz bir hafta boyunca olan gözlemlerimi paylaşıyorum (İlk dikkat ettiklerimi yazmıştım zaten)

*Seanstan sonraki 3 gün içinde eşim grip oldu, ardından kızım grip oldu . Ben de cumadan bu yana hem evi çeviriyor, hem 3’üne bakıyorum. Sanki eskiye göre hem fiziksel hem duygusal olarak çok daha güçlüyüm. Hallediverdim tüm işleri..

*Dünden beri bende de hafif ateş, kırıklık, baş dönmesi var. Ama sanırım ayakta atlatmaya çalıştığım bir grip bu. Zira ateşi derece göstermiyor ama ben hissediyorum.

*Bugün de – mutfakta yemek yaparken  içimden bir ses eşimle ilgili birşey söyledi, ve sezgisel olarak bu bilgi 2 kere geldi. Ben de bunu hissettiğimi eşime belirttiğimde eşim çok şaşırdı çünkü bilgi doğru çıktı. Garip ama farkındalık ve tahmin (?) düzeyim farklılaştı sanki.

*Daha dayanıklı ve enerjik hissediyorum (bu son kırıklığa rağmen).

Sanırım şimdilik böyle..

Fark ettikçe yazacağım size tekrar..

Sevgilerimle

8

NOTLAR:

1-Alanımızda bulunan ama bize ait olmayan her enerjiye eklenti diyoruz. Büyü, onlarca eklenti türünden sadece bir tanesi. Başka çok fazla eklenti türleri var.

2- Benim gibi, geçmişte nazara bile inanmayan biriyseniz, bu anlattıklarım size saçma gelecektir ama bana gelen danışan portfoyünün çoğunlukla analitik ve bilimsel bakış açısına sahip insanlar olduğunu hesaba katarsak, bu insanların bu bilgileri uydurma şansı yok gibi geliyor. Buna ek olarak, ben bana ne anlattıklarından ziyade, ne oranda iyileşme sağladıklarıyla ilgilendiğim için bilinçaltından çıkan hikayeler uydurma bile olsa eğer sonuçta iyileşme sağlıyorsa ve yöntem kişiye zarar vermiyorsa; benim için herşey ok’dir.

3-Daha önce facebook sayfamda da defalarca yazmıştım ama tekrarlayayım. Fal bakılan kafelerden, muska yazan hocalardan, sizi okuyup üflediğini söyleyen kişilerden uzak durmanızı tavsiye ederim. Bir derdiniz varsa Allah ile aranıza başka kimseyi sokmayın. Bir tanrıya inanıyorsanız dua edin. İnanmıyorsanız, kendinize iyi gelecek şeyler yapın.

Eklenti konusu vücudumuzdaki bir mikrop veya virüs gibidir.Eğer sizin titreşiminiz yüksek olursa onlar sizi çok fazla etkileyemezler. Ama bağışıklığımız düştüğünde nasıl ki hastalıklara kolay yakalanıyorsak, eklentiler de bizim travma yaşadığımız ve olumsuz duygular içinde olduğumuz zamanlarda bize daha fazla gelirler veya zaten bizde var iseler, bizi daha da olumsuz etkilemeye başlarlar.

Bu bahsettiğim konu çok uzun ve mantığını çizerek anlattığımda daha kolay algılanan bir mevzu. Öyle klişe kişisel gelişimci cümleleriyle  atlatamayacağınız kadar da derin bir mevzu. Yani hayata pozitif bakarak, -mış gibi yaparak onlardan kurtulamazsanız. Vakti zamanıyla size gelmişse gelmiştir. Onun orada enerji alanınızda duruyor olması, cep telefonunuzda bulunan  ve şarjınızı çabuk bitiren gereksiz bir program gibidir ve sizin o programdan habersiz olmanız onun sizi etkiliyor olduğu gerçeğini değiştirmez.

Bu gereksiz programın sayısı çok fazla olduğunda , sizin elinizi kolunuz kaldıramayacak hale getirebileceklerini ve hatta tıbben sebebi bulunamayan ağrılar yaratabileceklerini de bilmenizi isterim.

NOT: Şengül Hn ile 2. seansımızın özetini ise 2. bölümde yazacağım.

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

GECE KORKUSU ( NİKTOFOBİ )

Standard

o1

İsmine Özge diyeceğim 10 yaşındaki küçük danışanımın daha önce annesiyle çalışmıştık. Aradan aylar geçtikten sonra bir gün annesi tarafından arandım ve kızının geçmeyen gece korkularından haberdar oldum. Annesinin belirttiğine göre Özge 1-1,5 senedir gece odasında birşeyler gördüğünü söylüyor ve uyuyamıyordu. Geceleri çok sık kalkması sebebiyle düzensiz uyuması artık okul hayatını da olumsuz etkilemeye başlamıştı.

Bu sebeple daha önce pedagog ve/veya çocuk psikiyatristine götürülüp götürülmediğini sorduğumda : ” Gece korkuları için 5-6 ay kadar çocuk psikiyatristine gittik.  İlaca gerek olmadığını , fazla kaygılı olduğunu , psikoterapi ile çözmeye çalışacağımızı söyledi. Değişen bir durum olmadığı gibi daha da kötüleşti uykuları. Daha önce de iki kere başka bir psikoloğa gitmiştik 7-8 yaşlarında ama onlar uyku ile ilgili değil okul sorunları yüzündendi. ” dedi.

Özge’nin böyle bir süreçten geçtiğini ve sorununun hala devam ettiğini öğrenince ben de en azından bir eklenti olma ihtimali var mı diye bakabileceğimi belirttim. (NOT: Daha önce pedagog ve psikiyatrist görmeyen çocuk danışanları kabul etmiyorum. Sorun tıbben çözülemeyen bir sorunsa son aşamada dahil oluyorum)

Özge ile seansımız çocuk seansı şeklinde gerçekleşti. ( NOT: Çocuklara yetişkinlere uyguladığımız formatı uygulamayız. Bu sebeple çocuklarla regresyon yapmak, ayrı bir eğitim gerektirir. )

Biraz sohbet ederek resim yaptık..Sonra enerji temizliği ve sezaryenle doğmuş olması sebebiyle doğum travması çalıştık.

Seans sırasında aile ilişkilerinden bahsederken oldukça olgun bir çocuk olduğunu ve babasının bazı davranışlarını idare ettiğini farkettim. Daha sonra anne ile görüşmek üzere notlarımı aldım. Aslında anne ile çalıştığım dönemden baba hakkında bildiğim bazı bilgiler vardı ve bunlar kızlarının anlatımıyla da teyit edilmiş oldu.

Seans esnasında Özge, geceleri gördüğü ve çok korktuğu şeyin nasıl birşey olduğunu çizdi.( aşağıdaki resim )

resim

Seanstan sonra , Özge’nin yanında olmadığı bir anda anne ile telefonda görüşerek ona görüşlerimi aktardım. Evdeki sorunların asıl kaynağı baba gibi görünüyordu. Anne ile daha önceki çalışmamdan bildiğim üzere, baba psikologa gitmeyi reddediyordu. Bu konuda kızı veya karısı üzerinden babaya yardımcı olamayacağımı ama kızının korkularının eklenti bazlı bölümünün azalacağını belirttim. Ayrıca evdeki bazı durumları kontrol etmek konusunda kendisinin işbirliğinin gerektiğini söyledim. Örneğin; Özge’nin yetişkinlere uygun olan korku filmlerini kesinlikle izlememesi gerektiğini ve babanın bu konuya gerekli özeni göstermesini sağlamasını, bu tarz filmleri çocuk uyuduktan sonra izlemesini tavsiye ettim.

a2

GERİ-BİLDİRİMLER:

İlk Gün:

” Merhaba Eylül hanım, sizin mailinizden biraz önce Özge okuldaki tuvalette yine o  çizdiği kızı gördüğünü söyledi.

Dün sizden çıktıktan sonra uykusu gelmişti hatta yolda esneyip duruyordu, gece saat 2:30 gibi yanıma gelip tekrar kızı gördüğünü söyledi. Ben bu gece neler olacağına bakıp ona göre size yazacaktım ama okulda da gördüğünü söyleyince şaşırdım.

Bilemedim ne yapmak gerek, eğer başka bir durum olursa tekrar yazarım.

Bir hafta boyunca gözlemleyip tekrar yazmasını rica ettim.

Bir Hafta Sonra:

” Merhaba Eylül hanım biraz zaman geçsin diye bekledim neler olacağını görmek için.

En son yazdığımdan sonra ertesi gün de öyle uzun süreli değil ama arada flaş gibi diyeyim görünüp kaybolduğunu söyledi. Daha sonra da hiç görmedi , şimdi yatarken ışık açık uyuyor , gece de gelip beni odasına çağırıyor ama sadece korku hissediyormuş.

Sevgiler .. “

4 Ay Sonra:

” Merhaba Eylül hanım uzun zamandır görüşemedik. Nasılsınız?

Bizlerle ilgili yeni bir geri-bildirim yok. Özge daha iyi, bazı endişeleri hala devam ediyor ama sizinle çalıştığı konu hakkında bir daha sıkıntısı olmadı. Artık ışık kapalı uyuyabiliyor.  Çok nadiren gece kalkıp geliyor ( o da daha çok kabus görüyormuş hep ,bizim evi basan adamlar, bizi öldürmeye çalışanlar ve patlamalar şeklinde. Ama devamlı olan bir durum değil ) ..Şimdilik bu kadar ..”
v9

 

NOTLAR:

1-Daha önceki vakalarda da belirttiğim üzere, çocuklarla çalışırken mutlaka daha önce yapılan çalışmaları sorarım ve ona göre ilerlerim. Bütün bunları da anne-babanın veya en azından annenin onayıyla gerçekleştiririm. Çocuklarla regresyon terapisi konusunda yetişkinlerden 10 kat daha titiz çalışırım.

2-Çocuklarla çalışmaya başlamadan evvel anne veya babanın gerektiğinde bireysel olarak veya grup çalışmasına gelip gelmeyeceğini, işbirliği yapıp yapmayacağını sorarım. Eğer ” hayır ” derlerse sadece çocukla tek seans yapmamın yetersiz olabileceğini onlara açıklarım.

3-Çocuklarla bir yetişkin gibi defalarca bir araya gelmeyiz. Çoğunlukla tek seans çalışırım…ve ebeveyn üzerinden devam ederim. Çocuklar genelde ebeveynlerden daha açıktırlar ve hızlı cevap verirler ama en zor olanı da çocuğunu kendisinden bağımsız ve sorunlu bir cihaz gibi görerek ” fix it= bunu düzelt ” mantığıyla arayan ebeveyndir. Bu tarz ebeveynler genelde seansa da gelmezler.

4-Şu ana kadar çalıştığım çocukların %90’ı üstün zekalı çocuklardı.

Bu konuda kötü haber: Onların diğer çocuklara göre daha fazla uyum sorunu yaşadıklarına şahit oluyorum.

İyi haber: Bu çocuklar sıradan bir yetişkine göre daha berrak ve açık bir zihne sahip olduğu için iyileşmeye çok daha hızlı cevap veriyorlar. Bazıları beni kurduğu herhangi bir cümleyle öyle şaşırtır ki siz o cümleyi bazen bir yetişkine anlatırken akla karayı seçerken, bu çocuk size resmen ders vermeye gelmiştir. Bu sebeple çocuklarla regresyondan daha çok keyif aldığım doğrudur..)

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BİR KAYIP İKİZ SENDROMU ÖRNEĞİ ( 1. Bölüm )

Standard

z3

İsmine Zerrin diyeceğim danışanım 30’lu yaşlarının başında, çalışan, evli ve küçük bir çocuğu olan biriydi. Çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” Annemle ve çevremle olan ilişkileri yoluna koymak ” yazmıştı.

Haziran 2016’da kendisiyle ilk seansımızı yapmadan önce gerçekleştirdiğimiz ön görüşmede:

-annesi ile telefonda konuşurken bile sebepsiz bir öfke hissettiğini

-çok arkadaşı olmasına rağmen insanlarla derin bağlar kuramadığını

ve bazı çocukluk anılarını içeren detaylı bir konuşma yaptık.

Seansa başladığımızda ikimizin de dikkatini çeken bariz bir eklenti olunca seansı eklenti seansı olarak gerçekleştirdik.

 

z2Kendisinden aldığım bilgiler doğrultusunda toplam 3 eklenti çalıştık. Bunlardan ilki 5 yıl önce yoğun suçluluk duygusuyla çektiği bir eklenti türüydü ve bu 5 yıl boyunca vücudunda ağırlık ve baskı yarattığını söylemişti.

İkinci eklenti; 3 yıl önce öfkeyle çektiği bir enerji türüydü. Geçmişte borç verdiği bir yakın arkadaşının ilişkileri bittikten sonra kendisinden aldığı borcu geri ödememesi nedeniyle yoğun öfke duyduğu bir anda çekmişti. Bu eklentinin etkileri arasında ise eşiyle iletişim sorunları yaşaması, ani öfke patlamalarına yol açması, eşiyle yaptıkları plan ve projelerin hiçbir sebep yokken son anda direkten dönmesi ve bütün işlerin ters gitmesi gibi etkileri vardı.

Üçüncü eklenti; yine suçluluk duygusuyla kendine 2 yıl önce çektiği bir enerji türüydü. Bu eklentisi ise bir yanının hep eksik gibi hissetmesine yol açmıştı.

Belirttiği şekilde 3 eklentisine çalıştıktan sonra tam seansı bitirirken bedeninde olan semptomlardan dolayı kendisinde 1 eklenti daha olduğunu farkettik. Bu eklentinin türüyle ilgili şüphelerim daha çok ” kayıp ikiz sendromu ” üzerinde yoğunlaştığı için dosyama bu konuyla ilgili bir soru işareti yaptım.

Bir sonraki seansta annesinin hamilelikleriyle ilgili yaşadığı sağlık sorununa bağlı olarak ana karnı dönemine ve özellikle annesiyle bağlanma şekline bakmak istediğim için 2. seansta detaylı araştırmak üzere kayıp ikiz sendromuna dair notumu aldıktan sonra seansı noktaladık.

g2

1. gün

z1” Dun seanstan sonra mide bulantisi, bas agrisi ve basta agirlik, kulaklarda ugultu, bogazda kircillanma, hasta oluyormus gibi hassasiyet, esneme bir sure devam etti. Uyku bastirdi ve 1.5 saat gibi uyudum. Sonrasinda sol ayakta hafif karincalanma ve bogazdaki hassasiyet devam etti. Aksam 7 gibi oksuruk krizi tuttu 1 dk kadar surdu ve bir anda gecti. Aksam agizda karincalanma basladi. Yatinca kisa eklenti temizligi yaptim sol ayak parmak ucundan dize kadar dalgalanma oldu. Sanki sizinle seanstaki gibi guclu dalgalanma ve gezinme hissi oldu. Heyecanlaninca midede olan his vardi. Sabaha kadar o dalgalanmalar devam etti. Arada eklenti temizligi yaptim ve dua ettim. Arada sanki goruntuler oldu ama tam olarak anlayamadim. Sabah 5 gibi uyumusum. Uyandigimdan beri sol parmak ucu ve dizimin arasinda karincalanma ve dil, agiz ici ve arada yuzdeki karincalanma devam ediyor. Sik kullananlari okudugumda orada yazan semptomlar yasamam normal ama ozellikle ayak uzerinden dize kadar olan ve yuzdeki karincalanma normal mi bilemedim. ”

NOT: Normalden fazla semptom yaşadığı için endişelenmemesi için kendisi ile telefonda görüştük.

7. gün:

z4“Eylul hanim gunaydin,

Enerjim de artis olmustur mutlaka ama Merve ( kızı ) bu hafta beni o kadar uykusuz birakti ki anlamadim 😊 Sunda degisiklik oldu ama mesela yapmam gereken isleri onceden planlayip yapamazdim ama bu hafta tikir tikir her isimi hallettim. Bir de dun gece degisik bir sey oldu. Eklenti temizligini yaptim. Merve  hep mikirdaniyordu yanima aldim. Normalde emer arkasini doner uyur ama gogsume kadar girdi, kafasini omzuma yasladi. O sirada tum vucudum uyustu ve gozumun onunden cok hizli goruntuler gecmeye basladi. Su an hicbirini hatirlamiyorum ama soyle ifade edeyim. Hani bebeklere gosterilen egitici kartlar vardir ya, mesela top resmi var altinda top yaziyor. Onun gibi kartlar hizli hizli gecti sanki. Tek oss cizelgesini hatirliyorum. Bir kisiyi hayal meyal. İlk defa oluyor hayatimda”
E8
İlk seanstan yaklaşık 50 gün sonra 2. seans için bir araya geldiğimizde:
-Seanstan 22-23 gün sonra eşimle tam istediğimiz gibi bir yer bulduk ve işyerimizi oraya taşıdık.
-Eşimin işleri ters gidiyordu. Yaptığı bir projesi de iptal edilmişti. Seanstan 25 gün sonra patronu bu eski projeyi tekrar gündeme getirdi. ( NOT: Eklentilerden biri eşiyle kendisine gönderilen bir enerji türü olduğu için ve eşiyle iş ortaklığı da yaptıkları için bu geri-bildirimi benimle paylaşmıştı. )
( NOTLAR bölümü 2. seansı içeren bir sonraki yazının altına eklenecektir. )
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

BİR GAY’İN HİKAYESİ-1.Bölüm

Standard

g2

38-40 yaşlarındaki danışanım Can bey bir sanatçı ve aynı zamanda özel bir üniversitede akademisyenlik yapıyor . Seansa ilk geldiğinde doldurduğu formda çalışmaya geliş sebebi olarak iki konu yazmıştı:

1-İş anlamnda potansiyelimi kullanamadığımı düşünüyorum

2-Özel hayatımda son 8 yıldır yalnızım. 8 Yıl önce biten ilişkime takılı kaldığımı düşünüyorum.

Uzun süren ön görüşmemiz sırasında geçmişte Avrupa’daki bir ülkede ödül aldığını bunun ardından kendine çeşitli kapılar açılacağını düşünürken Türkiye’den hiç bir destek alamadığını öğrendim.

Birkaç sene önce Türkiye’ye döndüğünde ise Türkiye’nin en büyük firmalarından birinin kendisine sponsorluk teklif ettiğini fakat bir takım talihsizlikler sonucunda anlaşmanın son anda direkten döndüğünü söyledi. Akabinde akademisyenlik sürecinin başladığını ve haftanın bazı günlerinde özel bir üniversitede ders verdiğini ekledi.

 

 

g1Can bey ile ön görüşmemiz sırasında öğrendiğim bir bilgi beni şaşırttı. Kendisi 2010 yılında uzun süreli ilişkisi bitince kendisi gibi gay olan bir psikologa gitmişti. Psikologun ona söylediği ” Senin bu ağlamaların 19. yy İngiltere’de Viktorya dönemindeki kadınların ağlamalarına benziyor. Yurtdışındaki gay yaşamı  daha çok sekse odaklı..Sen de kendine 2-3 tane seks partneri edin ve bu işleri bırak.Flörtleri ve romantik bakış açını bırak ve işine gücüne bak..”  kendisine çok aşağılayıcı geldiği için terapileri yarım bırakmıştı.

 

 

 

SEANS:

İlk defa seansa gelen her danışana uyguladığım üzere kısa bir eklenti temizliği ile seansa başladık. Bu esnada dikkatimizi çeken ciddi bir eklenti olmadığı müddetçe, danışanın o gün seçerek geldiği konuyu çalışırız…Bu seans ise ilk etapta eklenti çalışmak durumunda kalacak şekilde ilerledi.

Algıladığı ilk eklenti kendisi henüz doğmadan önce bir akrabası tarafından annesine gönderilmiş bir büyü enerjisiydi. Büyünün gönderilme amacını ise ” Doğacak çocuğu hiçbir zaman bir baltaya sap olamasın, ailesine felaketler getirsin,  acılar çeksin ..” olarak algıladığını belirtti. Tüm bunları anlatırken büyünün kim tarafından kime yaptırıldığını ve o sırada yanında yaptıran kişinin yanında kim olduğuna kadar birçok detay gördü.

Bu büyü o kadar etkili olmuştu ki Can bey büyünün etkileri arasında aşağıdaki detayları da saydı:

-Annesinin zor hamilelik geçirmesi

-Doğumda annenin neredeyse yaşamını yitireecek duruma gelmesi

-Can bey’in 2,250 kg olarak küçük doğmasına sebep olması

-Can Bey’in bütün uzuvlarının küçük kalmasına sebep olması

-Çok yetenekli bir sanatçı olmasına rağmen bütün işlerinin hep direkten dönmesine yol açması

 

Algıladığı 2 . eklenti ise yine aynı akraba tarafından Can Bey’in doğumundan birkaç yıl sonra yapılmıştı. Bu seferki büyünün amacı: ” Soyları devam etmesin..” şeklindeydi. Bir sonraki kardeş de bu büyüden nasibini almıştı. Hatta Can Bey’in belirttiğine göre kız kardeşi de lezbiyendi ama alenen bilinmiyordu.

3. Eklenti diz kapaklarında duyarlılık yaratan bir geçmiş hayat iziydi. Bu hayatında çok başarılı bir askerdi ve sorumlulukları yüzünden çok aşık olduğu kadınla birlikte olmuyordu. Ölüm anında ise bundan dolayı büyük pişmanlık duyuyordu.

Bu geçmiş hayatın izlerini dönüştürdükten sonra seansımızı noktaladık.

 

12

 

Seanstan 1 gün sonra:

Eylül hanım merhaba,

Dün gece sabaha kadar uyuyamadım. 6’ya doğru uyudum ve 12-13.00 gibi kalktım. Afedersiniz ishal oldum. Biraz kırgınlık var ruhumda ve vücudumda.. Neden ben diye sormadan edemedim. Biraz gözlerim doluyor. Neyse bugün sadece akşam eksersiz yapacağım 21.00 gibi. Bir öğün yiyebildim. Terapiyi soranlara adınızı verdim ama detay anlatmadım. Dün ve bugün birkaç gündür olduğu üzere Amerika’da ve farklı ülkelerde iş baktım ve bazılarıyla iletişime geçtim. Bugün dinleniyorum müzik dinliyorum. Böyle bir süreç yaşıyorum. 
 
Desteğiniz için teşekkür ederim.
 
Sevgilerimle
 

Seanstan 9 gün sonra:

Merhaba Eylül hanım,

Gelişmeler şöyle. Daha önce kararlaştırılan günleri alınmış üç iş görüşmem vardı ve özel hayatımda iki kişi ile tanışma gerçekleşti.
 
1.üniversite arkadaşım ve ortağı bana ortak iş teklif etti. Burda finansı onlar sağlıyor. Lansmanı önümüzdeki günlerde  yapılacak.
 
2. Bir üniversite ile görüştüm, hocalık için cevap bekliyorum. 
 
3. Bir Türk  …. ekibi ile ortak çalışma ve ….. projesi görüşüldü.
 
4. İki erkek arkadaş adayı ile tanıştım ama elektrik alamadık, karşılıklı olmadı. 
 
5. Spor yapmada zorlandım kaldırdığım ağırlıklar yarı yarıya düştü. Hiç spor yapmak gelmiyor içimden. 
 
6. Geç uyuyup geç kalkma durumu var. Gerçi sosyal medya ve telefon elimden düşmüyor ve bu kalkışma olayı da ruhsal açıdan olumsuz etkiledi. 
 
7. İshal bugün geçti. 
 
Durum böyle şu an. 😊
 

Seanstan yaklaşık 2 ay sonra 2. seans için bir araya geldik. Bu seansın özeti ise daha sonra 2. bölüm olarak yazılacak.

 

 

Ş11

 

NOTLAR:

1-İSHAL KONUSU: Bir önceki vakadaki danışanda daha hafif şiddette olsa da seanstan sonra ishal durumu yaşandı. Bugüne kadar yaptığım eklenti seanslarındaki genel gözlemlerime göre kişi üzerinde etkili bir büyü varsa seanstan sonra vücut bu etkileri atarken kişi normalde her zaman kabızlık yaşayan biri olsa bile ishal olabiliyor.

Can Bey’in seansında 2 tane çok etkili büyü çıkmıştı. Hatta büyü o kadar güçlüydü ki soyun devamı gelmesin diye yapıldığı için kendisinin gay olmasında da etkili olduğunu belirtmişti Bugüne kadar ilk defa böyle bir etkiye rastladığım için ve büyüleri temizledikten sonra Can Bey’in hayatında gerçekten olumlu gelişmeler olmaya başladığı için kendisinden bu vakayı yazmak konusunda özel izin istedim. Can Bey’in 7 gün süren tamir fazı boyunca ishalinin sürmesi, büyünün gerçekten de çok çok etkili olduğunu ve kendisinde ciddi bir temizlik olduğunu gösteriyor. Bu arada bu durum sizi korkutmasın…bugüne kadar ilk defa Can Bey’de bu kadar yoğun semptomlar yaşandı, yani her eklenti seansı sonrasında herkes ishal olmuyor.

2-Bu vakayı paylaşmak isteme sebeplerimden birisi de gaylerin yaşadığı sorunlara ve zorluklara dikkat çekmek. O sebeple vakanın isminde ve içeriğinde ” gay ” kelimesi kullanıldı. Onun dışında eğer çalışma konumuzla ilgisi yoksa ve kendisi özellikle belirtmiyorsa hiçbir danışana cinsel “yönelimini” özellikle sormuyorum..

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

 

 

BOL EKLENTİLİ BİR TACİZ VAKASI-2. Bölüm

Standard

T1.jpg

İlk seanstan yaklaşık 70 gün sonra 2. seans için Bahar Hn ile tekrar bir araya geldiğimizde seansa başlamadan önce, bu aradaki geçen sürede kendisinde farkettiği herhangi bir değişiklik  olup olmadığını sordum.

Aldığım cevap: ” Son 15 gündür birşey farkettim. Eskiden beri hayatımda hep derin bir keder, sebebini bilmediğim bir acı vardı. O artık yok. ”

İkinci seansa başlarken Bahar Hn son 1 senedir cinsel bölge civarında gezinen bir enerji algıladığını söyledi. Bu durum bazen her gece oluyordu, bazen de arada sırada oluyordu. Tacizle bağlantılı bir durum olsaydı ilk seans sonrasında tamamen geçmesi gerekirdi ama hala farklı yerlerde gezinmeye devam ettiği için eklenti durumuna bakmak istedim.

Yaptığımız eklenti taramasında toplam 15 tane eklenti olduğunu teyit etti. Bunun üzerine süremiz yettiğince bakabildiğimiz kadarına çalıştık. Bu esnada dikkatimi çeken birşey oldu. İlk seansta sadece tek bir sahneyi keşfedip dönüştürmemiz bile çok uzun sürmüşken ve trans geçişte sorun yaşanmışken, bu sefer Bahar Hn kolaylıkla transa geçebiliyordu.*

Eklentilerin bazılarını yalnızlık duygusuyla çekmişti. Bunlardan bir tanesi gözünün bozulmasına bile yol açmıştı. Bu şekilde en az iki eklentisini gönderdik.

Asıl bahsettiği ve cinsel bölgede gezinen enerji olarak tanımladığı eklentiye sıra geldiğinde ise kendi adıma neredeyse bir yaşıma daha girecektim. Çünkü bu enerjinin, çalıştığı kurumdaki 2 erkek yönetici tarafından gönderilen bir tür büyü olduğunu, orada çalışan kadınların kendilerine boyun eğmeleri amacıyla böyle bir yöntem kullandıklarını algıladı. Yapılan büyünün sonucu olarak yöneticisiyle işle ilgili birşey konuşmaya ve ” hayır ” demeye niyet ederek gittiği her konuşmanın sonucunda o kapıdan ” hayır ” diyemeden dışarı çıkıyordu. Bu enerjiyi temizlerken çok yoğun olarak tuvalete gitme ihtiyacı duyduğu için kısa bir mola vermek zorunda kaldık.

Başka bir eklentisine bakmaya başladığımızda 15-20 sene önce ilişki yaşadığı birisiyle bağlantılı bir eklenti algıladı. Bu enerjiyi o kişiyle ilgili yaşadığı suçluluk duygusuyla çekmişti.

Çalıştığımız son eklenti ise yine eski bir sevgilisi ile bağlantılı bir enerji çıktı. Çoğu suçluluk veya yalnızlık duygusuyla çekilmiş enerjilerdi ve hepsi bir araya geldiğinde Bahar Hn’ın bütün ikili ilişkilerini olumsuz etkiliyorlardı.Uzun zamandır hayatına kimse girmiyordu. Bu gezinen enerjilerin bedeni üzerinde de birçok olumsuz etkisi vardı.

 

 

12

 

Seanstan çıktıktan birkaç saat sonra aldığım mesaj:

Eylul hnm sizden çıktım ya ufacik bisey oldu hala guluyorum. Otoparka giderken bir kozmetik mağazasından bisey almam gerekiyodu bi ugradim. Biri yanima geldi ve sizinle tanismak istiyorum dedi falan kibarca reddettim tabi. Ciddiye alcak halim yok ama bu bile olmuyodu uzun zamandir. Mesaj alindi yani 👏👏👏
Ha bir de eve zor attim kendimi ki ben kronik kabiz olarak ilacla bile cikamiyorum cogu zaman. Sabah gelmeden önce de olmustu ancak birlestirebildim kafamda, bence ufak ama degistigini gosteriyor bunlarr. Sevgiler..”

 

Seanstan 1 hafta sonra aldığım email:

Eylul hnm mrb

Cok bir artis olmasa da eskiye gore daha iyice enerjim.

Hissettigim sey de yogunluk olarak azaldi ama hala var bu da canimi sıkıyo acikcasi. Ama genel anlamda daha iyi hissediyorum.”

Seanstan 13 gün sonra:
Eylul hnm mrb,
Eskiye oranla cok daha iyiye gidiyor durum. Cok cok azaldi o hissiyat tam bitmedi ama varla yok arasi diyebilirim. Bu bile cok rahatlatti beni bir de daha acik hissediyorum kendimi kafamin ici daha netlesti ve tutumlarimda bir yumusama gozlemliyorum cunku sert bi tarafim da vardir benim o gitti sanki 🙂 daha bi yumusadim daha dingin hissediyorum kendimi. Bence bunlar super.
Seanstan 25 gün sonra:
Eylul hnm mrb
Benim o hissiyat ( vücudunda gezinen enerjiler ) tamamen gitti haber vermek istedim. Cok mutluyum ve rahatladim bu konuda. Cok tesekkur ediyorum tekrar. Sevgiler. ”
Ş11
NOTLAR:
1-*: Küçükken taciz vb ağır travmaları olan kişilerin o esnada yaşadıkları disosiasyon sebebiyle bazen bedensel farkındalıklarının daha az olması veya yaşadıkları tedirginlik nedeniyle seansta zor trans geçiş yapmaları çok normal bir durumdur. Bu tarz danışanlarla ilk seanslarımız genelde zorlu geçer. Bu vakada Bahar Hn ile ilk seansımızın 3 saat sürmesi ama bunun 1-1,5 saat süren seans bölümünde sadece 5 dakika süren bir tacizi keşfedebilmemiz de bu tarzda bir seanstı. Ama gördüğünüz üzere, bir sonraki seansta işler tam tersine döndü ve bilgileri gayet rahat alabilmeye başladık. O yüzden ilk seansta aşırı derecede zorlanmış olmanız, bütün seanslarınızın aynı zorluk seviyesinde geçeceği anlamına gelmez.
2- Regresyon terapi seanslarında ilerleme hızımız, danışana ve konuya bağlı olarak değişir. Bazen 5 dakikalık bir tacizi 3 saat çalışmak gerekir. Bazen 2 saatte 2 geçmiş hayatın çözümlenmesini birden yaparız. Bazen kişinin ruhu başka bir konuya dikkat çeker ve ona bakmak gerekir..bazen ise danışan bazı travmalarını hatırlamaz ve başka bir konuyu çalışmayı düşünürken bedende öyle semptomlar olur ki bedenin hafızasına kulak vermek gerekir. Neticede beden, ruh ve zihin hepsi bir bütündür ama hepsinin hafızası ayrıdır ve mesajlara kulak vermek gerekir.
3-Büyü konusuna gelince; bu işi yapmasaydım asla fikir sahibi olmayacağım hatta böyle bir ortamda yetiştirilmediğim için eskiden kesinlikle inanmadığım bir konuydu…Ama işim gereği o kadar çok örneğine rastladım ki ülkemizde bunun peynir-ekmek  gibi yaygın olduğunu, hiç beklemediğim kişilerden çıktığını söylemeden geçemeyeceğim. Doktorundan da akademisyeninden de büyü çıktığına şahit oldum…yani bu işin cehaletle falan ilgisi yok, resmen bir kültür meselesi haline gelmiş.
Bu konuda şimdilik söyleyebileceğim tek birşey var :” Eğer nelere sebep olduğunuz hakkında en ufak bilginiz olsaydı asla yapmazdınız.” Öyle vakalar var ki; kişilerde tıbben çözümü olmayan sağlık sorunları yaratmışlar. Ve çoğunda da bu işin mağduru konuyla hiç alakası olmayan bir torun da olabiliyor çünkü genel gözlemim, bir anneye büyü yapılmışsa, ondan doğan bütün çocuklar da bu işten nasiplerini az ya da çok alıyorlar. İlerde daha çok örneğini paylaşacağım.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan