OTİZMLE İLGİLİ BİR YURTDIŞI VAKASI

Standard

İsmine Daniel diyeceğim, 3 yaşındaki erkek çocuğu, eskiden annesiyle çalıştığım yurtdışında yaşayan bir danışanımın oğluydu.  2 yaş civarındayken kendisine 2. seviye otizm teşhisi konmuştu. Göz teması kurmuyor, konuşmuyor, bazı şeylerden korkuyor, öfkelendiği zaman odasına gidip karanlıkta oturuyordu.

Konu hakkında 2 metot önerdim:

1) Anne veya baba sisteminden gelen herhangi bir etki olup olmadığını anlamak için Bağlar Çalışması

2) Annesi ile uzun bir online ön-görüşme yaparak, annesi tarafından evde uygulanmak üzere psiko-biyoloji tekniği.

BAĞLAR ÇALIŞMASI: Baba sisteminden gelen bir etki gözlemlediğimiz bu ilk çalışma sonunda Daniel’ın 4 yaşından sonra konuşmaya başlayabileceğini belirtmişim.

ANNE ÜZERİNDEN UYGULANAN PSİKO-BİYOLOJİ METODU: İkinci aşamada önce anne ile uzun bir ön-görüşme yaparak çok soru sordum ve evde uygulanmak üzere bazı ödevler verdim. Günlük uygulanması gereken bu ödevler bitene kadar günlük emaillerle takip ettim.

Aradan 1 yıl geçtikten sonra , anneden aldığım mesajla Daniel’ın gerçekten de 4 yaşından sonra konuşmaya başladığını, başlangıç noktasına göre bayağı aşama katettiğini öğrendim:

” Merhaba Eylul,
……
2022 de baglar calismasi icin sana yazdigim emailin uzerine yaziyorum. Sana ilk olarak oglum Daniel’ın durumunu o zaman yazmistim. Kendisi  3 yasina gelmesine ragmen agzindan bir kelime bile cikmiyordu.
Ogluma otizim teshisini Mart 2022 de koymuslardi. O zaman 2 yasini biraz gecmis olan oglum , ne goz temasi kuruyor ne de ses cikarıyordu. Doktorlar 2.seviye otizim teshisi koydular. (5 seviye var)
Doktorlar teshis koymadan once duymadigini zannetmistik. Duyma, gorme ,fizyoterapist kontrolu ve beyinde tumor olmasi ihtimaline karsi MR ve ayrintili beyin taramasi (mrs) bile cektirdik. Sonuclar temiz cikti .
Eylul 2022 de devlet destekli iletisim yuvasina basladi. Yuva ogretmenleri ve 9 arkadasi ile birlikte ilerleme gosterdi. Isaret ve jestlerle derdini anlatabiliyordu. Ancak konusma kesinlikle ilerlemedi. Agis kaslarini gelistiricek egzersizlerden tut bu konuda uzmanlasmis konusma terapistleri de oglumla calisti. Ancak isaretler ile iletisimi ilerlese bile konusma konsunda ilerleme olmadigi icin kimse onun durumu hakkinda tam bir bilgi veremiyodu. Yuva ogretmenleri cok iyi derdini anlattigini ancak konusamadigi icin egitimlerde ne ogrendigini kestiremiyordu.

Sana bu konuyu actigim donemde esim de senden danismanlik aldi. Onun seansinda babannesinden kaynaklanan bir durum oldugunu soylemistin.   …….  …   Ancak biz bu seansa kadar onun ayni zamanda konusamadigini bilmiyorduk. Yasadiklari ve Yemen’den goc ettigi sirada yasadigi kayiplar onda buyuk etki yaratmis. Çalışma sonlarına doğru sen de Daniel’ın 4 yasindan sonra konusmaya baslayacagini soylemistin. Biz de o gunu merakla beklemeye basladik.
Ekim 2023 te oglum 4 yasina basti. Tabiki bu donemde iletisim ve konusma terapileri de yuvada devam etti. Hatta beyin fizyoterapisi olarak da tanimlayabilecegim “nerofeedback” tedavisi bile uyguladik.

Ekim 2023 tarihinden sonra sakir sakir konusamasa da yine de agzindan yavasca kelimeler dokulmeye basladi.
Bu arada sunu da eklemem gerekiyor. Biz oglumla tedavisi geregi sadece bu ülkede konuşulan dili konusmaya ozen gosteriyoruz. Cunku ozellikle egitim surecinde biri Türkçe olan 2 farklı dil konusup kafa karistirmamak gerektigini egitmenler bize bildirmisti.
2024 sene basindan itibaren ise birden acildigini gorduk. Daha 5 yasina basmadan bir cok kelimeyi telaffuz etmesini ogrendi.

Eylul 2024 de yeni yuva sinifina basladiginda onu hic tanimayan egitmenler ve yuva ogretmenleri ile calismaya basladi. 2 ay icerisinde her gun yuva ogretmeninden saskin ama heyecanli telefonlar almaya basladik.

Kelimeler disinda fiilleri kullanmayi yavas yavas ogrendigini , arkadaslariyla iletisim kurarak oyun oynamaya basladigini bana sevincle bildirdi. daha once ne kadar ogrenme kapasitesi oldugunu anlayamadiklarini ancak gelismesini sevincle karsiladiklarini belirttiler.
konusma konusunda kendine guveni geldikce de insanlarla iletisimi daha da artti. hala cok akici konusamasa da kendi derdini anlatmaktan cekinmeyen, kendine guvenen bir cocuk haline geldigini yazmaktan gurur duyuyorum 🙂   “

BİR BONUS FAYDA HİKAYESİ: ” KİVİ ALERJİSİ ” ( 2. Bölüm )

Standard

Bir önceki bölümde bahsettiğim seanstan yaklaşık 2,5 ay sonra Şermin Hn ile daha önce yarım kalan ana karnı ve 0-6 yaş dönemi için tekrar bir araya geldik.

SEANS:

Ana karnı ve 0-6 yaş dönemini dönüştürmeye çalıştığımız bir seans yaptık. Bu esnada daha önceden keşfettiğimiz sahnelere ek olarak Şermin hn, 2 yaşındayken annesi mutfakta olduğu bir sırada yüzünün üstünden minik bir farenin geçip gittiğini algıladı.

3.GÜN:

Günaydın Eylül Hanım,
İlk defa bi çalışmadan dağılmamış bir şekilde çıkmışım ilk farkında olduğum şey buydu ve çok enteresandır ilk defa banyo yapma zorunluluğu hissetmedim kendimde. Banyo yapmadım. Biraz yemeğe saldırdım, abur cubur yedim.

İlk gecem yoğun uyuyarak geçti. 11 saat uyumuşumdur. Gece, wc ye 1 kere gittim.
Cumartesi günü, kendimi daha rahat, dingin ve enerjik hissettim. Hem evi temizledim, hem spor yapıp hem de yemek yaptım. Bunların hepsini yapmam normalde ben. Günüm sakin ve rahat geçti genel olarak. Arkadaşım da “Enerjin değişmiş, canlanmışsın resmen” dedi. Ben de gerçekten öyle hissetim. 
Çok teşekkür ederim desteğiniz için.Sevgiler
,”

Kendisine verdiğim yanıtın içinde banyo yapma konusuyla ilgili detay sordum. ( Önceden nasıl olduğu, eve girer girmez her zaman banyo yapıp yapmadığı vb )

Verdiği yanıt:

Merhaba Eylül Hanım,
Evet, eğer bi seans almışsam (örn: aile dizimi, reiki, bireysel vb) eve geldiğim gibi banyoya atardım kendimi. Hemen arınayım, temizleneyim derdim. Bu sefer oyle olmadı. Eve girdim, üstümü değiştirip yemek yedim
.  ……………. ………..”

Ara dönemde Şermin hn’ın iş ve sağlığıyla ilgili birkaç gelişme içeren email daha aldım. Kimliğini gizlemek amaçlı burada sansür uygulamayı karşılıklı olarak uygun gördük.

1 AY SONRA:

Eylül Hanım merhaba,
Biraz önce kivi yedim ve alerjim %80-90 civarında azalmış. Daha önceden kaşınma hissi çok fazla olurdu fakat bugünkü denememde oldukça azaldığını gözlemledim. %100 kaybolma olur mu bilmiyorum fakat gözlemleyeceğim.
Bu arada gece wc için kalkmalarım* bitti gibi. 
Çalıştığım şirkette…. …………….( sansür uygulanmıştır ………..
.”

NOTLAR:

1- gece wc için kalkmalarım*: Geceleri sık sık wc’ye kalkma konusunun ana karnı ve 0-6 yaş seansından sonra geçmesi konunun yüksek ihtimalle annesinin travması ile bağlantılı olduğunu hissettirdi. Bir önceki bölümde bahsettiğim üzere annesi çok küçük yaşta kendinden çok büyük biri ile evlendirilmişti. Yaşı çok küçük olduğu için ancak birkaç sene sonra Şermin Hn’a hamile kaldığında resmi nikah kıyılabilmişti. Bu süreci çocuk bedenine tecavüz gibi hisseden annesinin travmasına karşılık Şermin hn’ın bedeni biyolojik olarak böyle bir şey geliştirmiş olabilir. Psiko-biyolojik bir bilgi olarak, insanlar da alan sorunu/çatışması yaşadıklarında tıpkı hayvanların çişle alanlarını belirlemeye çalışmaları gibi bu şekilde bir biyolojik çözüm oluşturabilirler. Bedenini/ özel alanını koruyamayan annesi gibi çocuk da geceleri sık idrara çıkmayı bu konuya içgüdüsel bir çözüm olarak bulmuş olabilir özellikle de proje amaç dönemini ve sansürlediğimiz kısımları dahil ederek düşündüğümde oldukça anlam kazanıyor . Bu konuya farklı açıdan verilebilecek en iyi örnek ülkemizde yaygın rastlanan balayı sistitidir. Balayı sistitinin temelinde yatan bilinçdışındaki çatışma da çoğunlukla alan çatışmasıdır.

2- Oldukça hassas bir konu olduğu için, Şermin Hn’ın bilinçdışındaki çağrışımın ne olduğu, neden bedenen tepki verdiği gibi konuların detaylarına-sebeplerine burada yer vermedik. Ancak, her kivi alerjisi olan kişi için aynı durumun söz konusu olmayabileceğini ve bu konuda genel-geçer kural geliştirilmemesi gerektiğini burada özellikle eklemek isterim. Bazı alerjiler kişinin bire-bir kendisinin yaşadığı bir durum iken bazı alerjiler ise tamamen aile sisteminden gelen bir öyküye dayanabilir. O yüzden her durum ve sebep kişiye özeldir. Bu sebeple motamot kurallar geliştirip herkese aynı şeyi uygulamak bazen, bazı kişilerde çözüm getirmeyebilir…

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BİR BONUS FAYDA HİKAYESİ: ” KİVİ ALERJİSİ ” ( 1. Bölüm )

Standard

İsmine Şermin diyeceğim danışanım 30’lu yaşlarının başında, bekar ve çalışan bir kadındı. Kendisiyle 2020 yılında çalışmaya başladığımızda ana konumuz iş hayatıyla ilgili sorunlardı. Ancak seanslarda ilerlerken başka alanlarda da geri-bildirimler aldığım için hem alerji hem de psiko-biyoloji konusuna örnek olması açısından bu vakayı paylaşıyorum.

2. SEANS: Bu seansta ana karnı ve 0-6 yaş dönemine bakmaya niyet ederek bir araya gelmiştik. Ana karnı dönemini keşfederken annesinin çocuk denecek yaşta kendinden çok büyük yaşta biriyle zorla evlendirildiğini, yaşı küçük olduğu için birkaç sene sonra Şermin hn’a hamile kalınca resmi nikah yapıldığını ve bir çocuk gelin olarak bu dönemi bir nevi tecavüz hisleriyle geçirdiğini öğrendim.

Hamilelik sürecini yalnız, desteksiz ve korkularla geçiren annenin doğumu da oldukça zor geçince apar topar sezaryene alınıyordu.

Doğumdan sonra 0-3 yaş dönemine dair önemli bir anıyı keşfediyorduk ki Şermin hn kendiliğinden başka bir anıyı hatırladı.

Buradan sonra Şermin Hn ergenlik döneminde geçen ve taciz içeren birkaç anıyı daha hatırladı ve bu sebeple seansın akışı mecburen değiştirmek zorunda kaldık. Bu taciz anlarını daha önce hiçbir yerde kimseyle konuşamadığını belirttiği ve olumsuz etkilendiğini gördüğüm için bu konuya öncelik verip beden terapi ağırlıklı ilerledik. Ana karnı ve 0-6 yaş dönüştürme konusunu ise başka bir zamana bıraktık.

Bu seanstan sonra kendime aldığım özel notlarda:

-Kg bağlantısı

-Sık idrara çıkma

-Yaşam enerjisi düşüklüğü ve

-Kivi alerjisinin bu konularla bağlantısı olduğunu düşünüyorum.

-Ana karnı dönemini keşifte kaldığımız için, bir sonraki seansta mutlaka ana karnından başlayarak ilerle.

NOT: Geri-bildirim ve NOTLAR bölümleri vakanın ikinci bölümünde yer alacaktır.

KÜÇÜK DANIŞAN VAKASI: UYKUSUZLUK ( SADECE ANNEYLE UYUMA VE SÜREKLİ UYANMA )

Standard

İsmine Fırat diyeceğim küçük danışanla hiç karşılaşmadık ancak kendisinin 6 yaşında olduğunu ve doğduğundan beri uyku sorunu yaşadığını annesinin aşağıdaki emaili ile öğrendim:

” ……… ………………… ………………………… …………..

Ama oğlumuz ile ilgili neredeyse dogdugundan beri aşamadığımız bir uyku problemi var. Pedegog ve çocuk psikiyatristleri ile hep çalıştık yıllardır. Sonuç anneye yanlış bağlanma, kaygı, anksiyete, sık taşınma sendromları, anal döneme dönme ve o dönemden iletişim kurma çabaları gibi daha bir sürüTeşhis sayabileceğim şekilde. Oyun terapi ile yol katedebiliyoruz fakat çok ağır. Psikiyatrist direkt prozac veriyor oğlum 6 bucuk yaşında kullanmak istemiyorum. Ama artık çok çok yıprandık. 8 yıllık evliyiz eşim 2 yıl uzak bir yerde görevliydi. Geri kalan 6 yıldır da asla aynı yataktaYatmadık. Oğlum benimle uyumazsa asla uyumuyor. Kendi odasında onunla yerde yattığım zaman bile.sorun ne kadar yorgun ve Uykusuz olursa olsun 6 yıldır deliksiz uyumaması. Organik bir problemi yok. Ama gece de 6 yaşında bir çocuk 5 6 kere. Muhakkak uyanıyor. Eğer odasında ise ve onu yatak odasına almamak konusunda ısrar edersem asla uyumuyor. Yanlışlıkla dalsa bile 10 dak. İçinde sürekli uyanıyor. Pandemi sebebiİle online seans yaptıgınızı farkettim. 6 yaşında bir çocuk ile online çaşılabilir mi? Ya da anne çocuk beraber mi çalışılır? ……………………… Pedegog emdr seansına henüz gerek görmediğini söylemişti ama oğluma hamileyken uykumdan çok aşırı korkarak uyanmış ve her gece istisnasız o doğana kadar çok huzursuz uyumuştum uyumak istememiştim. Uyumaktan korkmuştum resmen. Bununla alakalı olabileceğini düşünüyorum. Bakış açınızı son derece merak ediyorum bu olaya.Şimdiden teşekkür ederim iyi çalışmalar diliyorum. “

Kendisine verdiğim cevapta çok gerekmedikçe çocukları seansa almadığımı, böyle bir tabloda ilk etapta anneyi görmek isteyeceğimi ve ebeveyn üzerinden ilerlemeyi tercih edeceğimi belirttim.

Bunun üzerine anne ile online ön-görüşme yapmak için temmuz başında randevulaştık. Bu online ön-görüşme sırasında Fırat’ın annesine çok fazla soru sordum ve hamilelik süreci, çocuk doğmadan önce ve sonraki süreçte anne-babanın ilişki modeli dahil araştırdım.

Ön-görüşmemizin sonunda ancak fikir edinebildiğim için kendisine evde uygulaması için ödevler verdim. Hergün uygulamasını ve hergün ne yaptığını çok kısa ve öz bir şekilde bana yazarak gelişmelerden haberdar etmesini rica ettim.

Ayrıca kendisi için bir terapi defteri tutarak çocuğu ile ilgili yaptıklarını ve çocukta farkettiği gelişmeleri günü gününe tarihiyle not almasını rica ettim.

 

3.GÜN:

Eylül hanım iyi akşamlar.
… …….. Fırat’ın uyku durumunda herhangi bir değişiklik olmadı henüz. Minimum 4-5 maksimum 8 kere uyandı geceleri.
Fakat taşındığımız için çocuklara yeni oda yaptık ufaklığın beşiğini de biraz  erken ayırdık. En azından kendi odasında uyuyor anne yanında uyumak yerine. Henüz deliksiz uyumadı. Ruh hali çok iyi arkadaş edindi burada çok mutlu.
Yeniden haberleşmek üzere.. İyi çalışmalar.

Kendisine verdiğim cevapta oğlunun artık kendi odasında uyuyor olmasının önemli bir gelişme olduğunu, artık uyku konusuna ağırlık verebileceğimizi, 6-7 yıldır süren bir sorunun 2 günde düzelmesini beklemediğimi belirterek bu süreçte oğluna karşı sabırlı,anlayışlı olmasını tavsiye ettim.

 

4.GÜN:

İyi geceler Eylül Hanım. Fırat’a 4.günü uyguladığım gece Fırat 1 kere uyandı. Kaçta uyandığını bilmyiroum çünkü yanıma gelmedi ve daha fazla bir ışık yakıp geri  yattı i. Sonra sabah 5 te yatak odasına geldi ve yatak odasında yatmak için ağladı tepindi yerlere yattı. Ama amacı benim yanımda yatmak değildi odasının sıcak yatak odasının serin oldugunu söyledi. Zor ikna oldu ama  camı açarak odasına döndürmeyi başardık. 9 a kadar uyanmadan uyudu.. Sevgiler.. “

5.GÜN:

Günaydın eylül hanım, Dün gece Fırat’a 5.günü uyguladım.10 da uyudu. Ve 12 den sonra çok kötü bir gece geçirdik. 12 de bir kalktı sabha 5 e kadar neredeyse uyumadı. Korktuğunu söyledi.. Önceden uyansa bile onu yatagına geri götürdüğümüzde öpüşürdük ve kendisi uyurdu sma dün gece yanımda bekleyin diye hep ısrar etti. 2 kere babası 1 kere ben bekledik ama uyuduğunu düşünüp yatak odasına geçtiğimiz zaman hemen geri geldi. 5 ten sonra uyuyabildi ve 8 de kalktı. Mutlu uyandı. İyi çalışmalar. “

 

6.GÜN:

Eylül hanım merhabalar, dün gece Fırat’a 6 günü uyguladım arada uyandı sorular sordu geçiştirdim ve bekledim tekrar dalınca devam ettim. Ve gece sadece 1 kere uyandı. Umarım devamı gelir yavaş yavaş düzelme yaşıyoruzdur. Teşekkür ederimİyi çalışmalar...  “

 

7.GÜN:

Günaydın eylül hanım. Fırat bu gece 1 kere uyandı. Çok güzel uyuyor. Sevgiler..”

8.GÜN:

Iyi çalışmalar  eylül hanım, Fırat gene 1 kere uyandı 2 bucukta. Tekrar uyuyana kadar yanında beklememi istedi. Ve uyuyunca bir daha sabah 8 e kadar uyanmadı. Uykuları son 3  4 gündür çok güzel düzenli gidiyor. Alakası varmıdır bilmem ama biz eşimle gergin bozuk ve huzursuzuz. Daha ziyade benden kaynaklı olabilir. Kendimi patlamaya hazır bomba gibi hissediyorum her an herşey den kavga çıkartmaya hazır gibiyim onun yaptığı hiçbişey olmasada.. 
İyi çalışmalar. 
Not:size yazdığım herşeyi belki bir kaç cümle fazlası ile defter olarak tutuyorum
. “

 

11.GÜN:

Eylül hanım iyi akşamlar, Fırat’a söylediğiniz uygulamaya devam ediyorum. Gerekirse aylarca daha da devam ederim. Mucize gibi çünkü. Odasında yatagında maksimum 2 kere uyanarak uyuyor olması.. Şimdilik her gece  en az 1 en çok 2 kere uyanmaya devam ediyor. Yanına gidip uyumasını beklediğim sürece hiçbir sıkıntı yok. Kolay dalıyor ve sabaha kadar da uyuyor. Şehri değişti ortamı değişti odası değişti yatagı bile değişti. Ve sizinle çalışmaya başladık. Tüm bunlar  elbette etkili. Sizi bu zamanda  bulmam gerekiyormuş demekki. Yoksa burnumun dibindeydiniz ben X şehrindeyken ve sizi yıllardır takip ediyorum. Çözümün bu kadar basit olabileceği aklıma gelmezdi. Binlerce teşekkür ederim. 
Daha önce de bahsettiğim gibi ilk regresyon a ihtiyaç duyduğum zamanlaradaki gibi hissediyorum. Gene evliliğimi hayatımı sürekli sorguluyorum. Fırat çok güzel şifalandı ama ben çok kötü oldum.eşimle aynı evin içinde 3 gündür de konuşmuyorum ………………………………. ……. Bu kısır döngüye girmekten 8 yıldır bunaldım. Uygun olursa ben kendim de sizinle çalışmak isterim. Ama eğer sadece Fırat için bile kesiştiyse yolumuz buna da son derece minnettar kalıcam. En içten sevgilerimle.
  “

14.GÜN:

Eylül hanım iyi çalışmalar, Fırat hla 2 ya da 3 kez uyanmaya devam ediyor ama bensiz de sorunsuz dalıp uyuyor. Bazı günler  sadece  1 kere uyanıyor. İlle bir sebep söylüyor ama.ya çok sıcak diyor ya ses geldi dışardan diyor. Telkinlere devam ediyorum. Fırat’ın çalışmasını tabiki paylaşmanızda bir sakınca görmüyorum. Keşke her çalışmanızı paylaşabilseniz. İnanın okumak bile iyi geliyor.. Sevgiler... “

Kendisine verdiğim cevapta , yetişkin olarak bizlerin bile yazın bol sıvı alınca gece wc için veya sıcaktan terleyerek uyanmışsak su içip geri yattığımız zamanlar olabilirken, Fırat’ın şu anda yeni bir şehirde sıcaktan veya sesten uyanıp sonra kendiliğinden uykuya geri dalmasının o kadar da önemli olmadığını belirttim. Burada önemli noktanın çocuğun uyanmasına neden olan önemli bir sebep olup olmadığını, herhangi bir kötü rüya görüp görmediğini vs anlamaya çalışarak yine kendi defterine notlar almasını tavsiye ettim.

NOTLAR:

1-Bu vakada çocuğun uykusuzluk yaşaması ve sürekli kaygı içinde olması, ebeveynleriyle alakalı bir sorun gibi görünüyordu. Çocuklar anne karnındayken annelerinin yaşadığı her türlü stresten az ya da çok etkilenebileceği için ve anne hamileliğini sürekli korku içerisinde ve uykusuz geçirdiğini ön görüşmede bildirdiği için çalışmaya ana karnı dönemi ile başladım.

Ondan sonra ise şu anda yeni taşındıkları D.Anadolu’daki şehre varışlarına kadar ilerlettim. Şimdilik bu çalışmamız yeterli olmuş gibi göründüğü için burada sonlandırdık.

2-Buradaki durum için benim yorumum:

-Hamilelik sırasında anne-baba arasındaki çatışmalı ilişki

-Babanın asker olması ve görevi gereği D.Anadolu’ya tayini çıktığında anne ile bebeğin başka şehirde kalması ,

-çocuğun 2 yaşına kadar babasını sadece birkaç kere görmesi ( Ek olarak 4 yaşında iken babadan nefret ettiği için pedagoga götürüldüğü bilgisi ) ve birçok detay ile birlikte değerlendirdiğimde; her iki ebeveynle de bağlanma sorunu görünüyor.

Normal şartlarda Bağlar Çalışması’nda incelemeden genelde yorum yapmazdım ancak Fırat eğer bu şekilde devam etse idi, çocuğun bilinçdışında kendini annenin partneri olarak konumlandırmasından mütevellit ilerleyen hayatında çok fazla ikili ilişki sorunları yaşama potansiyeli yüksek olacaktı. O yüzden bu konuyu sadece basit bir uykusuzluk sorunu olarak görmedim.

3- Ailede ebeveynlerin asker, polis vb olmasının hatta anne-babanın kendi ebeveynlerinin de yine asker, polis vb olmasının sistemde yaratabileceği bazı etkiler vardır. Eğer ilerde ihtiyaç duyulursa bir sonraki aşamada bu konuya regresyon dışında teknikler kullandığım Bağlar Çalışması ile bakılmasında fayda görüyorum.

4- Fırat şifalandıktan sonra annenin sorun yaşamaya başlaması benim için çok anlamlı çünkü çocuk için çalışırken annenin duyguları üzerinden gittik. Öyle görünüyor ki çocuk artık bir çocuk gibi davranmaya başlayınca anne partneriyle olan sorunlarıyla yüzleşmek durumunda kaldı. Bu ise aslında kötü değil, iyi bir gelişme…böylece ebeveynler arasındaki sorunların altında yatan dinamiklere de bakabiliriz.Benim kolay kolay çocuk danışan kabul etmememin altında yatan sebep de budur. Çocuklar çoğunlukla ebeveynlerinden veya onların sistemlerinden aktarılan sorunlar yaşarlar. Eğer anne-baba veya en azından anne, seansa gelmeyi kabul etmiyorsa, benim çocuk için yapabileceğim çok fazla şey yoktur.

 

Davranışları bozuk ” çocukları, semptomları ortadan kalksın diye terapist ya da doktorlara götürme işi eğer anne babalar kendi durumlarına bakmaya hazır değilse başarısızlığa mahkumdur. Bir çocuğun ” davranış bozuklukları” ebeveynlerinin ruhsal ve duygusal donanımlarının aynasıdır ve çocuğa genelde en çok yardım edecek şey, ebeveynlerin bu aynaya bakmaya hazır olmaları ve kendilerinin ruhsal ve duygusal durumlarını daha iyi kavramalarıdır.

Prof. Dr. Franz Ruppert

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

ÇOCUK DANIŞAN HİKAYESİ: Dikkat Eksikliği, Uyum Problemi, Öfke, Yeme Problemi ( 1.Bölüm )

Standard

K2

İsmine Kayra diyeceğim küçük danışanımla bu bölümde hiç karşılaşmadık. Annesi benim eski danışanlarımdan biri olduğu için annesinin şifalanma yolculuğu sırasında oğlu Kayra’nın bazı sorunlarından dolaylı yoldan haberdar olmuştum.

Sonunda oğlunun sorunları gündem olarak ön plana geçince ve annesi bu sorunların çoğunun kendi küçüklüğünde yaşadığı sorunlara benzediğini farkedince, ilk seans için önce annesiyle biraraya geldik.

Anne tarafından doldurulan form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne aynen başlıktaki gibi :” Dikkat eksikliği; Uyum problemi; Öfke; Yeme Problemi ” yazılmıştı.

Bu seans anne ile birlikte çoğunluğu çocuğu hakkında çok sayıda sorularımdan oluşan uzun bir ön-görüşme şeklinde geçti.

 

Konular:

1-Dikkat Eksikliği: Seansımızdan 2 hafta önce Kayra’ya bir psikiyatritst tarafından dikkat eksikliği teşhisi konmuştu.

K12-Öfke : Okulda öfkesini kontrol edemeyerek öfkelenince sınıfı terkettiği bilgisi verilmişti.

3-Uyum Problemi: Okula yeni başladığı için kural ve sınır konulmasından hoşlanmayan bir çocuk olarak uyum sorunu yaşıyordu.

4-Yeme Problemi: Sadece belli türdeki şeyleri yiyordu: çıtır tavuk, patates kızartması, pizza ve hamsi.

Annesi bu esnada, kendisinin de ilkokula başladığı ilk dönemde sınıfın arka tarafındaki boşluklarda gezindiğinden, kendi kendine oyunlar oynadığından bahsetti. Ancak okulda 2. dönem sırasında sırada oturmaya başlamıştı. Eşi yani Kayra’nın babası ise ilkokula başladığında annesinden ayrılmakta zorluk çektiği için annesi 2 ay boyunca oğluna okulda eşlik etmişti.

Kayra’nın ana karnı dönemiyle ilgili, hatta hamilelikten önce anne-babasının yaşadıkları süreçle ilgili birçok soru sorduktan sonra seansı noktaladık.

Bu bölümde öğrendiğim bilgiler arasında:

K5-Annenin ilk 3 ay hiçbirşey yiyemediği, zorla yese bile sürekli kustuğu ve bu süreyi sadece bisküvi ile geçirdiği

-Anne 3 aylık hamile iken babayla bir gün arabada büyük bir tartışma yaşadıklarında kendisini doğru ifade edemediği için sinirden üstündeki kıyafeti yırttığı ve konu çocukla ilgili olmadığı halde ” İstemiyorsan bu çocuğu aldıralım ” diyerek blöf yaptığı

-Anne Kayra’ya 3 aylık hamile iken; bulantıları geçince işyerinde bir arkadaşının ” Ablamda da aynı şeyler olmuştu. Çok bulantısı oluyordu. Bulantıları geçtiğinde çocuk karnında ölmüştü. ” demesi üzerine yoğun korku yaşayarak hemen doktoruna gittiği ama herhangi bir soruna rastlanmadığı

-4-5 ve 6. aylarda evde birden fazla düştüğü ama düştüğü anlarda karnındaki bebeğini koruduğu

-4-6 Aylar arasında eşinin yoğun olup bir işi yetiştirmesi gerektiği için sabahlara kadar çalışması sebebiyle annenin kendisini çok yalnız ve çaresiz hissettiği

-7-8-9. Aylarda; bebeğin cinsiyetini sakladığı. Hamileliğin başından itibaren babanın da annenin de kız çocuk istediği ama bunun dile getirilmediği ve sonunda 8. aya gelindiğinde cinsiyetinin erkek olduğunun öğrenilmesi

-8. ve 9. Aylarda annenin ” Acaba bebeğim neye benzeyecek, canavar gibi birşey mi olacak ” şeklinde endişeleri

-Hamilelik süresinin 40 haftayı 3 gün geçtikten sonra bebeğin hala kanala inmemesi üzerine doktorun önerisiyle sezaryene karar verildiği

-Doğduktan 3 gün sonra kuvözde kalarak fototerapi uygulandığı

-Bebek 3 aylık olduğunda genel kontrollerde bebekte ” Utangaç Testis ” sendromu olduğunun ortaya çıktığı, doktorun ” Kurcalamayın, kendi kendine geçer ” dediğini ve Kayra 3-4 yaşına geldiğinde sorunun kendiliğinden geçtiği

-Bebek 3 aylıkken bronşit nedeniyle hastanede 3 gün kalındığı

-Kayra 9 aylık olduğunda annesi işe başladığı dönemde annenin çok kaygılı olduğu, bu dönemden itibaren anneanne tarafından bakıldığı; 9 aylık olana kadar ek gıdaya geçişte çok iştahlı bir çocuk iken 9. aydan itibaren yemeyi reddetmeye başlamadığı gibi bilgiler var.

v9

Psiko-biyoloji metodundan faydalanarak anneye evde direkt olarak kendisinin uygulamaya başlaması için birtakım ödevler verdim. Bu ödevleri gerçekleştirirken hergün hangi konuyla ilgili olanı yaptığını kısa kısa not etmesini ve takıldığı bir yer olursa bana emaille sormasını tavsiye ettim.

Bu şekilde koordineli olarak 10 gün kadar çalıştıktan sonra doğum travması ve kuvöz konusunda beden terapi uygulayabilmem için bana getirmesini tavsiye ettim.

Kayra ile çalıştığım bu 2. seansı, vaka yazısının ikinci bölümünde paylaşacağım.

 

a2

 

GERİ-BİLDİRİM:

SEANS TARİHİNDEN 17 GÜN SONRA:

Eylül hanım iyi günler

Dün oğlumun öğretmeni aradı. Çok iyi memnunum Kayra’dan dedi. Eskiden sınıftan çıkıp giderdi artık gitmiyor dedi. Dikkati %100 arttı dedi. Size de bilgi vermek istedim.  “
Bu bilgi üzerine evde nasıl davrandığını sorduğumda:
Evde de daha iyi. 2 gündür sanki daha sakin. Bana oğlum de anne diyor. Birde bebekliğini anlatmamız istiyor. Sizin söylediğiniz gibi o değişir mi bu değişir mi diye düşünmeden ana odaklanıp akışa bırakıyorum. Cumartesi için randevu oluşturacak mıyız? “
Anneye verdiğim ödevler ana karnı dönemini içeriyordu. Doğum sezaryen ve üzerine kuvöz deneyimi olduğu için bu kısma beden terapi yapmak üzere ilk seanstan 23 gün sonra Kayra ve annesi ile bir araya gelmek üzere sözleştik.
NOT: Diğer geri-bildirimler vaka yazısının ikinci bölümünde belirtilecektir.
( …..devam edecek )
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan