AİLEDEN DIŞLANMA İLE İLGİLİ BİR VAKA ( 2. Bölüm )

Standard

M1

Meltem Hn ile ilk seanstan 53 gün sonra bir araya geldiğimizde seansa başlamadan önce kendisine bu süre içinde farkettiği değişimleri sordum. Aldığım bilgiler:

1-Kafamda sürekli dönüp  duran düşünceler durdu. O kadar çok babamdan bahsediyormuşum ki bir arkadaşım ” Aaa..senin baban ölmüş müydü ki ? ” dedi. Ben de şaşırdım.

2-Fiziksel olarak göğsümün sol tarafında kalp civarında sıkışma olurdu. Bazen hergün bazense 2 günde 1 olurdu. Bu konuda doktorlara gittim, her türlü tetkik yapılmıştı ve birşey çıkmıyordu. Bu seanstan sonra geçti. Babam ölür ölmez başlayan bu ağrılar artık yok.

3-Genel olarak hayatıma bir huzur geldi. Eşime ve çocuklara karşı daha sakinim.

 

seans

 

Yine eklenti seansı şeklinde başladı. Şimdiki hayat regresyonu ile ilerledi.

 

EKLENTİ:

Yıllar önce düşükle kaybettiği bir bebekle alakalı bir eklentiydi. Bu eklentisi onda kaybetme korkusu yaratmıştı. Bu korkusu ondan sonra olan çocuklarına fazlasıyla yansıtıyordu.

***

Seansa daha sonra annesi, babası ve kardeşleriyle yaşadığı sorunlar ve özellikle reddedilme duygusu ile devam ettik.

Özellikle annesinin kız çocuk olarak doğurduğu için kayınvalidesi ve akrabaları tarafından soyu devam ettiremeyeceği sebebiyle ezilmesi sebebiyle Meltem Hn’ın bebeklikten itibaren hissettiği duygular üzerine çalıştık. Bol katarsisli geçen aile bölümünden sonra kendime aşağıdaki şekilde not almışım:

-İlerde 0-6 yaş çalışılmalı

-Bağlar Çalışması’na katılabilir

-Kendini ifade etme sorununa ilerde bakılmalı

g2

 

2.GÜN:

” Eylül hanım merhaba.Dün akşam yazamadım. Seans sonrası halsizlikten eve zor geldim.Hemen yattım.Ertesi gün başağrısı ve halsizlik çok yoğundu. Bağırsaklarımda sorun olup olmadığını sordunuz ya..Dün bütün gece bağırsak hareketlerim o kadar yoğundu ki sabaha kadar gaz sorunu yaşadım.Bir balon gibiydim…İçim şişmiş sanki.Boşaldı..Sabah rahat kalktım..Sevgiyle kalın. .”

 

8.GÜN:

” Merhaba Eylül hanım.Size söylemeyi unuttuğum bir şey vardı.Geceleri çoğunlukta ama gün içinde de çenemi sıkma sorunum vardı yıllardır.Ve oğlum da da  geceleri diş gıcırdatma ..Benim  çenemde rahatlama oldu.Oğlumunda gıcırdattığını duymuyorum 1 haftadır.Devam eden halsizlik var..Dinginlik var.Hayatımıza evde hiç istememe rağmen bir kedi girdi.Oğlumun peşine takılıp gelmiş.Oğlum sahiplendi onu  babanım ben senin diyor.Dikkatimi çeken bir durum olduğu için paylaşmak istedim.Sevgiyle kalın...”

 

2 AY SONRA:

” Merhaba Eylül hanım…Size yazmak istediğim bazı konular var..Size söylemeyi unuttuğum çenemi her daim sıkma durumum vardı..Özellikle uykuda aynı şekilde oğlumda da diş gıcırdatma durumu vardı.İkinci seansta ki eklenti düşük yaptığım dönemle ilgiliydi hatırlarsanız..ve ertesi günden itibaren çenemde rahatlama başladı..Yaz tatilini çok rahat geçirdim oğlumunda diş gıcırdatması tamamen geçti. Şöyle bir olay yaşadım ilginç olduğu için paylaşıyorum hiç bir şekilde yorumlayamadım..2 günlüğüne …( farklı bir şehir)’ ya gittiğimizin ilk akşamı  birbirine uzak ve farklı üç mekanda  ..X.X’ın ( ilk seansta bahsedilen, eskiden ünlü bir şarkı yazarı ) şarkısı çalıyordu (……….) Bu nasıl bir tesadüftür diye şaşırdım..Ve uzun süredir çok rahatım diye size yazmayı planlarken bayramın 1.günü sabahına dişlerimi sıkarak uyandım ve devam ediyor..Oğlumda diş gıcırdatma tamamen geçti..Ben de bu arada çok daha dengeli ve huzurluyum..Bağlar çalışmasında görüşmek dileğimle. .Sevgiler..

***

Bu seanstan yaklaşık 2,5 ay sonra Meltem Hn Bağlar Çalışması adını verdiğim ve farklı bir teknik kullandığım grup çalışmasına katıldı.

 

B3.jpg

 

BAĞLAR ÇALIŞMASI

Bu çalışma sırasında Meltem Hn’ın bir kayıp ikizinin olduğunu keşfettik ve bu doğrultuda bir çalışma yaptık.

Bağlar Çalışması’ndan yaklaşık 1 yıl sonra 2017 ekimde yaptığımız 3. seansta yaklaşık 1 yılı içeren geri-bildirimlerini alarak seansa başladım. Danışanın bu 1 yıllık gözlemlerini ve geri-bildirimlerini bir sonraki bölümde okuyabileceksiniz.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

AİLEDEN DIŞLANMA İLE İLGİLİ BİR VAKA ( 1. Bölüm )

Standard

M1

İsmine Meltem diyeceğim danışanımla ilk defa mayıs 2016’da çalışmaya başladık. Bana bir arkadaşının tavsiyesi ile gelen Meltem Hn 40’lı yaşların ortalarında bir sağlık çalışanı idi.

Seansa geldiğinde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebi bölümüne ” Kabul edilmeme, suçluluk duygusu, kaybetme korkusu ” yazmıştı.

seans

İLK SEANS :

Ön görüşme bölümünde ” reddedilme duygusu” konusunu seçmişti. Annesi erkek çocuk beklerken kız çocuk olarak doğduğu için annesinin kendisini emzirmek istememesiyle başlayan ve daha sonrasında hastalıklarla geçen çocukluğundan bahsettikten sonra ailesinin onaylamadığı bir evlilik yaptığını ekledi. Bu evliliği yaptığı andan itibaren ise ailesi tarafından dışlanmıştı. Asıl, babası bu evliliği kabul etmiyor sanırken aslında annesinin kararı olduğunu çok sonradan öğrenmişti. Ailesi 4 sene boyunca onu arayıp sormamıştı ama sonra eşiyle beraber ailesini ziyarete gitmişti. Annesiyle karşılaştığında annesinin korkudan bayılması ise onda ayrı bir travma konusu olmuştu. Babasının ” eşinle değil yalnız gel ” demesi üzerine bir müddet ailesini tek başına ziyaret etmeye başlamıştı.

Çocukları olduktan sonra ailesini çocularla ziyaret etmeye başlamış ve babasını ise eşiyle hiç tanıştırma fırsatı bile olmadan kaybetmişti.

Bana geldiği sıralarda ailesiyle hala kopuk olduğunu, kendisi aramazsa annesinin hiç aramadığını, kardeşleriyle de görüşemediğini belirtti. Babasını kaybettiği dönemde ise annesi diğer kardeşinden ve Meltem Hn’dan vekalet alarak ve bunun bazı prosedürler için olduğunu belirterek aileden kalan bir taşınmazı erkek kardeşinin üstüne geçirmişti.

Ailesi tarafından maddi anlamda haksızlığa uğrama konusu sadece bununla sınırlı kalmamıştı. Meltem Hn,  çoğunluğunu kendisinin ödediği memleketlerindeki evini ailesi artık onu orada görmek istemediği için ” satıp parasını sana yollarım ” diyen babasına devretmişti. Lakin babası bu gayrımenkulü satmaya kıyamayıp karısının üzerine geçirmişti.

Ailesiyle zaten kopuk olan iletişimi maddi anlamda hakkını aramaya kalktığında tamamen sıfırlanmıştı. Ancak annesini aradığında annesi telefona çıkıyordu fakat iletişimleri bunun ilerisine geçemiyordu.

Bundan 10 sene kadar önce ailede tek iletişim kurabildiği kişi olarak gördüğü babası vücudundaki bir kitleyi ona gösterdiğinde kendisi de bir sağlık çalışanı olduğu için hastalığın ne olduğunu hemen anlayıp çok üzülmüştü. Daha hastalığın hangi evrede olduğunun tetkikleri devam ederken babasını başka bir sebeple aniden kaybetmişti.

Eşiyle ve çocuklarıyla sorunsuz giden bir hayatı olmasına rağmen küçüklüğünden beri kendisini dışlanmış , tabir-i caizse ailenin kara koyunu gibi hissettiği için hep bir tarafı eksik kalmıştı. Hayatını hep bu hüzünle yaşıyordu.

Seansa reddedilme duygusunun kaynağını araştırmak üzere başlamaya niyet etmiştik fakat henüz seansın hemen başında eklentileri kendilerini belli edince mecburen eklenti seansına çevirmek zorunda kaldık.

1.EKLENTİ:

Babasıyla alakalı bir eklenti modeliydi. Bu eklentisini gönderirken yoğun katarsis yaşadı.

2. EKLENTİ:

Sağlık çalışanı olarak mesleğe yeni başladığı dönemlerde hastanede yatmakta olan bir kanser hastasıyla yakın bir bağ kurmuştu. Bu kadın, Türkiye’de bir dönem mihenk taşı olmuş çok eski ve ünlü bir şarkının söz yazarıydı. Hastasıyla öyle yakınlaşmışlardı ki bazen uygulanan tedavi sonrasında hastayı evine bıraktığı oluyordu.

Bir dönem sonra, yaşlı kadının hastalığının son aşamalarında olduğunu bildiği için araya biraz mesafe koymak istemişti ve kendisini arayıp evine davet ettiğinde onu ziyarete gitmemişti. Bu durum onda biraz suçluluk duygusu yarattığı için o dönemde çektiği eklenti türü de bu duygusuyla ilgiliydi.

Bu eklentisi onda nefes darlığına sebep olmuştu.

 

3. EKLENTİ:

Yine hastanede kaptığı bir eklentiydi. O dönemde hastanede stajerdi ve henüz profesyonel davranamadığı bir dönemdi. Aşırı anaçlık ve merhamet duygusuyla çektiği bir eklenti modeliydi.

Bu eklentisi vücudunun sağ tarafında dönem dönem uyuşukluk hissetmesine ve ayrıca kaybetme korkusuna sebep olmuştu.

 

4. EKLENTİ:

Çalıştığı hastanede iken çektiği 2 adet eklentiydi. Bu eklentiler ise yine o dönemde gözü önünde çok genç yaşta ölen iki askerin ölümüne aşırı derecede üzülmesi nedeniyle ona gelmişlerdi ve onda bacak ağrılarına yol açmışlardı.

 

Seansı noktaladığımızda, en çok dikkatimi çeken konu neredeyse tüm eklentilerini aşırı anaçlık ile çekmiş olduğu idi. Herkese ebeveynlik yapmaya çalışıyordu. İşi gereği çok fazla ölüme şahit olması nedeniyle bir türlü bu kişilerle/konularla vedalaşamamıştı.

 

g2

 

1.GÜN:

” Eylül hanım iyi akşamlar.Dün gece bacaklarım çok sızladı.Sabah uyandığımda halsiz ve yorgundum.Gün boyu biraz halsiz yorgun ve hafiflemiş bir haldeydim.Zaman zaman derin derin esnedim her esnemeden sonra çok rahatladım. Önceki günlere göre daha rahat nefes aldığımı hissettim. Yine önceki günlerde kafamın içinde yaşadığım bir sürü konuşmanın da bittiğini farkettim.Babam saksıların dibindeki yabani otları bile yolmazdı yeşillik ve canlı diye.Ben de çiçeklerime zarar verse de yabani otları temizleyemezdim. Biraz önce bütün saksılardaki yabani otları temizledim. Size sonsuz teşekkürler..Size gelebilmeme vesile olanlara da sonsuz teşekkürler….”

 

8.GÜN:

Merhaba Eylül hanım..İlk hafta biraz yorgun halsiz ama bir o kadar da huzurlu ve sakin geçti..Kafamdaki sessizliğin ne kadar büyük bir lüks olduğunu farkettim. 4 Gün öğleye kadar derin esnemelerim devam etti.Daha rahat nefes aldığımı farkettim.Zaman zaman kalbim sıkışırdı çok kapsamlı kontrollerden geçtim hiç bir şey çıkmamıştı.Bu hafta hiç sıkışmadı.Babam çok kitap alır okumak ister ama bitiremezdi .Ben de yıllardır aynı durumdayım.Dün okuduğum kitabı bitirdim.Önce oğlum sonra kızım ateşlendi bu yüzden yazamadım ama hep aklımdaydınız. Bazı ayrıntıları da kafamda toparladım isterseniz sonra onları da yazabilirim size…Sonsuz teşekkürler. .”

 

22.GÜN:

” Eylül hanım insanın kafasının içinin sessiz kalması ne demek bilir misiniz? Işte ben doyasıya bunu yaşıyorum.Biraz ayrıntı paylaşmak istedim.Küçüklüğümde babam beni çok sevsin diye hep etrafında dolanırdım severdi de…Aramızdaki bağ başkaydı.Evde onu en iyi anlayanın ben olduğumu düşünürdüm..Çok ciddi bir kalp ameliyatı oldu ve yoğun bakımdan çıkamadı.Günlerce yoğun bakımın önünde bekledim günde bir kere yanına alıyorlardı bilinci açıktı ve ona “nolur beni bırakma “diye yalvarıyordum. Babamı gömdüğümüz gece bir rüya gördüm (o kadar gerçekti ki  hiç rüya gibi değildi) evin telefonu çaldı , açtım babam “merak etme ben çok iyiyim evdekilere de söyle”dedi söyledim……O günkü çalışmamıza kadar hep yorgun…hep olumsuz duygularla dolu..kalp çarpıntısı olan…ara ara nefes almakta zorlanan bir tablo içindeydim.Daha ilk haftadan bu tablodan eser kalmadı.Söylediğiniz çalışmaları yapıyorum ve çok iyi geliyor.Sabahları çok zor kalkıyordum şimdi zorlanmıyorum.Diğer eklentilerle ilgili de şunu söylemek isterim:ara ara hep aklıma gelirlerdi ve yakınlarıma  anlatırdım..ama .X.X..( eskiden ünlü bir şarkı sözü yazarı )’ı çok sık anlatırdım şarkısını oğlum 2 günde bir açardı…bundan dolayı biraz fazla tepki verdim…Huzurluyum sakinim sürekli yorgunluğum yok…Sonsuz Teşekürler...”

 

 

F18

 

NOTLAR:

1-Ülkemizde aşırı anaç olmak iyi birşey sanılır ama aşırı anaçlık bazen çok fazla eklenti çekme sebebi olabilir. Hele ki sürekli yardıma ve şefkate ihtiyacı olan insanlarla çalışıyorsanız ya da hastane gibi ortamlarda çalışıyorsanız…

2-Aşırı anaçlık, çocukluğunda ebeveyninden almamış veya alamamış bazı çocukların yaşamlarının ilerleyen aşamasında kendilerini daha değerli hissetmek için geliştirdikleri davranış modellerinden biri. Sürekli vererek değerli hissetmeye çalışmak, nihayetinde alma-verme dengenizi bozar ve aslında hayatınızın her alanını etkileyen bir takım problemlere yol açabilir. ( ikili ilişkiler, para..vb )

 

 

( Devam edecek….)

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

GÜVERCİN

Standard

e

İsminden de anlaşılacağı gibi enteresan ve eşine daha önce hiç rastlamadığım bir vakayı paylaşıyorum sizinle.

1İsmine Nihan diyeceğim 35 yaş civarı, evli ve 2 çocuğu olan danışanımla henüz bir araya gelmeden aylar önce kendisinden  “merak” başlıklı kısa bir email almıştım. Kendisiyle yazışmamız esnasındaki sorularından ve aldığım cevaplardan ciddi bir güvenlik sorunu olduğunu anlayınca kendisine farklı bir uygulama yaparak eşiyle beraber gelebileceği şekilde kısa bir öngörüşme randevusu verdim. Bu randevu aşamasına gelebilmemiz ise birazcık benim şehirdışı gezilerimin de etkisiyle yaklaşık 3 ay sürdü.

3 ay sonunda bir araya geldiğimizde Nihan Hn görüşmeye eşiyle değil yalnız gelmişti. Bu ilk görüşmemizde kendisine regresyondan kısaca bahsettim. Sorularını aldım ve  o gün seans yapmayacağımızı söyleyerek vedalaştım. Dediğim gibi, bu daha önce hiçbir danışanıma uygulamadığım birşeydi ama Nihan Hn’ın kendini rahat ve güvende hissetmesi için o anda öyle olması gerektiğini uygun gördüm. Nihan hn o güne kadar organ mafyası vb tarzda çok fazla hikaye okumuştu ve tanımadığı bir kişi ile bir ortamda yalnız kalmak fikri kendisini korkutuyordu. Benim içinse danışanın kendini rahat ve güvende hissetmesi herşeyden önemliydi. Aksi takdirde endişe, heyecan, korku gibi duygular seansımızı sabote edebilirdi. Bu yüzden asıl seansımıza ancak ikinci randevumuzda gerçekleştirdik.

20İkinci buluşmamızda kendisini kapıda karşılayıp içeri aldıktan sonra çalışmak istediği konuyla bağlantılı olarak sorularımı sormaya başladım. Çalışmak istediği sorunu, kendisine bütün hayatı boyunca eşlik etmiş olan dışlanmışlık hissiydi. Ortamlarda istenmediğini ve özellikle de bayanlar tarafından dışlandığını, bir şekilde ortamlardan çıkarıldığını söylüyordu. Evli ve iki çocuk sahibiydi. Evliliğinde mutluydu fakat evlilik öncesinde şu anki eşiyle henüz flört aşamasındayken, eşinin yakın arkadaşının kendisini istemediğini ve bu yüzden eşinin ailesine kendisi hakkında sürekli olumsuz şeyler anlatarak aralarını açmaya çalıştığını belirtmişti. O olayları hatırladıkça hala üzülüyordu. Şu anda 10 yaşındaki oğlunda da benzer şekilde dışlanmışlık ve yalnızlık duyguları olduğunu, ne yaparsa yapsın bunu değiştiremediğini ve oğlu için de üzüldüğünü ekledi.

17

Nihan Hn, babasını henüz 2-2,5 yaşındayken kaybetmişti. Annesinin kendisine ve o sırada yeni doğmuş olan erkek kardeşine bakabilmek için çok çalıştığını, küçüklüğünde sürekli yalnız kaldığını, bu yüzden halen annesiyle mesafeli bir ilişkilerinin olduğunu belirtti.

aBu soruları sorup not aldığım sırada Nihan Hn’ın gözlerinin faltaşı gibi açık olarak beni pür dikkat dinlediğini farkettim. Başlarda çok önemsememiştim ama gözlerinin faltaşı gibi açık olması ve bunun hala devam ediyor olması sebebiyle sorma ihtiyacı duydum:

– Bu arada bana neden o şekilde baktığınızı merak ettim. Birşey mi oldu?

– Siz duymuyor musunuz sesi?

-Hangi sesi?

-Siz konuşmaya başladığınız anda sanki boğazınızdan güvercinlerin gırtlaklarından çıkardıkları sese benzer bir ses geliyor. Siz susunca o da aynı anda susuyor.

-Ben hiçbir ses duymuyorum. Emin misiniz?

-Evet, eminim. Sürekli dikkat ettim, siz konuşunca geliyor bu ses. Ayrıca, ne ilginçtir ki buraya gelirken kapının önünde de bir güvercin gördüm .

Bu son cümleden sonra durumu anlayarak hafifçe gülümsedim ve şöyle söyledim:

-Ben neredeyse 4 aydır seansları bu binada yapıyorum ve bugüne kadar hiçbir zaman kapımın önünde bir güvercin görmedim. Burada başka bir durum sözkonusu sanırım ama bu durum regresyon terapisi seansımızla ilgili değil. İsterseniz bunu sizinle seans bittikten sonra konuşalım. Olur mu?

-Olur.

Diğer sorularımı da tamamladıktan sonra seansımıza geçtik. Konu olarak dışlanmışlık hissini seçtik ve onun kaynağına bakarak dönüştürmeyi hedefledik.

Nihan Hn bir mühendisti ve eşiyle birlikte çalışıyordu. 5 sene kadar önce ikinci doğumundan sonra hafif bir depresyon yaşayınca 6-7 seans kadar psikologa gittiğini ama bugüne kadar regresyon terapisini hiç duymadığını söyledi. Spiritüel konularla da herhangi bir ilgisi olmadığını ama geçmişte bir sefer çok ilginç bir örnek yaşadığını belirtti: İlk çocuğu olan oğlu henüz bebekken ve birgün ayağında onu sallerken 2,5 yaşında kaybettiği babasının omzuna dokunduğunu hissettiğini, o anda kendisinin de  ” bak bu benim oğlum ” diyerek sanki babasını torunuyla tanıştırdığını ve öylece beraberce oğluna baktıklarını söyledi. Nihan Hn’ın çok analitik bir beyni olduğu için olaydan bir gün sonra, bu durumun gerçekten olup olmadığını düşünürken uzun zamandır görüşmediği bir üniversite arkadaşının heyecanla kendisini aradığını ve çok ilginç bulduğu rüyasını anlatmaya başladığını ekledi. Arkadaşı rüyasında Nihan Hn’ı ve babasını yan yana bir şekilde oğluna bakarken gördüğünü söylemişti. Bu olay Nihan Hn’ın tüylerini diken diken etmişti ve hissettiği şeyin gerçek olduğundan emin olmasını sağlamıştı.

gBu detayı da notlarıma ekledikten sonra seansımıza geçtik. Nihan Hn ilk sahnede şimdiki hayatındaki bir ana gitti. 14-15 yaşlarında havuzda olduğu, suyun içine dalıp suyun altından yukarıya, gökyüzüne baktığı bir andı. Daha sonra yukarıda bir girdap olduğunu belirtti. Bu noktada farklı birşeyden şüphelenip birkaç komut ile onu asıl kaynağa yönlendirdim. Bu şekilde asıl keşfetmemiz gereken geçmiş yaşam sahnesine geçiş yaptık. Bu geçmiş yaşam sahnesinde de Nihan Hn su içindeydi ama bu sefer havuz değil, ayağına taş bağlanarak kuyuya atılmış küçük bir kız çocuğu olarak öldüğü sahneydi. Aynı şekilde suyun içinden yukarıya doğru bakıyordu.

hBu geçmiş hayatı tamamen keşfettiğimizde, kendisini Arap ülkelerinin birinde, hizmetkarların da olduğu zengin bir evde doğum sırasında annesi ölen bir kız bebek olarak gördü. Annesi öldükten sonra babasının başka bir karısı babasına haber vermeden onu gizlice bir kervana saklayarak o bölgeden uzaklaşmasına sebep oluyordu. Doğduğu bölgeden uzaklaşıldıktan sonra yolda ağlayınca kervandaki kadınlar tarafından bulunduğunu ve ağzına kavun suyu verilerek yatıştırılmaya çalışıldığını anlatmaya başladı. Kervandaki kadınlar her ne kadar kendisini koruyup kollamaya çalışsa da eski Mekke dönemlerinde kadının pek kıymetinin olmadığı bir zaman olduğunu, o yüzden kervanın başındaki adamın kendisini öldürmek istediğini algıladı. Adamın ilk denemesinde kadınlar bir şekilde kendisine engel oluyordu. Ama 4-5 aylık olduğu zaman, kervanın başındaki kötü kalpli diye tarif ettiği bu adam, bir gece tüm kervandakiler uyurken kendisini beşikten alıp ayağına taş bağlayarak kuyuya atıyordu. Tabiki bütün sahnelere eşlik eden ana duygular da korku, yalnızlık ve istenmeme hissiydi. (Bu bölümü keşfederken Nihan Hn’ın sağ ayak bölgesinde duyarlılık oldu. Burası bebeğin ayağına taş bağlanan bölgeydi ve belirttiğine göre bu hayatında da sağ ayağında ara sıra problem yaşıyordu)

4-5 Ay süren kısa bir yaşam gibi görünse de ilk bölümleri keşfetmemiz biraz uzun sürdü. Ruhsal boyuta geçtiğinde ise Nihan Hn’ı  o geçmiş yaşamdaki annesi karşıladı. Bu sahnede yoğun bir katarsis yaşadı.

jİlerleyen bölümde, kendisine neden böyle bir kontratı seçmiş olabilirsin diye sorduğumda ise Nihan Hn cevap olarak bir görüntü aldı. 30-35 yaşlarında madde bağımlısı bir erkek olduğu farklı bir yaşamda bir kavga esnasında çok yakını olan birini boğazladığını, boğazladığı kişinin çok güçsüz olduğunu ve gücünü ayarlayamadığı için istemeden de olsa onu öldürdüğünü söyledi. Öldürdüğü kişinin o yaşamdaki annesi olduğunu anlayınca ise yine yoğun bir katarsis yaşadı. Bunu, kullandığı uyuşturucu benzeri maddenin etkisi altındayken yaptığı için çok pişman ve üzgündü. O hayatta ruhu ızdırap içerisinde olduğundan kendisini bir arabanın altına atıyor ama ölmüyordu. Yoğun suçluluk duyguları altında geçen o yaşamdan sonra bir sonraki yaşam planında da annesini henüz doğumda kaybedeceği ve çok güçsüz bir durumdayken kendisinin suda boğularak öldürüleceği bir hayat seçerek kendisini bir nevi cezalandırmak istemişti.

Bu, birbiriyle bağlantılı olan 2 geçmiş hayat etkisini dönüştürdük ve bedendeki izlerini şifalandırdık. Seansın ilk bölümlerindeki keşifte hafif zorlansak da Nihan Hn, ruhsal boyuttaki bölümleri çok daha kolay algıladı ve bağlantıları çok güzel kurdu. Şimdiki hayatına dair da rehberinden çeşitli tavsiyeler aldı.

Bağlantılar:

-“Bu hayatımda anne yerine bu sefer babamı çok küçükken kaybettim. Bunun benim için olan anlamını şu anda daha iyi anlıyorum. Eğer benim babam hayatta olsaydı muhtemelen ben bu hayatımda da bağımlı olurdum. Babamı küçük yaşta kaybettiğim için annem hep 2 kat çalışmak zorunda kaldı ve kardeşimle ben kısıtlı bir bütçe ile ancak eğitim hayatımızı sürdürebildik. Eğer okurken daha çok param olsaydı, büyük ihtimalle biliyorum ki yine bağımlı olurdum.”

-” O geçmiş hayatta da istenmeme duygusu çok yoğun. Bu hayatımda da hep bu duyguyla yaşadım. ”

-” Çabuk pes etme, vazgeçmişlik, araştırma yapmaya üşenme, kabullenilmiş çaresizlik durumları bu hayatımda da o hayatta da mevcut. ”

– ” Bu hayatımda bağımlılık konusunda çok duyarlıyım. Bunun nedenini şimdi anladım. Mesela bir diziye bile denk gelip izlesem, bir dahaki denk gelişimde kanalı hemen değiştiririm, bağımlılık yapabilecek herşeyden imtina ediyorum.  ”

Rehberinin ne söylediğini sorduğumda ” Dinlenmen gerekiyor. Artık yoruldun. ” dediğini belirtti.

Rehberin tavsiyelerini sorduğumda ise “ Pes etme, mücadele et. Yalnız değilsin, sen açmıyorsun kendini.  Kendini aç. Sen ışıksın, saf ışıksın. Bundan sonra herşey daha farklı olacak ” dediğini ekledi.

Seans bitiminde, Nihan Hn’a güvercin konusunu birkaç cümleyle açıkladım. Şamanlarda güç hayvanlarının önemli bir konu olduğunu ve güvercinin de bir güç hayvanı olduğunu, eğer merak ediyorsa bu konuyu araştırabileceği söyledim.

cSeanstan bir gün sonra ise güvercinin anlamına dair kendisine birkaç link gönderdim. Türkçe kaynaklarda güç hayvanları konusu malesef çok kısa anlatıldığı için ağırlıklı olarak İngilizce kaynak gönderdim. Güvercinin çok fazla anlamı vardı ama benim en dikkatimi çeken bölüm barış ve sevgi getirmesi;  anneliği ve dişiliği sembolize etmesi; kehaneti sembolize etmesi; iki dünya (boyut ) arasında iletişim sağlayan bir ruhsal mesajcı olması idi. ( Nihan Hn’ın yıllar önce gördüğü rüyayı hatırlarsanız çok anlamlı  )

GERİ-BİLDİRİMLER:

Nihan Hn ile seanstan bir gün sonra konuştuğumuzda, ilk gün biraz yorgunluk olduğunu ama genel olarak kendini hafiflemiş ve iyi hissettiğini söyledi.

Bir hafta sonra konuştuğumuzda aşağıdaki gelişmeleri bildirdi:

-5.gün: “Aylardır satmayı isteyip de bir türlü satamadığımız ev için aradılar. Hatta almak isteyen adam ısrarla kaparo vermek istedi ama biz almak istemedik. Buna eşimle beraber şaşırdık.”

-6.gün: “Kolumu kaldıramıyorum bugün. Sabah gayet iyi kalkmama rağmen,saat 11 gibi (asla uyuyamazdım)uyudum ve 13:00 te kalkabildim. Çok ilginç benim için. Uykuyu çok sevmem, ilginç olduğu için anlattım.”

-“ Hafta boyunca sosyalliğim çok arttı. Sürekli bir yerle davet edilmeye başlandım. Dernek ve birlik şeklinde 2 ayrı yerden teklif geldi. Bu daha önce hiç olmuyordu. O yüzden buna da şaşırdım.”

– ” Eskiden rüyalarımı hatırlamazdım. Artık hatırlıyorum. Hatta önemli konular olduğunda bazen bir gün sonra olacaklarla ilgili birşeyler gördüğüm olabiliyor. ”

7

Seanstan bir ay sonra telefonda konuştuğumuzda ise sesi çok neşeli geliyordu. Bu süreçte çok değiştiğini, çevresindeki herkesin de bunu farkedip sorduğunu, hatta oğlunun bile ” anne sana ne oldu, artık sürekli pembe ve güzel şeylerden, meleklerden bahsediyorsun..ama iyi oldu böyle olduğun ” dediğini gülerek anlatıyordu. Söylediğine göre seans öncesi dönemde bir çocuk oğluna vursa, oğluna ” git sen de ona vur ” diyecek tarzda bir yaklaşımı vardı ama seanstan sonra kişiliği bile olumlu yönde değişmiş , her şeyde güzeli görmeye başlamıştı.

p10En ilginci ise, seanstan üç hafta sonra, hep satın almak istedikleri tarzda çok güzel bir ev aldıklarını, bu evi satın almadan bir gün önce rüyasında bir adam gördüğünü ve evi satın almaya gittiklerinde rüyasında gördüğü kişinin evini almak istedikleri kişi olduğunu görünce çok şaşırdığını ama bu sayede kendileri için doğru ev olduğunu hissettiğini belirtti.

Kendine güveninde artış olduğunu, dışlanma sorununun ise neredeyse %100 olarak çözüldüğünü söyledi. Seans öncesi dönemde kalabalıklara girdiği zaman özellikle de kadınların bol olduğu bir yerse mutlaka başının ağrıdığını ama seanstan sonra artık baş ağrılarının kesildiğini farkettiğini söyledi.

Yalnızlık hissi diye birşey kalmadığını, günlerinin bir şekilde dolu hale geldiğini ve hiç beklemediği insanların bile kendisini aramaya başladığını belirtti. Hatta kendisine çok sıcak davranmayan ve zaman zaman tersleyen eşinin abisinin bile 180 derece değişerek kendisine çok iyi davranmaya başladığını ve son görüşmelerinde ailecek çok güzel vakit geçirdiklerini ekledi.

Konu dönüp dolaşıp güvercin konusuna geldiğinde, onun bir mesajcı olduğunu söyledim ve ruh dünyasının* görmesini bilenlere bazen böyle mesajlar verebildiğini ekledim. Nihan Hn bunları konuşurken sürekli gülüyordu ve ” Ben bu ruhlar dünyasını çok sevdim  ” diyordu.

İkinci bir seans almak istediği için sözleştik. Bu konularla hiç ilgisi olmayan eşinin de olanlardan çok etkilendiği için seans almak istediğini belirtti. Eşi ile de bu hafta bir seans yapacağız.

NOTLAR:

1-Nihan Hn ile keşfettiğimiz kısa hayatın sebebi olarak gördüğü diğer geçmiş hayat hikayesi, bizim regresyon terapistleri arasında “gölge hayat ” ismiyle andığımız bir konudur.  “Gölge” kavramı , bildiğiniz gibi ilk defa Carl Gustav Jung tarafından ortaya atılmıştır.

2-Ruh Dünyası ( Spirit World ): Spiritüel bakış açısına göre ruhlar bedeni terkettikten sonra yok olmazlar, başka bir boyutta devam ederler. Onlar için zaman ve mekan sınırlaması yoktur. Bu kelime Şamanların sıklıkla kullandığı genel bir tabirdir. Regresyon Terapisi ile ilgili bir terim değildir.

3-Baştan beri tüm vaka örneklerini okuduysanız ve özellikle de facebook sayfasındaki paylaşımlarıma denk geldiyseniz, regresyon terapisinin ne olduğu-ne olmadığı konusuna geniş yer verdiğimi, doğru şekilde uygulanması hususunda hassas olduğumu farketmişsinizdir.

Malesef, Türkiye’de bu konuda ciddi bir yasal boşluk ve kavram karmaşası var. Son zamanlarda konuştuğum bazı danışanlardan aldığım geri-bildirimler doğrultusunda da artık bu konuda facebookta daha fazla yazıyorum. Lakin her ne kadar , bu işi kurallarına uygun olarak yapıp vaka örnekleriyle anlatmaya çalışmak istesem de, özellikle son 1 aydır gittikçe artan bir düzeyde,  seanslarımda paranormal diyebileceğim bazı enteresan şeyler oluyor. Bu enteresan vakaları paylaşırken bu durumların her zaman karşılaşılabilecek şeyler olmadığını ve bunların regresyon terapisine dahil olmadığını tekrar tekrar hatırlatmak isterim. Mesela bu vakada, kapıda görülen bir güvercin ve benden çıktığı söylenen bir güvercin sesi var . Bu duruma benzer bir örnek daha önce hiç gerçekleşmemişti. Bu yüzden seansa gelen her kişide böyle şeyler yaşanıyormuş gibi bir algı oluşmasın lütfen. Çoğu seans, gayet standart bir regresyon terapi seansı şeklinde geçer ve emin olabilirsiniz ki sizi kapıda bekleyen bir güç hayvanı olmaz:)).

4-Seanslarda son 1 aydır artan düzeyde yaşanan bu ilginç durumlar benim bizzat isteyerek, planlayarak yaptığım şeyler değildir. Gelen danışanın kalbinin açıklığına, şifaya olan inanç ve isteğine bağlı olarak, benden öte ilahi bir gücün bazen seanslara eşlik ettiğini düşünüyorum. Yani ben burada gerçekleşen olağandışı durumlara sadece aracılık ediyorum.

Toparlamak gerekirse; vakaları okurken hepsinin kendi içinde kişiye özel olduğunu ve danışanın iradesi ile bağlantılı olduğunu bilerek okuyunuz ve şifa kısmıyla ilgili asla genelleme yapmayınız lütfen. Çünkü herkesin bilinçaltı kendine özel ve seans yapmadan oradan nasıl bir hikaye çıkabileceğini asla bilemiyoruz. En önemlisi ise , daha danışanla ilk konuşmamızda sorunun kaynağına dair bir fikrimiz olsa bile bunu danışan kendisi anlayana kadar asla dile getirmiyoruz.

 

 

Sevgilerimle…

Eylül Erdoğan