MESLEKİ ÖZGÜVEN PROBLEMİ HAKKINDA BİR VAKA ( 1. Bölüm )

Standard

A1

İsmine Açelya diyeceğim danışanım, 40’lı yaşlarının başlarında, yurtdışında yaşayan  bir kadındı. 2019 yaz aylarında ilk defa bir araya geldiğimizde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” Mesleki özgüven problemimi ve genel özgüven problemimi çözmek ” yazmıştı.

Açelya hn erkek arkadaşının iş nedeniyle yurtdışına gittiğini ve kendisinin de ona eşlik ederek 2 yıldır yurtdışında yaşadığını belirtmişti.

Yaklaşık 7 yıldır çalışmıyordu ve son 2 yıldır erkek arkadaşına bağımlı bir hayat yaşıyordu. Bu sebeple daha çok mesleki anlamdaki özgüven probleminden şikayetçi idi.

Tüm hayatını ilgilendiren sorular sorduğum uzun ön-görüşmemizde aldığım bazı bilgiler:

-anne ve babası çalışan insanlar oldukları için ve o dönemde şu anki gibi bir doğum izni süresi olmadığı için bebekken kendisine bakacak kimsenin bulunmadığı

-0-3 Aylık bebekken, annesinin kendisini lojmanda telefon ahizesini yanında açık bırakarak işe gittiği; bebek ağladığı zaman annesinin veya babasının eve gelip ilgilendiği

A3

-doğduktan sonra ilk hafta içinde annesinin göğsünün yara ve iltihap olduğunu ve o günden sonra bir daha süt içmediği

-tek çocuk olduğu ve 1,5 yaşından itibaren kreşe gönderildiği

-ilerleyen yaşlarında babasının genelde evde olmadığı, işten çıktıktan sonra arkadaşlarıyla kağıt oynayarak geç saatlerde eve geldiği

-annesinde sayısı net olmayan birkaç düşük ve kürtajlar olduğu

-küçükken mahalle bakkalının kendisini ve bazı arkadaşlarını taciz ettiğini dışardan duyan annesinin bunu duyduğunda “ Ama o bize hasta yolluyor ” demesinden olumsuz etkilendiği

-30’lu yaşlarda iken kendisine bir psikiyatrist tarafından ADHD ( hiperaktivite ) teşhisi konulup o dönemlerde 2-3 sene ilaç tedavisi uygulandığı; bu sürenin sonunda tedaviyi kendi isteğiyle sonlandırdıktan sonra yıllardır ilaç kullanmadığı

 

seans

 

İlk defa gelen herkese kısa eklenti temizliği ile başlattığım için bu seansa da öyle başladık. Daha yatağa uzanıp derin nefesler almaya başlar başlamaz bedeninin çok yoğun şekilde sarsılmaya başladığını gördüm. Sanki çok üşüyen biri gibi yatakta dalga hareketi yaparak sallanmaya başlaması çok rastladığım bir durum değildir. ( Bugüne kadar 7 yıl içinde belki 2 ya da 3 kere rastlamışımdır )

Bunun üzerine Açelya Hn’a daha önce bedenen böyle birşey yaşayıp yaşamadığını sordum. Yurtdışında katıldığı bir meditasyon kampında benzer şeyin olduğundan bahsedince, bu meditatif çalışmaya rehberlik eden birinin bulunup bulunmadığını ve müdahale edip etmediğini sordum.

A4Brezilyalı bir şamanın liderlik ettiği bu çalışmada şaman kendisine bunun korkulacak birşey olmadığını ve sakin kalmasının yeterli olacağını ve onun koruması altında olduğunu bildirmişti. Bu sorunun derin meditasyon anlarında bir kere de nefes çalışması yaparken yaşadığını ekledi.

Bu bölümde beden çok yoğun birşey(ler)in etkisi altında ve hareketli olduğu için kendime özel bir not ekledim…” Bedeni sanki doğum yapar gibi ileri geri istemsizce, elektrik veriliyor gibi hızlıca sarsılıyor, ilerdeki seanslarda bunun bir daha olup olmadığına bak.”

Bu sarsılmaların doğum travmasıyla ilgisinin olduğunu kinesiyoloji ile teyit ettikten sonra ilk seansa beden terapi içeren doğum travması konusuyla başlamak zorunda kaldık. Dolayısı ile ön-görüşmede seçtiğimiz konu ile ilerleyemedik.

Bu doğumu travmatik yapan başka bir faktör; sezaryen ile gerçekleşen doğumda anneye o dönemde narkoz olmadığı için eter verilmiş olması ve annenin doğum sırasında yaşanan herşeyi duymuş olmasıydı. Tamamen beden terapi uyguladığım bu bölümden sonra, bu konu ile ilgili detayları annesinden öğrenmesini rica ederek seansı noktaladım.

 

Kendime aldığım özel notlarda:

-Yurtdışında yaşadığı ve Türkiye’ye kısa süreli geldiği için bir bireysel seans daha yaparak nasıl ilerleneceğine takip ederek karar ver.

-Bağlar Çalışması’na uyan çok konusu var.  …….   ………   …………  vb. konulara mutlaka Bağlar ile bakılmalı.

g2

 

7.GÜN:

Selamlar,

İlk 24 saat; Seans sonrası sadece uyudum diyebilirim. Eve gittim 17.30 gibi uyudum, arada uyanıp minikbi altar yapıp bir mum yakıp, bişeyler yiyip tekrar uyudum. ilk 24 saat aklımdaki tek soru ama ben daha önce bağımsız özgür kendi ayakları üstünde duran bi insandım son 7 yıl olan bu çalışmama hali bağımlılıktan mı yani, oldu.

Son bir hafta çok yoğundu, genelde yalnızdım, ve enerjim çok iyiydi. Hatta regl’yken bile normalde sancılı geçtiği için yatarım bu sefer aktif olmam gerekti ve bunun için pek mırın kırın etmedim. Istanbulda olmanın çokrahatlatıcı olduğunu, burdayken kendimi kimseye karşı borçlu hissetmediğimi farkettim.

Bugün hiç olmadığı kadar üzgünüm, çok üzgünüm. Sürekli ağlamak istiyorum ama olamıyor, kalbim çarpıyor ve ağrıyor. Şu anda oluşan belli bir nedenden ötürü değil bu his.

Benim bugün istanbula gelmem gerekti son anda, carsamba veya persembe yazlığa dönmem gerekicek yine. Salı öğleden sonra 17.00 civarında müsait olabilir misiniz bir sonraki seans için?

Teşekürler

 

Belirttiği tarihte programım müsait değildi fakat yurdışına dönmeden önce tekrar bir boşluk ayarlayıp 2. seans için randevulaştık.

 

( Devam edecek…….)

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

UYKU PROBLEMİ: KARABASAN ( 1 . Bölüm)

Standard

geceterörü

 

İsmine Pervin diyeceğim danışanım, 30’lu yaşlarının sonlarında, evli ve çocuklu bir kadındı. Çocuğu doğduğundan beri ona baktığı için yaklaşık 4 senedir çalışmıyordu.

İlk defa seansa geldiğinde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” Özgüven;  bolluk-bereket sorunları; uyku problemi ” yazmıştı.

Özgüven Sorunu: İlk seanstaki uzun ön-görüşmemizde küçüklüğünden itibaren diğer kardeşlerinden farklı olduğunu, utangaçlık sebebiyle yaşıtı olan arkadaşlarıyla oynayamadığını, evde ebeveynlerine dahi mesafeli olduğu için ” utangaç, yabani, korkak ” gibi sıfatlarla anıldığını, bugün bile hala bunun etkisinde olduğunu ve çocuğu dışında kimseye sevgisini gösteremediğini ve herkese mesafeli olduğunu belirtti.

Bolluk-bereket sorunları: Eskiden para biriktirebildiğini ama 20’li yaşlarda bir eğitim için yurtdışına çıkıp Türkiye’ye geri döndükten sonra hep bir borç içinde olduğunu; evlendikten sonra ise aynı durumun devam ettiğini belirtti.

Uyku Problemi: 18 Yaşındayken bir gece ailesinin evinde kaldığında bir anda göğüs kafesinin üstünde hissettiği bir ağırlık olarak tarif ettiği ve ilk karabasan olarak tanımladığı durumu yaşarken bağırmak isteyip bağıramamıştı. Olay anında inlediğini, bu sebeple evdeki herkesin uyandığını, kendisinin uyandırıldığı anda ise çok terlemiş ve göğüs kafesinin üzeri nokta nokta kırmızı lekeler olduğunu söyledi.

Geçen yıllar boyunca bu durum devam etmiş, yanında eşi veya çocuğu yatarken bile tekrarlamaya devam etmişti. Yaklaşık 19-20 yıldır her ay mutlaka en az 1 kere tekrarladığını, bazen ayda 5-6 kez bile olabildiğini ve bu sebeple çok tedirgin uyuduğunu ve son 2 aydır uyuyabilmek için ara ara ilaç kullanmaya başladığını söyledi.

 

İlk defa seansa gelen herkese sorduğum soruları da yönelttikten sonra Pervin Hn ile seansa geçtik.

 

seans

 

Seansa başlarken yaptığımız kısa temizlikte yoğun bedensel duyarlılıklar olunca seansımızı eklenti seansı olarak ilerlettik. Bu esnada Pervin Hn da kendisinde 7 eklenti olduğuna dair bilgi verdi.

 

ağaç

1.EKLENTİ: 9 Yaşında iken evlerinin karşısında bulunan yaşlı ağaçla ilgili gördüğü korkunç bir rüya anında çektiği 7 adet eklentiydi. O rüyayı hala her detayıyla hatırlıyordu. Rivayete göre bahsedilen ağaç çok eski bir ağaçtı ve o ağacı kim kesse, o kişinin başına mutlaka birşey geliyordu. O ağaç her kesildiğinde Pervin hn o ağaçla ilgili korkutucu bir rüya görüyor ve korktukça kendine daha çok eklenti çekiyordu.

7 Eklentinin Etkileri:

-Kaygı, korku ve tedirginlik yaratmışlardı.

-Sol ayak topuğunda  ara ara sızlamalara yol açmışlardı. Hatta Pervin hn’ın bu sebeple 20’li yaşlarında ameliyat olmasına rağmen sızlamalar bir türlü geçmemişti.

-Çocukluğundan beri kabızlık, karın bölgesinde şişkinlik ve gaza yol açmışlardı. –

-Kendisini sürekli yorgun hissetmesine, bıraksalar bütün gün uyuyacak kadar fazla uyuma ihtiyacına sebep olmuşlardı.

-Baş ağrıları : Küçüklüğünden beri  haftada en az 1 kere mutlaka baş ağrıları çekmesine ve bazen bu ağrıların şiddetli olarak 3-4 gün sürebilmesinde etkili olmuşlardı.

-Kötü rüyalar, kabuslar görmesine sebep olmuşlardı.

-18 Yaşından itibaren uyku sorunlarının başlamasına ve bir odada tek başına yatamayacak duruma gelmesine sebep olmuşlardı.

-Çocuğu olduktan sonra artan takıntılı düşüncelere; ve zaten olan temizlik-düzen takıntısının artmasına sebep olmuşlardı.

 

kemikler

2.EKLENTİ: Çocukken yaşadıkları bölge, eski bir uygarlığa ait mezarlığın üzerine inşa edilmiş olduğu için Pervin Hn toprağı kazarak kemik parçaları bulduğunu, kardeşleri arasında arkeolojiye meraklı olan tek kişi olduğunu; bulduğu kemiklerden korkmaması için annesinin onlara “ kireç ” dediğini; bu kemik parçalarını ve topraktan bulduğu eski paraları toplayarak oyunlar oynadığını ve sonunda birgün biriktirdiği herşeyin ablası tarafından  o korktukları ağacın içine atıldığını anlattı.

Bu tarihi bölgede gezinirken 7-9 yaş aralığında kendisine 4’ü gezinen enerji olmak üzere toplam 7 adet eklenti çekmişti.

 

pervinBu grubun da üstte belirtilen eklentilere benzer etkileri olduğu için tek tek detaya girmeden 7 dönemine baktık. Bu dönemde çocuklarla oynamayıp tek başına mezarlıkta oynadığını, şehitlerin yattığı söylenen evlerine yakın olan bir tepede bulduğu büyük taşı kazımaya çalıştığını ve bu dönemde merak duygusuyla kendisine bazı eklentileri çektiğini belirtti.

 

Bütün eklentileri gönderdikten sonra, 7-9 yaş aralığına biraz çalıştık. Seansın sonlarında ise anne tarafı atalarıyla alakalı yoğun travma etkisi olduğunu düşündüğüm için meditatif bir çalışmayla seansı noktaladım.

 

g2

1.GÜN:

Merhaba Eylül Hanım, Ense köküm ve başımda çok ağrı oldu hala da ara ara ağrı gelip gidiyor normal zamanlarda hemen ağrı kesiciye sarılabilirdim ama içmedim. Dün gece biraz geç yattım 3-4 saat uyku uyudum ama çok güzel bir uykuydu ve çok güzel rüyalar gördüm fakat ne gördüğümü hatırlayamıyorum sadece sabah çok mutlu uyandım ve ne güzel rüyalar gördüm dediğimi hatırlıyorum. Bugün 16:00’da çok yorgun hissettim ve 1 saat uyudum ama çok zor uyandım, gözümü çok zor açtım ve yataktan sürünerek kalktım diyebilirim. Normalde o bir saat uyku bile gece uykumu etkiler uyuyamazdım ama çok uykum var e-mailinizden sonra uyuyacağım hemen. Sevgilerimle .. ( Email Gönderilme Saati: 23.55- Pervin Hn için erken bir saat ) ”

3.GÜN:

”  Merhaba Eylül Hanım, Annemin teşhisini ve dedemlerin Yugoslavya’da yaşadıklarıyla ilgili bilgi istemiştiniz. Annemin teşhisi Anksiyete Bozukluğu. Kullandığı ilaçların isimleri Silunex, Seroquel ve Abizol. Raporu varmış bu ilaçlar için. Dedemin anlattıkları evlerinin basılması ve ziyafet hazırlatılması, kızlara ve kadınlara tecavüz, evin erkeklerinin kurşuna dizilmesi ve cesetlerinin ailelere teslim edilmemesi,bebeklerin havaya atılarak mızrağın üzerine saplanması ve mallarının gasp edilmesi gibi ağır vahşet içeren olaylar. 1953 yılında İzmire göç ediyorlar orda çiftlik alıyor bir düzen kuruyorlar fakat göçmen yasası çıkmadığı için ülkelerine geri gönderiliyorlar ve İzmir’de tüm malı,mülkü kalıyor. 1956 yılında tekrar Bursa’ya göç ediyorlar ama çoğu akrabamız gelemiyor. İsmet İnönü göçmen yasasını çıkardığı için Türkiye vatandaşı oluyorlar. Annem o zaman 6 aylık zaten 1 yaşındayken anneannem veremden ölüyor ve o zaman ki zihniyetle fotoğraf ve ona ait herşey yakılıyor. Annem hayatı boyunca annesinin fotoğrafını görmemiş. Dil bilmedikleri için çok zorlanmışlar dedem 50’li yaşlarda Türkçeyi öğrenmek ve çöpçülük yaparak evini geçindirmek zorunda kalıyor. Bu kadar detaya ihtiyacınız var mıydı bilmiyorum ama yardımcı olabileceğini düşündüm. Bu arada ilk mailimde size yazmıştım ben 2 dil biliyorum ama konuşma konusunda bir engelim var. İçimden çok güzel konuşuyorum ama dışa vurumda tıkanıklık yaşıyorum. Ablam 6 yıl Amerika’da kaldı konuşma konusunda çok zorlandı ve en küçük kardeşimde kursa gitmesine rağmen konuşma konusunda sorun yaşıyor. Kendi kendime soy ağacımızda hep farklı ülkelerde, farklı diller konuşulduğu için ve Türkiye’de yeni bir dil öğrenmek zorunda kaldıkları için mi bunu yaşıyoruz diye düşündüm hep. O günün heyecanıyla bunu hatırlatmayı unuttum kusura bakmayın. Bağlar çalışması ile ilgili bir boşluk olursa beni dahil etmenizi çok isterim. Sevgilerimle ..…”

 

9.GÜN:

Merhaba Eylül Hanım, 7 gün sonra geribildirim istemiştiniz. Çok yorgun bir hafta geçirdim, ilk 2 gün güzel uyudum ama 3. gece bir kabus gördüm ve açıkçası tüm hafta uyurken yine çok korktum ve çok sık uyanıp bazen uyuyamadım bir kaç gecede sabah ezanını bekledim. Daha önce rüyamda gördüğüm gibi yine çok kuvvetli bir enerji beni olduğum yerden uzağa fırlatıyordu. Ense köküm ve başım seanstan sonra 4. gün itibariyle çok şiddetli ağrıdı mecburen ağrı kesici içtim ama yinede geçiremedim. 3 gün bu şekildeydi son 2 gündür yok. Sezgilerimin güçlendiğini hissediyorum, size ben hiç hissetmem aslında demiştim, rüyalarımda çok net gördüğüm 3 şey birebir gerçekleşti geçtiğimiz hafta yada tesadüf bilmiyorum. 🙂 Seansa geldiğim günün gecesi ablam benim küçükken rüyamda gördüğüm o yaşlı kadını rüyasında görmüş. Ben ona ne bugüne kadar o kadının nasıl biri olduğunu ne de seansla ilgili hiçbir bilgi vermedim hani etkisinde kalacağı bir durum olsa bir nebze anlayacağım. Sabahında bana bir rüya gördüm dedi ve ben size nasıl tarif ettiysem birebir aynı kelimelerle bana tarif etti şok oldum ama anlamlandıramadık. Ablamda boyun fıtığı var özellikle sol kolunda yıllardır çektiği bir ağrı var ama o ağrının 1 haftadır olmadığını söylüyor hatta koluyla hiç yapamadığı hareketleri yaptığını belirtti ama son 4-5 gündür öyle bir ağrı benim sol kolumda var arada şiddetli bir ağrı arada elektrik çarpması şeklinde.

Dün gece kolay uykuya daldım normalde hep biri,birileri var ve bana bakıyor gibi hissederdim ve hep uyanıp odanın her yerine göz gezdirip çok korkardım ama dün gece öyle bir şey hissetmedim. 20 yıldır yaşadığım bir korkunun hemen geçmesini beklemiyorum ama geçeceğini ve bu konuda iyileşeceğime inanıyorum. Son olarak kendimi ifade ederken artık çok daha rahatım, konuşurken daha sakinim ki bazen çok hızlı konuşuyordum, insanlarla daha rahat göz kontağı kurabiliyorum şimdilik bu kadar. Sevgiyle kalın...”

 

Ş11

 

NOTLAR:

1-Pervin Hn, eklenti sayısını  en başta 7 olarak bildirmesine rağmen toplam 14 tane gönderdik. Bu genelde rastladığım bir durumdur. Eklentiler, onları göndermememiz için bazen olduğundan eksik göstermeye çalışırlar . Bu sebeple, genelde söyşenilenden yüksek sayıda eklenti çıktığına çok defa rastladım.

2-Seans sonunda kendime aldığım özel notlarda, uyku ve karabasan sorununun takip edilerek ne şekilde ilerleyeceğimize karar verebileceğimizi, kesinlikle BAĞLAR ÇALIŞMASI’na katılımını gerektiren çok konu başlığının olduğunu ve mutlaka anne eksenli başlanması gerektiğini yazmışım.

3-Pervin Hn’ın anne ve baba tarafı ataları herbiri neredeyse 4  farklı ülkeden göç eden bireylerden oluşuyordu. Hatta bu göç hikayelerinin bir kısmı çok yakın tarihli olup sonraki jenerasyonları etkileyecek seviyede ( savaş ortamı, katliamlar -bebek ölümleri ve tecavüzlere şahit olmak..vb ) büyük travmalardı. Pervin Hn’ın annesinin hayatına kırmızı ve yeşil reçeteyle verilen ilaçlarla devam edebildiğini, neredeyse 30 yıldır ilaç kullanım süresi dolsa bile tekrar tekrar yazdırarak bu ilaçlara bağımlı bir hayat yaşadığını ve sürekli uyumak istediğini belirtmişti. Bu yüzden annesiyle ilgili ek olarak sorduğum birkaç soru üzerine annesinin yaşama çok bağlı olmadığını ve geçmişte kendisine birkaç kere ölmek istediğini resmen ifade ettiğini söyledi.

Açıkça belirtmek gerekirse; bugüne kadar çok fazla göç hikayesi, çok fazla travmatik ebeveyn hikayesi duymuştum ama 4 ayrı ülkeden göç hikayesinin tek bir kişinin sisteminde toplanmış oluşuna ilk kez rastlıyordum. Dolayısıyla, bu çalışma sadece Pervin Hn’ı içermeyecek şekilde ilerlemek zorunda kaldı.

 

( Devam edecek……)

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

MİKS BİR VAKA-II ( 3. Bölüm )

Standard

Z1

İkinci seanstan 6,5 ay sonra Zuhal Hn ile 3. seans için bir araya geldiğimizde, kapıyı açtığımda bambaşka biri ile karşılaştım. Görüşmediğimiz bu sürede, Zuhal Hn yaklaşık 30 kilo vermişti ve sürekli gülümsüyordu.

Ön-görüşme için masaya oturduğumuzda aradan geçen bu uzun süredeki gelişmeleri ve geri-bildirimlerini sorarak başladım. Aldığım bilgiler:

1-Alerjik Astım: Bu konuda 2 hafta önce test yaptırdım. Çavdar, çimen, kedi, zeytin ağacı ve diğer ağaçların polenlerine karşı alerjim çıktı.

2-Fibromiyalji: Eklenti seanslarından sonra ağrılarımda azalma oldu ama hala hafif ağrılar var. %25’e indi diyebilirim.

3-Bir ay önce kocamla anlaşmalı olarak boşandık. Boşanmayı ben istedim, o da kabul etti. ( NOT: İlk seansta, 3,5 sene önce görücü usulü evlendiğinden ve evliliğinde çok mutsuz olduğundan bahsetmişti ama bu konuya henüz bakmamıştık. )

4-Tekrarlayan Depresyon: Yine var ama artık bildiğim için kontrol edebiliyorum, pes etmiyorum.

5- Selim Konusu: Eski erkek arkadaşım Selim ile ilişki tamamlama çalışması yapmıştık. boşandığım andan itibaren aklımdan çıktı.* Evliyken sürekli onu düşünürdüm. Seanslardan sonra bu durum azaldı, boşandığım anda ise bitti. Artık onu düşünmüyorum.

6-Öfke: Önceden çok öfkeliydim ve çevreme sürekli bağırırdım. Artık çok nadiren bağırıyorum. %30’lara indi diyebilirim.

7-Enerjide Artış: Eskiden günde 12 saat uyuyordum. Seanslardan sonra uyuma sürem 8 saate indi. İşlerimi yapabiliyorum.

8-Baş Ağrıları: Yok denecek kadar azaldı. Eskiden sürekli 3 ay boyunca hergün baş ağrısı yaşadığım olurdu. Seanstan sonra 6,5 ay oldu ama sadece bir kere mayıs ayında grip olunca başım ağrıdı.

9-Sırt, boyun, ense ağrıları: %60 azaldı ama devam ediyor. Özellikle ense, sağ kürek kemiğim ve sırtta bir noktada ağrı oluyor.

10-Kafa karışıklığım çok azaldı. Unutkanlığım hala var. Bu unutkanlık durumu annemde ve ablamda da olan birşey.

11-Takıntılı düşünceler yani zihnimde sürekli konuşan ses ( ışığı kapattım mı acaba..vb ) tamamen kesildi. Sadece, birşeye üzülürsem veya bozulursam o konuyu kafama takabiliyorum.

12-Saçlarımdaki kaşıntı azaldı, %40’a indi diyebilirim. Burunda tıkanıklık ve kaşıntı devam ediyor. Gözlerimdeki sulanma durumu ise tamamen geçti.

13-Huzursuzluk: Gittiğim herhangi bir yerde yarım saatten fazla duramıyorum, husursuzlanıyorum. Sevdiğim bir yer bile olsa oluyor bu.

14- Annemin teyzesiyle bağlantılı bir eklenti çalışmıştık. Fatma Teyze, eskiden sürekli aklıma gelirdi ve ölümünün üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen ağlardım. Seanstan sonra bir daha aklıma gelmedi. Bende 1 yıldır bulunan benzer bir eklenti modeli daha çalışmıştık. Seanstan sonra o da bir daha aklıma gelmedi. Eskiden o konuya çok ağlıyordum. Yani, herşeye üzülüp ağlamam tamamen geçti.

15-Cihan’la ( tecavüz eden çocukluk arkadaşı ) geçen gün tesadüfen bir yerde karşılaştık. Onu görünce çok korktum ve o anda çenem titredi. Neyse ki o beni görmedi.

16-Eskiden arada bir ürperir, silkinirdim. Üşüme gibi bir ürperme olurdu ve bunu iliklerimde hissederdim. Bu durum da tamamen geçti.

17-Başımdaki uğuldama hissi nadiren de olsa devam ediyor. %70 azaldı diyebilirim.

18-Sağ kol ve dirseğimdeki ağrım tamamen geçti.

19-Ölme isteğim devam ediyor. Özellikle gece 11-12 arası ve ben evde veya odada tekken oluyor. Bir anda öyle bir düşünce geliyor, niye yaşıyorum diye. Yaşamaya değer hiçbirşey yok diye düşünüyorum ama aslında yaşamı seviyorum. Bu düşünce bana ait değil sanki.

******

İlk haftalardaki geri-bildirimlerine bakınca bu kadar sürede, birçok konuda büyük değişiklikler yapabilmesine bayağı şaşırdım. Görüntü olarak değişmiş, 30 kilo vermekle kalmamış, ruhsal açıdan da bazı yüklerinden özgürleşmiş olmanın verdiği hafiflikle tüm olanları sürekli gülümseyerek anlatıyordu ve karşımda otururken sanki cildi ışıl ışıl parlıyordu.

 

seans

 

Yeni Konuları:

1-Kendime yetemiyorum. Mutlaka başka birinin özellikle de başka bir erkeğin merhamet ve sevgisine ihtiyaç duyuyorum…babam gibi. Bunun eksikliğini duyuyorum. Küçük bir çocuk gibi sevilmek istiyorum ama tam tersi olarak karşıma çıkan her erkek cinsel amaçlı olarak yaklaşıyor. Hatta bunu ilk günden söylüyorlar.

2-Sebebini bilmediğim bir acı çekiyorum. Kendimle baş başa kalınca başlıyor. Göğüs kafesimin ortası boyunca bir acı hissediyorum. Sanki oram yanıyor gibi oluyor. Bu durum ergenliğimde daha yoğundu..sanki göğüs kafesimin ortası yarılmış gibi hissediyorum.

3-Özgüven Eksikliği: 100 kilodan 70 kiloya inmemle özgüvenim biraz arttı ama yine de hala var.

4-Bir yere sığamama , hiçbir yere ait hissetmeme duygum var.

E8

Konu başlıklarını yazdıktan sonra kendisine doğum şekli, süresi ve 0-3 yaş arasıyla alakalı birkaç soru daha sorarak seansı başlattım.

Seansın başında iken, eklenti belirtileri algıladığı için seansa yine eklenti temizliği şeklinde başladık.

 

v6

1.EKLENTİ:

3,5 Sene önce evlendiği yıl çektiği bir eklenti grubuydu. Evlendiklerinin ilk haftasında eşinin herkesin içinde kendisine bağırıp küfrettiği bir gün öfkeyle çektiği 3 adet gezinen enerjiydi.

Bu 3 eklentinin etkileri: Baş dönmesi ve dikkatsizlik; hayata karşı isteksizlik; depresyon; yoğun acıkma hissi ve daha çok yemek yemek ( özellikle hamurişi )  ; ağlama hissi; algıların bozulması ve herşeye alınmak; herşeyi olduğundan büyütmek ve üstesinden gelemeyeceğini düşünmek; aşağılanma ve sevilmediğini hissetme; ailesinden uzaklaşma isteği; iyi şeyleri haketmiyorum düşüncesi

Bu bölümde eski eşine öfkesine baktık ve boşandıklarını söylediği için bu ilişkiyi tamamlama çalışması yaptık.

v72.EKLENTİ:

Eski eşi tarafından evlilikleri boyunca kendisine gönderilen 8 tane lanet enerjisi algıladı. Eşinin, sayısını hatırlamadığı kadar çok olarak yüzüne karşı ettiği sayısı beddua anlarında öfkeyle 4 adet eklenti çekmişti. Eski eşle ilişki tamamlama çalışması yapıp öfkesine çalıştıktan sonra bu eklentilerin ortaya çıkması anlamlıydı.

Bu 4 Eklentinin Etkileri: Bilinç bulanıklığı; baş ağrısı; devamlı üzüntü; kendine güvensizlik; devamlı olarak fiziksel bir ağrı ve vücutta ağırlık hissi; 2 yıldır yoğun olarak sağ kürek kemiğinde hissettiği ağrılar; ” ben yapamam düşüncesi ”

Bu eklentileri topluca gönderdik.

v83.EKLENTİ:

Evliliği boyunca, eşinden kendisine özellikle ona öfkeliyken yaşadığı cinsellik anlarında geçen 2 adet eklenti algıladı.

Bu 2 Eklentinin Etkileri: Karında şişkinlik, ağrı ve yanma ; hazımsızlık; zaman zaman mide bulantısı ve baş ağrısı; genizde ve kulaklarda kaşıntı hissi; burunda tıkanıklık ve nefes alma zorluğu; faranjitinin artması ve boğazının yanması

Bu eklentileri de gönderdikten sonra seansı sonlandırdık.

 

12

1.GÜN:

” Dünkü seansın üzerinden nerdeyse 15 saat geçti ilk ve ikinci seantan sonra bu üçüncü seansımızdı ve gene eklenti temizliği üzerine çalışıp şikayetlerimin nerden kaynaklandığının temeline indik, dünden beri rahat nefes alabiliyorum karnımdaki ağrı nerdeyse geçti nereye gitsem duyduğum huzursuzluk yerini sükunete bıraktı ve kendimi hiç olmadığım kadar dingin kendimle kavgam bitmiş hissediyorum ve inanıyorum ki bu kalıcı bir durum. Aynada Yüzüme baktığımda içim huzurla doluyor ve bu son zamanlarda ilk defa yaşadığım bir durum, seans sonrasında da söyledim burnumdaki tıkanıklık açıldı, hala burnumdan rahatlıkla nefes alabiliyorum aşırı kaygılarım korkularım sebepsiz huzursuzluklarım bitti ve ilk defa huzurlu bir uyku uyudum, sabah kalktım İstanbul’da kaldığım yakınımın evini toparladım temizliğini yaptım duş aldım ve kendimi sevdiğimi hissettim. Enerjimde artış oldu ve yüklerimden tamamen kurtulduğumu huzura kavuştuğumu hissediyorum, size çok ama çok teşekkür ederim. ”

 

Ş11

NOTLAR:

1-Uzak bir şehirden geldiği için 3. ve 4. seansı bir gün arayla yapmaya karar vermiştik. Bu seanstan bir gün sonra tekrar seans yaptığımız için, diğer geri-bildirimleri bir sonraki bölümün sonunda topluca yazacağım.

2-Bu seansta biten evliliği üzerine çalıştık ve o dönemde topladığı eklentileri gönderdik. Seansın sonunda kendime aldığım özel notlarda ana karnı seansı ile devam etmem gerektiğini yazmışım. Aslında niyetim 3. seansta bu konuya girmekti fakat Zuhal Hn’dan her defasıbda yüksek sayıda eklenti çıktığı için seansın başında gördüğümüz belirtiler üzerine yine eklentiyle başlamak durumunda kaldık.

3-* : Zaten evliliğinde mutsuz olduğunu biliyordum ama o konuya henüz gelememiştik. Yalnız kalmayı pek sevmediği halde bu kadar kararlılıkla evliliğini sonlandırmış olarak bu seansa gelmiş olmasını beklemiyordum. Burada asıl dikkatimi çeken nokta; hatırlarsanız ilk seanstan sonraki geri-bildirimlerinde hala ara ara Selim’i düşündüğünü ve bundan rahatsız olduğunu söylemişti. Bu seansın başında ise, boşandığı andan itibaren Selim’in bir daha hiç aklına gelmediğini bildirmişti.

Burayla ilgili şu anki yorumum: Mevcut ilişkinizde çok mutsuz olduğunuz zaman, geçmişte yarım kalmış ve tamamlanmamış bir ilişkiyi hatırlayıp kendimize o anki mutsuzluğumuzdan bir kaçış alanı yaratmaya çalışabiliriz. O eski ilişkimizde herşey çok güzeldi, çok mutluyduk gibi bir fantaziye girebiliriz. Bu da bir çeşit bağımlılık gibi…içim sıkıldığında çıkıp bir sigara içmekle, mutsuz olduğumda kendime kısa süreli de olsa mutlu olacağım bir fantazi yaratmamın altında aslında bir nevi benzerlik var.

4-Belki birçok kişi bu tanımlamayı yanlış algılamış olabilir. ” Bir ilişkiyi tamamlamak ” demek, o insanla bir daha hiç karşılaşmayacağız veya yollarımız bir daha hiç kesişmeyecek demek değildir. Sadece, o kişiyle sayfayı doğru kapatmak amacıyla yaptığımız bir çalışmadır.

 

( Devam edecek…)

 

Sevgilerimle;

Eylül Erdoğan