
İkinci seanstan 1 ay sonra Sezen Hn ile 3. seans için bir araya geldik. Seansa başlamadan evvel son seanstan bu yana farkettiği geri-bildirimlerini sorduğumda aldığım yanıtlar:
1-Dışlanmışlık duygusunu seanstan sonra eskisi kadar hissetmemeye başladım.
2-Yetersizlik duygusunda %40 civarı iyileşme var.
3-İkinci seanstan sonra vücudum ödem attı, inceldiğimi hissediyorum. Önceden kıyafetlerin beli zor kapanıyordu ve o bölgede sıkışma hissediyordum. Şu anda rahat bir şekilde elimi belimin içine sokabiliyorum. İştahımda bir değişiklik yok, sadece öğlenleri ekmeği azalttım.
4-Unutkanlığım yüzünden bazı işlerimi zamanında yapmadığımı farkettim. Bu ay bu konu dikkatimi çekti.
5-Gezinen ağrılarım tamamen geçti. Önceden haftada 2-3 kere başım ağrırdı. Seanstan sonraki yaklaşık 40 günde 2-3 kere hafiften oldu ama rahatsız edecek kadar değildi. Yorgunluktan olan hafif bir ağrıydı, ilaç almadım.
6-Eskiden kendimi şanssız biri olarak görürdüm. Bu düşüncem geçti.
7-Kafa karışıklığı geçti. Bir tek unutkanlık devam ediyor.
8-Eskisi gibi gereksiz harcamalar yapmıyorum, ihtiyacım olanları alıyorum.
9-Gaz ve karında şişkinlik: Şişkinlik geçti. Gaz da eskisi kadar yok.
10-Eski erkek arkadaşla ilişki tamamlama yapmıştık. Eskiden aklıma geldiğinde öfke hissediyordum. Şimdi son 2 haftadır yine aklıma geldi ama bu sefer iyi anılarımız aklımdan geçti, buna şaşırdım. Eskiden yoğun kıskançlık ve öfke hissederdim, bu durum değişti.
11-Kurumdaki dinlenme odasında ( öğretmenler odası ) herkes son 1 aydır hastaydı. Bir tek ben hastalanmadım. Buna şaşırdım çünkü eskiden sık hastalanırdım.
12-Arada sırada, sanki bu dünyaya ait değilmişim gibi hissederdim. Son 1 aydır aklıma gelmedi.
13-İnsanlardan ilgi, sevgi beklentim devam ediyor. Onaylanma ihtiyacım var.
14-Suçluluk duygum ( yakın bir kız arkadaşıyla ilgili ) geçti. Aklıma bile gelmedi.
15-Eskisi kadar duygusallık ve sebepsiz ağlama yok. Yapım itibariyle zaten kolay ağlayabilen biriyim.
16-Hala kendimi ifade etme sorunum var ama artık sesim kısılmıyor.

Bu seansta ana karnı ve 0-5 yaş dönemine baktık.
1.EKLENTİ:
Seansın hemen başında Sezen hn ana karnı döneminden taşıdığı bir eklenti algıladı. Bu eklenti, annesine gönderilmiş olan ve ana karnı döneminde Sezen Hn’a da geçen ve 2 adet gezinen enerji getiren bir eklenti modeliydi.
Etkileri: Toplum içinde ön plana çıkmamasına ve ” dikkat çekmemeliyim ” düşüncesine sebep olmuştu. Kendisini zayıf, ezik hissetmesine yol açtıklarını söyledi. Ayrcıca karın bölgesinde şişlik, guruldama ve gaza yol açmışlardı. 3 Yıl önce sağ bileğinde yaşadığı kabarıklık ve kızarıklık sorununun da bu eklentilerle ilgili olduğunu ekledi.
Bu etkilerden bahsederken eklentinin 2 değil aslında 3 gezinen enerji getirdiğini, 3. gezinen enerjinin başına yerleşerek unutkanlığa yol açtığını belirtti.
2.EKLENTİ:
Üstteki eklentileri temziledikten sonra ana karnı dönemine devam etmeyi düşünüyordum ki bu esnada yine annesinden kendisine geçmiş olan farklı bir eklenti modeli algıladı. Bu eklenti de annesine gönderilmiş olan bir eklentiydi ve Sezen Hn’a 11 gezinen enerji gelmesine neden olmuştu.
Bu eklenti aslında bütün aile üzerinde etkili olmuş bir eklenti olmakla birlikte sadece Sezen hn üzerindeki etkilerini inceledik.
Etkileri: Çocukluktan beri kendisini çok yetersiz hissetmesine sebep olmuşlardı. Toplum içinde özellikle yakın çevresinde daha az sevgi-ilgi görmesinde etkili olduklarını ekledi. Aşağılanmışlık duygusuna ve hayatında bu tarzda sorunlar yaşamasını sağlamışlardı. Bu konuda birkaç örnek verdi.

ANA KARNI VE 0-5 YAŞ DÖNEMİ:
Ana karnı döneminde çoğunlukla eklenti algıladığı için o bölümden sonra doğum anına baktık. Sezen Hn sezaryen ile doğmuştu. Doğduktan sonra annesinin yoğun kaybetme korkusunu algılayıp bunu anlamlandıramadığını belirtti.
2,5 Yaş: Babasının işle ilgili önemli bir evrağını ısırıp ıslatmıştı. Bu olay babasının bağırmasına ve Sezen hn’ın korkarak suçluluk hissetmesine sebep olmuştu.
5 Yaş: Evde yaşadığı bir kaza nedeniyle dudağı patlamıştı. Bu travma anına bakıp dönüştürmeye çalıştık. Dudağının tam uyuşturulmadan dikilmesi sırasında da doktorların her iki el bileğini tutmaları sebebiyle hem çaresiz hissetmiş hem de bedenine kendisinin istemediği bir işlem yapıldığı için yoğun öfke duymuştu.
Bu travma anında hastane ortamında 2 adet gezinen enerji daha çektiğini ekledi.
Sezaryen ile doğumun etkisini çalıştğımız ve travma anlarından bedeninde kalan izlere de yoğunlaştığımız, beden terapi içeren bu bölümden sonra seansı noktaladık.

1.GÜN:
” Eylül Hanım merhaba
Seanstan geldiğimde kendimi çok yorgun hissettim. Bir de çok durgundum, dün akşam çok az konuştum. Eve geldigimde yemek yerken bile karın gurultularim devam ediyordu.
Gece ruyamda yine annemi gördüm, sanki ölmüş gibiydi ya da beni bırakmıştı artık. Bildiğim tek şey geri gelmeyecegiydi sanki, garip bir ruyaydi, uyandığımda cok tuhaf hissediyordum.
Gün içinde öğleden sonra uykum gelmeye başladı. Ara ara uyku bastırdı.
Ufak da olsa bagirsaklarimda bir hareketlenme oldu ama çok kısa süre sonra geçti.
……………………………..
Bazen ara ara ilkokul dönemlerimde yaşadığım olumsuz olaylar aniden aklıma geliyor.
Iş ortamında keyfim yerindeydi. Arkadaşlarımla olan diyaloglarda daha rahattim. Bu arkadaşlarım tarafından da fark edildi. Şakayla karışık ” Sen naif, ağzı var dili yok bir kizdin, ne oldu sana böyle?” dediler.
Dikkatimi çekenler şimdilik bunlar oldu, gelişmeler oldukça sizi bilgilendirecegim.
Sevgiler”
10 GÜN SONRA:
” Eylul Hanim merhaba,
Seanstan 1-2 gün sonra sadece bir yorgunlugum vardı. Onun dışında anormal bir fiziksel belirti yasamadim. …………………………….. ……………………
Gelişmeler şimdilik bu kadar Eylul Hanim. Bir gelişme olduğunda yazarım.
Sevgiler.”
20 GÜN SONRA:
” Eylül hanım merhaba,
Tamir fazı döneminde açıkçası fiziksel beklentilerim vardı. Aslında içten içe şunu düşünüyordum: ” Ne kadar çok fiziksel semptom yaşarsam o kadar başarılı geçmiştir” * Zihnim bu konuda bana oyun oynuyor.
Son zamanlarda ruh halimde olumlu yönde daha çok artış var. Arkadaşlarımın arasında daha da canlı davranmaya başladım. Hazır cevaplılığım daha da arttı sanki. 🙂
Kendimi daha kadın gibi hissetmeye başladım. Özellikle ara sıra karşı cinsten böyle etkiler alıyorum.
35 GÜN SONRA:
“ Eylül Hanım merhaba
Geçen süre zarfında çok ilginç bir şey oldu.
Eklenti temizliğinden sonra sürekli aklıma gelmeye başlayan eski erkek arkadaşım ..( Ahmet ).. sizin de söylediğiniz gibi** iki gün önce bana mesaj attı. Aramızda yaşanan olaylar için kendini çok suçladığını söyledi. Şimdilik konuşmaya devam ediyoruz ama zaman ne gösterir bilmiyorum.
Size önceki seanslarda “kendimi kadın gibi hissetmiyorum” şeklinde bir şeyler söylemiştim. Şimdi ise dişil enerjime daha çok odaklandim. Işin tuhaf tarafı annemin de disil enerjisinin düşük olduğunu hissediyorum. Çünkü kurban rolüne çok bürünür ve hep vericidir. Babam ise tam tersi daha duygusal daha naiftir.
Bir de şunu farkettim: Annem yemekteyken boğazına bir şey kaçtı ve öksürmeye başladı. Ben de aynı anda boğazında bir giciklik hissedip oksurme ihtiyacı hissettim ve bu bir kaç kez daha oldu.
Bir de iş yerinde o dışlanmışlık hissini artık yaşamıyorum. Zeynep arkadaşımla son 1 haftadır çok iyiyiz hatta birlikte dışarı çıkıp aktiviteler yaptık. Meğer birçok ortak yanımız varmış.
Tavsiye ettiğiniz kitaplari okumaya başladım. Teşekkür ediyorum.
Bağlar çalışmasına katılmak için sabırsızlanıyorum 🙂
Sevgiler”

NOTLAR:
1-* : Seanslardan sonra ne kadar çok tamir fazı semptomu olursa o kadar başarılı geçmiştir veya o kadar çok şifalanmışımdır düşüncesi yanlıştır. Her danışana ve konuya göre seanslar arasında bile farklık yaşanır. Bu konuda blog sayfasındaki ” SIKÇA SORULAN SORULAR ” bölümünde açıklama yapmıştım ama yine hatırlatayım. Yaşadığınız tamir fazı semptomu bazı ağır travmatik anlar içeren bir seanstan sonra yoğun olabilirken, eklenti seanslarından sonra genelde tersi gerçekleşebilir. Kişi eklenti seanslarından sonra kendini daha hafiflemiş, rahatlamış hisseder ve enerjisinde artış olur. Çalışılan eklenti modeliyle ve kişiyle bağlantılı olarak tüm tamir fazı süreci değişkenlik gösterir. Bu konuda bir hiçbir zaman genelleme yapamayız.
2-** : Yanlış anlama olmaması için burada belirtmek isterim ki, hiçbir seans içinde veya sonrasında danışana ” şu kişi seni arayacak, aramayacak…” ,” bu kişi senin için doğru insan veya bu kişiyi terket ” vb tarzda yönlendirici cümleler kurmayız.
İlişki Tamamlama Çalışması sırasında Sezen Hn, sanki bu çalışmayı yapınca eski erkek arkadaşı ile hayatı boyunca bir daha hiç karşılaşmayacak veya yolları bir daha kesişmeyecek gibi algıladığı için ona şu şekilde bir açıklama yapmıştım: ” Bu tamamlama çalışmasını sadece eskiden beri taşıdığın olumsuz duyguların senin üzerindeki etkisini şifalandırmak için yapıyoruz. Bu kişi bir daha seni aramaz, sormaz anlamına gelmeyeceği gibi, artık geçmişe takılmadan yoluna devam edebilmene/edebilmenize imkan sağlar. ” . Sezen Hn, yukarıda kurduğu ** ile işaretlenen cümleyle bu durumu kastediyor.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

Fiziksel açıdan da daha iyi hissediyorum. Normalde o kadar derse girdiğim bir haftadan sonra elimi kolumu kaldıramazdım. Hatta bunu kurumdan bir arkadaşım da söyledi. Onlar çok çalışınca grip oldular ki onlar 40-45 saat çalışmışlardı. Senin maşallahın var dediler.


Gün içinde enerjim daha yüksek bunu fark ettim. Yaşama sevincim daha da arttı sanki ve insanlara karşı daha affedici davranıyorum. Daha doğrusu kötü niyetli olduğunu düşündüğüm bir cümleyle karşılaştığımda eskisi kadar ciddiye almıyorum sanki.
Eklenti calismamizdan bu yana çok büyük bir değişim olmadı. Ancak şu sıralar çalıştığım yerde herkes grip salgınına yakalanmışken bende hicbir sey yok. Umarim önümüzdeki günlerde de yakalanmam 🙂

a) Ebevenylere öfke ile çekilen eklentiler:


Hayati tehlikesi yüksek olan ciddi bir ameliyattan sonra hayatında radikal kararlar alarak yeni bir hayata başlamıştı. İyi bir işi ve kazancı varken, geçirdiği ameliyattan sonra kendisini maddi anlamda kullandığını farkettiği nişanlısıyla yollarını ayırmasına ayırmıştı fakat hala eski nişanlısından kalan borçları ödüyordu.
Babasından 19 yaşına kadar şiddet görmüştü. Bunlardan bir tanesiyle ilgili verdiği örnekte 15 Yaşındayken babası ona intihar mektubu imzalarak kızını zorla pencereye çıkarıyordu ve oradan kendisini atmasını istiyordu. Babası bunu sadece tehdit amaçlı yapmış olsa da, yaşadığı travma ruhunda derin yaralar açmıştı.


1- * : Bir bebek doğduktan sonra annesiyle nasıl bağ kurduğu önemlidir. Doğum sezaryen değil de normal doğum olsa bile annenin bebeğini kucağına aldığında ne hissettiği, ne düşündüğü, kucağına aldığında bebeğin gözlerine bakıp bakmadığı ve hatta nasıl bir yüz ifadesiyle baktığı bile önemlidir. Bugüne kadar yaptığım bütün ana karnı içeren seanslardaki genel gözlemim, annesiyle sorun yaşayan ve sağlıklı bir bağlanma kuramamış bireylerin yüksek bir oranı anne sütüyle ilgili de sorun yaşıyor. Anneyi reddediyorsa veya annesi tarafından istenmediğini düşünüyorsa, anne sütünü içmeyi reddedebiliyor.






2. ..X.. (eşim) seansın ertesi gününden itibaren ısrarla bizi eve çağırıyor. (Hala annemlerdeyim de:)) ( NOT: Danışan, küçük çocuğu olduğu için ve sağlık problemleri nedeniyle destek aldığı için ebeveynlerinin evinde kalıyordu. )
5. Bende ciddi bir düşük tansiyon durumu vardı. Halsizliğin bir sebebi de oydu. Halsizliğim geçti. Birşeyler yapma hissim geri geldi sanki. Aylar var ki caddede tek başıma bir kahve içmeyeli. Valla bu seanstan sonra 4-5 kere içmişliğim var:))











Kendisiyle ilk seans için bir araya geldiğimizde karşımda biraz yüksek egolu ve belki de sırf metodu merak ettiği için gelen birini beklerken çok cici, çok mütevazi ama mesleki anlamda tükenmişlik sendromunun dibini görmüş bir psikolog gördüm. Şengül hn 40’lı yaşlarının başında, evli, çocuklu ve mesleki anlamda çok başarılı biriydi fakat bu burn-out sendromu ( tükenmişlik sendromu ) sebebiyle artık nefes almakta zorlandığını belirtmişti.
Kendisinin migren, hipotroid, bir çeşit alerji, tıbben sebebi bulunamayan ağrılar ve lenf bezlerinde şişmeyi içeren birçok fiziksel rahatsızlıkları vardı. Ve bazı seslere karşı duyarlılığı vardı.
3.Eklenti: Şengül hn 27-28 yaşında şu anki eşiyle ilk tanıştığı gün o anda eşinin yanında bulunan ve eşinden hoşlanan bir kız arkadaşı varmış. Şengül Hn eşiyle çıkmaya başladığında bu kız arkadaş tarafından çiftin ayrılmaları için bir çeşit büyü yaptırdığını algıladı. Bu büyünün etkisi ise Şengül Hn’ı yavaşlatmış, öfkeli biri yapmış ve hatta o anda gördüğü sahneye göre evlendikten 6 ay sonra eşiyle bir tartışma sırasında ona birşey fırlatmasına sebep olmuştu. Bunun üzerine eşinin o sahnede kendisine ” seni artık tanıyamıyorum. sanki içine birşey kaçtı ” dediğini de hatırladı.







Kendisinden aldığım bilgiler doğrultusunda toplam 3 eklenti çalıştık. Bunlardan ilki 5 yıl önce yoğun suçluluk duygusuyla çektiği bir eklenti türüydü ve bu 5 yıl boyunca vücudunda ağırlık ve baskı yarattığını söylemişti.
” Dun seanstan sonra mide bulantisi, bas agrisi ve basta agirlik, kulaklarda ugultu, bogazda kircillanma, hasta oluyormus gibi hassasiyet, esneme bir sure devam etti. Uyku bastirdi ve 1.5 saat gibi uyudum. Sonrasinda sol ayakta hafif karincalanma ve bogazdaki hassasiyet devam etti. Aksam 7 gibi oksuruk krizi tuttu 1 dk kadar surdu ve bir anda gecti. Aksam agizda karincalanma basladi. Yatinca kisa eklenti temizligi yaptim sol ayak parmak ucundan dize kadar dalgalanma oldu. Sanki sizinle seanstaki gibi guclu dalgalanma ve gezinme hissi oldu. Heyecanlaninca midede olan his vardi. Sabaha kadar o dalgalanmalar devam etti. Arada eklenti temizligi yaptim ve dua ettim. Arada sanki goruntuler oldu ama tam olarak anlayamadim. Sabah 5 gibi uyumusum. Uyandigimdan beri sol parmak ucu ve dizimin arasinda karincalanma ve dil, agiz ici ve arada yuzdeki karincalanma devam ediyor. Sik kullananlari okudugumda orada yazan semptomlar yasamam normal ama ozellikle ayak uzerinden dize kadar olan ve yuzdeki karincalanma normal mi bilemedim. ”
“Eylul hanim gunaydin,

Can bey ile ön görüşmemiz sırasında öğrendiğim bir bilgi beni şaşırttı. Kendisi 2010 yılında uzun süreli ilişkisi bitince kendisi gibi gay olan bir psikologa gitmişti. Psikologun ona söylediği ” Senin bu ağlamaların 19. yy İngiltere’de Viktorya dönemindeki kadınların ağlamalarına benziyor. Yurtdışındaki gay yaşamı daha çok sekse odaklı..Sen de kendine 2-3 tane seks partneri edin ve bu işleri bırak.Flörtleri ve romantik bakış açını bırak ve işine gücüne bak..” kendisine çok aşağılayıcı geldiği için terapileri yarım bırakmıştı.

