SABRİ’NİN HİKAYESİ ( 2. Bölüm )

Standard

Birinci bölümde bahsettiğim şekilde bir rehberlik aldıktan sonra çalışmamıza başladığımızda, Rana Hn’ın baba sisteminden birşey taşıdığını farkettik . Burada enteresan bir şekilde konu Sabri isimleri üzerinden ilerledi. Rana Hn’ın kendinden önce doğup 3 yaşındayken ölen abisi Sabri’ydi ve aynı isim kendisine verilmişti. Baba sisteminden üst kuşaktan bir dedenin adı da Sabri’ydi.

Sabri Dede’nin babası savaş döneminde Arnavutluk’taki ilk eşi vefat ettikten sonra ilk göç ettiği Yunanistan’da evlenip çocuk sahibi olmuş, daha sonra onları terk ederek Bulgaristan’a göç etmişti. Bulgaristan’da tekrar evlenip çocuk sahibi olmuş, sonra onları da terk ederek Türkiye’ye göç etmişti. Sabri Dede böyle bir babanın Türkiye’de doğan ilk çocuğuydu. Sabri Dede’nin sisteminden gelen ağır etkileri içeren detaylı bir çalışma yaptık.

Çalışmadan bir gün sonra: ” Merhaba Eylül hanım , Dünkü çalışmada dedemin şeker hastalığı ve benim gece kalkıp yemem üzerine çözülmeler olmuştu. Dün gece ilk defa gece kalkıp tatlı yemedim .  “

Kendisine verdiğim cevapta, normalde bu kadar hızlı bir gelişme beklemediğimi ama güzel bir gelişme olduğunu, bunun sadece o güne has bir durum olup olmadığını anlamak için bir süre daha gözlemleyip bilgi vermesini rica ettim.

2 HAFTA SONRA: ” Yıllardır her gece uyanıp tatlı, çikolata yerdim. Bağlar Çalışması’ndan sonraki geceden bu yana hiç kalkıp tatlı yemedim.

8 AY SONRA: ( Vakanın yazım aşamasında sorduğumda )

” …. Hala geceleri kalkıp tatlı yemiyorum. Takıntılı düşüncelerim çok azaldı.

NOTLAR:

1-Bu çalışmada gördüğünüz gibi, biz aslında Rana Hn’ın yıllardır kalkıp geceleri tatlı, çikolatalı ürünler yediğini bilmiyorduk. Hayatının ilk 5 yılında adının Sabri Can olduğunu ve annesinin kendisine hala bu isimle hitap ettiğini de bilmiyorduk. Dolayısıyla bu konu başlığını seçerek bir araya gelmemiştik ancak sistem öylesine eş-zamanlılıklar yarattı ki, aslında bize ” siz bu konu için bir araya gelmediniz ama Sabri’ye dikkat edin ” dedi. Aldığımız sonuca göre yorum yaparsak; Rana hn şeker hastası değildi fakat her gece tatlıya saldırması ile Sabri Dede’nin şeker hastalığının sebepleri arasında bir bağlantı vardı .

SABRİ

2-Bağlar Çalışması’ndan sonra farkettim ki bizim bahçedeki kedi Sabri ile Rana Hn fiziksel olarak da benziyorlardı. İkisi de sarışın, aynı tonlarda yeşil gözlere sahipti. Kedi Sabri, diğer sokak kedilerine göre daha narin , güzel bir hayvandı ve havalar ilk soğuk yaptığında hastalanıp aksırıp tıksırmaya ve nefes almakta zorlanmaya başlayınca ona bir klube yapıp içine polar mont serdim. Neyse ki özel bakımla kendini toparladı. Bu vakayı yazarken notlarda görüp hatırladım ki Rana Hn da astım nedeniyle nefes alma problemi yaşayıp sprey kullanıyordu.

3- Rana Hn ile bir seans daha çalıştık. Orada konu başlığı farklı olup Sabri ile ilgisi olmadığı için muhtemelen burada yer almayacak. Bu vakanın yazılma nedeni; bazen seçtiğimiz konular dışında konular çıkabileceği ve eş-zamanlılık konusuna farklı bir örnek teşkil etmesiydi.

Vakayı yazmama izin verdiği ve taslak metinleri hızlı onayladığı için Rana Hn’a tekrar teşekkür ederim.🙏

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

SABRİ’NİN HİKAYESİ ( 1. Bölüm )

Standard

İsmine Rana diyeceğim danışanım 40 yaşlarında, evlenmiş-boşanmış, 1 çocuğu olan ve çalışan bir kadındı. Kendisi ile temmuz 2021’de yaptığımız online ön-görüşme öncesinde doldurduğu formda çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” Değersizlik duygusu; sevmeyi bilmiyorum ve bu insan ilişkilerimi etkiliyor ” yazmıştı.

Değersizlik duygusu: Son yıllarda daha çok farkında olsa da aslında çocukluktan beri yaşadığı bir duygu olduğunu, ailede herhangi bir karar alınırken kendisine fikrinin hiç sorulmadığını belirtti. İkili ilişkilerde her ilgi gösterene karşılık verme ve daha sonra olmadığında sürekli o kişiyi düşünerek saplantı haline getirme ve bu durumdan zorlukla kurtulabildiğini ekledi.

Sevmeyi bilmeme konusu: İlişkilerde herhangi bir şeyi sorun olarak görmediğini ama insanların kusurlu yanlarını görerek onları sürekli düzeltmeye çalıştığını söyledi.

Online ön-görüşmelerde tüm hayatını ilgilendiren çok fazla soru sorduğum için bütün detaylara burada yer vermiyorum. Bazı önemli detaylar:

-küçükken ortaokul dönemine kadar çok sık fiziksel şiddet yaşadığını, şu anda ise annesinin sözleriyle dövdüğünü, küçüklükten beri tartışmalı bir iletişimlerinin olduğu

-köken ailede kendisinden önce doğup çocukken ölen bir abisi olduğu

-eşinden boşanma aşaması dahil fiziksel şiddet yaşadığı

-anne ve baba tarafında farklı ülkelerden göç hikayeleri olduğu

-çocukluğundan bu yana takıntı bozukluğu olduğunu ( titizlik , temizlik ve bazı şeyleri defalarca kontrol etme ) ama psikiyatristin OKB boyutunda olmadığını belirttiği

– geçmişinde anksiyete bozukluğu nedeniyle ilaç tedavisi uygulandığı

Kendime aldığım özel notlarda:

  1. İlk seansta eklenti çalış ( ön-görüşmede öğrendiğim bazı detaylar nedeniyle )
  2. Bağlar Çalışması’na uyan çok konu başlığı var. Yazın yüz yüze yapmaya başlayacağımız ilk çalışmaya katılabilir
  3. Küçükken ailede, evlendiğinde ise eşlerden fiziksel şiddet olduğu için ilerde beden terapi ağırlıklı bakmak gerekebilir yazmışım.

BAĞLAR ÇALIŞMASI: 2021 Ağustos başında yaptığımız yüz yüze Bağlar Çalışması’nda sıra Rana Hn’a geldiğinde ben kendisiyle konuşmaya başlamadan önce bir anda bahçeye 1 ay önce gelen minik kediyi hatırladım ” Aa, bugün gelmemiş. Bir önceki Bağlar’dan bir-iki gün önce yaklaşık 2 aylık minicik bir kedi gelmişti. Annesi tarafından terkedilmiş veya annesini kaybetmişti…hem çok küçüktü hem de o kadar sesli ağlıyordu ki bahçede aradık ama saklandığı için bulamadık. Adını da Sabri koymuştum…aslında bir hikayesi var Sabri’nin. ” dediğim anda Rana Hn şaşkın şaşkın bana bakarak ” Sabri benim adım dedi.

-Nasıl yani ? ( benim yüzüm ondan daha şaşkın oldu çünkü benim üniversiteden tanıdığım bir arkadaşımın çocukluk arkadaşıydı ve adı Rana olarak geçiyordu .)

-Adım Sabri benim

Sessizlik …. ( mavi ekran 😀 )

– Senin adın Rana değil miydi ?

– Bana önce Sabri Can ismi koyulmuş. Ben ilkokula başlayacağım zaman değiştirmişler. Benden önce doğup ölen abimin canı bende yaşasın diye annem bana hala Sabri Can der.

Asistanlar bu eş-zamanlılık karşısında şok vaziyette izliyorlardı. Normalde Bağlar Çalışmalarında konuşma yasağı vardır. Sadece çalışma öncesinde konu başlığıyla ilgili konuşuruz ve ben de üst üste yapacağımız çalışmaları yetiştirmek için arada hiç geyik muhabbetine girmeden direkt konuya girerim.

Ancak sıra Rana’ya geldiğinde aniden kalkıp balkondan bahçeye bakıp üstüne Sabri’nin hikayesini anlatmam ilginçti. Aslında bu bir çeşit rehberlikti. Eğer kediden bahsetmesem, Rana’nın hayatını bu kadar etkilemiş olan bu durumdan haberdar olmayacaktım.

NOT: Sabri’nin küçüklük hallerinden bir foto sağda. Şimdi kocaman delikanlı oldu. Vaka fotosu ise gizlilik kuralları gereği her zaman temsili resimlerden seçiliyor ve vakanın ilk taslak metni yazılıp danışan onayından geçtikten sonra ekleniyor.

( Devam edecek….. )

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

KORKUDAN YALNIZ YATAMAMA HAKKINDA BİR VAKA ( 2. Bölüm )

Standard

Temmuz 2021’deki ilk Bağlar Çalışması’ndan sonra Tülin Hn ile ara ara haberleştik. Uyku durumunun eskiye nazaran çok daha iyi olmasına rağmen, çocukluğundan beri süregelen korkularının az da olsa devam ettiğini bildirdi. Küçükken tuvalete gittiğinde kapı önünde birini beklettiğini, şu anda ise korkuları sebebiyle meditasyon yapamadığını ekledi.

Ben de trans geçiş kalitesi istediğim boyutta olmadığı için regresyon yerine Bağlar Çalışması ile korkunun aile sisteminden gelen bir etkisi olup olmadığına bakabileceğimizi belirttim.

2021’in ekim sonunda Bağlar Çalışması için tekrar bir araya geldik.

Bu çalışmada babasının babasını çok küçükken kaybetmesi dışında, temsilci olarak kullandığımız kişilerin katkısıyla, dedenin o dönemde gerçekleşen Türk-Ermeni çatışmaları sırasında işkence içeren bir şekilde öldüğünü ve babanın bu şoku taşıdığını keşfettik. Çocukluğundan beri devam eden yalnız kalmaktan korku duymasının ve eşi evdeyken bile tek başına başka odada uyuyamamasının bu konuyla ilişkisi vardı.

23 GÜN SONRA:

” Selam Eylül hanım doktordan geldik. Son çekilen ped raporunu okudu çok sevindi, gidişat çok iyi dedi. Ben de hemen size haber vermek istedim. Teşekkürler.

Bir yıl oldu mu diye sordu. 25 mart ilk seans deyince tabii kısa zamanda çok iyi dedi. sevgiler. “

2 AY SONRA: Tülin hanımın sağlık durumunu da merak ettiğim için ped sonuçları, doktor yorumu ile beraber uyku sorunundaki son durumunu içeren bir telefon konuşması gerçekleştirdik.

Buradan aldığım bilgilere göre, doktorunun uyguladığı tedavi ile en başta 9 cm civarında olan tümör ilkinde yaklaşık 1/3’e , diğer uygulamada tekrar 1/3’e inerek bayağı küçülmüştü ve artık çok rahat nefes alıyordu.

Benim ilgilendiğim uyku sorunu ve korkularıyla ilgili durum ise : eskiden evde eşi varken bile başka odada uyuyamayan bir kişiyken ” Şu anda şehirdışındaki yazlığımızda tek başıma kalıp korkmadan uyuyabilirim ” boyutuna gelmişti. Yatarken ışığı kapatarak uyuyabiliyordu. Bu durum basit bir uyku sorunundan ziyade hastalığının tedavi süreciyle melatonin ilişkisi açısından çok önemliydi. Bu açıdan onun adına çok mutlu oldum.

NOTLAR:

1-Birinci bölümde geçen ” reiki seansı adı altında* “: Eskiden bu tarz bir duruma bir kere daha rastladığım için bu notu özellikle ekliyorum. Bazen reiki veya bio-enerji kelimelerini bilinçli kullanarak insanların suistimal edildiklerine ve reiki adı altında reikiyle ilgisi olmayan başka tarz karanlık enerjiler gönderildiğine eklenti seansında denk geldim. Reiki öğrenmek ve kendi kendinize uygulamak ayrı bir şeydir, reiki gönderiyor diye gücünüzü birine teslim etmek ayrı bir şeydir. Lütfen bu konuda dikkatli olunuz.

2– Daha önce uyku konusunda farklı sorunları içeren birçok vaka yazmama rağmen, bu vakayı yazmak için seçmemin özel bir nedeni vardı.

a) ilk defa bu yaş grubunda bir çalışma yapmış olmam

b) hastalığını seçerek gelseydi kabul edemeyeceğim bir danışanı, uyku sorunu dolayısıyla kabul etmem ve tek regresyon + 2 Bağlar ile neredeyse 70 yıldır yalnız yatamayan, deliksiz uyku uyuyamayan birinin artık korkmadan uyuyabilmesine şahit olmamın danışanın özel durumu nedeniyle beni extra mutlu etmesi.

3– Bazen konu başlıkları aynı olabilir ama kişilere uyguladığım teknikler değişebilir. Bu vakada istediğim kalitede bir trans geçiş sağlanamamıştı ama konu, trans geçiş gerektirmeyen bir teknik olan Bağlar Çalışması ile sonuca ulaştı. Bu sebeple email göndererek ” kaç seans çalışmamız lazım? ” diye soran kişilere hiçbir zaman önden cevap veremem. Ben ancak kişi ve durumlar benim araştırma yapmama uygunsa sürece dahil oluyorum ve süreç içerisinde geri-bildirimlerle gözlem yaparak ilerliyorum. Dolayısıyla kaç seans olduğu baştan belli olmuyor.

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

KORKUDAN YALNIZ YATAMAMA HAKKINDA BİR VAKA ( 1.Bölüm )

Standard

İsmine Tülin diyeceğim danışanım 70 yaşında, evli, emekli bir kadındı. Kendisinden danışanım olan kızı sayesinde haberdar oldum. Normalde çalışma yapmadığım bir yaş aralığı olması ve ayrıca danışanın akciğer ca olması sebebiyle tıbbi konularda çalışma yapmadığım için neden gelmek istediğini biraz sorguladım. Yaşı sebebiyle trans geçiş zorluğu olabileceği konusunda önden uyarımı yaparak kendisini gece yalnız uyuyamama konusuna bakmak için kabul ettim.

Haziran 2021’de yaptığımız ön-görüşmede doldurduğu formda çalışmaya geliş sebebiniz kısmına “ Gece yalnız yatamama ve korkma, korkuyla sıçrayarak uyanma; gece eşim başka odadayken meditasyon yaparken çaat diye ses duyunca korkma ” yazmıştı.

Tüm hayatıyla ilgili soru-cevaplardan oluşan ön-görüşmemizde :

-kendisine ocak 2021’de akciğer ca teşhisi konduğunu ve ilk teşhiste 9 cm’lik bir tümör tespit edildiğini

-kemoterapiye ek olarak Türkiye’de 1 yıldır uygulanan immune therapy tedavisi aldığını

-50 yaşındayken ilk kalp krizini geçirdiğini ve o sırada doktor olan eşi tarafından da teyit edilmiş şekilde diğer tarafa gidip geri geldiğini, o esnada ölmüş babasının elini tutup beraber yeşilliklerin içinde yürüdüklerini , bunun çok güzel bir duygu olduğunu ve bu sebeple ölümden korkmadığını

-geçmişinde kaygı bozukluğu teşhisi ile tedavi gördüğünü

-hipotroid nedeniyle ilaç kullandığını

-kızı bebekken çalışmak zorunda olduğundan dolayı bebeği yalnız bıraktığı için çok vicdan azabı çektiğini ( kızı danışanım olduğu için konuyu biliyorum : Ebeveynler sağlık çalışanları ve tayin oldukları yerde bebeğe bakacak bir tanıdıkları yokmuş. O dönemlerde doğum izni çok kısaymış ve anne işe dönmek durumunda kalmış. Annenin işine gittiği saatlerde bir süre için baba muayenehanenin üst katındaki bebeği ağlarsa duyabilecek şekilde telefon ahizesini açık bırakarak durumu idare etmiş. )

-yaşadığı bazı olaylar sebebiyle eklentiden şüphe ettiğini öğrendim.

Ön görüşme sonunda kendime aldığım özel notlarda:

1-Yaşı sebebiyle online seans tercih etmediği için gerekli önlemleri alarak yüz yüze seans yapacağız.

2-İlk etapta eklenti araştırılmalı. ( anlattığı detaylar nedeniyle )

3-Bir sonraki aşamada Bağlar Çalışması ile devam edilerek hastalığın varsa aile sistemiyle bağlantılı sebebi araştırılabilir.

Ön-görüşmemizden sonra tedavisinde yeni kürünü alıp sonra şehirdışındaki yazlığına gittiği için hemen seans planlamadık. İlk dönüşünde tarih olarak denk gelen Bağlar Çalışması’na katıldı.

BAĞLAR ÇALIŞMASI: Temmuz 2021’de katıldığı bu grup çalışmasında hastalığın aile sisteminden gelen bir etkisi olup olmadığını araştırdık. Köken ailede çok küçük bebekken ölen ve sistemde unutulmuş abisini içeren bir çalışma yaptık.

Ön-görüşmemizden yaklaşık 2 ay sonra ilk seans için bir araya geldik. Eklenti taramasında 50’nin üzerinde eklenti algıladığı için hemen seansa başladık.

1.EKLENTİ: 10 Yıldır kendisinde bulunan ve başkası tarafından gönderilen bir eklenti grubuydu. Bunun kendisine reiki seansı adı altında* gönderildiğini algıladı.

Etkileri: Gece yatarken korkularının artmasına; baş ağrılarının başlamasına ve her gün ilaç almak zorunda kalmasına; omuzlar, dizlerde gezinen ağrılara , yürürken çabuk yorulmasına, çabuk sinirlenmesine; yorgunluğa ve ağırlığa yol açmışlardı.

40 civarı eklenti gönderdik. Bilgi almakta zorlandığım bir seans olduğu için küçüklüğünden bu yana devam eden karanlık korkusuyla ilgili biraz daha detay alarak seansı noktaladık. Çocukluğunda eğlence olarak ruh çağırma modası varmış. Kadınlar ve çocuklar bir evde toplanıp ruh çağırırlarken o sessizlik anında işten gelen babası kapıyı tıklatınca bayağı korkmuş. Tuvalete giderken yalnız gidemez ve kapı önünde mutlaka birisini bekletirmiş. Dolayısıyla küçüklüğünden beri bu korkulara sahipmiş.

Bilgi almakta zorlandığımız bir seans olduğu için kendisine Bağlar Çalışması ile devam etmeyi önerdim. Ayrıca kendime aldığım özel notlarda, çok eklentisinin olduğunu ve takip ederek tekrar bakmak gerekebileceğini yazmışım.

YAKLAŞIK 2 AY SONRA:

” İyi akşamlar Eylül hanım bende bayağı güzel gelişmeler oldu. Erken yatarsam ışık yakmadan uyuyabiliyorum, sağlık durumum çok şükür iyi sayılır. Yarın tedavim var. Bugün doktora gittim gayet iyisin moralin de iyi, sen böyle olursan çok iyi dedi. Bağlar Çalışmasına en kısa zamanda katılmak istiyorum. Sevgiler “

NOT: Diğer geri-bildirimler ve notlar vakanın ikinci bölümünde yer alacaktır.

( Devam edecek… )

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BENİM HİKAYEM-2 ( Misofonya-3.Bölüm )

Standard

NE, NEDEN TETİKLENMİŞTİ? DOĞUMUM SIRASINDA BİRŞEY Mİ OLMUŞTU?

Bu tarz bedeni içeren çalışmalarda, neyin ne zaman tetiklendiği veya neden olduğu üzerine konuşulup analiz edilmez ve yorumlar yapılmaz. Ancak size fikir vermesi açısından bazı bilgiler ekleyeceğim.

Anne karnı döneminden sonra dünyaya doğumumuz ( şartlarına bağlı olarak az veya çok ) zaten bir travmadır. Kendimizi güvende hissedip çoğunlukla uyuyarak geçirdiğimiz bir dönemden ilk ayrılıştır. Bu bizim yaşamla bağlanma şeklimizi etkileyen en önemli konulardan biridir. Benim artık uyuyamadığım ve kendimi güvende hissetmediğim bir dönemde, doğum travmamın tetiklenmesi bu açıdan anlamlı.

Bu seansta doğum travmamın tetiklenmesine en başta şaşırmıştım çünkü regresyon eğitimi sırasında bizler ana karnı ve 0-6 yaş dönemlerimize doğum travmasını içerecek şekilde bakmıştık. Hatta aradan birkaç yıl geçtikten sonra bana üst üste çok sayıda kayıp ikiz sendromu vakası geldiği zaman o konuyu yabancı kaynaklar dahil o kadar araştırdığımda, bazı semptomları küçükken benim de yaşadığımı farkedince, acaba bende de bilinmeyen bir kayıp ikiz sendromu hikayesi var mı diye bir meslektaşımla sadece o döneme yönelik tekrar baktığımızda gerçekten böyle bir hikaye bulmuştuk.

Benden önce doğan ve bebekken ölen ablamı biliyordum ancak kayıp ikizim olduğu hiç kimse tarafından bilinmiyordu. O yüzden hem yıllar önce gittiğim ilk aile diziminde 1 tane fazla çocuk sayısı çıktığını ( kafadan sallıyor herhalde diye geçiştirmiştim ), sonra aile dizimi eğitimlerine başladığımda bir modülde Svagito’nun yaptığı kısa seansta yine 1 tane fazla çocuk görünmesi gibi detayları hatırlayınca kafamda parçalar birleşmişti.

Bütün bunları üst üste koyduğumuzda:

-ölen bebekten sonra benim çok istenerek yapılan bir bebek olmam

-annemin hamileliği sırasında kötü birşey yaşamaması

-normal doğumla doğup anneyle direkt ten tene temas kurmuş olmam

-çevre tarafından sevilen, el üstünde tutulan bir bebeklik geçirmiş olmam HİÇBİR ŞEYİN ETKİSİNİ NÖTRALİZE ETMİYOR.

Çünkü:

-Ana karnındaki süreyi, yaklaşık 1 yıl önce doktora görürdüğü bebeği eve dönerken kucağında ölen travmatik bir annenin karnında geçirdim yani ben anne rahmine düştüğümde olayın üstünden henüz 7,5-8 ay geçtiği için benim proje amacım annemin yas dönemine denk geliyor . Bu annenin henüz tamamlanmamış yas süreci, donukluğu ister istemez ana karnında başlayan bağlanma şeklimizi etkilemiş olabilir.

-Üstüne bir de ana karnında gerçekleşen kayıp ikiz sendromu etkisini eklersek sadece bu ikisi bile bir çocuğun dünyaya geliş anını ve anneyle o ilk temasını etkileyebilir. ( Bu yorumu bugüne kadar yaptığım çok sayıda ana karnı ve doğumu içeren regresyon çalışmalarında edindiğim izlenimlere göre yaptım. )

Kısacası; çok istenerek yapılmış ve güzel bir çocukluk geçirmiş olmama rağmen o ilk an tetiklendiği için o ana tekrar baktık. Travma çalışırken bunun bir soğan kabuğu gibi katman katman yapılardan oluştuğunu ve bazen hiç ummadığınız basit bir konunun bardağınızı taşıran son damla olabileceğini hesaba katmak gerekir.

Regresyon çalışmalarında da böyledir. Bir geçmiş hayat anısına çalışılmış olması, 3 yıl sonra başka bir konu için gittiğinizde aynı geçmiş hayatın başka bir yönü ile karşılaşmayacağınız anlamına gelmez. Bu sefer farklı bir yönden farklı bir etkiye bakmanız gerekebilir.

ŞU AN MİSOFONYAM NE DURUMDA? HALA SES DUYARLILIĞIM VAR MI?

2. Bölümde bahsettiğim gibi, bu seanstan bir süre sonra farklı bir yere taşındım. Orada ses duyarlılığım sıfırlandı mı? Hayır tabii ki. Ses izolasyonu çok iyi değildi ama asla bu tarzda uykumu, hayatımı etkileyecek tarzda şeyler yaşamadım.

Şu anda son 2 yıldır yaşadığım yerde ise yan taraftaki köşkten gelen köpek, kedi, kaz, ördek, hatta bir ara pandemideki kapanma döneminde duyduğum horoz sesleri beni hiç rahatsız etmediği gibi, köyde yaşıyor hissi verdiği için yüzümü gülümseten detaylar oldu. Bahçede geceleri gördüğüm kirpiler, kuş sesleri, kelebekler ve arılar görmek de mutlu ediyor. Ama sanmayın ki kırsaldayım… ana caddeye 1 paralel sokakta oturuyorum ve bazen gerçekten gürültülü olabiliyor.

Mesela geçtiğimiz aylarda sokağımızdaki, caddelerdeki tüm yağmur boruları değişti… yol delme makineleri günlerce çalıştı. O dönemde uykusuz olduğum birkaç sabah sese aldırmadan kestirebildiğime şahit oldum. Önceden bu asla mümkün değildi.

Yine altını çizmek isterim ki, her türlü sese karşı duyarsız biri olmadım. Beni sakız çiğneyip patlatan ve höpürdeterek çay-çorba içen 10 kişi ile aynı odaya kapatsanız, ” Aa, çok güzel patlatıyorsunuz, hüpletiyorsunuz.. lütfen devam edin ” demem. Burada önemli nokta şu: sizde bir şeyler değişince DIŞ DÜNYA DA DEĞİŞİYOR. Bu vakayı bu kadar uzun yazmamın sebebi de budur. İçerde bir şeyler değişince, sizin dış dünyada karşılaştığınız durumlar ya değişiyor ya da artık sizi daha az etkiler duruma geliyor.

KARMA ASTROLOJİSİ İLE İLGİLENENLER İÇİN EK NOTLAR:

1-Karma astrolojisinde GAD ( güney ay düğümü ), son 7-9 yaşamı ifade eder. Ben 2013’ten beri aldığım regresyon seanslarında bunlardan çok daha geçmişte olabileceklerle de karşılaştım. Genelde bir sorun üzerine baktığım bu geçmiş yaşamların çoğunda erkeğim. GAD ‘ım da eril; savaşçı, asker, liderlerde bulunup dik başlılığıyla ve cesaretiyle tanınan bir burç. Bu hayatımdaki tüm kişisel gezegenlerim dişil, edilgen burçlarda iken GAD’ın 1.evde yer alması kişiliğimi arka planda çalışan bir program gibi etkiliyordu.

2-Normal şartlarda GAD ile alakalı konular 33 yaşına kadar bizi daha çok etkisi altında tutar. 33 Yaşından sonra ise KAD ( kuzey ay düğümü ) kendisini daha çok belli etmeye başlar. Regresyon çalışmalarından sonra beklediğimiz şey de GAD bağlantılı hayatların dönüştürülmesinden sonra artık etkisini yitirmesi ve kişinin hayat planında olması gereken yöne ( KAD’a ) doğru gitmesini kolaylaştırmasıdır.

Ancak bende şöyle bir durum gerçekleşti ki ancak karma astrolojisi eğitiminden sonra sebebini daha iyi anlayabildim: Natal haritamda güneş, merkür ve venüs kavuşumu olan bir insanken ikincil ilerletilmiş haritamda ( secondary progress ) güneşim ve merkürüm GAD’ımın olduğu burca geçiyor ve bu 3’lü orada resmen halay çekiyorlar. MC’de yani meslek, kariyer, iş hayatımızı yöneten 10. evdeki Anteres isimli sabit yıldıza falan hiç girmiyorum ama onu da hesaba katarsak; .Bu benim, meslek hayatımın ilk yıllarında bu GAD’ın etkisi ile yine çok idealist bir asker gibi olmamı açıklıyor. 2016’da kiraladığım ve benim misofonyamın ortaya çıkmasına vesile olan o mekanı kiralarken orayı bir karargah olarak kullanma kafasındaydım. Yapacak çok iş, anlatacak çok konu ve belki de dünyada düzeltilecek çok mesele vardı. (😀). Herşey, sadece kendimizi geliştirmek için aldığımız ve eğitim boyunca kendimiz üzerinde çalıştığımız regresyon ileri teknikler eğitimlerinden sonra yavaş yavaş değişmeye başladı. Karma astrolojisi ise açıklama kısmında son noktayı koydu.

3- Bazen başımıza gelen şeyleri o anda kötü bir şey olarak algılarız veya bunu bir çeşit kendini sabote etme ( self-sabotage ) olarak görme eğiliminde olabiliriz. Ancak büyük resme baktığımız zaman, belki zaman , belki şartlar , belki de gittiğimiz yön o anda doğru değildir. Ruh ( spiritüel astrolojide RA: Tanrısal Öz ), bu enkarnasyonda KAD’a gidebilmek için o sırada başka bir yola gitmesi-başka deneyim alanı kazanması gerektiğini bilir ve bazen hayat sizi bu farklı deneyim alanlarına yönlendirmek için o anda ısrar ettiğiniz yolunuza engeller döşeyebilir. Bu da muhtemelen en hassas olduğunuz konu veya kişiler tarafından olacaktır.

Misofonya bir sonuçtur. Ama asıl önemli olan soru şudur: Neyden rahatsız oldun veya oluyorsun ki sinir sisteminin böyle tepki verebileceği şartlar oluşturuyorsun? Doğru yerde misin , doğru işi mi yapıyorsun, doğru insanla mı birliktesin? Seni ne besler? Bu hayata gelirken deneyimlemeyi seçtiğin yaşam alanın üzerinde misin yoksa hala GAD kafasında mısın?

Ve yazının sonlarına gelmekteyken bilinçaltımdaki DJ uzun zamandır duymadığım aşağıdaki şarkıyı çalmaya başladı. Bir hanım kız GAD’ına sesleniyor: ))) ( İngilizce bilmeyenler için özellikle Türkçe alt yazılı video linkini ekledim. )

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

İLİŞKİLER HAKKINDA BİR VAKA: ( 3. Bölüm: Bağlar )

Standard

Beste hn ile ağustos 2020’de 5. seansımızı yaptıktan yaklaşık 2 ay sonra Bağlar Çalışması için bir araya geldik.

BAĞLAR ÇALIŞMASI:

Burada çalıştığımız konu: Takıntılar

Bu grup çalışmasında Beste Hn’ın takıntılarının aile sistemiyle bağlantısını araştırdığımızda ortaya çıkan bilgi: Babasının Beste hn’ın annesiyle evlenmeden önce gençliğinde, Beste hn ile hemen hemen aynı yaşta yaşadığı bir travma ve bu travmanın sır olarak kalmasıyla ilgili bir konuydu. Bu sırlar, babasının mesleğiyle alakalı olduğu için detayları ailede hiçkimse tarafından bilinmiyordu. Mesleği ile ilgili yaşadığı sürtüşme sonucu kendi içinde yaşadığı bilişsel çelişki*, bir çeşit kafa karışıklığı yarattığından işin ucu yurtdışına tayinini istemeye kadar uzanmıştı. O yaşlarda oldukça idealist, vatansever ve işini severek yapan bir genç adamın ülkesini terk etmesine kadar varacak derecede önemli konunun ne olduğu bizim çalışmamız için önemli değildi. Ebeveynlerin yaşadığı ve halledilmemiş, sır olarak kalmış büyük travmalar, bazen o aileye doğan çocuklardan birini etkileyebileceği için biz sadece bu konunun etkisi üzerine bir çalışma yaptık.

26 GÜN SONRA:

Eylül hanım, 
Son Bağlar da yaptığımız çalışmada bu durum senin para akışını etkiler demiştiniz. Bağlar çalışmasından sonra 3 farklı şirket beni arayıp iş için görüşmek istediklerini söyledi. Birini 3 hafta önce reddettim verdikleri teklifi az bulduğum için fakat yine de kendi maaşımın üzerinde bir teklifti. Şuanda da 2 yer ile görüşüyorum yine iş için. Maaş anlamında iyi bir teklif vermeleri halinde 2 şirketten biri ile anlaşacağım. Anlayacağınız kariyerimde bir takım gelişmeler yaşanmaya başlandı
Sevgiler
 “

48 GÜN SONRA : ( vakayı yazarken son geri-bildirimini sorduğumda )

Eylül Hanım Merhaba,
Size daha önce bahsettiğim iş tekliflerinden birini kabul ettim. Maaşımda güzel bir artış oldu. Son gelişmeler bu şekilde 🙂
Sevgiler

NOTLAR:

1-Bilişsel Çelişki Kuramı: Leon Festinger tarafından 1957’de ortaya atılmış bir sosyal psikoloji kuramıdır. Bu kurama göre kişiler tutumları ve davranışları arasında bir tutarlılık olmalıdır. Kişinin, birbiri ile tutarsız iki veya daha fazla bilişinin ortaya çıkardığı psikolojik gerginlik-huzursuzluk haline bilişsel çelişki denir. Festinger’e göre kişiler tutum, davranış ve inançları arasında bir uyum-tutarlılık arar ve bu gerginliği azaltmaya çabalar.

İnsanların böylesi bir durumda gerginlikle baş edebilmek için değiştirebilecekleri yegane şey tutumlarını değiştirmektir. Böylece gerginlik ve huzursuzluğu azaltabilirler. Ayrıca kişiler, söz konusu tutumla davranış arasındaki çelişkiyi, kendilerini bu hareketi yapmaya zorlayan duruma, kişiye veya ortama yükleyerek gerginliklerinden kurtulmaya çalışabilirler.

2-Yukarıdaki vakada, Beste Hn’ın babasının yaşadığı çelişkinin daha iyi anlaşılabilmesi için farklı bir örnek vereceğim.

Herhangi bir ülkede asker, polis, istihbarat birimleri ve tüm bunların bağlı olduğu kurumlar arasında şöyle bir durum olduğunu düşünelim. Bir birim için makbul kabul edilen bir durum , başka bir birim için makbul olarak görünmeyebilir. Bu ise birimlerin yetki alanında bir takım çelişkiler yaratabilir. Bu bilişsel çelişkide kişi, baskı altında tutum değil ama belki davranışını değiştirmek zorunda kalabilir ancak bu o kişinin iç dünyasında yaşadığı huzursuzluğun %100 olarak giderildiği anlamına gelmez.

3- Ebeveynlerimizin çözümlenememiş travmaları, biz o sırada hayatta olmasak bile bir şekilde hayatımızı etkileyebilir. Bu vakada Bağlar Çalışması’ndaki sır konusuna çalıştıktan sonra Beste Hn’dan babasının yurtdışına gittiğinde kendisiyle aynı yaşta olup olup olmadığını öğrenmesini istedim. Gelen cevapta babasının aynı yaşta yurtdışında gittiğini öğrendik.

Vakayı yazmama izin verdiği için Beste Hn’a teşekkür ediyorum.

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

İLİŞKİLER HAKKINDA BİR VAKA (1. Bölüm: Ebeveynlerin Etkisi )

Standard

Kendisiyle ilk defa 2016 yılında üniversite öğrencisi iken çalıştığım ve konularını geçmişte vaka yazısı olarak yazdığım Beste Hn ile ilgili geçmiş hikayeleri aşağıdaki yazılarda bulabilirsiniz:

/https://regresyongunlugu.com/tag/akademik-stres/ ( 3 bölüm halinde )

Beste Hn ile 4. seansımızı 2018 yılında ekim başında yapmıştık.

Bu çalışmaya geldiğinde aldığım geri-bildirimler:

1-Eylül ayındaki Bağlar Çalışması’na katılmıştım. Aslında babamla ilişkime bakmak istemiştim ama konu anneme bağlanmıştı. Annemin kendi annesiyle olan bağlanma şeklinin benim annemle bağlanmamı etkilediği ortaya çıkmıştı. İlişkimizde henüz çok büyük değişim farketmedim ama o çalışmadan sonra anneme karşı anlayış geliştirdim, empati duyabiliyorum.

2-Mayıs 2018’deki son regresyon çalışmasından sonra daha çok su içmeye başladım.* Eskiden hiç aklıma gelmezdi.

3-Bir whatsapp grubum vardı. 5 kişilik üniversite arkadaşlarıydık. Bir gün buluşma planı yapıp gruba attım. Kimseden cevap alamayınca da gruptan çıktım. Eskiden olsa hatayı kendimde arar ve üzülürdüm. Şu anda kötü hissetmiyorum.

4-İşe gireli 2 ay oldu. İşten memnunum. ..X.. Firmasının genel müdürlüğünde pazarlama ve satış departmanındayım.

Seçtiği Konu: Fiziksel veya duygusal olarak etkilendiğim bir erkek olduğunda, onu görünce geriliyorum. Göz göze gelmemeye çalışıyorum uzak duruyorum. Şu anda hoşlandığım biri var işyerinde. Ama sevgilisi varmış. O yüzden uzak duruyorum. Kontrolü kaybetme korkum var. Kontrolü kaybedersem, kendimi küçük düşürürüm. Bir önceki kişide de böyle oldu. Onun sevgilisi olduğunu bilmiyordum ama öğrendiğimde de içimden keşke beni tercih etse diye geçirmiştim.

Bu çalışmada regresyon değil Bağlar Çalışması’nı bireysel olarak uygulamayı tercih ettim. 2016’dan beri tanıdığım ve aileden başka birileriyle de çalıştığım için hikayelerdeki etkiler paralellik gösterince ebeveynlerine ait olduğunu bildiğim bir hikayenin etkisine bakmak istedim. Buradaki hikaye Beste Hn’ın babasının ilk nişanlısı ile birlikteyken ayrılıp aynı işyerindeki annesi ile evlenmesi ile ilgiliydi.

Bu sebeple babasının ilk nişanlısını sisteme dahil ettiğimiz bir çalışma yaptık.

Kendime aldığım özel notlarda:

-Hem annenin hem de babanın aynı meslek grubundan olmaları ve bu mesleğin toplumda dışlanmışlık duygusuna yol açabilecek bir meslek olması dolayısı ile Beste Hn’ın hayatına etkileri olabilir. İlerde bu konuya bakılabilir.

-Anne ve babanın babaları yani dedeler de aynı meslektenmiş. Bu durum toplumsal dışlanma ve mesafeli ilişkiler getirebilir. Bu konu daha da önem kazandı. Mutlaka bakılmalı.

NOT:

1-*: Bugüne kadar yaptığım çalışmalar sonrası edindiğim geri-bildirimler doğrultusunda oluşan istatiktiksel bir bilgi: Anneyle bağlanma sorunu olan ( özellikle ciddi kopukluk olan ) danışanların hayatları boyunca neredeyse yok denecek kadar az su içtiklerine şahit oldum. Anneyle bağlanmayı şifalandırmak üzerine yaptığımız çalışmalardan bir süre sonra kendiliğinden oluşan bir bedensel tepki olarak daha fazla su içmeye başlamaları, benim için sembolik olarak anlamlıdır. Anne=yaşam, yaşam ise su demektir.

2-Bundan 15-20 yıl önce birisi bana, ebeveynlerimizin geçmiş ilişkilerinin ( nişanlılarının veya evliliklerinin ) de hayatımızı etkileyebileceğini söyleseydi muhtemelen inanmaz belki hurafe olarak görüp dalga bile geçebilirdim. Ancak sistemik bakış açısına göre eski ilişkiler de sisteme dahildir ve bu durum az veya çok, çocuklardan bir tanesini etkileyebilir. İspanya’da geçen, izlediğim bir vakada uçuk bir örnek olarak çocuklardan birinde bir tür deri hastalığına sebep olduğunu bile izlemiştim.

( Devam edecek…..)

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

Okumaya devam et

MESLEKİ ÖZGÜVEN PROBLEMİ HAKKINDA BİR VAKA ( 3. Bölüm )

Standard

A1

İkinci seanstan 11 gün sonra Açelya Hn ile Bağlar Çalışması için bir araya geldik.

 

 

b

 

1.SEANS: İlk seansta Açelya Hn’ın anne ile bağlanma şeklini şifalandırmaya yönelik bir  çalışma yaptık. Burada dikkatimi çeken; anneanne ve babaanne arasındaki akrabalık sebebiyle sistemdeki erken ebeveyn kaybının Açelya Hn’ı hem anne hem baba tarafından etkilediği ve duble etki yarattığı idi.

2. SEANS: Köken ailede yüksek sayıda düşük ve kürtajın Açelya hn ile annesi arasındaki ilişkiyi ne derecede etkilediğini gördüğümüz bir çalışma oldu.

 

 

g2

53 GÜN SONRA:

” Selamlar,

Geç yanıtım için çok özür dilerim. Hep aklımda olmasına karşın sürekli de erteledim. 
..X’e ( Avrupa’da bir ülke )  döndüğümden beri erkek arkadaşımlar olan ilişkim çok süptil bir sekilde farklılaştı, bunu tam olarak tanımlayamıyorum ama biliyorum ki başka bir seviyede şu anda ilişkimiz. Tuhaf bir şekilde çok daha anlayışlı Hakan, yine eski patternler elbet devam etmiyor değil ama birşey shift oldu ve bu huzurlu bir durum. 
Kendimle ilgili olaraksa daha net olduğumu hissediyorum, sezgilerim ve empati hissim çok daha kuvvetlendi kendimi daha bir akışa bırakıyorum bunu yaparken hiç tereddüt etmiyorum bile, örneklersem, o anda o şeyi tam olarak niye yaptığımı bilmiyorum ama sonrasında o yaptığım şey aslında tam da yapmam gereken şey olmuş oluyor. Bir başka hissiyatımda kendi ayaklarım üzerinde durma arzumun artması,  evimi kiraya vererek değilde kendi mesleğimi yaparak para kazanma isteğimin zirve yapması. 
Yazdığınız gibi günlük tutmaya da tekrar başladım son 2 gündür yapabildim ancak devam ederim diye düşünerek yazıyorum. 
Kısa enerji temizliğini son 2 haftadır yapmayı unuttum, halbuki kendimi inanılmaz iyi hissettiriyordu, bunda uzun yolcululuğa çıkmış olmamın etkisi var. 
Son bir not: sevgilim ilk döndüğümde benimle ilgili birşey çalıştınız mı diye sormuştu, dedim hayır, çünkü ilişkimizde tanımlayamadığım değişimi onun da hissettiğini düşündürttü bu bana. 
Ve son bir not daha: anneme bakışımla ilgili oldu anneme olan öfkemi farkedip üzüldüm ve içimde bir parça onu daha da affetti, halbuki ben ona küsmüş olduğumu ona bebekliğimden gelen bir öfke duyduğımu hiç farketmemiştim. Annemin sürekli söylediği birşey vardır, bu çocuk annesini hiç sevmez zaten, hep babasını sever diye. Ben bunu yeni anladım 🙂 Haklıymış. 
Turkiyeye dönüş için bilet aldığımda mutlaka size yazmış olucam. 
Sevgiler
YAKLAŞIK 3,5-4 AY SONRA: ( Son Gelişmeler başlıklı email ile )

Selamlar,

Mutlu yıllar,
A4Tüm dünyaya gönderdiğim cv’lerimden bir tane şahane bir geri dönüş oldu;  ..Y.. ( Uzakdoğu’da dünyanın en büyük ekonomilerinden birine sahip bir ülke )  🙂  mimarlık teklifi aldım, bu cumaya kadar en geç karar vermem gerekiyor. Hayatımda ilk defa bu kadar yüksek bir maaş teklifi alıyorum ve tam da istediğim şekilde mesleğimi yapabiliyor olucam. Tek ürkütücü yanı tüm herşeyin birkaç bin km uzakta gerçekleşiyor olması. Gerçekten korkutucu geliyor. 
İlişkisel olarak ise o da iyi gitmeye başladı tuhaf bir biçimde, Hakan yumuşadı, bana İstanbuldan döndüğümden beri daha yumuşak olduğumu söylüyor. Bana da sanki O daha bir yumuşamış gibi geliyor?
..Y..’e ( Uzakdoğu’da bir ülke ) gitme kararı ise aşk mı iş mi den çok yepyeni ve hiç bilinmeyene hazır mısın kararı gibi geliyor! 
Görüşmek üzere
Sevgiler
Aynı gün içinde işle ilgili detay sorduğumda aldığım yanıt:

🙂 Hızlı yanıtınız için çok çok teşekkür ederim. 

Evet bu Cumaya kadar bir yanıt vermem gerekiyor. 
Ben de bugün, imzalayacağım kontratı rica ettim şirketten, ki bir iki ay sonra ayrılmak istersem yaptırımlar neler öğrenebileyim diye. İş görüşmesini yaptım bile yani sadece benim yanıtıma kaldı herşey 🙂  
………………………………..şimdilik sizinle birlikte 5 kişi biliyor 🙂
Bir de birşey daha; her enerji temizliği yapıp uyuduğumda hep rüya görüyorum ve bu rüyalar her zaman güzel de olmuyorlar bunun nedeni ne olabilir? neredeyse eklenti temizliklerimi bu nedenle aksattığımı farkettim çünkü.
Sevgiler
8
NOTLAR:
1-Ne yalan söyleyeyim, Açelya Hn 7 yıldır aktif çalışma hayatı içinde olmadığı için, dünyanın en büyük ekonomilerinden birisi olan bir ülkeden iyi bir iş teklifi almasına ben bile çok şaşırdım. Bu bana, eğer gerçekten istersek birşeylerin gerçekleşebileceğini gösterdi.
Bu teklifi aldığında dünyada henüz Corona virüs olayları patlamamıştı ve henüz diğer ülkelerde bu virüse rastlanmamıştı. Dolayısıyla iş teklifinde anlaşmış ve deneme süresi belirlemiş olsalar da Açelya Hn henüz o ülkeye gitmedi ve bu konuyu beklemeye aldı diye biliyorum. Ancak her şekilde , oraya gitsin veya gitmesin, 7 senelik bir aradan sonra böyle bir teklif almış ve anlaşmış olması bile benim için iş konusunda önemli bir şifalanma göstergesi.
2-Özgüven konusunu mesleki ve genel olarak ayırt ederek bir çalışma yapmamıştık. Aslında daha çok , seansa geldiğinde farkettiğimiz durumlar üzerinden bir yol haritası çizmiştik. Dolayısıyla Açelya hn, kendi yaşam enerjisine odaklandığında ve özüne uygun hareket etmeye başladığında ( ki bu tamamen bir kişiye odaklı hayat kurup beklentide olmayı bırakmak demek ) , ikili ilişkisindeki durum 180 derece değişmeye başladı. Artık daha ılımlı, daha paylaşımlı bir ilişkileri var…hatta Açelya Hn’daki bu değişimin etkisi olmuştur diye düşünüyorum, erkek arkadaşı da sonradan danışanım oldu. Onunla da çalışma fırsatım olduğu için ilişkideki değişimi her iki taraftan da biliyorum.
A5
3-Neden bu vakayı paylaşmak istediğim konusuna gelince; anne ile bağlanma konusunun ne kadar önemli olduğuna çok iyi bir örnek olduğunu düşündüğüm içindi.
Bu seanstan sonra Açelya Hn, bir daha Türkiye’ye geldiğinde başka konularda ( son geri-bildiriminde sorduğu garip rüyalar görmesinin sebebi vb…) bir bireysel, bir de grup çalışması yaptık ancak bu seanslar mesleki özgüven konusu ile ilgili olmadığı için muhtelemen bu yazı dizisinde buna yer vermeyeceğim.
Burada sizlerle paylaşmak istediğim bir video var. Bu video Dr. Edward Tronick’in ” Hareketsiz Yüz Deneyi ” ismiyle aradığınızda bulabileceğiniz kısa bir videosu.
Annenin sadece kısa bir süreliğine bebeğine karşı tepkisiz kaldığında bebeğin verdiği tepkiler arasındaki farkı dikkatli izlemenizi tavsiye ederim.
4-Burada amacımız herhangi bir anneyi veya durumu yargılamak, eleştirmek değildir. Hiçbir anne hele bundan 40 yıl öncesinin şartlarını ve bilgilerini düşünecek olursak, bilerek ve isteyerek bebeğini henüz bir aylık iken başkasına emanet etmeyi veya yalnız bırakmayı tercih etmemiştir.
O dönemlerde şu andaki kadar bir doğum izni süresi bulunmadığı için, bebeğini daha 1 aylık bile olmadan kreşe emanet etmek zorunda kalan, bunun suçluluk duygusunu hala çok derinlerde taşıyan, geçmişte onlara veremediklerini şimdi 30-40 yaşındaki yetişkin evladına hala vermeye çalışan annelerle çalıştım.
Hiçbirşey için geç değildir ve bu bağlar bir şekilde az ya da çok ( kişi kalbini açmaya ne kadar hazırsa ) dönüştürülüp şifalandırılabilir.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

TEKRARLAYAN LOHUSA DEPRESYONU HAKKINDA BİR VAKA ( 2. Bölüm )

Standard

L2

 

İlk seanstan yaklaşık 35 gün sonra Bağlar Çalışması’na ( regresyon terapisi dışında teknikleri kullandığım grup çalışması ) katıldı.

Burada seçtiği konu çocuğunu kabullenme ve bağlanma sorunuydu.

Çalışmaya başlamadan evvel kendisinden, ilk seansta takıntılı düşünceler olarak bahsettiği  anlarda kafasından geçirdiği cümleler genelde aynı cümleler olduğu için paylaşmasını rica ettim.

Bu cümleler : ” Bu çocuk benim mi? Anne olduğuma inanamıyorum. ” idi.

 

BBAĞLAR ÇALIŞMASI:

Burada yaptığımız çalışmada; anneannesinin 3 yaşındayken evlatlık verilmesinin hem anneanne-anne arasındaki ilişkide hem de Gönül hn ile anne arasındaki bağlanma şekli üzerindeki etkilerini gördük. Gönül Hn’da yoğun ebeveynleştirme teması da vardı. Bu konuları içeren detaylı bir çalışma yaptıktan sonra seansı noktaladık.

İlk seansımızdaki ön görüşmede, Gönül Hn küçükken annesinin psikolojik sorunları olduğundan bahsetmişti. Annesinin bu sorunları, evlendikten sonra başlamıştı. Bazen sinir krizleri geçirerek kas katı kesiliyor ve kilitlenerek konuşamayacak duruma geliyordu. Bu durum her yaşandığında ise hastaneye kaldırılarak sakinleştiriler yapılıyordu.

 

 

g2

 

28 GÜN SONRA:

” …Ben iyiyim Eylül Hanım çocuğuma daha da bağlandım tesadüfen annem bugün birşey söyledi.annemin kalp rahatsızlığı var kalp herkeste tek noktadan atım yaparken annemde bazen çift yerden atım yapmaya başlıyor (halk arasında bilinen taşıkardi değil) svt diye geçen bir rahatsızlık .üzüntü stres sıkıntılı durumlarda tetikleniyor ve çift atım başladığı zaman kalp atışları 200 e kadar cıkıyor ve nefes alamamaya konuşamamaya başlıyor elden ayaktan kesiliyor acile kaldırılması gerekiyor kendi kendine durmuyor .acilde bir iğneyle kalbi durdurup tekrardan başka bir iğne yaparak kalbi tekrar çalıştırıyorlar bunlar saniyelik zaman diliminde yapılan bir işlem.bazen stres sıkıntıya bağlı haftada 2 -3 kez bu şekilde hastaneye kaldırdığımız oluyor.bu akşam annemle konuşurken benim kalbim tam öyle olacakmış gibi hissediyorum başlayacak sanıyorum yatıyorum hop başlamadan geçiyor dedi bu hafta bi kaçkez oldu tam kötüleşmeye başlıyorum anlıyorum kalbimin tutacağını ama hop geçiyor bağlar çalışmasıyla bir alakası olabilir mi diye bana sordu? Bilemiyorum tabi alakası var mıdır ?annem bu rahatsızlığa ananem öldükten sonra sahip oldu.

 

Kendisine verdiğim cevapta, annesini ve anneannesini içeren bir çalışma yaptığımız için onda da bazı konularda şifalanmalara yol açabileceğini , bu sebeple bir süre daha gözlemlemelerini tavsiye ettim.

L6

 

3 AY SONRA:

Eylül hanım ,

valla herşey yolunda o duygular ,düşünceler  falan yok.bitti herşey. tekrarlar diye cok korkuyorum ama şu an hayat normal.annemin kalp rahatsızlığıyla ilgili tekrar ediyor mu diye sormuştunuz.bir süre durdu sonra sadece 2 kere oldu aynı gün 2 kere acile gitti annem.şimdi sordum kendisine, ayakta atlatıyorum kendi geçiyor dedi ,hastaneye sürekli gidecek kadar olmuyor dedi. annemi de başka konular için size göndereceğim.
Herşey için teşekkürler               “
Ş11
NOTLAR:
1-İlk seans sonunda kendime aldığım özel notlara göre, Gönül Hn’ın lohusa depresyonuna olumsuz etki edebilecek bir-iki konusu daha olabileceğini düşünüyorum. Ancak şimdilik bir bireysel seans ve Bağlar Çalışması ile danışanda arzu ettiği düzeyde bir şifalanma olduğu için , yeni bir randevu ayarlamadık. İlerde kendisi ihtiyaç duyduğunda, ilk seans sonunda önerdiğim konu(lara) bakılabilir.
2-Gönül Hn’ın annesinin daha önceden haftada 2-3 kere hastaneye kaldırıldığını bildiğim için, yaptığımız Bağlar Çalışması’nın annesinin şifalanmasına da katkıda bulunmuş olduğunu belirtebiliriz çünkü üzerinden  4 ay geçmesine rağmen bu süreçte hiç hastaneye gitmemiş.
Bağlar Çalışması’nda sadece danışanı değil , kişinin aile sistemini içeren bir çalışma yaptığımız için danışanın kendisi dışında kalan aile bireylerinde de zaman zaman iyileşmeler olduğuna rastlıyoruz.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

KİLO ALMA-VERME DENGESİZLİĞİ ÜZERİNE BİR VAKA ( 2. Bölüm )

Standard

F1

 

BAĞLAR ÇALIŞMASI:

İlk bireysel seanstan yaklaşık 3 ay sonra Fulya Hn ile bu sefer Bağlar Çalışması için bir araya geldik.

seans

 

1.SEANS: Köken aile ilişkileri temalı bir çalışma yaptık. Bu çalışma sırasında dikkatimi çeken konu, Fulya Hn’ın babası tarafından görülme ve onaylanma isteği oldu.

Babasının kendi ebeveynleriyle olan ilişkilerinin de Fulya hn ile babası arasındaki ilişki üzerinde etkisi olduğunu farkettik. Bunu dönüştürecek şekilde bir çalışma yaptık.

 

2.SEANS: Aynı gün yaptığımız bu ikinci seansta Fulya Hn, konu olarak kilo sorununu seçti. Kilo temalı yaptığımız seans sırasında babaanne üzerinde Fulya hn’ın babasını da etkileyecek şekilde regresyon terapide eklenti olarak isimlendirdiğimiz bir bilgiye rastladık ki bu, grup çalışmalarında çok rastladığım bir durum değildir.

Babaanne bu eklentiyle mücadele olarak güçlü hissedebilmek için extra kilo kalkanı oluşturmuştu. Fulya Hn’ın onayladığı üzere baba tarafında babaannenin de kilo sorunu vardı ve ailede babaanneye en benzeyen kişi kendisiydi. Babaanneden beri ileri gelen bu eklenti konusuna çalıştıktan sonra seansı sonlandırdık.

***

Bağlar Çalışması’ndan 3 gün sonra Fulya hn:

İyi akşamlar Eylül Hanım,

Ben bu ayın 17 sine kadar burdayım. Eğer programınız çok yoğun değilse regresyon randevusu yapabilir miyiz? ” yazarak ülkesine dönmeden önce bireysel seans talebinde bulundu.

 

F4Bağlar Çalışması’ndan 4 gün sonra:

” İyi akşamlar ,

Sizinle paylaşmalı mıyım bilmiyorum? Ama içimden bir ses size demem gerektiğini söylüyor.
Pazar günkü bağlar çalışmasından sonra kendimi çok enerjik ve mutlu hissetmeye başladım. Ama normal olmayan birşey daha oldu: tatlı komalarına giriyorum. Aklımda yemekten çok tatlı var. Maalesef , aynı çocukluğumdaki gibi gizli yiyorum. Çok sıkıntıdayım. Gece herkesten sonra yatıyorum çünkü birşeyler yiyorum. Sanki kontrolden çıktım.
Bilmiyorum, normal mi?

Kendisine verdiğim cevapta, küçükken yaşayamadığı bastırılmış duygularının şimdi açığa çıktığını ve tamir fazı süresi içinde iştah artışının normal olabileceğini söyleyerek bu durumun tamir fazı içinde geçmeyip devam etmesi halinde bana mutlaka bilgi vermesini rica ettim.

Bağlar Çalışması’ndan 8 gün sonraya denk gelecek şekilde ikinci bireysel seansımız için sözleştik. Bu seansla ilgili bölüm, vaka yazısının üçüncü bölümünde yer alacaktır.

F33GERİ-BİLDİRİM: Bağlar Çalışması’ndan sonra tamir fazı süreci daha uzun sürdüğü için ve bu tamir fazı süreci içinde ikinci bireysel seansı Fulya Hn ülkesine dönmeden önce gerçekleştirdiğimiz için, geri-bildirimler bir sonraki yazının sonunda topluca yer alacaktır.

Ancak elimizde şöyle bir geri-bildirim var. Fulya Hn’ın babaannesini ve babasını içeren eklentiyle ilgili seanstan sonra, yani Bağlar Çalışması’nı yaptığımız günden sonra, Fulya Hn’ın babasının yıllardır süren baş ağrıları tık diye geçmiş. Başka şehirde yaşayan babasının yaptığımız çalışmadan ve içeriğinden haberi yoktu. Bu da bana, babaanneyle ilgili olarak çıkan eklenti bilgisinin doğru olduğunu hissettirdi.

Yıllardır geceleri uyuyamayan, yoğun baş ağrıları yaşayan babanın ağrısının tık diye geçmesi sebebiyle durumdan çok etkilenerek 1-2 ay sonraki Bağlar Çalışması’na kendisi için katıldığını da burada eklemek isterim.

( ………devam edecek )

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BABALAR VE KIZLARI ( 2. Bölüm )

Standard

I3

İlk seans ve aynı hafta yaptığımız Bağlar Çalışması’ndan 1 yıl sonra ağustos 2019’da Işıl Hn’dan yeni bir randevu talebi aldım. Aradan uzun zaman geçtiği için yeni bir çalışma konusu olup olmadığını sordum. Seçtiği konuya göre bireysel seans veya grup çalışması önerebileceğim için ne konuda çalışmak istediğini sorduğumda aşağıdaki gibi yanıtladı:

” Eylül hanım çalışmak istediğim konular şu şekilde;

  1. Ben hayatımda nerdeyse 3 yılda bir her şeyin yolunda olduğu bir arkadaş grubumdan bi anda dışlanma gibi bir durum yaşıyorum. Ben ve benim yanımda olan bir iki insan, benim haklı olduğumu düşünse de ben hiç bir zaman haklılığımı ispatlayamıyorum ve o insanları hayatımdan çıkarıyorum. Şehir değişiyor, insanlar değişiyor, sebep değişiyor ama senaryo hep aynı. Bu döngüyü kırmak istiyorum.
  2. Bir diğer durum ise duygusal boyutta görüştüğüm konuştuğum erkekler sanki beni mutlu etmek için hayatıma girmiyor da bende beklenti oluşturup o beklentiyi yerine getirmeyip beni kırmak için hayatıma giriyorlar. Ben hep kendimi görüşelim konuşalım diye çabalarken buluyorum ve karşımdaki insanların başına bir şekilde bi durum geliyor, bir aksilik çıkıyor, o oluyor bu oluyor ve o şey gerçekleşmiyor. Erkeklere karşı çocuk gibi beklentiye girmekten onların bir şeyleri ayarlamasını çözmesini ve yanıma gelmesini beklemekten çok sıkıldım. Bunun babamla ilgili olduğu kanaatindeyim, benim çocukluğum babamın parası olsun da beni görmeye gelsin diye beklemekle geçti, 5 yaşındayken babam yanıma gelsin diye bilet parası biriktirmişliğim var, bir süre sonra babamın bahanelerini gerçekçi bulmamaya başladım ve güvenim sarsıldı. Şu anki ilişkilerimde de aynı durumu sürekli yaşıyorum bu yaram sürekli kanatılırken buluyorum kendimi. “

 

Yazdığı her 2 sorunun da babasıyla ilgili olduğunu düşündüğüm için o anda email atarak 1 gün sonra Bağlar Çalışması olduğunu ve yazdığı konu başlıklarına çok daha uygun olabileceğini söyledim. Işıl Hn anında kabul etti ve hızlıca organize ettik.

Bu arada, Işıl Hn’dan bir yıldır herhangi bir geri-bildirim almamış olduğum için o arada neler olduğunu bilmiyordum. Bu sebeple çalışmaya gelmeden önce , son 1 yıl içindeki  sadece önemli gelişme ve değişiklikler varsa yazmasını rica ettim.

Bunun üzerine aldığım uzun ve detaylı email:

Eylül Hanım Merhaba,

I1

Öncelikle ben size ilk regresyon seansı öncesi ilişkimden biraz bahsetmek istiyorum.
2014 yılının Mart ayında başlayan bir ilişkim vardı. Partnerim hem ekonomik açıdan iki yakası bi araya gelmeyen, ne kadar çabalasa da para kazanamayan ya da kazandığını elde tutmayı başaramayan bu konuda bahtsız bir insandı. Ben de ilişkide hem ebeveyn hem sevgili olmuştum, birlikte yaşıyor gibiydik ve neredeyse tüm yaşam gereksinimlerimizi ben karşılıyordum, geliri kendi harçlığımdan sağlıyordum, eve geldiğinde yesin diye yemek yapıyordum, çamaşırlarını yıkıyordum. Bu 3 yıl içerisinde gerçekten hiç karakterimde olmayan bir insana dönüşmüştüm, üstelik bunu mutlu olmamama rağmen istemsiz söylene söylene yapmaya devam ediyordum. İletişim dinamiğinde ise ben onu sürekli yönlendirmeye çalışıyordum hayatını düzenlemeye çalışıyordum kendimce ve o da yanımda olmadığı zamanlarda beni resmen unutuyordu ve bu yüzden de sürekli kavga ediyorduk, bir kısır döngü gibiydi fakat tüm bunlara rağmen o süreçte çok sevdiğimi hayatımın aşkı olduğunu düşünüyordum bunların hiçbirini yaşarken göremiyordum.

2018’in Temmuz ayında sizinle ilk defa regresyon seansı yapmıştık ve birkaç gün sonra ise babamla ilgili problemlerimden ötürü bağlar çalışmasına katılmıştım. (Bununla ilgili detaylar sizde mevcut olduğundan ayrıntıya girmiyorum dilerseniz yazabilirim.)

SEANSLAR SONRASI DEĞİŞİMLER: ( Temmuz 2018  bireysel seans+ Bağlar Çalışması )

1- Bu seanslardan sonra Ağustos sonu Eylül başı gibi ilişkim konusunda ciddi bir aydınlanma yaşadım ve açıkçası bu değişimin seanstan bu kadar kısa süre sonra olduğunu şu an yazarken farkediyorum. O süreçte bir kaç aylığına farklı şehirlerdeydik. Partnerime ve bu ilişkiye muhtaç olmadığımı, bu ilişkinin beni ne kadar mutsuz ettiğini ve onsuz daha güzel bir hayat sürdürebileceğimi farkettim. Gözümdeki perde kalktı desem gerçekten abartmış olmam. Onun gün içinde bana yazmıyor beni aramıyor olması daha önceden bana kafayı yedirip çılgına döndürüyordu ve bunu her yaşadığımda kavga ediyordum, bağırıp çağırıp sinir krizi geçiriyordum. Bunun yerine rahat bir şekilde kendi hayatımla ilgilenmeye başladım. Bunu takıntı haline getirme durumum ortadan kalktı, ona karşı olan öfkem dindi. Yıllarca takıntı yapıp kendimi yıprattığım olayları önemsememeyi başarabilir hale geldim. Eylül sonunda ise ilişkimi suçlamadan, konuşarak rahat bir şekilde bitirebildim. Görünmez zincirlerimi farkedip onlardan kurtulmuşum gibi rahatladım. Bu ilişkimi bitirmemle alakalı değildi, ben ruhsal olarak özgürleşmiştim. Daha önce farkedemediğim şeyleri farketmeye başladıkça zaten hayatımda rolünü tamamlayan insanlar hayatımdan kolaylıkla bana acı çektirmeden çıktı.

I92- İlişkiden bağımsız olarak yaşadığım değişim dönüşümden biraz bahsedecek olursam; her konuda sinirlenen, en ufak şeye bağırıp çağırıp azar atan halim aydan aya azalmaya başladı. Özellikle Ekim-Kasım ayından sonra, öncesinde her gün birileriyle kavga eden ben çok daha sakin, dingin bir insana dönüşmeye başlamıştım bunu gerçekten hissediyordum. Eskiden iki güne bir, haftada iki gibi bir oranla neredeyse herkesle kavga edebilme potansiyeline sahiptim; artık bu şekilde tartışmaları çok nadir yaşıyorum ve eskisi gibi abartı tepkiler vermiyorum.

3- Bir şeyleri kontrol etme, başkalarının hayatlarına müdahale etme, düzene koyma gibi huylarımda ciddi azalmalar meydana geldi ve bunun değişmesi beni çok hafifletti. Artık kendi hayatımı umursayıp kendi mutluluğum, kendi isteklerim için kararlar almaya başladım. 2015’ten itibaren dönüştüğüm o anaç karakterden eser kalmadı tekrar kendi yaşıma döndüm diyebilirim.

4- Babamla iletişimimiz bana göre farkedilir şekilde değişti. Bu konuyla ilgili değişimi 2019 Mayıs- Haziran aylarında gözlemledim. Eskiden babamı hiç aramazdım aklıma gelse de aramak istemezdim o aradığında ise gerilirdim, konuşmak istemezdim, sesini duymak rahatsız ederdi. 4-5 aydır daha rahat konuştuğumu farkettim ve son 1-2 aydır o aramadan aklıma gelmeye ve ben de aramaya başladım. Konuşmalarımız daha rahat daha eğlenceli hale geldi.

I10.jpg

5- Aynı şekilde babamın ailesiyle de hiçbir bağım yoktu görüşmek konuşmak istemezdim. Geçtiğimiz bayram babaannemi, babamı tüm halalarımı amcalarımı herkesi kimse hatırlatmadan aramak istediğim için aradım, bu durumun yeni bir durum olduğunu annemin şaşkınlığıyla farkına vardım. Ve onlarla konuşmak beni gerçekten mutlu etti. Kendimi ilk defa bu aileye ait hissettim, onların benden bir parça olduğunu farkettim.

Yaklaşık 1 sene içerisinde hayatımdaki gözlemleyebildiğim değişim dönüşümler bu şekilde…

Özellikle söylemek isterim ki bunlar için size, işinize olan özeninize ve emeğinize minnettarım,

Sevgiyle kalın… 

 

seans

 

 

b

2. BAĞLAR ÇALIŞMASI: ( Ağustos 2019 )

Bu çalışma öncesinde Işıl hn’la yaptığımız kısa sohbet sırasında babasıyla ilgili verdiği bazı bilgiler ve birkaç örnek sonucunda , babanın hal ve tavırlarının bende bir konuda şüphe uyandırması sonucunda kendisine şöyle bir tavsiyede bulundum: ” Babandan uzakta yaşadığın için onun hayatıyla ilgili her detayı bilmiyor olabilirsin. Eğer arada hala görüşüyorsan bir sohbet anında fırsatın olursa kendisinden veyahut bir yakınınızdan öğrenme şansın olursa, geçmişte kendisine bir psikiyatrist tarafından herhangi bir teşhis konulup konulmadığını, ilaç kullandığı bir dönem olup olmadığını öğrenebilirsen iyi olur. Çünkü sen hayatın boyunca babanın davranışlarına öfkelenirken, aslında onun tüm bu davranışlarının sebebi belki senin bilmediğin bir rahatsızlığa sahip olması olabilir. Dolayısı ile evliliğini, işini herşeyini kaybetmesinin ardında böyle bir ihtimal varsa, bunu bilmende fayda var. ”

Bunun üzerine Işıl hn öğrenince bana bilgi vereceğini belirtti. Biz de çalışmamıza başladık. Yaptığımız çalışma baba eksenli ilerledi ve şöyle bir bilgi ortaya çıktı: Işıl hn henüz 3-4 yaşlarında iken babası evden ayrılıyordu. ( Ayrılış şekli ile ilgili detaya girmeyeceğim fakat herkesi karşısına alarak ve eşinin ailesi tarafından aniden dışlanarak ayrılmak zorunda kalıyordu ). Işıl Hn ise bu senaryoyu kendi hayatında her 3,5 yılda bir tekrarlıyordu. Lise 1 de, üniversite 1 de ve üniversite son sınıfta ait olduğu arkadaş grubundan dışlanmıştı. ( en üstte yazdığı konu başlıklarından ilki ).

Babayla olan bağlanma şeklini içeren bir çalışma yaptıktan sonra seansımızı noktaladık.

 

1 HAFTA SONRA:

Eylül Hanım Merhaba,

Geçen gün bahsettiğim duygusallığım ve yaşadığım olumsuzluklar bir iki gün sonra geçti.
I8Çok güzel bir gelişme oldu, babamın çalışma koşullarından dolayı kaldığı yerlerden ötürü yanına gidemediğimden bahsetmiştim hatırlarsınız. Birkaç haftalığına B…. şehrinde halamların yanında olduğunu öğrendim ve 3-4 günlüğüne babamın yanına gidip onunla vakit geçirme fırsatım oldu, bu bana gerçekten çok iyi geldi. Hatta ben oradayken şans eseri bir gün sonra babaannem, diğer halam ve amcamın da yaşadıkları şehirden hafta sonu için geleceğini öğrendim ve bir anda herkesi görme fırsatım oldu. Mucize gibi gelişti tüm olaylar baştan sona.
Size asıl bahsetmek istediğim olay ise şu; ilk gittiğim gece halam ve babamla otururken hiçbir çabaya gerek kalmadan babamın annesi ve babasını etkilemiş olan hikayeler neredeyse isimlere varana kadar önüme serildi. Bu öğrendiklerimle ilgili bu tarz durumlarda nasıl bir yöntemle ilerliyorsunuz? Müsait bir gününüzde ofisinize gelerek sonraki seans için ön görüşme gibi bir şey mi yaparız veya başka bir şekilde derseniz o şekilde de iletebilirim.
Sevgiler,                  “
10 GÜN SONRA:

Eylül hanım,Unutmamak için babamla aldığım notları sizinle paylaşıyorum. Yine de biraz uzun kusura bakmayın…

……….. ( Aileyle ilgili özel bilgiler olduğu için tarafımca sansür uygulanmıştır. ) ………………

………………………………………            ……………………………………………………………………………………………….

Babama direkt olarak sormadım fakat bana annemden ayrıldıktan sonraki süreçte, bir dönem hastanede kaldığını ve ağır depresyon geçirdiğini söylemişti.

Ek bilgi; Ailede kalp hastalıkları, alerji ve depresyon genetik olarak mevcut.

…………………………………………………………                         ”

 

Ş11NOTLAR:

1-Işıl Hn’ın en üstte yazdığı her iki konu da babasıyla ilgiliydi. Babası, ailede dışlanmış kişi olduğu için, babasına olan sevgisinden dolayı onun travmasını her 3,5 senede bir tekrar ediyordu. Bu sevgi türüne aile diziminde ” kör sevgi ” deniyor.

2- İlk seansa geldiğinde halen devam eden 3 yıllık ilişkisindeki erkek arkadaşını tarif ederken kullandığı kelimelerden göreceğiniz üzere,  babasına benzeyen bir erkek seçmiş ve annesi ile babasının ilişki modelini tekrar ediyordu.

Bu da aklıma aşağıdaki sözü getirdi:

Bir çocuğun üç ebeveyni vardır: Biri annesi, diğeri babası, üçüncüsü ise anne-baba arasındaki ilişki şekli. Bu üçüncü ebeveyn çok önemlidir.  “

                                                                                           Dr. Byron Norton

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

BİR BABA-KIZ HİKAYESİ ( 2.Bölüm )

Standard

b1.BAĞLAR ÇALIŞMASI:

İlk seansımızdan 1 ay sonra Suna Hn ilk defa Bağlar Çalışması’na katıldığında annesi ile bağlanma şekline çalıştık. Bu çalışma sırasında dikkatimi çeken nokta; annenin kendi köken ailesinde yaşanmış bir travmayı Suna Hn ile ilişkisinde tekrarlandığı idi.

2.BAĞLAR ÇALIŞMASI:

İlk Bağlar Çalışması’ndan 1 ay sonra katıldığı 2. Bağlar Çalışması’nda baba ile bağlanma şekline bakarak derin bir çalışma yaptık. Bu çalışma esnasında ise dikkatimi çeken konu:  Suna hn’ın babaannesinin çok yüksek sayıda ölen bebeğinin ardından hayatta kalan ilk çocuğunun Suna hn’ın babası olması; babaanne-dede arasındaki çatışmalı ilişki sebebiyle oğlunu evde partneri gibi konumlandığı idi.

 

12

 

2. BAĞLAR ÇALIŞMASI’NDAN 4 GÜN SONRA:

” ……………….Ondan önce de eklenti seansı yapmıştık, size ilk geldiğimde kilo veremiyor olmamdan rahatsız olduğumu belirtmiştim. Seanstan sonraki hafta diyetisyene başladım. İki ay oldu ve yaptığım diyete göre pek kilo veremedim. 2-2,5 kilo değişti. Ancak yeme ataklarım baya azaldı, yine oluyor ama eskiye göre daha kontrollüyüm.

Bir sonraki görüşmemizde diyabet hastalığı üzerine çalışmak istiyorum, Bağlar’a mı gelmemi önerirsiniz yoksa bireysel seans mı daha iyi olur? Ailemde şeker hastalığı pek yaygın değil çünkü.
Teşekkürler .  “
2. BAĞLAR ÇALIŞMASI’NDAN 3,5 AY SONRA:

” Eylül Hanım merhaba,

S81 Ay arayla katıldığım iki Bağlar Çalışması’nın üstünden 3-4 ay geçti ve geçen hafta 5 yıldır görüşmediğimiz babam benimle ve kardeşlerimle görüşmek istedi, ben gerildiğim için yüz yüze görüşmeye gitmedim ama kardeşim gitti. Bambaşka birisi ile karşılaştığını söyledi. Eskiden herşey için etrafındaki insanları suçlayan adam şimdi hatalarını kabul eden, bundan sonrasında telafi etmek için şans isteyen birine dönüşmüş. Herşeyi dramaya bağlayan sürekli ajitasyon yapan biriydi ama şimdi oldukça mantıklı konuşan, neşeli ve sahip olduğu şeyler için şükrettiğini söyleyen biri olmuş. Bunları kardeşimden başka biri söylese asla inanmam,abartıyor derdim. Henüz kendim görüşemediğim için onun bana anlattıklarını paylaşmak istedim sizinle. Benimle ve hatta hiç görmediği çocuğumla da görüşmek istedi ama ben cesaretimi toplayamadım henüz. Ayna karşısında onunla konuşmanın provasını yaparken bile sinirlerim boşalıyor ağlamaya başlıyorum. Onun karşısında da böyle güçsüz görünmek istemediğim için şimdilik erteliyorum.

Yardımlarınız için tekrar teşekkürler. “

 

**********

Kendisine cevabımda BAĞLAR ÇALIŞMASI’nın etkilerinin uzun vadede gösteren bir çalışma olduğunu, babası odaklı yaptığımız son çalışmadan babasının da şifa almış olmasına sevindiğimi, farklı gelişme olursa haberleşebileceğimizi belirttim.

S9

 

2. BAĞLAR ÇALIŞMASI’NDAN 5 AY SONRA:

” Merhaba Eylül Hanım,

S10.jpgYaklaşık iki aydır haftada bir, iki haftada bir gibi sıklıkla görüşüyoruz babamla. Bize karşı çok ilgili, torunu ile vakit geçirmekten çok mutlu gibi görünüyor. Onu görmeye geleceği zaman sevdiği abur cuburlardan alıyor. Bu başka dedeler için normal yada sıradan bişey gibi görünse de babamın eski hali için çok ütopik bir tavır. Hala gerçek olduğuna inanamıyorum bazen. İlk görüşmelerde çok gerilsem de ben de baya rahatladım, arada bir oğlumun fotoğraflarını göndermeye bile başladım.
Şimdilik aklıma sadece bunlar geliyor.
Tekrar teşekkür ederim desteğiniz için.
Sevgiler. “

 

 

Ş11

NOTLAR:

1-Bu vakayı çok merak edilen, sürekli sorular aldığım Bağlar Çalışması hakkında bir örnek olması açısından yazdım. Regresyon seansı bireysel çalışmadır, Bağlar Çalışması ise farklı tekniklerin kullanıldığı bir grup çalışmasıdır.

2-Hem anneden hem babadan alamadığımızda, hayatın ilerleyen aşamalarında  herhangi bir alanda sorun yaşamamız çoğu zaman kaçınılmaz oluyor. Suna Hn’ın yeme ataklarının azalması, az da olsa kilo vermeye başlaması ve bu konuda eskiye göre biraz daha iradeli olmaya başlamasının  bu çalışmanın bonus faydası olduğunu düşünüyorum.

Ancak yeme bozukluğu ile ilgili konuya ayrıca bireysel olarak bakmak gerekir. Nasıl ki vücudumuz bu kiloları bir günde almıyorsa, bütün bu kiloların da bir günde gitmesini bekleyemeyiz hele ki tıbbi bir soruna dayanıyorken. Bu tip durumlarda doktor kontrollü bir tedavi+diyet uygulanmasını tavsiye ederim. Benim yapabileceğim şey ise sadece sizi yemeye iten duygusal sebeplere çalışmak olabilir. Bu ise bir süreç gerektirir.

3-Bağlar Çalışması’ndan 3 ay sonra gibi bir sürede babasının bambaşka bir insan olarak hayatlarına müdahil olması, Bağlar Çalışması’nda sistemik çalıştığımız için diğer kişilerin de şifa alabilecekleri konusunda güzel bir örnek oluşturmuş. Bu sebeple bu vakayı Bağlar Çalışması açısından bir örnek olarak paylaşmak istedim.

Bağlar Çalışması; belli bir beklentiyle değil, beklentisiz ve açık bir kalple geldiğinizde, beklenmeyeni beklediğimiz bir çalışmadır…Bir keresinde iki kere regresyon deneyip eklenti dışında hiçbirşey yapamadığımız, trans sorunu yaşayan bir danışanın Bağlar Çalışması’na katıldıktan sonra 4 yıldır regl olmadığı halde bir ay sonra tekrardan sağlıklı bir şekilde regl olmaya başladığına şahit oldum. Çalışma konumuz bu değildi ama o günkü grupta dişilikle ilgili birşeyler çalışılmış olmalı ki böyle bir bonus fayda oldu.

Başka bir bonus fayda örneği; bir danışanın araba kullanma sorunu vardı ama çalışma konumuz bu değildi…Başka bir konusuna çalışırken karşımıza ebeveynini ve amcasını içeren bir araba kazası travması çıkınca o konuya çalıştık. Aradan çok kısa bir süre geçtikten sonra hem kendisi hem de konudan hiç haberi olmayan kuzeni ( kazaya şahit olan amcanın çocuğu )  aynı anda araba kullanmaya başladılar. Onun öncesinde danışanın arabası olmasına rağmen yıllardır otoparkta bekliyordu ve bu çalıştığımız kaza kendisi hayattayken şahit olduğu bir kaza değildi.

Dolayısıyla, sadece kendi travmalarımız değil ebeveynlerimiz hatta bazen atalarımızın travmalarının da izlerini taşıyabiliyoruz. Bu sebeple ilk görüşmede detaylı bir ön görüşme yaptığım kişilerin ihtiyaçlarına göre bir yol haritası belirliyoruz. Bireysel çalışmanın yeterli olmadığı durumlarda ise Bağlar Çalışması’nı bir takviye aracı olarak kullanıyoruz.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

BİR ÇİFTİN HİKAYESİ-3. Bölüm

Standard

m4

Hem Bahadır Bey’in hem de Meryem Hn’ın seanslarını yaptığımız ilk günkü buluşmamızdan tam 1 ay sonra Bağlar Çalışması için bir araya geldik.

( Daha önce, sosyal medyadaki bazı sayfalarımda bu çalışmam hakkında defalarca yazdım ama bilmeyenler için tekrar hatırlatayım:

bBAĞLAR ÇALIŞMASI:

Regresyon çalışması sırasında trans geçiş sorunu yaşayan danışanlara nasıl katkı sağlayabilirim düşüncesiyle yıllar önce oluşturduğum, regresyon dışında teknikleri kullandığım bir grup çalışmasıdır. Bu grup çalışması, ilk etapta trans geçiş sorunu yaşayan kişiler için oluşturulmuş olsa da zamanla hem danışanlarla karşılıklı edindiğimiz tecrübelerle hem de aldığım farklı eğitimlerle daha da gelişti ve artık sadece trans geçiş sorunu yaşayanların değil, bütün regresyon danışanlarımın süreçlerinde ihtiyaç duydukça başvurduğumuz farklı bir mecra olarak yerini aldı.

Bağlar Çalışması’nın en etkili olduğu alanlar:

-köken aile ilişkileri/ sorunları (Ör: ebeveyne öfke, kardeşlerle sorunlar vb..)

-erken ebeveyn kayıplarının etkileri

-ebeveynleştirme ( parentification )

-dişilikle ilgili sorunlar; annelikle ilgili sorunlar

-atasal etkiler ( göç travmaları, kayıp travmaları, genetik etkiler…vb )

-ikili ilişkilerde sorunlar; tamamlanmamış ilişkiler; hiç ilişki yaşayamamak

-bağlanma sorunları

-çoklu evlilikler; bu evliliklerden olan çocuklar

-bolluk-bereket sorunları…vb

-sebepsiz öfke, dışlanmışlık duygusu …vb

E8

MERYEM HN’IN SEANSI:

Meryem Hn’ın köken aile sistemiyle ilgili detaylı bir çalışma yaptık. Burada ne yaptığımıza, nelere baktığımıza değinmeyeceğim.

En çok dikkatimi çeken detaylardan biri : Meryem Hn’ın çocukluğundan itibaren sorun çıkarmayan-mükemmel evlat rolünü oynarken annesine karşı içerde biriktirdiği dağlar kadar öfkesi; öfkesini ifade etmekte zorlanması…öfkesini ifade etmesi gereken yerde gülerek öfkesini maskelemesi oldu.

Bu tip durumlarda kullandığımız özel metotlar olduğu için burada yoğun bir katarsis yaşandı.

M11.jpg

BAHADIR BEY’İN SEANSI:

Meryem Hn’ınkine benzer bir temayı Bahadır bey’in seansında gördüm. Bahadır bey’in sistemindeki kadınlarda çok ağır travmatik olaylar vardı ve Bahadır bey de annesine yük olmak istemeyen olgun evlat rolünü oynuyordu; hatta annesinin partneri gibi davranıyordu. Bu durum ise kendi evliliğinde sorunlar yaşanmasına sebep oluyordu.

Burada da detaya girmeyeceğim ama köken aile ve kendi ailesi arasındaki ilişkiyi içeren detaylı bir çalışma yaptık .

g2

2 Gün Sonra-MERYEM HN:  ( Vakanın 2. bölüm yazısında da belirtilmişti )

Mrba eylül hanım

Pazar günü ilk seanstan sonraki değişimler hakkında konusmustuk. Size geliş sebebimiz yani eşim için evliliğimizin bitis noktasına gelmesiydi. İlişkimiz içinden çıkılmaz bi haldeydi ve ben size geldiğimde ilişkimizle ilgili yapılacak hiçbişey olmadığını düşünüyordum sadece kendimde geçmişe dair asamadigim şeyler için gelmiştim. Seanstan sonra 20 gün içinde düşüncelerimde değişiklikler olmaya başladı. Eşimin yüzüne bile bakmak istemezken eve dönmesine izin verdim ve çözümsüz bi durumda olmadığımızı kabullendim. Eşime karşı çok öfkeleydim o da geçti. Adeta kalbimin kilitleri açıldı tekrar sevebileceğimi düşünmeye başladım. “
……        ……… ( burada bir soru sordum ) ……  …………..

Evet  2 aydır ayrı yaşıyorduk. Ama öncesinde de 1 yıldır falan  aynı evde yaşamamıza rağmen evlilikten ziyade ev arkadaşlığı modundaydik. “

10 Gün Sonra-MERYEM HN:

Mrb eylül hanım bir hafta içinde hayatımızda bazı değişimler oldu öncelikle eşimin ablasının evliliği de bizim durumumuz gibiydi ayrı yaşıyorlardı onlar da mali konular da sorunlar yaşamışlardı geçmişte gelir kaynakları olmasına rağmen ellerinde para tutamıyorlardı. Son durumda ikisi de işsizdi ve boşanma aşamasındalardı. Ancak geçen hafta ikisi de is buldu ve 2 gün önce birarada yaşamaya başladılar. İkinci gelişme eşimin erkek kardeşiyle çaba harcamamiza rağmen yakın bi ilişki kuramamıştık. 2,5 yıldır ..X… şehrindeyiz ve biz aramadan ya da plan yapmadan hiç biraraya gelmedik. Son 6 aydır eltimle yaşadığımız bi sorundan ötürü hiç görüşmüyorduk. Ancak dün sabah eşimin kardeşi aradı ve beraber kahvaltıya gitmeyi teklif etti. Gittik ve çok güzel vakit geçirdik. Bir de dün eşim mali konularda bi takım tasarruf önlemleri almaktan bahsetti. Halbuki geçmişte çok pervasız para harcamaları yüzünden anlasmazliklarimiz olmuştu.

Evliliğimiz şu anda çok iyi gidiyor olması gerektiği gibi saygı sevgi ve güven çerçevesinde. Halbuki onarilamayacak durumda olduğumuzu düşünüyordum size geldiğimde. Öncesinde aramıza duvarlar örülmüş gibiydi birbirimizi duymuyor görmüyor önemsemiyorduk aynı evde farklı iki hayat yasiyorduk. . ……………………………………….”

Yaklaşık 2 Ay Sonra-MERYEM HN:

Merhaba eylül hanım ,  son geri-bildirimden beri ilişkimiz açısından herşey yolunda gidiyor. Daha önce bizi olumsuz etkilediğini düşündüğüm tartışmamıza sebep olan ancak bi türlü hayatımızdan çıkaramadigimiz bu kişiler bişeyleri bahane edip tek tek hayatımızdan uzaklaşıyor. Bunun yerine daha huzurlu olduğumuz ortamlarda daha çok bulunmaya başladık özellikle yakın akrabalarla ilişkilerimiz olumlu yönde gelişti. Daha önce pek irtibat kuramıyorduk ve uzaklasmistik.

M12

1 Ay Sonra-BAHADIR BEY:

“…  Annem kardesim hic beklenmeyen zamanda olumlu adimlar atarak yaklasimda bulundular ve eşimle ilişkimizin düzelmesine katkıda bulundular. bunlar cok kisa bir zaman icinde oldu…mali konularda kendiliğinden olusan getirisi olma ihtimali olan 3-4 firsat cikti karsima suan icin somut birsey yok ben de temkinli adim atiyorum  tabi de olursa iyi bir katkisi olacak somut bir gelisme olursa onu da yazarim  …

F18

NOTLAR:

1-Regresyon çalışmasında bireysel çalışırız. Regresyon, konu itibariyle nokta atışıdır ve tüm bilgiler danışan aracılığıyla gelir. Burada danışanın çok zihinsel, çok kontrolcü olması veya çok eklentisinin olması seanslarda bazen bize engel yaratabilir çünkü tüm bilgiler danışanın zihin süzgecinden geçmektedir.

Bağlar Çalışması’nda ise her zaman olmasa da genelde sistemik çalışırız. Kullandığımız metot ise regresyonun tam tersidir; yani minimum konuşma içerir. Arada verdiğimiz molalarda bile inziva kuralları geçerlidir çünkü hem çalışmanın verimi açısından hem de katılımcıların kendilerini rahat hissetmeleri için kimsenin kimse hakkında veya sorunları hakkında birşey bilmiyor olması tavsiye edilir.

Bağlar Çalışması’nda her seferinde tek bir konuya bakabildiğmiz için, regresyon seansları gibi birden fazla katılım mümkündür. Ancak, sistemik çalışmalar yaptığımız için bazen sadece danışanda değil, çalışma konusuyla bağlantılı olarak aile sisteminde de olumlu yansımaları görülebilmektedir. Yukarıdaki örnekte; Bahadır bey’in köken ailesiyle ilgili eklenen geri-bildirimler bu konuda iyi bir örnektir.

2-İlişkiler , en çok projeksiyon yaptığımız alanların başında gelmektedir. Buradaki Bağlar Çalışması’nda Meryem Hn’ın Bahadır bey’de gördüğü paternin bir benzeri kendisinde çıkmıştı. Her ikisi de kendi köken ailelerindeki tamamlanmamış meselelerini şimdiki ailelerine taşımışlardı. Meryem Hn ile Bahadır bey’in ilişkisi alma-verme dengesine dayanan bir partner ilişkisinden uzaklaşmış olduğu için bu yönde bir çalışma yaptık.

14 Şubat 2019’da yazının teyidi için kendileriyle yazıştığımda herşeyin yolunda olduğunu belirttiler. Ben de özellikle bugüne yetiştirmeye çalıştığım bu yazıyı sevgililer günü henüz sona ermeden sizlerle paylaşıyorum…

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan