BENİM HİKAYEM-2 ( Misofonya-3.Bölüm )

Standard

NE, NEDEN TETİKLENMİŞTİ? DOĞUMUM SIRASINDA BİRŞEY Mİ OLMUŞTU?

Bu tarz bedeni içeren çalışmalarda, neyin ne zaman tetiklendiği veya neden olduğu üzerine konuşulup analiz edilmez ve yorumlar yapılmaz. Ancak size fikir vermesi açısından bazı bilgiler ekleyeceğim.

Anne karnı döneminden sonra dünyaya doğumumuz ( şartlarına bağlı olarak az veya çok ) zaten bir travmadır. Kendimizi güvende hissedip çoğunlukla uyuyarak geçirdiğimiz bir dönemden ilk ayrılıştır. Bu bizim yaşamla bağlanma şeklimizi etkileyen en önemli konulardan biridir. Benim artık uyuyamadığım ve kendimi güvende hissetmediğim bir dönemde, doğum travmamın tetiklenmesi bu açıdan anlamlı.

Bu seansta doğum travmamın tetiklenmesine en başta şaşırmıştım çünkü regresyon eğitimi sırasında bizler ana karnı ve 0-6 yaş dönemlerimize doğum travmasını içerecek şekilde bakmıştık. Hatta aradan birkaç yıl geçtikten sonra bana üst üste çok sayıda kayıp ikiz sendromu vakası geldiği zaman o konuyu yabancı kaynaklar dahil o kadar araştırdığımda, bazı semptomları küçükken benim de yaşadığımı farkedince, acaba bende de bilinmeyen bir kayıp ikiz sendromu hikayesi var mı diye bir meslektaşımla sadece o döneme yönelik tekrar baktığımızda gerçekten böyle bir hikaye bulmuştuk.

Benden önce doğan ve bebekken ölen ablamı biliyordum ancak kayıp ikizim olduğu hiç kimse tarafından bilinmiyordu. O yüzden hem yıllar önce gittiğim ilk aile diziminde 1 tane fazla çocuk sayısı çıktığını ( kafadan sallıyor herhalde diye geçiştirmiştim ), sonra aile dizimi eğitimlerine başladığımda bir modülde Svagito’nun yaptığı kısa seansta yine 1 tane fazla çocuk görünmesi gibi detayları hatırlayınca kafamda parçalar birleşmişti.

Bütün bunları üst üste koyduğumuzda:

-ölen bebekten sonra benim çok istenerek yapılan bir bebek olmam

-annemin hamileliği sırasında kötü birşey yaşamaması

-normal doğumla doğup anneyle direkt ten tene temas kurmuş olmam

-çevre tarafından sevilen, el üstünde tutulan bir bebeklik geçirmiş olmam HİÇBİR ŞEYİN ETKİSİNİ NÖTRALİZE ETMİYOR.

Çünkü:

-Ana karnındaki süreyi, yaklaşık 1 yıl önce doktora görürdüğü bebeği eve dönerken kucağında ölen travmatik bir annenin karnında geçirdim yani ben anne rahmine düştüğümde olayın üstünden henüz 7,5-8 ay geçtiği için benim proje amacım annemin yas dönemine denk geliyor . Bu annenin henüz tamamlanmamış yas süreci, donukluğu ister istemez ana karnında başlayan bağlanma şeklimizi etkilemiş olabilir.

-Üstüne bir de ana karnında gerçekleşen kayıp ikiz sendromu etkisini eklersek sadece bu ikisi bile bir çocuğun dünyaya geliş anını ve anneyle o ilk temasını etkileyebilir. ( Bu yorumu bugüne kadar yaptığım çok sayıda ana karnı ve doğumu içeren regresyon çalışmalarında edindiğim izlenimlere göre yaptım. )

Kısacası; çok istenerek yapılmış ve güzel bir çocukluk geçirmiş olmama rağmen o ilk an tetiklendiği için o ana tekrar baktık. Travma çalışırken bunun bir soğan kabuğu gibi katman katman yapılardan oluştuğunu ve bazen hiç ummadığınız basit bir konunun bardağınızı taşıran son damla olabileceğini hesaba katmak gerekir.

Regresyon çalışmalarında da böyledir. Bir geçmiş hayat anısına çalışılmış olması, 3 yıl sonra başka bir konu için gittiğinizde aynı geçmiş hayatın başka bir yönü ile karşılaşmayacağınız anlamına gelmez. Bu sefer farklı bir yönden farklı bir etkiye bakmanız gerekebilir.

ŞU AN MİSOFONYAM NE DURUMDA? HALA SES DUYARLILIĞIM VAR MI?

2. Bölümde bahsettiğim gibi, bu seanstan bir süre sonra farklı bir yere taşındım. Orada ses duyarlılığım sıfırlandı mı? Hayır tabii ki. Ses izolasyonu çok iyi değildi ama asla bu tarzda uykumu, hayatımı etkileyecek tarzda şeyler yaşamadım.

Şu anda son 2 yıldır yaşadığım yerde ise yan taraftaki köşkten gelen köpek, kedi, kaz, ördek, hatta bir ara pandemideki kapanma döneminde duyduğum horoz sesleri beni hiç rahatsız etmediği gibi, köyde yaşıyor hissi verdiği için yüzümü gülümseten detaylar oldu. Bahçede geceleri gördüğüm kirpiler, kuş sesleri, kelebekler ve arılar görmek de mutlu ediyor. Ama sanmayın ki kırsaldayım… ana caddeye 1 paralel sokakta oturuyorum ve bazen gerçekten gürültülü olabiliyor.

Mesela geçtiğimiz aylarda sokağımızdaki, caddelerdeki tüm yağmur boruları değişti… yol delme makineleri günlerce çalıştı. O dönemde uykusuz olduğum birkaç sabah sese aldırmadan kestirebildiğime şahit oldum. Önceden bu asla mümkün değildi.

Yine altını çizmek isterim ki, her türlü sese karşı duyarsız biri olmadım. Beni sakız çiğneyip patlatan ve höpürdeterek çay-çorba içen 10 kişi ile aynı odaya kapatsanız, ” Aa, çok güzel patlatıyorsunuz, hüpletiyorsunuz.. lütfen devam edin ” demem. Burada önemli nokta şu: sizde bir şeyler değişince DIŞ DÜNYA DA DEĞİŞİYOR. Bu vakayı bu kadar uzun yazmamın sebebi de budur. İçerde bir şeyler değişince, sizin dış dünyada karşılaştığınız durumlar ya değişiyor ya da artık sizi daha az etkiler duruma geliyor.

KARMA ASTROLOJİSİ İLE İLGİLENENLER İÇİN EK NOTLAR:

1-Karma astrolojisinde GAD ( güney ay düğümü ), son 7-9 yaşamı ifade eder. Ben 2013’ten beri aldığım regresyon seanslarında bunlardan çok daha geçmişte olabileceklerle de karşılaştım. Genelde bir sorun üzerine baktığım bu geçmiş yaşamların çoğunda erkeğim. GAD ‘ım da eril; savaşçı, asker, liderlerde bulunup dik başlılığıyla ve cesaretiyle tanınan bir burç. Bu hayatımdaki tüm kişisel gezegenlerim dişil, edilgen burçlarda iken GAD’ın 1.evde yer alması kişiliğimi arka planda çalışan bir program gibi etkiliyordu.

2-Normal şartlarda GAD ile alakalı konular 33 yaşına kadar bizi daha çok etkisi altında tutar. 33 Yaşından sonra ise KAD ( kuzey ay düğümü ) kendisini daha çok belli etmeye başlar. Regresyon çalışmalarından sonra beklediğimiz şey de GAD bağlantılı hayatların dönüştürülmesinden sonra artık etkisini yitirmesi ve kişinin hayat planında olması gereken yöne ( KAD’a ) doğru gitmesini kolaylaştırmasıdır.

Ancak bende şöyle bir durum gerçekleşti ki ancak karma astrolojisi eğitiminden sonra sebebini daha iyi anlayabildim: Natal haritamda güneş, merkür ve venüs kavuşumu olan bir insanken ikincil ilerletilmiş haritamda ( secondary progress ) güneşim ve merkürüm GAD’ımın olduğu burca geçiyor ve bu 3’lü orada resmen halay çekiyorlar. MC’de yani meslek, kariyer, iş hayatımızı yöneten 10. evdeki Anteres isimli sabit yıldıza falan hiç girmiyorum ama onu da hesaba katarsak; .Bu benim, meslek hayatımın ilk yıllarında bu GAD’ın etkisi ile yine çok idealist bir asker gibi olmamı açıklıyor. 2016’da kiraladığım ve benim misofonyamın ortaya çıkmasına vesile olan o mekanı kiralarken orayı bir karargah olarak kullanma kafasındaydım. Yapacak çok iş, anlatacak çok konu ve belki de dünyada düzeltilecek çok mesele vardı. (😀). Herşey, sadece kendimizi geliştirmek için aldığımız ve eğitim boyunca kendimiz üzerinde çalıştığımız regresyon ileri teknikler eğitimlerinden sonra yavaş yavaş değişmeye başladı. Karma astrolojisi ise açıklama kısmında son noktayı koydu.

3- Bazen başımıza gelen şeyleri o anda kötü bir şey olarak algılarız veya bunu bir çeşit kendini sabote etme ( self-sabotage ) olarak görme eğiliminde olabiliriz. Ancak büyük resme baktığımız zaman, belki zaman , belki şartlar , belki de gittiğimiz yön o anda doğru değildir. Ruh ( spiritüel astrolojide RA: Tanrısal Öz ), bu enkarnasyonda KAD’a gidebilmek için o sırada başka bir yola gitmesi-başka deneyim alanı kazanması gerektiğini bilir ve bazen hayat sizi bu farklı deneyim alanlarına yönlendirmek için o anda ısrar ettiğiniz yolunuza engeller döşeyebilir. Bu da muhtemelen en hassas olduğunuz konu veya kişiler tarafından olacaktır.

Misofonya bir sonuçtur. Ama asıl önemli olan soru şudur: Neyden rahatsız oldun veya oluyorsun ki sinir sisteminin böyle tepki verebileceği şartlar oluşturuyorsun? Doğru yerde misin , doğru işi mi yapıyorsun, doğru insanla mı birliktesin? Seni ne besler? Bu hayata gelirken deneyimlemeyi seçtiğin yaşam alanın üzerinde misin yoksa hala GAD kafasında mısın?

Ve yazının sonlarına gelmekteyken bilinçaltımdaki DJ uzun zamandır duymadığım aşağıdaki şarkıyı çalmaya başladı. Bir hanım kız GAD’ına sesleniyor: ))) ( İngilizce bilmeyenler için özellikle Türkçe alt yazılı video linkini ekledim. )

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BENİM HİKAYEM-2 ( Misofonya-2.Bölüm )

Standard

Süreç devam ederken, o dönemde regresyonla ilgili ileri teknikleri içeren bir eğitime katıldım. Bu tarz eğitimlerde genelde bir teknik olur ve bizler eğitim sonunda bu tekniği içerecek şekilde kendi üzerimizde çalışırız. Aradan uzun zaman geçtiği için seçtiğim konudan emin değilim ancak orada birbiriyle bağlantılı olarak keşfettiğimiz geçmiş yaşam anılarından birinden çok etkilendiğimi net hatırlıyorum.

Komutan olduğum bir geçmiş yaşamda, savaşla ilgili hatalı bir kararımdan dolayı çok sayıda askerim ölüyor. Kan gölüne dönmüş o meydanı gezerken hepsinin ölümünden kendimi sorumlu tutuyorum ve yoğun suçluluk duygusuyla başedemeyip ölmek istiyorum. Ordan sonra kendimce kurduğum bağlantılar arasında şu var: bir daha kitleleri içeren veya etkileyebileyecek her türlü durumdan/karardan imtina etmeye çalışıyor olabilirim.

NE ALAKA DEDİĞİNİZİ DUYAR GİBİYİM.. ☺

Şöyle ki; ben bu daireyi kiraladığımda orası bir nevi benim karargahım gibi olacaktı. Orayla ilgili çok fazla planım vardı. Salonda videolar çekip bir program hazırlayacaktım. Kışın ise o arka tarafa bakan sessiz odaların birinde kamp kurup ilk kitabımı yazacaktım. Bütün bu sesler nedeniyle bırakın planlarımı gerçekleştirmeyi, uyumak için bile orada kalamaz oldum. Ve bu ses konusu benim en hassas noktam olduğu için, tam daha geniş kitlelere ulaşacak bir işe girişeceğim zaman kendimi bir şekilde sabote ettiğimi düşünüyorum. ( İlerleyen dönemde karşılaştığım başka bir geçmiş yaşam anısı ( yine bir komutan alt kimlik ) son 1 senedir karma astrolojisi ile desteklenen bilgiler sayesinde bunu daha iyi anladım ama uzatmamak adına bu detaylara girmiyorum. )

O eğitimden sonraki dönemde yeni bir daire bakmaya başladım. Anadolu Yakasında nereye baksam hemen yanıbaşında devam etmekte olan veya yeni başlayan bir inşaat vardı. Sonunda bir tane güzel yer bulup kaparo verdim ama bu sefer de emlakçı-ev sahibi kanadında başka sorun çıktı ve kaparom iade edildi. Bunun üzerine motivasyonum tamamen sıfırlandı ve artık daire bakmayı da bırakıp kendimi tamamen akışa teslim ettim.

Tam o sırada yıllardır devam ettiğim aile dizimi eğitimi modüllerinden biri denk geldi. Ve ben orada ilk defa parmak kaldırıp çalışma yapmak istedim. Hocamın yanına oturup konu olarak ses duyarlılığımdan bahsettiğimde üstüne çok fazla konuşmamız gerekmedi çünkü bedenim zaten herşeyi anlatmaya başlamıştı. Bu sebeple bana aile dizimi uygulamayıp bedenimle çalıştı yani aslında travma çalıştık.

Görünüşe göre bu sorunlar taa doğum travmama kadar tetiklemişti. Bir çok arkadaşımızın fiziki desteğini alarak, doğum travmam çalışıldı. Bedenen çok zorlandığımı ve çok fazla öfkenin açığa çıktığını hatırlıyorum. Hatta çalışma sonunda bana ” Hala birazcık var…sonra buna kendin tekrar bakabilirsin ” dediğini not almışım. Değerlendirme bölümünde ise bana ” Kendine huzurlu/sakin bir yer bulabilirsin. Dünyada böyle yerler de var ” dediğinde kaşlarımı kaldırarak ; ” İstanbul’da mı? ” diye cevap vermiştim gülümseyerek. Açıkçası pek inandırıcı gelmemişti yakın çevrede öyle bir yer bulabilmek.

VE SONRA YENİ BİR YERE TAŞINDIM

Eğitimden döndükten yaklaşık 2 ay sonra yine bir gün Beşiktaş’a kardeşimin yanına geçiyordum ki yolda emlakçım aradı: “Eylül hn size kışın gösterdiğim bahçe katı bir ev vardı, biraz pahalıydı. Oranın sahibi yurtdışından kısa bir süreliğine buraya geldi. Eğer siz tutarsanız, fiyatı da indirecekler ” dedi. İndirdikleri fiyat bile benim o anki oturduğum dairenin fiyatından daha yüksekti. Ben de artık bu konuda o kadar bıkkındım ki tüm arayışımı durdurduğum bir dönemde gelen teklif karşısında içimden şöyle düşündüm: ” Ya bugüne kadar hep birileri bana teklif sundu, kabul edip kaparo ödediğimde bile bu iş olmadı. Bir kere de ben karşı teklif yapayım bakalım ” dedim ve nasıl olsa kabul edilmez sanarak akşam emlakçımı arayıp ” Şu anki oturduğum daire ile aynı fiyata indirsinler, hemen yarın taşınayım ” dedim. Ve teklifimin kabul edildiğini ertesi gün şaşırarak öğrendim.

Eee, söz ağızdan bir kere çıkar… mecburen hemen taşınma işlemlerine başladım. Burası :

-sahilde 5+1, neredeyse 2 daire büyüklüğünde ve girişteki salonla mutfağın olduğu bölümden diğer bölüme geçmek için bile araya çelik kapı konulmuş

– belli ki benden önce oturan kişi feng shui biliyormuş ( bazı aksesuarlar sebebiyle anladım )bir önceki kiracı tarafından bir sürü mutfak eşyası ile dolabın içinde dev bir şişe şampanya bırakılmış

-şömineli kocaman bir salonu olan

-önünde ve arkasında bahçesi olan, balkonundan arka bahçeye inilebilen, otopark sorunu olmayan

-apartman görevlisinin günde 2 kere servise çıkıp marketten ihtiyaçlarımızı aldığı ve çok iyi, babacan bir insan olduğu için her türlü tamirat-tadilat işlerimizde yardımcı olduğu

-ve sadece 2 sokak mesafede olan bir yerdi.

Normalde hem ses olur diye hem de güvenlik gerekçesiyle hiçbir zaman bahçe katında yaşamayı düşünmemiştim ancak burası her tarafı demirli, bahçe duvarlarının üstüne dikenli teller çekilmiş, son derece güvenli bir yerdi. Kedim Kalben’le ( #kalbenkisakuyruk ) işte burada karşılaştık.

Sonuç itibariyle, hocamın sözleri aklıma geldi. İstanbul’da da olsa böyle yerler vardır, bulabilirsin demişti ama ben inanmamıştım. Aramam bile gerekmedi, emlakçım sayesinde ev beni buldu. Bina yaşça benden büyüktü, dolayısıyla iyi bir ses izolasyonu yoktu tabiki ama sabah 6’lara kadar bass sesleriyle titreyen bir binadan sonra herşey mükemmele yakın sayılırdı. Hatta burası eskiden yazlık olarak yapıldığı için kendimi ilk etapta yazlığa taşınmış gibi hissetmiştim. Bahçede en sevdiğim ağaçlar vardı: palmiyeler, limon, yenidünya, çam vb. Bir ara soldaki apartmanın bahçesinden horoz sesleri de duyar gibi olduğumda artık gülmeye başlayıp hocamın kulağını çok çınlattım. 😀

Bir sonraki bölümde:

-ne niye tetiklendi ? neden doğum travması, doğumum esnasında bir şey mi olmuştu ?

-şu anda misofonyam ne durumda, hala ses duyarlılığım var mı?

-peki şimdi nasıl bir yerde yaşıyorum?

gibi soruların cevaplarını bulabileceğiniz şekilde notlar içerecek.

Ayrıca benim kendi kendime bulduğum başka sebepler ile de destekleyeceğim bu tablonun dışında, astroloji bilenler için birazcık farklı bir dil kullanarak ek açıklamalar yapacağım. Bunların hepsine bir bütün olarak baktığınızda neden aynı sorunlara her zaman aynı tekniği kullanmadığımı da anlamış olacaksınız.

( DEVAM EDECEK … )

Eylül Erdoğan

BİR TETİKLENME HİKAYESİ

Standard

B2

İsmine Büşra diyeceğim danışanım, 30’lu yaşlarının sonlarında bekar ve çalışan bir kadındı. Kendisiyle 2017’nin yaz aylarından beri ara ara gerektikçe yani konu benim alanıma girebilecek bir konu oldukça çalışıyoruz. Aslında uzun zamana yayılmış bir çalışma olduğu için toplu olarak kitabıma ayırdığım vakalardan biriydi ancak beden terapi ile ilgili bir örnek olması açısından burada sadece 11. seansımıza yer vereceğim.

2020 başlarında yaptığımız 11. seansa başlamadan evvel 10. seanstan sonraki dönemde bilmem gerekenlerle ilgili geri-bildirimlerini sorduğumda:

1- X.. dizisini ( çocuk istismarı temalı bir dizi ) izledikten sonra tetiklendim. Belim ve omuzlarım ağrımaya başladı. Bu normalde de çok stres yaşadığım zamanlarda ara ara olurdu yani yıllardır vardı.

2-İki sene önce yoga yapmaya başlayana kadar bedenimle bağlantım yoktu. Yoga yapınca iyi geliyor ama sonradan tekrar o halime dönüyordum.*

3-İşlerimdeki artış devam ediyor. Sadece benim sağlık durumum sebebiyle ertelemeler oldu. Hala yeni müşteriler geliyor.

 

Bu geri-bildirimlerden sonra ..X.. dizisini izledikten sonra tetiklenen konusu ile ilgili sorular sormaya başladım. Hatırlayabildiği kadarıyla 6-11 yaş arasında yaşadığı tacizleri kronolojik olarak not ettim.

 

seans

 

Seansa başladığımızda verdiğim komut üzerine Büşra hn ilk tacizin yaşandığı, henüz 2 yaşında olduğu ve normal şartlarda hatırlamadığı bir sahneye geçiş yaptı. Burada kendime aldığım özel notta ” ayaklarını sıkarak içeri büküyor bu sahnede ” yazmışım. Ailece gezmeye gittikleri bir günde gezmeye gittikleri ailenin oğlu tarafından başka bir odaya götürülüyor ve orada ergen yaşlarda olan ailenin oğlunun soğuk ellerini kıyafetinin içine sokarak bedenine dokunduğunu söylüyordu.

 

B3Bir Sonraki Taciz: 4 Yaşında enişte tarafından gerçekleştiriliyordu. Bu sahneyi de seans sırasında verdiğim komut üzerine hatırladı. Benzer şekilde bir aile gezmesi sırasında şeker verme ve oyun oynama bahanesi ile evin yatak odasına götürülerek yatağa uzandırılıyordu. Bu oyun adı altında geçen sohbet sırasında kapının kilitlendiğini ve pantolonunu çıkaralım mı diye sorulduğunu hatırladı. Bu esnada pantolon çıkarılmasına tepki verince oyun kıyafet üzerinden ilerliyordu.

Buradan itibaren zaten ön görüşme sırasında hatırladığı :

6 yaş: Komşunun kocası tarafından sıkıştırılmaları

B4

8 Yaş: Sokakta yürürken mahalledeki marangoz tarafından çağırılarak ardından kapının kapatılması ve marangoz masasının üzerinde taciz edilmesi ile ilgili anı ( ki burada sadece taciz değil, buradan çıkamayacağım galiba ve beni öldürebilir düşünceleri de olduğu için şu ana kadar olan sahneler arasındaki en olumsuz kareler buradaydı. Tam anlamıyla bir tecavüz gerçekleşmemiş olsa da oradan çıktığında tecavüze uğramış gibi hissettiğini, donup kaldığını ve kimseye birşey anlatmadığını belirtti. Ayrıca o dönemde bu donukluğu annesi tarafından farkedilmediği için annesine içerliyor ve o günden sonra kimseyle birşey konuşmamaya karar veriyordu. )

9-10 Yaşları: Yakın çevresindeki ergen yaştaki bazı erkekler tarafından dokunmalar ve zorla öpmeler içeren sahneleri

sırasıyla beden terapi ağırlıklı çalışarak dönüştürmeye çalıştık.

Ek olarak seans sonunda sınır belirleme konusunda yine bedeni içeren extra bir çalışma yaparak seansı noktaladık.

 

Kendime aldığım özel notlarda:

-Kilo konusuna katkısı olacağını düşünüyorum. Takip ederek karar ver.

-24 Gün önce yapılan 10. seanstan bu yana kiloda değişim başlamış mı diye görmek için  yine ofiste bulunan aynı tartı ile tartılmasını rica ettiğimde, kilosunun 1,4 kg azalmış olduğunu gördük.

-İlerde tetiklenme sürerse gölge hayat çalışılmalı.

 

12

3.GÜN:

” Merhaba Eylül Hanım,

Kendimi çok iyi hissediyorum. 18 yaşındaki hallerim gibi içim içime sığmıyor, enerjim cok yukseldi. Bedenim bariz bir sekilde ısındı, onceden kendimi isitmam cok zordu. Ara ara aglama istegi geldi. Babama ne kadar özlem duyduğumu ve annemi ne kadar sevdiğimi hatırlayıp bayagi bir agladim. Agrilarim cok buyuk bir oranda azaldılar. 
Teşekkür ederim:)    “
9.GÜN:

Merhaba Eylül Hanım,

B6Kendimi çok değişik hissediyorum. Bu bir hafta içerisinde neden bir partnerimin olmadığını düşünerek ve buna üzülerek geçirdim. Yakınlığa ne kadar ihtiyacım olduğunu fark ettim. Nasıl bu kadar doğal olan bir isteği bunca zaman kendimden bile saklamaya çalıştigima inanamadim ve buna ne kadar enerji harcadığımi gördüm. Bugün itibariyle buna üzülmemin beyhude olduğunu düşünmeye başladım. Sanki o tren kaçmış gibi düşünürken, neden şimdi içinde huzurlu hissettigim bir ilişki yaşamayayım diye düşünmeye başladım. Bu ihtimali düşünmek bile fazlasıyla enerjik hissettiriyor. Artik agri hissetmiyorum. Bundan sonra yapacagim ve yapmak istedigim her seye enerjimin yetecegini düşünüyorum ve bunu düşünürken  heyecanlanıyorum. 
Çok teşekkür ederim 🙂    “
Konu artık ilişkilere geldiği için kendisine birkaç kitap önerisi içeren emaille cevap verdim.
Bu seanstan kısa bir süre sonra başka bir konu için randevu talebinde bulunduğundan yaklaşık 1 ay sonra tekrar bir araya geldik. O seanstan sonraki geri-bildirimlerle bu seansın geri-bildirimlerinin karışmaması için ilerleyen tarihteki geri-bildirimleri buraya eklemedim.
Ş11NOTLAR:
1-*: Büşra Hn’ın yoga yaptığı zaman kendisini daha iyi hissedip daha sonra tekrar eski haline geri döndüğünü belirtmişti.
Tüm ruhsal travmalarımız zaten beden hafızamıza kaydedilirken, söz konusu olan bedene yönelik bir tehlike-zarar içeren ( taciz, tecavüz, fiziksel şiddet-dayak, kaza, ameliyat vb ) travma olduğu zaman işin içine bir de bedenin yaşadığı travma giriyor. Bu tip durumlarda kişi o anda acıya dayanamadığı noktada-hissetmemek için ruhunun bir parçası bedeninden ayrışabiliyor. Şamanlar buna ” ruhun kayıp parçası ” derler. Konuyu ruh, beden, zihin bütünlüğü olarak ele alırsak, aynı anda hem bedenin hem ruhumuzun yaşadığı bir travmada bu ayrışma çok daha güçlü olabiliyor. Dolayısıyla bedende olmayı gerektiren bir faaliyet olan yoga yaparken iyi hissedebilirsiniz ancak orada ciddi bir ayrışma varsa bunu ancak o çok derinlerdeki yarayla yüzleşerek ve gerekli dönüştürme işlemini yaparak ve yine bedenle çalışarak şifalandırabilirsiniz. Ancak o zaman kaybettiğiniz ruh parçanız size kalıcı olarak dönebilir.
B5
Benzer bir yorumu başka danışanlardan da duymuştum: ” Eylül hn,  daha önceden yoga yapmadan duramazdım 3 gün. İçimde sürekli sıkıntı ve kötü hisler olurdu. Şimdi bunlar çok çok azaldı ve çok uzun zamandır yoga yapmıyorum. Buna rağmen kendimi kötü hissetmiyorum…” . Bu sebeple ayrışma konusunun önemine değinmek için biraz detaya girdim.
2- Yıllardır online seans yapmama kararımda etkili olan en önemli sebep, konunun beden terapi gerektirebilecek bir konu çıkabilme ihtimalidir. Beden terapi için mutlaka yüz yüze çalışmayı tercih ediyorum.
Karantina sürecinde artık online görüşmelere başladıysam da burada bile ön görüşme yapmadan direkt olarak seans için randevu vermiyorum. Ön görüşme sonrasındaki değerlendirme bölümünde şu konular şu teknikle online olabilir ama şu konular mutlaka yüz yüze görüşme gerektirir gibi yorumlarda bulunuyorum. ( Eğer konusu benim alanıma giriyorsa )
3-Bu vakada Büşra hn geçmişinde uzun yıllar psikoterapi görmüş ve farkındalığı yüksek birisi olması sebebiyle ..X..dizisini izledikten sonra tetiklendiğini farketti. Burada çok küçük yaşta olanları normalde hatırlamasa da sonuçta beden kayıt tuttuğu için benzer bir hikaye ile karşılaştığında ağrıları daha da arttı. Bu örnek, şimdiki hayatta yaşanan bir travmanın tetiklenmesine örnek olarak paylaşıldı ama tetiklenme konusu o kadar geniş kapsamlı bir konu ki tetiklendiğiniz şey bazen bireysel olarak sadece size ait bir anı bile olmayabilir.
Bu hassas konuyu yazmama izin verdiği için Büşra Hn’a tekrar teşekkür ederim.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

BİR ŞİFALANMA YOLCULUĞU-8. Bölüm

Standard

a1

 

DOKUZUNCU SEANS:

Berna Hn ile 8. seanstan 5 ay sonra mart 2017’de tekrar bir araya geldiğimizde aradan geçen bu uzun süredeki geri-bildirimlerini sorarak seansa başladım. Bu esnada 9. seans için hayli tetiklenmiş olarak geldiğini farkettim.

Aldığım yanıtlar:

1-Seansa karar verdikten bu yana aklıma kusma sahneleri geliyor. Artık tatlı yediğimde mide bulantısı gibi, hazımsızlık gibi birşey oluyor. Uçakta gelirken acaba kusar mıyım diye wc’ye yakın bir koltuk seçtim.

2-Kasık bölgesi ve arkada böbreklerin olduğu kısmı içerecek şekilde sanki bir çember şeklinde sıkışıklık var. O bölge ağrılı ve dolu gibi. Burası sabahtan beri böyle.

3-Fazla yemek yediğim zaman kendimi suçlu hissediyorum. Kilo takıntım var, özellikle göbek bölgesinde.

 

Seansa başladığımızda Berna Hn’ın beden duyarlılıklarından dolayı eklenti olduğunu anladığımız için eklenti temizliği ile başlamak zorunda kaldık.

 

EKLENTİ:

Belinden itibaren beyin sapına kadar ve bütün omurgasına yerleşmiş bir eklenti modeliydi. Bu eklentisi ona 5-6 yaşlarında iken bahçede oynarken gelmişti. Annesiyle oynamak istemişti ama annesi işi olduğu için onu yalnız bırakınca bahçeye çıktığı bir anda gelmişti ve o günden sonra ailesi ve arkadaşları dahil olmak üzere kendisini hiçbir yere ait hissedememesine ve yalnızlaştırmasına sebep olmuştu.

Eklentiyi göndermekte zorlandığı için o ana regresyon yaptık. Neden eklentisini bırakmakta zorlandığı konusunda ise ” O insanlarla arama duvar ördü. Şimdi insanlarla tekrar iletişim kurmak zorunda kalacağım için korkuyorum. ” demişti.

Eklentisini gönderdikten sonra biraz aile ilişkilerine çalıştık. Bu esnada hayatı boyunca babasına benzer partnerler çektiğini farketti. Ayrıca ailesinden uzak bir şehirde yaşadığı için derinlerde suçluluk hissettiğini ama onların yaşadığı şehre taşınırsa da orada körelmekten, yozlaşmaktan ve eski haline dönmekten korktuğunu ekledi.

Biraz içsel çocuk çalıştıktan sonra seansı noktaladık.

Seansın sonundaki değerlendirme bölümünde kendisine ilerleyen dönemde Bağlar Çalışması’na katılarak eski ilişkileri tamamlama konusunda çalışmasını tavsiye ettim.

 

BAĞLAR ÇALIŞMASI:

Geçmişte kalan ama tamamlanmamış ilişki olarak gördüğüm eski bir ilişkisine çalıştık. Bu seans sırasında Berna Hn’ın eski sevgilisinin çevresinde olmasından aslında hoşlandığı ve onun ilgisinden beslendiği ortaya çıktı.

 

 

g2

 

1.GÜN:

 İlk gecem rahat geçti .belirgin bir enerji artışı var .sabah uyandığımda kendimi hiç yorgun hissetmedim .sadece eklentinin yerleştiği omurga bölgesinde biraz ağrım vardı.konakladığım arkadaşımın evinde kedisi varmış .haberim yoktu kedi enteresan bir biçimde bütün gece bana kendini sevdirmek istedi yakın Ve uysal davrandı.sürekli ben hangi koltuğa geçtiysem ben kalkınca orda yatıp uyudu.vücudumda ciddi bir ısı artışı var .vaginal salgılarımda dünden beri aktif bir şekilde sürekli günlük ped değiştiriyorum.
Sevgiler

11.GÜN:

” Eylül hanım merhaba nasılsınız
Tamir fazı süresince inanılmaz kas ağrılarım oldu.şakaklarımda seans sırasında mevcut olan sıkıştırma hissi hafta boyunca devam etti.aşırı mutsuz Ve depresif bir modda geçirdim.gönderdiğimiz eklenti benim için gerçekte güçlü bir kalkan görevi görüyormuş.kendimi aşırı savunmasız Ve güçsüz hissettim.o eklenti benim için acı Ve zor şartlara dayanma aracıymış.o olmadan olaylar Ve kişilerle başa çıkmak zor geldi fakat bu duruma uyum sağladım.tabiki de gitmesinden mutluyum.
Size geldiğimde geri bildirimlerde tekrar kilo almaya başladığımı söylemiştim.şimdi farkettim ki ruhsal olarak bu Kalkan’dan kurtulmak istediğim için vücudum kendini korumak için tekrar kilo alarak bu Kalkan’ı oluşturmaya çalışıyor.özellikle dişi özellikleri baskılamak için
Bağlar çalışması ile alakalı cinsel enerjiyi kullandığımız bir çalışma vardı.o çalışma bana çok iyi geldi .normal koşullarda kendi öz temizliğimi yaparken kendi vajinama dokunmak onu görmek bile benim midemi bulandırıyordu.aynada kendi vücudumu görmek şimdi bu durum düzeldi .
Genelde geri bildirimlerde her zaman yazdığım anlamsız gülme konusu gündemini koruyor
Sevgiler

 

48 GÜN SONRA:

” eylül hanım merhaba nasılsınız 

bağlar çalışması :çalıştığımız konu bitmemiş ilişki konusu idi geçmişte 5 yıl ilişki yaşadığım kişiyle alakalı 

bu kişiye karşı gerçek anlamda nötrlendim.bunu nereden anladığıma gelirsek geçmişte herhangi bir ortamda beraber bulunduğumuzda ya ben susup hiçbir konuşmaya katılmazdım yada o kendini geri planda bırakırdı.şimdi bu durum değişti ortak arkadaşlarımızla bir ortamda sohbet ettiğimizde acaba birşey söylesem o kişi yanlış anlar mı düşüncesi kalmadı.onun içinde aynı şekilde .biz birbirimizle hiç konuşmazdık.şimdi ufak ufakta olsa birbirimize cevaplar veriyoruz. geçen aynı ortamda eşi ve kendisiyle beraber denk geldik.o durumlarda ortamda gergin bir hava olurdu. ama artık öyle bir durum yaşamıyoruz.gayet normal bir şekilde o da bende sohbet edebiliyoruz.bu bambaşka bir duygu tam olarak anlatabildim mi bilmiyorum yaşamak gerekiyor.o ruhsal ve psikolojik rahatlama çok başka birşeymiş. biz sadece o kişi üzerinden düşünüp bir çalışma yapmıştık fakat diğer geçmiş  ilişkim nişanlı olan kişiyle alakalı da ciddi bir esneme söz konusu.sanırım artık bu durumları içime sindirdim ve yoluma devam ediyorum.

regresyon da çalıştığımız eklenti beni yalnızlaştıran ve insanlardan uzaklaştıran bu konu da herhangi bir gelişme farketmedim .özellikle ikili ilişkiler konusunda o günden sonra bir gelişme olur diye ümitliydim ama maalesef henüz olmadı.eklenti yüzünden olan gece sıkıntılı uyku düzenim sarsılarak uyanma durumları bunlar geçti.en azından kaliteli uyku uyuyabiliyorum.  sevgiler 

 

v9

 

NOTLAR:

1-TAMAMLANMAMIŞ İLİŞKİLER: Geçmişte kaldığını düşündüğümüz bazı ilişkilerimiz eğer arada hala bir bağımız varsa, ilişki kapanması gerektiği gibi kapanmamışsa, bazen hayatımıza yeni birinin girmesine engel yaratabilirler ya da bazen orada tamamlanmamış işimizi sonraki ilişkilerimize yansıtabiliriz.

2-EKLENTİ KONUSU: Bazı danışanlar bir kere eklenti seansı yaptığımızda bütün eklentilerini göndermiş olduğumuzu düşünürler. Oysa ki eklentiler ancak siz onlarla vedalaşmaya hazır olduğunuzda ortaya çıkarlar. Bu sebeple bazen 3-5 seans farklı konularda çalıştıktan sonra bambaşka bir konuyu çalışmak için bir araya geldiğimizde eğer danışanın o ana kadar hiç ortaya çıkmamış bir eklentisi gündeme gelmişse, o eklenti çoğunlukla danışanın o anki çalışma konusuyla bağlantılı bir eklentidir.

3-İlişkiler konusu çok katmanlı bir konudur ve hayatınız boyunca pattern haline gelmiş bir davranış, eski sorunlu ilişkiler, eklentiler , aile geçmişi, danışanın yakın bir ilişkiye ne kadar hazır olduğu veya yakın bir ilişkiyi gerçekten isteyip istemediğinden tutun birçok etmene bakmak gerekebileceğinden bazen uzun bir süreç gerektirir.

 

( Devam edecek…)

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan