KİLO ALMA-VERME DENGESİZLİĞİ ÜZERİNE BİR VAKA ( 2. Bölüm )

Standard

F1

 

BAĞLAR ÇALIŞMASI:

İlk bireysel seanstan yaklaşık 3 ay sonra Fulya Hn ile bu sefer Bağlar Çalışması için bir araya geldik.

seans

 

1.SEANS: Köken aile ilişkileri temalı bir çalışma yaptık. Bu çalışma sırasında dikkatimi çeken konu, Fulya Hn’ın babası tarafından görülme ve onaylanma isteği oldu.

Babasının kendi ebeveynleriyle olan ilişkilerinin de Fulya hn ile babası arasındaki ilişki üzerinde etkisi olduğunu farkettik. Bunu dönüştürecek şekilde bir çalışma yaptık.

 

2.SEANS: Aynı gün yaptığımız bu ikinci seansta Fulya Hn, konu olarak kilo sorununu seçti. Kilo temalı yaptığımız seans sırasında babaanne üzerinde Fulya hn’ın babasını da etkileyecek şekilde regresyon terapide eklenti olarak isimlendirdiğimiz bir bilgiye rastladık ki bu, grup çalışmalarında çok rastladığım bir durum değildir.

Babaanne bu eklentiyle mücadele olarak güçlü hissedebilmek için extra kilo kalkanı oluşturmuştu. Fulya Hn’ın onayladığı üzere baba tarafında babaannenin de kilo sorunu vardı ve ailede babaanneye en benzeyen kişi kendisiydi. Babaanneden beri ileri gelen bu eklenti konusuna çalıştıktan sonra seansı sonlandırdık.

***

Bağlar Çalışması’ndan 3 gün sonra Fulya hn:

İyi akşamlar Eylül Hanım,

Ben bu ayın 17 sine kadar burdayım. Eğer programınız çok yoğun değilse regresyon randevusu yapabilir miyiz? ” yazarak ülkesine dönmeden önce bireysel seans talebinde bulundu.

 

F4Bağlar Çalışması’ndan 4 gün sonra:

” İyi akşamlar ,

Sizinle paylaşmalı mıyım bilmiyorum? Ama içimden bir ses size demem gerektiğini söylüyor.
Pazar günkü bağlar çalışmasından sonra kendimi çok enerjik ve mutlu hissetmeye başladım. Ama normal olmayan birşey daha oldu: tatlı komalarına giriyorum. Aklımda yemekten çok tatlı var. Maalesef , aynı çocukluğumdaki gibi gizli yiyorum. Çok sıkıntıdayım. Gece herkesten sonra yatıyorum çünkü birşeyler yiyorum. Sanki kontrolden çıktım.
Bilmiyorum, normal mi?

Kendisine verdiğim cevapta, küçükken yaşayamadığı bastırılmış duygularının şimdi açığa çıktığını ve tamir fazı süresi içinde iştah artışının normal olabileceğini söyleyerek bu durumun tamir fazı içinde geçmeyip devam etmesi halinde bana mutlaka bilgi vermesini rica ettim.

Bağlar Çalışması’ndan 8 gün sonraya denk gelecek şekilde ikinci bireysel seansımız için sözleştik. Bu seansla ilgili bölüm, vaka yazısının üçüncü bölümünde yer alacaktır.

F33GERİ-BİLDİRİM: Bağlar Çalışması’ndan sonra tamir fazı süreci daha uzun sürdüğü için ve bu tamir fazı süreci içinde ikinci bireysel seansı Fulya Hn ülkesine dönmeden önce gerçekleştirdiğimiz için, geri-bildirimler bir sonraki yazının sonunda topluca yer alacaktır.

Ancak elimizde şöyle bir geri-bildirim var. Fulya Hn’ın babaannesini ve babasını içeren eklentiyle ilgili seanstan sonra, yani Bağlar Çalışması’nı yaptığımız günden sonra, Fulya Hn’ın babasının yıllardır süren baş ağrıları tık diye geçmiş. Başka şehirde yaşayan babasının yaptığımız çalışmadan ve içeriğinden haberi yoktu. Bu da bana, babaanneyle ilgili olarak çıkan eklenti bilgisinin doğru olduğunu hissettirdi.

Yıllardır geceleri uyuyamayan, yoğun baş ağrıları yaşayan babanın ağrısının tık diye geçmesi sebebiyle durumdan çok etkilenerek 1-2 ay sonraki Bağlar Çalışması’na kendisi için katıldığını da burada eklemek isterim.

( ………devam edecek )

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

KİLO ALMA-VERME DENGESİZLİĞİ ÜZERİNE BİR VAKA ( 1. Bölüm )

Standard

F1

İsmine Fulya diyeceğim danışanla temmuz 2019’da ilk defa bir araya geldiğimizde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” kilo alıp vermemin dengesizliği ” yazmıştı.

40 yaşlarının başlarında olan Fulya hn evli, çocuklu, çalışan bir kadındı ve yurtdışında yaşıyordu.

Kilo alıp verme konusunda verdiği örnekler arasında:

-2-3 ayda 10 kg verip, 7 kg’sunu geri almak

-5 Sene önce 3 ay içinde 17 kg verip, 1 sene içinde 19 kg olarak geri almak vardı.

Diğer 2 kardeşi oldukça ince olmalarına rağmen Fulya hn küçüklükten beri hep toplu bir çocuk olduğu için ilk diyetini ailesinin baskısıyla henüz ilkokulda iken uygulamak zorunda kalmıştı.

Baba tarafındaki kadınların hepsinin 100 kg’nun üzerinde olduğunu, bu durumun babasının şişman kadın sevmeyerek kg takıntısı geliştirmesine sebep olabileceğinden bahsetti.

Detaylı yaptığımız ön görüşmeden sonra kısa eklenti temizliği ile başladığımız seansın henüz başındayken eklenti algıladığı için seansımıza eklenti temizliği ile başladık.

1.EKLENTİ: 7 Yıldır kendisinde bulunan, 2012 yılında on yıllık küslükten sonra babası ile ilk konuşmaya başladığı yıl kendisine, suçluluk duygusu ile çektiği bir eklentiydi.

Şu anki eşiyle evlenmek istediğinde ailesi özellikle de babası evliliğe karşı çıkmıştı. Fulya hn 4 yıl boyunca belki babası ikna olur diye beklemişti ama babasının kararı değişmemişti. Bu sebeple ailesinin onayı olmayan bir evlilik yaparak yurtdışına yerleşmişti. Bu süreçte babası 2012 yılına kadar kızıyla görüşmeyi reddetmişti.

Bu sebeple 2012’de gelen eklentisi, babasına karşı susması yönünde bir etki yaratmak için gelmişti.

F2Etkileri: Hayır diyememesine ve sürekli insanları kırdığını düşünmesine sebep olmuştu. Kabızlık, yorgunluk, ağırlık, sanki depresyondaymış gibi sürekli uyumasına ve yemek yemesine sebep olmuştu. Ayrıca sol göz civarı migren gibi şiddetli ağrılar yaratmıştı.

Eklentisini gönderdikten sonra babasına öfke konusuna giriş yaparak seansı noktaladık.

 

Bu seanstan sonra kendime aldığım özel notlarda:

-Bağlar Çalışması ile ilerlenmeli. 3 Ayrı bölgeden göç eden ataları var.

-Halaların hepsi kilolu. Kg sebepleri araştırılmalı.

-Baba çok katı. Baba temalı çalışılmalı.

yazmışım.

 

g2

 

1.GÜN SONRA:

Günaydın Eylül Hanım,

Dünkü seanstan sonra birşeyler yeyip eve gittim. Gece yatana kadar korkunç bir şekilde bir baş ağrım vardı. Hatta sol tarafım daha şiddetliydi. Kızlar gözümün küçüldüğünü söylediler.
Şu anda iyiyim . Birazdan yola çıkıcaz. “

9. GÜN:

” Günaydın Eylül Hanım,

Bu güne kadar kendimi çok iyi hissettim. Hiçbir sorun yok. Sadece dün çok başım döndü ve kendimi halsiz hissettim. Dün babamla beraberdik acaba ondan mı diye düşündüm?
Bu arada babamla da çok çok iyiyiz. Sanırım bu durumun kendi de farkında, o da çok mutlu. Haftaya çarşamba dönüyorum. Ama 3.10–18.10 tarihleri arası tatilim. Eğer bu arada herhangi bir bağlar çalışması denk gelirse büyük ihtimal gelebilirim.
Size iyi çalışmalar diliyorum. “

1 AY SONRA:

Merhaba Eylül Hanım,
Şu ana kadarki durumumdan çok mutluyum. Daha aktif, neşeli ve dinç hissediyorum kendimi. Seans sonrası konuşmuştuk bağlar çalışması için, ekimde gelebileceğimi söylemiştim. 01.10 tarihine bilet aldım. Bir-iki haftalığına İstanbula geliyorum. O süre zarfında herhangi bir randevu olanağı var mı acaba?
Şimdiden ilginize teşekkür ederim.
Sevgiler

                                                **********************

Kendisine verdiğim cevapta, sık sık gelemeyeceği için Bağlar Çalışması’na katılması halinde gelmişken 2 seans almasını önerdim. O da önerimi kabul etti ve bir sonraki çalışmamızı farklı teknikler kullandığım grup çalışması olan BAĞLAR ÇALIŞMASI’na katılacak şekilde organize ettik.

( …………………devam edecek )

NOTLAR Bölümü, 3. bölüm yazısının sonunda yer alacaktır. Bu yazının son düzenleme işleri bitmek üzereyken fonda çalan şarkının bu vakaya cuk oturduğunu hissettiğim için şarkıyı sizlerle de paylaşıyorum. Sözlere dikkat…

ŞARKICININ ŞARKISI

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

BABALAR VE KIZLARI ( 2. Bölüm )

Standard

I3

İlk seans ve aynı hafta yaptığımız Bağlar Çalışması’ndan 1 yıl sonra ağustos 2019’da Işıl Hn’dan yeni bir randevu talebi aldım. Aradan uzun zaman geçtiği için yeni bir çalışma konusu olup olmadığını sordum. Seçtiği konuya göre bireysel seans veya grup çalışması önerebileceğim için ne konuda çalışmak istediğini sorduğumda aşağıdaki gibi yanıtladı:

” Eylül hanım çalışmak istediğim konular şu şekilde;

  1. Ben hayatımda nerdeyse 3 yılda bir her şeyin yolunda olduğu bir arkadaş grubumdan bi anda dışlanma gibi bir durum yaşıyorum. Ben ve benim yanımda olan bir iki insan, benim haklı olduğumu düşünse de ben hiç bir zaman haklılığımı ispatlayamıyorum ve o insanları hayatımdan çıkarıyorum. Şehir değişiyor, insanlar değişiyor, sebep değişiyor ama senaryo hep aynı. Bu döngüyü kırmak istiyorum.
  2. Bir diğer durum ise duygusal boyutta görüştüğüm konuştuğum erkekler sanki beni mutlu etmek için hayatıma girmiyor da bende beklenti oluşturup o beklentiyi yerine getirmeyip beni kırmak için hayatıma giriyorlar. Ben hep kendimi görüşelim konuşalım diye çabalarken buluyorum ve karşımdaki insanların başına bir şekilde bi durum geliyor, bir aksilik çıkıyor, o oluyor bu oluyor ve o şey gerçekleşmiyor. Erkeklere karşı çocuk gibi beklentiye girmekten onların bir şeyleri ayarlamasını çözmesini ve yanıma gelmesini beklemekten çok sıkıldım. Bunun babamla ilgili olduğu kanaatindeyim, benim çocukluğum babamın parası olsun da beni görmeye gelsin diye beklemekle geçti, 5 yaşındayken babam yanıma gelsin diye bilet parası biriktirmişliğim var, bir süre sonra babamın bahanelerini gerçekçi bulmamaya başladım ve güvenim sarsıldı. Şu anki ilişkilerimde de aynı durumu sürekli yaşıyorum bu yaram sürekli kanatılırken buluyorum kendimi. “

 

Yazdığı her 2 sorunun da babasıyla ilgili olduğunu düşündüğüm için o anda email atarak 1 gün sonra Bağlar Çalışması olduğunu ve yazdığı konu başlıklarına çok daha uygun olabileceğini söyledim. Işıl Hn anında kabul etti ve hızlıca organize ettik.

Bu arada, Işıl Hn’dan bir yıldır herhangi bir geri-bildirim almamış olduğum için o arada neler olduğunu bilmiyordum. Bu sebeple çalışmaya gelmeden önce , son 1 yıl içindeki  sadece önemli gelişme ve değişiklikler varsa yazmasını rica ettim.

Bunun üzerine aldığım uzun ve detaylı email:

Eylül Hanım Merhaba,

I1

Öncelikle ben size ilk regresyon seansı öncesi ilişkimden biraz bahsetmek istiyorum.
2014 yılının Mart ayında başlayan bir ilişkim vardı. Partnerim hem ekonomik açıdan iki yakası bi araya gelmeyen, ne kadar çabalasa da para kazanamayan ya da kazandığını elde tutmayı başaramayan bu konuda bahtsız bir insandı. Ben de ilişkide hem ebeveyn hem sevgili olmuştum, birlikte yaşıyor gibiydik ve neredeyse tüm yaşam gereksinimlerimizi ben karşılıyordum, geliri kendi harçlığımdan sağlıyordum, eve geldiğinde yesin diye yemek yapıyordum, çamaşırlarını yıkıyordum. Bu 3 yıl içerisinde gerçekten hiç karakterimde olmayan bir insana dönüşmüştüm, üstelik bunu mutlu olmamama rağmen istemsiz söylene söylene yapmaya devam ediyordum. İletişim dinamiğinde ise ben onu sürekli yönlendirmeye çalışıyordum hayatını düzenlemeye çalışıyordum kendimce ve o da yanımda olmadığı zamanlarda beni resmen unutuyordu ve bu yüzden de sürekli kavga ediyorduk, bir kısır döngü gibiydi fakat tüm bunlara rağmen o süreçte çok sevdiğimi hayatımın aşkı olduğunu düşünüyordum bunların hiçbirini yaşarken göremiyordum.

2018’in Temmuz ayında sizinle ilk defa regresyon seansı yapmıştık ve birkaç gün sonra ise babamla ilgili problemlerimden ötürü bağlar çalışmasına katılmıştım. (Bununla ilgili detaylar sizde mevcut olduğundan ayrıntıya girmiyorum dilerseniz yazabilirim.)

SEANSLAR SONRASI DEĞİŞİMLER: ( Temmuz 2018  bireysel seans+ Bağlar Çalışması )

1- Bu seanslardan sonra Ağustos sonu Eylül başı gibi ilişkim konusunda ciddi bir aydınlanma yaşadım ve açıkçası bu değişimin seanstan bu kadar kısa süre sonra olduğunu şu an yazarken farkediyorum. O süreçte bir kaç aylığına farklı şehirlerdeydik. Partnerime ve bu ilişkiye muhtaç olmadığımı, bu ilişkinin beni ne kadar mutsuz ettiğini ve onsuz daha güzel bir hayat sürdürebileceğimi farkettim. Gözümdeki perde kalktı desem gerçekten abartmış olmam. Onun gün içinde bana yazmıyor beni aramıyor olması daha önceden bana kafayı yedirip çılgına döndürüyordu ve bunu her yaşadığımda kavga ediyordum, bağırıp çağırıp sinir krizi geçiriyordum. Bunun yerine rahat bir şekilde kendi hayatımla ilgilenmeye başladım. Bunu takıntı haline getirme durumum ortadan kalktı, ona karşı olan öfkem dindi. Yıllarca takıntı yapıp kendimi yıprattığım olayları önemsememeyi başarabilir hale geldim. Eylül sonunda ise ilişkimi suçlamadan, konuşarak rahat bir şekilde bitirebildim. Görünmez zincirlerimi farkedip onlardan kurtulmuşum gibi rahatladım. Bu ilişkimi bitirmemle alakalı değildi, ben ruhsal olarak özgürleşmiştim. Daha önce farkedemediğim şeyleri farketmeye başladıkça zaten hayatımda rolünü tamamlayan insanlar hayatımdan kolaylıkla bana acı çektirmeden çıktı.

I92- İlişkiden bağımsız olarak yaşadığım değişim dönüşümden biraz bahsedecek olursam; her konuda sinirlenen, en ufak şeye bağırıp çağırıp azar atan halim aydan aya azalmaya başladı. Özellikle Ekim-Kasım ayından sonra, öncesinde her gün birileriyle kavga eden ben çok daha sakin, dingin bir insana dönüşmeye başlamıştım bunu gerçekten hissediyordum. Eskiden iki güne bir, haftada iki gibi bir oranla neredeyse herkesle kavga edebilme potansiyeline sahiptim; artık bu şekilde tartışmaları çok nadir yaşıyorum ve eskisi gibi abartı tepkiler vermiyorum.

3- Bir şeyleri kontrol etme, başkalarının hayatlarına müdahale etme, düzene koyma gibi huylarımda ciddi azalmalar meydana geldi ve bunun değişmesi beni çok hafifletti. Artık kendi hayatımı umursayıp kendi mutluluğum, kendi isteklerim için kararlar almaya başladım. 2015’ten itibaren dönüştüğüm o anaç karakterden eser kalmadı tekrar kendi yaşıma döndüm diyebilirim.

4- Babamla iletişimimiz bana göre farkedilir şekilde değişti. Bu konuyla ilgili değişimi 2019 Mayıs- Haziran aylarında gözlemledim. Eskiden babamı hiç aramazdım aklıma gelse de aramak istemezdim o aradığında ise gerilirdim, konuşmak istemezdim, sesini duymak rahatsız ederdi. 4-5 aydır daha rahat konuştuğumu farkettim ve son 1-2 aydır o aramadan aklıma gelmeye ve ben de aramaya başladım. Konuşmalarımız daha rahat daha eğlenceli hale geldi.

I10.jpg

5- Aynı şekilde babamın ailesiyle de hiçbir bağım yoktu görüşmek konuşmak istemezdim. Geçtiğimiz bayram babaannemi, babamı tüm halalarımı amcalarımı herkesi kimse hatırlatmadan aramak istediğim için aradım, bu durumun yeni bir durum olduğunu annemin şaşkınlığıyla farkına vardım. Ve onlarla konuşmak beni gerçekten mutlu etti. Kendimi ilk defa bu aileye ait hissettim, onların benden bir parça olduğunu farkettim.

Yaklaşık 1 sene içerisinde hayatımdaki gözlemleyebildiğim değişim dönüşümler bu şekilde…

Özellikle söylemek isterim ki bunlar için size, işinize olan özeninize ve emeğinize minnettarım,

Sevgiyle kalın… 

 

seans

 

 

b

2. BAĞLAR ÇALIŞMASI: ( Ağustos 2019 )

Bu çalışma öncesinde Işıl hn’la yaptığımız kısa sohbet sırasında babasıyla ilgili verdiği bazı bilgiler ve birkaç örnek sonucunda , babanın hal ve tavırlarının bende bir konuda şüphe uyandırması sonucunda kendisine şöyle bir tavsiyede bulundum: ” Babandan uzakta yaşadığın için onun hayatıyla ilgili her detayı bilmiyor olabilirsin. Eğer arada hala görüşüyorsan bir sohbet anında fırsatın olursa kendisinden veyahut bir yakınınızdan öğrenme şansın olursa, geçmişte kendisine bir psikiyatrist tarafından herhangi bir teşhis konulup konulmadığını, ilaç kullandığı bir dönem olup olmadığını öğrenebilirsen iyi olur. Çünkü sen hayatın boyunca babanın davranışlarına öfkelenirken, aslında onun tüm bu davranışlarının sebebi belki senin bilmediğin bir rahatsızlığa sahip olması olabilir. Dolayısı ile evliliğini, işini herşeyini kaybetmesinin ardında böyle bir ihtimal varsa, bunu bilmende fayda var. ”

Bunun üzerine Işıl hn öğrenince bana bilgi vereceğini belirtti. Biz de çalışmamıza başladık. Yaptığımız çalışma baba eksenli ilerledi ve şöyle bir bilgi ortaya çıktı: Işıl hn henüz 3-4 yaşlarında iken babası evden ayrılıyordu. ( Ayrılış şekli ile ilgili detaya girmeyeceğim fakat herkesi karşısına alarak ve eşinin ailesi tarafından aniden dışlanarak ayrılmak zorunda kalıyordu ). Işıl Hn ise bu senaryoyu kendi hayatında her 3,5 yılda bir tekrarlıyordu. Lise 1 de, üniversite 1 de ve üniversite son sınıfta ait olduğu arkadaş grubundan dışlanmıştı. ( en üstte yazdığı konu başlıklarından ilki ).

Babayla olan bağlanma şeklini içeren bir çalışma yaptıktan sonra seansımızı noktaladık.

 

1 HAFTA SONRA:

Eylül Hanım Merhaba,

Geçen gün bahsettiğim duygusallığım ve yaşadığım olumsuzluklar bir iki gün sonra geçti.
I8Çok güzel bir gelişme oldu, babamın çalışma koşullarından dolayı kaldığı yerlerden ötürü yanına gidemediğimden bahsetmiştim hatırlarsınız. Birkaç haftalığına B…. şehrinde halamların yanında olduğunu öğrendim ve 3-4 günlüğüne babamın yanına gidip onunla vakit geçirme fırsatım oldu, bu bana gerçekten çok iyi geldi. Hatta ben oradayken şans eseri bir gün sonra babaannem, diğer halam ve amcamın da yaşadıkları şehirden hafta sonu için geleceğini öğrendim ve bir anda herkesi görme fırsatım oldu. Mucize gibi gelişti tüm olaylar baştan sona.
Size asıl bahsetmek istediğim olay ise şu; ilk gittiğim gece halam ve babamla otururken hiçbir çabaya gerek kalmadan babamın annesi ve babasını etkilemiş olan hikayeler neredeyse isimlere varana kadar önüme serildi. Bu öğrendiklerimle ilgili bu tarz durumlarda nasıl bir yöntemle ilerliyorsunuz? Müsait bir gününüzde ofisinize gelerek sonraki seans için ön görüşme gibi bir şey mi yaparız veya başka bir şekilde derseniz o şekilde de iletebilirim.
Sevgiler,                  “
10 GÜN SONRA:

Eylül hanım,Unutmamak için babamla aldığım notları sizinle paylaşıyorum. Yine de biraz uzun kusura bakmayın…

……….. ( Aileyle ilgili özel bilgiler olduğu için tarafımca sansür uygulanmıştır. ) ………………

………………………………………            ……………………………………………………………………………………………….

Babama direkt olarak sormadım fakat bana annemden ayrıldıktan sonraki süreçte, bir dönem hastanede kaldığını ve ağır depresyon geçirdiğini söylemişti.

Ek bilgi; Ailede kalp hastalıkları, alerji ve depresyon genetik olarak mevcut.

…………………………………………………………                         ”

 

Ş11NOTLAR:

1-Işıl Hn’ın en üstte yazdığı her iki konu da babasıyla ilgiliydi. Babası, ailede dışlanmış kişi olduğu için, babasına olan sevgisinden dolayı onun travmasını her 3,5 senede bir tekrar ediyordu. Bu sevgi türüne aile diziminde ” kör sevgi ” deniyor.

2- İlk seansa geldiğinde halen devam eden 3 yıllık ilişkisindeki erkek arkadaşını tarif ederken kullandığı kelimelerden göreceğiniz üzere,  babasına benzeyen bir erkek seçmiş ve annesi ile babasının ilişki modelini tekrar ediyordu.

Bu da aklıma aşağıdaki sözü getirdi:

Bir çocuğun üç ebeveyni vardır: Biri annesi, diğeri babası, üçüncüsü ise anne-baba arasındaki ilişki şekli. Bu üçüncü ebeveyn çok önemlidir.  “

                                                                                           Dr. Byron Norton

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

BABALAR VE KIZLARI ( 1. Bölüm )

Standard

I3

İsmine Işıl diyeceğim genç danışanım 20’li yaşlarının başında bir üniversite öğrencisi idi. 2018 yılı başlarında bana ilk defa bir tanıdığı aracılığıyla geldiğinde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne “ Hayatımın her alanında sosyal  ilişkilerimi etkileyen agresiflik ve kontrol edilemeyen öfke sorunlarım ” yazmıştı.

2. Konu başlığına ise ” Kendimi doğru ifade edemiyorum. Annem, erkek arkadaşım dahil herkes beni sert buluyor. Kendi düşüncemin herkes için doğru olduğunu düşünüp kabul görmeyince öfkeleniyorum. İddiacılığa girip kabul ettirmeye çalışıyorum ” demişti.

Yaptığımız uzun ön-görüşme sırasında aldığım bilgilerden biri anne ve babasının o henüz 3 yaşındayken boşanmış oldukları ve babasını 3-4 yılda bir yüz yüze, ortalama olarak ayda 1 kere de telefonla görüşebildikleri idi. Anne-babasının boşanma sebebini babasının huysuz ve sorumsuz olmasına bağlıyordu.

3 Yıllık bir ilişkisi vardı. İlişkisinden bahsederken, onun sorumsuzlukları ve benim agresifliğim dışında sorunumuz yok demişti.

İlk seansa gelen herkese uyguladığım üzere seansa kısa eklenti temizliği ile başladık. Bu esnada kendisinde 4 ve üzerinde eklenti olabileceğini belirtince seansımızı eklenti seansı olarak başladık.

seans

 

1.EKLENTİ: 3 Yıldır kendisinde bulunan, 2 gezinen enerji idi. Üniversitede arkadaşlarıyla birlikte çok fazla takıldıkları bir bar ortamında çekmişti.

Etkileri: Kendini koruma isteği, kalabalıktan uzaklaşıp izole olma isteği yaratmışlardı. Ayrıca hemen hergün baş ağrılarına ve 1 sene önce birkaç gün boyunca sağ alt bacağında yanmaya sebep olmuşlardı. Daha tahammülsüz ve öfkeli biri olmasını ve o dönemde çok fazla içki ve sigara içmesini sağlamışlardı.

 

2.EKLENTİ: a )17 Yaşındayken yaşadığı bir travma anında çektiği eklentiydi. Bu bölümde, o dönemde yaşadığı sorundaki suçluluk duygusuna çalıştık.

Etkileri: Yalnızlaşmasına sebep olmuş ve anaçlık yaratmıştı.

b) 2015 ve 2016 yılında benzer bir sorun yaşadığı sırada çektiği diğer 2 eklentiyi de bu bölümde gönderdik.

Etkileri : İnsanlara özellikle de yeni tanıdığı kişilere karşı güvensizlik yaratmışlardı. Cinsellikten korkmasına, bu konuyla bağlantılı farklı korkulara sebep olmuşlardı.

 

I6

3.EKLENTİ : 4 Yaşından beri kendisinde olan, babası evden ayrıldıktan sonra hissettiği terk edilme duygusu ile çektiği 3 gezinen enerjiydi.

Etkileri: Yalnız kalma ve terk edilme korkusuna sebep olmuşlardı. Herkese ve herşeye karşı öfke duymasına yol açmışlardı. Sindirim sorunları, hazımsızlık ve bağırsaklarda şişkinlik ile gaz sorununa yol açmışlardı. Ayrıca baş ve ense ağrıları yaratmışlardı. Küçüklükten beri burunda alerji, sızlama ve hapşurma ile burun akıntısına sebep olmuşlardı. Küçükken aylarca alerji testlerine girdiğinden ve herhangi bir sonuç çıkmadığından bahsetti. Şakaklarda ağrılara, olayları yanlış algılayıp çok sık yanlış anlamalar yaşamasına ve bu sebeple öfkelenip fevri davranışlarda bulunmasına sebep olmuşlardı.

4 Yaşındaki döneme detaylı bir çalışma yaptık.

 

 

4.EKLENTİ: 2 Yıldır kendisine bulunan, şu anki erkek arkadaşı ile ciddi bir ayrılık yaşadıkları sırada hissettiği duygularla çektiği 3 gezinen enerji idi.

Etkileri: Öfke, hırs, inatçılık, huysuzluk ve melankoli yaratmışlardı. Ayrıca baş ağrılarının artmasına sebep olmuşlardı.

Bu bölümde erkek arkadaşına duyduğu öfke konusunda çalıştıktan sonra seansı noktaladık.

 

E8

 

Seans sonunda kendime aldığım özel notlarda: ana karnı ve 0-6 yaşa çalışılması gerektiği, ayrıca Bağlar Çalışması’na mutlaka katılması gerektiğini belirtmişim. Küçüklüğünden beri baba figürünün olmadığını, öfkesinin bu konuyla bağlantılı olabileceğini, yoğun kişi bağımlılığı ( erkek arkadaşına ) olduğunu eklemişim.

 

 

g2

2.GÜN:

Seanstan 21:45 civarı çıkınca evime(15-20 dk lık mesafede) rahat bir şekilde yürüdüm. Eve varıp yemek yedim. Seans sırasındaki ağrılarım geçmiş, baş ağrım çok çok azalmıştı. Ardından yarım saat oturabildim çok uykum geldi uykum geldikçe baş ağrım biraz arttı. 23:30 civarı uyudum. Saat 5:15 civarı kedilerimizin evde sürüklediği poşet sesine çok korkarak uyandım. Uyku boyunca karışık fakat hatırlamadığım rüyalar gördüm. Gece boyu bağırsak hareketliliğim ve şişkinliğim devam etti. Sabah dinlenmiş olarak uyandım ve tüm gün dışarıda vakit geçirdim herhangi bir baş ağrısı, yorgunluk veya anormal bir durum hissetmedim.

 

B

NOT: Bu bireysel seanstan birkaç gün sonra o dönemde ayda 1 düzenlenen BAĞLAR isimli grup çalışmasına katıldı. Orada köken aile ilişkileri üzerine çalıştık. Burada dikkatimi çeken babanın anne tarafından yok sayılması ve Işıl hn’ın babasına öfke duyması idi.

 

 

9.GÜN:

” Pazar günü; bağlar çalışmasından çıktıktan sonra enerjim gayet yerindeydi. Eve 1-2 saat sonra geçebildim, uykum gelince bir ağırlık çöktü temizleme yapıp uyudum.

Pazartesi; işte çok halsizdim uykusuz kalmayacak kadar uyumama rağmen çok uykum vardı. Öğleden sonra kendime geldim günün ikinci yarısında herhangi başka bir sorun da hissetmedim.

Akşam annemle ufak bir tartışma yaşadık, sakin olan taraf bendim. İçimde bir hınç bir kendini ifade edememekten kaynaklı boğulma yaşamadım.

Salı; sabah rahat uyandım sinüs bölgemde çok hafif bir ağrı var(sinüzit veya astigmatdan da olabilir)

Çarşamba; erken kalkmama rağmen gün içinde uykum gelmedi. Az da olsa enerji artışı hissediyorum. Bol su tüketiyorum.

Olaylara karşı daha sakinim. Eskiden büyüteceğim sinirden ağlayacağım ve çok önemli bir mesele haline getireceğim şeyleri sakin karşılıyorum. Özellikle erkek arkadaşımın sorumsuzluklarıyla ilgili meselelerde. Üzülsem sinirlensem bile öfke patlamaları yaşamıyorum. Sakin bir şekilde düşüncelerimi paylaşabiliyorum. Beni aramaya vs. vakit bulamadığını iddia ediyor ve yaklaşık 10 gündür sağlıklı bir iletişimimiz yok. Geçen haftaya oranla insanlarla kavga etme oranım neredeyse %60 azaldı.

I4.jpgÇarşamba günü akşam annemle 3-4 kez gerginlikler yaşadık.

Perşembe günü annemle neredeyse sürekli kavga ettik ani sinir patlamaları yaşadık, sesler hayli yükseldi.

Cumartesi günü annemle şiddetli kavga ettik fiziki olarak da birbirimizi hırpaladık üstelik bu sefer ikimiz de sinir krizi seviyesine geldik. Bu şekilde kavgalarımız 3-4 yılda bir olur.

Pazar günü de gergin geçti annemle sürekli kavga ediyoruz. Çok gergin ve tahammülsüz olmaya başladım. İçimde tekrar o hınç oluşmaya başladı. Çıkaramadığım bir sinirim varmış gibi hissediyorum.

Fiziki olarak enerji artışından başka farkedilir bir değişiklik yaşamadım.”

 

Ş11

NOTLAR:

1-Eklenti seanslarından sonra ilk beklediğimiz şey yaşam enerjisinde artıştır. Onun dışındaki gelişmeler danışana, eklenti modeline-sayısına, eklenti çekme sebebine ve gönderdiğimiz eklenti oranına göre değişkenlik gösterebilir.

2-Bağlar Çalışması sonrasındaki gelişmeler ise daha uzun vadede gözlemlenebilir veya farkedilebilir. Bu vakada danışanla önce bireysel seans, 2 gün sonra ise başka tekniğin kullanıldığı grup çalışması (BAĞLAR )  yaptığımız için her iki seansın tamir fazı süresi aynı döneme denk geldi. Bu sebeple, biraz daha uzun süreli gözlemlemekte fayda var.

Yukarıdaki geri-bildirimler tamir fazı sürecine ait olup, ilerleyen döneme ait diğer geri-bildirimler vakanın ikinci bölümünde yer alacaktır.

 

( ……..devam edecek )

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BİR BABA-KIZ HİKAYESİ ( 2.Bölüm )

Standard

b1.BAĞLAR ÇALIŞMASI:

İlk seansımızdan 1 ay sonra Suna Hn ilk defa Bağlar Çalışması’na katıldığında annesi ile bağlanma şekline çalıştık. Bu çalışma sırasında dikkatimi çeken nokta; annenin kendi köken ailesinde yaşanmış bir travmayı Suna Hn ile ilişkisinde tekrarlandığı idi.

2.BAĞLAR ÇALIŞMASI:

İlk Bağlar Çalışması’ndan 1 ay sonra katıldığı 2. Bağlar Çalışması’nda baba ile bağlanma şekline bakarak derin bir çalışma yaptık. Bu çalışma esnasında ise dikkatimi çeken konu:  Suna hn’ın babaannesinin çok yüksek sayıda ölen bebeğinin ardından hayatta kalan ilk çocuğunun Suna hn’ın babası olması; babaanne-dede arasındaki çatışmalı ilişki sebebiyle oğlunu evde partneri gibi konumlandığı idi.

 

12

 

2. BAĞLAR ÇALIŞMASI’NDAN 4 GÜN SONRA:

” ……………….Ondan önce de eklenti seansı yapmıştık, size ilk geldiğimde kilo veremiyor olmamdan rahatsız olduğumu belirtmiştim. Seanstan sonraki hafta diyetisyene başladım. İki ay oldu ve yaptığım diyete göre pek kilo veremedim. 2-2,5 kilo değişti. Ancak yeme ataklarım baya azaldı, yine oluyor ama eskiye göre daha kontrollüyüm.

Bir sonraki görüşmemizde diyabet hastalığı üzerine çalışmak istiyorum, Bağlar’a mı gelmemi önerirsiniz yoksa bireysel seans mı daha iyi olur? Ailemde şeker hastalığı pek yaygın değil çünkü.
Teşekkürler .  “
2. BAĞLAR ÇALIŞMASI’NDAN 3,5 AY SONRA:

” Eylül Hanım merhaba,

S81 Ay arayla katıldığım iki Bağlar Çalışması’nın üstünden 3-4 ay geçti ve geçen hafta 5 yıldır görüşmediğimiz babam benimle ve kardeşlerimle görüşmek istedi, ben gerildiğim için yüz yüze görüşmeye gitmedim ama kardeşim gitti. Bambaşka birisi ile karşılaştığını söyledi. Eskiden herşey için etrafındaki insanları suçlayan adam şimdi hatalarını kabul eden, bundan sonrasında telafi etmek için şans isteyen birine dönüşmüş. Herşeyi dramaya bağlayan sürekli ajitasyon yapan biriydi ama şimdi oldukça mantıklı konuşan, neşeli ve sahip olduğu şeyler için şükrettiğini söyleyen biri olmuş. Bunları kardeşimden başka biri söylese asla inanmam,abartıyor derdim. Henüz kendim görüşemediğim için onun bana anlattıklarını paylaşmak istedim sizinle. Benimle ve hatta hiç görmediği çocuğumla da görüşmek istedi ama ben cesaretimi toplayamadım henüz. Ayna karşısında onunla konuşmanın provasını yaparken bile sinirlerim boşalıyor ağlamaya başlıyorum. Onun karşısında da böyle güçsüz görünmek istemediğim için şimdilik erteliyorum.

Yardımlarınız için tekrar teşekkürler. “

 

**********

Kendisine cevabımda BAĞLAR ÇALIŞMASI’nın etkilerinin uzun vadede gösteren bir çalışma olduğunu, babası odaklı yaptığımız son çalışmadan babasının da şifa almış olmasına sevindiğimi, farklı gelişme olursa haberleşebileceğimizi belirttim.

S9

 

2. BAĞLAR ÇALIŞMASI’NDAN 5 AY SONRA:

” Merhaba Eylül Hanım,

S10.jpgYaklaşık iki aydır haftada bir, iki haftada bir gibi sıklıkla görüşüyoruz babamla. Bize karşı çok ilgili, torunu ile vakit geçirmekten çok mutlu gibi görünüyor. Onu görmeye geleceği zaman sevdiği abur cuburlardan alıyor. Bu başka dedeler için normal yada sıradan bişey gibi görünse de babamın eski hali için çok ütopik bir tavır. Hala gerçek olduğuna inanamıyorum bazen. İlk görüşmelerde çok gerilsem de ben de baya rahatladım, arada bir oğlumun fotoğraflarını göndermeye bile başladım.
Şimdilik aklıma sadece bunlar geliyor.
Tekrar teşekkür ederim desteğiniz için.
Sevgiler. “

 

 

Ş11

NOTLAR:

1-Bu vakayı çok merak edilen, sürekli sorular aldığım Bağlar Çalışması hakkında bir örnek olması açısından yazdım. Regresyon seansı bireysel çalışmadır, Bağlar Çalışması ise farklı tekniklerin kullanıldığı bir grup çalışmasıdır.

2-Hem anneden hem babadan alamadığımızda, hayatın ilerleyen aşamalarında  herhangi bir alanda sorun yaşamamız çoğu zaman kaçınılmaz oluyor. Suna Hn’ın yeme ataklarının azalması, az da olsa kilo vermeye başlaması ve bu konuda eskiye göre biraz daha iradeli olmaya başlamasının  bu çalışmanın bonus faydası olduğunu düşünüyorum.

Ancak yeme bozukluğu ile ilgili konuya ayrıca bireysel olarak bakmak gerekir. Nasıl ki vücudumuz bu kiloları bir günde almıyorsa, bütün bu kiloların da bir günde gitmesini bekleyemeyiz hele ki tıbbi bir soruna dayanıyorken. Bu tip durumlarda doktor kontrollü bir tedavi+diyet uygulanmasını tavsiye ederim. Benim yapabileceğim şey ise sadece sizi yemeye iten duygusal sebeplere çalışmak olabilir. Bu ise bir süreç gerektirir.

3-Bağlar Çalışması’ndan 3 ay sonra gibi bir sürede babasının bambaşka bir insan olarak hayatlarına müdahil olması, Bağlar Çalışması’nda sistemik çalıştığımız için diğer kişilerin de şifa alabilecekleri konusunda güzel bir örnek oluşturmuş. Bu sebeple bu vakayı Bağlar Çalışması açısından bir örnek olarak paylaşmak istedim.

Bağlar Çalışması; belli bir beklentiyle değil, beklentisiz ve açık bir kalple geldiğinizde, beklenmeyeni beklediğimiz bir çalışmadır…Bir keresinde iki kere regresyon deneyip eklenti dışında hiçbirşey yapamadığımız, trans sorunu yaşayan bir danışanın Bağlar Çalışması’na katıldıktan sonra 4 yıldır regl olmadığı halde bir ay sonra tekrardan sağlıklı bir şekilde regl olmaya başladığına şahit oldum. Çalışma konumuz bu değildi ama o günkü grupta dişilikle ilgili birşeyler çalışılmış olmalı ki böyle bir bonus fayda oldu.

Başka bir bonus fayda örneği; bir danışanın araba kullanma sorunu vardı ama çalışma konumuz bu değildi…Başka bir konusuna çalışırken karşımıza ebeveynini ve amcasını içeren bir araba kazası travması çıkınca o konuya çalıştık. Aradan çok kısa bir süre geçtikten sonra hem kendisi hem de konudan hiç haberi olmayan kuzeni ( kazaya şahit olan amcanın çocuğu )  aynı anda araba kullanmaya başladılar. Onun öncesinde danışanın arabası olmasına rağmen yıllardır otoparkta bekliyordu ve bu çalıştığımız kaza kendisi hayattayken şahit olduğu bir kaza değildi.

Dolayısıyla, sadece kendi travmalarımız değil ebeveynlerimiz hatta bazen atalarımızın travmalarının da izlerini taşıyabiliyoruz. Bu sebeple ilk görüşmede detaylı bir ön görüşme yaptığım kişilerin ihtiyaçlarına göre bir yol haritası belirliyoruz. Bireysel çalışmanın yeterli olmadığı durumlarda ise Bağlar Çalışması’nı bir takviye aracı olarak kullanıyoruz.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

BİR BABA-KIZ HİKAYESİ ( 1.Bölüm )

Standard

Father and daughter sitting on a rocky beach and talking

Suna Hanım ile 2019 yılının başlarında ilk defa bir araya geldiğimizde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” Yeme bozukluğu, endişe ve huzursuz ruh hali; öfke; aşırı anaçlık ” konularını yazmıştı.

Otuzlu yaşlarının başlarında, evli, çocuklu ve iş hayatına ara vermiş ama eskiden yoğun çalışma hayatı olan bir kadındı.

Şu anda seans notlarıma bakarken hatırladığım üzere, seansa geliş şekliyle bende biraz eklenti şüphesi yaratmıştı çünkü seans saatine 1,5 saat erken gelip bir kafede oturup beklemesine rağmen yanlış apartmanın zilini ısrarla çalarak ” Zile basıyorum açmıyorsunuz ” diyerek aramıştı.

Birden fazla konu başlığı olduğu için ön görüşme sırasında iki gruba ayırarak öncelikle yeme bozukluğu hakkında konuştuk. Doktor teşhisli olmayan bir tıkınırcasına yeme sendromu olduğunu düşünüyordu. Yaklaşık 10-11 yıldır bu sorunu yaşıyordu. Çalıştığı dönemde işi eve uzak ve stresli olduğu için eve gelir gelmez, dolapta o anda ne varsa tabağa bile koymadan hepsini hızlıca yiyordu.

S57 yıldır da Tip 1 diyabeti vardı. Bu hastalığa bağlı olarak hipoglisemi anlarında zaten yemeğe saldırdığını ve bunun hastalığıyla ilgili olduğunu ekledi. Son 7 yıldır da hipoglisemi anlarında tıkınırcasına yemeğe saldırdığını belirtti. Gündüz olursa açlık hissetmeden tıkınırcasına yiyordu. Gece kalktığında ise hipoglisemi sebepli olduğundan yoğun açlık hissederek yiyordu.

2.Konu başlığı: Öfke, gerginlik ve endişe olarak seçti. Bunun kendini bildi bileli var olduğunu, küçüklüğünden beri hep öfkeli olduğunu söyledikten sonra, ilk defa gelen herkese sorduğum klasik sorularımı içeren uzun ön-görüşmemize geçtik.

Anne-babası onun ergenlik döneminde ayrılmışlardı. Onun öncesinde ise annesinin ilgisiz bir anne olduğundan, küçükken bir dönem annesinden ziyade babasıyla daha iyi anlaştığından bahsetti. Annesinin yemek, temizlik gibi işleri asla yapmadığından, anne gibi davranmadığından; babasının her zaman dışarda olduğundan , sorumsuzluğundan ve eve maddi-manevi katkısı olmadığından bahsetti.

S4Anlaşmalı boşanmanın ardından babasının eve maddi destek vermediğini; boşanma sırasında annesinin kendisini istemeyerek babasına verdiğini ve diğer iki küçük kardeşini yanına alarak kendi ailesinin yanına taşındığını ekledi. 15-16 yaşlarında iken babasıyla geçirdiği o 1 yıl boyunca aslında kendi kendine bakmak zorunda kalmıştı çünkü babası işi gereği sabah 4-5 gibi eve geliyordu. Bu sebeple babasını haftada 1 kere görebiliyordu. Hala o dönemlerden kalma yalnızlık ve karanlık korkusu taşıdığını ekledi.

Şu anda ise son 4-5 yıldır babasıyla aynı semtte oturmalarına rağmen hiç görüşmüyor; annesiyle de dönem dönem görüşmeyerek mesafeli bir ilişki yürütüyordu.

Diğer sorularımın yanıtını da aldıktan sonra ilk defa gelen herkese yaptığım üzere eklenti temizliği ile başladık. Bu sırada kendisi de 2 tane eklenti algılayınca seansımızı eklenti temizliği formatında ilerlettik.

1.EKLENTİ:

5 Yaşından beri kendisinde olan , bir taciz anında kendisine çektiği 6 gezinen enerjiydi.

Etkileri: Her an başıma birşey gelebilir korkusu, insanlar bana zarar verebilir korkusu ve bu korku sebebiyle insanlardan kaçma ve bir ortamda insanlarla baş başa kalmak istememesine sebep olmuşlardı. Hatta doktora bile gitse, doktorla teke tek kalmak istememesine, doktor kadın bile olsa kendisine yaklaşmasını istememesine yol açmışlardı. Eşi ve çocuğu hariç herkesle fiziksel temastan kaçınmasına, sarılmaktan asla hoşlanmamasına sebep olmuşlardı. Ayrıca sol el bileğinde zaman zaman ağrılara, diz kapaklarında sağda daha yoğun olmak üzere ağrılar yaratmışlardı.Yalnız kalmaktan korkmasına, daha öfkeli olmasına ve sol el dirseğinde nadiren sızlama, ısı ve titreşime sebep olmuşlardı.

S6

Bu bölümde 5 yaşındayken gerçekleşen taciz anısına beden terapi ağırlıklı çalıştık. Bu bölümde çalışırken arka planda annesinin onu ve ihtiyaçlarını görmemesi, ilgilenmemesi sebebiyle öfkeli olduğunu farketti. Annesi o sırada küçük olan kardeşiyle ilgilendiği için kızıp sokağa çıktığı bir anda bu taciz olayını yaşıyor ve annesi kızar diye ona söyleyemiyordu.

 

2.EKLENTİ:

Anneye öfkesine giriş yaptığımız bölümde konuşurken 5 ve 8 yaşları arasında annesine öfke ile toplam 12 gezinen enerji çektiğini farketti.

Etkileri: Kimseyle yakın ve samimi ilişkiler kuramama, ilişkilerini mesafeli ve yüzeysel tutma eğilimi vermişlerdi. Birinin kendisini gerçekten sevebileceğine inanmamasına; eşinin birgün çekip gidebileceğini düşünerek korkmasına sebep olmuşlardı. Ayrıca takıntılı düşüncelere ( mesela bir arkadaşı başka bir arkadaşıyla buluşunca, bunun gerçek olmadığını bilmesine rağmen kafasında sanki kendisini görmek istemiyor, artık kendisini sevmiyor gibi düşünceler oluşmasına ) yol açmışlardı. İnsanların negatif bir davranışları olduğunda herşeyi üzerine alınıp kişisel algılamasına ve gereksiz alınganlıklar göstermesine yol açmışlardı.

Bu eklenti grubunu da alanından gönderdikten sonra seansı burada noktaladık.

Kendime aldığım özel notlarda:

-2 Tane var dedi ama toplam 18 gezinen enerji gönderdik. Hala eklentisinin çıkabileceğini düşünüyorum. İlerde tekrar bakılmalı.

S7-8 Yaş kilit nokta. O döneme detaylı bakılmalı.

-Hem anneden hem babadan alamadığı için yoğun öfke var. Her iki ebeveyn odaklı ve BAĞLAR ÇALIŞMASI ağırlıklı ilerlenmeli.

-Tip 1 diyabet ve tıkınırcasına yeme konularının genetik olmadığını ve sadece kendisinde olduğunu belirtti. Yaptığımız çalışmaların bu alanlara extra faydası olup olmadığının etkisi gözlemlenerek ilerlenmeli.

-Kendisinde olan uyku sorunu çocuğunda da var. Bu bölüme gerekirse anne üzerinden Bağlar ile bakmalı. Regresyonda ise öncelikle eklenti ve sonra 0-6 yaş+ boşanma dönemine mutlaka çalışılmalı .

 

12

1.GÜN:

Merhaba Eylül Hanım,
Terapiden çıkıp eve geldikten sonra değişik bir ruh halim oldu, bir an durgundum, sonra aniden gerginleştim, sonra ortada bişey yokken durup durup gözlerim doldu,duygusallaştım.Yorgundum, oğlum uyuyunca hemen ben de yattım.
Gece çok kez uyandım, bir kez karabasanlı kabus gördüm, bikaç kez rüyamda bileklerim görünmez bi kelepçeyle bağlıydı, bikaç kez karnımda yoğun bir ışık, vardı görünmez bi kelepçe var gibiydi açmaya çalıştım. Bir rüyamda da soner adında bir adam eşiniz olduğunu ve sizi rahat bırakmam gerektiğimi söyledi, sizin vaktinizi aldığım, sizi uğraştırdığım için benden rahatsız olduğunu hissettim. Bu arada şu an hatırlayamadığım başka karışık rüyalar da gördüm. Sabah uyandığımda şekerim yüksekti ve dünkü hafif olan gribal hastalığım artmıştı. Terapiyle ilgisi var mı bilmiyorum çünkü dün de biraz rahatsızdım. Bugün de doktora gidip gelmek hariç evde dinlendim.

genel olarak ruh halim ise size gelerek kendim için çok doğru bi adım attığım yönünde. bir haftayı nasıl tamamlayacağımı, tamir fazını nasıl geçireceğimi merakla bekliyorum. önümüzdeki hafta tekrar yazacağım size.   

7.GÜN:

” Merhaba Eylül Hanım,

İlk günkü durumumu yazmıştım. İkinci gece de karışık kabuslar gördüm, tek hatırladığım el parmaklarımı birinin çektiği ve hissettiğim acı. Ertesi gün de saatlerce ağrı hissettim parmaklarımda. Bu arada gribal hastalığım baya arttı sonraki günlerde. Terapiyle ilgisi var mı bilmiyorum ama tüm haftayı hasta, yorgun, geceleri de hatırlayamadığım karışık rüyalarla geçirdim. Eşime de oğluma da gereksiz yere gerildiğim, öfkelendiğim oldu.
Temizlik çalışmasını geceleri kendim, oğlum ve evim için yapıyorum.
Bu terapiye devam etmeyi en başta kendi iç huzurum, sonra oğlum ve eşime huzur veren biri olmak için istiyorum. Bana çok iyi gelecek çalışmalarımız, bunu hissediyorum.
Teşekkürler.
7.GÜN: İLK SEANS NOTLARINA EK BİLGİ

” Eylül Hanım merhaba,
Seans öncesi konuşmamızda neden size geldiğimle alakalı bir konuyu belirtmeyi unuttuğumu fark ettim.

Benim için önemli bir konu olduğu için buradan yazmak istediğim, ilerleyen seanslarda üzerinde çalışmak üzere formuma eklerseniz çok mutlu olurum.
Yıllardır eşimle maddi olarak bir kısır döngü içindeyiz, gelirimiz artsa da sürekli bir borç ödeme halindeyiz ama borç içinde olacak bir yaşantımız yok, pahalı kıyafetler, masraflı tatiller, yada lüks hobiler gibi gereksiz bir harcamamız olmamasına rağmen, gelirimiz ile orantısız bir maddi sıkıntı çekiyoruz. Bu arada eşimin işleri gayet yolunda. Sıkıntı iş olmaması yada gelir düşüklüğü değil.
Diğer konu ise yine kısmen maddi konularla bağlantılı benim işim hakkında. 2012’de özel sektörden ayrıldım ve evden çalışmaya başladım. Herşey gayet güzel gitti, bir süre çok iyi para kazandım sonra aniden durdu tüm siparişler. Bir ay 5 bin tl sipariş alırken diğer ay 250 TL’lik sipariş aldım gibi bir durum oldu. Ve sonrasında çözmek için satış arttırmak için yeni ürünler kampanyalar ne denediysem işe yaramadı. Aynı döngüyü 2016’daki yeni işimde de yaşadım. Bu durumda beni maddi açıdan ayrı manevi olarak başarısızlık hissi ile ayrı yıprattı.
Bu konuları da çalışma konularıma eklerseniz sevinirim. “
************************************************************************************
Bu yazışmalar sürerken, ilk seanstan 1 ay sonra yapılacak olan Bağlar Çalışması için sözleştik. İlk Bağlar Çalışması’ndan tam 1 ay sonra da bir Bağlar Çalışması’na daha katıldı.
Ş11
NOTLAR:
1-İlk gün geri-bildirimde yazdığı rüya bölümünde bahsedilen Soner konusuyla ilgili yorumum: Bizde büyük değişim yaratacak birşeyler yapacağımız zaman, bir parçamız bu konuda direnç gösterir. Bu ” Soner ” , danışanın konfor alanından çıkmak istemeyen parçası olabileceği gibi, bana geldiği zaman gönderileceğini bilen ve gelmesini engellemeye çalışan eklentisi de olabilir.
Bu tip durumlarda tavsiyem; daha da üstüne gitmeniz gerektiği yönünde.
2- İkinci bölüm, Bağlar Çalışması ile devam edecek. Diğer yorumlarımı ikinci bölüm sonuna ekleyeceğim.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

BİR ÇİFTİN HİKAYESİ-2. Bölüm

Standard

m4

Meryem Hn’ın seansından sonra biraz dinlenme molası verdikten sonra aynı gün Bahadır Bey’i seansa aldım. Meryem Hn’dan , mola sırasında Bahadır bey’e kendi seansının içeriği hakkında bilgi vermemesini rica ettim.

Bu arada, Meryem Hn’la randevu öncesi yazışırken mesleğinden haberdar değildim. Ayrıca evlilikleriyle ilgili gidilebilecek en iyi çift terapistlerinden birine gittiklerini de bilmiyordum. Dolayısı ile Meryem Hn’ın bireysel seansı sonlandıktan sonra aklıma şöyle bir fikir geldi: Bahadır bey’in bu seansa gelmekteki asıl amacı, kendi bireysel sorunlarından ziyade, öncelikli olarak boşanmaya giden evliliği ile ilgili birşeyler yapmaktı. Öncelikli motivasyonu evliliğini kurtarmak olduğu için, eşiyle beraber bu konuda yapılması gereken ilk şey olan çift terapisini zaten denemiş oldukları için bugüne kadar hiçbir çift danışana uygulamadığım bir yol izledim ve kendilerine 2 seçenek sundum:

1.Ya Meryem Hn ile yaptığım gibi Bahadır bey ile de bireysel bir seans yapıp, sorunlarına bireysel olarak bakacaktım.

2.Ya da Bahadır bey ile ön görüşmemi yaptıktan ve daha detaylı fikir sahibi olduktan sonra, asıl seans bölümüne eşi Meryem Hn’ı da alarak, regresyon dışında farklı bir teknik ile sorunun nereden kaynaklandığına, eşiyle arasındaki mevcut duruma bakacaktım. Böylece evlilikleriyle ilgili o ana kadar bana anlatılanların dışında bir yol izleyip, gerçekten de bir umut olup olmadığını kendi gözlerimle görmek istedim. Eğer umut varsa ve her ikisi de mevcut bilgiler ışığında ” denemeye devam ” derlerse, bir sonraki aşamada onları ayda bir olarak düzenlediğim grup çalışmasına davet ederek, herbirine ayrı ayrı bireysel çalışma yaparak ilerleyecektim.

 

m6

 

İkinci seçenek için ikisi de onay verince seansa Bahadır bey’in ön-görüşmesi ile başladık. Bahadır bey’in ön-görüşme sırasında bildirdiği iki farklı konu başlığı vardı:

1-Evlilikle ilgili sorunlar:  ( Her iki taraftan da dinlediğim, özünde köken aileden ayrışamamaya dayanan sorunlar gibi görünse de aslında ilişkinin başından beri Meryem Hn’ın kendini değersiz hissetmesi; köken ailelerin birbirlerini uzun zamandır tanıyor olmalarından kaynaklanan birikmiş meseleler olması ve bunların evliliklerini dolaylı yoldan da olsa etkilemesi gibi ek konu başlıkları vardı )

2-Girdiğim bütün işlerde sürekli işlerin ters gitmesi ve mali şanssızlıklar: Memuriyete ek olarak çeşitli ticari denemeler ve yatırımlar yapmıştı fakat neredeyse hepsini zararına satmak zorunda kalmıştı. Yatırım amaçlı alıp sattığı ve zarar ettiği bir ev işinde eşiyle ortak hesapta biriken paralarının büyük bir bölümünü kaybetmişlerdi ki bu Meryem Hn’ın onayladığı bir yatırım değildi. Bu bölümü konuşurken şöyle ekledi: ”  …………...yuzde yuz kar getirisi olan islerde hatta buna ortak olarak girdigim islerde ortaklarimin kazanmasina ragmen benim surekli zarar etmem, gelen paranin aninda baska yerlere gitmesi, elde avucta birsey kalmamasi yada girdigim islerin benden once karli olmasina insanlarin yillardir para kazanmasina karsin ben dahil olduktan cok kisa sure icerisinde bu islerin komple tepe taklak olması ” ve örnekler verdi.

 

seans

Bahadır bey’in ve Meryem hn’ın ebeveynleri çok eskiden tanışıyorlardı. Hem aynı işyerinde çalışmış hem de komşuluk ilişkisi içinde bulunmuşlardı. Bu kadar yakın ve içli dışlı olmak haliyle özellikle kadınlar arasında birtakım iletişim sorunlarına ve bunların birikimi sonucunda  arada soğukluklara yol açmıştı.

Bu sebeple her ikisini de birlikte aldığım bu bölümde öncelikle eşlerin anneleri arasında geçmişte olan ve etkileri hala süren soruna baktık. Burada biraz detaya girdik.

İkinci aşamada ise; Bahadır bey’in şu anki mevcut durumuna baktım ki benim için asıl önemli olan bölüm burası idi. Bahadır bey, annesi ile eşi arasında arada kalmış ve orta bir noktada durmaktaydı. Sağlıklı bir evlilikte, evli bir erkeğin olması gereken nokta burası olmasa da bana çizdikleri tablo o kadar da umutsuz değildi. Burası bize, durumu gösteren bir X-RAY vazifesi gördüğünden çalışmayı burada sonlandırdık.

 

bKendime aldığım özel notlarda: ” Çok umutsuz bir tablo yok..Biraz zamana yayarak köken aile temelli çalışmakta fayda var. ” yazmışım. Onlara ise ayda bir kere düzenlediğim ve regresyon dışında bir teknik kullandığım, özellikle ailevi sorunlarda, ikili ilişkiler konularında mutlaka destek olarak kullandığım bir grup çalışması olan BAĞLAR ÇALIŞMASI’na katılmalarını tavsiye ettim ve bunu sebepleriyle açıkladım.

Bahadır bey, kendi şehirlerine döner dönmez bir sonraki ay olan Bağlar Çalışması’nda yer olup olmadığını sordu. O tarihte yıllık izin kullanması gerekeceği için önceden ayarlaması gerekiyordu. Böylelikle ilk seanslarından bir ay sonraki Bağlar Çalışması’na katılacak şekilde organizasyona başladık.

 

 

 

g2

 

MERYEM HN ( 1 Ay sonra ) :

Mrba eylül hanım

m2Pazar günü ilk seanstan sonraki değişimler hakkında konusmustuk. Size geliş sebebimiz yani eşim için, evliliğimizin bitis noktasına gelmesiydi. İlişkimiz içinden çıkılmaz bi haldeydi ve ben size geldiğimde ilişkimizle ilgili yapılacak hiçbişey olmadığını düşünüyordum sadece kendimde geçmişe dair asamadigim şeyler için gelmiştim. Seanstan sonra 20 gün içinde düşüncelerimde değişiklikler olmaya başladı. Eşimin yüzüne bile bakmak istemezken eve dönmesine izin verdim ve çözümsüz bi durumda olmadığımızı kabullendim. Eşime karşı çok öfkeleydim o da geçti. Adeta kalbimin kilitleri açıldı tekrar sevebileceğimi düşünmeye başladım.

 

 

 

Ben: ” ……Eve dönmesine izin verdim demişsiniz. Bana geldiğinizde evler ayrı mıydı? Ayrı ise ne zamandır öyleydi ? …”

Meryem Hn:Evet  2 aydır ayrı yaşıyorduk. Ama öncesinde de 1 yıldır falan  aynı evde yaşamamıza rağmen evlilikten ziyade ev arkadaşlığı modundaydik.

 

m9

BAHADIR BEY ( Vaka yazısını kontrol etmesini istediğimde ):

” ……..ozellikle ilk yaptigimiz ve bizi ikili olarak aldığınız kisa seanstan ( NOT: Yukarıda, X-RAY olarak bahsettiğim bölüm ) sonra esimle aramizda bazi seylerin degismeye basladigini hissettim ve bu katlanarak arttı esimde eskisi gibi ayni konulari tekrar edip durmuyordu  daha ilimlı ve yapiciydi..

 

 

F18

 

NOTLAR:

1-Bu vakada, kısa bir süre için de olsa ilk defa bir çifti aynı anda seansa aldım. Bunun sebebi eşlerden birinin psikolojik danışman olması ve daha önceden beraber çift terapisini denemiş olmalarıydı. Bu sebeple, neden böyle davrandığımın anlaşılabilmesi için bu vakada danışanın izniyle meslek belirtmek durumunda kaldım.

Ben, sadece bireysel olarak regresyon danışmanlığı yapıyorum. Çift terapisi üzerine herhangi bir eğitimim olmadığı için, normal şartlarda böyle bir hizmet vermiyorum. Burada çok kısa süreli de olsa ikisini aynı anda alma sebebim; uzak bir şehirden geldikleri için, bir daha gelmelerine değecek, küçük de olsa bir umut olup olmadığını görmek istememdi. Bu vakayı okuyup, çift terapisi uyguladığım gibi yanlış bir algı oluşmasını istemediğim için bu detayın altını çizmek isterim.

Zaten ilerleyen bölümlerde de göreceğiniz üzere, BAĞLAR ÇALIŞMASI’nda bile her ikisi ile ayrı ayrı bireysel çalışma yaptım.

 

(  Devam edecek………)

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

UYKU PROBLEMİ: KARABASAN ( 2 . Bölüm)

Standard

geceterörü

İlk seanstan bir ay sonra Pervin Hn, Bağlar Çalışması’na ( NOT: Sadece danışanlara açık olan, regresyon dışında teknikler kullandığım bir grup çalışmasıdır ) katıldı.

 

B

BAĞLAR ÇALIŞMASI:

Bu çalışmada; Pervin Hn’ın annesinin henüz 6 aylık bebekken annesinin kucağında Yugoslavya’dan Türkiye’ye göç ettikleri dönemle ilgili bir çalışma yaptık. Anneanne, Yugoslavya’da iken çok fazla ölüm, tecavüz, bebek katliamı vb olaylara şahit olmuştu. Anneannenin:

-Bütün bunlara şahit olmasının yarattığı şok ve kendisinin hala hayatta kalabilmiş olması sebebiyle derinlerde taşıdığı suçluluk duygusuna

-Kendi vatanlarına-Türkiye’ye göç ettiklerinde yaşadıkları zorluklar karşısında hissettikleri çaresizlik duygusuna

-Yugoslavya’da yaşanan vahşet karşısında Türkiye tarafından yeterince korunamadıklarını hissettikleri için yine derinlerde biriktirdiği öfkesine baktık.

Ve bütün bu olaylar sonuncunda, anneannenin kucağında 6 aylık bebeği ( Pervin Hn’ın annesi )  ile göçmen yasası sayesinde tekrar Türkiye’ye göç etmelerinden yaklaşık 6 ay sonra verem olup ölmesi sonucunda Pervin Hn’ın annesinin , çok erken kaybettiği annesine olan yoğun özlemini gördük.

Pervin Hn’ın anne tarafındaki bu ağır travmatik olayların etkilerinin Pervin Hn’a yansımaları ise aşağıdaki gibi olmuştu:

 

P1.jpg

a) Pervin Hn’ın hayatı boyunca sahip olduğu temizlik ve özellikle düzen takıntısının, Yugoslavya’da kalan, mezarları bile olmayan, öldürüldükleri yerde üst üste, rastgele olarak toplu şekilde gömülmüş olan atalarıyla bağlantılarını olabileceğini gördük. ( Seans sırasında alınan bilgi )

b) Pervin Hn’ın gece uyuyamamasının, Yugoslavya’da her gece baskın bekleyen, her gece ölüm korkusuyla tedirgin yatıp uyuyamayan anne tarafı atalarıyla ilgili olabileceğini gördük.

c)Ve, Pervin Hn’ın annesinin, kendi annesine olan özlemiyle kendini daha yaşarken öldürmüş olmasının Pervin Hn’ın ruhunda yarattığı derin üzüntüyü gördük.

 

g2

27 GÜN SONRA:

Merhaba Eylül Hanım, Nasılsınız? … tarihinde bağlar çalışmasına katılmıştım biliyorsunuz ve orda anneannem ile ilgili bir çalışma yapmıştık. Bağlar çalışmasına katılmama 1 hafta kala uyku sorunum çok şiddetlenmiş hatta 2 kere karabasan gelmişti ve korkudan uyuyamıyordum ama bağlar çalışmasından sonra korkumu attım neredeyse 1 ay olacak gayet misler gibi uyuyorum ve hiç korkmuyorum. Kaderime öfkeliydim o gün öfkemi yenip kaderime razı olmuştum. Çok uzun yıllardır hissetmediğim kadar huzurluyum artık çok sabırlıyım zaten sakin bir yapım var ama daha da sakinleştim kısaca kendimi daha olgunlaşmış hissediyorum. Hayatımda iş ve maddi anlamda bir değişiklik yok, ben bu konuları sorun ederek kendimi çok ciddi mutsuzluğa mahkum ettiğimi ve hayatımı kısır döngüye soktuğumu yeni anladım. Sürekli neden benim başıma geliyor, neden ben diye sorgulardım yaşadıklarımı artık asla yapmıyorum dediğim gibi bu konularda değişiklik yada bir gelişme olmamasına rağmen çok mutluyum sürekli şükrediyorum içimden geliyor maalesef o kadar az şükrediyormuşum ki kendime çok kızdım. Bu farkındalığı yaşamama vesile olduğunuz için çok teşekkür ederim. Gelecek ile ilgili umudumu da yitirmiştim ama artık yeni bir güne uyanacağımı düşünmek bile benim için yeni bir umut kaynağı. Size sormak istediğim bir konu var, dün gece bir rüya gördüm anneannem ile ilgili ama ne yapmam gerekiyor bilmiyorum yanlış anlamayın sizden rüya tabiri istemiyorum. 🙂 Gördüğüm rüya konusunda sizin yol göstermenize ihtiyacım var. Rüya şu şekilde; Dün gece ben bir boyuta yükseldim ama bulutların bile çok üstünde bir yer insanın gözünü alan çok ışıklı bir yerdi ama sis var o yüzden hiçbir şey göremedim sadece çok ince bir perde vardı hafif bir rüzgar vardı ve perde uçuşuyordu arkasında anneannem vardı. Bana üstümde 10 kişi yatıyor hiç rahat değilim dedi. Ben çok üzgün olarak hiçbir şey söyleyemeden yanından ayrıldım ve yeryüzüne indim. Biliyorsunuz anneannem ve dedemin kısaca anne tarafının mezarları belli değil,sahipsiz oldukları içinde üstlerine muhtemelen bir çok kişi gömülmüştür. Bugün aklımdan çıkmadı ve çok üzüldüm. Bana yol gösterebilirseniz çok sevinirim. Sevgilerimle ….”

 

eMail Fotolia 4zu3Kendisine verdiğim cevapta anneannesinin mezarının nerede olduğunu bilip bilmediğini sordum.

Cevabı:Eylül hanım, Anne tarafı tamamen eski Yugoslavya artık parçalandığı için Makedonya oldu. Baba tarafı dedem Yunanistan Gümülcine,annesi ve babası İtalya, babaannemin annesi Kırım’dan göç babası ise Yunanistan Selanik. Anneannemin mezarı Bursa’da mezarlığın ismi biliniyor ama parasızlıktan, öldüğü zaman mezar satın alınamıyor ve zaman geçtikçe öylece kaybolup gidiyor mezarı. Doğru hatırlıyorsunuz göç ettiklerinde annem 6 aylık ve 6 ay sonra anneannem ölüyor, annem ve dayıma ( dayım o zaman 6 yaşında) dedem bakıyor ama o da sonra çalışmaya başlayınca kendi kendilerine bakıyor çocuklar. Annemin anneannesi yaşlı olduğu için bakamamış başka kimsede sahip çıkmamış. Hatta annemin çok küçük yaşta geçirdiği ve ölümden döndüğü 2 kaza var başlarında kimse olmadığı için çocuğun evden çıkmasıyla oluşan. ”

 

Benim cevabım: ” O zaman anneanneyi ismiyle anarak bir dua okuyup sevgi ve ışık gönderin. ( neye inanıyorsanız o şekilde ) ”

 

Cevabı: “ Tamamdır Eylül hanım tüm kardeşler ve annem dahil olmak üzere ismiyle anarak dua okuyup, sevgi ve ışık göndereceğiz.   …………… ………………..”

 

 

1,5 AY SONRA :

” ………… …  Annem bir süredir çok pozitif,sesi çok canlı ve gündüzleri uyumuyormuş ki çok uyuyordu ilaçların etkisi ile. Babam artık akşamları evde çok zaman geçiriyormuş ki o kahveye falan çıkardı şimdi annemle dizi izliyorlar. 🙂 Benden 1 yaş küçük olan kardeşim çok pozitif ve çok huzurlu olduğunu söylüyor ki onun modu çok çabuk düşerdi ve karamsardı hep. Ablam kolunun ağrısı geçtiği için çok mutlu bunu size söylemiştim galiba ve o da düzenlidir, sürekli iş yapar hiç oturmaz bana bir rahatlık geldi artık takmıyorum işleri yapmak istemiyorsam yapmıyorum ( NOT: Pervin Hn’ın kendinde ve bütün kardeşlerinde temizlik ve düzen takıntısı vardı. Onu kastediyor )  diyor. Şimdilik bunlar değişiklikler oldukça mutlaka yazıcam size. Sevgilerimle 

 

Annesindeki değişimlerin ne zaman başladığı ile ilgili sorduğum ek soru üzerine:

Annem regresyon seansımdan sonra daha pozitif davranmaya, bizi telefonla daha çok aramaya ve daha uzun konuşmaya başladı. Eskiden gündüzleri hep uyurdu ve biz bunu aldığı ilaçlara bağlardık. Gündüz uyumama olayını Bağlar çalışmasından 2 gün sonra kardeşim söyledi ve çok şaşırdık. ”

Ş11

 

NOTLAR:

1- İlk seansta Pervin Hn’ın yazdığı konu başlıklarında göreceğiniz üzere, uyku problemini o kadar kanıksamıştı ki en son önceliği ona vermişti. Oysa ki 19-20 yıldır doğru düzgün uyku uyumayan bir insanın hayatında herşeyin yolunda gitmesini bekleyemeyiz. Normal bir insanı bile 3 gün uyutmadığınızda sinir sistemi bozulur, tüm ruh hali etkilenirken, Pervin Hn nerdeyse 20 yıldır kaliteli uyku uyumuyordu. Dolayısı ile ilk geri-bildiriminde hayata bambaşka gözlerle bakmaya başlamasında, uyku sorunun çözülmesine bağlı olarak değişen fiziksel etmenlerin de payı var gibi görünüyor. (  serotonin-melatonin ilişkisi )

 

2-Sevgi, aynı zamanda bir bağlılıktır. Sevdiğimiz bir insan ölünce, bu bir nebze de olsa, bizi de oraya çekebilir. Pervin Hn’ın annesinin durumunda böylesi bir değişiklik-gelişme olmasının sebebi, orada uzun yıllardır yaşanmamış bir yası olmasıydı. Annesinin fotoğrafını bile görmeden büyütülmüş bir çocuğun acısını hala taşımasıydı.

Malesef kültürümüzde, çocuklar üzülmesin diye böylesi olaylar yoksayılır ve ölmüş olan insanların adı bile anılmaz. Bu şekilde ertelediğimiz bir yasın bedelinin genelde daha büyük olduğunu bilsek, herhalde çocukları korumak adına onlara daha çok zarar veren hareketlerde bulunmazdık çünkü ancak yasımızı yaşadığımız zaman, iyileşmeye başlarız.

 

3- Küçükken arkadaşları ve kardeşleri sokakta oyunlar oynarken, Pervin Hn’ın tek başına,  toprakları kazarak bulduğu kemikleri bilinçsizce biriktirmesinin sebebi şimdi biraz daha anlam kazandı sanırım…Muhtemelen kayıp olan atalarını arıyordu.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

MİKS BİR VAKA-II ( 4. Bölüm )

Standard

Z1

Zuhal Hn, uzak bir şehirden geldiği için, üçüncü seanstan bir gün sonra dördüncü seans için tekrar biraraya geldik.

Ön-görüşmede doğum şekli, süresi ve 0-6 yaş dönemine dair bazı sorular sorduktan sonra hemen seansa geçtik.

 

seans

Ana karnı dönemini keşfederken 8. günde giden bir kayıp ikizi olduğunu algıladı.

7 Aylık olduğu bir sahnede, babaannesinin ev işleriyle ilgili bir konuda annesine bağırdığını, annesinin karşılık vermek istediğini ama veremediği algıladı. O esnada annesinin sol göğsünün ağrıdığını ekledi.

8 Aylık olduğu bir sahnede; babasının annesiyle birlikte olmak için zorladığını ve annesinin bırakıp gitmek istediğini ama yapamadığını ve bu sebeple bu sahnede anne-babasının ayrılmalarından korktuğunu algıladı.

Doğum anı kolay ve sorunsuz geçiyordu. Doğduktan sonra annesinin kucağına verildiğinde annesinin ağladığını, doğumun kolay geçmesi sebebiyle mutlu olduğunu ama yine kız çocuğu olmasından dolayı biraz kırgın olduğunu belirtti. Annesinin sütü, doğumdan 12-13 saat sonra gelmeye başladığı için ilk gün kendisine mama veriliyordu.

Babasıyla ilk karşılaşma anında babasının kendisini kucağına alıp şefkatle baktığını ve ” Yine mi kız? ” diyerek annesine gülümsediğini söyledi. Bu cümle sebebiyle Zuhal hn olumsuz etkilenmiyordu fakat annesinin babasına karşı mahçup hissettiğini farketti. Babasının kucağındayken, annesinin kucağında olduğundan daha güvende hissettiğini, babasının yüzüne çok güzel baktığını anlattı.

 

Z12

 

0-1 Yaş Arası: Annesinin uyudu sanarak kendisini salıncağa yatırdığı bir sahnede, annesi odadan çıkar çıkmaz onun arkasından gitmek istediği için ayağa kalkmaya çalışırken beşik şeklindeki yüksek salıncaktan yere düştüğünü ve başının arkasını çarptığını algıladı. Bu sahnede çok ağlıyordu ve annesi başka bir odada olduğundan sesini geç duyup dönüyordu. Bu sahnede annesinin kucağında sakinleştirilmeye çalışırken dahi ağlamaya devam ediyor ve terk edilmiş hissediyordu.

 

 

2 Yaş: Bağırsaklarında sürekli bir ağrı olduğundan bahsettiği bu sahnede, annesiyle gezmeye gittiklerinde kaşla göz arasında yerde bulduğu bir toplu iğneyi yutuyordu. Yuttuktan hemen sonra annesi tarafından farkediliyordu fakat çoktan yutmuş olduğundan annesi hiçbirşey yapamıyordu. Toplu iğneyi dik bir şekilde yutsa da boğazında ve midesinde acı hissediyordu. Annesi tarafından o gün doktora götürülmediğini , annesinin telaşını gördükçe daha da çok korkup ağladığını anlattı. Toplu iğne yüzünden 2 gün boyunca bağırsaklarında sancı çektikten sonra tuvaletini yaptığında iğneyi çıkardığını ve çıkış anında acı hissetmediğini belirtti.

 

Z114 Yaş: Annesi tarafından saçlarının kısacık kesildiği bir sahnede, saçlarının kesilmemesi için çok ağlıyordu. Bakımının zor olması sebebiyle annesi tarafından saçlarının kısacık kesildiğini ve babasının buna engel olamadığını belirtti. Saçlarının zorla kesilmesi, o anda çocuk bilinciyle, kayıp duygusu yaşamasına sebep olmuştu ve hatta annesinin kendisini sevmediğini düşünmesine sebep olmuştu.

 

5 Yaş: Annesinin babasıyla birlikte işte olduğu bir anda kendisine bakan ablası tarafından dövüldüğü bir sahneyi keşfettiğimizde etrafta kendisini koruyacak kimse olmadığını düşünüyor ve çok yalnız hissediyordu.

Bütün bu sahneleri keşfettikten sonra, bu sahnelerin Zuhal Hn üzerindeki etkilerini dönüştürmeye çalıştık. Bedenine zarar gelen durumlar olduğu için buradaki travma izleri için beden terapi uyguladık.

 

Bu arada, ana karnı dönemi içinde kendisine eklenen bir eklenti daha algılamıştı. O eklentiyi de seans senasında gönderdik.

 

12

3 GÜN SONRA:

” 4.seanstan sonra üzerinden 24 saat geçti biraz da geç kaldım yazmakta, seans çıkışı epey yorgundum zaten yorucu olacağı bilgisini vermiştiniz, gene de o gece yürüyüşümü yaptım güzel vakit geçirdim rahat uyudum boğazımdaki acı ( NOT: TOPLU İĞNE SAHNESİYLE İLGİLİ BEDENDEKİ İZ )  bir iki gün sürdü ama ruhumdaki kayıp parçayı bulmuş olmak beni inanılmaz rahatlattı, malumunuz kayıp ikiz sendromu olduğum seans esnasında ortaya çıktı, ondan sonra ertesi gün arkadaşlarımla görüştüm hayata daha uyumlu ve olumlu dinginleşmiş olduğumu farkettim, eski olumsuz ruh halim de ortadan kalkmıştı ciddi bir huzur vardı üzerimde, kendimi yeniden keşfetmenin hazzı da tabi. 0-7 yaş aralığına baktık sizinle, bu dönemde çok fazla olumsuz şeylerin yaşanmamış olması beni sevindirdi ben daha olumsuz bir tablo bekliyordum, açıkçası 3. ve 4. seans benim hayatımın dönüm noktası oldu kendimi ilk kez tanıdığım ve anladığım kendimle yüzleştiğim yüklerimi bıraktığım inanılmaz güçlü seanslardı, enerji artışı karamsarlığın olumsuz etkilerinin geçmesi beni inanılmaz rahatlattı ve mutlu etti ben size çok ama çok teşekkür ederim, iyi ki varsınız, sevgilerle. ”

Z38. GÜN:

” Merhaba Eylül hanım, son iki seansın üstünden bir hafta geçti bu sürede gayet iyi normal zamanlarımdan fazla enerjik huzurlu ve sakindim, ölme isteğimde azalma oldu yüzde yetmiş civarı, çektiğim tarifsiz acılar da hemen hemen çok azaldı dünyaya ve hayata daha uyumlu hissediyorum kendimi, önceden düzenin bir parçası gibi bile hissedemez kendimi atılmış itilmiş dışlanmış hissederdim. Uykularım düzenli dinlenmiş olarak kendiliğimden uyanıyorum hala burnumdan rahat nefes alabiliyorum, öfke kontrolü konusunda epey iyiyim, insan ilişkilerimde aile içi ilişkilerimde inanılmaz bir rahatlama oldu o görünmez tıkanıklık çözüldü, içimi kemirip kafamın içinde dönüp duran sancılar acılar bir bir azaldı, etkileri yaşadıkça daha çok yazacağım size çok teşekkür ederim. ”

 

20 GÜN SONRA:

 Seanstan sonra harika bir iki hafta yaşadım her anlamda rahatladığım bir süreçti, hatta eminim etrafımdakiler bendeki bu durumu kıskandı ama elimde değil aşırı enerjik ve pozitiftim durduğum yerde duramayacak kadar iyiydim, ta ki Y ( Şehir ismi ) ‘e dönmeden önceki akşama kadar, 26 ağustos sabah yola çıkmadan evvel ailemle bir tartışma yaşadım, aslında olay benle ilgili değildi genel olarak geçmiş olaylarla ilgili konuşuluyordu nasıl olduysa konu bana geldi ve benim hatalarım üzerinden konuşulmaya başlandı zaten geriye yani Y’ ( şehir )ye dönmek konusunda gergindim ayrılık yaşayacağım yeni bir hayata başlayacağım vb. için endişeli ve gergindim ki ailemin bana karşı kullandığı suçlayıcı ve aşağılayıcı dilden epey rahatsız oldum ve kendimi tutamayıp istemediğim tepkiler verdim sinirlendim geçmişe yönelik olumsuz konuşup kalp kırdım tatsız ayrıldık, bu durum bir süre beni olumsuz etkilediyse de tekrar toparlandım bi hafta içinde olumsuz etkiler üzerimden kalktı yeni bir hayata başladım burda. Etrafımdan olumlu yorumlar aldım yüzüne renk gelmiş, çok iyi görünüyorsun vb şekilde, ölme isteğim ara sıra yoklasa da kesinlikle eski boyutta değil sadece minicik anlarda olup geçiyor kendimi ikna ve teselli edebiliyorum, önceden canım hiçbir şey yapmak istemezken şimdi gayet istekli bir halde yaşıyorum evimi düzenlemeyi günlük işler yapmayı kendi sevdiğim şeylerle meşgul olmayı kendime yetmeyi başarabiliyorum, burun tıkanıklığım normalde Y ( şehir )  şartlarında had safhada olurken geldiğimden beri problem yaşamıyorum gayet güzel nefes alabiliyorum kendimi dinç, dingin ve olumlu buluyorum, önceden kitap okuyamazdım okuyabiliyorum, gereksiz muhabbetler yapmıyorum olgunlaştığımı büyüdüğümü hissediyorum ilk defa, sağlık problemlerim konusundaki şikayetlerim mesela astımım çok azaldı, alerjilerim aynı şekilde azaldı, sırt ağrılarım azaldı kendime karşı duyduğum öfke terse döndü kendimi sevmeye başladım, içimde kanayıp duran yara kapandı, içten içe sürüp duran eski hesaplaşmalarım nerdeyse bitti, eski eşime karşı duyduğum öfke vb duygular tamamen ortadan kalktı hiç umursamaz bir duruma geldim nerdeyse hiçbir olay yaşamamışım gibi oldu, sadece eski eşim yakın arkadaşlarıma telefon aracılığıyla ulaştı hala benden haber almaya çalışıyor ama ben gene umursamıyorum onda da bu durumun sonlanmasını bekliyorum, karşıma çıkmadı çünkü aşırı meyli olsa karşıma çıkacağına inanıyorum, açıkçası kendimi başka biri gibi hissediyorum, çünkü eskiden olsa kendimle başbaşa kalmak istemezdim direkt kendimi suçlayacak birşeyler bularak huzursuz olurdum şimdi ibadetlerimi elimden geldiğince yerine getirecek kadar istekli ve huzurlu hissediyorum önceden çoğu ibadetimi yerine getiremezdim, kısacası bende büyük bir değişim var hem de gözle görülür şekilde, umarım bu enerjimi artıracak ve koruyacak yolu da bulurum çünkü kendime çok iyi geldim, yaşamayı hayatta olmayı seviyorum gözlerimin içi gülüyor… Size çok ama çok teşekkür ediyorum, yazdığınız 3.bölüm için kolaylıklar sevgiler iyi çalışmalar.

******************

1 Ay Sonra ( Vaka yazısının teyidi için telefonda konuştuğumuzda ) : Göğüs kafesinde bir yarık varmış gibi tanımladığı, tarif edemediği bir acı şeklinde hissettiği durumu ve ayrıca geceleri yoklayan ölme isteği düşüncesinde değişiklik olup olmadığını sordum. Her ikisinin de tamamen geçtiğini belirtti.

 

Ş11

NOTLAR:

1- KAYIP İKİZ SENDROMU: Bknz. ekteki vakanın ” NOTLAR ” bölümü:  BİR KAYIP İKİZ SENDROMU ÖRNEĞİ ( 2. Bölüm )

2- Bu seansta, danışanın bedenine zarar gelen kaza, dayak, saçın zorla fiziksel şiddet uygulanarak kesilmesi gibi sahneler vardı. Bu bölümleri çalışırken yoğun beden terapi uyguladık çünkü bedenimizin de travmalarla ilgili bir hafızası var.

3- İlerde gelmeyi düşünen danışanları yönlendirmemek adına, Zuhal Hn’ın göğüs kafesinde hissettiği acının ve ölme isteğinin hangi konuyla alakalı olduğunu, orada nasıl bir işlem yaptığımızı ve neden bu seanstan sonra tamamen geçtiği gibi konuları seans içerisinde özellikle belirtmedim.

4- Zuhal Hn’ın hiçbir yere ait hissetmeme sorununda iyileşmeler başladı. Fakat atalarından gelen bazı etkiler taşıdığını da hissettiğim için, bu konuya ilerleyen tarihlerde BAĞLAR ÇALIŞMASI isimli, regresyon harici-farklı teknikler kullandığım grup çalışması içinde özel olarak bakacağız.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

MİKS BİR VAKA ( 3. Bölüm )

Standard

BEda Hn ile ikinci seansı yaptıktan sonra birkaç kere Bağlar Çalışması’na ( regresyon dışında teknikler kullandığım grup çalışması ) katılım durumuyla ilgili haberleşmiştik. O dönemde  Bağlar Çalışması’na katılamadığı için son haberleşmemizin üzerinden 1,5 yıl geçmişti ki 2018 başlarında kendisinden oldukça karamsar bir email aldım. Bu emailinde görüşmediğimiz dönemde olanlardan, sorunlardan ( küçük yerde yaşaması sebebiyle babasının olumsuz imajından,  iş bulamayışından, sağlık sorunlarından, eşiyle olan durumlardan..vb ) bahsediyordu. Emailin sonunda yakın zamanda olamasa da seanslara devam etme isteğinden de bahsediyordu.

Emaili okuduğum hafta yakında Bağlar Çalışması olacaktı ve katılımcılardan birinin işi çıktığı için gelemeyeceğini bildirmişti. Benim ise bu grup çalışmasında extra olarak 1 asistana ihtiyacım vardı. Bu grup çalışmasında sayı önemli olduğu için Eda Hn’a o haftasonu yapılacak grup çalışmasında bana asistan olarak eşlik etmek isteyip istemediğini sordum. O ortamda bulunmak, kendisine seans yapılmasa bile diğer seansları izlemek veya bazı çalışmalara temsilci olarak eşlik etmek bile onun için şifalandırıcı olabilecekti.

Eda Hn, büyük bir memnuniyetle kabul etti ve İstanbul dışında yaşamasına rağmen o çalışma için günübirlik olarak seyahat ederek bütün gün bana eşlik etti.

Kendisinden yardımcı olmasını istediğim çok ufak-tefek işlerin dışında, kendisinden kesinlikle beklemediğimiz işleri de yaptı. Hatta kendisini bu sebeple şaka yollu uyardığım bile oldu.

Bu çalışmanın üzerinden yaklaşık 2 aya yakın bir süre geçmişti ki geri-bildirim olarak aşağıdaki emaili aldım:

 

g2

” Eylul Hanim, merhaba

Şubatta asistan oldugum Bağlar Çalışmasından sonra bilmeniz gereken cok onemli gelismeler oldu. Ozellikle netlesmesi icin bugune kadar bekledim. Netlestigi icin yaziyorum. 
– ise girdim, hem de yabanci bir firmada, yabanci bir patronla calisiyorum ( yurtdisinda yasama istegim vardi hep soyledim mi bilmiyorum ve yabanci dilimi gelistirmek istiyordum. Patronum beni ilerde yurtdisi ortaklarina yonlendirebilir ve cok ileri goruslu ve anlayisli biri)
Ustelik maasim asgari ucretin ve beklentimin cok uzerinde oldu.
E7.jpgIs gorusmesinde ne kadar istersin diye sormuslardi hic cevap vermedim bu pozisyon icin ne kadar oduyorsaniz onu odeyebilirsiniz kabulum dedim, aslinda bu kadar zorluk icinde asgari ucrete bile raziydim fakat oyle de soyleyemedim. Bir ay deneme suresi verdiler. Daha yeni doldurdum ve patron benden memnun oldugunu benimle devam etmek istedigini soyledi. Daha 1. ayimi bile tamamlamadan tam maasimi odedi, .X…( asgari ücretin çok üstünde bir rakam )… TL. Hala inanamiyorum. Bu bulundugum kucuk yer icin cok iyi bir maas sukurler olsun ki yolum size cikti, engellerimi kaldirip sifalanmamda yardimci oldunuz. Beni Bağlar Çalışmasına asistan olarak aldiginiz icin cok tesekkur ederim, sayenizde oldu bu, o gun yol parasini bile borcla bulmustum. Ufak ufak borclarimi odeyebilecegim. Size ne kadar tesekkur etsem az.. Regresyon ve hele ki Bağlar Çalışmasından sonra cok farkli biri oldum ciktim. Pozitifligim her anima yansiyor ve insanlar bunu hissediyor. Isyerinde tabi ki ufak tefek puruzler ve agresif insanlar oluyor ama gulup geciyorum. Biliyorum ki benim icin sadece andan ibaretler, simdi varlar, sonra olmayacaklar. Regresyon ve Bağlar’dan once cok siddetli bir agresifligim vardi. Artik eser kalmadi diyebilirim. Yine sinirleniyorum tabi bazen ama eskisi gibi ofke patlamalari olmuyor. En kisa zamanda randevulasacagim sizinle yeniden. Esim de gelmek istiyor size. Onun da ciddi problemleri var ve artik cozume kavussun istiyor. Sanirim yazmis size en kisa zamanda gorusursunuz umarim o da sifalanir benim gibi. O da cok iyi bir insan gercekten ve iyiyi guzelligi hakediyor. Umarim en kisa zamanda planlarsiniz. 
Sevgiyle selamliyorum sizi ❤️”
 Üstteki emaile ek olarak 1 Gün sonra aldığım emailde:

” Eylul hanim, 

Heyecandan diger gelismeleri paylasmamisim. 
1-esimin annesi bize mahkeme acmisti, esime ait evin tapusu icin açılan bu davayi kazandik ev artik bizim oldu, insallah tasinmayi da planlariz yakin zamanda. 
2- bir de enteresan sekilde 6 kilo verdim. Bunu da ekleyeyim. bilginize. “
E8
Kilo verme konusunun Bağlar Çalışması’ndan sonra olup olmadığını, eğer çalışma sonrası olduysa bunun nasıl gerçekleştiğini sorduğumda aldığım yanıt:

” Evet, hemen sonrasinda oldu, hatta tam tarih hatirlamam da su sekilde, 14 subatta esim aksam yemek hazirlayalim dedi, salcali makarna filan yapariz dedi,tamam dedim, en sevdigim yemektir normalde cok fazla yerim (en az 2 dolu tabak) ama garip bir sekilde o aksam eskisi gibi yiyemedim, kucuk bir kase kadar yedim ve doydum. Sonra ki gunlerde hep azar azar yemek yedim, cunku istahim yok gibi, yada bir insan icin normal porsiyon bu belki ama bana istahsizlik gibi de geliyor olabilir. Bilmiyorum. Ama eskisi gibi kitliktan cikmis gibi yemek yiyemiyorum. Babam bu sekilde besleniyor mesela. Adam kac kere gozumuzun onunde bogulma tehlikesi gecirdi yemek yerken, nefes almadan yiyor. Yemek yerken cikardigi ses cok afedersiniz dogada avini parcalayan vahsi hayvan gibi. Cok enteresan. Simdi yazarken dusundum de benim yemek yemem de onunkine benziyormus. (Belki sadece ses cikarmiyorumdur, bilmiyorum belki cikariyorumdur)

En sevdigim yemeklerin hicbirini eskisi gibi yiyemiyorum. Porsiyonlarim kuculdu, bu sekilde 2 aya yakın sürede 6 kilo vermis oldum. Bende anlamadim nasıl oldu  “.
Ş11
NOTLAR:
1-Bu vakayı paylaşma nedenim; danışan şifalanmaya karar verdiği zaman ve harekete geçtiği zaman değişimin kaçınılmaz olduğunu gösteren güzel bir örnek olmasıydı.
Bu vakada danışan en son grup çalışmasında herhangi bir seans almamasına rağmen, bugüne kadar Bağlar Çalışması’na katılıp da bu kadar kısa süre içinde hem iş, hem kilo, hem yaşam enerjisinde artış anlamında çok yönlü değişim geçiren çok az sayıda kişiden birisi oldu. Yani, siz gerçekten karar verdiğinizde ve o konuyla ilgili aksiyona geçmeye gönüllü olmanız halinde ancak bir şifalanma veya değişim süreci başlıyor. Bu sürecin ne kadar süreceği ise danışanın hem ne kadar hazır olduğu hem de gerçekten isteyip istemediği ile ilgilidir.
 E8
2 Eda Hn, 1,5 yıl sonra bu kış yazdığı ilk emailde neredeyse yaşamdan vazgeçme noktasındayken kısa sürede bu sonucu nasıl alabildi diye oturup düşündüğümde aklıma yatan tek açıklama : Eda Hn, o 1,5 yıllık sürede öyle şeyler yaşamıştı ki resmen kendi deyimiyle bir dip yaşamıştı. Tıpkı denizin derin bir yerinde denize atlamışsınız da ayaklarınız tabana değdikten sonra ordan aldığınız ivmeyle yüzeye çıkmaya başlamışsınız gibi…Eda Hn da o noktada denizin yüzeyine çıkmak için bedeniyle extra bir çaba harcamıştı. ( Cebinde yol parası olmadığı halde kalkıp şehirdışından İstanbul’a günübirlik gelmek ciddi bir çabadır. )
Bu sebeple danışanlarda en aradığım özellik motivasyonlarıdır. Çünkü bu seanslarda yüzleştiğiniz konular, eğer ciddi bir motivasyonunuz yoksa, hiç de devam etmek istemenizi sağlayacak eğlenceli konular değildir.
Hatta öyle ki; bir keresinde meslek olarak yapmasa da geçmişte psikoloji okumuş bir danışandan seanstan sonraki haftalarda aldığım bir geri-bildirim emailinde şu cümleyi duyduğumda durumu daha iyi anladım: “……..     ………..  Aklıma takılan tek konu; size gönderdiğim ilk maili hatırlıyor musunuz bilemedim, normalde hayatında kilo dışında bir problem ve sorun yaşamayan, mutlu olan, şükreden bir insanım ancak seans sonunda eklenti temizliği ile başlayan bu sürecin altından birçok çözmem gereken problem olduğu ile yüzleştim ve bu beni oldukça fazla düşündürdü.. her ne kadar sonunda rahatlama olsa da manevi olarak o koltukta geçirdiğimiz zaman insan ruhu için yüzleşmelerin yaşandığı oldukça ağır bir süreç ve bu beni korkuttu biraz diyebilirim…     …     ……………… ” . 
Samimi paylaşımı hoşuma gitmişti. Ve ben kendi adıma , diğer danışanlara karşı biraz daha esneyip anlayış kazanmış oldum. Çünkü mesleğe ilk başladığım yıllarda ” insanlar neden hem şikayet edip hem de değişmekten bu denli korkarlar-neden şifalanmak istemezler ” konusunda şu andaki kadar öngörüye sahip değildim. O yüzden kendisine de teşekkür ederim, bu cümlesiyle biraz daha yargısız olmamı sağladığı için.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

BOL EKLENTİLİ BİR ROMATOİD ARTRİT HİKAYESİ ( 4. Bölüm )

Standard

Computer keyboard and repetitive strain injury

Hicran hn ile 3. seanstan 5 ay sonra ( Not: Bir önceki bölümde belirtildiği üzere, arada 1 kere de Bağlar Çalışması’na katılmıştı ) 4. seans için bir araya geldik.

Bu seansta konu olarak işle ilgili konuları seçmişti. Kendisi geçmişte üst düzey yöneticilik yapmış, çocuğu olduktan sonra ise bir süre çalışma hayatına ara vererek farklı bir sektörde eğitimler vermeye başlamıştı. Sunumlar hazırlamasına ve eğitim konusunda oldukça donanımlı olmasına rağmen bir türlü başlangıç yapamamaktan şikayetçi idi. Başka şikayet ettiği bir konu ise bugüne kadar denk geldiği bütün erkeklerin ya cimri olması ya da para konusunda sorunlu olmalarıydı. Geçmişte çok iyi kazandığı bir kariyeri varken, şu anda kendini çok atıl hissettiği bir dönem geçiriyor ve artık bu konulara bakmak istiyordu.

Seansa kısa eklenti temizliği ile başladığımızda yine bir eklenti algıladığı için bu seansta da eklenti ile başladık.

seans

1.EKLENTİ:

Geçmişte bir erkekle tartışırken geçirdiği bir öfke krizi esnasında kendisine çektiği ve 4 yıldır onda olan 3 adet olarak belirttiği bir eklenti türüydi. Onun daha sinirli ve neşesiz olmasına, gezinen ağrılara, baş ağrılarına, konsantrasyon sorununa ve takıntılara yol açmıştı. Ayrıca kendisinin daha öfkeli ve asosyal olmasına, iş hayatından soğumasına, yalnızlığı seçmesine , atalet duygusuna, memnuniyetsizliğe, özgüven sorununa, kazanç sağlayamamasına, halsizlik ve isteksizliğe de yol açmıştı.

Hala öfke duyduğu kişi ile sorununa kısaca baktık.

 

2.EKLENTİ:

Alın bölgesine yerleşmiş ve 2 yıldır taşıdığı bir eklentiydi. Evliliğini ilgilendiren bir konudaki suçluluk duygusu ile çekmişti. Bu eklentisi de onda kendine güven duygusunu zedelemişti.

 

3.EKLENTİ:

1 Yıldır onda olan, kendini çaresiz ve yalnız hissettiği bir anda çektiği bir eklenti türüydü. Bu eklentisi, sol ayağının altında kalıcı ağrı yaratmış ve çaresizlikleri kabullenmesine sebep olmuştu.

 

4.EKLENTİ:

Sol gözüne yerleşmiş bir eklentiydi ve yine öfke ile çekmişti. Bu eklentisi ; ileriyi görememesine ve hayattan zevk alamamasına sebep olmuştu.

Seans içinde eşine duyduğu öfkeye de kısaca baktık.

 

 

12

 

16 Gün Sonra:

” Tekrar selamlar,

Geciken geri bildirimimi yapiyorum
1. Gun geri bildirimi
Seanstan ciktiktan sonra, whatsuptan bir mesaj geldigini gordum: “Sıkıntili bir durum var. Cikinca arar misin…”
Seansa gelirken annem ve ….( evle ilgili özel bir mevzu )……………… Ve hatta giderken seansta konustugumuz ofke problemi aklima geldi ve dedim “ey evren sen beni su an siniyosun, farkindayim. Lakin stres hormonu salgilanmasinin onune gecemiyorum suan. Bilgin olsun” dedim:))
Ve gider gitmez ………… Kadinin tek soyledigi hicran hanim oyle birsey demedim yanlis anladiniz. Neyse hikaye bu sekilde gerceklesti. Ve zihinsel olarak 1 hafta beni bloke etti. Sabah yuruyusleriyle dengelemeye calistim biraz kendimi. Aslinda bu ruh hali sebebiyle ilk gun geri bildirimini yazamadim.
Sonrasinda da nasil olduysa hayatim bir hareketlendi. Eve girmez oldum resmen. 7. Gun geri bildirimini de bu yuzden yazamadim.
Bu arada konustugumuz bir husus vardi. Demistin ki: bunca yil eril enerji yasamissin, simdi disi enerjidesin. Yakinda dengelenirsin. *
Himmm, sanirim bu cumle bende bir cesit idrak yasatti. Ve bazi dusuncelerimle ilgili taslari yerine oturttu. 
Esimin isleri yukari ivmeli bir hal aldi:) ilgili midir ilgisiz midir bilemiyorum ama bunun akabinde hareketlendi. 
Bu arada bir calisma daha yapmak istiyorum:) FYI
Sevgiler “
*********************************************************************************
Hicran-sonuç
28 Gün Sonra:
 ” Bu arada dün tahlil sonuçlarımı aldım. Perfect..))  
………………..
Test sonuçlarıma gelince romatoid artrite dair test sonuçlarım gayet iyi. Kullanmakta olduğum çok düşük dozlu ilaçlara devam.
 
Ancak şunu çok net söyleyebilirim. Seans sonraları çok net yükselişler, (iyi olma daha da iyi olma hali diyebiliriz) hissediyorum.    
Ş11
NOTLAR:
1-Bu vakaya başlarken de belirttiğim üzere, amacımız hastalığına çalışmak değildi ama eklentileri gönderdikçe ve sebeplerine çalıştıkça danışanda ciddi anlamda iyileşmeler gördüğümüz için bu vakayı örnek olarak paylaştım.
2-İlk defa bu vaka yazısını okuyanlar için extra uyarı: Doktor görmemiş, tıbbi tedaviye başvurmamış veya doktorununun izni dışında kendi kafasına göre ilacını bırakmış olan kişilerle prensip olarak çalışmayı tercih etmiyorum. Tıbbi bir sorununuz olduğunda ilk etapta mutlaka bir tıp doktoruna gitmiş olmanızı talep ediyorum.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

BOL EKLENTİLİ BİR ROMATOİD ARTRİT HİKAYESİ ( 3. Bölüm )

Standard

Computer keyboard and repetitive strain injury

2. Seanstan 5 hafta sonra Hicran hn ile 3. seans için tekrar bir araya geldik.

Daha önceki seans sonunda not aldığım üzere bu seansta amacım ana karnı dönemine bakmaktı.

İlk 2 seans eklenti çalıştıktan sonra, Hicran hn daha kolay bilgi almaya başlamıştı. Ana karnı dönemi içinde de 3 tane eklenti keşfettik. Bunlardan bir tanesi zaten 2. seansta farkedip gönderdiğimiz bir eklentiydi. Diğer 2 tanesi ise piyangodan çıktı denilebilir.

Ana karnı dönemini keşfederken bir kayıp ikizi olduğunu ve ayrıca o daha ana karnındayken annesine gönderilen bir eklentiye maruz kaldığını farkettik.

Anne-baba-babaanne üçgeninde geçen birkaç olumsuz sahneye çalıştık.

Ayrıca 4 yaşındayken annesinin kendisine kızıp fırlattığı çatalın alnına isabet etmesiyle yaşadığı travmaya kısaca bakarak onun üzerindeki etkisini dönüştürmeye çalıştık.

Bu seanstan sonra kendime aldığım özel notta ” İlerde Bağlar Çalışması’na katılabilir ” yazmışım. Bağlar Çalışması, regresyon dışında teknikleri kullandığım ve sadece katılımını uygun gördüğüm eski danışanlara açık bir grup çalışmasıdır.

 

 

g2

2 Gün Sonra:

” Selamlar,

Umarım iyisinizdir:)

Seans sonrası midem çok ağrıdı. Dün gece bir hayli derin ve uyudum.

Açıkçası bedenimi sanki biraz daha rahat kullanabiliyorum. Ellerim, ayaklarım ve boynum da hala hassasiyet ve katılık var. Ancak vücudumun geneli çok daha rahat hareket ediyor sanki.

Bakalım önümüzdeki günler nelere gebe…

Sevgiyle kalın.

Görüşmek üzere.”

20

 

20 Gün Sonra:

” Selamlar,
Umarım iyisinizdir.

Hem geribildirim yapayım hem de birşey danışayım istedim. Geribildirimden başlıyorum:)

1. Son seanstan sonra sanki yıllardır anlaşamayan ve aralarında birbirini iten sevimsiz bir çeşit enerji bulunan annemle babamın arasındaki o bulutlu hal gitti sanki. Tamam şimdi de birbirlerine bayılmıyorlar belki, ama birbirlerini lafla da rahatsız etmiyorlar. Herhangi bir sohbet olursa ikisi birden dahil oluyor, sohbet uzuyor. Yani, sanki aralarındaki o sis perdesi dağıldı ve birbirlerine daha bir yakınlaştılar gibi.

K12. ..X.. (eşim) seansın ertesi gününden itibaren ısrarla bizi eve çağırıyor. (Hala annemlerdeyim de:))   ( NOT: Danışan, küçük çocuğu olduğu için ve sağlık problemleri nedeniyle destek aldığı için ebeveynlerinin evinde kalıyordu. )

3. Aylar aylardır yapmak isteyip de yapmadığım şeyi yaptım. Bloguma … ile ilgili bilgiler koydum. Eğitimler verileceğini belirttim. Eğitim sunumlarını hazırlamaya başladım. Bu durum uzaktan hafif bir hamle gibi gelebilir, ancak o ataletli halimi düşündüğümde benim için bir hayli büyük bir hamle olduğu aşikar:)

4. Vücudumun genelinde bir sızlama ve tutulma vardı. O geçti. Sadece el ayak biraz dirsek ve boyunda ağrı kaldı.

 

kahve5. Bende ciddi bir düşük tansiyon durumu vardı. Halsizliğin bir sebebi de oydu. Halsizliğim geçti. Birşeyler yapma hissim geri geldi sanki. Aylar var ki caddede tek başıma bir kahve içmeyeli. Valla bu seanstan sonra 4-5 kere içmişliğim var:))

6. 2016 eylül ayında randevu almaya çalıştığımız bir dr vardı. Alamamıştık çok yoğun olduğundan. Adımı yazdırıp, sıraya girmiştim o dönem. Ve normal şartlarda temmuz 2017 gibi bana sıra gelmesi beklenirken, bu seanstan sonra zınk diye aradılar. Ve biri iptal etmiş, 15 kişiyi aramışlar herkesin işi varmış, o yüzden beni aramışlar, randevuya bekliyorlarmış. Yani, bir nevi piyango:))

Şimdi gelelim danışacağım konuya…

2 gün öncesine kadar ………………….             ………………….

…………  ( özel hayatıyla ilgili bir soru içeriyor.)    ……………

……………

 

NOT: Bu seanstan yaklaşık 40 gün sonra Hicran hn, tavsiyem üzerine Bağlar Çalışması’na katıldı. Bu çalışma sırasında Hicran hn’ın savaşta esir düşen ve 7 yıl boyunca işkence gördükten sonra ölen ve ülkesine geri dönemeyen bir atasıyla özdeşleştiği ortaya çıktı. Bu bilgi, çalışmaya gelmeden önce araştırmasını istediğim konular sebebiyle aile büyükleri tarafından da teyit edilmişti.

 

E8

 

BAĞLAR ÇALIŞMASI’NDAN 2 AY SONRA ALDIĞIM GERİ-BİLDİRİM:

” Selamlar,

Bir süredir görüşemedik. Umarım iyisinizdir.

Eğitimde olmam sebebiyle, ancak geri dönüş yapabiliyorum. Kusura bakmayın.

Bir süredir yazamadım. Ancak şunu belirtmek isterim ki, Bağlar çalışmasından sonra romatoid artrit kaynaklı ağrılarımda çok ciddi bir iyileşme yaşadım. Kolumu kaldıramazken, ayaklarımı ayakkabının içine zar zor sokarken, boynumun ağırlığı bile tarifsizken şimdi o kadar farklı ki dünya benim için. Sadece ellerimde çok hafif ve sol ayağımın altında yine çok hafif bir ağrı ve şişlik var. Bunların da zamanla geçeceğine inanıyorum. Bu arada kendimi gerçekten “çok iyi” hissediyorum.

Gelişmeler bu şekilde, haberdar etmek istedim. En kısa sürede görüşmek üzere.

Sevgiyle,   “

 

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan