EGZAMA HAKKINDA BİR VAKA ( 1.Bölüm)

Standard

İsmine Tülay diyeceğim danışanım 30’larının sonlarında, evli, çocuklu ve çalışan bir kadın. Temmuz 2018’de kendisiyle ilk defa seansımızı yaptık. Çalışmaya geldiğinde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne “egzama ” yazmıştı.

Bana gelmeden 1 sene önce başka bir danışmanla ilk regresyon terapisi deneyimini farklı bir konu seçerek denediği için tekniğe yabancı değildi ama yine de ilk defa gelen herkese yaptığım üzere, regresyon hakkında kısa bir bilgilendirme yaparak ön-görüşmeye başladım.

EGZAMA: 2008 Yılında ilk defa ensesinde başlamıştı ve o günden beri devam ediyordu. ( Gelişmeleri takip etmek için seans öncesinde ense fotoğrafını çekmiştim. Bu egzama başlamadan önceki yıl iş hayatında sıkıntılı bir süreç geçirmişti.

Ensedeki egzama devam etmekte iken, 2014 yılında 2. çocuğuna hamile kaldığı dönemde kalçasındaki egzaması başlamıştı ve her iki bölgedeki egzamalar da hala devam ediyordu.

İlk defa seansa gelen herkese sorduğum sorularımı sorduktan sonra seansa yine ilk defa gelen herkese uyguladığım gibi kısa eklenti temizliği ile başladım. Bu arada, bazı danışanlar geliş şekliyle bile yoğun eklentileri olduğunu daha kapıdan girerken belli ederler. Tülay hn da randevuya gelirken farklı bir apartmana girip başkasının ziline basarak, kafasının bayağı karışık olduğu konusunda dikkatimi çekmişti. Bu sebeple eklenti ihtimali benim için ön plana geçti.

 

seans

 

1.EKLENTİ:

5 Yıldır kendisinde olan, işle ilgili bir grup çalışması sırasında kendisine gönderilen 3 adet eklenti grubuydu.

Etkileri: Öfke; unutkanlık; insan ilişkilerini olumsuz etkileme; ani öfke patlamaları ve tahammülsüzlük; kalça bölgesindeki egzama; baş ağrıları; meditasyon yaptığı anlarda üst üste geğirme ihtiyacı duyması; yorgunluk; işlerini yapmak konusunda isteksizlik ve tembellik ( evi toplamak veya yemek yapmak istemiyorum diye ekledi ); kaşıntılar ( popo, sağ kulak içi, saç dipleri, sol kasık ) ve ense kökünde ağrı

Bu eklentileri çekmesine sebep olan konuya baktıktan sonra devam ettik.

2.EKLENTİ:

4-5 Yaşlarından beri kendisinde bulunan, o yaşlarda apartmanın merdiveninde tanımadığı bir adamın adres sormasıyla başlayan bir taciz anında korkuyla çektiği 5 adet eklenti grubuydu.

T3Etkileri: Korku ve gerginlik; ağlamayı engelleme ( Burada şu detayı ekledi: ” Normalde pek ağlayan biri değilimdir ama bugün buraya seansa gelirken arabada ağladım. Şimdi farkettim ki ben o aslında taciz anında ve o gün boyunca ağlayamamıştım “; kötü birşey olacak kaygısı özellikle eşi şehirdışına iş seyahati yaptığı uzun dönemlerde; takıntılı düşünceler ( mesela eleştirildiği zaman kafasına çok takması ve o konunun gün boyunca zihninde sürekli dönüp durması )

 

Bu bölümde taciz anısına detaylı olarak çalıştık ve beden terapi uyguladık. Ondan sonra bu sebeple çektiği 5 eklentiyi temizledik.

Bu Eklentilerin Etkileri : Öksürük ve ensede ağrılar

 

Seans sonunda kendime aldığım özel notlarda; hala eklentileri olduğunu düşündüğümü ve ilerde tekrar bakılması gerektiğini yazmışım. Ayrıca aile sistemiyle ilgili çok fazla konu başlığı olduğu için ilk birkaç seanstan sonra tamamen BAĞLAR ÇALIŞMASI ile ilerlenmesinde fayda olduğunu belirtmişim.

 

g2

1.GÜN:

” Merhaba bir gün doldu geri bildirim yapıyorum.

1 gün olmasına rağmen iyi gelişmeler var bende özellikle evin temizliği konusunda. Dün akşamdan beri evi düzenliyorum temizliyorum. Artık dağınıklık beni rahatsız ediyor. Baya bi toparladım. Dolaplar ve çekmecelere geldi sıra. Her şey sıkış tepiş şimdi farkediyorum. Zihnim daha berrak, daha sakinim daha hafifim. Gece çok iyi uyudum. Rüyamda başkasıyla evliydim ve 5 aylık bir kız çocuğuna hamileydim çalıştığımız travma ile ilgisi olabilir belki. Mutluydum duygu olarak. Ensem ve popom çok daha az kaşındı bugün. Namazlarımı kısaltarak kılıyordum sıkılıyordum dünden beri normal hali ile kılıyorum ve daha yavaş okuyorum sureleri. Dua dinliyorum arabada hiç dinlemezdim açıkçası rahatsız olurdum. Sukünet hali mevcut. O unutkanlık ve dalgınlık hali yüzde 80 azaldı. Şimdilik bunlar çok güzel gelişmeler benim için. Teşekkürler tekrar görüşmek üzere.

2.GÜN:

” Merhaba bugün eşim geldi bir değişiklik daha oldu. Aramızda hep bir negatif itici enerji olageldi benden ona doğruydu daha çok. Eve para harcamama sorunu da vardı ki ben itiyorum diye düşünürdüm hep. Bugün uzun zamandır ihtiyacım olan ancak ertelediği ev eşyalarımızı aldı. O negatif enerji de yok aramızda. Hakikaten çok enteresan. Bu tür enerjilere inanmama rağmen bu kadar etkili olduğunu düşünmezdim. İyi ki daha fazla direnmeyip gelmişim.

Sevgiler…. Kolaylıklar dilerim.”

 

52 GÜN SONRA ( 2. Seans için bir araya geldiğimizde aldığım bilgiler ):

1-Eklenti seansından sonra kafam daha net oldu. Kendim için gerçekten ne istiyorum, ne istemiyorumu düşündüm. Kendi sınırlarımı çizdim. Eşimle boşanmaya karar verdim. Boşanmayı 2 yıldır düşünüyordum zaten, sadece korku ve kaygılarım yüzünden erteliyordum. Eşim de kabul etti, anlaşmalı olarak ayrılacağız. Geçen hafta mahkemeye başvurduk.

Eşim zaten işi gereği uzun seyahatlere çıkıyor ve ayda 1 yanımıza geliyordu. Sadece kış aylarında biraz yanımızda kalıyordu.

T7.jpg

2-Artık insanlara karşı sınırlarımı daha net çiziyorum. Annem hayatıma çok müdahale ederdi. Ona da sınır koydum. Çocuklarıma paralı bakıyordu ve bunun haricinde de sürekli kendi evi için de birşeyler talep ediyordu. Çocukları ondan alıp bakıcıya verdim. Bakıcıya verince daha az para harcadığımı farkettim. Annem en başta bozuldu ama aramızda şu anda herhangi bir iletişim sorunu veya küslük yok.

3-EGZAMA: Saçımın içindeki egzamalarım tamamen geçti. Ensede sağa doğru bir tane büyük 9 cm civarı çapında bir egzamam vardı. ( İlk seansta fotoğrafını çekmiştik ). O leke bayağı küçülüp 3 cm’lere kadar küçüldü. ( NOT: 2.Seans öncesi tekrar fotoğraf çektik. )

Kalçamdaki egzamalar seanstan önceki dönemde hergün kaşınıyordu ve kabuklanıyordu. O kaşıntı şu anda sadece haftada 1 gibi çok hafif olarak oluyor. Eskiden kaşınırken kanardı. Şimdi kan gelmiyor. Son durumuna bakıp sonra bilgi veririm.

T14-Daha çok su içmeye başladım. Önceden az içiyordum. Bu kendiliğinden oldu, çaba sarfetmedim. Bunun beni bayağı ferahlattığını hissediyorum.

5-Kıyafetlerimin rengi ve seçimlerim değişti. Önceden mavi-lacivert-siyah renkli giyiniyordum. Daha feminen renklere döndüm ve tüm gardrobu yeniledim. Şimdiki renklerim fuşya, lila ve mor tonlarında.

 

6-Babama karşı kendi içimde biraz yumuşama yaşadım. Onunla en son 2005’te görüşmüştüm. Geçen yıl o da İstanbul’a taşındı diye duydum.

7-Öfkem bayağı azaldı, %40’lara indi. Ani öfke patlamalarım ve tahammülsüzlüğüm ise tamamen geçti.

8-Unutkanlığım vardı. %60’lara indi diyebilirim.

9-Baş ağrıları: Seans öncesindeki 1 ay yoğunlaşmış durumdaydı. Birkaç günde bir, yoğun bir ağrı gelip gidiyordu. Şimdi tamamen geçti. Bu sürede hiç ağrımadı.

10-Meditasyon yaparken hep geğiriyordum, üst üste ve birkaç kere oluyordu. Geğirmeler geçti. Sadece esnemeler devam ediyor..Ne zaman meditasyon yapsam esnemeye başlıyorum. Bunun tam olarak nedenini bilmiyorum.

11-Yorgunluğum geçti. Yaşam enerjim arttı. Artık evi toparlıyorum. Eski eşyaları, giymediğim kıyafet ve kutuları attım. Yatağımı değiştirdim. Yeni çarşaflar aldım.Daha kaliteli ve yumuşak çarşaflar aldım. ( BURADA, bu durumun boşanma kararıyla ilgisi olup olmadığını sordum. ) Boşanma ile ilgisi yok.bunlar seanstan sonraki ilk haftada oldu.

Evde yemek yapmıyordum pek. Şimdi evdeysem ben yapıyorum. Çocuklarla kahvaltı etmek için bile dışarı çıkardık, pek evde yemezdik. Şimdi kahvaltıları düzene oturttum, artık evde yapıyoruz.

12- Evde yemek yemeye başlayınca, hesabımda para birikti. Eskiden kahvaltıyı bile dışarda yaptığımız için çok fazla para harcıyormuşum.

13-Sağ kulağımın içindeki ve sol kasığımdaki kaşıntılar tamamen geçti.

14-Korku: Geceleri aniden uyandığımda korkabiliyordum. O durum da geçti, bedensel gerginliğim de geçti.

15-Kötü birşey olacak veya sevdiğim birine ( evde çocuklara veya bana ) birşey olacak kaygım vardı. Özellikle de eşim gittiğinde oluyordu. Bu seferki gidişinde olmadı.

16-Takıntılı düşüncelerim gitti. Teflon tavaya döndüm. Eskiden eleştirildiğim zaman kafaya çok takardım, artık o kadar önemsemiyorum.

17-Kuru öksürük: Eşim eve geldiği zamanlarda olurdu. Bu öksürük de bayağı azaldı. %50’lere indi.

18-Çevremden arkadaşlar da bana ” yüzünde bir aydınlanma var ” dediler.  ( Burada biraz gülüştük )

 

v9

 

NOTLAR:

1- Seanslardan sonraki tamir fazı süresi içinde evi düzenlemeye, eski kırık dökük ve gereksiz eşyaları atanlara ve evde temizlik-düzenleme yapanlara daha önce de rastladığım oldu. Kendim de geçmişte bir-iki kez deneyimlemiştim. Bunu, bilinçaltının dışarıya yansıması olarak görebilirsiniz. Kafanız çok karışıksa, bu durum evinize ofisinize, dolaplarınıza yansır. Zihinsel bir berraklık ise aynı şekilde sizde bir düzen ve sadeleşme ihtiyacı doğurabilir.

 

2- Bu vaka, egzama temalı görünse de aslında o konuya henüz girmedik ve danışanın en çok ihtiyaç duyduğu üzere eklentilerle başladık. Üstünüzde bu kadar kafa karıştıran eklentiniz varsa, zaten kaliteli bir trans geçiş gerçekleşmeyeceği için ilk seanslarda bazen sizin geliş sebebiniz olan konuya hiç giremediğimiz olur. Mecburen eklentilerle başlamak zorunda kaldığımız durumlarda ise iyi tarafı şudur: eklentiler gittikçe daha berrak bir zihinle gelirsiniz ve seanslar ilerledikçe daha kolay geçiş yapabilirsiniz.

 

3- Bu yazıda kullanılan egzama fotoğrafı temsilidir, danışana ait değildir.

 

 

( Devam edecek….)

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

KAFA KARIŞIKLIĞI: DELİLİĞE GİDEN YOLUN İLK DURAĞI

Standard

İsmine Jale diyeceğim danışanım 30’lu yaşlarında çalışan bir kadın. Kendisi ile uyku sorunu üzerine çalıştık. Açıkçası bu seans öncesinde kendisinin doldurduğu formda ve verdiği bilgiler arasında geçmişte bir depresyon atlattığı ve buna bağlı olarak o dönemde ilaç kullandığı bilgisi vardı ama çok geçmişte kalmış olduğunu söylediği bu durumun ne kadar ciddi olduğunu benle ancak seansın üzerinden 1 ay geçtikten sonra paylaştı. Ben de basit gibi görünen bir uyku sorununun altından neler neler çıkabileceği konusunda bir örnek olması açısından sizlerle bu kompleks vakayı paylaşmak istedim.

 

1.Geçmiş Hayat:

U1Jale hn, seansa başlar başlamaz geçiş yaptığı ilk sahnede kendini samanlık gibi bir yerde yatan ve elleri-kolları bağlanmış olan 30 yaşlarında bir erkek olarak algıladı. Üzerinde beyaz kıyafetler olup, orada  yalnız hissettiğini söylerken çok korkuyordu ve ” Bana deli diyorlar galiba..” diye ekliyordu. Orada uzun bir süre geçirdiği için kız kardeşi ara ara ona yemek getiriyordu ve kız kardeşinin geldiği anları ” Beni çok seviyor..sanki her geldiğinde bana ışık getiriyor o..” diye duygulanarak tarif ediyordu. Bu sahneden sonra kendisinin akıl sağlığının yerinde olmadığını algıladı.

Neden o samanlıkta ve elleri-kolları bağlı olduğunu anlamaya çalışırken, 16-17 yaşlarındayken köydeki komşu kızını samanlıkta köşeye sıkıştırarak kıyafetiyle sürtünmeye çalıştığını ve bunu yaparken bile çok utandığını hatırladı. Komşularının kızı ağlayarak uzaklaşırken kendisinin de onu üzdüğü için ağladığını ama neden böyle bir şey yaptığını bir türlü anlayamadığını söyledi. Bu davranışı sergilerken kendisine engel olamadığından hareketle kendini cezalandırarak o samanlığa kapattığını ve bu kararı verdiğinde akıl sağlığının yerinde olmasına rağmen ilerleyen dönemde bozulduğunu ekliyordu.

U5Annesinden kendisini bağlamasını istemiş, annesi de üzülerek de ağlayarak da olsa oğlunun bu isteğini yerine getirmişti.

Tüm bu keşfettiğimiz sahneler, danışanın cinsel bölgesinde hissettiği çok güçlü ve aktif bir enerjinin varlığını hissetmesi ve o bölgedeki enerjinin kendisine ait olmayıp yabancı bir enerji olduğunu belirtmesi üzerine anlam kazandı.

O anda, bu seanstan çok kısa bir süre önce katıldığım bir ileri teknikler eğitiminde Hans TenDam’dan öğrendiğim bir tekniği hatırladım ve biraz da risk alarak denemeye karar verdim. Oradan sonrası Alejandro González Iñárritu filmleri tadında…benim için de öğretici, farklı bir seans oldu.

 

 

U42.Geçmiş Hayat:

İtalya…

Yaşı 40’a yakın ama olduğundan daha yaşlı görünen, şişman, orta boylu, kalın kaşlarını çatarak bakan güçlü bir savaşçı. Güçlü görünmesine güçlü ama bir taraftan da çok öfkeli görünüyor.

Başında bulunduğu ordu savaşı kaybettiğinden bu yana kendini ağır bir şekilde eleştiriyor. Öfkesi öyle büyük ki ancak bir zafer onu değerli hissettirebilirdi… ama olmuyor. O günden bu yana kendini müthiş derecede değersiz hissediyor.

 

F8Kesişme Anı:

Bu iki hayatın kesiştiği yer bedende cinsel organları da içeren bölgesi… Kişileştirme ( personification ) yaparak bu iki hayatı kesiştirdik ama burada asıl önemli nokta…buraya nasıl geldik diye sorabilirsiniz. Bu geçmiş hayatta rahatsız edilen, aklen dengesiz olan alt kimliğin danışanın şimdiki hayatında yeniden uyarılmasıyla  bizim hikayemiz başladı. Ne zaman mı? Buyrun dinleyin:

Biz daha tanışmazdan evvel…vakitlerden bir vakit, zamanlardan bir zaman;  Türkiye’de…genç bir kız yaşarmış..mış..mış..

 

3-Şimdiki Hayat:

 

F9Sene 2006. Jale hn, bu hayattındaki 2. erkek arkadaşım dediği genç bir erkekle 3 hafta boyunca çıkıyor. Erkek arkadaşının başka bir kız arkadaşı olduğundan haberdar olmasına rağmen bu konuyu fazla önemsemeyerek çıkmaya başlıyor ama ilişki kısa sürüp 3 haftada noktalandıktan yaklaşık 3-5 ay sonra yaptığı bu hareketin ahlaken doğru bir hareket olmadığını düşünmeye başlıyor. Sonrasında kendini suçlamaya başlıyor…Film bir kere geri sarmaya başlayınca artık gerisi çorap söküğü gibi geliyor.

Bu sefer ilk erkek arkadaşıyla yaşadıklarını hatırlıyor. İlk defa cinselliği keşfettiği ilk erkek arkadaşıyla yaşadıklarından da suçluluk duymaya başlıyor…derken susmayan zihni uykusuz gecelerini ve uykusuz geceleri ise depresyona girmesini … ve sonunda hepsi birbirini tetikleyerek durumun daha da ağırlaşmasını sağlıyor.

Bu süreci bana seansı gerçekleştirdikten 1 ay sonra, kendisine geri-bildirim sorduğumda açıklaması ise enteresandı:

Eylül Hn, bu yaptığımız seansın benim üzerimdeki etkisi o kadar geniş çaplı oldu ki anlatamam size. Sanki bugüne kadar olan hayatımdaki eksik olan tüm parçalar birleşmiş gibi oldu. Şimdi anlıyorum neden bu kadar basit birşeyin beni o dönemde bu kadar ağır etkilediğini.. Depresyona girdiğim o dönemde, bana çok küçük yaşta yapılan bir tacizi hatırlamıştım. O uykusuz günlerimde ya taciz içerikli rüyalar ya da ölmüş olan yakınlarımın ölümlerini hatırladığım kabuslar görüyordum. Zihnim artık karman çorman olmuştu…böyle giderse delireceğimi düşünüyordum. En son psikiyatriste gittiğimde ona ” Ya intihar edeceğim, ya da delireceğim. ” dedim. Bunun üzerine intihar eğilimim olduğu için  ..X… Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde bir süre tutuldum. Ondan sonraki süreçte doktorun verdiği …. isimli ilacı 1 yıl boyunca kullandım. Uykularım düzelmeye başlayınca, ben de düzelmeye başladım ve böylece 1 yıl sonra ilaca son verilmiş oldu. Aslına bakarsanız uykum hiçbir zaman tamamen düzelmedi ama en azından böyle idare edebiliyordum.”

 

Ben bu hikayeyi seanstan 1 ay sonra paylaşmış olmasından dolayı biraz şaşkın ve düşünceli kendisine şöyle dedim:

Jale hn, doldurduğunuz formda yıllar önce böyle bir ilaç kullandığınızı ve depresyon tanısı konduğunu biliyordum ama bu kadar zorlu bir süreçten geçtiğinizi bilmiyordum. Bu bilgiyi seans öncesinde konu hakkında konuşurken değil de seanstan 1 ay sonra artık uyku sorunu düzeldikten sonra paylaşmanız benim açımdan biraz ilginç oldu. Açıkça söylemeliyim ki , siz bana ilk geldiğinizde böyle bir sorunu yeni atlatmış olsaydınız ve ben sizi tanımıyor olsaydım, muhtemelen intihar eğiliminizin devam edebilme ihtimalini düşünerek size randevu vermezdim. Böyle bir riske asla girmezdim.

Diğer taraftan, seans sonrası bile olsa bunu paylaştığınız ilk kişi olmak bana güvendiğinizi, hızlı gelişme göstermeniz ise seanslar arasındaki bağlantıları ne kadar hızlı kurabildiğinizi göstermesi açısından olumlu. Bugünden itibaren uyku durumunuzu takip edip bana bildirirseniz sevinirim.    ……    …..  O konuştuğumuz diğer konuya da arayı çok açmadan bakarsak  iyi olur.

 

U7GERİ-BİLDİRİMLER:

1-Artık sabah kalktığımda dinlenmiş olarak kalkıyorum.

2-Yatış saatim öncekiyle aynı olmasına rağmen artık daha erken ve kendiliğimden uyanıyorum. Önceden 12’ye kadar uyumuş olsam bile uykumu alamazdım. Şimdi ise 10’da kalkarsam ” aaa çok uyumuşum ” diyorum.

 

 

NOTLAR:

1-Bir insanın kafasında entegrasyon tam değilse, bedende de birşey entegre olmamış demektir. Bu entegre olmamış yer, bedeninizde belli bir bölge veya organ olabilir. Ör: Mesela bedenizde hep aynı bölgede sorun yaşamak..sürekli sol kolun kırılması ..vücutta belli bir bölgenin diğer organlara göre daha zayıf veya soğuk olması ..vb..gibi.

Bizim vakamızda ise bedenin bir bölgesinde farklı bir enerji vardı. Kafa karışıklığını yaratan şey, o yabancı enerjiydi. O yüzden bu hayatları dönüştürüp entegre ettikten sonra, danışanın o bölgesinde hissettiği yoğun enerji de dengeli bir hal almaya başladı. 

2-Hatırlarsanız üstteki geçmiş hayat karakterlerinin ikisinin de ortak bir özelliği vardı: ÖFKE. Öfke bir enerjidir ve bedende kalırsa bir yere gitmek zorundadır. Peki nereye gider bu öfke?.. Bedende en zayıf yeriniz neresiyse oraya gider. Kafaya giderse, deli eder. Bedene giderse, ileri aşamada kanser bile edebilir.

3-Kafa karışıklığı, deliliğe giden yolun ilk durağı demiştik. Eğer danışan geçmiş bir hayatında delilikten çekmişse ve de özellikle delirmiş vaziyette ölmüşse, bu dengesiz alt kişilik kolaylıkla yeniden uyarılabilir. Bu uyarılmaya yol açan şey çoğu zaman bir travmadır. Uyur vaziyette olan büyük bir travmanın etkileri sonradan basit gibi görünen küçük bir olayla yeniden uyarılması çok rastlanan ama malesef pek anlaşılmayan bir durumdur.

Bu vakada danışanın şimdiki hayatında yaşadığı ve bana çok sonradan anlattığı örnek de böyle bir örnek. Malesef bu tarz durumlarda sorunun kaynağına bakmak yerine ya ilaç alıp ya da tabiri caizse iki tek atıp kendimizi uyuşturarak uyutma eğilimindeyiz. Danışan da , öyle kötü bir dönem geçirdikten sonra şu anda kalitesiz de olsa uyumaya başlayınca, buna razı olduğu bir dönem geçirmiş. Kendisiyle bir seans daha çalışıp onu olumsuz etkileyen diğer konularına da bakmaya başlayınca tamamlayıcı bir etki yaratmış olmalı ki şu anda kendisi eskisine nazaran gayet kaliteli bir uyku çekiyor…Bana da ” İyi uykular, Jale Hn ..) ” demek düşüyor.

4- Vakada kapak resmi olarak kullandığım fotoğraf, 2010 yılında yaptığım ve OSB üzerine karışık teknik kullandığım bir çalışmama aittir. Çalışmanın adı “HASSSTASIYIM ” olup, sizlerin de tahmin edeceğiniz üzere Sevgili Ayhan SİCİMOĞLU’ndan esinlenilmiştir. .)

 

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan