PROJEKSİYON ( 15.12.2014 Tarihli “KÜRTAJ” başlıklı vakanın devamı )

Standard

p5

Kürtaj başlıklı vakayı okuyanlar belki hatırlarlar Işıl Hn’ı. 30’lu yaşlarda, genç , çalışan ve bekar bir kadındı. İlk seansa geldiğinde çalışma konumuz hayatının her alanında hissettiği yetersizlik duygusuydu. O sırada herhangi bir ilişkisi yoktu, geçmişte bir nişanlanma ve ayrılık dönemi yaşamıştı. Kariyerinde ise bulunduğu departman ve yaptığı iş onu tatmin etmiyordu. Geçmek istediği departman ve şartlar ise oldukça umutsuz görünüyordu.

Işıl Hn ile 2014 yılının aralık ayının başlarında çalışmıştık. Aradan 2-2,5 ay gibi bir süre geçtikten sonra benim önerimle ikinci bir seans daha yapmaya karar verdik. Bu arada, 2. seansımıza başlamadan evvel Işıl Hn’a o süreçte hayatında olan gelişmeleri sordum ve aşağıdaki geri-bildirimlerini not ettim.

woman watching tv in the morning1-Normalde evde tek başıma kalmaktan hiç hoşlanmazdım. Eğer yalnız kalmak zorunda kalırsam ya TV veya ışığı açık bırakırdım ya da gün ışığını görene kadar uyuyamazdım. Şu anda böyle bir şey yok. İlk seanstan sonra geçti.

2-Dışlanmışlık hissi %100 olmasa da neredeyse %90-95 oranında geçti. ”

3-Size geldiğimde işle ilgili bir memnuniyetsizliğim vardı. Şu anda farklı bir departmana geçme konusunda yol açıldı, olumlu gelişmeler var ama halen biraz belirsizliğini koruyor. Netleşmesini bekliyorum.

p2

4-Yeni başlayan bir ilişkim var. 1,5-2 seneden sonra ilk defa bir ilişkiye başladım. Henüz 20 gün oldu, iyi gidiyor. O yüzden şu anda bende kendimi güzel hisssetme, değerli hissetme konusu daha ağır basıyor. Bu seansta ona çalışalım.”

Geri-bildirimler içerisinde hem kariyerle ilgili olumlu gelişmeler olması hem de yeni başlayan bir ilişkisinin olması hoşuma gitti. Yeni başlayan ilişkisi ile ilgili probleminin ne olduğunu sorduğumda ” Aslında karşı taraftan gelen bir sorun yok. O bana çok iyi davranıyor ama ben sanki güvenemiyor gibiyim. O kadar ilgili ve iyi davranmasına güvenemiyor ve altında birşey arıyor gibiyim. Kendimi çok güzel bulmuyorum, bazen şişman buluyorum. ” dedi.

Bunun üzerine geçmiş ilişkileri üzerine bazı sorular sordum. Geçmişte 2,5 yıl ilişki üzerine bir ayrılık ve tekrar bir araya gelip 1,5 yıllık ilişki yaşadıktan sonra da nişandan döndüğü bir ilişkisi olmuştu. Onun dışında referans alabileceğimiz kayda değer başka bir ilişkisi olmadığını belirtti. Bu ilişkisinin ayrılık kısmı ile ilgili de birkaç soru sorduktan sonra seansımıza geçtik.

p4Öncelikle mevcut ilişkideki duruma baktık. Işıl Hn burada daha önce hiç farketmediği birşeyi keşfetti. Aslında mevcut ilişkide karşı tarafa güven vermeyen, davranışlarıyla mesafe yaratan kendisiydi. Bu şekilde davranmaya devam ederse, bu kişiyi kaybedeceğini gördü. Burada asıl güven uyandırmayan tarafın kendisi olduğunun şaşkınlığı üzerine, bu durumun kaynağına baktık. Kaynak çok fazla uzakta değildi aslında. Henüz bu yaşamda 2 sene önce bitmiş görünen 5 yıllık ilişki , Işıl Hn tarafından aniden bitirildiği ve sayfa sevgiyle kapanmadığı için şu andaki ilişkisinde karşı tarafa güven uyandırmamanın kaynağı olarak görünüyordu.

p6Kısacası; eski nişanlısı ile olan ilişkisi tamamlanmamış olarak görünüyordu ve bu da yeni ilişkisinin yürümesine engel yaratıyordu. Yaptığımız çalışmada eski nişanlısı ile karşılaşarak onunla bir helalleşme sağlandı. Uzlaşma sağlandığı anda karşı tarafla sevgiyle vedalaştı. Çalışmaya başladığımızda eski nişanlısına karşı yoğun öfke hissettiğini söylemişti ama seans bittiğinde kendini hafiflemiş hissettiğini söyledi.

Seansımızdan bir gün sonra haberleştiğimizde akşam kendini biraz yorgun hissettiğini, gece ara ara uyandığını söyledi.

p7Seansımızdan iki gün sonra haberleştiğimizde çok rahat uyuduğunu ve o anda kendini çok iyi hissettiğini söyledi.

Seansımızdan 35 gün sonra haberleştiğimizde ” İlişkim devam ediyor. Şu anda sevgilime olan güvenimde bayağı ilerledim. Çok rahatım. Ama eski nişanlıma ara ara aklıma geldiğinde kızabiliyorum, sonra çabucak geçiyor düşüncelerim. Ek olarak artık geçmişi daha az düşünmeye başladım. İlişkim de bu arada henüz erken olmasına rağmen ciddileşmeye başladı, annelerle tanışma durumundayız.” dedi.

p8İlk seansımızdan sonra annesi ile ilişkisinde de yakınlaşma beklediğim için bununla bağlantılı herhangi birşey olup olmadığını sorduğumda ” Annemle daha çok dertleşmeye başladık. Bana olan güveni ve inancı daha da artıyor, hissediyorum.” dedi.

p9

İş konusunda yeni birşey olup olmadığını sorduğumda ise ” Bu ay sonunda pozisyon değişikliğim duyurulacak. Şimdilik sadece X departmanına geçişim yapılıyor. Maalesef halen outsource ( dış kaynaklı firmaya bağlı ) olarak devam ediyorum. Umarım o da zamanla değişecek.”  dedi.

Ben de kendisine ilk seansımızı yapmadan önceki dönemi hatırlamasını, o dönemde  X departmanına geçmesinin bile bir hayal olduğunu ve düşük olasılığı olan bir durumda güzel bir şans yakaladığı için şükran duyup şükretmenin ona daha olumlu olayları çekebileceğini söyledim ve bu yeni departmanda motivasyonunu yüksek tutmaya çalışmasını tavsiye ettim. Yeni bir gelişme olursa da email atmasını rica ettim.

NOTLAR:

1-IŞIL Hn ilk seanstan sonra hayatının farklı alanlarında birçok olumlu gelişme ile karşılaşınca, özellikle de kariyerinde olumlu gelişmeler olunca seanslara bir süre ara vermek istemişti. Bu eğilime çoğu danışanda rastlıyorum. Ama bu sefer de şöyle bir yanılsama ile karşılaşıyorum. Henüz çözümlenmemiş başka bir hayat alanı, sizin o anki mutsuzluğunuzda etkili olabiliyor. Mesela bu örnekten yola çıkarsak; ilk seansta yetersizlik duygusu diye baktık ama sebep kürtajla alınan bir kardeşin danışanda eklenti olarak bulunması çıktı. Bu eklenti hayatı boyunca danışan ile anne arasında mesafeli bir ilişki gelişmesine de yol açmıştı. Anne ile mesafeli ilişki ise kişilerin hayatları boyunca tüm ikili ilişkilerini etkileyen çok önemli bir konudur. Dolayısı ile anne ile ilişkide şifalanma, ikili ilişkilerinde şifalanma getirdi ve 5 yıllık ilişkiden sonra hayatına 2 senedir kimse girmeyen Işıl Hn bir anda güzel bir ilişkiye başladı. Annesi ile yakınlaşma başladı. Söylediğine göre annesi dahil çevresindeki herkes Işıl Hn’daki bu değişimi hissedip ona ne olduğunu sormaya başladı…….vs vs. Herşey bir zincir gibi iç içe olduğu için hiç ummadığımız alanlarda şifalanma sağlandı. Dolayısı ile Işıl Hn her ne kadar kariyerinde olumlu bir gelişme olunca seansa ara vermek istediyse de bir seans daha çalışmasını ve farklı bir konu seçmesini tavsiye ettim. Bu ikinci seansta,  ilişki odaklı baktığımızda ilişkideki güven sorunu ortadan kalktı ve ilişki derinleşmeye-ciddileşmeye başladı. Eğer bu konuya bakmasaydık belki de Işıl Hn güven vermediğini sandığı ama aslında kendisinin güven vermediği bu kişiyi uzun vadede kendinden uzaklaştırabilecekti. O yüzden iyi ki tavsiyemi dinlemiş ve  ikinci seansa gelmiş diyorum. Bana güvendiği ve tavsiyemi dinlediği için de kendisine buradan teşekkür ediyorum.

2-PROJEKSİYON ( YANSITMA ): Psikolojinin bir numaralı kuralıdır. Kişinin kendinde kabul edemediği duygularını veya bazı yetersizliklerini dış dünyadaki kişilere yansıtmasıdır. Bir çeşit savunma mekanizmasıdır ve kişinin kendini suçlu hissetmemek için bulduğu mükemmel bir kendini kandırma metodudur. Buradaki danışanım Işıl Hn ne demişti hatırlarsınız: “ Yeni bir ilişkiye başladım ama karşı taraf bana güven vermiyor. Onun davranışlarının altında birşey arıyor gibiyim.” Meselenin aslına baktığımızda ise asıl güven vermeyen kişi kendisi çıktı. Konuyu şifalandırmaya çalıştıktan kısa süre sonra ilişkisinde yakınlaşmanın artması ve beraberliği ciddi bir boyuta taşıma kararı ise, baktığımız ve dönüştürmeye çalıştığımız konunun ilişkisine gerçekten fayda sağladığını gösteriyor.

3-KISSADAN HİSSE: Hiç ummadığınız bir konu, sizin bugün yaşadığınız bir ilişki sorununun veya kariyer sorununun veyahut da para sorununuzun kaynağı olabilir. Geniş düşünün, ön yargılı olmayın ve bilinçaltı konusunu hafife almayın. Einstein’ın da dediği gibi:

Man muss die Welt nicht verstehen, man muss sich in ihr nur zurechtfinden. ”

İnsan dünyayı anlayamaz, onu ancak kendi içinde bulabilir.

Sevgilerimle…

EGONUN DİRENCİ-2

Standard

Yazının birinci bölümünde, Derya Hn ile yaptığımız ilk seanstan bahsetmiştim. Derya Hn seansa 12 saat süren bir yol katederek gelmişti ve rahat çalışabilmemiz için yıllık iznine denk getirmişti. Bu sebeple ikinci seansımızı da ilk seanstan sonraki tamir fazı süresi biter bitmez yapmaya karar verdik.

İkinci seansı yapmamız için birçok neden vardı:

1-İlişkilerde bağımlılık teması olan durumlarda min 2-3 seans çalışılması gerektiği için

2-İlk seansı yaptıktan bir gün sonraki gece gözümün önüne gelen yaşlı ve kızgın teyze görüntüsünü daha sonra fotoğrafla teyit ettiğimizde bu kişinin Derya Hn’ın affetmek istemediği babaannesinin çıkması: Danışan henüz çocukken kaybedilen babaannenin durumdan rahatsız olduğunu ve onunla danışan arasındaki ilişkiye özel olarak bakmamızda fayda olduğunu hissettirdi. (NOT: Bu durum ilk defa bir seanstan sonraki tamir fazı sürecinde kendiliğinden oluştu. Duru-görü veya duru-biliş özelliklerinin regresyon terapisi ile herhangi bir ilgisi yoktur. Regresyon terapi eğitimi içerisinde böyle bir yöntem öğretilmez ve kullanılmaz. Terapi yöntemi hakkında yanlış anlaşılma veya herhangi bir beklenti oluşmaması için bu detayı özellikle belirtmek istiyorum.  )

3-İlk seans öncesi yaptığımız ön görüşmeye dayanarak aldığımız notlar ve yaptığımız listede, Derya Hn’ın birden fazla sorunu vardı. Bir dahaki bir araya gelişimiz aylar sonra yine bir izin döneminde olabileceği için 1 hafta arayla 2 seans yapmaya karar vermiştik.

İlk seans üzerinden 8 gün geçtikten sonra 2. seansımız için tekrar buluştuk. Derya Hn o aradaki 1 haftalık sürede doktora giderek kan testini yaptırmıştı. Sonuçlar normal çıkmıştı. Aşırı derecede su içme konusu seanstan sonra azalmıştı ve hala o şekilde devam ediyordu. Elimizde seans öncesinde yapılan herhangi bir test sonucu olmadığı için karşılaştırma yapabileceğimiz herhangi başka bir belge yoktu ama bildiğiniz gibi, ilk seansı yaptığımızda böyle bir amacımız da yoktu. Eğer diabet amaçlı bir seans yapmış olsaydık, o zaman kendisinden daha önceki döneme ait bir test sonucunun kopyasını talep edecektim. Sonuç itibariyle, bu 1 haftalık süre içinde Derya Hn diabet hastası olmadığını öğrenmiş oldu.

Bir araya gelince, 2. seansımızın konusunu belirlemek üzere konuşmaya başladık. Derya Hn, kendisinde geçmişten gelen ve ilişki yaşamasına engel olabilecek herhangi bir eklenti olup olmadığından emin olmak istiyordu. İkinci önceliği ise, aidiyet sorunuydı. Tüm hayatı boyunca hep bir yere ait hissetmeme sorunu yaşamıştı. Ergenlik dönemindeyken ailesi güneydeki büyük bir şehre taşındığında o şehre ait hissedememişti. Yıllar sonra, D. Anadolu’daki doğup büyüdüğü şehre tayin istediğinde oraya da ait hissedememişti. Küçükken kendisini ailesine bile yabancı gibi hissediyordu ve ” sanki bu aileye ait değilim” diyordu. Evlilik yaptığı ilk gün de ” Ben bu evliliğe ait değilim, bu eve ait değilim..” demişti. Oldukça önemli bir sorundu ve sorduğum birkaç soruya daha onaylar şekilde cevap verince bende mutlaka bakılması gereken bir dünya dışı etki olabileceğine dair şüphe uyandırdı.

Derya Hn’ın içi rahat etsin diye önce eklenti taraması yaparak seansın akışını ona göre belirlemeye karar verdik. Eğer ciddi boyutta bir eklenti sorunu yoksa , seansımızın ana teması aidiyet hissedememe sorunu olacaktı.

Seans süremizi çok etkin kullanmak istediğim için ön görüşmeyi oldukça kısa tuttuk. Babaanne konusunu 2. seansa taşımamak için o bölüme öngörüşme süremiz içinde başka bir psikoterapi yöntemi ile baktık. Sonuçta 5-10 dk içerisinde babaanne ile torun arasında bağlantı kuruldu ve müthiş bir sevgi enerjisi açığa çıktı. Babaannenin tek derdi torunu tarafından yok sayılmaktı. Bu yoksayılma sorunu giderilince, babaanne torununu dişil enerji yönünden de desteklemeye başladı.

2. SEANS:

Yaptığımız eklenti taramasında Derya Hn’da herhangi bir eklentiye rastlamadık. Seansımızın akışını aidiyet hissedememenin kaynağına bakacak şekilde yönlendirdik. Bu noktada, yine beni çok şaşırtan ama aynı zamanda sevindiren bir gelişme oldu. İlk seansta şimdiki hayat travmalarına bakarken bile transa geçmekte zorlanan ve daha çalışmanın başında, dini inancı gereği geçmiş yaşamlara pek inanmadığını söyleyen Derya Hn, bana dünya dışı olarak kategorize edebileceğim bir hikaye anlatmaya başladı.

map

Verdiği tüm detaylar, ” LEMURYA DÖNEMİ ” olarak bilinen bir dönemi çağrıştırıyorduysa da seans boyunca kendisine bu bilgiyi vermedim.

Daha ilk gittiği sahnede yoğun bir yalnızlık, şaşkınlık duygusu hakimdi ve bunu bana tarif ederken ” ne yapacağımı bilmiyorum..aptal aptal çevreme bakınıyorum…aidiyet duygum yok ..” demişti. Bu hayatta yine aniden terkettiği bir sevgili teması, kaybolmuşluk ve pişmanlık duygusu vardı. Lakin çok istese de özür dileme, affedilmek için çaba harcama dürtüleri yoktu. Kendisini aşırı gururlu ve hatasını zor kabul eden biri olarak tarif ediyordu. Bu dönemden taşıdığı olumsuz etkileri şu andaki hayatında bayağı yoğun olarak yaşıyor ve aşağıdaki konularda kendisini olumsuz etkilediğini söylüyordu:

 

-ifade problemi

-özür dileyememe

-aşırı gurur

-sürekli arayış içinde olma

-aidiyet hissetmeme

b

 

Bu hayattan kalan ve hala taşıdığı olumsuz etkileri dönüştürdük ve şifalandırdık. Bu bölümde geleceğiyle ilgili öğrendiği bir detay üzerine gülümsedi ve ” artık umudum var ” dedi.

 

Rehberini algıladığı bölümde rehberinin başını okşadığını ve ” güvendesin ” dediğini söyledi. Bugün için sana herhangi bir tavsiyesi var mı diye sorduğumda ise ” geri döneceksin ” dediğini söyledi.

 

Çalışmamız bittiğinde seansla ilgili değerlendirme yaparken kendisine, bahsettiği dönemin ” Lemurya Dönemi ” olarak bilinen bir döneme benzediğini ve eğer merak ediyorsa bu dönemi araştırabileceğini, hatta bu ismi içeren bir kitap olduğunu da söyledim. Kitabı hemen alıp okumaya başlayacağını söyledi.

a

 

Ertesi gün haberleştiğimizde kitabı almış ve okumaya başlamıştı. Kendi deneyimine benzer bilgiler içerdiği için mutluydu.

 

 

 

Seanstan 2-3 gün sonra D.Anadolu’daki yaşadığı şehre dönerek iş başı yapacaktı. O yüzden geçen sene kaybettiği annesinin Akdeniz Bölgesindeki büyük bir şehirde bulunan mezarını ziyaret edeceğini söyledi. Bu ziyaretinde ilk defa çok hüzünlendiğini ve ilk defa D.Anadolu’daki yaşadığı şehre dönmek istemediğini belirtti. Mezarlığa olan ziyaretinden sonra hüzünlenince mide bulantısı yine başlamıştı. Kendisi, hayatı boyunca duygularını yoksayarak yaşadığı için belli ki bedeni onunla bu şekilde temas kurmaya çalışıyordu. Yola çıkacağı zaman yazıştığımızda, ilk defa ailesini geride bırakmak istemediğini ve yaşadığı şehre istemeye istemeye gideceğini söyledi. Olay her ne kadar üzücü gibi görünse de ben duruma aidiyet konusu olarak baktığımda aslında sonuç sevindiriciydi ve bu kadar kısa sürede etkisini göstermesi ise şifaya ne kadar açık olduğunu gösteriyordu. Annesi, kardeşi ve babası ile bağ kurulmuştu. Sorunlardan kaçarak uzaklaşma ve bu yüzden şehir değiştirme eğilimi de şifalanmaya başlamış olacaktı ki ilk defa istemeyerek ayrılmıştı ailesinin yaşadığı evden ve şehirden.

 

Seanstan 1 hafta sonra haberleştiğimizde, son günlerini biraz yorgun ve depresif geçirdiğini söyledi. İşini çok severek yapmadığını, çok kalabalık ve stresli bir ortamda çalıştığı için fiziksel olarak yorulduğunu belirtti. Ben de kendisine ilk seanstan bu yana çok kısa süre geçmesine rağmen ciddi yol katettiğini, ailesiyle ve yaşadığı şehirle bağlantı kurmaya başladığını söyledim. Ayrıca şu anda ailesinden uzakta, yalnız yaşadığı şehirdeki işi için şükran duyması ve bu dönemi kendini şifalandırma ve hayat yolunda nasıl ilerlemek istediğini belirleme dönemi olarak görebileceğini söyledim. Bu işi ve bu tayini kendisi istemişti. Dolayısıyla hayattaki seçimleri konusunda sorumluluk alması gerektiğini ve isterse zamanla yine bir tayinle ailesinin bulunduğu şehre dönmeyi seçebileceğini belirttim. Bana verdiği bir cevapta: ” …Evet haklisiniz iş konusunda. Her ne kadar memnun olmasam da kimseye muhtaç olmadan kendi parami kazanip hayatimi sürdürebildiğim icin şükrediyorum sürekli. ” dedi. İlk seanstan sonra normal düzeylere inen su içme oranının devam edip etmediğini sorduğumda ” Su içme isteğim eskisine oranla azaldi . Artık geceleri kalktığımda 1 lt değil, 1 bardak içiyorum. Eskiden çok su içsem de suya doyamazdım ama artık 1-2 bardak içince yeterli oluyor” dedi.

 

c

 

İkinci seansımızdan sonra olan herhangi başka bir farklılık var mı diye sorduğumda ise ” Eskiden saç derimde çok şiddetli kaşintilarim oluyordu. Nedenini bulamiyordum, temiz veya kirli hic farketmeden saçım sürekli kaşınıyordu .Onda da azalma oldu…..” dedi.

 

 

dSeanstan bir ay sonra haberleştiğimizde, hayatında ilk defa bir spor merkezine yazılarak spora başladığını ve enerjisini spora yönlendirdiğini söyledi. Bu kararı beni oldukça memnun etti çünkü düzenli spor yapması fiziksel bedeninin daha sağlıklı olmasını, fiziksel bedenin daha sağlıklı olması ise zihinsel ve ruhsal olarak daha sağlıklı olmasını sağlayacaktı.

 

Kendisi ile halen arada emailleşiyoruz. Bu vesile ile daha önceden bilmediğim ama bilmem gereken önemli bir detayı da gecikmeli de olsa öğrenmiş oldum. Derya Hn geçmişte yaptığı 2 yıllık evliliğindeki eski eşinin geçmişte boşandıklarından sonraki süreçte onu çok kıskandığını, hayatını kısıtlamaya çalıştığını, uzak bir şehre tayin istemesinde eski eşinin de etkili olduğunu söyledi. Şu anda böyle bir rahatsızlık olmadığını ama ilk taşındığında arkasından gelerek kendisini ziyaret ettiğini söyledi. Bunun üzerine kendisine  eğer ortada tamamlanmamış bir ilişki var ise, hayatına yeni bir ilişki çekmesine engel teşkil edeceğini, öncelikle geçmiş ilişkilerin kapısının sevgiyle kapatılması gerektiğini, sadece bu konunun bile son yıllarda yaşadığı ilişki probleminin nedeni olabileceğini söyledim. Bu yüzden ilerde bir araya geldiğimizde bakmak üzere, eski eşi ile olan ilişkisini de not ettik.

Derya Hn ile olan çalışmamıza ilerde devam edeceğiz. Dilerim hayatında güzel haberlerini paylaşacağım gelişmeler olur ve yine bir vaka konusu olarak hikayesini sizlerle paylaşırım.

 

 

NOTLAR:

1-Egonun Direnci 1 ve 2 olarak paylaştığım bu vakanın amacı, sizlere direnç gösteren egonun nelere yol açabileceğini göstermek. Hayatımızda önemli değişim-dönüşüm dönemlerinde hepimizin maruz kaldığı bir durum olmasına rağmen çoğumuz o anda bize engel çıkaran şeyin, değişimi ölüm gibi algılayan ve direnen egomuz olduğunu bilmeyiz. O yüzden tam da seansa gelmeye karar verdiğimizde:

-önemli bir işimiz çıkar

-erteleyemeyeceğimiz bir toplantı çıkar

-seansa az zaman kala hastalanırız

-sadece 2-3 saatliğine bile olsa çocukları bırakacak birini bulamayız

-nedense o ay paramız erken biter ve başka bir zamana erteleriz

-seansla ilgili hiçbir fikrimiz olmamasına rağmen karar verdikten sonra korkmaya başlarız, “acaba” lar başlar

-o gün saati veya yolu şaşırabiliriz

-sorunu bir şekilde erteleriz.

Bunları sağlayan şeyin egomuz olduğunu bilirsek ve sağlam bir irade gösterirsek, sorunlarımızı dönüştürmek yolunda adımlar atabiliriz.

2-Bu vaka örneğini paylaşmamın başka önemli bir sebebi, bu vakadaki danışanımın dini inancı gereği geçmiş yaşamlara inanmaması ama regresyonun sadece geçmiş yaşamlardan ibaret olmadığını öğrendiğinde bu çalışmaya katılmak istemesiydi. Ayrıca aşırı analitik bir bakış açısı olduğu için herşeye şüpheyle yaklaşan, şimdiki hayat anılarını keşfederken bile zorlanan ve transa geçemediğini sanmasına karşın , dünya dışı diye genel bir tabir kullandığım  ” Lemurya Dönemi” nde geçen hikayeyi anlatırken gayet akıcı bir şekilde gülümseyerek anlatmasıydı. Bu çalışmalara katılmanız için illa ki geçmiş yaşamlara inanmanız gerekmediğini gösteren güzel bir örnek olduğu için paylaştım.

Bu bloga ilk başladığımda, toplumun her kesimi tarafından kolaylıkla anlaşılmayacağını düşündüğüm vakalara ve özellikle ” dünya dışı etki ” ismiyle kısaca geçiştirdiğim örneklere çok fazla yer vermemeyi düşünüyordum. Fakat son zamanlarda bu örneklere o kadar artan düzeyde rastlıyorum ki, bu kadar fazla sayıda ve farklı dünya görüşündeki insanların hepsi benzer hikayeleri uyduruyor olamazlar diye düşünüyorum. Buradaki örnekte belirttiğim Derya Hn, dini sohbetlere katılan oldukça inançlı genç bir bayan ve inancı gereği reenkarnasyona inanmıyor. Ama seansı deneyecek kadar önyargısızdı. Özellikle onu seçmemin nedeni, şifalanmanız için birşeylere körü körüne bağlanmamız gerekmediğini göstermekti. Seansta anlattığınız hikayeyi zihniniz uyduruyor gibi algılasanız bile, bu hiç önemli değil. Benim önemsediğim tek şey, bu seanstan sonra danışanın şifaya ne kadar açık olduğu ve ne oranda şifalandığı.

 

3-BONUS FAYDALAR: Seanslarda sıklıkla farkettiğim bir konuyu bu örnekte rahatlıkla gözlemlemeniz mümkün. Mesela ilk seansta danışan ilişki yaşayamama gibi bir sorunla gelmişti. Ama yaptığımız seanstan sonra ağız kuruluğu, aşırı su içme gibi bazı fiziksel sorunları da şifalandı. Bunun sebeplerine dair burada detaya girmeyeceğim çünkü çok uzun sürer.

Kişinin babaannesi ile kopuk olan bağlantısını gidermek de hedefimiz değildi ama o kısım da bonus bir fayda oldu. Atalarla olan bağlarımız da oldukça önemli bir konu olup bizim bugün yaşadığımız herhangi bir sorunumuzda etkili olabiliyorlar.

İkinci seansımızda amacımız aidiyet hissedememenin kaynağına bakmaktı. Ama bonus fayda olarak danışanın daha önce öngörüşmede belirtmediği alerjilerinde şifalanma oldu.  Duygularını ifade etmesinde iyileşme oldu. Aile bağlarında iyileşme oldu. Fiziksel bedeninde enerji artışı oldu.

O yüzden seanslardan sonraki dönemlere dikkat etmek gerekiyor. Çalışma konumuzla bağlantısı yok gibi görünen öyle değişimler ve gelişmeler olabilir ki bunları “bonus faydalar” olarak değerlendirmek gerekir. O yüzden danışanlara bu noktada büyük görev düşüyor çünkü bir danışanın farkındalığı ne kadar yüksekse değişimi ancak o kadar farkedebiliyor. Malesef danışan kendindeki değişimin farkında olmazsa ve bana geri-bildirimde bulunmazsa, benim bu değişimleri bilme ve takip etme şansım olmuyor.

4- SON DAKİKA GELİŞMESİ: Bu yazıyı 28 Şubat 2015 gecesi tamamlamıştım fakat kontrol ve son düzenlemeler için bugüne yani 1 Mart 2015’e bırakmıştım. Tam yazıyı son kez okuyup düzenlemeye oturmuştum ki Derya Hn’dan bir email geldi.

İlk seansımızın ön görüşmesinde bahsettiği, bir yıldır kendisiyle birlikte olmak için her türlü çabayı sarf eden ama tam da Derya Hn duygularından emin olup evet dediği noktada arazi olduğunu söylediği kişi 2. seansımızdan 1 gün sonra tekrar ortaya çıkmıştı. Bu sefer Derya Hn, duygu-düşüncelerini ilk defa açıkça belirtmeyi seçmişti ve kişi yine türlü bahanelerle ondan uzaklaşmıştı.

Bu olaylar olurken benim konuyla ilgili herhangi bir bilgim yoktu. Lakin geçtiğimiz haftaiçinde öğrendiğimde Derya Hn’a ilk seanstan sonra söylediğim ” eril-dişil” konusuna ve eski ilişkilerinin- evliliğinin sonlanma şekline bakmamız gerektiğini tekrar hatırlattım. Benim olayı algılayış şeklim, Derya Hn’ın bana anlattıklarından farklıydı. O yüzden geçtiğimiz hafta içinde haberleştiğimizde ve bu kişinin kendisinden yine uzaklaştığını öğrendiğimde ” Belki de karşı tarafa güven vermeyen senin davranışların ve iletişim şeklindir ” demiştim.

Bugün gelen emailde, Derya Hn bahsi geçen kişinin dün gece kendisini aradığını ve konuşma sırasında kendisine  “bana güven vermiyorsun, hareketlerinle beni itiyorsun, evlenirsem beni boşarsın, ama seni de seviyorum ve bırakmak istemiyorum ”  dediğini,  daha önce birçok konuşmaları olduğunu ama böyle bir cümleyi ilk defa kurduğunu söyledi. O yüzden Derya Hn çok şaşırmıştı ve bu gelişmeyi benle paylaşmak istemişti. Emailinin sonunda ise şöyle diyordu:

“…....iki taraflı yoğun duygu var ama ilişki en fazla bir hafta düzgün gidiyor, sonrası hep çatışmayla geçiyor. Anlayacağınız ne seninle ne sensiz türü bir iliski durumumuz var ve ben bütün ilişkilerimde bunu yaşıyorum. Ama bu sefer bunu çözmek istiyorum. Onunla olur veya olmaz ama ben kendimi düzeltmek istiyorum.”

Derya Hn’ın geldiği nokta ve kurduğu son cümle benim için çok anlamlı. Kişileri takıntı haline getirmek yerine, kendi içimize bakabilme yürekliliğini gösterdiğimizde ilişkilerimizde şifalanma kaçınılmaz olacaktır.

 

Sevgilerimle…