TEKRARLAYAN LOHUSA DEPRESYONU HAKKINDA BİR VAKA ( 1.Bölüm )

Standard

L2

İsmine Gönül Hanım diyeceğim danışanım 30’lu yaşlarının ortalarında, çalışan, evli ve çocuklu bir kadındı. Kendisi ile 2019’un eylül ayında ilk defa bir araya geldiğimizde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” Lohusa depresyonu tekrarlaması ” yazmıştı.

Yaptığımız ilk ön görüşmede aldığım bazı bilgiler:

-3 Yıl önce kanama vb sağlık sorunları sebebiyle sorunlu geçen bir hamilelik sonrasında sezaryenle doğum yaptığı

-Doğum sırasında ek olarak miyomlarının alındığı için ameliyatın çok daha uzun sürmesi ve ağrılarının da daha yoğun olması sebebiyle ilk günleri çok zor geçirdiği

-Rahimdeki extra dikişler sebebiyle hastaneden eve çıktıktan sonraki süreçte bebeğini kucağına alamadığı, buna ek olarak göğüslerinde yaralar çıkması sebebiyle bebeği emzirirken çektiği acı sebebiyle bebeğiyle bağ kuramadığı için kendini garip hissettiği

-Tüm bunların üstüne başlayan lohusa depresyonu ile elini kolunu kaldıramayacak duruma gelmesi ; kafasında dönüp duran takıntılı düşünceler  sebebiyle gittiği psikologu tarafından psikiyatriste yönlendirilerek ilaç+ terapiye başlandığı

-İyileşince terapilerin sonlandırılmasına rağmen bir süre daha ilaç kullanımına devam edildiği dönemde durumun önce 4-5 gün, 3 ay sonra tekrar 4-5 gün ve 4 ay sonra tekrar birkaç gün olmak üzere nüksettiğini ve sonra 1 yıl boyunca tekrarlamadığını

 

L1-En son ataktan 1 yıl sonra bebeği 2 yaşına yaklaşırken sevdiği bir akrabasını kaybedince durumun tekrar nüksedip iyice ağırlaşarak ilerlediğini ve ek olarak artık haftasonlarında hafif hafif anksiyete de yaşamaya başladığı ; ” Şimdi napacağım, bu çocukla nasıl bütün gün vakit geçireceğim ” tarzı endişeli düşüncelerin iyice tavan yapmasının ardından kötüleşerek tekrar psikoloğuna gittiğini ve yine aynı şekilde psikiyatriste yönlendirildiği

-Psikiyatristi tarafından tekrar ilaç tedavisi uygulandıktan sonra hala terapiye devam ettiğini ve en son teşhisinin OKB+ depresyon + anksiyete olarak revize edildiği şeklindeydi.

 

Ailesi ve hayatıyla ilgili detaylı sorularımdan sonra seansa geçtik. Bu sorularım sırasında edindiğim izlenim lohusa depresyonu dışında oldukça fazla konu başlığımız olacağı şeklindeydi.

 

seans

 

Gönül hn, henüz seansın ilk dakikalarında iken 30’un üzerinde eklenti algılayınca seansa eklenti temizliği ile başlamak zorunda kaldık.

 

L3

1.EKLENTİ: 6 Yıldır kendisinde bulunan, bel fıtığı nedeniyle evde yatmak zorunda kaldığı bir dönemde çektiği bir eklentiydi.

Etkileri: Baş dönmesi ve baş ağrısı, gözünü kapattığı anlarda baş dönmesi, her pazar sabahı kötü bir modda uyanmasına sebep olmuştu. Yorgunluk ve ağırlık yaratmıştı.

 

2.EKLENTİ: 10 Yıldır kendisinde bulunan

a) Başarısızlık korkusu ile çektiği 7 gezinen enerji

Etkileri: Heyecanlı olmasına, işte rezil olma korkusuna sebep olmuşlardı. Karında gaz ve şişkinlik ile ara ara mide spazmlarıyla ilişkili sorunlar yaratmışlardı. Sürekli olarak işte panik olmasına ve her yaptığı şeyden şüphe duymasına ve hata yapmaktan korkmasına sebep olmuşlardı.

L4b) Eski müdürüne öfke ile çektiği 38 gezinen enerji

Etkileri: Sol bacağında özellikle stresli olduğu zamanlarda olan ağrılara, sindirim sorununa, kabızlığa, daha çok karbonhidrat ağırlıklı ve şekerli şeyler yeme isteğine yol açmışlardı. Müşterilere karşı daha tahammülsüz olmasına ve işini sevmemeye başlamasında etkili olmuşlardı. Aceleci olmasına, altlarına karşı daha despot olmasına, zaman konusunda panik olmasına yol açmış, saç diplerinde kaşıntı ve pullanmaya sebep olmuşlardı. İşyerinde panik olduğunda elinin-ayağının boşalır gibi hissetmesine, geceleri uykuya dalamamasına ve uyuyamamasına sebep olmuşlardı.

 

Tüm bu eklentileri çekme sebepleri üzerinde çalıştıktan sonra hepsini göndererek seansı noktaladık.

 

 

Bu seanstan sonra kendime aldığım özel notlarda:

-İlerde tekrar eklentisi çıkabilir. Geri-bildirime göre karar ver.

-Yaşadığı sorun anneannesinin travmasıyla başlıyor gibi görünüyor. Bundan sonraki süreçte Bağlar Çalışması ile ilerle

-Annesinden kendi doğumu oldukça travmatik. Doğum travmasına mutlaka bireysel çalış.

-Baba ile ilgili bir sır paylaştı. ( Özel bilgi içerdiği için burada sansür uyguladım ). Bu konuyla ilgili detay öğrenecek.

 

g2

 

1.GÜN:  ” Eylül hanım , dün akşam eve geldim çocuğumu babası yeni yatırıyordu bende özlediğim için yatağıma aldım beraber uyumak için.ben uykuya dalamadım biraz daldım uyandım baya bi uyuyamadım sonra biraz daha dalmışım sabaha kadar bölük pörçük uyudum ilk yattığımda sol bacağım ve sol kolum inanılmaz ağrıdı, sancıdı baya uzun süre .çocuğum yanımda çok ağlayarak bi kabus gördü ve uyandıramadın onu dualar okudum sarıldım baya sonra kabustan kalkabildi alakası var mıdır bilemiyorum.sabah biraz yorgun uyandım evden çıktım bütün gün baya hafiflemiş gibiydim uzun zamandır olmadığım kadar enerjiktim .
Dünkü ön görüşmede verdiğim bilgilerde düzeltmem gereken yerler var baya yanlış biliyormuşum.
Ananem …………………………………………………………………
………………………………………….Babamın anneme itiraf ettiği ……………….olayı vardı. …………………………………………

Birde benim doğumumda doktor anneme size söylediğim gibi benim için öldü diyor annem demeyin diyor sonra ağzımı burnumu falan açıyolar temizliyolar benden ses çıkıyor hemşireler yaşıyor diyor ama kuvöze alıyolar annem çektiği acıyla şoka giriyor titreme falan kendini kaybediyor ,sonrasını hatırlamıyo odasında uyanıyor 12 saat sonra falan tüm ameliyathanedeki üstüyle kanlı falan odasına bırakmışlar bizimkilere çok yoruldu sakın ellemeyin demişler ben 12 saat sonra falan anneme emdirilmek için getirilmişim.

L5

10.GÜN:Eylül Hanım,
Size gelmemin ertesi günü başlayan rahatlama ve enerjimin artması durumu artarak devam etti, hayata bağlandım tekrardan ,yaşam enerjim geri geldi sanki.Çocuğumla ilgili düşünceler bitti gibi ona bağlandım tekrardan ,depresyon ve anksiyeteden birşey kalmadı gibi ama Bağlar çalışmasıyla iyice derinlere inmek istiyorum.Sadece devam eden olumsuz etki uykuya dalamama devam ediyor 1 saatten fazla yatakta dolanıyorum,ayrıca uzun zamandır diyet yapamayan ben nefsime hakim olabiliyorum hem de çok sıkı bir şekilde. Teşekkürler..

 

 

Bu ilk seansımızdan yaklaşık 35 gün sonra Bağlar Çalışması için Gönül Hn ile tekrar bir araya geldik.  Bu çalışma ile ilgili detaylar ve NOTLAR bölümü, vakanın ikinci bölümünde yer alacaktır.

 

( Devam edecek…. )

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

ÇOCUK DANIŞAN HİKAYESİ: Dikkat Eksikliği, Uyum Problemi, Öfke, Yeme Problemi ( 2.Bölüm )

Standard

K2

Annesiyle yaptığımız ilk seanstan 23 gün sonra küçük danışan Kayra ile ilk defa bir araya geldiğimiz bu seansta annesinden de bize eşlik etmesini istedim.

Kayra bu sene ilkokula başlamıştı ve hem okulda hem de evde yaşadığı sorunlarla ilgili anne üzerinden ilerlettiğimiz ana karnı dönemi çalışmamız tamamlandıktan sonra doğum travması bölümüne hemen akabinde kuvözde kalma da olduğu için benim seans yapmam gerekti.

Çocuklarla çalışırken yetişkinlere uygulandığından tamamen başka teknikler kullandığımız için yaptığım her çalışmayı oyun içerecek şekilde kurguladık.

Bu seansta :

Kayra-resim yaptık ( Kayra’nın çizimlerinden bir tanesi ektedir. Sırtlan çizmek istedi. )

-doğum travması çalıştık

-enerji temizliği yaptık

Bütün bunları yaparken de sohbet ettik. Her aşamasında annenin de bulunduğu seansı noktaladıktan sonra Kayra’nın seansa gelirken tesbihle gelmesi ve daha önceden annesi tarafından gönderilen bazı fotoğraflarındaki kıyafetleri sebebiyle başka bir konu dikkatimi çekti. Bu konuya ilerde Bağlar Çalışması’nda çalışılması gerektiğine dair annesine emaillle bilgilendirme yaptım. Ancak bu konuya henüz çalışılmadığı için şu anda sadece bu çalışmayı içeren geri-bildirimler ile devam ediyorum.

a2

GERİ-BİLDİRİM:

1 GÜN SONRA:

Eylül hanım iyi günler. Ben öğleden sonra eve gelebiliyorum. Kayra dedesiyle gezmeye gitmiş. Akşam üzeri geldiler. Normalde annemler geldiğinde ya da başka biri varsa benle daha az iletişime geçer. Bugün gelir gelmez dışarıda yaptıklarını anlattı . Onun dışında farkettiğim bir şey yok.

Dün seanstan sonra marmaray bindiğimiz de sağ bileğini gösterip çok ağrıyor anne dedi.  Dedesiyle ilgili alnında bir şey olduğunu söylemişti seansta babamın alnının yanında yara gibi bir şey olmuş onu söylüyormuş. Güncel bir bilgiyi anlatmaya çalışmış . “

3 GÜN SONRA:

Eylül hanım merhaba 

Pazartesi seansa geldik. Bugün 3. gün olarak saydım . Kayra ile ilgili bilgilendirme seansında 3 dikkatimizi çekmişti. Bugün ishal ve kusması var. Kendini epey kötü hissediyor. İnşallah kolay atlatabilir. Bunu yazma ihtiyacı duyduğum için yazdım. İyi günler.
Doktora götürüp götürmediklerini, doktorun ne söylediğini sorduğumda aldığım yanıt:
9 GÜN SONRA:

İshal kusma için çocuk doktoruna götürdüm. Üşümüş dedi.ishal için bir ilaç verdi. 

Ben mailinizi yeni gördüm. 
Kayra’nın öğretmeni okulda mutlu olduğunu söylüyor. Memnun olduğunu ekliyor. Bu arada her şey olmasa da hiç yemediği bir kaç şeyin tadına baktı. Takıntıları çok fazlaydı daha sakin şimdilerde. 
Oğlum sakinleştikçe kızım hareketleniyor. Bu epey ilginç geliyor.
Azalan takıntılarının ne olduğunu farkettikçe bana yazmasını rica ettim.

Tamamdır. Zamanı da not alırım bundan sonra. Bugün müzik öğretmeniyle konuştum. Müziğe yeteneği olduğunu söyledi. Okulun ilk başlarında epey zor görünüyordu. Ama ben Kayra’nın dolu bir çocuk olduğunu biliyordum. Şimdi çok değişti dedi. Onu Bilsem sınavlarına yazdırdığını söyledi. Bilsem özel yetenekli çocukları belirlemek için yapılan bir sınav. Resim içinde resim öğretmeni yazdırmış. Kayra’da bu cevher var ama istemiyor.Resim yapamadığını düşünüyor. 

İnşallah dede için yapılacak çalışmada işe yaratacaktır. Bağlara katılmak istiyorum en kısa zamanda ama tarih bir türlü uymadı. “
10 GÜN SONRA:

Önceden sadece çıtır tavuk, patates kızartması, pizza ve hamsi yerdi. 2.seanstan 2 gün önce makarna yiyeceğini söyledi. Yaptım 3 tane makarna aldı ağzına şimdiye kadar hiç makarna yememişti…

 2. Seanstan 6 gün sonraydı kusma ve ishal inin geçmesi için benden börek yapmamı istedi. Normalde milföy yer ama diğer böreği bugüne kadar hiç yememişti.Milföy yağlı olur diğerinden yapayım dedim. İtiraz etmedi ve piştiğindede afiyetle yedi. 
Döneri çok sever ama nerde olursak olalım, sadece her zaman döner yediği yerden yerdi. Dün babasıyla beraber farklı bir yerde döner yemişler… Bu da takıntılı olduğu bir konuydu. “
ASLAN

Aslan ve oğlu*

” …….Onun dışında ilk seans sonrası verdiğiniz ödevler bana da iyi geldi. Beni de iyileştirdi. Oğluma uygularken aramızda ki sevgi bağı güçlendi. Bunu da ekleyebilirsiniz. “

Bugün okulun psikoloğu Kayra için daha olumlu konuştu. Öğretmeniyle arasında bağının güçlü olduğunu söyledi. Kayra’nın sevgiyi hissetmediği yerde durmayacağını ve öğretmeniyle bu sevgi bağının iyi olduğunu söyledi… Son gelişme. “
Sinirlendiği zaman sınıftan çıkıp gitmeleri bitti mi diye sorduğumda:
Evet bitti. Öğretmeniyle ve arkadaşlarıyla arası daha iyi. “
11 GÜN SONRA:
Kayra eskiden dedikleri olsun konusunda çok kararlıydı.şimdi konuşarak ikna edebilmeye başladım. Ani öfke patlamaları oluyor istediği olmadığı için. Ama eskiye göre epey yumuşadı. “
12 GÜN SONRA:

Eylül hanım iyi günler bugün Kayra’nın dersine giren branş öğretmenleriyle konuştuk. Öncelikle okulda herkes Kayra’yı tanıyor. Hepsi çok seviyor. Hepsinden ayrı ayrı bunları duyuyorum. Hatta Kayra ayrı benim gözümde diyen öğretmenler oldu. 

Okulun başına göre çok ilerleme gösterdi. Hiç yerinde durmayan bir çocuktu şimdi kurallara uymayanları uyarıyor diyen öğretmenler oldu. Sınıfın 2. Öğretmeni dedi beden eğitimi öğretmeni. Müzik öğretmeni çok sıcakkanlı, sevgi dolu bir çocuk dedi. 
  İstemediği şeyleri yaptırma konusunda sıkıntılarımız var sadece. Kayra’nın sınırlar konusunda ve istediği şeyler olmadığında ki tepkileri sıkıntı. Bu her zaman vardı. Kayra istemezse ona hiç bir şekilde yapılması gereken bir şey olsada yaptıramazdık. 
  Resim öğretmeni onda ki yetenek doğuştan gelen bir yetenek. Kendinden bir şeyler katıyor farklı bakıyor  diyor. Fakat istemediği şeyleri yaptıramıyorum diyor. Ona uygun onun tercih ettiği şeyleri yaptırmaya yönlendirmem gerekiyor diyor. 
  Onun dışında gelen yorumlar hep olumlu yönde… 
 Paylaşmak istedim. “
16 GÜN SONRA:
Merhaba Eylül hanım bende size yazmayı düşünüyordum. Pazartesi günü Kayra’yı okula hazırlarken bana o kadar sevimli ve sıcak geldi ki. Oğlumun gülüşünü farkettim. Genelde çok öfkeli ve sinirli gelirdi bana… Aramızda ki bağın sıcaklığı sanırım bu 😊  onun dışında benden İncir ve kuru üzüm almamı istedi. Şimdiye kadar hiç yemediği şeyler bunlarda. Okulda tadına bakmış. 

Onun dışında bir kaç kere istemediği şeyler olduğu için çok yoğun öfke patlamaları yaşadı. Ben sakinliğimi koruyup onu anlamaya çalıştım. Bu sefer babası yanımızda olmadığı halde ona öfkelendi. Ve kendisini hiç sevmediğini söyledi. 
Eklenebilecek yeni geri-bildirimler oldukça yazacağım.
“…..Dede ve anneanne varken normalde onları bırakmazdı ve onlarla evde kalırdı, ilk defa onlarla kalmak yerine bizimle gelmek istedi beraber nişana gittik. “
Ş11NOTLAR:
1-*: Kayra resim yaparken ben resim yapmadım, sadece sohbet edip notlar aldım fakat eskiden yaptığım tablolardan biri bu vaka yazısına uyduğu için görsellerde kullandım.
2-Çocukların doğuştan getirdikleri ruhsal bir karakterleri var. Bir dönem özel yetenekli çocuklarla çalıştığım için kendi gözlemim: Kayra gibi çocuklar ancak sevgiyle ikna edilirlerse, bir şeyin neden olduğu konusunda kendilerine mantıklı açıklamalar getirilirse , en başta yapmayı reddettikleri ama yapmaları gereken şeyleri yapmaya başlayabiliyorlar. Dolayısıyla kendisiyle bağ kurduğu öğretmenlerle daha da başarılı olacağını düşünüyorum.
3-Annesi işe başladığı andan itibaren bir süreliğine Kayra’ya anneanne baktığı için Kayra genelde anneanne evlerine geldiği zamanlarda onlarla kalmayı tercih eder ve annesiyle-babasıyla dışarı çıkmak istemezmiş. İlk seanstaki uygulamalardan sonra Kayra annesiyle daha yakın bağ kurmaya başlayınca artık anne ve babasıyla da sosyalleşmeye başladı. Bu da benim için anneyle daha yakın bir bağ kurmaya başladığının göstergesi olduğu için önemli bir ayrıntı.
4-Anneyle bağlanma şekli ve doğum travması çalışmamızın yani ikinci seansın üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen, okulda daha uyumlu ve kurallara uyan biri haline dönüşmesi hatta artık kurallara uymayanları uyarmaya başlamasının; ana karnı sürecinin, doğum şeklimizin ve doğduktan sonra olanların ( kuvözde kalma, anneden ayrı kalma, süt içememe vb. ) hayatımız üzerinde ne kadar etkili olduğunu göstermesi açısından önemli olduğu için bu vaka yazısını paylaşmak istedim. Paylaşmama izin verdiği için ebeveynine teşekkür ederim. Her vaka yazısında olduğu gibi burada da gerçek isim bilgisi yer almadan paylaşılmıştır.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

ÇOCUK DANIŞAN HİKAYESİ: Dikkat Eksikliği, Uyum Problemi, Öfke, Yeme Problemi ( 1.Bölüm )

Standard

K2

İsmine Kayra diyeceğim küçük danışanımla bu bölümde hiç karşılaşmadık. Annesi benim eski danışanlarımdan biri olduğu için annesinin şifalanma yolculuğu sırasında oğlu Kayra’nın bazı sorunlarından dolaylı yoldan haberdar olmuştum.

Sonunda oğlunun sorunları gündem olarak ön plana geçince ve annesi bu sorunların çoğunun kendi küçüklüğünde yaşadığı sorunlara benzediğini farkedince, ilk seans için önce annesiyle biraraya geldik.

Anne tarafından doldurulan form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne aynen başlıktaki gibi :” Dikkat eksikliği; Uyum problemi; Öfke; Yeme Problemi ” yazılmıştı.

Bu seans anne ile birlikte çoğunluğu çocuğu hakkında çok sayıda sorularımdan oluşan uzun bir ön-görüşme şeklinde geçti.

 

Konular:

1-Dikkat Eksikliği: Seansımızdan 2 hafta önce Kayra’ya bir psikiyatritst tarafından dikkat eksikliği teşhisi konmuştu.

K12-Öfke : Okulda öfkesini kontrol edemeyerek öfkelenince sınıfı terkettiği bilgisi verilmişti.

3-Uyum Problemi: Okula yeni başladığı için kural ve sınır konulmasından hoşlanmayan bir çocuk olarak uyum sorunu yaşıyordu.

4-Yeme Problemi: Sadece belli türdeki şeyleri yiyordu: çıtır tavuk, patates kızartması, pizza ve hamsi.

Annesi bu esnada, kendisinin de ilkokula başladığı ilk dönemde sınıfın arka tarafındaki boşluklarda gezindiğinden, kendi kendine oyunlar oynadığından bahsetti. Ancak okulda 2. dönem sırasında sırada oturmaya başlamıştı. Eşi yani Kayra’nın babası ise ilkokula başladığında annesinden ayrılmakta zorluk çektiği için annesi 2 ay boyunca oğluna okulda eşlik etmişti.

Kayra’nın ana karnı dönemiyle ilgili, hatta hamilelikten önce anne-babasının yaşadıkları süreçle ilgili birçok soru sorduktan sonra seansı noktaladık.

Bu bölümde öğrendiğim bilgiler arasında:

K5-Annenin ilk 3 ay hiçbirşey yiyemediği, zorla yese bile sürekli kustuğu ve bu süreyi sadece bisküvi ile geçirdiği

-Anne 3 aylık hamile iken babayla bir gün arabada büyük bir tartışma yaşadıklarında kendisini doğru ifade edemediği için sinirden üstündeki kıyafeti yırttığı ve konu çocukla ilgili olmadığı halde ” İstemiyorsan bu çocuğu aldıralım ” diyerek blöf yaptığı

-Anne Kayra’ya 3 aylık hamile iken; bulantıları geçince işyerinde bir arkadaşının ” Ablamda da aynı şeyler olmuştu. Çok bulantısı oluyordu. Bulantıları geçtiğinde çocuk karnında ölmüştü. ” demesi üzerine yoğun korku yaşayarak hemen doktoruna gittiği ama herhangi bir soruna rastlanmadığı

-4-5 ve 6. aylarda evde birden fazla düştüğü ama düştüğü anlarda karnındaki bebeğini koruduğu

-4-6 Aylar arasında eşinin yoğun olup bir işi yetiştirmesi gerektiği için sabahlara kadar çalışması sebebiyle annenin kendisini çok yalnız ve çaresiz hissettiği

-7-8-9. Aylarda; bebeğin cinsiyetini sakladığı. Hamileliğin başından itibaren babanın da annenin de kız çocuk istediği ama bunun dile getirilmediği ve sonunda 8. aya gelindiğinde cinsiyetinin erkek olduğunun öğrenilmesi

-8. ve 9. Aylarda annenin ” Acaba bebeğim neye benzeyecek, canavar gibi birşey mi olacak ” şeklinde endişeleri

-Hamilelik süresinin 40 haftayı 3 gün geçtikten sonra bebeğin hala kanala inmemesi üzerine doktorun önerisiyle sezaryene karar verildiği

-Doğduktan 3 gün sonra kuvözde kalarak fototerapi uygulandığı

-Bebek 3 aylık olduğunda genel kontrollerde bebekte ” Utangaç Testis ” sendromu olduğunun ortaya çıktığı, doktorun ” Kurcalamayın, kendi kendine geçer ” dediğini ve Kayra 3-4 yaşına geldiğinde sorunun kendiliğinden geçtiği

-Bebek 3 aylıkken bronşit nedeniyle hastanede 3 gün kalındığı

-Kayra 9 aylık olduğunda annesi işe başladığı dönemde annenin çok kaygılı olduğu, bu dönemden itibaren anneanne tarafından bakıldığı; 9 aylık olana kadar ek gıdaya geçişte çok iştahlı bir çocuk iken 9. aydan itibaren yemeyi reddetmeye başlamadığı gibi bilgiler var.

v9

Psiko-biyoloji metodundan faydalanarak anneye evde direkt olarak kendisinin uygulamaya başlaması için birtakım ödevler verdim. Bu ödevleri gerçekleştirirken hergün hangi konuyla ilgili olanı yaptığını kısa kısa not etmesini ve takıldığı bir yer olursa bana emaille sormasını tavsiye ettim.

Bu şekilde koordineli olarak 10 gün kadar çalıştıktan sonra doğum travması ve kuvöz konusunda beden terapi uygulayabilmem için bana getirmesini tavsiye ettim.

Kayra ile çalıştığım bu 2. seansı, vaka yazısının ikinci bölümünde paylaşacağım.

 

a2

 

GERİ-BİLDİRİM:

SEANS TARİHİNDEN 17 GÜN SONRA:

Eylül hanım iyi günler

Dün oğlumun öğretmeni aradı. Çok iyi memnunum Kayra’dan dedi. Eskiden sınıftan çıkıp giderdi artık gitmiyor dedi. Dikkati %100 arttı dedi. Size de bilgi vermek istedim.  “
Bu bilgi üzerine evde nasıl davrandığını sorduğumda:
Evde de daha iyi. 2 gündür sanki daha sakin. Bana oğlum de anne diyor. Birde bebekliğini anlatmamız istiyor. Sizin söylediğiniz gibi o değişir mi bu değişir mi diye düşünmeden ana odaklanıp akışa bırakıyorum. Cumartesi için randevu oluşturacak mıyız? “
Anneye verdiğim ödevler ana karnı dönemini içeriyordu. Doğum sezaryen ve üzerine kuvöz deneyimi olduğu için bu kısma beden terapi yapmak üzere ilk seanstan 23 gün sonra Kayra ve annesi ile bir araya gelmek üzere sözleştik.
NOT: Diğer geri-bildirimler vaka yazısının ikinci bölümünde belirtilecektir.
( …..devam edecek )
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

KİLO ALMA-VERME DENGESİZLİĞİ ÜZERİNE BİR VAKA ( 3. Bölüm )

Standard

F1

Fulya Hn ile Bağlar Çalışması’ndan 8 gün sonra ikinci bireysel seans için bir araya geldik. Seansa geçmeden önce birkaç geri-bildirimde bulundu:

1-Herkes bakışların değişmiş, yüzünün ifadesi değişmiş diyor. Eşim bile story’deki fotoğrafımı görünce, ne kadar canlı bakıyorsun dedi. ( eşi o sırada yurtdışındaydı ve sosyal medyada paylaştığı fotoğrafı için yorumda bulunmuştu )

2-Bağlar Çalışması sonrası, iki gün yemeğe saldırdım, sadece tatlı yedim. Tatlı benim bütün dünyamdı. Hatta rahat rahat tatlı yiyeyim diye rejim yapardım.

 

Bu geri-bildirimlerden sonra seansa başladık. Fulya hn henüz seansa başlamadan evvel son günlerde ışığa hassasiyetinin arttığından ve evlenmeden önce başına gelen bir olay nedeniyle eklentiden şüphe ettiğinden bahsetti. Bunun üzerine seansa direkt olarak kısa eklenti temizliği ile başladık. Fulya Hn bu sefer 2’nin üzerinde eklenti algıladı.

 

1.EKLENTİ: Ailesinin , 2004 yılında evlenmek istediği zaman, kendisine karşı tarafın ailesi tarafından büyü yapıldığını düşünmesi sebebiyle onu bir hocaya götürdüklerinden bahsetti. Bu hocaya 6 ay boyunca gidilip gelindiğini, sırf anne-babası kendisinde herhangi birşey olmadığını görürlerse belki evlenmesine razı olurlar umuduyla bu hocaya gitme fikrine karşı çıkmadığını ekledi.

Bu noktada ortaya çıkan bilgi, bu hocaya gidip gelme sürecinde o mekandan kendisine bilinçli olarak 6 tane bedensiz, negatif varlığın yüklendiği idi ( ailesinin bilgisi dışında ). Bu nasıl oldu diye sorduğumda ise o 6 aylık sürecin nasıl geçtiğini ve kendisine nasıl bir işlem uygulandığı ile ilgili bilgiler verdi.

Etkileri: Aniden sinirden ağlamalara; sol gözünün aşırı derecede ağrımasına yol açmışlardı. Bu konuda son 5 sene içinde defalarca doktora gittiğinden ama herhangi bir sorun tespit edilemediğinden bahsetti. Son çare olarak en sonunda gözlüğünün camının değiştirilmesine karar verilmişti fakat hassasiyette değişiklik olmamıştı. Bu eklentiler, tokken bile yemek yemesine ve kilo almasına da sebep olmuşlardı.

Eşiyle ve çocuklarıyla yurtdışında birlikte yaşadıkları eve girdiği andan itibaren çok öfkeli olmasına, eşine ve çocuklarına bağırmasına sebep olmuşlardı. Bu bölümü anlatırken kafasında karıncalanma olduğundan bahsetti. Ayrıca migren tarzında yoğun baş ağrıları yaratmışlar ve diğer insanlara göre vücut ısısının daha yüksek olmasını sağlamışlardı. Lisede iken hep yün çorapla yatan biri iken şu anda Avrupa’nın oldukça soğuk bir ülkesinde yaşarken yün giyemeyip kışın ise sırf hasta olmamak için giydiği paltoyla bile önü açık olarak dolaşmasına sebep olmuşlardı. El bileklerinde güçsüzlük ve sol el bileğinde ağrı yaratmışlardı.

Burun kaşıntıları, sol gözde seğirmeler, karında şişkinlik- gaz, ellerde ve üst damağında uyuşmalarla da ilgileri vardı. Yanlış anlamalar, hemen sinirlenme ve o dönemden başlayarak bu yıla kadar ani öfke patlamaları olduğu zamanlarda kızlarına vurmasına sebep olmuşlardı.

Enerji düşüklüğüne, aşırı uyumasına, çocuklarını okuldan alıp eve getirmeden önceki 1 saatlik arayı bile yemek yapmak yerine uyuyarak geçirmesine, sürekli burnunun kaşınmasına sebep olmuşlardı.

 

F4.jpg

Ben, geçmişimde böyle şeylerle ( hoca, büyü vb ) alakası olmayan, lafının bile geçmediği bir çevrede yetişmiş biri olarak bir insanın başka bir insanın hayatını herhangi bir şekilde etkileme olasılığına inanmazdım. Hatta eskiden nazara bile inanmazdım. Dolayısıyla böyle vakalarla karşılaştığımda meraktan bazı detaylar sorarım ki farklı insanlardan aldığım bütün bu bilgileri bir havuzda toparlayıp insanların bu şekilde kandırılmamaları için ilerde topluca bir dosya ya da kitapçık hazırlayacağım. Burada Fulya Hn’a da bazı detaylar sordum.

Hocanın karısıyla birlikte bu işi yaptığını, kadının içine birtakım varlıkların girerek adamın sorularına yanıtlar verdiğini , bunları izlediği esnada çok korktuğunu söyledi.

 

**********

Uzun ve detaylı etkileri öğrenme bölümünden sonra bu eklentileri gönderme bölümüne geçtiğimizde* diğerlerinin gittiğini ama ellerinde bulunan 2 adet eklentinin hala gitmediğini belirtti.

Bu tip durumlarda daha önceden edindiğim izlenim, eklentileri kendinize çekmenizin sebebine çalışılmadığı müddetçe bu varlıkların asla gitmediği yönünde olduğu için sebebini sorguladım.

 

F5Bu noktada, eşine karşı suçluluk duygusu olduğunu farketti. Nedenini irdelediğimizde, o hocalar tarafından kendisine verilen bir adet muskanın şu anda hala yurtdışında ailesiyle birlikte yaşadığı evde olduğunu ve bunun eşi ve çocukları üzerinde olumsuz etkileri olması sebebiyle ruhen kendini suçlu hissettiğini ekledi.

Bunun üzerine; ülkesine döner dönmez evindeki o içinde ne yazdığını bile bilmediği muskayı uygun bir şekilde evden uzaklaştırmasını tavsiye ettim. Bunu yaptığı zaman da hem kendini hem evini kısa eklenti temizliği ile temizleyerek koruma uygulamasını tavsiye ettim. Hatta bunu gerçekleştirdiği zamandan sonra evde yaşayanlarda herhangi bir değişiklik olup olmadığı konusunda bana bilgi vermesini rica ettim. Aksi takdirde benim için bütün bu konuşmaların bir önemi yoktu yani İngilizce’deki argo tabiriyle ” HOT AIR ” dı. Sonuçta değişiklik olduğu takdirde ben bu bilgileri dikkate alarak kenarda biriktirdiğim vaka havuzuna ekleyecektim.

 

g2

1 GÜN SONRA: (Hala Türkiye’de iken )

” İyi geceler,

Bugün sakin bir gün geçirdim. Hep evdeydim. Işık hassasiyetim çok azaldı. Akşam gözlüksüz dışarı çıktım, hiç rahatsız olmadım. Yemek yemem normaldi. Tatlı yemedim. Özellikle çikolataları göz önüne koydum. Hiç birinden yemedim. Ama dün gece hiç uyumadım. Gözlerimi kapatamadım. Hala da uykum yok.  Umarım bu gece uyuyabilirim.

2. GÜN :

Günaydın,
Gece sağ bacağım kendiliğinden hafif kasılır gibi oldu. Küçük kızım uykusundan uyanıp kabus gördüğünü söyledi. Bende 7 kere ayetel kürsi okudum. Sonrasında farkına varmadan uykuya dalmışız.  “

Bu geri-bildirim üzerine ülkesine ne zaman döneceğini sorduğumda 2 gün sonra yola çıkacaklarını belirtti.

8.GÜN: ( Yurtdışında Kendi Evinde İken )

” Merhaba Eylül Hanım,

Dediklerinizi aynen yaptım.  Evdeki muskayı attım, evimi temizledim. Herşey yolunda. Kendimi çok iyi hissediyorum.  Okula başladığım ilk gün herkes bana ne kadar gençleştiğimi söyledi. Hatta geçen akşam eşim bile dedi. Size ne kadar teşekkür etsem az. Umarım herşey gönlünüzce olur.
Sevgiler

Bunun üzerine, uyku sorununun düzelip düzelmediğini ve tatlı ataklarının ne durumda olduğunu sorduğumda aynı gün verdiği yanıt:

Hiç birşey kalmadı. Mesela bugün öğle arası arkadaşlarla yemek yemeğe gittik. Ben sadece çay içtim.  Bu benim için imkansız ötesi birşeydi. Ama gerçekten hiçbirşey istemedim.
Birde birşey daha demek istiyorum; muskayı akşam saatlerinde attım. Sabah kalktığımda attığım elimin ortası 5 kuruş büyüklüğünde morardı. Bütün gün öyle kaldı. Ertesi gün geçti. Bunun onu atmamla bir ilgisi olabilir mi yoksa sadece tesadüf mü?

Kendisine verdiğim yanıtta: bu konuda emin olamadığımı ama o eliyle tutup attığı için olabileceğini söyledim. Sonuçta ben de hiç bilgim olmayan bir konuda bir ilk yaşadığım için net açıklama yapamadım ama benim için burda önemli olan kısmı şuydu: Evden gönderdiğiniz için elinizde morarma yaratan şey, sizin için iyi birşey olamaz. Onu evden çıkarttıktan sonra kendisi ve çocukları rahat uyku uyumaya başladıkları için de evden göndermekle iyi birşey yaptığını düşünüyorum.

Bu yazının kontrolü ve onayı için kendisine taslak metni gönderdiğimde 20 kasımda aldığım geri-bildirim:

Çok çok güzel olmuş. Hiçbirşeyin eklenmesine veya çıkarılmasına gerek yok. Bu arada kendimle ilgili bir bilgi de vermek istiyorum:  artık akşam yemeği bile yemiyorum.  İmkansızı başarmak beni inanılmaz mutlu ediyor.  Bugün korkunç şekilde yorgunum ama hiçbir yerim ağrımıyor. Bu anlar benim için çok kıymetli. Kendimi zorlasam yorgunluğumun bile tadını çıkarabileceğim.
Herşey için tekrar teşekkürler. İyi akşamlar.

Bu iştah değişiminin kilosuna yansımaya başlayıp başlamadığını sorduğumda aldığım yanıt:

Şimdiden 5 kilo verdim. ”  ( 30-35 günlük sürede )

8

NOTLAR:

1- Bu tarz “sözde hoca” hikayeleriyle karşılaştığım ilk seans bu değil malesef. Son bir-iki yıl içinde buna benzer başka vakalarla da karşılaştım. İlk rastladığımda şaşırıyordum çünkü bu tip bir etkiye maruz kalan kişilerin hiçbiri cahil insanlar değillerdi. Bu sözde hocalar tarafından kandırılan kişilerin içlerinde akademisyenler, psikologlar, Kuran Kursu hocaları, yöneticileri bile vardı. Bu SÖZDE hocalar kendilerini çok iyi niyetli, şifa amaçlı muska veren kişiler olarak tanıtıp bir şekilde onları etkileri altına almışlardı. Kendilerine danışan yollanmasını sağlayacak şekilde karşı tarafta etki yaratanlara bile rastladım.

Benim bildiğim İslam’da, bir insanın hayatına etki edecek herhangi bir şey-ritüel yapmak; o insana kötü enerji yollamak; o insanın özgür iradesine müdahale edecek şekilde o kişiye birtakım negatif etkisi olan varlıklar yüklemenin adı büyüdür ve büyü yapmak da yaptırmak da en büyük günahlardan biridir.

Bu vakada, güya kızına karşı taraf büyü yaptırdı, kızım ondan dolayı bu adamdan vazgeçmiyor diyerek kızını hocaya götüren baba kötü niyetli miydi? Hayır, kendince kızını kurtarmaya çalışıyordu. Ama götürdüğü yerde kızına yapılan ve verilen şey asıl büyü etkisi yaratmıştı. Torunları bile orda verilen muska nedeniyle evlerinde uyuyamıyor, kabuslar görüyorlardı. Ne zamanki o muska evden gitti…torunları bile normal uyku uyumaya başladılar.

O yüzden, içinde ne yazdığını bilmediğiniz hiçbir şeyi üstünüzde veya evinizde taşımamanızı tavsiye ederim. Arapça bilen bir tanıdığınıza, yakınınıza sorabilirsiniz.

İlla ki birşey taşımak istiyorsanız, Kuran’da bir çok sure var. Onların açık olarak yazılmış halini evinizde taşıyabilirsiniz. Kendiniz açıp Kuran’da olan sureler okuyabilirsiniz, korunmak için dua edebilirsiniz ama lütfen gücünüzü böyle kişilere teslim etmeyin.

2-* : Bu büyü konusu ortaya çıktığı zaman bunu gönderdiğimizi söyledim. Buraya ek açıklama yapmak istedim ki yanlış anlama olmasın.

Ben hiçbir şekilde bu varlıkları görmüyorum. Seansta danışan da birşey görmüyor. Yani korkulacak herhangi bir sahne yaşanmıyor…korku filmlerindeki gibi kareler olmuyor. Bütün bilgileri danışan üzerinden alıyorum. Yani onun üzerinde ne olduğunu, ne zaman geldiğini, nasıl geldiğini sorularla buluyoruz . Bunlar sadece negatif bir enerji formu ve sebebine çalıştığımız zaman artık tutunacakları birşey kalmadığı için gidiyorlar. Extra olarak kinesiyoloji kullanarak gidip gitmediğini test ediyorum. Zaten bunu da danışanın bedenen rahatlamasından ve ilerleyen tarihlerdeki geri-bildirimlerini takip ederek anlayabiliyoruz.

Bizzat bedenlerindeki değişimi gözümle görmesem, herhalde asla inanamazdım.

3- Kilo vermeye başlamasının asıl sebebi: Bağlar Çalışması’nda aile ilişkilerine ve özellikle baba ile ilişkisine detaylı çalışmış olmamızdır. Bu seanslar sırasında benim için piyangodan çıkan eklentiler, sadece iradesiz olmanızı sağlayabilirler ve belki abur cubura yönlendirebilirler. Ancak içinizdeki derin duygusal boşluğun nedenlerine yani duygusal beslenmenizin sebeplerine çok detaylı bakmadığınız müddetçe kilo vermek adına yapacağınız zoraki herşey geçici bir etki yaratacaktır.

Kilo sorunu, çok katmanlı bir konudur ve herkesin duygusal beslenme sebepleri farklı olabilir. Bu yüzden herkes için genel-geçer olarak uyguladığım paket bir programım yoktur. Ancak kişiyle bire-bir çalışarak ve gözlemleyerek sebepleri bulabiliriz.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

KİLO ALMA-VERME DENGESİZLİĞİ ÜZERİNE BİR VAKA ( 2. Bölüm )

Standard

F1

 

BAĞLAR ÇALIŞMASI:

İlk bireysel seanstan yaklaşık 3 ay sonra Fulya Hn ile bu sefer Bağlar Çalışması için bir araya geldik.

seans

 

1.SEANS: Köken aile ilişkileri temalı bir çalışma yaptık. Bu çalışma sırasında dikkatimi çeken konu, Fulya Hn’ın babası tarafından görülme ve onaylanma isteği oldu.

Babasının kendi ebeveynleriyle olan ilişkilerinin de Fulya hn ile babası arasındaki ilişki üzerinde etkisi olduğunu farkettik. Bunu dönüştürecek şekilde bir çalışma yaptık.

 

2.SEANS: Aynı gün yaptığımız bu ikinci seansta Fulya Hn, konu olarak kilo sorununu seçti. Kilo temalı yaptığımız seans sırasında babaanne üzerinde Fulya hn’ın babasını da etkileyecek şekilde regresyon terapide eklenti olarak isimlendirdiğimiz bir bilgiye rastladık ki bu, grup çalışmalarında çok rastladığım bir durum değildir.

Babaanne bu eklentiyle mücadele olarak güçlü hissedebilmek için extra kilo kalkanı oluşturmuştu. Fulya Hn’ın onayladığı üzere baba tarafında babaannenin de kilo sorunu vardı ve ailede babaanneye en benzeyen kişi kendisiydi. Babaanneden beri ileri gelen bu eklenti konusuna çalıştıktan sonra seansı sonlandırdık.

***

Bağlar Çalışması’ndan 3 gün sonra Fulya hn:

İyi akşamlar Eylül Hanım,

Ben bu ayın 17 sine kadar burdayım. Eğer programınız çok yoğun değilse regresyon randevusu yapabilir miyiz? ” yazarak ülkesine dönmeden önce bireysel seans talebinde bulundu.

 

F4Bağlar Çalışması’ndan 4 gün sonra:

” İyi akşamlar ,

Sizinle paylaşmalı mıyım bilmiyorum? Ama içimden bir ses size demem gerektiğini söylüyor.
Pazar günkü bağlar çalışmasından sonra kendimi çok enerjik ve mutlu hissetmeye başladım. Ama normal olmayan birşey daha oldu: tatlı komalarına giriyorum. Aklımda yemekten çok tatlı var. Maalesef , aynı çocukluğumdaki gibi gizli yiyorum. Çok sıkıntıdayım. Gece herkesten sonra yatıyorum çünkü birşeyler yiyorum. Sanki kontrolden çıktım.
Bilmiyorum, normal mi?

Kendisine verdiğim cevapta, küçükken yaşayamadığı bastırılmış duygularının şimdi açığa çıktığını ve tamir fazı süresi içinde iştah artışının normal olabileceğini söyleyerek bu durumun tamir fazı içinde geçmeyip devam etmesi halinde bana mutlaka bilgi vermesini rica ettim.

Bağlar Çalışması’ndan 8 gün sonraya denk gelecek şekilde ikinci bireysel seansımız için sözleştik. Bu seansla ilgili bölüm, vaka yazısının üçüncü bölümünde yer alacaktır.

F33GERİ-BİLDİRİM: Bağlar Çalışması’ndan sonra tamir fazı süreci daha uzun sürdüğü için ve bu tamir fazı süreci içinde ikinci bireysel seansı Fulya Hn ülkesine dönmeden önce gerçekleştirdiğimiz için, geri-bildirimler bir sonraki yazının sonunda topluca yer alacaktır.

Ancak elimizde şöyle bir geri-bildirim var. Fulya Hn’ın babaannesini ve babasını içeren eklentiyle ilgili seanstan sonra, yani Bağlar Çalışması’nı yaptığımız günden sonra, Fulya Hn’ın babasının yıllardır süren baş ağrıları tık diye geçmiş. Başka şehirde yaşayan babasının yaptığımız çalışmadan ve içeriğinden haberi yoktu. Bu da bana, babaanneyle ilgili olarak çıkan eklenti bilgisinin doğru olduğunu hissettirdi.

Yıllardır geceleri uyuyamayan, yoğun baş ağrıları yaşayan babanın ağrısının tık diye geçmesi sebebiyle durumdan çok etkilenerek 1-2 ay sonraki Bağlar Çalışması’na kendisi için katıldığını da burada eklemek isterim.

( ………devam edecek )

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

KİLO ALMA-VERME DENGESİZLİĞİ ÜZERİNE BİR VAKA ( 1. Bölüm )

Standard

F1

İsmine Fulya diyeceğim danışanla temmuz 2019’da ilk defa bir araya geldiğimizde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” kilo alıp vermemin dengesizliği ” yazmıştı.

40 yaşlarının başlarında olan Fulya hn evli, çocuklu, çalışan bir kadındı ve yurtdışında yaşıyordu.

Kilo alıp verme konusunda verdiği örnekler arasında:

-2-3 ayda 10 kg verip, 7 kg’sunu geri almak

-5 Sene önce 3 ay içinde 17 kg verip, 1 sene içinde 19 kg olarak geri almak vardı.

Diğer 2 kardeşi oldukça ince olmalarına rağmen Fulya hn küçüklükten beri hep toplu bir çocuk olduğu için ilk diyetini ailesinin baskısıyla henüz ilkokulda iken uygulamak zorunda kalmıştı.

Baba tarafındaki kadınların hepsinin 100 kg’nun üzerinde olduğunu, bu durumun babasının şişman kadın sevmeyerek kg takıntısı geliştirmesine sebep olabileceğinden bahsetti.

Detaylı yaptığımız ön görüşmeden sonra kısa eklenti temizliği ile başladığımız seansın henüz başındayken eklenti algıladığı için seansımıza eklenti temizliği ile başladık.

1.EKLENTİ: 7 Yıldır kendisinde bulunan, 2012 yılında on yıllık küslükten sonra babası ile ilk konuşmaya başladığı yıl kendisine, suçluluk duygusu ile çektiği bir eklentiydi.

Şu anki eşiyle evlenmek istediğinde ailesi özellikle de babası evliliğe karşı çıkmıştı. Fulya hn 4 yıl boyunca belki babası ikna olur diye beklemişti ama babasının kararı değişmemişti. Bu sebeple ailesinin onayı olmayan bir evlilik yaparak yurtdışına yerleşmişti. Bu süreçte babası 2012 yılına kadar kızıyla görüşmeyi reddetmişti.

Bu sebeple 2012’de gelen eklentisi, babasına karşı susması yönünde bir etki yaratmak için gelmişti.

F2Etkileri: Hayır diyememesine ve sürekli insanları kırdığını düşünmesine sebep olmuştu. Kabızlık, yorgunluk, ağırlık, sanki depresyondaymış gibi sürekli uyumasına ve yemek yemesine sebep olmuştu. Ayrıca sol göz civarı migren gibi şiddetli ağrılar yaratmıştı.

Eklentisini gönderdikten sonra babasına öfke konusuna giriş yaparak seansı noktaladık.

 

Bu seanstan sonra kendime aldığım özel notlarda:

-Bağlar Çalışması ile ilerlenmeli. 3 Ayrı bölgeden göç eden ataları var.

-Halaların hepsi kilolu. Kg sebepleri araştırılmalı.

-Baba çok katı. Baba temalı çalışılmalı.

yazmışım.

 

g2

 

1.GÜN SONRA:

Günaydın Eylül Hanım,

Dünkü seanstan sonra birşeyler yeyip eve gittim. Gece yatana kadar korkunç bir şekilde bir baş ağrım vardı. Hatta sol tarafım daha şiddetliydi. Kızlar gözümün küçüldüğünü söylediler.
Şu anda iyiyim . Birazdan yola çıkıcaz. “

9. GÜN:

” Günaydın Eylül Hanım,

Bu güne kadar kendimi çok iyi hissettim. Hiçbir sorun yok. Sadece dün çok başım döndü ve kendimi halsiz hissettim. Dün babamla beraberdik acaba ondan mı diye düşündüm?
Bu arada babamla da çok çok iyiyiz. Sanırım bu durumun kendi de farkında, o da çok mutlu. Haftaya çarşamba dönüyorum. Ama 3.10–18.10 tarihleri arası tatilim. Eğer bu arada herhangi bir bağlar çalışması denk gelirse büyük ihtimal gelebilirim.
Size iyi çalışmalar diliyorum. “

1 AY SONRA:

Merhaba Eylül Hanım,
Şu ana kadarki durumumdan çok mutluyum. Daha aktif, neşeli ve dinç hissediyorum kendimi. Seans sonrası konuşmuştuk bağlar çalışması için, ekimde gelebileceğimi söylemiştim. 01.10 tarihine bilet aldım. Bir-iki haftalığına İstanbula geliyorum. O süre zarfında herhangi bir randevu olanağı var mı acaba?
Şimdiden ilginize teşekkür ederim.
Sevgiler

                                                **********************

Kendisine verdiğim cevapta, sık sık gelemeyeceği için Bağlar Çalışması’na katılması halinde gelmişken 2 seans almasını önerdim. O da önerimi kabul etti ve bir sonraki çalışmamızı farklı teknikler kullandığım grup çalışması olan BAĞLAR ÇALIŞMASI’na katılacak şekilde organize ettik.

( …………………devam edecek )

NOTLAR Bölümü, 3. bölüm yazısının sonunda yer alacaktır. Bu yazının son düzenleme işleri bitmek üzereyken fonda çalan şarkının bu vakaya cuk oturduğunu hissettiğim için şarkıyı sizlerle de paylaşıyorum. Sözlere dikkat…

ŞARKICININ ŞARKISI

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

BABALAR VE KIZLARI ( 2. Bölüm )

Standard

I3

İlk seans ve aynı hafta yaptığımız Bağlar Çalışması’ndan 1 yıl sonra ağustos 2019’da Işıl Hn’dan yeni bir randevu talebi aldım. Aradan uzun zaman geçtiği için yeni bir çalışma konusu olup olmadığını sordum. Seçtiği konuya göre bireysel seans veya grup çalışması önerebileceğim için ne konuda çalışmak istediğini sorduğumda aşağıdaki gibi yanıtladı:

” Eylül hanım çalışmak istediğim konular şu şekilde;

  1. Ben hayatımda nerdeyse 3 yılda bir her şeyin yolunda olduğu bir arkadaş grubumdan bi anda dışlanma gibi bir durum yaşıyorum. Ben ve benim yanımda olan bir iki insan, benim haklı olduğumu düşünse de ben hiç bir zaman haklılığımı ispatlayamıyorum ve o insanları hayatımdan çıkarıyorum. Şehir değişiyor, insanlar değişiyor, sebep değişiyor ama senaryo hep aynı. Bu döngüyü kırmak istiyorum.
  2. Bir diğer durum ise duygusal boyutta görüştüğüm konuştuğum erkekler sanki beni mutlu etmek için hayatıma girmiyor da bende beklenti oluşturup o beklentiyi yerine getirmeyip beni kırmak için hayatıma giriyorlar. Ben hep kendimi görüşelim konuşalım diye çabalarken buluyorum ve karşımdaki insanların başına bir şekilde bi durum geliyor, bir aksilik çıkıyor, o oluyor bu oluyor ve o şey gerçekleşmiyor. Erkeklere karşı çocuk gibi beklentiye girmekten onların bir şeyleri ayarlamasını çözmesini ve yanıma gelmesini beklemekten çok sıkıldım. Bunun babamla ilgili olduğu kanaatindeyim, benim çocukluğum babamın parası olsun da beni görmeye gelsin diye beklemekle geçti, 5 yaşındayken babam yanıma gelsin diye bilet parası biriktirmişliğim var, bir süre sonra babamın bahanelerini gerçekçi bulmamaya başladım ve güvenim sarsıldı. Şu anki ilişkilerimde de aynı durumu sürekli yaşıyorum bu yaram sürekli kanatılırken buluyorum kendimi. “

 

Yazdığı her 2 sorunun da babasıyla ilgili olduğunu düşündüğüm için o anda email atarak 1 gün sonra Bağlar Çalışması olduğunu ve yazdığı konu başlıklarına çok daha uygun olabileceğini söyledim. Işıl Hn anında kabul etti ve hızlıca organize ettik.

Bu arada, Işıl Hn’dan bir yıldır herhangi bir geri-bildirim almamış olduğum için o arada neler olduğunu bilmiyordum. Bu sebeple çalışmaya gelmeden önce , son 1 yıl içindeki  sadece önemli gelişme ve değişiklikler varsa yazmasını rica ettim.

Bunun üzerine aldığım uzun ve detaylı email:

Eylül Hanım Merhaba,

I1

Öncelikle ben size ilk regresyon seansı öncesi ilişkimden biraz bahsetmek istiyorum.
2014 yılının Mart ayında başlayan bir ilişkim vardı. Partnerim hem ekonomik açıdan iki yakası bi araya gelmeyen, ne kadar çabalasa da para kazanamayan ya da kazandığını elde tutmayı başaramayan bu konuda bahtsız bir insandı. Ben de ilişkide hem ebeveyn hem sevgili olmuştum, birlikte yaşıyor gibiydik ve neredeyse tüm yaşam gereksinimlerimizi ben karşılıyordum, geliri kendi harçlığımdan sağlıyordum, eve geldiğinde yesin diye yemek yapıyordum, çamaşırlarını yıkıyordum. Bu 3 yıl içerisinde gerçekten hiç karakterimde olmayan bir insana dönüşmüştüm, üstelik bunu mutlu olmamama rağmen istemsiz söylene söylene yapmaya devam ediyordum. İletişim dinamiğinde ise ben onu sürekli yönlendirmeye çalışıyordum hayatını düzenlemeye çalışıyordum kendimce ve o da yanımda olmadığı zamanlarda beni resmen unutuyordu ve bu yüzden de sürekli kavga ediyorduk, bir kısır döngü gibiydi fakat tüm bunlara rağmen o süreçte çok sevdiğimi hayatımın aşkı olduğunu düşünüyordum bunların hiçbirini yaşarken göremiyordum.

2018’in Temmuz ayında sizinle ilk defa regresyon seansı yapmıştık ve birkaç gün sonra ise babamla ilgili problemlerimden ötürü bağlar çalışmasına katılmıştım. (Bununla ilgili detaylar sizde mevcut olduğundan ayrıntıya girmiyorum dilerseniz yazabilirim.)

SEANSLAR SONRASI DEĞİŞİMLER: ( Temmuz 2018  bireysel seans+ Bağlar Çalışması )

1- Bu seanslardan sonra Ağustos sonu Eylül başı gibi ilişkim konusunda ciddi bir aydınlanma yaşadım ve açıkçası bu değişimin seanstan bu kadar kısa süre sonra olduğunu şu an yazarken farkediyorum. O süreçte bir kaç aylığına farklı şehirlerdeydik. Partnerime ve bu ilişkiye muhtaç olmadığımı, bu ilişkinin beni ne kadar mutsuz ettiğini ve onsuz daha güzel bir hayat sürdürebileceğimi farkettim. Gözümdeki perde kalktı desem gerçekten abartmış olmam. Onun gün içinde bana yazmıyor beni aramıyor olması daha önceden bana kafayı yedirip çılgına döndürüyordu ve bunu her yaşadığımda kavga ediyordum, bağırıp çağırıp sinir krizi geçiriyordum. Bunun yerine rahat bir şekilde kendi hayatımla ilgilenmeye başladım. Bunu takıntı haline getirme durumum ortadan kalktı, ona karşı olan öfkem dindi. Yıllarca takıntı yapıp kendimi yıprattığım olayları önemsememeyi başarabilir hale geldim. Eylül sonunda ise ilişkimi suçlamadan, konuşarak rahat bir şekilde bitirebildim. Görünmez zincirlerimi farkedip onlardan kurtulmuşum gibi rahatladım. Bu ilişkimi bitirmemle alakalı değildi, ben ruhsal olarak özgürleşmiştim. Daha önce farkedemediğim şeyleri farketmeye başladıkça zaten hayatımda rolünü tamamlayan insanlar hayatımdan kolaylıkla bana acı çektirmeden çıktı.

I92- İlişkiden bağımsız olarak yaşadığım değişim dönüşümden biraz bahsedecek olursam; her konuda sinirlenen, en ufak şeye bağırıp çağırıp azar atan halim aydan aya azalmaya başladı. Özellikle Ekim-Kasım ayından sonra, öncesinde her gün birileriyle kavga eden ben çok daha sakin, dingin bir insana dönüşmeye başlamıştım bunu gerçekten hissediyordum. Eskiden iki güne bir, haftada iki gibi bir oranla neredeyse herkesle kavga edebilme potansiyeline sahiptim; artık bu şekilde tartışmaları çok nadir yaşıyorum ve eskisi gibi abartı tepkiler vermiyorum.

3- Bir şeyleri kontrol etme, başkalarının hayatlarına müdahale etme, düzene koyma gibi huylarımda ciddi azalmalar meydana geldi ve bunun değişmesi beni çok hafifletti. Artık kendi hayatımı umursayıp kendi mutluluğum, kendi isteklerim için kararlar almaya başladım. 2015’ten itibaren dönüştüğüm o anaç karakterden eser kalmadı tekrar kendi yaşıma döndüm diyebilirim.

4- Babamla iletişimimiz bana göre farkedilir şekilde değişti. Bu konuyla ilgili değişimi 2019 Mayıs- Haziran aylarında gözlemledim. Eskiden babamı hiç aramazdım aklıma gelse de aramak istemezdim o aradığında ise gerilirdim, konuşmak istemezdim, sesini duymak rahatsız ederdi. 4-5 aydır daha rahat konuştuğumu farkettim ve son 1-2 aydır o aramadan aklıma gelmeye ve ben de aramaya başladım. Konuşmalarımız daha rahat daha eğlenceli hale geldi.

I10.jpg

5- Aynı şekilde babamın ailesiyle de hiçbir bağım yoktu görüşmek konuşmak istemezdim. Geçtiğimiz bayram babaannemi, babamı tüm halalarımı amcalarımı herkesi kimse hatırlatmadan aramak istediğim için aradım, bu durumun yeni bir durum olduğunu annemin şaşkınlığıyla farkına vardım. Ve onlarla konuşmak beni gerçekten mutlu etti. Kendimi ilk defa bu aileye ait hissettim, onların benden bir parça olduğunu farkettim.

Yaklaşık 1 sene içerisinde hayatımdaki gözlemleyebildiğim değişim dönüşümler bu şekilde…

Özellikle söylemek isterim ki bunlar için size, işinize olan özeninize ve emeğinize minnettarım,

Sevgiyle kalın… 

 

seans

 

 

b

2. BAĞLAR ÇALIŞMASI: ( Ağustos 2019 )

Bu çalışma öncesinde Işıl hn’la yaptığımız kısa sohbet sırasında babasıyla ilgili verdiği bazı bilgiler ve birkaç örnek sonucunda , babanın hal ve tavırlarının bende bir konuda şüphe uyandırması sonucunda kendisine şöyle bir tavsiyede bulundum: ” Babandan uzakta yaşadığın için onun hayatıyla ilgili her detayı bilmiyor olabilirsin. Eğer arada hala görüşüyorsan bir sohbet anında fırsatın olursa kendisinden veyahut bir yakınınızdan öğrenme şansın olursa, geçmişte kendisine bir psikiyatrist tarafından herhangi bir teşhis konulup konulmadığını, ilaç kullandığı bir dönem olup olmadığını öğrenebilirsen iyi olur. Çünkü sen hayatın boyunca babanın davranışlarına öfkelenirken, aslında onun tüm bu davranışlarının sebebi belki senin bilmediğin bir rahatsızlığa sahip olması olabilir. Dolayısı ile evliliğini, işini herşeyini kaybetmesinin ardında böyle bir ihtimal varsa, bunu bilmende fayda var. ”

Bunun üzerine Işıl hn öğrenince bana bilgi vereceğini belirtti. Biz de çalışmamıza başladık. Yaptığımız çalışma baba eksenli ilerledi ve şöyle bir bilgi ortaya çıktı: Işıl hn henüz 3-4 yaşlarında iken babası evden ayrılıyordu. ( Ayrılış şekli ile ilgili detaya girmeyeceğim fakat herkesi karşısına alarak ve eşinin ailesi tarafından aniden dışlanarak ayrılmak zorunda kalıyordu ). Işıl Hn ise bu senaryoyu kendi hayatında her 3,5 yılda bir tekrarlıyordu. Lise 1 de, üniversite 1 de ve üniversite son sınıfta ait olduğu arkadaş grubundan dışlanmıştı. ( en üstte yazdığı konu başlıklarından ilki ).

Babayla olan bağlanma şeklini içeren bir çalışma yaptıktan sonra seansımızı noktaladık.

 

1 HAFTA SONRA:

Eylül Hanım Merhaba,

Geçen gün bahsettiğim duygusallığım ve yaşadığım olumsuzluklar bir iki gün sonra geçti.
I8Çok güzel bir gelişme oldu, babamın çalışma koşullarından dolayı kaldığı yerlerden ötürü yanına gidemediğimden bahsetmiştim hatırlarsınız. Birkaç haftalığına B…. şehrinde halamların yanında olduğunu öğrendim ve 3-4 günlüğüne babamın yanına gidip onunla vakit geçirme fırsatım oldu, bu bana gerçekten çok iyi geldi. Hatta ben oradayken şans eseri bir gün sonra babaannem, diğer halam ve amcamın da yaşadıkları şehirden hafta sonu için geleceğini öğrendim ve bir anda herkesi görme fırsatım oldu. Mucize gibi gelişti tüm olaylar baştan sona.
Size asıl bahsetmek istediğim olay ise şu; ilk gittiğim gece halam ve babamla otururken hiçbir çabaya gerek kalmadan babamın annesi ve babasını etkilemiş olan hikayeler neredeyse isimlere varana kadar önüme serildi. Bu öğrendiklerimle ilgili bu tarz durumlarda nasıl bir yöntemle ilerliyorsunuz? Müsait bir gününüzde ofisinize gelerek sonraki seans için ön görüşme gibi bir şey mi yaparız veya başka bir şekilde derseniz o şekilde de iletebilirim.
Sevgiler,                  “
10 GÜN SONRA:

Eylül hanım,Unutmamak için babamla aldığım notları sizinle paylaşıyorum. Yine de biraz uzun kusura bakmayın…

……….. ( Aileyle ilgili özel bilgiler olduğu için tarafımca sansür uygulanmıştır. ) ………………

………………………………………            ……………………………………………………………………………………………….

Babama direkt olarak sormadım fakat bana annemden ayrıldıktan sonraki süreçte, bir dönem hastanede kaldığını ve ağır depresyon geçirdiğini söylemişti.

Ek bilgi; Ailede kalp hastalıkları, alerji ve depresyon genetik olarak mevcut.

…………………………………………………………                         ”

 

Ş11NOTLAR:

1-Işıl Hn’ın en üstte yazdığı her iki konu da babasıyla ilgiliydi. Babası, ailede dışlanmış kişi olduğu için, babasına olan sevgisinden dolayı onun travmasını her 3,5 senede bir tekrar ediyordu. Bu sevgi türüne aile diziminde ” kör sevgi ” deniyor.

2- İlk seansa geldiğinde halen devam eden 3 yıllık ilişkisindeki erkek arkadaşını tarif ederken kullandığı kelimelerden göreceğiniz üzere,  babasına benzeyen bir erkek seçmiş ve annesi ile babasının ilişki modelini tekrar ediyordu.

Bu da aklıma aşağıdaki sözü getirdi:

Bir çocuğun üç ebeveyni vardır: Biri annesi, diğeri babası, üçüncüsü ise anne-baba arasındaki ilişki şekli. Bu üçüncü ebeveyn çok önemlidir.  “

                                                                                           Dr. Byron Norton

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

BABALAR VE KIZLARI ( 1. Bölüm )

Standard

I3

İsmine Işıl diyeceğim genç danışanım 20’li yaşlarının başında bir üniversite öğrencisi idi. 2018 yılı başlarında bana ilk defa bir tanıdığı aracılığıyla geldiğinde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne “ Hayatımın her alanında sosyal  ilişkilerimi etkileyen agresiflik ve kontrol edilemeyen öfke sorunlarım ” yazmıştı.

2. Konu başlığına ise ” Kendimi doğru ifade edemiyorum. Annem, erkek arkadaşım dahil herkes beni sert buluyor. Kendi düşüncemin herkes için doğru olduğunu düşünüp kabul görmeyince öfkeleniyorum. İddiacılığa girip kabul ettirmeye çalışıyorum ” demişti.

Yaptığımız uzun ön-görüşme sırasında aldığım bilgilerden biri anne ve babasının o henüz 3 yaşındayken boşanmış oldukları ve babasını 3-4 yılda bir yüz yüze, ortalama olarak ayda 1 kere de telefonla görüşebildikleri idi. Anne-babasının boşanma sebebini babasının huysuz ve sorumsuz olmasına bağlıyordu.

3 Yıllık bir ilişkisi vardı. İlişkisinden bahsederken, onun sorumsuzlukları ve benim agresifliğim dışında sorunumuz yok demişti.

İlk seansa gelen herkese uyguladığım üzere seansa kısa eklenti temizliği ile başladık. Bu esnada kendisinde 4 ve üzerinde eklenti olabileceğini belirtince seansımızı eklenti seansı olarak başladık.

seans

 

1.EKLENTİ: 3 Yıldır kendisinde bulunan, 2 gezinen enerji idi. Üniversitede arkadaşlarıyla birlikte çok fazla takıldıkları bir bar ortamında çekmişti.

Etkileri: Kendini koruma isteği, kalabalıktan uzaklaşıp izole olma isteği yaratmışlardı. Ayrıca hemen hergün baş ağrılarına ve 1 sene önce birkaç gün boyunca sağ alt bacağında yanmaya sebep olmuşlardı. Daha tahammülsüz ve öfkeli biri olmasını ve o dönemde çok fazla içki ve sigara içmesini sağlamışlardı.

 

2.EKLENTİ: a )17 Yaşındayken yaşadığı bir travma anında çektiği eklentiydi. Bu bölümde, o dönemde yaşadığı sorundaki suçluluk duygusuna çalıştık.

Etkileri: Yalnızlaşmasına sebep olmuş ve anaçlık yaratmıştı.

b) 2015 ve 2016 yılında benzer bir sorun yaşadığı sırada çektiği diğer 2 eklentiyi de bu bölümde gönderdik.

Etkileri : İnsanlara özellikle de yeni tanıdığı kişilere karşı güvensizlik yaratmışlardı. Cinsellikten korkmasına, bu konuyla bağlantılı farklı korkulara sebep olmuşlardı.

 

I6

3.EKLENTİ : 4 Yaşından beri kendisinde olan, babası evden ayrıldıktan sonra hissettiği terk edilme duygusu ile çektiği 3 gezinen enerjiydi.

Etkileri: Yalnız kalma ve terk edilme korkusuna sebep olmuşlardı. Herkese ve herşeye karşı öfke duymasına yol açmışlardı. Sindirim sorunları, hazımsızlık ve bağırsaklarda şişkinlik ile gaz sorununa yol açmışlardı. Ayrıca baş ve ense ağrıları yaratmışlardı. Küçüklükten beri burunda alerji, sızlama ve hapşurma ile burun akıntısına sebep olmuşlardı. Küçükken aylarca alerji testlerine girdiğinden ve herhangi bir sonuç çıkmadığından bahsetti. Şakaklarda ağrılara, olayları yanlış algılayıp çok sık yanlış anlamalar yaşamasına ve bu sebeple öfkelenip fevri davranışlarda bulunmasına sebep olmuşlardı.

4 Yaşındaki döneme detaylı bir çalışma yaptık.

 

 

4.EKLENTİ: 2 Yıldır kendisine bulunan, şu anki erkek arkadaşı ile ciddi bir ayrılık yaşadıkları sırada hissettiği duygularla çektiği 3 gezinen enerji idi.

Etkileri: Öfke, hırs, inatçılık, huysuzluk ve melankoli yaratmışlardı. Ayrıca baş ağrılarının artmasına sebep olmuşlardı.

Bu bölümde erkek arkadaşına duyduğu öfke konusunda çalıştıktan sonra seansı noktaladık.

 

E8

 

Seans sonunda kendime aldığım özel notlarda: ana karnı ve 0-6 yaşa çalışılması gerektiği, ayrıca Bağlar Çalışması’na mutlaka katılması gerektiğini belirtmişim. Küçüklüğünden beri baba figürünün olmadığını, öfkesinin bu konuyla bağlantılı olabileceğini, yoğun kişi bağımlılığı ( erkek arkadaşına ) olduğunu eklemişim.

 

 

g2

2.GÜN:

Seanstan 21:45 civarı çıkınca evime(15-20 dk lık mesafede) rahat bir şekilde yürüdüm. Eve varıp yemek yedim. Seans sırasındaki ağrılarım geçmiş, baş ağrım çok çok azalmıştı. Ardından yarım saat oturabildim çok uykum geldi uykum geldikçe baş ağrım biraz arttı. 23:30 civarı uyudum. Saat 5:15 civarı kedilerimizin evde sürüklediği poşet sesine çok korkarak uyandım. Uyku boyunca karışık fakat hatırlamadığım rüyalar gördüm. Gece boyu bağırsak hareketliliğim ve şişkinliğim devam etti. Sabah dinlenmiş olarak uyandım ve tüm gün dışarıda vakit geçirdim herhangi bir baş ağrısı, yorgunluk veya anormal bir durum hissetmedim.

 

B

NOT: Bu bireysel seanstan birkaç gün sonra o dönemde ayda 1 düzenlenen BAĞLAR isimli grup çalışmasına katıldı. Orada köken aile ilişkileri üzerine çalıştık. Burada dikkatimi çeken babanın anne tarafından yok sayılması ve Işıl hn’ın babasına öfke duyması idi.

 

 

9.GÜN:

” Pazar günü; bağlar çalışmasından çıktıktan sonra enerjim gayet yerindeydi. Eve 1-2 saat sonra geçebildim, uykum gelince bir ağırlık çöktü temizleme yapıp uyudum.

Pazartesi; işte çok halsizdim uykusuz kalmayacak kadar uyumama rağmen çok uykum vardı. Öğleden sonra kendime geldim günün ikinci yarısında herhangi başka bir sorun da hissetmedim.

Akşam annemle ufak bir tartışma yaşadık, sakin olan taraf bendim. İçimde bir hınç bir kendini ifade edememekten kaynaklı boğulma yaşamadım.

Salı; sabah rahat uyandım sinüs bölgemde çok hafif bir ağrı var(sinüzit veya astigmatdan da olabilir)

Çarşamba; erken kalkmama rağmen gün içinde uykum gelmedi. Az da olsa enerji artışı hissediyorum. Bol su tüketiyorum.

Olaylara karşı daha sakinim. Eskiden büyüteceğim sinirden ağlayacağım ve çok önemli bir mesele haline getireceğim şeyleri sakin karşılıyorum. Özellikle erkek arkadaşımın sorumsuzluklarıyla ilgili meselelerde. Üzülsem sinirlensem bile öfke patlamaları yaşamıyorum. Sakin bir şekilde düşüncelerimi paylaşabiliyorum. Beni aramaya vs. vakit bulamadığını iddia ediyor ve yaklaşık 10 gündür sağlıklı bir iletişimimiz yok. Geçen haftaya oranla insanlarla kavga etme oranım neredeyse %60 azaldı.

I4.jpgÇarşamba günü akşam annemle 3-4 kez gerginlikler yaşadık.

Perşembe günü annemle neredeyse sürekli kavga ettik ani sinir patlamaları yaşadık, sesler hayli yükseldi.

Cumartesi günü annemle şiddetli kavga ettik fiziki olarak da birbirimizi hırpaladık üstelik bu sefer ikimiz de sinir krizi seviyesine geldik. Bu şekilde kavgalarımız 3-4 yılda bir olur.

Pazar günü de gergin geçti annemle sürekli kavga ediyoruz. Çok gergin ve tahammülsüz olmaya başladım. İçimde tekrar o hınç oluşmaya başladı. Çıkaramadığım bir sinirim varmış gibi hissediyorum.

Fiziki olarak enerji artışından başka farkedilir bir değişiklik yaşamadım.”

 

Ş11

NOTLAR:

1-Eklenti seanslarından sonra ilk beklediğimiz şey yaşam enerjisinde artıştır. Onun dışındaki gelişmeler danışana, eklenti modeline-sayısına, eklenti çekme sebebine ve gönderdiğimiz eklenti oranına göre değişkenlik gösterebilir.

2-Bağlar Çalışması sonrasındaki gelişmeler ise daha uzun vadede gözlemlenebilir veya farkedilebilir. Bu vakada danışanla önce bireysel seans, 2 gün sonra ise başka tekniğin kullanıldığı grup çalışması (BAĞLAR )  yaptığımız için her iki seansın tamir fazı süresi aynı döneme denk geldi. Bu sebeple, biraz daha uzun süreli gözlemlemekte fayda var.

Yukarıdaki geri-bildirimler tamir fazı sürecine ait olup, ilerleyen döneme ait diğer geri-bildirimler vakanın ikinci bölümünde yer alacaktır.

 

( ……..devam edecek )

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BİR BABA-KIZ HİKAYESİ ( 2.Bölüm )

Standard

b1.BAĞLAR ÇALIŞMASI:

İlk seansımızdan 1 ay sonra Suna Hn ilk defa Bağlar Çalışması’na katıldığında annesi ile bağlanma şekline çalıştık. Bu çalışma sırasında dikkatimi çeken nokta; annenin kendi köken ailesinde yaşanmış bir travmayı Suna Hn ile ilişkisinde tekrarlandığı idi.

2.BAĞLAR ÇALIŞMASI:

İlk Bağlar Çalışması’ndan 1 ay sonra katıldığı 2. Bağlar Çalışması’nda baba ile bağlanma şekline bakarak derin bir çalışma yaptık. Bu çalışma esnasında ise dikkatimi çeken konu:  Suna hn’ın babaannesinin çok yüksek sayıda ölen bebeğinin ardından hayatta kalan ilk çocuğunun Suna hn’ın babası olması; babaanne-dede arasındaki çatışmalı ilişki sebebiyle oğlunu evde partneri gibi konumlandığı idi.

 

12

 

2. BAĞLAR ÇALIŞMASI’NDAN 4 GÜN SONRA:

” ……………….Ondan önce de eklenti seansı yapmıştık, size ilk geldiğimde kilo veremiyor olmamdan rahatsız olduğumu belirtmiştim. Seanstan sonraki hafta diyetisyene başladım. İki ay oldu ve yaptığım diyete göre pek kilo veremedim. 2-2,5 kilo değişti. Ancak yeme ataklarım baya azaldı, yine oluyor ama eskiye göre daha kontrollüyüm.

Bir sonraki görüşmemizde diyabet hastalığı üzerine çalışmak istiyorum, Bağlar’a mı gelmemi önerirsiniz yoksa bireysel seans mı daha iyi olur? Ailemde şeker hastalığı pek yaygın değil çünkü.
Teşekkürler .  “
2. BAĞLAR ÇALIŞMASI’NDAN 3,5 AY SONRA:

” Eylül Hanım merhaba,

S81 Ay arayla katıldığım iki Bağlar Çalışması’nın üstünden 3-4 ay geçti ve geçen hafta 5 yıldır görüşmediğimiz babam benimle ve kardeşlerimle görüşmek istedi, ben gerildiğim için yüz yüze görüşmeye gitmedim ama kardeşim gitti. Bambaşka birisi ile karşılaştığını söyledi. Eskiden herşey için etrafındaki insanları suçlayan adam şimdi hatalarını kabul eden, bundan sonrasında telafi etmek için şans isteyen birine dönüşmüş. Herşeyi dramaya bağlayan sürekli ajitasyon yapan biriydi ama şimdi oldukça mantıklı konuşan, neşeli ve sahip olduğu şeyler için şükrettiğini söyleyen biri olmuş. Bunları kardeşimden başka biri söylese asla inanmam,abartıyor derdim. Henüz kendim görüşemediğim için onun bana anlattıklarını paylaşmak istedim sizinle. Benimle ve hatta hiç görmediği çocuğumla da görüşmek istedi ama ben cesaretimi toplayamadım henüz. Ayna karşısında onunla konuşmanın provasını yaparken bile sinirlerim boşalıyor ağlamaya başlıyorum. Onun karşısında da böyle güçsüz görünmek istemediğim için şimdilik erteliyorum.

Yardımlarınız için tekrar teşekkürler. “

 

**********

Kendisine cevabımda BAĞLAR ÇALIŞMASI’nın etkilerinin uzun vadede gösteren bir çalışma olduğunu, babası odaklı yaptığımız son çalışmadan babasının da şifa almış olmasına sevindiğimi, farklı gelişme olursa haberleşebileceğimizi belirttim.

S9

 

2. BAĞLAR ÇALIŞMASI’NDAN 5 AY SONRA:

” Merhaba Eylül Hanım,

S10.jpgYaklaşık iki aydır haftada bir, iki haftada bir gibi sıklıkla görüşüyoruz babamla. Bize karşı çok ilgili, torunu ile vakit geçirmekten çok mutlu gibi görünüyor. Onu görmeye geleceği zaman sevdiği abur cuburlardan alıyor. Bu başka dedeler için normal yada sıradan bişey gibi görünse de babamın eski hali için çok ütopik bir tavır. Hala gerçek olduğuna inanamıyorum bazen. İlk görüşmelerde çok gerilsem de ben de baya rahatladım, arada bir oğlumun fotoğraflarını göndermeye bile başladım.
Şimdilik aklıma sadece bunlar geliyor.
Tekrar teşekkür ederim desteğiniz için.
Sevgiler. “

 

 

Ş11

NOTLAR:

1-Bu vakayı çok merak edilen, sürekli sorular aldığım Bağlar Çalışması hakkında bir örnek olması açısından yazdım. Regresyon seansı bireysel çalışmadır, Bağlar Çalışması ise farklı tekniklerin kullanıldığı bir grup çalışmasıdır.

2-Hem anneden hem babadan alamadığımızda, hayatın ilerleyen aşamalarında  herhangi bir alanda sorun yaşamamız çoğu zaman kaçınılmaz oluyor. Suna Hn’ın yeme ataklarının azalması, az da olsa kilo vermeye başlaması ve bu konuda eskiye göre biraz daha iradeli olmaya başlamasının  bu çalışmanın bonus faydası olduğunu düşünüyorum.

Ancak yeme bozukluğu ile ilgili konuya ayrıca bireysel olarak bakmak gerekir. Nasıl ki vücudumuz bu kiloları bir günde almıyorsa, bütün bu kiloların da bir günde gitmesini bekleyemeyiz hele ki tıbbi bir soruna dayanıyorken. Bu tip durumlarda doktor kontrollü bir tedavi+diyet uygulanmasını tavsiye ederim. Benim yapabileceğim şey ise sadece sizi yemeye iten duygusal sebeplere çalışmak olabilir. Bu ise bir süreç gerektirir.

3-Bağlar Çalışması’ndan 3 ay sonra gibi bir sürede babasının bambaşka bir insan olarak hayatlarına müdahil olması, Bağlar Çalışması’nda sistemik çalıştığımız için diğer kişilerin de şifa alabilecekleri konusunda güzel bir örnek oluşturmuş. Bu sebeple bu vakayı Bağlar Çalışması açısından bir örnek olarak paylaşmak istedim.

Bağlar Çalışması; belli bir beklentiyle değil, beklentisiz ve açık bir kalple geldiğinizde, beklenmeyeni beklediğimiz bir çalışmadır…Bir keresinde iki kere regresyon deneyip eklenti dışında hiçbirşey yapamadığımız, trans sorunu yaşayan bir danışanın Bağlar Çalışması’na katıldıktan sonra 4 yıldır regl olmadığı halde bir ay sonra tekrardan sağlıklı bir şekilde regl olmaya başladığına şahit oldum. Çalışma konumuz bu değildi ama o günkü grupta dişilikle ilgili birşeyler çalışılmış olmalı ki böyle bir bonus fayda oldu.

Başka bir bonus fayda örneği; bir danışanın araba kullanma sorunu vardı ama çalışma konumuz bu değildi…Başka bir konusuna çalışırken karşımıza ebeveynini ve amcasını içeren bir araba kazası travması çıkınca o konuya çalıştık. Aradan çok kısa bir süre geçtikten sonra hem kendisi hem de konudan hiç haberi olmayan kuzeni ( kazaya şahit olan amcanın çocuğu )  aynı anda araba kullanmaya başladılar. Onun öncesinde danışanın arabası olmasına rağmen yıllardır otoparkta bekliyordu ve bu çalıştığımız kaza kendisi hayattayken şahit olduğu bir kaza değildi.

Dolayısıyla, sadece kendi travmalarımız değil ebeveynlerimiz hatta bazen atalarımızın travmalarının da izlerini taşıyabiliyoruz. Bu sebeple ilk görüşmede detaylı bir ön görüşme yaptığım kişilerin ihtiyaçlarına göre bir yol haritası belirliyoruz. Bireysel çalışmanın yeterli olmadığı durumlarda ise Bağlar Çalışması’nı bir takviye aracı olarak kullanıyoruz.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

BİR BABA-KIZ HİKAYESİ ( 1.Bölüm )

Standard

Father and daughter sitting on a rocky beach and talking

Suna Hanım ile 2019 yılının başlarında ilk defa bir araya geldiğimizde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” Yeme bozukluğu, endişe ve huzursuz ruh hali; öfke; aşırı anaçlık ” konularını yazmıştı.

Otuzlu yaşlarının başlarında, evli, çocuklu ve iş hayatına ara vermiş ama eskiden yoğun çalışma hayatı olan bir kadındı.

Şu anda seans notlarıma bakarken hatırladığım üzere, seansa geliş şekliyle bende biraz eklenti şüphesi yaratmıştı çünkü seans saatine 1,5 saat erken gelip bir kafede oturup beklemesine rağmen yanlış apartmanın zilini ısrarla çalarak ” Zile basıyorum açmıyorsunuz ” diyerek aramıştı.

Birden fazla konu başlığı olduğu için ön görüşme sırasında iki gruba ayırarak öncelikle yeme bozukluğu hakkında konuştuk. Doktor teşhisli olmayan bir tıkınırcasına yeme sendromu olduğunu düşünüyordu. Yaklaşık 10-11 yıldır bu sorunu yaşıyordu. Çalıştığı dönemde işi eve uzak ve stresli olduğu için eve gelir gelmez, dolapta o anda ne varsa tabağa bile koymadan hepsini hızlıca yiyordu.

S57 yıldır da Tip 1 diyabeti vardı. Bu hastalığa bağlı olarak hipoglisemi anlarında zaten yemeğe saldırdığını ve bunun hastalığıyla ilgili olduğunu ekledi. Son 7 yıldır da hipoglisemi anlarında tıkınırcasına yemeğe saldırdığını belirtti. Gündüz olursa açlık hissetmeden tıkınırcasına yiyordu. Gece kalktığında ise hipoglisemi sebepli olduğundan yoğun açlık hissederek yiyordu.

2.Konu başlığı: Öfke, gerginlik ve endişe olarak seçti. Bunun kendini bildi bileli var olduğunu, küçüklüğünden beri hep öfkeli olduğunu söyledikten sonra, ilk defa gelen herkese sorduğum klasik sorularımı içeren uzun ön-görüşmemize geçtik.

Anne-babası onun ergenlik döneminde ayrılmışlardı. Onun öncesinde ise annesinin ilgisiz bir anne olduğundan, küçükken bir dönem annesinden ziyade babasıyla daha iyi anlaştığından bahsetti. Annesinin yemek, temizlik gibi işleri asla yapmadığından, anne gibi davranmadığından; babasının her zaman dışarda olduğundan , sorumsuzluğundan ve eve maddi-manevi katkısı olmadığından bahsetti.

S4Anlaşmalı boşanmanın ardından babasının eve maddi destek vermediğini; boşanma sırasında annesinin kendisini istemeyerek babasına verdiğini ve diğer iki küçük kardeşini yanına alarak kendi ailesinin yanına taşındığını ekledi. 15-16 yaşlarında iken babasıyla geçirdiği o 1 yıl boyunca aslında kendi kendine bakmak zorunda kalmıştı çünkü babası işi gereği sabah 4-5 gibi eve geliyordu. Bu sebeple babasını haftada 1 kere görebiliyordu. Hala o dönemlerden kalma yalnızlık ve karanlık korkusu taşıdığını ekledi.

Şu anda ise son 4-5 yıldır babasıyla aynı semtte oturmalarına rağmen hiç görüşmüyor; annesiyle de dönem dönem görüşmeyerek mesafeli bir ilişki yürütüyordu.

Diğer sorularımın yanıtını da aldıktan sonra ilk defa gelen herkese yaptığım üzere eklenti temizliği ile başladık. Bu sırada kendisi de 2 tane eklenti algılayınca seansımızı eklenti temizliği formatında ilerlettik.

1.EKLENTİ:

5 Yaşından beri kendisinde olan , bir taciz anında kendisine çektiği 6 gezinen enerjiydi.

Etkileri: Her an başıma birşey gelebilir korkusu, insanlar bana zarar verebilir korkusu ve bu korku sebebiyle insanlardan kaçma ve bir ortamda insanlarla baş başa kalmak istememesine sebep olmuşlardı. Hatta doktora bile gitse, doktorla teke tek kalmak istememesine, doktor kadın bile olsa kendisine yaklaşmasını istememesine yol açmışlardı. Eşi ve çocuğu hariç herkesle fiziksel temastan kaçınmasına, sarılmaktan asla hoşlanmamasına sebep olmuşlardı. Ayrıca sol el bileğinde zaman zaman ağrılara, diz kapaklarında sağda daha yoğun olmak üzere ağrılar yaratmışlardı.Yalnız kalmaktan korkmasına, daha öfkeli olmasına ve sol el dirseğinde nadiren sızlama, ısı ve titreşime sebep olmuşlardı.

S6

Bu bölümde 5 yaşındayken gerçekleşen taciz anısına beden terapi ağırlıklı çalıştık. Bu bölümde çalışırken arka planda annesinin onu ve ihtiyaçlarını görmemesi, ilgilenmemesi sebebiyle öfkeli olduğunu farketti. Annesi o sırada küçük olan kardeşiyle ilgilendiği için kızıp sokağa çıktığı bir anda bu taciz olayını yaşıyor ve annesi kızar diye ona söyleyemiyordu.

 

2.EKLENTİ:

Anneye öfkesine giriş yaptığımız bölümde konuşurken 5 ve 8 yaşları arasında annesine öfke ile toplam 12 gezinen enerji çektiğini farketti.

Etkileri: Kimseyle yakın ve samimi ilişkiler kuramama, ilişkilerini mesafeli ve yüzeysel tutma eğilimi vermişlerdi. Birinin kendisini gerçekten sevebileceğine inanmamasına; eşinin birgün çekip gidebileceğini düşünerek korkmasına sebep olmuşlardı. Ayrıca takıntılı düşüncelere ( mesela bir arkadaşı başka bir arkadaşıyla buluşunca, bunun gerçek olmadığını bilmesine rağmen kafasında sanki kendisini görmek istemiyor, artık kendisini sevmiyor gibi düşünceler oluşmasına ) yol açmışlardı. İnsanların negatif bir davranışları olduğunda herşeyi üzerine alınıp kişisel algılamasına ve gereksiz alınganlıklar göstermesine yol açmışlardı.

Bu eklenti grubunu da alanından gönderdikten sonra seansı burada noktaladık.

Kendime aldığım özel notlarda:

-2 Tane var dedi ama toplam 18 gezinen enerji gönderdik. Hala eklentisinin çıkabileceğini düşünüyorum. İlerde tekrar bakılmalı.

S7-8 Yaş kilit nokta. O döneme detaylı bakılmalı.

-Hem anneden hem babadan alamadığı için yoğun öfke var. Her iki ebeveyn odaklı ve BAĞLAR ÇALIŞMASI ağırlıklı ilerlenmeli.

-Tip 1 diyabet ve tıkınırcasına yeme konularının genetik olmadığını ve sadece kendisinde olduğunu belirtti. Yaptığımız çalışmaların bu alanlara extra faydası olup olmadığının etkisi gözlemlenerek ilerlenmeli.

-Kendisinde olan uyku sorunu çocuğunda da var. Bu bölüme gerekirse anne üzerinden Bağlar ile bakmalı. Regresyonda ise öncelikle eklenti ve sonra 0-6 yaş+ boşanma dönemine mutlaka çalışılmalı .

 

12

1.GÜN:

Merhaba Eylül Hanım,
Terapiden çıkıp eve geldikten sonra değişik bir ruh halim oldu, bir an durgundum, sonra aniden gerginleştim, sonra ortada bişey yokken durup durup gözlerim doldu,duygusallaştım.Yorgundum, oğlum uyuyunca hemen ben de yattım.
Gece çok kez uyandım, bir kez karabasanlı kabus gördüm, bikaç kez rüyamda bileklerim görünmez bi kelepçeyle bağlıydı, bikaç kez karnımda yoğun bir ışık, vardı görünmez bi kelepçe var gibiydi açmaya çalıştım. Bir rüyamda da soner adında bir adam eşiniz olduğunu ve sizi rahat bırakmam gerektiğimi söyledi, sizin vaktinizi aldığım, sizi uğraştırdığım için benden rahatsız olduğunu hissettim. Bu arada şu an hatırlayamadığım başka karışık rüyalar da gördüm. Sabah uyandığımda şekerim yüksekti ve dünkü hafif olan gribal hastalığım artmıştı. Terapiyle ilgisi var mı bilmiyorum çünkü dün de biraz rahatsızdım. Bugün de doktora gidip gelmek hariç evde dinlendim.

genel olarak ruh halim ise size gelerek kendim için çok doğru bi adım attığım yönünde. bir haftayı nasıl tamamlayacağımı, tamir fazını nasıl geçireceğimi merakla bekliyorum. önümüzdeki hafta tekrar yazacağım size.   

7.GÜN:

” Merhaba Eylül Hanım,

İlk günkü durumumu yazmıştım. İkinci gece de karışık kabuslar gördüm, tek hatırladığım el parmaklarımı birinin çektiği ve hissettiğim acı. Ertesi gün de saatlerce ağrı hissettim parmaklarımda. Bu arada gribal hastalığım baya arttı sonraki günlerde. Terapiyle ilgisi var mı bilmiyorum ama tüm haftayı hasta, yorgun, geceleri de hatırlayamadığım karışık rüyalarla geçirdim. Eşime de oğluma da gereksiz yere gerildiğim, öfkelendiğim oldu.
Temizlik çalışmasını geceleri kendim, oğlum ve evim için yapıyorum.
Bu terapiye devam etmeyi en başta kendi iç huzurum, sonra oğlum ve eşime huzur veren biri olmak için istiyorum. Bana çok iyi gelecek çalışmalarımız, bunu hissediyorum.
Teşekkürler.
7.GÜN: İLK SEANS NOTLARINA EK BİLGİ

” Eylül Hanım merhaba,
Seans öncesi konuşmamızda neden size geldiğimle alakalı bir konuyu belirtmeyi unuttuğumu fark ettim.

Benim için önemli bir konu olduğu için buradan yazmak istediğim, ilerleyen seanslarda üzerinde çalışmak üzere formuma eklerseniz çok mutlu olurum.
Yıllardır eşimle maddi olarak bir kısır döngü içindeyiz, gelirimiz artsa da sürekli bir borç ödeme halindeyiz ama borç içinde olacak bir yaşantımız yok, pahalı kıyafetler, masraflı tatiller, yada lüks hobiler gibi gereksiz bir harcamamız olmamasına rağmen, gelirimiz ile orantısız bir maddi sıkıntı çekiyoruz. Bu arada eşimin işleri gayet yolunda. Sıkıntı iş olmaması yada gelir düşüklüğü değil.
Diğer konu ise yine kısmen maddi konularla bağlantılı benim işim hakkında. 2012’de özel sektörden ayrıldım ve evden çalışmaya başladım. Herşey gayet güzel gitti, bir süre çok iyi para kazandım sonra aniden durdu tüm siparişler. Bir ay 5 bin tl sipariş alırken diğer ay 250 TL’lik sipariş aldım gibi bir durum oldu. Ve sonrasında çözmek için satış arttırmak için yeni ürünler kampanyalar ne denediysem işe yaramadı. Aynı döngüyü 2016’daki yeni işimde de yaşadım. Bu durumda beni maddi açıdan ayrı manevi olarak başarısızlık hissi ile ayrı yıprattı.
Bu konuları da çalışma konularıma eklerseniz sevinirim. “
************************************************************************************
Bu yazışmalar sürerken, ilk seanstan 1 ay sonra yapılacak olan Bağlar Çalışması için sözleştik. İlk Bağlar Çalışması’ndan tam 1 ay sonra da bir Bağlar Çalışması’na daha katıldı.
Ş11
NOTLAR:
1-İlk gün geri-bildirimde yazdığı rüya bölümünde bahsedilen Soner konusuyla ilgili yorumum: Bizde büyük değişim yaratacak birşeyler yapacağımız zaman, bir parçamız bu konuda direnç gösterir. Bu ” Soner ” , danışanın konfor alanından çıkmak istemeyen parçası olabileceği gibi, bana geldiği zaman gönderileceğini bilen ve gelmesini engellemeye çalışan eklentisi de olabilir.
Bu tip durumlarda tavsiyem; daha da üstüne gitmeniz gerektiği yönünde.
2- İkinci bölüm, Bağlar Çalışması ile devam edecek. Diğer yorumlarımı ikinci bölüm sonuna ekleyeceğim.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

BİR ÇİFTİN HİKAYESİ-3. Bölüm

Standard

m4

Hem Bahadır Bey’in hem de Meryem Hn’ın seanslarını yaptığımız ilk günkü buluşmamızdan tam 1 ay sonra Bağlar Çalışması için bir araya geldik.

( Daha önce, sosyal medyadaki bazı sayfalarımda bu çalışmam hakkında defalarca yazdım ama bilmeyenler için tekrar hatırlatayım:

bBAĞLAR ÇALIŞMASI:

Regresyon çalışması sırasında trans geçiş sorunu yaşayan danışanlara nasıl katkı sağlayabilirim düşüncesiyle yıllar önce oluşturduğum, regresyon dışında teknikleri kullandığım bir grup çalışmasıdır. Bu grup çalışması, ilk etapta trans geçiş sorunu yaşayan kişiler için oluşturulmuş olsa da zamanla hem danışanlarla karşılıklı edindiğimiz tecrübelerle hem de aldığım farklı eğitimlerle daha da gelişti ve artık sadece trans geçiş sorunu yaşayanların değil, bütün regresyon danışanlarımın süreçlerinde ihtiyaç duydukça başvurduğumuz farklı bir mecra olarak yerini aldı.

Bağlar Çalışması’nın en etkili olduğu alanlar:

-köken aile ilişkileri/ sorunları (Ör: ebeveyne öfke, kardeşlerle sorunlar vb..)

-erken ebeveyn kayıplarının etkileri

-ebeveynleştirme ( parentification )

-dişilikle ilgili sorunlar; annelikle ilgili sorunlar

-atasal etkiler ( göç travmaları, kayıp travmaları, genetik etkiler…vb )

-ikili ilişkilerde sorunlar; tamamlanmamış ilişkiler; hiç ilişki yaşayamamak

-bağlanma sorunları

-çoklu evlilikler; bu evliliklerden olan çocuklar

-bolluk-bereket sorunları…vb

-sebepsiz öfke, dışlanmışlık duygusu …vb

E8

MERYEM HN’IN SEANSI:

Meryem Hn’ın köken aile sistemiyle ilgili detaylı bir çalışma yaptık. Burada ne yaptığımıza, nelere baktığımıza değinmeyeceğim.

En çok dikkatimi çeken detaylardan biri : Meryem Hn’ın çocukluğundan itibaren sorun çıkarmayan-mükemmel evlat rolünü oynarken annesine karşı içerde biriktirdiği dağlar kadar öfkesi; öfkesini ifade etmekte zorlanması…öfkesini ifade etmesi gereken yerde gülerek öfkesini maskelemesi oldu.

Bu tip durumlarda kullandığımız özel metotlar olduğu için burada yoğun bir katarsis yaşandı.

M11.jpg

BAHADIR BEY’İN SEANSI:

Meryem Hn’ınkine benzer bir temayı Bahadır bey’in seansında gördüm. Bahadır bey’in sistemindeki kadınlarda çok ağır travmatik olaylar vardı ve Bahadır bey de annesine yük olmak istemeyen olgun evlat rolünü oynuyordu; hatta annesinin partneri gibi davranıyordu. Bu durum ise kendi evliliğinde sorunlar yaşanmasına sebep oluyordu.

Burada da detaya girmeyeceğim ama köken aile ve kendi ailesi arasındaki ilişkiyi içeren detaylı bir çalışma yaptık .

g2

2 Gün Sonra-MERYEM HN:  ( Vakanın 2. bölüm yazısında da belirtilmişti )

Mrba eylül hanım

Pazar günü ilk seanstan sonraki değişimler hakkında konusmustuk. Size geliş sebebimiz yani eşim için evliliğimizin bitis noktasına gelmesiydi. İlişkimiz içinden çıkılmaz bi haldeydi ve ben size geldiğimde ilişkimizle ilgili yapılacak hiçbişey olmadığını düşünüyordum sadece kendimde geçmişe dair asamadigim şeyler için gelmiştim. Seanstan sonra 20 gün içinde düşüncelerimde değişiklikler olmaya başladı. Eşimin yüzüne bile bakmak istemezken eve dönmesine izin verdim ve çözümsüz bi durumda olmadığımızı kabullendim. Eşime karşı çok öfkeleydim o da geçti. Adeta kalbimin kilitleri açıldı tekrar sevebileceğimi düşünmeye başladım. “
……        ……… ( burada bir soru sordum ) ……  …………..

Evet  2 aydır ayrı yaşıyorduk. Ama öncesinde de 1 yıldır falan  aynı evde yaşamamıza rağmen evlilikten ziyade ev arkadaşlığı modundaydik. “

10 Gün Sonra-MERYEM HN:

Mrb eylül hanım bir hafta içinde hayatımızda bazı değişimler oldu öncelikle eşimin ablasının evliliği de bizim durumumuz gibiydi ayrı yaşıyorlardı onlar da mali konular da sorunlar yaşamışlardı geçmişte gelir kaynakları olmasına rağmen ellerinde para tutamıyorlardı. Son durumda ikisi de işsizdi ve boşanma aşamasındalardı. Ancak geçen hafta ikisi de is buldu ve 2 gün önce birarada yaşamaya başladılar. İkinci gelişme eşimin erkek kardeşiyle çaba harcamamiza rağmen yakın bi ilişki kuramamıştık. 2,5 yıldır ..X… şehrindeyiz ve biz aramadan ya da plan yapmadan hiç biraraya gelmedik. Son 6 aydır eltimle yaşadığımız bi sorundan ötürü hiç görüşmüyorduk. Ancak dün sabah eşimin kardeşi aradı ve beraber kahvaltıya gitmeyi teklif etti. Gittik ve çok güzel vakit geçirdik. Bir de dün eşim mali konularda bi takım tasarruf önlemleri almaktan bahsetti. Halbuki geçmişte çok pervasız para harcamaları yüzünden anlasmazliklarimiz olmuştu.

Evliliğimiz şu anda çok iyi gidiyor olması gerektiği gibi saygı sevgi ve güven çerçevesinde. Halbuki onarilamayacak durumda olduğumuzu düşünüyordum size geldiğimde. Öncesinde aramıza duvarlar örülmüş gibiydi birbirimizi duymuyor görmüyor önemsemiyorduk aynı evde farklı iki hayat yasiyorduk. . ……………………………………….”

Yaklaşık 2 Ay Sonra-MERYEM HN:

Merhaba eylül hanım ,  son geri-bildirimden beri ilişkimiz açısından herşey yolunda gidiyor. Daha önce bizi olumsuz etkilediğini düşündüğüm tartışmamıza sebep olan ancak bi türlü hayatımızdan çıkaramadigimiz bu kişiler bişeyleri bahane edip tek tek hayatımızdan uzaklaşıyor. Bunun yerine daha huzurlu olduğumuz ortamlarda daha çok bulunmaya başladık özellikle yakın akrabalarla ilişkilerimiz olumlu yönde gelişti. Daha önce pek irtibat kuramıyorduk ve uzaklasmistik.

M12

1 Ay Sonra-BAHADIR BEY:

“…  Annem kardesim hic beklenmeyen zamanda olumlu adimlar atarak yaklasimda bulundular ve eşimle ilişkimizin düzelmesine katkıda bulundular. bunlar cok kisa bir zaman icinde oldu…mali konularda kendiliğinden olusan getirisi olma ihtimali olan 3-4 firsat cikti karsima suan icin somut birsey yok ben de temkinli adim atiyorum  tabi de olursa iyi bir katkisi olacak somut bir gelisme olursa onu da yazarim  …

F18

NOTLAR:

1-Regresyon çalışmasında bireysel çalışırız. Regresyon, konu itibariyle nokta atışıdır ve tüm bilgiler danışan aracılığıyla gelir. Burada danışanın çok zihinsel, çok kontrolcü olması veya çok eklentisinin olması seanslarda bazen bize engel yaratabilir çünkü tüm bilgiler danışanın zihin süzgecinden geçmektedir.

Bağlar Çalışması’nda ise her zaman olmasa da genelde sistemik çalışırız. Kullandığımız metot ise regresyonun tam tersidir; yani minimum konuşma içerir. Arada verdiğimiz molalarda bile inziva kuralları geçerlidir çünkü hem çalışmanın verimi açısından hem de katılımcıların kendilerini rahat hissetmeleri için kimsenin kimse hakkında veya sorunları hakkında birşey bilmiyor olması tavsiye edilir.

Bağlar Çalışması’nda her seferinde tek bir konuya bakabildiğmiz için, regresyon seansları gibi birden fazla katılım mümkündür. Ancak, sistemik çalışmalar yaptığımız için bazen sadece danışanda değil, çalışma konusuyla bağlantılı olarak aile sisteminde de olumlu yansımaları görülebilmektedir. Yukarıdaki örnekte; Bahadır bey’in köken ailesiyle ilgili eklenen geri-bildirimler bu konuda iyi bir örnektir.

2-İlişkiler , en çok projeksiyon yaptığımız alanların başında gelmektedir. Buradaki Bağlar Çalışması’nda Meryem Hn’ın Bahadır bey’de gördüğü paternin bir benzeri kendisinde çıkmıştı. Her ikisi de kendi köken ailelerindeki tamamlanmamış meselelerini şimdiki ailelerine taşımışlardı. Meryem Hn ile Bahadır bey’in ilişkisi alma-verme dengesine dayanan bir partner ilişkisinden uzaklaşmış olduğu için bu yönde bir çalışma yaptık.

14 Şubat 2019’da yazının teyidi için kendileriyle yazıştığımda herşeyin yolunda olduğunu belirttiler. Ben de özellikle bugüne yetiştirmeye çalıştığım bu yazıyı sevgililer günü henüz sona ermeden sizlerle paylaşıyorum…

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BİR ÇİFTİN HİKAYESİ-2. Bölüm

Standard

m4

Meryem Hn’ın seansından sonra biraz dinlenme molası verdikten sonra aynı gün Bahadır Bey’i seansa aldım. Meryem Hn’dan , mola sırasında Bahadır bey’e kendi seansının içeriği hakkında bilgi vermemesini rica ettim.

Bu arada, Meryem Hn’la randevu öncesi yazışırken mesleğinden haberdar değildim. Ayrıca evlilikleriyle ilgili gidilebilecek en iyi çift terapistlerinden birine gittiklerini de bilmiyordum. Dolayısı ile Meryem Hn’ın bireysel seansı sonlandıktan sonra aklıma şöyle bir fikir geldi: Bahadır bey’in bu seansa gelmekteki asıl amacı, kendi bireysel sorunlarından ziyade, öncelikli olarak boşanmaya giden evliliği ile ilgili birşeyler yapmaktı. Öncelikli motivasyonu evliliğini kurtarmak olduğu için, eşiyle beraber bu konuda yapılması gereken ilk şey olan çift terapisini zaten denemiş oldukları için bugüne kadar hiçbir çift danışana uygulamadığım bir yol izledim ve kendilerine 2 seçenek sundum:

1.Ya Meryem Hn ile yaptığım gibi Bahadır bey ile de bireysel bir seans yapıp, sorunlarına bireysel olarak bakacaktım.

2.Ya da Bahadır bey ile ön görüşmemi yaptıktan ve daha detaylı fikir sahibi olduktan sonra, asıl seans bölümüne eşi Meryem Hn’ı da alarak, regresyon dışında farklı bir teknik ile sorunun nereden kaynaklandığına, eşiyle arasındaki mevcut duruma bakacaktım. Böylece evlilikleriyle ilgili o ana kadar bana anlatılanların dışında bir yol izleyip, gerçekten de bir umut olup olmadığını kendi gözlerimle görmek istedim. Eğer umut varsa ve her ikisi de mevcut bilgiler ışığında ” denemeye devam ” derlerse, bir sonraki aşamada onları ayda bir olarak düzenlediğim grup çalışmasına davet ederek, herbirine ayrı ayrı bireysel çalışma yaparak ilerleyecektim.

 

m6

 

İkinci seçenek için ikisi de onay verince seansa Bahadır bey’in ön-görüşmesi ile başladık. Bahadır bey’in ön-görüşme sırasında bildirdiği iki farklı konu başlığı vardı:

1-Evlilikle ilgili sorunlar:  ( Her iki taraftan da dinlediğim, özünde köken aileden ayrışamamaya dayanan sorunlar gibi görünse de aslında ilişkinin başından beri Meryem Hn’ın kendini değersiz hissetmesi; köken ailelerin birbirlerini uzun zamandır tanıyor olmalarından kaynaklanan birikmiş meseleler olması ve bunların evliliklerini dolaylı yoldan da olsa etkilemesi gibi ek konu başlıkları vardı )

2-Girdiğim bütün işlerde sürekli işlerin ters gitmesi ve mali şanssızlıklar: Memuriyete ek olarak çeşitli ticari denemeler ve yatırımlar yapmıştı fakat neredeyse hepsini zararına satmak zorunda kalmıştı. Yatırım amaçlı alıp sattığı ve zarar ettiği bir ev işinde eşiyle ortak hesapta biriken paralarının büyük bir bölümünü kaybetmişlerdi ki bu Meryem Hn’ın onayladığı bir yatırım değildi. Bu bölümü konuşurken şöyle ekledi: ”  …………...yuzde yuz kar getirisi olan islerde hatta buna ortak olarak girdigim islerde ortaklarimin kazanmasina ragmen benim surekli zarar etmem, gelen paranin aninda baska yerlere gitmesi, elde avucta birsey kalmamasi yada girdigim islerin benden once karli olmasina insanlarin yillardir para kazanmasina karsin ben dahil olduktan cok kisa sure icerisinde bu islerin komple tepe taklak olması ” ve örnekler verdi.

 

seans

Bahadır bey’in ve Meryem hn’ın ebeveynleri çok eskiden tanışıyorlardı. Hem aynı işyerinde çalışmış hem de komşuluk ilişkisi içinde bulunmuşlardı. Bu kadar yakın ve içli dışlı olmak haliyle özellikle kadınlar arasında birtakım iletişim sorunlarına ve bunların birikimi sonucunda  arada soğukluklara yol açmıştı.

Bu sebeple her ikisini de birlikte aldığım bu bölümde öncelikle eşlerin anneleri arasında geçmişte olan ve etkileri hala süren soruna baktık. Burada biraz detaya girdik.

İkinci aşamada ise; Bahadır bey’in şu anki mevcut durumuna baktım ki benim için asıl önemli olan bölüm burası idi. Bahadır bey, annesi ile eşi arasında arada kalmış ve orta bir noktada durmaktaydı. Sağlıklı bir evlilikte, evli bir erkeğin olması gereken nokta burası olmasa da bana çizdikleri tablo o kadar da umutsuz değildi. Burası bize, durumu gösteren bir X-RAY vazifesi gördüğünden çalışmayı burada sonlandırdık.

 

bKendime aldığım özel notlarda: ” Çok umutsuz bir tablo yok..Biraz zamana yayarak köken aile temelli çalışmakta fayda var. ” yazmışım. Onlara ise ayda bir kere düzenlediğim ve regresyon dışında bir teknik kullandığım, özellikle ailevi sorunlarda, ikili ilişkiler konularında mutlaka destek olarak kullandığım bir grup çalışması olan BAĞLAR ÇALIŞMASI’na katılmalarını tavsiye ettim ve bunu sebepleriyle açıkladım.

Bahadır bey, kendi şehirlerine döner dönmez bir sonraki ay olan Bağlar Çalışması’nda yer olup olmadığını sordu. O tarihte yıllık izin kullanması gerekeceği için önceden ayarlaması gerekiyordu. Böylelikle ilk seanslarından bir ay sonraki Bağlar Çalışması’na katılacak şekilde organizasyona başladık.

 

 

 

g2

 

MERYEM HN ( 1 Ay sonra ) :

Mrba eylül hanım

m2Pazar günü ilk seanstan sonraki değişimler hakkında konusmustuk. Size geliş sebebimiz yani eşim için, evliliğimizin bitis noktasına gelmesiydi. İlişkimiz içinden çıkılmaz bi haldeydi ve ben size geldiğimde ilişkimizle ilgili yapılacak hiçbişey olmadığını düşünüyordum sadece kendimde geçmişe dair asamadigim şeyler için gelmiştim. Seanstan sonra 20 gün içinde düşüncelerimde değişiklikler olmaya başladı. Eşimin yüzüne bile bakmak istemezken eve dönmesine izin verdim ve çözümsüz bi durumda olmadığımızı kabullendim. Eşime karşı çok öfkeleydim o da geçti. Adeta kalbimin kilitleri açıldı tekrar sevebileceğimi düşünmeye başladım.

 

 

 

Ben: ” ……Eve dönmesine izin verdim demişsiniz. Bana geldiğinizde evler ayrı mıydı? Ayrı ise ne zamandır öyleydi ? …”

Meryem Hn:Evet  2 aydır ayrı yaşıyorduk. Ama öncesinde de 1 yıldır falan  aynı evde yaşamamıza rağmen evlilikten ziyade ev arkadaşlığı modundaydik.

 

m9

BAHADIR BEY ( Vaka yazısını kontrol etmesini istediğimde ):

” ……..ozellikle ilk yaptigimiz ve bizi ikili olarak aldığınız kisa seanstan ( NOT: Yukarıda, X-RAY olarak bahsettiğim bölüm ) sonra esimle aramizda bazi seylerin degismeye basladigini hissettim ve bu katlanarak arttı esimde eskisi gibi ayni konulari tekrar edip durmuyordu  daha ilimlı ve yapiciydi..

 

 

F18

 

NOTLAR:

1-Bu vakada, kısa bir süre için de olsa ilk defa bir çifti aynı anda seansa aldım. Bunun sebebi eşlerden birinin psikolojik danışman olması ve daha önceden beraber çift terapisini denemiş olmalarıydı. Bu sebeple, neden böyle davrandığımın anlaşılabilmesi için bu vakada danışanın izniyle meslek belirtmek durumunda kaldım.

Ben, sadece bireysel olarak regresyon danışmanlığı yapıyorum. Çift terapisi üzerine herhangi bir eğitimim olmadığı için, normal şartlarda böyle bir hizmet vermiyorum. Burada çok kısa süreli de olsa ikisini aynı anda alma sebebim; uzak bir şehirden geldikleri için, bir daha gelmelerine değecek, küçük de olsa bir umut olup olmadığını görmek istememdi. Bu vakayı okuyup, çift terapisi uyguladığım gibi yanlış bir algı oluşmasını istemediğim için bu detayın altını çizmek isterim.

Zaten ilerleyen bölümlerde de göreceğiniz üzere, BAĞLAR ÇALIŞMASI’nda bile her ikisi ile ayrı ayrı bireysel çalışma yaptım.

 

(  Devam edecek………)

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BİR ÇİFTİN HİKAYESİ-1. Bölüm

Standard

m4

 

İsmine Bahadir diyeceğim danışan kasım ayı başında ilk yazdığı emailinde aşağıdaki gibi yazmıştı:

 

m5Merhabalar ben …. direk konuya girmek istiyorum evlilik ile alakali problemlerim sebebiyle esimle aile terapisine gidiyoruz ancak esim kendisinde hicbir istek duygu sevgi hicbirsey kalmadigini aile terapistine dahi zorla geldigini evliligimizin bittigini birde bunu terapistten duymam gerektigini soyluyor su ara istemeden de olsa ona karsi baskici israrci bir tavir sergiliyorum onunla ne zaman konussam hep eski konulari aciyor dunde seni affedemiyorum dedi( ……… dönemindeki tavrim yüzünden) bende gecmisle alakali bu terapiyi yine esimden duymustum daha once regrasyon terapisi teklifini ona sundum aklina yatti benim icin bir umut oldu eger olumlu olursa insallah..bu konu hakkinda neler yapabiliriz ne zamana randevu alabiliriz bu arada ….(şehir ismi )’de yasiyoruz. ”

 

Benim kendisine verdiğim cevapta ise eşlere çift terapisi uygulamadığımı, sadece bireysel olarak regresyon danışmanlığı yaptığımı, ancak talepleri halinde eşi ve kendisi ile ayrı ayrı çalışarak evlilikteki sorunların kaynağına bireysel olarak bakabileceğimizi belirttim.

Ek olarak; kendisi ile ancak kendi randevusu hakkında yazışabileceğimi, eğer eşi seansa gelmek istiyorsa bana ayrıca kendisinin email göndermesi gerektiğini, gizlilik kuralları gereği eşinin seansından sonra kendisine herhangi bir bilgi veremeyeceğimi belirttim. Bunun üzerine Bahadır bey’in eşi bana direkt emaille ulaşarak, beni uzun zamandır takip ettiğini ve randevu almak istediğini belirtti. Kendisine sorduğum sorular üzerine aşağıdaki şekilde cevap verdi:

 

Mrba eylül hanım. Eşimle msjlasmisiniz. Ben ……”den  Meryem. …… 3 sorunuz olduğunu söyledi. 3.den başlıyorum geçmişe dair affedemedigim olaylar var aslında affetmek de istemiyorum bu yüzden boşanma aşamasına geldik ancak ben artık bu evliliği sürdürmek istemedigim halde eşim regresyonun ise yarayacağını düşündüğü için sizden randevu almak istedik. Diğer 2 soruyla ilgili daha önce psikiyatriste girmedim ve kullandığım bi ilaç yok. 

 

m1

Bu ana kadar benim gözümde oluşan tablo;

-Boşanma aşamasına gelmiş, bana 500 km kadar uzak bir şehirde yaşayan bir çift var.

-Bu çiftteki kadın kesin olarak evliliği bitirmeye kararlı. Bu sebeple çift terapisine gitmişler ama kararında herhangi bir değişiklik olmamış.

-Ancak eşlerden erkek olan bu evliliğin bitmesini istemiyor, bitmemesi için de eşinin fikrini değiştirmek adına her türlü yolu deniyor…hatta eşi regresyonla geçmişte yaşadıkları olumsuz olayların etkisinden kurtulabilma olsaılığına inandığı için, bunun belki evliliğini de kurtarabileceğini düşünüyor.

 

Hal böyle olunca, bir yanlış anlamaya mahal vermemek için her ikisi ile ayrı ayrı yazışarak; bazı konuların altını çizdim. O kadar uzun yoldan gelip daha da büyük hayal kırıklığı ile dönmelerini istemediğim için baştan ikisine de uyarılarımı yaptım:

Eşlerden kadın olana yazdığım email: ” Siz seans yapmaya istekli değilseniz, %100 olarak boşanmaya karar vermiş durumdaysanız, regresyon terapisi yaparak sizin fikrinizi değiştiremeyiz. Ancak şöyle yapılabilir: Geçmişte yaşanmış olaylardan dolayı sizde bir birikim varsa-ifade edilmemiş duygular varsa bunlara bakılabilir. Siz de kararınızı bunların etkisinden bağımsız olarak mevcut şartlara göre isterseniz tekrar değerlendirmeye alabilirsiniz. Bu şekilde sizin için uygun ise ona göre çalışma şeklimi içeren emaili göndereceğim. ” 

                                                                 ***
Meryem hn çalışma şeklimi uygun bulup randevuyu teyit ettikten sonra eşi Bahadır bey de ayrı bir email göndererek, aynı günde kendisinin de seans almak istediğini belirtti:
Calismak istedigim konunun ana basligi esimle aramda halledemedigim sorunlarin olmasi aile terapisti bunun kok aile sorunu oldugunu benim ailemden ayrisamadigimi soyledi bu konu ile alakali olabilir . Randevu icin haber bekliyorum sizden
Sonuç itibariyle , şehirdışından gelecekleri için, ikisinin seansı aynı gün üst üste olacak şekilde ileri bir tarih için program yaptık.
seans
MERYEM  HN’IN SEANSI:
İlk olarak Meryem hn’ı seansa almak istedim çünkü Bahadır bey,  geçmişte Meryem Hn’ın düşük yaptığı bir dönemde ona olan davranış şeklinden ötürü eşinin kendisini  affedemediğini düşünüyordu. Meryem Hn ise boşanmaya kararlıydı ama artık Bahadır bey de bunu anlasın ve kabul etsin istiyordu.
Meryem Hn ile yaptığımız ön-görüşme sırasında sadece evlilikleri ile ilgili değil, tüm hayatını ilgilendiren birçok soru sordum. Meryem Hn, yıllar önce bir bebeğini 16 haftayı doldurduktan sonra karnındayken kaybetmişti ve o dönemde eşiyle sık tartıştıkları için buna üzüntünün, stresin yol açtığını düşünüyordu. Bebek alındıktan sonra yaptırdıkları genetik testte herhangi bir genetik soruna rastlanmayınca, doktorundan stres kaynaklı olarak da bebeğin olumsuz etkilenebileceğini, kalbinin durabileceğini belirtmesi üzerine bu olayla ilgili eşi Bahadır Bey’i suçluyordu. Evliliklerinde tek yaşadıkları sorun bu değildi fakat Meryem Hn özellikle bu konuya bayağı takılı kalmıştı.
m7
Ön görüşme sırasında Meryem Hn’ın psikolojik danışman olduğunu ve daha önce çift terapisi konusunda alanında bayağı ünlü bir prof’a aile terapisi için gittiklerini; bu kişinin ilk seanstan sonra kendilerine ” Kadın bitti dediyse bitmiştir. Siz 11 yıllık evliliğinizde, 1 yıllık bir ilişkide kurulması gereken bağı bile kuramamışsınız ” dediğini; özellikle eşine ” Sen kök ailenden hiç ayrışamamışsın ve bu evliliğe dahil olamamışsın. Şu ana kadar evlilik bağı hiç oluşmamış. Bu evlilik bugüne kadar 11 yıl boyunca devam etmişse, bunun sebebi eşinizin güçlü olmasıdır. Kadın bitti diyorsa bitmiştir, 2. seansa gelmenize gerek yok. ” dediğini; tüm bu yorumlara rağmen eşinin ısrarıyla bir kere daha gittiklerini ve bu seansların kendisinin boşanmaya dair fikrini değiştirmediği söyledi.
Bunun üzerine, boşanmaya kesin kararlı olduğu halde neden bana gelmek istediğini tekrar sordum. Boşanma konusunda emin olduğunu fakat çocukları da olduğu için eşiyle iyi bir şekilde, anlaşarak ayrılmak istediğini, eşi ona böyle bir terapi fırsatı tanımışken de bu hakkını regresyondan yana kullanarak en azından evlilik bittiğinde geçmişteki o affedemediği konulara hala takılı kalmadan hayatına devam etmek istediğini belirtti. Yani evliliğini yine bitirmek istiyordu ama  bu sayfayı düzgün bir şekilde, eşinin de isteğini yerine getirerek kapatmak istiyordu.
SEANSIN İLK BÖLÜMÜ:
İlk defa gelenlere yaptığım üzere seansı kısa eklenti temizliği ile başlattım. Meryem Hn 2 eklentisi olduğunu algılayınca seansı bu yönde ilerlettim.
1.EKLENTİ (GRUBU):
2,5-3 Yıldır kendisinde bulunan, iş sebebiyle farklı bir şehirde yaşadıkları dönemde eşinin uzun süreli olarak yanında olmadığı dönemde:
eklentia)Yalnızlık ve değersizlik duyguları ile kendine çektiği 3 adet gezinen enerji
b)Annesine öfke ile çektiği 3 adet gezinen enerji
Bu 6 gezinen enerjinin etkileri: Sırtında, kürek kemikleri arasında 3 yıldır devam eden ağrılar; omuzlarda gerginlik ; bacaklarda özellikle o dönemde dayanılmaz olan ama azalsa da hala devam eden ağrılar; hergün olan ve geçmeyen yoğun baş ağrıları ( son 6 aydır meditasyon yapmaya başladığından beri sıklığı haftada 1’e inmiş )
c) O hassas döneminde arayıp sormadığı ve ilgilenmediği için eşine öfke ile 4 gezinen enerji
Bu 4 gezinen enerjinin etkileri: Baş ağrıları; sırtta ağrılar; eşe karşı soğukluk; daha hassas ve alıngan olmak ve eşine karşı kırgınlık
Bu bölümde yeri gelmişken, eşine biriktirdiği öfke konusunda bir çalışma yaptık. Bu esnada sorduğum bir soru üzerine, sadece o dönemde değil tüm ilişkileri boyunca eşine karşı öfke ile aslında toplam 13 tane eklenti çektiğini söyleyince bu diğer 9 eklentinin etkilerini de sordum.
9 Eklentinin Etkileri: Kafa karışıklığı; dalgınlık; unutkanlık; cinsel isteksizlik
SEANSIN 2.BÖLÜMÜ:
Bu bölümde 5 yıl önce karnındayken kaybettiği bebeğiyle ilgili çalışmak istedim. Bu bebek 4,5 aylıkken ölmüştü ve cinsiyeti belliydi. O günden sonra bazen rüyasında hala karnında bebeği varmış gibi kıpırtılar hissettiğini, yaptırdıkları gen testi nedeniyle bebeklerini hastaneden geri alamamış olmalarından dolayı derinlerde suçluluk duygusu taşıdığını farketti. Bu konu üzerinde biraz detaylı çalıştıktan sonra seansı noktaladık.
g2
1.GÜN:
” …Eylül hanm yanlış hatırlamıyorsam geri bildirim istemiştiniz. Dün geceyi yolda geçirdiğim için mi bilmem ama tüm gün çok yorgun hissettim. Seansta konuştuğumuz sırt ve omuz ağrım bugün hiç olmadı sadece başımın on kısmında hafif bi ağrı oldu. Genelde baş ağrım sakaklardan enseye doğru ve siddetli olurdu. Son zamanlarda iştahsızlık sorunum vardı hatta biraz kilo kaybı da yaşamıştım ancak seanstan ciktigimdan beri çok iştahlı bi şekilde yemek yiyorum. Tüm gün kendimi sevecen ve pozitif hissettim. Aktaracaklarim bu kadardı iyi çalışmalar diliyorum..”
 19.GÜN:
” ……… İlk hafta genelde kendimi yorgun hissettim ve sürekli yatıp dinlenmek istiyordum. Fiziksel değişiklik olarak bir de sırtımdaki kürek kemiklerinin arasındaki ağrı azaldı ama geçmedi. Eşim de benzer noktadan benzer bi ağrı duyduğunu söyledi ilk bi kaç gün. Sonra geçti onunki. Duygusal anlamda değişiklikler de oldu. Size gelirken eşimle aynı ortamda bile bulunmak istemedigim bi durumdaydım. Yüzünü görmek istemiyordum seanslardan sonra bu anlamda yumuşadım ve evliliğimizin kurtarılabilir yanları olduğunu düşünmeye başladım. Bunun seansta kaybettiğimiz bebekle ilgili yaptığımız çalışmayla ilgisi olduğunu düşünüyorum.  “
(  Bir sonraki bölümde Bahadır bey’in seansı ile DEVAM EDECEK… )
NOTLAR Bölümü: İlerleyen bölümlerde eklenecektir.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

UYKU PROBLEMİ: KARABASAN ( 2 . Bölüm)

Standard

geceterörü

İlk seanstan bir ay sonra Pervin Hn, Bağlar Çalışması’na ( NOT: Sadece danışanlara açık olan, regresyon dışında teknikler kullandığım bir grup çalışmasıdır ) katıldı.

 

B

BAĞLAR ÇALIŞMASI:

Bu çalışmada; Pervin Hn’ın annesinin henüz 6 aylık bebekken annesinin kucağında Yugoslavya’dan Türkiye’ye göç ettikleri dönemle ilgili bir çalışma yaptık. Anneanne, Yugoslavya’da iken çok fazla ölüm, tecavüz, bebek katliamı vb olaylara şahit olmuştu. Anneannenin:

-Bütün bunlara şahit olmasının yarattığı şok ve kendisinin hala hayatta kalabilmiş olması sebebiyle derinlerde taşıdığı suçluluk duygusuna

-Kendi vatanlarına-Türkiye’ye göç ettiklerinde yaşadıkları zorluklar karşısında hissettikleri çaresizlik duygusuna

-Yugoslavya’da yaşanan vahşet karşısında Türkiye tarafından yeterince korunamadıklarını hissettikleri için yine derinlerde biriktirdiği öfkesine baktık.

Ve bütün bu olaylar sonuncunda, anneannenin kucağında 6 aylık bebeği ( Pervin Hn’ın annesi )  ile göçmen yasası sayesinde tekrar Türkiye’ye göç etmelerinden yaklaşık 6 ay sonra verem olup ölmesi sonucunda Pervin Hn’ın annesinin , çok erken kaybettiği annesine olan yoğun özlemini gördük.

Pervin Hn’ın anne tarafındaki bu ağır travmatik olayların etkilerinin Pervin Hn’a yansımaları ise aşağıdaki gibi olmuştu:

 

P1.jpg

a) Pervin Hn’ın hayatı boyunca sahip olduğu temizlik ve özellikle düzen takıntısının, Yugoslavya’da kalan, mezarları bile olmayan, öldürüldükleri yerde üst üste, rastgele olarak toplu şekilde gömülmüş olan atalarıyla bağlantılarını olabileceğini gördük. ( Seans sırasında alınan bilgi )

b) Pervin Hn’ın gece uyuyamamasının, Yugoslavya’da her gece baskın bekleyen, her gece ölüm korkusuyla tedirgin yatıp uyuyamayan anne tarafı atalarıyla ilgili olabileceğini gördük.

c)Ve, Pervin Hn’ın annesinin, kendi annesine olan özlemiyle kendini daha yaşarken öldürmüş olmasının Pervin Hn’ın ruhunda yarattığı derin üzüntüyü gördük.

 

g2

27 GÜN SONRA:

Merhaba Eylül Hanım, Nasılsınız? … tarihinde bağlar çalışmasına katılmıştım biliyorsunuz ve orda anneannem ile ilgili bir çalışma yapmıştık. Bağlar çalışmasına katılmama 1 hafta kala uyku sorunum çok şiddetlenmiş hatta 2 kere karabasan gelmişti ve korkudan uyuyamıyordum ama bağlar çalışmasından sonra korkumu attım neredeyse 1 ay olacak gayet misler gibi uyuyorum ve hiç korkmuyorum. Kaderime öfkeliydim o gün öfkemi yenip kaderime razı olmuştum. Çok uzun yıllardır hissetmediğim kadar huzurluyum artık çok sabırlıyım zaten sakin bir yapım var ama daha da sakinleştim kısaca kendimi daha olgunlaşmış hissediyorum. Hayatımda iş ve maddi anlamda bir değişiklik yok, ben bu konuları sorun ederek kendimi çok ciddi mutsuzluğa mahkum ettiğimi ve hayatımı kısır döngüye soktuğumu yeni anladım. Sürekli neden benim başıma geliyor, neden ben diye sorgulardım yaşadıklarımı artık asla yapmıyorum dediğim gibi bu konularda değişiklik yada bir gelişme olmamasına rağmen çok mutluyum sürekli şükrediyorum içimden geliyor maalesef o kadar az şükrediyormuşum ki kendime çok kızdım. Bu farkındalığı yaşamama vesile olduğunuz için çok teşekkür ederim. Gelecek ile ilgili umudumu da yitirmiştim ama artık yeni bir güne uyanacağımı düşünmek bile benim için yeni bir umut kaynağı. Size sormak istediğim bir konu var, dün gece bir rüya gördüm anneannem ile ilgili ama ne yapmam gerekiyor bilmiyorum yanlış anlamayın sizden rüya tabiri istemiyorum. 🙂 Gördüğüm rüya konusunda sizin yol göstermenize ihtiyacım var. Rüya şu şekilde; Dün gece ben bir boyuta yükseldim ama bulutların bile çok üstünde bir yer insanın gözünü alan çok ışıklı bir yerdi ama sis var o yüzden hiçbir şey göremedim sadece çok ince bir perde vardı hafif bir rüzgar vardı ve perde uçuşuyordu arkasında anneannem vardı. Bana üstümde 10 kişi yatıyor hiç rahat değilim dedi. Ben çok üzgün olarak hiçbir şey söyleyemeden yanından ayrıldım ve yeryüzüne indim. Biliyorsunuz anneannem ve dedemin kısaca anne tarafının mezarları belli değil,sahipsiz oldukları içinde üstlerine muhtemelen bir çok kişi gömülmüştür. Bugün aklımdan çıkmadı ve çok üzüldüm. Bana yol gösterebilirseniz çok sevinirim. Sevgilerimle ….”

 

eMail Fotolia 4zu3Kendisine verdiğim cevapta anneannesinin mezarının nerede olduğunu bilip bilmediğini sordum.

Cevabı:Eylül hanım, Anne tarafı tamamen eski Yugoslavya artık parçalandığı için Makedonya oldu. Baba tarafı dedem Yunanistan Gümülcine,annesi ve babası İtalya, babaannemin annesi Kırım’dan göç babası ise Yunanistan Selanik. Anneannemin mezarı Bursa’da mezarlığın ismi biliniyor ama parasızlıktan, öldüğü zaman mezar satın alınamıyor ve zaman geçtikçe öylece kaybolup gidiyor mezarı. Doğru hatırlıyorsunuz göç ettiklerinde annem 6 aylık ve 6 ay sonra anneannem ölüyor, annem ve dayıma ( dayım o zaman 6 yaşında) dedem bakıyor ama o da sonra çalışmaya başlayınca kendi kendilerine bakıyor çocuklar. Annemin anneannesi yaşlı olduğu için bakamamış başka kimsede sahip çıkmamış. Hatta annemin çok küçük yaşta geçirdiği ve ölümden döndüğü 2 kaza var başlarında kimse olmadığı için çocuğun evden çıkmasıyla oluşan. ”

 

Benim cevabım: ” O zaman anneanneyi ismiyle anarak bir dua okuyup sevgi ve ışık gönderin. ( neye inanıyorsanız o şekilde ) ”

 

Cevabı: “ Tamamdır Eylül hanım tüm kardeşler ve annem dahil olmak üzere ismiyle anarak dua okuyup, sevgi ve ışık göndereceğiz.   …………… ………………..”

 

 

1,5 AY SONRA :

” ………… …  Annem bir süredir çok pozitif,sesi çok canlı ve gündüzleri uyumuyormuş ki çok uyuyordu ilaçların etkisi ile. Babam artık akşamları evde çok zaman geçiriyormuş ki o kahveye falan çıkardı şimdi annemle dizi izliyorlar. 🙂 Benden 1 yaş küçük olan kardeşim çok pozitif ve çok huzurlu olduğunu söylüyor ki onun modu çok çabuk düşerdi ve karamsardı hep. Ablam kolunun ağrısı geçtiği için çok mutlu bunu size söylemiştim galiba ve o da düzenlidir, sürekli iş yapar hiç oturmaz bana bir rahatlık geldi artık takmıyorum işleri yapmak istemiyorsam yapmıyorum ( NOT: Pervin Hn’ın kendinde ve bütün kardeşlerinde temizlik ve düzen takıntısı vardı. Onu kastediyor )  diyor. Şimdilik bunlar değişiklikler oldukça mutlaka yazıcam size. Sevgilerimle 

 

Annesindeki değişimlerin ne zaman başladığı ile ilgili sorduğum ek soru üzerine:

Annem regresyon seansımdan sonra daha pozitif davranmaya, bizi telefonla daha çok aramaya ve daha uzun konuşmaya başladı. Eskiden gündüzleri hep uyurdu ve biz bunu aldığı ilaçlara bağlardık. Gündüz uyumama olayını Bağlar çalışmasından 2 gün sonra kardeşim söyledi ve çok şaşırdık. ”

Ş11

 

NOTLAR:

1- İlk seansta Pervin Hn’ın yazdığı konu başlıklarında göreceğiniz üzere, uyku problemini o kadar kanıksamıştı ki en son önceliği ona vermişti. Oysa ki 19-20 yıldır doğru düzgün uyku uyumayan bir insanın hayatında herşeyin yolunda gitmesini bekleyemeyiz. Normal bir insanı bile 3 gün uyutmadığınızda sinir sistemi bozulur, tüm ruh hali etkilenirken, Pervin Hn nerdeyse 20 yıldır kaliteli uyku uyumuyordu. Dolayısı ile ilk geri-bildiriminde hayata bambaşka gözlerle bakmaya başlamasında, uyku sorunun çözülmesine bağlı olarak değişen fiziksel etmenlerin de payı var gibi görünüyor. (  serotonin-melatonin ilişkisi )

 

2-Sevgi, aynı zamanda bir bağlılıktır. Sevdiğimiz bir insan ölünce, bu bir nebze de olsa, bizi de oraya çekebilir. Pervin Hn’ın annesinin durumunda böylesi bir değişiklik-gelişme olmasının sebebi, orada uzun yıllardır yaşanmamış bir yası olmasıydı. Annesinin fotoğrafını bile görmeden büyütülmüş bir çocuğun acısını hala taşımasıydı.

Malesef kültürümüzde, çocuklar üzülmesin diye böylesi olaylar yoksayılır ve ölmüş olan insanların adı bile anılmaz. Bu şekilde ertelediğimiz bir yasın bedelinin genelde daha büyük olduğunu bilsek, herhalde çocukları korumak adına onlara daha çok zarar veren hareketlerde bulunmazdık çünkü ancak yasımızı yaşadığımız zaman, iyileşmeye başlarız.

 

3- Küçükken arkadaşları ve kardeşleri sokakta oyunlar oynarken, Pervin Hn’ın tek başına,  toprakları kazarak bulduğu kemikleri bilinçsizce biriktirmesinin sebebi şimdi biraz daha anlam kazandı sanırım…Muhtemelen kayıp olan atalarını arıyordu.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

UYKU PROBLEMİ: KARABASAN ( 1 . Bölüm)

Standard

geceterörü

 

İsmine Pervin diyeceğim danışanım, 30’lu yaşlarının sonlarında, evli ve çocuklu bir kadındı. Çocuğu doğduğundan beri ona baktığı için yaklaşık 4 senedir çalışmıyordu.

İlk defa seansa geldiğinde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” Özgüven;  bolluk-bereket sorunları; uyku problemi ” yazmıştı.

Özgüven Sorunu: İlk seanstaki uzun ön-görüşmemizde küçüklüğünden itibaren diğer kardeşlerinden farklı olduğunu, utangaçlık sebebiyle yaşıtı olan arkadaşlarıyla oynayamadığını, evde ebeveynlerine dahi mesafeli olduğu için ” utangaç, yabani, korkak ” gibi sıfatlarla anıldığını, bugün bile hala bunun etkisinde olduğunu ve çocuğu dışında kimseye sevgisini gösteremediğini ve herkese mesafeli olduğunu belirtti.

Bolluk-bereket sorunları: Eskiden para biriktirebildiğini ama 20’li yaşlarda bir eğitim için yurtdışına çıkıp Türkiye’ye geri döndükten sonra hep bir borç içinde olduğunu; evlendikten sonra ise aynı durumun devam ettiğini belirtti.

Uyku Problemi: 18 Yaşındayken bir gece ailesinin evinde kaldığında bir anda göğüs kafesinin üstünde hissettiği bir ağırlık olarak tarif ettiği ve ilk karabasan olarak tanımladığı durumu yaşarken bağırmak isteyip bağıramamıştı. Olay anında inlediğini, bu sebeple evdeki herkesin uyandığını, kendisinin uyandırıldığı anda ise çok terlemiş ve göğüs kafesinin üzeri nokta nokta kırmızı lekeler olduğunu söyledi.

Geçen yıllar boyunca bu durum devam etmiş, yanında eşi veya çocuğu yatarken bile tekrarlamaya devam etmişti. Yaklaşık 19-20 yıldır her ay mutlaka en az 1 kere tekrarladığını, bazen ayda 5-6 kez bile olabildiğini ve bu sebeple çok tedirgin uyuduğunu ve son 2 aydır uyuyabilmek için ara ara ilaç kullanmaya başladığını söyledi.

 

İlk defa seansa gelen herkese sorduğum soruları da yönelttikten sonra Pervin Hn ile seansa geçtik.

 

seans

 

Seansa başlarken yaptığımız kısa temizlikte yoğun bedensel duyarlılıklar olunca seansımızı eklenti seansı olarak ilerlettik. Bu esnada Pervin Hn da kendisinde 7 eklenti olduğuna dair bilgi verdi.

 

ağaç

1.EKLENTİ: 9 Yaşında iken evlerinin karşısında bulunan yaşlı ağaçla ilgili gördüğü korkunç bir rüya anında çektiği 7 adet eklentiydi. O rüyayı hala her detayıyla hatırlıyordu. Rivayete göre bahsedilen ağaç çok eski bir ağaçtı ve o ağacı kim kesse, o kişinin başına mutlaka birşey geliyordu. O ağaç her kesildiğinde Pervin hn o ağaçla ilgili korkutucu bir rüya görüyor ve korktukça kendine daha çok eklenti çekiyordu.

7 Eklentinin Etkileri:

-Kaygı, korku ve tedirginlik yaratmışlardı.

-Sol ayak topuğunda  ara ara sızlamalara yol açmışlardı. Hatta Pervin hn’ın bu sebeple 20’li yaşlarında ameliyat olmasına rağmen sızlamalar bir türlü geçmemişti.

-Çocukluğundan beri kabızlık, karın bölgesinde şişkinlik ve gaza yol açmışlardı. –

-Kendisini sürekli yorgun hissetmesine, bıraksalar bütün gün uyuyacak kadar fazla uyuma ihtiyacına sebep olmuşlardı.

-Baş ağrıları : Küçüklüğünden beri  haftada en az 1 kere mutlaka baş ağrıları çekmesine ve bazen bu ağrıların şiddetli olarak 3-4 gün sürebilmesinde etkili olmuşlardı.

-Kötü rüyalar, kabuslar görmesine sebep olmuşlardı.

-18 Yaşından itibaren uyku sorunlarının başlamasına ve bir odada tek başına yatamayacak duruma gelmesine sebep olmuşlardı.

-Çocuğu olduktan sonra artan takıntılı düşüncelere; ve zaten olan temizlik-düzen takıntısının artmasına sebep olmuşlardı.

 

kemikler

2.EKLENTİ: Çocukken yaşadıkları bölge, eski bir uygarlığa ait mezarlığın üzerine inşa edilmiş olduğu için Pervin Hn toprağı kazarak kemik parçaları bulduğunu, kardeşleri arasında arkeolojiye meraklı olan tek kişi olduğunu; bulduğu kemiklerden korkmaması için annesinin onlara “ kireç ” dediğini; bu kemik parçalarını ve topraktan bulduğu eski paraları toplayarak oyunlar oynadığını ve sonunda birgün biriktirdiği herşeyin ablası tarafından  o korktukları ağacın içine atıldığını anlattı.

Bu tarihi bölgede gezinirken 7-9 yaş aralığında kendisine 4’ü gezinen enerji olmak üzere toplam 7 adet eklenti çekmişti.

 

pervinBu grubun da üstte belirtilen eklentilere benzer etkileri olduğu için tek tek detaya girmeden 7 dönemine baktık. Bu dönemde çocuklarla oynamayıp tek başına mezarlıkta oynadığını, şehitlerin yattığı söylenen evlerine yakın olan bir tepede bulduğu büyük taşı kazımaya çalıştığını ve bu dönemde merak duygusuyla kendisine bazı eklentileri çektiğini belirtti.

 

Bütün eklentileri gönderdikten sonra, 7-9 yaş aralığına biraz çalıştık. Seansın sonlarında ise anne tarafı atalarıyla alakalı yoğun travma etkisi olduğunu düşündüğüm için meditatif bir çalışmayla seansı noktaladım.

 

g2

1.GÜN:

Merhaba Eylül Hanım, Ense köküm ve başımda çok ağrı oldu hala da ara ara ağrı gelip gidiyor normal zamanlarda hemen ağrı kesiciye sarılabilirdim ama içmedim. Dün gece biraz geç yattım 3-4 saat uyku uyudum ama çok güzel bir uykuydu ve çok güzel rüyalar gördüm fakat ne gördüğümü hatırlayamıyorum sadece sabah çok mutlu uyandım ve ne güzel rüyalar gördüm dediğimi hatırlıyorum. Bugün 16:00’da çok yorgun hissettim ve 1 saat uyudum ama çok zor uyandım, gözümü çok zor açtım ve yataktan sürünerek kalktım diyebilirim. Normalde o bir saat uyku bile gece uykumu etkiler uyuyamazdım ama çok uykum var e-mailinizden sonra uyuyacağım hemen. Sevgilerimle .. ( Email Gönderilme Saati: 23.55- Pervin Hn için erken bir saat ) ”

3.GÜN:

”  Merhaba Eylül Hanım, Annemin teşhisini ve dedemlerin Yugoslavya’da yaşadıklarıyla ilgili bilgi istemiştiniz. Annemin teşhisi Anksiyete Bozukluğu. Kullandığı ilaçların isimleri Silunex, Seroquel ve Abizol. Raporu varmış bu ilaçlar için. Dedemin anlattıkları evlerinin basılması ve ziyafet hazırlatılması, kızlara ve kadınlara tecavüz, evin erkeklerinin kurşuna dizilmesi ve cesetlerinin ailelere teslim edilmemesi,bebeklerin havaya atılarak mızrağın üzerine saplanması ve mallarının gasp edilmesi gibi ağır vahşet içeren olaylar. 1953 yılında İzmire göç ediyorlar orda çiftlik alıyor bir düzen kuruyorlar fakat göçmen yasası çıkmadığı için ülkelerine geri gönderiliyorlar ve İzmir’de tüm malı,mülkü kalıyor. 1956 yılında tekrar Bursa’ya göç ediyorlar ama çoğu akrabamız gelemiyor. İsmet İnönü göçmen yasasını çıkardığı için Türkiye vatandaşı oluyorlar. Annem o zaman 6 aylık zaten 1 yaşındayken anneannem veremden ölüyor ve o zaman ki zihniyetle fotoğraf ve ona ait herşey yakılıyor. Annem hayatı boyunca annesinin fotoğrafını görmemiş. Dil bilmedikleri için çok zorlanmışlar dedem 50’li yaşlarda Türkçeyi öğrenmek ve çöpçülük yaparak evini geçindirmek zorunda kalıyor. Bu kadar detaya ihtiyacınız var mıydı bilmiyorum ama yardımcı olabileceğini düşündüm. Bu arada ilk mailimde size yazmıştım ben 2 dil biliyorum ama konuşma konusunda bir engelim var. İçimden çok güzel konuşuyorum ama dışa vurumda tıkanıklık yaşıyorum. Ablam 6 yıl Amerika’da kaldı konuşma konusunda çok zorlandı ve en küçük kardeşimde kursa gitmesine rağmen konuşma konusunda sorun yaşıyor. Kendi kendime soy ağacımızda hep farklı ülkelerde, farklı diller konuşulduğu için ve Türkiye’de yeni bir dil öğrenmek zorunda kaldıkları için mi bunu yaşıyoruz diye düşündüm hep. O günün heyecanıyla bunu hatırlatmayı unuttum kusura bakmayın. Bağlar çalışması ile ilgili bir boşluk olursa beni dahil etmenizi çok isterim. Sevgilerimle ..…”

 

9.GÜN:

Merhaba Eylül Hanım, 7 gün sonra geribildirim istemiştiniz. Çok yorgun bir hafta geçirdim, ilk 2 gün güzel uyudum ama 3. gece bir kabus gördüm ve açıkçası tüm hafta uyurken yine çok korktum ve çok sık uyanıp bazen uyuyamadım bir kaç gecede sabah ezanını bekledim. Daha önce rüyamda gördüğüm gibi yine çok kuvvetli bir enerji beni olduğum yerden uzağa fırlatıyordu. Ense köküm ve başım seanstan sonra 4. gün itibariyle çok şiddetli ağrıdı mecburen ağrı kesici içtim ama yinede geçiremedim. 3 gün bu şekildeydi son 2 gündür yok. Sezgilerimin güçlendiğini hissediyorum, size ben hiç hissetmem aslında demiştim, rüyalarımda çok net gördüğüm 3 şey birebir gerçekleşti geçtiğimiz hafta yada tesadüf bilmiyorum. 🙂 Seansa geldiğim günün gecesi ablam benim küçükken rüyamda gördüğüm o yaşlı kadını rüyasında görmüş. Ben ona ne bugüne kadar o kadının nasıl biri olduğunu ne de seansla ilgili hiçbir bilgi vermedim hani etkisinde kalacağı bir durum olsa bir nebze anlayacağım. Sabahında bana bir rüya gördüm dedi ve ben size nasıl tarif ettiysem birebir aynı kelimelerle bana tarif etti şok oldum ama anlamlandıramadık. Ablamda boyun fıtığı var özellikle sol kolunda yıllardır çektiği bir ağrı var ama o ağrının 1 haftadır olmadığını söylüyor hatta koluyla hiç yapamadığı hareketleri yaptığını belirtti ama son 4-5 gündür öyle bir ağrı benim sol kolumda var arada şiddetli bir ağrı arada elektrik çarpması şeklinde.

Dün gece kolay uykuya daldım normalde hep biri,birileri var ve bana bakıyor gibi hissederdim ve hep uyanıp odanın her yerine göz gezdirip çok korkardım ama dün gece öyle bir şey hissetmedim. 20 yıldır yaşadığım bir korkunun hemen geçmesini beklemiyorum ama geçeceğini ve bu konuda iyileşeceğime inanıyorum. Son olarak kendimi ifade ederken artık çok daha rahatım, konuşurken daha sakinim ki bazen çok hızlı konuşuyordum, insanlarla daha rahat göz kontağı kurabiliyorum şimdilik bu kadar. Sevgiyle kalın...”

 

Ş11

 

NOTLAR:

1-Pervin Hn, eklenti sayısını  en başta 7 olarak bildirmesine rağmen toplam 14 tane gönderdik. Bu genelde rastladığım bir durumdur. Eklentiler, onları göndermememiz için bazen olduğundan eksik göstermeye çalışırlar . Bu sebeple, genelde söyşenilenden yüksek sayıda eklenti çıktığına çok defa rastladım.

2-Seans sonunda kendime aldığım özel notlarda, uyku ve karabasan sorununun takip edilerek ne şekilde ilerleyeceğimize karar verebileceğimizi, kesinlikle BAĞLAR ÇALIŞMASI’na katılımını gerektiren çok konu başlığının olduğunu ve mutlaka anne eksenli başlanması gerektiğini yazmışım.

3-Pervin Hn’ın anne ve baba tarafı ataları herbiri neredeyse 4  farklı ülkeden göç eden bireylerden oluşuyordu. Hatta bu göç hikayelerinin bir kısmı çok yakın tarihli olup sonraki jenerasyonları etkileyecek seviyede ( savaş ortamı, katliamlar -bebek ölümleri ve tecavüzlere şahit olmak..vb ) büyük travmalardı. Pervin Hn’ın annesinin hayatına kırmızı ve yeşil reçeteyle verilen ilaçlarla devam edebildiğini, neredeyse 30 yıldır ilaç kullanım süresi dolsa bile tekrar tekrar yazdırarak bu ilaçlara bağımlı bir hayat yaşadığını ve sürekli uyumak istediğini belirtmişti. Bu yüzden annesiyle ilgili ek olarak sorduğum birkaç soru üzerine annesinin yaşama çok bağlı olmadığını ve geçmişte kendisine birkaç kere ölmek istediğini resmen ifade ettiğini söyledi.

Açıkça belirtmek gerekirse; bugüne kadar çok fazla göç hikayesi, çok fazla travmatik ebeveyn hikayesi duymuştum ama 4 ayrı ülkeden göç hikayesinin tek bir kişinin sisteminde toplanmış oluşuna ilk kez rastlıyordum. Dolayısıyla, bu çalışma sadece Pervin Hn’ı içermeyecek şekilde ilerlemek zorunda kaldı.

 

( Devam edecek……)

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

EGZAMA HAKKINDA BİR VAKA ( 2.Bölüm)

Standard

 

 

Tülay Hn ile ilk seanstan 52 gün sonra tekrar bir araya gelebildik. İlk seansın sonunda yazdığım geri-bildirimlerini aldıktan hemen sonra ilk seansa geçtik.

Henüz koltuğa uzanır uzanmaz defalarca esnemeye başlaması, evde kısa eklenti temizliğini uygularken aynı şeyin olduğunu hatta meditasyonlarında da olduğunu belirtmesi üzerine seansa yine kısa eklenti temizliği ile başlama kararı aldık. Ayrıca ilk seans sonunda kendime aldığım özel notlarda, hala beklediğim eklentileri olduğunu not ettiğim için çalışmamızı bu yönde ilerlettik.

 

seans

 

1.EKLENTİ:

2-3 Hafta gibi kısa bir süredir kendisinde bulunan, boşanmayı düşündüğü dönemde doların yükselmesiyle beraber artan endişeleri ve gelecek kaygısı ile çektiği 2 adet eklentiydi. Çocuklara bakabilecek miyim diye çok kaygılandığı bir günde çekmişti.

Aslında eşinin kira ödemek dışında eve ve çocuklara hiçbir maddi katkısı olmadığını, kafasında yoğun olarak boşanma konusunu düşündüğü bir anda eklenti çektiğini belirtti.

2 Eklentinin Etkisi: Endişe sebebiyle son 2-3 haftadır para biriktirmeye başlamasına sebep olmuşlardı.

Bu eklentileri kolaylıkla gönderdik.

 

2.EKLENTİ:

Aynı ofisi paylaştığı iş arkadaşıyla sohbet ederken, kendisinin arkadaşından daha çok iş alması sebebiyle aralarında maddi konuları masaya yatırdıkları bir günde kendisine gönderilen 3 adet eklenti algıladı. Bu eklentiler de sadece 10 gündür bende dediğinde son 2-3 hafta içinde ne olduğunu sorguladık.

O dönemde boşanmak istediği için, acaba eşime karşı haksızlık mı ediyorum gibi bir suçluluk duygusuna girmişti. Eşi, çocukların okulla ilgili bazı ödemelerini yapacağını söylediği halde yerine getirmemişti. Bu sebeple ödemelerle ilgili tartışmaların yaşandığı bir dönemde boşanma kararını netleştirmişti. İlk 2 eklenti grubu da boşanmasıyla ilgili olduğu için bu konuya biraz daha derinlemesine girdik.

T2.jpg

8 Yıllık evliliği boyunca eşinin kendisine ve çocuklara hiçbir maddi katkısı olmadığı için bayağı bir öfke biriktirmişti. Öfkesine çalışırken, yıllardır eşine de annelik ettiğini ve artık yorulduğunu söyledi. Her ne kadar aralarında anlaşmalı olarak boşanmaya karar vermiş olsalar da, 8 yıl süren bu ilişkide sayfanın doğru bir şekilde kapatılması için ilişkiyi tamamlama çalışması yaptık. Bu sırada, geçmişte eşinden ayrılmayı çok istediği ama söyleyemediği bir gün “ Ayrılamıyorum bari ölsün..keşke ölse ” diye içinden geçirdiği eski bir anı hatırladı. Bu tip anlara da baktıktan ve dönüştürdükten sonra 8 yıllık evliliği boyunca kendine çektiği herhangi bir eklenti olup olmadığına baktık.

 

3.EKLENTİ: Evliliği boyunca çektiği eklentiler

A ) 6 Yıl önce eşine çok öfkeli olduğu bir gün, eşiyle birlikte olduğu anda çektiği 1 adet eklentiydi. Bu eklentinin karın bölgesine yerleşmiş olduğunu belirtti.

Etkileri: İştahın açılmasına, gereksiz şeyler yemesine, özellikle et grubunu o dönemde çok fazla yemesine, karında şişkinlik ve gaz sorunlarına yol açtığını söyledi. 6 Yıl boyunca özellikle yemek yeme konusunda etkilediği belirtti.

Bu bölümde yeni bir geri-bildirim daha eklemek istedi:

T8İlk seanstan bugüne kilo kaybım var, belim inceldi, göbeğim inceldi. Karnımda hep bir şişkinlik olurdu, indi ” .

B) Yine eşine öfkeli olduğu bir anda yaşanan cinsel birliktelik sırasında rahim bölgesine yerleşen bir eklentiydi.

Etkisi: Rahimde miyom oluşumuna sebebiyet

Evlilik döneminde eşe öfkeyle çektiği tüm eklentileri gönderdik.

 

 

4.EKLENTİ:

14 Yaşında iken ilk defa regl olduğunda, annesinin bunu sanki çok kötü birşey olarak algılaması ve kızı regl olmaya başladı diye 2-3 gün boyunca suratının asılması üzerine kendini çok yalnız hissettiği bir dönemde 1 adet eklenti çekmişti.

Bu Eklentinin Etkileri: Daha eril ve verici olmasına, daha çok sevilmek için ailesi ve eşi dahil herkese bakmasına; 14 yaşından beri konuşurken boğazında gıcık varmış gibi hissedip sürekli boğaz temizleme sesi çıkarmasına; erkeklere karşı daha sert olmasına; burnunda kaşıntılara; içeriye doğru geniz akıntısına; yorgunluk ve ağırlık hissine yol açmıştı.

Bu eklentisini biraz zor gönderdik.

 

5.EKLENTİ:

5 Yıldır kendisinde bulunan, özel bir konuyla ilgili suçluluk hissettiği dönemde oluşmuş 2 adet eklentiydi. Vücudunda idrar kesesi ile rahim arasında olduklarını algıladı.

Bu 2 Eklentinin Etkileri: Gece sık tuvalete kalkmasına; 2. çocuktan sonra 3. bir çocuk istemesine; hamile olmadığı halde sol memesinde şişlik ( süt bezi şişliği ) oluşmasına; burunda kaşınmaya yol açmışlardı.

Bu eklentileri de gönderdikten sonra seansı tamamladık.

 

g2

 

3.GÜN:

Bugün biraz kesik öksürüğüm var burun kaşıntım olmadı. Biraz saç dibimdeki egzamam kabuklandı. Bunlar tamir fazı sayılıyorsa bunları yaşadım.

Bu geri-bildirim üzerine ” Saç dibindeki egzama geçti demişsiniz. Tekrar mı hareketlendi yoksa zaten kabuklu muydu? ” diye sordum.

Cevabı: ” Evet hareketlenme oldu kaşınma yok direk kabuk oluştu. ”

 

6.GÜN:

” Seans çıkışında arabamı çekmişlerdi epeyce peşinden koşturdum. İlk kez başıma geldi böyle bir şey 🙂 Ertesi gün kanamam oldu hafiften. Ben de regl oldum sandım ama devam etmedi.* Burnum bugün çok kaşındı oğlumda da başladı kediye alerji geliştirdik.Kediden uzaklaşınca geçiyor. Eşimin gitmesi ile kedinin gelmesi aynı döneme rast geldiği için ayrılık çatışması oldu sanırım. Dışarıdaki erkekler bana karşı daha nazik. Önceden trafikte çok kavga ederdim erkeklerle. Reaksiyonlarımız değişti. Dün 2 kez trafik kazası geçirecektim son anda hızlı davrandığım için olmadı. Annem seansın ertesi gecesi rüyasında yeşil gözlü sarışın bir kız bebek dünyaya getirdiğimi görmüş bu da enteresan geldi bana. Düşüklerimi de öyle imagine etmiştim. Eşimle ilgili de biraz kafam karıştı acaba gerçekten doğru bir karar mı veriyorum diye düşünmeden edemiyorum. ”

 

 

B23 GÜN SONRA:

Tülay hn, ilk defa BAĞLAR ÇALIŞMASI’na katıldı. Burada seçtiği konu “ Terkedilme korkum yüzünden bağ kuramıyorum. Aşık olursam, o kişi beni terk eder. O yüzden aşık olmamalıyım gibi bir düşüncem var. ” idi.

Yaptığımız çalışma esnasında annesiyle bağlanma şekline bakarken annesinin Tülay Hn henüz 2,5-3 yaşındayken evi terkederek 1 ay sonra eve geri dönmesinin, annesiyle bağlanma sorunundaki olumsuz etkileri üzerine çalıştık.

BAĞLAR ÇALIŞMASI İLE İLGİLİ GERİ-BİLDİRİM:

Tülay hn, o güne kadar hep kadınlardan zarar gördüğünü ve genelde kadınlarla sorun yaşadığını; Bağlar Çalışması’ndan sonra bu durumun değiştiğini ve artık kadınlarla daha iyi anlaşmaya başladığını belirtti.**

 

***

 

2. SEANSTAN 26 GÜN SONRA:

” Egzemam artmadı. Kalçamdaki kaşıntı eşim gelince çoğaldı , o gidince yine geçti.  ”

T9Bir de erkeklerle çok çatışırdım trafikte sosyal alanlarda yani mutlaka bi saçmalık yaşardım şimdi olmuyor. Bana daha kibar nazik davranıyorlar beklemediğim kadar yardımcı oluyorlar. Hatta bir gün arabam yolda kaldı hiç olmayacak bir yerde kimse durmaz derken 7 adam uğraştı arabamla geceydi ve çok serindi hava. Erkeklerden yardım almaya başladım***  ama enteresan bir şekilde eski eşim elini ayağını tamamen çekti ev kirasını bile ödemiyor artık. Fitnessa başladım ek olarak. Çok tembeldim o konuda. Daha enerjik, daha çabuk hareket ediyorum. ”

 

SEANSTAN 29 GÜN SONRA:

Aşağıdaki emaili aldım.

” Merhaba dün çok enteresan bir şey yaşadım bu türde bir şeye rastlamışsınız diye sormak istedim.  ……..( Danışan gizliliği nedeniyle burada sansür uygulandı-Eklenti şüphesi yaratan bir durumla ilgili yorumumu sordu. ) …………. ”

 

Daha önce böyle bir vakaya rastlamadığımı ama google’dan araştırdığımda okuduğum hurafe tarzındaki bilgilere inanmaktansa, seans içinde bire-bir sorgulayarak danışandan alacağım bilgilere daha çok güvenebileceğimi belirttim. Bunun üzerine 3. seans için randevu talep etti.

 

v9

 

NOTLAR:

1-Bu vakanın başlığında her ne kadar ” egzama ” temalı gibi görünse de, okuduğunuz üzere ilk iki seansta ön plana çıkan eklentiler sebebiyle şu ana kadar egzamanın sebebine odaklı bir çalışma gerçekleştiremedik. Fakat ilk seanstan sonra 8 yıldır her türlü tedaviye rağmen geçmeyen egzamalar yüzölçümü olarak 3’te 1’e indi. İkinci seanstan sonra da kaşıntılar durarak stabil hale geldi. Buradan anladığımız sonuç; eklentiler egzamayı artırıcı bir etki yaratmıştı fakat sorunun kaynağı eklentiler değildi. Bu sebeple Tülay Hn’a başka bir zaman sırf egzama odaklı bir çalışma yapabileceğimizi belirttim.

 

2-Tülay Hn’ın kalçasındaki kaşınmaların eşi varken artması, o yokken kesilmesi benim için extra bir bilgi olduğundan,  ilerdeki seanslar için bir kenara not ettim. Psiko-biyoloji eğitiminde bu tarz sorunların altında yatan psişik nedenlerle ilgili biraz bilgi edindiğim için egzamayla ilgili neye bakmam gerektiği hususunda bana fikir vermişti.

 

3-Tülay hn’ın çok yüksek sayıda olan eklentilerini ilk 2 seansta gönderdikten sonra onunla artık çok daha kolay ve rahat çalışabileceğimi düşündüğüm için artık egzama konusuna ağırlık vermek isterken, Tülay Hn’ın yukarıda sansürleyerek belirttiğim-yaşadığı ilginç bir olayı paylaşması sebebiyle bu kez başka bir konu başlığı için tekrar bir araya geldik. Bu üçüncü seansımızda trans geçişi engelleyebilecek herhangi bir eklenti algılamayınca, benim önerim üzerine ana karnı ve 0-3 yaş dönemine bakmaya başladık. Bu üçüncü seansın gözlem süresi devam ettiği için ileride yazılacak.

 

4-a) *: Seanslardan sonra nadiren bazı danışanların normalden birkaç gün daha erken regl olduklarına rastladım. Bu tip durumlar tamir fazı etkisi olarak nadiren olabiliyor. ( özellikle dişilikle ilgili sorunlar varsa )

b)-  **: Tülay Hn’ın dişil enerjiyle ilgili sorununa çalıştığımız için bu alanda iyileşme olduğunu düşünüyorum.

c)- *** : Tülay hn, ilk defa seansa geldiğinde kocası ve annesi dahil olmak üzere tüm aileye ebeveynlik eden, eril yönü güçlü ve aşırıcı verici bir kadındı. Eril-dişil enerjide dengelenme oldukça, erkeklerle kavga etmek yerine onlardan yardım almaya açık hale gelmeye başladı. Bu da benim için dişil enerjiyle ilgili başka bir iyileşme göstergesi.

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

BİR ERKEK DANIŞAN HİKAYESİ: ” İşlerim Bir Türlü Yolunda Gitmiyor…”

Standard

G2

İsmine Gökhan diyeceğim danışanım 40’lı yaşlarının ortalarında, evli ve çocuklu bir danışandı. Kendisi ile şu ana kadar sadece ekim 2017’de tek bir seans yapabildik.

Gökhan bey o sırada işsizdi ve çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne ” İşlerimin bir türlü yolunda gitmemesi ” yazmıştı. Ön-görüşmemiz sırasında konuştuğumuz detaylardan farkettik ki Gökhan bey her 2 senede bir en az 3-5 ay süreyle de olsa mutlaka işsiz kalıyordu. Yaptığı hiçbir iş, girdiği hiçbir yeni iş kolunda işler yolunda gitmiyordu ve hep dış koşullar sebebiyle sonlanıyordu.

Öğretmen bir babanın oğluydu ve küçüklüğü maddi sıkıntılar içinde geçmişti. Kendisi de bu alanda eğitim almış olmasına rağmen sırf küçüklüğündeki gibi maddi zorluk çekmemek için öğretmenlik yapmak yerine, yurtdışına giderek hem çalışmış hem de master yapmıştı. Yurtdışında bulunduğu süreçte çalıştığı işten iyi paralar kazanmış ve Türkiye’de iki ev sahibi olmuştu. Gelgelelim, evlenip Türkiye’ye dönünce işler hiç de umduğu gibi ilerlememişti.

G3Başvurduğu sektörde yöneticilik vasıflarında iş ararken kendisine garsonluk teklifi geliyordu. Bu sebeple farklı sektörlerde sıfırdan başlayarak çalışmaya başlamıştı. Bazı işlerin parası azdı, bazıları süreye bağlı proje işiydi ve 2 sene dolduğunda otomatik olarak işsiz kalıyordu. Sonunda arkadaşlarıyla kendi şirketini kurmuştu fakat bu işte de para kazanamamışlardı. Hatta 7 ay hiç iş yapamadıkları dönemler bile olmuştu. Sonunda bu işi de kapatmak zorunda kalarak kurumsal bir şirkette satış departmanına girmişti fakat tam 2 seneyi doldurmak üzereyken bu işinden çıkartılmıştı.

Bana seansa geldiğinde 3 aydır çalışmıyordu. Ön-görüşmemiz sırasında ” Başvurular yapıyorum. Görüşmeler de yapıyorum ama dönüş bile olmuyor ” dedi.

İlk defa seansa gelen herkese sorduğum sorulardan sonra seansa başladık.

Yoğun bir eklenti algılamadığı için ilk seansta ana karnı ve 0-6 yaş dönemine bakmaya karar verdim.

Gökhan bey, normal doğumla, 9 aydan 1-2 hafta önce ve kolaylıkla doğduğunu hatta ebe gelene kadar doğduğunu belirttikten sonra seansımıza geçtik.

 

seans

Anne karnındaki dönemi keşfederken Gökhan bey 4 aylık olduğu bir sahnede çok donuk olduğunu, annesine ait bir eklentinin olduğunu ama algılayamadığını belirtti.

Başka herhangi bir sahne keşfedemediğimiz için doğum travmasına bakmak istedim.

Doğum anında görmediği, bilmediği bir yere gidiyor olmanın verdiği yoğun korku vardı. O esnada annesinin korktuğunu hissettiği için daha da korktuğunu belirtti. Bu bölümdeki başka bazı detaylardan dolayı kendime ” anneyle bağlantısında kopukluk var ” diye özel bir not almışım.

Babasıyla olan kısma baktığımızda ise pek bir sorun görünmüyordu. Babaya, annesine olduğundan daha çok yakınlık duyuyordu ve onu görünce mutlu oluyordu.

Her ne kadar 0-6 yaş arası travmalarına bakmak istediysem de Gökhan bey hiçbir erken dönem anısına geçiş yapamadı. Bu sebeple ana karnı dönemini dönüştürmeye başladık. Fazla anıya değinemediğimiz için extra zamanım vardı. Bu zamanı Gökhan bey’e başka türlü nasıl yardımcı olabilirim düşüncesiyle kullanmak istedim.

G4

Bu bölümde anne-babasını ve atalarını içeren bir çalışma yaptık. Bunun sebebi ; Gökhan bey’in hem annesinin hem babasının tarafında ayrı bölgelerden göç hikayelerinin olmasıydı. Özellikle anne tarafının Yunanistan’dan göçleri çok yakın tarihliydi ve buraya detaya girmeyeceğim bazı travmatik detaylar içermekteydi.

Anneanne annesini doğurmadan önce en az 3 tane düşük yapmış ve kendi hayatındaki travmatik olaylar sebebiyle Gökhan bey’in annesiyle çocukken pek ilgilenememişti. Bu noktada Gökhan bey, kendisinin de küçükken benzer kaderi yaşayarak annesi tarafından değil de daha çok ablası tarafından bakıldığını ekleyince, bu bölümde daha çok anne tarafına ağırlık verdim.

Gökhan bey’in seans içinde donuk olması, bazı anlara geçiş yapamaması yakın tarihli ve travmatik göç hikayesi olan çoğu danışanda rastladığım bir etki olduğundan, bunun onunla ilgili birşey olmadığını biliyordum. Bu sebeple seanstan sonra Gökhan bey’e ilk fırsatta Bağlar Çalışması’na katılmasını tavsiye ettim. ( NOT: Bağlar Çalışması, regresyon dışında teknikler kullandığım, daha çok aile veya atalardan gelen travmatik etkilere çalıştığım bir grup çalışmasıdır. ) Gökhan bey 3 aydır işsiz olduğu gerekçesiyle yakın zamanda bu çalışmaya katılamayacağını ama ilerde katılmaya çalışacağını belirtti.

 

g2

1.GÜN:

” Eylül Hanım Merhaba,

Şu an için basit bir halsizlik dışında gayet iyi hissediyorum. Düşünce olarak biraz rahatlama oldu.
Bunların dışında iş için 2 yerden haber bekliyordum ve bu sabah ikisinden de maalesef olumsuz yanıt aldım ve biraz üzüldüm.
Fakat genel olarak iyiyim.
Teşekkürler

8.GÜN:

” Merhaba Eylül Hanım,

Bir hafta sonunda fiziksel olarak herşey gayet iyi.
Bu hafta içinde iş olarak CV im bir çok şirkete gitti. Daha olumlu hissediyorum.
Hatta ilk defa annem bize destek olmak için biraz para göndermiş.* Daha önce yaptığı birşey değildi.
Umarim işlerimiz en kısa zamanda yoluna girer.
Selamlar 
***
Bu son geri-bildirimden sonra Gökhan bey’den herhangi bir haber alamadım. Danışanlar yazmadığı müddetçe gelişmelerden haberim olmadığı için de, ben ilk zamanlar kendi kafamda ” Herhalde kaliteli bir trans geçiş olmadığı için Gökhan bey’in beklediği gibi bir çalışma olmadı ya da hayatında hemen olumlu birşeyler olmasını bekliyordu ve hemen olmayınca devam etmek istemedi..” gibi düşündüm ve Bağlar Çalışması tavsiyemi bir daha hatırlatmadım.
1 YIL SONRA: 
İlk defa randevu almak için yazan bir kişi bana emailinde kendisinin Gökhan bey’in referansıyla yazdığını, onun referansının kendisi için çok kıymetli olduğunu belirtince açıkçası şaşırdım çünkü seanstan sonra 1 yıl geçip hiç haber almayınca çalışma konumuzla ilgili hiçbir gelişme olmadı sanmıştım. Dolayısıyla bu vakayı biraz geri-bildirimlerin önemine dikkat çekmek için de paylaşmak istedim. Danışanlara her zaman seans sonunda ” Çalışma konumuzla ilgili olarak hayatınızda önemli birşey olursa bana yazabilirseniz iyi olur çünkü ben sizi ancak geri-bildirimleriniz sayesinde takip edebilirim. ” derim fakat genelde unutulur.
Referans verdiğine göre Gökhan bey’de olumlu birtakım şeyler olmuş olmalıydı diye merak ederek ben de Gökhan bey’e emaille gelişmeleri sordum. İlk aldığım cevap:

Eylül Hanım Merhaba,

Evet (X  kişisi)’ne sizi tavsiye ettim.
Hatırlayabilirseniz daha çok işimle ilgili size gelmiştim.
Şu an yaklaşık 1 senedir çalışıyorum. Farklı bir sektörde iş hayatıma devam ediyorum. İşlerimin yavaş yavaş yoluna girdiğini düşünüyorum.  
Ayrıca eşim de, bende olumlu değişikliklerin olduğunu söylüyor. Özellikle kendisine karşı.
Bildirim yapmadığım için kusura bakmayın. Bu konu çok aklıma gelmedi.
Yazdığınız için teşekkür ederim.”
***
Bu cevap üzerine eşinin farkettiği değişimleri sorarak eğer izin verirse vaka olarak yazmak istediğimi belirttim. Aldığım cevap:

Eylül Hanım Günaydın,

İlginiz için teşekkür ediyorum.
Öncelikle bloğunuzda isim vermeden paylaşabilirsiniz. Benim için bir sakıncası yok.
Seanstan tam 1 ay sonra iş buldum. Üstelik şimdiki patronum olan kişi benimle çok çalışmak istedi. İlk görüşmeden sonra ısrarla arayıp hemen işe başlamamı istedi ki bu iş benim için farklı bir sektör.
Şu anda kazancım çok olmasa da düzenli çalışıyorum ve borçlarımı bitiriyorum. Daha önce kendi işimi yapmak istedim ama bir türlü olmamıştı.
Kendime daha fazla güvendiğimi hissediyorum. Bu sektörde başarılı olduğumu düşünüyorum ve yakın gelecekte daha iyi olacağını biliyorum.
Eşim bendeki değişiklikleri sık sık söylüyor aslında. 
Onu daha iyi anladığımı söylüyor, önceden sanki benim gözümde bir perde varmış ve o perde kalkmış gibi diyor.
Daha önce bir konu üzerinde konuşup ortak hemfikir olmak zordu fakat şimdi oturup ortak kararlar alabiliyoruz, önceden benim dinler gibi göründüğümü aslında dinlemeyip kendi bildiğimi okuduğumu söylüyor.
Ayrıca bana söylediği, hayatımın kontrolünün şimdi daha çok kendi kontrolümde gördüğü. Önceden kontrolsüz bir şekilde oradan oraya savrulduğumu düşünüyormuş.
Şimdi iş konusunda ve gelecek konusunda kafamın daha net olduğunu söylüyor.
Eylül Hanım şimdilik hatırladığım bu kadar. 
Çok teşekkürler  “
Ş11
NOTLAR:
1-“Hatta ilk defa annem bize destek olmak için biraz para göndermiş.”*:  Bu gelişme benim içim çok manidar çünkü seansın son bölümünde yaptığımız özel çalışmada özellikle anne ve anne üst kuşaklara odaklı bir çalışma yapmıştık. Seansın üzerinden 1 hafta geçtikten sonra o güne kadar hiç maddi destekte bulunmamış olan annesinin kendiliğinden para yardımı yapması, yaptığımız çalışmaların aslında sadece çalıştığımız bireyleri etkilemediğini gösteriyor. Biz kendi içimizde değiştiğimiz zaman çevremizin tepkilerinde değişim olabiliyor.
2- Neden anne, göç, ataların anavatanı konularını önemsediğime gelince; anneyle bağlanma şeklimiz yaşamla bağlanma şeklimizi, ikili ilişkilerimizi, alma-verme dengemizi, parayla ilişkimizi ..vb konuları etkiler.
Eğer annemiz daha önceden yaşadığı bir travma nedeniyle üzgünse ve biz küçükken bizimle bizim istediğimiz şekilde ilgilenememiş ise, bu annenizin sizi hiç sevmediği anlamına gelmez. Sadece o anda sizin istediğiniz şekilde sevememiştir.
Annemle bağlanma şeklimde sorun varsa, büyük olasılıkla ikili ilişkimde sorunlar yaşarım. Gökhan bey’in eşiyle olan iletişiminde olan iyileşme bu alanda da şifalanma olduğunu gösteriyor.
Bu şekilde çok detay ve örnek verebilirim ama bu vakadaki en önemli ayrıntıya aşağıda değineceğim.
3-Gökhan bey’in annesi Yunanistan’da doğmuş ve yaklaşık 2 yaşındayken bütün evlerini, mallarını, tarlalarını orada bırakarak zorunlu olarak Türkiye’ye gelmişler. Bir yerden göç etmek zorunda kalmak ve üstüne üstlük bütün mallarını orada bırakıp başka bir ülkede herşeye sıfırdan başlamak zorunda kalmak, Gökhan bey’in annesi ve ailesi için zorlu bir durum ve ciddi bir travma.
İkinci önemli ayrıntı; Yunanistan’da doğan bir çocuk anavatanı olarak Yunanistan’ı görür. Oradan zorunlu olarak başka bir yere ( kendi ülkesi olsa bile ) gittiğinde bir uyum sorunu yaşar, hatta kendi ülkesinde dışlanabilir.
Şimdi gelelim en önemli detaya: Gökhan bey her 2 sene dolmaya yakın hep dış faktörler tarafından işinden oluyor, ya iflas ya kovulma ya da projesi sonlanıyordu. Aslında Gökhan bey, sadece annesinin ve annesinin ailesinin travmasını tekrar ediyor. Yurtdşındayken iyi kazanırken evlenip Türkiye’ye yerleştikten sonra çok çalışmasına rağmen para kazanamaması bile bir nevi atalarının travmasının tekrarı gibi sanki.
5
Malesef sadece kendi travmalarımızın etkisi altında değiliz. Ebeveynlerimiz çok travmatikse, onların halledemediği bazı işleri tekrar edip duruyoruz. Ta ki farkedip çözümleyene kadar. Freud’un ” tekrarlama güdüsü ” veya ” yineleme takıntısı” olarak tanımladığına benzer şekilde, bilindışımızdaki çözülememiş şeyleri bu sefer hatasız olarak gerçekleştirmek üzere tekrar edip duruyoruz. Bu noktada, çözümlenmemiş bu işlerin de farkında değilsek, Jung’un dediği gibi bütün bu olan bitenlere ” kader ” deyip geçiyoruz.
Bu yüzden hayatımızdaki döngülerin, tekrar eden sorunların farkında olmakla işe başlayabiliriz…Bu vesileyle Gökhan bey’i tebrik ediyorum ve yazmama izin verdiği için teşekkür ediyorum. Kaliteli bir trans geçişten daha önemli olan, her zaman açık bir kalple seansa gelmektir.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

EGZAMA HAKKINDA BİR VAKA ( 1.Bölüm)

Standard

İsmine Tülay diyeceğim danışanım 30’larının sonlarında, evli, çocuklu ve çalışan bir kadın. Temmuz 2018’de kendisiyle ilk defa seansımızı yaptık. Çalışmaya geldiğinde doldurduğu form üzerindeki çalışmaya geliş sebebiniz bölümüne “egzama ” yazmıştı.

Bana gelmeden 1 sene önce başka bir danışmanla ilk regresyon terapisi deneyimini farklı bir konu seçerek denediği için tekniğe yabancı değildi ama yine de ilk defa gelen herkese yaptığım üzere, regresyon hakkında kısa bir bilgilendirme yaparak ön-görüşmeye başladım.

EGZAMA: 2008 Yılında ilk defa ensesinde başlamıştı ve o günden beri devam ediyordu. ( Gelişmeleri takip etmek için seans öncesinde ense fotoğrafını çekmiştim. Bu egzama başlamadan önceki yıl iş hayatında sıkıntılı bir süreç geçirmişti.

Ensedeki egzama devam etmekte iken, 2014 yılında 2. çocuğuna hamile kaldığı dönemde kalçasındaki egzaması başlamıştı ve her iki bölgedeki egzamalar da hala devam ediyordu.

İlk defa seansa gelen herkese sorduğum sorularımı sorduktan sonra seansa yine ilk defa gelen herkese uyguladığım gibi kısa eklenti temizliği ile başladım. Bu arada, bazı danışanlar geliş şekliyle bile yoğun eklentileri olduğunu daha kapıdan girerken belli ederler. Tülay hn da randevuya gelirken farklı bir apartmana girip başkasının ziline basarak, kafasının bayağı karışık olduğu konusunda dikkatimi çekmişti. Bu sebeple eklenti ihtimali benim için ön plana geçti.

 

seans

 

1.EKLENTİ:

5 Yıldır kendisinde olan, işle ilgili bir grup çalışması sırasında kendisine gönderilen 3 adet eklenti grubuydu.

Etkileri: Öfke; unutkanlık; insan ilişkilerini olumsuz etkileme; ani öfke patlamaları ve tahammülsüzlük; kalça bölgesindeki egzama; baş ağrıları; meditasyon yaptığı anlarda üst üste geğirme ihtiyacı duyması; yorgunluk; işlerini yapmak konusunda isteksizlik ve tembellik ( evi toplamak veya yemek yapmak istemiyorum diye ekledi ); kaşıntılar ( popo, sağ kulak içi, saç dipleri, sol kasık ) ve ense kökünde ağrı

Bu eklentileri çekmesine sebep olan konuya baktıktan sonra devam ettik.

2.EKLENTİ:

4-5 Yaşlarından beri kendisinde bulunan, o yaşlarda apartmanın merdiveninde tanımadığı bir adamın adres sormasıyla başlayan bir taciz anında korkuyla çektiği 5 adet eklenti grubuydu.

T3Etkileri: Korku ve gerginlik; ağlamayı engelleme ( Burada şu detayı ekledi: ” Normalde pek ağlayan biri değilimdir ama bugün buraya seansa gelirken arabada ağladım. Şimdi farkettim ki ben o aslında taciz anında ve o gün boyunca ağlayamamıştım “; kötü birşey olacak kaygısı özellikle eşi şehirdışına iş seyahati yaptığı uzun dönemlerde; takıntılı düşünceler ( mesela eleştirildiği zaman kafasına çok takması ve o konunun gün boyunca zihninde sürekli dönüp durması )

 

Bu bölümde taciz anısına detaylı olarak çalıştık ve beden terapi uyguladık. Ondan sonra bu sebeple çektiği 5 eklentiyi temizledik.

Bu Eklentilerin Etkileri : Öksürük ve ensede ağrılar

 

Seans sonunda kendime aldığım özel notlarda; hala eklentileri olduğunu düşündüğümü ve ilerde tekrar bakılması gerektiğini yazmışım. Ayrıca aile sistemiyle ilgili çok fazla konu başlığı olduğu için ilk birkaç seanstan sonra tamamen BAĞLAR ÇALIŞMASI ile ilerlenmesinde fayda olduğunu belirtmişim.

 

g2

1.GÜN:

” Merhaba bir gün doldu geri bildirim yapıyorum.

1 gün olmasına rağmen iyi gelişmeler var bende özellikle evin temizliği konusunda. Dün akşamdan beri evi düzenliyorum temizliyorum. Artık dağınıklık beni rahatsız ediyor. Baya bi toparladım. Dolaplar ve çekmecelere geldi sıra. Her şey sıkış tepiş şimdi farkediyorum. Zihnim daha berrak, daha sakinim daha hafifim. Gece çok iyi uyudum. Rüyamda başkasıyla evliydim ve 5 aylık bir kız çocuğuna hamileydim çalıştığımız travma ile ilgisi olabilir belki. Mutluydum duygu olarak. Ensem ve popom çok daha az kaşındı bugün. Namazlarımı kısaltarak kılıyordum sıkılıyordum dünden beri normal hali ile kılıyorum ve daha yavaş okuyorum sureleri. Dua dinliyorum arabada hiç dinlemezdim açıkçası rahatsız olurdum. Sukünet hali mevcut. O unutkanlık ve dalgınlık hali yüzde 80 azaldı. Şimdilik bunlar çok güzel gelişmeler benim için. Teşekkürler tekrar görüşmek üzere.

2.GÜN:

” Merhaba bugün eşim geldi bir değişiklik daha oldu. Aramızda hep bir negatif itici enerji olageldi benden ona doğruydu daha çok. Eve para harcamama sorunu da vardı ki ben itiyorum diye düşünürdüm hep. Bugün uzun zamandır ihtiyacım olan ancak ertelediği ev eşyalarımızı aldı. O negatif enerji de yok aramızda. Hakikaten çok enteresan. Bu tür enerjilere inanmama rağmen bu kadar etkili olduğunu düşünmezdim. İyi ki daha fazla direnmeyip gelmişim.

Sevgiler…. Kolaylıklar dilerim.”

 

52 GÜN SONRA ( 2. Seans için bir araya geldiğimizde aldığım bilgiler ):

1-Eklenti seansından sonra kafam daha net oldu. Kendim için gerçekten ne istiyorum, ne istemiyorumu düşündüm. Kendi sınırlarımı çizdim. Eşimle boşanmaya karar verdim. Boşanmayı 2 yıldır düşünüyordum zaten, sadece korku ve kaygılarım yüzünden erteliyordum. Eşim de kabul etti, anlaşmalı olarak ayrılacağız. Geçen hafta mahkemeye başvurduk.

Eşim zaten işi gereği uzun seyahatlere çıkıyor ve ayda 1 yanımıza geliyordu. Sadece kış aylarında biraz yanımızda kalıyordu.

T7.jpg

2-Artık insanlara karşı sınırlarımı daha net çiziyorum. Annem hayatıma çok müdahale ederdi. Ona da sınır koydum. Çocuklarıma paralı bakıyordu ve bunun haricinde de sürekli kendi evi için de birşeyler talep ediyordu. Çocukları ondan alıp bakıcıya verdim. Bakıcıya verince daha az para harcadığımı farkettim. Annem en başta bozuldu ama aramızda şu anda herhangi bir iletişim sorunu veya küslük yok.

3-EGZAMA: Saçımın içindeki egzamalarım tamamen geçti. Ensede sağa doğru bir tane büyük 9 cm civarı çapında bir egzamam vardı. ( İlk seansta fotoğrafını çekmiştik ). O leke bayağı küçülüp 3 cm’lere kadar küçüldü. ( NOT: 2.Seans öncesi tekrar fotoğraf çektik. )

Kalçamdaki egzamalar seanstan önceki dönemde hergün kaşınıyordu ve kabuklanıyordu. O kaşıntı şu anda sadece haftada 1 gibi çok hafif olarak oluyor. Eskiden kaşınırken kanardı. Şimdi kan gelmiyor. Son durumuna bakıp sonra bilgi veririm.

T14-Daha çok su içmeye başladım. Önceden az içiyordum. Bu kendiliğinden oldu, çaba sarfetmedim. Bunun beni bayağı ferahlattığını hissediyorum.

5-Kıyafetlerimin rengi ve seçimlerim değişti. Önceden mavi-lacivert-siyah renkli giyiniyordum. Daha feminen renklere döndüm ve tüm gardrobu yeniledim. Şimdiki renklerim fuşya, lila ve mor tonlarında.

 

6-Babama karşı kendi içimde biraz yumuşama yaşadım. Onunla en son 2005’te görüşmüştüm. Geçen yıl o da İstanbul’a taşındı diye duydum.

7-Öfkem bayağı azaldı, %40’lara indi. Ani öfke patlamalarım ve tahammülsüzlüğüm ise tamamen geçti.

8-Unutkanlığım vardı. %60’lara indi diyebilirim.

9-Baş ağrıları: Seans öncesindeki 1 ay yoğunlaşmış durumdaydı. Birkaç günde bir, yoğun bir ağrı gelip gidiyordu. Şimdi tamamen geçti. Bu sürede hiç ağrımadı.

10-Meditasyon yaparken hep geğiriyordum, üst üste ve birkaç kere oluyordu. Geğirmeler geçti. Sadece esnemeler devam ediyor..Ne zaman meditasyon yapsam esnemeye başlıyorum. Bunun tam olarak nedenini bilmiyorum.

11-Yorgunluğum geçti. Yaşam enerjim arttı. Artık evi toparlıyorum. Eski eşyaları, giymediğim kıyafet ve kutuları attım. Yatağımı değiştirdim. Yeni çarşaflar aldım.Daha kaliteli ve yumuşak çarşaflar aldım. ( BURADA, bu durumun boşanma kararıyla ilgisi olup olmadığını sordum. ) Boşanma ile ilgisi yok.bunlar seanstan sonraki ilk haftada oldu.

Evde yemek yapmıyordum pek. Şimdi evdeysem ben yapıyorum. Çocuklarla kahvaltı etmek için bile dışarı çıkardık, pek evde yemezdik. Şimdi kahvaltıları düzene oturttum, artık evde yapıyoruz.

12- Evde yemek yemeye başlayınca, hesabımda para birikti. Eskiden kahvaltıyı bile dışarda yaptığımız için çok fazla para harcıyormuşum.

13-Sağ kulağımın içindeki ve sol kasığımdaki kaşıntılar tamamen geçti.

14-Korku: Geceleri aniden uyandığımda korkabiliyordum. O durum da geçti, bedensel gerginliğim de geçti.

15-Kötü birşey olacak veya sevdiğim birine ( evde çocuklara veya bana ) birşey olacak kaygım vardı. Özellikle de eşim gittiğinde oluyordu. Bu seferki gidişinde olmadı.

16-Takıntılı düşüncelerim gitti. Teflon tavaya döndüm. Eskiden eleştirildiğim zaman kafaya çok takardım, artık o kadar önemsemiyorum.

17-Kuru öksürük: Eşim eve geldiği zamanlarda olurdu. Bu öksürük de bayağı azaldı. %50’lere indi.

18-Çevremden arkadaşlar da bana ” yüzünde bir aydınlanma var ” dediler.  ( Burada biraz gülüştük )

 

v9

 

NOTLAR:

1- Seanslardan sonraki tamir fazı süresi içinde evi düzenlemeye, eski kırık dökük ve gereksiz eşyaları atanlara ve evde temizlik-düzenleme yapanlara daha önce de rastladığım oldu. Kendim de geçmişte bir-iki kez deneyimlemiştim. Bunu, bilinçaltının dışarıya yansıması olarak görebilirsiniz. Kafanız çok karışıksa, bu durum evinize ofisinize, dolaplarınıza yansır. Zihinsel bir berraklık ise aynı şekilde sizde bir düzen ve sadeleşme ihtiyacı doğurabilir.

 

2- Bu vaka, egzama temalı görünse de aslında o konuya henüz girmedik ve danışanın en çok ihtiyaç duyduğu üzere eklentilerle başladık. Üstünüzde bu kadar kafa karıştıran eklentiniz varsa, zaten kaliteli bir trans geçiş gerçekleşmeyeceği için ilk seanslarda bazen sizin geliş sebebiniz olan konuya hiç giremediğimiz olur. Mecburen eklentilerle başlamak zorunda kaldığımız durumlarda ise iyi tarafı şudur: eklentiler gittikçe daha berrak bir zihinle gelirsiniz ve seanslar ilerledikçe daha kolay geçiş yapabilirsiniz.

 

3- Bu yazıda kullanılan egzama fotoğrafı temsilidir, danışana ait değildir.

 

 

( Devam edecek….)

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

MİKS BİR VAKA-II ( 4. Bölüm )

Standard

Z1

Zuhal Hn, uzak bir şehirden geldiği için, üçüncü seanstan bir gün sonra dördüncü seans için tekrar biraraya geldik.

Ön-görüşmede doğum şekli, süresi ve 0-6 yaş dönemine dair bazı sorular sorduktan sonra hemen seansa geçtik.

 

seans

Ana karnı dönemini keşfederken 8. günde giden bir kayıp ikizi olduğunu algıladı.

7 Aylık olduğu bir sahnede, babaannesinin ev işleriyle ilgili bir konuda annesine bağırdığını, annesinin karşılık vermek istediğini ama veremediği algıladı. O esnada annesinin sol göğsünün ağrıdığını ekledi.

8 Aylık olduğu bir sahnede; babasının annesiyle birlikte olmak için zorladığını ve annesinin bırakıp gitmek istediğini ama yapamadığını ve bu sebeple bu sahnede anne-babasının ayrılmalarından korktuğunu algıladı.

Doğum anı kolay ve sorunsuz geçiyordu. Doğduktan sonra annesinin kucağına verildiğinde annesinin ağladığını, doğumun kolay geçmesi sebebiyle mutlu olduğunu ama yine kız çocuğu olmasından dolayı biraz kırgın olduğunu belirtti. Annesinin sütü, doğumdan 12-13 saat sonra gelmeye başladığı için ilk gün kendisine mama veriliyordu.

Babasıyla ilk karşılaşma anında babasının kendisini kucağına alıp şefkatle baktığını ve ” Yine mi kız? ” diyerek annesine gülümsediğini söyledi. Bu cümle sebebiyle Zuhal hn olumsuz etkilenmiyordu fakat annesinin babasına karşı mahçup hissettiğini farketti. Babasının kucağındayken, annesinin kucağında olduğundan daha güvende hissettiğini, babasının yüzüne çok güzel baktığını anlattı.

 

Z12

 

0-1 Yaş Arası: Annesinin uyudu sanarak kendisini salıncağa yatırdığı bir sahnede, annesi odadan çıkar çıkmaz onun arkasından gitmek istediği için ayağa kalkmaya çalışırken beşik şeklindeki yüksek salıncaktan yere düştüğünü ve başının arkasını çarptığını algıladı. Bu sahnede çok ağlıyordu ve annesi başka bir odada olduğundan sesini geç duyup dönüyordu. Bu sahnede annesinin kucağında sakinleştirilmeye çalışırken dahi ağlamaya devam ediyor ve terk edilmiş hissediyordu.

 

 

2 Yaş: Bağırsaklarında sürekli bir ağrı olduğundan bahsettiği bu sahnede, annesiyle gezmeye gittiklerinde kaşla göz arasında yerde bulduğu bir toplu iğneyi yutuyordu. Yuttuktan hemen sonra annesi tarafından farkediliyordu fakat çoktan yutmuş olduğundan annesi hiçbirşey yapamıyordu. Toplu iğneyi dik bir şekilde yutsa da boğazında ve midesinde acı hissediyordu. Annesi tarafından o gün doktora götürülmediğini , annesinin telaşını gördükçe daha da çok korkup ağladığını anlattı. Toplu iğne yüzünden 2 gün boyunca bağırsaklarında sancı çektikten sonra tuvaletini yaptığında iğneyi çıkardığını ve çıkış anında acı hissetmediğini belirtti.

 

Z114 Yaş: Annesi tarafından saçlarının kısacık kesildiği bir sahnede, saçlarının kesilmemesi için çok ağlıyordu. Bakımının zor olması sebebiyle annesi tarafından saçlarının kısacık kesildiğini ve babasının buna engel olamadığını belirtti. Saçlarının zorla kesilmesi, o anda çocuk bilinciyle, kayıp duygusu yaşamasına sebep olmuştu ve hatta annesinin kendisini sevmediğini düşünmesine sebep olmuştu.

 

5 Yaş: Annesinin babasıyla birlikte işte olduğu bir anda kendisine bakan ablası tarafından dövüldüğü bir sahneyi keşfettiğimizde etrafta kendisini koruyacak kimse olmadığını düşünüyor ve çok yalnız hissediyordu.

Bütün bu sahneleri keşfettikten sonra, bu sahnelerin Zuhal Hn üzerindeki etkilerini dönüştürmeye çalıştık. Bedenine zarar gelen durumlar olduğu için buradaki travma izleri için beden terapi uyguladık.

 

Bu arada, ana karnı dönemi içinde kendisine eklenen bir eklenti daha algılamıştı. O eklentiyi de seans senasında gönderdik.

 

12

3 GÜN SONRA:

” 4.seanstan sonra üzerinden 24 saat geçti biraz da geç kaldım yazmakta, seans çıkışı epey yorgundum zaten yorucu olacağı bilgisini vermiştiniz, gene de o gece yürüyüşümü yaptım güzel vakit geçirdim rahat uyudum boğazımdaki acı ( NOT: TOPLU İĞNE SAHNESİYLE İLGİLİ BEDENDEKİ İZ )  bir iki gün sürdü ama ruhumdaki kayıp parçayı bulmuş olmak beni inanılmaz rahatlattı, malumunuz kayıp ikiz sendromu olduğum seans esnasında ortaya çıktı, ondan sonra ertesi gün arkadaşlarımla görüştüm hayata daha uyumlu ve olumlu dinginleşmiş olduğumu farkettim, eski olumsuz ruh halim de ortadan kalkmıştı ciddi bir huzur vardı üzerimde, kendimi yeniden keşfetmenin hazzı da tabi. 0-7 yaş aralığına baktık sizinle, bu dönemde çok fazla olumsuz şeylerin yaşanmamış olması beni sevindirdi ben daha olumsuz bir tablo bekliyordum, açıkçası 3. ve 4. seans benim hayatımın dönüm noktası oldu kendimi ilk kez tanıdığım ve anladığım kendimle yüzleştiğim yüklerimi bıraktığım inanılmaz güçlü seanslardı, enerji artışı karamsarlığın olumsuz etkilerinin geçmesi beni inanılmaz rahatlattı ve mutlu etti ben size çok ama çok teşekkür ederim, iyi ki varsınız, sevgilerle. ”

Z38. GÜN:

” Merhaba Eylül hanım, son iki seansın üstünden bir hafta geçti bu sürede gayet iyi normal zamanlarımdan fazla enerjik huzurlu ve sakindim, ölme isteğimde azalma oldu yüzde yetmiş civarı, çektiğim tarifsiz acılar da hemen hemen çok azaldı dünyaya ve hayata daha uyumlu hissediyorum kendimi, önceden düzenin bir parçası gibi bile hissedemez kendimi atılmış itilmiş dışlanmış hissederdim. Uykularım düzenli dinlenmiş olarak kendiliğimden uyanıyorum hala burnumdan rahat nefes alabiliyorum, öfke kontrolü konusunda epey iyiyim, insan ilişkilerimde aile içi ilişkilerimde inanılmaz bir rahatlama oldu o görünmez tıkanıklık çözüldü, içimi kemirip kafamın içinde dönüp duran sancılar acılar bir bir azaldı, etkileri yaşadıkça daha çok yazacağım size çok teşekkür ederim. ”

 

20 GÜN SONRA:

 Seanstan sonra harika bir iki hafta yaşadım her anlamda rahatladığım bir süreçti, hatta eminim etrafımdakiler bendeki bu durumu kıskandı ama elimde değil aşırı enerjik ve pozitiftim durduğum yerde duramayacak kadar iyiydim, ta ki Y ( Şehir ismi ) ‘e dönmeden önceki akşama kadar, 26 ağustos sabah yola çıkmadan evvel ailemle bir tartışma yaşadım, aslında olay benle ilgili değildi genel olarak geçmiş olaylarla ilgili konuşuluyordu nasıl olduysa konu bana geldi ve benim hatalarım üzerinden konuşulmaya başlandı zaten geriye yani Y’ ( şehir )ye dönmek konusunda gergindim ayrılık yaşayacağım yeni bir hayata başlayacağım vb. için endişeli ve gergindim ki ailemin bana karşı kullandığı suçlayıcı ve aşağılayıcı dilden epey rahatsız oldum ve kendimi tutamayıp istemediğim tepkiler verdim sinirlendim geçmişe yönelik olumsuz konuşup kalp kırdım tatsız ayrıldık, bu durum bir süre beni olumsuz etkilediyse de tekrar toparlandım bi hafta içinde olumsuz etkiler üzerimden kalktı yeni bir hayata başladım burda. Etrafımdan olumlu yorumlar aldım yüzüne renk gelmiş, çok iyi görünüyorsun vb şekilde, ölme isteğim ara sıra yoklasa da kesinlikle eski boyutta değil sadece minicik anlarda olup geçiyor kendimi ikna ve teselli edebiliyorum, önceden canım hiçbir şey yapmak istemezken şimdi gayet istekli bir halde yaşıyorum evimi düzenlemeyi günlük işler yapmayı kendi sevdiğim şeylerle meşgul olmayı kendime yetmeyi başarabiliyorum, burun tıkanıklığım normalde Y ( şehir )  şartlarında had safhada olurken geldiğimden beri problem yaşamıyorum gayet güzel nefes alabiliyorum kendimi dinç, dingin ve olumlu buluyorum, önceden kitap okuyamazdım okuyabiliyorum, gereksiz muhabbetler yapmıyorum olgunlaştığımı büyüdüğümü hissediyorum ilk defa, sağlık problemlerim konusundaki şikayetlerim mesela astımım çok azaldı, alerjilerim aynı şekilde azaldı, sırt ağrılarım azaldı kendime karşı duyduğum öfke terse döndü kendimi sevmeye başladım, içimde kanayıp duran yara kapandı, içten içe sürüp duran eski hesaplaşmalarım nerdeyse bitti, eski eşime karşı duyduğum öfke vb duygular tamamen ortadan kalktı hiç umursamaz bir duruma geldim nerdeyse hiçbir olay yaşamamışım gibi oldu, sadece eski eşim yakın arkadaşlarıma telefon aracılığıyla ulaştı hala benden haber almaya çalışıyor ama ben gene umursamıyorum onda da bu durumun sonlanmasını bekliyorum, karşıma çıkmadı çünkü aşırı meyli olsa karşıma çıkacağına inanıyorum, açıkçası kendimi başka biri gibi hissediyorum, çünkü eskiden olsa kendimle başbaşa kalmak istemezdim direkt kendimi suçlayacak birşeyler bularak huzursuz olurdum şimdi ibadetlerimi elimden geldiğince yerine getirecek kadar istekli ve huzurlu hissediyorum önceden çoğu ibadetimi yerine getiremezdim, kısacası bende büyük bir değişim var hem de gözle görülür şekilde, umarım bu enerjimi artıracak ve koruyacak yolu da bulurum çünkü kendime çok iyi geldim, yaşamayı hayatta olmayı seviyorum gözlerimin içi gülüyor… Size çok ama çok teşekkür ediyorum, yazdığınız 3.bölüm için kolaylıklar sevgiler iyi çalışmalar.

******************

1 Ay Sonra ( Vaka yazısının teyidi için telefonda konuştuğumuzda ) : Göğüs kafesinde bir yarık varmış gibi tanımladığı, tarif edemediği bir acı şeklinde hissettiği durumu ve ayrıca geceleri yoklayan ölme isteği düşüncesinde değişiklik olup olmadığını sordum. Her ikisinin de tamamen geçtiğini belirtti.

 

Ş11

NOTLAR:

1- KAYIP İKİZ SENDROMU: Bknz. ekteki vakanın ” NOTLAR ” bölümü:  BİR KAYIP İKİZ SENDROMU ÖRNEĞİ ( 2. Bölüm )

2- Bu seansta, danışanın bedenine zarar gelen kaza, dayak, saçın zorla fiziksel şiddet uygulanarak kesilmesi gibi sahneler vardı. Bu bölümleri çalışırken yoğun beden terapi uyguladık çünkü bedenimizin de travmalarla ilgili bir hafızası var.

3- İlerde gelmeyi düşünen danışanları yönlendirmemek adına, Zuhal Hn’ın göğüs kafesinde hissettiği acının ve ölme isteğinin hangi konuyla alakalı olduğunu, orada nasıl bir işlem yaptığımızı ve neden bu seanstan sonra tamamen geçtiği gibi konuları seans içerisinde özellikle belirtmedim.

4- Zuhal Hn’ın hiçbir yere ait hissetmeme sorununda iyileşmeler başladı. Fakat atalarından gelen bazı etkiler taşıdığını da hissettiğim için, bu konuya ilerleyen tarihlerde BAĞLAR ÇALIŞMASI isimli, regresyon harici-farklı teknikler kullandığım grup çalışması içinde özel olarak bakacağız.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

MİKS BİR VAKA-II ( 3. Bölüm )

Standard

Z1

İkinci seanstan 6,5 ay sonra Zuhal Hn ile 3. seans için bir araya geldiğimizde, kapıyı açtığımda bambaşka biri ile karşılaştım. Görüşmediğimiz bu sürede, Zuhal Hn yaklaşık 30 kilo vermişti ve sürekli gülümsüyordu.

Ön-görüşme için masaya oturduğumuzda aradan geçen bu uzun süredeki gelişmeleri ve geri-bildirimlerini sorarak başladım. Aldığım bilgiler:

1-Alerjik Astım: Bu konuda 2 hafta önce test yaptırdım. Çavdar, çimen, kedi, zeytin ağacı ve diğer ağaçların polenlerine karşı alerjim çıktı.

2-Fibromiyalji: Eklenti seanslarından sonra ağrılarımda azalma oldu ama hala hafif ağrılar var. %25’e indi diyebilirim.

3-Bir ay önce kocamla anlaşmalı olarak boşandık. Boşanmayı ben istedim, o da kabul etti. ( NOT: İlk seansta, 3,5 sene önce görücü usulü evlendiğinden ve evliliğinde çok mutsuz olduğundan bahsetmişti ama bu konuya henüz bakmamıştık. )

4-Tekrarlayan Depresyon: Yine var ama artık bildiğim için kontrol edebiliyorum, pes etmiyorum.

5- Selim Konusu: Eski erkek arkadaşım Selim ile ilişki tamamlama çalışması yapmıştık. boşandığım andan itibaren aklımdan çıktı.* Evliyken sürekli onu düşünürdüm. Seanslardan sonra bu durum azaldı, boşandığım anda ise bitti. Artık onu düşünmüyorum.

6-Öfke: Önceden çok öfkeliydim ve çevreme sürekli bağırırdım. Artık çok nadiren bağırıyorum. %30’lara indi diyebilirim.

7-Enerjide Artış: Eskiden günde 12 saat uyuyordum. Seanslardan sonra uyuma sürem 8 saate indi. İşlerimi yapabiliyorum.

8-Baş Ağrıları: Yok denecek kadar azaldı. Eskiden sürekli 3 ay boyunca hergün baş ağrısı yaşadığım olurdu. Seanstan sonra 6,5 ay oldu ama sadece bir kere mayıs ayında grip olunca başım ağrıdı.

9-Sırt, boyun, ense ağrıları: %60 azaldı ama devam ediyor. Özellikle ense, sağ kürek kemiğim ve sırtta bir noktada ağrı oluyor.

10-Kafa karışıklığım çok azaldı. Unutkanlığım hala var. Bu unutkanlık durumu annemde ve ablamda da olan birşey.

11-Takıntılı düşünceler yani zihnimde sürekli konuşan ses ( ışığı kapattım mı acaba..vb ) tamamen kesildi. Sadece, birşeye üzülürsem veya bozulursam o konuyu kafama takabiliyorum.

12-Saçlarımdaki kaşıntı azaldı, %40’a indi diyebilirim. Burunda tıkanıklık ve kaşıntı devam ediyor. Gözlerimdeki sulanma durumu ise tamamen geçti.

13-Huzursuzluk: Gittiğim herhangi bir yerde yarım saatten fazla duramıyorum, husursuzlanıyorum. Sevdiğim bir yer bile olsa oluyor bu.

14- Annemin teyzesiyle bağlantılı bir eklenti çalışmıştık. Fatma Teyze, eskiden sürekli aklıma gelirdi ve ölümünün üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen ağlardım. Seanstan sonra bir daha aklıma gelmedi. Bende 1 yıldır bulunan benzer bir eklenti modeli daha çalışmıştık. Seanstan sonra o da bir daha aklıma gelmedi. Eskiden o konuya çok ağlıyordum. Yani, herşeye üzülüp ağlamam tamamen geçti.

15-Cihan’la ( tecavüz eden çocukluk arkadaşı ) geçen gün tesadüfen bir yerde karşılaştık. Onu görünce çok korktum ve o anda çenem titredi. Neyse ki o beni görmedi.

16-Eskiden arada bir ürperir, silkinirdim. Üşüme gibi bir ürperme olurdu ve bunu iliklerimde hissederdim. Bu durum da tamamen geçti.

17-Başımdaki uğuldama hissi nadiren de olsa devam ediyor. %70 azaldı diyebilirim.

18-Sağ kol ve dirseğimdeki ağrım tamamen geçti.

19-Ölme isteğim devam ediyor. Özellikle gece 11-12 arası ve ben evde veya odada tekken oluyor. Bir anda öyle bir düşünce geliyor, niye yaşıyorum diye. Yaşamaya değer hiçbirşey yok diye düşünüyorum ama aslında yaşamı seviyorum. Bu düşünce bana ait değil sanki.

******

İlk haftalardaki geri-bildirimlerine bakınca bu kadar sürede, birçok konuda büyük değişiklikler yapabilmesine bayağı şaşırdım. Görüntü olarak değişmiş, 30 kilo vermekle kalmamış, ruhsal açıdan da bazı yüklerinden özgürleşmiş olmanın verdiği hafiflikle tüm olanları sürekli gülümseyerek anlatıyordu ve karşımda otururken sanki cildi ışıl ışıl parlıyordu.

 

seans

 

Yeni Konuları:

1-Kendime yetemiyorum. Mutlaka başka birinin özellikle de başka bir erkeğin merhamet ve sevgisine ihtiyaç duyuyorum…babam gibi. Bunun eksikliğini duyuyorum. Küçük bir çocuk gibi sevilmek istiyorum ama tam tersi olarak karşıma çıkan her erkek cinsel amaçlı olarak yaklaşıyor. Hatta bunu ilk günden söylüyorlar.

2-Sebebini bilmediğim bir acı çekiyorum. Kendimle baş başa kalınca başlıyor. Göğüs kafesimin ortası boyunca bir acı hissediyorum. Sanki oram yanıyor gibi oluyor. Bu durum ergenliğimde daha yoğundu..sanki göğüs kafesimin ortası yarılmış gibi hissediyorum.

3-Özgüven Eksikliği: 100 kilodan 70 kiloya inmemle özgüvenim biraz arttı ama yine de hala var.

4-Bir yere sığamama , hiçbir yere ait hissetmeme duygum var.

E8

Konu başlıklarını yazdıktan sonra kendisine doğum şekli, süresi ve 0-3 yaş arasıyla alakalı birkaç soru daha sorarak seansı başlattım.

Seansın başında iken, eklenti belirtileri algıladığı için seansa yine eklenti temizliği şeklinde başladık.

 

v6

1.EKLENTİ:

3,5 Sene önce evlendiği yıl çektiği bir eklenti grubuydu. Evlendiklerinin ilk haftasında eşinin herkesin içinde kendisine bağırıp küfrettiği bir gün öfkeyle çektiği 3 adet gezinen enerjiydi.

Bu 3 eklentinin etkileri: Baş dönmesi ve dikkatsizlik; hayata karşı isteksizlik; depresyon; yoğun acıkma hissi ve daha çok yemek yemek ( özellikle hamurişi )  ; ağlama hissi; algıların bozulması ve herşeye alınmak; herşeyi olduğundan büyütmek ve üstesinden gelemeyeceğini düşünmek; aşağılanma ve sevilmediğini hissetme; ailesinden uzaklaşma isteği; iyi şeyleri haketmiyorum düşüncesi

Bu bölümde eski eşine öfkesine baktık ve boşandıklarını söylediği için bu ilişkiyi tamamlama çalışması yaptık.

v72.EKLENTİ:

Eski eşi tarafından evlilikleri boyunca kendisine gönderilen 8 tane lanet enerjisi algıladı. Eşinin, sayısını hatırlamadığı kadar çok olarak yüzüne karşı ettiği sayısı beddua anlarında öfkeyle 4 adet eklenti çekmişti. Eski eşle ilişki tamamlama çalışması yapıp öfkesine çalıştıktan sonra bu eklentilerin ortaya çıkması anlamlıydı.

Bu 4 Eklentinin Etkileri: Bilinç bulanıklığı; baş ağrısı; devamlı üzüntü; kendine güvensizlik; devamlı olarak fiziksel bir ağrı ve vücutta ağırlık hissi; 2 yıldır yoğun olarak sağ kürek kemiğinde hissettiği ağrılar; ” ben yapamam düşüncesi ”

Bu eklentileri topluca gönderdik.

v83.EKLENTİ:

Evliliği boyunca, eşinden kendisine özellikle ona öfkeliyken yaşadığı cinsellik anlarında geçen 2 adet eklenti algıladı.

Bu 2 Eklentinin Etkileri: Karında şişkinlik, ağrı ve yanma ; hazımsızlık; zaman zaman mide bulantısı ve baş ağrısı; genizde ve kulaklarda kaşıntı hissi; burunda tıkanıklık ve nefes alma zorluğu; faranjitinin artması ve boğazının yanması

Bu eklentileri de gönderdikten sonra seansı sonlandırdık.

 

12

1.GÜN:

” Dünkü seansın üzerinden nerdeyse 15 saat geçti ilk ve ikinci seantan sonra bu üçüncü seansımızdı ve gene eklenti temizliği üzerine çalışıp şikayetlerimin nerden kaynaklandığının temeline indik, dünden beri rahat nefes alabiliyorum karnımdaki ağrı nerdeyse geçti nereye gitsem duyduğum huzursuzluk yerini sükunete bıraktı ve kendimi hiç olmadığım kadar dingin kendimle kavgam bitmiş hissediyorum ve inanıyorum ki bu kalıcı bir durum. Aynada Yüzüme baktığımda içim huzurla doluyor ve bu son zamanlarda ilk defa yaşadığım bir durum, seans sonrasında da söyledim burnumdaki tıkanıklık açıldı, hala burnumdan rahatlıkla nefes alabiliyorum aşırı kaygılarım korkularım sebepsiz huzursuzluklarım bitti ve ilk defa huzurlu bir uyku uyudum, sabah kalktım İstanbul’da kaldığım yakınımın evini toparladım temizliğini yaptım duş aldım ve kendimi sevdiğimi hissettim. Enerjimde artış oldu ve yüklerimden tamamen kurtulduğumu huzura kavuştuğumu hissediyorum, size çok ama çok teşekkür ederim. ”

 

Ş11

NOTLAR:

1-Uzak bir şehirden geldiği için 3. ve 4. seansı bir gün arayla yapmaya karar vermiştik. Bu seanstan bir gün sonra tekrar seans yaptığımız için, diğer geri-bildirimleri bir sonraki bölümün sonunda topluca yazacağım.

2-Bu seansta biten evliliği üzerine çalıştık ve o dönemde topladığı eklentileri gönderdik. Seansın sonunda kendime aldığım özel notlarda ana karnı seansı ile devam etmem gerektiğini yazmışım. Aslında niyetim 3. seansta bu konuya girmekti fakat Zuhal Hn’dan her defasıbda yüksek sayıda eklenti çıktığı için seansın başında gördüğümüz belirtiler üzerine yine eklentiyle başlamak durumunda kaldık.

3-* : Zaten evliliğinde mutsuz olduğunu biliyordum ama o konuya henüz gelememiştik. Yalnız kalmayı pek sevmediği halde bu kadar kararlılıkla evliliğini sonlandırmış olarak bu seansa gelmiş olmasını beklemiyordum. Burada asıl dikkatimi çeken nokta; hatırlarsanız ilk seanstan sonraki geri-bildirimlerinde hala ara ara Selim’i düşündüğünü ve bundan rahatsız olduğunu söylemişti. Bu seansın başında ise, boşandığı andan itibaren Selim’in bir daha hiç aklına gelmediğini bildirmişti.

Burayla ilgili şu anki yorumum: Mevcut ilişkinizde çok mutsuz olduğunuz zaman, geçmişte yarım kalmış ve tamamlanmamış bir ilişkiyi hatırlayıp kendimize o anki mutsuzluğumuzdan bir kaçış alanı yaratmaya çalışabiliriz. O eski ilişkimizde herşey çok güzeldi, çok mutluyduk gibi bir fantaziye girebiliriz. Bu da bir çeşit bağımlılık gibi…içim sıkıldığında çıkıp bir sigara içmekle, mutsuz olduğumda kendime kısa süreli de olsa mutlu olacağım bir fantazi yaratmamın altında aslında bir nevi benzerlik var.

4-Belki birçok kişi bu tanımlamayı yanlış algılamış olabilir. ” Bir ilişkiyi tamamlamak ” demek, o insanla bir daha hiç karşılaşmayacağız veya yollarımız bir daha hiç kesişmeyecek demek değildir. Sadece, o kişiyle sayfayı doğru kapatmak amacıyla yaptığımız bir çalışmadır.

 

( Devam edecek…)

 

Sevgilerimle;

Eylül Erdoğan