AKADEMİK STRES; SIKILMIŞLIK HİSSİ; GÜVEN PROBLEMİ ( 3. Bölüm )

Standard

B1

İkinci seanstan bir ay sonra Beste Hn ile tekrar biraraya geldik. Seansa başlamadan evvel aldığım extra bilgiler ve geri-bildirimler:

1-Sırt ağrılarım hala var, devam ediyor.

2-Unutkanlık, dalgınlık ve kafa karışıklığı %50 azaldı.

3-Öfkem %50 azaldı, daha rahatım.

4-Değersizlik duygusu ve izole olma hali %30 azaldı.

B55-Şişkinlik ve gaz: Tamamen geçti. Regl dönemini de daha rahat atlattım. Önceden regl dönemlerinde daha duygusal ve histerik oluyordum. Tepkilerim abartılı oluyordu. Bu ay daha dengeli ve rahat atlattım. Hiç gerginlik yaşamadım.

 

6-Sağ diz kapağımda bu ay ağrı olmadı. Zaten çok sık olmuyordu.

7-Çok uyuma ve sabah sinirli uyanma: %70 azaldı. Artık çok uyusam bile öfkeyle uyanmıyorum. Sabah alarmına eskiden çok sinirlenirdim. O geçti ve bu durum beni bayağı mutlu ediyor.

8-Tembellikte %50 azalma var. Ayrıca genelde odaklanma sorunum vardı ve devam ediyor.

9-( Konuşurken sürekli saçıyla oynaması dikkatimi çekince sordum ). Gerildiğim zaman saçımla oynarım. Konuştuğum kişi çok yakınım biri değilse de oynarım. İşte yapmamaya dikkat ediyorum.

10-Gözlerim miyop ve 2,75 derece. Şu anda lens kullanıyorum.

11-Erteleme alışkanlığım var. Beni geren, stres yapan işleri son ana bırakabiliyorum.

 

seans

 

Doğum şekli ile ilgili bazı sorular sorduktan sonra seansa başladık. 9 Aylıkken sezaryenle doğmuştu. Doğumdan sonra 1 gün kuvözde kalmıştı.

Ana karnındaki bazı önemli anları keşfederken bir eklenti algıladı. Bu eklentisi, annesinin kendisinden önce yaptığı bir düşükle ilgiliydi.

Ana karnındayken anne-babası arasındaki gerilimli iletişimden olumsuz etkilenmişti. Babasının annesini azarladığı ve annesinin susmayı tercih ettiği anlarda ise bedeninin sol tarafında ağrı ve sızı hissetti.

Sezaryen anını onun cümleleriyle paylaşıyorum:

Beyaz bir oda var…annem yatıyor. Karnını yarmışlar, kanlı…

Sarsılıyormuş gibi hissediyorum. Vücudum üşüyor, titriyorum. Annem baygın. Sızlama hissediyorum kollarımda ve bedenimde. Yer çekiliyormuş ve sallanıyormuş gibi hissediyorum.

Doktor ayaklarımdan ters tutuyor beni. Sıcak bir yerden soğuk bir yere geçtiğim için mutsuzum. Geri dönmek istiyorum. Orası sıcak ve daha rahat…daha küçük ve güvenli bir yer.

Doktor hemşirenin kucağına veriyor. O da kuvöz gibi birşeye koyup beni onunla başka odaya götürüyor. Şaşkınım çünkü başka yerdeyim ve burası sapsarı bir yer. Işık sarı ve çok ışık var. Rahatsız oluyorum. Çok fazla bebek var, çook fazla ışık var ve annemi geri istiyorum. 

 

kuvöz

Anneme üzülüyorum orda baygın yattığı için. Kuvözde kapana kısılmış gibi hissediyorum. Babamın yanında da hep böyle kapana kısılmış gibi hissederim.

Birkaç saat kuvözde kalıyorum. Sonra annemin yanına götürüyorlar. Annem çok yorgun, baygın. Zor ayılıyor ve kalkmakta zorlanıyor. Kafasını zor kaldırıyor. Beni zor tutuyor ve yorgun bakıyor. Kendimi kötü hissediyorum. Ona zarar verdiğimi düşündüğüm için suçluluk duygum var.

Annem duygulanıp ağlıyor. Mutlu aslında ama yorgun. Bir de korkuyor artık 2 çocuğu olduğu için başedememekten ve bize sahip çıkamamaktan korkuyor.

…………………..Annemi 5 saat sonra daha diri görüyorum .       …………………………..            

***

 

Hastane odasında bir tane eklenti algıladı. Bu eklenti o anda şokta olduğu için ona eklenmişti.

Doğduktan sonraki dönem içindeki olumsuz algıladığı anlara çalıştıktan sonra 3 yaşına kadar gelebildik.

B4.jpg3 Yaş: Babasının apartman görevlisine bağırdığı bir sahnede çok korkuyor ve kendisine de bağırmasından çekiniyordu.

Ana rahmi dönemi, doğum travması ve 0-3 yaş arasındaki olayların üzerindeki etkilerini dönüştürmeye çalıştık. Bu esnada doğum anına yoğun olarak beden terapi uyguladık. Ana karnından aldığı 3 ve doğduğu gün hastane ortamında çektiği 1 eklentisini gönderdik.

Ana Karnındaki Eklentilerinden İkisinin Etkileri: Yetersizlik, başarısızlık duygusu, özgüvensizlik, değersizlik ve dışlanmışlık duygularına sebep olmuşlardı. Ayrıca yorgunluk ve baş ağrılarının da eklenti etkisi olduğunu ekledi.

Aileye, arkadaşlarına, çalıştığı şirkete aidiyetsizlik duygusu olduğunu ve hayatı boyunca kendini hiçbir yere ait hissedemediğini, bunun da eklenti kaynaklı olduğunu belirtti.

Ana Karnındaki Eklentilerden Bir Tanesinin Etkileri: Küçük bir çocuk gibi hissetme, yaptığı işi başaramama korkusu ve sol alt bacakta 2-3 ayda 1 tekrarlayan ağrılar.

Doğduğu Gün Hastanede Gelen Eklentinin Etkisi: Kararsızlık, şaşkınlık, korku, karar verme ve hata yapma korkusu

Seanstan sonra kendime aldığım özel notlarda: ” Çok faydalanacağını düşündüğüm verimli bir seans oldu. 3 Yaş Sonrası ağır bir travması yoksa, BAĞLAR ÇALIŞMASI ( Sadece danışanlara açık olan ve farklı bir metot kullandığım grup çalışması ) ile ilerlenerek anne ile bağlanma şekline bakmakta fayda var. ” yazmışım.

Tavsiyem üzerine Beste Hn, bu seanstan 40 gün sonra BAĞLAR isimli grup çalışmasına katıldı.

g2

1.GÜN:

” Eylül Hanım Merhaba,

Dün seanstan çıktıktan sonra elime bir bitki çayı alıp sahilde yürüdüm biraz. Sonrasında eve hiç gitmek istemediğimi fark ettim. Enerjim önceki seans sonrasındaki halime göre oldukça yüksekti. Fiziksel olarak hiç de yorgun hissetmiyordum.Sadece kollarım ağrıyordu. Önceden, bugün Kadıköy’de buluşabileceğimizi konuştuğumuz bir arkadaşımı arayıp buluşmak isterse yakınlarda olduğumu ve Kadıköy’e gelebileceğimi söyledim. Yürüyüş sonrası, arkadaşımla buluşup yemek yedik. Sonrasında Moda sahilinde yürüdük. Bu arada enerjim oldukça çabuk tükendi. Eve dönerken oldukça yorgundum.
Sağ kolumdaki ağrı bugün hala devam ediyor. Sol kolum iyi durumda. Onun dışında vücudumun başka bir bölgesinde de ağrı yok.
Bugün 11:00’da bir iş görüşmem vardı. Sabah uyanmakta biraz zorlandım. Yataktan pek çıkmak istemedim yine. 9:15 gibi yataktan alarm zoruyla kalktım.
Farklı departmanlardan 3 yöneticinin ve 2 de çalışanın olduğu toplam 5 kişilik bir mülakata girdim. Oldukça özgüvenli ve konuşkandım. Mülakat süresince sesim hiçbir şekilde titremedi. Mülakatın uzunluğundan muhtemelen çıkışta beyin olarak çok yorgun hissettim fakat yine de evime gidip yatmak istemedim. Canım dışarıda kalmak istedi. Önce bir AVM’de yemek yedim sonrasında da İstiklal’de bir işimi halletmeye gittim.
Sonrasında eve gelip bir film izledim. Filmin sonlarına doğru oldukça uykuluydum. Şuanda da biraz uykulu ve yorgun hissediyorum. Onun dışında da söylediğim gibi sağ kolum ağrılı. Psikolojik olarak da normal hissediyorum.
Seans sonrasında yaşadıklarım bu şekilde.
Teşekkürler,”
15 GÜN SONRA:

” Merhaba Eylül Hanım,

Arka arkaya çok fazla iş görüşmesi yaptım.Sonrasında kısa bir süre içinde de görüşme yaptığım bankalardan birinden iş teklifi aldım. Birkaç gün sonra da teklifi kabul ettim.  Bu süreçte kafam çok dolu ve stresliydi. Size yazmayı unuttum ve sonrasında hatırladığımda da hep ihmal edip erteledim. Erteleme huyum hala kendini gösteriyor anlayacağınız 🙂
Seansı izleyen günler içerisinde sağ kolumdaki ağrı da yok oldu gitti. Arada bir belirgin sırt ağrısı hissediyorum. Belki de işte oturuş pozisyonumdan ya da yatağımdan kaynaklıdır… Emin olamıyorum bu konuda. Seanslarda hiç sırtımda yoğunluk hissetmedim daha önce aslında ama bu konu beni düşündürüyor. Sırtım dışında başka bir ağrım yok.
Bunun dışında seansın üzerinden 2 hafta geçmiş olmasına rağmen özgüven konusunda kendimi daha güçlü hissediyorum. Başka bir iyi haberim de bu ay da regl dönemimi duygusal anlamda oldukça rahat atlattım. Daha önceki eklenti seansında regl döneminde fazla hassasiyet göstermemden yakınmıştım.
Bir başka konuda, insan ilişkileri konusunda kendimi daha rahat ve özgüvenli hissediyorum. Daha önceden oldukça nadir görüştüğüm bir arkadaşımla daha sık görüşür olduk ve samimi sayılacak sohbetler ediyoruz. Önceleri insanlarla samimi olmak beni korkutur ve gererdi fakat şu an daha sık görüşmeye başladığım arkadaşımla paylaşımda bulunmak bana keyif veriyor, kendimi anlatmaktan ve zarar görmekten korkmuyorum. Dışarıda insanlarla vakit geçirmeye ve hafta sonları için plan yapmaya özen gösteriyorum. Evde oturmak canımı sıkıyor.   
………………..                  …………………………………           
1 AY SONRA:

” Merhaba Eylül Hanım,

Mayısta yaptığımız seanstan sonra ilk geri bildirim mailimde de anlattığım gelişmelere benzer gelişmeler devam etti.
Öncelikle geçtiğimiz çarşamba günü diploma törenim vardı. Annem ve babam tören için yaşadıkları şehirden İstanbul’a geldiler. Diploma alacağım günü annem,babam ve ablamla gayet neşeli ve mutlu geçirdim. Normalde ailecek katıldığımız etkinliklerden çok sıkılır ve gergin olurum. Geçen yıl da okulun kep atma törenine katılmıştık ailecek. Orada oldukça gergin ve huzursuzdum, anın tadını pek çıkaramamıştım fakat bu yıl diploma törenimin her anı çok keyifli geçti. Sosyal olarak da hala daha aktifim iş çıkışları arkadaşlarımla görüşmeye devam ediyorum ve keyif alıyorum.
Bir başka iyi gelişme de daha önce de söylediğim gibi regl dönemim yine daha rahat geçti. Karın ağrısı dışında bir psikolojik gerginlik hissetmedim.
Ayrıca hala sabahları daha huzurlu uyanıyorum ve geçen gece evimde kalan bir arkadaşım sabah kalktığımızda ” sabahları baya huzurlu uyanıyorsun sen” gibi bir yorum yaptı. Bu da benim için pozitif bir gelişmeydi 🙂 Buna ek olarak geçen gece sabahları işe giderken uyanmak için kurduğum alarmımı kurmayı unutmuşum. Buna rağmen sabah kendiliğimden, alarmsız  uyandım ve işe vaktinde gittim.
Bir de odaklanma konusunda da küçük bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Elimdeki işe eskisine göre %20 daha iyi odaklanıyorum.
Bunun dışında sırt ağrılarım hafifledi.Sanırım iş yerinde oturduğum sandalyenin rahatsızlığından kaynaklanıyor. Bir hafta önce sandalyemi değiştirdim ve daha rahat bir pozisyonda oturuyorum. Şuan daha az ağrı hissediyorum. Evdeki yatağımda çok rahat sayılmaz. Bunun da sebep olabileceğini düşünüyorum. Durumu biraz daha takip edeceğim.
Bunların dışında fark ettiğim spesifik bir olay olmadı. Durum bu şekilde 🙂 Yarın görüşmek üzere
Teşekkürler,”
70 GÜN SONRA : ( Vakanın 2. bölümünü kontrol edip teyit etmesini istediğimde )

Vaka yazısını okudum, değiştirmek istediğim bir yeri yok. Bu şekilde yayınlayabilirsiniz. Kendimle ilgili gelişmeler konusuna gelince bazı değişiklikler fark ettim.

Öncelikle 1 ay kadar önce oldukça pozitif bir olay yaşadım. Temmuzdaki Bağlar çalışmasına gelmeden önceki 2-3 gün önce tek başıma üniversitenin açık yüzme havuzuna gitmiştim. Amacım biraz kafa dinleyip kitap okumaktı. Bir şezlonga yerleşip güneş kremimi sürdükten sonra kitabımı okumaya başladım. Yarım saat kadar sonra kafamı kaldırıp etrafa bakarken 2016’da size geldiğim ilk seansta bahsettiğim, sevgilisi olup hayatıma giren adamın havuzun diğer tarafında görüş alınımda olduğunu fark ettim. Normalde onunla bir yerlerde karşılaşmak bana eskiden yaşattıklarını hatırlatır ve kötü hissederdim. O günse hiçbir şey hissetmedim ve kitabımı okumaya devam ettim. Havuza girip çıkması, kalkıp başka bir yerlere yürümesi hiç ilgimi çekmedi ve kaçamak bakış atma ihtiyacı bile hissetmedim.  Son derece huzurlu bir şekilde vakit geçirdim. Sanki beni o kadar aşağılayıp kötü muamele yapan kişi o değildi. Bütün öfkem yerini sakinliğe ve daha güçlü bir özgüven hissine bırakmıştı. Mayıs ayında yaptığımız çalışmanın yararını gördüm yani.
Başka bir konu da fark ettiğiniz gibi hala odaklanmamı gerektirecek bazı konuları erteliyorum. Erteleme huyum eskisi kadar değil, yüzde 30 kadar azaldı diyebilirim fakat yine de önemli şeyleri erteleyebiliyorum, sizi durumumdan bilgilendirmek gibi…
3 haftadır teklifini kabul ettiğim şirketin eğitim sürecindeyim. Her gün benim gibi yeni mezun, işe yeni başlayacak adaylarla beraber eğitim görüyoruz. Dolayısıyla her gün dershane gibi tanımlayabileceğim bir ortamın içindeyim. Burada insanlarla oldukça çabuk kaynaştım. Oldukça özgüvenli ve girişkenim, bir yandan da biraz temkinliyim insanları iyi tanımadan her şeyimi ayrıntılı anlatmamaya çalışıyorum. Eğitimdeki insanlarla vakit geçirmeyi seviyorum ve kalıcı arkadaşlıklar edinmeye çalışıyorum.
Bunun dışında daha önce size sırt ağrımdan bahsetmiştim. Eski işimdeki sandalyemin rahatsızlığından kaynaklandığını düşünüyorum. Oradan ayrıldıktan sonra sırt ağrılarım geçti. Spor sonrası ağrısı dışında şuan bir sırt ağrım yok.
Temmuzdaki Bağlar çalışmasında anne ile olan ilişkime bakmıştık. Sonrasında anneme olan bakış açım bir parça değişti. Bağlar çalışması annemin “anne” benim de “çocuk” olduğum konusunda bana farkındalık sağladı. 
…………         ………………………….          …………………………………………
Teşekkürler, “
Ş11
NOTLAR:
1- Vakanın bu 3. bölümünde doğum anını detaylı verdim. Amacım normal doğum veya sezaryen yönteminden herhangi biri diğerinden daha iyidir veya daha kötüdür şeklinde bir yorum yapmak veya insanları yönledirmek değil, sadece bir bebeğin gözünden durumu yorumsuz olarak aktarmak.
Bazen normal bir doğum, sezaryenden daha travmatik olabilir veyahut da sezaryenle doğum o anda hem bebeğin hem sizin sağlığınız için tek seçeneğiniz olabilir. Buna ancak doktorunuzun önerisiyle siz karar verebilirsiniz.
Günümüzde ” keşkesiz doğum ” konusunda uzman olan doktorlar var ve sezaryenle doğum da dahil olarak doğum anını en keşkesiz şekilde geçirebilmeniz için size uygun şartlar için çalışıp, ülkede yaygınlaşması için çalışmalar yapmaktadırlar.
***
2-Doğum travması, her ana karnı dönemine baktığım danışanla çalıştığım bir konudur. Sezaryen veya normal doğum olup olmaması tek başına bir kriter değildir. Yaptığım seanslarda, gayet kolay ve normal doğum ile doğduğu ve hemen annesine kavuştuğu halde, sezaryenle doğumdan daha travmatik geçiren danışanlara da rastlarım. Bu sebeple, doğum şekline gelene kadar bir sürü kriter üzerinde çalışırım.
Örneğin; annenin hamileliğini nasıl geçirdiği, annenin hamileliği sırasında herhangi büyük bir travma ( sevdiği bir insanı kaybetmek, kaza, dayak , bir önceki bebeğini kaybetmesi ve/veya bebeğini kaybetme korkusu…vb ) yaşayıp yaşamadığı bile bebek üzerinde etkili olduğundan önemli detaylardır.
Bu, en başta size kötü bir haber gibi görünse de iyi tarafı şudur ki; bunları keşfettiğimiz ve bildiğimiz zaman, bu etkiyi nispeten dönüştürme şansımız her zaman vardır.
***
3-Anneyle bağlanma şeklimiz üzerinde neden bu kadar durduğuma gelince; birçok kişi gündelik yaşantısına annesiyle olan bağlanma şeklinin hiçbir etkisi olmadığını düşünür ve önemsemez ama mesele sadece annenizle ilişkiniz değildir. Anne ile bağlanma şekliniz;  ilerde yaşamla ilişkiniz, ikili ilişkileriniz ve hatta bazı durumlarda parayla bile ilişkiniz dahil olmak üzere birçok konuda sizi etkileyebilir.
***
Prof. Dr. Franz RUPPERT’in bir kitabından alıntı:

Anne ve çocuk arasında güvenli ve destekleyici bir bağ kurma açısından uygun olmayan koşullar; prematüre doğum, küvöze konma, makina ve ekipman kullanımı, ilaç, narkoz, yeni doğanın anneden erken ayrılması, anne ve bebek arasında çok az fiziksel temas olması, emzirmeden kaçınma olabilir.
Anne ve çocuk için doğum deneyimi, korku ve acı ile damgalanmışsa, sıkıntılı ve kaygılı çocuk, daha sonradan annenin yoğun bakımına rağmen güvensiz ve yalnız hissedecektir. Bu ilk ilişkinin belirleyici izi, yakınlık ve güvende olmayla ilgili yanıt bulamayan bir ihtiyaç olabilir ve bu da daha ilerde çocuğun tüm ilişkilerine aktarılabilir.  

Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

 

AKADEMİK STRES; SIKILMIŞLIK HİSSİ; GÜVEN PROBLEMİ ( 1. Bölüm )

Standard

B1

İsmine Beste diyeceğim genç danışanım 2016 kışında, henüz 20’li yaşlarının başındayken ilk seansımızı yapmıştık. Geldiğinde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” Akademik stres, güven problemi, sıkılmışlık hissi ” yazmıştı.

İlk seansta yaptığımız uzun ön-görüşmede bu 3 konu başlığı hakkında da konuştuk.

Güven problemini özellikle kadın-erkek ilişkilerinde yaşıyordu. Akademik stres olarak tanımladığı sorun ise; lisede çok başarılı bir öğrenciyken şu anda Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birinde okumasından kaynaklanan başarısızlık korkusu ile ilgiliydi. Bu okulda herkes başarılıydı ve ailesine mahçup olmaktan çok korkuyordu.

İlişkiler konusunda en son yaşadığı sorun; bir ay önce çıkmaya başladığı erkek arkadaşının aslında 1,5-2 yıllık başka bir ilişkisi olduğunu 3-4 gün önce tesadüfen öğrenmişti ve nasıl tepki vereceğini bilemiyordu.

 

seans

 

Seansa kısa eklenti temizliği ile başladığımızda verdiği bilgiler sebebiyle seans eklenti temizliği ile başladı.

1.EKLENTİ:

8 Yıl önce aileye ve özellikle babaya öfke ile çektiği bir eklenti modeliydi. Bu eklentisi kendine karşı güvensiz olmasında ve kendi kendini engellemesinde etkili olmuştu.

Başka bir eklentisi ise yine babaya öfkeyle çektiği farklı bir türde eklentiydi. 12 Yıl önce babasının kendisine bağırdığı bir tartışma sırasında bu eklentiyi çekmişti ve eklenti babasıyla arasında mesafe yaratmıştı.

Şimdiki hayat regresyonu ile ilerlediğimiz seansın bu bölümünde 4-5 yaşlarındayken babasıyla arasında geçen travmatik bir ana baktık.

Daha sonra yine eklenti algılamasıyla eklenti temizliği yönünde ilerledik.

 

2.EKLENTİ:

2 Yıldır kendisinde olan, dersleri kötü olduğu için çok üzgünken suçluluk duygusu ile çektiği bir eklenti modeliydi. Bu eklentisi kendine inancını yitirmesinde ve başarısızlığa alışmasında etkili olmuş ve derslerine konsantre olmasını engellemişti.

 

Oldukça karışık bir sıralamayla ilerlediğimiz ilk seansın bir bölümünde ancak babasının gençliğinde olabilecek bir anı algıladı. Bu anının eklentisi kaynaklı mı olduğu yoksa ortak bir geçmiş hayat mı olduğuna dair net bilgi edinemediğimiz için seansı ilerde babaya öfke konusuna detaylı bakmak üzere not alarak noktaladık.

 

g2

1.GÜN:

” …    Seansta bildiğiniz gibi sol omzumda buyuk bir ağırlık hissetmiştim. Sizden ayrıldıktan 10-15 dk sonra omzumdaki hassasiyet oldukça azaldı. Fakat belki de eklentinin beni çok etkilemesinden hala sol omuz bölgeme odaklanınca ordaki ağırlığı ve tutukluğu hissedebiliyorum. Sonrasında odama gidip rahat bir uyku cektim. Bas ağrısı, mide bulantısı vb. bir semptom yasamadım. Fakat psikolojik olarak yatağa uzandığımda kesinlikle daha rahattım. Sol bacağımdaki kotu enerjiden kurtulmam çok buyuk bir fark yaratmasa da şimdilik kendime daha olumlu bakmamı sağlıyor. Uzun vadede yararını göreceğime inanıyorum. Suanda sadece normal bir günümden biraz daha uykulu hissediyorum.

Arabadaki sarısın kız konusunu biraz dusunmek istiyorum. Henuz o kızla ilgili ne hissettiğimi çozumleyemedim. Bunu netleştirdikten sonra yeni bir randevu alacağım sizden.

Gelişmeleri size haber vereceğim.”

 

BİR HAFTA SONRA:

”   İlk gün size mail attıktan sonraki saatlerde hissedilir bir şekilde iştahım açıldı ve tatlı yeme ihtiyacı hissettim. Fakat çok uzun sürmedi ertesi gün iştahım normale döndü. Yine aynı günün gecesinde size anlattığım, 1 ay önce tanıştığım fakat kız arkadaşı olduğunu bana soylemeyen şahısla ilgili büyük bir moral bozukluğu yaşıyordum. O konuda da şimdilerde daha sakin ve güçlü hissediyorum. Özgüven eksikliğine sebep olan eklentinin gitmesi  bu konuda da rahatlamamı sağladı diye düşünüyorum.

  2. ve 3. günlerde sol omzumda hissettiğim sızı tamamen kayboldu.İştahım tamamen normale döndü.Seanstan sonraki gün başlayan kısa süreli bir nezle geçirdim. Bu da bir tamir fazı semptomuydu sanırım. 4. ve 5. günlerde nezleden de kurtuldum. 
Fakat arada bir sol göğüs kafesimde kısa süreli bir ağrı hissediyorum. Sanırım sol tarafımda hala temizlenmeyi bekleyen eklentiler var.
Özgüven eksikliğine neden olan eklentiyi temizlediğinizden beri derslerim konusunda daha az kaygı duyuyorum tamamen yok olmasa da özgüvenimin bir tık arttığını söyleyebilirim. Akademik sorumluluklarımın nasıl üstesinden geleceğimi daha sakin planlayabiliyorum.
Babamla ilgili anlattığım o anıdaki detaya gelince o konuyla ilgili annemle konuşamadım. Açıkcası kendisinin nasıl karşılayacağını bilmediğim için konuyu açmadım henüz. İleriki günlerde o konuda bir gelişme kaydedebilirsem haber vereceğim size.
E8
Bu seanstan sonra 2 sene kadar herhangi bir irtibatımız olmamıştı. Danışanlar geri-bildirimde bulunmadıkları müddetçe hayatlarında ne olup bittiğini bilme şansım olmadığı için, Beste’nin neler yaşadığına dair herhangi bir fikrim yoktu. Zor geçen ilk seanstan sonra devam etmek istemediğini düşünmüştüm fakat tam 2 yıl sonra Beste’den aşağı emaili aldım:

” Merhaba Eylül Hanım,

Nasılsınız? İlk kez 2016 yılında gelmiştim size. Eklenti temizliği yapmıştınız. 
Sonrasında hayatımda sizinle paylaştığım sorunlarımla ilgili kendimi çok daha güçlü
 ve pozitif hissetmeye başladım. Regresyon terapisinin oldukça güçlü bir terapi 
olduğuna inanıyorum. Bu aralar yine  kurtulmak istediğim bazı olumsuz hislerim ve 
düşüncelerim var. Mayıs ayı içinde bir randevu almak istiyorum sizden.
***
Böylece 2. seans randevusu için yazıştık ve 2018 nisan sonunda 2. seans için bir araya geldik.
( Devam edecek…..)
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

BİR DOĞUM TRAVMASI HİKAYESİ-2. Bölüm

Standard

M6

 

Melike ile ilk seansımızdan 9 hafta sonra ikinci seans için tekrar biraraya geldiğimizde bu süreçte farkettiği geri-bildirimlerini sorarak seansa başladım. Aldığım bilgiler:

1-Önceden halamlara çok bağlıydım. Onlara hiç laf söyletmezdim. Ama bu aralar onlara öfke duymaya başladım. Eskiden olsa onların yanında sabahtan akşama kadar durabilirdim. Son 1 haftadır, iftarı yapar yapmaz hemen eve gitmek istiyorum. Bunun sebebi; halalarımdan birinin hayatıma annemden bile fazla müdahae ettiğini farkettim. Bu konu benim içimde birikmiş. Diğerlerine ise sebepsiz bir öfkem var. Bu aralar hiç yanlarına gitmek istemiyorum.

2-Kısa eklenti temizliğini pek yapmadım. Aklıma gelmiyor.

3-Eskisi kadar kafama herşeyi takmıyorum.

4-İlk seansa kadar olan dönemde ellerim çok titriyordu. Titremesi çok azaldı. Babamın işyerine gittiğimde de hala titrediğini farkettim. Sebebini anlamadım.

5-Evdeki kardeşimle, seanstan sonra aram daha iyi oldu.

6-Mide ağrılarım ve bulantım seanstan sonra tamamen geçti.

7-Yemek konusunda çok iştahlı değilim ama az da olsa yemek yiyorum. Bu süreçte, hiç yemek yemediğim gün olmadı.

 

seans

 

Ön-görüşmede eklentiden şüphe ettiğim için seansı eklenti temizliği ile başlattım. Bu esnada bedeninde yoğun duyarlılıklar olduğu için seansı eklenti temizliği yönünde ilerlettik.

1.EKLENTi GRUBU:

8 Yıldır kendisinde bulunan, kuzenlerinden birinin düğünü sırasında meydana gelen tartışma sırasında öfkeyle çektiği bir eklenti modeliydi. 3 Farklı model içeren toplam 18 tane eklenti çekmişti. Bu eklentileri onun daha öfkeli, daha alıngan biri olmasına ve insanlardan korkmasına sebep olmuştu. Ayrıca eklentilerden bir bölümü, ellerinin titremesinde etkili olmuş, mide bulantısı ve ağrılara yol açmıştı.

Bu bölümde eklenti çekmesine sebep olan ve bütün sülaleyi etkileyen konuya ve kuzeniyle olan ilişkisine detaylıca değindikten sonra eklentileri gönderdik.

Bu seanstan bir gün sonra ilk defa Bağlar Çalışması’na katıldı. Bu çalışmada ise köken aile ilişkilerine çalıştık.

 

12

 

28 Gün sonra ( 3. Seans öncesinde aldığım bilgiler ):

1-Yıllardır görüşmediğimiz kuzenim …Abla’yı neredeyse hergün düşünür ve üzülürdüm. Acaba napıyor, neden gelmiyor diye sürekli kafamdan geçirirdim. Seanstan sonra artık düşünmemeye başladım. Onun konusu akrabalar arasında yine geçti. Bu sefer hiç etkilenmedim. Eskiden olsa üzlüp balkona çıkardım. Şimdi, içimden onun kaderine saygı duyduğumu söylüyorum. Annem yanımda olduğu bir an onun yüzüne de sesli olarak söyledim. Annem de gülerek ” Süper, kızım. Böyle devam et ” dedi.

2-Seanslardan sonra şu da oldu. Eskiden halamlara çok bağlıydım. Arkadaşlarımla planım varsa bile iptal eder ve eğer halamlar toplanmışsa onlarla görüşmeyi tercih ederdim. Artık bunu zorunluluk gibi yapmıyorum. Toplandıklarında yine arıyorlar. O anda işim varsa ya da canım gitmek istemiyorsa gitmiyorum. Bu durumu annem farketti ve bundan memnun. ” Ben gittiğim zaman bile senin canın gelmek istemiyorsa gelme ” diyor. Ben de bu sefer arkadaşlarımla görüşmeyi tercih ettim.

3-Elimin titremesi, ikinci seanstan sonra daha da azaldı, %10’lara indi. ( NOT: Bu esnada ellerinin titremesine baktık. Belli bile olmayacak derecede azalmıştı. ) Artık çayları doldurabiliyorum.

4-Eskiden konuşurken insanların gözünün içine bakamaz, göz teması kuramazdım. Şimdi bakabiliyorum. ( NOT: İlk seans sırasında hiç göz teması kurmadan konuştuğunu hatırlıyorum. Üçüncü seans öncesindeki ön görüşmede ise tamamen göz teması kurarak konuştuğunu gördüm. ). Artık yolda yabancı birine birşey sormam gerekse bile sorabiliyorum. Eskiden hiç soramazdım.

 

Ş11

NOTLAR:

1-Melike’ye küçükken disleksi tanısı konulmuştu ve bu yaşına kadar hiç göz teması kurmadan iletişim kurmuştu. İkinsi seanstan sonra tamamen göz teması kurmaya başlaması, genelleme yapmamak kaydıyla bu durumun değişebilir olduğunu göstermesi açısından sevindirici bir gelişmeydi. Üçüncü seansımızda ise disleksi nedeniyle özel eğitim aldığı dönemde yaşadığı birkaç soruna baktık.

2-İlk seansta yazdığım doğum travması Melike’nin tüm hayatını etkilemiş sonuçlar doğurmuştu. Ellerinin titremesi, doğum sırasında yaşadığı şok üzerinde çalıştıktan sonra azaldı ve ikinci seanstan sonra nerdeyse yok denecek seviyeye indi. Bu yüzden bedene yönelik travmatik anlarda öncelikle bedenle çalışırım. Beden hafızası çoğu vakada bize neye bakmamız gerektiği yönünde yol gösterir.

3-İlk seanstan itibaren Melike’de en çok dikkatimi çeken diğer önemli konu; olgunlaşma-bireyselleşme ve aileden ayrışmaya başlaması oldu. Regresyonla bireysel çalışıp aile ve ikili ilişkilerini içeren konularda ise grup çalışması yapmıştık. İlk seansla üçüncü seans arasında katıldığı 2 adet Bağlar Çalışması’nın etkisiyle tamamen aileye endeksli bir hayattan, artık kendi kararlarını verebilen, arkadaşlarıyla da sosyalleşmeye başlayan bir birey olmaya başlaması benim açımdan diğer bir sevindirici gelişme çünkü hayatı tamamen anne-baba ve halalar ekseninde dönüyordu. Bebeklikten bir genç kıza dönüşümünü bu kadar kısa sürede beklemiyordum. Değişime bu kadar açık olduğu için kendisini tebrik eder ve vakayı yazmama izin verdiği için de teşekkür ederim.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BİR ÖZGÜVEN MESELESİ ( 3.Bölüm )

Standard

S1

İkinci seanstan 1 ay sonra Sezen Hn ile 3. seans için bir araya geldik. Seansa başlamadan evvel son seanstan bu yana farkettiği geri-bildirimlerini sorduğumda aldığım yanıtlar:

1-Dışlanmışlık duygusunu seanstan sonra eskisi kadar hissetmemeye başladım.

2-Yetersizlik duygusunda %40 civarı iyileşme var.

3-İkinci seanstan sonra vücudum ödem attı, inceldiğimi hissediyorum. Önceden kıyafetlerin beli zor kapanıyordu ve o bölgede sıkışma hissediyordum. Şu anda rahat bir şekilde elimi belimin içine sokabiliyorum. İştahımda bir değişiklik yok, sadece öğlenleri ekmeği azalttım.

4-Unutkanlığım yüzünden bazı işlerimi zamanında yapmadığımı farkettim. Bu ay bu konu dikkatimi çekti.

5-Gezinen ağrılarım tamamen geçti. Önceden haftada 2-3 kere başım ağrırdı. Seanstan sonraki yaklaşık 40 günde 2-3 kere hafiften oldu ama rahatsız edecek kadar değildi. Yorgunluktan olan hafif bir ağrıydı, ilaç almadım.

6-Eskiden kendimi şanssız biri olarak görürdüm. Bu düşüncem geçti.

7-Kafa karışıklığı geçti. Bir tek unutkanlık devam ediyor.

8-Eskisi gibi gereksiz harcamalar yapmıyorum, ihtiyacım olanları alıyorum.

9-Gaz ve karında şişkinlik: Şişkinlik geçti. Gaz da eskisi kadar yok.

10-Eski erkek arkadaşla ilişki tamamlama yapmıştık. Eskiden aklıma geldiğinde öfke hissediyordum. Şimdi son 2 haftadır yine aklıma geldi ama bu sefer iyi anılarımız aklımdan geçti, buna şaşırdım. Eskiden yoğun kıskançlık ve öfke hissederdim, bu durum değişti.

11-Kurumdaki dinlenme odasında ( öğretmenler odası ) herkes son 1 aydır hastaydı. Bir tek ben hastalanmadım. Buna şaşırdım çünkü eskiden sık hastalanırdım.

12-Arada sırada, sanki bu dünyaya ait değilmişim gibi hissederdim. Son 1 aydır aklıma gelmedi.

13-İnsanlardan ilgi, sevgi beklentim devam ediyor. Onaylanma ihtiyacım var.

14-Suçluluk duygum ( yakın bir kız arkadaşıyla ilgili ) geçti. Aklıma bile gelmedi.

15-Eskisi kadar duygusallık ve sebepsiz ağlama yok. Yapım itibariyle zaten kolay ağlayabilen biriyim.

16-Hala kendimi ifade etme sorunum var ama artık sesim kısılmıyor.

 

seans

 

Bu seansta ana karnı ve 0-5 yaş dönemine baktık.

1.EKLENTİ:

Seansın hemen başında Sezen hn ana karnı döneminden taşıdığı bir eklenti algıladı. Bu eklenti, annesine gönderilmiş olan ve ana karnı döneminde Sezen Hn’a da geçen ve 2 adet gezinen enerji getiren bir eklenti modeliydi.

Etkileri: Toplum içinde ön plana çıkmamasına ve ” dikkat çekmemeliyim ” düşüncesine sebep olmuştu. Kendisini zayıf, ezik hissetmesine yol açtıklarını söyledi. Ayrcıca karın bölgesinde şişlik, guruldama ve gaza yol açmışlardı. 3 Yıl önce sağ bileğinde yaşadığı kabarıklık ve kızarıklık sorununun da bu eklentilerle ilgili olduğunu ekledi.

Bu etkilerden bahsederken eklentinin 2 değil aslında 3 gezinen enerji getirdiğini, 3. gezinen enerjinin başına yerleşerek unutkanlığa yol açtığını belirtti.

2.EKLENTİ:

Üstteki eklentileri temziledikten sonra ana karnı dönemine devam etmeyi düşünüyordum ki bu esnada yine annesinden kendisine geçmiş olan farklı bir eklenti modeli algıladı. Bu eklenti de annesine gönderilmiş olan bir eklentiydi ve Sezen Hn’a 11 gezinen enerji gelmesine neden olmuştu.

Bu eklenti aslında bütün aile üzerinde etkili olmuş bir eklenti olmakla birlikte sadece Sezen hn üzerindeki etkilerini inceledik.

Etkileri: Çocukluktan beri kendisini çok yetersiz hissetmesine sebep olmuşlardı. Toplum içinde özellikle yakın çevresinde daha az sevgi-ilgi görmesinde etkili olduklarını ekledi. Aşağılanmışlık duygusuna ve hayatında bu tarzda sorunlar yaşamasını sağlamışlardı. Bu konuda birkaç örnek  verdi.

S5.jpg

ANA KARNI VE 0-5 YAŞ DÖNEMİ:

Ana karnı döneminde çoğunlukla eklenti algıladığı için o bölümden sonra doğum anına baktık. Sezen Hn sezaryen ile doğmuştu. Doğduktan sonra annesinin yoğun kaybetme korkusunu algılayıp bunu anlamlandıramadığını belirtti.

2,5 Yaş: Babasının işle ilgili önemli bir evrağını ısırıp ıslatmıştı. Bu olay babasının bağırmasına ve Sezen hn’ın korkarak suçluluk hissetmesine sebep olmuştu.

5 Yaş: Evde yaşadığı bir kaza nedeniyle dudağı patlamıştı. Bu travma anına bakıp dönüştürmeye çalıştık. Dudağının tam uyuşturulmadan dikilmesi sırasında da doktorların her iki el bileğini tutmaları sebebiyle hem çaresiz hissetmiş hem de bedenine kendisinin istemediği bir işlem yapıldığı için yoğun öfke duymuştu.

Bu travma anında hastane ortamında 2 adet gezinen enerji daha çektiğini ekledi.

Sezaryen ile doğumun etkisini çalıştğımız ve travma anlarından bedeninde kalan izlere de yoğunlaştığımız, beden terapi içeren bu bölümden sonra seansı noktaladık.

g2

 

1.GÜN:

” Eylül Hanım merhaba
Seanstan geldiğimde kendimi çok yorgun hissettim. Bir de çok durgundum, dün akşam çok az konuştum. Eve geldigimde  yemek yerken bile karın gurultularim devam ediyordu.

Gece ruyamda yine annemi gördüm, sanki ölmüş gibiydi ya da beni bırakmıştı artık. Bildiğim tek şey geri gelmeyecegiydi sanki, garip bir ruyaydi, uyandığımda  cok tuhaf hissediyordum.

Gün içinde öğleden sonra uykum gelmeye başladı. Ara ara uyku bastırdı.

Ufak da olsa bagirsaklarimda bir hareketlenme oldu ama çok kısa süre sonra geçti.

……………………………..

Bazen ara ara ilkokul dönemlerimde yaşadığım olumsuz olaylar aniden aklıma geliyor.

Iş ortamında keyfim yerindeydi. Arkadaşlarımla olan diyaloglarda daha rahattim. Bu arkadaşlarım tarafından da fark edildi. Şakayla karışık ” Sen naif, ağzı var dili yok bir kizdin, ne oldu sana böyle?” dediler.

Dikkatimi çekenler şimdilik bunlar oldu, gelişmeler oldukça sizi bilgilendirecegim.

Sevgiler

 

10 GÜN SONRA:

” Eylul Hanim merhaba,

Seanstan 1-2 gün sonra sadece bir yorgunlugum vardı. Onun dışında anormal bir fiziksel belirti yasamadim.           ……………………………..    ……………………

Gelişmeler şimdilik bu kadar Eylul Hanim. Bir gelişme olduğunda yazarım.
Sevgiler.”

 

20 GÜN SONRA:

” Eylül hanım merhaba,

Tamir fazı döneminde açıkçası fiziksel beklentilerim vardı. Aslında içten içe şunu düşünüyordum: ” Ne kadar çok fiziksel semptom yaşarsam o kadar başarılı geçmiştir” * Zihnim bu konuda bana oyun oynuyor.

Son zamanlarda ruh halimde olumlu yönde daha çok artış var. Arkadaşlarımın arasında daha da canlı davranmaya başladım. Hazır cevaplılığım daha da arttı sanki. 🙂

Kendimi daha kadın gibi hissetmeye başladım. Özellikle ara sıra karşı cinsten böyle etkiler alıyorum.

 Bir de yaklaşık 3 gündür zihnimi daha rahat düzene sokmaya başladım. Örneğin, kendime değer verme konusu üzerinde çalışmam gerekir ancak bu konuda yeterli motivasyonu kendimde bulamazdım. Ama artık buluyorum ve yavaş yavaş zihnimi bu konuda ikna etmeye başladım. Hatta evde bununla ilgili geçen yıl aldığım birkaç kitap vardı ancak birazını okumama rağmen içindeki teknikleri uygulama konusunda isteksizdim. Yani kendimi değiştirmek istiyordum ama iş uygulamaya gelince isteksiz kalıyordum. Ama şu son birkaç gündür kitap elimden düşmüyor ve içindeki teknikleri uygulayabilmem için kendime isteyerek fırsat yaratıyorum. Yavaş yavaş da işe yaradığını hissetmeye başladım.
 
Gelişmeler şimdilik bu kadar. Terapi defteri ve kitap önerilerinizi dikkate alacağım.
Sevgiler.”

 

35 GÜN SONRA:

 Eylül Hanım merhaba
Geçen süre zarfında çok ilginç bir şey oldu.
Eklenti temizliğinden sonra sürekli aklıma gelmeye başlayan eski erkek arkadaşım ..( Ahmet ).. sizin de söylediğiniz gibi** iki gün önce bana mesaj attı. Aramızda yaşanan olaylar için kendini çok suçladığını söyledi. Şimdilik konuşmaya devam ediyoruz ama zaman ne gösterir bilmiyorum.

Size önceki seanslarda “kendimi kadın gibi hissetmiyorum” şeklinde bir şeyler söylemiştim. Şimdi ise dişil enerjime daha çok odaklandim. Işin tuhaf tarafı annemin de disil enerjisinin düşük olduğunu hissediyorum. Çünkü kurban rolüne çok bürünür ve hep vericidir. Babam ise tam tersi daha duygusal daha naiftir.

Bir de şunu farkettim: Annem yemekteyken boğazına bir şey kaçtı ve öksürmeye başladı. Ben de aynı anda boğazında bir giciklik hissedip oksurme ihtiyacı hissettim ve bu bir kaç kez daha oldu.

Bir de iş yerinde o dışlanmışlık hissini artık yaşamıyorum. Zeynep arkadaşımla son 1 haftadır çok iyiyiz hatta birlikte dışarı çıkıp aktiviteler yaptık. Meğer birçok ortak yanımız varmış.

Tavsiye ettiğiniz kitaplari okumaya başladım. Teşekkür ediyorum.

Bağlar çalışmasına katılmak için sabırsızlanıyorum 🙂

Sevgiler”

 

Ş11

 

NOTLAR:

1-* :  Seanslardan sonra ne kadar çok tamir fazı semptomu olursa o kadar başarılı geçmiştir veya o kadar çok şifalanmışımdır düşüncesi yanlıştır. Her danışana ve konuya göre seanslar arasında bile farklık yaşanır. Bu konuda blog sayfasındaki ” SIKÇA SORULAN SORULAR ” bölümünde açıklama yapmıştım ama yine hatırlatayım. Yaşadığınız tamir fazı semptomu bazı ağır travmatik anlar içeren bir seanstan sonra yoğun olabilirken, eklenti seanslarından sonra genelde tersi gerçekleşebilir. Kişi eklenti seanslarından sonra kendini daha hafiflemiş, rahatlamış hisseder ve enerjisinde artış olur. Çalışılan eklenti modeliyle ve kişiyle bağlantılı olarak tüm tamir fazı süreci değişkenlik gösterir. Bu konuda bir hiçbir zaman genelleme yapamayız.

2-** : Yanlış anlama olmaması için burada belirtmek isterim ki, hiçbir seans içinde veya sonrasında danışana ” şu kişi seni arayacak, aramayacak…” ,” bu kişi senin için doğru insan veya bu kişiyi terket ” vb tarzda yönlendirici cümleler kurmayız.

İlişki Tamamlama Çalışması sırasında Sezen Hn, sanki bu çalışmayı yapınca eski erkek arkadaşı ile hayatı boyunca bir daha hiç karşılaşmayacak veya yolları bir daha kesişmeyecek gibi algıladığı için ona şu şekilde bir açıklama yapmıştım: ” Bu tamamlama çalışmasını sadece eskiden beri taşıdığın olumsuz duyguların senin üzerindeki etkisini şifalandırmak için yapıyoruz. Bu kişi bir daha seni aramaz, sormaz anlamına gelmeyeceği gibi, artık geçmişe takılmadan yoluna devam edebilmene/edebilmenize imkan sağlar. ” .  Sezen Hn, yukarıda kurduğu ** ile işaretlenen cümleyle bu durumu kastediyor.

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

BİR ÖZGÜVEN MESELESİ ( 1. Bölüm )

Standard

S1.jpg

Ocak başında çalışmaya başladığımız Sezen Hn 20’li yaşlarının ortalarında, bekar ve çalışan bir kadındı. Çalışmaya geldiğinde doldurduğu form üzerindeki çalışma konusu bölümüne birden fazla konu başlığı yazmıştı:

-Özgüven, özsaygı ve öz-yeterlilik eksikliği

-Panik atak ve anksiyete

-Özel hayatımda hep aynı tarzda insanlarla karşılaşmam

-Fakirlik korkusu

 

Bu konuların hepsine tek seansta bakamayacağımız için ilk konuya odaklandığımız öngörüşmeden sonra seansa başladık.

Panik-atak ve anksiyete teşhisi 2017 yazında konulmuştu ama özgüven sorunu doğduğundan beri vardı. Geçmişte özgüven konusunda bir psikologla 2 yıl çalışmıştı.

Yaptığımız uzun ön-görüşmede en çok dikkatimi çeken konulardan biri küçüklüğünden beri ara ara yaşadığı ama tıbben sebebi bulunmayan sağlık sorunları yaşamasıydı.

Birkaç örnek:

-0-7 yaş: her hafta burun kanaması

-9 yaş: tıbbi bir ürüne alerji

-12 yaş: regl olmaya başlayınca 3 ay boyunca kanama olması ama doktorlar tarafından herhangi bir sorun bulunamaması

-18 yaş: vitamin eksikliği ve stres sebebiyle bayılma, vücudun morarması. Doktorun bunu yetersiz beslenme ve vitamin eksikliğine bağlaması

-25 yaş: baş dönmesi ve göz kararması ile doktora gitme. sebebi olarak bazı vitamin değerlerinin ve demirin çok eksik olduğunun açıklanmasının ardından ilk panik atak krizi. panik atakla aynı anda anksiyete teşhisi de konulması. yapılan bütün tetkiklerde başka tıbbi sorun görülmemesi….  ……… vb

 

 

seans

 

Seans başındaki belirtiler nedeniyle eklenti seansı şeklinde ilerledi.

 

1.EKLENTİ:

3 Yıldır kendisinde olan bir eklenti grubuydu. 2013-2014 yıllarında özgüven konusunda 2 yıl terapi almıştı. Bu sürenin sonlarına doğru özel hayatında özgüvenini tamamen yitirdiği travmatik bir olay yaşayınca önce ailesine,  2 yıllık terapi sonucunda hala bunu yaşadığı için de en çok kendisine öfkelenerek bu eklentileri çekmişti. Erkek arkadaşıyla yaşadığı sorun nedeniyle 2 yıllık terapi sürecinin boşa gittiğini hissettim ve o sürede edindiğim tüm özgüveni kaybettim demişti. Ailesi de artık terapi sürecini ( maddi ve manevi olarak )  desteklemiyordu.

S3a) Ebevenylere öfke ile çekilen eklentiler: Bu eklentileri gelecek korkusuna, kendini ifade etme sorununa, kendisini yetersiz ve değersiz hissetmesine sebep olmuşlardı. Ayrıca kilo almaya başlamasına ve özelikle belinin kalınlaşmasına, baş ağrılarına, özellikle dizlerde ve alt bacaklarda gezinen ağrılara, kafa karışıklığına, bir yerde otururken veya ayakta sabit dururken bacaklarını sürekli sallamasına yol açmışlardı. Ve zaman zaman da ebeveynlerine karşı öfke patlamalarına sebep olmuşlardı.

Eklentilerden 2’sinin gitmediğini farkettiğinde ona eksik bilgi olduğunda da bazen gitmeyebileceklerini söyledim. Bu 2 eklentinin birisinin kalçasında sivilcelere yol açtığını ve bu sivilcelerin son zamanlarda daha da arttığını ekledi.

b) 2 Yıllık Terapi Süreci Sonunda Sorun Yaşamasına Öfke : Eklentilerinden 2 tanesi bu sebeple oluşmuştu. Dizlerinde ağrıya ve dişetinde kanamalara yol açmıştı.

S2.jpg

c) Kendine Öfke: Bu grupta bulunan eklentileri ise mide ağrılarına, karında şişkinliğe ve gaza, burnunda tıkanıklık ve ara ara kaşıntılara, gözlerinde kuruluğa ve algılarda bozukluğa sebep olmuşlardı. Bu nedenle net kararlar veremediğini ve kendiyle ilgili berrak düşünemediğini ekledi. Ayrıca bu gruptaki eklentiler karnında guruldamalara, boğazında kuruluğa, sesinin çatallaşmasına ve öksürmesine yol açmışlardı. Sağ kulağındaki tıkanıklığa da bu gruptaki eklentilerin yol açtığını ve hatta bu sebeple geçen yaz kulağını temizletmek zorunda kaldığını belirtti. Yine de hala sabahları sağ kulağındaki bu tıkanıklığı hissediyordu. Kafasında nadiren uğultulara da sebep olduklarından bu sorunu kulağı sebebiyle yaşadığını düşünüyordu. Sol kulakta ise akıntılara sebebiyet vermişlerdi.

Bu gruptaki eklentilerin temizlik işlemi tamamlandığında 1 eklenti daha algıladı. Bu eklentisi ise bacaklarına yerleşmiş ve bacaklarının sürekli morarmasına sebep olmuştu. Bir yere çarpmadığım halde bacaklarımda sürekli morarma oluyor demişti.

 

S5

d ) Eski erkek arkadaşa öfke : İkili ilişkilerinde sorun yaşadığı dönemde çektiği başka bir eklentisi ise ikili ilişkilerinde ifade sorununa ve tahammülsüzlüğe yol açmıştı.

 

4 Ana başlıkta baktığımız eklentilerine çalıştıktan sonra seansı sonlandırdık.

Kendime seans sonunda aldığım özel notta kendisinde hala eklentiler olabileceğini ve ilerde tekrar bakılması gerektiğini yazmışım.

 

 

g2

1.GÜN:

” Eylül Hanım merhaba, dün yaptigimiz seansın geri bildirimini size yapıyorum.

Seanstan çıkıp eve geldiğimde kendimi daha hafif hissediyordum. Yalnız yol boyunca ve evdeyken sürekli esnedim, esneme krizlerim ara ara tutuyor.

Akşam eve geldikten sonra sağ kolumda özellikle eklem yerlerinde agrilar oldu. Bir de sol bilegim kaşindi

Bacaklarim dünden beri daha sakin, huzursuzluk hissi ve sallama ihtiyacı hiç hissetmedim. Ancak gün içinde ara ara çok kısa süreli de olsa salladigimi fark ettim. Fark ettiğim an o davranışı sonlandirdim. Eskiden fark etsem bile engel olamiyordum.

Geç uyuyup erken uyanmaya rağmen kendimi çok uykusuz hissetmedim. Eskiden kurumda öğle yemeğinden sonra gözümü açamayacak kadar yoğun bir uyku bastırırdı. Bu sefer de bastırdı ama çok yoğun değil.

Diş etlerimde kanamalar oluyor demistim. Bugün dislerimi fircalarken az bir miktar kanadı, ama gün içinde hiç kanama olmadı. Eskiden durduk yere kaniyordu.

Mide ve bagirsakta eskisi kadar gaz olmadı. Normalde gün içinde tuvalete çıkma ihtiyacı cok hissederdim, bugün hiç hissetmedim.

Kendime karşı daha ılımlıyım bugün sanki, sabah öyle uyandım.

Seansa gelmeden günler öncesinden sabahları uyandigimda burnum tıkanmış oluyor ve tüm günüm öyle geçiyordu. Bugün öyle bir şey yaşamadım. Birkaç kez hapsirdim.

Ara ara vücudumda kasinmalar oluyor. Hatta şu anda size yazarken bile kasiniyorum. Bu arada zaman zaman ayaklarımın altı çok kasiniyordu. Bu bilgi şimdi aklıma geldi.
…………………             ………………………..

Normalde son 1 aydır ders anlattıktan sonra ya da sınıfa girerken beni öksürük krizi tutar ve sesim bozulurdu. Bugün yine aynı tempoyla derse girdim ama 1-2 öksürük dışında bir şey yaşamadım. Bir de ders sirasinda vakit çok hızlı gecti.

Bir de imgeleme konusunda biraz mukemmelliyetciyim sanırım. Imgemele sırasında “Acaba doğru mu imgeliyorum?”diye zihnim supheye giriyor.

Sonuçlar şimdilik bunlar, uzun olduysa özür diliyorum.
Teşekkür ederim, sevgiler

 

8.GÜN:

 Eylül Hanim merhaba,
Bahsettiğim şikayetlerin azaldı. Ancak bu sefer de dilimde bir yara çıktı aniden ve çok zor geçiyor. 2-3 gün öncesine kadar ağrılarım geziniyordu ama şimdilik yok. Kalcalarimda eskisi kadar sivilcelenme yok. Ancak diş etlerim fircalayinca tekrardan eskisi gibi kanamaya başladı.

Ruhsal anlamda az da olsa daha iyi hissetmeye başladım. Iş arkadaşlarımla aram daha da iyi oldu sanki, kendimi biraz daha oraya aitmiş gibi hissetmeye başladım.

Son zamanlarda eve gelirken yolda uzerime bir hüzün çöküyor. Sanki sevgiye, şefkate cok ihtiyacım varmış gibi aniden duygusallasiyorum.

………………          ………………..         ……………
Kısa eklenti temizliğini geceleri uyumadan önce yapıyorum. Günümün çoğunluğu kalabalik ortamlarda gectiginden gun icinde yapamıyorum ama içimden geciriyorum.

Şimdilik bunlar oldu Eylül Hanim, umarım çok daha iyiye gider.
Sevgiler

 

NOT: 2. Seans ayrı bir bölümde yazılacak.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan