MİKS BİR VAKA ( 1. Bölüm )

Standard

İsmine Eda diyeceğim danışanım 30’lu yaşlarının başlarında, yeni evli bir kadındı. Seansa ilk kez geldiği 2016’nın yaz aylarında Cihangir’de seans yapıyordum.

Doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne:

” 1- Maddi sıkıntılar ; 2- Aile ilişkilerim  ”  yazmıştı.

E1Hayati tehlikesi yüksek olan ciddi bir ameliyattan sonra hayatında radikal kararlar alarak yeni bir hayata başlamıştı. İyi bir işi ve kazancı varken, geçirdiği ameliyattan sonra kendisini maddi anlamda kullandığını farkettiği nişanlısıyla yollarını ayırmasına ayırmıştı fakat hala eski nişanlısından kalan borçları ödüyordu.

Bu arada geçirdiği ameliyattan sonra uzun süre raporlu olduğundan iş hayatına bir süre ara vermek zorunda kalmış , sonrasında ise başka şehirde yaşayan baba ocağına dönmüştü. Baba ocağına döndüğü şehirde hem  kendi işini kurmuş, hem de evlenmişti.

Küçük yaştayken anne-babası boşanmış, şartlar gereği kardeşiyle birlikte bir süre babasıyla kalmışlardı. Annesi sonradan velayet davası açtıysa da davayı kazanamamış ve babalarıyla kalmaya devam etmişlerdi.

Alkolik ve çapkın olarak tanımladığı babası annesinden sonra hiç evlenmemiş fakat 3 ayrı kadından çocuk sahibi olmuştu. Annesi ise 2 evlilik daha yaparak son evliliğinden 2 çocuk sahibi olmuştu. Eda hn, babadan olan 2 kardeşini hayatında hiç görmese de anne tarafından olan kardeşleriyle yılda 1 kez de olsa görüşüyordu.

E2Babasından 19 yaşına kadar şiddet görmüştü.  Bunlardan bir tanesiyle ilgili verdiği örnekte  15 Yaşındayken babası ona intihar mektubu imzalarak kızını zorla pencereye çıkarıyordu ve oradan kendisini atmasını istiyordu. Babası bunu sadece tehdit amaçlı yapmış olsa da, yaşadığı travma ruhunda derin yaralar açmıştı.

Eda hn, babası gibi kendisinin de yaklaşık 7-8 sene önce alkol problemi yaşadığı bir dönem olduğunu ve bu sebeple bir hastanede 10 gün kadar alkol tedavisi gördüğünü ekledi.

Şimdi eşiyle yeni bir hayat kurmuşlardı ve her ikisi de ailelerinin desteğiyle yaşamlarını devam ettiriyorlardı.

Hem geçmişin izleri, hem de şu anda yaşadığı zorlukları bir nebze olsa aşabilmek için seansa gelmişti.

 

 

seans

 

Çalışmaya kısa bir eklenti temizliği ile başladık. Eda Hn 4 tane eklenti olduğunu teyit edince seansımıza eklenti temizliği ile devam ettik.

1.EKLENTİ:

26 Yıldır kendisinde bulunan bu eklentisi ense bölgesine yerleşmişti. Çocukluk yaşlarından beri eşlik eden bu eklenti boyun ve ense ağrılarına sebep olmuş, ayrıca ikili ilişkilerini olumsuz etkileyerek onu bir nevi yalnızlaştırmıştı.

2.EKLENTİ:

Sol diz kapağına yerleşmiş olan bu eklentisi 5 yıldır ondaydı. Bu eklentisi sol dizinde ve ayaklarında ağrı yaratmış, ayrıca insanlara karşı daha anaç olmasına sebep olmuştu.

3.EKLENTİ:

Sağ arka kürek kemiğinin üstünde bir kütle ( mecazi anlamda ) gibi algıladığı bu eklentisinin kendisine başka biri tarafından gönderildiğini algıladı. 8 Yıldır taşıdığı bu eklentisi

-devam eden sırt ağrıları

-öfke ve agresiflik

-takıntılar

-işlerinin kötü gitmesi ve bereket sorunlarına sebep olmuştu.

 

4.EKLENTİ:

Başının sol üst tarafına yerleşmiş bir eklenti modeliydi. Sadece 2 aydır kendisine eşlik ettiğini algıladığı bu eklentisi son 2 aylık süreçte biraz boşluk duygusuna ve baş ağrısına sebep olmuştu.

 

Eda Hn, neredeyse bütün eklentilerini terk edilme duygusu ve yalnızlık duygusu ile çekmişti. Seanstan sonra Eda hn’a bu seansın tek başına yeterli olmayacağını ve çok fazla konu başlığı olduğu için biraz uzun soluklu bir çalışma yapmak gerekeceğini söyledim.

 

g2

 

Seanstan 11 gün sonra:

” Merhaba, Eylül hn,

Belirgin olarak ilk bir kaç gün başağrılarım oldu. Işık hassasiyetim oldu. 
Genel olarak öfkemle başa çıkabilmeyi öğrenmeye çalışmamda sizin eklenti temizliği ile ilgili söyledikleriniz çok faydalı oldu.
Seanstan çıkınca eşimi aramıştım, sesine ne oldu dedi. Çok neşeli ve bambaşka biri gibi konuştuğumu ve buna çok şaşırdığını söyledi. 

Ailemle yaşadığım sorunlarla yüzleşmeye başladım, hatta onların da yüzleşmeye başlamalarını sağladım. Biraz sürtüşme ve ses yüksekliği oluyor. Ama idare ediyoruz.

Kesinlikle artık boynum ağrımıyor. O ağrı her zaman olurdu ve çoğu zaman uzun süre oturmakta zorlanırdım. Kendimi bildim bileli boynum hep ağrırdı ve hep yaşam kalitemi olumsuz etkilerdi.
Bunun dışında içsel anlamda biraz karamsarlaştım diyebilirim.
Ölüm çok yakınımda gibi geliyor. 
Ölümden korkmuyorum ama eşim ve ailemin bana bir şey olacak diye korkuları var. Belki onların bu tavrından bana da öyle geliyor olabilir. 
Herhangi bir sağlık problemim yok çok şükür. 
Ama öyle geliyor bana bazen. 
Sanki yapacak işlerim var ama ne olduğunu bilmiyorum.
Hani böyle evden çıkarken evde önemli bişi unutmuşsunuzdur gibi bir his olur ya, tam olarak öyleyim. Hep “Ne yapacaktım ? ” durumu yani. 

Günümü eğlenceli geçirmeye çalışıyorum. 

İş anlamında yeni bi oluşuma girecektik, ama mevzuatsal sıkıntılara takıldık.
Maddiyat ile ilgili her geçen gün ödemeler artıyor. Ailemin zengin olan kısmıyla konuştum biraz ama onların destek olacağı yok. (En azından konuştum, bugüne kadar hiç öyle bişi yapmamıştım) 
Ve ben ne zaman işe gitmek istesem hastalanıp yatak döşek kımıldayamacak şekilde yatıyorum. Sürekli uyumak istiyorum. 

Şimdilik bu kadar. Varsa da aklıma gelmiyor.

Tamir fazı semptomu sordunuz, yine bambaşka şeyler yazdım. 
Çünkü kimse sizin gibi “nasılsın” diye sormuyor.
Hoş kalmanız dileğiyle.  Sevgiler.

 

 

 

*: Mesleğe ilk başladığım yıllarda, tamir fazı dönemini danışanın nasıl geçirdiği konusunda dosyamda bilgi olması gerektiğini düşünerek, eğer danışandan hiç dönüş olmamışsa mutlaka ya arar ya da emaille bilgi almaya çalışırdım. Biraz mükemmelliyetçiliğin vermiş olduğu görevini tam yerine getirme isteği, biraz da bunu yapmama imkan verecek kadar vaktimin olması sebebiyle işi sıkı tutar, tabiri-i caizse danışanın yakasına yapışırdım.  Zaman içinde bu durum değişti. Son 1-1,5 yıldır bu sorumluluğu tamamen danışana bıraktım. Seanstan sonra ne tip durumlarda bilgi vermeleri gerektiğine dair bilgi veriyorum. Özel dönemleri belirtiyorum. Bunun dışında,  eskisi kadar sıkı takip etmiyorum. Yukarıdaki örnekte Eda hn’ın kastettiği şey bu: Seanstan sonra ses çıkmayınca ” İlk hafta herhangi bir semptom yaşadınız mı? ” diye sormuş olmamla ilgili. Yani, danışanlara öyle sürekli ” nasılsınız? ” diye sormuyorum. Yanlış anlama ve öyle bir beklenti olmaması için eklemek istedim..)

 

( Devam edecek…….)

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BİR ŞİFALANMA YOLCULUĞU- 9. Bölüm

Standard

a1

 

ONUNCU SEANS:

9. Seanstan 2 ay sonra, mayıs 2017’de Berna Hn ile tekrar biraraya geldiğimizde bu sefer konu olarak ilişkiler konusunu seçti ve ” artık bir ilişki yaşamak istiyorum ama bugüne kadar hep kendime evlenemeyeceğim kişileri çektim. ” diye ekledi.

İlişki konusuyla ilgili olarak komut verdiğimde kendiliğinden bir geçmiş hayata geçiş yaptı.

Bu geçmiş hayatında fakir bir ailede, farelerin kaynadığı bir ortamda mutsuz bir çocukluk geçiriyordu. Babasının alkolik ve sert bir adam olduğunu, annesini sürekli eleştirerek bağırdığını ve bu sebeple her ikisine de öfke duyduğunu söylüyordu. Babasına hergün alkol aldığı ve zayıf bir adam olduğu için, ama asıl öfkeyi kendisini savunmadığı ve ezdirdiği için annesine duyuyordu. Ve henüz daha 7 yaşlarındayken ” BÜYÜYÜNCE ZENGİN BİRİYLE EVLENİP KENDİMİ BU HAYATTAN KURTARACAĞIM, ANNEM GİBİ OLMAYACAĞIM ” şeklinde bir karar veriyordu.

Evlerde hizmetçilik yaparak adım adım planını uyguluyor ve sonunda zengin, yakışıklı ve bekar kişilerin olduğu bölgelere odaklı olarak işinde ilerliyordu.

19 Yaşına geldiğinde yeni girdiği işinde önce servis yaparken evin bekar ve zengin sahibini adım adım baştan çıkarıyor ve birlikte oldukları bir geceden sonra “mağdur, kirletilmiş kızı ” oynayarak onunla bir daha birlikte olmaktan kaçınıyordu. Bu esnada aslında ” içimde ona karşı hisler var ama duygularımı serbest bırakırsam hedefimden uzaklaşırım ” diyerek kaçan kovalanır taktiğini uyguluyordu.

2-3 Ay sonra evleniyorlar ve evlendikten 4 ay sonra ise kocasından ilk tokadını yediği bir sahnede başına darbe alarak hafıza kaybına uğruyordu. Hafıza kaybına uğradıktan sonra evden kaçtığını ve 6 yıl boyunca sokaklarda aç susuz yaşadığını, aşevlerinden ve çöpten beslendiğini, bir süre sonra artık erkek kıyafeti giyip saçını da kestiğini anlatıyordu.

25 Yaşına geldiğinde intiharla sonlanan bu hayatın etkilerini dönüştürdükten sonra seansı noktaladık.

İlk defa ilişki odaklı bir geçmiş hayat çalıştığımız bu seansın sonunda Berna Hn aşağıdaki bağlantıları kurdu:

1-Amaç ve hedeflere yönelik duygularımı her zaman arka planda bırakıyorum ve duygularıma izin vermiyorum.

2-Şimdiki hayatımda da seçtiğim karakterlerin her zaman sosyal sınıfına, fiziksel görüntüsüne önem verdim. Seçtiğim insanlarda ” ben bu kişiden ne fayda sağlayabilirim ” olarak bakıyorum. Bu kişileri bir basamak olarak görüyorum.

3-Tıpkı bu geçmiş hayattaki karakter gibi bu hayatımda cinsellik yaşarken yine soğuk ve mesafeli hissediyorum. Karşı tarafa da öyle hissettiriyorum. Bunu sanki görev icabı yapar gibi yapıyorum. Hatta ilk sevgilim bundan rahatsız olduğunu açıkça söylemişti.

4-İkili ilişkilerimde partnere yeterli sevgi ve hakettiği ilgiyi göstermeyip onları değersiz hissettirerek, onlardan da tepki olarak değersizlik duygusu alıyorum.

 

g2

3.GÜN:

” Eylül hanım nasılsınız kusura bakmayın dün atmam gereken mail ancak bugün atabildim.seanstan sonra genelde yorgun olurdum ama aksine çok enerjik durumdaydım.mutluluktan bi göbek atmadığım kaldı .gece de heyecan ve mutluluk vardı içimde .kendimi daha duygusal ve sakin hissediyorum. ”

11.GÜN:

Eylül hanım merhaba nasılsınız
Tamir fazı dönemi genel olarak sakin geçti.mümkün olduğunca evde dinlendim ve ailemle vakit geçirdim.yazmak istediğim başka şeyler de var ama kafam biraz karışık net değil o yüzden biraz daha bekleyip yazacağım.bu süreçte farkettiğim ve aslında ben önemsemesemde hayatımı etkilediğini anladığım durumlar var.ilişki çalıştığımız için hoşlandığım kişiyle karşılaşmak için sabırsızlanıyorum. Sevgiler

 

24.GÜN:

” Merhaba eylül hanım nasılsınız

Yaptığımız seans ile ilgili yeni bir ilişkiye başlamadım ama hoşlandığım biri var henüz kendisiyle herhangi bir iletişime girmedik .tabi bu durumda benim aşırı derecede utangaç olmamın etkisi de var. ilginç olan eskisine oranla çok daha fazla insanların dikkatini çektiğimi farkettim.
 
Bağlar çalışması ile ilgili geri-bildirim: 
Bitmemiş ilişki çalışmamız :çalışma yaptığımız kişi ile alakalı ciddi bir nötrleşme yaşadım çok iyi geldi onda da aynı şekilde bu durum söz konusu sanırım çalışma da bana söylediğiniz ” bu durumdan gizli haz duyuyorsun bunun farkında değilsin ” cümlesi çok etkili oldu.en güzel tarafı da ben her zaman etrafımda evli çocuklu nişanlı tiplerin olmasından şikayet ederdim şimdi o insanların hepsi etrafımdan temizlendi.  Sevgiler

 

40.GÜN:

” eylül hanım merhaba nasılsınız bugün facebookta ki yazınızı okudum. Birşeyi korkudan, alışkanlıktan veya boşluktan yapıyorsanız : ” Geçmiş olsun.

…………………………………………….hayatımda yaşadığım boşluğu doldurmak için sürekli spor yapıyorum.sinemaya gidiyorum vs yapabileceğim ne varsa yapıyorum en son eve geldiğimde de yorgunluktan sızıp uyuyarak ertesi gün kalkıp işe gidiyorum.insanlar bana sürekli ne kadar enerjiksin bu kadar şeyi yapmaya nasıl vakit buluyorsun diyor ama bilmiyorlar ki bunların hepsini yalnızlıktan yapıyorum.şöyle oturup düşününce gerçekten hiç arkadaşım yok olanlar da sürekli güzin ablaları yada dertlerinin çaresiymişim gibi sürekli bana sıkıntılarını anlatıyorlar.kaliteli vakit geçirmiyoruz yani bu sebeple de onlarla da görüşmeyi bıraktım.bu yeni bir olay mı  derseniz değil yıllardır bu durumdayım ama artık gerçekten çok ağır geliyor.ben artık yeni insanlarla tanışmak verimli ve kaliteli vakit geçirebileceğim arkadaşlar edinmek istiyorum. ben mi kendimi insanlardan soyutluyorum onlar mı bir sebepten dolayı benden uzak duruyor bilmiyorum .yada soğuk ulaşılmaz görünmez miyim yada ben gözümün önünde olan biteni mi görmüyorum .sorular sorular…hayatımda ki bu derin boşluğu doldurmak için sürekli yeni şeyler yeni oluşumlar peşindeyim.maalesef bir süre iyi geliyor bu yaptıklarım ama eninde sonunda aynı noktaya dönüyorum.sağlıklıyım bir işim var kültürlü donanımlı bir insanım bekarım vs uygun bütün kriterlere sahipken zihnimde nasıl bir girdabın pençesindeyim ki hiç arkadaşım yok bir sevgilim yok bu kadar yalnızlık çekiyorum,

yeni boşluk doldurma uğraşım aktif olarak spor yapmak ama normal sınırlar gelmesin aklınıza . …………….. neyse ki yapılan spor ve sağlıklı bir beslenmenin karşılığını oldukça fit bir vücut olarak geri alıyorum . sevgiler

 

3,5 AY SONRA:

” merhaba nasılsınız eylül hanım farkettim ki size attığım en son mailin üzerinden 1.5 ay geçmiş içimden size yazmak geldi.

öncelikle biraz olumlu durumlardan bahsedelim.görüşmediğimiz bu süre içerisinde mali durumumu iyileştirmek adına bazı adımlar attım.ben memur olduğum için sabit bir gelirim var.bir yerden piyango çıkmadığı sürece bunun artma şansı yok.bende bu konuda ki uçuk beklentilerimi bi kenara bırakıp e ticaret olayına başladım. internet üzerinden kullanmadığınız yada sıfır eşyalarınızı satabileceğiniz siteler var .bunlara üye oldum ve satış yapmaya başladım. hem evimde ki fazla eşyalardan kurtuluyorum hemde elime para geçiyor.bu durum sayesinde ben sadece bu işi biliyorum başka iş yapamam başarılı olamam yargımı kırmış oldum. ticaret yada herhangi başka ne iş olursa yapabileceğimi gördüm.bu konu uzun zamandır aklımdaydı ama aslında şu durumdan sonra daha fazla netlik kazandı.ailemin yanına kesin dönüş kararı aldım ve bundan sonra herşey bir anda gelişti.sanki evren doğru ve net bir karar aldığım için benim önümü açtı.böylece aslında eşyaları elimden çıkararak dönmeye hazırlık yapmaya başladım.hatta arkadaşlarımla konuşurken farketmeden ben giderken bu eşyamı sana hatıra bırakırım tarzı cümleler kurmaya başladım.ben bile şaşırıyorum bu duruma

ailevi olarak ta güzel gelişmeler var.uzun zamandır iş yerimizi değiştirmek istiyorduk fakat bir türlü uygun bir yer bulamadık.şu anda tuttuğumuz iş yeri yıllar önce bakıp fiyatından dolayı tutmadığımız bir yerdi.bu sefer dükkan sahibi çok ılımlı davrandı hem fiyatı düşürdü hemde biz acayip harika bir dükkan tuttuk. babam ev borcundan dolayı başka bir borca girmek istemiyordu fakat şu anda sıfır bir araba aldık ayrıca da işi büyütme planlarını da hızlandırdı. yani anlaycağınız babamda bende kafamızda ki sınırları kaldırıp risk almaya ve büyümeye karar verdik.bu durum beni o kadar mutlu ediyor ki anlatamam

ailemin yanına geri dönme kararı beni acayip olumlu etkiledi.inanılmaz pozitif ve enerjik bir ruh haline  büründüm.tabi ki henüz bu kararımı aileme açıklamadım.çünkü söyledikten sonra işler acayip hızlanacak biliyorum .dönmek konusunda tereddüt yaşamıyorum fakat bazı korkularımda yok değil.yeni bir çevre orda ki insanlar beni nasıl karşılayacak .büyük bir şehirde uzun zamandır yaşıyorum ve küçük bi yere taşınmak orda kendimi kısıtlanmış hissedermiyim bu tip korkularım var . o yüzden de bu kararımı bir türlü ailemle paylaşamıyorum.

diğer taraftan dönmek için ruhsal olarak hazır olduğum için eskiden yaşadığım bazı durumlar tekrarlıyor.12 yıl önce X şehrine geldiğimde ailemin yaşadığı şehirdeki bütün herkesle bağımı kopardım eş dost akraba arkadaş okul çevresi şimdi de aynı şeyi burda ki çevreme yapıyorum kendimi onlardan soyutlamaya başladım. normalde zaten çok ortam insanı değilim insanlarla görüşmek bana yük geliyor bu durumda nasıl değişir bilmiyorum .zaten bu sebeple de bir ilişki yaşama olasılığı çok düşüyor. yeni insanlar ve yeni bir çevre düşüncesi beni korkutuyor. sevgiler

v9

 

NOTLAR:

1-Bu seanstan sonra Berna Hn ile çalışmaya uzun bir ara verdik. Bu süreçte Berna Hn’dan çok sık olmasa da ara ara güncel bilgi alıyorum. Henüz şehir değiştirme kararını hayata geçirmediğini, bu konunun askıda olduğunu belirtti.

2-İlişki cephesi: Berna Hn,  ara ara sosyal bir ortamda karşılaşıp hoşlandığını söylediği kişi ile yaptığımız son seanstan sonra bir daha hiç karşılaşmadığını söyledi. Şu anda hayatında şehir değiştirme konusunu netleştiremediğini ve düzenini bozmakla ilgili endişeleri olduğunu ekledi. Aslında yakın bir ilişki yaşamak istemediğini farkettiğini ve bu konunun ancak hayatının diğer alanlarıyla ilgili belirsizlik ortadan kalktığında belki değişebileceğini söyledi.

3- Eğer kendinize sürekli bir araya gelemeyeceğiniz, ya da yakın bir ilişki yaşamak istediğinizi söylemenize rağmen hep bir engeli olan kişileri çekiyorsanız belki de yakın bir ilişki için yeterince hazır değilsinizdir. Özellikle hep nişanlı, evli erkekleri çekiyorsanız bu da bir çalışma konusudur.

4- Sanılanın aksine, ben çalışmalarımda size ilişki koçluğu yapmam. ” Bu çocuk senin ruh eşin, aman bırakma.” , ” Bu kişi sana uygun değil, terket ” gibi danışanı yönlendirici cümleler kurmam. Ben seanslarda sadece sizin yaşadığınız soruna ilişkin altta yatan nedenleri araştırırım. Eğer bu alandaki sorun spesifik bir konu değilse ( Ör: Ahmet’le iletişim sorunu, eşe ..konusunda öfke ..vb ) ve hayatınız boyunca ilişkiler alanı hep sorunlu olduysa, bu iş tek seanslık bir iş değildir. Kişinin ilerleme hızı da danışandan danışana farklılık gösterdiğinden gözleme dayalı ve zamana yayılan bir çalışma yaparız.

 

” Eğer bir kadın güçlü bir erkekle yüzleşemezse, annesine dönmeli ve partneriyle/eşiyle ilişkisinde derinleşmeden önce annesinden enerji almalıdır. Bu süreç zaman alabilir ve kişinin , kadınla erkek arasındaki olgun bir ilişkiye ne derece hazır olduğuna bağlıdır.   

                                      Svagito R. LIEBERMEISTER  “

 

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BİR ŞİFALANMA YOLCULUĞU-3. Bölüm

Standard

ŞY1

 

Üçüncü seansın üzerinden 42 gün geçtikten sonra Berna Hn ile tekrar bir araya geldiğimizde bu sürede olan biten gelişmeleri kısaca not ederek başladım. Bir önceki bölümden hatırlarsanız, alışveriş bağımlılığı çalıştıktan sonra Berna Hn asıl konuyla karşılaşmaya hazır oldu ve takıntı haline getirdiği bir ilişkisinden bahsetmeye başladı.

 

ÜÇÜNCÜ SEANS SONRASI GELİŞMELER:

Ş21-..Y..( Takıntı haline getirdiği kişi)’yi çok kafama takmaya başladım. Geçen ay başından bu yana aramızda hiçbir yakınlaşma olmadı . Cinsellik yaşanıp da ertesi gün sosyal ortamlarda karşılaştığımızda bana hiçbirşey yaşanmamış gibi daha soğuk ve mesafeli davranıyor. Kendisini 3-4 senedir tanımama ve benim için çok özel biri olmamasına rağmen, bu davranışı artık beni rahatsız etmeye başladı. Onu takıntı haline getirdiğimi düşünüyorum. Saçma bir şekilde beni önemsemesini, beni sevmesini istiyorum.

2-Son 15-20 gündür alışverişle ilgili de tetiklenmeye başladım.

b12

 

DÖRDÜNCÜ SEANS

Yukarıdaki geri-bildirimleri alırken Berna Hn’ın kurduğu birkaç cümle ve kullandığı bazı kelimeler dikkatimi çekti. Bir “KAYIP İKİZ SENDROMU”* olma halinden şüphelenerek çalışmamı bu yönde ilerlettim. Sorularıma çoğunlukla “evet” şeklinde yanıt alınca da bu ihtimali mutlaka kontrol etmek istedim.

Ana karnı regresyonu ile başlattığımız seansın keşif bölümü benim için oldukça zorlayıcı oldu. Hatta bugüne kadar en zor keşfettiğim kayıp ikiz vakam diyebilirim.

Berna Hn’ın anne karnında ikiziyle ilk iletişim kurduğu an 20 günlük olduğu gündü.

25 Günlük olduğunda ikizi ondan ayrışıyordu. Bu anı ” Benden kopuyor..bir parçamı alıyor gibi acı duyuyorum. ” şeklinde tarif ediyor, hatta o sahneyi keşfederken sırtında da acı hissediyordu.

Bu ayrışma anında bir taraftan ikizinin gittiğine seviniyor fakat diğer yandan da ” Bir parçamı alıp benden götürdüğü için endişeli ve öfkeliyim” diyordu.

***

Ş8Anne karnında olduğu dönemde 6 aylıkken keşfettiğimiz bir sahnede, boğazına kordon dolandığı için nefes almakta zorlandığını, boğulur gibi olduğunu ve paniğe kapıldığını söylüyordu. Bu bölümü derinlemesine incelediğimde aslında bir nevi intihar teşebbüsü olduğunu ve altta yatan düşüncenin ” Burada değil, ikizimin yanında olmalıydım. Ölmek istiyorum. ” olduğuydu. Sonunda vazgeçip yaşamaya karar veriyor ve kendini kordondan kurtarıyordu ama anne karnında 8,5 aylık olduğu zamana kadar hala bu kararından emin olmadığı için kontrolü elinde tutmak istiyordu.

***

Doğum kanalına girmeye başladığında ise çok yoğun bir kömür kokusu aldığı için midesi bulanıyordu. ( Doldurduğu formda doğum tarihine baktığımda kışın doğduğunu gördüm. Seans bitiminde de evlerindeki kömür sobasına ait olduğunu teyit etti )

Doğum anına ve ondan sonra çok kısa bir döneme baktık çünkü anne karnını keşfetmemiz bayağı uzun sürdü.

 

Ş9Dönüştürmeye başladığımızda bu sefer kayıp ikizini daha kolay algıladı. Aslında gitmesini istemediğini ve bundan dolayı derin üzüntü yaşadığını farketti. İkizi ona, gittiği için üzülmemesi gerektiğini, herşeyin planlandığı gibi olduğunu ve görevinin orada bittiğini söyledi. İkizinin bu yolculuğunda rehberlerini algılayana kadar ona destek olmak üzere orada bulunduğunu ve gitmesi gereken vakitte gittiğini algıladı.

 

***

Kordon dolanması dahil tüm sahneleri dönüştürüp şifalandırdıktan ve anne-babasıyla olan bağlanma şekline çok kısa baktıktan sonra seansı noktaladık. Berna Hn şehirdışından geldiği için akşam uçağına yetişmesi gerekiyordu. O yüzden seans süresinin uzamamasına ve onu hemen yolcu etmeye çalıştım. Tam kapıya doğru yönelirken o gün ikimizin de neredeyse ikiz gibi giyindiğimizi görünce seans konusunun altından ” kayıp ikiz sendromu” çıktığı için ona gönderme yaparak ” Pantolonlarımız da aynı olsa tam ikiz olacakmışız  ” şeklinde bir espri yaptım. Bu esnada Berna Hn sabah erkenden uçakla gelip seans saatini beklerken Taksim’den aldığı pantolonunu gösterdiğinde ise tüylerim diken diken oldu çünkü tam da benim üzerimdeki pantolonla aynı model bir pantolon almıştı. Bu konudaki rastlantılar öyle çok dikkat çekiciydi ki hatta bu konuyla bağlantılı olarak facebook sayfasında ” OKUYABİLİRSEN EĞER, HERŞEY BİR AYETTİR…   ”  başlıklı bir yazı yazmıştım.  ( Yazının başlığına tıklayınca açamayanlar için aşağıda )

 

geribildirim


GERİ-BİLDİRİMLER:

Seanstan 1 gün sonra emailleştiğimizde: ” Merhaba eylül hanım yoğun başağrısı vardı bütün vücudumda Sızı şeklinde Ağrılar oldu .sabah gözümü açtım yine o kişiyi düşünmeye başladım fakat farklı olarak ona karşı nefret yada sevgi duyguları hissetmedim daha çok aramızda ki süreci düşündüm nerde hata yaptım Nasıl olmalıydı gibi . Sevgiler

Aynı gün: “Dünkü mide bulantısı hissi bugün de devam ediyor söylemeyi unutmuşum. ”

beauty girl crySeanstan 7 gün sonra: ” Merhaba eylül hanım nasılsınız?
Bugün tamir fazında 7.günüm size bilgi vermek istedim .genel olarak rahat bir dönem geçirdim ilk gün mide bulantısı ve başağrısı oldu.5.güne kadar herhangi bir sıkıntı yaşamadım fakat 5, gün ağlama krizi geldi belki o kişiyi seanstan sonra ilk defa görmüş olmamın etkisiylede olabilir .o günden itibaren mutsuz bir ruh haline girdim
Sevgiler

Bu son emailden sonra kendisine o kişiyi hergün gördüğü bir ortamda bulunduğunu sandığımı ve bu karşılaşmanın 5. günde olmasının özel bir sebebi olup olmadığını sordum.

Aldığım cevap: ” Aslında aynı  serviste çalıştığımız için hergün görüşüyorduk fakat seans sonrası nedense denk gelemedik teşekkür ederim .Sevgiler

12. Gün: ” …..  …     …Kendimle ilgili son duruma gelince boşlukta gibiyim o kişiyi eskisi kadar düşünmüyorum fakat belki bunda o kişinin şu an askere gitmesinin de etkisi olabilir 5-6 ay onu görmeyeceğim.fakat döndüğünde onunla tekrar ilişki kurmamak adına kendime şu anda tam anlamıyla güvenemiyorum .”

Bu bilgi üzerine, 5 ay sonra nasıl davranacağını şimdiden düşünmesine gerek olmadığını ve bu kişiye olan takıntısını çalışmaya başladığımız için normalde hergün gördüğü bir insanın 5-6 ay boyunca çevresinde olmayacağı şeklindeki bir bilginin önemli olduğunu ve bu tarz önemli durumları bilmem gerektiğini hatırlattım. Bu durum ağlama krizinin de bu vedalaşma  dönemine denk gelmesi sebebiyle benim için daha anlaşılır oldu çünkü bu kişinin askere gideceği bilgisini seanstan  5 gün sonra öğrenmişti.

Ş316. Gün:merhaba eylül hanım nasılsınız?

tamir fazının 5.gününden itibaren sürekli ağlama krizleri yaşıyorum aralıklı olarak. dün sabah duyduğum bir şarkı yüzünden gözlerim doldu  çünkü ben çocukken babam arabada bu tarz şarkılar dinlerdi hep gezmeye giderken. akşamına eve geldim hiç sebep yokken deli gibi ağlamaya başladım. bu sabah sizin önerdiğiniz kitaplardan birini okurken yine gözlerimden istemsiz bir biçimde yaşlar süzülmeye başladı. bu aralar bende durum böyle bu süreç daha ne kadar devam edecek bilemiyorum ama hayatın bütün yükü omuzlarıma çökmüş gibi hissediyorum.
sevgiler
16.-21. Gün Arası: İlk seansı vaka olarak yazmaya başladığım için yazı taslağı ile alakalı olarak haberleştik.

21. Gün: ” merhaba eylül hanım nasılsınız

 öncelikle ağlama krizlerim son buldu.
normalde bu durumu seansa geldiğimde bildirmeyi düşünüyordum fakat 3 gece üstüste aynı rüyayı görünce ve içerikler de aynı olunca bildirmek istedim. belki sizin 4. seans ile ilgili yazınıza da bir faydası olur.
10 şubat 2016 gün boyu ciddi bir mide bulantısı ve baş dönmesi yaşadım.rüyama gelecek olursak sürekli birilerine birşeyler söylemeye çalışıyordum fakat konuşamıyordum sanki boğazımda bir yumru vardı. konuşmak istediğim kişilerin hepsi benim geçmişte yada şu an yaşantımda olan bana yaptıkları yüzünden  birşeyler söylemek  isteyip de söyleyemediğim kişilerdi. eski erkek arkadaşım, kuzenim,  arkadaşlarım gibi…
boğazımda ki yumru hissi ve ışık hassasiyeti durumu tamir fazından sonra hemen ortaya çıkan belirtiler aslında .malum havalardan dolayı bir enfeksiyon başlangıcı olup olmadığından emin olmak için biraz bekledim .
11 şubat 2016 rüyamda tanıdığım bir arkadaşım benimle alay ediyordu cümle tam olarak şöyle {bu güne kadar ne başardın ki bunu da yapacaksın }bende cevap vermek istedim ama konuşamadım.sürekli bu durum tekrarlanıyordu.sonra rüyamda bir anda yatağım da yukarıya doğru yükselemeye başladım hiç durmadan fakat bu his beni rahatsız etmedi.yükselirken {değişime direnmiyorum ve onu kabul ediyorum }diye bir cümle sarfettim.sonra tekrar yatağıma geri düştüm.uyandığımda başımda 3.göz dediğimiz bölgede yoğun olmak üzere müthiş bir ağrı vardı.ışık hassasiyeti mevcutttu.sırtımda da seans sırasında hissettiğim yoğun ağrı mevcuttu.
tamir fazından sonra tıkınırcasına yemek yemeye başladım iki hafta da aldığım 4 kilo bunun kanıtı.
 
konuşma ve iletişim problemleri yaşamaya başladım.yazarken, konuşurken size attığım bu mailde de belli oluyor aslında cümleleri kurmakta zorlandım.
sevgiler.

 

***

 

Tekrarlayan rüyaları not etmesini istedim.

22. Gün: ” Terapi defterime not aldım eylül hanım . Yeme problemi o kişi gittikten sonra başladı zaten onun gidişi ve tamir fazının bitimi aynı güne denk geliyor .”

40. Gün:Günaydın eylül hanım teşekkür ederim iyiyim siz nasılsınız 
 mantık olarak o kişiyle alakalı ne yapmam gerektiğini biliyorum fakat yine de duygusal olarak kendimi gözden geçirdiğim de 1 çalışma daha yapmak faydalı olacak gibi. Bir de kendimi büyük bir boşlukta hissediyorum . Yeme içme durumları aynı devam ediyor fakat enteresan biçimde sadece karbonhidrat tüketmek istiyorum nerdeyse doğru düzgün hiç yemek yemiyorum .uyku düzenim yok sabahları çok yorgun ve mutsuz uyanıyorum 
Sevgiler.
42. Gün: Bir daha bir araya gelmeye karar verdikten sonra  iletişim problemi konusunu sorduğumda ” İletişim problemi devam ediyor eylül hanım” şeklinde cevap verdi.
***
Ş11
NOTLAR:
1-*: KAYIP İKİZ SENDROMU:  Kayıp ikiz sendromu ilk kez 1945 yılında Stoeckel tarafından tanımlanmıştır. Tıbbi araştırmalara göre her hamileliğin 1/8’i ikiz olarak başlıyor. Fakat bu ikizlerden bir tanesi ilk 28 gün içinde çoğu anne ikiz hamilelik yaşadığının farkında bile değilken ölüyor ve bazen hafif ağrı ve küçük kanamalarla vücuttan atılıyor. Yaşanan bu fiziksel durumun geride kalan ikiz açısından da birçok fiziksel ve psikolojik etkileri oluyor.
2- Berna Hn’ın bu seanstan sonra ilk defa yüzleştiği ve ” boşluk ” diye tanımladığı şey aslında hepimizin içinde hissetmekten korktuğumuz ve yüzleşmekten kaçındığımız bir alan. Bağımlıklarımız ise bizi bu boşluğu hissetmekten alıkoyan kaçışlarımızdır.  Eğer gerçek özgürlüğe ulaşmak istiyorsak bu boşluğun içinden geçmemiz gerekir. Burası spiritüellerin ” ruhun karanlık gecesi ” de dedikleri yerdir.
Krishnananda**, bu boşluk kavramını İLİŞKİLERİN A, B, C’si kitabında çok güzel anlattığı için çalıştığım her danışanıma bu kitabı mutlaka okumalarını tavsiye ederim.

**: Krishnananda (Dr. Thomas Trobe) California ve Harvard Üniversiteleri’nde eğitim görmüş bir psikiyatrdır.

3- Bu yazı dizisini, bir seans regresyon terapisi alıp kapıdan çıktığında bambaşka bir hayatı olacağını düşünen, seansın hemen akabinde sihir ve mucizeler bekleyen insanlar için özellikle yazmak istedim.Çünkü malesef bu beklenti ile gelen ve regresyon terapisini tek seanslık bir iş sanan kişilere rastladım.

Ör: Basit bir baş ağrınız olduğunda bir ağrı kesici alırsınız ve ağrınız geçer. Ama vücudunuzu kanser hücreleri sarmışken ( mecazi anlamda ) , bir tane ağrı kesici almak ve ertesi gün hiçbir sorununuz kalmayacağını beklemek beyhude bir bekleyiştir… Hayatta herşeyde olduğu gibi, terapi işinde de emek vermek gerekiyor. Armut piş ağzıma düş şeklinde bir anlayışa sahipseniz, size önereceğim en son yer regresyon terapisi. İnanın, seansların çoğu hiç de eğlenceli geçmiyor. Neredeyse gittiğimiz her sahne küçük ya da büyük travmatik bir anı içeriyor. Bugün burada okuduğunuz vakaların ve şifalanmaların çoğu gözyaşları içeriyor.

 

4- Bu şifalanma işi gerçekten de bir yolculuk ve bu yolculuk sırasında o en derinlerde sakladığınız yaralarınızla ancak sizin kaldırabileceğiniz hızda ve dozda ilerliyoruz. Şu anda bu bölümde yer verdiğim seans, Berna Hn açısından belki bugüne kadar en zorluk çektiği seans oldu. Aramızdaki uzak mesafe sebebiyle uzun aralar vermemiz ise belki onun açısından daha zorlayıcı oldu. Ama bundan sonra neler olacağını bilemeyiz. Bundan sonrası belki de Mevlana’nın da dediği gibi : ” Her şey üstüne gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde, sakın vazgeçme! Çünkü orası kaderinin değişeceği yerdir.. ” .

 

(Devam edecek…..)

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan