BOL EKLENTİLİ BİR VAJİNİSMUS HİKAYESİ ( 2. Bölüm )

Standard

v4

Esra Hn ile ilk seansımızdan 107 gün yani 3,5 ay sonra 2. seans için bir araya gelebildik. Bu uzun arada neler olduğunu sorduğumda bana idrar yollarında ve sol göğsündeki iltihaplanma sorunundan ve idrar yolları için hala antibiyotik kullandığından* bahsetmişti.

İlk seansı daha önce okumadıysanız tıklayınız : BOL EKLENTİLİ BİR VAJİNİSMUS HİKAYESİ ( 1. Bölüm )

 

İKİNCİ SEANS

Konu: ” Cinsellikle ilgili blokaj ”

İlk seansa geldiğinde ön-görüşmemizi biraz daha uzun tuttuğumuz için Esra Hn’ın geçmişiyle ilgili notlarımda bu konuyla bağlantılı detaylar da vardı:

-İlk evliliğinde eşiyle vajinismus sebebiyle birlikte olamadıkları

-Sonradan 2 çocukları olduğu için ilk eşinin boşanmak istemediğini

-18 yıllık evlilikte maximum 10-20 kere birlikte olabildiklerini ama bunlarda da hiçbirşey hissetmediğini

-18 yıllık süre boyunca ilk eşin sürekli başka sevgilileri olduğunu ve artık son yıllarda eve çok az uğramaya başladığını

-Onca yıl boyunca sorunun kendisinde olduğunu sanarak evliliğini devam ettirdiğini ama en sonunda sorunun kendinden kaynaklanmadığını anladığı noktada ilk eşle anlaşarak boşandıklarını belirtmişti.

 

Bu ilk evlilikten sonra yaklaşık 2 yıl flört ettiği bir arkadaşıyla 2 evliliğini yapmıştı. Lakin evlilik için imza attıkları andan itibaren Esra Hn’da yine cinsel isteksizlik başlamıştı.Evlenmeden önce aralarındaki çekim konusunda hiçbir sorunları yoktu ama evlendikten sonra durumun bu hale gelmesi Esra Hn’ın dikkatini çekmişti.

Yaptığımız seans bir geçmiş hayat seansı şeklinde geçti fakat seansa başlamadan hemen evvel Esra Hn’ın daha önceki seansta çıkmayan bir eklentisi daha olduğu için önce ona çalışmak zorunda kaldık. Bu eklenti tanıdık bir enerjiydi ve 2 yıldır sırt bölgesinde taşıyordu. Sırtında , boynunda ağrılara,karaciğerinde problemlere ve mide bulantısına yol açan bir eklenti türüydü. Bu eklentiye çalıştıktan sonra geçmiş hayat izi şeklinde ortaya çıkan diğer semptomlara bakarak hikayesini keşfettik.

Çalıştığımız geçmiş hayatında manastırda yaşayan bir rahibeydi. Manastıra 3-4 günde bir gelip giden zengin bir misyoner olarak tarif ettiği adamla yaşadığı ilişkiden dolayı hamile kalıyordu. Hamileliği sonlandırmak için de sağ yumurtalığa yakın olan bölgeye doğru alttan bıçak saplıyordu. Bu olaydan sonra adam manastıra bir daha hiç gelmiyordu.

Bu geçmiş hayatı hem çocuğunu öldürdüğü için, hem de cinsellik yaşadığı için yoğun suçluluk duygularıyla geçiyordu. Konuyu 2 rahibe dışında kimse bilmiyordu..ve o hayatının her günü birbirinin aynı olacak şekilde erkeklerle hiç görüşmeden, sadece affedilmek içinTanrı’ya dua ederek geçiyordu.

Bu geçmiş hayatın tüm olumsuz etkilerini dönüştürdükten sonra seansı noktaladık.

 

E8

 

GERİ-BİLDİRİMLER:

Seanstan 2 gün sonra gönderdiği emailde:

Eylül hanim iyi aksamlar,
3 gündür göz kapaklarimin üstünde agirlik var gibi. Fiziksel olarak yorgunlugum yok fakat hicbirsey de yapasim yok. Isten geri kalan saatlerde uyukluyorum. Iki aksamdir cok rüya gordum ama sabahleyin hatirlayamadim hicbirini. Bence önemlilerdi.
Bunun disinda önemli bir gelisme oldu dün uzun zamandir ilk kez benim istegimle gunduz vakti esimle birlikte olduk. O  verdiğiniz  ( seans içinde aldığım rehberlikle yapmasını istediğim küçük bir çalışma )  çalışmayı yapiyorum ve mucizevi bir etkisi var. Güzel gecti, isteksizligim hic mi hic yoktu.
Bizim icin cok iyi ve mutluluk verici.

Bugün de olumsuz duygular icindeydim. Normalde üstünde bile durmayacagim esimin ailesi ile ilgili konularda fazla agresiftim. Butun gün bu konulari gecmis gelecek sardim durdum. Düşüncelerimi zaptedemez bir durumdayim.
Tamir fazi doneminde oldugumu bu tarz duygularin olabilecegini kendime telkin edip durdum.Iki günüm böyle gecti Eylül Hanimcim. Önümüzdeki günlerde daha güzel degisimler olacagina inancim var. Teşekkür ediyor iyi geceler diliyorum.
Sevgiler.”

Seanstan 6 gün sonra gönderdiği emailde:

Iyi geceler Eylül Hanim,
Seansin Üzerinden 6 gun gecti. 2. Gunde size geri bildirimde bulunmustum. Daha sonraki bugune kadarki surecte fiziksel olarak kendimi daha iyi hissediyorum. Yorgunlugum gecti. Ruyalarim devam ediyor. Cok ilginc olmasina ragmen pek hatirlayamadim. Dun sabaha karsi sarışın masmavi gözlü bir bebegim oldugunu gordugum ruyayi hatirliyorum sadece.

Cinsellikle olan süreçte regl oldugum icin biraz kesintide.  Bununla ilgili yine geri bildirimlerde bulunacagim.
Bu konuyla ilgili yine bir mucize oldu. Kucuklugumden beri adet sancisi cekiyorum ve bazen hastanelik olacak noktaya gelen agrilarim oluyor. Bu ayki regl sürecinde agri cekmedim. ** Bu  regresyon calismasinda arindigim tüm noktalarin beni ozellikle kadinlik, cinsellik noktasinda bir iyileşme kaydedecek seviyeye getirdigini düşünüyorum. Teşekkür ediyorum tekrardan.
Sevgiler.  “

2 hafta sonra:

Merhaba Eylül hanim,
Bugun seansin uzerinden 14 gun gecti. Reglimden sonra bir akrabamızın rahatsizligi dolayısıyla …Y..( farklı şehir )’e gecmek zorunda kaldim. Eşim dün geldi. Aksam birlikte olduk. Yine herhangi bir sıkıntı yasamadim. Oldukca istekliydim. Akrabamızın evinde oldugumuz icin bile bir tedirginlik yasamadim. Normalde baskasinin evinde eşimle birlikte olmazdim acikcasi.😊
Teşekkür ediyorum.
Sevgiler. “

1 Ay sonra :

Merhaba Eylül Hnm,
Çok yoğun bir dönem yasiyoruz. Akrabamız agir hasta ve ayrıca oğlunun düğünü  var yarin.  Biz hala Y( farklı şehir )’deyiz. Size bildirdigimden baska 2 kez daha birlikte olduk. Hic bir isteksizlik olmadi. Yani herşey gayet yolunda.

O söylediğiniz çalışmayı da aksamlari yapiyorum özellikle birlikte olacagimiz zaman öncesinde yaptigimda çok etkili oluyor. Gündüzleri de aklima geldiginde  yapmaya calistim.
Çok teşekkür ederim.
Iyi geceler.

Esra Hn’ın bu konuda bir sorunu kalmadığını görünce artık geri-bildirimde bulunmasına gerek olmadığını belirtim.

v9

NOTLAR:

1-* : Esra Hn ile ilk seansımız eklenti seansı şeklinde geçtikten sonra benimle asıl çalışmaya niyet ettiği konuyla ilgili 2. kere görüşmek istemesine rağmen o arada sağlık sorunları yaşaması tesadüfen değil demiştim. Bir kez şifalanmaya niyet ettiğiniz zaman eğer bu niyetiniz içtense, bedeninizde uyur vaziyette olan ve belki de ilerde size daha ciddi sorunlar yaşatabilecek olan bazı sağlık sorunlarınızı uyandırabilirsiniz. Bedenimizin de bir hafızası var..ve buradaki örnekte gördüğünüz gibi, Esra Hn’ın bu hayatında evlilik gündeme geldiğinde anneliği temsil eden sol göğsünün iltihaplanması, ve o hayatta bıçak saplamak zorunda kaldığı idrar yolları bölgesinin de iltihaplanması ve bütün bunların tam da seansa gelmeden önce ortaya çıkarak şifalanmaya başlaması şaşırtıcı değil.

2-** : Regl ağrıları, dişilikle ilgili bir konu olduğu için, o bölgede yapılan bir çalışmadan sonra terapi notlarımızda olmamasına ve terapi hedefimiz olmamasına rağmen, Esra Hn hayatı boyunca çektiği regl ağrılarından da kurtulmuş oldu. Bunun örneklerine daha önce defalarca rastladım..Hatta BONUS FAYDA olarak adlandırdığım bu durumla ilgili daha önce bir vaka yazmıştım: BİR BONUS FAYDA HİKAYESİ

3- Cinsellikle ilgili bir sorununuz olduğu zaman ilk etapta bir doktora ve cinsel terapi konusunda uzmanlaşmış bir profesyonele gitmenizi tavsiye ederim. Eğer sorununuz fiziksel veya psikolojik nedenlere bağlı değil ise ve mevcut durumunuz uygulanan terapilerle değişmiyorsa, ancak o aşamada bir regresyon terapistine başvurmayı düşünmelisiniz. Buradaki vakada ve aldığım her vakada, kişinin daha önce doktora gitmiş olmasına özen gösteririm. O yüzden her vakada belirttiğim üzere, burada da genelleme yapmamanızı ve sorununuzun kaynağını illa ki bir geçmiş hayatta aramamanızı rica edeceğim.

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BOL EKLENTİLİ BİR VAJİNİSMUS HİKAYESİ ( 1. Bölüm )

Standard

v4.jpg

 

İsmine Esra diyeceğim danışanım 40’lı yaşlarının başında, ikinci evliliğini yapmış, çocuklu ve çalışan bir kadındı.

Onu bana yönlendiren kişi eski bir danışanım olduğu için Esra Hn’ın son günlerde yaşadığı deneyimlerin eklentilerle alakalı olabileceğini söyleyerek kendisini bana yönlendirmişti. Fakat doldurduğu formda tek sorununun bu olmadığını ve birkaç konusu daha olduğunu gördüm.

 

Çalışmak istediği konular:

1-Cinsellikle ilgili sorunlar ( Bu konuyu ikinci seansta çalıştığımız için detaylara 2.bölümde girilecek )

2-Son birkaç gündür yaşadığı bazı deneyimler

Eklenti konusu her zaman bizim için daha öncelikli olduğu için ilk seansta eklenti seansı formatında ilerledik.

 

İLK SEANS

Konu: ” Son birkaç gündür yaşadığım bazı deneyimler ”

Kendisine son birkaç gündür yaşadığı ve eklenti olabileceğini düşündükleri deneyimlerin ne olduğunu sorduğumda:

Ben Reiki uzmanıyım. Nerdeyse 2 yıldır reikiyi kullanmıyordum. Geçen hafta itibariyle artık aileme ve kendime daha çok vakit ayırmak için aktif olarak çalıştığım yerden ayrıldım. Boşluğa düşünce de tekrar Reiki ile çalışayım dedim. O gün eşim şehirdışındaydı. Reiki yaptım ve yattım. Yanımda oğlum da yatıyordu. O gece bir kabus gördüm. Rüyamda    ………. …………………………..

…………………              ……………………..

…………….( sansür uygulanmıştır )……………………………………………………………..

…………………………………………………… Sabah ezanıyla tekrar uyuduğumda ise karabasan oldu.

Dün akşam da dua edip uyudum.  Bu sefer kabus görmedim ve korku olmaması beni şaşırttı. ”

 

Anlattığı durum eklentiye benziyordu. Dolayısıyla ilk etapta bir eklenti taraması yaparak duruma göre hareket edecektik. Eğer eklenti çıkmazsa da cinsel sorunlarıyla bağlantılı diğer konuya çalışacaktık. Yaptığımız taramada 3 eklenti olduğuna dair bilgi verdi.

 

v6

1.EKLENTİ: Baş bölgesinde gözlerini de kapsayan bir enerjiydi. Bu enerji ona 16 yaşındayken yaşadığı bir sözlü taciz sırasında gelmişti. Hayatı boyunca zihninin dağınık olmasına, görmeyle ilgili sorunlara yol açmıştı. Ayrıca erkeklerle ilgili sorun yaşamasına, onları beğenmemesine, kibir duyarak onları sürekli eleştirmesine yol açmıştı. Erkekler de bu kibir yüzünden hayatı boyunca hep ondan uzaklaşmışlardı.

Yaşadığı taciz anına regresyon yaptık ve o enerjiyi ondan gönderdik.

 

v7

 

 

2.EKLENTİ: Bu enerjinin geçmiş hayattan taşıdığı bir enerji olduğunu söyledi. Bu bahsi geçen geçmiş hayatında 30’lu yaşlarında yalnız ve cimri bir kadındı. Parası yüzünden en yakınları tarafından öldürülüyordu. Çok detaylarına girmeyeceğim bu geçmiş hayatın tüm izlerini dönüştürüp şifalandırdık.

 

v8

 

3.EKLENTİ: Omuriliğin sol tarafında bulunan bir enerjiydi. Bu eklentiyi 1996’da ilk eşi askere gittiği dönemde çekmişti. Eşinin yengesi kendi kızını Esra Hn’ın ilk  eşiyle evlendirmek isterken eski eş Esra Hn ile evlenmeyi tercih ettiği için onlar evlenme aşamasında iken evliliklerine yapılmış bir büyü olduğunu söyledi. ( İlk eşin yengesinin böyle bir istekte bulunmasının geri planında bambaşka sebepler vardı ama bizim konumuz olmadığı için burada özel sebeplerine girmeyeceğim. ) Esra Hn, bu büyünün etkisi olarak o günden bugüne enerjik ve coşkulu olamadığını ve her zaman çabuk yorulduğunu belirtti. Bu eklentiyi de temizledikten sonra seansımızı noktaladık.

 

 

E8

 

GERİ-BİLDİRİMLER:

İlk Gün:Günaydın Eylül hanim,
Öncelikle cok güzel bir gece güzel bir uyku ve dinlenmis bir vücutla uyandigim bir sabah icin size teşekkür ederim. Sevgilerimle. “

10. Gün:Merhaba Eylül Hanim,
Öncelikle yogunluktan dolayi zamaninda geri bildirimde bulunamadim Özür dilerim.
Bu haftam uyuyarak ve rüya görerek gecti diyebilirim. Enerjim cok iyiydi. Uyku istegi yorgunluktan ileri gelmiyordu sanirim. Çok rüya gördüm. Genellikle geçmiş olaylarla şimdiki olaylarin bağlantısı şeklinde her uyuyusumda 2 hatirladigim rüya oldu.
Enerjim her zamankinden daha yüksekti, zihnim daha berrakti. Kendimde bunlari gozlemleyebildim bu hafta.
Teşekkür ederim. Görüşmek üzere.
Sevgiler.”

İlk seanstan 3,5 ay sonra ( haziran sonu 2016 ) 2. seans için bir araya geldiğimizde kendisine bu süreçte neler olduğunu, bilmem gereken herhangi bir gelişme olup olmadığını sorduğumda söyledikleri:

Seanstan sonra sürekli hastalıklar oldu.* Mayıs sonunda sol göğsümde 10 cm çaplı bir kitle bulunup içi boşaltıldı. Kist iltihaptan oluşuyordu..kötü huylu birşey çıkmadı.

İdrar yolu iltihabı ( 1 hafta önce ) oldu. Şu an hala antibiyotik alıyorum.

v9

NOTLAR:

1-İlk seanstan sonra danışanlara eklentilere karşı temizlik ve korunma yöntemini öğretip hayatları boyunca hergün yapmalarını tavsiye ederiz. Esra Hn da ilk seansımızdan sonra bu eklentiyle herhangi bir karşılaşma yaşamadı.

2-Ülkemizde ne kadar çok büyü yapıldığını, bazı enerjilerin insanlara musallat olmalarının bu kadar sık olduğunu görmekten dolayı oldukça şaşırdığım bir ay geçirdim. O yüzden diyebilirim ki akademisyen veya doktor olmanız da, bilimle uğraşmanız da size eklenti gelmeyeceği anlamına gelmiyor. Anne karnından geçen eklentiler de olabiliyor…Üst kuşaklardan taşınan bir eklenti de olabiliyor. Ya da kendi kendinize çektiğiniz bir durum bile olabiliyor.

Bu konuda öyle örneklerle karşılaştım ki:

Ör: Yurtdışından bio-enerji yapması için getirilen bazı kişilerin şifa sırasında kişiye kötü bir enerji musallat edip hastayı kendisine bağımlı kılmasına; yerleştirdiği eklenti kişide ağrı yarattıkça kendisine başvurulacağı için kişileri manipule etmek için bu enerjilerin kullanıldığına rastladım.

Reiki, şamanik yolculuk, astral seyahat , evde cd ile yaptığınızı zannettiğiniz geçmiş yaşam şifası adı altında satılan çalışmalar. ..vb her spiritüel çalışma eğer siz psişik anlamda temizlik ve korunmadan bihaber iseniz ve bu işleri sırf meraktan, tabiri caizse bir cahil cesaretiyle yapıyorsanız hepsi sizin için bol miktarda ” eklenti çekme ” alanları olabilir. Çünkü bu çalışmalar sırasında bedenden ayrışarak veya korunmasız olan auranızı daha da genişleterek bir nevi bu durumlara daha açık hale geliyorsunuz. Bol bol spiritual work yapıp spiritüel ego geliştirmek yerine, soul work yapıp kendi karanlık yanlarınızla çalışmak her zaman daha iyidir.

3- *: Bu konu seansımızla ilgili bir geri-bildirim değil. Uzun zamandır bedende uyur vaziyette olan bu rahatsızlıkların neden ikinci seans öncesinde tetiklendiği konusunun bir tesadüf sonucu olmadığını ikinci bölümü okuyunca daha iyi anlayacaksınız.

 

( DEVAM EDECEK… )

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

SİGARA BIRAKTIRAN EKLENTİ SEANSI

Standard

sigara

 

İsmine Sanem diyeceğim danışanım 20’li yaşlarında bir üniversite öğrencisi…Bana mayıs 2016’nın başlarında ilk defa geldiğinde doldurduğu formda çalışmaya geliş sebebi olarak ” sürekli tekrarlanan korku ve ilişki problemleri, yarım bırakma ”  yazmıştı.

Kendisi ile ön görüşmeye başladığımızda bana 16 yaşından bugüne kadar yaşadığı tüm ilişkilerin garip bir şekilde karşı tarafın nedensizce ve kaçar şekilde giderek bittiğini söyledi. Daha sonra hepsiyle bir gün bir yerde karşılaştığında bu kişiler açıklayamadıkları birşeyler olduğunu, kendisini sevdiklerini ama yanında duramadıklarını söylüyorlardı. Bu durum tam tamına 7 kere üst üste aynı şekilde gerçekleşince artık Sanem Hn bu konuya bir çözüm bulma amacıyla regresyon terapisine karar vermişti.

 

T4Yaşadığı son ilişki ise 3 ay sürmüştü. En son 1 ay önce bir aradalarken erkek arkadaşının bir anda kalbinin çarpmaya başladığını, panik atak gibi birşey geçirip birden ağlamaya başladığını, sonra soğuk soğuk terlediğini ve bu durumu yaşadığı için de ilişki için “bitsin ” dediğini aktardı. Bu durum yaşanmadan 5 dakika öncesine kadar ise aralarında hiçbir sorun olmadığını, artık 7. kez yaşandığı için bu duruma şaşırmadığını bana gülerek anlatıyordu.

 

 

 

Aile öyküsüne baktığımda:

 

-annesi ve babası henüz Sanem hn 10 aylık bebekken boşanmışlardı. Sanem hn 8 yaşındayken annesi, babasıyla tanışması için onu ilk defa babasının işyerine götürmüştü ama eve döndükleri zaman babası annesini arayarak kızını bir daha getirmemesi gerektiğini söylemişti

-babasıyla 20 yıl boyunca hiç görüşmemişti. ( 8 yaşındaki gün hariç ). 20 Yaşındayken yine bir sevgilisinden ayrıldığında artık canına tak etmiş ” Ben herhalde beni bırakacaklar korkusunu karşı tarafa hissettiriyorum ve bir şekilde bu adamları itiyorum.” diyerek bu korkuyu yenebilmek amacıyla babasının ofisine gitmişti. O esnada babasının yanında , annesinden boşanmasının üzerinden tam 20 yıl geçtikten sonra yeni evlendiği eşi de varken kalkıp kendisine sarılmıştı..O gün yüzeysel bir sohbet olsa da hem babası hem de eşi Sanem hn’a çok iyi davranmışlardı.

-babasıyla 20 yaşından sonra görüşmeye başladığında bir gün babası ona ” ben sana küçükken bu durumu açıklayamayacağım için görüşmekten korktum ” demişti. O günden sonra da babasını 5 ay önce kaybedene kadar ayda bir birlikte yemek yeme şeklinde görüştüklerini hatta annesiyle babasını hastanede ziyaret ettikleri gün onlar içeri girdiği zaman babasının vefat ettiğini söylemişti.

 

T1Travmatik biten birkaç ilişki modeline baktıktan sonra seansımıza başladık. İlk defa gelen her danışana yaptığım üzere öncelikle kısa bir eklenti temizliği ile seansa başlayıp sonrasında ilişkiler temalı çalışmayı planlıyordum ki enerji temizliği sırasında Sanem Hn’ın yüzü hafiften sola doğru kaymaya ve burun ile dudak arası bölgesi sola doğru büzülmeye başladı. Bu hareketi üst üste tekrarladığı için ve bu durum geçmediği için bunun eklenti kaynaklı olup olmadığına bakmak istedim…O andan itibaren de seansımız tamamen bir eklenti seansı formatında geçti.

 

Kendisinden aldığım bilgi 2 tane eklentisi olduğu şeklindeydi:

 

BİRİNCİ EKLENTİ:

T316 Yaşında sol bileğini keserek intihar etmiş , sarışın, kıvırcık saçlı madde bağımlısı genç bir kızın enerjisiydi.

Bu enerjiyi 2013 yılında sevgilisinden ayrıldıktan sonra üniversiteyi de 1. sınıftayken bıraktığı bir dönemde kendisine çekmişti. O sıralarda ciddi bir ruhsal çöküntü yaşadığı için kendisine böyle bir bağımlı karakteri çekmişti. Bu esnada anladık ki dudaklarının sola doğru büzülüp birşey üflüyormuş gibi yaptığı hareket aslında bu bağımlı karakterin içtiği sigara, ot gibi maddeleri içerken yaptığı duman üfleme hareketiydi..

Bu eklentiyi kendisinden gönderdiğimizde yaptığı hareket de anında geçti.

 

 

 

İKİNCİ EKLENTİ:

T2Bu eklenti, 5 yıldır görüşmediği Fatoş isimli arkadaşı tarafından kendisine gönderilen bir lanet enerjisiydi. Bu esnada Sanem Hn beni oldukça şaşırtarak arkadaşının kendisine beddua ettiği ana kadar her detayı gördü. Sebep tamamen bir yanlış anlaşılmadan ibaretti ama geçmişte yaptığı başka bir hatadan dolayı ruhu kendisini suçlu hissettiğinden ötürü karmik olarak kendini borçlandırmıştı. Ve sırf bu arkadaşının gönderdiği lanet ( beddua  ) enerjisi sebebiyle  son 2 ilişkisinin de olumsuz etkilenerek sadece bu sebeple bittiklerini gördü.

Kendisinin enerji alanını bu 2 farklı eklenti modelinden temizledikten sonra önlem olarak bir tarama daha yaptım. Başka eklenti algılamadığı için, tüm bu temizliği kısa sürede halledebildiğimiz için extra sürem de olunca anne ve babasıyla olan ilişkisine kısaca bakmak istedim.

Bu bölümde annesinin doğuştan ufak bir bedensel sorunu olduğunu, babasıyla aynı işte çalışırken babasının annesiyle parası ve işi için evlendiğini, aslında annesini hiç sevmediğini algıladı. Babasının annesinden boşandıktan sonra kendi ailesine bakmak için annesinin evine geri döndüğünü, her zaman kendisini annesinden üstün gördüğünü algıladı.

 

 

geribildirim

 

İlk gün emailleştiğimizde: ” Eylül hanım merhaba dün biraz başım ağrıdı aniden erkenden uyumuşum, normalde hep zor uyuduğum için bu benim için değişiklik. Onun dışında iyiyim, şimdilik bu kadar. iyi çalışmalar diliyorum size.”

4. Gün:” Eylül hanım merhaba, şu anlattığım, benim için travma resmen dediğim eski sevgilim yazdı ve çok garip sigara içiyordum normalde, içemiyorum 3 gündür midemi bulandırıyor. Çok teşekkür ederim tekrar size, görüşmek üzere.”

8. Gün: ” Eylül hanım merhaba, dün yazamadım bütün gün çok başım ağrıdı. bunun dışında bir gelişme olmadı, sevgiler.”

Sigara konusunda son durumu ve sigaraya ne zaman başladığını sordum.

9. Gün: “ içtim aslında ama az, ilk 5 gün hiç içemedim. Normalde 2009 yılından beri içiyorum.”

24 Gün sonra 2. seansımız için bir araya geldiğimizde kendisine bu arada olan ve bilmem gereken gelişmeleri sorduğumda: ” Son 1 ay içinde hiç alerjim olmadı. Normalde bu kadar uzun süre alerjisiz geçmezdi. 1 Hafta olmasa bile diğer hafta mutlaka olurdu.

GÜNCELLEME ( 01.08.2016 )

3 Ay sonra aldığım emailde:  Alerjisinin seans tarihinden itibaren hiç tekrarlamadığını bildirdi.

 

NOT: Doldurduğu formda doğuştan beri alerijileri olduğunu ve dönem dönem ilaç kullandığını yazmıştı. Bunun da geçmesi bizim için BONUS FAYDAydı.

 

-” Seanstan sonra sigara içemedim. Hatta tiksinmem mantıksız geldiği için kendimi zorlamadım . İlk hafta tamir fazı sebebiyle içemiyorum sandım ama 1 ay oldu. Normalde 1 paket içiyordum. 1 pakete çıkarma tarihim haziran 2013’e denk geliyor. Sigaraya başlangıcım ise 2007-2008 civarı tek tük içerek oldu.” 

-” Son 3 aydır 22’sinde regl oluyordum. Bu ay 10 gün gecikti. ”

-“Eski sevgilim aradı ( sondan 1 önceki ) yani beni aldatıp şiddet uygulayan kişi. Babam için başın sağolsun dedi. Konuşmak istemediğimi belirtip konuşmayı kısa kestim yoksa o muhabbeti uzatmak istedi.

 

Bu yazı taslağını kendisine gönderdiğimde ilk seansın üzerinden yaklaşık 2,5 ay geçmişti..hala sigara içmiyordu.

 

 

 

 

NOTLAR:

F181-Bugüne kadar çok fazla sayıda eklenti seansı yaptım, çok fazla türde eklentiye şahit oldum ama bu vaka, eklenti kaynaklı sigara içilebildiğini gördüğüm ilk vakadır. Eklentiyi ışığa gönderince, sigara alışkanlığı da kendiliğinden ortadan kalktı ki çalışmaya başlarken terapi hedefimiz bu değildi. O yüzden lütfen genelleme yaparak, her sigara içenin eklenti kaynaklı içtiğini düşünmeyiniz..

2-Danışanım Sanem hn, farkındalığı yüksek ve sorunlarla yüzleşecek kadar cesur bir genç kadın. Bana geldiğinde çözüm konusunda oldukça kararlı ve istekliydi. Sorunlarını sanki başkasına aitmiş gibi gülerek anlatması ön görüşme sırasında dikkatimi çekmişti..Bunun sebebini eklentiyi gönderirken anladık. Bir insan kendisinden bir başkası gibi bahsediyorsa yüksek ihtimalle bir eklentisi vardır.

3-Eklentileri göndermekten ziyade , onları kendinize neden çektiğiniz konusu daha önemlidir. O yüzden bol miktarda eklentiniz varsa, sebepleri üzerinde uzun vadeli çalışma yapmanız gerekir. Kimi zaman ise sadece bir eklenti, tek başına birçok sorununuzun kaynağı olabilir. O yüzden ilk defa seansa gelenlere mutlaka kısa bir eklenti temizliği yapıp bakarım. Eğer bariz olarak dikkatimi çeken bir eklenti varsa, o gün sizin seçtiğiniz konu yerine eklentilerinize çalışırız. Alanınızın temiz olması, yapacağımız diğer çalışmaları daha verimli kılacağı için eklenti konusu oldukça önemlidir. Hatta öyle eklenti türleri vardır ki sizde tıbben sebebi bulunamayan çeşitli ağrı ve sızılara yol açabilir.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

 

 

 

 

 

 

ÇOCUK DANIŞAN VAKASI: UYKU SORUNU

Standard

D5.JPG

İsmine Derya diyeceğim 6 yaşındaki minik danışanımla çalışmaya başlamamız biraz dolaylı yoldan ve plansız oldu. Aylar önce annesi ile çalışmaya başlamıştık..fakat çalışmamızın ana konularından biri annenin kızına karşı olan ani çıkışları ve hemen akabinde geçen öfkesinin üzerine düşen pişmanlık duyguları olmaya başlayınca kızıyla çalışmamız kaçınılmaz oldu.

 

D2Derya, Amerika’da doğup 3-4 yaşına kadar orada yaşadıktan sonra ailesinin İstanbul’a göçüyle adaptasyon sorunu yaşamış bir çocuk. Aile dizimciler bilirler, bir insanın annesi kadar anavatanı olarak gördüğü ülke de önemlidir. Herşey mutlu-mesut ilerlerken bir anda bambaşka bir ülkeye göç etmek bizim yaşlarımızdaki yetişkinleri bile bocalatırken, haliyle bu minik danışan da bu durumdan psikolojik olarak bayağı etkilenmişti. Hala Amerika’yı özlediğini ve orada olmak istediğini zaman zaman söylediğini annesinden bildiğim için annesini geçtiğimiz aylarda ismine BAĞLAR dediğim ve regresyon dışında farklı bir teknik kullandığım çalışmaya davet ederek kızıyla olan bu sorununa bakmaya başlamak istemiştim.

 

D6

Lakin annenin kendi soyağacında Kafkaslar’a kadar uzanan, kadınların genelde pek konuşturulmadığı hatta gelinin kayınbabasının yanında konuşmasının bile yasak olduğu Çerkezler’e dayandığını ve hala bu ezilen ve susturulan kadınların öfkesini taşıdığını gördüm. Dolayısı ile çocuğuyla ilgili olan kısma henüz gelemedik.

 

D4Anne ile çalışmalarımız devam ederken kızı Derya’nın geceleri uyku sorunu olduğundan bahsetmişti. Neredeyse her gece uyanıp korkuyor ve anne-babasının yatağına gelerek onlarla uyumak istediğini söylüyordu. Bunu anneden aylardır duymama rağmen organize olup bir araya gelmemiz ancak geçtiğimiz şubat ayında oldu.

Derya ile çalışmaya başladığımızda ilk etapta biraz sohbet ettim. Bu arada kendisinin evde sürekli değişen yatılı bakıcılardan dolayı sorun yaşadığını da gözlemlemiştim. İlk uzun süreli bakıcıya alıştıktan sonra bu bakıcının ülkesine gitmek zorunda kalması sebebiyle zor vedalaşmış ve o günden sonra gelen her yeni bakıcıya tepkili davranmaya başlamıştı.

 

D11Sohbet sırasında resim de yaptırdığım için yeteri kadar bilgi alabilmiştim. Bu sırada kendisinin elini sürekli meşgul etme ihtiyacı , ya konuştuklarımızı yazması ya da not alması dikkatimi çekti. En sevdiklerim başlıklı bir liste yaparken beni kendisinin bile önüne koyması ise daha da bir dikkatimi çekti.( danışanın gerçek ismini gizlemek için o bölümü bantladım ) .Halbuki bundan bir yıl önce Derya ile farklı bir sosyal ortamda bir araya gelip bayağı sohbet edip oyun bile oynamış olmamıza rağmen beni bu görüşmede ilk bir araya geldiğimizde hatırlayamamıştı. Travmatize olmuş kişilerde unutkanlık olması, geçmişe dair bilgilerin hatırlanmaması bilinen bir durumdur ama bu kadar olmasını beklemiyordum. O yüzden uzun vadeli ve gözlem içeren, anneyle de ayrı çalışmayı gerektiren bir sürecin ilk seansında küçük danışanımı fazla zorlamak istemedim.(küçük çocuklarla olan görüşmelerin süresini max 1 saatle sınırlı tutuyorum.) Derya’nın ” en sevdiklerim ” başlıklı listesi  yanda. Bu listede anne-babadan sonra gördüğünüz kedi, Derya’nın kedi alerjisi ortaya çıkınca  bu sene evden uzaklaştırılmıştı ve onun için ayrı bir mutsuzluk kaynağıydı. Köpeği ise Amerika’dan ilk döndüklerinde almışlardı. Alırken köpeğin sorumluluğu ve bakımı konusunda annesi  bir anlaşma yaparak almışlardı. Fakat annesinin iş yoğunluğu, Derya’nın ise kakadan midesi bulanınca köpeği biraz büyüyünce geri almak üzere iade etmişlerdi.

 

D9Bağ kurduğu herkesin ondan uzaklaşıyor olması onu yeterince travmatize etmiş gibi görünse de bu benim için buzdağının sadece görünen kısmıydı. Daha ileri noktalara bakmadan evvel ilk seansta bir enerji temizliği ile başlayıp uyku sorunun bir eklenti kaynaklı olup olmama ihtimaline bakmak istedim. Çünkü Derya’nın odasının belli bir noktasından korkması ve geceleri o bölgeye bakamaması, babasının kızını uyutmak için gittiği ve yanında uyuyakaldığı bir gece odadaki aynı bölgenin babayı da rahatsız etmesi ve ” orada durmak istemedim, daraldım” demesi şüphelerimi eklenti olma ihtimaline çevirmişti.

 

Eklenti temizliği yaptıktan sonra işlem sırasında gördüğü şeyleri bana çizmesini istediğimde, Derya bana aşağıdaki resmi çizdi. Buradan da göreceğiniz üzere 2 farklı eklenti var . Çocukların kafalarını karıştırmamak için eklentinin türüne, ne zaman geldiğine gibi konulara hiç girmediğimiz ve temizliği bile bir oyun adı altında yaptığımız için bunların ne olduğuna dair kesin bilgi veremiyorum sizlere. Ama annesiyle de çalıştığım için bir tahminim var. Zaman içerisinde anne kanalıyla netleştirirsek belki ilerde sizlerle de paylaşırım.( anne izin verirse )

D10

 

GERİ-BİLDİRİMLER:

Seanstan sonraki gece Derya daha derin uyudu ve gece pek uyanmadı.

Seanstan 6 gün sonra annesinden aldığım email: ” Derya iki gece benimle yukarıda uyumak istedi,burası daha rahat hemen uyuyabiliyorum ve korkmuyorum dedi, sabaha kadar da uyudu, 

D7sonraki gece babası yatırdı onda da çabuk uymuş, cumartesi gecesi zaten yolda uyuyakaldı. Artık gece uyanmaları kalmadı dediğim gece pazar sabahı kabus görerek uyandı, 5 te kendi yatağında, alof diye bir çizgi film karakteri kardan adam var çok sevimli. onun bir gözünün önde bir gözünün de arkada olduğunu görmüş, sonra Derya ve iki arkadaşının daha gözleri öyle olmuş, çok korkmuş, sonra ben yanına indim birlikte uyuduk.
dün akşam da bu akşam da çabuk uyuyakaldı. 
yalnız dikkatimi çeken, çok asabi tepkiler vermeye başladı, çok sinirli. tersliyor, bağırarak tersliyor. beni hem çok sevip sarılıyor hem de bana tahammülü yok gibi. 
bir de seansın ertesi günü, herşeye ağlıyordu. 
fakat bununla birlikte daha mutlu görüyorum sanki onu genel anlamda.
şimdilik gelişmeler bunlar, 
sevgiler
Bunun üzerine annesine tamir fazında ağlama olmasının normal olduğunu, uzun süre telafi eden ve herşeye susan yetişkin seanslarında bile seans sonrasında öfke patlamaları ve ağlamalar olabilirken çocuklarda da hafif dozlu şeyler olabileceğini ve normal olduğunu, çalışmaya devam etmemiz gerektiğini söyledim. Kızına karşı uygulaması için birkaç özel tavsiyede bulundum.
Annesinden önemli her gelişme ve değişikliği, sık idrara çıkmasının gece uyanmalarının sebebi olup olmadığını takip edebilmem için idrara çıkışlarını gözlemlemesini ve düzenli olarak rapor etmesini rica etmiştim fakat yoğun iş hayatı nedeniyle bu günlük geri-bildirimleri alamadım. Ancak arada telefonla aldığım bilgiler oldu:
Seanstan 16 gün sonra: ” Evet, sık idrara çıkması geçti. Mucize gibi. Ama hatırlamıyor hala. Mesela sabah konuştuklarımızı hatırlamıyor.
Aslında her gece tuvalet için uyanmaya başladı. Eskiden korktuğu için uyanırdı şimdi ise kendi başına tuvalete gitmek istemediği için beni çağırıyor. Ayrıca çıplak olduğunda çok utanıyor.

Geri-bildirimleri düzenli almakta sıkıntı çektiğim için bazı detayları ancak soru-cevapla anlayabildiğim bugünlerde anneden hem kendi tarafında ( anne, anneanne, babaanne..vb ), hem de çocuğun baba tarafında taciz, tecavüz vakalarını araştırmasını rica ettim. Annesi ise bu konuların ailede pek konuşulmadığını ama araştıracağını söyledi.

Bunun üzerine kendisini “BAĞLAR ” ismini verdiğim grup çalışmasına davet ettim.

 

D3Seanstan 25 gün sonra: ” Bu arada son bir geri bildirim daha:

Dün jimnastikten dönerken bana dedi ki:
-Anne ben neyi düşünüp üzülüyorum biliyor musun, seninle bir gün kurabiye yapıyorduk ve senin parmağın dolaba sıkışmıştı, canın çok acımıştı ve acıdan kıvranmıştın, işte ben çok üzülüyorum buna hatırlayınca…
Ayrıca önceki günde daha Amerika’da yaşadığımız dönemlerdeki bir anısını  hatırladı, ve çok özlediğini oraları oradaki evimizi ve yaptıklarımızı yineledi. 
Bana karşı çok merhametli olmakla birlikte yine bana ve bakıcıya karşı öfke patlamalarına devam ediyor.
Uykuları ve sık idrara çıkması da düzenli .

 

 

Ş11

NOTLAR:

1-Çocuklar, bugüne kadar çoğumuzun sandığı gibi beyaz bir kağıt olarak doğmuyorlar. Onlar hem anne hem de babalarının genleri aracılığıyla aktarılan travmaların etkisini taşıyarak doğuyorlar. ( tıpkı genetik hastalıklar gibi ). Çocuk, anne karnındayken annesinin yaşadığı bütün travmalardan da etkileniyor. Bugüne kadar yaptığım seanslarda eşine yüzlerce kez rastladım. Hele ki anne bir çocuğu doğurmayı istememişse, kürtaj düşünmüşse, sonradan vazgeçmiş olsa bile çocuk tüm bunların izini ruhunda taşıyabiliyor. En önemlisi ise; sorunlu doğumlarda, erken doğumlardan sonra anneden ayrı kalan, küvözde günlerini, haftalarını  geçiren çocukların bu süreçten etkilenmemiş olmaları şu ana kadar yaptığım seanslara dayanarak konuşursam imkansız gibi birşey. Bunun çok yeni bir örneğini daha geçen ay kendisi uzman bir doktor olan danışanım aracılığıyla yaşadık. Daha ilk seansımızda küvözde geçirdği döneme bakarak başlamıştık. Bir sonraki hafta içerisinde o güne kadar ilaçla bile iyileşmeyen tüm cilt lezyonları iyileşmeye başladı. Keşke ilk halinin fotoğrafını çekseydim diye pişmanlık duysam da zamanla bu vakayı biraz daha gözlemleyerek sizlerle de ” KÜVÖZDE KALMANIN PSİKOLOJİK ETKİLERİ ” teması altında paylaşmayı düşünüyorum.

 

D82- Benim çok önem verdiğim ve bazen danışanlara çizerek anlattığım bir konu :  “TRAVMA”.

Büyük bir travma esnasında, bu acıya katlanamayan-dayanamayan bir parçamız olur ve bu parçamız o anda daha fazla acı çekmemek için bedenden ayrışır. Bu ayrışmaya şamanlar ” RUHUN KAYIP PARÇASI ” derler. Günümüzde psikiyatristler ise buna ” DİSOSİASYON ” gibi bir tabir kullanıyorlar. Bu kelimeyi, kişiliğin bölünmesi-ayrışması, kişinin kendi kendine yabancılaşması gibi düşünebilirsiniz. ( Çok daha detaylı bir kavram ama burada oldukça basit bir şekilde mantığını anlattığım için çok fazla jargona girmeden ve doktorculuk oynamadan anlatmaya çalışıyorum ).

Bu vakada hem annenin hem de çocuğun bazı olayları hatırlamama, çok kısa süre önce gerçekleşmiş şeyleri bile bazen hatırlamama gibi durumları var. Sadece çocukta değil, annede de farklı alanlarda da olsa benzer semptomlar gözlemledim. Bu unutkanlık durumu, yukarıda bahsettiğim ayrışmalarda çok sık rastlanan bir durum. Bu sebeple o travma anında ayrışan parçayı geri getirmeden sorunu çözemeyiz.

Bunu neye dayanarak söylüyorum? Yıllarca psikiyatriste gidip bazı ilaçlar kullanıp hiçbir iyileşme sağlayamayınca son çare olarak bir de şunu deneyelim diye seansa gelen danışanlara dayanarak söylüyorum. Bugüne kadar hiçbir vakada, ilaç kullandığı için ruhunun kayıp parçasını geri döndürmüş birine rastlamadım. Alınan ilaç genelde, kişinin o travma sebebiyle ayrışan parçasının yoksunluğundan kaynaklanan boşluk veya acıyı hissetmesini engellemeye yönelik oluyor. (LÜTFEN, genelleme yapmayınız ve gerçekten ilaç kullanımının zorunlu ve faydalı olduğu ciddi psikiyatrik rahatsızlıkları bu yazımdan muaf tutunuz. Çünkü regresyon terapistleri olarak o tarz durumlarda zaten çalışma yapmıyoruz. ). Kalıcı iyileşme ise ancak o giden parçayı geri getirmekle oluyor.

Dolayısıyla, regresyon terapisinin özelliği hep sorunun oluştuğu ana yani kaynağa gitmek olduğu için genelde hep bir travma anına gidiyoruz. Bu yüzden bu işin oldukça dikkatli, özenli bir şekilde ve eğitimli kişilerce yapılması gerekiyor. Yani 2 günlük kişisel gelişim seminerlerine katılarak yapılabilecek bir iş değil.

 

( Devam edecek….  )

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

ÇOCUK DANIŞAN VAKASI: GECE TERÖRÜ 1. Bölüm

Standard

 

GT4

 

Bildiğiniz üzere İstanbul-Mersin arasında sürekli seyahat ediyorum. O yüzden 1 aylık programım genelde haftalar öncesinden programlanmış oluyor. Bundan yaklaşık 35-40 gün önce, bir gece yarısı tam da şubat ayına dair tüm İstanbul randevu planını tamamlamış bilgisayarımı kapatıp yatmak üzereyken ” ACİL ” başlıklı bir email aldım.

Emailin içinde ismi geçen kişilerden biri daha önce çalıştığım bir danışanımdı. Bu danışanım bana ilk geldiğinde kendisine beni bir psikoloğun önerdiğini ve ” Bu kişiye gözü kapalı gidebilirsin ” dendiğini söylemişti. Bu psikoloğun ismini sorduğumda ise kişiyi tanımıyor olmam beni daha çok etkilemişti. Çünkü ben özellikle iş hayatında beni kişisel olarak tanıyanlardan ziyade, hiç tanımayan kişilerin görüşlerini daha objektif bulduğum için daha çok önemserim. Dolayısıyla hiç tanımadığım bu psikoloğun adını bile bilmediğim için sosyal medya üzerinden kendisine teşekkür etttiğimi hatırlıyorum. İlginç bir konu olunca hem konu, hem de konuyu danışanıma aktaran kişi aklımda kalmıştı.

Bu sefer yazan, psikologun önerisini ileten yakın arkadaşı olan kişiydi:

GT6” Merhaba Eylul Hanım,

…..’a psikolog tavsiyesini ileten kişi ben, ( ismi )… 

Uzun zamandır sizi takip ediyorum . Reiki hocası olmamın yanında uzun yıllardır bilinçaltı çalışmaları konusunda egitimler alıyorum ancak uygulama aşamasına gecmiyorum.

12 yasındaki oglumun surekli yasadıgı dejavular ve ara ara kafasının ıcınde seslerin cokkk yukselmesi sorunlarıyla basetmeye calışıyoruz doktorların soyledıgıne gore onemli bir mesele degil ustun zekalı oldugu tespit edildikten sonra bu sorunların yasanabilecegine benzer orneklerle biz de inandık.
Ancak son 10 gundur her gece kabuslar ve hatta aynı ruyalarla uyanıp uzun sure kendini toparlayamıyor. Herseyın çok hızlandıgını ve buna dayanamadıgını hatırladıgı kadarıyla sonra anlatabiliyor.
Doktor uyku teroru olabilecegini ancak yapılacak birsey olmadıgını soyluyor
Ve ben içsel olarak bu sorunun cozumlenmesinin sizinle mumkun oldugunu hissediyorum 10 gundur uyumayan ve ilk kez caresizlik içinde kalan ben sizden şubat ayında oglum … ….’la çalışmanız konusunda ricada bulunmak ve eger bu mumkun olursa cokkk mutlu bir anne olacagımı belirtmek isterim.
Şimdiden tesekkurler.  
***
Açıkçası, programım doluydu ve yeni birini almam imkansızdı ama İstanbul’da çok yoğun çalıştığım için her 3 günde 1 kendime koyduğum küçük dinlenme molaları vardı. Çocuk seanslarını 1 saatle sınırlı tuttuğum için böylesi acil bir durumda bu çocuğa da dinlenme saatimde seans yapabileceğimi düşünerek anneyle yazışmaya başladım.
İlk soruma aldığım cevap:
Hicbir teshis yok.
Sadece ustun zekalilarin egitim aldigi …… adli merkezdeki pedagog sag ve sol beyin arasinda cok fark oldugunu bunun da bir dengesizlik yaratabilecegini soyledi.
Hicbir ilac ya da teshis yok …
Yasitlariyla iletisim kurmada sorunu olmasa da onlarla vakit gecirmekten sıkılan ve surekli onlara kızan soylenen elestiren bir yapisi var …
Ozellikle yalan uydurma, adaletsizlik, haksizlik gibi cocuklar ya da buyukler arasindaki her turlu davranisi seziyor ve cok sinirleniyor…
Ancak bir teshis ya da tedavi durumu yok .
Gordugu ruyada da tam anlatamasa da hep ayni olan seyler var
Sesler, cok hizli sayi sayma
Cok hizli gecen zaman
Mary hanim otelden cikis yapti diyen biri var, o yalan soyleyerek otelden para aldi diyor…Hersey cok hizli diyor .”
***
GT3Ben İstanbul’a gelmeden evvel her türlü tıbbi kontrolden geçmiş olduğu için kendisine ilk haftasonu randevu verdim. Annesinin doldurduğu formda oğlunun belki epilepsi olabilir şüphesiyle 24 saat boyunca EEG’sinin çekildiği ve hiçbir sorun bulunamadığını yazıyordu. Ayrıca gündüze yansıyan bir sorun yaşamadığı için psikiyatrist de sorun yok demişti. Doktorların söylediği son şey şuydu: “Belki gece terörü olabilir ama bu konuda tıbben yapabileceğimiz birşey yok. “.
Tüm bu bilgiler ışığında ismine Mert diyeceğim danışanımla bir araya geldiğimizde, karşımda küçük bir çocuk beklerken neredeyse boyu benim boyuma yakın 12 yaşında bir delikanlı ile karşılaştım.:) Haliyle iletişim kurmak benim için çok kolay oldu. Küçük çocuklarda kullandığım oyunlara ve türlü numaralara hiç ihtiyaç kalmadı. Tabiki burada danışanın motivasyonu da fark yarattı çünkü bu küçük danışanım her gece yaşadığı bu kabusu çözmek için benimle iyi bir işbirliği yaptı.
GT7Sohbetimiz sırasında bana bu sorunu 1 aydır yaşadığını, neredeyse hergün uyuduktan 2 saat sonra uyandığını , giderek bu sürelerin biraz öne çekildiğini, sebebini bilmediği bir şekilde konuşmaya başladığını , ilk 10 gün boyunca kafasında sayıların çok hızlı bir şekilde döndüğünü, sonraki günler daha farklı şeyler olmaya başladığını ve gördüğü kabusları sabahları hatırlamadığını ekledi. Daha önce annesinden aldığım bilgi ise, bazı geceler bilmediği bir dilde konuştuğu şeklindeydi. Hatta bir gece oğlu anneye ” Yeni Selma’yı istiyoruz diyorlar ” demişti .
***
Eklentiden şüphe ettiğim için seansa enerji temizliği ile başladım. Tahminimizde haklı çıktık. Yalnız bu esnada farkettiğim başka bir durum daha oldu ve o anda başının bir bölümünde daha farklı bir enerji algıladığım için oraya müdahale etmem gerekti. Ancak orayı da temizledikten sonra imgeler netleşti.
Gelmişken kendisiyle doğum travması da çalıştım. Seans sonunda gönderdiğimiz eklentiye dair bir resim çizmesini istedim. Mükemmelliyetçi olduğu için hemen 2 dk’da çizemeyeceğini, uzun süreceğini söyledi. Ben de onu dinlenme molamda araya aldığım ve çizim için extra vaktim olmadığı için akşam eve gidince çizip annesi aracılığıyla bana gönderebileceğini söyledim. Bu şekilde anlaştık ve ayrıldık. ( Altta çizdiği silüet, eklentinin görüntüsü: Yarısı siyah, yarısı beyaz olan ve arkası dönük bir erkek figürü )
IMG-20160221-WA0002
Annesi onu almaya geldiğinde bu konuya bir ekleme yaptı: ” Oğlum çok mükemmelliyetçi. Aslında o yüzden de getirmeyi düşünüyorum size..).” . Ben bunu duyunca hem şaşırdım hem de gülümsedim çünkü ilk defa bir küçük danışanın mükemmelliyetçiliğinden şikayet edildiğini duyuyordum. Ve ne tesadüf ki bu danışanımla ortak bir özelliğimiz vardı: mükemmelliyetçilik…:)
Seans özel bir vaka olduğu için Mert’in annesinden hergün sabah ilk iş bana email atarak o gece oğlunun uyanıp uyanmadığını, nasıl uyuduğunu yazmasını rica ettim.
***
Geri-bildirimler:
-1. Gün: ” Gece uyandı ama atak yaşamadı. ” Ben izin vermedim ” diyerek geri yattı. Herhangi birşey olmadı.”
-2. Gün: “Hic uyanmadi tum gece
Bu duruma benzer geceleri 1 ayda en fazla 4-5 gece ve araliklarla yasadik
Umarim artik saymayi biraktigimiz huzurlu gecelerimiz baslamistir .
Cok tesekkurler ..Sevgiler…”
-3. Gün: ” Merhaba eylul hanim hic aksatmiyoruz calismayi 🙂
Bir geceyi daha biz uyumasak da oglumuz huzurla tamamladi ..
Tekrar tesekkurler . Sevgiler…”
-4. Gün: “ Huzurlu bir gece daha
Cok sukur …
Tesekkurler ,sevgiler.”
-5. Gün: “Bir gece daha huzurlu ve hic bir sorun olmadan gecti .
Cok tesekkurler .Sevgiler .
-6. Gün: ” Eylul hanim merhaba ;
Yasadigimiz bu zorlu deneyimin ilk anindan itibaren butun kalbimle inandim sizinle cozecegimize ..Bugun 6.gece
Oglumun her sabah bu gece de birsey olmadi derken gulen gozleri icin varliginiza minnetttarim …
Sevgiler...”
7 gün takip ettikten sonra durumun tekrarlamadığını görmemize rağmen yine de emin olmak için bir hafta daha gözlemlemek istedim.
-8. Gün: ” Merhaba eylul hanim
Kusura bakmayin bugun bir turlu yazamadim
Gece herhangi bir benzeri problem yasanmadi
Cok ruya gorup cok uyandigi bir geceydi
Yazmam gerekir mi bilmiyorum ama ruyasinda kardesi oldugunu benimle birlikte Ankaraya gidip dondugumuzde babasinin ona “Mert, kardesin öldü özür dilerim ” dedigini gormus
Uyandiginda gozlerinde yas vardi .
Bunun disinda bir danisaninizin paylastiginiz geri bildirimi dikkatimi cekti .
Mert’in de dirseklerinde tam bu surec oncesi cikan sigilimsi buyuk cikintilar vardi
Hic iyilesek gibi degildi .
Bir haftadir kuculduler ..
Tekrar tesekkurler .
Iyi geceler diliyoruz ..”
-9. Gün: “Merhaba eylul hanim;
Bir geceyi daha sakin ve huzurlu gecirdik
Tesekkurler .Sevgiler
-10. Gün
…..
-…..
Artık annesi bana uyku durumunu bildirmeyi bıraktı. Herhangi bir sorun çıkarsa haberleşeceğiz. Mart ayında hem Mert ile başka bir konuda, hem de annesiyle kendisinin talebi üzerine ayrı bir konuda çalışacağız.
 ***
NOTLAR:
GT11-Çocuklarla olan seansları yetişkin seanslarından daha çok önemsediğimi daha önce de yazmıştım. Düşünsenize, bu çocuğun annesi regresyon terapisinden haberdar olmasaydı oğlu için ne yapacaktı? Kabus dolu geceler muhtemelen aylarca veya yıllarca devam edecekti..ve belki ilerde uyku için ilaç bile vermek zorunda kalacağı günler gelecekti.
O yüzden işimi her geçen gün daha çok seviyorum. İnsanların iyileştiklerini görmek-duymak bir tiyatrocunun alkışla beslenmesi gibi birşey. Yani benim için işimin en tatmin edici yanı, insanlardan aldığım geri-bildirimler. Yoksa sonucunu takip edemiyorsam bana göre seans yapmanın hiçbir manası yok.
GT82-GECE TERÖRÜ olabilir denen konu, bu vakada benim için sadece bir eklenti seansıydı. Yalnız dikkat ettiyseniz bu soruna el atmadan evvel konunun öncelikle tıp doktorları tarafından kontrol edilmiş ve her türlü tetkik yapılmış olduğundan ve tıbbi bir çaresi olmadığından emin oldum. O yüzden her benzer sorun olduğunda lütfen genelleme yapmayınız ve ilk etapta bir tıp doktoruna başvurunuz.
” Eklenti ” konusu çok daha geniş çaplı bir konu olduğundan burada çok detaya girmeyeceğim ama sadece şu kısa tanımlamayı kullanabiliriz: Bizim enerji alanımızda bulunan ama bize ait olmayan enerjilere EKLENTİ diyoruz. ( bakınız: Sıkça Sorulan Sorular bölümü )
Bu vakada çocuk danışan tarafından çizilen bir eklenti silüeti mevcut idi. Aldığımız bilgiler doğrultusunda bu eklenti, Fransa’da intihar ederek ölmüş birinin enerjisinden başka birşey değildi. Neden bu çocuğu seçmiş derseniz, seansta kendime not ettiğim bilgi şu: Mert 1 ay önce çok üzüldüğü travmatik bir olay yaşamış. O sırada eş-zamanlı olarak okulda da haksızlık olarak gördüğü başka bir duruma şahit olmuş. Bu iki travma üst üste geldiğinde ve Mert’te tetiklenen duygu Fransa’da ölen kişinin duygusuyla aynı frekanslarda olduğunda Mert bu enerjiyi doğrudan kendisine çekmişti. Seans sırasında bu enerjiyi ait olduğu yere gönderdikten sonra Mert’in annesini de bu tür durumlardan korunma yollarıyla ilgili kısaca bilgilendirdim.
Mert’in yaşadığı travmatik vaka üzerine kendisiyle biraz sohbet edip etkilenme durumuna baktım. Eğer ihtiyaç duyarsak ilerde çalışacağız ama şimdilik kendisi konuyu zaten halletmiş gibi görünüyor.
3-Burada bahsettiğim eklenti konusunu anlamakta zorlanıyorsanız şöyle düşünün: nasıl ki bağışıklık sisteminiz düştüğünde vücudunuz daha kolay hastalanıyorsa, ciddi bir travma yaşadığınızda hissettiğiniz yoğun duygularla ( öfke, çeşitli korkular…vb ) , kendinize birtakım olumsuz enerjileri çekebiliyorsunuz.
Eminim ilk defa duyanlara saçma gelecektir ama durum tamamı ile bundan ibaret. Ben sonuçla ilgilendiğim için gerisi sadece teferruat. Ama emin olabilirsiniz ki böyle bir şeyi 15-20 sene önce duysam ben de inanmakta zorluk çeker hatta sizin delirdiğinizi düşünürdüm..:)) O yüzden yaptığım işe baktığımda zaman zaman kendi kendime şöyle espriler yaparım: BİR ANALİTİĞİN HAZİN SONU ( ya da ANALİTİK PLAZA İNSANININ HAZİN SONU ) ismiyle belki bir gün kısa hayat hikayemi yazarım size. Hiç gerçekçi değil diye küçükken bilim-kurgu bile izlemeyen ve gözüyle görüp algılamadığı hiçbir şeye inanmayan birinden bu aşamaya nasıl geldiğimi belki birgün size de anlatırım.
O gün gelene kadar kendinize iyi bakın..:))
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

DİSLEKTİK ÖZELLİKLERİ OLAN BİR ÇOCUK DANIŞAN VAKASI

Standard

D1

10 Yaşındaki küçük danışanım İpek’le ayaküstü olarak ilk tanıştığımızda onu diğerlerinden ayıran derin bakışları dikkatimi çekmişti. İnsanın içine nüfus eder gibi bakan o delici bakışlar sırasında sanki benim içimi okuyormuş gibi hissetmiştim.

Tanışmamızdan 1 hafta sonra annesi ile ilk seansa geldiklerinde yaşı yeterince büyük olduğu için onu seansa yalnız olarak aldım. Annesi ise o esnada seansı yaptığımız binaya yakın bir kafede oturarak bizi bekledi.

 

D9Seanstan önce annesinden aldığım bilgilendirme mesajında şöyle yazıyordu:

Merhabalar,

Normal zamanından 10 gün geç dünyaya geldi. Normal doğum istedik fakat sancım gelmediği için suni sancı verilip 11 saat sancı çektikten sonra rahim açılmadığı ve çocuğun nabız atışları düşüp bende sancıya çok dayanamayınca sezaryanla doğum yapmak durumunda kaldım. 1 gün yoğun  bakımda kaldık ilk büyük tuvaletini yapamadı bağırsaklarından şüphe ettiler sonrasında bir sorun çıkmadı yaptı. Fakat tuvalet sorunumuz 3 ay sürdü ve sürekli dışarıdan yardımla yapmak durumunda kaldı. Bebeklik döneminde çok hastalanan bir çocuktu neredeyse her hafta acile kaldırmak durumunda kaldık şu anda sağlık açısından bir sorunumuz kalmadı ama kendisi sağlığında birazcık bir sıkıntı hissetse hemen doktara gidelim diyerek zorlar. Gece yalnız yatmakla ilgili korkuları var. Çok fazla inatçı ve yapmak istediği şeylerde çok takıntılı. Dislektik bir durumu var farkındalığı yüksek bir çocuk daha önce başka bir okulda okuyordu bu yüzden aşırı öz güven kaybı ve benlik algısı kötüydü tiklerimiz vardı geçen seneden bu yana üstün zekalılar okulunda şu anda akademik anlamda iyi durumda benlik algı olarak da iyi durumda. “

 

Annesinin seans öncesinde doldurduğu formda ise alttaki bölüm dikkatimi çekmişti.

Varsa şu sıralardaki fiziksel veya psikolojik problemleriniz: Karın ağrısı ve mide bulantısı

Bu çalışmaya geliş sebebiniz                                                : Kaygı, Motivasyon Eksikliği, Benlik Algısı

 

D10İpek’le yaptığımız çalışma sırasında önce biraz ön-görüşme amaçlı sohbet ettik, sonra resimli bir oyun oynadık Ardından enerji temizliği ile devam ettik.

Enerji temizliği sırasında eklenti olarak algılanabilecek bir renk ve şekilden bahsetti. Eklentiyi gönderdikten sonra söylediği birşey ise beni biraz şaşırttı. Bir ara sarı renkli üçgen* gördüğünü ve herşey temizlendikten sonra üçgenin de yok olduğunu söyledi.

 

İGözlerini açar açmaz ise , sadece bir an için beni açık mavi** olarak gördüğünü belirtti. Tüm bunları kendim için bir kenara not aldım ve ilerde tekrar bir araya gelirsek anne kanalıyla da izlemeye karar verdim.

İpek’le aile, okul, arkadaşlarıyla sorunlarını içeren özel sohbetimizden sonra doğum travmasına çalıştık.

 

 

D8Seanstan 1 hafta sonra annesiyle emailleştiğimizde:

Merhabalar Eylül hanım,

Bizde oldukça olumlu oldu İpek’i daha huzurlu ve sakin görüyorum. Uykusu eskiye göre daha verimli. Stresli tavırları oluyordu, onlar biraz azaldı gibi görüyorum.
Bundan sonraki süreç böyle giderse oldukça iyi:)) Sevgiler  “
Aynı dönemde, İpek’in annesi ile telefonda görüştüğümüzde çok daha farklı konulardaki gelişmelerden bahsetmişti. O yüzden kendisinden 2 satır da olsa bunları yazmasını rica ettiğimde şöyle yazmıştı:
D6” İpek sürekli benimle inatlaşma yaşıyordu. Dışarı birlikte dolaşmaya gittiğimiz zaman bir şeye takıp mızmızlanarak eve dönüyorduk fakat size geldiğimizden itibaren bu tür davranışlarında azalma oldu. 2 Gündür anne kız keyifli dışarıya çıkıyoruz. Bana anne seninle gezmeyi çok seviyorum diye söyledi:))
Sevgiler     “
D4Aldığım bu haberlere sevindim ama uzun vadede merak ettiğim bir-iki konu daha var. Karın ağrısı konusunda İpek ile aramızda bir uzlaşıya varmıştık. ( anlaşma içeriğimiz SIR olduğu için içeriğini yazmayacağım) O konuyu da uzun vadede takip ederek dosyama not alacağım.
Bu arada, İpek’in annesi son derece bilinçli ve yeniliklere açık biri olduğu için 2. seansı kendisiyle yapma önerimi kabul etti. Bu vesileyle bazı konulara anne üzerinden bakarak hem İpek’e hem de ailesine katkı sağlayabileceğimize inanıyorum.
                                                   *********************************
NOTLAR:
1-*: Regresyon Terapisi uygularken başka teknikleri karıştırmadan uygularım. Ama dikkatimi çeken farklı bir durum olursa, başka bir zaman değerlendirmek üzere kendime özel notlar alırım.  Eklenti temizliği bölümünde İpek’in sarı renkli üçgen görmesi bende başka bir konuya çağrışım yaptığı için yanına ” soru işareti ” koyarak kendime özel not almıştım.
D10ALTIN ÜÇGEN ( GOLDEN TRIANGLE ) ENERJİSİ: Ucu Mısır’daki İsis’e kadar dayanan ve enerji temizliğinde kullanılan özel bir enerjidir. Reiki benzeri şifa teknikleriyle ilgilenen veya uğraşan kişiler mutlaka altın üçgeni duymuşlardır. Bir regresyon terapi seansı içinde böyle bir teknik kullanmadığımız halde eklenti temizliği sırasında  İpek’in gözlerini kapattığında buna benzer birşey görmesi benim dikkatimi çekti. Ancak zamanla İpek’in görüntülerle-renklerle ilişkisini gözlemleme şansım olursa benim için anlam kazanabilecek bu ayrıntıyı bugüne kadar bir geri-bildirim olarak annesiyle paylaşmamıştım. Yalnız bugün vaka yazısının son taslağını annesi ile paylaşırken sorduğum sorular üzerine öğrendim ki İpek’e bugüne kadar hiçbir zaman tam olarak disleksi tanısı konulamamış. Sadece şöyle söylenmiş: ” Çocuğunuz tam disleksi değil ama kendisi üstün potansiyelli bir çocuk olduğundan bu durum onda farklı bir şekilde kendini gösteriyor “.
D5
Geçmişte birçok testten geçmiş bir çocuk olduğu için bu bilginin çok sağlam kaynaklar tarafından ailesine verildiğini biliyorum. Diğer taraftan, bu yazıyı yazma aşamasında disleksinin erken dönem ve ilköğretim dönem özellikleriyle ilgili annesine sorduğum diğer sorulara aldığım cevaplar da hayli ilginçti. Kızında bugüne kadar görsel konularla ilgili hiçbir sorun farkedilmediği gibi yaşıtlarının üzerinde resimler yapıyor ve görsel olarak kendini ifade etmede çok başarılı. Ek bilgi olarak geçmişte yapılan testlerde diskalkuli ve disgrafiye de rastlanılmamış.
Tüm bu bilgiler ışığında sadece tek bir örneğe bakarak bu çocuğun duru-görü özelliği vardır demeden evvel annesinden işbirliği talep ettim. Bir süre daha gözlemleyerek durumu daha bilinçli olarak takip edeceğiz.
Bu konu benim açımdan neden önemli ? Çünkü eğer çocukta duru-görü özelliği varsa, bu durumda gece korkularıyla alakalı extra çalışma yapmamız gerekebileceği anlamına geliyor.
İ
2-**Temizliğin hemen ardından gözlerini ilk açtığında beni bir anlığına açık mavi olarak görmesi  ve sarı üçgenle bu konunun üst üste zikredilmesi dikkatimi bu konuya daha da kabarttı. İpek’in bende gördüğü rengin o esnadaki aura rengim olabileceğini düşünerek kendim için bir ” soru işareti ” daha koyarak not aldım.
D113-ÜSTÜN ZEKALI ÇOCUKLAR: Malesef ülkemizde onları anlayabilecek, onlara özel program uygulayabilecek yeterli sayıda okul ve yetişmiş öğretmen yok. O yüzden bu çocuklar bazen yanlış tanı kurbanı olabiliyorlar. En üzücüsü ise çoğunun hiperaktivite sebebiyle ilaçla uyuşturulmaları.
Ebeveynlerin oluşturdukları bazı özel grupları takip ettiğim kadarıyla bu tarz üstün zekalı çocukları olan aileler, sorunlarının cevaplarını bulmada veya ne yapabilecekleri konusunda yetkili mercilere ulaşmada o kadar çaresiz kalmışlar ki “üstün zekalı çocuğun mu var, derdin var ” düşüncesindeler. Bir çocuğun üstün zekalı olması sebebiyle yaşayabileceği sıkıntılara ise burada hiç girmeyeceğim çünkü çok çok uzun sürer. Ama emin olabilirsiniz ki bundan sonra bu konuda çok daha fazla yazı yazacağım.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

 

 

 

 

ÇOCUK DANIŞAN VAKASI: KARDEŞ KISKANÇLIĞI

Standard
T1
İsmine Tolga diyeceğim küçük danışanım 7 yaşında, anne-babasının evliliklerinin 9. yılında tam da çocuk sahibi olmaktan ümidi kesmişken olan ilk çocuğu olmasının dışında anne tarafından da hem ilk torun hem de erkek evladı olmayan dedenin hayallerinin gerçekleşmesi şeklinde dünyaya gelince bayağı el bebek gül bebek büyümüş genç bir adam:)
Seans öncesinde annesinden talep ettiğim bilgilendirme mesajı aşağıdaki gibiydi:
Mutlu bir çocukluk geçirdi. Çok gezdi, çok gördü. Et yemeyi sevmediği için pedagoga gittik. Pedagog çok aklı başında zeki bir çocuk deyip “neden et yemiyorsun” dediğinde “annem güzel yapamıyor “dedi. Eve gidince pedagoga söz verdiği gibi köfte yaptırıp yedi. Bronşiolit geçirdi. Bol hava aldı. Hastalıktan kurtulmadı. Geniz eti ve bademciğini aldırdıktan sonra hasta olmadı. 
 T3Şubat 2013 tarihinde sürpriz kızım dünyaya geldi.  Oğlumun sakinliği kayboldu. Toz alerjisi ve kedi alerjisi teşhisi kondu. Şu anda kedi alerjisi kayboldu ama toz alerjisi devam ettiği için Deloday, singular ve burun spreyi kullanıyor. 
    Oğlumun gittikçe çoğalan bir siniri var. Bağırıyor, kardeşine vuruyor. kardeş kıskançlığı diyerek 2 yıldır sakin olmaya çalışıyorum ama artık olmuyor. Ayrıca başarı odaklı bir çocuk. Eğlenmekten çok, birşey öğrendim mi, başardım mı? diye bakıyor. Ben ise daha mutlu bir birey olmasını istiyorum. Sinirlenince gözü kimseyi görmüyor.
    Kardeşi doğduktan 6 ay sonra fotoğraf makinasını alıp en az 50 defa “annem beni sevmiyor” diyerek doldurup bana hediye etti. İlgi istiyor deyip ilgilendik.
   T4 Arkadaşları, öğretmeni ve arkadaşlarının aileleri onu görev adamı olarak görüyorlar. Görevi ver, düşünme diyorlar. Çocukluğunu yaşamıyor sanki. Bir gün kalktı ” piyano öğrenmek istiyorum” dedi. 2-3 hafta bekledikten sonra yazdırdık. 2. yılında ve hala devam ediyor. 160-200 parçalı yapboz yapar. Legolarla çok farklı araçlar yapar. “Bilgi almıyorsam, birşey öğrenmiyorsam gitmeye gerek yok “lafı Tolga’nın. Şu anda satranç ve zeka oyunlarına ilgi duyuyor. İlerde zaman makinası yapan bir icatçı olmayı düşünüyor. Sınıfta 2 dostu var. 
    Birşeyi unutmuşum. Oğlum biraz takıntılı.  Okuldaki dolabı bile düzenli. Her eşyasının yeri var ve o düzende gidiyor. Yemek yerken her farklı yemekte tabak değiştiriyordu. Şimdi ise kalkıp tabağı çalkalayıp yiyor. Yemekleri karıştırmaz, ayrı ayrı yer. Benim yazacaklarım bitmez. Sadece benim için her şekilde harika oğlumun daha mutlu olmasını istiyorum. Sevgiler..
Ebeveynlere doldurttuğum formda bulunan ÇALIŞMAYA GELİŞ SEBEBİNİZ bölümüne gayet bilinçli olan ve kendisi de bildiğim kadarıyla 2 üniversite mezunu olup 3. üniversiteyi okuyan bir eğitmen olan annenin yazdığı şu cevap çok hoşuma gitti: “Oğlum için geldim. Oğlum mutlu olsun istiyorum. “ .  Neden hoşuma gitti? Çünkü Türkiye’de genelde ebeveynler çocuklarının mutlu olmasından ziyade, daha çok ders çalışmaları, okulda daha başarılı olmaları, çevreyle daha uyumlu olmaları…vb şeylerle ilgilenme eğilimindedirler. İlk defa sadece çocuğunun mutlu olmasını isteyen bir anne gelmişti çünkü yukarıda okuduğunuz üzere çocuk zaten tam bir görev adamı ve herşeyde başarılıydı.)
Formda ayrıca geçmişte kendisine depresyon tanısı konulduğu ama şu anda ilaç kullanmadığı, sadece toz alerjisi için ilaç kullanıldığı yazıyordu.
T5Çocuklarla uyguladığımız teknikler yetişkinlerden tamamen farklı olduğundan Tolga ile seansımız yaklaşık 1 saat sürdü. 1 Saat içinde sohbet ve oyun adı altında en az 3 teknik kullandım.
Resim çizdiğimiz bölümde çok güzel bir roket çizdi ama aynı sayfaya eklenti varlığından şüphe edebileceğim bir şekil de yaptı ki bu beni hiç şaşırtmadı. Ardından kısa bir eklenti temizliği yaptık. Tolga gördüğü renk ve şekillerle de eklentinin varlığını ve sonra da tamamen gittiğini teyit etti.
Resim yaparken aralarda bolca sohbet ettik. Burada kardeş konusuna birkaç cümleden fazla yer vermedim ve o konuda yönlendirme yapmadım.
Bunun dışında en önemsediğim bölüm olan “doğum travması “na baktım. Doğum travmasına çalışırken de son aşamada annesini oyuna dahil ettim.
T6Çalışmayı bu şekilde tamamladıktan sonra akşama doğru başka bir seanstan çıktığımda annesinin Tolga’nın seansından 6 saat sonra göndermiş olduğu sms’i görünce mutlu oldum.
Sms’te şöyle yazıyordu: “ Bugün çok güzel bir gün deyip durdu. Uçak müzesine gittik, eğlendi. Eve geldik biraz önce. Kardeşimi sevmiyorum ama iyi ki var. Yoksa oyun arkadaşım olmazdı cümlesini kurdu. İnanamadığım için yazdım. Müsait olduğunuzda çaldırırsanız sizi ararım. Teşekkürler. “
Anne ile telefonda görüştüğümüzde bana neden bu kadar şaşırdıklarını açıkladı:  ” Bugüne kadar kardeşine 5 dk bile dayanamazdı. Eve geldiğinde onunla 1 saat oynamasına çok şaşırdık. “
Seanstan sonra bir süre bekleyip Tolga’nın aynı şekilde devam edip etmediğini görmek istediğim için en az 10 gün daha beklemek istedim. 10 gün sonra annesinden aldığım geri-bildirim emaili:
T7” Merhaba, Tolga’nın hayatında seanstan sonra birçok şey oldu. Okuldan geldiğinde ufak bir konu bulup enerjimi tüketen oğlum, artık sakin bir şekilde olayları anlatıyor. Kardeşi kapıyı açtığında giiit diye bağıran oğlum, çantasını hemen bırakıp”merhaba deyip onu kucağına alıp döndürüyor. Kardeşini odasının kapısında bile görmeye tahammülü olmayan oğlum, ‘Kardeşim, şimdi bir oyun oynuyorum. Bitince sana gösteririm olur mu?’ diyerek kırmadan gönderiyor. Yakın bir arkadaşımın yaşıt çocukları var. Kızıma vurulduğunda hiç umursamayan ve arkadaşı ve arkadaşının kardeşiyle oyun oynamaya devam eden oğlum, şimdi kardeşine vurulduğunda hemen gelip neren ağrıdı diyerek kardeşini sakinleştirmeye çalışıyor. Hatta hiç dokundurmadığı oyuncaklarını getirip oyun oynamasına izin veriyor. Vuran kişiye kızıyor. Size sadece Mutlu olmasını istiyorum demiştim ya.. Artık daha huzurlu ve mutlu olduğunu düşünüyorum. Olayları daha çok paylaşıyor, sinirlenince aşırı bağırması azaldı. Bazen sadece size sarılmak istedim diyerek sarılıyor. Ben büyüdüm deyip kucağıma çok gelmeyen oğlum, kucağıma atlıyor. Bir de eşim ‘ Pelin yoksa sen mi terapi aldın? Çok sakinsin’ diyor. Aklıma geldikçe farklılıkları sizinle paylaşırım. Herşey için teşekkürler. Bir de düzen durumu vardı. Odasının düzeninden, kurallarından sıkıldığımız oğlum galiba bir hafta boyunca odasını toplamadı. Oyuncaklarını bir güzel dağıttı. Daha sonra düzene girdi. Ama eskisi kadar takıntılı bir düzen durumu yok.
NOTLAR:
1) ÇOCUKLARLA REGRESYON: Çocuklarla regresyon terapisi yapmak için önce regresyon terapisi eğitimi almalı, ondan sonra ileri bir teknik olan çocuklarla regresyon terapisi eğitimini tamamlamalısınız. Çocuklarla regresyonda uygulanan teknikler, yetişkin seanslarında kullandığımız tekniklerle aynı değildir. Çoğu zaman dışardan izlediğinizde sadece sohbet ediyor veya oyun oynuyor gibi görünürüz ama her o esnada her söylediğimiz kelimenin ve her oynadığımız oyunun mutlaka bir amacı vardır.
2) Çocuklarla regresyon terapisi seansları bir yetişkin seansına nazaran çok daha kısa sürer çünkü bir çocuğu o odada 1 saatten fazla tutamazsınız. O yüzden çok hızlı ve yaratıcı olmanız gerekir. En önemlisi ise bir çocukla nasıl iletişim kuracağınızı bilmeniz gerekir. Dünyanın en bilgili ve en iyi terapisti bile olsanız, eğer karşınızdaki çocuk sizin enerjinizden hoşlanmazsa, ağzınızla kuş tutsanız o gün o seansı yapmanız mümkün olmaz. Dolayısıyla kısa ve kolay gibi görünse de yetişkinlerle çalışmaktan çok daha zorlayıcıdır.
T2Mesela; bir yetişkin bir yerden referansla size gelebilir, tek amacı sizle çalışıp sorununu çözmektir…sizinle kimyasının uyuşması olmazsa olmaz bir şart değildir. Ama bir çocuk sözkonusuysa, çocuğun en son umrunda olan şey referans veya sorununu çözme isteğidir. O yüzden çocuklarla seansta kimya uyuşması çok çok daha önemlidir.
3) Çocuklarla regresyon terapisi hata affetmez. Bir yetişkinle seansınızın üzerinden 2 gün geçse ve aklınıza yeni birşey gelse, o kişiyi tekrar çağırıp seansa rütuş yapabilirsiniz. O konuya gerekirse ilerde bir daha, bir daha bakabilirsiniz. Ama bir çocuğu bazen sadece 1 kere görme şansınız olur. Aynı travmatik olayı çocukla tekrar ve tekrar konuşamazsınız. Hele ki bu geçmiş yaşam kaynaklı, bilinçaltının tozlu çekmecelerinde duran travmatik bir konuysa ve eğer o açılan çekmece nasıl düzenleyip kapatacağınızı bilmiyorsanız, bu işe kesinlikle el atmamalısınız. Ayrıca her vaka, regresyona uygundur diye birşey yoktur. Hangi konunun haddiniz olup olmadığını yetişkinlerde 1 kere düşünüyorsanız , çocuklar söz konusu olduğuna en az 5 kere düşünmeniz gerekir.
T94) Çocuklarla regresyon seanslarından önce anne-babanın işbirliği yapıp yapmayacağını mutlaka sorarım. Eğer çocuğu getirip bunu düzelt ( fix it ! ) mantığındalarsa genellikle benim için o seans gerçekleşmez. Bazen ebeveynlerden sadece birinin bile direnç göstermesi, çocuğun iyileşmesi önünde bir engel yaratabilir çünkü her zaman olmasa da çocuklar çoğunlukla ebeveynlerinin bir sorununa aynalık yapmaktadırlar. Eğer ebeveynlerden bir tanesinin o sorunla yüzleşme cesareti yoksa, işimiz çok daha zorlaşır.
Bu arada, çocukla başladığım ama 2. seanstan sonra ebeveynlerle çalışmak istediğim seansların oranı oldukça fazladır. Emin olabilirsiniz ki ebeveynleri kendi sorunlarını çözmüş ve mutlu olan çocukların ilerlemeleri çok daha hızlı olmaktadır.
T10Bunun haricinde, çocukların sadece ebeveynlerin değil de bazen daha üst kuşakların yüklerini taşıdığını da hesaba katarsanız ( ki travmaların DNA’lar aracılığıyla kuşaklar arası aktarıldığı artık bilimsel bir gerçektir ), bu konuya çok boyutlu bir bakış açısının gerektiğini daha iyi anlarsınız.
5) Yukarıdaki vakada, annenin çocuğunu henüz seansa getirmeden önce kendisinden talep ettiğim bilgilendirme mesajını okurken eklentiden şüphe etmiştim. Çocuğun yetişkin tavırlarından, normal bir çocuk gibi davranmaya başlaması ve bazı takıntılarının geçmesi de zaten bu sorunların eklenti kaynaklı olduğunu doğruluyor.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

KİLO SORUNU ( 2. Bölüm )

Standard

xBir önceki yazımda belirttiğim üzere İrem Hn, ilk seanstan sonra ciddi bir öfke patlaması yaşamaya başlamıştı. Bu kadar yoğun öfkenin açığa çıkmasının sebeplerine ilk yazıda değinmiştim. Bu yoğun öfkenin açığa çıkması üzerine, tamir fazının bitimine müteakip kendisiyle 2. bir seans yapmayı düşündük ama işlerinin yoğunluğu sebebiyle vakitlerimizi ayarlayamadık. Bunun üzerine ilk seanstan 2 hafta sonra yeniden bir araya geldiğimizde önce kısa bir ön-görüşme yaptık. Uzun süreli bir çalışmaya niyet ettiğimiz için kendisine bilmem gereken yeni durumlar olup olmadığını ve yeni geri-bildirimlerini sordum. Aldığım cevaplar aşağıdaki gibi oldu:

1-Tamir fazı dediğiniz ilk bir hafta boyunca hüzün, öfke ve ağlama isteği oldu ama en yoğun hissettiğim öfkeydi. Hatta bir gün öfke patlaması yaşadım. Yedi gün bittiğinde öfke azaldı. Daha sakin ve dingin oldum. “( tamir fazı bittiğinde genelde semptomlar biter )

2-Alışveriş isteğim azaldı. Hergün soluğu markette alan, gerekli-gereksiz harcama yapan biriydim. Çikolata ve şekerli şeylere son yıllarda aşırı bir zaafım vardı. Bunda %60 civarında azalma oldu. Stok yapardım. Buzlukta kıyma varken, gider yine stok yapardım. Bütün balkonumuz yiyecek stoğuyla doluydu. Anneme ” onlar bitmeden yeni birşey alınmayacak, sadece yeşillik ve meyve alınacak, dolapta birşey kalmayacak. ” dedim. O da şaşırdı. ”

3-” Yeme isteğim azaldı. Önceden sürekli aklımda yemek olurdu. Şu anda başka şeyler de yapıyorum, yemeğe odaklanmıyorum. Abur cuburu bıraktım. Sadece çorba ile bile doyabiliyorum.

4-” Evdeki fazla eşyaların beni yorduğunu farkettim. Artık kendime ait, az eşyalı, beni yormayacak, sadece istediğim gibi yaşayabileceğim bir evim olsun istiyorum. ” ( Danışan ebeveynleriyle yaşıyordu. İlk defa kendine ait bir ev sahibi olma isteğinden bahsediyor. Başka bir konuyla bağlantılı olarak değerlendirdiğimde bu da oldukça olumlu bir gelişme)

5-” Parayı çok gereksiz yere harcadığımı farkettim. Aldığım şeyler beni mutlu etmiyor. Onun yerine artık değişik yerleri gezmek istiyorum.

6-” Kendime bir yaşam planı yaptım. Ayrıca geçen hafta boyunca alışveriş sitelerinden gelen tüm emailleri sildim.

7-” Uyku ilk 7 gün boyunca daha yoğun oldu ama gittikçe azaldı. ”

 

Bu geri-bildirimleri not ettikten sonra o gün için kafamdaki plan şimdiki hayat regresyonu çalışmaktı. İrem Hn’ın anne-babası ile iletişimi çok iyi değildi ve şimdiki hayatının erken safhalarında kendine güveninin oldukça düşük olduğundan bahsetti. İlkokula dair hiçbir anısı yoktu ki bu benim için o dönemde travmatik birtakım olayların olabileceğinin göstergesiydi. Ortaokulda derslerinde çok zorlanmıştı. Lisede ise hayatını oldukça etkileyen bir platonik aşkı vardı. Hatırlarsanız bir önceki vakada, bu hayattaki lise öğretmeninin o geçmiş hayattaki babası olduğunu görmüştü.* (NOTLAR bölümünde bu konuyla ilgili uzun bir açıklama yapacağım.)

 

kg11İrem Hn’ın çok kısa ve travmatik bir evliliği olmuştu. Ayrıldıktan sonraki süreçte psikolojik sorun da yaşamıştı. Dolayısı ile şimdiki hayatında bakmamız gereken çok konusu vardı. O yüzden öncelikle buradan başlamak istedim. Kendisi ile ana karnı sürecinden başlayarak 6 yaşına kadar ilerleyebildik.  Ana karnında annesine gönderilmiş olan bir eklenti algıladı. Eklenti dolaylı yoldan kendisini de olumsuz etkiliyordu. Başka bir sahnede ise annesi kendisine 9 aylık hamileyken banyoda ayağının kayıp düştüğünü algıladı. Annesinin kendisiyle bağ kurmasını istediğini, korktuğunu söyledi. İlerleyen sahnelerde ise sanki annesi tarafından istenmiyormuş gibi hissettiğini söyledi.

Doğum sahnesine yaklaştığımızda doğmak istemediğini, annesinin kendisine güven vermediğini ve bu hayata ait olmak istemediğini söyledi. Tahmin ettiğiniz üzere, bu düşüncelerde olan bir bebeğin vaktinde ve kolay doğması beklenemezdi. Beklenen tarihten geç bir tarihte ve oldukça uzun süren zorlu bir doğum sonrasında doğduğunu algıladı. Doğduğu anda yabancı enerji diye tanımladığı eklenti yine o odadaydı. Eklenti ona ” hep seninle olacağım, çok mutsuz olacaksın, seni hiç sevmeyecekler ” gibi birşeyler söyledi. Daha doğduğu andaki düşüncesi ” buraya gelmemeliydim ” oldu. Annesi onu çok yorgun bir şekilde emziriyordu. Danışan burada annesinin sanki kendisini emzirmek istemediğini hissedip sinirlendi. Babası ile ilk karşılaştığı anda ise anne-baba arasındaki iletişim eksikliği kendisini rahatsız ediyordu. Ama ortama babası geldiğinde kendini daha güvende hissediyordu. 

 

191-1,5 yaş civarında annesi ve babası arasında gerginlik olan bir ana baktık. Babasının yanlış bir evlilik yaptığını düşündüğünü algıladı. Bu sahnede sevgisini göstermediği için annesine kızıyordu.

2 yaş civarındaki başka bir sahnede babası annesiyle birlikte olmak istiyordu ama anne kabul etmeyince ortamda yine gerginlik yaşanıyordu ve annesi ağlıyordu. Buradaki çocuk hali aslında herşeyi algılayor ve birbirlerini sevmedikleri için hem anneye hem babaya kızıyordu.

3-4 yaşında geçen başka bir sahnede annesi ile arasında yine kopukluk algıladı.

5 yaşında olduğu bir sahnede apartmandaki komşularının oğlu tarafından merdiven boşluğunda taciz edildiği bir sahne vardı. ( Malesef çok sık karşılaştığım bir tablo bu…nerdeyse çalıştığım her kadın danışanın en az 1 tane taciz vakası oluyor. Kimisi çok hafif etkileniyor, kimisi ise tüm hayatını etkileyecek derecede ağır oluyor ) Bu sahnede 5 yaşındaki çocuğun korkuyla karışık kafasında oluşturduğu kayıt ” bana kötülük yapacaktı, izin vermedim. bütün erkekler kötüler.” şeklindeydi.

 

z6 yaşındaki son sahnemizde ise bir aile kavgasına şahit oluyorduk. İçinde dayı, teyze, anne ve anneanne vardı. Olay esnasında anneanne kendi çocuklarından biri tarafından fiziksel şiddete maruz kalıyordu. Danışamın çocuk hali olayları korku ve şaşkınlıkla izliyordu.

Bütün bu sahneleri ana karnından itibaren dönüştürdük. Ana karnındaki eklentiyi çekme sebebi olarak ise aşırı anaçlık ve korumacılık yani annesini koruma isteğini keşfettik. Yalnız burada en önemli nokta, danışanın annesini eklentiden koruyamadığını ve eklentinin hala annesinin üzerinde etkili olduğunu algılaması oldu.

 

t

Tüm aile bireyleriyle bir araya geldikten sonra anneanne ile karşılaştığı sahneden sonra rehberi ona gülümseyerek: “Onları affetmen çok iyi oldu. Artık huzurlu olabilirsin, rahat uyuyabilirsin. Anneannen seni affetti. ” dedi. Bunun üzerine İrem hn anneannesinin ona kırgın öldüğünden bahsetti. Kendisi bir dönemde anneannesinden borç almıştı ama anneannesine ödemeye fırsat olmadan anneannesinin ölüm haberini almıştı. O sırada tayini gereği başka bir şehirde yaşıyordu ve ölümünden önce helalleşme şansı olmamıştı. Bu sahnelerde anneanne ile karşılaşırken yoğun katarsis yaşadı ve şöyle dedi: ” Anneanne, senden aldığım borcu ödeyemediğim için beni affet. Her cuma günü hayır yapıyorum bunun için. Lütfen beni affet. ” O bunları söylerken ve ağlarken, anneannesinin de gözlerinin dolduğunu ve ” Helal olsun” dediğini algıladı. İrem Hn anneannesinee ” Her cuma senin için dua ediyorum, hayrını yapıyorum anneanne” dedikten sonra rehberi ona ” şimdi tamamlandı” dedi.

İrem Hn’la çalışmaya başladığımızdan bu yana para ile ilgili de blokaj yaşadığından bahsetmişti ama kendisinin ölen anneannesine borçlu olduğunu bilmiyordum. Bu bölümde bana lisede çok sevdiği o öğretmenine de borçlu iken öğretmeninin öldüğünü söyleyince bu detayları kenara not aldım. Tek bir seans içinde 40 küsür yılı keşfedip dönüştürmemiz olanaksızdı ama ilerde o bölüme geldiğimizde mutlaka bakılması gereken bir ayrıntıydı. Bu yıllardan geriye kalan tüm negatif izleri şifalandırdıktan sonra seansımızı noktaladık.

 

Geri-bildirimler:

oİrem Hn ile seanstan 1 gün sonra haberleştiğimizde şöyle yazdı:  “ Bu seans bana ilaç gibi geldi. Geçmişle yüzleşmek benim için bir kabus olmaktan çıktı artık. Yeni kararlar alıp uygulamaya koymaya karar verdim. Bazı şeyleri farkettim. Fütursuz cesaretimin kaynağına inmeye başladığımı anlıyorum artık. Huzur…..en yoğun hissettiğim duygu bu oldu dünden beri. Para konusunda çok radikal kararlar aldım. Onunla oyun olmayacağını anlamış bulunuyorum. Bu konudaki yanlış artık hayatımda geri dönülmez sorunlara yol açabilir. Onunla daha ciddi ilişkiler kurup daha dikkatli olmaya karar verdim. Kendi iyiliğim için bu kararları uygulayacağım ancak zorunluluktan çok kendim bunu gerçekten istiyorum. Az eşya ,az yiyecek,az kıyafet bundan sonraki hayat felsefem olacak. Ruhumu yoran herşeyden uzak duracağım. Aralanan kapıdan başını daha neler uzatacak bilmiyorum ama bunu beklemek de keyifli olacak sanırım. Farklı bir gelişme olursa haberleşiriz.  Görüşmek üzere, hoşçakalın. SevgilerEmoji ”

 

rSeanstan 2 gün sonra haberleştiğimizde herhangi bir uyku veya enerji sorunu olmadığını söyledi.

Seanstan 7 gün sonra telefonla konuştuğumuzda sesi çok mutlu geliyordu. Bu seanslardan sonra kendisinde yoğun enerji artışı olduğundan ve artık herşeyi yapacak vakit ve güç bulduğundan bahsetti. Ayrıca seanslara devam etmek istediğini belirtti.

İrem Hn’ın 2. seanstan sonra rahatlaması ve öfke gibi negatif duyguların iyice azalması sebebiyle, yaşadığı para problemini de hesaba katarak kendisi ile ayda bir seans yapalım şeklinde anlaştık.

 

NOTLAR:

1- İrem Hn’ın bu hayatında platonik aşk duyduğu lise öğretmeni, ilk seansımızda kendisinin 1,5 yaşında öldüğü ve Yemen’de geçen bir geçmiş hayatındaki babası olarak karşımıza çıkmıştı. Bu tarz bağlantılara regresyon seanslarında sıklıkla rastlanabiliyor. Özellikle de böyle eksik ve yarım kalan yaşanmışlıklar olduğunda kişi o ruhla başka hayattan kalan eksikliği bu hayatta tamamlamaya çalışabiliyor. Kişinin ruhu bunu biliyor ama insan deneyimi içerisinde kişi bu kişiye karşı hissettiği çekimin ve sevginin sebebini anlayamayıp başka bir şeyle karıştırabiliyor, aşk sanabiliyor. Halbuki evren o kişileri bir aşk yaşasınlar diye değil, eksik kalan birşeyi tamamlasınlar diye bir araya getiriyor. Birçoğumuzun sandığının aksine; ruh eşlerimiz her hayatta aynı kişi olmuyor. Bunu bir ruh ailesi gibi düşünebilirsiniz. Bir hayatta eşiniz olan kişi başka bir hayatta anne-baba veya kardeşiniz olabiliyor. Olaya fiziksel ve insani bakış açısıyla değil de ruhsal olarak bakmaya çalışırsanız daha kolay anlaşılır. Mesela ömür boyu çatışma halinde kaldığınız ve hiç iyi anlaşamadığınız bir kardeş başka yaşamdaki eş olabilir veya oğlunuz olabilir. Bu yüzden içinizde mutlaka yaşayanınız vardır: bazen bir insanı gördüğünüzde işte bu benim evleneceğim insan dersiniz çünkü ruhunuz bilir. Veya sadece 2 haftadır tanışıyorsunuzdur ama sanki bu insanı yıllardır tanıyormuşum gibi dersiniz, beni çok iyi anlıyor, konuşmadan anlaşıyoruz dersiniz. Bunların sebebi muhtemelen ruhlarınızın bu hayatın dışında başka hayatlardan tanışıyor olmasıdır. Bu illa ki o kişiyle aşk yaşayacaksınız ya da evleneceksiniz anlamına gelmez. Yukarıdaki örnekte gördüğünüz gibi sadece eksik kalan bir sevginin tamamlanması için bir araya gelmiş olabilirsiniz.

2- Bu vakada gördüğünüz gibi bebeğin doğum şekli, doğum zamanı, ana karnındayken olanlar, doğduğundaki ortam..vb detaylar bir bebeğin hayatını etkileyen konular olduğu gibi aynı zamanda bebeğin daha doğum anında hayata bakışıyla ilgili  bize fikir veriyor. Bir bebek geç doğmuşsa, zor bir doğum olmuşsa, boğazına kordon dolanmışsa bunlar mutlaka bakılması gereken konulardır. Örneğin; boğazına kordon dolanan bir çocuk ilerde hayatı boyunca kapalı yerde kalma fobisi bile geliştirebilir. Bunu zihnen bilmeniz ise sorunu çözmez, mutlaka bilinçaltına ve bedene yönelik bir çalışma yapılması gerekir.

3- Eklenti konusunun ne kadar önemli olduğunu görmüşsünüzdür. Burada daha ana karnındayken algılanan bir eklenti var. Bu eklentinin ne tarz bir eklenti olduğunu biz seans içerisinde anladık ve temizledik. Temizlediğimiz andan itibaren danışanın annesine bakış açısında bile değişim oldu. Bu eklentinin ne tarz bir eklenti olduğuna ve nasıl anladığımıza ise burada yer vermeyeceğim. Bunlar terapistlerin bilmesi gereken teknik konulardır.

4- Dikkat ettiyseniz kilo diye başladık ama konu nereden nerelere geldi. Hiçbir vaka tek konuyu barındırmıyor. Her vaka kendi içerisinde bir sürü extra bilgi arındırıyor. Mesela burada danışanın hep yakındığı para konularına dair de bir giriş gerçekleştirmiş olduk ki bu yine tesadüfen oldu. Ben danışanın anneannesine borçluyken öldüğünü ve bu yüzden vicdan azabı çektiğini vaka içinde bu bilgiyi alana kadar bilmiyordum. Bu detay bile bir insanın alma-verme dengesinde sorun yaratabilir. O yüzden konulara hiçbir zaman tek yönlü bakmamak lazım. Aile ilişkisine bakayım derken para konusu şifalanabilir ya da bazen para konusunu şifalandırayım dersiniz altından aile çıkabilir. Bu yüzden ciddi bir blokajınız varsa, kendinizi bir seans ile sınırlandırmamakta fayda var. Çok fazla iç içe geçmiş sorununuz olduğunda tek seansla tüm hayatınızda mucizevi bir dönüşüm olmayabilir ama ufak çağlı da olsa birşeyler değişmeye başlar.

Düşünün ki İrem Hn’ı o ilk seanstan sonraki haliyle bıraksaydım veya kendisi ilk seanstan sonra yoğun öfke yaşadığı için benimle çalışmaktan vazgeçseydi nolurdu? Bu tıpkı ameliyat masasında hastayı bırakmak gibidir. İrem Hn, etrafına terör estiren ve çok öfkeli biri olarak kalırdı. Hatta ” Regresyona gittim, beni daha beter yaptı” diye ortalıklarda dolaşabilirdi. Nasıl konuştuğu da önemli değil, ama tüm hayatının geri kalanını daha öfkeli ve mutsuz geçirdiğini düşünün. O yüzden bu işlerin işi bilen, eğitimli, etik değerlere bağlı, ne yaptığını bilen kişilerce yapılması çok önemli. Ayrıca ben bu seansları telefon ile yapsaydım, İrem Hn’ın yüz ifadesini göremezdim, katarsislerini yönetemezdim,  beden terapi yapamazdım. Dolayısı ile bedeninde olan bitenden de haberim olmazdı. O yüzden ciddi bir sorununuz varsa herzaman yüz yüze terapi yöntemlerini tercih etmenizi tavsiye ederim.

5- İrem Hn’ın kurduğu tek bir cümleden ve bana verdiği başka örneklerden kendisinde bir ebeveynleştirme ( parentification ) sorunu olabileceği dair de gerekli notumu aldım ve ilerdeki seanslarda bakılmak üzere dosyama kaldırdım.  Her seans içerisinde birçok ipucu barındırıyor.

6- İrem Hn’ın enerjisinde artış olması, kendisinin enerji alanında bulunan birtakım eklentilerin gitmesinden kaynaklanıyordu. Kişi kendi enerji alanını temiz tutarsa ve bu alanı olumsuz etkileyen durumlardan arınırsa, kişinin enerjisinde artış olması her eklenti seansından sonra da rastladığımız bir durumdur. İrem Hn’ın bu enerjiyle neler yapmaya başlayacağı ise bir sonraki seansımızın konusu olsun.))

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

KÜRTAJ

Standard

Bu haftaki vaka örneğimizde yine bir eklenti ve şimdiki hayat regresyonu var.

headacheIşıl Hn 30’lu yaşlarının başında genç ve çalışan bir kadındı. İş hayatında başarılı biri olmasına rağmen kendini hayatı boyunca hep yetersiz hissettiğinden şikayet ediyordu ve bu yetersizlik duygusunun kaynağına bakıp dönüştürmek amacıyla seansa gelmişti. Başarılı bir iş hayatı vardı ama bulunduğu mevki kendisini tatmin etmiyordu. Çocukluğundan bu yana her zaman insanları alttan aldığını, ” HAYIR”  demek istediği durumlarda bile insanları kırmamak adına hayır diyemediğini söylüyordu. Kendini güzel bulmadığını ve hiçbir şeye layık görmediğini, iş hayatında müdürleri tarafından  takdir edilen bir çalışan olmasına rağmen içinden sürekli ” ben ne yaptım ki ” diye geçirdiğini eklemişti.

Öngörüşmede kısa olarak ailesi ve çocukluğu hakkında konuştuk. Çok şanslı bir çocuk olduğunu söylüyordu ama hayatı boyunca neden böyle yetersiz hissettiğini bir türlü anlamıyordu.
abortionSeansa geçtiğimizde yetersizlik duygularının kaynağına baktık. Bu sırada vücudunda hissettiği semptomlar bana bir kürtaj vakasını çağrıştırdığı için seansın akışını eklentiyi tespit edecek şekilde değiştirdim. Notlarımda annesinin kendisinden önce bir kürtajı olduğu bilgisi vardı ve belirttiği duyarlılıklar onunla bağlantılı gibi görünüyordu ama yine de danışanın durumu kendisinin anlamasını istediğim için duyarlılıkların ne ile alakalı olduğunu anladığı ana kadar bekledim.
yetersizlikEnerji alanında bir adet eklenti olduğunu kendisi de teyit edince eklenti ile ilgili çalışma yaptık. Gerçekten de kendisinden önce annesinin kürtajla aldırdığı kardeşi anne rahmine düştüğü ilk andan itibaren danışanın enerji alanında eklenti olarak kalmıştı. Tüm bu süreçte çocukluğundan itibaren zaman zaman kendisini eksik, yetersiz görmesine, hiçbir şeye layık olmadığını düşünmesine ve zaman zaman da farklı ortamlarda dışlanmış hissetmesine sebep olmuştu.
Ana karnı döneminde kendisine annesi kanalıyla geçen bu eklentiyi temizledikten sonra 7 yaşına kadar yaşadığı birkaç dışlanma hatırasını da dönüştürdük. Ana karnı dönemini dönüştürmeye başladığımız andan itibaren artık kendisini yetersiz ve eksik hissetmiyordu ve olaylara bakış açısı anında değişmişti. Orada anladı ki aslında hissettiği o duygu ve düşünceler kendisine ait değil, kürtajla alınan kardeşine ait duygu-düşüncelerdi.
Bu şekilde anlayış geliştirdikten sonra anne-babası ve kardeşi ile bir araya geldiği bölümde anne-babasından özür dileme isteği duydu. Eklenti sebebiyle taşıdığı duygu-düşüncelerin etkisiyle zaman zaman ebeveynleriyle arada yanlış anlamalar ve tartışmalar yaşanmıştı. kürtajŞimdi anlıyordu ki hepsi aslında sadece kabul edilmek ve onurlandırılmak isteyen kürtajla alınan kardeşinin ona yansıttığı duygu-düşüncelerin etkisiyle gerçekleşmiş yanlış anlamalardan ibaretti.
Bu sahnede ayrıca kendisinden küçük olan ve hayatta olan diğer kardeşine de sevgiyle sarıldı ve ona iyi bir abla olacağına dair söz verdi.
İçsel çocuk bölümünde kendi çocukluğundan bazı hallerini gördü..Hepsi artık gülümsüyordu.
Toplu temizlik ve şifa bölümünde oldukça rahatlamış ve mutluydu. Temizlik yapılırken altın rengine benzer bir ışık gördüğünü, dizlerinde tatlı bir ısınma olduğunu belirtti.
Rehberi ile karşılaştığı sahnede rehberi ona: ” Herşey güzel olacak. Kendine güven. Sen teksin ve özelsin. ” dedi.
Seanstan bir gün sonra konuştuğumuzda seans bittikten sonra eve gittiğinde bayağı uykulu olduğunu ve birkaç saat uyuyup uyandığını, ertesi sabah çok hafif başağrısı yaşamasına rağmen genel olarak kendini sakin ve iyi hissettiğini söyledi.

sleep-1.Seanstan 7 gün sonra haberleştiğimizde ” .. Geçtiğimiz hafta gayet iyi geçti. Sadece 3 gün önce üst üste birkaç olay gelince biraz moralim bozulur gibi oldu ama hemen topladım kendimi. Genel olarak iç huzurum daha iyi, o da dışarıya yansıyor olmalı ki birkaç kişi çok iyi göründüğümü söyledi 🙂   …  ” dedi.

Gece uyanmaların eskisi gibi devam ediyor mu, ne durumda diye sorduğumda ise , eskiden her gece birkaç kere uyandığını ve korku hissettiğini, seanstan sonraki dönemde sadece 2 kere uyandığını ama bu sefer korkmadığını, çok kahve içen biri olarak kahveyi azaltmaya karar verdiğini ve belki de bu sebeple uyanmışımdır diyerek tekrar yattığını söyledi.

NOTLAR:

1-Bu yazı, kürtaj konusu ile ilgili bir eklenti durumunu ve insanı nasıl etkileyebileceğine dair örnek bir vakayı içeriyor. Amacımız kürtajla ilgili olumlu veya olumsuz herhangi bir değerlendirme veya yorum yapmak değildir.

2-Kürtaj, aile dizimi seanslarında da özellikle dikkat edilen ve incelenen bir konudur. Kişilerin günlük yaşamlarında annelerinin düşük-kürtaj hikayelerini bilip bilmemelerinin veya hem çocuğun hem de annenin zihnen bu gerçeği kabul edip etmelerinin konuyla ilgisi yoktur. Kişilerin bilinçaltında yani ruhsal boyutta bu durumu nasıl algıladıkları asıl etkiyi yaratan şey oluyor. Dolayısı ile sağlıkla ilgili zorunlu sebeplerden dolayı çocuğu aldırmak zorunda kalmanız, sizin bilinçaltınızda bundan dolayı suçluluk hissetmeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Veya illaki her kürtaj vakasında herkes aynı oranda etkilenir ve herkes mutlaka suçluluk hisseder diye bir genelleme de yapılamıyor.

Buradaki örnekte, kürtajla alınan bebek kendisinin istenmediğini, dışlandığını ve kendisine yaşam hakkı tanınmadığını hissetmiş ve ışığa geçemeyerek bu etkiyi anne aracılığıyla bir sonraki kardeşine taşımış. Anne rahmi kanalıyla bu enerjiyi bir sonraki bebeğine aktarmış. Bir sonraki kardeş ise, kendisine sağlanan yaşam hakkı kendisinden önce gelen kardeşe tanınmadığı için suçluluk duygusu ile bu eklentiyi bugüne kadar kendi enerji alanında yıllarca taşımış.

Daha önce de dediğim gibi kürtajların kişileri etkileme şekli ve oranı kişiden kişiye değişiklik gösteriyor fakat şu ana kadar gözlemlediğim vakalara bakarak diyebilirim ki ailede önce doğan ve erken ölen bebeklerin, düşüklerin, kürtajların bir sonraki doğan kardeşi etkileme oranının yüksek olduğu şeklinde.

3- Örnek vakamızda danışan bedeninde sanki birşey onu mıknatıs gibi yukarıya çekiyormuş gibi hissetmişti. Bu semptomları seansa gelmeden 2 gün önce gördüğü rüyasında ve 2 ay önce bir gece aniden uyandığında da hissetmişti. Sanki metal ve soğuk birşey sırtından aşağı iniyordu ve aynı anda korku da hissediyordu. Sizin de tahmin edeceğiniz gibi tüm bu korku ve hisler, kürtajla alınan bebeğin alınma şekli ve alınırken bebeğin yaşadığı duygularla bağlantılıydı.

Danışan bu semptomları seanstan önce bizzat yaşadığı için bir açıdan şanslıydı çünkü seansta yaşadığı semptomlarla bire-bir örtüştüğü için ,  eklentiyi daha kolay algılamasını ve aradaki bağlantıları çok daha kolay kurmasını sağladı.

GEÇMİŞİN İZLERİ ( 1. Bölüm )

Standard

İkinci olarak paylaşmak istediğim vaka, iki seans çalıştığım bir tıp doktoru danışanıma ait. Normal şartlarda danışanlarıma ait isim, şehir, yaş, meslek gibi bilgileri kesinlikle bildirmiyorum fakat bu çalışmada meslek bildirmemin bir anlamı var. Onu da yazıyı okuyunca anlayacaksınız, çünkü verdiğim örneğin anlamlı olabilmesi için meslek bildirmek zorundayım.

Bu vakadaki danışanım olan Burçin hn ile ilk karşılaşmamızdan evvel, kardeşi Burcu hn ile çalışmıştık. Ondan sonraki süreçte, bir gün Burcu hn bana teyzesinde son bir hafta içerisinde daha önce hiç olmayan bazı semptomlarla karşılaştıklarından bahsetmişti. Teyzesinin nöroloğa götürüldüğünü ama doktorun ” yüksek tansiyona bağlı olarak böyle semptomlar görülebilir, psikiyatriye götürmenize gerek yok ” dediğini söylemişti. Teyzesi ile ilgili durumla ilgili benim fikrimi sorduğunda sadece teyzesinin yaşadığı durumun sebebinin herhangi bir EKLENTİ* kaynaklı olup olmadığına bakabileceğimi , yaşanılan durumun sebebi eklenti ise bu konuda yardımcı olabileceğimi ama eklenti değil ise yapabileceğim pek bir şey olmadığını söyledim.

teyzeTeyzesi ile daha ilk karşılaştığım anda durumunun normal olmadığı belliydi ve böyle bir kişinin normal bulunarak eve gönderilmesi şaşırtıcıydı.
Tahmin edebileceğiniz gibi seans kesinlikle normal bir regresyon seansı gibi geçmedi çünkü psikiyatriste gitmeyi gerektiren durumlarda asla regresyon danışmanlığı yapmıyoruz.

Neyse ki teyze benimle iletişim kurabildi ve neden insanlarla iletişimi kestiğini, korkularını …ve kimselerle paylaşmadığı bazı geçmiş olumsuz hikayelerini dinleyebildim. Seans sonunda teyzeyi bana getiren yakınlarına 24 saat beklemelerini, izlemelerini, eğer ertesi gün teyze ona bildirdiğim saatte kendiliğinden hatırlayıp beni aramaz ise hemen psikiyatriste götürmelerini tavsiye ettim.
Şüphelendiğim bir rahatsızlık ismi vardı ama doktor olmadığım ve teşhis koyma yetkim bulunmadığı için kişilere herhangi bir şey bildirmedim. Nitekim, ertesi gün teyze bildirdiğim saatte beni aramayınca ailesi tarafından hemen psikiyatriste götürüldü. Psikiyatrist tarafından rahatsızlığına teşhis konuldu ve ilaç kullanımına başlandı. İlaç kullanımından üç gün sonra teyzemiz bana verdiği sözü hatırlayarak , üç gün sonra da olsa kendisine söylediğim saatte beni aradı. İlaçların işe yaradığını görmek açısından sevindirici bir gelişmeydi..
***

evlilikBurçin hn’ın ilk seansı böyle bir deneyimden biraz zaman geçtikten sonra gerçekleşti. Kendisi doktordu ve uzun süredir devam eden mutsuzluğunun kaynağı olan evliliğindeki problemleriyle ilgili psikolog bir arkadaşıyla bir süre çalışmıştı. Yeni çözüm arayışları içerisindeyken kardeşinden ve teyzesinin deneyiminden dolayı regresyon terapisi yöntemini duymuş ve merak etmişti.

İlk çalışmamızda ilişki sorunlarıyla ilgili konuştuk ve kendisine sorduğum bazı sorulara verdiği cevaplar üzerine eklentiden* şüphe ettik. Zaten anlattığı örneklerden bir tanesi bariz bir eklentiye işaret ediyordu.

Bunun üzerine seansa eklenti taraması yaparak başlamaya ve sonucuna göre seansı eklenti seansına çevirmeye karar verdik. İlk taramada ikiden fazla eklenti tespit ettik.

recm2
Bir tanesi çok güçlü bir geçmiş yaşam anısıydı.

Burçin hn Ortadoğu’da recm edilerek öldürüldüğü bir geçmiş hayat hikayesi hatırlamıştı…

O yaşamında asıl sevdiği genç adamla yan yana görülmeleri bile recm kararı çıkmasına sebep oluyordu.

Zayıf ve güçsüz bir karaktere sahip olan sevgilisi onu kurtarmayı denemiyor ve ortamdan kaçarak kendisini yalnız bırakıyordu.

recm
Recm edildiği sahnede bacakları dizlerinin üst bölümüne kadar kuma gömülmüştü ve o sahnede taşlanarak ölüyordu.
Seans sonunda o hayatı ve üzerindeki etkilerini dönüştürdük, bedenindeki izlerini şifalandırdık. Ayrıca eşini ve kendi yaşamını etkileyen diğer eklentiyi de temizledik. Seans bitiminde yaptığımız kısa değerlendirmeden sonra aşağıya indiğimizde  bana bacaklarındaki izleri gösterdi.

Seans sırasında üşümemesi için üzerinde ince bir pike olduğundan fark etmemiştim ama dizlerinin altında evdeki kedi tarafından yapılmış tırnak izleri vardı. Tam olarak da recm sahnesinde kum içinde kalan bölüme denk geliyordu.

kedi.jpgSeanstan bir gün sonra Burçin Hn ile görüştüğümde, kedinin artık kendisini tırmalamayı bıraktığını hatta o gece ayak ucunda uyuduğunu söyledi.

Seanstan bir hafta sonra, eşinin işlerinin açıldığını ve bolluk-bereketlerinde artış farkettiğini ( seansta tespit ettiğimiz eklentilerden biri hem kocasını hem de kendini etkileyen bir eklenti olduğundan bu sonuç anlamlıydı ), eşinin bile kedideki bu davranış değişikliğinden dolayı terapiden etkilendiğini hatta belki denemek istediğini söyledi.

Kendisi ile dört ay boyunca haberleşmedik ve tekrar çalışmadık. Ta ki ikinci seansa kadar. Bu da ikinci bölümümüzün konusu olsun…)

NOT-1: Eklenti*: Enerji alanımızda olan ve bize ait olmayan enerjilere eklenti denir. Daha sonra bu konuda detaylı bir yazı yazacağım.

NOT-2: Kediler, eklentileri algılayabilen, bizim göremediğimiz bazı enerjileri görebilen özel hayvanlardır. Bu örneğimizde danışan bu bilgiyi bilmemesine rağmen, verdiği geri-bildirimlerle kedilerin bu özelliklerini teyit etmiş oldu.

NOT-3: Burçin Hn’ın bilinçaltından çıkan recm hikayesi ile ilgili konuyu ister bir geçmiş yaşam olarak kabul edin, ister kolektif bilinçaltı deyin, ya da Burçin Hn çok güzel uydurmuş diyebilirsiniz. Burada önemli olan, hikayede geçen detaylar ile bu hayatında yaşadığı bazı fiziksel ve ruhsal sorunların gösterdiği paralelliklerdir.

                                                                             ( DEVAM EDECEK….)

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan