BİR ERKEK DANIŞAN HİKAYESİ: ” İşlerim Bir Türlü Yolunda Gitmiyor…”

Standard

G2

İsmine Gökhan diyeceğim danışanım 40’lı yaşlarının ortalarında, evli ve çocuklu bir danışandı. Kendisi ile şu ana kadar sadece ekim 2017’de tek bir seans yapabildik.

Gökhan bey o sırada işsizdi ve çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” İşlerimin bir türlü yolunda gitmemesi ” yazmıştı. Ön-görüşmemiz sırasında konuştuğumuz detaylardan farkettik ki Gökhan bey her 2 senede bir en az 3-5 ay süreyle de olsa mutlaka işsiz kalıyordu. Yaptığı hiçbir iş, girdiği hiçbir yeni iş kolunda işler yolunda gitmiyordu ve hep dış koşullar sebebiyle sonlanıyordu.

Öğretmen bir babanın oğluydu ve küçüklüğü maddi sıkıntılar içinde geçmişti. Kendisi de bu alanda eğitim almış olmasına rağmen sırf küçüklüğündeki gibi maddi zorluk çekmemek için öğretmenlik yapmak yerine, yurtdışına giderek hem çalışmış hem de master yapmıştı. Yurtdışında bulunduğu süreçte çalıştığı işten iyi paralar kazanmış ve Türkiye’de iki ev sahibi olmuştu. Gelgelelim, evlenip Türkiye’ye dönünce işler hiç de umduğu gibi ilerlememişti.

G3Başvurduğu sektörde yöneticilik vasıflarında iş ararken kendisine garsonluk teklifi geliyordu. Bu sebeple farklı sektörlerde sıfırdan başlayarak çalışmaya başlamıştı. Bazı işlerin parası azdı, bazıları süreye bağlı proje işiydi ve 2 sene dolduğunda otomatik olarak işsiz kalıyordu. Sonunda arkadaşlarıyla kendi şirketini kurmuştu fakat bu işte de para kazanamamışlardı. Hatta 7 ay hiç iş yapamadıkları dönemler bile olmuştu. Sonunda bu işi de kapatmak zorunda kalarak kurumsal bir şirkette satış departmanına girmişti fakat tam 2 seneyi doldurmak üzereyken bu işinden çıkartılmıştı.

Bana seansa geldiğinde 3 aydır çalışmıyordu. Ön-görüşmemiz sırasında ” Başvurular yapıyorum. Görüşmeler de yapıyorum ama dönüş bile olmuyor ” dedi.

İlk defa seansa gelen herkese sorduğum sorulardan sonra seansa başladık.

Yoğun bir eklenti algılamadığı için ilk seansta ana karnı ve 0-6 yaş dönemine bakmaya karar verdim.

Gökhan bey, normal doğumla, 9 aydan 1-2 hafta önce ve kolaylıkla doğduğunu hatta ebe gelene kadar doğduğunu belirttikten sonra seansımıza geçtik.

 

seans

Anne karnındaki dönemi keşfederken Gökhan bey 4 aylık olduğu bir sahnede çok donuk olduğunu, annesine ait bir eklentinin olduğunu ama algılayamadığını belirtti.

Başka herhangi bir sahne keşfedemediğimiz için doğum travmasına bakmak istedim.

Doğum anında görmediği, bilmediği bir yere gidiyor olmanın verdiği yoğun korku vardı. O esnada annesinin korktuğunu hissettiği için daha da korktuğunu belirtti. Bu bölümdeki başka bazı detaylardan dolayı kendime ” anneyle bağlantısında kopukluk var ” diye özel bir not almışım.

Babasıyla olan kısma baktığımızda ise pek bir sorun görünmüyordu. Babaya, annesine olduğundan daha çok yakınlık duyuyordu ve onu görünce mutlu oluyordu.

Her ne kadar 0-6 yaş arası travmalarına bakmak istediysem de Gökhan bey hiçbir erken dönem anısına geçiş yapamadı. Bu sebeple ana karnı dönemini dönüştürmeye başladık. Fazla anıya değinemediğimiz için extra zamanım vardı. Bu zamanı Gökhan bey’e başka türlü nasıl yardımcı olabilirim düşüncesiyle kullanmak istedim.

G4

Bu bölümde anne-babasını ve atalarını içeren bir çalışma yaptık. Bunun sebebi ; Gökhan bey’in hem annesinin hem babasının tarafında ayrı bölgelerden göç hikayelerinin olmasıydı. Özellikle anne tarafının Yunanistan’dan göçleri çok yakın tarihliydi ve buraya detaya girmeyeceğim bazı travmatik detaylar içermekteydi.

Anneanne annesini doğurmadan önce en az 3 tane düşük yapmış ve kendi hayatındaki travmatik olaylar sebebiyle Gökhan bey’in annesiyle çocukken pek ilgilenememişti. Bu noktada Gökhan bey, kendisinin de küçükken benzer kaderi yaşayarak annesi tarafından değil de daha çok ablası tarafından bakıldığını ekleyince, bu bölümde daha çok anne tarafına ağırlık verdim.

Gökhan bey’in seans içinde donuk olması, bazı anlara geçiş yapamaması yakın tarihli ve travmatik göç hikayesi olan çoğu danışanda rastladığım bir etki olduğundan, bunun onunla ilgili birşey olmadığını biliyordum. Bu sebeple seanstan sonra Gökhan bey’e ilk fırsatta Bağlar Çalışması’na katılmasını tavsiye ettim. ( NOT: Bağlar Çalışması, regresyon dışında teknikler kullandığım, daha çok aile veya atalardan gelen travmatik etkilere çalıştığım bir grup çalışmasıdır. ) Gökhan bey 3 aydır işsiz olduğu gerekçesiyle yakın zamanda bu çalışmaya katılamayacağını ama ilerde katılmaya çalışacağını belirtti.

 

g2

1.GÜN:

” Eylül Hanım Merhaba,

Şu an için basit bir halsizlik dışında gayet iyi hissediyorum. Düşünce olarak biraz rahatlama oldu.
Bunların dışında iş için 2 yerden haber bekliyordum ve bu sabah ikisinden de maalesef olumsuz yanıt aldım ve biraz üzüldüm.
Fakat genel olarak iyiyim.
Teşekkürler

8.GÜN:

” Merhaba Eylül Hanım,

Bir hafta sonunda fiziksel olarak herşey gayet iyi.
Bu hafta içinde iş olarak CV im bir çok şirkete gitti. Daha olumlu hissediyorum.
Hatta ilk defa annem bize destek olmak için biraz para göndermiş.* Daha önce yaptığı birşey değildi.
Umarim işlerimiz en kısa zamanda yoluna girer.
Selamlar 
***
Bu son geri-bildirimden sonra Gökhan bey’den herhangi bir haber alamadım. Danışanlar yazmadığı müddetçe gelişmelerden haberim olmadığı için de, ben ilk zamanlar kendi kafamda ” Herhalde kaliteli bir trans geçiş olmadığı için Gökhan bey’in beklediği gibi bir çalışma olmadı ya da hayatında hemen olumlu birşeyler olmasını bekliyordu ve hemen olmayınca devam etmek istemedi..” gibi düşündüm ve Bağlar Çalışması tavsiyemi bir daha hatırlatmadım.
1 YIL SONRA: 
İlk defa randevu almak için yazan bir kişi bana emailinde kendisinin Gökhan bey’in referansıyla yazdığını, onun referansının kendisi için çok kıymetli olduğunu belirtince açıkçası şaşırdım çünkü seanstan sonra 1 yıl geçip hiç haber almayınca çalışma konumuzla ilgili hiçbir gelişme olmadı sanmıştım. Dolayısıyla bu vakayı biraz geri-bildirimlerin önemine dikkat çekmek için de paylaşmak istedim. Danışanlara her zaman seans sonunda ” Çalışma konumuzla ilgili olarak hayatınızda önemli birşey olursa bana yazabilirseniz iyi olur çünkü ben sizi ancak geri-bildirimleriniz sayesinde takip edebilirim. ” derim fakat genelde unutulur.
Referans verdiğine göre Gökhan bey’de olumlu birtakım şeyler olmuş olmalıydı diye merak ederek ben de Gökhan bey’e emaille gelişmeleri sordum. İlk aldığım cevap:

Eylül Hanım Merhaba,

Evet (X  kişisi)’ne sizi tavsiye ettim.
Hatırlayabilirseniz daha çok işimle ilgili size gelmiştim.
Şu an yaklaşık 1 senedir çalışıyorum. Farklı bir sektörde iş hayatıma devam ediyorum. İşlerimin yavaş yavaş yoluna girdiğini düşünüyorum.  
Ayrıca eşim de, bende olumlu değişikliklerin olduğunu söylüyor. Özellikle kendisine karşı.
Bildirim yapmadığım için kusura bakmayın. Bu konu çok aklıma gelmedi.
Yazdığınız için teşekkür ederim.”
***
Bu cevap üzerine eşinin farkettiği değişimleri sorarak eğer izin verirse vaka olarak yazmak istediğimi belirttim. Aldığım cevap:

Eylül Hanım Günaydın,

İlginiz için teşekkür ediyorum.
Öncelikle bloğunuzda isim vermeden paylaşabilirsiniz. Benim için bir sakıncası yok.
Seanstan tam 1 ay sonra iş buldum. Üstelik şimdiki patronum olan kişi benimle çok çalışmak istedi. İlk görüşmeden sonra ısrarla arayıp hemen işe başlamamı istedi ki bu iş benim için farklı bir sektör.
Şu anda kazancım çok olmasa da düzenli çalışıyorum ve borçlarımı bitiriyorum. Daha önce kendi işimi yapmak istedim ama bir türlü olmamıştı.
Kendime daha fazla güvendiğimi hissediyorum. Bu sektörde başarılı olduğumu düşünüyorum ve yakın gelecekte daha iyi olacağını biliyorum.
Eşim bendeki değişiklikleri sık sık söylüyor aslında. 
Onu daha iyi anladığımı söylüyor, önceden sanki benim gözümde bir perde varmış ve o perde kalkmış gibi diyor.
Daha önce bir konu üzerinde konuşup ortak hemfikir olmak zordu fakat şimdi oturup ortak kararlar alabiliyoruz, önceden benim dinler gibi göründüğümü aslında dinlemeyip kendi bildiğimi okuduğumu söylüyor.
Ayrıca bana söylediği, hayatımın kontrolünün şimdi daha çok kendi kontrolümde gördüğü. Önceden kontrolsüz bir şekilde oradan oraya savrulduğumu düşünüyormuş.
Şimdi iş konusunda ve gelecek konusunda kafamın daha net olduğunu söylüyor.
Eylül Hanım şimdilik hatırladığım bu kadar. 
Çok teşekkürler  “
Ş11
NOTLAR:
1-“Hatta ilk defa annem bize destek olmak için biraz para göndermiş.”*:  Bu gelişme benim içim çok manidar çünkü seansın son bölümünde yaptığımız özel çalışmada özellikle anne ve anne üst kuşaklara odaklı bir çalışma yapmıştık. Seansın üzerinden 1 hafta geçtikten sonra o güne kadar hiç maddi destekte bulunmamış olan annesinin kendiliğinden para yardımı yapması, yaptığımız çalışmaların aslında sadece çalıştığımız bireyleri etkilemediğini gösteriyor. Biz kendi içimizde değiştiğimiz zaman çevremizin tepkilerinde değişim olabiliyor.
2- Neden anne, göç, ataların anavatanı konularını önemsediğime gelince; anneyle bağlanma şeklimiz yaşamla bağlanma şeklimizi, ikili ilişkilerimizi, alma-verme dengemizi, parayla ilişkimizi ..vb konuları etkiler.
Eğer annemiz daha önceden yaşadığı bir travma nedeniyle üzgünse ve biz küçükken bizimle bizim istediğimiz şekilde ilgilenememiş ise, bu annenizin sizi hiç sevmediği anlamına gelmez. Sadece o anda sizin istediğiniz şekilde sevememiştir.
Annemle bağlanma şeklimde sorun varsa, büyük olasılıkla ikili ilişkimde sorunlar yaşarım. Gökhan bey’in eşiyle olan iletişiminde olan iyileşme bu alanda da şifalanma olduğunu gösteriyor.
Bu şekilde çok detay ve örnek verebilirim ama bu vakadaki en önemli ayrıntıya aşağıda değineceğim.
3-Gökhan bey’in annesi Yunanistan’da doğmuş ve yaklaşık 2 yaşındayken bütün evlerini, mallarını, tarlalarını orada bırakarak zorunlu olarak Türkiye’ye gelmişler. Bir yerden göç etmek zorunda kalmak ve üstüne üstlük bütün mallarını orada bırakıp başka bir ülkede herşeye sıfırdan başlamak zorunda kalmak, Gökhan bey’in annesi ve ailesi için zorlu bir durum ve ciddi bir travma.
İkinci önemli ayrıntı; Yunanistan’da doğan bir çocuk anavatanı olarak Yunanistan’ı görür. Oradan zorunlu olarak başka bir yere ( kendi ülkesi olsa bile ) gittiğinde bir uyum sorunu yaşar, hatta kendi ülkesinde dışlanabilir.
Şimdi gelelim en önemli detaya: Gökhan bey her 2 sene dolmaya yakın hep dış faktörler tarafından işinden oluyor, ya iflas ya kovulma ya da projesi sonlanıyordu. Aslında Gökhan bey, sadece annesinin ve annesinin ailesinin travmasını tekrar ediyor. Yurtdşındayken iyi kazanırken evlenip Türkiye’ye yerleştikten sonra çok çalışmasına rağmen para kazanamaması bile bir nevi atalarının travmasının tekrarı gibi sanki.
5
Malesef sadece kendi travmalarımızın etkisi altında değiliz. Ebeveynlerimiz çok travmatikse, onların halledemediği bazı işleri tekrar edip duruyoruz. Ta ki farkedip çözümleyene kadar. Freud’un ” tekrarlama güdüsü ” veya ” yineleme takıntısı” olarak tanımladığına benzer şekilde, bilindışımızdaki çözülememiş şeyleri bu sefer hatasız olarak gerçekleştirmek üzere tekrar edip duruyoruz. Bu noktada, çözümlenmemiş bu işlerin de farkında değilsek, Jung’un dediği gibi bütün bu olan bitenlere ” kader ” deyip geçiyoruz.
Bu yüzden hayatımızdaki döngülerin, tekrar eden sorunların farkında olmakla işe başlayabiliriz…Bu vesileyle Gökhan bey’i tebrik ediyorum ve yazmama izin verdiği için teşekkür ediyorum. Kaliteli bir trans geçişten daha önemli olan, her zaman açık bir kalple seansa gelmektir.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

AİLEDEN DIŞLANMA İLE İLGİLİ BİR VAKA ( 3. Bölüm )

Standard

M1

Meltem Hn ile en son ekim 2016’da Bağlar Çalışması yaptıktan bir yıl sonra 3. seans için bir araya geldiğimizde, aradan geçen yaklaşık bir yıllık sürede hayatında olan biten gelişmeleri sordum ve aşağıdaki cevapları aldım:

1-Ekim 2016’daki Bağlar Çalışması’na katılmıştım ve orada kayıp ikizim çıkmıştı. O seanstan sonra annemle aram düzeldi. Eskiden beni dışlardı. Kafasında ” sen şöyleydin ” ” sen öyleydin…” gibi sabit fikirleri vardı. Eskiden anneme karşı kendimi ifade edemezken, şu anda iletişim kurabiliyoruz. Hatta o da bazı durumlarda “ sen de benim gibisin ” demeye başladı.

2-Kış boyunca yoğun bir diş tedavisinden geçtim. Bu, 15 yıldır ertelediğim bir sorundu. Önler porselendi ve değişmesi gerekiyordu.Ayrıca birçok kanal tedavisi ve dolgu gerekiyordu. Hepsini hallettim.

3-Yirmili yaşlardan beri şamanizmle ilgili eğitim almak istiyordum. Geçtiğimiz aylarda iki günlük bir temel eğitim aldım.

4-Bu sene emekli oldum. Geçtiğimiz aydan beri çalışmıyorum. Bu, istediğim birşeydi.

5- İngilizce kursuna başladım. Orta seviyedeydim, ilerletmek istiyorum.

6- Resim kursuna başladım.

7-Mayıs ve temmuz 2016’da eklenti seansları yapmıştık. O seanslardan sonra kafamdaki sürekli konuşan sesler sustu. Kendimle yıllar sonra baş başa kaldım. Daha dinginim.

8-Farkındalığım arttı ve kendime yoğunlaştım. Geçmişte hep birilerini suçlardım: Kayınvalide, kayınbaba, eşimi, annemi veya herhangi birini. Şimdi ise bunun böyle olmasına ben izin vermişim. Ben değişirsem çevrem de değişiyor kafasındayım.

9-Bacak , bel ağrılarım ve hep bir yorgunluğum vardı. Dinlenemiyordum. Şimdi o ağrılarım yok. Hepsi 2 .seanstan sonra geçti.

10-  X.X ( önceki bölümlerde bahsedilen eskiden ünlü bir şarkı sözü yazarı ) ile ilgili bir gelişme oldu. İkinci seanstan sonra ( … ) şehrine tatile gittik. Orada her gittiğimiz mekanda onun şarkısı çaldı. Mekanı beğenmeyip değiştiriyoruz, nereye geçsek onun şarkısını çaldılar. Çok enteresandı. Kışın da onun herhangi bir oğlu veya kızı var mı diye araştırdım. Bir şekilde facebookta kızını buldum. Acaba iletişime geçsem mi diye düşünüyorum çünkü son yıllarında çok yakınlık kurmuştuk. Belki annelerinin o dönemiyle ilgili daha çok bilgi sahibi olmak isterler diye düşündüm.

11- Annemle iletişim düzelince erkek kardeşimle de düzeldi. Bu sefer ablamla koptuk. Farkettim ki eskiden hep ben ablamı arıyormuşum, ben oldurmaya çalışıyormuşum. Ben aramayı kesince o da aramadı.

 

Bu uzun sürece yayılan gelişmeleri öğrendikten sonra seansımıza başladık.

 

seans

 

Seansta ana karnı ve 0-6 yaş dönemine bakmaya niyet etmiştim ama Meltem Hn uzun süreden beri gelmediği için kısa bir eklenti temizliği ile başlamak istedim. Bu esnada seans yapmamızı engelleyebilecek etkileri olabileceği için öncelikle eklentilerine baktık.

Henüz 1 ay önce tatile gittiğinde ziyaret ettiği tarihi bir mekanda aldığı 2 adet eklentisi vardı. Benim için de oldukça ilginç bir deneyim olan bu bölümde bu 2 eklentiyi hemen gönderdik. Meltem Hn eskiden dişlerini sıktığını ve bunun ilk 2 seanstan sonra geçtiğini ama son 1 aydır yine başladığını ekledi. Dişlerini ve çenesini sıkmasına eklentilerin sebep olduğunu farketti.

 

Ana karnı ve doğum anına çalıştığımız sırada kız çocuk olarak doğduğu için annesinin doğumdan sonra yüzüne ağlamaklı bir ifadeyle baktığını farketti ve yoğun bir katarsis yaşadı. Annesinin kendisini istemediğini düşünerek süt içmeyi reddettiğini ve ebenin bile kendisini annesinden daha sevecen tuttuğunu ekledi.*

2 Aylık bebekken keşfettiğimiz başka bir sahnede, 5-6 yaşlarındaki ablasının beşiğinin başında durduğunu, kendisine zarar verecek şekilde baktığını ve bu yüzden çok korktuğunu ekledi. Nitekim bir sonraki sahnede ablası gerçekten de kıskançlık sebebiyle bebeği yani Meltem Hn’ı beşikten alıp dolaba saklamaya çalışırken annesine yakalanıyordu.

3 Yaşında keşfettiğimiz bir sahnede ise taşınma ile ilgili bir travma vardı. Bütün aile eşyaları toplamış, eşyalarla aynı araca binerek uzak bir şehre doğru yola çıkmaya hazırlanırken, o gitmek istemiyor ve kümese saklanıyordu. Sebebini sorduğumda ” Nereye gideceğimizi bilmiyorum. O yüzden gitmek istemiyorum ” diyordu.

Tüm bu sahneleri keşfettikten sonra dönüştürmeye başladık. Daha sonra da seansı tamamladık.

 

g2

 

3.GÜN:

” Eylül Hanım merhaba.Seanstan eve zor geldim uyku hali nedeniyle..ilk gün yine uykulu bir o kadar da ağlamaklıydım..2.gün uykulu ve dinginlik …bugün 3.gün uykulu sakinlik ve huzurlu telaşsız…seanstan sonraki gün ablam mesaj yazmış öylesine ama iletişim amaçlı belli…çalışma ona ulaşmış diye geçirdim içimden…sevgiler…”

 

24.GÜN:

” Merhaba Eylül hanım.Dün taşınmayla  ilgili bilgi alabilir miyim diye annemi aradım taşınmanın  aynı benim gördüğüm gibi kamyonla ve kamyonun önünde yolculuk yaptığımızı anlatınca ağlamamak için kendimi zor tuttum (gördüklerim bilinçaltımın bir kurgusu mu diye düşünmedim değil) Asker olan babamın tayini Kıbrıs a çıkmış (Kıbrıs çıkarmasının olduğu yıllar) Anneanneme ev tutmasını söylemişler (anneannem rahat bir kadındı) tutmadığı gibi tutmadığını söylemek için …. şehrinin …. köyünden ….( Meltem Hn’ın doğduğu şehir)’ya gelmiş…(ben taşınmanın İstanbul’a olduğunu söylemiştim sanırım .2 yıl anneannemin yaşadığı köyde kalıp babamla birlikte İstanbul’a taşındık)Onu da kamyonun önüne sıkıştırıp yola çıkmışız…Sanırım 3 yaşındaki çocuğa bu kadar travmatik gelen durum evsizlik ve belirsizlikti…Hayatım boyunca bekar evlerim dahil (13.evimde oturuyorum) taşınmalarım travmatik ve hep ağlayarak oldu.Yakın arkadaşlarım ya da dostlarım “ev arıyorum” demesin onlardan önce ev arama çabasına girerdim (yorucu bir durum  tabi). ** Başka bir farkettiğim durum da çocuklarımı dünyaya getirdiğim de ilk anne sütünü almaları için kendimi öyle parçalamıştım (doğum anımla o ilk sütü alamayaşımla ilgisi olduğunu düşündüm) Kanca duygunun da insanı ne kadar yorduğunu farkettim…Anaçlık çocuklarıma ve yakınlarıma sevdiklerime kontrol edilemez bir duyduydu..doyurmalıyım Doktor mu arıyorlar hemen bulmalıyım gibi…Her seans sonrası bir önceki durumumdan daha sakin ve dingin hissediyorum. 1 yıldır (bağlar çalışmasından sonra) derin bir inzivadayım zaten…İlişkilerimde (arkadaş akraba aile)  hep oldurmaya çalışmışım şimdi aramayanı aramıyor , gerçekten görüşmek isteyenle görüşüyor daha çok kendi kendimle kalıyorum (huzurlu bir durum benim için) Son 3 yıldır evle ilgili sıkıntı  yaşadığımın da farkındaydım ama bir türlü hem kendimi kontrol edemiyor hem de sebebini de bulamıyordum…çok rahatladım huzura erdim…sevgiyle kalın..Teşekkürler. Tekrar görüşmek dileğimle…Sevgiler….”

 

 

NOTLAR:

F181- * : Bir bebek doğduktan sonra annesiyle nasıl bağ kurduğu önemlidir. Doğum sezaryen değil de normal doğum olsa bile annenin bebeğini kucağına aldığında ne hissettiği, ne düşündüğü, kucağına aldığında bebeğin gözlerine bakıp bakmadığı ve hatta nasıl bir yüz ifadesiyle baktığı bile önemlidir. Bugüne kadar yaptığım bütün ana karnı içeren seanslardaki genel gözlemim, annesiyle sorun yaşayan ve sağlıklı bir bağlanma kuramamış bireylerin yüksek bir oranı anne sütüyle ilgili de sorun yaşıyor. Anneyi reddediyorsa veya annesi tarafından istenmediğini düşünüyorsa, anne sütünü içmeyi reddedebiliyor.

2- ** : Meltem Hn, hayatı boyunca çok sık ev değiştirmek zorunda kalmış, bunların hepsini de ağlayarak ve travmatik bir olay gibi yaşamıştı. Hatta kendisi değil de herhangi bir arkadaşı taşınmaya kalksa işi gücü bırakıp onlara ev bulabilmek için seferber oluyordu. Bu konudaki hassasiyetinin sebebi olarak seans içinde keşfettiğimiz 3 yaşındayken yaşadığı bir taşınma hikayesi çıktı. Kendisinin de belirttiği gibi 3 yaşındaki o çocuğa bu kadar ağır gelen şey, gayet mutlu olduğu bir ortamdan bir belirsizliğe doğru yola çıkacak olmaları, evsiz kalmaları ve de en önemlisi ” çocuktur anlamaz ” mantığıyla ona durumla ilgili hiçbir açıklama yapılmamış olmasıydı.

Hayatımız boyunca etkili olan bir hassasiyetin sebebini farkettiğimiz ve dönüştürdüğümüz anda, artık o konu bizim üzerimizdeki gücünü/etkisini yitirir.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan