Süreç devam ederken, o dönemde regresyonla ilgili ileri teknikleri içeren bir eğitime katıldım. Bu tarz eğitimlerde genelde bir teknik olur ve bizler eğitim sonunda bu tekniği içerecek şekilde kendi üzerimizde çalışırız. Aradan uzun zaman geçtiği için seçtiğim konudan emin değilim ancak orada birbiriyle bağlantılı olarak keşfettiğimiz geçmiş yaşam anılarından birinden çok etkilendiğimi net hatırlıyorum.
Komutan olduğum bir geçmiş yaşamda, savaşla ilgili hatalı bir kararımdan dolayı çok sayıda askerim ölüyor. Kan gölüne dönmüş o meydanı gezerken hepsinin ölümünden kendimi sorumlu tutuyorum ve yoğun suçluluk duygusuyla başedemeyip ölmek istiyorum. Ordan sonra kendimce kurduğum bağlantılar arasında şu var: bir daha kitleleri içeren veya etkileyebileyecek her türlü durumdan/karardan imtina etmeye çalışıyor olabilirim.
NE ALAKA DEDİĞİNİZİ DUYAR GİBİYİM.. ☺
Şöyle ki; ben bu daireyi kiraladığımda orası bir nevi benim karargahım gibi olacaktı. Orayla ilgili çok fazla planım vardı. Salonda videolar çekip bir program hazırlayacaktım. Kışın ise o arka tarafa bakan sessiz odaların birinde kamp kurup ilk kitabımı yazacaktım. Bütün bu sesler nedeniyle bırakın planlarımı gerçekleştirmeyi, uyumak için bile orada kalamaz oldum. Ve bu ses konusu benim en hassas noktam olduğu için, tam daha geniş kitlelere ulaşacak bir işe girişeceğim zaman kendimi bir şekilde sabote ettiğimi düşünüyorum. ( İlerleyen dönemde karşılaştığım başka bir geçmiş yaşam anısı ( yine bir komutan alt kimlik ) son 1 senedir karma astrolojisi ile desteklenen bilgiler sayesinde bunu daha iyi anladım ama uzatmamak adına bu detaylara girmiyorum. )
O eğitimden sonraki dönemde yeni bir daire bakmaya başladım. Anadolu Yakasında nereye baksam hemen yanıbaşında devam etmekte olan veya yeni başlayan bir inşaat vardı. Sonunda bir tane güzel yer bulup kaparo verdim ama bu sefer de emlakçı-ev sahibi kanadında başka sorun çıktı ve kaparom iade edildi. Bunun üzerine motivasyonum tamamen sıfırlandı ve artık daire bakmayı da bırakıp kendimi tamamen akışa teslim ettim.
Tam o sırada yıllardır devam ettiğim aile dizimi eğitimi modüllerinden biri denk geldi. Ve ben orada ilk defa parmak kaldırıp çalışma yapmak istedim. Hocamın yanına oturup konu olarak ses duyarlılığımdan bahsettiğimde üstüne çok fazla konuşmamız gerekmedi çünkü bedenim zaten herşeyi anlatmaya başlamıştı. Bu sebeple bana aile dizimi uygulamayıp bedenimle çalıştı yani aslında travma çalıştık.
Görünüşe göre bu sorunlar taa doğum travmama kadar tetiklemişti. Bir çok arkadaşımızın fiziki desteğini alarak, doğum travmam çalışıldı. Bedenen çok zorlandığımı ve çok fazla öfkenin açığa çıktığını hatırlıyorum. Hatta çalışma sonunda bana ” Hala birazcık var…sonra buna kendin tekrar bakabilirsin ” dediğini not almışım. Değerlendirme bölümünde ise bana ” Kendine huzurlu/sakin bir yer bulabilirsin. Dünyada böyle yerler de var ” dediğinde kaşlarımı kaldırarak ; ” İstanbul’da mı? ” diye cevap vermiştim gülümseyerek. Açıkçası pek inandırıcı gelmemişti yakın çevrede öyle bir yer bulabilmek.
VE SONRA YENİ BİR YERE TAŞINDIM…
Eğitimden döndükten yaklaşık 2 ay sonra yine bir gün Beşiktaş’a kardeşimin yanına geçiyordum ki yolda emlakçım aradı: “Eylül hn size kışın gösterdiğim bahçe katı bir ev vardı, biraz pahalıydı. Oranın sahibi yurtdışından kısa bir süreliğine buraya geldi. Eğer siz tutarsanız, fiyatı da indirecekler ” dedi. İndirdikleri fiyat bile benim o anki oturduğum dairenin fiyatından daha yüksekti. Ben de artık bu konuda o kadar bıkkındım ki tüm arayışımı durdurduğum bir dönemde gelen teklif karşısında içimden şöyle düşündüm: ” Ya bugüne kadar hep birileri bana teklif sundu, kabul edip kaparo ödediğimde bile bu iş olmadı. Bir kere de ben karşı teklif yapayım bakalım ” dedim ve nasıl olsa kabul edilmez sanarak akşam emlakçımı arayıp ” Şu anki oturduğum daire ile aynı fiyata indirsinler, hemen yarın taşınayım ” dedim. Ve teklifimin kabul edildiğini ertesi gün şaşırarak öğrendim.
Eee, söz ağızdan bir kere çıkar… mecburen hemen taşınma işlemlerine başladım. Burası :
-sahilde 5+1, neredeyse 2 daire büyüklüğünde ve girişteki salonla mutfağın olduğu bölümden diğer bölüme geçmek için bile araya çelik kapı konulmuş
– belli ki benden önce oturan kişi feng shui biliyormuş ( bazı aksesuarlar sebebiyle anladım )bir önceki kiracı tarafından bir sürü mutfak eşyası ile dolabın içinde dev bir şişe şampanya bırakılmış
-şömineli kocaman bir salonu olan
-önünde ve arkasında bahçesi olan, balkonundan arka bahçeye inilebilen, otopark sorunu olmayan
-apartman görevlisinin günde 2 kere servise çıkıp marketten ihtiyaçlarımızı aldığı ve çok iyi, babacan bir insan olduğu için her türlü tamirat-tadilat işlerimizde yardımcı olduğu
-ve sadece 2 sokak mesafede olan bir yerdi.
Normalde hem ses olur diye hem de güvenlik gerekçesiyle hiçbir zaman bahçe katında yaşamayı düşünmemiştim ancak burası her tarafı demirli, bahçe duvarlarının üstüne dikenli teller çekilmiş, son derece güvenli bir yerdi. Kedim Kalben’le ( #kalbenkisakuyruk ) işte burada karşılaştık.
Sonuç itibariyle, hocamın sözleri aklıma geldi. İstanbul’da da olsa böyle yerler vardır, bulabilirsin demişti ama ben inanmamıştım. Aramam bile gerekmedi, emlakçım sayesinde ev beni buldu. Bina yaşça benden büyüktü, dolayısıyla iyi bir ses izolasyonu yoktu tabiki ama sabah 6’lara kadar bass sesleriyle titreyen bir binadan sonra herşey mükemmele yakın sayılırdı. Hatta burası eskiden yazlık olarak yapıldığı için kendimi ilk etapta yazlığa taşınmış gibi hissetmiştim. Bahçede en sevdiğim ağaçlar vardı: palmiyeler, limon, yenidünya, çam vb. Bir ara soldaki apartmanın bahçesinden horoz sesleri de duyar gibi olduğumda artık gülmeye başlayıp hocamın kulağını çok çınlattım. 😀
Bir sonraki bölümde:
-ne niye tetiklendi ? neden doğum travması, doğumum esnasında bir şey mi olmuştu ?
-şu anda misofonyam ne durumda, hala ses duyarlılığım var mı?
-peki şimdi nasıl bir yerde yaşıyorum?
gibi soruların cevaplarını bulabileceğiniz şekilde notlar içerecek.
Ayrıca benim kendi kendime bulduğum başka sebepler ile de destekleyeceğim bu tablonun dışında, astroloji bilenler için birazcık farklı bir dil kullanarak ek açıklamalar yapacağım. Bunların hepsine bir bütün olarak baktığınızda neden aynı sorunlara her zaman aynı tekniği kullanmadığımı da anlamış olacaksınız.
( DEVAM EDECEK … )
Eylül Erdoğan












İlk seanstan 16 gün sonra Açelya Hn ile tekrar biraraya geldik. Seansa başlamadan önce aldığım geri-bildirimleri ve farkındalıkları aşağıdaki gibi:
Örneğin: Sigara ve içki vardı, 2012’de bıraktım. Erkek arkadaşıma karşı kişi bağımlılığım vardı. Ondan ayrıldığımda ise bir kız arkadaşıma bağlanmıştım. Herşeyimi ona anlatıyordum, bir kişiye yükleniyordum. Karşı taraf da sonunda kaçıyordu. Yakın 2 kız arkadaşım da aynı şekilde davrandı. En başta beni çok sevdikleri için kompanse ediyorlardı ama 5 sene sonra artık telefonumu açmamaya ya da bana daha az zaman ayırmaya başlıyorlardı. Normal olarak kendi erkek arkadaşlarına vakit ayırmak istiyorlardı. Ben de kinlenip ” Görür o benim erkek arkadaşım olunca ” diyordum.

4.EKLENTİ: 11 Yaşında yatılı okula gittiği dönemde yalnızlık duygusuyla çektiği 30’un üzerinde olduğunu belirttiği gezinen enerjilerdi.

-resim yaptık ( Kayra’nın çizimlerinden bir tanesi ektedir. Sırtlan çizmek istedi. )

NOTLAR:

2- İlişkiden bağımsız olarak yaşadığım değişim dönüşümden biraz bahsedecek olursam; her konuda sinirlenen, en ufak şeye bağırıp çağırıp azar atan halim aydan aya azalmaya başladı. Özellikle Ekim-Kasım ayından sonra, öncesinde her gün birileriyle kavga eden ben çok daha sakin, dingin bir insana dönüşmeye başlamıştım bunu gerçekten hissediyordum. Eskiden iki güne bir, haftada iki gibi bir oranla neredeyse herkesle kavga edebilme potansiyeline sahiptim; artık bu şekilde tartışmaları çok nadir yaşıyorum ve eskisi gibi abartı tepkiler vermiyorum.

Çok güzel bir gelişme oldu, babamın çalışma koşullarından dolayı kaldığı yerlerden ötürü yanına gidemediğimden bahsetmiştim hatırlarsınız. Birkaç haftalığına B…. şehrinde halamların yanında olduğunu öğrendim ve 3-4 günlüğüne babamın yanına gidip onunla vakit geçirme fırsatım oldu, bu bana gerçekten çok iyi geldi. Hatta ben oradayken şans eseri bir gün sonra babaannem, diğer halam ve amcamın da yaşadıkları şehirden hafta sonu için geleceğini öğrendim ve bir anda herkesi görme fırsatım oldu. Mucize gibi gelişti tüm olaylar baştan sona.


Çarşamba günü akşam annemle 3-4 kez gerginlikler yaşadık.
7 yıldır da Tip 1 diyabeti vardı. Bu hastalığa bağlı olarak hipoglisemi anlarında zaten yemeğe saldırdığını ve bunun hastalığıyla ilgili olduğunu ekledi. Son 7 yıldır da hipoglisemi anlarında tıkınırcasına yemeğe saldırdığını belirtti. Gündüz olursa açlık hissetmeden tıkınırcasına yiyordu. Gece kalktığında ise hipoglisemi sebepli olduğundan yoğun açlık hissederek yiyordu.
Anlaşmalı boşanmanın ardından babasının eve maddi destek vermediğini; boşanma sırasında annesinin kendisini istemeyerek babasına verdiğini ve diğer iki küçük kardeşini yanına alarak kendi ailesinin yanına taşındığını ekledi. 15-16 yaşlarında iken babasıyla geçirdiği o 1 yıl boyunca aslında kendi kendine bakmak zorunda kalmıştı çünkü babası işi gereği sabah 4-5 gibi eve geliyordu. Bu sebeple babasını haftada 1 kere görebiliyordu. Hala o dönemlerden kalma yalnızlık ve karanlık korkusu taşıdığını ekledi.
-8 Yaş kilit nokta. O döneme detaylı bakılmalı.

“İlk seanstan bugüne kilo kaybım var, belim inceldi, göbeğim inceldi. Karnımda hep bir şişkinlik olurdu, indi ” .
” Bir de erkeklerle çok çatışırdım trafikte sosyal alanlarda yani mutlaka bi saçmalık yaşardım şimdi olmuyor. Bana daha kibar nazik davranıyorlar beklemediğim kadar yardımcı oluyorlar. Hatta bir gün arabam yolda kaldı hiç olmayacak bir yerde kimse durmaz derken 7 adam uğraştı arabamla geceydi ve çok serindi hava. Erkeklerden yardım almaya başladım*** ama enteresan bir şekilde eski eşim elini ayağını tamamen çekti ev kirasını bile ödemiyor artık. Fitnessa başladım ek olarak. Çok tembeldim o konuda. Daha enerjik, daha çabuk hareket ediyorum. ”
Etkileri: Korku ve gerginlik; ağlamayı engelleme ( Burada şu detayı ekledi: ” Normalde pek ağlayan biri değilimdir ama bugün buraya seansa gelirken arabada ağladım. Şimdi farkettim ki ben o aslında taciz anında ve o gün boyunca ağlayamamıştım “; kötü birşey olacak kaygısı özellikle eşi şehirdışına iş seyahati yaptığı uzun dönemlerde; takıntılı düşünceler ( mesela eleştirildiği zaman kafasına çok takması ve o konunun gün boyunca zihninde sürekli dönüp durması )
4-Daha çok su içmeye başladım. Önceden az içiyordum. Bu kendiliğinden oldu, çaba sarfetmedim. Bunun beni bayağı ferahlattığını hissediyorum.



2.EKLENTİ:
3.EKLENTİ:
Daha ilişkilerinin başlarında çocukluk arkadaşı Cihan’ın tecavüzüne uğramıştı ve Zuhal hn ailesine söylemekle tehdit edildiği için 3-4 sene boyunca bu ilişkiye devam etmek zorunda kalmıştı. İlişkileri boyunca hem dayak yemiş hem de tehdit edilmişti. Erkek arkadaşı bu 3-4 yıl boyunca sürekli olarak evleneceklerini de vadetmişti fakat 4. yıla geldiklerinde ” Ben evlenecek durumda değilim. Nerden baksan 10 yılım var evlenmeme ” demişti. Zuhal Hn ise evlilik konusunu bahane ederek ayrılmayı başarmıştı.
1.EKLENTİ:
2.EKLENTİ:
3.EKLENTİ:




Fiziksel açıdan da daha iyi hissediyorum. Normalde o kadar derse girdiğim bir haftadan sonra elimi kolumu kaldıramazdım. Hatta bunu kurumdan bir arkadaşım da söyledi. Onlar çok çalışınca grip oldular ki onlar 40-45 saat çalışmışlardı. Senin maşallahın var dediler.
Gün içinde enerjim daha yüksek bunu fark ettim. Yaşama sevincim daha da arttı sanki ve insanlara karşı daha affedici davranıyorum. Daha doğrusu kötü niyetli olduğunu düşündüğüm bir cümleyle karşılaştığımda eskisi kadar ciddiye almıyorum sanki.
Eklenti calismamizdan bu yana çok büyük bir değişim olmadı. Ancak şu sıralar çalıştığım yerde herkes grip salgınına yakalanmışken bende hicbir sey yok. Umarim önümüzdeki günlerde de yakalanmam 🙂
a) Ebevenylere öfke ile çekilen eklentiler:


Doğum Sahnesi: “ 9 Aylık süremi doldurmama rağmen doğmuyorum. Boğazımda kordon var, onu sıkmaya çalışıyorum. ” dedi. Bu esnada herkese, sisteme, hatta Tanrı’ya bile öfkeliyim diye ekledi.





