SABRİ’NİN HİKAYESİ ( 2. Bölüm )

Standard

Birinci bölümde bahsettiğim şekilde bir rehberlik aldıktan sonra çalışmamıza başladığımızda, Rana Hn’ın baba sisteminden birşey taşıdığını farkettik . Burada enteresan bir şekilde konu Sabri isimleri üzerinden ilerledi. Rana Hn’ın kendinden önce doğup 3 yaşındayken ölen abisi Sabri’ydi ve aynı isim kendisine verilmişti. Baba sisteminden üst kuşaktan bir dedenin adı da Sabri’ydi.

Sabri Dede’nin babası savaş döneminde Arnavutluk’taki ilk eşi vefat ettikten sonra ilk göç ettiği Yunanistan’da evlenip çocuk sahibi olmuş, daha sonra onları terk ederek Bulgaristan’a göç etmişti. Bulgaristan’da tekrar evlenip çocuk sahibi olmuş, sonra onları da terk ederek Türkiye’ye göç etmişti. Sabri Dede böyle bir babanın Türkiye’de doğan ilk çocuğuydu. Sabri Dede’nin sisteminden gelen ağır etkileri içeren detaylı bir çalışma yaptık.

Çalışmadan bir gün sonra: ” Merhaba Eylül hanım , Dünkü çalışmada dedemin şeker hastalığı ve benim gece kalkıp yemem üzerine çözülmeler olmuştu. Dün gece ilk defa gece kalkıp tatlı yemedim .  “

Kendisine verdiğim cevapta, normalde bu kadar hızlı bir gelişme beklemediğimi ama güzel bir gelişme olduğunu, bunun sadece o güne has bir durum olup olmadığını anlamak için bir süre daha gözlemleyip bilgi vermesini rica ettim.

2 HAFTA SONRA: ” Yıllardır her gece uyanıp tatlı, çikolata yerdim. Bağlar Çalışması’ndan sonraki geceden bu yana hiç kalkıp tatlı yemedim.

8 AY SONRA: ( Vakanın yazım aşamasında sorduğumda )

” …. Hala geceleri kalkıp tatlı yemiyorum. Takıntılı düşüncelerim çok azaldı.

NOTLAR:

1-Bu çalışmada gördüğünüz gibi, biz aslında Rana Hn’ın yıllardır kalkıp geceleri tatlı, çikolatalı ürünler yediğini bilmiyorduk. Hayatının ilk 5 yılında adının Sabri Can olduğunu ve annesinin kendisine hala bu isimle hitap ettiğini de bilmiyorduk. Dolayısıyla bu konu başlığını seçerek bir araya gelmemiştik ancak sistem öylesine eş-zamanlılıklar yarattı ki, aslında bize ” siz bu konu için bir araya gelmediniz ama Sabri’ye dikkat edin ” dedi. Aldığımız sonuca göre yorum yaparsak; Rana hn şeker hastası değildi fakat her gece tatlıya saldırması ile Sabri Dede’nin şeker hastalığının sebepleri arasında bir bağlantı vardı .

SABRİ

2-Bağlar Çalışması’ndan sonra farkettim ki bizim bahçedeki kedi Sabri ile Rana Hn fiziksel olarak da benziyorlardı. İkisi de sarışın, aynı tonlarda yeşil gözlere sahipti. Kedi Sabri, diğer sokak kedilerine göre daha narin , güzel bir hayvandı ve havalar ilk soğuk yaptığında hastalanıp aksırıp tıksırmaya ve nefes almakta zorlanmaya başlayınca ona bir klube yapıp içine polar mont serdim. Neyse ki özel bakımla kendini toparladı. Bu vakayı yazarken notlarda görüp hatırladım ki Rana Hn da astım nedeniyle nefes alma problemi yaşayıp sprey kullanıyordu.

3- Rana Hn ile bir seans daha çalıştık. Orada konu başlığı farklı olup Sabri ile ilgisi olmadığı için muhtemelen burada yer almayacak. Bu vakanın yazılma nedeni; bazen seçtiğimiz konular dışında konular çıkabileceği ve eş-zamanlılık konusuna farklı bir örnek teşkil etmesiydi.

Vakayı yazmama izin verdiği ve taslak metinleri hızlı onayladığı için Rana Hn’a tekrar teşekkür ederim.🙏

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

SABRİ’NİN HİKAYESİ ( 1. Bölüm )

Standard

İsmine Rana diyeceğim danışanım 40 yaşlarında, evlenmiş-boşanmış, 1 çocuğu olan ve çalışan bir kadındı. Kendisi ile temmuz 2021’de yaptığımız online ön-görüşme öncesinde doldurduğu formda çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” Değersizlik duygusu; sevmeyi bilmiyorum ve bu insan ilişkilerimi etkiliyor ” yazmıştı.

Değersizlik duygusu: Son yıllarda daha çok farkında olsa da aslında çocukluktan beri yaşadığı bir duygu olduğunu, ailede herhangi bir karar alınırken kendisine fikrinin hiç sorulmadığını belirtti. İkili ilişkilerde her ilgi gösterene karşılık verme ve daha sonra olmadığında sürekli o kişiyi düşünerek saplantı haline getirme ve bu durumdan zorlukla kurtulabildiğini ekledi.

Sevmeyi bilmeme konusu: İlişkilerde herhangi bir şeyi sorun olarak görmediğini ama insanların kusurlu yanlarını görerek onları sürekli düzeltmeye çalıştığını söyledi.

Online ön-görüşmelerde tüm hayatını ilgilendiren çok fazla soru sorduğum için bütün detaylara burada yer vermiyorum. Bazı önemli detaylar:

-küçükken ortaokul dönemine kadar çok sık fiziksel şiddet yaşadığını, şu anda ise annesinin sözleriyle dövdüğünü, küçüklükten beri tartışmalı bir iletişimlerinin olduğu

-köken ailede kendisinden önce doğup çocukken ölen bir abisi olduğu

-eşinden boşanma aşaması dahil fiziksel şiddet yaşadığı

-anne ve baba tarafında farklı ülkelerden göç hikayeleri olduğu

-çocukluğundan bu yana takıntı bozukluğu olduğunu ( titizlik , temizlik ve bazı şeyleri defalarca kontrol etme ) ama psikiyatristin OKB boyutunda olmadığını belirttiği

– geçmişinde anksiyete bozukluğu nedeniyle ilaç tedavisi uygulandığı

Kendime aldığım özel notlarda:

  1. İlk seansta eklenti çalış ( ön-görüşmede öğrendiğim bazı detaylar nedeniyle )
  2. Bağlar Çalışması’na uyan çok konu başlığı var. Yazın yüz yüze yapmaya başlayacağımız ilk çalışmaya katılabilir
  3. Küçükken ailede, evlendiğinde ise eşlerden fiziksel şiddet olduğu için ilerde beden terapi ağırlıklı bakmak gerekebilir yazmışım.

BAĞLAR ÇALIŞMASI: 2021 Ağustos başında yaptığımız yüz yüze Bağlar Çalışması’nda sıra Rana Hn’a geldiğinde ben kendisiyle konuşmaya başlamadan önce bir anda bahçeye 1 ay önce gelen minik kediyi hatırladım ” Aa, bugün gelmemiş. Bir önceki Bağlar’dan bir-iki gün önce yaklaşık 2 aylık minicik bir kedi gelmişti. Annesi tarafından terkedilmiş veya annesini kaybetmişti…hem çok küçüktü hem de o kadar sesli ağlıyordu ki bahçede aradık ama saklandığı için bulamadık. Adını da Sabri koymuştum…aslında bir hikayesi var Sabri’nin. ” dediğim anda Rana Hn şaşkın şaşkın bana bakarak ” Sabri benim adım dedi.

-Nasıl yani ? ( benim yüzüm ondan daha şaşkın oldu çünkü benim üniversiteden tanıdığım bir arkadaşımın çocukluk arkadaşıydı ve adı Rana olarak geçiyordu .)

-Adım Sabri benim

Sessizlik …. ( mavi ekran 😀 )

– Senin adın Rana değil miydi ?

– Bana önce Sabri Can ismi koyulmuş. Ben ilkokula başlayacağım zaman değiştirmişler. Benden önce doğup ölen abimin canı bende yaşasın diye annem bana hala Sabri Can der.

Asistanlar bu eş-zamanlılık karşısında şok vaziyette izliyorlardı. Normalde Bağlar Çalışmalarında konuşma yasağı vardır. Sadece çalışma öncesinde konu başlığıyla ilgili konuşuruz ve ben de üst üste yapacağımız çalışmaları yetiştirmek için arada hiç geyik muhabbetine girmeden direkt konuya girerim.

Ancak sıra Rana’ya geldiğinde aniden kalkıp balkondan bahçeye bakıp üstüne Sabri’nin hikayesini anlatmam ilginçti. Aslında bu bir çeşit rehberlikti. Eğer kediden bahsetmesem, Rana’nın hayatını bu kadar etkilemiş olan bu durumdan haberdar olmayacaktım.

NOT: Sabri’nin küçüklük hallerinden bir foto sağda. Şimdi kocaman delikanlı oldu. Vaka fotosu ise gizlilik kuralları gereği her zaman temsili resimlerden seçiliyor ve vakanın ilk taslak metni yazılıp danışan onayından geçtikten sonra ekleniyor.

( Devam edecek….. )

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

KİLO ALMA-VERME DENGESİZLİĞİ ÜZERİNE BİR VAKA ( 1. Bölüm )

Standard

F1

İsmine Fulya diyeceğim danışanla temmuz 2019’da ilk defa bir araya geldiğimizde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” kilo alıp vermemin dengesizliği ” yazmıştı.

40 yaşlarının başlarında olan Fulya hn evli, çocuklu, çalışan bir kadındı ve yurtdışında yaşıyordu.

Kilo alıp verme konusunda verdiği örnekler arasında:

-2-3 ayda 10 kg verip, 7 kg’sunu geri almak

-5 Sene önce 3 ay içinde 17 kg verip, 1 sene içinde 19 kg olarak geri almak vardı.

Diğer 2 kardeşi oldukça ince olmalarına rağmen Fulya hn küçüklükten beri hep toplu bir çocuk olduğu için ilk diyetini ailesinin baskısıyla henüz ilkokulda iken uygulamak zorunda kalmıştı.

Baba tarafındaki kadınların hepsinin 100 kg’nun üzerinde olduğunu, bu durumun babasının şişman kadın sevmeyerek kg takıntısı geliştirmesine sebep olabileceğinden bahsetti.

Detaylı yaptığımız ön görüşmeden sonra kısa eklenti temizliği ile başladığımız seansın henüz başındayken eklenti algıladığı için seansımıza eklenti temizliği ile başladık.

1.EKLENTİ: 7 Yıldır kendisinde bulunan, 2012 yılında on yıllık küslükten sonra babası ile ilk konuşmaya başladığı yıl kendisine, suçluluk duygusu ile çektiği bir eklentiydi.

Şu anki eşiyle evlenmek istediğinde ailesi özellikle de babası evliliğe karşı çıkmıştı. Fulya hn 4 yıl boyunca belki babası ikna olur diye beklemişti ama babasının kararı değişmemişti. Bu sebeple ailesinin onayı olmayan bir evlilik yaparak yurtdışına yerleşmişti. Bu süreçte babası 2012 yılına kadar kızıyla görüşmeyi reddetmişti.

Bu sebeple 2012’de gelen eklentisi, babasına karşı susması yönünde bir etki yaratmak için gelmişti.

F2Etkileri: Hayır diyememesine ve sürekli insanları kırdığını düşünmesine sebep olmuştu. Kabızlık, yorgunluk, ağırlık, sanki depresyondaymış gibi sürekli uyumasına ve yemek yemesine sebep olmuştu. Ayrıca sol göz civarı migren gibi şiddetli ağrılar yaratmıştı.

Eklentisini gönderdikten sonra babasına öfke konusuna giriş yaparak seansı noktaladık.

 

Bu seanstan sonra kendime aldığım özel notlarda:

-Bağlar Çalışması ile ilerlenmeli. 3 Ayrı bölgeden göç eden ataları var.

-Halaların hepsi kilolu. Kg sebepleri araştırılmalı.

-Baba çok katı. Baba temalı çalışılmalı.

yazmışım.

 

g2

 

1.GÜN SONRA:

Günaydın Eylül Hanım,

Dünkü seanstan sonra birşeyler yeyip eve gittim. Gece yatana kadar korkunç bir şekilde bir baş ağrım vardı. Hatta sol tarafım daha şiddetliydi. Kızlar gözümün küçüldüğünü söylediler.
Şu anda iyiyim . Birazdan yola çıkıcaz. “

9. GÜN:

” Günaydın Eylül Hanım,

Bu güne kadar kendimi çok iyi hissettim. Hiçbir sorun yok. Sadece dün çok başım döndü ve kendimi halsiz hissettim. Dün babamla beraberdik acaba ondan mı diye düşündüm?
Bu arada babamla da çok çok iyiyiz. Sanırım bu durumun kendi de farkında, o da çok mutlu. Haftaya çarşamba dönüyorum. Ama 3.10–18.10 tarihleri arası tatilim. Eğer bu arada herhangi bir bağlar çalışması denk gelirse büyük ihtimal gelebilirim.
Size iyi çalışmalar diliyorum. “

1 AY SONRA:

Merhaba Eylül Hanım,
Şu ana kadarki durumumdan çok mutluyum. Daha aktif, neşeli ve dinç hissediyorum kendimi. Seans sonrası konuşmuştuk bağlar çalışması için, ekimde gelebileceğimi söylemiştim. 01.10 tarihine bilet aldım. Bir-iki haftalığına İstanbula geliyorum. O süre zarfında herhangi bir randevu olanağı var mı acaba?
Şimdiden ilginize teşekkür ederim.
Sevgiler

                                                **********************

Kendisine verdiğim cevapta, sık sık gelemeyeceği için Bağlar Çalışması’na katılması halinde gelmişken 2 seans almasını önerdim. O da önerimi kabul etti ve bir sonraki çalışmamızı farklı teknikler kullandığım grup çalışması olan BAĞLAR ÇALIŞMASI’na katılacak şekilde organize ettik.

( …………………devam edecek )

NOTLAR Bölümü, 3. bölüm yazısının sonunda yer alacaktır. Bu yazının son düzenleme işleri bitmek üzereyken fonda çalan şarkının bu vakaya cuk oturduğunu hissettiğim için şarkıyı sizlerle de paylaşıyorum. Sözlere dikkat…

ŞARKICININ ŞARKISI

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan