İLİŞKİLER HAKKINDA BİR VAKA: ( 3. Bölüm: Bağlar )

Standard

Beste hn ile ağustos 2020’de 5. seansımızı yaptıktan yaklaşık 2 ay sonra Bağlar Çalışması için bir araya geldik.

BAĞLAR ÇALIŞMASI:

Burada çalıştığımız konu: Takıntılar

Bu grup çalışmasında Beste Hn’ın takıntılarının aile sistemiyle bağlantısını araştırdığımızda ortaya çıkan bilgi: Babasının Beste hn’ın annesiyle evlenmeden önce gençliğinde, Beste hn ile hemen hemen aynı yaşta yaşadığı bir travma ve bu travmanın sır olarak kalmasıyla ilgili bir konuydu. Bu sırlar, babasının mesleğiyle alakalı olduğu için detayları ailede hiçkimse tarafından bilinmiyordu. Mesleği ile ilgili yaşadığı sürtüşme sonucu kendi içinde yaşadığı bilişsel çelişki*, bir çeşit kafa karışıklığı yarattığından işin ucu yurtdışına tayinini istemeye kadar uzanmıştı. O yaşlarda oldukça idealist, vatansever ve işini severek yapan bir genç adamın ülkesini terk etmesine kadar varacak derecede önemli konunun ne olduğu bizim çalışmamız için önemli değildi. Ebeveynlerin yaşadığı ve halledilmemiş, sır olarak kalmış büyük travmalar, bazen o aileye doğan çocuklardan birini etkileyebileceği için biz sadece bu konunun etkisi üzerine bir çalışma yaptık.

26 GÜN SONRA:

Eylül hanım, 
Son Bağlar da yaptığımız çalışmada bu durum senin para akışını etkiler demiştiniz. Bağlar çalışmasından sonra 3 farklı şirket beni arayıp iş için görüşmek istediklerini söyledi. Birini 3 hafta önce reddettim verdikleri teklifi az bulduğum için fakat yine de kendi maaşımın üzerinde bir teklifti. Şuanda da 2 yer ile görüşüyorum yine iş için. Maaş anlamında iyi bir teklif vermeleri halinde 2 şirketten biri ile anlaşacağım. Anlayacağınız kariyerimde bir takım gelişmeler yaşanmaya başlandı
Sevgiler
 “

48 GÜN SONRA : ( vakayı yazarken son geri-bildirimini sorduğumda )

Eylül Hanım Merhaba,
Size daha önce bahsettiğim iş tekliflerinden birini kabul ettim. Maaşımda güzel bir artış oldu. Son gelişmeler bu şekilde 🙂
Sevgiler

NOTLAR:

1-Bilişsel Çelişki Kuramı: Leon Festinger tarafından 1957’de ortaya atılmış bir sosyal psikoloji kuramıdır. Bu kurama göre kişiler tutumları ve davranışları arasında bir tutarlılık olmalıdır. Kişinin, birbiri ile tutarsız iki veya daha fazla bilişinin ortaya çıkardığı psikolojik gerginlik-huzursuzluk haline bilişsel çelişki denir. Festinger’e göre kişiler tutum, davranış ve inançları arasında bir uyum-tutarlılık arar ve bu gerginliği azaltmaya çabalar.

İnsanların böylesi bir durumda gerginlikle baş edebilmek için değiştirebilecekleri yegane şey tutumlarını değiştirmektir. Böylece gerginlik ve huzursuzluğu azaltabilirler. Ayrıca kişiler, söz konusu tutumla davranış arasındaki çelişkiyi, kendilerini bu hareketi yapmaya zorlayan duruma, kişiye veya ortama yükleyerek gerginliklerinden kurtulmaya çalışabilirler.

2-Yukarıdaki vakada, Beste Hn’ın babasının yaşadığı çelişkinin daha iyi anlaşılabilmesi için farklı bir örnek vereceğim.

Herhangi bir ülkede asker, polis, istihbarat birimleri ve tüm bunların bağlı olduğu kurumlar arasında şöyle bir durum olduğunu düşünelim. Bir birim için makbul kabul edilen bir durum , başka bir birim için makbul olarak görünmeyebilir. Bu ise birimlerin yetki alanında bir takım çelişkiler yaratabilir. Bu bilişsel çelişkide kişi, baskı altında tutum değil ama belki davranışını değiştirmek zorunda kalabilir ancak bu o kişinin iç dünyasında yaşadığı huzursuzluğun %100 olarak giderildiği anlamına gelmez.

3- Ebeveynlerimizin çözümlenememiş travmaları, biz o sırada hayatta olmasak bile bir şekilde hayatımızı etkileyebilir. Bu vakada Bağlar Çalışması’ndaki sır konusuna çalıştıktan sonra Beste Hn’dan babasının yurtdışına gittiğinde kendisiyle aynı yaşta olup olup olmadığını öğrenmesini istedim. Gelen cevapta babasının aynı yaşta yurtdışında gittiğini öğrendik.

Vakayı yazmama izin verdiği için Beste Hn’a teşekkür ediyorum.

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

MESLEKİ ÖZGÜVEN PROBLEMİ HAKKINDA BİR VAKA ( 3. Bölüm )

Standard

A1

İkinci seanstan 11 gün sonra Açelya Hn ile Bağlar Çalışması için bir araya geldik.

 

 

b

 

1.SEANS: İlk seansta Açelya Hn’ın anne ile bağlanma şeklini şifalandırmaya yönelik bir  çalışma yaptık. Burada dikkatimi çeken; anneanne ve babaanne arasındaki akrabalık sebebiyle sistemdeki erken ebeveyn kaybının Açelya Hn’ı hem anne hem baba tarafından etkilediği ve duble etki yarattığı idi.

2. SEANS: Köken ailede yüksek sayıda düşük ve kürtajın Açelya hn ile annesi arasındaki ilişkiyi ne derecede etkilediğini gördüğümüz bir çalışma oldu.

 

 

g2

53 GÜN SONRA:

” Selamlar,

Geç yanıtım için çok özür dilerim. Hep aklımda olmasına karşın sürekli de erteledim. 
..X’e ( Avrupa’da bir ülke )  döndüğümden beri erkek arkadaşımlar olan ilişkim çok süptil bir sekilde farklılaştı, bunu tam olarak tanımlayamıyorum ama biliyorum ki başka bir seviyede şu anda ilişkimiz. Tuhaf bir şekilde çok daha anlayışlı Hakan, yine eski patternler elbet devam etmiyor değil ama birşey shift oldu ve bu huzurlu bir durum. 
Kendimle ilgili olaraksa daha net olduğumu hissediyorum, sezgilerim ve empati hissim çok daha kuvvetlendi kendimi daha bir akışa bırakıyorum bunu yaparken hiç tereddüt etmiyorum bile, örneklersem, o anda o şeyi tam olarak niye yaptığımı bilmiyorum ama sonrasında o yaptığım şey aslında tam da yapmam gereken şey olmuş oluyor. Bir başka hissiyatımda kendi ayaklarım üzerinde durma arzumun artması,  evimi kiraya vererek değilde kendi mesleğimi yaparak para kazanma isteğimin zirve yapması. 
Yazdığınız gibi günlük tutmaya da tekrar başladım son 2 gündür yapabildim ancak devam ederim diye düşünerek yazıyorum. 
Kısa enerji temizliğini son 2 haftadır yapmayı unuttum, halbuki kendimi inanılmaz iyi hissettiriyordu, bunda uzun yolcululuğa çıkmış olmamın etkisi var. 
Son bir not: sevgilim ilk döndüğümde benimle ilgili birşey çalıştınız mı diye sormuştu, dedim hayır, çünkü ilişkimizde tanımlayamadığım değişimi onun da hissettiğini düşündürttü bu bana. 
Ve son bir not daha: anneme bakışımla ilgili oldu anneme olan öfkemi farkedip üzüldüm ve içimde bir parça onu daha da affetti, halbuki ben ona küsmüş olduğumu ona bebekliğimden gelen bir öfke duyduğımu hiç farketmemiştim. Annemin sürekli söylediği birşey vardır, bu çocuk annesini hiç sevmez zaten, hep babasını sever diye. Ben bunu yeni anladım 🙂 Haklıymış. 
Turkiyeye dönüş için bilet aldığımda mutlaka size yazmış olucam. 
Sevgiler
YAKLAŞIK 3,5-4 AY SONRA: ( Son Gelişmeler başlıklı email ile )

Selamlar,

Mutlu yıllar,
A4Tüm dünyaya gönderdiğim cv’lerimden bir tane şahane bir geri dönüş oldu;  ..Y.. ( Uzakdoğu’da dünyanın en büyük ekonomilerinden birine sahip bir ülke )  🙂  mimarlık teklifi aldım, bu cumaya kadar en geç karar vermem gerekiyor. Hayatımda ilk defa bu kadar yüksek bir maaş teklifi alıyorum ve tam da istediğim şekilde mesleğimi yapabiliyor olucam. Tek ürkütücü yanı tüm herşeyin birkaç bin km uzakta gerçekleşiyor olması. Gerçekten korkutucu geliyor. 
İlişkisel olarak ise o da iyi gitmeye başladı tuhaf bir biçimde, Hakan yumuşadı, bana İstanbuldan döndüğümden beri daha yumuşak olduğumu söylüyor. Bana da sanki O daha bir yumuşamış gibi geliyor?
..Y..’e ( Uzakdoğu’da bir ülke ) gitme kararı ise aşk mı iş mi den çok yepyeni ve hiç bilinmeyene hazır mısın kararı gibi geliyor! 
Görüşmek üzere
Sevgiler
Aynı gün içinde işle ilgili detay sorduğumda aldığım yanıt:

🙂 Hızlı yanıtınız için çok çok teşekkür ederim. 

Evet bu Cumaya kadar bir yanıt vermem gerekiyor. 
Ben de bugün, imzalayacağım kontratı rica ettim şirketten, ki bir iki ay sonra ayrılmak istersem yaptırımlar neler öğrenebileyim diye. İş görüşmesini yaptım bile yani sadece benim yanıtıma kaldı herşey 🙂  
………………………………..şimdilik sizinle birlikte 5 kişi biliyor 🙂
Bir de birşey daha; her enerji temizliği yapıp uyuduğumda hep rüya görüyorum ve bu rüyalar her zaman güzel de olmuyorlar bunun nedeni ne olabilir? neredeyse eklenti temizliklerimi bu nedenle aksattığımı farkettim çünkü.
Sevgiler
8
NOTLAR:
1-Ne yalan söyleyeyim, Açelya Hn 7 yıldır aktif çalışma hayatı içinde olmadığı için, dünyanın en büyük ekonomilerinden birisi olan bir ülkeden iyi bir iş teklifi almasına ben bile çok şaşırdım. Bu bana, eğer gerçekten istersek birşeylerin gerçekleşebileceğini gösterdi.
Bu teklifi aldığında dünyada henüz Corona virüs olayları patlamamıştı ve henüz diğer ülkelerde bu virüse rastlanmamıştı. Dolayısıyla iş teklifinde anlaşmış ve deneme süresi belirlemiş olsalar da Açelya Hn henüz o ülkeye gitmedi ve bu konuyu beklemeye aldı diye biliyorum. Ancak her şekilde , oraya gitsin veya gitmesin, 7 senelik bir aradan sonra böyle bir teklif almış ve anlaşmış olması bile benim için iş konusunda önemli bir şifalanma göstergesi.
2-Özgüven konusunu mesleki ve genel olarak ayırt ederek bir çalışma yapmamıştık. Aslında daha çok , seansa geldiğinde farkettiğimiz durumlar üzerinden bir yol haritası çizmiştik. Dolayısıyla Açelya hn, kendi yaşam enerjisine odaklandığında ve özüne uygun hareket etmeye başladığında ( ki bu tamamen bir kişiye odaklı hayat kurup beklentide olmayı bırakmak demek ) , ikili ilişkisindeki durum 180 derece değişmeye başladı. Artık daha ılımlı, daha paylaşımlı bir ilişkileri var…hatta Açelya Hn’daki bu değişimin etkisi olmuştur diye düşünüyorum, erkek arkadaşı da sonradan danışanım oldu. Onunla da çalışma fırsatım olduğu için ilişkideki değişimi her iki taraftan da biliyorum.
A5
3-Neden bu vakayı paylaşmak istediğim konusuna gelince; anne ile bağlanma konusunun ne kadar önemli olduğuna çok iyi bir örnek olduğunu düşündüğüm içindi.
Bu seanstan sonra Açelya Hn, bir daha Türkiye’ye geldiğinde başka konularda ( son geri-bildiriminde sorduğu garip rüyalar görmesinin sebebi vb…) bir bireysel, bir de grup çalışması yaptık ancak bu seanslar mesleki özgüven konusu ile ilgili olmadığı için muhtelemen bu yazı dizisinde buna yer vermeyeceğim.
Burada sizlerle paylaşmak istediğim bir video var. Bu video Dr. Edward Tronick’in ” Hareketsiz Yüz Deneyi ” ismiyle aradığınızda bulabileceğiniz kısa bir videosu.
Annenin sadece kısa bir süreliğine bebeğine karşı tepkisiz kaldığında bebeğin verdiği tepkiler arasındaki farkı dikkatli izlemenizi tavsiye ederim.
4-Burada amacımız herhangi bir anneyi veya durumu yargılamak, eleştirmek değildir. Hiçbir anne hele bundan 40 yıl öncesinin şartlarını ve bilgilerini düşünecek olursak, bilerek ve isteyerek bebeğini henüz bir aylık iken başkasına emanet etmeyi veya yalnız bırakmayı tercih etmemiştir.
O dönemlerde şu andaki kadar bir doğum izni süresi bulunmadığı için, bebeğini daha 1 aylık bile olmadan kreşe emanet etmek zorunda kalan, bunun suçluluk duygusunu hala çok derinlerde taşıyan, geçmişte onlara veremediklerini şimdi 30-40 yaşındaki yetişkin evladına hala vermeye çalışan annelerle çalıştım.
Hiçbirşey için geç değildir ve bu bağlar bir şekilde az ya da çok ( kişi kalbini açmaya ne kadar hazırsa ) dönüştürülüp şifalandırılabilir.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

MESLEKİ ÖZGÜVEN PROBLEMİ HAKKINDA BİR VAKA ( 1. Bölüm )

Standard

A1

İsmine Açelya diyeceğim danışanım, 40’lı yaşlarının başlarında, yurtdışında yaşayan  bir kadındı. 2019 yaz aylarında ilk defa bir araya geldiğimizde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” Mesleki özgüven problemimi ve genel özgüven problemimi çözmek ” yazmıştı.

Açelya hn erkek arkadaşının iş nedeniyle yurtdışına gittiğini ve kendisinin de ona eşlik ederek 2 yıldır yurtdışında yaşadığını belirtmişti.

Yaklaşık 7 yıldır çalışmıyordu ve son 2 yıldır erkek arkadaşına bağımlı bir hayat yaşıyordu. Bu sebeple daha çok mesleki anlamdaki özgüven probleminden şikayetçi idi.

Tüm hayatını ilgilendiren sorular sorduğum uzun ön-görüşmemizde aldığım bazı bilgiler:

-anne ve babası çalışan insanlar oldukları için ve o dönemde şu anki gibi bir doğum izni süresi olmadığı için bebekken kendisine bakacak kimsenin bulunmadığı

-0-3 Aylık bebekken, annesinin kendisini lojmanda telefon ahizesini yanında açık bırakarak işe gittiği; bebek ağladığı zaman annesinin veya babasının eve gelip ilgilendiği

A3

-doğduktan sonra ilk hafta içinde annesinin göğsünün yara ve iltihap olduğunu ve o günden sonra bir daha süt içmediği

-tek çocuk olduğu ve 1,5 yaşından itibaren kreşe gönderildiği

-ilerleyen yaşlarında babasının genelde evde olmadığı, işten çıktıktan sonra arkadaşlarıyla kağıt oynayarak geç saatlerde eve geldiği

-annesinde sayısı net olmayan birkaç düşük ve kürtajlar olduğu

-küçükken mahalle bakkalının kendisini ve bazı arkadaşlarını taciz ettiğini dışardan duyan annesinin bunu duyduğunda “ Ama o bize hasta yolluyor ” demesinden olumsuz etkilendiği

-30’lu yaşlarda iken kendisine bir psikiyatrist tarafından ADHD ( hiperaktivite ) teşhisi konulup o dönemlerde 2-3 sene ilaç tedavisi uygulandığı; bu sürenin sonunda tedaviyi kendi isteğiyle sonlandırdıktan sonra yıllardır ilaç kullanmadığı

 

seans

 

İlk defa gelen herkese kısa eklenti temizliği ile başlattığım için bu seansa da öyle başladık. Daha yatağa uzanıp derin nefesler almaya başlar başlamaz bedeninin çok yoğun şekilde sarsılmaya başladığını gördüm. Sanki çok üşüyen biri gibi yatakta dalga hareketi yaparak sallanmaya başlaması çok rastladığım bir durum değildir. ( Bugüne kadar 7 yıl içinde belki 2 ya da 3 kere rastlamışımdır )

Bunun üzerine Açelya Hn’a daha önce bedenen böyle birşey yaşayıp yaşamadığını sordum. Yurtdışında katıldığı bir meditasyon kampında benzer şeyin olduğundan bahsedince, bu meditatif çalışmaya rehberlik eden birinin bulunup bulunmadığını ve müdahale edip etmediğini sordum.

A4Brezilyalı bir şamanın liderlik ettiği bu çalışmada şaman kendisine bunun korkulacak birşey olmadığını ve sakin kalmasının yeterli olacağını ve onun koruması altında olduğunu bildirmişti. Bu sorunun derin meditasyon anlarında bir kere de nefes çalışması yaparken yaşadığını ekledi.

Bu bölümde beden çok yoğun birşey(ler)in etkisi altında ve hareketli olduğu için kendime özel bir not ekledim…” Bedeni sanki doğum yapar gibi ileri geri istemsizce, elektrik veriliyor gibi hızlıca sarsılıyor, ilerdeki seanslarda bunun bir daha olup olmadığına bak.”

Bu sarsılmaların doğum travmasıyla ilgisinin olduğunu kinesiyoloji ile teyit ettikten sonra ilk seansa beden terapi içeren doğum travması konusuyla başlamak zorunda kaldık. Dolayısı ile ön-görüşmede seçtiğimiz konu ile ilerleyemedik.

Bu doğumu travmatik yapan başka bir faktör; sezaryen ile gerçekleşen doğumda anneye o dönemde narkoz olmadığı için eter verilmiş olması ve annenin doğum sırasında yaşanan herşeyi duymuş olmasıydı. Tamamen beden terapi uyguladığım bu bölümden sonra, bu konu ile ilgili detayları annesinden öğrenmesini rica ederek seansı noktaladım.

 

Kendime aldığım özel notlarda:

-Yurtdışında yaşadığı ve Türkiye’ye kısa süreli geldiği için bir bireysel seans daha yaparak nasıl ilerleneceğine takip ederek karar ver.

-Bağlar Çalışması’na uyan çok konusu var.  …….   ………   …………  vb. konulara mutlaka Bağlar ile bakılmalı.

g2

 

7.GÜN:

Selamlar,

İlk 24 saat; Seans sonrası sadece uyudum diyebilirim. Eve gittim 17.30 gibi uyudum, arada uyanıp minikbi altar yapıp bir mum yakıp, bişeyler yiyip tekrar uyudum. ilk 24 saat aklımdaki tek soru ama ben daha önce bağımsız özgür kendi ayakları üstünde duran bi insandım son 7 yıl olan bu çalışmama hali bağımlılıktan mı yani, oldu.

Son bir hafta çok yoğundu, genelde yalnızdım, ve enerjim çok iyiydi. Hatta regl’yken bile normalde sancılı geçtiği için yatarım bu sefer aktif olmam gerekti ve bunun için pek mırın kırın etmedim. Istanbulda olmanın çokrahatlatıcı olduğunu, burdayken kendimi kimseye karşı borçlu hissetmediğimi farkettim.

Bugün hiç olmadığı kadar üzgünüm, çok üzgünüm. Sürekli ağlamak istiyorum ama olamıyor, kalbim çarpıyor ve ağrıyor. Şu anda oluşan belli bir nedenden ötürü değil bu his.

Benim bugün istanbula gelmem gerekti son anda, carsamba veya persembe yazlığa dönmem gerekicek yine. Salı öğleden sonra 17.00 civarında müsait olabilir misiniz bir sonraki seans için?

Teşekürler

 

Belirttiği tarihte programım müsait değildi fakat yurdışına dönmeden önce tekrar bir boşluk ayarlayıp 2. seans için randevulaştık.

 

( Devam edecek…….)

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

BİR ERKEK DANIŞAN HİKAYESİ: ” İşlerim Bir Türlü Yolunda Gitmiyor…”

Standard

G2

İsmine Gökhan diyeceğim danışanım 40’lı yaşlarının ortalarında, evli ve çocuklu bir danışandı. Kendisi ile şu ana kadar sadece ekim 2017’de tek bir seans yapabildik.

Gökhan bey o sırada işsizdi ve çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” İşlerimin bir türlü yolunda gitmemesi ” yazmıştı. Ön-görüşmemiz sırasında konuştuğumuz detaylardan farkettik ki Gökhan bey her 2 senede bir en az 3-5 ay süreyle de olsa mutlaka işsiz kalıyordu. Yaptığı hiçbir iş, girdiği hiçbir yeni iş kolunda işler yolunda gitmiyordu ve hep dış koşullar sebebiyle sonlanıyordu.

Öğretmen bir babanın oğluydu ve küçüklüğü maddi sıkıntılar içinde geçmişti. Kendisi de bu alanda eğitim almış olmasına rağmen sırf küçüklüğündeki gibi maddi zorluk çekmemek için öğretmenlik yapmak yerine, yurtdışına giderek hem çalışmış hem de master yapmıştı. Yurtdışında bulunduğu süreçte çalıştığı işten iyi paralar kazanmış ve Türkiye’de iki ev sahibi olmuştu. Gelgelelim, evlenip Türkiye’ye dönünce işler hiç de umduğu gibi ilerlememişti.

G3Başvurduğu sektörde yöneticilik vasıflarında iş ararken kendisine garsonluk teklifi geliyordu. Bu sebeple farklı sektörlerde sıfırdan başlayarak çalışmaya başlamıştı. Bazı işlerin parası azdı, bazıları süreye bağlı proje işiydi ve 2 sene dolduğunda otomatik olarak işsiz kalıyordu. Sonunda arkadaşlarıyla kendi şirketini kurmuştu fakat bu işte de para kazanamamışlardı. Hatta 7 ay hiç iş yapamadıkları dönemler bile olmuştu. Sonunda bu işi de kapatmak zorunda kalarak kurumsal bir şirkette satış departmanına girmişti fakat tam 2 seneyi doldurmak üzereyken bu işinden çıkartılmıştı.

Bana seansa geldiğinde 3 aydır çalışmıyordu. Ön-görüşmemiz sırasında ” Başvurular yapıyorum. Görüşmeler de yapıyorum ama dönüş bile olmuyor ” dedi.

İlk defa seansa gelen herkese sorduğum sorulardan sonra seansa başladık.

Yoğun bir eklenti algılamadığı için ilk seansta ana karnı ve 0-6 yaş dönemine bakmaya karar verdim.

Gökhan bey, normal doğumla, 9 aydan 1-2 hafta önce ve kolaylıkla doğduğunu hatta ebe gelene kadar doğduğunu belirttikten sonra seansımıza geçtik.

 

seans

Anne karnındaki dönemi keşfederken Gökhan bey 4 aylık olduğu bir sahnede çok donuk olduğunu, annesine ait bir eklentinin olduğunu ama algılayamadığını belirtti.

Başka herhangi bir sahne keşfedemediğimiz için doğum travmasına bakmak istedim.

Doğum anında görmediği, bilmediği bir yere gidiyor olmanın verdiği yoğun korku vardı. O esnada annesinin korktuğunu hissettiği için daha da korktuğunu belirtti. Bu bölümdeki başka bazı detaylardan dolayı kendime ” anneyle bağlantısında kopukluk var ” diye özel bir not almışım.

Babasıyla olan kısma baktığımızda ise pek bir sorun görünmüyordu. Babaya, annesine olduğundan daha çok yakınlık duyuyordu ve onu görünce mutlu oluyordu.

Her ne kadar 0-6 yaş arası travmalarına bakmak istediysem de Gökhan bey hiçbir erken dönem anısına geçiş yapamadı. Bu sebeple ana karnı dönemini dönüştürmeye başladık. Fazla anıya değinemediğimiz için extra zamanım vardı. Bu zamanı Gökhan bey’e başka türlü nasıl yardımcı olabilirim düşüncesiyle kullanmak istedim.

G4

Bu bölümde anne-babasını ve atalarını içeren bir çalışma yaptık. Bunun sebebi ; Gökhan bey’in hem annesinin hem babasının tarafında ayrı bölgelerden göç hikayelerinin olmasıydı. Özellikle anne tarafının Yunanistan’dan göçleri çok yakın tarihliydi ve buraya detaya girmeyeceğim bazı travmatik detaylar içermekteydi.

Anneanne annesini doğurmadan önce en az 3 tane düşük yapmış ve kendi hayatındaki travmatik olaylar sebebiyle Gökhan bey’in annesiyle çocukken pek ilgilenememişti. Bu noktada Gökhan bey, kendisinin de küçükken benzer kaderi yaşayarak annesi tarafından değil de daha çok ablası tarafından bakıldığını ekleyince, bu bölümde daha çok anne tarafına ağırlık verdim.

Gökhan bey’in seans içinde donuk olması, bazı anlara geçiş yapamaması yakın tarihli ve travmatik göç hikayesi olan çoğu danışanda rastladığım bir etki olduğundan, bunun onunla ilgili birşey olmadığını biliyordum. Bu sebeple seanstan sonra Gökhan bey’e ilk fırsatta Bağlar Çalışması’na katılmasını tavsiye ettim. ( NOT: Bağlar Çalışması, regresyon dışında teknikler kullandığım, daha çok aile veya atalardan gelen travmatik etkilere çalıştığım bir grup çalışmasıdır. ) Gökhan bey 3 aydır işsiz olduğu gerekçesiyle yakın zamanda bu çalışmaya katılamayacağını ama ilerde katılmaya çalışacağını belirtti.

 

g2

1.GÜN:

” Eylül Hanım Merhaba,

Şu an için basit bir halsizlik dışında gayet iyi hissediyorum. Düşünce olarak biraz rahatlama oldu.
Bunların dışında iş için 2 yerden haber bekliyordum ve bu sabah ikisinden de maalesef olumsuz yanıt aldım ve biraz üzüldüm.
Fakat genel olarak iyiyim.
Teşekkürler

8.GÜN:

” Merhaba Eylül Hanım,

Bir hafta sonunda fiziksel olarak herşey gayet iyi.
Bu hafta içinde iş olarak CV im bir çok şirkete gitti. Daha olumlu hissediyorum.
Hatta ilk defa annem bize destek olmak için biraz para göndermiş.* Daha önce yaptığı birşey değildi.
Umarim işlerimiz en kısa zamanda yoluna girer.
Selamlar 
***
Bu son geri-bildirimden sonra Gökhan bey’den herhangi bir haber alamadım. Danışanlar yazmadığı müddetçe gelişmelerden haberim olmadığı için de, ben ilk zamanlar kendi kafamda ” Herhalde kaliteli bir trans geçiş olmadığı için Gökhan bey’in beklediği gibi bir çalışma olmadı ya da hayatında hemen olumlu birşeyler olmasını bekliyordu ve hemen olmayınca devam etmek istemedi..” gibi düşündüm ve Bağlar Çalışması tavsiyemi bir daha hatırlatmadım.
1 YIL SONRA: 
İlk defa randevu almak için yazan bir kişi bana emailinde kendisinin Gökhan bey’in referansıyla yazdığını, onun referansının kendisi için çok kıymetli olduğunu belirtince açıkçası şaşırdım çünkü seanstan sonra 1 yıl geçip hiç haber almayınca çalışma konumuzla ilgili hiçbir gelişme olmadı sanmıştım. Dolayısıyla bu vakayı biraz geri-bildirimlerin önemine dikkat çekmek için de paylaşmak istedim. Danışanlara her zaman seans sonunda ” Çalışma konumuzla ilgili olarak hayatınızda önemli birşey olursa bana yazabilirseniz iyi olur çünkü ben sizi ancak geri-bildirimleriniz sayesinde takip edebilirim. ” derim fakat genelde unutulur.
Referans verdiğine göre Gökhan bey’de olumlu birtakım şeyler olmuş olmalıydı diye merak ederek ben de Gökhan bey’e emaille gelişmeleri sordum. İlk aldığım cevap:

Eylül Hanım Merhaba,

Evet (X  kişisi)’ne sizi tavsiye ettim.
Hatırlayabilirseniz daha çok işimle ilgili size gelmiştim.
Şu an yaklaşık 1 senedir çalışıyorum. Farklı bir sektörde iş hayatıma devam ediyorum. İşlerimin yavaş yavaş yoluna girdiğini düşünüyorum.  
Ayrıca eşim de, bende olumlu değişikliklerin olduğunu söylüyor. Özellikle kendisine karşı.
Bildirim yapmadığım için kusura bakmayın. Bu konu çok aklıma gelmedi.
Yazdığınız için teşekkür ederim.”
***
Bu cevap üzerine eşinin farkettiği değişimleri sorarak eğer izin verirse vaka olarak yazmak istediğimi belirttim. Aldığım cevap:

Eylül Hanım Günaydın,

İlginiz için teşekkür ediyorum.
Öncelikle bloğunuzda isim vermeden paylaşabilirsiniz. Benim için bir sakıncası yok.
Seanstan tam 1 ay sonra iş buldum. Üstelik şimdiki patronum olan kişi benimle çok çalışmak istedi. İlk görüşmeden sonra ısrarla arayıp hemen işe başlamamı istedi ki bu iş benim için farklı bir sektör.
Şu anda kazancım çok olmasa da düzenli çalışıyorum ve borçlarımı bitiriyorum. Daha önce kendi işimi yapmak istedim ama bir türlü olmamıştı.
Kendime daha fazla güvendiğimi hissediyorum. Bu sektörde başarılı olduğumu düşünüyorum ve yakın gelecekte daha iyi olacağını biliyorum.
Eşim bendeki değişiklikleri sık sık söylüyor aslında. 
Onu daha iyi anladığımı söylüyor, önceden sanki benim gözümde bir perde varmış ve o perde kalkmış gibi diyor.
Daha önce bir konu üzerinde konuşup ortak hemfikir olmak zordu fakat şimdi oturup ortak kararlar alabiliyoruz, önceden benim dinler gibi göründüğümü aslında dinlemeyip kendi bildiğimi okuduğumu söylüyor.
Ayrıca bana söylediği, hayatımın kontrolünün şimdi daha çok kendi kontrolümde gördüğü. Önceden kontrolsüz bir şekilde oradan oraya savrulduğumu düşünüyormuş.
Şimdi iş konusunda ve gelecek konusunda kafamın daha net olduğunu söylüyor.
Eylül Hanım şimdilik hatırladığım bu kadar. 
Çok teşekkürler  “
Ş11
NOTLAR:
1-“Hatta ilk defa annem bize destek olmak için biraz para göndermiş.”*:  Bu gelişme benim içim çok manidar çünkü seansın son bölümünde yaptığımız özel çalışmada özellikle anne ve anne üst kuşaklara odaklı bir çalışma yapmıştık. Seansın üzerinden 1 hafta geçtikten sonra o güne kadar hiç maddi destekte bulunmamış olan annesinin kendiliğinden para yardımı yapması, yaptığımız çalışmaların aslında sadece çalıştığımız bireyleri etkilemediğini gösteriyor. Biz kendi içimizde değiştiğimiz zaman çevremizin tepkilerinde değişim olabiliyor.
2- Neden anne, göç, ataların anavatanı konularını önemsediğime gelince; anneyle bağlanma şeklimiz yaşamla bağlanma şeklimizi, ikili ilişkilerimizi, alma-verme dengemizi, parayla ilişkimizi ..vb konuları etkiler.
Eğer annemiz daha önceden yaşadığı bir travma nedeniyle üzgünse ve biz küçükken bizimle bizim istediğimiz şekilde ilgilenememiş ise, bu annenizin sizi hiç sevmediği anlamına gelmez. Sadece o anda sizin istediğiniz şekilde sevememiştir.
Annemle bağlanma şeklimde sorun varsa, büyük olasılıkla ikili ilişkimde sorunlar yaşarım. Gökhan bey’in eşiyle olan iletişiminde olan iyileşme bu alanda da şifalanma olduğunu gösteriyor.
Bu şekilde çok detay ve örnek verebilirim ama bu vakadaki en önemli ayrıntıya aşağıda değineceğim.
3-Gökhan bey’in annesi Yunanistan’da doğmuş ve yaklaşık 2 yaşındayken bütün evlerini, mallarını, tarlalarını orada bırakarak zorunlu olarak Türkiye’ye gelmişler. Bir yerden göç etmek zorunda kalmak ve üstüne üstlük bütün mallarını orada bırakıp başka bir ülkede herşeye sıfırdan başlamak zorunda kalmak, Gökhan bey’in annesi ve ailesi için zorlu bir durum ve ciddi bir travma.
İkinci önemli ayrıntı; Yunanistan’da doğan bir çocuk anavatanı olarak Yunanistan’ı görür. Oradan zorunlu olarak başka bir yere ( kendi ülkesi olsa bile ) gittiğinde bir uyum sorunu yaşar, hatta kendi ülkesinde dışlanabilir.
Şimdi gelelim en önemli detaya: Gökhan bey her 2 sene dolmaya yakın hep dış faktörler tarafından işinden oluyor, ya iflas ya kovulma ya da projesi sonlanıyordu. Aslında Gökhan bey, sadece annesinin ve annesinin ailesinin travmasını tekrar ediyor. Yurtdşındayken iyi kazanırken evlenip Türkiye’ye yerleştikten sonra çok çalışmasına rağmen para kazanamaması bile bir nevi atalarının travmasının tekrarı gibi sanki.
5
Malesef sadece kendi travmalarımızın etkisi altında değiliz. Ebeveynlerimiz çok travmatikse, onların halledemediği bazı işleri tekrar edip duruyoruz. Ta ki farkedip çözümleyene kadar. Freud’un ” tekrarlama güdüsü ” veya ” yineleme takıntısı” olarak tanımladığına benzer şekilde, bilindışımızdaki çözülememiş şeyleri bu sefer hatasız olarak gerçekleştirmek üzere tekrar edip duruyoruz. Bu noktada, çözümlenmemiş bu işlerin de farkında değilsek, Jung’un dediği gibi bütün bu olan bitenlere ” kader ” deyip geçiyoruz.
Bu yüzden hayatımızdaki döngülerin, tekrar eden sorunların farkında olmakla işe başlayabiliriz…Bu vesileyle Gökhan bey’i tebrik ediyorum ve yazmama izin verdiği için teşekkür ediyorum. Kaliteli bir trans geçişten daha önemli olan, her zaman açık bir kalple seansa gelmektir.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan