BİR ÖZGÜVEN MESELESİ ( 3.Bölüm )

Standard

S1

İkinci seanstan 1 ay sonra Sezen Hn ile 3. seans için bir araya geldik. Seansa başlamadan evvel son seanstan bu yana farkettiği geri-bildirimlerini sorduğumda aldığım yanıtlar:

1-Dışlanmışlık duygusunu seanstan sonra eskisi kadar hissetmemeye başladım.

2-Yetersizlik duygusunda %40 civarı iyileşme var.

3-İkinci seanstan sonra vücudum ödem attı, inceldiğimi hissediyorum. Önceden kıyafetlerin beli zor kapanıyordu ve o bölgede sıkışma hissediyordum. Şu anda rahat bir şekilde elimi belimin içine sokabiliyorum. İştahımda bir değişiklik yok, sadece öğlenleri ekmeği azalttım.

4-Unutkanlığım yüzünden bazı işlerimi zamanında yapmadığımı farkettim. Bu ay bu konu dikkatimi çekti.

5-Gezinen ağrılarım tamamen geçti. Önceden haftada 2-3 kere başım ağrırdı. Seanstan sonraki yaklaşık 40 günde 2-3 kere hafiften oldu ama rahatsız edecek kadar değildi. Yorgunluktan olan hafif bir ağrıydı, ilaç almadım.

6-Eskiden kendimi şanssız biri olarak görürdüm. Bu düşüncem geçti.

7-Kafa karışıklığı geçti. Bir tek unutkanlık devam ediyor.

8-Eskisi gibi gereksiz harcamalar yapmıyorum, ihtiyacım olanları alıyorum.

9-Gaz ve karında şişkinlik: Şişkinlik geçti. Gaz da eskisi kadar yok.

10-Eski erkek arkadaşla ilişki tamamlama yapmıştık. Eskiden aklıma geldiğinde öfke hissediyordum. Şimdi son 2 haftadır yine aklıma geldi ama bu sefer iyi anılarımız aklımdan geçti, buna şaşırdım. Eskiden yoğun kıskançlık ve öfke hissederdim, bu durum değişti.

11-Kurumdaki dinlenme odasında ( öğretmenler odası ) herkes son 1 aydır hastaydı. Bir tek ben hastalanmadım. Buna şaşırdım çünkü eskiden sık hastalanırdım.

12-Arada sırada, sanki bu dünyaya ait değilmişim gibi hissederdim. Son 1 aydır aklıma gelmedi.

13-İnsanlardan ilgi, sevgi beklentim devam ediyor. Onaylanma ihtiyacım var.

14-Suçluluk duygum ( yakın bir kız arkadaşıyla ilgili ) geçti. Aklıma bile gelmedi.

15-Eskisi kadar duygusallık ve sebepsiz ağlama yok. Yapım itibariyle zaten kolay ağlayabilen biriyim.

16-Hala kendimi ifade etme sorunum var ama artık sesim kısılmıyor.

 

seans

 

Bu seansta ana karnı ve 0-5 yaş dönemine baktık.

1.EKLENTİ:

Seansın hemen başında Sezen hn ana karnı döneminden taşıdığı bir eklenti algıladı. Bu eklenti, annesine gönderilmiş olan ve ana karnı döneminde Sezen Hn’a da geçen ve 2 adet gezinen enerji getiren bir eklenti modeliydi.

Etkileri: Toplum içinde ön plana çıkmamasına ve ” dikkat çekmemeliyim ” düşüncesine sebep olmuştu. Kendisini zayıf, ezik hissetmesine yol açtıklarını söyledi. Ayrcıca karın bölgesinde şişlik, guruldama ve gaza yol açmışlardı. 3 Yıl önce sağ bileğinde yaşadığı kabarıklık ve kızarıklık sorununun da bu eklentilerle ilgili olduğunu ekledi.

Bu etkilerden bahsederken eklentinin 2 değil aslında 3 gezinen enerji getirdiğini, 3. gezinen enerjinin başına yerleşerek unutkanlığa yol açtığını belirtti.

2.EKLENTİ:

Üstteki eklentileri temziledikten sonra ana karnı dönemine devam etmeyi düşünüyordum ki bu esnada yine annesinden kendisine geçmiş olan farklı bir eklenti modeli algıladı. Bu eklenti de annesine gönderilmiş olan bir eklentiydi ve Sezen Hn’a 11 gezinen enerji gelmesine neden olmuştu.

Bu eklenti aslında bütün aile üzerinde etkili olmuş bir eklenti olmakla birlikte sadece Sezen hn üzerindeki etkilerini inceledik.

Etkileri: Çocukluktan beri kendisini çok yetersiz hissetmesine sebep olmuşlardı. Toplum içinde özellikle yakın çevresinde daha az sevgi-ilgi görmesinde etkili olduklarını ekledi. Aşağılanmışlık duygusuna ve hayatında bu tarzda sorunlar yaşamasını sağlamışlardı. Bu konuda birkaç örnek  verdi.

S5.jpg

ANA KARNI VE 0-5 YAŞ DÖNEMİ:

Ana karnı döneminde çoğunlukla eklenti algıladığı için o bölümden sonra doğum anına baktık. Sezen Hn sezaryen ile doğmuştu. Doğduktan sonra annesinin yoğun kaybetme korkusunu algılayıp bunu anlamlandıramadığını belirtti.

2,5 Yaş: Babasının işle ilgili önemli bir evrağını ısırıp ıslatmıştı. Bu olay babasının bağırmasına ve Sezen hn’ın korkarak suçluluk hissetmesine sebep olmuştu.

5 Yaş: Evde yaşadığı bir kaza nedeniyle dudağı patlamıştı. Bu travma anına bakıp dönüştürmeye çalıştık. Dudağının tam uyuşturulmadan dikilmesi sırasında da doktorların her iki el bileğini tutmaları sebebiyle hem çaresiz hissetmiş hem de bedenine kendisinin istemediği bir işlem yapıldığı için yoğun öfke duymuştu.

Bu travma anında hastane ortamında 2 adet gezinen enerji daha çektiğini ekledi.

Sezaryen ile doğumun etkisini çalıştğımız ve travma anlarından bedeninde kalan izlere de yoğunlaştığımız, beden terapi içeren bu bölümden sonra seansı noktaladık.

g2

 

1.GÜN:

” Eylül Hanım merhaba
Seanstan geldiğimde kendimi çok yorgun hissettim. Bir de çok durgundum, dün akşam çok az konuştum. Eve geldigimde  yemek yerken bile karın gurultularim devam ediyordu.

Gece ruyamda yine annemi gördüm, sanki ölmüş gibiydi ya da beni bırakmıştı artık. Bildiğim tek şey geri gelmeyecegiydi sanki, garip bir ruyaydi, uyandığımda  cok tuhaf hissediyordum.

Gün içinde öğleden sonra uykum gelmeye başladı. Ara ara uyku bastırdı.

Ufak da olsa bagirsaklarimda bir hareketlenme oldu ama çok kısa süre sonra geçti.

……………………………..

Bazen ara ara ilkokul dönemlerimde yaşadığım olumsuz olaylar aniden aklıma geliyor.

Iş ortamında keyfim yerindeydi. Arkadaşlarımla olan diyaloglarda daha rahattim. Bu arkadaşlarım tarafından da fark edildi. Şakayla karışık ” Sen naif, ağzı var dili yok bir kizdin, ne oldu sana böyle?” dediler.

Dikkatimi çekenler şimdilik bunlar oldu, gelişmeler oldukça sizi bilgilendirecegim.

Sevgiler

 

10 GÜN SONRA:

” Eylul Hanim merhaba,

Seanstan 1-2 gün sonra sadece bir yorgunlugum vardı. Onun dışında anormal bir fiziksel belirti yasamadim.           ……………………………..    ……………………

Gelişmeler şimdilik bu kadar Eylul Hanim. Bir gelişme olduğunda yazarım.
Sevgiler.”

 

20 GÜN SONRA:

” Eylül hanım merhaba,

Tamir fazı döneminde açıkçası fiziksel beklentilerim vardı. Aslında içten içe şunu düşünüyordum: ” Ne kadar çok fiziksel semptom yaşarsam o kadar başarılı geçmiştir” * Zihnim bu konuda bana oyun oynuyor.

Son zamanlarda ruh halimde olumlu yönde daha çok artış var. Arkadaşlarımın arasında daha da canlı davranmaya başladım. Hazır cevaplılığım daha da arttı sanki. 🙂

Kendimi daha kadın gibi hissetmeye başladım. Özellikle ara sıra karşı cinsten böyle etkiler alıyorum.

 Bir de yaklaşık 3 gündür zihnimi daha rahat düzene sokmaya başladım. Örneğin, kendime değer verme konusu üzerinde çalışmam gerekir ancak bu konuda yeterli motivasyonu kendimde bulamazdım. Ama artık buluyorum ve yavaş yavaş zihnimi bu konuda ikna etmeye başladım. Hatta evde bununla ilgili geçen yıl aldığım birkaç kitap vardı ancak birazını okumama rağmen içindeki teknikleri uygulama konusunda isteksizdim. Yani kendimi değiştirmek istiyordum ama iş uygulamaya gelince isteksiz kalıyordum. Ama şu son birkaç gündür kitap elimden düşmüyor ve içindeki teknikleri uygulayabilmem için kendime isteyerek fırsat yaratıyorum. Yavaş yavaş da işe yaradığını hissetmeye başladım.
 
Gelişmeler şimdilik bu kadar. Terapi defteri ve kitap önerilerinizi dikkate alacağım.
Sevgiler.”

 

35 GÜN SONRA:

 Eylül Hanım merhaba
Geçen süre zarfında çok ilginç bir şey oldu.
Eklenti temizliğinden sonra sürekli aklıma gelmeye başlayan eski erkek arkadaşım ..( Ahmet ).. sizin de söylediğiniz gibi** iki gün önce bana mesaj attı. Aramızda yaşanan olaylar için kendini çok suçladığını söyledi. Şimdilik konuşmaya devam ediyoruz ama zaman ne gösterir bilmiyorum.

Size önceki seanslarda “kendimi kadın gibi hissetmiyorum” şeklinde bir şeyler söylemiştim. Şimdi ise dişil enerjime daha çok odaklandim. Işin tuhaf tarafı annemin de disil enerjisinin düşük olduğunu hissediyorum. Çünkü kurban rolüne çok bürünür ve hep vericidir. Babam ise tam tersi daha duygusal daha naiftir.

Bir de şunu farkettim: Annem yemekteyken boğazına bir şey kaçtı ve öksürmeye başladı. Ben de aynı anda boğazında bir giciklik hissedip oksurme ihtiyacı hissettim ve bu bir kaç kez daha oldu.

Bir de iş yerinde o dışlanmışlık hissini artık yaşamıyorum. Zeynep arkadaşımla son 1 haftadır çok iyiyiz hatta birlikte dışarı çıkıp aktiviteler yaptık. Meğer birçok ortak yanımız varmış.

Tavsiye ettiğiniz kitaplari okumaya başladım. Teşekkür ediyorum.

Bağlar çalışmasına katılmak için sabırsızlanıyorum 🙂

Sevgiler”

 

Ş11

 

NOTLAR:

1-* :  Seanslardan sonra ne kadar çok tamir fazı semptomu olursa o kadar başarılı geçmiştir veya o kadar çok şifalanmışımdır düşüncesi yanlıştır. Her danışana ve konuya göre seanslar arasında bile farklık yaşanır. Bu konuda blog sayfasındaki ” SIKÇA SORULAN SORULAR ” bölümünde açıklama yapmıştım ama yine hatırlatayım. Yaşadığınız tamir fazı semptomu bazı ağır travmatik anlar içeren bir seanstan sonra yoğun olabilirken, eklenti seanslarından sonra genelde tersi gerçekleşebilir. Kişi eklenti seanslarından sonra kendini daha hafiflemiş, rahatlamış hisseder ve enerjisinde artış olur. Çalışılan eklenti modeliyle ve kişiyle bağlantılı olarak tüm tamir fazı süreci değişkenlik gösterir. Bu konuda bir hiçbir zaman genelleme yapamayız.

2-** : Yanlış anlama olmaması için burada belirtmek isterim ki, hiçbir seans içinde veya sonrasında danışana ” şu kişi seni arayacak, aramayacak…” ,” bu kişi senin için doğru insan veya bu kişiyi terket ” vb tarzda yönlendirici cümleler kurmayız.

İlişki Tamamlama Çalışması sırasında Sezen Hn, sanki bu çalışmayı yapınca eski erkek arkadaşı ile hayatı boyunca bir daha hiç karşılaşmayacak veya yolları bir daha kesişmeyecek gibi algıladığı için ona şu şekilde bir açıklama yapmıştım: ” Bu tamamlama çalışmasını sadece eskiden beri taşıdığın olumsuz duyguların senin üzerindeki etkisini şifalandırmak için yapıyoruz. Bu kişi bir daha seni aramaz, sormaz anlamına gelmeyeceği gibi, artık geçmişe takılmadan yoluna devam edebilmene/edebilmenize imkan sağlar. ” .  Sezen Hn, yukarıda kurduğu ** ile işaretlenen cümleyle bu durumu kastediyor.

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

BİR ŞİFALANMA YOLCULUĞU-8. Bölüm

Standard

a1

 

DOKUZUNCU SEANS:

Berna Hn ile 8. seanstan 5 ay sonra mart 2017’de tekrar bir araya geldiğimizde aradan geçen bu uzun süredeki geri-bildirimlerini sorarak seansa başladım. Bu esnada 9. seans için hayli tetiklenmiş olarak geldiğini farkettim.

Aldığım yanıtlar:

1-Seansa karar verdikten bu yana aklıma kusma sahneleri geliyor. Artık tatlı yediğimde mide bulantısı gibi, hazımsızlık gibi birşey oluyor. Uçakta gelirken acaba kusar mıyım diye wc’ye yakın bir koltuk seçtim.

2-Kasık bölgesi ve arkada böbreklerin olduğu kısmı içerecek şekilde sanki bir çember şeklinde sıkışıklık var. O bölge ağrılı ve dolu gibi. Burası sabahtan beri böyle.

3-Fazla yemek yediğim zaman kendimi suçlu hissediyorum. Kilo takıntım var, özellikle göbek bölgesinde.

 

Seansa başladığımızda Berna Hn’ın beden duyarlılıklarından dolayı eklenti olduğunu anladığımız için eklenti temizliği ile başlamak zorunda kaldık.

 

EKLENTİ:

Belinden itibaren beyin sapına kadar ve bütün omurgasına yerleşmiş bir eklenti modeliydi. Bu eklentisi ona 5-6 yaşlarında iken bahçede oynarken gelmişti. Annesiyle oynamak istemişti ama annesi işi olduğu için onu yalnız bırakınca bahçeye çıktığı bir anda gelmişti ve o günden sonra ailesi ve arkadaşları dahil olmak üzere kendisini hiçbir yere ait hissedememesine ve yalnızlaştırmasına sebep olmuştu.

Eklentiyi göndermekte zorlandığı için o ana regresyon yaptık. Neden eklentisini bırakmakta zorlandığı konusunda ise ” O insanlarla arama duvar ördü. Şimdi insanlarla tekrar iletişim kurmak zorunda kalacağım için korkuyorum. ” demişti.

Eklentisini gönderdikten sonra biraz aile ilişkilerine çalıştık. Bu esnada hayatı boyunca babasına benzer partnerler çektiğini farketti. Ayrıca ailesinden uzak bir şehirde yaşadığı için derinlerde suçluluk hissettiğini ama onların yaşadığı şehre taşınırsa da orada körelmekten, yozlaşmaktan ve eski haline dönmekten korktuğunu ekledi.

Biraz içsel çocuk çalıştıktan sonra seansı noktaladık.

Seansın sonundaki değerlendirme bölümünde kendisine ilerleyen dönemde Bağlar Çalışması’na katılarak eski ilişkileri tamamlama konusunda çalışmasını tavsiye ettim.

 

BAĞLAR ÇALIŞMASI:

Geçmişte kalan ama tamamlanmamış ilişki olarak gördüğüm eski bir ilişkisine çalıştık. Bu seans sırasında Berna Hn’ın eski sevgilisinin çevresinde olmasından aslında hoşlandığı ve onun ilgisinden beslendiği ortaya çıktı.

 

 

g2

 

1.GÜN:

 İlk gecem rahat geçti .belirgin bir enerji artışı var .sabah uyandığımda kendimi hiç yorgun hissetmedim .sadece eklentinin yerleştiği omurga bölgesinde biraz ağrım vardı.konakladığım arkadaşımın evinde kedisi varmış .haberim yoktu kedi enteresan bir biçimde bütün gece bana kendini sevdirmek istedi yakın Ve uysal davrandı.sürekli ben hangi koltuğa geçtiysem ben kalkınca orda yatıp uyudu.vücudumda ciddi bir ısı artışı var .vaginal salgılarımda dünden beri aktif bir şekilde sürekli günlük ped değiştiriyorum.
Sevgiler

11.GÜN:

” Eylül hanım merhaba nasılsınız
Tamir fazı süresince inanılmaz kas ağrılarım oldu.şakaklarımda seans sırasında mevcut olan sıkıştırma hissi hafta boyunca devam etti.aşırı mutsuz Ve depresif bir modda geçirdim.gönderdiğimiz eklenti benim için gerçekte güçlü bir kalkan görevi görüyormuş.kendimi aşırı savunmasız Ve güçsüz hissettim.o eklenti benim için acı Ve zor şartlara dayanma aracıymış.o olmadan olaylar Ve kişilerle başa çıkmak zor geldi fakat bu duruma uyum sağladım.tabiki de gitmesinden mutluyum.
Size geldiğimde geri bildirimlerde tekrar kilo almaya başladığımı söylemiştim.şimdi farkettim ki ruhsal olarak bu Kalkan’dan kurtulmak istediğim için vücudum kendini korumak için tekrar kilo alarak bu Kalkan’ı oluşturmaya çalışıyor.özellikle dişi özellikleri baskılamak için
Bağlar çalışması ile alakalı cinsel enerjiyi kullandığımız bir çalışma vardı.o çalışma bana çok iyi geldi .normal koşullarda kendi öz temizliğimi yaparken kendi vajinama dokunmak onu görmek bile benim midemi bulandırıyordu.aynada kendi vücudumu görmek şimdi bu durum düzeldi .
Genelde geri bildirimlerde her zaman yazdığım anlamsız gülme konusu gündemini koruyor
Sevgiler

 

48 GÜN SONRA:

” eylül hanım merhaba nasılsınız 

bağlar çalışması :çalıştığımız konu bitmemiş ilişki konusu idi geçmişte 5 yıl ilişki yaşadığım kişiyle alakalı 

bu kişiye karşı gerçek anlamda nötrlendim.bunu nereden anladığıma gelirsek geçmişte herhangi bir ortamda beraber bulunduğumuzda ya ben susup hiçbir konuşmaya katılmazdım yada o kendini geri planda bırakırdı.şimdi bu durum değişti ortak arkadaşlarımızla bir ortamda sohbet ettiğimizde acaba birşey söylesem o kişi yanlış anlar mı düşüncesi kalmadı.onun içinde aynı şekilde .biz birbirimizle hiç konuşmazdık.şimdi ufak ufakta olsa birbirimize cevaplar veriyoruz. geçen aynı ortamda eşi ve kendisiyle beraber denk geldik.o durumlarda ortamda gergin bir hava olurdu. ama artık öyle bir durum yaşamıyoruz.gayet normal bir şekilde o da bende sohbet edebiliyoruz.bu bambaşka bir duygu tam olarak anlatabildim mi bilmiyorum yaşamak gerekiyor.o ruhsal ve psikolojik rahatlama çok başka birşeymiş. biz sadece o kişi üzerinden düşünüp bir çalışma yapmıştık fakat diğer geçmiş  ilişkim nişanlı olan kişiyle alakalı da ciddi bir esneme söz konusu.sanırım artık bu durumları içime sindirdim ve yoluma devam ediyorum.

regresyon da çalıştığımız eklenti beni yalnızlaştıran ve insanlardan uzaklaştıran bu konu da herhangi bir gelişme farketmedim .özellikle ikili ilişkiler konusunda o günden sonra bir gelişme olur diye ümitliydim ama maalesef henüz olmadı.eklenti yüzünden olan gece sıkıntılı uyku düzenim sarsılarak uyanma durumları bunlar geçti.en azından kaliteli uyku uyuyabiliyorum.  sevgiler 

 

v9

 

NOTLAR:

1-TAMAMLANMAMIŞ İLİŞKİLER: Geçmişte kaldığını düşündüğümüz bazı ilişkilerimiz eğer arada hala bir bağımız varsa, ilişki kapanması gerektiği gibi kapanmamışsa, bazen hayatımıza yeni birinin girmesine engel yaratabilirler ya da bazen orada tamamlanmamış işimizi sonraki ilişkilerimize yansıtabiliriz.

2-EKLENTİ KONUSU: Bazı danışanlar bir kere eklenti seansı yaptığımızda bütün eklentilerini göndermiş olduğumuzu düşünürler. Oysa ki eklentiler ancak siz onlarla vedalaşmaya hazır olduğunuzda ortaya çıkarlar. Bu sebeple bazen 3-5 seans farklı konularda çalıştıktan sonra bambaşka bir konuyu çalışmak için bir araya geldiğimizde eğer danışanın o ana kadar hiç ortaya çıkmamış bir eklentisi gündeme gelmişse, o eklenti çoğunlukla danışanın o anki çalışma konusuyla bağlantılı bir eklentidir.

3-İlişkiler konusu çok katmanlı bir konudur ve hayatınız boyunca pattern haline gelmiş bir davranış, eski sorunlu ilişkiler, eklentiler , aile geçmişi, danışanın yakın bir ilişkiye ne kadar hazır olduğu veya yakın bir ilişkiyi gerçekten isteyip istemediğinden tutun birçok etmene bakmak gerekebileceğinden bazen uzun bir süreç gerektirir.

 

( Devam edecek…)

 

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

AİLEDEN DIŞLANMA İLE İLGİLİ BİR VAKA ( 2. Bölüm )

Standard

M1

Meltem Hn ile ilk seanstan 53 gün sonra bir araya geldiğimizde seansa başlamadan önce kendisine bu süre içinde farkettiği değişimleri sordum. Aldığım bilgiler:

1-Kafamda sürekli dönüp  duran düşünceler durdu. O kadar çok babamdan bahsediyormuşum ki bir arkadaşım ” Aaa..senin baban ölmüş müydü ki ? ” dedi. Ben de şaşırdım.

2-Fiziksel olarak göğsümün sol tarafında kalp civarında sıkışma olurdu. Bazen hergün bazense 2 günde 1 olurdu. Bu konuda doktorlara gittim, her türlü tetkik yapılmıştı ve birşey çıkmıyordu. Bu seanstan sonra geçti. Babam ölür ölmez başlayan bu ağrılar artık yok.

3-Genel olarak hayatıma bir huzur geldi. Eşime ve çocuklara karşı daha sakinim.

 

seans

 

Yine eklenti seansı şeklinde başladı. Şimdiki hayat regresyonu ile ilerledi.

 

EKLENTİ:

Yıllar önce düşükle kaybettiği bir bebekle alakalı bir eklentiydi. Bu eklentisi onda kaybetme korkusu yaratmıştı. Bu korkusu ondan sonra olan çocuklarına fazlasıyla yansıtıyordu.

***

Seansa daha sonra annesi, babası ve kardeşleriyle yaşadığı sorunlar ve özellikle reddedilme duygusu ile devam ettik.

Özellikle annesinin kız çocuk olarak doğurduğu için kayınvalidesi ve akrabaları tarafından soyu devam ettiremeyeceği sebebiyle ezilmesi sebebiyle Meltem Hn’ın bebeklikten itibaren hissettiği duygular üzerine çalıştık. Bol katarsisli geçen aile bölümünden sonra kendime aşağıdaki şekilde not almışım:

-İlerde 0-6 yaş çalışılmalı

-Bağlar Çalışması’na katılabilir

-Kendini ifade etme sorununa ilerde bakılmalı

g2

 

2.GÜN:

” Eylül hanım merhaba.Dün akşam yazamadım. Seans sonrası halsizlikten eve zor geldim.Hemen yattım.Ertesi gün başağrısı ve halsizlik çok yoğundu. Bağırsaklarımda sorun olup olmadığını sordunuz ya..Dün bütün gece bağırsak hareketlerim o kadar yoğundu ki sabaha kadar gaz sorunu yaşadım.Bir balon gibiydim…İçim şişmiş sanki.Boşaldı..Sabah rahat kalktım..Sevgiyle kalın. .”

 

8.GÜN:

” Merhaba Eylül hanım.Size söylemeyi unuttuğum bir şey vardı.Geceleri çoğunlukta ama gün içinde de çenemi sıkma sorunum vardı yıllardır.Ve oğlum da da  geceleri diş gıcırdatma ..Benim  çenemde rahatlama oldu.Oğlumunda gıcırdattığını duymuyorum 1 haftadır.Devam eden halsizlik var..Dinginlik var.Hayatımıza evde hiç istememe rağmen bir kedi girdi.Oğlumun peşine takılıp gelmiş.Oğlum sahiplendi onu  babanım ben senin diyor.Dikkatimi çeken bir durum olduğu için paylaşmak istedim.Sevgiyle kalın...”

 

2 AY SONRA:

” Merhaba Eylül hanım…Size yazmak istediğim bazı konular var..Size söylemeyi unuttuğum çenemi her daim sıkma durumum vardı..Özellikle uykuda aynı şekilde oğlumda da diş gıcırdatma durumu vardı.İkinci seansta ki eklenti düşük yaptığım dönemle ilgiliydi hatırlarsanız..ve ertesi günden itibaren çenemde rahatlama başladı..Yaz tatilini çok rahat geçirdim oğlumunda diş gıcırdatması tamamen geçti. Şöyle bir olay yaşadım ilginç olduğu için paylaşıyorum hiç bir şekilde yorumlayamadım..2 günlüğüne …( farklı bir şehir)’ ya gittiğimizin ilk akşamı  birbirine uzak ve farklı üç mekanda  ..X.X’ın ( ilk seansta bahsedilen, eskiden ünlü bir şarkı yazarı ) şarkısı çalıyordu (……….) Bu nasıl bir tesadüftür diye şaşırdım..Ve uzun süredir çok rahatım diye size yazmayı planlarken bayramın 1.günü sabahına dişlerimi sıkarak uyandım ve devam ediyor..Oğlumda diş gıcırdatma tamamen geçti..Ben de bu arada çok daha dengeli ve huzurluyum..Bağlar çalışmasında görüşmek dileğimle. .Sevgiler..

***

Bu seanstan yaklaşık 2,5 ay sonra Meltem Hn Bağlar Çalışması adını verdiğim ve farklı bir teknik kullandığım grup çalışmasına katıldı.

 

B3.jpg

 

BAĞLAR ÇALIŞMASI

Bu çalışma sırasında Meltem Hn’ın bir kayıp ikizinin olduğunu keşfettik ve bu doğrultuda bir çalışma yaptık.

Bağlar Çalışması’ndan yaklaşık 1 yıl sonra 2017 ekimde yaptığımız 3. seansta yaklaşık 1 yılı içeren geri-bildirimlerini alarak seansa başladım. Danışanın bu 1 yıllık gözlemlerini ve geri-bildirimlerini bir sonraki bölümde okuyabileceksiniz.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

BOL EKLENTİLİ BİR ROMATOİD ARTRİT HİKAYESİ ( 4. Bölüm )

Standard

Computer keyboard and repetitive strain injury

Hicran hn ile 3. seanstan 5 ay sonra ( Not: Bir önceki bölümde belirtildiği üzere, arada 1 kere de Bağlar Çalışması’na katılmıştı ) 4. seans için bir araya geldik.

Bu seansta konu olarak işle ilgili konuları seçmişti. Kendisi geçmişte üst düzey yöneticilik yapmış, çocuğu olduktan sonra ise bir süre çalışma hayatına ara vererek farklı bir sektörde eğitimler vermeye başlamıştı. Sunumlar hazırlamasına ve eğitim konusunda oldukça donanımlı olmasına rağmen bir türlü başlangıç yapamamaktan şikayetçi idi. Başka şikayet ettiği bir konu ise bugüne kadar denk geldiği bütün erkeklerin ya cimri olması ya da para konusunda sorunlu olmalarıydı. Geçmişte çok iyi kazandığı bir kariyeri varken, şu anda kendini çok atıl hissettiği bir dönem geçiriyor ve artık bu konulara bakmak istiyordu.

Seansa kısa eklenti temizliği ile başladığımızda yine bir eklenti algıladığı için bu seansta da eklenti ile başladık.

seans

1.EKLENTİ:

Geçmişte bir erkekle tartışırken geçirdiği bir öfke krizi esnasında kendisine çektiği ve 4 yıldır onda olan 3 adet olarak belirttiği bir eklenti türüydi. Onun daha sinirli ve neşesiz olmasına, gezinen ağrılara, baş ağrılarına, konsantrasyon sorununa ve takıntılara yol açmıştı. Ayrıca kendisinin daha öfkeli ve asosyal olmasına, iş hayatından soğumasına, yalnızlığı seçmesine , atalet duygusuna, memnuniyetsizliğe, özgüven sorununa, kazanç sağlayamamasına, halsizlik ve isteksizliğe de yol açmıştı.

Hala öfke duyduğu kişi ile sorununa kısaca baktık.

 

2.EKLENTİ:

Alın bölgesine yerleşmiş ve 2 yıldır taşıdığı bir eklentiydi. Evliliğini ilgilendiren bir konudaki suçluluk duygusu ile çekmişti. Bu eklentisi de onda kendine güven duygusunu zedelemişti.

 

3.EKLENTİ:

1 Yıldır onda olan, kendini çaresiz ve yalnız hissettiği bir anda çektiği bir eklenti türüydü. Bu eklentisi, sol ayağının altında kalıcı ağrı yaratmış ve çaresizlikleri kabullenmesine sebep olmuştu.

 

4.EKLENTİ:

Sol gözüne yerleşmiş bir eklentiydi ve yine öfke ile çekmişti. Bu eklentisi ; ileriyi görememesine ve hayattan zevk alamamasına sebep olmuştu.

Seans içinde eşine duyduğu öfkeye de kısaca baktık.

 

 

12

 

16 Gün Sonra:

” Tekrar selamlar,

Geciken geri bildirimimi yapiyorum
1. Gun geri bildirimi
Seanstan ciktiktan sonra, whatsuptan bir mesaj geldigini gordum: “Sıkıntili bir durum var. Cikinca arar misin…”
Seansa gelirken annem ve ….( evle ilgili özel bir mevzu )……………… Ve hatta giderken seansta konustugumuz ofke problemi aklima geldi ve dedim “ey evren sen beni su an siniyosun, farkindayim. Lakin stres hormonu salgilanmasinin onune gecemiyorum suan. Bilgin olsun” dedim:))
Ve gider gitmez ………… Kadinin tek soyledigi hicran hanim oyle birsey demedim yanlis anladiniz. Neyse hikaye bu sekilde gerceklesti. Ve zihinsel olarak 1 hafta beni bloke etti. Sabah yuruyusleriyle dengelemeye calistim biraz kendimi. Aslinda bu ruh hali sebebiyle ilk gun geri bildirimini yazamadim.
Sonrasinda da nasil olduysa hayatim bir hareketlendi. Eve girmez oldum resmen. 7. Gun geri bildirimini de bu yuzden yazamadim.
Bu arada konustugumuz bir husus vardi. Demistin ki: bunca yil eril enerji yasamissin, simdi disi enerjidesin. Yakinda dengelenirsin. *
Himmm, sanirim bu cumle bende bir cesit idrak yasatti. Ve bazi dusuncelerimle ilgili taslari yerine oturttu. 
Esimin isleri yukari ivmeli bir hal aldi:) ilgili midir ilgisiz midir bilemiyorum ama bunun akabinde hareketlendi. 
Bu arada bir calisma daha yapmak istiyorum:) FYI
Sevgiler “
*********************************************************************************
Hicran-sonuç
28 Gün Sonra:
 ” Bu arada dün tahlil sonuçlarımı aldım. Perfect..))  
………………..
Test sonuçlarıma gelince romatoid artrite dair test sonuçlarım gayet iyi. Kullanmakta olduğum çok düşük dozlu ilaçlara devam.
 
Ancak şunu çok net söyleyebilirim. Seans sonraları çok net yükselişler, (iyi olma daha da iyi olma hali diyebiliriz) hissediyorum.    
Ş11
NOTLAR:
1-Bu vakaya başlarken de belirttiğim üzere, amacımız hastalığına çalışmak değildi ama eklentileri gönderdikçe ve sebeplerine çalıştıkça danışanda ciddi anlamda iyileşmeler gördüğümüz için bu vakayı örnek olarak paylaştım.
2-İlk defa bu vaka yazısını okuyanlar için extra uyarı: Doktor görmemiş, tıbbi tedaviye başvurmamış veya doktorununun izni dışında kendi kafasına göre ilacını bırakmış olan kişilerle prensip olarak çalışmayı tercih etmiyorum. Tıbbi bir sorununuz olduğunda ilk etapta mutlaka bir tıp doktoruna gitmiş olmanızı talep ediyorum.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

BİR GAY’İN HİKAYESİ-2. Bölüm

Standard

C1

Can Bey ile ilk seansın üzerinden 2 ay geçtikten sonra 2. seans için bir araya gelebildik. Seansa başlamadan evvel kendisine bu sürede herhangi bir gelişme olup olmadığını sorduğumda aldığım geri-bildirimler:

-Seanstan önce iş anlamında flört ettiğim üniversite arkadaşımla iş anlaşması yaptık. Haftada 3-4 gün danışmanlık vereceğim.

-Önceki üniversitemden daha iyi bir üniversiteye geçtim. Burada maaşım %35-40 civarı artmış oldu.

-Farklı bir şehirden görüştüğüm firma vardı.Onlardan seminer talebi aldım.

-Uluslararası bir organizasyondan davetiye aldım. ( NOT: Danışan gizliliği sebebiyle organizasyon adını belirtmedik )

-Yurtiçi bir firmadan da önümüzdeki sene için bir teklif aldım.

C2

-Ufak flörtlerim oldu. Bir tanesiyle tatil yaptık ama yürümedi, uyuşamadık. Bir diğer denememde ise şehirlerarası mesafeye yenik düştü.

-Birlikte yaşadığım kız kardeşimle evleri ayırmaya karar verdik.

SEANS

Konu: İkili ilişkiler seçmiştik fakat henüz seansa başlarken hissetttiği duyarlılıklar nedeniyle çocukluk travmalarına bağlı öfkesine çalışmak zorunda kaldık.

Bu sahnelerden birinde çok küçükken dans ettiği için akrabaları tarafından eleştirildiği bir sahne vardı. Erkekler dans etmez diye azarlanıyordu.

4-5 Yaşında: Anneanne ve babası arasında geçen tartışmalara şahit olduğu için çok olumsuz etkileniyordu.

5-6 Yaşında: Kızlarıyla oynadığı için bir komşuları tarafından evden kovuluyordu.

7 yaşında: İlkokul öğretmeni tarafından uygulanan yoğun fiziksel şiddet vardı.

Bütün bu travmatik sahneleri dönüştürdükten sonra babasıyla ilişkisine çalıştık. Son olarak ise benim “ tamamlanmamış ilişki* olarak gördüğüm eski sevgilisi ile ilişkisine kısaca çalıştık.

12

Seanstan 1 gün sonra:

” Eylül hanım günaydın,

Dün gece 11.30 gibi uyudum. Çeşitli rüyalar gördüm karmaşık. Sabah büyük abdestim kanlı çıktı. Dün sizden sonra uzun uzun yürüdüm. Tarifsiz bir huzur ve hafiflik vardı. Çok dikkat çektiğimi de eklemeliyim, erkek ve kadınlar dikkatle göz göze geliyordum. Genelde bu çok olur ama sanki biraz daha fazla dikkat çektim. Kahve alıp parkta yayıldım çimlere. Herkes çok kibardı bana karşı aslında ben Dünya’ya kibardım ondan dolayı.

Yeni şirkete gittim arkadaşlarımla çalışacağım yere. Tadilat devam ediyor ama harika bir yer olmuş. Simit aldım bir girdim içeri bunlar uyuşmuş dans ettim :))) bunların enerjisi acayip yükseldi.

19.30 gibi çıkıp .. bir balıkçıya girdim müthiş güleryüzlü bir esnaf.

Sonra da uyudum.

Sevgiler

Seanstan 5 gün sonra:

“Eylül hanım merhaba,

 Yeni gelişmeler hakkında bilgi vermek isterim. İlk hafta Pazartesi ve Salı günü .. Üniversite’sinde ki derslerime başladım. İlk iki gün çok keyifli ve pozitif geçti.  Okulun ağırlığı kariyerimin gelişimine yarıyor. Güzel bir atmosfer var, üniversite havasını soluyorum.
 
Üniversiteden arkadaşlarla işe haftaya Çarşamba başlayacağız. Öyle haber verdiler.
 
Dün akşam …… ..açılış partisine davetli katıldım. Bizim iş piyasamız çok çirkin ve ego içeren bir ortam. Açıkçası bana zamanında kötü bedeller ödeten kimseler ile yüz yüze geldiğimde çok geriliyorum. …….Zaman zaman kısa eklenti temizliğini tekrarladım.
 
Ünlü bir halkla ilişkiler firmasının ortağının ” senin  isminin ve marka değerinin oldugunu goruyorum “demesi beni onore etti. demekki onca sıkıntı boşuna değilmiş.. …..
…….
 
Özel hayatımda beni sosyal medyadan bulmuş olan kişiyle Cuma gunu bir araya geleceğiz. Dun partide cektigim resmi instagramda paylaşınca, “tabi bizim haberimiz yok .. 🙂 ” diye yazmış.   ….  ………………… ( sansür uygulandı )
 
Durumlar bende boyle :))
 
sizden yeni terapi için randevü rica ederim.
 
Kardeşim ile geçinemiyorum. Hep eskiye dayalı ve ego sorunları. Ayrıca sosyal ilişkilerimde bu tarz ortamlarda karşılaştıgım iş açısından bana geçmişte kotuluk eden insanlara karşı içimde dehset bir ofke var. Ayrıca kendimi onaylanmamış, yetersiz, başarısız hissediyorum onlarla karşılaşınca..anneme karşı muthiş ofkeliyim yıllardır. ……………
……………………   …………………………….”
Seanstan 21 gün sonra:

” Merhaba Eylül Hanım,

Son gelişmeler şöyle..,

1.Okul 3.cü haftaya girdi iyi gidiyor ancak 2-3 saatimi kırptılar.

2.  ………………’da sergim var su an. Bugün açıldı. Sergilemeyi iyi yapamamışlar ama ben sosyal medyada paylaştım. ….. Reklamın iyisi kotusu olmaz.

3. Bugün yurtiçi firma ile çalışmaya başladık. Ödememi aldım.

4. Özel hayatta tanışmalar oluyor bakalım hayırlısı ne diyelim umutsuz yaşanmaz. Hayat arkadaşına niyet ettim Allah büyüktür diyorum.

5. Sağlığım moralim iyi eksersizlerimi aksatmamaya ( çok yorgun olursam yapmıyorum ) ancak beslenmemi sağlıklı tercih ve öğünlerle sürdürüyorum çok şükür diyorum herşey için.

6. Kardeşim haftasonu yeni evine geçiyor.

7. Annem burda. Hiç anlaşamıyoruz. Çok zıt karakterleriz pek konuşmuyoruz evin içinde. Babamla aram eskisinden daha iyi…….

Sevgiler “

Ş11NOTLAR:
1-Danışan kolaylıkla bulunup-tanınabilecek biri olduğu için ve kimliğinin açığa çıkmaması için bu vakada bolca sansür uyguladık. Bu sebeple hiçbir organizasyon veya üniversite ismi paylaşmadık ve bazı bilgileri ise hikayenin akışını etkilemeyecek şekilde değiştirdik.
2-Kendisi seanslardan sonraki süreçte birkaç kere seans için gelmeye niyet ettiyse de iş hayatı çok yoğunlaştığı için 7 aydır seansa gelemedi. Eğer gelebilirse çalışmaya devam edeceğiz.:)
3-TAMAMLANMAMIŞ İLİŞKİ: ” Teşekkür ederim” diyemediğiniz kişiden ayrılmazsınız. Eğer geçmişte ilişki yaşadığınız kişileri onure edebilirseniz şu andaki mevcut ilişkinizdeki kişi de rahatlar.
Bazen ilişki yıllar önce bitmiştir ama kişi suçluluk duygusu vb duygularla ilişkisini halen devam ettirmektedir. Ya da öyle danışanlara denk gelmişimdir ki kadının kocası yıllar önce vefat etmiştir ve kendisi ağzıyla “hayatımda artık yeni bir hayat arkadaşı istiyorum ” der. Lakin seans içinde baktığımızda eski kocasına duyduğu nefreti o kadar güçlüdür ki hala eski kocasıyla evli olduğunun farkına bile varamaz. Hayatınıza doğru insanı çekmek istiyorsanız öncelikle geçmiş defterleri doğru şekilde kapatmak gibi bir göreviniz var.
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

BİR KAYIP İKİZ SENDROMU ÖRNEĞİ ( 2. Bölüm )

Standard

z3

Zerrin Hn ile ilk seansın üzerinden yaklaşık 50 gün  geçtikten sonra 2. seans için bir araya geldiğimizde aradaki gelişmeleri sorarak seansa başlamıştım. Bu geri-bildirimleri ise ilk seansın altında belirtmiştim. Henüz okumayanlar için link : BİR KAYIP İKİZ SENDROMU ÖRNEĞİ ( 1. Bölüm )

2. Seansa kısa eklenti temizliği ile başladıktan sonra ana karnını ve 0-5 yaş arasını içeren bir şimdiki hayat regresyonu gerçekleştirdik.

Z2.jpgHenüz ana karnında 7 haftalık olduğu ilk sahnede sol kalçası çok hafif ağrıdı ve kalçası uyuştu. Burada halasının annesinin düşük yapması için annesine iğne yaptığını algıladı. Daha ilk sahnede istenmediğini düşünmüş ve şok olmuştu. ( Düşük iğnesi konusu anne ile teyit edilmiş gerçek bir bilgidir ). O anda kardeş ve düşük kelimeleri aklından geçince kayıp ikiz sendromundan şüphe ederek durumu araştırmaya başladım. Sonunda anladık ki 7. haftada annesi düşük yapması için iğne olduğunda o sırada ikiz olan bebeklerden biri düşüyor, diğeri ise ( Zerrin Hn) tutunmaya devam ediyordu. Tabiki ikiz gebelikten haberdar olmadıkları için diğer bebeğin büyümesini engelleyemiyorlardı. Bu sahnede kardeşini kaybetmesine sebep olduğu için annesine yoğun öfke hissetmişti.

7-9 Aylık olduğu döneme ait birkaç sahne daha keşfettikten sonra normal doğumla ama zor diye tarif ettiği doğum sahnesine geldik. Doğduğu anda çevrede bulunan hemşirelerden birinin varlığı onu rahatsız ediyordu.

z33 Yaş: Düştüğü için dedesi tarafından azarlandığı bir sahneyi keşfettik.

5 Yaş: Her gece annesiyle uyuduğunu ama babası vardiyalı çalıştığı için annesinin kocası eve geldiğinde Zerrin Hn’ın yanından ayrılarak kocasının yanına yatmaya gittiği bir anı hatırladı. Annesinin gidiş anında uyanmıştı ama annesi onu uyuyor sanmıştı. Çok üzüldüğü bu sahnede yine kalçası ağrıdı ve kendini çok yalnız hissetti.

Keşfettiğimiz sahnelerin onun üzerindeki etkisini dönüştürdükten sonra içsel çocuk çalışması yaptık ve anne ile ilişkisine ayrıca baktık.

Bu seanstan sonra, bugüne kadar ilk defa bir danışanıma ” Bu çalışma yeterli. Bu konu için uzun süre gelmenize gerek yok. Ama ilerde isterseniz kızınız için BAĞLAR ÇALIŞMASI’na gelebilirsiniz. ” dedim ve ilk defa böyle bir cümle kurmanın mutluluğunu yaşadım. Neden derseniz, bu danışanın tek ve spesifik bir konusu vardı ve 2 seanslık çalışmada danışanın da katkısıyla hızlı ilerleyerek bu konuları toparlayabildik.

 

g2

 

Seanstan 1 gün sonra:

” Eylul hanim her sey yolunda, bir enerji artisi var ama uyku hali de cok fazla’. Yatsam 3 gun uyusam super olacakmis gibi..”

1 Hafta sonra:

” Eylul hanim merhabalar,

Her sey yolunda gayet iyi gidiyor 😊 Annemle de cumadan beri birlikteyiz, hala tartismadik bu bizim icin guzel bir gelisme 😊  …”
Seanstan 3-3,5 ay sonra:

” Eylul hanim merhabalar,

 İkinci seans sonrasinda yazmamistim size. Hem biraz zaman gecmesini bekledim hem de annemle bir sure birlikte yasayacagimiz icin o donemki degerlendirmemin daha dogru olacagini dusundum. 
Hatirlarsaniz annemle problemim vardi ve bu ikiz kardes sendromundan kaynakliydi. Onceden annemle birkac gun birlikte kalacak olsak 2. Gun mutlaka kavga etmeye baslardik. Kizima bakmak icin annem yanimiza yerlesti ve 1 aydir birlikteyiz. Hic tartismadik, sorun yasamadik. İlk zamanlarda yine anneme karsi bir ofke vardi ama birkac gunden sonra gecti. Kisa eklenti temizligini sik sik yapmamin etkisi var midir bilmiyorum. Bizdeki gelismeler bu sekilde. Cok tesekkur ederim size. 
Bir de esim de size gelmek istiyor. Onumuzdeki donemde ne zaman İstanbul’ da olacaksiniz acaba?  …….

Ş11

 

NOTLAR:

1-KAYIP İKİZ SENDROMU:  Kayıp ikiz sendromu ilk kez 1945 yılında Stoeckel tarafından tanımlanmıştır. Tıbbi araştırmalara göre her hamileliğin 1/8’i ikiz olarak başlıyor. Fakat bu ikizlerden bir tanesi ilk 28 gün içinde çoğu anne ikiz hamilelik yaşadığının farkında bile değilken ölüyor ve bazen hafif ağrı ve küçük kanamalarla vücuttan atılıyor. Yaşanan bu fiziksel durumun geride kalan ikiz kardeş açısından da birçok fiziksel ve psikolojik etkileri oluyor.

2-İnsanların genelleme gibi bir alışkanlığı olduğundan ötürü özellikle uyarı olarak eklemek istiyorum. Her anneye öfke duyan insan kayıp ikiz sendromundan muzdarip değildir. Veyahut da her kayıp ikiz sendromu olan kişi annesine öfke duyar diyemeyiz. Her vaka kendi içinde özeldir ve detaylar ayrıntıda gizlidir. Bu sebeple bu vakaları yazarken her detayı belirtmiyorum çünkü malesef bu ülkede 3-4 günde hızlandırılmış hipnoz eğitimi alarak veya 3-5 günlük koçluk eğitimi alarak regresyon terapisti olduğunu düşünen insanlar var. İnsanlara zarar verilmesine mahal vermemek adına burada detaylı olarak kişinin kayıp ikiz sendromu olup olmadığını nasıl anladığımızı , ne tür semptomlar gösterdiklerini ve tüm bu sahnelerin etkisini nasıl dönüştürdüğümü detaylıca açıklamıyorum.

3-Kayıp ikiz sendromu konusunda daha önce belgelendirilen bir çocuk danışan vakası yapmıştım. Böyle birşeyden  şüphelendiğimi eski bir danışanım olan annesiyle paylaştığımda kendisi 10 yıllık arşivini karıştırarak bana ultrason sonuçlarını göndermişti ve oğlunun kayıp ikizi olduğunu belgelerle teyit etmişti. O günden sonra oğlunda ciddi anlamda bir özgüven artışı olmasına kendisi de bayağı şaşırmıştı. Bu vakayı geçtiğimiz aylarda facebook sayfamızda ekine ultrason fotolarını ekleyerek paylaşmıştım. Bu bilgiyi de konuya bilimsel yaklaşan insanlara örnek olması açısından eklemek isterim.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

BOL EKLENTİLİ BİR TACİZ VAKASI-1.Bölüm

Standard

b2

İsmine Bahar diyeceğim danışanım 40’lı yaşlarda bir kişisel gelişim uzmanı. Regresyon terapisi için benden ilk randevu aldığında seans için gayet istekli ve heyecanlı olmasına rağmen tam da seansa birkaç gün kala orta kulağında iltihaplanma  içeren ağır bir gribal hastalığa yakalandı.*

Bu sebeple ilk seansa gelemedi ama yaklaşık 1 ay sonra tekrar randevu alıp geldiğinde bu sefer Cihangir’de seans yaptığım binanın sokağında rastlaştık ve yukarıya beraber çıktık. Benim için enteresan olduğundan akımda kalan bir detay olarak o gün ne sabahki ne akşamki seansta elektrik kesilmedi ama onunla yukarı çıkacağımız zaman elektrik kesildi ve biz asansör yerine elimizde cep telefonu ışığıyla yukarıya çıkabildik. Ancak biz içeri girdiğimizde elektrik gelmişti.

Ön görüşme sırasında kendisinden aldığım bilgiler doğrultusunda bana gelmeden önce aşağıdaki çalışmalara katılmıştı:

-Aile Dizimi: 3 seans

-John of God’a katılım ( fiziksel bir hastalık sebebiyle )

-Kuantum Terapi: Geçmişte almıştı.

-Somatik Deneyimleme: Halen devam ediyordu

Doldurduğu formda çalışma konusu olarak  ” İlişkiler Konusundaki Tıkanıklıkların Çözümlenmesi” yazmıştı.

b4Uzun bir ön görüşmeden sonra seansa başladığımızda vücudunun çeşitli yerlerinde gezinen bazı enerjiler hissetti fakat trans geçiş konusunda ciddi anlamda sorun yaşadık. Oldukça zorlayıcı denemelerimden sonra cinsel bölgede algıladığı enerji üzerinden keşif yapmaya çalışırken 3 yaşında iken dedesi tarafından taciz edildiği bir sahneyi algıladı. Taciz esnasında bedenden ayrıştığı için ** ( psikiyatristlerin disosiasyon olarak tabir ettikleri konu )  bu anı keşfederken aşırı derecede zorlandık.

Taciz şu şekilde gerçekleşiyordu: Küçükken evlerinde kalan dedesi, evde kimsenin olmadığı bir anda ebeveynlerin yatak odasında 3 yaşındaki torununun üzerine kıyafetli olarak uzanıyor ve sağ bacağını okşayarak sol kulağına*** ” Bu oyunu kimseye söylemeyeceksin ” diyordu.

Küçük çocuk bu olanlara anlam veremiyor ve korkudan kimseyle paylaşmıyordu. O esnada yaşadığı travma nedeniyle bedenden ayrışmış olduğu için de konuyu hayatı boyunca hatırlamadan hayatına devam ediyordu.

Oldukça zorlayıcı bir konu olduğu için 3 saat süren ilk seansımızı sadece bu anıyı dönüştürmeye ayırdık. O güne kadar birçok çalışmaya katılmış ama henüz yüzeye çıkmamış olan bu konunun teke-tek ve güvene dayalı bir ortamda çıkmış olması sebebiyle onun adına sevindim çünkü bir grup çalışması içerisinde ortaya çıksaydı muhtemelen daha da zorlayıcı bir deneyim olabilirdi.

 

12

 

Seanstan 1 gün sonra:

” Eylul hnm mrb,

Dunden beri az zaman gecmesine ragmen cok farkli hissediyorum kendimi. Cok rahatladim genel olarak. Sabah kalktigimda sol kulagim biraz agriyodu birkac kez gun icinde de tekrar etti. Hic dusus yasamadim yasayacagimi da sanmiyorum oncesinde yasayip bitirmistim o dususleri gibi hissediyorum cunku. Cok huzurlu hissediyorum gercekten icimde bitmis gibi. . Bu arada cok zor varabildim dun eve 3 saat kadar surdu ve hep esnemeyle gecti. aksam da cok erkenden yataga yapistim resmen ve cok derin uyudum hic kalkmadan. Bugun bir dinginlik var icimde ve huzur. Haber vermek istedim.”
Seanstan 9 gün sonra:

” Eylul hanim mrb,

2 gun once geri bildirim yapmistim ( NOT: Bahsedilen email bana ulaşmamıştı )  ama aradan bir iki gun gibi kisa bir zaman gecmesine ragmen ben kendimi cok ama cok iyi hissediyorum ve bunu yaptigimiz seansa bagliyorum. Tesekkur edip bilgilendirmek istedim.”
Seanstan 1 ay sonra attığı emailde, ilk seansa başladığımızda cinsel bölgede dolaştığını farkettiği bir enerjiyi hala hissettiğini ve bunun uzun zamandır kendisinde olduğunu söyledi. Ben de kendisinin seansta en az 2 eklentisi olduğu yönünde bilgi verdiğini ama ilk etapta taciz çalışmak zorunda kaldığımız için eklentilere bakamadığımızı, onlara da mutlaka bakmak gerektiği için tekrar gelmesi gerektiğini tavsiye ettim. Bunun üzerine 2. seans için yazışmaya başladık. Bu seanstan 2 ay sonra 2. seans için bir araya geldiğimizde ise tamamen eklenti odaklı bir çalışma yaptık. Bu seansı 2. bölümde paylaşacağım.
8
 
NOTLAR:
1-*: Bahar Hn’ın bana gelmeye niyet ettiği andan itibaren tam da seansa gelmesine 2 gün kala ağır bir gribal enfeksiyon geçirmesi tesadüfen değildi. Aslında farkında olmadan iyileşme sürecini başlatarak tamir fazına girmişti.
2-**: Psikiyatristlerin disosiasyon dedikleri konuya şamanlar ” ruhun kayıp parçası ” derler. Travma konusunu çok önemsediğim ve bedenle çalışmanın önemini defalarca gördüğüm için bana ilk defa seansa gelen herkese çok kısa da olsa bu konudan bahsederim. Herkese çizerek anlattığım bu konuyu, belki yakın zamanda fırsat bulursam videoya çekerek internete de yüklemeye düşünüyorum.
3-***: Bunu anlamak için psiko-biyoloji eğitimi almaya gerek yok ama psiko-biyoloji eğitiminden de bildiğim bir bilgi: Evet, bazılarınızın tahmin ettiği gibi, danışanın dedesi 3 yaşındayken onun sol kulağına eğilerek tehdit etmişti. Ve Bahar hn bana seansa gelmeden birkaç gün önce çocukluk yıllarından bu yana ilk defa orta kulak enfeksiyonu yaşamaya başlamıştı..Bu  ilk etapta sizlere ürkütücü gelebilir ama olaya tamir fazı olarak bakarsanız aslında orada bedenin iyileşmeye karar verip bunun için bir seferberlik başlatması olarak yorumlayabiliriz. Buna ek olarak; Bahar Hn o günden bu yana yaklaşık 10 ay geçmesine rağmen bir daha kulak enfeksiyonu yaşamadı.
4-Bu vakayı neden paylaştım? Emin olabilirsiniz ki daha önce buna benzer yüzlerce seans yaptım hatta daha ağır vakalara rastladım. Bahar Hn yazmama izin verdiği için yazabildim ve bu vesileyle sizlere bedenle çalışmanın ne kadar önemli olduğunu anlatmak istedim.
( DEVAM EDECEK…. )
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

 

 

BİR ŞİFALANMA YOLCULUĞU-5. Bölüm

Standard

a1

ALTINCI SEANS
Bir önceki seansın sonundaki notlarda da belirttiğim üzere Berna Hn’ın yeme ataklarıyla ilgili inişli-çıkışlı bir dalgalanma yaşanıyordu ve bu durum sadece geçmiş hayat bağlantılı değildi. Bu sebeple 29.04.2016’da tekrar bir araya geldiğimizde öncelikle kısa bir eklenti temizliği yaparak başladık. Bu esnada Berna Hn şimdiki hayatında küçüklüğündeki bir anıya gitti. Bunun üzerinde beden terapi ağırlıklı çalıştığımız bir seans oldu.
Kendisiyle ilk seansımızda eski erkek arkadaşının fiziksel şiddeti ve tecavüzünü çalışmıştık ve o seanstan sonra kilolarında azalma olmuştu fakat bugüne kadar bildiğim başka tacizi yoktu. Ön görüşmede bu soruları mutlaka sorduğum için geçmişinde başka taciz olmadığı şeklindeki notlarımın tersine seans içinde hissettiğim kadarıyla bedeninde özellikle cinsel bölgede bu tarzda bir kalıntı enerji vardı.
Küçükken ailede yaşadığı bazı fiziksel şiddet sahnelerini dönüştürdükten sonra tam da bu kalıntı enerjiyi algıladığım ama kendisinin söylemesi için beklediğim an geldiğinde, Berna Hn’ın tuvaleti geldi. Bu sebeple kısa bir mola verdik. Ardından seansa devam ederken biraz da benim zorlamamla 7-8 yaş civarı eniştesi tarafından taciz edildiği bir sahneyi keşfettik. Kendisi bu sahneyi keşfederken tıpkı o dönemde yaptığı gibi kıkır kıkır gülmeye başladı…Bu durumun hoşuna gittiğini ve eniştesinin kendisini o esnada sevdiğini sandığını söyledi.
Yine 7-8  yaşlarındayken bu eniştenin 15-18 yaş arasındaki 2 oğlu tarafından da taciz ediliyordu ve yine aynı şekilde bunu bir oyun sanıyordu.
Aynı enişte tarafından son taciz edilişinde ise yaşı 14-15 olduğu için artık birşeylerin yanlış olduğunun farkına varıp korkuyor ve donup kalıyordu.
Bütün sahneleri dönüştürüp bedenle de çalıştık.
a2
GERİ-BİLDİRİMLER:
Gece rahat uyudum uykum herhangi bir sebeple bölünmedi. herhangi bir ağrı yada yorgunluk hissetmedim.sadece bugün normalden fazla tuvalete çıktığımı farkettim. Işık hassasiyetim şu anda yok.
Sevgiler
7 Gün Sonra:
Eylül hanım merhaba
Fiziksel açıdan kendimi çok yorgun hissettiğim bir dönem geçirdim.son iki gündür bi öfkeli bi ağlamalı bir ruh hali içindeyim.kafamın içi karmakarışık durumda .sık idrara çıkma problemi ilk günden sonra geçti.annem daha önce de yanlarına dönmem için istekte bulunurdu fakat son bir haftadır nerdeyse hergün söylemeye başladı .bu dönemde ailemin yanına gelmek iyi mi oldu kötü mü anlayamadım .kafam çok karışık şu anda
Sevgiler 
Bu seanstan sonra, BAĞLAR isimli grup çalışmasına da katıldığı için üzerine 3 ay ara verdik ve biraz durumları gözlemlemek istedik.
3 ay sonra bugüne kadar farkettiği tüm sorunlarını özetlediği emaili:

” merhaba eylül hanım nasılsınız uzun bir yazı olacak sabrınız için şimdiden teşekkürler…

 1-) köpeklerle ilgili korkma durumunda azalma söz konusu artık hayatımı eskisi kadar etkilemiyor.bu durumla ilgili farkettiğim durum genel olarak bir hayvan fobim var .aslında hemen hemen hepsini görünce önce bir irkiliyorum.
 2-) askere giden o kişiyle  alakalı geri döndüğünde tekrar eski süreçleri yaşar mıyım korkusu vardı fakat korktuğum gibi olmadı. aksine ona karşı duygusal açıdan o kadar nötr ve sakinim ki kendime şaşırdım. Bağımlılık çalışmanın önemini bir kez daha anladım.
 
3-)kilo ile ilgili sürecim iyi gidiyor.verdiğim kiloları enteresan bir biçimde geri almadım.fakat dikkatimi çeken bir şey belli bir kilonun altına düşünce hemen beyin olarak ben bu kiloları geri almalıyım olgusunun oluşması ve panik halinde yemek yemeye başlamam.yani geçmişe dönüp baktığımda sürekli 60 kilo civarına gelince tekrar aynı şekilde yemeye başlamam gibi.
 
4-)takıntılı  ve kaprisli bir insan olduğumun farkına vardım.özellikle bu konuda arkadaş çevreme ve geçmişte partner adaylarıma çok zorluklar yaşatmışım.bu konu şu an neden bu kadar önem kazandı. şu an hoşlandığım biri var ve onun da bana karşı boş olmadığını biliyorum.fakat bu konuyla ilgili bir adım atamıyorum. ciddi anlamda KAYGI KORKU ENDİŞE VE YETERSİZLİK DUYGUM var. örn..eğitim durumu benden daha iyi benden daha çok parası var benimle ne işi olur gibi…
 
5-)alışveriş konusuyla alakalı artık hiçbir sorunum kalmadı.harcamalarım düzene girdi.
 
6-)eş partner ile alakalı farkettiğim durum yeni tanıştığım bir kişiyle ilgili önceleri çok hevesli oluyorum fakat bir süre sonra o kişinin yada durumun olumsuz taraflarını görüyorum yada olmayan şeyleri sorun ediyorum.eleştirmeye başlıyorum o kişiyi beğenmiyorum ve ondan uzaklaşıyorum.
 
7-)dokunulma ve temas fobim var.bu durum herkese karşı değil hayatımda çok değer verdiğim insanlara karşı annem babam çok sevdiğim yakın kız arkadaşlarım partner gibi,iş yerinde yada sosyal çevremde herhangi biriyle el sıkışmak sarılmak yada yanlışlıkla bana temas etmesi herhangi bir sorun teşkil etmiyor.
 
8-)para konusuna gelecek olursak gereksiz  harcama yapmıyorum fakat ne zaman kenara para koymak istesem yada bunu aklımdan bile geçirsem hemen o miktarı elimden çıkartacak bir durum söz konusu oluyor .mesela bu ay terapi  için ayırdığım parayı kenara koydum daha sonra kullanmak üzere ev sahibim bir hafta önce arayıp kiraya zam yaptı.
  
9-)başladığım herşeyi yarım bırakıyorum. bu bir kurs olabilir bir ilişki  yada aklınıza gelebilecek herşey olabilir .bana iyi gelecek herşeyden bir süre sonra sebepsiz bahanelerle uzaklaşıyorum.hayatımda ki bu yarım kalmışlık hissi beni çok etkiliyor.kendimde yeni birşeylere başlama cesareti bulamıyorum ya yine yarım bırakırsam korkusuyla
 
tabi bu yazdıklarım genel olarak olumsuz bir tablo çizmiş olabilir ama genel olarak hayatım daha iyi durumda ve olmaya da devam edecek buna inanıyorum.bu yazdığım durumların hepsi bende uzun süredir mevcut , bazıları eski ilişki sürecimle başlamış bazıları daha önce önümde ki bazı şeyleri çözümleyince ancak şimdi farkedebildim bu durumları.
 
sevgiler
 v9
NOTLAR:
a31-Sık  idrara çıkma konusu: Taciz vakalarında sıklıkla karşılaştığım bir durumdur. Ama her vakada belirttiğim üzere her sık idrara çıkan kişiyi tacize uğramıştır diye genelleme yapamıyoruz. Üstelik bu vakada tacizi yaşayan çocuk o anda istismar edildiğini anlamamıştı bile ama çocuğun ruhu ve bedeni bunu yanlış bir enerji olarak hafızasına kaydetmişti. Bu sebepler diyebiliriz ki, çocukluk travmalarınızı hatırlamıyor olmanız, onların hayatlarınızı olumsuz etkilemediği anlamına gelmez.
2-Yeme ataklarını bir şekilde durdurmuştuk fakat bu sefer de Berna Hn’ın 60 kiloya kadar indikten sonra orada direnç gösterdiğini farketmiştik. Bedeni 60 kilonun altına düştüğü zaman bunu bir tehlike olarak algılıyor ve yeme dürtüsü tetikleniyordu. Bir sonraki seansta neden 60’ı gördüğünde alarm verdiğinin sebebine baktık. Bu seans da bir sonraki vaka olarak yazılacak.
3-Berna Hn ile uzun süreli bir çalışma yaptığımız için çalışmadığımız konuları da içeren uzun geri-bildirimini  sizlerle paylaştım. ( Ör: Köpek korkusu )
Sevgilerimle,
Eylül Erdoğan

BİR KADINA ŞİDDET HİKAYESİ

Standard

8

 

Bu vakayı ilk defa facebook sayfasında yazacağımı duyurduğumda kullandığım cümle şuydu: ” Bugün neredeyse 1 sene önce çalıştığım bir danışan aradı ve bu süre içinde olanları anlattı. Çok şaşırdım. Vaka olarak yazılacak. ”

Normalde bırakın 9 ay önce yaptığım bir seansın içeriğini hatırlamayı, ben geçen hafta yaptığım bir seansın içeriğini bile hatırlayamazken, bu danışanın konusunu hemen hatırlamıştım. Çünkü hem konusu ve yaşadığı şiddet beni etkilemişti, hem de boy boy çocuğu olduğu için bir daha gelememesi aklımda yer etmişti ve açıkçası umutsuz olduğum bir konuydu. Okuduğunuz zaman neden şaşırdığımı anlayacaksınız..

6Bundan 8,5-9 ay önce bir yaz günüydü…. Seans yaptığım şehirlerden birine biraz uzak bir ilçeden gelen danışanım seansa gelebilmek için yaşları 8’in altında olan 3  çocuğunu birilerine emanet ederek gelmişti. İsmine Hatice diyeceğim bu danışanım üniversite mezunu, türbanlı bir ev hanımıydı ve yaşı daha 30 bile değildi.

Doldurduğu formda konu bölümüne ” Eşimle olan problemler” yazmıştı. Ön görüşmeye geçtiğimizde eşinin sürekli dışarıda arkadaşlarıyla gezip tozmasından ve kendisini aldatmasından bahsetmeye başladı. Ayrıca eşi tarafından hem sözlü , hem de fiziksel şiddete maruz kalıyordu. Eşine karşılık verdiği zaman kendisini tehdit ettiğini “ Ben seni öldürmezsem rahat etmeyeceğim. Sen çok geçimsizsin. ” dediğini ekledi. Eğer suyuna giderse ve karışmazsa işler biraz daha iyi gidiyordu.

En son kavgaları bana gelmeden 2 gün önce gerçekleşmişti. Hatice Hn ikindi saatinden itibaren eşini cep telefonundan aramış ama bir türlü ulaşamamıştı. Gece geç saatte eve gelen eşine ” İkindinden beri arıyorum, eve neden gelmiyorsun ” diye sorunca  ise ” Bana karışamazsın. Sana hesap vermek zorunda değilim ” şeklinde bir karşılık almıştı.

Kavga ettikleri o gün eşinin boğazını sıkıtığını, sesleri duyan komşuların polis çağırdıklarını ama ağlamaktan polislerle konuşamadığını ve eşinden şikayetçi olmadığını belirtti.

 

Aileler tanıştığı için kocasını küçüklükten beri tanıyordu. Evliliğinin başından beri hep mutsuz olmasına rağmen belki de ona bağımlı olduğunu düşünüyor ve çocukları sebebiyle başka bir alternatif düşünemiyordu.

Uyuşturucu madde  kullanan eşinin birkaç kere kendisine de içirdiğini, bu maddeyi aldığında bir kez başı dönüp bayıldığını söylüyordu. Eşi bu maddeyi aldığında sürekli cinsellikten bahsetmek istiyor, kendisinin ise tam tersi olarak daha çok Tanrı’yı düşündüğünü ve ” Şu an kötü birşey yapıyorum, beni affet ” diye dualar ettiğini ekliyordu.

 

7En çok da eşinin aynı apartmandaki 2 komşuyla da birlikte olduğunu duyduğunda çok üzülmüştü. Bunun üzerine eşinin uyuşturucu kullandığını kayınbiraderi ile paylaştiğinda ise yine tehdit edilerek ” Beğenmiyorsan defolup gidersin ” şeklinde bir karşılık aldığını söyledi.

Köken aile hikayesine baktığımda ise şu detayları not etmiştim:

-Anne ve baba o daha ilkokula başlamadan boşanmışlar

-Babası iş için başka bir şehirde yaşarken annesinin üstüne başka bir kadın getirmiş..Annesi o sırada Hatice Hn’a hamileymiş..Annesi bebeği düşürmeye çalışmış ama başarılı olamamış

-Anne ve baba boşandıktan sonra 19 yaşına kadar olan süre boyunca babasını sadece 1 kez görebilmiş

-Baba başka bir şehirde kendine bir hayat kurmuş. Orada 2. eşinden de boşandığını duymuşlar.

-Anne 2. evliliğini yapmış ve üvey babasının maddi durumu iyiymiş.

-Annenin 2. evlilikten 2 çocuğu daha olmuş ve Hatice Hn onları da kardeş olarak görüp gayet yakın ilişkiler kurmuş

-Aynı anne-babadan bir abisi daha varmış. Abisi de Hatice Hn’ın eşine yakın bir profil çizdiği için abisinin karısı da Hatice Hn gibi çok mutsuzmuş.

 

Seansa başladığımızda  ilk gittiği sahne 5 yaşındayken yaşadığı travmatik bir andı. O yüzden ana karnı içeren bir şimdiki hayat regresyon seansı şeklinde ilerledi. Açıkçası, Hatice Hn’ın bu şartlarda yaşarken , yakın bir zamanda tekrar seansa gelebileceğinden şüpheliydim..o yüzden sürem elverdiğince küçüklükte yaşadığı travmaların üzerinden geçmek istedim.

Ana karnını keşfettiğimizde:

-Annesi Hatice Hn’a 3 aylık hamileyken babasını terkedip başka bir şehirdeki ailesinin yanına gitmişti. Aldatıldığı için eşini terketmişti ama gittiği yerde de çok kısıtlandığı için mutsuzdu.

10-Annenin Hatice Hn’a 8 aylık hamile olduğu başka bir sahnede, anne ile baba tekrar bir aradalardı ama bu sefer babası annesini kapının önüne koyuyordu. Burada kalbinin sıkıştığını ve ikisine de çok kızgın olduğunu çünkü ikisinin de aslında birbirlerini aldattıklarını söylüyordu. ” Doğmak istemiyorum ” diyordu , ” Doğmak istemiyorum. “…

-Doğum anını keşfettiğimizde yine annesinin kendi ailesinin bulunduğu şehirdelerdi. Doğduğunda herkese ve herşeye öfkeli olduğunu, o gün herkesin kendisine acıyarak bakmasından çok rahatsız olduğunu söylüyordu.

 

 

11-Baba ile ilk karşılaşma anını keşfettiğimizde Hatice Hn artık 4-5 yaşlarına gelmişti. Başka bir şehirde yaşayan baba polislerle eve geliyor ve kızını alıp götürmek istiyordu. Hatice Hn ise babaya karşı öfkeli olduğundan üst kata kaçıyordu. O sahnedeki duygularını tarif ederken ” Babamı bıçaklamak, ona zarar vermek istiyorum..Bizi bıraktığı için öfkeliyim ” diyordu. Sonunda polis zoruyla da olsa babası hem abisini hem kendisini evden alarak çıkıyor, çocuklarını önce yemeğe sonra da parka götürüyordu.Salıncakta sallanırken tüm duyguları birbirine karışmıştı Hatice Hn’ın..Salıncakta sallandığı için mutluydu ama geçmişten dolayı babasına hala öfkeliydi.

-6 yaşındaki bir sahnede üvey babası tarafından uygulanan küçük bir fiziksel şiddet ve cezalandırma sahnesi vardı. Burada asıl öfke üvey babaya değil, evde olmasına rağmen olaya hiç tepki vermeyen annesineydi.

 

Hatice Hn, trans geçiş konusunda hiçbir sıkıntı yaşamadığı ve iyi işbirliği yaptığı için bu sahneleri hızlı hızlı keşfedince birkaç taciz ve dayak sahnesine de yer vermiştim. Onlara ayrıca beden terapi içeren bir çalışma yaptım.

 

3

Hatice Hn’ın bana söylediği başka bir konusu daha vardı. Din konusunda yoğun takıntıları vardı ve sürekli vesvese halindeydi. Ayrıca cinsel konularla ilgili de çocukluğundan itibaren süregelen bir tiksinme sözkonusuydu. Bununla bağlantılı olduğunu hissettiğim çocukluk anılarından birinde daha 5-6 yaşlarındayken annesi ile üvey babasının kapısı açık olan odasından içeri girdiğinde yerde yarı çıplak olduklarını görüyor ve tiksiniyordu. O anda annesini de “kötü kadın ” gibi algıladığını anlatmıştı. Biraz daha büyüdükten sonra başka bir dönemde de annesinin mahalleden tanıdıkları bir adamla fazla haşır neşir olduğundan rahatsızlık duyuyor ve annesinin üvey babasını aldattığını düşünerek annesine müthiş bir öfke duyuyordu.

Böyle bir aldatma sahnesini bire-bir görmese de annesinin o adamla görüştüğünden neredeyse emindi. O andan itibaren öyle nefretle doluydu ki artık oralardan kaçıp gitmek istiyordu. Sonrasında da zaten öfkesinden dolayı hastalandığını ( hastalığı öfkesinin yarattığını seans içinde farketti ) ve bir süre evde yatmak zorunda kaldığını ekledi.

15Tüm bu sahneleri dönüştürmeye başladığımızda siz de tahmin edersiniz ki bolca öfkenin açığa çıktığı bir seans oldu. Beden terapiyi yoğun olarak kullandık. Anne ve baba ile çalıştığım bölümlerde öfke enerjisi gidince babasını bile çok kolay affedip hatta sarılmak istemesi beni şaşırttı.

Annesine empati göstermeye başladığı bir sahnede sol omzuna ağrı girdi.

Dönüştürmeye başladığımız andan itibaren ilk etapta cinsellikten iğrenme, tiksinme şeklinde anlattığı bölümlerde artık böyle hissetmediğini belirtti.

Notlarıma bakarken eşiyle ilgili bölümde eşinin ona ” Herşey güzel olacak ” diye bir msj verdiğini yazmışım. Ne yalan söyleyeyim, bu vakayı yazarken seans notlarımda görünce yine şaşırdım.

Rehberi ile bir araya geldiği anda ise rehberi  ” Çok mutlu olacaksın.Üzülme… ” demişti.

Kendime aldığım özel notta ise ” 7 yaşında olanlara ve abi ile ilişkisine bak ” demişim. Ama bir daha çalışmadığımız için o not seans notlarımda öylece kalmış.

 

12

 

GERİ-BİLDİRİMLER:

Hatice Hn aktif olarak email kullanamıyordu. Çocuklar tüm vaktini alıyordu. O yüzden kendisiyle seanstan sonraki günlerde 2 kere konuştuktan sonra bir daha hiç konuşamadık. O ilk haftaki görüşmede öğrendiğim kadarıyla çocuklarını da alıp bir süreliğine evden uzaklaşmıştı. Gittiği yerde telefonu bile iyi çekmediği için bir daha hiç haberleşemedik.

Bundan yaklaşık 8,5 ay sonra sanırım hala benim facebook sayfamı takip ediyormuş ki orada geri-bildirim konusunda verdiğim örnekleri görünce telefon açıp kendi yaşadıklarını anlatmak istemiş.

 

8,5 Ay İçinde Olanlar:

Annemle aram düzeldi. Eşim neredeyse muhteşem biri haline geldi. Üstelik yıllardır istiyordum ama almıyordu. Bana bir araba bile aldı.Bütün kötü alışkanlıkları bitti. Hayatım düzene girdi. Teşekkürler..  ”

Ben: ” Nasıl yani, gerçekten mi Hatice Hn…  ” şeklinde ilk bocalamadan sonra bunların ne zaman olduğunu yani yaklaşık tarihleri sordum ve yazmasını istedim.

Cevabı: ” Seanstan 2 ay sonra annemle aram düzeldi. Seanstan 6-7 ay sonra yani yıl sonunda eşim de değişti.Bütün kötü alışkanlıklarını bırakma kararı aldı. Hatta yılbaşından bu yana namaza da başladı.

Benimle uzun vadeli çalışan danışanlarım bilirler, işim sözkonusu olduğunda yani seans anında biraz mesafeli ve ciddi olurum. Hatta bugüne kadar fazlasıyla otoriter davranmak zorunda kaldığım kişiler de olmuştur. Ama bu geri-bildirimleri alırken şaşkınlıkla gülmek arasında gittim geldim. Hatice Hn bana getirmek istediği başka birilerinden bahsetmeye başladı ve böylece aramızda farklı bir diyalog gelişmeye başladı. O ana kadar kendimi tutmaya çalıştım amaaaa…  En sonunda Hatice Hn, bana ” Eşim bu tarz şeylere inanmıyor ve size geldiğimi bilmiyor ama kendisi gelmeden onun için mesela işleri için birşeyler yapabilir miyiz sizle? ” dediğinde artık o noktada koptum ve gülmeye başladım. ” Bakın Hatice hn, ben hoca ya da büyücü değilim…. bunları ben yapmadım. Bakın adımı PANTOLONLU EYLÜL HOCA’ya falan çıkarmayın lütfen . Amannn haa :)) ” dedim.

Telefonu kapatmadan evvel bu vakayı yazmak için ön onayını da aldım ve kendisinin izniyle de ufak tefek sansürler uygulayarak paylaşıyorum.

 

 

8

NOTLAR:

1-Bu vakayı farklı bir örnek olduğu için ve regresyon terapisinin dinle hiçbir ilgisinin olmadığını, her düşünceden danışanın bu çalışmaya geldiğini göstermek için paylaştım. Bugüne kadar bu terapiye yurtdışında yaşayan ateist görüşe sahip kişiler de geldi, Karadeniz’in bir kasabasında yaşayan türbanlı ev hanımı da geldi.

Beden ölünce herşeyin sona ereceğini düşünen insanlara bile ilk defa geldiklerinde mutlaka bu işin mantığını çizerek anlatırım. Eğer kişi illa ki herşeyin bu yaşamdaki bedeni öldüğünde sonlanacağı görüşündeyse, o kişiyle sadece şimdiki hayat ve ana karnı regresyonu çalışırım.

Kişinin neye inandığı beni ilgilendirmez ama kişinin iyileşmeye olan inancı ve isteği beni çok ilgilendirir çünkü motivasyon ve teslimiyet gerçekten de şifalanmada fark yaratıyor.

2-Yukarıdaki vakada beden terapi, travma ve içsel çocuk içeren bölümler vardı. Bugün yaşadığımız travmaların bazıları geçmişte yaşanan travmaların tekrar edilerek yaşanmasından oluşur.BİR EBEVEYNİNİZDEN NE KADAR ÇOK NEFRET EDERSENİZ, ONUN ÖZELLİKLERİNİ KENDİNİZE O KADAR ÇOK ÇEKERSİNİZ. NEFRETİNİZ SİZİ O EBEVEYNİNİZE DAHA ÇOK BAĞLAR. ZAMANLA O NEFRET ETTİĞİNİZ EBEVEYNE BENZEDİĞİNİZİ FARKETTİĞİNİZ ZAMAN DURUN VE ŞÖYLE BİRKAÇ ADIM GERİYE GİDİP ONLARIN YAŞADIĞI ZAMANA VE KOŞULLARINA BAKIN. SONRA DA EĞER YAPABİLİRSENİZ, SADECE BU DÜNYAYA GELMENİZE VESİLE OLDUKLARI İÇİN BİLE OLSA ONLARA İÇTEN BİR TEŞEKKÜR EDİN.

3-” Pantolonlu Eylül Hoca ” espirisine gelince; eğer bu blogu uzun zamandır takip ediyorsanız, şifayı verenin ben olmadığımı her zaman yazıyorum ve söylüyorum. Burada Hatice Hn’ın inancının ve niyetinin gücü (dualarının payı ) yadsınamaz. Ve en önemlisi ise evinden ayrılıp gittiği zaman bile gösterdiği sabır ve teslimiyet duygusu azımsanamaz.

Diyeceğim odur ki; hayatta gerçekleşme ihtimaline inanmadığınız birşeyden faydalanamazsınız. Dolayısıyla Hatice Hn kendi inancı ve iradesiyle bu sonuca ulaştı. Ben ise sadece aracı oldum..ve herzaman yaptığım gibi sadece seansı yönettim.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

 

 

 

….

BİR ŞİFALANMA YOLCULUĞU-1. Bölüm

Standard

ŞY1

İsmine Berna diyeceğim danışanım 20’li yaşlarının sonlarında, genç, bekar ve çalışan bir kadındı. Seanslara şehirdışından geldiği için ilk kez 2015 yılı-ekim ayında bir araya geldiğimizde yol maliyetlerini de düşürmek amacıyla 1 gün arayla 2 seans çalıştık.

İlk defa geldiğinde doldurduğu form üzerinde yazdığı konular para ve ilişkiler konusuydu. Her iki teması da oldukça genel ve tek başına en az 3-4 seans çalışılması gereken konular olduğundan uzun bir ön-görüme sonucunda kendisi ile ufak bir çalışma planı yaptık.

İLK SEANS

ŞY2Hem kendisinde hem ailesinde yüksek sayıda düşük-kürtaj hikayesi olduğu için ve farklı farklı hikayelerini dinlerken dikkatimi çeken konular olduğu için öncelikle bu konuya bakmak istedim. Aile sistemini de içeren kapsamlı bir çalışma yaptık.

İKİNCİ SEANS ( İlk Seanstan 1 Gün Sonra )

24 Saat çok kısa bir süre olmasına rağmen, seanstan sonra herhangi bir tamir fazı semptomu yaşayıp yaşamadığını ve farklı bir durum yaşayıp yaşamadığını sorduğumda:

Normalde haftasonu 9.30 civarı uyanırım. Bugün 8.30 civarı uyandım. Kendimi dinç hissettim. İçime dönmüş, etrafımdaki hiçbirşeyden etkilenmiyor gibiydim.

Sabah ışıktan rahatsız oldum. Öğlene kadar devam etti. Öğlen 13’te tekrar uyudum ..gün ışığından rahatsız oluyordum. 15.30 gibi kalktığımda geçmişti.

Gece enteresan birşey oldu. Normalde yalnız yaşamanın etkisi olarak gece 5-10 kere açarım. Bu sefer daha çok uyandım. Uyandığımda objeleri algılayamadım. Karışık rüyalar gördüm. Yatağımın başında rüya kapanı vardır. Rüyamda bir kadın onu alıp karşı duvara attı ve ” Buna ihtiyacın yok ” dedi. Rüya orada bitti. Bir anda dehşete kapıldım çünkü bir anda biri geliyor ve bana sormadan benim sevdiğim birşeyi atıyordu.

Burada ben , ” Rüyadaki kadın kimdi, tanıdık biri miydi ? ”  diye sorduğumda biraz bekleyerek ”  Haa.. o sizdiniz ” dedi. Bunun üzerine şaşırarak gülümsedim.

Öğlen yattığımda rüyamda evimin koridoruna işedim. O kadar çok yaptım ki bitmedi…sanki 3-4 kişi yapmış kadar işedim. Ama sonunda pelvic bölgemde rahatlama hissettim.

ŞY3

İkinci seans konusu: Şimdiki hayatında bedenine uygulanan fiziksel şiddet ve hatta tecavüz ( erkek arkadaşı tarafından beraberliğe zorlanma ) olduğu için öncelikle beden terapi ağırlıklı bir seans yaptık. Ben bir psikiyatrist değilim fakat anlattığı örnekler dolayısıyla eski erkek arkadaşının pek de ruh sağlığı yerinde olan biri olduğunu söyleyemeyeceğim. Uzun süren ilişkileri boyunca anlık reaksiyonlarla defalarca boğazını sıkmış ve kendisini tehdit ederek ilişkinin devam etmesini sağlamıştı. Böylesi bir ilişkiden sağ salim kurtulduğu için şanslıydı.

Bu seansın bir yerinde babaya olan öfkesine de çalıştık.

NOT-1: Mix bir vaka olduğu için bu danışanın 3. ve 4. seanslarını da ayrı ayrı yazacağım. Böylelikle bir danışanın devam eden regresyon terapi yolculuğunu adım adım görme şansınız olacak.

NOT-2: Şifalanma bir süreçtir. Bazı insanların sandığı gibi, danışan 1 seans alıp kapıdan çıktığı andan itibaren olan hayatında bambaşka bir insan olmuyor. Seans sırasında yüzleştiği konuları kabullenebilmesi ve içselleştirebilmesi oranında şifalanma oluyor ve bu durum da ancak geri-bildirimlerle gözlemlenerek takip edilebiliyor. Yüksek ego genelde sorun yaratıyor ama aşağıdaki özellikler ise tam tersi olarak şifalanmada fark yaratıyor:

– ruhsal zeka ( farkındalık )

– yüksek motivasyon ( sorunu çözme isteği )

-işbirliğine açık olma ( danışmanla seans sırasında ve sonrasında işbirliği yapma ve terapiye dair tavsiyelerini dikkate alma )

( Devam edecek……..)

Sevgiler,

Eylül Erdoğan

BİR BONUS FAYDA HİKAYESİ

Standard

b1

İsmine Meltem hn diyeceğim danışanım erken 40’larında, başından kısa süreli bir evlilik geçmiş ve boşanmış ama bu evliliği sırasında ve sonrasında hep ailesiyle birlikte yaşamış bir kadın. Bana ilk geldiğinde kendisiyle ” değersizlik duygusu ” üzerine çalışmıştık. O seanstan sonra ciddi oranda şifalanma olduğu için 2. seansımızda kendisinin isteği üzerine ilişkiler temalı çalıştık.

2. seansımızda konuyu, şu anda tekrarlayan ilişki problemleriyle bağlantılı blokajlarına bakmak olarak seçerek komutumu verdiğim anda Meltem Hn direkt olarak bu hayatının ana karnındaki bir andan giriş yaptı. Söylediğine göre bu sahnede 3 günlük bir cenindi. Orada olmak istemiyordu ama tutunmak zorundayım diyordu.

b3Başka bir sahnede yine ana karnında ve 1,5 aylıktı. Babası çalışmadığı için annesinin babasına pek güven duymadığını ve bebeği aldırmak istediğini algıladı. Babası sürekli olarak bir işe giriyor ama kısa sürede çıkıyordu. Anne de çalışıyordu ve eğer hamilelik devam ederse işten ayrılması gerekeceği için bebeğini aldırmayı düşünüyordu. Bu sahnede teyzesinin annesini ikna ettiğini ve aldırmasını engellediğini farketti ve ufak çaplı bir katarsis yaşadı.

Başka bir sahnede yine ana karnındaydı ama bu sefer 5-6 aylıktı. Bulunduğu yere ait olamama duygusu yoğundu ve “Benim burda ne işim var? Niye kimse benimle iletişim kurmuyor?” şeklinde düşünüyordu

b4Doğum anına geçtiğimizde doğmak istemediğini ve direndiğini söyledi. Bu hayattaki doğumunu sorduğumda 2 güne yayılan uzun ve sancılı bir doğumla dünyaya geldiğini annesinden teyit etmişti.

Doğumdan sonra babasıyla ilk karşılaştığı anda gergindi ve babası onu eline aldığında elleriyle havada tutmasından rahatsız oluyordu.

 

b61 yaşında olduğu başka bir sahnede annesi ile babaannesi arasında geçen bir konuşma sonrasında babası ortama girip duyduklarını yanlış anlayınca önce annesine vuruyor sonra da Meltem Hn’ı alarak bir akrabasına götürüyordu. Anne ise o sahnede karlar üzerinde yalın ayak bir vaziyette arkalarından koşuyor ama yetişemiyordu.  Meltem Hn bu sahnede olanlara anlam veremiyor, çok korkmuş ve koparılmış hissediyordu.

Babasının kendisini götürdüğü akrabası hem babasını hem de bebeğini istemediği için bir adam tarafından tekrar alınarak annesine geri götürülüyordu.

Souvenir Shopping Grand Bazaar

 

3,5 yaşında olduğu başka bir sahnede annesiyle pazar yerinde kaybolma hikayesi vardı.

8-9 yaşında olduğu başka bir anda ise kardeşinin doğduğu gün yaşadıklarını keşfettik.

 

Tüm bu sahneleri tek tek dönüştürürken bir-iki şeyden şüphelendiğim için kendisine özel bir komut ve telkin verdim. Ve bazı yerlerde birkaç kere tekrarlattım.

Kardeşinin doğduğu gün hissettiği duyguları da dönüştürdük.

Babasına olan kızgınlığı azalsa da seans sonunda hala varlığını koruyordu. Bu tip durumlarda danışanı asla affetmeye zorlamayız. İlerde bakmak üzere gerekli notlarımı alarak seansı noktaladım.

Seans bitiminde ben de hava almak ve diğer randevum öncesinde biraz volta atmak için dışarı çıkınca Meltem Hn’ı almaya gelen annesi ve kızkardeşi ile karşılaştık. Kızkardeşi de seans almayı düşündüğü için ayaküstü 5 dk konuştuk.

 

GERİ-BİLDİRİMLER:

Seanstan 1 gün sonra Meltem Hn ile haberleştiğimizde: ” Eylül Hanım merhaba .Yaklaşık son 20 dk’dır yoğun bir baş ağrısı ve kalp çarpıntısı mevcut, ve bütün gün göğsümde bası hissi yaşıyorum ve dünden bu tarafa boğazımda sanki bir kitle var gibi yapışıp kalmış hissi ve sürekli yutkunma isteği mevcut …Bütün gün yapmam gereken işlere rağmen hiç bir iş yapma gücü bulamadım kendimde ve bilemiyorum seansımızla ilgisi var mıdır seans öncesi aşırı derecede son iki gündür gergindim ve midemde bir yumru hissi vardı ve durduk yere sağ üst çenede ki dişlerimin dibinde aşırı bir kanama mevcut oldu birden bire aniden (ben bu durumu birikmiş öfke ile ilişkilendirdim ama sizin yorumunuz ne olur bilemiyorum)…Yine sürekli uyku hali mevcuttu hatta gece geç yatan birisi olarak dün erkenden yataktaydım ama daha önce ki seans sonrasında da yaşadığım gibi bir direnç mevcuttu yine ,çünkü vücudum uyku istiyor ama beynim istemsiz direnç gösterip bedenimi uyanık tutmak istiyordu sonra sizin verdiğiniz temizleme işlemini yapınca biraz daha rahatladım…Ve dün annemden bana hamileyken babamın annemin karnını okşarken  HAKAN diye sevmesinden bahsetti , düşünün niyetini entegre etme halini ve daha dünyaya gelmeden bir adım bile varmış ! Aslında ne kadar önemli ve çok hassas bir süreç daha anne karnındaki bir bebeğe kendi niyetimizi ve bilinçaltımızı yansıtma hallerimiz…Benden şimdilik bu kadar Eylül Hanım..Size sevgilerimi gönderiyorum. ”

***
b8Seanstan 10 gün sonra emailleştiğimizde: ” Eylül Hanım yeniden merhaba. Size benim için asıl önemli olan gelişmeyi aktarmayı unuttuğumu fark ettim…Yaptığımız ana karnı regresyon seansının etkisinden midir bilemiyorum ama ben bu ayki regl sürecimi hiç olmadığım kadar rahat bir şekilde geçirdim hatta geçiriyorum…Şöyle ki ; normalde ben regllerimi oldum olası hep aşırı derecede sancılı geçiririm,ağrı kesiciyi artık leblebi gibi alırım , yoğun kanamam olur hatta zaman zaman el ayak tırnaklarım dudaklarım morarır yedi gün sürer ve maalesef benim her ay hayatımın 7 günü iptal olur ve ilk 3 gün bildiğiniz yatak döşek pozisyonunda olurum, hatta regl olmadan önceki günlerde de eklem ağrılarım göğüs ağrılarım ve çeşitli rutin sıkıntılarım olur. Ama bu sefer ki regl dönemim hatta öncesinde o bilindik belirtiler ve sıkıntıları yaşamadım, hatta sabah yataktan çok ciddi sancılarla uyanırdım ama bu sefer hiç anlamadım bile tuvalette iç çamaşırımda leke görünce şok oldum , ” ben bu şekilde olmazdım” dedim kendi kendime ve sancım çok hafif, o da sadece ilk gün oldu ama ağrı kesici alacak boyutta bir sancı değildi, artmasını bekledim artınca alırım diye düşündüm ama hiç gerek olmadı şükürler olsun …Ve ben günlük normal aktivelerimi çok rahat bir şekilde gerçekleştirdim hatta dışarıda olan işlerimi bile hallettim ve çok yoğun kanamam olmadı…Ve kendimi çok hafif hissettim…Umarım sayenizde şifalanmışımdır ve bu durum bundan sonra hep böyle geçer inşallah..Sevgilerimle…

 ***
Benim Meltem Hn’a verdiğim cevapta: “Merhaba Meltem hn.  …..  En önemli bilgiyi neredeyse söylemeyi atlayacakmışsınız. Ailede olan bitenlerden daha önemli bir geri-bildirim bu çünkü seansın bazı bölümlerinde dişilikle ilgili özel bir çalışma yapmıştım. Dişiliği reddetmek (size anne karnındayken Hakan diye hitap edilmesi bile dişiliği reddetmek için başlı başına bir sebep ) , regl ağrılarına yol açabilir. Siz bu konuda şifa almışsınız gibi görünüyor çünkü ağrının azalması da bir şifadır. Umarım tamamen geçer ve ilerdeki aylarda da böyle rahat geçirirsiniz…… …… Sizin adınıza sevindim.. …………………Tamir fazında olan hafif ağrı-sızılar ve ağlamalar normal.  Asıl değişimi zamanla daha iyi anlarsınız. ” dedim.
 ***

13. gün aldığım email: ” Merhaba Eylül Hanım.Size geçen gün yazmıştım geri bildirim olarak regl konusunda …Şimdi size bir iki ufak bilgi vermek istiyorum son durumumla alakalı. Daha önce nasıl regl olduğumdan bahsetmiştim size tüm bunlara ek olarak ise ; normalde çok sancılı bir şekilde başlıyan reglim pis koyu kahverengi şeklinde başlardı ama bu sefer ki reglim daha öncede belirttiğim gibi hiç sancısız ve gayet açık renkte temiz bir kan rengi ile başlamıştı ve dediğim gibi dolu dolu yoğun kanamalı 7 gün sürerdi ama ilginçtir ki bu sefer 4 gün sürdü ve 5. gün gayet azalmış yine temiz kan rengi ile bitti ( ki normalde de 8.güne sarkan o pis koyukahverengi akıntı şeklinde biterdi)….İnanırmısınız ben hala şaşkınım ….Ilk 9 yaşında babamdan yediğim dayak sonrası (anlatmıştım nasıl olduğunu) ilk reglmi olmuş ve o günden bugüne hep sancılarla bir ömür geçirmiş doktorların bile çözüm bulamadığı sadece ilaç verip gönderdiği ,kısa süren vajinismus tedavisinde bile psikologun bile çözüm bulamadığı artık kaderim dediğim regl sancılarımın bu şekilde son bulmuş olması inanın beni hem şaşırttı hem çok mutlu etti …Umuyorum önümüzde ki aylarda da hep böyle geçer …Sanırım dişiliğimle barışmanın ve yeniden keşfetmenin bir emaresi bu durum….Size çok teşekkür ediyorum Eylül Hanım. Sevgilerimle…

 

Bu yazışmalardan sonra Meltem Hn’dan reglini gözlemlemesini, 30 küsür yıldır gerçekleşen haliyle farklarını not almasını hatta buna iyileşti diyebilmemiz için bir sonraki regl tarihinde olanları da not almasını rica ettim. Bunu rica ettiğim sırada öğrendim ki ;

b9-aralarında 7-8 yaş bulunan kız kardeşi de yıllardır aynı sorundan müzdaripmiş

-bizim seans tarihimizden sonraki hafta ilk olarak kızkardeşi regl olmuş ve hayatında ilk defa ağrısız geçirince bu duruma çok şaşırdığı için ablasıyla yani Meltem Hn ile paylaşmış

-ilk etapta bu durumu seansla ilişkilendiremedikleri için bana söylemeyi düşünememişler

Açıkçası benim de ilk defa başıma böyle bir hadise gelse ben olsam ben de hemen seansla ilişkilendiremezdim. Bu durum ancak Meltem Hn ilk reglini kardeşinden sonra yaşayıp aynı şekilde kendisi de ağrısız-sızısız atlatınca dikkat çekti. O yüzden kardeşinin bir sonraki reglinde olanları da gözlemleyip ikisini birlikte yazmalarını rica ettim.

SONUÇ: Biri 28-29 yıldır , diğeri 30 küsür yıldır regl olan ve ayda 7 günü iptal bir şekilde yaşayan, ağrı kesicileri bonibon gibi yutan bu iki kızkardeşin regl ağrıları ( adet sancıları ) tamamen geçti.

 

NOTLAR:

b111-İlişki sorunları ile ilgili ilk çalışmamızda danışanın ana karnından başlaması manidar. O dönemi keşfederken söylediği birkaç şeyden şüphelenmem ve bana ilk geldiğinde doldurduğu form üzerinde geçmişinde “vajinismus” tedavisi gördüğünü belirtmesinden dolayı seans içinde dişilikle ilgili çok kısa bir çalışma yaptım. Bu çalışma anne-babasını da içeriyordu. Hatta babaanneyi bile içeren kısa bir bölümü vardı. Dolayısı ile bu kadar kısa sürede sonucunu anlayabileceğimiz birşeyler olmasını beklemiyordum çünkü danışanlarımın regllerini nasıl geçirdiklerini normal şartlarda bilmem.)) Bilmediğim bu detay dişilikle ilgili çalışmanın işe yaradığı konusunda bize somut bir gösterge oldu. Tahmin ediyorum ki bu şifalanma enerjisi aile sisteminde de bir akış başlattı ve kız kardeş de bu şifalanmadan nasibini aldı. Yoksa bunun başka bir açıklamasını bulamıyorum. O yüzden bu vakayı yazmadan önce paylaştığım yazılarımda bilimsel bakış açısı bu örneği açıklamada yetersiz kalıyor demiştim.

Yalnız burada önemli bir nokta var ki zaten seans içinde size de aktarmıştım. Meltem Hn’ın kız kardeşi de bu konulara ilgili ve meraklıydı. Hatta seansımız bittiğinde kısa süreli de olsa ayaküstü tanışmış ve kendisinin de seans alma isteğini öğrenmiştim. Hal böyleyken,daha seansa girmeden şifalanan ilk danışanım olma ünvanını kendisine veriyor ve şifaya olan açıklığından dolayı da tebrik ediyorum.

2-Bu seans sırasında ne danışan ne ben kendisinin henüz annesinin karnındayken babası tarafından ” Hakan ” diye sevildiğini bilmiyorduk. Ancak çalışma bittikten sonraki dönem içinde annesi ile detayları paylaştığında annesi ona bu bilgiyi verdi.

Düşünün ki Türkiye’de ne çok kız çocuğunun başına gelmiştir bu ve benzeri örnekler. Bu kadar basit bir detay 40 küsür yaşındaki bir kadının 30 yılının her ayında 1 haftasını ağrılı-sızılı geçirmesine sebep olabiliyor.

b133-Meltem Hn’ın bana anlattığı başka bir detay daha vardı. Kendisi 9 yaşındayken küçük bir yaramazlık yaptığı için babası ona çok kızıyor, odasına götürüp orda poposunu açarak terlikle vuruyordu. O terliği yedikten 5-10 dk sonra Meltem Hn ‘ın ilk regli başlıyordu. Bu konuyu geçmişte gittiği psikologla paylaştığında psikologu babasının kendisine yaptığı şeyin aslında tacize gireceğini söylemesi üzerine Meltem Hn daha da yıkılıyordu. Zaten travmatik olan bir konu duyduğu kelimeyle daha da travmatikleşiyordu. İlerleyen süreçte de vajinismus tedavisinde fayda görmediğini düşünerek terapileri yarım bırakıyordu.

Bu vajinismus konusu ayrı bir konu ama Meltem Hn hakkında biraz daha detaylı bilginiz olması açısından paylaşıyorum. Yoksa kendisi ile buradaki çalışma konumuz kesinlikle vajinismus değil.

4-Geçen ay Meltem Hn ile 3. seansımızı da yaptık. Orada bu sefer taciz konusunu çalıştık. Erkek ismiyle sevilen bir bebekken ilerde bir de defalarca tacize uğradığını düşünün…Böyle bir kız çocuğunb14un ilerde sağlıklı bir kadın-erkek ilişkisi kurmasını bekleyebilir misiniz?  O da kuramamış hatta evlendiği zaman bile kocasıyla ailesinin yanında yaşamış ve işler yürümemiş. Kötü bir deneyim ve kısa süren evlilikten sonra Meltem Hn şu anda ailesiyle yaşamaya devam ediyor. Bu da ilerleyen aşamada kendisiyle bağımlılık çalışacağımızın sinyallerini veriyor. Yalnız burada eklemek istediğim önemli bir nokta daha var ki tüm bu olanlar karmik bir düzenin parçası, yani başımıza gelenlerle ilgili kurban moda bağlamak yerine Meltem Hn kendi inisiyatifini ele alarak bu konularını dönüştürmek için elinden geleni yapıyor. Günlerini evde oturup kendine acıyarak veya kaderi suçlayarak geçirmiyor.

 

b15Karma kısmen dönüştürülebilir ama ancak biz buna istekli ve hazırsak..gerekli yüzleşmeleri yapma cesaretine sahipsek. Hiçbir şey öyle sanıldığı gibi çok kolay olmuyor. Yani evinizden çıkıp manikür-pedikür yaptırmaya gider gibi bana gelirseniz ( bu değişimi size terapistin tek başına yapacağını sanırsanız ) bu iş olmuyor. Kısacası danışanın mutlak işbirliği gerekiyor.

 

5- Noktalama işaretleri ve imla kurallarında hatalar olduğunu biliyorum fakat danışanın emaillerinde özellikle düzeltme yapmadım. Orijinaline yakın bıraktım. Sadece biraz sansür uyguladım..)  Benim yazımda da sayıların yazıyla yazılması gerektiğini biliyorum. Ama sayı olarak yazınca daha dikkat çektiği ve yazının okunmasını kolaylaştırdığı için şimdilik bu şekilde yazıyorum.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

BİR ERKEK DANIŞAN VAKASI

Standard

İsmine Erdem diyeceğim danışanım 30’lu yaşlarda, bekar, 7-8 yıllık ilişkisini evliliğe taşıma aşamasında olan genç bir adamdı. Hayatı boyunca yaşadığı içsel sıkıntılarının evlilik aşamasında tavan yapması sebebiyle kuzeni Selma Hn ile dertleşirken, benden daha önce bir seans alan Selma Hn’ın da önerisi ile regresyon terapisini denemeye karar vermişti.

i2Randevu için yazışma sırasında çalışmak istediği konuyu sorduğumda bana ” Benim problemim, hayattan zevk alamamak ve sürekli bir iç sıkıntısı durumu.” demişti. Evlenme hazırlıkları yapan genç bir adamın stres yaşaması normaldi ama yine de boyutunu ve ne zaman başladığını anlamak için birkaç soru daha sordum. Bana verdiği cevapta : ” Açıkçası hayattan zevk almama durumu ne zaman başladı tam olarak hatırlamıyorum. Fakat annemin desteklemediği bir evlilik yapma arefesindeyim. Belki, bu arada kalma durumu sıkıntılarımın sebebi olabilir diye düşünüyorum. İç sıkıntısı durumu sanırım hafif depresyon boyutunda. Ayrıca bir yerde fazla kalamama durumum var. Yani arkadaşlarımla bir yere oturduğumda en fazla 2 saat sonra oradan ayrılıp, yalnız kalma isteği oluşuyor.Geceleri işim dolayısıyla fazla uyumuyorum. Uyku düzenim yok denebilir. 48 saat uyumayıp, daha sonra 15 – 16 saat uyuyorum. Mutsuzluk durumum da değişkenlik gösteriyor. Çok mutlu ve enerjikken birden bire mutsuz ve enerjisiz hissediyorum. ” diyordu.

İlk randevu tarihimiz 31 Temmuz cuma, akşam 19.00 idi ve ben normal şartlarda seanslarıma 31 temmuzda başlayıp 4 ağustosta tamamlayacak şekilde İstanbul’a gelecekken tam uçak biletimi alma aşamasında biletimi 30 temmuz yerine 29 temmuz olarak almaya karar verdim.Bu vesileyle, çok yoğun olan programımı biraz rahatlatmak ve kendime haftasonu dinlenme molası yaratmak amacıyla Erdem bey’in kuzeni Selma Hn’ın seansını 29 temmuz perşembe gününe çektim. Sebebi Selma Hn ile ilk seansımızda onun transa geçememesi, bu konuda çok zorlanması üzerine ona aile dizimi yapmak durumunda kalmam ve henüz bebekken ölen teyzesi ile özdeşleşmiş olduğunu keşfetmemizdi. Bu özdeşleşme kendisinin sahip olduğu bir çeşit tiroid hastalığı ile de bağlantılı gibi görünüyordu. Aslında Selma Hn’ın bana geliş sebebi tiroid hastalığı değil, sosyal fobi idi ama belli ki ruhu öncelikli olarak çok genç ölmüş bu teyze ile olan özdeşleşme sorununu çözümlememizi istemişti. ( *)

Tahmin ettiğim gibi Selma Hn ile başladığım ilk seans biraz zorlu geçti. Transa geçişte yine zorluk oldu. İyi ki öne çekmişim dediğim bu seanstan sonra akşamı dinlenerek geçirdim çünkü ertesi gün sabahtan akşama kadar 3 seansım vardı ve 3 seans benim için 12 saat çalışmak demekti. O yüzden çok geç saate kalmadan uyudum. Sabaha karşı 5 sularında ani bağırsak faaliyetleri ile uyandım ve tam 2 saat boyunca içimde hiçbir şey kalmayacak ana kadar yatak ile banyo arasında gidip geldim. İshal, sonrasında kusma, soğuk soğuk terleme, yoğun halsizlik, yatağa gittiğimde ise ateş başlamıştı. İçimde hiçbir şey kalmadığı anda bile sessiz bir şekilde kusma hareketi yapıyordum ama içimden birşey çıkmıyordu. O anda bana ne olduğunu anlayamadım. Evet, seans aralarında mecburen dışarda yemek zorunda kalıyordum ama bu durum pek de besin zehirlenmesine benzemiyordu çünkü yemek yiyeli nerdeyse 12 saat olmuştu. Bu şekilde geçen 2 saat ve neredeyse bayılacak dereceye kadar düşen tansiyonla beraber sabah 7-8 olduğunda hastaneye gitmemi gerektirecek bir durum olup olmadığını danışmak için doktor olan kuzenimle konuştum . Sonrasında da günü tamamen yatakta geçirdim. Sırayla tüm seanslarımı iptal etmeye başladım ve doğal olarak akşam 19.00’da Erdem bey ile olan seans da iptal edilenler arasında oldu. Sonraki gün kondisyonum eski haline gelir gelmez de seanslara kaldığım yerden devam etmeye başladım ama bu sefer de tüm randevuların planı değişmek zorunda kaldı. Tamamen tesadüflerle şekillenen ve sıralaması değişen randevularımda ise çok ilginç birşeyi farkettim. Sanki evren öyle bir ayarlama yapmıştı ki evlilik sorunu yaşayanlar aynı güne, değersizlik duygusu yaşayanlar aynı güne, seansını bir gün önce sanıp Beşiktaş’tan motora atlayıp Üsküdar’a yanlışlıkla geçip sonra tarihin yanlış olduğunu farkedip geri dönen danışanlar aynı güne, içsel çocukla problemi olanlar aynı güne, sağlık sorunları olanlar da aynı güne denk geldi. Bu durum beni çok şaşırttı çünkü kendim ayarlamaya çalışsam böyle bir sıralama yapamazdım çünkü gerçekten de bazen danışanın hangi konuda çalışması gerektiğini öngörüşme yapmadan asla önceden bilemiyorsunuz.

i6Asıl ilginç olan diğer konu ise, ancak Erdem bey’le pazar günü akşam seansımızı yapabildiğimizde dikkatimi çekti. Erdem bey seans için geldiğinde ısrarla 2 kere aynı şeyi söyleyince aramızda şöyle bir konuşma geçti:

Erdem Bey : Birkaç gün öncesine kadar hayatımda hiçbir şeyden zevk almıyordum. Ama artık hiçbir sorunum kalmadı.
Ben: Peki bu nasıl oldu? Bu görüşmediğimiz arada belli bir olay mı oldu?
Erdem Bey: Hayır, birşey olmadı.
Ben: ?. ..Ne zamandan itibaren böyle hissediyorsunuz?
Erdem Bey: Cuma, bana ilk seans tarihini verdiğiniz günden beri.
Ben: Seans tarihini öğrendiğiniz gün mü rahatladınız yani psikolojik olarak, onu mu demek istiyorsunuz?
Erdem Bey: Hayır, 31 temmuz cuma günü yani yapamadığımız seansın olduğu gün rahatladım. Ben işim gereği öğlene kadar yatıp o gün öğleden sonra güne başladım. Kalktığım andan itibaren nedense çok iyiydim.:)
Ben: O gün seans yapmamamıza rağmen böyle birşey olması ilginç gerçekten de… Peki bugün ne çalışalım? 🙂

i4Bu şekilde başlayan konuşmadan sonra ön görüşmemize geçtik. Ön görüşme sırasında Erdem Bey’in yaklaşık 7-8 senelik bir ilişkisi olduğunu, kız arkadaşının kendisinden birkaç yaş büyük olduğunu, etnik köken ve kültür olarak aralarında farklılık olduğunu, bu ve benzer sebeplerden ötürü annesinin bu evliliğe sıcak bakmadığını söyledi. Diğer taraftan kız arkadaşını seviyordu ve onun mutlu olmasını istiyordu. Çevresinde mutlu bir evlilik örneği göremediği için kendisinin de evliliğe karşı olduğunu ama kız arkadaşı ile uzun süredir birlikte olmalarından ötürü artık çevresinin evlilik beklentisinde olduğunu ve bu durum gerçekleşmezse kız arkadaşının zor durumda kalacağını düşünüyordu. ” Bütün bunları bir kenara koyarsak, sizin asıl isteğiniz nedir? ” diye sorduğumda bana ” Kız arkadaşımı mutlu etmek istiyorum. Annemin karşı olması sebebiyle çok arada kalıyordum ama sonunda yeni yeni biraz yumuşamaya başladı. ” dedi.

İlk ön görüşmemiz olması sebebiyle biraz uzun süren görüşmemiz sırasında öğrendiğim bazı detaylar:

a) Annesinin henüz ablasını doğurduktan 1-2 ay sonra kendisine hamile kalması. Bu sebeple bebeği kürtajla aldırmayı düşünüp sabah kürtaja gidecekken rüyasında Erdem bey’in kundaklı halinin annesinin eline yapışarak ” Anne beni bırakma ” demesi üzerine annesinin kürtajdan vazgeçmesi.

b) Sert ve hergün alkol alınca bağırıp çağıran bir baba ile onu alttan alan bir anne ile geçirilen küçüklük dönemi.

i7c) 22 yaşında geçirilen bir zatürre hastalığı sırasında hastanede doktorların artık umudu kesip ölümünü bekledikleri bir sırada, uykuyla uyanıklık arasında 1999 depreminde kaybettiği ve çok sevdiği kuzenini görmesi, kuzeninin başında bekleyip kendisine gülümseyerek baktığını söylediğinde annesinin yüzünün bembeyaz kesilmesi ve gördüğü şeyin rüyadır denilip geçiştirilmesi.

Ölmüş kuzenini gördüğü günden 1 gün sonra tamamen iyileşmesi ve 10 gün müşahede altında tutulduktan sonra hastaneden çıkması.(**)

d) Küçükken gördüğü bir kabustan çok etkilenmesi ve hala hatırlaması.

e) Dini inancı gereği reenkarnasyona veya geçiş yaşamlara pek inanmadığı.

 

i9Seansımıza başladığımızda konu olarak evlilik sırasında yaşanan sorunları yani ilişki problemlerini seçtik. İlk geçiş yaptığı sahne şimdiki hayatta ana karnında olduğu bir andı. Ondan sonra ana karnında iken anne baba arasındaki tartışmalı bir anı keşfettik. Doğum anında ise boğazına kordon dolandığı hissetti ve ” Boğuluyor gibi oluyorum. ” dedi.

Annesi ile ilk karşılaştığı sahnede annesinden süt içmekte zorlandı ve rahatsız oldu. (***)

Babası ile karşılaştığı sahnede ise doğumundan dolayı babasının pek mutlu görünmediğini algıladı ve “Babam benim olmamam gerektiğini düşünüyor. ” dedi.

 

i100-6 yaş arasındaki en önemli anları keşfettiğimiz sahnelerden birinde 4 yaşlarında bir çocukken teyzesinin çantasında çikolata var mı diye karıştırırken babası tarafından görülüyor ve sert bir tokat yiyordu. Bu sahnede babaya yoğun öfke ve korku vardı.

8 Yaşında olduğu başka bir sahnede sınıfta yaramazlık yapıyor ve bir arkadaşının defterine zarar veriyordu. Defteri zarar gören kız öğrenci durumu isim vermeden öğretmene şikayet ettiğinde ise öğretmen Erdem bey’e değil de başka bir öğrenciye kızıyor ve kulağını çekiyordu. Bu sahnede yoğun hissedilen pişmanlık ve suçluluk duygusu vardı..kendisi yüzünden kulağı çekilen arkadaşına karşı içten içe suçluluk duyuyordu.

14 Yaşında babayı da içeren başka bir olumsuz olayda ise, Erdem bey ayva yerken ayva boğazına takılıyor ve nefes alamıyordu. Bu sırada su içiyor, yutmaya çalışıyor ama olmuyordu, kesinlikle nefes alamıyordu. Annesi bu sahneyi korku dolu gözlerle izlerken babasının “Düzgün ye ” diye kızması sebebiyle babasından nefret ediyordu. Hatta ayvayı çıkartıp rahatladığı anda babasının boğazına sarılmak isteyecek kadar yoğun öfke hissediyordu.

Bütün bu sahneleri dönüştürürken , annesinin kendisini doğurduğunda babasının askerde olduğunu, babasının annesini iki bebekle baş başa bıraktığı için endişeli göründüğünü, aslında kendisinin doğumundan dolayı babasının mutlu olduğunu algıladı. Bu arada doğum sahnesindeki kordon dolanması sebebiyle beden terapi uyguladık ve o olayın beden üzerindeki etkilerini de dönüştürdük.

i11Başka bir dönüştürme sahnesinde kendisini babasından üstün gördü ve ” Benim olgunluğumda değil ” diyerek babasına acıdığını söyledi. (****)

İlkokuldaki suçluluk hissettiği durumla ilgili de dönüştürme yaptık.

Boğazına ayva kaçtığı için babasının kendisine kızdığını söylediği sahnede ise aslında babasının da boğulacağı için çok korktuğunu ve kendisine o yüzden kızdığını algıladı.

İçsel çocuk bölümünde 7-8 yaşındaki halini duygusuz ve solgun olarak algıladı. 15 yaşındaki halini de mutsuz değil ama yoğun bir duygusu yok olarak tanımladı. İlk defa bir danışanım içsel çocuk bölümünde direnç gösterdi ve görmek istemedi. Bu konuya ilerde derinlemesine bakmak üzere gerekli notlarımı aldıktan sonra son bölüme geçtik. Rehberiyle karşılaştığı bölümde rehberi ona: ” Korkma, ben hep burdayım.” dedi. Rehberinin kendisine güldüğünü ve ” Herşey daha iyi olacak… ” dediğini söyledi.

Çalışmamızın sonunda farkettiği bağlantı:Her yemekte içecek olmadan masaya oturmazdım ve asla içeceksiz yemek yemezdim. Şimdi bunun sebebini anladım. ” ( ayvadan boğulma sahnesi )

Seansımız bittiğinde Erdem Bey çok şaşkındı. ” Hiç bu kadar kolay transa geçeceğimi hatta ağlayacağımı beklemiyordum. ” dedi. Ben de seanslarımızda travmatik anlara gidip dönüştürdüğümüz için ağlamaların sıklıkla olduğunu ve bunun da şifalanmanın bir parçası olduğunu söyledim.

i1Seanstan birkaç gün sonra haberleştiğimizde: ” Seanstan sonra çökmüş durumdaydım. Bugüne kadar moralim sıfırdı. Kimseyle konuşmak istemiyordum ve içime kapanmıştım. Hiçbirşey yapmak istemiyordum. Kız arkadaşımla bile iletişimim yok gibiydi. Seansın bende ters bir etki yarattığını düşünmeye başlamıştım. Bugün kalktığımda nedensiz bir iyimserlik vardı üzerimde. Bugün daha iyiyim anlayacağınız. Umarım bu iyileşme devam eder. Ne durumda olduğumu sorduğunuz için teşekkür ederim. ” dedi.

Ben de kendisine, yoğun geçen seanslardan sonra ilk birkaç gün kişinin depresif hissedebileceğini, içe dönme isteği duyabileceğini, bu sürede daha yorgun hissedip daha çok uykuya ihtiyaç duyulabileceğini; bütün bu semptomların aslında yoğun şifa alındığını gösterdiğini ve en fazla bir hafta içinde geçeceğini belirttim. Zaten birkaç gün içinde iyimserlik geldiğini kendisi de teyit etmişti.

Seanstan 1 hafta sonra telefonda görüştüğümüzde : “ İlk 3 gün bayağı kötü geçti ama 4. günden itibaren düzelmeye başladım. Hatta 4.-5. günde ilk defa hayatımla ilgili hayal kurmaya başladım. Bugüne kadar hiç yapmadığım birşeydi. Babamla uzun zamandır görüşmüyordum, neredeyse 1 senedir telefon ile aramıyordum denilebilir. Geçen cuma günü babamı aradım, halini hatrını sordum ve hayatımda ilk defa onu özlediğimi söyledim. Sevindi ve çok sıcak karşıladı. ”

Evlilik sorunlarını sorduğumda ise; ” O konuyla ilgili hiç sorun kalmadı artık. Annem durumu kabullendi. Haftaya kız istemek için …. şehrine gideceğiz. O yüzden sizin bir sonraki geliş tarihinde yapacağımız 2. seansın gününü belki değiştirmek zorunda kalabiliriz çünkü eğer yine ilk gün semptom yaşarsam seansı alıp ertesi gün kız istemeye gittiğimizde bizim damat niye suratsız diyebilirler.)) ”

i12Bu yazının ilk taslak metnini kontrol etmesi için 20 gün sonra emailleştiğimizde ise :

” İş yoğunluğumdan dolayı hayatımdaki şifalanmaların devam ettiği durumları size bildiremedim. Kusura bakmayın lütfen. Mailinizi okuduğumda aklıma gelenler şunlar:

1-) Özellikle geçtiğimiz hafta ( 10 Ağustos haftası ) hayatım boyunca hissetmediğim bir yüksek enerji ve iyimserlik hali vardı. İşimle alakalı bir çok olumsuzluğa rağmen o kadar pozitif ve mutluydum ki; bu duruma işverenlerim bile çok şaşırdı ve mutlu oldular. 
i132-) Uzun zamandır müzik dinlemekten zevk almadığımı fark ettim. Geçen hafta arabada müzik dinlerken dans ediyordum:)))
3-) Arkadaşlarımla bir mekanda hiç kalkmadan yaklaşık 6 saat oturdum ve sıkılmadım.
4-) Babamla telefonda çok sık görüşmeye başladık ( Nerdeyse 2 günde 1 ) Ayrıca O’nun da bana karşı daha sıcak davrandığını hissediyorum.
5-) Kız arkadaşımla muhabbetimiz öylesine arttı ki, inanmamasına rağmen sizinle yaptığımız terapilere devam etmemi istediğini söyledi.
Genel itibarıyla aradığım huzur ve mutluluğa çok yakın olduğumu hissediyorum.
Sanırım blog yazılarınızdan birinde okumuştum: Elinizde sihirli değnek olmadığını yazmıştınız.
Benim durumuma bakınca; o kadar da emin olmayın bence:)))
En kısa sürede tekrar görüşmek ümidiyle hoşçakalın.               “

 

i18NOTLAR:

1-*: Seanslarda bu gibi durumlara sıkça rastlarım ve kişilere bu tarzda örnekler verdiğim de olur. Mesela hayatınızda birden fazla konu veya sorun var iken bana geldiğinizde, yaptığımız ön görüşme sırasında bir öncelik listesi yaparız. Sonra da öncelik verdiğiniz konuyu seçerek seans yaparız. Bazen benim yönlendirmemle kişinin konusunu netleştirdiği durumlar olabiliyor; bazen de kişinin ruhunun öncelik verdiği konu başka olduğu için ilk önce o konunun çözülmesi gerektiğine işaret edebiliyor.

Örnek vermek gerekirse; şu anda düzenli çalıştığım ve bugüne kadar 3 seans çalıştığım bir danışanım var. Kendisi bana ilk geldiğinde seçtiği konu para blokajı idi çünkü yıllardır maaşına zam yapılmıyordu. Ayrıca kendisinin de başka bir alanda enerji terapisi uyguladığını ve o güne kadar kendi kendine yaptığı çalışmaların dışında Bert Hellinger’den eğitim almış bir aile dizimi terapisti ile de 4-5 seans çalıştığını söyledi. Konuşmalarımızdan hissettiğim kadarıyla para sorununa gelene kadar bakılması öncelikli olan başka sorunları var gibi görünüyordu. Tamamen sezgilerimi kullanarak o anda regresyon dışı bir teknik uygulayarak, aile dizimi ile birşeye çok kısaca bakmak ve ona göre konuyu netleştirmek istedim. İyi ki de bakmışım..çünkü danışanın bilinçaltında annesinin ölümü ile bağlantılı yoğun bir suçluluk duygusu vardı ve yaşamı haketmediğini düşünüyordu. Bunun üzerine o gün regresyon terapisi değil aile dizimi ve travma çalışarak günü noktaladım. Ondan sonraki seanslarda regresyon terapisi ile devam ettik. O ilk seansın sonunda da kendisine şöyle söylemiştim: ” Bilinçaltında ölümü hakettiğini düşünen ve ölmek isteyen bir insana sizce para gelir mi,  sizce o kişi terfi ettirilir mi? Önce yaşama evet demeniz gerekiyor ki ondan sonra diğer konulara bakabilelim. ”

Sonucu mu merak ettiniz? Evet, kendisiyle hala çalışmaya devam ediyoruz. Bugüne kadar hiç para üzerine seans yapmamamıza rağmen 2. seansımızdan sonra öğrendiğim kadarıyla yıllardan sonra ilk defa hem terfi etti hem de maaşına zam yapıldı.:)

Kısacası; sizin zihninizle yaptığınız plan ile ruhun planı herzaman aynı yönde olmayabilir. Vücudunu kanser hücreleri saran birinin yüzündeki et beni için doktor doktor dolaşmasına benzer bu. Mesajı vaktinde almanız ve yaşama evet demeyi öğrenmeniz gerekir.

i142-** : Burada yazacağım konunun regresyon terapisi ile hiçbir ilgisi yoktur. Danışanın anlattığı duruma  seans sonunda yaptığım açıklamayı sizlerle de paylaşmak istedim çünkü belki de aranızda buna benzer deneyimi olup da korkmuş olan kişiler olabilir. Öncelikle, sanıldığı gibi ruhlar sadece ölmek üzere olan insanları almak için gelmezler. Bazen tam tersine şifa da verirler, ya da mesaj da verip gidebilirler. Ancak belli frekanslar arasında kişi onları çok çok nadiren görür. Danışanın verdiği örnekte onun yoğun bakımda olması böyle bir ortam yaratmış olabilir. Genelde uyku ile uyanıklık arasındaki geçişlerde onları algılayabiliriz. Bu konu ile ilgili tedirgin olmamanız için başka verebileceğim güzel bir örnek de dünyaca ünlü bir medyum olan John of God’dır. Kendisi psişik cerrahiyi ve trans şifasını kullanıyor. Tahmin edin bakalım kimlerden rehberlik alıyor? 30’dan fazla ölmüş doktor ve azizden yani ruh dünyasından.:)

 

i173-*** : Burada yazdığım şey tamamen benim yaptığım seanslarıma dayalı gözlemimdir. Eğer bir bebek annesinden süt içmeyi reddediyorsa ya da çok kısa süreli içip bırakıyorsa, bu bebek ile anne arasındaki bağlanma şekli hakkında ipucu veriyor. Çocuğun annesi ile bağlanma şekli ise hayatla bağlanma şeklini etkiliyor. Dolayısı ile sizin ” Süt emmedi, mama verdik ”  deyip geçiştirdiğiniz bir konu çocuk için o kadar da önemsiz bir konu değil. Bebek için değil annesinin emzirmesi, eğer anne çocuğunun yüzüne bakmadan, duygusuz bir şekilde emzirdiğinde bile bebek tedirgin olabiliyor. O yüzden bebekle daha anne karnındayken bağ kurulmaya başlanması önemli bir konu. Bu konunun daha iyi anlaşılması için ilerde bu konuyla bağlantılı birkaç vaka örneği paylaşmayı düşünüyorum.

i154-**** : Babaya acıdığını söylediği sahnede acımanın altında aslında KİBİR vardı. Bildiğiniz gibi, hangi dinden hangi mezhepten olursanız olun kibir günahtır, hatta hıristiyanlıkta 7 ölümcül günah arasında 1 numarada kibir vardır. Aile dizimi kuramları açısından da baktığınızda ebeveynlere duyulan kibir öyle büyük bir sorundur ki hayatınızın her alanında sorun yaşarsınız. Onlar sadece sizin hayata gelmenize vesile oldukları için bile bir teşekkürü hakederler.

 

5-ANNEDEN AYRIŞAMAMA: Bu vakadaki sorunu iki kelimeyle özetle deseydiniz size bunları yazardım. Bir erkeğin büyümesi, olgunlaşması için öncelikle kendi annesinden sağlıklı bir şekilde ayrışması ve belli bir yaştan sonra artık babaya yönelmesi gerekir. Malesef Türkiye, annesinden ayrışamayan, baba ile bağ kuramayan, dolayısı ile yaşı kağıt üzerinde ilerlese bile ruhen asla olgunlaşamayıp küçük kalan erkeklerin cirit attığı bir ülkedir. Bundan tamamen erkekler sorumlu değildir. Kocasından göremediği ilgiyi büyük oğlu ile telafi eden, gelinini kendine rakip gören, çocuklarını manipüle ederek ayakta kalmaya çalışan zavallı kadınlar da aslında kendi cinslerine ihanet ettiklerinin farkında değillerdir. Bu çark ancak kadınlarımız bilinçlendiği zaman sağlıklı bir şekilde dönecektir. Eğer çocuklarınızın ve diğer kuşakların mutlu olmasını istiyorsanız, onların seçimlerine müdahale etmek yerine onlara her ne olursa olsun her zaman arkalarında olduğunuzu gösterin..böylece hem siz hem de çocuklarınız, hatta torunlarınız mutlu olurlar.

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

 

KİLO SORUNU ( 2. Bölüm )

Standard

xBir önceki yazımda belirttiğim üzere İrem Hn, ilk seanstan sonra ciddi bir öfke patlaması yaşamaya başlamıştı. Bu kadar yoğun öfkenin açığa çıkmasının sebeplerine ilk yazıda değinmiştim. Bu yoğun öfkenin açığa çıkması üzerine, tamir fazının bitimine müteakip kendisiyle 2. bir seans yapmayı düşündük ama işlerinin yoğunluğu sebebiyle vakitlerimizi ayarlayamadık. Bunun üzerine ilk seanstan 2 hafta sonra yeniden bir araya geldiğimizde önce kısa bir ön-görüşme yaptık. Uzun süreli bir çalışmaya niyet ettiğimiz için kendisine bilmem gereken yeni durumlar olup olmadığını ve yeni geri-bildirimlerini sordum. Aldığım cevaplar aşağıdaki gibi oldu:

1-Tamir fazı dediğiniz ilk bir hafta boyunca hüzün, öfke ve ağlama isteği oldu ama en yoğun hissettiğim öfkeydi. Hatta bir gün öfke patlaması yaşadım. Yedi gün bittiğinde öfke azaldı. Daha sakin ve dingin oldum. “( tamir fazı bittiğinde genelde semptomlar biter )

2-Alışveriş isteğim azaldı. Hergün soluğu markette alan, gerekli-gereksiz harcama yapan biriydim. Çikolata ve şekerli şeylere son yıllarda aşırı bir zaafım vardı. Bunda %60 civarında azalma oldu. Stok yapardım. Buzlukta kıyma varken, gider yine stok yapardım. Bütün balkonumuz yiyecek stoğuyla doluydu. Anneme ” onlar bitmeden yeni birşey alınmayacak, sadece yeşillik ve meyve alınacak, dolapta birşey kalmayacak. ” dedim. O da şaşırdı. ”

3-” Yeme isteğim azaldı. Önceden sürekli aklımda yemek olurdu. Şu anda başka şeyler de yapıyorum, yemeğe odaklanmıyorum. Abur cuburu bıraktım. Sadece çorba ile bile doyabiliyorum.

4-” Evdeki fazla eşyaların beni yorduğunu farkettim. Artık kendime ait, az eşyalı, beni yormayacak, sadece istediğim gibi yaşayabileceğim bir evim olsun istiyorum. ” ( Danışan ebeveynleriyle yaşıyordu. İlk defa kendine ait bir ev sahibi olma isteğinden bahsediyor. Başka bir konuyla bağlantılı olarak değerlendirdiğimde bu da oldukça olumlu bir gelişme)

5-” Parayı çok gereksiz yere harcadığımı farkettim. Aldığım şeyler beni mutlu etmiyor. Onun yerine artık değişik yerleri gezmek istiyorum.

6-” Kendime bir yaşam planı yaptım. Ayrıca geçen hafta boyunca alışveriş sitelerinden gelen tüm emailleri sildim.

7-” Uyku ilk 7 gün boyunca daha yoğun oldu ama gittikçe azaldı. ”

 

Bu geri-bildirimleri not ettikten sonra o gün için kafamdaki plan şimdiki hayat regresyonu çalışmaktı. İrem Hn’ın anne-babası ile iletişimi çok iyi değildi ve şimdiki hayatının erken safhalarında kendine güveninin oldukça düşük olduğundan bahsetti. İlkokula dair hiçbir anısı yoktu ki bu benim için o dönemde travmatik birtakım olayların olabileceğinin göstergesiydi. Ortaokulda derslerinde çok zorlanmıştı. Lisede ise hayatını oldukça etkileyen bir platonik aşkı vardı. Hatırlarsanız bir önceki vakada, bu hayattaki lise öğretmeninin o geçmiş hayattaki babası olduğunu görmüştü.* (NOTLAR bölümünde bu konuyla ilgili uzun bir açıklama yapacağım.)

 

kg11İrem Hn’ın çok kısa ve travmatik bir evliliği olmuştu. Ayrıldıktan sonraki süreçte psikolojik sorun da yaşamıştı. Dolayısı ile şimdiki hayatında bakmamız gereken çok konusu vardı. O yüzden öncelikle buradan başlamak istedim. Kendisi ile ana karnı sürecinden başlayarak 6 yaşına kadar ilerleyebildik.  Ana karnında annesine gönderilmiş olan bir eklenti algıladı. Eklenti dolaylı yoldan kendisini de olumsuz etkiliyordu. Başka bir sahnede ise annesi kendisine 9 aylık hamileyken banyoda ayağının kayıp düştüğünü algıladı. Annesinin kendisiyle bağ kurmasını istediğini, korktuğunu söyledi. İlerleyen sahnelerde ise sanki annesi tarafından istenmiyormuş gibi hissettiğini söyledi.

Doğum sahnesine yaklaştığımızda doğmak istemediğini, annesinin kendisine güven vermediğini ve bu hayata ait olmak istemediğini söyledi. Tahmin ettiğiniz üzere, bu düşüncelerde olan bir bebeğin vaktinde ve kolay doğması beklenemezdi. Beklenen tarihten geç bir tarihte ve oldukça uzun süren zorlu bir doğum sonrasında doğduğunu algıladı. Doğduğu anda yabancı enerji diye tanımladığı eklenti yine o odadaydı. Eklenti ona ” hep seninle olacağım, çok mutsuz olacaksın, seni hiç sevmeyecekler ” gibi birşeyler söyledi. Daha doğduğu andaki düşüncesi ” buraya gelmemeliydim ” oldu. Annesi onu çok yorgun bir şekilde emziriyordu. Danışan burada annesinin sanki kendisini emzirmek istemediğini hissedip sinirlendi. Babası ile ilk karşılaştığı anda ise anne-baba arasındaki iletişim eksikliği kendisini rahatsız ediyordu. Ama ortama babası geldiğinde kendini daha güvende hissediyordu. 

 

191-1,5 yaş civarında annesi ve babası arasında gerginlik olan bir ana baktık. Babasının yanlış bir evlilik yaptığını düşündüğünü algıladı. Bu sahnede sevgisini göstermediği için annesine kızıyordu.

2 yaş civarındaki başka bir sahnede babası annesiyle birlikte olmak istiyordu ama anne kabul etmeyince ortamda yine gerginlik yaşanıyordu ve annesi ağlıyordu. Buradaki çocuk hali aslında herşeyi algılayor ve birbirlerini sevmedikleri için hem anneye hem babaya kızıyordu.

3-4 yaşında geçen başka bir sahnede annesi ile arasında yine kopukluk algıladı.

5 yaşında olduğu bir sahnede apartmandaki komşularının oğlu tarafından merdiven boşluğunda taciz edildiği bir sahne vardı. ( Malesef çok sık karşılaştığım bir tablo bu…nerdeyse çalıştığım her kadın danışanın en az 1 tane taciz vakası oluyor. Kimisi çok hafif etkileniyor, kimisi ise tüm hayatını etkileyecek derecede ağır oluyor ) Bu sahnede 5 yaşındaki çocuğun korkuyla karışık kafasında oluşturduğu kayıt ” bana kötülük yapacaktı, izin vermedim. bütün erkekler kötüler.” şeklindeydi.

 

z6 yaşındaki son sahnemizde ise bir aile kavgasına şahit oluyorduk. İçinde dayı, teyze, anne ve anneanne vardı. Olay esnasında anneanne kendi çocuklarından biri tarafından fiziksel şiddete maruz kalıyordu. Danışamın çocuk hali olayları korku ve şaşkınlıkla izliyordu.

Bütün bu sahneleri ana karnından itibaren dönüştürdük. Ana karnındaki eklentiyi çekme sebebi olarak ise aşırı anaçlık ve korumacılık yani annesini koruma isteğini keşfettik. Yalnız burada en önemli nokta, danışanın annesini eklentiden koruyamadığını ve eklentinin hala annesinin üzerinde etkili olduğunu algılaması oldu.

 

t

Tüm aile bireyleriyle bir araya geldikten sonra anneanne ile karşılaştığı sahneden sonra rehberi ona gülümseyerek: “Onları affetmen çok iyi oldu. Artık huzurlu olabilirsin, rahat uyuyabilirsin. Anneannen seni affetti. ” dedi. Bunun üzerine İrem hn anneannesinin ona kırgın öldüğünden bahsetti. Kendisi bir dönemde anneannesinden borç almıştı ama anneannesine ödemeye fırsat olmadan anneannesinin ölüm haberini almıştı. O sırada tayini gereği başka bir şehirde yaşıyordu ve ölümünden önce helalleşme şansı olmamıştı. Bu sahnelerde anneanne ile karşılaşırken yoğun katarsis yaşadı ve şöyle dedi: ” Anneanne, senden aldığım borcu ödeyemediğim için beni affet. Her cuma günü hayır yapıyorum bunun için. Lütfen beni affet. ” O bunları söylerken ve ağlarken, anneannesinin de gözlerinin dolduğunu ve ” Helal olsun” dediğini algıladı. İrem Hn anneannesinee ” Her cuma senin için dua ediyorum, hayrını yapıyorum anneanne” dedikten sonra rehberi ona ” şimdi tamamlandı” dedi.

İrem Hn’la çalışmaya başladığımızdan bu yana para ile ilgili de blokaj yaşadığından bahsetmişti ama kendisinin ölen anneannesine borçlu olduğunu bilmiyordum. Bu bölümde bana lisede çok sevdiği o öğretmenine de borçlu iken öğretmeninin öldüğünü söyleyince bu detayları kenara not aldım. Tek bir seans içinde 40 küsür yılı keşfedip dönüştürmemiz olanaksızdı ama ilerde o bölüme geldiğimizde mutlaka bakılması gereken bir ayrıntıydı. Bu yıllardan geriye kalan tüm negatif izleri şifalandırdıktan sonra seansımızı noktaladık.

 

Geri-bildirimler:

oİrem Hn ile seanstan 1 gün sonra haberleştiğimizde şöyle yazdı:  “ Bu seans bana ilaç gibi geldi. Geçmişle yüzleşmek benim için bir kabus olmaktan çıktı artık. Yeni kararlar alıp uygulamaya koymaya karar verdim. Bazı şeyleri farkettim. Fütursuz cesaretimin kaynağına inmeye başladığımı anlıyorum artık. Huzur…..en yoğun hissettiğim duygu bu oldu dünden beri. Para konusunda çok radikal kararlar aldım. Onunla oyun olmayacağını anlamış bulunuyorum. Bu konudaki yanlış artık hayatımda geri dönülmez sorunlara yol açabilir. Onunla daha ciddi ilişkiler kurup daha dikkatli olmaya karar verdim. Kendi iyiliğim için bu kararları uygulayacağım ancak zorunluluktan çok kendim bunu gerçekten istiyorum. Az eşya ,az yiyecek,az kıyafet bundan sonraki hayat felsefem olacak. Ruhumu yoran herşeyden uzak duracağım. Aralanan kapıdan başını daha neler uzatacak bilmiyorum ama bunu beklemek de keyifli olacak sanırım. Farklı bir gelişme olursa haberleşiriz.  Görüşmek üzere, hoşçakalın. SevgilerEmoji ”

 

rSeanstan 2 gün sonra haberleştiğimizde herhangi bir uyku veya enerji sorunu olmadığını söyledi.

Seanstan 7 gün sonra telefonla konuştuğumuzda sesi çok mutlu geliyordu. Bu seanslardan sonra kendisinde yoğun enerji artışı olduğundan ve artık herşeyi yapacak vakit ve güç bulduğundan bahsetti. Ayrıca seanslara devam etmek istediğini belirtti.

İrem Hn’ın 2. seanstan sonra rahatlaması ve öfke gibi negatif duyguların iyice azalması sebebiyle, yaşadığı para problemini de hesaba katarak kendisi ile ayda bir seans yapalım şeklinde anlaştık.

 

NOTLAR:

1- İrem Hn’ın bu hayatında platonik aşk duyduğu lise öğretmeni, ilk seansımızda kendisinin 1,5 yaşında öldüğü ve Yemen’de geçen bir geçmiş hayatındaki babası olarak karşımıza çıkmıştı. Bu tarz bağlantılara regresyon seanslarında sıklıkla rastlanabiliyor. Özellikle de böyle eksik ve yarım kalan yaşanmışlıklar olduğunda kişi o ruhla başka hayattan kalan eksikliği bu hayatta tamamlamaya çalışabiliyor. Kişinin ruhu bunu biliyor ama insan deneyimi içerisinde kişi bu kişiye karşı hissettiği çekimin ve sevginin sebebini anlayamayıp başka bir şeyle karıştırabiliyor, aşk sanabiliyor. Halbuki evren o kişileri bir aşk yaşasınlar diye değil, eksik kalan birşeyi tamamlasınlar diye bir araya getiriyor. Birçoğumuzun sandığının aksine; ruh eşlerimiz her hayatta aynı kişi olmuyor. Bunu bir ruh ailesi gibi düşünebilirsiniz. Bir hayatta eşiniz olan kişi başka bir hayatta anne-baba veya kardeşiniz olabiliyor. Olaya fiziksel ve insani bakış açısıyla değil de ruhsal olarak bakmaya çalışırsanız daha kolay anlaşılır. Mesela ömür boyu çatışma halinde kaldığınız ve hiç iyi anlaşamadığınız bir kardeş başka yaşamdaki eş olabilir veya oğlunuz olabilir. Bu yüzden içinizde mutlaka yaşayanınız vardır: bazen bir insanı gördüğünüzde işte bu benim evleneceğim insan dersiniz çünkü ruhunuz bilir. Veya sadece 2 haftadır tanışıyorsunuzdur ama sanki bu insanı yıllardır tanıyormuşum gibi dersiniz, beni çok iyi anlıyor, konuşmadan anlaşıyoruz dersiniz. Bunların sebebi muhtemelen ruhlarınızın bu hayatın dışında başka hayatlardan tanışıyor olmasıdır. Bu illa ki o kişiyle aşk yaşayacaksınız ya da evleneceksiniz anlamına gelmez. Yukarıdaki örnekte gördüğünüz gibi sadece eksik kalan bir sevginin tamamlanması için bir araya gelmiş olabilirsiniz.

2- Bu vakada gördüğünüz gibi bebeğin doğum şekli, doğum zamanı, ana karnındayken olanlar, doğduğundaki ortam..vb detaylar bir bebeğin hayatını etkileyen konular olduğu gibi aynı zamanda bebeğin daha doğum anında hayata bakışıyla ilgili  bize fikir veriyor. Bir bebek geç doğmuşsa, zor bir doğum olmuşsa, boğazına kordon dolanmışsa bunlar mutlaka bakılması gereken konulardır. Örneğin; boğazına kordon dolanan bir çocuk ilerde hayatı boyunca kapalı yerde kalma fobisi bile geliştirebilir. Bunu zihnen bilmeniz ise sorunu çözmez, mutlaka bilinçaltına ve bedene yönelik bir çalışma yapılması gerekir.

3- Eklenti konusunun ne kadar önemli olduğunu görmüşsünüzdür. Burada daha ana karnındayken algılanan bir eklenti var. Bu eklentinin ne tarz bir eklenti olduğunu biz seans içerisinde anladık ve temizledik. Temizlediğimiz andan itibaren danışanın annesine bakış açısında bile değişim oldu. Bu eklentinin ne tarz bir eklenti olduğuna ve nasıl anladığımıza ise burada yer vermeyeceğim. Bunlar terapistlerin bilmesi gereken teknik konulardır.

4- Dikkat ettiyseniz kilo diye başladık ama konu nereden nerelere geldi. Hiçbir vaka tek konuyu barındırmıyor. Her vaka kendi içerisinde bir sürü extra bilgi arındırıyor. Mesela burada danışanın hep yakındığı para konularına dair de bir giriş gerçekleştirmiş olduk ki bu yine tesadüfen oldu. Ben danışanın anneannesine borçluyken öldüğünü ve bu yüzden vicdan azabı çektiğini vaka içinde bu bilgiyi alana kadar bilmiyordum. Bu detay bile bir insanın alma-verme dengesinde sorun yaratabilir. O yüzden konulara hiçbir zaman tek yönlü bakmamak lazım. Aile ilişkisine bakayım derken para konusu şifalanabilir ya da bazen para konusunu şifalandırayım dersiniz altından aile çıkabilir. Bu yüzden ciddi bir blokajınız varsa, kendinizi bir seans ile sınırlandırmamakta fayda var. Çok fazla iç içe geçmiş sorununuz olduğunda tek seansla tüm hayatınızda mucizevi bir dönüşüm olmayabilir ama ufak çağlı da olsa birşeyler değişmeye başlar.

Düşünün ki İrem Hn’ı o ilk seanstan sonraki haliyle bıraksaydım veya kendisi ilk seanstan sonra yoğun öfke yaşadığı için benimle çalışmaktan vazgeçseydi nolurdu? Bu tıpkı ameliyat masasında hastayı bırakmak gibidir. İrem Hn, etrafına terör estiren ve çok öfkeli biri olarak kalırdı. Hatta ” Regresyona gittim, beni daha beter yaptı” diye ortalıklarda dolaşabilirdi. Nasıl konuştuğu da önemli değil, ama tüm hayatının geri kalanını daha öfkeli ve mutsuz geçirdiğini düşünün. O yüzden bu işlerin işi bilen, eğitimli, etik değerlere bağlı, ne yaptığını bilen kişilerce yapılması çok önemli. Ayrıca ben bu seansları telefon ile yapsaydım, İrem Hn’ın yüz ifadesini göremezdim, katarsislerini yönetemezdim,  beden terapi yapamazdım. Dolayısı ile bedeninde olan bitenden de haberim olmazdı. O yüzden ciddi bir sorununuz varsa herzaman yüz yüze terapi yöntemlerini tercih etmenizi tavsiye ederim.

5- İrem Hn’ın kurduğu tek bir cümleden ve bana verdiği başka örneklerden kendisinde bir ebeveynleştirme ( parentification ) sorunu olabileceği dair de gerekli notumu aldım ve ilerdeki seanslarda bakılmak üzere dosyama kaldırdım.  Her seans içerisinde birçok ipucu barındırıyor.

6- İrem Hn’ın enerjisinde artış olması, kendisinin enerji alanında bulunan birtakım eklentilerin gitmesinden kaynaklanıyordu. Kişi kendi enerji alanını temiz tutarsa ve bu alanı olumsuz etkileyen durumlardan arınırsa, kişinin enerjisinde artış olması her eklenti seansından sonra da rastladığımız bir durumdur. İrem Hn’ın bu enerjiyle neler yapmaya başlayacağı ise bir sonraki seansımızın konusu olsun.))

 

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

PROJEKSİYON ( 15.12.2014 Tarihli “KÜRTAJ” başlıklı vakanın devamı )

Standard

p5

Kürtaj başlıklı vakayı okuyanlar belki hatırlarlar Işıl Hn’ı. 30’lu yaşlarda, genç , çalışan ve bekar bir kadındı. İlk seansa geldiğinde çalışma konumuz hayatının her alanında hissettiği yetersizlik duygusuydu. O sırada herhangi bir ilişkisi yoktu, geçmişte bir nişanlanma ve ayrılık dönemi yaşamıştı. Kariyerinde ise bulunduğu departman ve yaptığı iş onu tatmin etmiyordu. Geçmek istediği departman ve şartlar ise oldukça umutsuz görünüyordu.

Işıl Hn ile 2014 yılının aralık ayının başlarında çalışmıştık. Aradan 2-2,5 ay gibi bir süre geçtikten sonra benim önerimle ikinci bir seans daha yapmaya karar verdik. Bu arada, 2. seansımıza başlamadan evvel Işıl Hn’a o süreçte hayatında olan gelişmeleri sordum ve aşağıdaki geri-bildirimlerini not ettim.

woman watching tv in the morning1-Normalde evde tek başıma kalmaktan hiç hoşlanmazdım. Eğer yalnız kalmak zorunda kalırsam ya TV veya ışığı açık bırakırdım ya da gün ışığını görene kadar uyuyamazdım. Şu anda böyle bir şey yok. İlk seanstan sonra geçti.

2-Dışlanmışlık hissi %100 olmasa da neredeyse %90-95 oranında geçti. ”

3-Size geldiğimde işle ilgili bir memnuniyetsizliğim vardı. Şu anda farklı bir departmana geçme konusunda yol açıldı, olumlu gelişmeler var ama halen biraz belirsizliğini koruyor. Netleşmesini bekliyorum.

p2

4-Yeni başlayan bir ilişkim var. 1,5-2 seneden sonra ilk defa bir ilişkiye başladım. Henüz 20 gün oldu, iyi gidiyor. O yüzden şu anda bende kendimi güzel hisssetme, değerli hissetme konusu daha ağır basıyor. Bu seansta ona çalışalım.”

Geri-bildirimler içerisinde hem kariyerle ilgili olumlu gelişmeler olması hem de yeni başlayan bir ilişkisinin olması hoşuma gitti. Yeni başlayan ilişkisi ile ilgili probleminin ne olduğunu sorduğumda ” Aslında karşı taraftan gelen bir sorun yok. O bana çok iyi davranıyor ama ben sanki güvenemiyor gibiyim. O kadar ilgili ve iyi davranmasına güvenemiyor ve altında birşey arıyor gibiyim. Kendimi çok güzel bulmuyorum, bazen şişman buluyorum. ” dedi.

Bunun üzerine geçmiş ilişkileri üzerine bazı sorular sordum. Geçmişte 2,5 yıl ilişki üzerine bir ayrılık ve tekrar bir araya gelip 1,5 yıllık ilişki yaşadıktan sonra da nişandan döndüğü bir ilişkisi olmuştu. Onun dışında referans alabileceğimiz kayda değer başka bir ilişkisi olmadığını belirtti. Bu ilişkisinin ayrılık kısmı ile ilgili de birkaç soru sorduktan sonra seansımıza geçtik.

p4Öncelikle mevcut ilişkideki duruma baktık. Işıl Hn burada daha önce hiç farketmediği birşeyi keşfetti. Aslında mevcut ilişkide karşı tarafa güven vermeyen, davranışlarıyla mesafe yaratan kendisiydi. Bu şekilde davranmaya devam ederse, bu kişiyi kaybedeceğini gördü. Burada asıl güven uyandırmayan tarafın kendisi olduğunun şaşkınlığı üzerine, bu durumun kaynağına baktık. Kaynak çok fazla uzakta değildi aslında. Henüz bu yaşamda 2 sene önce bitmiş görünen 5 yıllık ilişki , Işıl Hn tarafından aniden bitirildiği ve sayfa sevgiyle kapanmadığı için şu andaki ilişkisinde karşı tarafa güven uyandırmamanın kaynağı olarak görünüyordu.

p6Kısacası; eski nişanlısı ile olan ilişkisi tamamlanmamış olarak görünüyordu ve bu da yeni ilişkisinin yürümesine engel yaratıyordu. Yaptığımız çalışmada eski nişanlısı ile karşılaşarak onunla bir helalleşme sağlandı. Uzlaşma sağlandığı anda karşı tarafla sevgiyle vedalaştı. Çalışmaya başladığımızda eski nişanlısına karşı yoğun öfke hissettiğini söylemişti ama seans bittiğinde kendini hafiflemiş hissettiğini söyledi.

Seansımızdan bir gün sonra haberleştiğimizde akşam kendini biraz yorgun hissettiğini, gece ara ara uyandığını söyledi.

p7Seansımızdan iki gün sonra haberleştiğimizde çok rahat uyuduğunu ve o anda kendini çok iyi hissettiğini söyledi.

Seansımızdan 35 gün sonra haberleştiğimizde ” İlişkim devam ediyor. Şu anda sevgilime olan güvenimde bayağı ilerledim. Çok rahatım. Ama eski nişanlıma ara ara aklıma geldiğinde kızabiliyorum, sonra çabucak geçiyor düşüncelerim. Ek olarak artık geçmişi daha az düşünmeye başladım. İlişkim de bu arada henüz erken olmasına rağmen ciddileşmeye başladı, annelerle tanışma durumundayız.” dedi.

p8İlk seansımızdan sonra annesi ile ilişkisinde de yakınlaşma beklediğim için bununla bağlantılı herhangi birşey olup olmadığını sorduğumda ” Annemle daha çok dertleşmeye başladık. Bana olan güveni ve inancı daha da artıyor, hissediyorum.” dedi.

p9

İş konusunda yeni birşey olup olmadığını sorduğumda ise ” Bu ay sonunda pozisyon değişikliğim duyurulacak. Şimdilik sadece X departmanına geçişim yapılıyor. Maalesef halen outsource ( dış kaynaklı firmaya bağlı ) olarak devam ediyorum. Umarım o da zamanla değişecek.”  dedi.

Ben de kendisine ilk seansımızı yapmadan önceki dönemi hatırlamasını, o dönemde  X departmanına geçmesinin bile bir hayal olduğunu ve düşük olasılığı olan bir durumda güzel bir şans yakaladığı için şükran duyup şükretmenin ona daha olumlu olayları çekebileceğini söyledim ve bu yeni departmanda motivasyonunu yüksek tutmaya çalışmasını tavsiye ettim. Yeni bir gelişme olursa da email atmasını rica ettim.

NOTLAR:

1-IŞIL Hn ilk seanstan sonra hayatının farklı alanlarında birçok olumlu gelişme ile karşılaşınca, özellikle de kariyerinde olumlu gelişmeler olunca seanslara bir süre ara vermek istemişti. Bu eğilime çoğu danışanda rastlıyorum. Ama bu sefer de şöyle bir yanılsama ile karşılaşıyorum. Henüz çözümlenmemiş başka bir hayat alanı, sizin o anki mutsuzluğunuzda etkili olabiliyor. Mesela bu örnekten yola çıkarsak; ilk seansta yetersizlik duygusu diye baktık ama sebep kürtajla alınan bir kardeşin danışanda eklenti olarak bulunması çıktı. Bu eklenti hayatı boyunca danışan ile anne arasında mesafeli bir ilişki gelişmesine de yol açmıştı. Anne ile mesafeli ilişki ise kişilerin hayatları boyunca tüm ikili ilişkilerini etkileyen çok önemli bir konudur. Dolayısı ile anne ile ilişkide şifalanma, ikili ilişkilerinde şifalanma getirdi ve 5 yıllık ilişkiden sonra hayatına 2 senedir kimse girmeyen Işıl Hn bir anda güzel bir ilişkiye başladı. Annesi ile yakınlaşma başladı. Söylediğine göre annesi dahil çevresindeki herkes Işıl Hn’daki bu değişimi hissedip ona ne olduğunu sormaya başladı…….vs vs. Herşey bir zincir gibi iç içe olduğu için hiç ummadığımız alanlarda şifalanma sağlandı. Dolayısı ile Işıl Hn her ne kadar kariyerinde olumlu bir gelişme olunca seansa ara vermek istediyse de bir seans daha çalışmasını ve farklı bir konu seçmesini tavsiye ettim. Bu ikinci seansta,  ilişki odaklı baktığımızda ilişkideki güven sorunu ortadan kalktı ve ilişki derinleşmeye-ciddileşmeye başladı. Eğer bu konuya bakmasaydık belki de Işıl Hn güven vermediğini sandığı ama aslında kendisinin güven vermediği bu kişiyi uzun vadede kendinden uzaklaştırabilecekti. O yüzden iyi ki tavsiyemi dinlemiş ve  ikinci seansa gelmiş diyorum. Bana güvendiği ve tavsiyemi dinlediği için de kendisine buradan teşekkür ediyorum.

2-PROJEKSİYON ( YANSITMA ): Psikolojinin bir numaralı kuralıdır. Kişinin kendinde kabul edemediği duygularını veya bazı yetersizliklerini dış dünyadaki kişilere yansıtmasıdır. Bir çeşit savunma mekanizmasıdır ve kişinin kendini suçlu hissetmemek için bulduğu mükemmel bir kendini kandırma metodudur. Buradaki danışanım Işıl Hn ne demişti hatırlarsınız: “ Yeni bir ilişkiye başladım ama karşı taraf bana güven vermiyor. Onun davranışlarının altında birşey arıyor gibiyim.” Meselenin aslına baktığımızda ise asıl güven vermeyen kişi kendisi çıktı. Konuyu şifalandırmaya çalıştıktan kısa süre sonra ilişkisinde yakınlaşmanın artması ve beraberliği ciddi bir boyuta taşıma kararı ise, baktığımız ve dönüştürmeye çalıştığımız konunun ilişkisine gerçekten fayda sağladığını gösteriyor.

3-KISSADAN HİSSE: Hiç ummadığınız bir konu, sizin bugün yaşadığınız bir ilişki sorununun veya kariyer sorununun veyahut da para sorununuzun kaynağı olabilir. Geniş düşünün, ön yargılı olmayın ve bilinçaltı konusunu hafife almayın. Einstein’ın da dediği gibi:

Man muss die Welt nicht verstehen, man muss sich in ihr nur zurechtfinden. ”

İnsan dünyayı anlayamaz, onu ancak kendi içinde bulabilir.

Sevgilerimle…

EGONUN DİRENCİ-1

Standard

Bu haftaki vakamız toplam iki seanstan oluştuğu ve iki farklı regresyon terapi yöntemi içerdiği için iki bölüme ayırdım.

İsmine Derya Hn diyeceğim danışanım 25-30 yaş aralığında,  daha önce başından bir evlilik geçmiş, Doğu Anadolu’da yaşayan ve çalışan bir bayan. Seans için kendisiyle aylar önce ben İstanbul’da iken emailleşmiştik. Yıllık iznine denk getirecek şekilde ayarlamaya çalışarak seans almak için benim bulunduğum şehre geleceğini söylemişti. İlk niyet ettiği tarihte merdivenlerden düştüğü için belini incitti ve kuyruksokumunda hafif bir eğrilik oluştu. Bu yüzden seansımızı ileri bir tarihe ertelemek durumunda kaldık.

2İyileştikten sonra beni tekrar aradığında spiritüel konuları çok sevdiğini ve regresyon terapisini mutlaka denemek istediğini söyledi. Spiritüel konularla ilgili geçmiş deneyimlerini konuşurken söylediği iki örnek dikkatimi çekmişti. İlk olarak;  3-4 yıl önce Ankara’da oldukça popüler bir merkezde uzman kişiler tarafından iki gün boyunca üzerinde birtakım çalışmalar yapıldığını ( tekniklerin adını özellikle yazmıyorum ) ama bunlardan pek fayda göremediğini söyledi. İkinci olarak ise,  2 yıl önce reiki tarzı enerjilerle çalışmak için şifa teknikleri kursuna yazıldığını ama tam ödeme yapacağı günün gecesinde evine hırsız girmesi sebebiyle kursu bıraktığını söyledi. Evine giren hırsız hem kurs parasını hem de bilgisayarını çalmıştı. Ödeme yapmadan kursa gitmeye çekindiği için daha yolun başında iken kursu bırakmıştı.

 

12Derya Hn bu örnekleri verince aklıma gelen ilk şey, benden de ilk randevu almaya kalktığında birkaç ay boyunca yazışmamız ve tam geleceği hafta merdivenlerden düşmesi oldu. Bu kadar çok aksiliğin her defasında onu bulması bana, sanki bir tesadüf değilmiş gibi gelmişti. O yüzden seans öncesi öngörüşmemiz sırasında konu bir şekilde bu aksiliklere geldiğinde ağzından şu cümleler döküldü: “ Hergün yürüdüğüm bir yoldu, üstelik ayağımda da düz ayakkabı vardı. Nasıl kaydığımı ve düştüğümü hiç anlamadım.” Bu noktada kendisine egomuzun bazen değişime yoğun direnç gösterebileceğinden bahsettim. Seans yapmadan, bu durumun neyden kaynaklandığını asla bilemeyeceğimizi , bazen güçlü bir eklentinin bile kişinin seansa gelmesini engelleyebilecek kadar etkili olabileceğini de ekledim.

 

22Öngörüşme sırasında ilk çalışma konusu olarak ilişkiler konusunu seçmişti.  2 yıl süren evliliğini “Sanki evden uzaklaşmak ve evlenmiş olmak için evlenmiştim. Bir anda oldu herşey, nasıl oldu anlamadım. Daha evlendiğim gün bile ben bu evliliğe, bu eve ait değilim dedim kendi kendime. Boşanınca babam başıma kalkar diye düşündüğüm için 2 sene bekledim ve o sırada normal bir evlilikte yaşanması gereken yakınlık da pek yaşanmadı” şeklinde anlatmıştı.

 

 

6Biten evliliğinden bir süre sonra hayatına girmeye çalışan erkekler olduğunu ama hepsinde de nedense hep aynı şekilde sonuçlandığını söyledi. Hepsi Derya Hn’ın peşinden uzun bir süre koşuyorlar, uğraşıyorlar, hatta evlenme teklifi ediyorlardı ama tam Derya Hn düşünüp ilişkiye ” evet ” demeye karar verdiğinde, tekrarlayan bir döngü olarak aniden arazi oluyorlardı. Hatta telefona bile çıkmıyorlardı. Bu duruma anlam veremiyordu ve sebebini merak ediyordu.

Öngörüşmemiz sırasında birçok soru sorduğum için verdiği örneklerden ilişkilerinde bağımlılık teması olduğunu farkedip kenara gerekli notumu almıştım. Seansa başladığımızda ise kendisiyle şimdiki hayat regresyonu yapmayı seçtik, çünkü Derya Hn inancı gereği geçmiş yaşamlara inanmıyordu. Ayrıca küçüklüğüne dair verdiği örnekler aşırı katı kuralların olduğu bir ortamda büyüdüğünü ve bundan çok etkilendiğini gösteriyordu. O yüzden ana karnı sürecini de dahil ederek 0-6 yaş aralığını çalışmayı uygun bulduk.

 

Derya Hn, bana seansa gelmeden birkaç ay evvel ilaç kullanmak istediği için psikiyatriste gittiğini de söylemişti. Psikiyatrist ise kendisinde ilaç kullanmasını gerektiren herhangi bir durum olmadığını söyleyerek onu psikoloğa yönlendirmişti. 2-3 seanslık psikoterapiden sonra psikologa gitmeyi bıraktığını ve regresyon terapisini denemeye karar verdiğini belirtti.

 

Çalışmamıza başladığımızda Derya Hn transa geçmekte zorlanacağını düşünüyordu ve zihnini geri planda bırakmakta gerçekten zorlanıyordu. Aslında ilk sahnede kolaylıkla transa geçmişti ve bedenindeki duyarlılıkları çok rahat algılamıştı ama kafasında transa geçmeyi zor birşey gibi algıladığı için sürekli zihniyle transa geçip geçmediğini sorguluyordu.

 

23

Keşfettiğimiz sahnelerin birinde Derya Hn 3-4 yaşındaydı. D. Anadolu’da şu anda yaşadığı  şehirde, doğduğu evin bahçesinde oynuyordu. Kendisini tarif ederken ” erkek çocuğu gibi ” ifadesini kullanmıştı. Babasından korktuğunu ve sert tutumundan dolayı ondan nefret ettiğini düşündüğü bir an vardı. O anda gözlerinde yoğun duyarlılık ve batma hissi yaşadı.

 

 

24Başka bir sahnede 2 yaşındaydı. Yaramazlık yaptığı için halasının kendisini korkutmak amaçlı balkondan aşağı sarkıttığı bir sahneye geçiş yaptı. Bu sahnede yine yoğun korku, öfke ve güvensizlik vardı. Ayrıca kendini çok değersiz hissedip bilinçaltında “uslu çocuk olmalıyım ” şeklinde bir kayıt yapmıştı.

 

Anne karnında olduğu bir anda ise kendisini 7 aylık olarak algıladı. Bu sahnede anne rahminin enerjisini çok kasvetli bir ortam olarak belirtti ve çok huzursuzum dedi. Bu huzursuzluğun annesinden ona geçen bir duygu olduğunu anladıktan sonra ise annesinin neden huzursuz olduğunu anlatmaya başladı. Anlattığına göre annesi babası ile evlendikten sonra kocasının ailesiyle yaşamaya başlamıştı. Orada yaşadığı süreçte dışardan gelen gelin olarak kendini dışlanmış ve yalnız hissediyordu. Derya Hn’ın geçiş yaptığı bu sahnede ise evde büyük bir kalabalık vardı ve annesi hamile olarak bir köşede yalnız başına oturuyordu.

 

Konumuz ilişkiler olduğu için seans içerisinde vaktimiz yettiği kadarıyla ergenlik ve lise dönemindeki birkaç önemli anıya da bakmak istedim:

 

1412-13 yaşlarında , hala D. Anadolu’daki doğduğu şehirde yaşıyorlardı ama 3-4 yaşından sonra artık dedesinin evinde değil, bu kez kendi evlerine geçmişlerdi. Annesinin onu masada erkekler konusunda uyardığı ve “…erkeklere dikkat edeceksin, adımıza kötü birşey getirmeyeceksin…” dediği bir sahneye geçiş yaptı. Henüz ortaokuldaydı ve platonik olarak çok sevdiği bir çocuk vardı. Çocuğun da onu sevdiğine emindi ama annesinin uyarıları ve kültürel baskı sebebiyle okul hayatı boyunca erkeklerden çok uzak durduğunu, çok sevdiği bu çocuğa bir kez bile merhaba diyemediğini söyledi.

13 yaşındayken annesi ve babası Akdeniz Bölgesi’ndeki büyük bir şehre taşınmaya karar veriyordu. Yaşadığı şehirden ayrılırken sevdiği çocuğa veda bile edemiyordu ve taşındıkları şehre gittiklerinde üzüntüden hastalanıyordu. Taşındıkları büyük şehre uzun süre ısınamıyordu ve kendini çok mutsuz hisediyordu. Bu sahnede annesine karşı  hissettiği yoğun öfkesine, aşkını yaşayamamaktan kaynaklanan pişmanlık duygusu da eşlik ediyordu.

 

15Diğer bir sahnede, 19 yaşında İç Anadolu’daki bir üniversitede okuduğu bir ana geçiş yaptı. 13 yaşındayken ayrıldıkları şehirde kalan geçmişteki platonik aşkı ile bir şekilde bir araya gelip çıkmaya başlıyorlardı. Birbirlerinden uzakta oldukları için çok az görüşme şansına sahip olarak 1,5 yıl süren bu ilişki Derya Hn’ın mantığının bu ilişkiyi onaylamaması sebebiyle bitiyordu. Görüşmedikleri o 6 yıl boyunca aralarında ciddi bir uçurum oluşmuştu. Sevdiği genç adam, okumayıp çalışmayı ve tüm ailesine bakmayı seçmişti. Başka bir şehre sürekli gidip gelerek onu sık sık ziyaret edebilmesi söz konusu değildi. Derya Hn ise aralarındaki eğitim farkını oldukça önemsiyordu. Aylarca üzülüp ağlamasına rağmen ayrılık kararı aldığını ve asla geriye dönmediğini söyledi. Bu sahnede sevgilisini bir anda bırakıp gittiği için ve ilişkiye devam edemediği için kendini suçlu hissediyordu.

Tüm bu sahneleri keşfettikten sonra hepsini dönüştürmeye koyulduk.  Doğumunun gerçekleştiği esnada kız çocuk olarak doğduğu için babaannesinin kültürü gereği durumdan çok hoşnut olmadığını algıladı ve ona ” Bu evrenin planıydı. Beni bu şekilde kabul etmek zorundasın. Unutma ki senin annen de bir kadın…” dedi.

Diğer sahneleri de tek tek dönüştürerek içsel çocuk bölümüne geçtik. Ardından rehberiyle buluştuğu ana geldik. Rehber kelimesini ilk defa duyuyordu. Ona kısaca açıkladığımda rehberini algılayabildiğini ve onun karşısında gülümseyerek oturduğunu söyledi. Rehberinden herhangi özel bir mesaj algılamadı.

Şifa bölümünden sonra kendisi ile seansı değerlendirmeye başladık:

a) Gözlerinde yoğun baskı hissettiği anı hatırladı ve “ gözlerimde bozukluk var gerçekten de, hatta bu hafta hazır izindeyken göz doktoruna gidecektim. ” dedi. ” Seansta hissettiğim şey gerçek gibiydi ” diyerek de şaşkınlığını ifade etti. Seans esnasında çalışma konumuzla bağlantılı olan ve vücudumuzda kayıtlı olan tüm travma izlerinin açığa çıkabildiği için bu tarz bedensel duyarlılıkların normal olduğunu, bu sebeple Dr. Roger WOOLGER tarafından geliştirilen ” BEDEN TERAPİ” yöntemini uyguladığımızı söyledim.

b) Seans boyunca sürekli su içme ihtiyacı duyduğumu ve ilk defa bir seans sırasında 1 şişe suyu bitirmeme rağmen sanki hiç su içmemişim gibi ağzımda yoğun kuruluk hissettiğimi söyledim. Böyle bir şey bana ilk defa olduğu için dikkatimi çekmişti. O yüzden kendisine gündelik yaşam içinde çok su içip içmediğini sordum. “ Kendimi bildim bileli çok su içerim. Bir kerede en az 3-4 bardak su içerim. Her gece uyandığımda yaklaşık 1 litre su içerim çünkü ağzımda kuruluk oluyor, ne kadar içersem içeyim suyun tadını alamıyorum. ” dedi. Bunun üzerine şeker hastalığı olup olmadığını sordum. Hiç test yaptırmadığını söyledi. Kendisinden doktora gittiğinde bu durumu araştırmasını ve en azından önlem olarak şeker testi yaptırmasını rica ettim.

c) Bana öngörüşmede verdiği özel hayatına ilişkin bir detaya ek olarak seans içerisindeki ilk sahnede kendini erkek çocuğu gibi tarif etmesi, babaannenin erkek torun istemesi, küçüklükte çok bastırılmış bir ortamda büyümesi gibi sebepler yüzünden dişil enerjiye bakılmalı şeklinde not almıştım. Değerlendirme kısmında her ay regl dönemlerini çok ağrılı yaşadığını da söyledi. İlerde bu konulara bakmak üzere ikimiz de gerekli notlarımızı aldık.

d) Seans sırasında babaanne ile karşılaştığı sahnede , kendisini ifade etmişti fakat onu affetmek istememişti. Bu tarz durumlarda danışanı asla karşısındaki kişiyi affetmeye zorlamadığımız için  o bölümü o şekilde kapatmıştık.

***

Derya Hn ile seanstan bir gün sonra konuştuğumuzda ” Seanstan sonra başımda ağırlık gibi hafif bir baş ağrısı oldu, uyuyunca geçti. Akşam hafif bir mide bulantısı da oldu. Diğer günlere nazaran dün gece daha çok kalktım ve her kalktığımda da yarım saat kadar oturdum. Önceki günler kadar çok su içmedim. Dünden beri su içmem azaldı, gece kalktığımda 1 bardak su içebildim. Ben bunun mide bulantım sebebiyle öyle olduğunu düşündüm. Bugün mide bulantım yok. Sabahtan beri çok su içmedim yine. Normalde gece kalktığımda 1 lt su içerdim, hep ağızda kuruluk olurdu. Şu anda ağzımda kuruluk yok.” dedi.

Seansımızın üzerinden 2 gün geçmişti. O gece yatağa yattığımda herzamanki gibi eklentiler için günlük temizlik ve korumamı yaptım ( bu yöntemi seans sonunda danışanlara da öğretiyorum ). Tam gözlerimi kapamış uyumak üzereyken bir anda gözümün önüne yaşlı, kısa boylu, tombul, beyaz tenli, başı kapalı ve çok kızgın ve çatık kaşlı bir teyzenin yüz ifadesi geldi. Tanımadığım birine ait bu yüz ifadesinin Derya Hn’la ilgisi olabileceği fikri de bu bir anlık görüntüye eşlik etti ama üzerinde fazla düşünmeden uyudum.

Ertesi gün öğle saatlerinde Derya Hn beni aradı. Gece biraz tedirgin uyuduğunu, birkaç kez uyandığını , bunların seansla bir ilgisinin olup olmadığını sordu. Ben de”  seanstan sonraki ilk 1-2 gün nadiren de olsa gece uyanmaları olabiliyor. Size öğrettiğim temizlik ve korunma yöntemini uygulayın. Endişe edilecek bir durum yok. Bu arada bana babaannenizin bir resmi varsa gönderebilir misiniz? ” dedim. Fotoğrafı gördüğümde gece uyumadan hemen önce gözümün önüne gelen kızgın teyzenin Derya Hn’ın babaannesi olduğunu anladım. Belli ki Derya Hn’ın babaannesi torunu tarafından affedilmek ve kabul edilmek istiyordu. Açıkçası böyle bir seans benim de başıma ilk defa geliyordu. Normal şartlarda seans öncesi ve sonrası hem mekanı hem de kendimi temizleyip enerjisel koruma altına alırım ve danışanla ilgili bu tarz bağlantılara asla girmem. Ama buradaki babaanne belli ki durumdan aşırı rahatsız olmuştu ve bana bir karelik de olsa görüntüsünü yansıtarak bu konuya tekrar bakmamızı rica istemişti.

Telefon görüşmemizden sonraki günlerde Derya hn daha rahattı.

Seanstan 1 hafta sonra konuştuğumuzda “İlk 3 günü yoğun yaşadım. Onun dışında mide bulantılarım çok azaldı ve geçti. Su içmem ise eskiye oranla azaldı. ” dedi. 7. günden itibaren tamamen normale dönmüştü.

Yıllık izni bitmek üzere olduğu için ve benim yaşadığım şehre çok uzak bir yerden geldiği için 2. seansı da o şehrine dönmeden yapmaya karar verdik. Birçok ilki bir arada barındıran ve benim için de enteresan bir deneyim olan bu seansların ikincisi ise yazının 2. bölümünün konusu.:)

 

(DEVAM EDECEK…)

NOT: Her yazımın altında çoğunlukla eklediğim özel “NOTLAR ” bölümü ikinci yazının altında topluca belirtilecektir.

Sevgilerimle…

SÜPER BABA

Standard

dad.jpg

Bu haftaki vakamızın ismi ” SÜPER BABA” yani vakamız  bir süper baba modeli ile ilgili ama isim sizi yanıltmasın..) Aslında bu vakadaki  danışanım annesi ile yaşadığı sorunları sebebiyle bana gelmişti.

 

Nurten Hn 45 yaşlarında, uluslararası bir firmada çalışan, bekar bir kadındı. Daha önce tek başına yaşadığını ama yalnızlıktan sıkılmaya başlayınca annesinin yaşadığı eve dönerek birkaç yıldır annesiyle birlikte yaşadıklarını belirtmişti.

 

7

Ön görüşmemizi tamamlayıp, annesi ile yaşadığı sorunların en  önemlilerini keşfetmeye koyulduk. Dolayısı ile tipik bir şimdiki hayat  regresyonu seansı şeklinde gerçekleştirdiğimiz bir seans oldu.

 

 

6

Keşfettiğimiz ve dönüştürdüğümüz sorunların hepsi anne-babasının evliliklerindeki sorunlarla,  boşanma süreçleriyle ve aralarındaki problemler tam olarak giderilmeden anne-babanın tekrar bir araya gelerek evlenmeleri ile alakalıydı.

 

 

 

Worried Mother with Daughter IllustrationNeredeyse tüm örneklerde bir ebeveynleştirme* ( parentification ) vakası söz konusuydu. Yaşadıkları bu sorunlu süreçte sürekli annesine ebeveynlik yapmaya kalkıyordu ve bu da onu çok yıpratyordu.

Baktığımız örneklerin çoğunda aslında kızgınlık duyduğu kişinin annesi değil babası olduğunu keşfetti. Seansın sonlarına doğru yaptığı bu keşif ve babası ile ilgili bunca yıldır sakladığı bir sırrın yükünü bırakmak onda ciddi bir rahatlama yarattı.

 

 

1Küçüklüğünden itibaren babası ile ilgili kafasında öyle bir imaj yaratmıştı ki babası ne yaparsa yapsın hatasızdı ve mükemmeldi. Babasını halim-selim, utangaç, kadınların gözünün içine bile bakamayan biri gibi anlatmıştı. Ama baktığımız tüm örnekler babasının çapkınlıkları ile ilgiliydi . Üstelik bu şekilde bir kardeşi de olmuştu.

Seans sonunda artık olayları olduğu gibi görmeye ve kişileri oldukları gibi kabul etmeye odaklandı. Babası ile ilgili bugüne kadar taşımış olduğu ve utanç duyduğu bir sırdan özgürleşti. Herşeyden önemlisi ise süper baba imajını bırakarak annesine yaklaşabilmesi ve annesine ebeveynlik yapmak yerine onun çocuğu olduğunu kabul etmeye başlaması olmuştu.

 

İlerde 0-6 yaş dönemine bakmak ve içsel çocuk çalışmak üzere vedalaştık.

 

Seanstan bir gün sonra konuştuğumuzda, akşam rahat uyuduğunu ve kendini iyi hissettiğini söyledi.

Bir hafta sonra haberleştiğimizde , son 7 gününün çok neşeli, keyifli geçtiğini , annesi ile 7 gün içinde hiç tartışma yaşamadıklarını söyledi. Ayrıca tekrar rüya görmeye başladığından bahsetti. ( Not: Herkes rüya görür. Sadece bazı insanlar rüyalarını hatırlamazlar. Danışan burada artık rüyalarını hatırlamaya başladığını kastediyor. )

Seanstan 16 gün sonra haberleştiğimizde, annesi ile arasının gayet iyi olduğunu söyledi.

 

9Bir ay sonra haberleştiğimizde ” .. Eskiden kahve fincanındaki bir olasılık olarak bile kalp şeklini yıllardır görmüyordum,  yeni bir aşk belirtisi olan hiçbirşey şey yoktu. Şu anda çevremde hergün bu tarz şeyler görmeye başladım ve artık kendimi yeni bir ilişkiye açtığımı hissediyorum ” dedi.

 

11

 

Seanstan yaklaşık 2 ay sonra haberleştiğimizde ise yıllar önce yaşadığı bir rahatsızlıktan sonra kendisinin kadın-erkek ilişkilerinden ve cinsel konulardan biraz soğuduğunu ve bu konuyla ilgili  çalışmak istediğini belirtti. Kendisi ile tekrar çalışmak üzere sözleştik.

 

NOTLAR:

1-EBEVEYNLEŞTİRME ( PARENTIFICATION ): Çocuğun ebeveynine ebeveynlik yapmasına denir. Buradaki vakada yetişkin gibi davranmayan bir anneye annelik yapmaya kalkan bir kız çocuğu olarak karşımıza geldi.

2- Bir kişinin ailede ebeveyn rolü oynarken aynı zamanda kendisine sağlıklı bir ilişki çekmesi çok mümkün değildir. Buradaki örnekte danışanın yıllar önce yaşadığı bir sağlık sorunu sebebi ile kadın-erkek ilişkilerinden ve cinsel konulardan soğuduğunu söylemesi , fakat seansımızdan yaklaşık 2 ay sonra artık bu konuyu çözmek istemesi de danışanın şifalanmaya başladığının güzel bir göstergesi.

 

 

Sevgilerimle

Eylül Erdoğan

KÜRTAJ

Standard

Bu haftaki vaka örneğimizde yine bir eklenti ve şimdiki hayat regresyonu var.

headacheIşıl Hn 30’lu yaşlarının başında genç ve çalışan bir kadındı. İş hayatında başarılı biri olmasına rağmen kendini hayatı boyunca hep yetersiz hissettiğinden şikayet ediyordu ve bu yetersizlik duygusunun kaynağına bakıp dönüştürmek amacıyla seansa gelmişti. Başarılı bir iş hayatı vardı ama bulunduğu mevki kendisini tatmin etmiyordu. Çocukluğundan bu yana her zaman insanları alttan aldığını, ” HAYIR”  demek istediği durumlarda bile insanları kırmamak adına hayır diyemediğini söylüyordu. Kendini güzel bulmadığını ve hiçbir şeye layık görmediğini, iş hayatında müdürleri tarafından  takdir edilen bir çalışan olmasına rağmen içinden sürekli ” ben ne yaptım ki ” diye geçirdiğini eklemişti.

Öngörüşmede kısa olarak ailesi ve çocukluğu hakkında konuştuk. Çok şanslı bir çocuk olduğunu söylüyordu ama hayatı boyunca neden böyle yetersiz hissettiğini bir türlü anlamıyordu.
abortionSeansa geçtiğimizde yetersizlik duygularının kaynağına baktık. Bu sırada vücudunda hissettiği semptomlar bana bir kürtaj vakasını çağrıştırdığı için seansın akışını eklentiyi tespit edecek şekilde değiştirdim. Notlarımda annesinin kendisinden önce bir kürtajı olduğu bilgisi vardı ve belirttiği duyarlılıklar onunla bağlantılı gibi görünüyordu ama yine de danışanın durumu kendisinin anlamasını istediğim için duyarlılıkların ne ile alakalı olduğunu anladığı ana kadar bekledim.
yetersizlikEnerji alanında bir adet eklenti olduğunu kendisi de teyit edince eklenti ile ilgili çalışma yaptık. Gerçekten de kendisinden önce annesinin kürtajla aldırdığı kardeşi anne rahmine düştüğü ilk andan itibaren danışanın enerji alanında eklenti olarak kalmıştı. Tüm bu süreçte çocukluğundan itibaren zaman zaman kendisini eksik, yetersiz görmesine, hiçbir şeye layık olmadığını düşünmesine ve zaman zaman da farklı ortamlarda dışlanmış hissetmesine sebep olmuştu.
Ana karnı döneminde kendisine annesi kanalıyla geçen bu eklentiyi temizledikten sonra 7 yaşına kadar yaşadığı birkaç dışlanma hatırasını da dönüştürdük. Ana karnı dönemini dönüştürmeye başladığımız andan itibaren artık kendisini yetersiz ve eksik hissetmiyordu ve olaylara bakış açısı anında değişmişti. Orada anladı ki aslında hissettiği o duygu ve düşünceler kendisine ait değil, kürtajla alınan kardeşine ait duygu-düşüncelerdi.
Bu şekilde anlayış geliştirdikten sonra anne-babası ve kardeşi ile bir araya geldiği bölümde anne-babasından özür dileme isteği duydu. Eklenti sebebiyle taşıdığı duygu-düşüncelerin etkisiyle zaman zaman ebeveynleriyle arada yanlış anlamalar ve tartışmalar yaşanmıştı. kürtajŞimdi anlıyordu ki hepsi aslında sadece kabul edilmek ve onurlandırılmak isteyen kürtajla alınan kardeşinin ona yansıttığı duygu-düşüncelerin etkisiyle gerçekleşmiş yanlış anlamalardan ibaretti.
Bu sahnede ayrıca kendisinden küçük olan ve hayatta olan diğer kardeşine de sevgiyle sarıldı ve ona iyi bir abla olacağına dair söz verdi.
İçsel çocuk bölümünde kendi çocukluğundan bazı hallerini gördü..Hepsi artık gülümsüyordu.
Toplu temizlik ve şifa bölümünde oldukça rahatlamış ve mutluydu. Temizlik yapılırken altın rengine benzer bir ışık gördüğünü, dizlerinde tatlı bir ısınma olduğunu belirtti.
Rehberi ile karşılaştığı sahnede rehberi ona: ” Herşey güzel olacak. Kendine güven. Sen teksin ve özelsin. ” dedi.
Seanstan bir gün sonra konuştuğumuzda seans bittikten sonra eve gittiğinde bayağı uykulu olduğunu ve birkaç saat uyuyup uyandığını, ertesi sabah çok hafif başağrısı yaşamasına rağmen genel olarak kendini sakin ve iyi hissettiğini söyledi.

sleep-1.Seanstan 7 gün sonra haberleştiğimizde ” .. Geçtiğimiz hafta gayet iyi geçti. Sadece 3 gün önce üst üste birkaç olay gelince biraz moralim bozulur gibi oldu ama hemen topladım kendimi. Genel olarak iç huzurum daha iyi, o da dışarıya yansıyor olmalı ki birkaç kişi çok iyi göründüğümü söyledi 🙂   …  ” dedi.

Gece uyanmaların eskisi gibi devam ediyor mu, ne durumda diye sorduğumda ise , eskiden her gece birkaç kere uyandığını ve korku hissettiğini, seanstan sonraki dönemde sadece 2 kere uyandığını ama bu sefer korkmadığını, çok kahve içen biri olarak kahveyi azaltmaya karar verdiğini ve belki de bu sebeple uyanmışımdır diyerek tekrar yattığını söyledi.

NOTLAR:

1-Bu yazı, kürtaj konusu ile ilgili bir eklenti durumunu ve insanı nasıl etkileyebileceğine dair örnek bir vakayı içeriyor. Amacımız kürtajla ilgili olumlu veya olumsuz herhangi bir değerlendirme veya yorum yapmak değildir.

2-Kürtaj, aile dizimi seanslarında da özellikle dikkat edilen ve incelenen bir konudur. Kişilerin günlük yaşamlarında annelerinin düşük-kürtaj hikayelerini bilip bilmemelerinin veya hem çocuğun hem de annenin zihnen bu gerçeği kabul edip etmelerinin konuyla ilgisi yoktur. Kişilerin bilinçaltında yani ruhsal boyutta bu durumu nasıl algıladıkları asıl etkiyi yaratan şey oluyor. Dolayısı ile sağlıkla ilgili zorunlu sebeplerden dolayı çocuğu aldırmak zorunda kalmanız, sizin bilinçaltınızda bundan dolayı suçluluk hissetmeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Veya illaki her kürtaj vakasında herkes aynı oranda etkilenir ve herkes mutlaka suçluluk hisseder diye bir genelleme de yapılamıyor.

Buradaki örnekte, kürtajla alınan bebek kendisinin istenmediğini, dışlandığını ve kendisine yaşam hakkı tanınmadığını hissetmiş ve ışığa geçemeyerek bu etkiyi anne aracılığıyla bir sonraki kardeşine taşımış. Anne rahmi kanalıyla bu enerjiyi bir sonraki bebeğine aktarmış. Bir sonraki kardeş ise, kendisine sağlanan yaşam hakkı kendisinden önce gelen kardeşe tanınmadığı için suçluluk duygusu ile bu eklentiyi bugüne kadar kendi enerji alanında yıllarca taşımış.

Daha önce de dediğim gibi kürtajların kişileri etkileme şekli ve oranı kişiden kişiye değişiklik gösteriyor fakat şu ana kadar gözlemlediğim vakalara bakarak diyebilirim ki ailede önce doğan ve erken ölen bebeklerin, düşüklerin, kürtajların bir sonraki doğan kardeşi etkileme oranının yüksek olduğu şeklinde.

3- Örnek vakamızda danışan bedeninde sanki birşey onu mıknatıs gibi yukarıya çekiyormuş gibi hissetmişti. Bu semptomları seansa gelmeden 2 gün önce gördüğü rüyasında ve 2 ay önce bir gece aniden uyandığında da hissetmişti. Sanki metal ve soğuk birşey sırtından aşağı iniyordu ve aynı anda korku da hissediyordu. Sizin de tahmin edeceğiniz gibi tüm bu korku ve hisler, kürtajla alınan bebeğin alınma şekli ve alınırken bebeğin yaşadığı duygularla bağlantılıydı.

Danışan bu semptomları seanstan önce bizzat yaşadığı için bir açıdan şanslıydı çünkü seansta yaşadığı semptomlarla bire-bir örtüştüğü için ,  eklentiyi daha kolay algılamasını ve aradaki bağlantıları çok daha kolay kurmasını sağladı.

GEÇMİŞİN İZLERİ ( 2. Bölüm )

Standard

Birinci bölümde Burçin Hn ile nasıl tanıştığımızdan ve ilk seansımızda yaşadığı deneyimden bahsetmiştim. Kendisi ile 4,5 ay haberleşmedik, taaa ki 2. seansa kadar diye de bitirmiştim…

callingEvet, Burçin Hn beni aradan 4,5 ay geçtikten sonra tekrar aradı ve farklı bir konuda çalışmak istediğini bildirdi. Bu 4,5 aylık süreçte hayatında herhangi bir değişiklik olup olmadığını merak etmiştim. İlk seansından çok kısa bir süre sonra hayatında çok hızlı değişimler olduğunu, bazı gerçekleri artık görmezlikten gelmek yerine görmeyi seçerek 19 yıllık evliliğini anlaşmalı olarak bitirdiğini, şu anda evinde çok daha huzurlu ve dingin olduğunu söyledi. Çocukların okulundan dolayı kendisinde kaldıklarını ama babayla istedikleri zaman görüşebildikleri ve onunla da kalabildiklerini, evde gerilim olmadan yaşamanın kendisine iyi geldiğini, herşeyin çok hızlı ve tereyağından kıl geçer gibi gerçekleştiğini ekledi.

Bu sefer,  ilerde kendini yeni bir ilişkiye açmadan önce kendi üzerinde çalışmak ve özellikle bu yaşamında çocukken oluşmuş olan aile kalıplarına bakmak istiyordu. Anlattığı detaylardan ve verdiği örneklerden dolayı, ailesinde atalardan gelen ve tekrarlayan bir mezhep çatışması farketmiş ve notumu almıştım. Onun haricinde 0-6 yaş dönemine ait pek anı hatırlamıyor olması dikkatimi çekmişti. Genelde travmatik olayların olduğu dönemleri hatırlamama eğilimimiz olduğu için bu bölümde önemli birşeylerin olabileceğini de not alarak çalışmamıza başladık.

pregnantÇalışma, ana karnı içeren ve danışanın ilk altı yaşını çalıştığımız bir şimdiki hayat regresyonu oldu. Henüz anne karnındayken yaşadığı ciddi bir gerilim vardı. Annesinin huzursuzluğunu çok yoğun hissediyordu ve o sahnede duvarda yer alan bir fotoğrafı bile net tarif edebiliyordu.

Ana karnı döneminde bir eklenti algıladı.

Doğmadan hemen önceki dönemde ise kordonun boğazını sıktığını, boğazında rahatsızlık hissettiğini söylemişti.

Doğduğu anda orada bulunan bazı kişilerden olumsuz enerji aldığını hatta ana karnında algıladığı eklentinin de hala orada olduğunu söyledi.

Bebeklik döneminde keşfettiğimiz bir olayda annesine çok kızıyordu. Bu olayın çok benzerinin bu hayatında bizzat kendi evliliğinde de tekrarlandığını farkedince katarsis yaşadı.

 

Anne-baba arasındaki  sorunları içeren ve akrabaların da durumun kaynağı olduğu birkaç olay keşfettik. En son ise ana karnı döneminden  itibaren hepsini dönüştürmeye başladık.

Çalışmayla ilgili en büyük sürpriz finalde geldi. Babaannesinin annesini erkek çocuk doğurmadığı için çok sevmediğini ve içten içe onu aşağıladığını algıladı. Böyle bir beklenti ile doğan bebek olarak ruhu bu olaydan etkilenmiş ve o yüzden bu yaşamda erkeklerin yapabileceği herşeyi yapmakla yükümlü hissetmişti kendini. Bu bölümde de katarsis yaşadı. ” Kadınım ama başarılıyım “ cümlesi çıktı ağzından. Bu bölümü ilerde eril-dişil dengesine çalışmak üzere not aldım ve böylece kendisi ile ilk ilişki koçluğuna benzeyen çalışmamız da başlamış oldu.:)

young
Rehberiyle karşılaştığı sahnede rehberi ona: ” Kendini sev. Sen değerlisin. Mutlu ol ” şeklinde tavsiyelerde bulundu.
Çalışma bittiğinde Burçin Hn yerinden çok hafiflemiş ve mutlu bir şekilde kalktı ve 4o’lı yaşlarda olmasına rağmen kendini 25 yaşında gibi hissettiğini söyledi.

Çalışmayla ilgili diğer SÜRPRİZ, seansta hatırladığı anılarını annesiyle kontrol ettiğinde hepsinin, hatta duvardaki fotoya kadar bire-bir aynı ve doğru çıkmasıydı. Verdiği başka iki örnek ise şöyleydi: ” .. Anneme bana 4 aylık hamileyken ne oldu diye sordum. Babamla birlikte Şubat tatilinde okulu kapattıkları için soruşturma geçirdiklerini çok stres yaşadıklarını söyledi. Doğduktan sonra 3 aylıkken ne olduğunu sorduğumda da babamla büyük bir tartışma yaşadıklarını ve hatta stresten midesinin çok ağrıması üzerine babamın, ineğin ağız sütünü kendisine içirdiğini söyledi.”

Seanstan bir gün sonra verdiği geri-bildirimlerden birinde de” İlginç bir şey oldu” diye cümlesine başlamıştı.

Normalde kızı babasıyla yani Burçin Hn’ın eski eşi ile telefonda konuşurken, içten içe kızgınlık hissettiğini ama seanstan bir gün sonra yine konuştuklarını duyduğunda bu sefer hiç öyle hissetmediğini fark etmişti. Eski eşini, ” sanki eski bir arkadaş gibi, ne çok önemli ne hiç önemsiz-nötr yani” diye tanımlamıştı.

Evliliğine dair ve eski eşini içeren hiçbir çalışma yapmamıştık ama bu konuda da bonus faydalar görmesi güzel bir gelişmeydi.

cleaning.jpgSeanstan bir gün sonra kendiliğinden, email hesabında  7 yıldır bekleyen 3500 kadar emaili temizlemeye karar vermişti. 1 gün içinde email sayısını 90’a kadar indirmişti.

Başka bir mesajında ise şöyle diyordu: “… Seansın sonunda kendimi hissettiğim yaşı söylemiştim ya, bunun neden 25 olduğunu anladım. Çünkü ben 25 yaşında evlendim ve sanırım o andan sonrası ben ben olamadım…. …..Bir de fark ediyorum ki ben artık son 4 -5 aydır elimdekine razı olup susup oturmak yerine mutlu olmanın yollarını arıyorum. Zaten sana her iki gelişim de tam en zor günlerime rastlıyor. Zamanı gelince hayat seni tekrar karşıma çıkardı ve bu ikinci regresyonu yaptık. İyi ki de bu yaşamımı yaptık. Parçalar biraz daha birleşti……”

Evet, Burçin Hn ile 4,5 ay ara vererek yaptığımız 2 seansın özetini 2 ayrı yazı ile paylaşmaya çalıştım. Tabi ki seansla ilgili detaylara gizlilik kurallarını ihlal etmemek adına girmedim ama ana hatlarıyla konu başlıklarıyla durumu anlaşılır kılmaya çalıştım.

Burçin Hn’ın gerçekleri görmeyi ve onlarla yüzleşmeyi seçecek gücü kendinde görmesi çok güzel bir başlangıçtı. Bundan sonra hayatında ne istediğini bilerek ve bunun için gerekli adımları atarak ilerleyeceği konusunda şüphem yok. HİÇBİRŞEY İÇİN GEÇ DEĞİLDİR ve kişiler bahane bulmayı bıraktıkları zaman DÖNÜŞÜM mutlaka gerçekleşir.

Bu vakayı paylaşmamda yardımcı olduğu ve yazıyla ilgili verdiği geri-bildirimler için kendisine ayrıca teşekkür ediyorum.

Sevgilerimle..

Eylül Erdoğan

REDDETTİĞİNİ TAŞIMAK…

Standard

İlk paylaşacağım vaka, bir şimdiki hayat regresyonu:

 

momBana arkadaşının tavsiyesiyle gelen danışanım Gizem hn, 30 lu yaşlarında evli, çalışan ve çocuklu bir bayandı. İlk etapta doldurduğu formda çalışmaya geliş sebebi olarak ” tahammülsüzlük, asabiyet, aşırı detaycılık ve kuralcılık ” olarak yazmıştı. Yaptığımız kısa ön görüşmede, bu davranış kalıplarının özellikle 4 yaşındaki kızı ile olan ilişkisi sırasında ön plana çıktığını ve kendisini çok rahatsız ettiğini söyledi. Anlattığına göre danışanın annesi de çok katı kuralları olan, oldukça titiz bir anneydi. Anne-baba ilişkilerinde tartışmalar eksik olmuyordu..ve danışanım bir sahnede kendisini anne-baba tartışmasını ağlayarak dinleyen bir çocuk olarak anlatıyordu. Annesinin annelik rol modeli onun modern bakış açısıyla örtüşmüyor, bazen kızına karşı kendisini, annesinin küçükken kendisine yaklaştığı tarzda yaklaşırken bulduğunda bu duruma çok kızıyor fakat değiştirmekte de oldukça zorlanıyordu. Regresyon terapisini daha önce deneyimlemiş bir arkadaşının tavsiyesiyle gelmişti ve kendisine yardımcı olup olamayacağımı merak ediyordu.

Bu öngörüşmeden sonra hemen seansa geçtik. Seansın nasıl ilerleyeceğini anlatmış olmama rağmen kendisinde biraz da olsa endişe olduğunu ve bunun transa geçişini engellediğini fark ettim. Bu yüzden seansa ara verip kısa bir sohbet yaptık..henüz bu sohbetimiz sırasında bile tamamen annesinden devraldığı bir düşünce kalıbını keşfettik ve not aldık. Birkaç dakikalık sohbetten sonra tekrar seansa koyulduk.

İlk geçiş yaptığımız sahne, danışanın anne karnında olduğu sahneydi. Henüz ben kendisine komut bile vermeden ilk olarak o sahneye geçiş yapmıştı. Anne karnında ve doğum anında  “duygusuz, bebek gibi değil de bir yetişkin gibi hissediyorum ” demişti. Annesinin hamileliği sırasında endişe, stres gibi bazı duygularını kendi hisleri gibi sahiplenmişti. Özellikle bir sahnede annesini karnı burnunda olmasına rağmen öfkeyle evi temizlerken görmüştü. O sahnede anne babaya kızgındı ve söylenerek de olsa evi temizliyordu.

 

Diğer keşfettiğimiz sahnelerin birinde annesinin kendisine zorla tuvalete alıştırmaya çalıştığı önemli bir sahne vardı.Yeni bir eve taşınılmıştı ve tuvalet alaturkaydı. Henüz 4 yaşında olduğu için ilk defa karşılaştığı bu tuvalet modelinden korkmuştu, tuvaletin deliğine düşeceğini sanarak ağlıyordu. Annesi ise danışanın başında dikilmiş, onu tuvalete doğru şekilde oturması ve buna alışması gerektiğini konusunda hem zorluyor hem de azarlıyordu. Bu sahnede küçük çocuk kendi zihninde ” Annem bana bağırıyor, demek ki beni yeterince sevmiyor. Annem beni anlamıyor bir türlü “ gibi kayıtlar yapmıştı.

Başka bir sahnede evde oyun oynadığı bir sırada yine annesinin ev dağılacak, salon kirlenecek tarzı yaklaşımından dolayı bir anda sonlanan bir oyun ve küçük çocukta yarattığı hayal kırıklığı vardı. Onun çocuk beyninde bu sefer ” annem niye bu kadar ciddi? annem beni anlamıyor.” şeklinde bir kayıt oluşmuştu.

 

mom2Yine, keşfettiğimiz farklı bir sahnede ise annesinin yemeğini zamanında yemediği için soğuması sebebiyle kendisine kızdığı bir an vardı. Anneannesi kendisine daha ılımlı davrandığı için iştahının açıldığını fark etmişti, ama annesi onu zorladığında veya bağırdığında iştahı kapanıyordu. Burada da kafasından geçen düşünce “keşke annem de anneannem gibi olsa ” idi.

Bütün sahneleri keşfettikten sonra ana rahmine ilk düştüğü andan itibaren hepsini dönüştürdük. Bu sefer doğduğu anda kendisini duygusuz bir yetişkin gibi değil de, gerçekten küçük bir bebek gibi hissetti.

Bu dönüştürme bölümü esnasında aslında kendisinin de annesine sevgisini gösteremediğini farketti ve katarsis yaşadı. O andan itibaren annesine anlayış geliştirmeye başladı.

İçsel çocuk çalışmasına  geçtiğimizde ilerde hangi yaş dönemlerine bakılması gerektiğine dair not aldık ve bir kere daha çalışmak üzere sözleştik.

Rehberi ile biraraya geldiği bölümde rehberi ona ” Sen aslında mutlu bir çocukluk geçirdin, bundan sonra da mutlu olmayı hakkediyorsun. Mutluluğun kaynağını dışarda arama, içine bak. Sevgiye dön, sevgi en büyük güçtür, sevgi herşeyi çözer. ” dedi.

Seans bitiminde, çocukluk anılarını anlatırken başının sağ tarafında biraz ağrı olduğunu ama seans bittiğinde öyle bir ağrının kalmadığını, iyi hissettiğini söyledi.

Bir gün sonra konuştuğumuzda, seanstan sonra gayet iyi hissettiğini sadece ilk gün hafif bir uyku hali ve yorgunluk olduğunu söyledi.

8 gün sonra konuştuğumuzda gayet iyi olduğunu, işte biraz yoğunluk yaşadığını ama evde kızına karşı çok daha toleranslı ve esnek davranmaya başladığını fark ettiğini söyledi.

4.jpg

 

İşte böyle sevgili günlük…Bazen hem nedenini hem de sonucunu biliriz  ama bazı davranış kalıplarımızı dönüştürmekte zorlanabiliriz. ANA KARNINDAN İTİBAREN İLKOKULA BAŞLAYANA KADAR GEÇEN SÜREDE BİLİNÇALTIMIZDA KAYIT ETTİĞİMİZ ŞEYLER O KADAR GÜÇLÜ OLABİLİRLER Kİ BAZEN KAYNAĞINA GİDİP BAKMAK EN KESTİRME DÖNÜŞTÜRME METODU OLABİLİR.

KISSADAN HİSSE: SAYIN ANNELER VE BABALAR, MİNİK YAVRULARINIZI ÇOK SEVDİĞİNİZ İÇİN VE ONLARIN İYİLİKLERİNİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ İÇİN ONLARA YEMEK KONUSUNDA BASKI UYGULUYORSANIZ, LÜTFEN YOL YAKINKEN GERİ DÖNÜNÜZ!  BUGÜNE KADAR EVDE YEMEK VARKEN AÇ KALAN BİR ÇOCUK ASLA DUYMADIM AMA SEVİLMEDİĞİNİ HİSSETTİĞİ İÇİN İŞTAHI KAPANAN ÇOK ÇOCUK DUYDUM. TEKRAR EDİYORUM: SEVİLMEDİĞİ İÇİN DEĞİL, SEVİLMEDİĞİNİ HİSSETTİĞİ İÇİN …