BİR ŞİFALANMA YOLCULUĞU-5

Standard

a1

ALTINCI SEANS
Bir önceki seansın sonundaki notlarda da belirttiğim üzere Berna Hn’ın yeme ataklarıyla ilgili inişli-çıkışlı bir dalgalanma yaşanıyordu ve bu durum sadece geçmiş hayat bağlantılı değildi. Bu sebeple 29.04.2016’da tekrar bir araya geldiğimizde öncelikle kısa bir eklenti temizliği yaparak başladık. Bu esnada Berna Hn şimdiki hayatında küçüklüğündeki bir anıya gitti. Bunun üzerinde beden terapi ağırlıklı çalıştığımız bir seans oldu.
Kendisiyle ilk seansımızda eski erkek arkadaşının fiziksel şiddeti ve tecavüzünü çalışmıştık ve o seanstan sonra kilolarında azalma olmuştu fakat bugüne kadar bildiğim başka tacizi yoktu. Ön görüşmede bu soruları mutlaka sorduğum için geçmişinde başka taciz olmadığı şeklindeki notlarımın tersine seans içinde hissettiğim kadarıyla bedeninde özellikle cinsel bölgede bu tarzda bir kalıntı enerji vardı.
Küçükken ailede yaşadığı bazı fiziksel şiddet sahnelerini dönüştürdükten sonra tam da bu kalıntı enerjiyi algıladığım ama kendisinin söylemesi için beklediğim an geldiğinde, Berna Hn’ın tuvaleti geldi. Bu sebeple kısa bir mola verdik. Ardından seansa devam ederken biraz da benim zorlamamla 7-8 yaş civarı eniştesi tarafından taciz edildiği bir sahneyi keşfettik. Kendisi bu sahneyi keşfederken tıpkı o dönemde yaptığı gibi kıkır kıkır gülmeye başladı…Bu durumun hoşuna gittiğini ve eniştesinin kendisini o esnada sevdiğini sandığını söyledi.
Yine 7-8  yaşlarındayken bu eniştenin 15-18 yaş arasındaki 2 oğlu tarafından da taciz ediliyordu ve yine aynı şekilde bunu bir oyun sanıyordu.
Aynı enişte tarafından son taciz edilişinde ise yaşı 14-15 olduğu için artık birşeylerin yanlış olduğunun farkına varıp korkuyor ve donup kalıyordu.
Bütün sahneleri dönüştürüp bedenle de çalıştık.
a2
GERİ-BİLDİRİMLER:
Gece rahat uyudum uykum herhangi bir sebeple bölünmedi. herhangi bir ağrı yada yorgunluk hissetmedim.sadece bugün normalden fazla tuvalete çıktığımı farkettim. Işık hassasiyetim şu anda yok.
Sevgiler
7 Gün Sonra:
Eylül hanım merhaba
Fiziksel açıdan kendimi çok yorgun hissettiğim bir dönem geçirdim.son iki gündür bi öfkeli bi ağlamalı bir ruh hali içindeyim.kafamın içi karmakarışık durumda .sık idrara çıkma problemi ilk günden sonra geçti.annem daha önce de yanlarına dönmem için istekte bulunurdu fakat son bir haftadır nerdeyse hergün söylemeye başladı .bu dönemde ailemin yanına gelmek iyi mi oldu kötü mü anlayamadım .kafam çok karışık şu anda
Sevgiler 
Bu seanstan sonra, BAĞLAR isimli grup çalışmasına da katıldığı için üzerine 3 ay ara verdik ve biraz durumları gözlemlemek istedik.
3 ay sonra bugüne kadar farkettiği tüm sorunlarını özetlediği emaili:

” merhaba eylül hanım nasılsınız uzun bir yazı olacak sabrınız için şimdiden teşekkürler…

 1-) köpeklerle ilgili korkma durumunda azalma söz konusu artık hayatımı eskisi kadar etkilemiyor.bu durumla ilgili farkettiğim durum genel olarak bir hayvan fobim var .aslında hemen hemen hepsini görünce önce bir irkiliyorum.
 2-) askere giden o kişiyle  alakalı geri döndüğünde tekrar eski süreçleri yaşar mıyım korkusu vardı fakat korktuğum gibi olmadı. aksine ona karşı duygusal açıdan o kadar nötr ve sakinim ki kendime şaşırdım. Bağımlılık çalışmanın önemini bir kez daha anladım.
 
3-)kilo ile ilgili sürecim iyi gidiyor.verdiğim kiloları enteresan bir biçimde geri almadım.fakat dikkatimi çeken bir şey belli bir kilonun altına düşünce hemen beyin olarak ben bu kiloları geri almalıyım olgusunun oluşması ve panik halinde yemek yemeye başlamam.yani geçmişe dönüp baktığımda sürekli 60 kilo civarına gelince tekrar aynı şekilde yemeye başlamam gibi.
 
4-)takıntılı  ve kaprisli bir insan olduğumun farkına vardım.özellikle bu konuda arkadaş çevreme ve geçmişte partner adaylarıma çok zorluklar yaşatmışım.bu konu şu an neden bu kadar önem kazandı. şu an hoşlandığım biri var ve onun da bana karşı boş olmadığını biliyorum.fakat bu konuyla ilgili bir adım atamıyorum. ciddi anlamda KAYGI KORKU ENDİŞE VE YETERSİZLİK DUYGUM var. örn..eğitim durumu benden daha iyi benden daha çok parası var benimle ne işi olur gibi…
 
5-)alışveriş konusuyla alakalı artık hiçbir sorunum kalmadı.harcamalarım düzene girdi.
 
6-)eş partner ile alakalı farkettiğim durum yeni tanıştığım bir kişiyle ilgili önceleri çok hevesli oluyorum fakat bir süre sonra o kişinin yada durumun olumsuz taraflarını görüyorum yada olmayan şeyleri sorun ediyorum.eleştirmeye başlıyorum o kişiyi beğenmiyorum ve ondan uzaklaşıyorum.
 
7-)dokunulma ve temas fobim var.bu durum herkese karşı değil hayatımda çok değer verdiğim insanlara karşı annem babam çok sevdiğim yakın kız arkadaşlarım partner gibi,iş yerinde yada sosyal çevremde herhangi biriyle el sıkışmak sarılmak yada yanlışlıkla bana temas etmesi herhangi bir sorun teşkil etmiyor.
 
8-)para konusuna gelecek olursak gereksiz  harcama yapmıyorum fakat ne zaman kenara para koymak istesem yada bunu aklımdan bile geçirsem hemen o miktarı elimden çıkartacak bir durum söz konusu oluyor .mesela bu ay terapi  için ayırdığım parayı kenara koydum daha sonra kullanmak üzere ev sahibim bir hafta önce arayıp kiraya zam yaptı.
  
9-)başladığım herşeyi yarım bırakıyorum. bu bir kurs olabilir bir ilişki  yada aklınıza gelebilecek herşey olabilir .bana iyi gelecek herşeyden bir süre sonra sebepsiz bahanelerle uzaklaşıyorum.hayatımda ki bu yarım kalmışlık hissi beni çok etkiliyor.kendimde yeni birşeylere başlama cesareti bulamıyorum ya yine yarım bırakırsam korkusuyla
 
tabi bu yazdıklarım genel olarak olumsuz bir tablo çizmiş olabilir ama genel olarak hayatım daha iyi durumda ve olmaya da devam edecek buna inanıyorum.bu yazdığım durumların hepsi bende uzun süredir mevcut , bazıları eski ilişki sürecimle başlamış bazıları daha önce önümde ki bazı şeyleri çözümleyince ancak şimdi farkedebildim bu durumları.
 
sevgiler
 v9
NOTLAR:
a31-Sık  idrara çıkma konusu: Taciz vakalarında sıklıkla karşılaştığım bir durumdur. Ama her vakada belirttiğim üzere her sık idrara çıkan kişiyi tacize uğramıştır diye genelleme yapamıyoruz. Üstelik bu vakada tacizi yaşayan çocuk o anda istismar edildiğini anlamamıştı bile ama çocuğun ruhu ve bedeni bunu yanlış bir enerji olarak hafızasına kaydetmişti. Bu sebepler diyebiliriz ki, çocukluk travmalarınızı hatırlamıyor olmanız, onların hayatlarınızı olumsuz etkilemediği anlamına gelmez.
2-Yeme ataklarını bir şekilde durdurmuştuk fakat bu sefer de Berna Hn’ın 60 kiloya kadar indikten sonra orada direnç gösterdiğini farketmiştik. Bedeni 60 kilonun altına düştüğü zaman bunu bir tehlike olarak algılıyor ve yeme dürtüsü tetikleniyordu. Bir sonraki seansta neden 60’ı gördüğünde alarm verdiğinin sebebine baktık. Bu seans da bir sonraki vaka olarak yazılacak.
3-Berna Hn ile uzun süreli bir çalışma yaptığımız için çalışmadığımız konuları da içeren uzun geri-bildirimini  sizlerle paylaştım. ( Ör: Köpek korkusu )
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

ÇOCUK DANIŞAN VAKASI: UYKU SORUNU (2)

Standard

 

D4

6 Yaşındaki Derya ile yaptığımız regresyon terapi seansından sonra annesi ile çalışma yapmak istediğimi ve 2 seans çalıştığımızı söylemiştim. Aslında bu vakaya uyku sorunu diye başlamıştık ama arada sık idrara çıkma, anneyle bağlanma sorunu, annenin kızına karşı yaptığı öfkeli çıkışlardan duyduğu suçluluk duygusu dahil olmak üzere bayağı kapsamlı bir çalışma yaptık.

Annesinin sürekli yaşadığı kendini ifade etme konusundaki öfke patlamalarının ardından nasıl bir sebep çıktığını ilk vakadan okuyabilirsiniz.

Derya’nın annesiyle bağlanma şekline baktığım asıl çalışmamızı ise nisan sonunda gerçekleştirdik. Yalnız nisan sonundaki bu grup çalışmasına gelmeden önce Derya’nın annesinden birtakım olumlu haberler gelmeye başlamıştı. Çalışmadan tam 8 gün önce gönderdiği son email:

Sevgili Eylülcüğüm
sana bir gelişmeden haber vermek istiyorum bu benim çok dikkatimi çekti; Derya bebekliğinden beri bana ve babasına ağzın kokuyor der, ve  onu öpmemize izin vermezdi, ona dedim ki geçen gün seni 100 kere öpmek istiyorum , bana dedi ki öp o zaman, sonra dedi ki çok rahatladım sen beni öpünce, şimdilerde koynuna sokuluyorum, hatta soruyorum Derya ağzım kokuyor mu diye, hayır çok güzel kokuyorsun diyor. bir de beni çok sevdiğini söylüyor, aramızdaki buzlar eridi, artık neredeyse hiç kavga etmiyoruz bağırışmıyoruz. ancak etrafında bir iyi çocuklar, bir de kötü çocuklar var. Bir türlü kötülerden kopamıyor. kötü diyorum çünkü bütün arkadaşları ona bağırıyormuş oynatmıyormuş ve dalga geçiyormuş, ama o yine de onlar onu sevsin diye bekliyor. ben de kahroluyorum bu duruma, sürekli onların patronluk taslamalarna izin veriyor. hem üzülüyor hem de vazgeçemiyor

haber vereyim istedim, belki cumartesi geldiğimde bu konuyu seçerim diyorum….. ”

 

 

ŞY2Nisan sonundaki ebeveynler için yaptığım grup çalışmasında ortaya çıkanlar:

1-Annenin kendisinin de bilgisinin olmadığı bazı düşükleri olduğu; sanıldığı gibi bir düşük, iki kürtaj değil toplam altı bebeğin kaybedildiği

2-Annenin bu kaybedilmiş bebeklerine kayıtsız kalması sebebiyle Derya’nın onlara yakınlık duyduğu

3-Bebeklerden birinin istenmediğini daha yoğun hissettiğini gözlemledik.

Anne ile bağlanma konusu içerisine Türkiye ve Amerika konularını da yerleştirdik ve Derya’nın Türkiye-Amerika konusundaki kafa karışıklığını gidermeye çalıştık.

 

 

 

12

 

 

Seanstan çıktıktan 1-2 saat sonra kendisi de danışanım olan Derya’nın annesinden bir email aldım ki bugüne kadar hiçbir seanstan sonra bu kadar hızlı dönüş yapmamıştı. Sanırım bu kadar yoğun katarsis yaşadığı ilk seanstı. İlk defa bedeninde de çok yoğun semptomlar deneyimliyordu ve gerçekten bu grup çalışmasından çok etkilenmişti:

“Eylülcüm çok teşekkürler bugün için, her bir seanstan ayrı ayrı şifalandığımı hissediyorum bile…Büyük bir başağrısı, kalça ve bacak ağrısı ve mide bulantısı ile ayrıldım yanınızdan hala da devam ediyor. haber vermek istedim.  ..”  ( NOT: ANNE BU TAMİR FAZI SEMPTOMLARI NI 3 GÜN BOYUNCA YAŞADIĞINI BİLDİRDİ )

 

 

X2Çalışmadan 1 gün sonra:

Eylülcüğüm, bu sefer sana iki rüyamı anlatacağım.
1. si sana bağlar çalışmasına geleceğim sabah ……………………………………………..ve ben kendimi çok iyi hissettim bunun sonunda. hem yanlış birşey yapmadığım için gururlandım. bu hissi de hissederek uyandım.
Bu sabah da patronum ………………………..Ben de çok mutlu oldum, hem teklifimi kabul ettiği için hem de zaten daha iyi bir arabayı bana vermesini hakettiğimi düşündüğümden ve bunu dile getirebildiğimden, sonra da çok mutlu uyandım.
Normal şartlarda hiç böyle bir teklifi yapabilecek cesaretim yok biliyorsun. onun da zaten kabul edeceğini de hiç sanmam.
paylaşmak istedim.
Bu arada Tolga ( eşi ) bugün bana benim öfkelenmelerimin epeydir azaldığını fark ettiğini ve bu nedenle bizim daha az kavga ettiğimizi söyledi.
Öpüyorum seni, ve iyi ki karşıma çıktın yeniden

NOT: Derya’nın annesiyle yıllar öncesinden bir tanışıklığımız vardı ama onlar 13 sene Amerika’da kaldıkları için uzun süre görüşememiştik.

 

 

X32. Gün: 

“.. ..bu arada hala midem bulanıyor, bir de sesler çok yüksek gelmeye başladı, normalde çok yüksek sesle müzik dinlerim, şimdi kısma ihtiyacı hissediyorum sürekli.”**

NOT: İlginç olan şu ki, normalde kendi regresyon terapisi seanslarından sonra istediğim halde düzenli geri-bildirimde bulunmayan anne, bu son çalışmadan sonra daha sık ve düzenli bilgi vermeye başlamıştı ..))

 

 

 

 

 

Ş11NOTLAR:

1-*: Küçük çocuğunuz sizin sarılmanızdan veya öpmenizden ( abartmadığınız müddetçe ) rahatsız oluyorsa ve yukarıdaki örnekte olduğu gibi ” Ağzın kokuyor ” gibi gerçekte olmayan birşey algılıyorsa, çocuğunuzla aranızda sağlıklı bir bağlanma şekli olmama ihtimali yüksektir.

2-**: Tamir fazı dönemi içinde bu tarz durumlar olabilir. Bunun için genelde şu benzetmeyi kullanırım: bilgisayarınızda arka planda birtakım işlemler yapılırken bilgisayarın yavaşlaması gibidir. Normalde yüksek sesle müzik dinleyen birinin, bilinçaltının tozlu raflarında birtakım düzenlemeler yapılırken etraftaki uyaranlardan geçici bir süre için rahatsız olması gayet normal ve sağlıklı bir durumdur. O yüzden seans sonrasında en azından ilk günlerde kişilerin dinlenmeye ve içe dönmeye özen göstermelerini eğer bedenlerinin ihtiyacı varsa daha çok uyumaya ve dinlenmeye özen göstermelerini öneririz. Eklenti seansları bunun biraz haricindedir. Eklenti seanslarının sonrasındaki günlerde pek yorgunluk olmadığı gibi tam tersi olarak zamanla enerjide artış olmasını bekleriz. Çok ağır vakalarda bu tamir fazı süresi biraz daha uzun sürebilir.

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

 

 

 

 

ÇOCUK DANIŞAN VAKASI: UYKU SORUNU

Standard

D5.JPG

İsmine Derya diyeceğim 6 yaşındaki minik danışanımla çalışmaya başlamamız biraz dolaylı yoldan ve plansız oldu. Aylar önce annesi ile çalışmaya başlamıştık..fakat çalışmamızın ana konularından biri annenin kızına karşı olan ani çıkışları ve hemen akabinde geçen öfkesinin üzerine düşen pişmanlık duyguları olmaya başlayınca kızıyla çalışmamız kaçınılmaz oldu.

 

D2Derya, Amerika’da doğup 3-4 yaşına kadar orada yaşadıktan sonra ailesinin İstanbul’a göçüyle adaptasyon sorunu yaşamış bir çocuk. Aile dizimciler bilirler, bir insanın annesi kadar anavatanı olarak gördüğü ülke de önemlidir. Herşey mutlu-mesut ilerlerken bir anda bambaşka bir ülkeye göç etmek bizim yaşlarımızdaki yetişkinleri bile bocalatırken, haliyle bu minik danışan da bu durumdan psikolojik olarak bayağı etkilenmişti. Hala Amerika’yı özlediğini ve orada olmak istediğini zaman zaman söylediğini annesinden bildiğim için annesini geçtiğimiz aylarda ismine BAĞLAR dediğim ve regresyon dışında farklı bir teknik kullandığım çalışmaya davet ederek kızıyla olan bu sorununa bakmaya başlamak istemiştim.

 

D6

Lakin annenin kendi soyağacında Kafkaslar’a kadar uzanan, kadınların genelde pek konuşturulmadığı hatta gelinin kayınbabasının yanında konuşmasının bile yasak olduğu Çerkezler’e dayandığını ve hala bu ezilen ve susturulan kadınların öfkesini taşıdığını gördüm. Dolayısı ile çocuğuyla ilgili olan kısma henüz gelemedik.

 

D4Anne ile çalışmalarımız devam ederken kızı Derya’nın geceleri uyku sorunu olduğundan bahsetmişti. Neredeyse her gece uyanıp korkuyor ve anne-babasının yatağına gelerek onlarla uyumak istediğini söylüyordu. Bunu anneden aylardır duymama rağmen organize olup bir araya gelmemiz ancak geçtiğimiz şubat ayında oldu.

Derya ile çalışmaya başladığımızda ilk etapta biraz sohbet ettim. Bu arada kendisinin evde sürekli değişen yatılı bakıcılardan dolayı sorun yaşadığını da gözlemlemiştim. İlk uzun süreli bakıcıya alıştıktan sonra bu bakıcının ülkesine gitmek zorunda kalması sebebiyle zor vedalaşmış ve o günden sonra gelen her yeni bakıcıya tepkili davranmaya başlamıştı.

 

D11Sohbet sırasında resim de yaptırdığım için yeteri kadar bilgi alabilmiştim. Bu sırada kendisinin elini sürekli meşgul etme ihtiyacı , ya konuştuklarımızı yazması ya da not alması dikkatimi çekti. En sevdiklerim başlıklı bir liste yaparken beni kendisinin bile önüne koyması ise daha da bir dikkatimi çekti.( danışanın gerçek ismini gizlemek için o bölümü bantladım ) .Halbuki bundan bir yıl önce Derya ile farklı bir sosyal ortamda bir araya gelip bayağı sohbet edip oyun bile oynamış olmamıza rağmen beni bu görüşmede ilk bir araya geldiğimizde hatırlayamamıştı. Travmatize olmuş kişilerde unutkanlık olması, geçmişe dair bilgilerin hatırlanmaması bilinen bir durumdur ama bu kadar olmasını beklemiyordum. O yüzden uzun vadeli ve gözlem içeren, anneyle de ayrı çalışmayı gerektiren bir sürecin ilk seansında küçük danışanımı fazla zorlamak istemedim.(küçük çocuklarla olan görüşmelerin süresini max 1 saatle sınırlı tutuyorum.) Derya’nın ” en sevdiklerim ” başlıklı listesi  yanda. Bu listede anne-babadan sonra gördüğünüz kedi, Derya’nın kedi alerjisi ortaya çıkınca  bu sene evden uzaklaştırılmıştı ve onun için ayrı bir mutsuzluk kaynağıydı. Köpeği ise Amerika’dan ilk döndüklerinde almışlardı. Alırken köpeğin sorumluluğu ve bakımı konusunda annesi  bir anlaşma yaparak almışlardı. Fakat annesinin iş yoğunluğu, Derya’nın ise kakadan midesi bulanınca köpeği biraz büyüyünce geri almak üzere iade etmişlerdi.

 

D9Bağ kurduğu herkesin ondan uzaklaşıyor olması onu yeterince travmatize etmiş gibi görünse de bu benim için buzdağının sadece görünen kısmıydı. Daha ileri noktalara bakmadan evvel ilk seansta bir enerji temizliği ile başlayıp uyku sorunun bir eklenti kaynaklı olup olmama ihtimaline bakmak istedim. Çünkü Derya’nın odasının belli bir noktasından korkması ve geceleri o bölgeye bakamaması, babasının kızını uyutmak için gittiği ve yanında uyuyakaldığı bir gece odadaki aynı bölgenin babayı da rahatsız etmesi ve ” orada durmak istemedim, daraldım” demesi şüphelerimi eklenti olma ihtimaline çevirmişti.

 

Eklenti temizliği yaptıktan sonra işlem sırasında gördüğü şeyleri bana çizmesini istediğimde, Derya bana aşağıdaki resmi çizdi. Buradan da göreceğiniz üzere 2 farklı eklenti var . Çocukların kafalarını karıştırmamak için eklentinin türüne, ne zaman geldiğine gibi konulara hiç girmediğimiz ve temizliği bile bir oyun adı altında yaptığımız için bunların ne olduğuna dair kesin bilgi veremiyorum sizlere. Ama annesiyle de çalıştığım için bir tahminim var. Zaman içerisinde anne kanalıyla netleştirirsek belki ilerde sizlerle de paylaşırım.( anne izin verirse )

D10

 

GERİ-BİLDİRİMLER:

Seanstan sonraki gece Derya daha derin uyudu ve gece pek uyanmadı.

Seanstan 6 gün sonra annesinden aldığım email: ” Derya iki gece benimle yukarıda uyumak istedi,burası daha rahat hemen uyuyabiliyorum ve korkmuyorum dedi, sabaha kadar da uyudu, 

D7sonraki gece babası yatırdı onda da çabuk uymuş, cumartesi gecesi zaten yolda uyuyakaldı. Artık gece uyanmaları kalmadı dediğim gece pazar sabahı kabus görerek uyandı, 5 te kendi yatağında, alof diye bir çizgi film karakteri kardan adam var çok sevimli. onun bir gözünün önde bir gözünün de arkada olduğunu görmüş, sonra Derya ve iki arkadaşının daha gözleri öyle olmuş, çok korkmuş, sonra ben yanına indim birlikte uyuduk.
dün akşam da bu akşam da çabuk uyuyakaldı. 
yalnız dikkatimi çeken, çok asabi tepkiler vermeye başladı, çok sinirli. tersliyor, bağırarak tersliyor. beni hem çok sevip sarılıyor hem de bana tahammülü yok gibi. 
bir de seansın ertesi günü, herşeye ağlıyordu. 
fakat bununla birlikte daha mutlu görüyorum sanki onu genel anlamda.
şimdilik gelişmeler bunlar, 
sevgiler
Bunun üzerine annesine tamir fazında ağlama olmasının normal olduğunu, uzun süre telafi eden ve herşeye susan yetişkin seanslarında bile seans sonrasında öfke patlamaları ve ağlamalar olabilirken çocuklarda da hafif dozlu şeyler olabileceğini ve normal olduğunu, çalışmaya devam etmemiz gerektiğini söyledim. Kızına karşı uygulaması için birkaç özel tavsiyede bulundum.
Annesinden önemli her gelişme ve değişikliği, sık idrara çıkmasının gece uyanmalarının sebebi olup olmadığını takip edebilmem için idrara çıkışlarını gözlemlemesini ve düzenli olarak rapor etmesini rica etmiştim fakat yoğun iş hayatı nedeniyle bu günlük geri-bildirimleri alamadım. Ancak arada telefonla aldığım bilgiler oldu:
Seanstan 16 gün sonra: ” Evet, sık idrara çıkması geçti. Mucize gibi. Ama hatırlamıyor hala. Mesela sabah konuştuklarımızı hatırlamıyor.
Aslında her gece tuvalet için uyanmaya başladı. Eskiden korktuğu için uyanırdı şimdi ise kendi başına tuvalete gitmek istemediği için beni çağırıyor. Ayrıca çıplak olduğunda çok utanıyor.

Geri-bildirimleri düzenli almakta sıkıntı çektiğim için bazı detayları ancak soru-cevapla anlayabildiğim bugünlerde anneden hem kendi tarafında ( anne, anneanne, babaanne..vb ), hem de çocuğun baba tarafında taciz, tecavüz vakalarını araştırmasını rica ettim. Annesi ise bu konuların ailede pek konuşulmadığını ama araştıracağını söyledi.

Bunun üzerine kendisini “BAĞLAR ” ismini verdiğim grup çalışmasına davet ettim.

 

D3Seanstan 25 gün sonra: ” Bu arada son bir geri bildirim daha:

Dün jimnastikten dönerken bana dedi ki:
-Anne ben neyi düşünüp üzülüyorum biliyor musun, seninle bir gün kurabiye yapıyorduk ve senin parmağın dolaba sıkışmıştı, canın çok acımıştı ve acıdan kıvranmıştın, işte ben çok üzülüyorum buna hatırlayınca…
Ayrıca önceki günde daha Amerika’da yaşadığımız dönemlerdeki bir anısını  hatırladı, ve çok özlediğini oraları oradaki evimizi ve yaptıklarımızı yineledi. 
Bana karşı çok merhametli olmakla birlikte yine bana ve bakıcıya karşı öfke patlamalarına devam ediyor.
Uykuları ve sık idrara çıkması da düzenli .

 

 

Ş11

NOTLAR:

1-Çocuklar, bugüne kadar çoğumuzun sandığı gibi beyaz bir kağıt olarak doğmuyorlar. Onlar hem anne hem de babalarının genleri aracılığıyla aktarılan travmaların etkisini taşıyarak doğuyorlar. ( tıpkı genetik hastalıklar gibi ). Çocuk, anne karnındayken annesinin yaşadığı bütün travmalardan da etkileniyor. Bugüne kadar yaptığım seanslarda eşine yüzlerce kez rastladım. Hele ki anne bir çocuğu doğurmayı istememişse, kürtaj düşünmüşse, sonradan vazgeçmiş olsa bile çocuk tüm bunların izini ruhunda taşıyabiliyor. En önemlisi ise; sorunlu doğumlarda, erken doğumlardan sonra anneden ayrı kalan, küvözde günlerini, haftalarını  geçiren çocukların bu süreçten etkilenmemiş olmaları şu ana kadar yaptığım seanslara dayanarak konuşursam imkansız gibi birşey. Bunun çok yeni bir örneğini daha geçen ay kendisi uzman bir doktor olan danışanım aracılığıyla yaşadık. Daha ilk seansımızda küvözde geçirdği döneme bakarak başlamıştık. Bir sonraki hafta içerisinde o güne kadar ilaçla bile iyileşmeyen tüm cilt lezyonları iyileşmeye başladı. Keşke ilk halinin fotoğrafını çekseydim diye pişmanlık duysam da zamanla bu vakayı biraz daha gözlemleyerek sizlerle de ” KÜVÖZDE KALMANIN PSİKOLOJİK ETKİLERİ ” teması altında paylaşmayı düşünüyorum.

 

D82- Benim çok önem verdiğim ve bazen danışanlara çizerek anlattığım bir konu :  “TRAVMA”.

Büyük bir travma esnasında, bu acıya katlanamayan-dayanamayan bir parçamız olur ve bu parçamız o anda daha fazla acı çekmemek için bedenden ayrışır. Bu ayrışmaya şamanlar ” RUHUN KAYIP PARÇASI ” derler. Günümüzde psikiyatristler ise buna ” DİSOSİASYON ” gibi bir tabir kullanıyorlar. Bu kelimeyi, kişiliğin bölünmesi-ayrışması, kişinin kendi kendine yabancılaşması gibi düşünebilirsiniz. ( Çok daha detaylı bir kavram ama burada oldukça basit bir şekilde mantığını anlattığım için çok fazla jargona girmeden ve doktorculuk oynamadan anlatmaya çalışıyorum ).

Bu vakada hem annenin hem de çocuğun bazı olayları hatırlamama, çok kısa süre önce gerçekleşmiş şeyleri bile bazen hatırlamama gibi durumları var. Sadece çocukta değil, annede de farklı alanlarda da olsa benzer semptomlar gözlemledim. Bu unutkanlık durumu, yukarıda bahsettiğim ayrışmalarda çok sık rastlanan bir durum. Bu sebeple o travma anında ayrışan parçayı geri getirmeden sorunu çözemeyiz.

Bunu neye dayanarak söylüyorum? Yıllarca psikiyatriste gidip bazı ilaçlar kullanıp hiçbir iyileşme sağlayamayınca son çare olarak bir de şunu deneyelim diye seansa gelen danışanlara dayanarak söylüyorum. Bugüne kadar hiçbir vakada, ilaç kullandığı için ruhunun kayıp parçasını geri döndürmüş birine rastlamadım. Alınan ilaç genelde, kişinin o travma sebebiyle ayrışan parçasının yoksunluğundan kaynaklanan boşluk veya acıyı hissetmesini engellemeye yönelik oluyor. (LÜTFEN, genelleme yapmayınız ve gerçekten ilaç kullanımının zorunlu ve faydalı olduğu ciddi psikiyatrik rahatsızlıkları bu yazımdan muaf tutunuz. Çünkü regresyon terapistleri olarak o tarz durumlarda zaten çalışma yapmıyoruz. ). Kalıcı iyileşme ise ancak o giden parçayı geri getirmekle oluyor.

Dolayısıyla, regresyon terapisinin özelliği hep sorunun oluştuğu ana yani kaynağa gitmek olduğu için genelde hep bir travma anına gidiyoruz. Bu yüzden bu işin oldukça dikkatli, özenli bir şekilde ve eğitimli kişilerce yapılması gerekiyor. Yani 2 günlük kişisel gelişim seminerlerine katılarak yapılabilecek bir iş değil.

 

( Devam edecek….  )

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

BİR ŞİFALANMA YOLCULUĞU-2

Standard

ŞY1

İlk 2 seansın üzerinden 2 ay geçtikten sonra Berna Hn ile tekrar biraraya geldik. Bu sefer yeni seansımız için ön-görüşme yapmaya başlamadan evvel bu 2 aylık sürede bilmem gereken önemli birşey olup olmadığını sordum. Bu arada fiziksel görünümünde bir değişiklik olduğunu hissettim ama emin olamadığım için kendisine sordum. Aldığım geri-bildirimler aşağıdaki gibi:

  1. İlk 2 seans sonrası 2 ayda 6 kg gitti. Eskiden de deniyordum ama 1-2 gün sonra diyeti bırakıyordum. Bu sefer biraz dikkat etmeyle 6 kg gitti.
  2. Uyku düzenim çok düzeldi. Uykuya dalmakta ve uyanmakta sorun yaşamıyorum artık. Eskiden hep dayak yemiş gibi kalkıyordum. ( Bir önceki seansta rüya kapanı ile ilgili gördüğü rüyayı hatırladık )
  3. Eskiden melankolik biriydim, herşeyi kafama takardım. Artık takmıyorum. Uzun yıllar boyunca melankolik olunca, insan bu duruma önce bir afallayıp şaşırıyor.
  4. Sezgilerim ciddi derecede kuvvetlendi. Kahin gibi değilim ama birçok şeyi öngörebiliyorum. Başkalarının hayatına dair bile sezgilerim oluyor. Bakış açım çok genişledi.
  5. İlk seansa geldiğimde sık idrara çıkma sorunu vardı. İlk 2 seanstan sonra geçti.

                                                 ÜÇÜNCÜ SEANS

ŞY4

Bu seansta hangi konuyu çalışmak istediğini sorduğumda ilk sıraya ” alışveriş bağımlılığı ” konusunu koydu. Bu konunun ilk ilişkisiyle beraber başladığını, 2008’den bu yana dönem dönem hortladığını ve son 2 haftadır yine gündemde olduğunu belirtti. Alışveriş yaptığında sadece 10 dakikalığına da olsa kendisini güçlü ve değerli hissediyordu.

ŞY8Bu konuyla bağlantılı bir geçmiş hayat çalıştığımızda 5-6 yaşlarında yaşlarında hali vakti yerinde bir ailenin tek çocuğu olduğu bir hayata geçiş yaptı. Bu hayatta astım gibi bir hastalığı olduğu için fazlaca koruma altında yetiştiriliyordu ve dışarıya çıkmasına izin verilmediği birgün kendini, üzerine hiçbir kalın kıyafet almadan ormana doğru deliler gibi koşarken buluyordu. En sonunda nefesi birden tıkanıp dizlerinin üstüne çöktüğünde boğazını tutuyor ve nefesi kesiliyordu. O esnada eve hayli uzak mesafede olduğu için yardım da alamıyor ve ormanda tek başına ölüyordu.

ŞY9Çok kısa bir hayat olmasına rağmen ilk etapta arafta kaldığı bir sahneden giriş yaptığımız için keşfi biraz zorlu olan bir seans oldu. Birçok bilgiye ruhsal boyutta erişebildik. Babasının ailesinin isteği üzerine annesiyle zorla evlendirildiğini, çocuk sahibi olmayı istemediğini, o yüzden evde babasının kendisine karşı kayıtsız olduğunu algıladı. Bu sebeple aslında babasını cezalandırmak istediği için evden kaçtığını ve kaçarken öleceğini bildiğini hatırladı.

Bu geçmiş hayatı baştan sonra dönüştürdük ve ileride bakmak üzerine kendim için birkaç özel not alarak seansı noktadım.

GERİ-BİLDİRİMLER:

Seanstan 1 gün sonra haberleştiğimizde: ” Seanstan sonra ki ilk günüm sakin geçti. dün akşam rahat uyudum rüya görmedim.herhangi bir huzursuzluk hissi yoktu.bel bölgem deki ağrı gün boyu devam etti.biraz iştah artışı var . ” diye yazdı.

Seanstan 7 gün sonra emailleştiğimizde:

” Merhaba eylül hanım. Bel bölgemdeki ağrı geçti genel olarak bu hafta boyunca hiç Ağrı’m olmadı .kendimde ciddi bir enerji artışı gözlemledim .alışveriş yapma konusuna gelince hala içimde birşeyleri alma hissi var fakat enterasan biçimde alışveriş yapmıyorum bu duyguya rağmen 5.gün gördüğüm rüyada beni rahatsız edecek derecede bir müzik sesi vardı ve bu sesten dolayı uykumdan uyandım hatta uyandığımda biraz başım ağrıyordu. Sevgiler

ŞY108. Gün:  İlk defa şu ana kadar gayet önemsiz ve geçmişte kalmış biriymiş gibi anlattığı ilişkiden bahsetmeye başladı: ” Kişi bağımlılığı konusuna çalışmamız gerekecek sanırım çünkü bahsettiğim kişiye doğru ciddi bir yönelme durumum var.

8. Günden itibaren bahsetmeye başladığı ilişkisi hakkında ne kadar mutsuz olduğunu öğrenmem üzerine kendisine neden bu kadar önemli detayları seanstan sonra anlattığını sorduğum ve bunun üzerine detaylı yazıştığımız bir gün oldu. Böyle bir konu gündemdeyken alışveriş bağımlılığı konusunun tekrar tetiklenebileceğini ve yetersiz kalacağını belirttim. Bunun üzerine aşağıda göreceğiniz üzere danışan sürekli olarak başka konular ve sorunlar bulmaya ve ” … … bu konuya da çalışmamız gerekecek sanırım ” diyerek asıl sorunu ertelemeye başladı:

13. Gün:

” merhaba eylül hanım nasılsınız? kendimi son 2 gündür çok halsiz ve mutsuz hissediyorum.sanki köşeye sıkışmışım gibi .evde durmak istemiyorum eve mümkün olduğunca geç geliyorum sonrada yemek yiyip yatıyorum.sürekli bir ağlama hissi var içimde .mide bulantılarım ve baş ağrım var .sanırım bir sonraki seansın konusu benim açımdan belli oldu. sizede bahsettiğim ….. kişiyle ilgili çalışmamız gerekecek. çünkü fazlasıyla bu konu kafamı meşgul ediyor.düşünmeden duramıyorum. yani bunu size söylerken çok utanıyorum ama …    ……  …  . Alışveriş konusuna gelince eskisi gibi canım sürekli alışveriş yapmak istemiyor.birşeyi almadan çok düşünüyorum.hatta bugün kendimce çok şaşıracağım bir cümle kurdum ev almak istiyorum dedim herkese  bir anda sanırım köklenme ihtiyacım açığa çıktısevgiler. 

ŞY1117. Gün:
” maddi problemlerime yol açan durumlardan bir tanesi de başladığım işleri hep yarım bırakmam örneğin ingilizce kursuna başlayıp yarım bırakmam o tatmin duygusunu tam olarak yaşayamadığım için hep yeni arayışlar içerisindeyim. bu hayatımda bir çok noktada böyle maalesef o yeni arayışlarda parasız olmuyor. geçen düşünürken aklıma geldi .seans olarak başladığı işi bitirememe duygusuna da çalışmak gerekecek sanırım .bu arada harika bir iş çıkardınız artık mağazaya girip ihtiyacım olan bir şeyi almak için bile 50 sefer düşünür hale geldim. sevgiler.
İş ciddi hale gelince ve danışan bu konuyla yüzleşmeye hazır olunca 1 ay sonra tekrar randevulaştık. Bu seans ise bir sonraki vakanın konusu olacak.
ŞY13.jpg
NOTLAR:
1-Mix bir vaka olduğu için sizlerle paylaşmayı seçtiğim bu yolculuğun üçüncü seansında görmenizi istediğim en önemli şey: Danışan bir konuyla-sorunla yüzleşmeye hazır olmadığı müddetçe, danışman olarak bizlerin hiçbirşey yapamayacağı konusu. Bu vakada danışanın yaşadığı ilişki türü üçüncü seansımıza kadar onu hiç rahatsız etmiyordu.
Üçüncü seansta babadan sevgi alamadığı için gizli intihar dediğimiz şeyi yapan, algıları bozulmuş küçük bir çocuk vardı. Seans içinde size çok bahsetmediysem de o küçük çocuğun bozulan algıları üzerine ayrıca beden terapi yaptık. Ancak ondan sonra seans akmaya başladı ve birçok bilgiye ruhsal boyutta erişebildik.
2-Bağımlılık çok katmanlı bir konudur. Burada da gördüğünüz üzere alışveriş bağımlılığı ile başladık ama ikinci adımda kişi bağımlılığına geçiş yaptık. Kişi bağımlılığı birçok insan tarafından ya hiç bilinmez, ya yanlış algılanır, bazen de takıntı veya aşk sanılır. Bazen aşkla karıştırıldığında kişi yaşadığı şeyin aşk olmadığını mantıken bilir ama asla onsuz bir dünyayı hayal bile edemediği için tüm hayatını öyle geçirebilir. Hiçbir zaman sigara, uyuşturucu gibi madde bağımlılıkları kadar önemsenmez ve dikkate alınmaz ama benim en çok önemsediğim konuların başında gelir. Neden derseniz, sigaranın, alkolün veya uyuşturucunun zararlı olduğu herkes tarafından bilinir ve buna yönelik önlemler alınarak tedavi merkezleri kurulur. Bu tarz bağımlılığı olan kişiler bazı durumlarda idare bile edilir.
Ama hiçbir zaman bir kişi bağımlısının ne yaşadığını, ne kadar acı çektiğini dışarıdan bakarak anlayamazsınız. Birçok intiharın veya cinayetin altında yatan ana sebep dışarıdan görüldüğü gibi o anda kişinin alkol veya uyuşturucu almış olması değil ( buzdağının görünen kısmı ),  daha da altında yatan sebep kişi bağımlılığıdır. Kişi bağımlılığının da altında bambaşka dinamikler vardır . Bu konu soğan kabuğu gibi o kadar katmanlıdır ki tek bir seans bağımlılık konusunda çoğunlukla yetersiz kalmaktadır.
3-Bu konuyla bağlantılı olarak öğrendiğimde çok şaşırdığım konulardan biri , DSM*‘nin ( Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders )  son sürümü olan DSM V’te sadece madde bağımlılıklarını değil, madde istismarı ile seyreden kompulsif davranışlara ek olarak madde istismarı ile seyretmeyen kompulsif davranışları ( seks bağımlılığı, kumar bağımlılığı, internet bağımlılığı vb ) da MADDE KULLANIMI ve BAĞIMLILIK BOZUKLUKLARI kategorisi altında sınıflandırmış olması. Bu da demek oluyor ki bağımlılık davranışı dünyada ancak ve ancak 2013 yılından itibaren tanınmış oluyor.
* : Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayınlanan ” Ruhsal Bozukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı ” dır.
4– Danışanın geri-bildirimlerini sadece birkaç yerde sansür uygulayarak orijinal haliyle bıraktığım için birçok noktalama ve yazım hatası var. Bilerek o şekilde bıraktım.
( Devam edecek…)
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

FİBROMİYALJİ ( FIBROMYALGIA )

Standard

F11

İsmine Ferda diyeceğim danışanım yaklaşık 30 yaşlarında, evli, çalışan bir kadındı.

Doldurduğu formda fibromiyalji, gastrit, göz bozukluğu vb şikayetleri vardı. 5 Yıldır hayatına eşlik eden fibromiyalji rahatsızlığı sırasında yaşadığı semptomları aşağıdaki gibi özetlemişti:

F6-Hergün sabah uyandığımda kolumda beton bloklar varmış gibi ağırlık hissi

-Boyun ve sırt ağrıları

-Eklem bölgelerinde ağrılar ( Fibromiyalji, yumuşak kas romatizması olarak geçiyor )

-Ağrılı regl dönemleri ve hastalık başladığından bu yana ağrılı regle eşlik eden kusmalar

-Her ay regl döneminde ya hastanelik olma ya da hastaneye gidecek kadar kötü duruma gelip evde atlatma

-Ses, ışık, gürültüye duyarlılık. ( Örneğin; minibüs kornasına aşırı duyarlılık )

-Tansiyon düşüklüğü:9-5, 9-6 veya 10-5

 

Yaptığımız ön görüşmeden sonra rahat çalışabilmek için kısa bir alan temizliği ile başladık. Henüz temizlik işlemine yeni başlamıştık ki kendisi yoğun bir katarsis yaşamaya başladı. Açıkçası bana sıklıkla transa geçişi zor olan kişiler geldiği için daha seansa başlamadan geçiş yapan birine ilk defa denk gelince hem şaşırdım hem de kendi adıma sevindim.

Danışan direkt olarak geçiş yaptığı sahnede 35 yaşında bir kadındı. Kendini çöl gibi bir yerde yalnız ve doğum sancıları çekerken buldu. Doğum gerçekleştikten sonra ise ilerde ağaç bulunan bir yere geçiyordu.

F12Bu hayatı baştan sona keşfettiğimizde 7 yaşındayken babası tarafından yolun ortasında terkedildiğini gördü. Bu sahnede yerli görünümlü esmer bir adama teslim ediliyordu ve yine yoğun katarsis yaşıyordu. Adamın kendi babası olmadığını, beyaz olan ailesi tarafından ona teslim edildikten sonra bir gemi yolculuğu ile bambaşka bir yere götürüldüğünü, kendi ailesi gibi diğer beyazların da birer çocuklarını yerli diye tarif ettiği o adama teslim ettiklerini hatırladı. Ailesi zor durumdaydı ve kendisini adama para karşılığında veriyorlardı. Kendisi gibi gemideki diğer çocukların da tümünün beyaz olduğunu algıladı.

Yine aynı dönemde geçen uzun gemi yolculuğu sonrasında vardıkları yerdeki birkaç kısa an keşfettik..Bu sahnelerde kendini hep yalnız ve korkmuş hissediyordu. 7 yaş ile 16 yaş arasını yaşlı, esmer tenli bir kadının yanında ona yardım ederek geçiriyordu.

16 Yaşında olduğu başka bir sahnede yerlilerin ilerde bir adamı tören adı altında canlı canlı yaktıklarını gördü. Bu sahnede de yoğun katarsis yaşadı. O kişinin kuyu gibi birşeyin üzerinde kuzu gibi çevrilerek yerlilerin Tanrılarına bir çeşit kurban olarak sunduklarını söyledi.

Başka bir sahnede yine yerlilere ait vahşi bir sahneye şahit oluyordu. Bu sahnede 22 yaşındaydı ve çocuklarını isteyen adama hayır dediği için boğazı kesilen bir adamın ölümüne şahit oluyordu ve çok korkuyordu.

F1326 Yaşında olduğu başka bir sahnede, ilk sahnede yaşlı, sakallı adam diye tarif ettiği adamın 40 yaşlarında olduğunu ve kendisini bir kadın olarak çok sevdiğini algıladı. Yıllardır o bölgede bulunduğu için kendi teninin de artık güneşten biraz koyulaştığını, açıklık bir alanda birlikte otururlarken adamın kendisi ile birlikte yaşama isteğini açıkladığını ve o sırada şaşkınlık ve korku duysa da kendisinin de ona karşı sevgi bağı hissettiğini söylüyordu. Bu adam başka kabileden biri olduğu için adamın kabilesi tarafından istenmiyordu.

En baştaki doğum sahnesine geri döndüğümüzde yaşlı adam diye tarif ettiği yerli adamın çocuğun babası olduğunu ve kabilede olacaklardan ötürü doğum için kendisini oraya sakladığını hatırladı. Doğumdan sonra oraları terketmeye karar veriyorlardı ve doğum sonunda ” iyi ki geldi ” diye çok mutlu oluyordu. Ondan sonraki yıllarını deniz kenarında ada gibi bir yerde kızlarıyla beraber geçiriyorlardı. Yıllar bu şekilde birlikte geçtikten sonra 60 yaşına geldiğinde ölüyordu.

F15Ruhsal boyuta geçip ailesiyle karşılaştığı zaman çok yoğun katarsis yaşadı. Kendisinin para karşılığında verildiğini ve anne-babasının sonradan çok pişman olduklarını öğrendi. Onları affetmesine katkı sağlayan bir çalışma yaptıktan sonra kahkahalar atmaya ve “çok mutlu oldum ” demeye başladı.

Kendisine bakan yaşlı yerli kadınla da karşılaşıp  teşekkür etti. Eşi olan yerli adamla karşılaştığı sahnede ise danışanın bağımlı yanı devredeydi. Kızı ile karşılaştığı sahnede ise daha çok mahçuptu.

Bu hayat planının sebebi olarak öfkeli bir erkek olarak bedenlendiği başka bir hayatta annesi ile babasını içeren bir sahne gördü. ” Kendimi cezalandırmışım, sevgiyi öğrenememişim. ” dedi.

Sonrasında bu geçmiş hayatın izlerini dönüştürdük ve şifalandırdık.

 

Bağlantılar:

1- İlişkimde kendimi %100 açmak benim için bu hayatta da zor.

2-Bu hayatta da küçükken annemden sevgi alamadığımı düşünürdüm.

” O geçmiş hayatında , şimdiki hayattan tanıdığın birileri var mıydı ? ” diye sorduğumda ise bu hayattaki halasının, o geçmiş hayatta kendisine bakan yaşlı kadın olduğunu belirtti.

 

F10

Geri-bildirimler:

Seanstan sonraki ilk gün haberleştiğimizde:

“-Vücudumu dingin hissediyorum.

-Eve gidince 2 saat uyudum, sonra ise arkadaşlarımla çay içtim.

-Gece normal uyudum. Diğer günlere göre sabah daha erken ve daha kolay bir şekilde uyandım. Uyandığımda diğer günlere nazaran daha dinç hissediyordum.

-Bugün içinde elimi kolumu kaldıramama hali olmadı.  ”  dedi.

 

Seanstan 1 hafta sonra emailleştiğimizde tamir fazı sürecini aşağıdaki gibi özetledi:

F16” Merhabalar Eylül Hanim
Oncelikle seans dönüşü eve gidip uyuyup dinlendim.Ancak bedenimi zinde hissediyorum yine de . Isten cikmama ragmen haftam yogun gecti denebilir,derslere gittim,evimizin tapusunu alma esyalarimizi toparlama ve arkadas akraba dugun ziyaretleriyle gecti. Ama bunlar olurken ben eskisinden daha dinctim diyebilirim. Zaman zaman seans hakkinda dusundugumde sanki zihnimin oyunu gibi geldi bana sanki bir senaryo yazmisim gibiydi. Ancak zihin bir karmasadan ibaret ona guvenmiyorum;)
Bedenim ve kalbim o anlari derinden yaşadı. Kendimi anlamak,bilmek tanimak donusturmek yolunda 1 yilda attigim guzel bir farkindalik oldu benim icin. Size bir itirafta bulunayim hayatta en cok nefret ettigim roldür benim kurban rolü meger icimde tasiyormusum haberim yok..Meger sadece uzuluyor ve kendime cekiyormusum durumlari. Nerden mi anladim cunku ………………………..( Sansür uygulandı )  ……………………………………………………………………………………………………..
Ve daha bir cok sey sizinle yuzyuze paylasmak istedigim..katildigim meditasyon deneyimlerinde sevgiyi icime almak tasimakla ilgili bir sıkıntım oldugunu hep farkettim, ne zaman bunu farketsem uzuluyor ve agliyordum ancak sebebini anlayamiyordum zaten bu merakim beni yoneltti en cok regresyona ve size..Bence daha uzerinde calisacagimiz cok sey var bu buyuk bir kesif,insanin farkindaligin zirvesine yulselten bir kesif..
Fiziksel etkisi kötü yonde olmadi benim icin hatta aksine daha aktiftim sadece karnim cok şişti
Bir de sey dikkatimi cekti seansta yumurtaligima dogru sanci girdi ara ara giriyordu zaten cok eskiden bir kadin dogumcu bana yumurtaligin biri tembel görünüyor cocuk dogurmayi dusunuyorsan cok gecikme demisti acaba bir baglantisi olabilir mi diye düşündüm?
Simdi ben akil olarak aslinda seansta yasadigim ,hani donusturme yapiyoruz  ya herseyi,iste onlarin hepsini akil olarak biliyordum,ama kalpten uygulayamiyordum.Bunu  donusturmek en gercek olani..Zihnim hala cirit atiyor olabilir dunyada ama kalbim ve bedenim bana sukranla dolu ben de onlara. Simdiki ailemle biyolojik olan;) herseyin daha guzel ve anlayisla dolu olacagi kanisindayim..aslinda cok sey daha yazmak istiyorum..ara ara yine yazacagim..Simdi yeni evimde yeni esyalarla yeni sevgi dolu bir es ve yeni arinmis bedenimle huzurlu dingin olacagimi hissediyorum..Biliyorum terapistle danisanin iliskisi belli duzeyde olmali orda kalmali ama ben yine de cocuklarla ilgili bu konuda sohbet etmek isterim.Insan bu istiyor iste 😉
Sevgilerimle….  ”

F17

 

Seanstan 17 gün sonra aldığım emailde ” Ben artik bedenimdeki o bahsettigim agirligi, o halsizlik ataklarini yasamiyorum. Hatta zaman zaman kendimi yolda yürürken balon gibi hafif hissediyorum..En yakin zamanda sayfanizda bahsettiginiz kitabi da alacağım. . … ”  dedi.

 

Seanstan 27 gün sonra fibromiyalji ile ilgili bir sorum üzerine verdiği cevapta:

F7Merhabalar Eylül hanim mailiniz altta kalmis daha yeni gördüm. Fibromiyalji vucutta yogun agirlik hareket zorlugu yasatan ve huzursuzluk depresif bir hal takindiran bir yumusak kas romatizmasi. Sık idrara çıkma agrili regl donemleri isik ve sesten asiri rahatsizlik bel boyun kol bacak agrisi yapan bir rahatsizlik. 5 senedir bende mevcut ve cok sıkıntılı donemler yasadim. Katildigim meditasyon,nefes calismalari ve bireysel seanslar onemli derecede bunu azaltti ancak hala zaman zaman dedigim gibi halsiz dusuruyordu. Kendimi daha dogrusu bedenimi tamamen yasli gibi hissediyordum.sabah uyandigimda sanki kolum bacagimda beton bloklar gibi agirlikla uyaniyordum. Ancak regresyon seansindan sonra o agirligi  yasamiyorum. Uzun sure yerinde duramamak da baska bir sorundu. Sadece dans ederken ve meditasyon yaparken uzun sure kalabiliyordum. Ancak ilk hafta bile etkisini farkettim . arkadasima yemege gittigimizde gece yarisina kadar huzursuzlanmadan oturabildim.
Uykum hala ayni asiri ruya goruyorum ve kasilarak uyuyorum. Zaten ikinci seansta bununla ilgili sizinle konusmak istiyordum. Uyuyorum ancak derin uykuya dalamiyorum. Tabi sizin de fikrinizi alarak calismak ilk tercihim. Katildigim meditasyon calismalarinda ve reiki calismasinda farketmistim ki sevgi akisinda bir sorun yasiyordum. Zaten bu farkindalik beni regresyona yonlendirdi. Sizin seansinizla birlikte hem fibromiyalji hem sevgi akisi  konusunda onemli bir sifa aldigimi düşünüyorum. Hayatimla ilgili kendim olma yolunda attigim onemli adimlardan ve devamini iple cekiyorum. Cunku benim hayattan tek beklentim kendi icime dogru ilerlemek ,guzelligi daha guzel yapip yamuklari duzeltmek . Bu benim icin baslangicta aci dolu anlarla dolu olsa da su anda yasadigim her seye sukrediyorum. Her seyin farkina varmaya baslayip bunlari donusturmek benim icin keyifli bir oyun(tabiri caizse oyun).Bu yolda bana kattiginiz tum danismanliklar icin tesekkurler. Mutlu ,huzurlu,iyi bayramlar sevgiler..
Aşırı mutluyum sebebim yok tipki cocuklar gibi cunku cocuklarin da gulmek icin sebepleri yok;)
Ikinci seansta gorusmek dilegiyle.

 

İlk seanstan 37 gün sonra , Ferda Hn ile 2. bir seans daha yaptık ve bu sefer uyku problemine çalıştık. ( Benim için ayrı önemi olan, farklı ve güzel bir seans olduğu için belki ilerde onu da yazmak isteyebilirim. ) 37 gün sonra yapılan bu 2. seans öncesinde Ferda Hn ile öngörüşme yapmaya başlamadan evvel ilk seansı değerlendirdik:

geribildirim1-En üst bölümde yer alan fibromiyalji ile bağlantılı hiçbir semptom tekrarlamamıştı.

2-Beş senedir tekrarlayan sık idrara çıkma konusu kendiliğinden geçmişti.

3-Ayrıca yerinde duramama hallerinde de ciddi değişim vardı. Artık uzun süre rahatsız olmadan oturabiliyordu.

4-Hayatta en sevmediği ve rahatsız olduğu kurban modelinin kendinde de olduğunu farkedip başına gelenlerle ilgili sorumluluğu olduğunu kabul etmeye başlamıştı.

5-Sorunlar anında bir süre orada kaldıktan sonra ortamdan uzaklaşma eğilimi olduğunu ve bunu özellikle iş hayatında tekrarlayan döngüler olarak yaşadığını farketmişti.

Şu an itibariyle seansımızın üzerinden yaklaşık 3 ay geçti. Bu süre içinde semptomlar hiç tekrarlamadığı için fibromiyaljinin iyileştiğini kabul ettik ve bu sorundan müzdarip çok insan olduğundan hareketle Ferda Hn’ın da özel izniyle vakayı sizlerle paylaşmaya karar verdik.

 

 

F18NOTLAR:

1-Ferda Hn, bugüne kadar gördüğüm en dışa-vurumcu danışanım olma ünvanına sahip oldu. İlk defa daha tarama yapmaya bile başlamadan bir danışanım kendiliğinden trans geçiş yaptı. Derin daldığı ve bedenen de duyarlılıkları yoğun hissettiği için açıkçası seansın ilk bölümünde ses konusunda birazcık endişe ettim. Neyse ki kendisinin gözleri kapalı olduğu için o sırada benim şaşkın ve endişeli yüz ifademi görmedi.) Çünkü bu seansı Cihangir’de ses yalıtımının çok da iyi olmadığı bir binada gerçekleştirdim. Danışanım daha ilk sahnede doğum yapar gibi sesler çıkarınca ” ya şimdi komşular yardım için kapıya dayanırsa ve seans bölünürse ?” diye bir an düşündüysem de neyseki öyle bir sorun yaşamadık. O yüzden 2. seansımızda bağırmak istediğinde kullanmak üzere yastığı peşin peşin yanına koydum:)

 

2-Tıp doktoru olmadığım için ve hastalıkları tedavi etme gibi bir niyetle yola çıkmadığım için fibromiyalji hastalığıyla ilgili herhangi bir yorumda bulunmayacağım. Bu hastalar genelde doktor doktor dolaştıktan sonra fibromiyalji tanısı konulduğu için son aşamada regresyon terapisine geliyorlar çünkü tıbben sebebi anlaşılamayan ağrılar regresyon terapisinin ilgilendiği alanlar arasında yer alıyor. O yüzden bu vakayı okuduktan sonra regresyon terapisi almaya niyet eden kişiler olursa onlardan ricam, ilk etapta her zaman bir tıp doktoruna gitmiş ve tüm kontrollerinizi yaptırmış olunuz. Ancak tıbben nedeni bulunamayan veya tıbbi tedavisi olmayan bir durum olduğunda regresyon terapisini deneyiniz. Ve her zaman uyardığım üzere, asla doktorunuzun bilgisi olmadan hiçbir ilacınızı kendi kararınızla bırakmayınız. Özellikle de psikosomatik ilaç kullanan kişilerde ilaçların doktora danışılmadan aniden bırakılmaması çok çok önemli bir konu.

 

3-Ferda Hn’ın mutlaka bakılması gereken önemli bir şimdiki hayat travması vardı ama ruhu ilk etapta fibromiyalji ile bağlantılı olan bu geçmiş hayata bakmayı tercih etmiş olacaktı ki daha seansa başlamadan kendiliğinden geçiş yaptı. Bana ise seansı yönetmekten başka yapacak birşey kalmadı. Dolayısı ile bu vaka, danışanın şifalanmaya ne kadar hazır olarak geldiğinin de güzel bir göstergesi olduğu için sizlerle paylaşmak istedim.

Bugüne kadar ” Siz bu aşamada bu soruyu soruyorsanız ve/veya …. konusunda değişmekten endişe ediyorsanız, şu anda bu konuda çalışmaya hazır değilsinizdir. Kendinizi hazır hissettiğiniz zaman tekrar haberleşelim. ” diyerek randevu talebini geri çevirdiğim kişiler olduğu için bu noktaya özellikle dikkat çekmek istedim. Aslında regresyon terapisi için doğru zaman şudur: ” Yeter artık , ben … sorunumu çözmek istiyorum. Bunu ne pahasına olursa olsun çözeceğim/şifalandıracağım. ”  dediğiniz an doğru zamandır. Bu aşamada rehberinizden size yol göstermesini ve karşınıza uygun bir yöntem çıkarmasını talep edebilirsiniz. Emin olun, tereddütten uzak ve kalpten edilen bir niyet sizi çoğunlukla çözüme ulaştıracaktır. Ama en ufak tereddüt, korku, şüphecilik varsa ya da terapist sizde hiç güven uyandırmamışsa ya siz o seans için henüz hazır değilsinizdir, ya da terapist sizin için uygun kişi değildir. O yüzden size tavsiyem, seans almış olmak için değil; gerçekten şifalanmayı yürekten istediğiniz zaman bu yönteme başvurunuz.

4- Bu seansın çocukluk dönemini keşfederken Ferda Hn’ı biraz sıkıştırmıştım çünkü mantığıma uymayan bir-iki bilgi vermişti. İnsanlar neden çocuklarını bir gemiye bindirip başka bir ülkeye göndersinler ki diye düşünmüştüm. Bunları sorarken tabiki tarih bilgim yetersizdi…. ama kafamda hep merak ettiğim bir an olarak yer ettiği için, bu seansın üzerinden henüz 1-2 hafta bile geçmemişti ki bir gün Mersin’deki evde uzanmış dinlenirken tv’yi açtım. Kanalları değiştirirken normalde pek izlemediğim bir kanaldaki bir belgesele denk geldim. Belgeselde tam da Avrupa kıtasından binbir umutla Amerika kıtasına ilk göçmen taşıyan, her aileden ancak bir kişinin seçilerek yerleştirildiği, çoğunluğu genç ve çocuk olan bir gemiden bahsediliyordu. Seansta Ferda Hn’ın verdiği detaylarla örtüştüğü için müthiş etkilenerek belgeseli seyretmeye devam ettim. Eğer bu belgesele denk gelmeseydim, sanırım asla bir ailenin fakirlikten dolayı bir çocuğunu başka bir kıtada koloni kurulması amacıyla dönmemek üzere gönderebileceği fikrini anlayamayacaktım…

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan