EGZAMA HAKKINDA BİR VAKA ( 2.Bölüm)

Standard

 

 

Tülay Hn ile ilk seanstan 52 gün sonra tekrar bir araya gelebildik. İlk seansın sonunda yazdığım geri-bildirimlerini aldıktan hemen sonra ilk seansa geçtik.

Henüz koltuğa uzanır uzanmaz defalarca esnemeye başlaması, evde kısa eklenti temizliğini uygularken aynı şeyin olduğunu hatta meditasyonlarında da olduğunu belirtmesi üzerine seansa yine kısa eklenti temizliği ile başlama kararı aldık. Ayrıca ilk seans sonunda kendime aldığım özel notlarda, hala beklediğim eklentileri olduğunu not ettiğim için çalışmamızı bu yönde ilerlettik.

 

seans

 

1.EKLENTİ:

2-3 Hafta gibi kısa bir süredir kendisinde bulunan, boşanmayı düşündüğü dönemde doların yükselmesiyle beraber artan endişeleri ve gelecek kaygısı ile çektiği 2 adet eklentiydi. Çocuklara bakabilecek miyim diye çok kaygılandığı bir günde çekmişti.

Aslında eşinin kira ödemek dışında eve ve çocuklara hiçbir maddi katkısı olmadığını, kafasında yoğun olarak boşanma konusunu düşündüğü bir anda eklenti çektiğini belirtti.

2 Eklentinin Etkisi: Endişe sebebiyle son 2-3 haftadır para biriktirmeye başlamasına sebep olmuşlardı.

Bu eklentileri kolaylıkla gönderdik.

 

2.EKLENTİ:

Aynı ofisi paylaştığı iş arkadaşıyla sohbet ederken, kendisinin arkadaşından daha çok iş alması sebebiyle aralarında maddi konuları masaya yatırdıkları bir günde kendisine gönderilen 3 adet eklenti algıladı. Bu eklentiler de sadece 10 gündür bende dediğinde son 2-3 hafta içinde ne olduğunu sorguladık.

O dönemde boşanmak istediği için, acaba eşime karşı haksızlık mı ediyorum gibi bir suçluluk duygusuna girmişti. Eşi, çocukların okulla ilgili bazı ödemelerini yapacağını söylediği halde yerine getirmemişti. Bu sebeple ödemelerle ilgili tartışmaların yaşandığı bir dönemde boşanma kararını netleştirmişti. İlk 2 eklenti grubu da boşanmasıyla ilgili olduğu için bu konuya biraz daha derinlemesine girdik.

T2.jpg

8 Yıllık evliliği boyunca eşinin kendisine ve çocuklara hiçbir maddi katkısı olmadığı için bayağı bir öfke biriktirmişti. Öfkesine çalışırken, yıllardır eşine de annelik ettiğini ve artık yorulduğunu söyledi. Her ne kadar aralarında anlaşmalı olarak boşanmaya karar vermiş olsalar da, 8 yıl süren bu ilişkide sayfanın doğru bir şekilde kapatılması için ilişkiyi tamamlama çalışması yaptık. Bu sırada, geçmişte eşinden ayrılmayı çok istediği ama söyleyemediği bir gün “ Ayrılamıyorum bari ölsün..keşke ölse ” diye içinden geçirdiği eski bir anı hatırladı. Bu tip anlara da baktıktan ve dönüştürdükten sonra 8 yıllık evliliği boyunca kendine çektiği herhangi bir eklenti olup olmadığına baktık.

 

3.EKLENTİ: Evliliği boyunca çektiği eklentiler

A ) 6 Yıl önce eşine çok öfkeli olduğu bir gün, eşiyle birlikte olduğu anda çektiği 1 adet eklentiydi. Bu eklentinin karın bölgesine yerleşmiş olduğunu belirtti.

Etkileri: İştahın açılmasına, gereksiz şeyler yemesine, özellikle et grubunu o dönemde çok fazla yemesine, karında şişkinlik ve gaz sorunlarına yol açtığını söyledi. 6 Yıl boyunca özellikle yemek yeme konusunda etkilediği belirtti.

Bu bölümde yeni bir geri-bildirim daha eklemek istedi:

T8İlk seanstan bugüne kilo kaybım var, belim inceldi, göbeğim inceldi. Karnımda hep bir şişkinlik olurdu, indi ” .

B) Yine eşine öfkeli olduğu bir anda yaşanan cinsel birliktelik sırasında rahim bölgesine yerleşen bir eklentiydi.

Etkisi: Rahimde miyom oluşumuna sebebiyet

Evlilik döneminde eşe öfkeyle çektiği tüm eklentileri gönderdik.

 

 

4.EKLENTİ:

14 Yaşında iken ilk defa regl olduğunda, annesinin bunu sanki çok kötü birşey olarak algılaması ve kızı regl olmaya başladı diye 2-3 gün boyunca suratının asılması üzerine kendini çok yalnız hissettiği bir dönemde 1 adet eklenti çekmişti.

Bu Eklentinin Etkileri: Daha eril ve verici olmasına, daha çok sevilmek için ailesi ve eşi dahil herkese bakmasına; 14 yaşından beri konuşurken boğazında gıcık varmış gibi hissedip sürekli boğaz temizleme sesi çıkarmasına; erkeklere karşı daha sert olmasına; burnunda kaşıntılara; içeriye doğru geniz akıntısına; yorgunluk ve ağırlık hissine yol açmıştı.

Bu eklentisini biraz zor gönderdik.

 

5.EKLENTİ:

5 Yıldır kendisinde bulunan, özel bir konuyla ilgili suçluluk hissettiği dönemde oluşmuş 2 adet eklentiydi. Vücudunda idrar kesesi ile rahim arasında olduklarını algıladı.

Bu 2 Eklentinin Etkileri: Gece sık tuvalete kalkmasına; 2. çocuktan sonra 3. bir çocuk istemesine; hamile olmadığı halde sol memesinde şişlik ( süt bezi şişliği ) oluşmasına; burunda kaşınmaya yol açmışlardı.

Bu eklentileri de gönderdikten sonra seansı tamamladık.

 

g2

 

3.GÜN:

Bugün biraz kesik öksürüğüm var burun kaşıntım olmadı. Biraz saç dibimdeki egzamam kabuklandı. Bunlar tamir fazı sayılıyorsa bunları yaşadım.

Bu geri-bildirim üzerine ” Saç dibindeki egzama geçti demişsiniz. Tekrar mı hareketlendi yoksa zaten kabuklu muydu? ” diye sordum.

Cevabı: ” Evet hareketlenme oldu kaşınma yok direk kabuk oluştu. ”

 

6.GÜN:

” Seans çıkışında arabamı çekmişlerdi epeyce peşinden koşturdum. İlk kez başıma geldi böyle bir şey 🙂 Ertesi gün kanamam oldu hafiften. Ben de regl oldum sandım ama devam etmedi.* Burnum bugün çok kaşındı oğlumda da başladı kediye alerji geliştirdik.Kediden uzaklaşınca geçiyor. Eşimin gitmesi ile kedinin gelmesi aynı döneme rast geldiği için ayrılık çatışması oldu sanırım. Dışarıdaki erkekler bana karşı daha nazik. Önceden trafikte çok kavga ederdim erkeklerle. Reaksiyonlarımız değişti. Dün 2 kez trafik kazası geçirecektim son anda hızlı davrandığım için olmadı. Annem seansın ertesi gecesi rüyasında yeşil gözlü sarışın bir kız bebek dünyaya getirdiğimi görmüş bu da enteresan geldi bana. Düşüklerimi de öyle imagine etmiştim. Eşimle ilgili de biraz kafam karıştı acaba gerçekten doğru bir karar mı veriyorum diye düşünmeden edemiyorum. ”

 

 

B23 GÜN SONRA:

Tülay hn, ilk defa BAĞLAR ÇALIŞMASI’na katıldı. Burada seçtiği konu “ Terkedilme korkum yüzünden bağ kuramıyorum. Aşık olursam, o kişi beni terk eder. O yüzden aşık olmamalıyım gibi bir düşüncem var. ” idi.

Yaptığımız çalışma esnasında annesiyle bağlanma şekline bakarken annesinin Tülay Hn henüz 2,5-3 yaşındayken evi terkederek 1 ay sonra eve geri dönmesinin, annesiyle bağlanma sorunundaki olumsuz etkileri üzerine çalıştık.

BAĞLAR ÇALIŞMASI İLE İLGİLİ GERİ-BİLDİRİM:

Tülay hn, o güne kadar hep kadınlardan zarar gördüğünü ve genelde kadınlarla sorun yaşadığını; Bağlar Çalışması’ndan sonra bu durumun değiştiğini ve artık kadınlarla daha iyi anlaşmaya başladığını belirtti.**

 

***

 

2. SEANSTAN 26 GÜN SONRA:

” Egzemam artmadı. Kalçamdaki kaşıntı eşim gelince çoğaldı , o gidince yine geçti.  ”

T9Bir de erkeklerle çok çatışırdım trafikte sosyal alanlarda yani mutlaka bi saçmalık yaşardım şimdi olmuyor. Bana daha kibar nazik davranıyorlar beklemediğim kadar yardımcı oluyorlar. Hatta bir gün arabam yolda kaldı hiç olmayacak bir yerde kimse durmaz derken 7 adam uğraştı arabamla geceydi ve çok serindi hava. Erkeklerden yardım almaya başladım***  ama enteresan bir şekilde eski eşim elini ayağını tamamen çekti ev kirasını bile ödemiyor artık. Fitnessa başladım ek olarak. Çok tembeldim o konuda. Daha enerjik, daha çabuk hareket ediyorum. ”

 

SEANSTAN 29 GÜN SONRA:

Aşağıdaki emaili aldım.

” Merhaba dün çok enteresan bir şey yaşadım bu türde bir şeye rastlamışsınız diye sormak istedim.  ……..( Danışan gizliliği nedeniyle burada sansür uygulandı-Eklenti şüphesi yaratan bir durumla ilgili yorumumu sordu. ) …………. ”

 

Daha önce böyle bir vakaya rastlamadığımı ama google’dan araştırdığımda okuduğum hurafe tarzındaki bilgilere inanmaktansa, seans içinde bire-bir sorgulayarak danışandan alacağım bilgilere daha çok güvenebileceğimi belirttim. Bunun üzerine 3. seans için randevu talep etti.

 

v9

 

NOTLAR:

1-Bu vakanın başlığında her ne kadar ” egzama ” temalı gibi görünse de, okuduğunuz üzere ilk iki seansta ön plana çıkan eklentiler sebebiyle şu ana kadar egzamanın sebebine odaklı bir çalışma gerçekleştiremedik. Fakat ilk seanstan sonra 8 yıldır her türlü tedaviye rağmen geçmeyen egzamalar yüzölçümü olarak 3’te 1’e indi. İkinci seanstan sonra da kaşıntılar durarak stabil hale geldi. Buradan anladığımız sonuç; eklentiler egzamayı artırıcı bir etki yaratmıştı fakat sorunun kaynağı eklentiler değildi. Bu sebeple Tülay Hn’a başka bir zaman sırf egzama odaklı bir çalışma yapabileceğimizi belirttim.

 

2-Tülay Hn’ın kalçasındaki kaşınmaların eşi varken artması, o yokken kesilmesi benim için extra bir bilgi olduğundan,  ilerdeki seanslar için bir kenara not ettim. Psiko-biyoloji eğitiminde bu tarz sorunların altında yatan psişik nedenlerle ilgili biraz bilgi edindiğim için egzamayla ilgili neye bakmam gerektiği hususunda bana fikir vermişti.

 

3-Tülay hn’ın çok yüksek sayıda olan eklentilerini ilk 2 seansta gönderdikten sonra onunla artık çok daha kolay ve rahat çalışabileceğimi düşündüğüm için artık egzama konusuna ağırlık vermek isterken, Tülay Hn’ın yukarıda sansürleyerek belirttiğim-yaşadığı ilginç bir olayı paylaşması sebebiyle bu kez başka bir konu başlığı için tekrar bir araya geldik. Bu üçüncü seansımızda trans geçişi engelleyebilecek herhangi bir eklenti algılamayınca, benim önerim üzerine ana karnı ve 0-3 yaş dönemine bakmaya başladık. Bu üçüncü seansın gözlem süresi devam ettiği için ileride yazılacak.

 

4-a) *: Seanslardan sonra nadiren bazı danışanların normalden birkaç gün daha erken regl olduklarına rastladım. Bu tip durumlar tamir fazı etkisi olarak nadiren olabiliyor. ( özellikle dişilikle ilgili sorunlar varsa )

b)-  **: Tülay Hn’ın dişil enerjiyle ilgili sorununa çalıştığımız için bu alanda iyileşme olduğunu düşünüyorum.

c)- *** : Tülay hn, ilk defa seansa geldiğinde kocası ve annesi dahil olmak üzere tüm aileye ebeveynlik eden, eril yönü güçlü ve aşırıcı verici bir kadındı. Eril-dişil enerjide dengelenme oldukça, erkeklerle kavga etmek yerine onlardan yardım almaya açık hale gelmeye başladı. Bu da benim için dişil enerjiyle ilgili başka bir iyileşme göstergesi.

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

EGONUN DİRENCİ-1

Standard

Bu haftaki vakamız toplam iki seanstan oluştuğu ve iki farklı regresyon terapi yöntemi içerdiği için iki bölüme ayırdım.

İsmine Derya Hn diyeceğim danışanım 25-30 yaş aralığında,  daha önce başından bir evlilik geçmiş, Doğu Anadolu’da yaşayan ve çalışan bir bayan. Seans için kendisiyle aylar önce ben İstanbul’da iken emailleşmiştik. Yıllık iznine denk getirecek şekilde ayarlamaya çalışarak seans almak için benim bulunduğum şehre geleceğini söylemişti. İlk niyet ettiği tarihte merdivenlerden düştüğü için belini incitti ve kuyruksokumunda hafif bir eğrilik oluştu. Bu yüzden seansımızı ileri bir tarihe ertelemek durumunda kaldık.

2İyileştikten sonra beni tekrar aradığında spiritüel konuları çok sevdiğini ve regresyon terapisini mutlaka denemek istediğini söyledi. Spiritüel konularla ilgili geçmiş deneyimlerini konuşurken söylediği iki örnek dikkatimi çekmişti. İlk olarak;  3-4 yıl önce Ankara’da oldukça popüler bir merkezde uzman kişiler tarafından iki gün boyunca üzerinde birtakım çalışmalar yapıldığını ( tekniklerin adını özellikle yazmıyorum ) ama bunlardan pek fayda göremediğini söyledi. İkinci olarak ise,  2 yıl önce reiki tarzı enerjilerle çalışmak için şifa teknikleri kursuna yazıldığını ama tam ödeme yapacağı günün gecesinde evine hırsız girmesi sebebiyle kursu bıraktığını söyledi. Evine giren hırsız hem kurs parasını hem de bilgisayarını çalmıştı. Ödeme yapmadan kursa gitmeye çekindiği için daha yolun başında iken kursu bırakmıştı.

 

12Derya Hn bu örnekleri verince aklıma gelen ilk şey, benden de ilk randevu almaya kalktığında birkaç ay boyunca yazışmamız ve tam geleceği hafta merdivenlerden düşmesi oldu. Bu kadar çok aksiliğin her defasında onu bulması bana, sanki bir tesadüf değilmiş gibi gelmişti. O yüzden seans öncesi öngörüşmemiz sırasında konu bir şekilde bu aksiliklere geldiğinde ağzından şu cümleler döküldü: “ Hergün yürüdüğüm bir yoldu, üstelik ayağımda da düz ayakkabı vardı. Nasıl kaydığımı ve düştüğümü hiç anlamadım.” Bu noktada kendisine egomuzun bazen değişime yoğun direnç gösterebileceğinden bahsettim. Seans yapmadan, bu durumun neyden kaynaklandığını asla bilemeyeceğimizi , bazen güçlü bir eklentinin bile kişinin seansa gelmesini engelleyebilecek kadar etkili olabileceğini de ekledim.

 

22Öngörüşme sırasında ilk çalışma konusu olarak ilişkiler konusunu seçmişti.  2 yıl süren evliliğini “Sanki evden uzaklaşmak ve evlenmiş olmak için evlenmiştim. Bir anda oldu herşey, nasıl oldu anlamadım. Daha evlendiğim gün bile ben bu evliliğe, bu eve ait değilim dedim kendi kendime. Boşanınca babam başıma kalkar diye düşündüğüm için 2 sene bekledim ve o sırada normal bir evlilikte yaşanması gereken yakınlık da pek yaşanmadı” şeklinde anlatmıştı.

 

 

6Biten evliliğinden bir süre sonra hayatına girmeye çalışan erkekler olduğunu ama hepsinde de nedense hep aynı şekilde sonuçlandığını söyledi. Hepsi Derya Hn’ın peşinden uzun bir süre koşuyorlar, uğraşıyorlar, hatta evlenme teklifi ediyorlardı ama tam Derya Hn düşünüp ilişkiye ” evet ” demeye karar verdiğinde, tekrarlayan bir döngü olarak aniden arazi oluyorlardı. Hatta telefona bile çıkmıyorlardı. Bu duruma anlam veremiyordu ve sebebini merak ediyordu.

Öngörüşmemiz sırasında birçok soru sorduğum için verdiği örneklerden ilişkilerinde bağımlılık teması olduğunu farkedip kenara gerekli notumu almıştım. Seansa başladığımızda ise kendisiyle şimdiki hayat regresyonu yapmayı seçtik, çünkü Derya Hn inancı gereği geçmiş yaşamlara inanmıyordu. Ayrıca küçüklüğüne dair verdiği örnekler aşırı katı kuralların olduğu bir ortamda büyüdüğünü ve bundan çok etkilendiğini gösteriyordu. O yüzden ana karnı sürecini de dahil ederek 0-6 yaş aralığını çalışmayı uygun bulduk.

 

Derya Hn, bana seansa gelmeden birkaç ay evvel ilaç kullanmak istediği için psikiyatriste gittiğini de söylemişti. Psikiyatrist ise kendisinde ilaç kullanmasını gerektiren herhangi bir durum olmadığını söyleyerek onu psikoloğa yönlendirmişti. 2-3 seanslık psikoterapiden sonra psikologa gitmeyi bıraktığını ve regresyon terapisini denemeye karar verdiğini belirtti.

 

Çalışmamıza başladığımızda Derya Hn transa geçmekte zorlanacağını düşünüyordu ve zihnini geri planda bırakmakta gerçekten zorlanıyordu. Aslında ilk sahnede kolaylıkla transa geçmişti ve bedenindeki duyarlılıkları çok rahat algılamıştı ama kafasında transa geçmeyi zor birşey gibi algıladığı için sürekli zihniyle transa geçip geçmediğini sorguluyordu.

 

23

Keşfettiğimiz sahnelerin birinde Derya Hn 3-4 yaşındaydı. D. Anadolu’da şu anda yaşadığı  şehirde, doğduğu evin bahçesinde oynuyordu. Kendisini tarif ederken ” erkek çocuğu gibi ” ifadesini kullanmıştı. Babasından korktuğunu ve sert tutumundan dolayı ondan nefret ettiğini düşündüğü bir an vardı. O anda gözlerinde yoğun duyarlılık ve batma hissi yaşadı.

 

 

24Başka bir sahnede 2 yaşındaydı. Yaramazlık yaptığı için halasının kendisini korkutmak amaçlı balkondan aşağı sarkıttığı bir sahneye geçiş yaptı. Bu sahnede yine yoğun korku, öfke ve güvensizlik vardı. Ayrıca kendini çok değersiz hissedip bilinçaltında “uslu çocuk olmalıyım ” şeklinde bir kayıt yapmıştı.

 

Anne karnında olduğu bir anda ise kendisini 7 aylık olarak algıladı. Bu sahnede anne rahminin enerjisini çok kasvetli bir ortam olarak belirtti ve çok huzursuzum dedi. Bu huzursuzluğun annesinden ona geçen bir duygu olduğunu anladıktan sonra ise annesinin neden huzursuz olduğunu anlatmaya başladı. Anlattığına göre annesi babası ile evlendikten sonra kocasının ailesiyle yaşamaya başlamıştı. Orada yaşadığı süreçte dışardan gelen gelin olarak kendini dışlanmış ve yalnız hissediyordu. Derya Hn’ın geçiş yaptığı bu sahnede ise evde büyük bir kalabalık vardı ve annesi hamile olarak bir köşede yalnız başına oturuyordu.

 

Konumuz ilişkiler olduğu için seans içerisinde vaktimiz yettiği kadarıyla ergenlik ve lise dönemindeki birkaç önemli anıya da bakmak istedim:

 

1412-13 yaşlarında , hala D. Anadolu’daki doğduğu şehirde yaşıyorlardı ama 3-4 yaşından sonra artık dedesinin evinde değil, bu kez kendi evlerine geçmişlerdi. Annesinin onu masada erkekler konusunda uyardığı ve “…erkeklere dikkat edeceksin, adımıza kötü birşey getirmeyeceksin…” dediği bir sahneye geçiş yaptı. Henüz ortaokuldaydı ve platonik olarak çok sevdiği bir çocuk vardı. Çocuğun da onu sevdiğine emindi ama annesinin uyarıları ve kültürel baskı sebebiyle okul hayatı boyunca erkeklerden çok uzak durduğunu, çok sevdiği bu çocuğa bir kez bile merhaba diyemediğini söyledi.

13 yaşındayken annesi ve babası Akdeniz Bölgesi’ndeki büyük bir şehre taşınmaya karar veriyordu. Yaşadığı şehirden ayrılırken sevdiği çocuğa veda bile edemiyordu ve taşındıkları şehre gittiklerinde üzüntüden hastalanıyordu. Taşındıkları büyük şehre uzun süre ısınamıyordu ve kendini çok mutsuz hisediyordu. Bu sahnede annesine karşı  hissettiği yoğun öfkesine, aşkını yaşayamamaktan kaynaklanan pişmanlık duygusu da eşlik ediyordu.

 

15Diğer bir sahnede, 19 yaşında İç Anadolu’daki bir üniversitede okuduğu bir ana geçiş yaptı. 13 yaşındayken ayrıldıkları şehirde kalan geçmişteki platonik aşkı ile bir şekilde bir araya gelip çıkmaya başlıyorlardı. Birbirlerinden uzakta oldukları için çok az görüşme şansına sahip olarak 1,5 yıl süren bu ilişki Derya Hn’ın mantığının bu ilişkiyi onaylamaması sebebiyle bitiyordu. Görüşmedikleri o 6 yıl boyunca aralarında ciddi bir uçurum oluşmuştu. Sevdiği genç adam, okumayıp çalışmayı ve tüm ailesine bakmayı seçmişti. Başka bir şehre sürekli gidip gelerek onu sık sık ziyaret edebilmesi söz konusu değildi. Derya Hn ise aralarındaki eğitim farkını oldukça önemsiyordu. Aylarca üzülüp ağlamasına rağmen ayrılık kararı aldığını ve asla geriye dönmediğini söyledi. Bu sahnede sevgilisini bir anda bırakıp gittiği için ve ilişkiye devam edemediği için kendini suçlu hissediyordu.

Tüm bu sahneleri keşfettikten sonra hepsini dönüştürmeye koyulduk.  Doğumunun gerçekleştiği esnada kız çocuk olarak doğduğu için babaannesinin kültürü gereği durumdan çok hoşnut olmadığını algıladı ve ona ” Bu evrenin planıydı. Beni bu şekilde kabul etmek zorundasın. Unutma ki senin annen de bir kadın…” dedi.

Diğer sahneleri de tek tek dönüştürerek içsel çocuk bölümüne geçtik. Ardından rehberiyle buluştuğu ana geldik. Rehber kelimesini ilk defa duyuyordu. Ona kısaca açıkladığımda rehberini algılayabildiğini ve onun karşısında gülümseyerek oturduğunu söyledi. Rehberinden herhangi özel bir mesaj algılamadı.

Şifa bölümünden sonra kendisi ile seansı değerlendirmeye başladık:

a) Gözlerinde yoğun baskı hissettiği anı hatırladı ve “ gözlerimde bozukluk var gerçekten de, hatta bu hafta hazır izindeyken göz doktoruna gidecektim. ” dedi. ” Seansta hissettiğim şey gerçek gibiydi ” diyerek de şaşkınlığını ifade etti. Seans esnasında çalışma konumuzla bağlantılı olan ve vücudumuzda kayıtlı olan tüm travma izlerinin açığa çıkabildiği için bu tarz bedensel duyarlılıkların normal olduğunu, bu sebeple Dr. Roger WOOLGER tarafından geliştirilen ” BEDEN TERAPİ” yöntemini uyguladığımızı söyledim.

b) Seans boyunca sürekli su içme ihtiyacı duyduğumu ve ilk defa bir seans sırasında 1 şişe suyu bitirmeme rağmen sanki hiç su içmemişim gibi ağzımda yoğun kuruluk hissettiğimi söyledim. Böyle bir şey bana ilk defa olduğu için dikkatimi çekmişti. O yüzden kendisine gündelik yaşam içinde çok su içip içmediğini sordum. “ Kendimi bildim bileli çok su içerim. Bir kerede en az 3-4 bardak su içerim. Her gece uyandığımda yaklaşık 1 litre su içerim çünkü ağzımda kuruluk oluyor, ne kadar içersem içeyim suyun tadını alamıyorum. ” dedi. Bunun üzerine şeker hastalığı olup olmadığını sordum. Hiç test yaptırmadığını söyledi. Kendisinden doktora gittiğinde bu durumu araştırmasını ve en azından önlem olarak şeker testi yaptırmasını rica ettim.

c) Bana öngörüşmede verdiği özel hayatına ilişkin bir detaya ek olarak seans içerisindeki ilk sahnede kendini erkek çocuğu gibi tarif etmesi, babaannenin erkek torun istemesi, küçüklükte çok bastırılmış bir ortamda büyümesi gibi sebepler yüzünden dişil enerjiye bakılmalı şeklinde not almıştım. Değerlendirme kısmında her ay regl dönemlerini çok ağrılı yaşadığını da söyledi. İlerde bu konulara bakmak üzere ikimiz de gerekli notlarımızı aldık.

d) Seans sırasında babaanne ile karşılaştığı sahnede , kendisini ifade etmişti fakat onu affetmek istememişti. Bu tarz durumlarda danışanı asla karşısındaki kişiyi affetmeye zorlamadığımız için  o bölümü o şekilde kapatmıştık.

***

Derya Hn ile seanstan bir gün sonra konuştuğumuzda ” Seanstan sonra başımda ağırlık gibi hafif bir baş ağrısı oldu, uyuyunca geçti. Akşam hafif bir mide bulantısı da oldu. Diğer günlere nazaran dün gece daha çok kalktım ve her kalktığımda da yarım saat kadar oturdum. Önceki günler kadar çok su içmedim. Dünden beri su içmem azaldı, gece kalktığımda 1 bardak su içebildim. Ben bunun mide bulantım sebebiyle öyle olduğunu düşündüm. Bugün mide bulantım yok. Sabahtan beri çok su içmedim yine. Normalde gece kalktığımda 1 lt su içerdim, hep ağızda kuruluk olurdu. Şu anda ağzımda kuruluk yok.” dedi.

Seansımızın üzerinden 2 gün geçmişti. O gece yatağa yattığımda herzamanki gibi eklentiler için günlük temizlik ve korumamı yaptım ( bu yöntemi seans sonunda danışanlara da öğretiyorum ). Tam gözlerimi kapamış uyumak üzereyken bir anda gözümün önüne yaşlı, kısa boylu, tombul, beyaz tenli, başı kapalı ve çok kızgın ve çatık kaşlı bir teyzenin yüz ifadesi geldi. Tanımadığım birine ait bu yüz ifadesinin Derya Hn’la ilgisi olabileceği fikri de bu bir anlık görüntüye eşlik etti ama üzerinde fazla düşünmeden uyudum.

Ertesi gün öğle saatlerinde Derya Hn beni aradı. Gece biraz tedirgin uyuduğunu, birkaç kez uyandığını , bunların seansla bir ilgisinin olup olmadığını sordu. Ben de”  seanstan sonraki ilk 1-2 gün nadiren de olsa gece uyanmaları olabiliyor. Size öğrettiğim temizlik ve korunma yöntemini uygulayın. Endişe edilecek bir durum yok. Bu arada bana babaannenizin bir resmi varsa gönderebilir misiniz? ” dedim. Fotoğrafı gördüğümde gece uyumadan hemen önce gözümün önüne gelen kızgın teyzenin Derya Hn’ın babaannesi olduğunu anladım. Belli ki Derya Hn’ın babaannesi torunu tarafından affedilmek ve kabul edilmek istiyordu. Açıkçası böyle bir seans benim de başıma ilk defa geliyordu. Normal şartlarda seans öncesi ve sonrası hem mekanı hem de kendimi temizleyip enerjisel koruma altına alırım ve danışanla ilgili bu tarz bağlantılara asla girmem. Ama buradaki babaanne belli ki durumdan aşırı rahatsız olmuştu ve bana bir karelik de olsa görüntüsünü yansıtarak bu konuya tekrar bakmamızı rica istemişti.

Telefon görüşmemizden sonraki günlerde Derya hn daha rahattı.

Seanstan 1 hafta sonra konuştuğumuzda “İlk 3 günü yoğun yaşadım. Onun dışında mide bulantılarım çok azaldı ve geçti. Su içmem ise eskiye oranla azaldı. ” dedi. 7. günden itibaren tamamen normale dönmüştü.

Yıllık izni bitmek üzere olduğu için ve benim yaşadığım şehre çok uzak bir yerden geldiği için 2. seansı da o şehrine dönmeden yapmaya karar verdik. Birçok ilki bir arada barındıran ve benim için de enteresan bir deneyim olan bu seansların ikincisi ise yazının 2. bölümünün konusu.:)

 

(DEVAM EDECEK…)

NOT: Her yazımın altında çoğunlukla eklediğim özel “NOTLAR ” bölümü ikinci yazının altında topluca belirtilecektir.

Sevgilerimle…