EGZAMA HAKKINDA BİR VAKA ( 2.Bölüm)

Standard

 

 

Tülay Hn ile ilk seanstan 52 gün sonra tekrar bir araya gelebildik. İlk seansın sonunda yazdığım geri-bildirimlerini aldıktan hemen sonra ilk seansa geçtik.

Henüz koltuğa uzanır uzanmaz defalarca esnemeye başlaması, evde kısa eklenti temizliğini uygularken aynı şeyin olduğunu hatta meditasyonlarında da olduğunu belirtmesi üzerine seansa yine kısa eklenti temizliği ile başlama kararı aldık. Ayrıca ilk seans sonunda kendime aldığım özel notlarda, hala beklediğim eklentileri olduğunu not ettiğim için çalışmamızı bu yönde ilerlettik.

 

seans

 

1.EKLENTİ:

2-3 Hafta gibi kısa bir süredir kendisinde bulunan, boşanmayı düşündüğü dönemde doların yükselmesiyle beraber artan endişeleri ve gelecek kaygısı ile çektiği 2 adet eklentiydi. Çocuklara bakabilecek miyim diye çok kaygılandığı bir günde çekmişti.

Aslında eşinin kira ödemek dışında eve ve çocuklara hiçbir maddi katkısı olmadığını, kafasında yoğun olarak boşanma konusunu düşündüğü bir anda eklenti çektiğini belirtti.

2 Eklentinin Etkisi: Endişe sebebiyle son 2-3 haftadır para biriktirmeye başlamasına sebep olmuşlardı.

Bu eklentileri kolaylıkla gönderdik.

 

2.EKLENTİ:

Aynı ofisi paylaştığı iş arkadaşıyla sohbet ederken, kendisinin arkadaşından daha çok iş alması sebebiyle aralarında maddi konuları masaya yatırdıkları bir günde kendisine gönderilen 3 adet eklenti algıladı. Bu eklentiler de sadece 10 gündür bende dediğinde son 2-3 hafta içinde ne olduğunu sorguladık.

O dönemde boşanmak istediği için, acaba eşime karşı haksızlık mı ediyorum gibi bir suçluluk duygusuna girmişti. Eşi, çocukların okulla ilgili bazı ödemelerini yapacağını söylediği halde yerine getirmemişti. Bu sebeple ödemelerle ilgili tartışmaların yaşandığı bir dönemde boşanma kararını netleştirmişti. İlk 2 eklenti grubu da boşanmasıyla ilgili olduğu için bu konuya biraz daha derinlemesine girdik.

T2.jpg

8 Yıllık evliliği boyunca eşinin kendisine ve çocuklara hiçbir maddi katkısı olmadığı için bayağı bir öfke biriktirmişti. Öfkesine çalışırken, yıllardır eşine de annelik ettiğini ve artık yorulduğunu söyledi. Her ne kadar aralarında anlaşmalı olarak boşanmaya karar vermiş olsalar da, 8 yıl süren bu ilişkide sayfanın doğru bir şekilde kapatılması için ilişkiyi tamamlama çalışması yaptık. Bu sırada, geçmişte eşinden ayrılmayı çok istediği ama söyleyemediği bir gün “ Ayrılamıyorum bari ölsün..keşke ölse ” diye içinden geçirdiği eski bir anı hatırladı. Bu tip anlara da baktıktan ve dönüştürdükten sonra 8 yıllık evliliği boyunca kendine çektiği herhangi bir eklenti olup olmadığına baktık.

 

3.EKLENTİ: Evliliği boyunca çektiği eklentiler

A ) 6 Yıl önce eşine çok öfkeli olduğu bir gün, eşiyle birlikte olduğu anda çektiği 1 adet eklentiydi. Bu eklentinin karın bölgesine yerleşmiş olduğunu belirtti.

Etkileri: İştahın açılmasına, gereksiz şeyler yemesine, özellikle et grubunu o dönemde çok fazla yemesine, karında şişkinlik ve gaz sorunlarına yol açtığını söyledi. 6 Yıl boyunca özellikle yemek yeme konusunda etkilediği belirtti.

Bu bölümde yeni bir geri-bildirim daha eklemek istedi:

T8İlk seanstan bugüne kilo kaybım var, belim inceldi, göbeğim inceldi. Karnımda hep bir şişkinlik olurdu, indi ” .

B) Yine eşine öfkeli olduğu bir anda yaşanan cinsel birliktelik sırasında rahim bölgesine yerleşen bir eklentiydi.

Etkisi: Rahimde miyom oluşumuna sebebiyet

Evlilik döneminde eşe öfkeyle çektiği tüm eklentileri gönderdik.

 

 

4.EKLENTİ:

14 Yaşında iken ilk defa regl olduğunda, annesinin bunu sanki çok kötü birşey olarak algılaması ve kızı regl olmaya başladı diye 2-3 gün boyunca suratının asılması üzerine kendini çok yalnız hissettiği bir dönemde 1 adet eklenti çekmişti.

Bu Eklentinin Etkileri: Daha eril ve verici olmasına, daha çok sevilmek için ailesi ve eşi dahil herkese bakmasına; 14 yaşından beri konuşurken boğazında gıcık varmış gibi hissedip sürekli boğaz temizleme sesi çıkarmasına; erkeklere karşı daha sert olmasına; burnunda kaşıntılara; içeriye doğru geniz akıntısına; yorgunluk ve ağırlık hissine yol açmıştı.

Bu eklentisini biraz zor gönderdik.

 

5.EKLENTİ:

5 Yıldır kendisinde bulunan, özel bir konuyla ilgili suçluluk hissettiği dönemde oluşmuş 2 adet eklentiydi. Vücudunda idrar kesesi ile rahim arasında olduklarını algıladı.

Bu 2 Eklentinin Etkileri: Gece sık tuvalete kalkmasına; 2. çocuktan sonra 3. bir çocuk istemesine; hamile olmadığı halde sol memesinde şişlik ( süt bezi şişliği ) oluşmasına; burunda kaşınmaya yol açmışlardı.

Bu eklentileri de gönderdikten sonra seansı tamamladık.

 

g2

 

3.GÜN:

Bugün biraz kesik öksürüğüm var burun kaşıntım olmadı. Biraz saç dibimdeki egzamam kabuklandı. Bunlar tamir fazı sayılıyorsa bunları yaşadım.

Bu geri-bildirim üzerine ” Saç dibindeki egzama geçti demişsiniz. Tekrar mı hareketlendi yoksa zaten kabuklu muydu? ” diye sordum.

Cevabı: ” Evet hareketlenme oldu kaşınma yok direk kabuk oluştu. ”

 

6.GÜN:

” Seans çıkışında arabamı çekmişlerdi epeyce peşinden koşturdum. İlk kez başıma geldi böyle bir şey 🙂 Ertesi gün kanamam oldu hafiften. Ben de regl oldum sandım ama devam etmedi.* Burnum bugün çok kaşındı oğlumda da başladı kediye alerji geliştirdik.Kediden uzaklaşınca geçiyor. Eşimin gitmesi ile kedinin gelmesi aynı döneme rast geldiği için ayrılık çatışması oldu sanırım. Dışarıdaki erkekler bana karşı daha nazik. Önceden trafikte çok kavga ederdim erkeklerle. Reaksiyonlarımız değişti. Dün 2 kez trafik kazası geçirecektim son anda hızlı davrandığım için olmadı. Annem seansın ertesi gecesi rüyasında yeşil gözlü sarışın bir kız bebek dünyaya getirdiğimi görmüş bu da enteresan geldi bana. Düşüklerimi de öyle imagine etmiştim. Eşimle ilgili de biraz kafam karıştı acaba gerçekten doğru bir karar mı veriyorum diye düşünmeden edemiyorum. ”

 

 

B23 GÜN SONRA:

Tülay hn, ilk defa BAĞLAR ÇALIŞMASI’na katıldı. Burada seçtiği konu “ Terkedilme korkum yüzünden bağ kuramıyorum. Aşık olursam, o kişi beni terk eder. O yüzden aşık olmamalıyım gibi bir düşüncem var. ” idi.

Yaptığımız çalışma esnasında annesiyle bağlanma şekline bakarken annesinin Tülay Hn henüz 2,5-3 yaşındayken evi terkederek 1 ay sonra eve geri dönmesinin, annesiyle bağlanma sorunundaki olumsuz etkileri üzerine çalıştık.

BAĞLAR ÇALIŞMASI İLE İLGİLİ GERİ-BİLDİRİM:

Tülay hn, o güne kadar hep kadınlardan zarar gördüğünü ve genelde kadınlarla sorun yaşadığını; Bağlar Çalışması’ndan sonra bu durumun değiştiğini ve artık kadınlarla daha iyi anlaşmaya başladığını belirtti.**

 

***

 

2. SEANSTAN 26 GÜN SONRA:

” Egzemam artmadı. Kalçamdaki kaşıntı eşim gelince çoğaldı , o gidince yine geçti.  ”

T9Bir de erkeklerle çok çatışırdım trafikte sosyal alanlarda yani mutlaka bi saçmalık yaşardım şimdi olmuyor. Bana daha kibar nazik davranıyorlar beklemediğim kadar yardımcı oluyorlar. Hatta bir gün arabam yolda kaldı hiç olmayacak bir yerde kimse durmaz derken 7 adam uğraştı arabamla geceydi ve çok serindi hava. Erkeklerden yardım almaya başladım***  ama enteresan bir şekilde eski eşim elini ayağını tamamen çekti ev kirasını bile ödemiyor artık. Fitnessa başladım ek olarak. Çok tembeldim o konuda. Daha enerjik, daha çabuk hareket ediyorum. ”

 

SEANSTAN 29 GÜN SONRA:

Aşağıdaki emaili aldım.

” Merhaba dün çok enteresan bir şey yaşadım bu türde bir şeye rastlamışsınız diye sormak istedim.  ……..( Danışan gizliliği nedeniyle burada sansür uygulandı-Eklenti şüphesi yaratan bir durumla ilgili yorumumu sordu. ) …………. ”

 

Daha önce böyle bir vakaya rastlamadığımı ama google’dan araştırdığımda okuduğum hurafe tarzındaki bilgilere inanmaktansa, seans içinde bire-bir sorgulayarak danışandan alacağım bilgilere daha çok güvenebileceğimi belirttim. Bunun üzerine 3. seans için randevu talep etti.

 

v9

 

NOTLAR:

1-Bu vakanın başlığında her ne kadar ” egzama ” temalı gibi görünse de, okuduğunuz üzere ilk iki seansta ön plana çıkan eklentiler sebebiyle şu ana kadar egzamanın sebebine odaklı bir çalışma gerçekleştiremedik. Fakat ilk seanstan sonra 8 yıldır her türlü tedaviye rağmen geçmeyen egzamalar yüzölçümü olarak 3’te 1’e indi. İkinci seanstan sonra da kaşıntılar durarak stabil hale geldi. Buradan anladığımız sonuç; eklentiler egzamayı artırıcı bir etki yaratmıştı fakat sorunun kaynağı eklentiler değildi. Bu sebeple Tülay Hn’a başka bir zaman sırf egzama odaklı bir çalışma yapabileceğimizi belirttim.

 

2-Tülay Hn’ın kalçasındaki kaşınmaların eşi varken artması, o yokken kesilmesi benim için extra bir bilgi olduğundan,  ilerdeki seanslar için bir kenara not ettim. Psiko-biyoloji eğitiminde bu tarz sorunların altında yatan psişik nedenlerle ilgili biraz bilgi edindiğim için egzamayla ilgili neye bakmam gerektiği hususunda bana fikir vermişti.

 

3-Tülay hn’ın çok yüksek sayıda olan eklentilerini ilk 2 seansta gönderdikten sonra onunla artık çok daha kolay ve rahat çalışabileceğimi düşündüğüm için artık egzama konusuna ağırlık vermek isterken, Tülay Hn’ın yukarıda sansürleyerek belirttiğim-yaşadığı ilginç bir olayı paylaşması sebebiyle bu kez başka bir konu başlığı için tekrar bir araya geldik. Bu üçüncü seansımızda trans geçişi engelleyebilecek herhangi bir eklenti algılamayınca, benim önerim üzerine ana karnı ve 0-3 yaş dönemine bakmaya başladık. Bu üçüncü seansın gözlem süresi devam ettiği için ileride yazılacak.

 

4-a) *: Seanslardan sonra nadiren bazı danışanların normalden birkaç gün daha erken regl olduklarına rastladım. Bu tip durumlar tamir fazı etkisi olarak nadiren olabiliyor. ( özellikle dişilikle ilgili sorunlar varsa )

b)-  **: Tülay Hn’ın dişil enerjiyle ilgili sorununa çalıştığımız için bu alanda iyileşme olduğunu düşünüyorum.

c)- *** : Tülay hn, ilk defa seansa geldiğinde kocası ve annesi dahil olmak üzere tüm aileye ebeveynlik eden, eril yönü güçlü ve aşırıcı verici bir kadındı. Eril-dişil enerjide dengelenme oldukça, erkeklerle kavga etmek yerine onlardan yardım almaya açık hale gelmeye başladı. Bu da benim için dişil enerjiyle ilgili başka bir iyileşme göstergesi.

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

BOL EKLENTİLİ BİR ROMATOİD ARTRİT HİKAYESİ ( 4. Bölüm )

Standard

Computer keyboard and repetitive strain injury

Hicran hn ile 3. seanstan 5 ay sonra ( Not: Bir önceki bölümde belirtildiği üzere, arada 1 kere de Bağlar Çalışması’na katılmıştı ) 4. seans için bir araya geldik.

Bu seansta konu olarak işle ilgili konuları seçmişti. Kendisi geçmişte üst düzey yöneticilik yapmış, çocuğu olduktan sonra ise bir süre çalışma hayatına ara vererek farklı bir sektörde eğitimler vermeye başlamıştı. Sunumlar hazırlamasına ve eğitim konusunda oldukça donanımlı olmasına rağmen bir türlü başlangıç yapamamaktan şikayetçi idi. Başka şikayet ettiği bir konu ise bugüne kadar denk geldiği bütün erkeklerin ya cimri olması ya da para konusunda sorunlu olmalarıydı. Geçmişte çok iyi kazandığı bir kariyeri varken, şu anda kendini çok atıl hissettiği bir dönem geçiriyor ve artık bu konulara bakmak istiyordu.

Seansa kısa eklenti temizliği ile başladığımızda yine bir eklenti algıladığı için bu seansta da eklenti ile başladık.

seans

1.EKLENTİ:

Geçmişte bir erkekle tartışırken geçirdiği bir öfke krizi esnasında kendisine çektiği ve 4 yıldır onda olan 3 adet olarak belirttiği bir eklenti türüydi. Onun daha sinirli ve neşesiz olmasına, gezinen ağrılara, baş ağrılarına, konsantrasyon sorununa ve takıntılara yol açmıştı. Ayrıca kendisinin daha öfkeli ve asosyal olmasına, iş hayatından soğumasına, yalnızlığı seçmesine , atalet duygusuna, memnuniyetsizliğe, özgüven sorununa, kazanç sağlayamamasına, halsizlik ve isteksizliğe de yol açmıştı.

Hala öfke duyduğu kişi ile sorununa kısaca baktık.

 

2.EKLENTİ:

Alın bölgesine yerleşmiş ve 2 yıldır taşıdığı bir eklentiydi. Evliliğini ilgilendiren bir konudaki suçluluk duygusu ile çekmişti. Bu eklentisi de onda kendine güven duygusunu zedelemişti.

 

3.EKLENTİ:

1 Yıldır onda olan, kendini çaresiz ve yalnız hissettiği bir anda çektiği bir eklenti türüydü. Bu eklentisi, sol ayağının altında kalıcı ağrı yaratmış ve çaresizlikleri kabullenmesine sebep olmuştu.

 

4.EKLENTİ:

Sol gözüne yerleşmiş bir eklentiydi ve yine öfke ile çekmişti. Bu eklentisi ; ileriyi görememesine ve hayattan zevk alamamasına sebep olmuştu.

Seans içinde eşine duyduğu öfkeye de kısaca baktık.

 

 

12

 

16 Gün Sonra:

” Tekrar selamlar,

Geciken geri bildirimimi yapiyorum
1. Gun geri bildirimi
Seanstan ciktiktan sonra, whatsuptan bir mesaj geldigini gordum: “Sıkıntili bir durum var. Cikinca arar misin…”
Seansa gelirken annem ve ….( evle ilgili özel bir mevzu )……………… Ve hatta giderken seansta konustugumuz ofke problemi aklima geldi ve dedim “ey evren sen beni su an siniyosun, farkindayim. Lakin stres hormonu salgilanmasinin onune gecemiyorum suan. Bilgin olsun” dedim:))
Ve gider gitmez ………… Kadinin tek soyledigi hicran hanim oyle birsey demedim yanlis anladiniz. Neyse hikaye bu sekilde gerceklesti. Ve zihinsel olarak 1 hafta beni bloke etti. Sabah yuruyusleriyle dengelemeye calistim biraz kendimi. Aslinda bu ruh hali sebebiyle ilk gun geri bildirimini yazamadim.
Sonrasinda da nasil olduysa hayatim bir hareketlendi. Eve girmez oldum resmen. 7. Gun geri bildirimini de bu yuzden yazamadim.
Bu arada konustugumuz bir husus vardi. Demistin ki: bunca yil eril enerji yasamissin, simdi disi enerjidesin. Yakinda dengelenirsin. *
Himmm, sanirim bu cumle bende bir cesit idrak yasatti. Ve bazi dusuncelerimle ilgili taslari yerine oturttu. 
Esimin isleri yukari ivmeli bir hal aldi:) ilgili midir ilgisiz midir bilemiyorum ama bunun akabinde hareketlendi. 
Bu arada bir calisma daha yapmak istiyorum:) FYI
Sevgiler “
*********************************************************************************
Hicran-sonuç
28 Gün Sonra:
 ” Bu arada dün tahlil sonuçlarımı aldım. Perfect..))  
………………..
Test sonuçlarıma gelince romatoid artrite dair test sonuçlarım gayet iyi. Kullanmakta olduğum çok düşük dozlu ilaçlara devam.
 
Ancak şunu çok net söyleyebilirim. Seans sonraları çok net yükselişler, (iyi olma daha da iyi olma hali diyebiliriz) hissediyorum.    
Ş11
NOTLAR:
1-Bu vakaya başlarken de belirttiğim üzere, amacımız hastalığına çalışmak değildi ama eklentileri gönderdikçe ve sebeplerine çalıştıkça danışanda ciddi anlamda iyileşmeler gördüğümüz için bu vakayı örnek olarak paylaştım.
2-İlk defa bu vaka yazısını okuyanlar için extra uyarı: Doktor görmemiş, tıbbi tedaviye başvurmamış veya doktorununun izni dışında kendi kafasına göre ilacını bırakmış olan kişilerle prensip olarak çalışmayı tercih etmiyorum. Tıbbi bir sorununuz olduğunda ilk etapta mutlaka bir tıp doktoruna gitmiş olmanızı talep ediyorum.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

EGONUN DİRENCİ-2

Standard

Yazının birinci bölümünde, Derya Hn ile yaptığımız ilk seanstan bahsetmiştim. Derya Hn seansa 12 saat süren bir yol katederek gelmişti ve rahat çalışabilmemiz için yıllık iznine denk getirmişti. Bu sebeple ikinci seansımızı da ilk seanstan sonraki tamir fazı süresi biter bitmez yapmaya karar verdik.

İkinci seansı yapmamız için birçok neden vardı:

1-İlişkilerde bağımlılık teması olan durumlarda min 2-3 seans çalışılması gerektiği için

2-İlk seansı yaptıktan bir gün sonraki gece gözümün önüne gelen yaşlı ve kızgın teyze görüntüsünü daha sonra fotoğrafla teyit ettiğimizde bu kişinin Derya Hn’ın affetmek istemediği babaannesinin çıkması: Danışan henüz çocukken kaybedilen babaannenin durumdan rahatsız olduğunu ve onunla danışan arasındaki ilişkiye özel olarak bakmamızda fayda olduğunu hissettirdi. (NOT: Bu durum ilk defa bir seanstan sonraki tamir fazı sürecinde kendiliğinden oluştu. Duru-görü veya duru-biliş özelliklerinin regresyon terapisi ile herhangi bir ilgisi yoktur. Regresyon terapi eğitimi içerisinde böyle bir yöntem öğretilmez ve kullanılmaz. Terapi yöntemi hakkında yanlış anlaşılma veya herhangi bir beklenti oluşmaması için bu detayı özellikle belirtmek istiyorum.  )

3-İlk seans öncesi yaptığımız ön görüşmeye dayanarak aldığımız notlar ve yaptığımız listede, Derya Hn’ın birden fazla sorunu vardı. Bir dahaki bir araya gelişimiz aylar sonra yine bir izin döneminde olabileceği için 1 hafta arayla 2 seans yapmaya karar vermiştik.

İlk seans üzerinden 8 gün geçtikten sonra 2. seansımız için tekrar buluştuk. Derya Hn o aradaki 1 haftalık sürede doktora giderek kan testini yaptırmıştı. Sonuçlar normal çıkmıştı. Aşırı derecede su içme konusu seanstan sonra azalmıştı ve hala o şekilde devam ediyordu. Elimizde seans öncesinde yapılan herhangi bir test sonucu olmadığı için karşılaştırma yapabileceğimiz herhangi başka bir belge yoktu ama bildiğiniz gibi, ilk seansı yaptığımızda böyle bir amacımız da yoktu. Eğer diabet amaçlı bir seans yapmış olsaydık, o zaman kendisinden daha önceki döneme ait bir test sonucunun kopyasını talep edecektim. Sonuç itibariyle, bu 1 haftalık süre içinde Derya Hn diabet hastası olmadığını öğrenmiş oldu.

Bir araya gelince, 2. seansımızın konusunu belirlemek üzere konuşmaya başladık. Derya Hn, kendisinde geçmişten gelen ve ilişki yaşamasına engel olabilecek herhangi bir eklenti olup olmadığından emin olmak istiyordu. İkinci önceliği ise, aidiyet sorunuydı. Tüm hayatı boyunca hep bir yere ait hissetmeme sorunu yaşamıştı. Ergenlik dönemindeyken ailesi güneydeki büyük bir şehre taşındığında o şehre ait hissedememişti. Yıllar sonra, D. Anadolu’daki doğup büyüdüğü şehre tayin istediğinde oraya da ait hissedememişti. Küçükken kendisini ailesine bile yabancı gibi hissediyordu ve ” sanki bu aileye ait değilim” diyordu. Evlilik yaptığı ilk gün de ” Ben bu evliliğe ait değilim, bu eve ait değilim..” demişti. Oldukça önemli bir sorundu ve sorduğum birkaç soruya daha onaylar şekilde cevap verince bende mutlaka bakılması gereken bir dünya dışı etki olabileceğine dair şüphe uyandırdı.

Derya Hn’ın içi rahat etsin diye önce eklenti taraması yaparak seansın akışını ona göre belirlemeye karar verdik. Eğer ciddi boyutta bir eklenti sorunu yoksa , seansımızın ana teması aidiyet hissedememe sorunu olacaktı.

Seans süremizi çok etkin kullanmak istediğim için ön görüşmeyi oldukça kısa tuttuk. Babaanne konusunu 2. seansa taşımamak için o bölüme öngörüşme süremiz içinde başka bir psikoterapi yöntemi ile baktık. Sonuçta 5-10 dk içerisinde babaanne ile torun arasında bağlantı kuruldu ve müthiş bir sevgi enerjisi açığa çıktı. Babaannenin tek derdi torunu tarafından yok sayılmaktı. Bu yoksayılma sorunu giderilince, babaanne torununu dişil enerji yönünden de desteklemeye başladı.

2. SEANS:

Yaptığımız eklenti taramasında Derya Hn’da herhangi bir eklentiye rastlamadık. Seansımızın akışını aidiyet hissedememenin kaynağına bakacak şekilde yönlendirdik. Bu noktada, yine beni çok şaşırtan ama aynı zamanda sevindiren bir gelişme oldu. İlk seansta şimdiki hayat travmalarına bakarken bile transa geçmekte zorlanan ve daha çalışmanın başında, dini inancı gereği geçmiş yaşamlara pek inanmadığını söyleyen Derya Hn, bana dünya dışı olarak kategorize edebileceğim bir hikaye anlatmaya başladı.

map

Verdiği tüm detaylar, ” LEMURYA DÖNEMİ ” olarak bilinen bir dönemi çağrıştırıyorduysa da seans boyunca kendisine bu bilgiyi vermedim.

Daha ilk gittiği sahnede yoğun bir yalnızlık, şaşkınlık duygusu hakimdi ve bunu bana tarif ederken ” ne yapacağımı bilmiyorum..aptal aptal çevreme bakınıyorum…aidiyet duygum yok ..” demişti. Bu hayatta yine aniden terkettiği bir sevgili teması, kaybolmuşluk ve pişmanlık duygusu vardı. Lakin çok istese de özür dileme, affedilmek için çaba harcama dürtüleri yoktu. Kendisini aşırı gururlu ve hatasını zor kabul eden biri olarak tarif ediyordu. Bu dönemden taşıdığı olumsuz etkileri şu andaki hayatında bayağı yoğun olarak yaşıyor ve aşağıdaki konularda kendisini olumsuz etkilediğini söylüyordu:

 

-ifade problemi

-özür dileyememe

-aşırı gurur

-sürekli arayış içinde olma

-aidiyet hissetmeme

b

 

Bu hayattan kalan ve hala taşıdığı olumsuz etkileri dönüştürdük ve şifalandırdık. Bu bölümde geleceğiyle ilgili öğrendiği bir detay üzerine gülümsedi ve ” artık umudum var ” dedi.

 

Rehberini algıladığı bölümde rehberinin başını okşadığını ve ” güvendesin ” dediğini söyledi. Bugün için sana herhangi bir tavsiyesi var mı diye sorduğumda ise ” geri döneceksin ” dediğini söyledi.

 

Çalışmamız bittiğinde seansla ilgili değerlendirme yaparken kendisine, bahsettiği dönemin ” Lemurya Dönemi ” olarak bilinen bir döneme benzediğini ve eğer merak ediyorsa bu dönemi araştırabileceğini, hatta bu ismi içeren bir kitap olduğunu da söyledim. Kitabı hemen alıp okumaya başlayacağını söyledi.

a

 

Ertesi gün haberleştiğimizde kitabı almış ve okumaya başlamıştı. Kendi deneyimine benzer bilgiler içerdiği için mutluydu.

 

 

 

Seanstan 2-3 gün sonra D.Anadolu’daki yaşadığı şehre dönerek iş başı yapacaktı. O yüzden geçen sene kaybettiği annesinin Akdeniz Bölgesindeki büyük bir şehirde bulunan mezarını ziyaret edeceğini söyledi. Bu ziyaretinde ilk defa çok hüzünlendiğini ve ilk defa D.Anadolu’daki yaşadığı şehre dönmek istemediğini belirtti. Mezarlığa olan ziyaretinden sonra hüzünlenince mide bulantısı yine başlamıştı. Kendisi, hayatı boyunca duygularını yoksayarak yaşadığı için belli ki bedeni onunla bu şekilde temas kurmaya çalışıyordu. Yola çıkacağı zaman yazıştığımızda, ilk defa ailesini geride bırakmak istemediğini ve yaşadığı şehre istemeye istemeye gideceğini söyledi. Olay her ne kadar üzücü gibi görünse de ben duruma aidiyet konusu olarak baktığımda aslında sonuç sevindiriciydi ve bu kadar kısa sürede etkisini göstermesi ise şifaya ne kadar açık olduğunu gösteriyordu. Annesi, kardeşi ve babası ile bağ kurulmuştu. Sorunlardan kaçarak uzaklaşma ve bu yüzden şehir değiştirme eğilimi de şifalanmaya başlamış olacaktı ki ilk defa istemeyerek ayrılmıştı ailesinin yaşadığı evden ve şehirden.

 

Seanstan 1 hafta sonra haberleştiğimizde, son günlerini biraz yorgun ve depresif geçirdiğini söyledi. İşini çok severek yapmadığını, çok kalabalık ve stresli bir ortamda çalıştığı için fiziksel olarak yorulduğunu belirtti. Ben de kendisine ilk seanstan bu yana çok kısa süre geçmesine rağmen ciddi yol katettiğini, ailesiyle ve yaşadığı şehirle bağlantı kurmaya başladığını söyledim. Ayrıca şu anda ailesinden uzakta, yalnız yaşadığı şehirdeki işi için şükran duyması ve bu dönemi kendini şifalandırma ve hayat yolunda nasıl ilerlemek istediğini belirleme dönemi olarak görebileceğini söyledim. Bu işi ve bu tayini kendisi istemişti. Dolayısıyla hayattaki seçimleri konusunda sorumluluk alması gerektiğini ve isterse zamanla yine bir tayinle ailesinin bulunduğu şehre dönmeyi seçebileceğini belirttim. Bana verdiği bir cevapta: ” …Evet haklisiniz iş konusunda. Her ne kadar memnun olmasam da kimseye muhtaç olmadan kendi parami kazanip hayatimi sürdürebildiğim icin şükrediyorum sürekli. ” dedi. İlk seanstan sonra normal düzeylere inen su içme oranının devam edip etmediğini sorduğumda ” Su içme isteğim eskisine oranla azaldi . Artık geceleri kalktığımda 1 lt değil, 1 bardak içiyorum. Eskiden çok su içsem de suya doyamazdım ama artık 1-2 bardak içince yeterli oluyor” dedi.

 

c

 

İkinci seansımızdan sonra olan herhangi başka bir farklılık var mı diye sorduğumda ise ” Eskiden saç derimde çok şiddetli kaşintilarim oluyordu. Nedenini bulamiyordum, temiz veya kirli hic farketmeden saçım sürekli kaşınıyordu .Onda da azalma oldu…..” dedi.

 

 

dSeanstan bir ay sonra haberleştiğimizde, hayatında ilk defa bir spor merkezine yazılarak spora başladığını ve enerjisini spora yönlendirdiğini söyledi. Bu kararı beni oldukça memnun etti çünkü düzenli spor yapması fiziksel bedeninin daha sağlıklı olmasını, fiziksel bedenin daha sağlıklı olması ise zihinsel ve ruhsal olarak daha sağlıklı olmasını sağlayacaktı.

 

Kendisi ile halen arada emailleşiyoruz. Bu vesile ile daha önceden bilmediğim ama bilmem gereken önemli bir detayı da gecikmeli de olsa öğrenmiş oldum. Derya Hn geçmişte yaptığı 2 yıllık evliliğindeki eski eşinin geçmişte boşandıklarından sonraki süreçte onu çok kıskandığını, hayatını kısıtlamaya çalıştığını, uzak bir şehre tayin istemesinde eski eşinin de etkili olduğunu söyledi. Şu anda böyle bir rahatsızlık olmadığını ama ilk taşındığında arkasından gelerek kendisini ziyaret ettiğini söyledi. Bunun üzerine kendisine  eğer ortada tamamlanmamış bir ilişki var ise, hayatına yeni bir ilişki çekmesine engel teşkil edeceğini, öncelikle geçmiş ilişkilerin kapısının sevgiyle kapatılması gerektiğini, sadece bu konunun bile son yıllarda yaşadığı ilişki probleminin nedeni olabileceğini söyledim. Bu yüzden ilerde bir araya geldiğimizde bakmak üzere, eski eşi ile olan ilişkisini de not ettik.

Derya Hn ile olan çalışmamıza ilerde devam edeceğiz. Dilerim hayatında güzel haberlerini paylaşacağım gelişmeler olur ve yine bir vaka konusu olarak hikayesini sizlerle paylaşırım.

 

 

NOTLAR:

1-Egonun Direnci 1 ve 2 olarak paylaştığım bu vakanın amacı, sizlere direnç gösteren egonun nelere yol açabileceğini göstermek. Hayatımızda önemli değişim-dönüşüm dönemlerinde hepimizin maruz kaldığı bir durum olmasına rağmen çoğumuz o anda bize engel çıkaran şeyin, değişimi ölüm gibi algılayan ve direnen egomuz olduğunu bilmeyiz. O yüzden tam da seansa gelmeye karar verdiğimizde:

-önemli bir işimiz çıkar

-erteleyemeyeceğimiz bir toplantı çıkar

-seansa az zaman kala hastalanırız

-sadece 2-3 saatliğine bile olsa çocukları bırakacak birini bulamayız

-nedense o ay paramız erken biter ve başka bir zamana erteleriz

-seansla ilgili hiçbir fikrimiz olmamasına rağmen karar verdikten sonra korkmaya başlarız, “acaba” lar başlar

-o gün saati veya yolu şaşırabiliriz

-sorunu bir şekilde erteleriz.

Bunları sağlayan şeyin egomuz olduğunu bilirsek ve sağlam bir irade gösterirsek, sorunlarımızı dönüştürmek yolunda adımlar atabiliriz.

2-Bu vaka örneğini paylaşmamın başka önemli bir sebebi, bu vakadaki danışanımın dini inancı gereği geçmiş yaşamlara inanmaması ama regresyonun sadece geçmiş yaşamlardan ibaret olmadığını öğrendiğinde bu çalışmaya katılmak istemesiydi. Ayrıca aşırı analitik bir bakış açısı olduğu için herşeye şüpheyle yaklaşan, şimdiki hayat anılarını keşfederken bile zorlanan ve transa geçemediğini sanmasına karşın , dünya dışı diye genel bir tabir kullandığım  ” Lemurya Dönemi” nde geçen hikayeyi anlatırken gayet akıcı bir şekilde gülümseyerek anlatmasıydı. Bu çalışmalara katılmanız için illa ki geçmiş yaşamlara inanmanız gerekmediğini gösteren güzel bir örnek olduğu için paylaştım.

Bu bloga ilk başladığımda, toplumun her kesimi tarafından kolaylıkla anlaşılmayacağını düşündüğüm vakalara ve özellikle ” dünya dışı etki ” ismiyle kısaca geçiştirdiğim örneklere çok fazla yer vermemeyi düşünüyordum. Fakat son zamanlarda bu örneklere o kadar artan düzeyde rastlıyorum ki, bu kadar fazla sayıda ve farklı dünya görüşündeki insanların hepsi benzer hikayeleri uyduruyor olamazlar diye düşünüyorum. Buradaki örnekte belirttiğim Derya Hn, dini sohbetlere katılan oldukça inançlı genç bir bayan ve inancı gereği reenkarnasyona inanmıyor. Ama seansı deneyecek kadar önyargısızdı. Özellikle onu seçmemin nedeni, şifalanmanız için birşeylere körü körüne bağlanmamız gerekmediğini göstermekti. Seansta anlattığınız hikayeyi zihniniz uyduruyor gibi algılasanız bile, bu hiç önemli değil. Benim önemsediğim tek şey, bu seanstan sonra danışanın şifaya ne kadar açık olduğu ve ne oranda şifalandığı.

 

3-BONUS FAYDALAR: Seanslarda sıklıkla farkettiğim bir konuyu bu örnekte rahatlıkla gözlemlemeniz mümkün. Mesela ilk seansta danışan ilişki yaşayamama gibi bir sorunla gelmişti. Ama yaptığımız seanstan sonra ağız kuruluğu, aşırı su içme gibi bazı fiziksel sorunları da şifalandı. Bunun sebeplerine dair burada detaya girmeyeceğim çünkü çok uzun sürer.

Kişinin babaannesi ile kopuk olan bağlantısını gidermek de hedefimiz değildi ama o kısım da bonus bir fayda oldu. Atalarla olan bağlarımız da oldukça önemli bir konu olup bizim bugün yaşadığımız herhangi bir sorunumuzda etkili olabiliyorlar.

İkinci seansımızda amacımız aidiyet hissedememenin kaynağına bakmaktı. Ama bonus fayda olarak danışanın daha önce öngörüşmede belirtmediği alerjilerinde şifalanma oldu.  Duygularını ifade etmesinde iyileşme oldu. Aile bağlarında iyileşme oldu. Fiziksel bedeninde enerji artışı oldu.

O yüzden seanslardan sonraki dönemlere dikkat etmek gerekiyor. Çalışma konumuzla bağlantısı yok gibi görünen öyle değişimler ve gelişmeler olabilir ki bunları “bonus faydalar” olarak değerlendirmek gerekir. O yüzden danışanlara bu noktada büyük görev düşüyor çünkü bir danışanın farkındalığı ne kadar yüksekse değişimi ancak o kadar farkedebiliyor. Malesef danışan kendindeki değişimin farkında olmazsa ve bana geri-bildirimde bulunmazsa, benim bu değişimleri bilme ve takip etme şansım olmuyor.

4- SON DAKİKA GELİŞMESİ: Bu yazıyı 28 Şubat 2015 gecesi tamamlamıştım fakat kontrol ve son düzenlemeler için bugüne yani 1 Mart 2015’e bırakmıştım. Tam yazıyı son kez okuyup düzenlemeye oturmuştum ki Derya Hn’dan bir email geldi.

İlk seansımızın ön görüşmesinde bahsettiği, bir yıldır kendisiyle birlikte olmak için her türlü çabayı sarf eden ama tam da Derya Hn duygularından emin olup evet dediği noktada arazi olduğunu söylediği kişi 2. seansımızdan 1 gün sonra tekrar ortaya çıkmıştı. Bu sefer Derya Hn, duygu-düşüncelerini ilk defa açıkça belirtmeyi seçmişti ve kişi yine türlü bahanelerle ondan uzaklaşmıştı.

Bu olaylar olurken benim konuyla ilgili herhangi bir bilgim yoktu. Lakin geçtiğimiz haftaiçinde öğrendiğimde Derya Hn’a ilk seanstan sonra söylediğim ” eril-dişil” konusuna ve eski ilişkilerinin- evliliğinin sonlanma şekline bakmamız gerektiğini tekrar hatırlattım. Benim olayı algılayış şeklim, Derya Hn’ın bana anlattıklarından farklıydı. O yüzden geçtiğimiz hafta içinde haberleştiğimizde ve bu kişinin kendisinden yine uzaklaştığını öğrendiğimde ” Belki de karşı tarafa güven vermeyen senin davranışların ve iletişim şeklindir ” demiştim.

Bugün gelen emailde, Derya Hn bahsi geçen kişinin dün gece kendisini aradığını ve konuşma sırasında kendisine  “bana güven vermiyorsun, hareketlerinle beni itiyorsun, evlenirsem beni boşarsın, ama seni de seviyorum ve bırakmak istemiyorum ”  dediğini,  daha önce birçok konuşmaları olduğunu ama böyle bir cümleyi ilk defa kurduğunu söyledi. O yüzden Derya Hn çok şaşırmıştı ve bu gelişmeyi benle paylaşmak istemişti. Emailinin sonunda ise şöyle diyordu:

“…....iki taraflı yoğun duygu var ama ilişki en fazla bir hafta düzgün gidiyor, sonrası hep çatışmayla geçiyor. Anlayacağınız ne seninle ne sensiz türü bir iliski durumumuz var ve ben bütün ilişkilerimde bunu yaşıyorum. Ama bu sefer bunu çözmek istiyorum. Onunla olur veya olmaz ama ben kendimi düzeltmek istiyorum.”

Derya Hn’ın geldiği nokta ve kurduğu son cümle benim için çok anlamlı. Kişileri takıntı haline getirmek yerine, kendi içimize bakabilme yürekliliğini gösterdiğimizde ilişkilerimizde şifalanma kaçınılmaz olacaktır.

 

Sevgilerimle…