MİKS BİR VAKA-II ( 1. Bölüm )

Standard

Z1

İsmine Zuhal diyeceğim danışanım 30’lu yaşlarının başlarında, evli ve çalışan bir kadındı. Seansa uzak bir şehirden geldiği  ve yakın zamanda tekrar gelme şansı olmadığı için , randevu öncesindeki dönemde kendisine bir gün arayla 2 seans yapmayı önermiştim.

Ocak 2018’de yaptığımız ilk seansta doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümünde yazdığı konu başlıkları:

-Obezite

-Sürekli kaygı, endişe, huzursuzluk ve gerginlik

-Sinirlilik, sabırsızlık

-Kararsızlık

-Kendimi itici bulma ve sevilmeme hissi

gibi pek çok konu başlığı yazmıştı. Bu konulardan sadece birini seçip obezite odaklı bir çalışma yapmak bile uzun süreli bir çalışma gerektirirken, yaptığımız ön-görüşme sırasında edindiğim izlenim gereği daha birçok önemli konu başlığı vardı. Bu sebeple şehirdışından her geldiğinde 2 seans yapacak kadar vakit ayırmasını tavsiye etmiştim.

 

seans

 

İlk seansta yaptığımız uzun ön-görüşme sırasında sorduğum sorulardan birini pas geçmişti ama ön-görüşmenin sonlarına doğru, bugüne kadar herkesten sakladığı bir sırrını paylaşabildi.

Seansa başlarken yaptığımız eklenti temizliğinde 30’un üzerinde eklenti algıladığı için ilk seansı eklenti temizliği yönünde ilerlettik.

 

v61.EKLENTİ:

A ) 12 Yaşında, anneye öfkeyle 13 tane eklenti çekmişti.

Çocukluk yılları bademcik, geniz sorunları ve yürümesini bile engelleyecek seviyede romatizma ağrıları ile geçmişti. Annesine öfkesi bu yıllarda daha da artmıştı.

Bu eklenti grubunun etkileri : Sinirlilik, huysuzluk, memnuniyetsizlik, hayattan zevk almama, ölme isteği, hiçbirşey yapmak istememe, sorumluluk almak istememe, vücudunun farklı bölgelerinde gezinen ( sırt, boyun, eller ve kollar, bacaklar, baş ağrıları )  ağrılar,  kafa karışıklığı, konsantrasyon sorunu ve unutkanlık, ani öfke çıkışları, takıntılı düşünceler, yaptığı hiçbir konudan emin olamama ( lambayı kapattım mı, acaba anahtarı kapının üstünde mi unuttum ..vb ) , yorgunluk, saç diplerinde kaşıntı, nefes almakta zorluk ( o dönemde astımının da başladığını ekledi ), diş ve kulaklarda ağrı, sindirim sorunları, karında şişkinlik ve gaz, mide ağrısı, sebepsiz suçluluk duygusu

 

B) Annesinin tasvip etmediği bir ilişki yaşadığı dönemde kendisine gönderilen bir eklenti grubuydu. 8 Yıldır taşıdığı bu eklenti grubunda ise tam 16 tane gezinen enerji çekmişti.

Bu eklenti grubunun etkileri : Burunda tıkanıklık, burunda kaşıntı, gözlerde sulanma ile alerjik rinit

 

v7

2.EKLENTİ:

10 yıl önce liseden mezun olduğunda üniversite sınavını kazanamadığı dönemde çektiği eklentiler:

A) Ayaklarında ağırlık olarak algıladığı bu eklenti modelini kendine acıdığı, yalnız ve çaresiz hissettiği bu dönemde çekmişti.

Etkileri: Sürekli herşeye üzülüp ağlama, mide yanması,  midede kazınmalar ve ağrılar

B) Sınavı kazanamadığı ilk yıl ailesiyle yaşadığı sorunlar sırasında öfkeyle çektiği 18 tane gezinen enerjiydi.

18 Eklentinin Etkileri: En üstteki ilk eklenti grubunun A bölümündeki etkilere benzer etkiler

Aileye öfke konusuna burada giriş yaptık ama danışan henüz hazır olmadığı için bu konuya ilerde daha detaylı bakmak üzere not alarak seansı noktaladık.

 

Seans sonunda kendime aldığım özel notlarda, hala beklediğim eklentileri olduğunu, ondan sonra şimdiki hayat regresyonu ile ilerlenmesi gerektiğini belirtmişim ve ilerde mutlaka BAĞLAR ÇALIŞMASI’na gelmesini gerektirecek birkaç özel konusu olduğunu not alarak eklemişim.

 

12

 

1.GÜN-SABAH:

Sanırım geri bildirim yapmam gerekiyor, erkense lütfen kusura bakmayın, gece kısa eklenti temizliğini yapıp yattım, karmakarışık rüyalar gördüm sürekli uyandım, uyurken bunaldığımı hissettim, dünkü hastalığım biraz daha arttı, astımım tutacak gibi oldu nefesim birazcık daha zorlu, kendimi epey halsiz hissediyorum, ne olduğunu ne yaşadığımı anlayamadım, içim çok tuhaf duygularla dolu, ruhum kendini budanmış gibi hissediyor. Bir de sağ üst kol kasımda bir kasılma var uyandığımdan beri. ”

Z2(AYNI GÜN AKŞAM )

” Öğleden sonrayı deniz kenarında yürüyerek temiz hava alarak geçirdim kendimi daha iyi hissediyorum, yarın görüşmek üzere iyi akşamlar. “

 

 

 

2 GÜN SONRA- 2. SEANS İÇİN BİR ARAYA GELDİĞİMİZDE:

1-Bugün daha iyiyim. Daha sakinim. İçimdeki fırtınalar duruldu, kafamdaki vesveseler azaldı. Kafamda sürekli konuşur dururdum, bayağı azaldı. Hatta bu yüzden eskiden kendimi  ” şizofren olabilir miyim? ” diye düşünüp doktora gitmiştim. Doktor, sadece bunun yeterli olmadığını söylemişti. Bu zihnimdeki konuşmalar %70 azaldı diyebilirim.

2-Sağ dizimde çok acıyan bir yer vardır. Hergün ağrırdı, özellikle merdiven ve yokuşlarda zorlardı. Bu da bayağı rahatladı, %50 azaldı diyebilirim.

3-Sırt ağrım ( kürek kemiklerimin ortası ) hergün ağrırdı. Şu anda o ağrı yok.

Z8.jpg4-Kafamda hergün hissettiğim ağırlık hissi %80 oranında yok oldu.

5-Enerji artışını ilk gün değil ama bugün farkettim. Az uyumama rağmen dinç uyandım. Genelde halsiz kalkardım. Bugün daha dinç uyandım.

6-Dün, sandalyeye sol işaret parmağım sıkıştı…1 tane cam bardak kırdım. Yanlışlıkla kaldığım evdeki bebek arabasına dokununca merdivenden aşağı yuvarlandı ve çizildi. Araba çizilince, sahibi biraz üzüldü. Bu tarz ufak tefek kazalar oldu. 

 

Z4

7-Bugün canım hiç tatli istemedi. Normalde her sabah bir parça bile olsa, güne mutlaka tatlıyla başlardım. Bugün olmadı. Sadece kahvaltıda çok az bal yedim.

 

 

 

 

( Devam edecek………)

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

 

BİR DOĞUM TRAVMASI HİKAYESİ-1. Bölüm

Standard

M6

 

19-20 Yaşlarındaki Melike’nin akrabalarından birkaçı daha önce danışanım oldukları için kendisi de seansa gelmeye karar vermişti. Seans için bir araya geldiğimizde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” kaygı; korku ” yazmıştı.

M1Melike’ye 5 yaşında disleksi tanısı konulmuştu. Ön görüşmemiz sırasında ne tip durumlarda kaygıları ve korkuları olduğunu sorduğumda kendisinden aşağıdaki bilgileri aldım:

-Yakın çevresindeki insanlar ; özellikle anne ve babasıyla ilgili konularda ( ..X Kişi… şu konuyu öğrense acaba üzülür mü?, acaba teyzem anneme kırıldı mı? …vb ) kaygılanıyordu.

-Kaygılandığı anlarda midesine ağrı giriyordu. Mide sorunuyla ilgili daha önceden doktora gitmişti fakat yapılan tetkiklerde midesiyle ilgili hiçbir sorun çıkmamıştı.

-Midesine ağrı girdiği zaman bulantı da eşlik ediyordu ve stresli olduğu anlarda yemek de yiyemiyordu. Hatta bazen tüm gün yemek yemediği oluyordu.

 

M3.jpg

 

Annesinden aldığım bilgiler doğrultusunda: 

Melike, 8 aylıkken sezaryenle doğmuştu. Doğduktan sonraki dönemde 2 hafta kadar kuvözde kalmıştı. Bebekliği boyunca da sık sık havale geçirmişti.

 

Kendisine 5 yaşında disleksi ( özel öğrenme güçlüğü ) tanısı konulunca konusunda uzman bir eğitmenden 7. sınıfa kadar özel ders almıştı.

Annesinin hamileliği boyunca sürekli kanamaları olmuştu ve düşük riski vardı. Doğuma 3-4 haftalık bir süre kaldığında anne hastalanmış ve ateşlenmişti. Yüksek ateşin bebeğin kalbine zarar verebileceği, kalp ritminde zayıflık yaratabileceği şüphesiyle doktoru tarafından muayene edilirken annesinin suyu gelmişti. Muayene sırasında gerçekleşen bu durum üzerine bebeğe zarar gelmemesi anne hemen doğuma alınmış, doğum normal yollardan gerçekleşmeyince ise sezaryen ile gerçekleşmişti.

 

M5Melike, doğumdan hemen sonra 12 gün küvözde kalmış, annesiyle beraber taburcu edilip eve gönderildikten sonra evde hiç uyanmayınca tekrar hastaneye götürülmüş ve bu sefer de 14 gün daha küvözde kalmıştı. Bu 14 gün süre içinde sık sık havale geçirdiği bilgisi doktor tarafından annesine verilmişti.

0-5 Yaş Arası: Akranlarından birazcık geri kalması ve zor yemek yemesi dışında başka bir sorun farkedilmemişti.

 

 

ŞU ANDA DEVAM EDEN MEVCUT SORUNLARINI SORDUĞUMDA ALDIĞIM CEVAPLAR:

1-Baş Ağrısı: Haftada 2-3 kere başımın bir yanı ( şakaklardan birinin çevresinde ) zonklar. Genelde uyuyunca kendiliğinden geçer. Bu yıllardır olan bir sorun. Bu konuyla ilgili doktora da gitmiştim fakat MR çekilip bakıldığında herhangi birşey çıkmadı.

2-Ellerde Titreme: Çocukluktan beri var. Mesela evde misafir varken çay götürürsem, ellerim heyecandan titriyor, yanaklarım kızarıyor. Biraz utanıyorum. Bu durumdan çok rahatsız oluyorum çünkü utanmamam gerekn yerde bile utanıyorum..mesela misafir yakın bir akrabaysa bile oluyor.

3-Aşırı Kaygı: Mesela bugün seansımı beklerken sabahtan beri aynı kafede saatlerce oturduk. ( BENİM NOTUM: Seansa uzak bir şehirden gelmişlerdi. İlk seansa Melike’nin kuzenini, sonra kendisini aldığım için annesiyle birlikte dışarda bir kafede 3-4 saat beklemek durumunda kaldılar. ) Bu kafedeki adamlar-garsonlar acaba bize birşey derler mi diye kaygılandım. Annem “ burası kafe, birşey olmaz ” dediği halde ben yine de taktım.

4-Stres Durumu : İnsanların içine girmek istiyorum ama diyelim ki birinin doğumgünü var. 1 Hafta önceden davet edildiğimde hemen kafama takıyorum. Acaba nasıl geçecek diye düşünüyorum.

 

seans

 

Seansa başladığımızda öncelikle kısa bir eklenti temizliği yapıp ciddi birşeye rastlamazsam direkt ana karnı dönemine bakmayı düşünüyordum ki Melike direkt olarak bedeninde yoğun duyarlılıklar hissetmeye başladı. Sanki koltuk sallanıyor gibi titremeler ve dönme oluyor dediği anda kısa bir metotla bunun doğum travması olduğundan emin olduktan sonra hemen doğum anına regresyon yaptık.

Doğum sırasında annesinin hissettiği panik duygusunu sahiplenmişti ve bedeninde yoğun izler taşıyordu. Bu sebeple yoğun olarak beden terapi uyguladığımız ve özellikle de küvözde kaldığı döneme de baktığımız bir seans oldu. Annesinin yoğun ateşle doktora gittiği andan itibaren gerçekleşen her bir olay travma üstüne travma yarattığı için annesiyle sağlıklı bir bağlanma gerçekleşememişti. Bu sebeple doğduktan sonraki küvöz döneminin etkisini de dönüştürmeye ve annesiyle sağlıklı bir bağ kurabilmesine çalıştık.

Beden üzerinde çok çalıştığımız bir seans oldu.

 

 

12

 

1.GÜN:

” Merhaba Eylül hanım,

İlk akşam ağlama isteği geldi ağladim
Sonra kendimde bi rahatlık hissediyorum
 anneme karşi iyi hissediyorum
Sizi çok seviyorum
1 HAFTA SONRA:

” Merhaba Eylül hanım

Bu haftam çok güzel geçti kendimi çok iyi hissediyorum bu hafta hiç başim midem ağrimadi kafama hiç birşey takmadım .Anneme sinir olmuyorum aramız gayet iyi çok mutluyum. Çok rahatlamiş hissediyorum. Sevgiler
2 HAFTA SONRA:

” Eylül hanım merhaba

Bu hafta çok rahatladım kendimi çok iyi hissediyorum kaygı ve korkularım geçti dişarda daha rahatım ellerimin titremesi geçti baş ve mide ağrılarım geçti. Teşekkür ederim
Sevgiler

23 GÜN SONRA:

” Merhaba Eylül hanım

Herşey yolunda ara sıra kafama birşeyler takılıyor ama eskisi kadar değil. Baş ve mide ağrilarım geçti. Elim eskisi kadar çok titremiyor .Sevgiler 
26 GÜN SONRA : ( Annesine gözlemlerini sorduğumda )

Özellikle öfke nöbetleri geçti. Daha sakin, kaygı durumu çok farketti.

Ellerindeki titreme çok azaldı. Çok teşekkür ederiz. ….. …………….”
Ş11
NOTLAR:
1- Bu seans,  bebek ana karnında iken annenin yaşadıklarının, doğum sırasında yaşanılanların ve üstüne 2 farklı kuvöz döneminin bebek üzerindeki etkilerini çok net göstermesi açısından önemliydi. Travma üstüne travma yaşanması ile etkiler katlanmıştı ve biz ilk seansta bunlardan sadece birkaçına bakabilmiştik. Bu sebeple bir kere beden üzerinde çalışmanın tüm sorunları için yeterli olmayacağını bilerek bir süre daha gözlemlemek isterken Melike’nin daha ilk ayında kaydettiği değişimler beklediğimin çok üstünde oldu. Bu da başka sorunları açısından da bize umut verdi.
2-Ana karnındaki bebekler, annelerinin duygu-düşüncelerinden etkilenirler ve hatta bazılarını sahiplenirler. Bu sebeple anne adaylarına tavsiyem; sadece bebeğiniz doğduktan sonra olanlar değil, o sizin karnınızdayken olanlar bile önemli olduğu için bebeğinizle henüz ana karnındayken bağ kurmaya başlamanız önemlidir. ( Özellikle de sorun anlarında )
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

DİSLEKTİK ÖZELLİKLERİ OLAN BİR ÇOCUK DANIŞAN VAKASI

Standard

D1

10 Yaşındaki küçük danışanım İpek’le ayaküstü olarak ilk tanıştığımızda onu diğerlerinden ayıran derin bakışları dikkatimi çekmişti. İnsanın içine nüfus eder gibi bakan o delici bakışlar sırasında sanki benim içimi okuyormuş gibi hissetmiştim.

Tanışmamızdan 1 hafta sonra annesi ile ilk seansa geldiklerinde yaşı yeterince büyük olduğu için onu seansa yalnız olarak aldım. Annesi ise o esnada seansı yaptığımız binaya yakın bir kafede oturarak bizi bekledi.

 

D9Seanstan önce annesinden aldığım bilgilendirme mesajında şöyle yazıyordu:

Merhabalar,

Normal zamanından 10 gün geç dünyaya geldi. Normal doğum istedik fakat sancım gelmediği için suni sancı verilip 11 saat sancı çektikten sonra rahim açılmadığı ve çocuğun nabız atışları düşüp bende sancıya çok dayanamayınca sezaryanla doğum yapmak durumunda kaldım. 1 gün yoğun  bakımda kaldık ilk büyük tuvaletini yapamadı bağırsaklarından şüphe ettiler sonrasında bir sorun çıkmadı yaptı. Fakat tuvalet sorunumuz 3 ay sürdü ve sürekli dışarıdan yardımla yapmak durumunda kaldı. Bebeklik döneminde çok hastalanan bir çocuktu neredeyse her hafta acile kaldırmak durumunda kaldık şu anda sağlık açısından bir sorunumuz kalmadı ama kendisi sağlığında birazcık bir sıkıntı hissetse hemen doktara gidelim diyerek zorlar. Gece yalnız yatmakla ilgili korkuları var. Çok fazla inatçı ve yapmak istediği şeylerde çok takıntılı. Dislektik bir durumu var farkındalığı yüksek bir çocuk daha önce başka bir okulda okuyordu bu yüzden aşırı öz güven kaybı ve benlik algısı kötüydü tiklerimiz vardı geçen seneden bu yana üstün zekalılar okulunda şu anda akademik anlamda iyi durumda benlik algı olarak da iyi durumda. “

 

Annesinin seans öncesinde doldurduğu formda ise alttaki bölüm dikkatimi çekmişti.

Varsa şu sıralardaki fiziksel veya psikolojik problemleriniz: Karın ağrısı ve mide bulantısı

Bu çalışmaya geliş sebebiniz                                                : Kaygı, Motivasyon Eksikliği, Benlik Algısı

 

D10İpek’le yaptığımız çalışma sırasında önce biraz ön-görüşme amaçlı sohbet ettik, sonra resimli bir oyun oynadık Ardından enerji temizliği ile devam ettik.

Enerji temizliği sırasında eklenti olarak algılanabilecek bir renk ve şekilden bahsetti. Eklentiyi gönderdikten sonra söylediği birşey ise beni biraz şaşırttı. Bir ara sarı renkli üçgen* gördüğünü ve herşey temizlendikten sonra üçgenin de yok olduğunu söyledi.

 

İGözlerini açar açmaz ise , sadece bir an için beni açık mavi** olarak gördüğünü belirtti. Tüm bunları kendim için bir kenara not aldım ve ilerde tekrar bir araya gelirsek anne kanalıyla da izlemeye karar verdim.

İpek’le aile, okul, arkadaşlarıyla sorunlarını içeren özel sohbetimizden sonra doğum travmasına çalıştık.

 

 

D8Seanstan 1 hafta sonra annesiyle emailleştiğimizde:

Merhabalar Eylül hanım,

Bizde oldukça olumlu oldu İpek’i daha huzurlu ve sakin görüyorum. Uykusu eskiye göre daha verimli. Stresli tavırları oluyordu, onlar biraz azaldı gibi görüyorum.
Bundan sonraki süreç böyle giderse oldukça iyi:)) Sevgiler  “
Aynı dönemde, İpek’in annesi ile telefonda görüştüğümüzde çok daha farklı konulardaki gelişmelerden bahsetmişti. O yüzden kendisinden 2 satır da olsa bunları yazmasını rica ettiğimde şöyle yazmıştı:
D6” İpek sürekli benimle inatlaşma yaşıyordu. Dışarı birlikte dolaşmaya gittiğimiz zaman bir şeye takıp mızmızlanarak eve dönüyorduk fakat size geldiğimizden itibaren bu tür davranışlarında azalma oldu. 2 Gündür anne kız keyifli dışarıya çıkıyoruz. Bana anne seninle gezmeyi çok seviyorum diye söyledi:))
Sevgiler     “
D4Aldığım bu haberlere sevindim ama uzun vadede merak ettiğim bir-iki konu daha var. Karın ağrısı konusunda İpek ile aramızda bir uzlaşıya varmıştık. ( anlaşma içeriğimiz SIR olduğu için içeriğini yazmayacağım) O konuyu da uzun vadede takip ederek dosyama not alacağım.
Bu arada, İpek’in annesi son derece bilinçli ve yeniliklere açık biri olduğu için 2. seansı kendisiyle yapma önerimi kabul etti. Bu vesileyle bazı konulara anne üzerinden bakarak hem İpek’e hem de ailesine katkı sağlayabileceğimize inanıyorum.
                                                   *********************************
NOTLAR:
1-*: Regresyon Terapisi uygularken başka teknikleri karıştırmadan uygularım. Ama dikkatimi çeken farklı bir durum olursa, başka bir zaman değerlendirmek üzere kendime özel notlar alırım.  Eklenti temizliği bölümünde İpek’in sarı renkli üçgen görmesi bende başka bir konuya çağrışım yaptığı için yanına ” soru işareti ” koyarak kendime özel not almıştım.
D10ALTIN ÜÇGEN ( GOLDEN TRIANGLE ) ENERJİSİ: Ucu Mısır’daki İsis’e kadar dayanan ve enerji temizliğinde kullanılan özel bir enerjidir. Reiki benzeri şifa teknikleriyle ilgilenen veya uğraşan kişiler mutlaka altın üçgeni duymuşlardır. Bir regresyon terapi seansı içinde böyle bir teknik kullanmadığımız halde eklenti temizliği sırasında  İpek’in gözlerini kapattığında buna benzer birşey görmesi benim dikkatimi çekti. Ancak zamanla İpek’in görüntülerle-renklerle ilişkisini gözlemleme şansım olursa benim için anlam kazanabilecek bu ayrıntıyı bugüne kadar bir geri-bildirim olarak annesiyle paylaşmamıştım. Yalnız bugün vaka yazısının son taslağını annesi ile paylaşırken sorduğum sorular üzerine öğrendim ki İpek’e bugüne kadar hiçbir zaman tam olarak disleksi tanısı konulamamış. Sadece şöyle söylenmiş: ” Çocuğunuz tam disleksi değil ama kendisi üstün potansiyelli bir çocuk olduğundan bu durum onda farklı bir şekilde kendini gösteriyor “.
D5
Geçmişte birçok testten geçmiş bir çocuk olduğu için bu bilginin çok sağlam kaynaklar tarafından ailesine verildiğini biliyorum. Diğer taraftan, bu yazıyı yazma aşamasında disleksinin erken dönem ve ilköğretim dönem özellikleriyle ilgili annesine sorduğum diğer sorulara aldığım cevaplar da hayli ilginçti. Kızında bugüne kadar görsel konularla ilgili hiçbir sorun farkedilmediği gibi yaşıtlarının üzerinde resimler yapıyor ve görsel olarak kendini ifade etmede çok başarılı. Ek bilgi olarak geçmişte yapılan testlerde diskalkuli ve disgrafiye de rastlanılmamış.
Tüm bu bilgiler ışığında sadece tek bir örneğe bakarak bu çocuğun duru-görü özelliği vardır demeden evvel annesinden işbirliği talep ettim. Bir süre daha gözlemleyerek durumu daha bilinçli olarak takip edeceğiz.
Bu konu benim açımdan neden önemli ? Çünkü eğer çocukta duru-görü özelliği varsa, bu durumda gece korkularıyla alakalı extra çalışma yapmamız gerekebileceği anlamına geliyor.
İ
2-**Temizliğin hemen ardından gözlerini ilk açtığında beni bir anlığına açık mavi olarak görmesi  ve sarı üçgenle bu konunun üst üste zikredilmesi dikkatimi bu konuya daha da kabarttı. İpek’in bende gördüğü rengin o esnadaki aura rengim olabileceğini düşünerek kendim için bir ” soru işareti ” daha koyarak not aldım.
D113-ÜSTÜN ZEKALI ÇOCUKLAR: Malesef ülkemizde onları anlayabilecek, onlara özel program uygulayabilecek yeterli sayıda okul ve yetişmiş öğretmen yok. O yüzden bu çocuklar bazen yanlış tanı kurbanı olabiliyorlar. En üzücüsü ise çoğunun hiperaktivite sebebiyle ilaçla uyuşturulmaları.
Ebeveynlerin oluşturdukları bazı özel grupları takip ettiğim kadarıyla bu tarz üstün zekalı çocukları olan aileler, sorunlarının cevaplarını bulmada veya ne yapabilecekleri konusunda yetkili mercilere ulaşmada o kadar çaresiz kalmışlar ki “üstün zekalı çocuğun mu var, derdin var ” düşüncesindeler. Bir çocuğun üstün zekalı olması sebebiyle yaşayabileceği sıkıntılara ise burada hiç girmeyeceğim çünkü çok çok uzun sürer. Ama emin olabilirsiniz ki bundan sonra bu konuda çok daha fazla yazı yazacağım.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan