GÜVERCİN

Standard

e

İsminden de anlaşılacağı gibi enteresan ve eşine daha önce hiç rastlamadığım bir vakayı paylaşıyorum sizinle.

1İsmine Nihan diyeceğim 35 yaş civarı, evli ve 2 çocuğu olan danışanımla henüz bir araya gelmeden aylar önce kendisinden  “merak” başlıklı kısa bir email almıştım. Kendisiyle yazışmamız esnasındaki sorularından ve aldığım cevaplardan ciddi bir güvenlik sorunu olduğunu anlayınca kendisine farklı bir uygulama yaparak eşiyle beraber gelebileceği şekilde kısa bir öngörüşme randevusu verdim. Bu randevu aşamasına gelebilmemiz ise birazcık benim şehirdışı gezilerimin de etkisiyle yaklaşık 3 ay sürdü.

3 ay sonunda bir araya geldiğimizde Nihan Hn görüşmeye eşiyle değil yalnız gelmişti. Bu ilk görüşmemizde kendisine regresyondan kısaca bahsettim. Sorularını aldım ve  o gün seans yapmayacağımızı söyleyerek vedalaştım. Dediğim gibi, bu daha önce hiçbir danışanıma uygulamadığım birşeydi ama Nihan Hn’ın kendini rahat ve güvende hissetmesi için o anda öyle olması gerektiğini uygun gördüm. Nihan hn o güne kadar organ mafyası vb tarzda çok fazla hikaye okumuştu ve tanımadığı bir kişi ile bir ortamda yalnız kalmak fikri kendisini korkutuyordu. Benim içinse danışanın kendini rahat ve güvende hissetmesi herşeyden önemliydi. Aksi takdirde endişe, heyecan, korku gibi duygular seansımızı sabote edebilirdi. Bu yüzden asıl seansımıza ancak ikinci randevumuzda gerçekleştirdik.

20İkinci buluşmamızda kendisini kapıda karşılayıp içeri aldıktan sonra çalışmak istediği konuyla bağlantılı olarak sorularımı sormaya başladım. Çalışmak istediği sorunu, kendisine bütün hayatı boyunca eşlik etmiş olan dışlanmışlık hissiydi. Ortamlarda istenmediğini ve özellikle de bayanlar tarafından dışlandığını, bir şekilde ortamlardan çıkarıldığını söylüyordu. Evli ve iki çocuk sahibiydi. Evliliğinde mutluydu fakat evlilik öncesinde şu anki eşiyle henüz flört aşamasındayken, eşinin yakın arkadaşının kendisini istemediğini ve bu yüzden eşinin ailesine kendisi hakkında sürekli olumsuz şeyler anlatarak aralarını açmaya çalıştığını belirtmişti. O olayları hatırladıkça hala üzülüyordu. Şu anda 10 yaşındaki oğlunda da benzer şekilde dışlanmışlık ve yalnızlık duyguları olduğunu, ne yaparsa yapsın bunu değiştiremediğini ve oğlu için de üzüldüğünü ekledi.

17

Nihan Hn, babasını henüz 2-2,5 yaşındayken kaybetmişti. Annesinin kendisine ve o sırada yeni doğmuş olan erkek kardeşine bakabilmek için çok çalıştığını, küçüklüğünde sürekli yalnız kaldığını, bu yüzden halen annesiyle mesafeli bir ilişkilerinin olduğunu belirtti.

aBu soruları sorup not aldığım sırada Nihan Hn’ın gözlerinin faltaşı gibi açık olarak beni pür dikkat dinlediğini farkettim. Başlarda çok önemsememiştim ama gözlerinin faltaşı gibi açık olması ve bunun hala devam ediyor olması sebebiyle sorma ihtiyacı duydum:

– Bu arada bana neden o şekilde baktığınızı merak ettim. Birşey mi oldu?

– Siz duymuyor musunuz sesi?

-Hangi sesi?

-Siz konuşmaya başladığınız anda sanki boğazınızdan güvercinlerin gırtlaklarından çıkardıkları sese benzer bir ses geliyor. Siz susunca o da aynı anda susuyor.

-Ben hiçbir ses duymuyorum. Emin misiniz?

-Evet, eminim. Sürekli dikkat ettim, siz konuşunca geliyor bu ses. Ayrıca, ne ilginçtir ki buraya gelirken kapının önünde de bir güvercin gördüm .

Bu son cümleden sonra durumu anlayarak hafifçe gülümsedim ve şöyle söyledim:

-Ben neredeyse 4 aydır seansları bu binada yapıyorum ve bugüne kadar hiçbir zaman kapımın önünde bir güvercin görmedim. Burada başka bir durum sözkonusu sanırım ama bu durum regresyon terapisi seansımızla ilgili değil. İsterseniz bunu sizinle seans bittikten sonra konuşalım. Olur mu?

-Olur.

Diğer sorularımı da tamamladıktan sonra seansımıza geçtik. Konu olarak dışlanmışlık hissini seçtik ve onun kaynağına bakarak dönüştürmeyi hedefledik.

Nihan Hn bir mühendisti ve eşiyle birlikte çalışıyordu. 5 sene kadar önce ikinci doğumundan sonra hafif bir depresyon yaşayınca 6-7 seans kadar psikologa gittiğini ama bugüne kadar regresyon terapisini hiç duymadığını söyledi. Spiritüel konularla da herhangi bir ilgisi olmadığını ama geçmişte bir sefer çok ilginç bir örnek yaşadığını belirtti: İlk çocuğu olan oğlu henüz bebekken ve birgün ayağında onu sallerken 2,5 yaşında kaybettiği babasının omzuna dokunduğunu hissettiğini, o anda kendisinin de  ” bak bu benim oğlum ” diyerek sanki babasını torunuyla tanıştırdığını ve öylece beraberce oğluna baktıklarını söyledi. Nihan Hn’ın çok analitik bir beyni olduğu için olaydan bir gün sonra, bu durumun gerçekten olup olmadığını düşünürken uzun zamandır görüşmediği bir üniversite arkadaşının heyecanla kendisini aradığını ve çok ilginç bulduğu rüyasını anlatmaya başladığını ekledi. Arkadaşı rüyasında Nihan Hn’ı ve babasını yan yana bir şekilde oğluna bakarken gördüğünü söylemişti. Bu olay Nihan Hn’ın tüylerini diken diken etmişti ve hissettiği şeyin gerçek olduğundan emin olmasını sağlamıştı.

gBu detayı da notlarıma ekledikten sonra seansımıza geçtik. Nihan Hn ilk sahnede şimdiki hayatındaki bir ana gitti. 14-15 yaşlarında havuzda olduğu, suyun içine dalıp suyun altından yukarıya, gökyüzüne baktığı bir andı. Daha sonra yukarıda bir girdap olduğunu belirtti. Bu noktada farklı birşeyden şüphelenip birkaç komut ile onu asıl kaynağa yönlendirdim. Bu şekilde asıl keşfetmemiz gereken geçmiş yaşam sahnesine geçiş yaptık. Bu geçmiş yaşam sahnesinde de Nihan Hn su içindeydi ama bu sefer havuz değil, ayağına taş bağlanarak kuyuya atılmış küçük bir kız çocuğu olarak öldüğü sahneydi. Aynı şekilde suyun içinden yukarıya doğru bakıyordu.

hBu geçmiş hayatı tamamen keşfettiğimizde, kendisini Arap ülkelerinin birinde, hizmetkarların da olduğu zengin bir evde doğum sırasında annesi ölen bir kız bebek olarak gördü. Annesi öldükten sonra babasının başka bir karısı babasına haber vermeden onu gizlice bir kervana saklayarak o bölgeden uzaklaşmasına sebep oluyordu. Doğduğu bölgeden uzaklaşıldıktan sonra yolda ağlayınca kervandaki kadınlar tarafından bulunduğunu ve ağzına kavun suyu verilerek yatıştırılmaya çalışıldığını anlatmaya başladı. Kervandaki kadınlar her ne kadar kendisini koruyup kollamaya çalışsa da eski Mekke dönemlerinde kadının pek kıymetinin olmadığı bir zaman olduğunu, o yüzden kervanın başındaki adamın kendisini öldürmek istediğini algıladı. Adamın ilk denemesinde kadınlar bir şekilde kendisine engel oluyordu. Ama 4-5 aylık olduğu zaman, kervanın başındaki kötü kalpli diye tarif ettiği bu adam, bir gece tüm kervandakiler uyurken kendisini beşikten alıp ayağına taş bağlayarak kuyuya atıyordu. Tabiki bütün sahnelere eşlik eden ana duygular da korku, yalnızlık ve istenmeme hissiydi. (Bu bölümü keşfederken Nihan Hn’ın sağ ayak bölgesinde duyarlılık oldu. Burası bebeğin ayağına taş bağlanan bölgeydi ve belirttiğine göre bu hayatında da sağ ayağında ara sıra problem yaşıyordu)

4-5 Ay süren kısa bir yaşam gibi görünse de ilk bölümleri keşfetmemiz biraz uzun sürdü. Ruhsal boyuta geçtiğinde ise Nihan Hn’ı  o geçmiş yaşamdaki annesi karşıladı. Bu sahnede yoğun bir katarsis yaşadı.

jİlerleyen bölümde, kendisine neden böyle bir kontratı seçmiş olabilirsin diye sorduğumda ise Nihan Hn cevap olarak bir görüntü aldı. 30-35 yaşlarında madde bağımlısı bir erkek olduğu farklı bir yaşamda bir kavga esnasında çok yakını olan birini boğazladığını, boğazladığı kişinin çok güçsüz olduğunu ve gücünü ayarlayamadığı için istemeden de olsa onu öldürdüğünü söyledi. Öldürdüğü kişinin o yaşamdaki annesi olduğunu anlayınca ise yine yoğun bir katarsis yaşadı. Bunu, kullandığı uyuşturucu benzeri maddenin etkisi altındayken yaptığı için çok pişman ve üzgündü. O hayatta ruhu ızdırap içerisinde olduğundan kendisini bir arabanın altına atıyor ama ölmüyordu. Yoğun suçluluk duyguları altında geçen o yaşamdan sonra bir sonraki yaşam planında da annesini henüz doğumda kaybedeceği ve çok güçsüz bir durumdayken kendisinin suda boğularak öldürüleceği bir hayat seçerek kendisini bir nevi cezalandırmak istemişti.

Bu, birbiriyle bağlantılı olan 2 geçmiş hayat etkisini dönüştürdük ve bedendeki izlerini şifalandırdık. Seansın ilk bölümlerindeki keşifte hafif zorlansak da Nihan Hn, ruhsal boyuttaki bölümleri çok daha kolay algıladı ve bağlantıları çok güzel kurdu. Şimdiki hayatına dair da rehberinden çeşitli tavsiyeler aldı.

Bağlantılar:

-“Bu hayatımda anne yerine bu sefer babamı çok küçükken kaybettim. Bunun benim için olan anlamını şu anda daha iyi anlıyorum. Eğer benim babam hayatta olsaydı muhtemelen ben bu hayatımda da bağımlı olurdum. Babamı küçük yaşta kaybettiğim için annem hep 2 kat çalışmak zorunda kaldı ve kardeşimle ben kısıtlı bir bütçe ile ancak eğitim hayatımızı sürdürebildik. Eğer okurken daha çok param olsaydı, büyük ihtimalle biliyorum ki yine bağımlı olurdum.”

-” O geçmiş hayatta da istenmeme duygusu çok yoğun. Bu hayatımda da hep bu duyguyla yaşadım. ”

-” Çabuk pes etme, vazgeçmişlik, araştırma yapmaya üşenme, kabullenilmiş çaresizlik durumları bu hayatımda da o hayatta da mevcut. ”

– ” Bu hayatımda bağımlılık konusunda çok duyarlıyım. Bunun nedenini şimdi anladım. Mesela bir diziye bile denk gelip izlesem, bir dahaki denk gelişimde kanalı hemen değiştiririm, bağımlılık yapabilecek herşeyden imtina ediyorum.  ”

Rehberinin ne söylediğini sorduğumda ” Dinlenmen gerekiyor. Artık yoruldun. ” dediğini belirtti.

Rehberin tavsiyelerini sorduğumda ise “ Pes etme, mücadele et. Yalnız değilsin, sen açmıyorsun kendini.  Kendini aç. Sen ışıksın, saf ışıksın. Bundan sonra herşey daha farklı olacak ” dediğini ekledi.

Seans bitiminde, Nihan Hn’a güvercin konusunu birkaç cümleyle açıkladım. Şamanlarda güç hayvanlarının önemli bir konu olduğunu ve güvercinin de bir güç hayvanı olduğunu, eğer merak ediyorsa bu konuyu araştırabileceği söyledim.

cSeanstan bir gün sonra ise güvercinin anlamına dair kendisine birkaç link gönderdim. Türkçe kaynaklarda güç hayvanları konusu malesef çok kısa anlatıldığı için ağırlıklı olarak İngilizce kaynak gönderdim. Güvercinin çok fazla anlamı vardı ama benim en dikkatimi çeken bölüm barış ve sevgi getirmesi;  anneliği ve dişiliği sembolize etmesi; kehaneti sembolize etmesi; iki dünya (boyut ) arasında iletişim sağlayan bir ruhsal mesajcı olması idi. ( Nihan Hn’ın yıllar önce gördüğü rüyayı hatırlarsanız çok anlamlı  )

GERİ-BİLDİRİMLER:

Nihan Hn ile seanstan bir gün sonra konuştuğumuzda, ilk gün biraz yorgunluk olduğunu ama genel olarak kendini hafiflemiş ve iyi hissettiğini söyledi.

Bir hafta sonra konuştuğumuzda aşağıdaki gelişmeleri bildirdi:

-5.gün: “Aylardır satmayı isteyip de bir türlü satamadığımız ev için aradılar. Hatta almak isteyen adam ısrarla kaparo vermek istedi ama biz almak istemedik. Buna eşimle beraber şaşırdık.”

-6.gün: “Kolumu kaldıramıyorum bugün. Sabah gayet iyi kalkmama rağmen,saat 11 gibi (asla uyuyamazdım)uyudum ve 13:00 te kalkabildim. Çok ilginç benim için. Uykuyu çok sevmem, ilginç olduğu için anlattım.”

-“ Hafta boyunca sosyalliğim çok arttı. Sürekli bir yerle davet edilmeye başlandım. Dernek ve birlik şeklinde 2 ayrı yerden teklif geldi. Bu daha önce hiç olmuyordu. O yüzden buna da şaşırdım.”

– ” Eskiden rüyalarımı hatırlamazdım. Artık hatırlıyorum. Hatta önemli konular olduğunda bazen bir gün sonra olacaklarla ilgili birşeyler gördüğüm olabiliyor. ”

7

Seanstan bir ay sonra telefonda konuştuğumuzda ise sesi çok neşeli geliyordu. Bu süreçte çok değiştiğini, çevresindeki herkesin de bunu farkedip sorduğunu, hatta oğlunun bile ” anne sana ne oldu, artık sürekli pembe ve güzel şeylerden, meleklerden bahsediyorsun..ama iyi oldu böyle olduğun ” dediğini gülerek anlatıyordu. Söylediğine göre seans öncesi dönemde bir çocuk oğluna vursa, oğluna ” git sen de ona vur ” diyecek tarzda bir yaklaşımı vardı ama seanstan sonra kişiliği bile olumlu yönde değişmiş , her şeyde güzeli görmeye başlamıştı.

p10En ilginci ise, seanstan üç hafta sonra, hep satın almak istedikleri tarzda çok güzel bir ev aldıklarını, bu evi satın almadan bir gün önce rüyasında bir adam gördüğünü ve evi satın almaya gittiklerinde rüyasında gördüğü kişinin evini almak istedikleri kişi olduğunu görünce çok şaşırdığını ama bu sayede kendileri için doğru ev olduğunu hissettiğini belirtti.

Kendine güveninde artış olduğunu, dışlanma sorununun ise neredeyse %100 olarak çözüldüğünü söyledi. Seans öncesi dönemde kalabalıklara girdiği zaman özellikle de kadınların bol olduğu bir yerse mutlaka başının ağrıdığını ama seanstan sonra artık baş ağrılarının kesildiğini farkettiğini söyledi.

Yalnızlık hissi diye birşey kalmadığını, günlerinin bir şekilde dolu hale geldiğini ve hiç beklemediği insanların bile kendisini aramaya başladığını belirtti. Hatta kendisine çok sıcak davranmayan ve zaman zaman tersleyen eşinin abisinin bile 180 derece değişerek kendisine çok iyi davranmaya başladığını ve son görüşmelerinde ailecek çok güzel vakit geçirdiklerini ekledi.

Konu dönüp dolaşıp güvercin konusuna geldiğinde, onun bir mesajcı olduğunu söyledim ve ruh dünyasının* görmesini bilenlere bazen böyle mesajlar verebildiğini ekledim. Nihan Hn bunları konuşurken sürekli gülüyordu ve ” Ben bu ruhlar dünyasını çok sevdim  ” diyordu.

İkinci bir seans almak istediği için sözleştik. Bu konularla hiç ilgisi olmayan eşinin de olanlardan çok etkilendiği için seans almak istediğini belirtti. Eşi ile de bu hafta bir seans yapacağız.

NOTLAR:

1-Nihan Hn ile keşfettiğimiz kısa hayatın sebebi olarak gördüğü diğer geçmiş hayat hikayesi, bizim regresyon terapistleri arasında “gölge hayat ” ismiyle andığımız bir konudur.  “Gölge” kavramı , bildiğiniz gibi ilk defa Carl Gustav Jung tarafından ortaya atılmıştır.

2-Ruh Dünyası ( Spirit World ): Spiritüel bakış açısına göre ruhlar bedeni terkettikten sonra yok olmazlar, başka bir boyutta devam ederler. Onlar için zaman ve mekan sınırlaması yoktur. Bu kelime Şamanların sıklıkla kullandığı genel bir tabirdir. Regresyon Terapisi ile ilgili bir terim değildir.

3-Baştan beri tüm vaka örneklerini okuduysanız ve özellikle de facebook sayfasındaki paylaşımlarıma denk geldiyseniz, regresyon terapisinin ne olduğu-ne olmadığı konusuna geniş yer verdiğimi, doğru şekilde uygulanması hususunda hassas olduğumu farketmişsinizdir.

Malesef, Türkiye’de bu konuda ciddi bir yasal boşluk ve kavram karmaşası var. Son zamanlarda konuştuğum bazı danışanlardan aldığım geri-bildirimler doğrultusunda da artık bu konuda facebookta daha fazla yazıyorum. Lakin her ne kadar , bu işi kurallarına uygun olarak yapıp vaka örnekleriyle anlatmaya çalışmak istesem de, özellikle son 1 aydır gittikçe artan bir düzeyde,  seanslarımda paranormal diyebileceğim bazı enteresan şeyler oluyor. Bu enteresan vakaları paylaşırken bu durumların her zaman karşılaşılabilecek şeyler olmadığını ve bunların regresyon terapisine dahil olmadığını tekrar tekrar hatırlatmak isterim. Mesela bu vakada, kapıda görülen bir güvercin ve benden çıktığı söylenen bir güvercin sesi var . Bu duruma benzer bir örnek daha önce hiç gerçekleşmemişti. Bu yüzden seansa gelen her kişide böyle şeyler yaşanıyormuş gibi bir algı oluşmasın lütfen. Çoğu seans, gayet standart bir regresyon terapi seansı şeklinde geçer ve emin olabilirsiniz ki sizi kapıda bekleyen bir güç hayvanı olmaz:)).

4-Seanslarda son 1 aydır artan düzeyde yaşanan bu ilginç durumlar benim bizzat isteyerek, planlayarak yaptığım şeyler değildir. Gelen danışanın kalbinin açıklığına, şifaya olan inanç ve isteğine bağlı olarak, benden öte ilahi bir gücün bazen seanslara eşlik ettiğini düşünüyorum. Yani ben burada gerçekleşen olağandışı durumlara sadece aracılık ediyorum.

Toparlamak gerekirse; vakaları okurken hepsinin kendi içinde kişiye özel olduğunu ve danışanın iradesi ile bağlantılı olduğunu bilerek okuyunuz ve şifa kısmıyla ilgili asla genelleme yapmayınız lütfen. Çünkü herkesin bilinçaltı kendine özel ve seans yapmadan oradan nasıl bir hikaye çıkabileceğini asla bilemiyoruz. En önemlisi ise , daha danışanla ilk konuşmamızda sorunun kaynağına dair bir fikrimiz olsa bile bunu danışan kendisi anlayana kadar asla dile getirmiyoruz.

 

 

Sevgilerimle…

Eylül Erdoğan

PROJEKSİYON ( 15.12.2014 Tarihli “KÜRTAJ” başlıklı vakanın devamı )

Standard

p5

Kürtaj başlıklı vakayı okuyanlar belki hatırlarlar Işıl Hn’ı. 30’lu yaşlarda, genç , çalışan ve bekar bir kadındı. İlk seansa geldiğinde çalışma konumuz hayatının her alanında hissettiği yetersizlik duygusuydu. O sırada herhangi bir ilişkisi yoktu, geçmişte bir nişanlanma ve ayrılık dönemi yaşamıştı. Kariyerinde ise bulunduğu departman ve yaptığı iş onu tatmin etmiyordu. Geçmek istediği departman ve şartlar ise oldukça umutsuz görünüyordu.

Işıl Hn ile 2014 yılının aralık ayının başlarında çalışmıştık. Aradan 2-2,5 ay gibi bir süre geçtikten sonra benim önerimle ikinci bir seans daha yapmaya karar verdik. Bu arada, 2. seansımıza başlamadan evvel Işıl Hn’a o süreçte hayatında olan gelişmeleri sordum ve aşağıdaki geri-bildirimlerini not ettim.

woman watching tv in the morning1-Normalde evde tek başıma kalmaktan hiç hoşlanmazdım. Eğer yalnız kalmak zorunda kalırsam ya TV veya ışığı açık bırakırdım ya da gün ışığını görene kadar uyuyamazdım. Şu anda böyle bir şey yok. İlk seanstan sonra geçti.

2-Dışlanmışlık hissi %100 olmasa da neredeyse %90-95 oranında geçti. ”

3-Size geldiğimde işle ilgili bir memnuniyetsizliğim vardı. Şu anda farklı bir departmana geçme konusunda yol açıldı, olumlu gelişmeler var ama halen biraz belirsizliğini koruyor. Netleşmesini bekliyorum.

p2

4-Yeni başlayan bir ilişkim var. 1,5-2 seneden sonra ilk defa bir ilişkiye başladım. Henüz 20 gün oldu, iyi gidiyor. O yüzden şu anda bende kendimi güzel hisssetme, değerli hissetme konusu daha ağır basıyor. Bu seansta ona çalışalım.”

Geri-bildirimler içerisinde hem kariyerle ilgili olumlu gelişmeler olması hem de yeni başlayan bir ilişkisinin olması hoşuma gitti. Yeni başlayan ilişkisi ile ilgili probleminin ne olduğunu sorduğumda ” Aslında karşı taraftan gelen bir sorun yok. O bana çok iyi davranıyor ama ben sanki güvenemiyor gibiyim. O kadar ilgili ve iyi davranmasına güvenemiyor ve altında birşey arıyor gibiyim. Kendimi çok güzel bulmuyorum, bazen şişman buluyorum. ” dedi.

Bunun üzerine geçmiş ilişkileri üzerine bazı sorular sordum. Geçmişte 2,5 yıl ilişki üzerine bir ayrılık ve tekrar bir araya gelip 1,5 yıllık ilişki yaşadıktan sonra da nişandan döndüğü bir ilişkisi olmuştu. Onun dışında referans alabileceğimiz kayda değer başka bir ilişkisi olmadığını belirtti. Bu ilişkisinin ayrılık kısmı ile ilgili de birkaç soru sorduktan sonra seansımıza geçtik.

p4Öncelikle mevcut ilişkideki duruma baktık. Işıl Hn burada daha önce hiç farketmediği birşeyi keşfetti. Aslında mevcut ilişkide karşı tarafa güven vermeyen, davranışlarıyla mesafe yaratan kendisiydi. Bu şekilde davranmaya devam ederse, bu kişiyi kaybedeceğini gördü. Burada asıl güven uyandırmayan tarafın kendisi olduğunun şaşkınlığı üzerine, bu durumun kaynağına baktık. Kaynak çok fazla uzakta değildi aslında. Henüz bu yaşamda 2 sene önce bitmiş görünen 5 yıllık ilişki , Işıl Hn tarafından aniden bitirildiği ve sayfa sevgiyle kapanmadığı için şu andaki ilişkisinde karşı tarafa güven uyandırmamanın kaynağı olarak görünüyordu.

p6Kısacası; eski nişanlısı ile olan ilişkisi tamamlanmamış olarak görünüyordu ve bu da yeni ilişkisinin yürümesine engel yaratıyordu. Yaptığımız çalışmada eski nişanlısı ile karşılaşarak onunla bir helalleşme sağlandı. Uzlaşma sağlandığı anda karşı tarafla sevgiyle vedalaştı. Çalışmaya başladığımızda eski nişanlısına karşı yoğun öfke hissettiğini söylemişti ama seans bittiğinde kendini hafiflemiş hissettiğini söyledi.

Seansımızdan bir gün sonra haberleştiğimizde akşam kendini biraz yorgun hissettiğini, gece ara ara uyandığını söyledi.

p7Seansımızdan iki gün sonra haberleştiğimizde çok rahat uyuduğunu ve o anda kendini çok iyi hissettiğini söyledi.

Seansımızdan 35 gün sonra haberleştiğimizde ” İlişkim devam ediyor. Şu anda sevgilime olan güvenimde bayağı ilerledim. Çok rahatım. Ama eski nişanlıma ara ara aklıma geldiğinde kızabiliyorum, sonra çabucak geçiyor düşüncelerim. Ek olarak artık geçmişi daha az düşünmeye başladım. İlişkim de bu arada henüz erken olmasına rağmen ciddileşmeye başladı, annelerle tanışma durumundayız.” dedi.

p8İlk seansımızdan sonra annesi ile ilişkisinde de yakınlaşma beklediğim için bununla bağlantılı herhangi birşey olup olmadığını sorduğumda ” Annemle daha çok dertleşmeye başladık. Bana olan güveni ve inancı daha da artıyor, hissediyorum.” dedi.

p9

İş konusunda yeni birşey olup olmadığını sorduğumda ise ” Bu ay sonunda pozisyon değişikliğim duyurulacak. Şimdilik sadece X departmanına geçişim yapılıyor. Maalesef halen outsource ( dış kaynaklı firmaya bağlı ) olarak devam ediyorum. Umarım o da zamanla değişecek.”  dedi.

Ben de kendisine ilk seansımızı yapmadan önceki dönemi hatırlamasını, o dönemde  X departmanına geçmesinin bile bir hayal olduğunu ve düşük olasılığı olan bir durumda güzel bir şans yakaladığı için şükran duyup şükretmenin ona daha olumlu olayları çekebileceğini söyledim ve bu yeni departmanda motivasyonunu yüksek tutmaya çalışmasını tavsiye ettim. Yeni bir gelişme olursa da email atmasını rica ettim.

NOTLAR:

1-IŞIL Hn ilk seanstan sonra hayatının farklı alanlarında birçok olumlu gelişme ile karşılaşınca, özellikle de kariyerinde olumlu gelişmeler olunca seanslara bir süre ara vermek istemişti. Bu eğilime çoğu danışanda rastlıyorum. Ama bu sefer de şöyle bir yanılsama ile karşılaşıyorum. Henüz çözümlenmemiş başka bir hayat alanı, sizin o anki mutsuzluğunuzda etkili olabiliyor. Mesela bu örnekten yola çıkarsak; ilk seansta yetersizlik duygusu diye baktık ama sebep kürtajla alınan bir kardeşin danışanda eklenti olarak bulunması çıktı. Bu eklenti hayatı boyunca danışan ile anne arasında mesafeli bir ilişki gelişmesine de yol açmıştı. Anne ile mesafeli ilişki ise kişilerin hayatları boyunca tüm ikili ilişkilerini etkileyen çok önemli bir konudur. Dolayısı ile anne ile ilişkide şifalanma, ikili ilişkilerinde şifalanma getirdi ve 5 yıllık ilişkiden sonra hayatına 2 senedir kimse girmeyen Işıl Hn bir anda güzel bir ilişkiye başladı. Annesi ile yakınlaşma başladı. Söylediğine göre annesi dahil çevresindeki herkes Işıl Hn’daki bu değişimi hissedip ona ne olduğunu sormaya başladı…….vs vs. Herşey bir zincir gibi iç içe olduğu için hiç ummadığımız alanlarda şifalanma sağlandı. Dolayısı ile Işıl Hn her ne kadar kariyerinde olumlu bir gelişme olunca seansa ara vermek istediyse de bir seans daha çalışmasını ve farklı bir konu seçmesini tavsiye ettim. Bu ikinci seansta,  ilişki odaklı baktığımızda ilişkideki güven sorunu ortadan kalktı ve ilişki derinleşmeye-ciddileşmeye başladı. Eğer bu konuya bakmasaydık belki de Işıl Hn güven vermediğini sandığı ama aslında kendisinin güven vermediği bu kişiyi uzun vadede kendinden uzaklaştırabilecekti. O yüzden iyi ki tavsiyemi dinlemiş ve  ikinci seansa gelmiş diyorum. Bana güvendiği ve tavsiyemi dinlediği için de kendisine buradan teşekkür ediyorum.

2-PROJEKSİYON ( YANSITMA ): Psikolojinin bir numaralı kuralıdır. Kişinin kendinde kabul edemediği duygularını veya bazı yetersizliklerini dış dünyadaki kişilere yansıtmasıdır. Bir çeşit savunma mekanizmasıdır ve kişinin kendini suçlu hissetmemek için bulduğu mükemmel bir kendini kandırma metodudur. Buradaki danışanım Işıl Hn ne demişti hatırlarsınız: “ Yeni bir ilişkiye başladım ama karşı taraf bana güven vermiyor. Onun davranışlarının altında birşey arıyor gibiyim.” Meselenin aslına baktığımızda ise asıl güven vermeyen kişi kendisi çıktı. Konuyu şifalandırmaya çalıştıktan kısa süre sonra ilişkisinde yakınlaşmanın artması ve beraberliği ciddi bir boyuta taşıma kararı ise, baktığımız ve dönüştürmeye çalıştığımız konunun ilişkisine gerçekten fayda sağladığını gösteriyor.

3-KISSADAN HİSSE: Hiç ummadığınız bir konu, sizin bugün yaşadığınız bir ilişki sorununun veya kariyer sorununun veyahut da para sorununuzun kaynağı olabilir. Geniş düşünün, ön yargılı olmayın ve bilinçaltı konusunu hafife almayın. Einstein’ın da dediği gibi:

Man muss die Welt nicht verstehen, man muss sich in ihr nur zurechtfinden. ”

İnsan dünyayı anlayamaz, onu ancak kendi içinde bulabilir.

Sevgilerimle…

TIKINIRCASINA YEME BOZUKLUĞU ( BINGE EATING DISORDER )

Standard

Young Pretty Woman Sitting Exhausted At Work

Bu vakada ismine Deniz Hn diyeceğim danışanım finans sektöründe çalışan, 40’lı yaşlarda, evli ve üniversite çağında bir çocuğu olan bir kadın. Kendisi ile daha önce seminerime katılmış olan bir arkadaşı aracılığı ile temasa geçtik . Farklı şehirlerde yaşadığımız için öncelikle regresyon terapisine uygun olup olmadığını tespit etmeye çalıştık.

 

kg1Deniz Hn’ın benimle çalışmak istediği sorunu, stres altındayken daha da yoğunlaşan kontrolsüzce yeme isteğiydi. Bu sebeple son bir sene içerisinde yaklaşık 10 kg almıştı.  Bu konularla bağlantılı olarak geçen sene bir psikiyatriste gitmişti ve kendisine panik atak ile tıkınırcasına yeme sendromu*  icin iki farklı ilaç verilmişti.

 

Randevu aşamasında kişilere daha önce psikoloğa veya psikiyatriste gidip gitmediklerini, herhangi bir ilaç kullanıp kullanmadıklarını mutlaka soruyorum. Eğer SIKÇA SORULAN SORULAR bölümünü okuduysanız, psikiyatriste gitmeyi gerektiren vakalarla veya ağır psikosomatik ilaç kullanan kişilerle asla çalışma yapılmadığını biliyorsunuzdur. Bu sebeple, henüz randevu vermeden önce Deniz Hn’dan da kullandığı ilaçların isimlerini ve dozlarını alarak ne kadar süredir kullandığını sordum. Kullandığı ilaçlar ağır ilaçlar değildi ama yine de bu ilaçları bir senedir kullanıyor olmasının bizim seansımızı yani transa geçişini etkileyip etkilemeyeceğini bir nöro-psikiyatrist ile teyit ettikten sonra kendisine randevu verdim.

kg2

Bir araya geldiğimizde doldurduğu formda, çalışmaya geliş sebebi bölümüne üç konu yazmıştı:

-kontrolsüzce yeme isteği

-insanlara hayır diyememe

-sevilme ihtiyacı

 

Bu üç konu birbirinden farklı konular gibi görünse de aslında hepsi bağımlılık teması altında incelenebilecek konulardı. Dolayısı ile sadece çalışma konuları bile bana danışan hakkında fikir vermesine rağmen tabiki usul gereği detaylı bir öngörüşme yaptık. Bu öngörüşme sırasında ergenlik döneminde iken anne ve babasını birer yıl arayla kaybettiğini öğrendim. Aile sisteminde bakılması gereken konuları not ettim. Ayrıca evliliğinde yaşadığı ve kısmen geçmişte kalan sorunlarını ve bu sorunların çocuğunu nasıl etkilediği gibi durumları da ilerdeki çalışmalar için not ettim.

Hemen sonrasında seansımıza geçtik ve seans konumuz olarak ” kontrol edilemeyen sürekli yeme dürtüsü” nü seçtik. Bununla bağlantılı olan sorunun kaynağına baktığımızda  Deniz Hn bana Türkiye’de geçen bir geçmiş hayat hikayesi anlatmaya başladı. Geçiş yaptığı ilk sahne, o geçmiş hayatın sonlandığı yani o yaşamındaki öldüğü andı. ( Not: Bu durum, seans deneyimi olmayan kişileri hiç korkutmasın. Aşağıda yer alan NOTLAR bölümünde daha detaylı açıklıyorum. )

 

kg7Bu geçmiş hayatı baştan sona keşfettiğimizde iki çocuklu bir ailenin ilk çocuğu olduğunu ve bir kız çocuğu olduğunu gördü. Başka bir sahnede 6 yaşında olduğunu ve erkek kardeşinin henüz bebek olduğunu, anne-babası erkek kardeşini severken kendisinin kenarda onları kıskançlıkla izlediğini, üzüldüğünü ve terk-edilmiş gibi hissettiğini söyledi. Ayrıca anne-babaya öfke duyduğunu ” beni sevmiyorlar galiba, ben olmasam daha iyi ” şeklinde iç geçirdiğini söyledi.

Bu düşünceler tüm hayatına damgasını vuruyordu ve ebeveynlerinden alamadığı sevgiyi sağlayacak başka bir kaynak arayışıyla yirmili yaşlarına geldiğinde bir gence aşık oluyordu.

 

kg823 yaşında olduğunu söylediği sahnede aşık olduğu gençten bahsederken o esnada bedeninde karnına yayılan bir sıcaklık algıladı. Sol kolunda sıcaklık oluştuğunu ve aşkın heyecanından midesinde bir ağırlık hissettiğini söyledi. ” Çok seviyorum, çok mutluyum ama karşı taraf aynı duyguda değil, o bana aynı değeri vermiyor” dedi. O esnada ağzında kuruluk da hissetti.

Aşkına aynı karşılığı vermeyen bir sevgilisi olduğu için müthiş bir hayal kırıklığı duyuyordu ama ” Üzüntü verse de vazgeçemiyorum. Yeter ki yanımda olsun, değer vermese de razıyım. ” diyordu.

Sevgilisiyle buluştukları başka bir sahnede yine kendisini çok değersiz hissettiği bir an vardı. Sevgilisi ” gereksiz konuşuyorsun ” gibi bir ifade ile bakıyor ve sonra çekip gidiyordu. Çamurlara bata çıka arkasından koşmaya çalışırken yetişemeyeceğini anlayıp durduğunda göğsünün sıkıştığını ve kendini ifade edemediği için boğuluyormuş gibi hissettiğini söyledi. Bu ana çaresizlik, büyük bir üzüntü ve terk edilmişlik duyguları eşlik ediyordu ve içinden” neden hep böyle oluyor, sanki kimse beni istemiyor ” diyordu.

 

2124 yaşına geldiğinde kendini o gençle evlenirken gördü. Düğün sırasında mutlu değildi ve ” evet” deme konusunda tereddütlüydü. “Vazgeçemediğim için evleniyorum ama aslında yanlış yaptığımı biliyorum. İnsanlar toplandı artık, evlenmem gerekiyor. ” dedi. Düğün sahnesinde anne-babası çok silikti. Ayrıca erkek kardeşinin de düğünde olmadığını algıladı. Kardeşinin neden orada olmadığını sorduğumda ise ” Kavgalıyız, konuşmuyoruz. Sevgilimle evlenmemi istememiş. ” dedi.

Eşiyle maddi durumlarının çok iyi olmadığını, nikah sonrası yemeğe gitmeden önce akrabalarından ödünç aldıkları gelin arabasını teslim ettikleri için gelinliğini çıkararak normal bir kıyafet giydiğini, sonra da  taksiye binerek yemeğe çıktıklarını söyledi. Yemek yemek için gittikleri restaurantta gelinlikli birini görünce çok üzüldüğünü ve arabayı teslim etmek zorunda kaldıkları akrabalarına çok kızdığını belirtti.

 

kg9Düğünden bir sene sonra 25 yaşında olduğu bir sahnede hamileydi. Evde yalnız olduğunu, kocasını beklediğini ve üzüntülü olduğunu belirtti. Kocasından ayrılamayacağı için kendini mutlu edecek başka birşey aradığını, o yüzden çocuk yaptığını ekledi.

Kocasını bekleyiş süreci uzayınca başına birşey gelebileceğini düşünerek evham yaptığını ve 8-9 aylık hamile olmasına rağmen kocasına bakmak için geceleyin dışarı çıktığını söyledi. Kocasının bir arabayla geldiğini üst geçitten görünce kocasına yakalanmamak için koşarak eve döndüğü ama kocasıyla aynı anda eve gelince ona yakalandığı bir sahne vardı. Kocası onu çok boğduğunu söylüyor ve direkt olarak yukarı çıkıyordu. Evde hiç konuşma olmadan direkt uyuduklarını söyledi. Bu sahnede, evlilik yaptığı için yoğun bir pişmanlık duygusuyla beraber bir daha kocasını aramaması ve merak etmemesi gerektiğini düşünüyordu.

 

kg10Bir sonraki sahnede yine 25 yaşındaydı fakat bu sefer kendini farklı bir yerde algıladı. Tarif ettiği yer bir hastaneye benziyordu ve odada yalnızdı. Çocuğunu doğurduktan sonraki süre içinde ruhsal sağlığının bozulduğunu ve ailesinin çocuğuna bakmak için çocuğu ondan aldıklarını algıladı. Bu sahnede koğuş gibi bir odada, kendini tek başına yere çökmüş, ileri-geri sallanırken gördü ama” birşey düşünmüyorum” dedi. Üzerindeki hastane kıyafetini tarif ederken o sırada hafiften başı ağrımaya ve ayak parmakları da uyuşmaya başladı.

Boşluk dışında birşey hissetmediğini söylediği bu sahnede içeriye eşinin girdiğini ama onu tanıyamadığını belirtti. Onu tanıyamayınca eşinin kendisini tutup bayağı sarstığını ve o sırada sendeleyip yere düşerken başını karyolanın kenarlarında bulunan sivri metal bir yere çarptığını söyledi. Bu bölümü anlatırken kollarından ellerine doğru soğuk bir akış ve ayak bileklerinde karıncalanma hissetti. Daha sonra bilincini kaybettiğini ve başından akan kanlar kollarından süzüldüğü için kollarından aşağıya doğru akış hissettiğini söyledi. Kocası onu o şekilde bırakıp kaçıyordu. Odaya birileri gelip kendisini kaldırmaya çalıştığında zaten ölmüş olduğunu , ölüm sebebini ise başını metale çarpma olarak belirtti. Bu bölümü anlatırken de bedeninde yoğun duyarlılıklar hissetti.

 

kg12Ruhsal rahatsızlık sebebiyle hastane bölümünü keşfetmemiz biraz zorlayıcı oldu. O yüzden ruhsal boyuta geçtiğimiz zaman kendisi ile o dönemi daha rahat keşfettik. Ruhsal boyuttayken , hastalığının aslında hastane öncesi dönemden çok öncelere dayandığını, şizofreni benzeri bir rahatsızlığı olduğunu ve geç farkedildiğini söyledi.Kardeşinin, sevgilisiyle evlenmesine karşı olduğu için aslında haklı olduğunu ama hastalığı sebebiyle birçok şeyi yanlış algıladığı gibi kardeşini de yanlış algıladığını ve ona hayatı boyunca ters davrandığını farketti.

Rehberiyle bir araya geldiği sahnede hastalık potansiyelini doğuştan getirdiğini, bunun bağımlık teması için hizmet ettiğini, o yaşamda başarması gereken şeyin sevgiyi hissetmek olduğunu algıladı. Sevginin dokunmak ya da bir şeye sahip olmak demek olmadığını ve sevginin gösterilmeden de hissedebileceğini öğrenmesi gerektiğini söyledi.

Bu geçmiş yaşam izlerini ( not: Bunu ister bir geçmiş yaşam olarak düşünebilirsiniz-geçmiş yaşamlara inanmıyorsanız bilinçaltından çıkan bir hikaye olarak da düşünebilirsiniz ) tamamıyla dönüştürdük. Şimdiki hayatına ilişkin olarak rehberi Derya Hn’a ” sevildiğini hisset ” dedi.

Şu anki hayatı ile olan benzerliklere baktığımızda arada birçok bağlantı vardı. Bu hayatında da kardeşi doğunca benzer duygular hissettiğini, o doğduğu zaman yine ebeveynleri tarafından sevilmediğini düşündüğünü, eşiyle olan evililiğini yaptıktan sonra benzer şekilde değersizlik duyguları yaşadığını ve çocuğu olunca bu sevgisini çocuğuna yönlendirdiğini ; bu yaşamında da kardeşiyle arasının mesafeli olduğunu belirtti. Görünüşe göre benzerlikler açısından müthiş bir kurgu vardı ve bu hayatındaki eşi ile anlattığı geçmiş yaşamdaki eşi de aynıydı.

 

Şifa bölümünden sonra seansımızı sonlandırdık.

 

GERİ-BİLDİRİMLER:

Deniz Hn ile seanstan bir gün sonra konuştuğumuzda : ” Eylül hanım, ilk gün uykulu bir haldeydim. Sabah uyanamadım ve bu, gün boyu sürdü. Beynim boş gibiydi. Zihnim susmuştu sanki ,vücudumda bir hafiflik hissi vardı , ağırlıklarımdan kurtulmuştum sanki. Gün boyu yeme isteğim normaldi, aklıma bile gelmedi, garip bir şekilde huzurluyum.” dedi.

kg13
Bir hafta sonra haberleştiğimizde  ” Merhaba Eylül hanım. Gayet iyiyim, farklı bir durum yok. Sakinim , iyi uyuyorum, çabuk öfkelenmiyorum, herşeyi takmiyorum, relaks halindeyim. Bu duruma kendim bile şaşıyorum. Bir-iki stresli durum oldu, yemeğe saldırmadım, bu da güzel bir gelişme. Sonuç olarak gayet huzurlu bir hafta geçirdim.” şeklinde bilgi verdi .

 

 

kg419 gün sonra emailleştiğimizde: ” Merhaba Eylül hanım. Gayet iyiyim. Yine yemek yeme isteği duyuyorum ama bu sefer kontrollüyüm, kendimi kaybetmiyorum, istediğim yerde durabiliyorum. Sakinim, sadece geceleri uzun ve karışık rüyalar görüyorum ve ertesi gün kesinlikle hatırlayamıyorum. Hatırlamaya çalışmak beni yoruyor. Zaten cok yoğun çalıştığım için beynim biraz yorgun. Bu cumartesi doktora gideceğim, ilaçları bırakmak için konuşacağız bakalım. Teşekkürler. İyi akşamlar.” yazdı.

Bir ay sonra haberleştiğimizde: ” İyi aksamlar Eylül hanım. Evet , doktora göründüm. Aşamalı olarak 3 aylık bir süre içinde ilaçları bırakacağız. Onun haricinde iyiyim. Rüyalar da azaldı.” dedi.

NOTLAR:

1-İlk seansımızdan bu yana yaklaşık 40 gün geçti. Deniz Hn, bu süre içerisinde herhangi bir atak yaşamadı ve doktor kontrolünde ilaçları bırakma evresine girdi. Fakat bu durum, bizim çalışmamız açısından tek seansın tamamıyla yeterli olduğu anlamına gelmiyor. Başka vaka örneklerinde de belirttiğim gibi, bağımlı kişiliklerde en az 2-3 seans çalışmak gerekiyor. Hele ki kilo gibi bir konu, mutlaka uzun vadeli çalışılması gereken bir konu. O yüzden , lütfen bu vakayı tek seanslık bir konu gibi algılamayınız.

Bir seansta ciddi gelişme elde edilebildi fakat danışanı tetikleyebilecek birkaç faktöre daha bakmak gerekiyor. Buradaki danışanım açısından yorum yapmak gerekirse, sonraki aşamada mutlaka şimdiki hayat regresyonu yapmamız gerekiyor. O yüzden çalışmaya devam edeceğiz.

2-Bu vakadaki danışanım Deniz Hn, seans sırasında bedeninde yoğun duyarlılıklar hissetti. Bu duyarlılıklar çoğunlukla seanslarda rastladığımız birşeydir ve birkaç açıdan önemlidir:

a) Yaşanan bedensel duyarlılıklar, o geçmiş hayatta yaşanan travmaların bedenimizde kayıtlı izleri olduğunu ve seans sırasında bu izlerin açığa çıktığını gösterir. Bedensel duyarlılıkların yoğun olması ise o geçmiş hayatın kişi üzerinde oldukça etkili olduğunu gösterir. Bedendeki duyarlılıkları seans sonuna doğru şifalandırmamız bu yüzden çok önemlidir. Regresyon Terapisi’nin gerçekten düzgün eğitim almış, deneyimli kişilerce yapılması da bu yüzden çok önemlidir. Aksi takdirde, tabir-i caizse uyuyan devi uyandırmış olursunuz. Ben bu sebeple, ekinde CD bulunan regresyon terapisi kitaplarını da çok doğru bulmuyorum. Dinlediğiniz o CD, sizin direkt olarak travmatik bir olayın yaşandığı sahneye geçiş yapmanızı sağlayabilir. Kendi kendinize terapistlik yapıp yönlendiremeyeceğinize göre boş yere bir travmayı açığa çıkarmış yani uyuyan devi uyandırmış olursunuz. Eğer üzerinde dönüştürme veya şifalandırma yapılmayacaksa, herhangi bir geçmiş yaşamı keşfetmenin anlamı ve mantığı yoktur. Biz seanslarda insanlara yaşamlar arasında magazin turu attırmıyoruz, keşfettiğimiz o yaşamlardaki travmatik anları ve o travmatik anların şu andaki yaşamınızı nasıl etkilediği bölümünü dönüştürmeye çalışıyoruz. Yani amacımız her zaman şu andaki mevcut yaşamımıza hizmet etmek.

b) Seans sonunda danışan ” tüm bu hikayeyi uydurmuş olsam bile bedenimdeki bu duyarlılıkları uydurmuş olamam” diye düşündüğü için çoğunlukla bedensel duyarlılıklar danışanın yaşadıklarını anlamasını ve bağlantı kurmasını kolaylaştırdığı için bize hizmet eder.

c) Seans içerisinde açığa çıkan bedensel duyarlılıklar seans bittiği zaman geçer. Bu yönde herhangi bir korkunuz olmasın.:) ( Sıkça sorulan sorular bölümünde anlatılan TAMİR FAZI döneminde yaşanan semptomlar, bu kapsamda değildir )

3-TIKINIRCASINA YEME BOZUKLUĞU: DSM V’te ” BINGE-EATING DISORDER ” ismiyle geçen bir çeşit yeme bozukluğudur. Tanı koymak ve atak sayısı takip etmek benim işim olmadığı için o bölümle ilgili detaya girmiyorum. Burada önemli olan şu ki, tanı koyan da, ilaç veren de, ilacı kesmeye karar veren de herzaman danışanın doktorudur. Ben bu sürece asla zarar vermeyecek şekilde duruma müdahil oluyorum.

4- Vakada danışanın daha ilk sahnesinde, o geçmiş hayatta öldüğü sahneden giriş yaptığını yazmıştım. Bu bizim sıklıkla karşılaştığımız ve gayet normal bir durumdur. Hayatında daha önce seans deneyimi olmayan kişileri ürkütebileceğini düşünerek bu notu ekliyorum. Bugüne kadar hiçbir seansta öldükten sonra yuvaya ( ışık, Allah katı, öbür taraf vb isimlerle anılan yer ) geçişi kötü bir deneyim gibi anlatan birine rastlamadım. Tam tersi o anı müthiş bir hafifleme, rahatlama ve huzur şeklinde ifade ederler. Bu durum kişinin inancından da bağımsızdır. Ateist olduğunu söyleyen kişilerle de çalıştım, dini inancı çok kuvvetli olup düzenli dini sohbetleri takip eden kişilerle de çalıştım. Hepsi seans içerisinde ruhsal boyutu algıladı.

O anın aslında hiç de korkutucu olmadığını görmek kişilerdeki ölüm korkusunun azalmasına da hizmet ediyor. Ayrıca sadece bu bedenden ibaret olmadığımızı anlamak da kişilerin bu hayattaki hal ve davranışlarını olumlu yönde etkiliyor.

 

Sevgilerimle…

 

 

 

EGONUN DİRENCİ-2

Standard

Yazının birinci bölümünde, Derya Hn ile yaptığımız ilk seanstan bahsetmiştim. Derya Hn seansa 12 saat süren bir yol katederek gelmişti ve rahat çalışabilmemiz için yıllık iznine denk getirmişti. Bu sebeple ikinci seansımızı da ilk seanstan sonraki tamir fazı süresi biter bitmez yapmaya karar verdik.

İkinci seansı yapmamız için birçok neden vardı:

1-İlişkilerde bağımlılık teması olan durumlarda min 2-3 seans çalışılması gerektiği için

2-İlk seansı yaptıktan bir gün sonraki gece gözümün önüne gelen yaşlı ve kızgın teyze görüntüsünü daha sonra fotoğrafla teyit ettiğimizde bu kişinin Derya Hn’ın affetmek istemediği babaannesinin çıkması: Danışan henüz çocukken kaybedilen babaannenin durumdan rahatsız olduğunu ve onunla danışan arasındaki ilişkiye özel olarak bakmamızda fayda olduğunu hissettirdi. (NOT: Bu durum ilk defa bir seanstan sonraki tamir fazı sürecinde kendiliğinden oluştu. Duru-görü veya duru-biliş özelliklerinin regresyon terapisi ile herhangi bir ilgisi yoktur. Regresyon terapi eğitimi içerisinde böyle bir yöntem öğretilmez ve kullanılmaz. Terapi yöntemi hakkında yanlış anlaşılma veya herhangi bir beklenti oluşmaması için bu detayı özellikle belirtmek istiyorum.  )

3-İlk seans öncesi yaptığımız ön görüşmeye dayanarak aldığımız notlar ve yaptığımız listede, Derya Hn’ın birden fazla sorunu vardı. Bir dahaki bir araya gelişimiz aylar sonra yine bir izin döneminde olabileceği için 1 hafta arayla 2 seans yapmaya karar vermiştik.

İlk seans üzerinden 8 gün geçtikten sonra 2. seansımız için tekrar buluştuk. Derya Hn o aradaki 1 haftalık sürede doktora giderek kan testini yaptırmıştı. Sonuçlar normal çıkmıştı. Aşırı derecede su içme konusu seanstan sonra azalmıştı ve hala o şekilde devam ediyordu. Elimizde seans öncesinde yapılan herhangi bir test sonucu olmadığı için karşılaştırma yapabileceğimiz herhangi başka bir belge yoktu ama bildiğiniz gibi, ilk seansı yaptığımızda böyle bir amacımız da yoktu. Eğer diabet amaçlı bir seans yapmış olsaydık, o zaman kendisinden daha önceki döneme ait bir test sonucunun kopyasını talep edecektim. Sonuç itibariyle, bu 1 haftalık süre içinde Derya Hn diabet hastası olmadığını öğrenmiş oldu.

Bir araya gelince, 2. seansımızın konusunu belirlemek üzere konuşmaya başladık. Derya Hn, kendisinde geçmişten gelen ve ilişki yaşamasına engel olabilecek herhangi bir eklenti olup olmadığından emin olmak istiyordu. İkinci önceliği ise, aidiyet sorunuydı. Tüm hayatı boyunca hep bir yere ait hissetmeme sorunu yaşamıştı. Ergenlik dönemindeyken ailesi güneydeki büyük bir şehre taşındığında o şehre ait hissedememişti. Yıllar sonra, D. Anadolu’daki doğup büyüdüğü şehre tayin istediğinde oraya da ait hissedememişti. Küçükken kendisini ailesine bile yabancı gibi hissediyordu ve ” sanki bu aileye ait değilim” diyordu. Evlilik yaptığı ilk gün de ” Ben bu evliliğe ait değilim, bu eve ait değilim..” demişti. Oldukça önemli bir sorundu ve sorduğum birkaç soruya daha onaylar şekilde cevap verince bende mutlaka bakılması gereken bir dünya dışı etki olabileceğine dair şüphe uyandırdı.

Derya Hn’ın içi rahat etsin diye önce eklenti taraması yaparak seansın akışını ona göre belirlemeye karar verdik. Eğer ciddi boyutta bir eklenti sorunu yoksa , seansımızın ana teması aidiyet hissedememe sorunu olacaktı.

Seans süremizi çok etkin kullanmak istediğim için ön görüşmeyi oldukça kısa tuttuk. Babaanne konusunu 2. seansa taşımamak için o bölüme öngörüşme süremiz içinde başka bir psikoterapi yöntemi ile baktık. Sonuçta 5-10 dk içerisinde babaanne ile torun arasında bağlantı kuruldu ve müthiş bir sevgi enerjisi açığa çıktı. Babaannenin tek derdi torunu tarafından yok sayılmaktı. Bu yoksayılma sorunu giderilince, babaanne torununu dişil enerji yönünden de desteklemeye başladı.

2. SEANS:

Yaptığımız eklenti taramasında Derya Hn’da herhangi bir eklentiye rastlamadık. Seansımızın akışını aidiyet hissedememenin kaynağına bakacak şekilde yönlendirdik. Bu noktada, yine beni çok şaşırtan ama aynı zamanda sevindiren bir gelişme oldu. İlk seansta şimdiki hayat travmalarına bakarken bile transa geçmekte zorlanan ve daha çalışmanın başında, dini inancı gereği geçmiş yaşamlara pek inanmadığını söyleyen Derya Hn, bana dünya dışı olarak kategorize edebileceğim bir hikaye anlatmaya başladı.

map

Verdiği tüm detaylar, ” LEMURYA DÖNEMİ ” olarak bilinen bir dönemi çağrıştırıyorduysa da seans boyunca kendisine bu bilgiyi vermedim.

Daha ilk gittiği sahnede yoğun bir yalnızlık, şaşkınlık duygusu hakimdi ve bunu bana tarif ederken ” ne yapacağımı bilmiyorum..aptal aptal çevreme bakınıyorum…aidiyet duygum yok ..” demişti. Bu hayatta yine aniden terkettiği bir sevgili teması, kaybolmuşluk ve pişmanlık duygusu vardı. Lakin çok istese de özür dileme, affedilmek için çaba harcama dürtüleri yoktu. Kendisini aşırı gururlu ve hatasını zor kabul eden biri olarak tarif ediyordu. Bu dönemden taşıdığı olumsuz etkileri şu andaki hayatında bayağı yoğun olarak yaşıyor ve aşağıdaki konularda kendisini olumsuz etkilediğini söylüyordu:

 

-ifade problemi

-özür dileyememe

-aşırı gurur

-sürekli arayış içinde olma

-aidiyet hissetmeme

b

 

Bu hayattan kalan ve hala taşıdığı olumsuz etkileri dönüştürdük ve şifalandırdık. Bu bölümde geleceğiyle ilgili öğrendiği bir detay üzerine gülümsedi ve ” artık umudum var ” dedi.

 

Rehberini algıladığı bölümde rehberinin başını okşadığını ve ” güvendesin ” dediğini söyledi. Bugün için sana herhangi bir tavsiyesi var mı diye sorduğumda ise ” geri döneceksin ” dediğini söyledi.

 

Çalışmamız bittiğinde seansla ilgili değerlendirme yaparken kendisine, bahsettiği dönemin ” Lemurya Dönemi ” olarak bilinen bir döneme benzediğini ve eğer merak ediyorsa bu dönemi araştırabileceğini, hatta bu ismi içeren bir kitap olduğunu da söyledim. Kitabı hemen alıp okumaya başlayacağını söyledi.

a

 

Ertesi gün haberleştiğimizde kitabı almış ve okumaya başlamıştı. Kendi deneyimine benzer bilgiler içerdiği için mutluydu.

 

 

 

Seanstan 2-3 gün sonra D.Anadolu’daki yaşadığı şehre dönerek iş başı yapacaktı. O yüzden geçen sene kaybettiği annesinin Akdeniz Bölgesindeki büyük bir şehirde bulunan mezarını ziyaret edeceğini söyledi. Bu ziyaretinde ilk defa çok hüzünlendiğini ve ilk defa D.Anadolu’daki yaşadığı şehre dönmek istemediğini belirtti. Mezarlığa olan ziyaretinden sonra hüzünlenince mide bulantısı yine başlamıştı. Kendisi, hayatı boyunca duygularını yoksayarak yaşadığı için belli ki bedeni onunla bu şekilde temas kurmaya çalışıyordu. Yola çıkacağı zaman yazıştığımızda, ilk defa ailesini geride bırakmak istemediğini ve yaşadığı şehre istemeye istemeye gideceğini söyledi. Olay her ne kadar üzücü gibi görünse de ben duruma aidiyet konusu olarak baktığımda aslında sonuç sevindiriciydi ve bu kadar kısa sürede etkisini göstermesi ise şifaya ne kadar açık olduğunu gösteriyordu. Annesi, kardeşi ve babası ile bağ kurulmuştu. Sorunlardan kaçarak uzaklaşma ve bu yüzden şehir değiştirme eğilimi de şifalanmaya başlamış olacaktı ki ilk defa istemeyerek ayrılmıştı ailesinin yaşadığı evden ve şehirden.

 

Seanstan 1 hafta sonra haberleştiğimizde, son günlerini biraz yorgun ve depresif geçirdiğini söyledi. İşini çok severek yapmadığını, çok kalabalık ve stresli bir ortamda çalıştığı için fiziksel olarak yorulduğunu belirtti. Ben de kendisine ilk seanstan bu yana çok kısa süre geçmesine rağmen ciddi yol katettiğini, ailesiyle ve yaşadığı şehirle bağlantı kurmaya başladığını söyledim. Ayrıca şu anda ailesinden uzakta, yalnız yaşadığı şehirdeki işi için şükran duyması ve bu dönemi kendini şifalandırma ve hayat yolunda nasıl ilerlemek istediğini belirleme dönemi olarak görebileceğini söyledim. Bu işi ve bu tayini kendisi istemişti. Dolayısıyla hayattaki seçimleri konusunda sorumluluk alması gerektiğini ve isterse zamanla yine bir tayinle ailesinin bulunduğu şehre dönmeyi seçebileceğini belirttim. Bana verdiği bir cevapta: ” …Evet haklisiniz iş konusunda. Her ne kadar memnun olmasam da kimseye muhtaç olmadan kendi parami kazanip hayatimi sürdürebildiğim icin şükrediyorum sürekli. ” dedi. İlk seanstan sonra normal düzeylere inen su içme oranının devam edip etmediğini sorduğumda ” Su içme isteğim eskisine oranla azaldi . Artık geceleri kalktığımda 1 lt değil, 1 bardak içiyorum. Eskiden çok su içsem de suya doyamazdım ama artık 1-2 bardak içince yeterli oluyor” dedi.

 

c

 

İkinci seansımızdan sonra olan herhangi başka bir farklılık var mı diye sorduğumda ise ” Eskiden saç derimde çok şiddetli kaşintilarim oluyordu. Nedenini bulamiyordum, temiz veya kirli hic farketmeden saçım sürekli kaşınıyordu .Onda da azalma oldu…..” dedi.

 

 

dSeanstan bir ay sonra haberleştiğimizde, hayatında ilk defa bir spor merkezine yazılarak spora başladığını ve enerjisini spora yönlendirdiğini söyledi. Bu kararı beni oldukça memnun etti çünkü düzenli spor yapması fiziksel bedeninin daha sağlıklı olmasını, fiziksel bedenin daha sağlıklı olması ise zihinsel ve ruhsal olarak daha sağlıklı olmasını sağlayacaktı.

 

Kendisi ile halen arada emailleşiyoruz. Bu vesile ile daha önceden bilmediğim ama bilmem gereken önemli bir detayı da gecikmeli de olsa öğrenmiş oldum. Derya Hn geçmişte yaptığı 2 yıllık evliliğindeki eski eşinin geçmişte boşandıklarından sonraki süreçte onu çok kıskandığını, hayatını kısıtlamaya çalıştığını, uzak bir şehre tayin istemesinde eski eşinin de etkili olduğunu söyledi. Şu anda böyle bir rahatsızlık olmadığını ama ilk taşındığında arkasından gelerek kendisini ziyaret ettiğini söyledi. Bunun üzerine kendisine  eğer ortada tamamlanmamış bir ilişki var ise, hayatına yeni bir ilişki çekmesine engel teşkil edeceğini, öncelikle geçmiş ilişkilerin kapısının sevgiyle kapatılması gerektiğini, sadece bu konunun bile son yıllarda yaşadığı ilişki probleminin nedeni olabileceğini söyledim. Bu yüzden ilerde bir araya geldiğimizde bakmak üzere, eski eşi ile olan ilişkisini de not ettik.

Derya Hn ile olan çalışmamıza ilerde devam edeceğiz. Dilerim hayatında güzel haberlerini paylaşacağım gelişmeler olur ve yine bir vaka konusu olarak hikayesini sizlerle paylaşırım.

 

 

NOTLAR:

1-Egonun Direnci 1 ve 2 olarak paylaştığım bu vakanın amacı, sizlere direnç gösteren egonun nelere yol açabileceğini göstermek. Hayatımızda önemli değişim-dönüşüm dönemlerinde hepimizin maruz kaldığı bir durum olmasına rağmen çoğumuz o anda bize engel çıkaran şeyin, değişimi ölüm gibi algılayan ve direnen egomuz olduğunu bilmeyiz. O yüzden tam da seansa gelmeye karar verdiğimizde:

-önemli bir işimiz çıkar

-erteleyemeyeceğimiz bir toplantı çıkar

-seansa az zaman kala hastalanırız

-sadece 2-3 saatliğine bile olsa çocukları bırakacak birini bulamayız

-nedense o ay paramız erken biter ve başka bir zamana erteleriz

-seansla ilgili hiçbir fikrimiz olmamasına rağmen karar verdikten sonra korkmaya başlarız, “acaba” lar başlar

-o gün saati veya yolu şaşırabiliriz

-sorunu bir şekilde erteleriz.

Bunları sağlayan şeyin egomuz olduğunu bilirsek ve sağlam bir irade gösterirsek, sorunlarımızı dönüştürmek yolunda adımlar atabiliriz.

2-Bu vaka örneğini paylaşmamın başka önemli bir sebebi, bu vakadaki danışanımın dini inancı gereği geçmiş yaşamlara inanmaması ama regresyonun sadece geçmiş yaşamlardan ibaret olmadığını öğrendiğinde bu çalışmaya katılmak istemesiydi. Ayrıca aşırı analitik bir bakış açısı olduğu için herşeye şüpheyle yaklaşan, şimdiki hayat anılarını keşfederken bile zorlanan ve transa geçemediğini sanmasına karşın , dünya dışı diye genel bir tabir kullandığım  ” Lemurya Dönemi” nde geçen hikayeyi anlatırken gayet akıcı bir şekilde gülümseyerek anlatmasıydı. Bu çalışmalara katılmanız için illa ki geçmiş yaşamlara inanmanız gerekmediğini gösteren güzel bir örnek olduğu için paylaştım.

Bu bloga ilk başladığımda, toplumun her kesimi tarafından kolaylıkla anlaşılmayacağını düşündüğüm vakalara ve özellikle ” dünya dışı etki ” ismiyle kısaca geçiştirdiğim örneklere çok fazla yer vermemeyi düşünüyordum. Fakat son zamanlarda bu örneklere o kadar artan düzeyde rastlıyorum ki, bu kadar fazla sayıda ve farklı dünya görüşündeki insanların hepsi benzer hikayeleri uyduruyor olamazlar diye düşünüyorum. Buradaki örnekte belirttiğim Derya Hn, dini sohbetlere katılan oldukça inançlı genç bir bayan ve inancı gereği reenkarnasyona inanmıyor. Ama seansı deneyecek kadar önyargısızdı. Özellikle onu seçmemin nedeni, şifalanmanız için birşeylere körü körüne bağlanmamız gerekmediğini göstermekti. Seansta anlattığınız hikayeyi zihniniz uyduruyor gibi algılasanız bile, bu hiç önemli değil. Benim önemsediğim tek şey, bu seanstan sonra danışanın şifaya ne kadar açık olduğu ve ne oranda şifalandığı.

 

3-BONUS FAYDALAR: Seanslarda sıklıkla farkettiğim bir konuyu bu örnekte rahatlıkla gözlemlemeniz mümkün. Mesela ilk seansta danışan ilişki yaşayamama gibi bir sorunla gelmişti. Ama yaptığımız seanstan sonra ağız kuruluğu, aşırı su içme gibi bazı fiziksel sorunları da şifalandı. Bunun sebeplerine dair burada detaya girmeyeceğim çünkü çok uzun sürer.

Kişinin babaannesi ile kopuk olan bağlantısını gidermek de hedefimiz değildi ama o kısım da bonus bir fayda oldu. Atalarla olan bağlarımız da oldukça önemli bir konu olup bizim bugün yaşadığımız herhangi bir sorunumuzda etkili olabiliyorlar.

İkinci seansımızda amacımız aidiyet hissedememenin kaynağına bakmaktı. Ama bonus fayda olarak danışanın daha önce öngörüşmede belirtmediği alerjilerinde şifalanma oldu.  Duygularını ifade etmesinde iyileşme oldu. Aile bağlarında iyileşme oldu. Fiziksel bedeninde enerji artışı oldu.

O yüzden seanslardan sonraki dönemlere dikkat etmek gerekiyor. Çalışma konumuzla bağlantısı yok gibi görünen öyle değişimler ve gelişmeler olabilir ki bunları “bonus faydalar” olarak değerlendirmek gerekir. O yüzden danışanlara bu noktada büyük görev düşüyor çünkü bir danışanın farkındalığı ne kadar yüksekse değişimi ancak o kadar farkedebiliyor. Malesef danışan kendindeki değişimin farkında olmazsa ve bana geri-bildirimde bulunmazsa, benim bu değişimleri bilme ve takip etme şansım olmuyor.

4- SON DAKİKA GELİŞMESİ: Bu yazıyı 28 Şubat 2015 gecesi tamamlamıştım fakat kontrol ve son düzenlemeler için bugüne yani 1 Mart 2015’e bırakmıştım. Tam yazıyı son kez okuyup düzenlemeye oturmuştum ki Derya Hn’dan bir email geldi.

İlk seansımızın ön görüşmesinde bahsettiği, bir yıldır kendisiyle birlikte olmak için her türlü çabayı sarf eden ama tam da Derya Hn duygularından emin olup evet dediği noktada arazi olduğunu söylediği kişi 2. seansımızdan 1 gün sonra tekrar ortaya çıkmıştı. Bu sefer Derya Hn, duygu-düşüncelerini ilk defa açıkça belirtmeyi seçmişti ve kişi yine türlü bahanelerle ondan uzaklaşmıştı.

Bu olaylar olurken benim konuyla ilgili herhangi bir bilgim yoktu. Lakin geçtiğimiz haftaiçinde öğrendiğimde Derya Hn’a ilk seanstan sonra söylediğim ” eril-dişil” konusuna ve eski ilişkilerinin- evliliğinin sonlanma şekline bakmamız gerektiğini tekrar hatırlattım. Benim olayı algılayış şeklim, Derya Hn’ın bana anlattıklarından farklıydı. O yüzden geçtiğimiz hafta içinde haberleştiğimizde ve bu kişinin kendisinden yine uzaklaştığını öğrendiğimde ” Belki de karşı tarafa güven vermeyen senin davranışların ve iletişim şeklindir ” demiştim.

Bugün gelen emailde, Derya Hn bahsi geçen kişinin dün gece kendisini aradığını ve konuşma sırasında kendisine  “bana güven vermiyorsun, hareketlerinle beni itiyorsun, evlenirsem beni boşarsın, ama seni de seviyorum ve bırakmak istemiyorum ”  dediğini,  daha önce birçok konuşmaları olduğunu ama böyle bir cümleyi ilk defa kurduğunu söyledi. O yüzden Derya Hn çok şaşırmıştı ve bu gelişmeyi benle paylaşmak istemişti. Emailinin sonunda ise şöyle diyordu:

“…....iki taraflı yoğun duygu var ama ilişki en fazla bir hafta düzgün gidiyor, sonrası hep çatışmayla geçiyor. Anlayacağınız ne seninle ne sensiz türü bir iliski durumumuz var ve ben bütün ilişkilerimde bunu yaşıyorum. Ama bu sefer bunu çözmek istiyorum. Onunla olur veya olmaz ama ben kendimi düzeltmek istiyorum.”

Derya Hn’ın geldiği nokta ve kurduğu son cümle benim için çok anlamlı. Kişileri takıntı haline getirmek yerine, kendi içimize bakabilme yürekliliğini gösterdiğimizde ilişkilerimizde şifalanma kaçınılmaz olacaktır.

 

Sevgilerimle…

 

 

 

EGONUN DİRENCİ-1

Standard

Bu haftaki vakamız toplam iki seanstan oluştuğu ve iki farklı regresyon terapi yöntemi içerdiği için iki bölüme ayırdım.

İsmine Derya Hn diyeceğim danışanım 25-30 yaş aralığında,  daha önce başından bir evlilik geçmiş, Doğu Anadolu’da yaşayan ve çalışan bir bayan. Seans için kendisiyle aylar önce ben İstanbul’da iken emailleşmiştik. Yıllık iznine denk getirecek şekilde ayarlamaya çalışarak seans almak için benim bulunduğum şehre geleceğini söylemişti. İlk niyet ettiği tarihte merdivenlerden düştüğü için belini incitti ve kuyruksokumunda hafif bir eğrilik oluştu. Bu yüzden seansımızı ileri bir tarihe ertelemek durumunda kaldık.

2İyileştikten sonra beni tekrar aradığında spiritüel konuları çok sevdiğini ve regresyon terapisini mutlaka denemek istediğini söyledi. Spiritüel konularla ilgili geçmiş deneyimlerini konuşurken söylediği iki örnek dikkatimi çekmişti. İlk olarak;  3-4 yıl önce Ankara’da oldukça popüler bir merkezde uzman kişiler tarafından iki gün boyunca üzerinde birtakım çalışmalar yapıldığını ( tekniklerin adını özellikle yazmıyorum ) ama bunlardan pek fayda göremediğini söyledi. İkinci olarak ise,  2 yıl önce reiki tarzı enerjilerle çalışmak için şifa teknikleri kursuna yazıldığını ama tam ödeme yapacağı günün gecesinde evine hırsız girmesi sebebiyle kursu bıraktığını söyledi. Evine giren hırsız hem kurs parasını hem de bilgisayarını çalmıştı. Ödeme yapmadan kursa gitmeye çekindiği için daha yolun başında iken kursu bırakmıştı.

 

12Derya Hn bu örnekleri verince aklıma gelen ilk şey, benden de ilk randevu almaya kalktığında birkaç ay boyunca yazışmamız ve tam geleceği hafta merdivenlerden düşmesi oldu. Bu kadar çok aksiliğin her defasında onu bulması bana, sanki bir tesadüf değilmiş gibi gelmişti. O yüzden seans öncesi öngörüşmemiz sırasında konu bir şekilde bu aksiliklere geldiğinde ağzından şu cümleler döküldü: “ Hergün yürüdüğüm bir yoldu, üstelik ayağımda da düz ayakkabı vardı. Nasıl kaydığımı ve düştüğümü hiç anlamadım.” Bu noktada kendisine egomuzun bazen değişime yoğun direnç gösterebileceğinden bahsettim. Seans yapmadan, bu durumun neyden kaynaklandığını asla bilemeyeceğimizi , bazen güçlü bir eklentinin bile kişinin seansa gelmesini engelleyebilecek kadar etkili olabileceğini de ekledim.

 

22Öngörüşme sırasında ilk çalışma konusu olarak ilişkiler konusunu seçmişti.  2 yıl süren evliliğini “Sanki evden uzaklaşmak ve evlenmiş olmak için evlenmiştim. Bir anda oldu herşey, nasıl oldu anlamadım. Daha evlendiğim gün bile ben bu evliliğe, bu eve ait değilim dedim kendi kendime. Boşanınca babam başıma kalkar diye düşündüğüm için 2 sene bekledim ve o sırada normal bir evlilikte yaşanması gereken yakınlık da pek yaşanmadı” şeklinde anlatmıştı.

 

 

6Biten evliliğinden bir süre sonra hayatına girmeye çalışan erkekler olduğunu ama hepsinde de nedense hep aynı şekilde sonuçlandığını söyledi. Hepsi Derya Hn’ın peşinden uzun bir süre koşuyorlar, uğraşıyorlar, hatta evlenme teklifi ediyorlardı ama tam Derya Hn düşünüp ilişkiye ” evet ” demeye karar verdiğinde, tekrarlayan bir döngü olarak aniden arazi oluyorlardı. Hatta telefona bile çıkmıyorlardı. Bu duruma anlam veremiyordu ve sebebini merak ediyordu.

Öngörüşmemiz sırasında birçok soru sorduğum için verdiği örneklerden ilişkilerinde bağımlılık teması olduğunu farkedip kenara gerekli notumu almıştım. Seansa başladığımızda ise kendisiyle şimdiki hayat regresyonu yapmayı seçtik, çünkü Derya Hn inancı gereği geçmiş yaşamlara inanmıyordu. Ayrıca küçüklüğüne dair verdiği örnekler aşırı katı kuralların olduğu bir ortamda büyüdüğünü ve bundan çok etkilendiğini gösteriyordu. O yüzden ana karnı sürecini de dahil ederek 0-6 yaş aralığını çalışmayı uygun bulduk.

 

Derya Hn, bana seansa gelmeden birkaç ay evvel ilaç kullanmak istediği için psikiyatriste gittiğini de söylemişti. Psikiyatrist ise kendisinde ilaç kullanmasını gerektiren herhangi bir durum olmadığını söyleyerek onu psikoloğa yönlendirmişti. 2-3 seanslık psikoterapiden sonra psikologa gitmeyi bıraktığını ve regresyon terapisini denemeye karar verdiğini belirtti.

 

Çalışmamıza başladığımızda Derya Hn transa geçmekte zorlanacağını düşünüyordu ve zihnini geri planda bırakmakta gerçekten zorlanıyordu. Aslında ilk sahnede kolaylıkla transa geçmişti ve bedenindeki duyarlılıkları çok rahat algılamıştı ama kafasında transa geçmeyi zor birşey gibi algıladığı için sürekli zihniyle transa geçip geçmediğini sorguluyordu.

 

23

Keşfettiğimiz sahnelerin birinde Derya Hn 3-4 yaşındaydı. D. Anadolu’da şu anda yaşadığı  şehirde, doğduğu evin bahçesinde oynuyordu. Kendisini tarif ederken ” erkek çocuğu gibi ” ifadesini kullanmıştı. Babasından korktuğunu ve sert tutumundan dolayı ondan nefret ettiğini düşündüğü bir an vardı. O anda gözlerinde yoğun duyarlılık ve batma hissi yaşadı.

 

 

24Başka bir sahnede 2 yaşındaydı. Yaramazlık yaptığı için halasının kendisini korkutmak amaçlı balkondan aşağı sarkıttığı bir sahneye geçiş yaptı. Bu sahnede yine yoğun korku, öfke ve güvensizlik vardı. Ayrıca kendini çok değersiz hissedip bilinçaltında “uslu çocuk olmalıyım ” şeklinde bir kayıt yapmıştı.

 

Anne karnında olduğu bir anda ise kendisini 7 aylık olarak algıladı. Bu sahnede anne rahminin enerjisini çok kasvetli bir ortam olarak belirtti ve çok huzursuzum dedi. Bu huzursuzluğun annesinden ona geçen bir duygu olduğunu anladıktan sonra ise annesinin neden huzursuz olduğunu anlatmaya başladı. Anlattığına göre annesi babası ile evlendikten sonra kocasının ailesiyle yaşamaya başlamıştı. Orada yaşadığı süreçte dışardan gelen gelin olarak kendini dışlanmış ve yalnız hissediyordu. Derya Hn’ın geçiş yaptığı bu sahnede ise evde büyük bir kalabalık vardı ve annesi hamile olarak bir köşede yalnız başına oturuyordu.

 

Konumuz ilişkiler olduğu için seans içerisinde vaktimiz yettiği kadarıyla ergenlik ve lise dönemindeki birkaç önemli anıya da bakmak istedim:

 

1412-13 yaşlarında , hala D. Anadolu’daki doğduğu şehirde yaşıyorlardı ama 3-4 yaşından sonra artık dedesinin evinde değil, bu kez kendi evlerine geçmişlerdi. Annesinin onu masada erkekler konusunda uyardığı ve “…erkeklere dikkat edeceksin, adımıza kötü birşey getirmeyeceksin…” dediği bir sahneye geçiş yaptı. Henüz ortaokuldaydı ve platonik olarak çok sevdiği bir çocuk vardı. Çocuğun da onu sevdiğine emindi ama annesinin uyarıları ve kültürel baskı sebebiyle okul hayatı boyunca erkeklerden çok uzak durduğunu, çok sevdiği bu çocuğa bir kez bile merhaba diyemediğini söyledi.

13 yaşındayken annesi ve babası Akdeniz Bölgesi’ndeki büyük bir şehre taşınmaya karar veriyordu. Yaşadığı şehirden ayrılırken sevdiği çocuğa veda bile edemiyordu ve taşındıkları şehre gittiklerinde üzüntüden hastalanıyordu. Taşındıkları büyük şehre uzun süre ısınamıyordu ve kendini çok mutsuz hisediyordu. Bu sahnede annesine karşı  hissettiği yoğun öfkesine, aşkını yaşayamamaktan kaynaklanan pişmanlık duygusu da eşlik ediyordu.

 

15Diğer bir sahnede, 19 yaşında İç Anadolu’daki bir üniversitede okuduğu bir ana geçiş yaptı. 13 yaşındayken ayrıldıkları şehirde kalan geçmişteki platonik aşkı ile bir şekilde bir araya gelip çıkmaya başlıyorlardı. Birbirlerinden uzakta oldukları için çok az görüşme şansına sahip olarak 1,5 yıl süren bu ilişki Derya Hn’ın mantığının bu ilişkiyi onaylamaması sebebiyle bitiyordu. Görüşmedikleri o 6 yıl boyunca aralarında ciddi bir uçurum oluşmuştu. Sevdiği genç adam, okumayıp çalışmayı ve tüm ailesine bakmayı seçmişti. Başka bir şehre sürekli gidip gelerek onu sık sık ziyaret edebilmesi söz konusu değildi. Derya Hn ise aralarındaki eğitim farkını oldukça önemsiyordu. Aylarca üzülüp ağlamasına rağmen ayrılık kararı aldığını ve asla geriye dönmediğini söyledi. Bu sahnede sevgilisini bir anda bırakıp gittiği için ve ilişkiye devam edemediği için kendini suçlu hissediyordu.

Tüm bu sahneleri keşfettikten sonra hepsini dönüştürmeye koyulduk.  Doğumunun gerçekleştiği esnada kız çocuk olarak doğduğu için babaannesinin kültürü gereği durumdan çok hoşnut olmadığını algıladı ve ona ” Bu evrenin planıydı. Beni bu şekilde kabul etmek zorundasın. Unutma ki senin annen de bir kadın…” dedi.

Diğer sahneleri de tek tek dönüştürerek içsel çocuk bölümüne geçtik. Ardından rehberiyle buluştuğu ana geldik. Rehber kelimesini ilk defa duyuyordu. Ona kısaca açıkladığımda rehberini algılayabildiğini ve onun karşısında gülümseyerek oturduğunu söyledi. Rehberinden herhangi özel bir mesaj algılamadı.

Şifa bölümünden sonra kendisi ile seansı değerlendirmeye başladık:

a) Gözlerinde yoğun baskı hissettiği anı hatırladı ve “ gözlerimde bozukluk var gerçekten de, hatta bu hafta hazır izindeyken göz doktoruna gidecektim. ” dedi. ” Seansta hissettiğim şey gerçek gibiydi ” diyerek de şaşkınlığını ifade etti. Seans esnasında çalışma konumuzla bağlantılı olan ve vücudumuzda kayıtlı olan tüm travma izlerinin açığa çıkabildiği için bu tarz bedensel duyarlılıkların normal olduğunu, bu sebeple Dr. Roger WOOLGER tarafından geliştirilen ” BEDEN TERAPİ” yöntemini uyguladığımızı söyledim.

b) Seans boyunca sürekli su içme ihtiyacı duyduğumu ve ilk defa bir seans sırasında 1 şişe suyu bitirmeme rağmen sanki hiç su içmemişim gibi ağzımda yoğun kuruluk hissettiğimi söyledim. Böyle bir şey bana ilk defa olduğu için dikkatimi çekmişti. O yüzden kendisine gündelik yaşam içinde çok su içip içmediğini sordum. “ Kendimi bildim bileli çok su içerim. Bir kerede en az 3-4 bardak su içerim. Her gece uyandığımda yaklaşık 1 litre su içerim çünkü ağzımda kuruluk oluyor, ne kadar içersem içeyim suyun tadını alamıyorum. ” dedi. Bunun üzerine şeker hastalığı olup olmadığını sordum. Hiç test yaptırmadığını söyledi. Kendisinden doktora gittiğinde bu durumu araştırmasını ve en azından önlem olarak şeker testi yaptırmasını rica ettim.

c) Bana öngörüşmede verdiği özel hayatına ilişkin bir detaya ek olarak seans içerisindeki ilk sahnede kendini erkek çocuğu gibi tarif etmesi, babaannenin erkek torun istemesi, küçüklükte çok bastırılmış bir ortamda büyümesi gibi sebepler yüzünden dişil enerjiye bakılmalı şeklinde not almıştım. Değerlendirme kısmında her ay regl dönemlerini çok ağrılı yaşadığını da söyledi. İlerde bu konulara bakmak üzere ikimiz de gerekli notlarımızı aldık.

d) Seans sırasında babaanne ile karşılaştığı sahnede , kendisini ifade etmişti fakat onu affetmek istememişti. Bu tarz durumlarda danışanı asla karşısındaki kişiyi affetmeye zorlamadığımız için  o bölümü o şekilde kapatmıştık.

***

Derya Hn ile seanstan bir gün sonra konuştuğumuzda ” Seanstan sonra başımda ağırlık gibi hafif bir baş ağrısı oldu, uyuyunca geçti. Akşam hafif bir mide bulantısı da oldu. Diğer günlere nazaran dün gece daha çok kalktım ve her kalktığımda da yarım saat kadar oturdum. Önceki günler kadar çok su içmedim. Dünden beri su içmem azaldı, gece kalktığımda 1 bardak su içebildim. Ben bunun mide bulantım sebebiyle öyle olduğunu düşündüm. Bugün mide bulantım yok. Sabahtan beri çok su içmedim yine. Normalde gece kalktığımda 1 lt su içerdim, hep ağızda kuruluk olurdu. Şu anda ağzımda kuruluk yok.” dedi.

Seansımızın üzerinden 2 gün geçmişti. O gece yatağa yattığımda herzamanki gibi eklentiler için günlük temizlik ve korumamı yaptım ( bu yöntemi seans sonunda danışanlara da öğretiyorum ). Tam gözlerimi kapamış uyumak üzereyken bir anda gözümün önüne yaşlı, kısa boylu, tombul, beyaz tenli, başı kapalı ve çok kızgın ve çatık kaşlı bir teyzenin yüz ifadesi geldi. Tanımadığım birine ait bu yüz ifadesinin Derya Hn’la ilgisi olabileceği fikri de bu bir anlık görüntüye eşlik etti ama üzerinde fazla düşünmeden uyudum.

Ertesi gün öğle saatlerinde Derya Hn beni aradı. Gece biraz tedirgin uyuduğunu, birkaç kez uyandığını , bunların seansla bir ilgisinin olup olmadığını sordu. Ben de”  seanstan sonraki ilk 1-2 gün nadiren de olsa gece uyanmaları olabiliyor. Size öğrettiğim temizlik ve korunma yöntemini uygulayın. Endişe edilecek bir durum yok. Bu arada bana babaannenizin bir resmi varsa gönderebilir misiniz? ” dedim. Fotoğrafı gördüğümde gece uyumadan hemen önce gözümün önüne gelen kızgın teyzenin Derya Hn’ın babaannesi olduğunu anladım. Belli ki Derya Hn’ın babaannesi torunu tarafından affedilmek ve kabul edilmek istiyordu. Açıkçası böyle bir seans benim de başıma ilk defa geliyordu. Normal şartlarda seans öncesi ve sonrası hem mekanı hem de kendimi temizleyip enerjisel koruma altına alırım ve danışanla ilgili bu tarz bağlantılara asla girmem. Ama buradaki babaanne belli ki durumdan aşırı rahatsız olmuştu ve bana bir karelik de olsa görüntüsünü yansıtarak bu konuya tekrar bakmamızı rica istemişti.

Telefon görüşmemizden sonraki günlerde Derya hn daha rahattı.

Seanstan 1 hafta sonra konuştuğumuzda “İlk 3 günü yoğun yaşadım. Onun dışında mide bulantılarım çok azaldı ve geçti. Su içmem ise eskiye oranla azaldı. ” dedi. 7. günden itibaren tamamen normale dönmüştü.

Yıllık izni bitmek üzere olduğu için ve benim yaşadığım şehre çok uzak bir yerden geldiği için 2. seansı da o şehrine dönmeden yapmaya karar verdik. Birçok ilki bir arada barındıran ve benim için de enteresan bir deneyim olan bu seansların ikincisi ise yazının 2. bölümünün konusu.:)

 

(DEVAM EDECEK…)

NOT: Her yazımın altında çoğunlukla eklediğim özel “NOTLAR ” bölümü ikinci yazının altında topluca belirtilecektir.

Sevgilerimle…

BİR ÇOCUK DANIŞAN VAKASI

Standard

Bu haftaki vakayı paylaşıp paylaşmamakla ilgili uzun zamandır düşünüyordum. Sonunda minik danışanımın annesinin de onayını alarak paylaşmaya karar verdim çünkü burada altını defalarca çizmek istediğim birkaç önemli husus var .

 

2

Bu vakadaki danışanım 10 yaşında, zeki ve hiperaktif bir çocuk. Kendisi ile karşılaşmamızdan evvel annesi ile aramızda birbirimizi  bu hayatta daha önce hiç görmemiş olmamıza rağmen geçen öyle ilginç bir şifalanma deneyimi var ki benim de çok şaşırdığım bir durumdur. O yüzden bu temasın tesadüfen olmadığını ve bu çocukla mutlaka çalışmam gerektiğini hissetmiştim. Olay akabinde anneden gelen e-posta aşağıdaki gibi, olayın gelişimin kronolojik olarak anlaşılması için aşağıya ekliyorum:

 

 

 

1Merhaba. Doğduğundan beri farklı olduğunu düşündüğüm 10 yaşında bir oğlum var. Baska boyutlardaki varlıkları gördüğünü düşünüyorum. Şu ana kadar sadece annem ve kız kardeşim ile paylaştığım bir konuydu. Bu durumu son 1 yıldır azalmasına rağmen hala arada yaşıyor. Birden tedirginleşiyor ve sanki, arkasında biri varmış gibi arkasına bakıyor. Bebeklikten itibaren de uykularından ağlayarak uyanan bir çocuktu. Hiç uyumak istemiyordu. Üç yaşına kadar düzelir diye bekledik. Daha sonra da psikolog, nörolog, psikiyatrist hepsini denedik. Verdikleri ilaçlarla uyku sorununu bir nebze çözebildik.
İlkokuldan beridir devam ettiğimiz çocuk nöroloğu, bunun asperger sendromunun bir türü olabileceğini ve bu sendromun belirtilerinin her çocukta farklı şekilde ortaya çıkabileceğini söyledi.
Bugüne kadar bu konuyla alakalı yapmadığım araştırma kalmadı. En sonunda ablam aracılığıyla sizinle irtibata geçtim. Ablam sizinle yazışırken merak edip fotoğrafınıza baktığımda içimde sanki bir şeyler kırıldı ve birden ağlamaya başladım.
Ertesi gün sizle ben yazışmaya başladığımda da bedenimin içi alev alev yanıyordu. Sanki bütün organlarım harekete geçti. Ardından büyük bir hafiflik ve aydınlık hissettim. Artık renkler daha parlak görünüyordu. O anda gidip aynaya bakma ihtiyacı hissettim. Aynaya baktığımda bir an için kendi gözlerimin içinde sizin gözlerinizi gördüm, daha sonra da kendi yüzümü algılamaya başladım.
Bu arada ablam farklı bir şehirde yaşadığı için onun bile bilgisi yoktu ama uzun zamandır gözümde bir sorun vardı. Nasıl anlatılır bilemiyorum . Aynada kendi yüzümü tam olarak algılayamıyordum. Sanki başkasının yüzü gibiydi. Kendi yüzümün kıvrımlarını algılayamıyor ve onu 2 boyutlu gibi görüyordum. Başımı da olduğundan çok daha büyük ve ağır hissediyordum. Eski resimlerime baktığımda aynada gördüğüm bu kişi ben değilim diyordum ama kimseye anlatamıyordum. Bu konuyla ilgili olarak daha önce çok doktora gittim ama herhangi bir şey bulunamadı. En sonunda; üç çocuğum olduğu için yorgunluktan ifademin değiştiğine kanaat getirdim. Artık yaş 35 oldu yüzüm de değişmeli gibi düşüncelerle durumu geçiştirdim….ta ki dün bu deneyimi yaşayana kadar.
Dün akşam resmen kendime kavuştum. Teşekkür ederim.

E-postanın yazılış tarihi: 9 ağustos 2014.

10

Bu e-postadan yaklaşık bir ay sonra farklı bir şehirde yaşayan çocuk danışanım ve ebeveynleriyle biraraya geldik. Amaç aile ile tanışmak ve o esnada çocukla da bire-bir seans yapabilmekti. Hakkımda bölümünde de yazdığım gibi, çocuklarla regresyon yapmak için ayrı bir eğitim almak gerekiyor. Formatı çok farklı ve kısa olan bu seans türünde çocukla sohbet ederek ve birçok farklı teknik içeren oyunlar oynayarak bakmam gereken konulara bakabiliyorum. Öğrenmem gereken detayları öğrenip yapmam gerekenleri de o esnada yapabilmek için max 1 saat vaktim var. Çocukları 1 saatten fazla tutma şansımız olmadığı için eklenti temizliği, şifa gibi tüm konular da bu süre içinde bitiyor.

Sonuç; tipik bir dünyadışı vakası. Onun dışında ailesinin şüphelendiği gibi başka türden bir eklentiye rastlamadım. Çocuk danışanım seans boyunca bende gayet uyumlu, etkili iletişim kuran, zeki ve esprili bir izlenim çizdi. Evde zaman zaman yaşanan ve onun diğerleri tarafından farklı bulunan birkaç özelliğinin olması keşfettiğimiz dünya dışı etki sebebiyle bana göre çok normal bir durumdu. Seanstan sonraki süreç içerisinde ebeveynlerine, onun zamanla daha çok uyum göstereceğini, kendisine bu süreçte biraz daha anlayışlı olmaları gerektiğini söyledim. Durumu takip edeceğimi ve herhangi önemli bir gelişme olduğunda bana mutlaka bilgi vermelerini de rica ettim.

11Ayrıca anne veya babanın en az birinin, mümkünse babanın katılacağı farklı bir seans türü yapmak istediğimi, bunun çocuğun durumundan bağımsız olarak mutlaka bakılması gereken bir konu olduğunu , kısmen de baba-çocuk ilişkisinde etkili olduğundan şüphelendiğimi belirttim. Anne bu tarz konulara çok açıktı ama baba henüz hazır değil gibi görünüyordu. Babanın evlilik yapmadan evvel geçmişte yaşadığı çok ciddi birkaç travması vardı. Benim kendi şahsi görüşüm, baba bu konuyla yüzleşmedikçe hayat bunu kendisine çeşitli senaryolarla hatırlatacak şekilde tekrar karşısına çıkacabilecekti.

Şu ana kadar hala baba ile biraraya gelip çalışmış değiliz ama düzenli olarak anneden bilgi alıyor ve durumu takip ediyorum.

 

13Seanstan 1-2 hafta sonra haberleştiğimizde oğullarının gece korkularının azalmaya başladığını belirttiler.

Seanstan yaklaşık 2 ay sonra haberleştiğimizde anne şöyle yazmıştı:  “Senin söylediğin gibi seanstan sonra yavaş yavaş değişim başladı.artık kendini daha iyi ifade ediyor.sanki gözünden bir perde kalkmış gibi. tesekkürler ”

9

 

Seanstan 4 ay sonra haberleştiğimizde annesi ”  Eskiye göre daha iyi. Öfke patlamaları olmuyor. Ciddi anlamda en çok değişen şey de gece korkularının sona ermesi.Babası ile olan ilişkisinde de eskiye göre daha olgun davranmaya başladı.  ” demişti.

 

Çocuklarla olan regresyon seanslarında yetişkinlerle olduğu gibi seansları uzun sürece yayma ve çocukla defalarca çalışma şansımız olmuyor. Asıl yapılması gereken en önemli olan şey ebeveynlerle terapistin işbirliği içerisinde olması hatta ihtiyaç varsa ebeveynlerle mutlaka çalışılması .

5

 

Bu vakada, küçük danışanımın enerjisini spora akıtabileceği faaliyetlere yönlendirilmesini tavsiye ettiğimde annesi bana oğlunun çok iyi bir yüzücü olduğunu, havuzun bir ucundan diğer ucuna dipten, hiç nefes almadan gidebildiğini söylemişti ve ” zaten ayak uçları palet gibi..sanki deniz canlısı ” diye de eklemişti.

 

4

Yüzmeyi, denizden çıktığında kumda oluşan ayak izlerini, kar yağdığında kara basan ilk kişi olmayı ve doğada vakit geçirdiğinde daha mutlu ve dingin olduğunu öğrendim. Bu da beni extra olarak mutlu etti. Çünkü günümüzde malesef büyük şehirlerdeki çocuklarımızın doğada vakit geçirme gibi bir lüksleri olmuyor. Onun yerine farklı olan ve anlaşılamayan her çocuğa tıbben bir tanı koymaya ve onları uyuşturacak ilaçlara boğmaya meyilliyiz.

 

Dilerim bir gün ebeveynleriyle de çalışma imkanı yakalarız ve ilerde daha da olumlu gelişmelerini kaydettiğim bir vaka olur ve sizlerle tekrar paylaşırım.

 

NOTLAR:

1-Bu vaka Asperger Sendromu ile ilgili bir değerlendirme yazısı değildir. Kendisine kesin tanı konulamayınca, belki Asperger Sendromu’nun bir türü olabilir diye etiketlenen farklı bir çocukla yapılan seansın geri-bildirimleri üzerinedir.

2-Bu vakada danışanın ailesi, uyku ve konsantrasyon için doktorun önerdiği düşük dozlu ilacı çocukları üzerinde kullanmaya devam etmişlerdir ve tarafımca da aksi yönde birşey bildirilmemiştir. Seans daha önceki tedavilere ek fayda sağlamak amacıyla yapılmıştır .

3-Anne ile hiç tanışmıyorken ve hatta telefonda bile konuşmazdan evvel, onun e-postadaki belirttiği görme durumunun düzelmesi ile ilgili durum, yüksek ihtimalle kendisinin algılarını bozan bir eklenti ile bağlantılıydı. Olay esnasında ben yaklaşık 1000 km uzakta başka bir şehirde idim ve aynı anda enerjisel bir kusma hissi hissettim. O anda birilerine birşey olduğunu hissettim ama kim olduğunu anlayamadım. Bu durum sizlerde yüksek bir beklenti yaratmasın çünkü buradaki şifalanma örneği regresyon seansından tamamen bağımsız, çok uçuk bir örnek. Ama bir taraftan da kişilerin şifalanmaya çok hazır ve istekli olduklarında şifalanmanın her şekilde gerçekleşebildiğini göstermesi açısından güzel bir örnek. Şifayı yaratan her zaman alan kişidir yani danışandır. Bizler buna sadece aracı oluruz.

 

SON SÖZ:  Bu vesile ile, çocukları sorunlu olduğu için doktor, psikolog, psikiyatrist, danışman ..vb her türlü çareyi arayan ebeveynlere bu konularda maksimum verimi alabilmeleri açısından Prof. Dr. Franz Ruppert’in aşağıdaki sözünü hatırlatmak istiyorum:

” Davranışları bozuk ” çocukları, semptomları ortadan kalksın diye terapist ya da doktorlara götürme işi eğer anne babalar kendi durumlarına bakmaya hazır değilse başarısızlığa mahkumdur. Bir çocuğun ” davranış bozuklukları” ebeveynlerinin ruhsal ve duygusal donanımlarının aynasıdır ve çocuğa genelde en çok yardım edecek şey, ebeveynlerin bu aynaya bakmaya hazır olmaları ve kendilerinin ruhsal ve duygusal durumlarını daha iyi kavramalarıdır.  “

 

Sevgilerimle…

 

PARA PARA PARA…?

Standard

 

1

Bu vakamızda biraz farklı bir konuya eğilmek istedim çünkü çok nadiren de olsa böyle vakalarla da karşılaştığımız oluyor. Mesela kişinin gelirken belirlediği başka bir sorunu veya çalışma konusu oluyor ama çalışmaya başladıktan sonra bir bakıyoruz ki, kişinin o konuyu çalışmasına engel olan başka bir sorunu var. Dolayısıyla çalışma konusunu son anda değiştirdiğimiz ve ancak bu şekilde seans yapabildiğimiz durumlar olabiliyor..İşte bu vaka da öyle bir vaka:

Nilüfer Hn, 55-60 yaşlarında daha önce başından birkaç evlilik geçmiş, son eşinden ayrıldıktan sonra yalnız yaşayan, 20’li yaşlarda bir çocuğu olan çok zeki ve çalışkan bir kadındı. Daha önce bir kere çalıştığım bir danışanımın tavsiyesi ile randevu almıştı ve seansa şehirdışından geliyordu.

 

2Para ile ilgili ciddi bir blokajı olduğunu düşünüyordu ve bunun kaynağına bakarak dönüştürmek istiyordu. Ön görüşmemiz sırasında kendisine bayağı soru sordum. Verdiği örneklerin hepsinde para ile ilgili bir sorun vardı gerçekten de. Çok zengin olan kocası vefat ettiğinde hiçbir şekilde 1 TL’lik bir miras hakkı bile olmamıştı. Son evliliğinde ise kocası, Nilüfer Hn’ı kendi işleriyle ilgili borçları olduğuna inandırarak dolandırmış ve hatta Nilüfer Hn bunu farkedip kendisinden boşanmak istediğinde de kocası ondan nafaka talep etmişti.

Hala sonlandırmaya çalıştığı iş ortaklığında ise karşı taraf bir türlü hakkı olan parayı vermek istemiyor, Nilüfer Hn’a ait ortaklık payına hiç ücret ödemeden sahip olmak istiyordu.

Tüm bu bilgiler ışığında Nilüfer Hn’ın parayı bu kadar itmesinin sebebine bakmak için seansımıza başladık. Velhasıl Nilüfer Hn o kadar analitik bir zekaya sahipti ki bir türlü zihnini geri planda bırakmayı başaramıyordu. Bu da bizim seansta ilerlememize engel oluyordu. Bunu farkedince normalde pek yapmadığım birşey yaptım ve seansta mola verdim. O sırada Nilüfer Hn’ın yine bu zihinsel yapısı sebebiyle uykuya zor daldığını, zihnini bir türlü susturamadığını öğrendim. Kendisi ile yaptığımız bu kısa sohbet sırasında çalışma konusunu değiştirmemiz gerektiğini, öncelikli olarak bu konuya bakmamız gerektiğini yoksa seans yapmamızın pek mümkün olamayacağını söyledim. O sırada süphelendiğim bir sebep de kafamda oluşmuştu ama şüphelensek de danışanlara pek bahsetmediğimiz bir konu olduğu için detaylıca bilgi vermedim. Sadece birkaç kelime ile Nilüfer Hn’ın verdiği tepkiyi gözlemledikten sonra seansın akışını tamamen değiştirerek onun uykularını da etkileyen aşırı zihinsel ve hiperaktif yapısının kaynağına baktık.

 

9Sonuç, eşine örneğine kolay kolay rastlanmayacak çok enteresan ama başarılı bir seans oldu. Sanki biraz önce her soruma içinden zihniyle konuşarak cevap bulmaya çalışan kadın gitmiş, yerine ben daha soruyu sorarken cevabını hisseden, bilen ve gülümseyerek cevap veren bilge bir kadın gelmişti.

Bizim, regresyon terapistleri arasında ” DÜNYA DIŞI ETKİ ” ismiyle andığımız, ileri teknik olarak bazı okullarda öğretilen ama dünyada çok az terapist tarafından bilinen bu konu Nilüfer Hn’ın ana temalarından biriydi. Zaten seansın sonlarına doğru rehberiyle konuştuğu sırada sürekli gülümsüyordu ve rehberinin ona ” Senin parayla sorunun yok ki…” deyip güldüğünü söyledi. Parayla ilgili geçmişte yaşadıkları kendisinin o gün seansa gelmesine vesile olmuştu ama gerçekten de maddi anlamda herhangi bir sorunu yoktu. Yaşadığı tüm bu deneyimler onu farklı bir yola ve iş koluna itmişti ve asıl yaşam amacı olan işi bulmasına yardımcı olmuştu.

 

5

Nilüfer Hn şu anda yüzlerce kadına iş imkanı yaratan bir fabrikanın kurulmasını sağladı. Yaşam misyonu da kadınların eğitimini-öğrenimini ve çalışma hayatına atılarak kalkınmalarını içeriyordu. Bunu seans içinde rehberinden bizzat duymak , şu anda başladığı yeni işinde doğru noktada olduğunu anlamasına ve çok mutlu olmasına sebep oldu.

 

 

7Seansın sonlarına doğru olan şifalanma bölümüne geçtiğimizde, ellerini kaldırıp parmaklarını açarak vücudunun 10-15 cm kadar üzerinde tuttu ve alt karın-üst gövde arasında sanki bedeni tarar gibi ileri-geri birkaç hareket yaptı. Herzaman rastalanan bir tablo olmadığı için biraz şaşırdım ve seans bittiğinde kendisine sordum.

O hareketleri otomatik olarak o anda içinden öyle geldiği için yani gayriihtiyari yaptığını söyledi. Bunun şifalanma ile bağlantılı olduğunu tahmin ettiğim için kendisine vücudunun o bölümünde geçmişte herhangi bir sağlık sorunu yaşayıp yaşamadığını sordum. Verdiği cevap beni yine şaşırttı ama aynı zamanda çok da sevindirdi. Çünkü kendisi daha önce hiç rastlamadığım bir kanser türünü vücudunun o bölgesinde atlatmış. Bu cevabı verirken kendisi de şaşırdı çünkü o hareketin geçmişte yaşadığı o rahatsızlıkla alakalı olabileceğini düşünmemişti.

Rehberi ona çok uzun bir yaşam yaşacağını ve yaşam misyonu olan bu son iş koluyla ilgili çalışmalarına devam etmesi gerektiğini söyledi.

 

 

Woman Sleeping 2002Çalışmadan bir gün sonra konuştuğumuzda seansın ilk kısmında bizi sabote eden zihinsel konuşmaları sebebiyle özür dilemek istedi ve ” sabrınız için teşekkür ederim ” dedi.  Rahat uyuduğunu, kendisinde enerji artışı olduğunu hatta bütün gün şehri dolaştıktan sonra akşam da sinemaya gittiğini söyledi. Kendisini bana yönlendiren eski danışanımı arayarak ona teşekkür edeceğini, seanstan çok memnun kaldığını da ekledi.

Seanstan 8-9 gün sonra konuştuğumuzda iş için başka bir şehirdeydi . Kendisinin çok yoğun olduğunu ama bundan dolayı mutlu olduğunu söyledi. Ayrıca ” ..Daha dinginim. Yatağa daha erken giriyorum. Yatağa yattığımda soru soruyorum..çatır çatır  geliyor cevaplar..Daha kolay konsantre oluyorum. ”  dedi.

 

1015 gün sonra emailleştiğimizde ise ” Sevgili Eylül, herşeyin suçlusu sensin çünkü o günden bu yana kendimi o kadar enerjik ve iyi hissediyorum ki, projeden projeye koşuyorum:) O yüzden sana hemen dönemedim …Artık geceleri de zihnimi susturabiliyor ve uykuya rahatlıkla dalabiliyorum. Eskisi gibi uykusuzluk çekmiyorum.  …..”  diye yazmıştı.

 

Kendisi ile 1,5 ay sonra haberleştiğimizde ise şöyle yazmıştı:

” Neden olduğunu bilmediğim endişelerimin temelini gördüm. Aslında benim endişe dediğim yaşadığım anda gördüğüm, hissettiğim şeyler imiş. Yani başıma gelecekleri görüyormuşum. Ilk anda bir iş, bir proje ve bir insan ile fikren ve bedenen karşılaştığımda bana gelen duygunun ne olduğunu anladım. Böylece daha rahatım. Geçen hafta bir dostumu bir cam kapının önünde ve arabasını bir kamyon üstünde gördüm. Sıkıntıda olduğunu hissederek telefon ettim. Sesimi duyduğuna çok şaşırdı. O anda bir cam vitrin önünde arabasının çekilmesine engel olmaya çalışıyordu . İşte böyle şeyler oluyor. Artık şaşırmıyor  ve korkmuyorum. Sevgilerimle.    “

Nilüfer Hn, şehirdışında yaşadığı ve çok yoğun çalıştığı için kendisi ile tekrar bir araya gelemedik ama kendisini internet üzerinden takip ediyorum. En az 15 yaş genç gösteren, enerjik , çok zeki ve çalışkan olmasının dışında çevresine pozitif enerji saçan ve yüzlerce kadına istihdam yaratan azminin önünde saygıyla eğiliyorum.

Bir dahaki karşılaşmamızda çocuğu ile ilişkisine bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu yazıyı hazırlamama izin verdiği için de kendisine tekrar teşekkür ediyorum.

 

Sevgilerimle…

 

 

 

SÜPER BABA

Standard

dad.jpg

Bu haftaki vakamızın ismi ” SÜPER BABA” yani vakamız  bir süper baba modeli ile ilgili ama isim sizi yanıltmasın..) Aslında bu vakadaki  danışanım annesi ile yaşadığı sorunları sebebiyle bana gelmişti.

 

Nurten Hn 45 yaşlarında, uluslararası bir firmada çalışan, bekar bir kadındı. Daha önce tek başına yaşadığını ama yalnızlıktan sıkılmaya başlayınca annesinin yaşadığı eve dönerek birkaç yıldır annesiyle birlikte yaşadıklarını belirtmişti.

 

7

Ön görüşmemizi tamamlayıp, annesi ile yaşadığı sorunların en  önemlilerini keşfetmeye koyulduk. Dolayısı ile tipik bir şimdiki hayat  regresyonu seansı şeklinde gerçekleştirdiğimiz bir seans oldu.

 

 

6

Keşfettiğimiz ve dönüştürdüğümüz sorunların hepsi anne-babasının evliliklerindeki sorunlarla,  boşanma süreçleriyle ve aralarındaki problemler tam olarak giderilmeden anne-babanın tekrar bir araya gelerek evlenmeleri ile alakalıydı.

 

 

 

Worried Mother with Daughter IllustrationNeredeyse tüm örneklerde bir ebeveynleştirme* ( parentification ) vakası söz konusuydu. Yaşadıkları bu sorunlu süreçte sürekli annesine ebeveynlik yapmaya kalkıyordu ve bu da onu çok yıpratyordu.

Baktığımız örneklerin çoğunda aslında kızgınlık duyduğu kişinin annesi değil babası olduğunu keşfetti. Seansın sonlarına doğru yaptığı bu keşif ve babası ile ilgili bunca yıldır sakladığı bir sırrın yükünü bırakmak onda ciddi bir rahatlama yarattı.

 

 

1Küçüklüğünden itibaren babası ile ilgili kafasında öyle bir imaj yaratmıştı ki babası ne yaparsa yapsın hatasızdı ve mükemmeldi. Babasını halim-selim, utangaç, kadınların gözünün içine bile bakamayan biri gibi anlatmıştı. Ama baktığımız tüm örnekler babasının çapkınlıkları ile ilgiliydi . Üstelik bu şekilde bir kardeşi de olmuştu.

Seans sonunda artık olayları olduğu gibi görmeye ve kişileri oldukları gibi kabul etmeye odaklandı. Babası ile ilgili bugüne kadar taşımış olduğu ve utanç duyduğu bir sırdan özgürleşti. Herşeyden önemlisi ise süper baba imajını bırakarak annesine yaklaşabilmesi ve annesine ebeveynlik yapmak yerine onun çocuğu olduğunu kabul etmeye başlaması olmuştu.

 

İlerde 0-6 yaş dönemine bakmak ve içsel çocuk çalışmak üzere vedalaştık.

 

Seanstan bir gün sonra konuştuğumuzda, akşam rahat uyuduğunu ve kendini iyi hissettiğini söyledi.

Bir hafta sonra haberleştiğimizde , son 7 gününün çok neşeli, keyifli geçtiğini , annesi ile 7 gün içinde hiç tartışma yaşamadıklarını söyledi. Ayrıca tekrar rüya görmeye başladığından bahsetti. ( Not: Herkes rüya görür. Sadece bazı insanlar rüyalarını hatırlamazlar. Danışan burada artık rüyalarını hatırlamaya başladığını kastediyor. )

Seanstan 16 gün sonra haberleştiğimizde, annesi ile arasının gayet iyi olduğunu söyledi.

 

9Bir ay sonra haberleştiğimizde ” .. Eskiden kahve fincanındaki bir olasılık olarak bile kalp şeklini yıllardır görmüyordum,  yeni bir aşk belirtisi olan hiçbirşey şey yoktu. Şu anda çevremde hergün bu tarz şeyler görmeye başladım ve artık kendimi yeni bir ilişkiye açtığımı hissediyorum ” dedi.

 

11

 

Seanstan yaklaşık 2 ay sonra haberleştiğimizde ise yıllar önce yaşadığı bir rahatsızlıktan sonra kendisinin kadın-erkek ilişkilerinden ve cinsel konulardan biraz soğuduğunu ve bu konuyla ilgili  çalışmak istediğini belirtti. Kendisi ile tekrar çalışmak üzere sözleştik.

 

NOTLAR:

1-EBEVEYNLEŞTİRME ( PARENTIFICATION ): Çocuğun ebeveynine ebeveynlik yapmasına denir. Buradaki vakada yetişkin gibi davranmayan bir anneye annelik yapmaya kalkan bir kız çocuğu olarak karşımıza geldi.

2- Bir kişinin ailede ebeveyn rolü oynarken aynı zamanda kendisine sağlıklı bir ilişki çekmesi çok mümkün değildir. Buradaki örnekte danışanın yıllar önce yaşadığı bir sağlık sorunu sebebi ile kadın-erkek ilişkilerinden ve cinsel konulardan soğuduğunu söylemesi , fakat seansımızdan yaklaşık 2 ay sonra artık bu konuyu çözmek istemesi de danışanın şifalanmaya başladığının güzel bir göstergesi.

 

 

Sevgilerimle

Eylül Erdoğan

KÜRTAJ

Standard

Bu haftaki vaka örneğimizde yine bir eklenti ve şimdiki hayat regresyonu var.

headacheIşıl Hn 30’lu yaşlarının başında genç ve çalışan bir kadındı. İş hayatında başarılı biri olmasına rağmen kendini hayatı boyunca hep yetersiz hissettiğinden şikayet ediyordu ve bu yetersizlik duygusunun kaynağına bakıp dönüştürmek amacıyla seansa gelmişti. Başarılı bir iş hayatı vardı ama bulunduğu mevki kendisini tatmin etmiyordu. Çocukluğundan bu yana her zaman insanları alttan aldığını, ” HAYIR”  demek istediği durumlarda bile insanları kırmamak adına hayır diyemediğini söylüyordu. Kendini güzel bulmadığını ve hiçbir şeye layık görmediğini, iş hayatında müdürleri tarafından  takdir edilen bir çalışan olmasına rağmen içinden sürekli ” ben ne yaptım ki ” diye geçirdiğini eklemişti.

Öngörüşmede kısa olarak ailesi ve çocukluğu hakkında konuştuk. Çok şanslı bir çocuk olduğunu söylüyordu ama hayatı boyunca neden böyle yetersiz hissettiğini bir türlü anlamıyordu.
abortionSeansa geçtiğimizde yetersizlik duygularının kaynağına baktık. Bu sırada vücudunda hissettiği semptomlar bana bir kürtaj vakasını çağrıştırdığı için seansın akışını eklentiyi tespit edecek şekilde değiştirdim. Notlarımda annesinin kendisinden önce bir kürtajı olduğu bilgisi vardı ve belirttiği duyarlılıklar onunla bağlantılı gibi görünüyordu ama yine de danışanın durumu kendisinin anlamasını istediğim için duyarlılıkların ne ile alakalı olduğunu anladığı ana kadar bekledim.
yetersizlikEnerji alanında bir adet eklenti olduğunu kendisi de teyit edince eklenti ile ilgili çalışma yaptık. Gerçekten de kendisinden önce annesinin kürtajla aldırdığı kardeşi anne rahmine düştüğü ilk andan itibaren danışanın enerji alanında eklenti olarak kalmıştı. Tüm bu süreçte çocukluğundan itibaren zaman zaman kendisini eksik, yetersiz görmesine, hiçbir şeye layık olmadığını düşünmesine ve zaman zaman da farklı ortamlarda dışlanmış hissetmesine sebep olmuştu.
Ana karnı döneminde kendisine annesi kanalıyla geçen bu eklentiyi temizledikten sonra 7 yaşına kadar yaşadığı birkaç dışlanma hatırasını da dönüştürdük. Ana karnı dönemini dönüştürmeye başladığımız andan itibaren artık kendisini yetersiz ve eksik hissetmiyordu ve olaylara bakış açısı anında değişmişti. Orada anladı ki aslında hissettiği o duygu ve düşünceler kendisine ait değil, kürtajla alınan kardeşine ait duygu-düşüncelerdi.
Bu şekilde anlayış geliştirdikten sonra anne-babası ve kardeşi ile bir araya geldiği bölümde anne-babasından özür dileme isteği duydu. Eklenti sebebiyle taşıdığı duygu-düşüncelerin etkisiyle zaman zaman ebeveynleriyle arada yanlış anlamalar ve tartışmalar yaşanmıştı. kürtajŞimdi anlıyordu ki hepsi aslında sadece kabul edilmek ve onurlandırılmak isteyen kürtajla alınan kardeşinin ona yansıttığı duygu-düşüncelerin etkisiyle gerçekleşmiş yanlış anlamalardan ibaretti.
Bu sahnede ayrıca kendisinden küçük olan ve hayatta olan diğer kardeşine de sevgiyle sarıldı ve ona iyi bir abla olacağına dair söz verdi.
İçsel çocuk bölümünde kendi çocukluğundan bazı hallerini gördü..Hepsi artık gülümsüyordu.
Toplu temizlik ve şifa bölümünde oldukça rahatlamış ve mutluydu. Temizlik yapılırken altın rengine benzer bir ışık gördüğünü, dizlerinde tatlı bir ısınma olduğunu belirtti.
Rehberi ile karşılaştığı sahnede rehberi ona: ” Herşey güzel olacak. Kendine güven. Sen teksin ve özelsin. ” dedi.
Seanstan bir gün sonra konuştuğumuzda seans bittikten sonra eve gittiğinde bayağı uykulu olduğunu ve birkaç saat uyuyup uyandığını, ertesi sabah çok hafif başağrısı yaşamasına rağmen genel olarak kendini sakin ve iyi hissettiğini söyledi.

sleep-1.Seanstan 7 gün sonra haberleştiğimizde ” .. Geçtiğimiz hafta gayet iyi geçti. Sadece 3 gün önce üst üste birkaç olay gelince biraz moralim bozulur gibi oldu ama hemen topladım kendimi. Genel olarak iç huzurum daha iyi, o da dışarıya yansıyor olmalı ki birkaç kişi çok iyi göründüğümü söyledi 🙂   …  ” dedi.

Gece uyanmaların eskisi gibi devam ediyor mu, ne durumda diye sorduğumda ise , eskiden her gece birkaç kere uyandığını ve korku hissettiğini, seanstan sonraki dönemde sadece 2 kere uyandığını ama bu sefer korkmadığını, çok kahve içen biri olarak kahveyi azaltmaya karar verdiğini ve belki de bu sebeple uyanmışımdır diyerek tekrar yattığını söyledi.

NOTLAR:

1-Bu yazı, kürtaj konusu ile ilgili bir eklenti durumunu ve insanı nasıl etkileyebileceğine dair örnek bir vakayı içeriyor. Amacımız kürtajla ilgili olumlu veya olumsuz herhangi bir değerlendirme veya yorum yapmak değildir.

2-Kürtaj, aile dizimi seanslarında da özellikle dikkat edilen ve incelenen bir konudur. Kişilerin günlük yaşamlarında annelerinin düşük-kürtaj hikayelerini bilip bilmemelerinin veya hem çocuğun hem de annenin zihnen bu gerçeği kabul edip etmelerinin konuyla ilgisi yoktur. Kişilerin bilinçaltında yani ruhsal boyutta bu durumu nasıl algıladıkları asıl etkiyi yaratan şey oluyor. Dolayısı ile sağlıkla ilgili zorunlu sebeplerden dolayı çocuğu aldırmak zorunda kalmanız, sizin bilinçaltınızda bundan dolayı suçluluk hissetmeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Veya illaki her kürtaj vakasında herkes aynı oranda etkilenir ve herkes mutlaka suçluluk hisseder diye bir genelleme de yapılamıyor.

Buradaki örnekte, kürtajla alınan bebek kendisinin istenmediğini, dışlandığını ve kendisine yaşam hakkı tanınmadığını hissetmiş ve ışığa geçemeyerek bu etkiyi anne aracılığıyla bir sonraki kardeşine taşımış. Anne rahmi kanalıyla bu enerjiyi bir sonraki bebeğine aktarmış. Bir sonraki kardeş ise, kendisine sağlanan yaşam hakkı kendisinden önce gelen kardeşe tanınmadığı için suçluluk duygusu ile bu eklentiyi bugüne kadar kendi enerji alanında yıllarca taşımış.

Daha önce de dediğim gibi kürtajların kişileri etkileme şekli ve oranı kişiden kişiye değişiklik gösteriyor fakat şu ana kadar gözlemlediğim vakalara bakarak diyebilirim ki ailede önce doğan ve erken ölen bebeklerin, düşüklerin, kürtajların bir sonraki doğan kardeşi etkileme oranının yüksek olduğu şeklinde.

3- Örnek vakamızda danışan bedeninde sanki birşey onu mıknatıs gibi yukarıya çekiyormuş gibi hissetmişti. Bu semptomları seansa gelmeden 2 gün önce gördüğü rüyasında ve 2 ay önce bir gece aniden uyandığında da hissetmişti. Sanki metal ve soğuk birşey sırtından aşağı iniyordu ve aynı anda korku da hissediyordu. Sizin de tahmin edeceğiniz gibi tüm bu korku ve hisler, kürtajla alınan bebeğin alınma şekli ve alınırken bebeğin yaşadığı duygularla bağlantılıydı.

Danışan bu semptomları seanstan önce bizzat yaşadığı için bir açıdan şanslıydı çünkü seansta yaşadığı semptomlarla bire-bir örtüştüğü için ,  eklentiyi daha kolay algılamasını ve aradaki bağlantıları çok daha kolay kurmasını sağladı.

GEÇMİŞİN İZLERİ ( 2. Bölüm )

Standard

Birinci bölümde Burçin Hn ile nasıl tanıştığımızdan ve ilk seansımızda yaşadığı deneyimden bahsetmiştim. Kendisi ile 4,5 ay haberleşmedik, taaa ki 2. seansa kadar diye de bitirmiştim…

callingEvet, Burçin Hn beni aradan 4,5 ay geçtikten sonra tekrar aradı ve farklı bir konuda çalışmak istediğini bildirdi. Bu 4,5 aylık süreçte hayatında herhangi bir değişiklik olup olmadığını merak etmiştim. İlk seansından çok kısa bir süre sonra hayatında çok hızlı değişimler olduğunu, bazı gerçekleri artık görmezlikten gelmek yerine görmeyi seçerek 19 yıllık evliliğini anlaşmalı olarak bitirdiğini, şu anda evinde çok daha huzurlu ve dingin olduğunu söyledi. Çocukların okulundan dolayı kendisinde kaldıklarını ama babayla istedikleri zaman görüşebildikleri ve onunla da kalabildiklerini, evde gerilim olmadan yaşamanın kendisine iyi geldiğini, herşeyin çok hızlı ve tereyağından kıl geçer gibi gerçekleştiğini ekledi.

Bu sefer,  ilerde kendini yeni bir ilişkiye açmadan önce kendi üzerinde çalışmak ve özellikle bu yaşamında çocukken oluşmuş olan aile kalıplarına bakmak istiyordu. Anlattığı detaylardan ve verdiği örneklerden dolayı, ailesinde atalardan gelen ve tekrarlayan bir mezhep çatışması farketmiş ve notumu almıştım. Onun haricinde 0-6 yaş dönemine ait pek anı hatırlamıyor olması dikkatimi çekmişti. Genelde travmatik olayların olduğu dönemleri hatırlamama eğilimimiz olduğu için bu bölümde önemli birşeylerin olabileceğini de not alarak çalışmamıza başladık.

pregnantÇalışma, ana karnı içeren ve danışanın ilk altı yaşını çalıştığımız bir şimdiki hayat regresyonu oldu. Henüz anne karnındayken yaşadığı ciddi bir gerilim vardı. Annesinin huzursuzluğunu çok yoğun hissediyordu ve o sahnede duvarda yer alan bir fotoğrafı bile net tarif edebiliyordu.

Ana karnı döneminde bir eklenti algıladı.

Doğmadan hemen önceki dönemde ise kordonun boğazını sıktığını, boğazında rahatsızlık hissettiğini söylemişti.

Doğduğu anda orada bulunan bazı kişilerden olumsuz enerji aldığını hatta ana karnında algıladığı eklentinin de hala orada olduğunu söyledi.

Bebeklik döneminde keşfettiğimiz bir olayda annesine çok kızıyordu. Bu olayın çok benzerinin bu hayatında bizzat kendi evliliğinde de tekrarlandığını farkedince katarsis yaşadı.

 

Anne-baba arasındaki  sorunları içeren ve akrabaların da durumun kaynağı olduğu birkaç olay keşfettik. En son ise ana karnı döneminden  itibaren hepsini dönüştürmeye başladık.

Çalışmayla ilgili en büyük sürpriz finalde geldi. Babaannesinin annesini erkek çocuk doğurmadığı için çok sevmediğini ve içten içe onu aşağıladığını algıladı. Böyle bir beklenti ile doğan bebek olarak ruhu bu olaydan etkilenmiş ve o yüzden bu yaşamda erkeklerin yapabileceği herşeyi yapmakla yükümlü hissetmişti kendini. Bu bölümde de katarsis yaşadı. ” Kadınım ama başarılıyım “ cümlesi çıktı ağzından. Bu bölümü ilerde eril-dişil dengesine çalışmak üzere not aldım ve böylece kendisi ile ilk ilişki koçluğuna benzeyen çalışmamız da başlamış oldu.:)

young
Rehberiyle karşılaştığı sahnede rehberi ona: ” Kendini sev. Sen değerlisin. Mutlu ol ” şeklinde tavsiyelerde bulundu.
Çalışma bittiğinde Burçin Hn yerinden çok hafiflemiş ve mutlu bir şekilde kalktı ve 4o’lı yaşlarda olmasına rağmen kendini 25 yaşında gibi hissettiğini söyledi.

Çalışmayla ilgili diğer SÜRPRİZ, seansta hatırladığı anılarını annesiyle kontrol ettiğinde hepsinin, hatta duvardaki fotoya kadar bire-bir aynı ve doğru çıkmasıydı. Verdiği başka iki örnek ise şöyleydi: ” .. Anneme bana 4 aylık hamileyken ne oldu diye sordum. Babamla birlikte Şubat tatilinde okulu kapattıkları için soruşturma geçirdiklerini çok stres yaşadıklarını söyledi. Doğduktan sonra 3 aylıkken ne olduğunu sorduğumda da babamla büyük bir tartışma yaşadıklarını ve hatta stresten midesinin çok ağrıması üzerine babamın, ineğin ağız sütünü kendisine içirdiğini söyledi.”

Seanstan bir gün sonra verdiği geri-bildirimlerden birinde de” İlginç bir şey oldu” diye cümlesine başlamıştı.

Normalde kızı babasıyla yani Burçin Hn’ın eski eşi ile telefonda konuşurken, içten içe kızgınlık hissettiğini ama seanstan bir gün sonra yine konuştuklarını duyduğunda bu sefer hiç öyle hissetmediğini fark etmişti. Eski eşini, ” sanki eski bir arkadaş gibi, ne çok önemli ne hiç önemsiz-nötr yani” diye tanımlamıştı.

Evliliğine dair ve eski eşini içeren hiçbir çalışma yapmamıştık ama bu konuda da bonus faydalar görmesi güzel bir gelişmeydi.

cleaning.jpgSeanstan bir gün sonra kendiliğinden, email hesabında  7 yıldır bekleyen 3500 kadar emaili temizlemeye karar vermişti. 1 gün içinde email sayısını 90’a kadar indirmişti.

Başka bir mesajında ise şöyle diyordu: “… Seansın sonunda kendimi hissettiğim yaşı söylemiştim ya, bunun neden 25 olduğunu anladım. Çünkü ben 25 yaşında evlendim ve sanırım o andan sonrası ben ben olamadım…. …..Bir de fark ediyorum ki ben artık son 4 -5 aydır elimdekine razı olup susup oturmak yerine mutlu olmanın yollarını arıyorum. Zaten sana her iki gelişim de tam en zor günlerime rastlıyor. Zamanı gelince hayat seni tekrar karşıma çıkardı ve bu ikinci regresyonu yaptık. İyi ki de bu yaşamımı yaptık. Parçalar biraz daha birleşti……”

Evet, Burçin Hn ile 4,5 ay ara vererek yaptığımız 2 seansın özetini 2 ayrı yazı ile paylaşmaya çalıştım. Tabi ki seansla ilgili detaylara gizlilik kurallarını ihlal etmemek adına girmedim ama ana hatlarıyla konu başlıklarıyla durumu anlaşılır kılmaya çalıştım.

Burçin Hn’ın gerçekleri görmeyi ve onlarla yüzleşmeyi seçecek gücü kendinde görmesi çok güzel bir başlangıçtı. Bundan sonra hayatında ne istediğini bilerek ve bunun için gerekli adımları atarak ilerleyeceği konusunda şüphem yok. HİÇBİRŞEY İÇİN GEÇ DEĞİLDİR ve kişiler bahane bulmayı bıraktıkları zaman DÖNÜŞÜM mutlaka gerçekleşir.

Bu vakayı paylaşmamda yardımcı olduğu ve yazıyla ilgili verdiği geri-bildirimler için kendisine ayrıca teşekkür ediyorum.

Sevgilerimle..

Eylül Erdoğan

GEÇMİŞİN İZLERİ ( 1. Bölüm )

Standard

İkinci olarak paylaşmak istediğim vaka, iki seans çalıştığım bir tıp doktoru danışanıma ait. Normal şartlarda danışanlarıma ait isim, şehir, yaş, meslek gibi bilgileri kesinlikle bildirmiyorum fakat bu çalışmada meslek bildirmemin bir anlamı var. Onu da yazıyı okuyunca anlayacaksınız, çünkü verdiğim örneğin anlamlı olabilmesi için meslek bildirmek zorundayım.

Bu vakadaki danışanım olan Burçin hn ile ilk karşılaşmamızdan evvel, kardeşi Burcu hn ile çalışmıştık. Ondan sonraki süreçte, bir gün Burcu hn bana teyzesinde son bir hafta içerisinde daha önce hiç olmayan bazı semptomlarla karşılaştıklarından bahsetmişti. Teyzesinin nöroloğa götürüldüğünü ama doktorun ” yüksek tansiyona bağlı olarak böyle semptomlar görülebilir, psikiyatriye götürmenize gerek yok ” dediğini söylemişti. Teyzesi ile ilgili durumla ilgili benim fikrimi sorduğunda sadece teyzesinin yaşadığı durumun sebebinin herhangi bir EKLENTİ* kaynaklı olup olmadığına bakabileceğimi , yaşanılan durumun sebebi eklenti ise bu konuda yardımcı olabileceğimi ama eklenti değil ise yapabileceğim pek bir şey olmadığını söyledim.

teyzeTeyzesi ile daha ilk karşılaştığım anda durumunun normal olmadığı belliydi ve böyle bir kişinin normal bulunarak eve gönderilmesi şaşırtıcıydı.
Tahmin edebileceğiniz gibi seans kesinlikle normal bir regresyon seansı gibi geçmedi çünkü psikiyatriste gitmeyi gerektiren durumlarda asla regresyon danışmanlığı yapmıyoruz.

Neyse ki teyze benimle iletişim kurabildi ve neden insanlarla iletişimi kestiğini, korkularını …ve kimselerle paylaşmadığı bazı geçmiş olumsuz hikayelerini dinleyebildim. Seans sonunda teyzeyi bana getiren yakınlarına 24 saat beklemelerini, izlemelerini, eğer ertesi gün teyze ona bildirdiğim saatte kendiliğinden hatırlayıp beni aramaz ise hemen psikiyatriste götürmelerini tavsiye ettim.
Şüphelendiğim bir rahatsızlık ismi vardı ama doktor olmadığım ve teşhis koyma yetkim bulunmadığı için kişilere herhangi bir şey bildirmedim. Nitekim, ertesi gün teyze bildirdiğim saatte beni aramayınca ailesi tarafından hemen psikiyatriste götürüldü. Psikiyatrist tarafından rahatsızlığına teşhis konuldu ve ilaç kullanımına başlandı. İlaç kullanımından üç gün sonra teyzemiz bana verdiği sözü hatırlayarak , üç gün sonra da olsa kendisine söylediğim saatte beni aradı. İlaçların işe yaradığını görmek açısından sevindirici bir gelişmeydi..
***

evlilikBurçin hn’ın ilk seansı böyle bir deneyimden biraz zaman geçtikten sonra gerçekleşti. Kendisi doktordu ve uzun süredir devam eden mutsuzluğunun kaynağı olan evliliğindeki problemleriyle ilgili psikolog bir arkadaşıyla bir süre çalışmıştı. Yeni çözüm arayışları içerisindeyken kardeşinden ve teyzesinin deneyiminden dolayı regresyon terapisi yöntemini duymuş ve merak etmişti.

İlk çalışmamızda ilişki sorunlarıyla ilgili konuştuk ve kendisine sorduğum bazı sorulara verdiği cevaplar üzerine eklentiden* şüphe ettik. Zaten anlattığı örneklerden bir tanesi bariz bir eklentiye işaret ediyordu.

Bunun üzerine seansa eklenti taraması yaparak başlamaya ve sonucuna göre seansı eklenti seansına çevirmeye karar verdik. İlk taramada ikiden fazla eklenti tespit ettik.

recm2
Bir tanesi çok güçlü bir geçmiş yaşam anısıydı.

Burçin hn Ortadoğu’da recm edilerek öldürüldüğü bir geçmiş hayat hikayesi hatırlamıştı…

O yaşamında asıl sevdiği genç adamla yan yana görülmeleri bile recm kararı çıkmasına sebep oluyordu.

Zayıf ve güçsüz bir karaktere sahip olan sevgilisi onu kurtarmayı denemiyor ve ortamdan kaçarak kendisini yalnız bırakıyordu.

recm
Recm edildiği sahnede bacakları dizlerinin üst bölümüne kadar kuma gömülmüştü ve o sahnede taşlanarak ölüyordu.
Seans sonunda o hayatı ve üzerindeki etkilerini dönüştürdük, bedenindeki izlerini şifalandırdık. Ayrıca eşini ve kendi yaşamını etkileyen diğer eklentiyi de temizledik. Seans bitiminde yaptığımız kısa değerlendirmeden sonra aşağıya indiğimizde  bana bacaklarındaki izleri gösterdi.

Seans sırasında üşümemesi için üzerinde ince bir pike olduğundan fark etmemiştim ama dizlerinin altında evdeki kedi tarafından yapılmış tırnak izleri vardı. Tam olarak da recm sahnesinde kum içinde kalan bölüme denk geliyordu.

kedi.jpgSeanstan bir gün sonra Burçin Hn ile görüştüğümde, kedinin artık kendisini tırmalamayı bıraktığını hatta o gece ayak ucunda uyuduğunu söyledi.

Seanstan bir hafta sonra, eşinin işlerinin açıldığını ve bolluk-bereketlerinde artış farkettiğini ( seansta tespit ettiğimiz eklentilerden biri hem kocasını hem de kendini etkileyen bir eklenti olduğundan bu sonuç anlamlıydı ), eşinin bile kedideki bu davranış değişikliğinden dolayı terapiden etkilendiğini hatta belki denemek istediğini söyledi.

Kendisi ile dört ay boyunca haberleşmedik ve tekrar çalışmadık. Ta ki ikinci seansa kadar. Bu da ikinci bölümümüzün konusu olsun…)

NOT-1: Eklenti*: Enerji alanımızda olan ve bize ait olmayan enerjilere eklenti denir. Daha sonra bu konuda detaylı bir yazı yazacağım.

NOT-2: Kediler, eklentileri algılayabilen, bizim göremediğimiz bazı enerjileri görebilen özel hayvanlardır. Bu örneğimizde danışan bu bilgiyi bilmemesine rağmen, verdiği geri-bildirimlerle kedilerin bu özelliklerini teyit etmiş oldu.

NOT-3: Burçin Hn’ın bilinçaltından çıkan recm hikayesi ile ilgili konuyu ister bir geçmiş yaşam olarak kabul edin, ister kolektif bilinçaltı deyin, ya da Burçin Hn çok güzel uydurmuş diyebilirsiniz. Burada önemli olan, hikayede geçen detaylar ile bu hayatında yaşadığı bazı fiziksel ve ruhsal sorunların gösterdiği paralelliklerdir.

                                                                             ( DEVAM EDECEK….)

 

Sevgilerimle,

Eylül Erdoğan

REDDETTİĞİNİ TAŞIMAK…

Standard

İlk paylaşacağım vaka, bir şimdiki hayat regresyonu:

 

momBana arkadaşının tavsiyesiyle gelen danışanım Gizem hn, 30 lu yaşlarında evli, çalışan ve çocuklu bir bayandı. İlk etapta doldurduğu formda çalışmaya geliş sebebi olarak ” tahammülsüzlük, asabiyet, aşırı detaycılık ve kuralcılık ” olarak yazmıştı. Yaptığımız kısa ön görüşmede, bu davranış kalıplarının özellikle 4 yaşındaki kızı ile olan ilişkisi sırasında ön plana çıktığını ve kendisini çok rahatsız ettiğini söyledi. Anlattığına göre danışanın annesi de çok katı kuralları olan, oldukça titiz bir anneydi. Anne-baba ilişkilerinde tartışmalar eksik olmuyordu..ve danışanım bir sahnede kendisini anne-baba tartışmasını ağlayarak dinleyen bir çocuk olarak anlatıyordu. Annesinin annelik rol modeli onun modern bakış açısıyla örtüşmüyor, bazen kızına karşı kendisini, annesinin küçükken kendisine yaklaştığı tarzda yaklaşırken bulduğunda bu duruma çok kızıyor fakat değiştirmekte de oldukça zorlanıyordu. Regresyon terapisini daha önce deneyimlemiş bir arkadaşının tavsiyesiyle gelmişti ve kendisine yardımcı olup olamayacağımı merak ediyordu.

Bu öngörüşmeden sonra hemen seansa geçtik. Seansın nasıl ilerleyeceğini anlatmış olmama rağmen kendisinde biraz da olsa endişe olduğunu ve bunun transa geçişini engellediğini fark ettim. Bu yüzden seansa ara verip kısa bir sohbet yaptık..henüz bu sohbetimiz sırasında bile tamamen annesinden devraldığı bir düşünce kalıbını keşfettik ve not aldık. Birkaç dakikalık sohbetten sonra tekrar seansa koyulduk.

İlk geçiş yaptığımız sahne, danışanın anne karnında olduğu sahneydi. Henüz ben kendisine komut bile vermeden ilk olarak o sahneye geçiş yapmıştı. Anne karnında ve doğum anında  “duygusuz, bebek gibi değil de bir yetişkin gibi hissediyorum ” demişti. Annesinin hamileliği sırasında endişe, stres gibi bazı duygularını kendi hisleri gibi sahiplenmişti. Özellikle bir sahnede annesini karnı burnunda olmasına rağmen öfkeyle evi temizlerken görmüştü. O sahnede anne babaya kızgındı ve söylenerek de olsa evi temizliyordu.

 

Diğer keşfettiğimiz sahnelerin birinde annesinin kendisine zorla tuvalete alıştırmaya çalıştığı önemli bir sahne vardı.Yeni bir eve taşınılmıştı ve tuvalet alaturkaydı. Henüz 4 yaşında olduğu için ilk defa karşılaştığı bu tuvalet modelinden korkmuştu, tuvaletin deliğine düşeceğini sanarak ağlıyordu. Annesi ise danışanın başında dikilmiş, onu tuvalete doğru şekilde oturması ve buna alışması gerektiğini konusunda hem zorluyor hem de azarlıyordu. Bu sahnede küçük çocuk kendi zihninde ” Annem bana bağırıyor, demek ki beni yeterince sevmiyor. Annem beni anlamıyor bir türlü “ gibi kayıtlar yapmıştı.

Başka bir sahnede evde oyun oynadığı bir sırada yine annesinin ev dağılacak, salon kirlenecek tarzı yaklaşımından dolayı bir anda sonlanan bir oyun ve küçük çocukta yarattığı hayal kırıklığı vardı. Onun çocuk beyninde bu sefer ” annem niye bu kadar ciddi? annem beni anlamıyor.” şeklinde bir kayıt oluşmuştu.

 

mom2Yine, keşfettiğimiz farklı bir sahnede ise annesinin yemeğini zamanında yemediği için soğuması sebebiyle kendisine kızdığı bir an vardı. Anneannesi kendisine daha ılımlı davrandığı için iştahının açıldığını fark etmişti, ama annesi onu zorladığında veya bağırdığında iştahı kapanıyordu. Burada da kafasından geçen düşünce “keşke annem de anneannem gibi olsa ” idi.

Bütün sahneleri keşfettikten sonra ana rahmine ilk düştüğü andan itibaren hepsini dönüştürdük. Bu sefer doğduğu anda kendisini duygusuz bir yetişkin gibi değil de, gerçekten küçük bir bebek gibi hissetti.

Bu dönüştürme bölümü esnasında aslında kendisinin de annesine sevgisini gösteremediğini farketti ve katarsis yaşadı. O andan itibaren annesine anlayış geliştirmeye başladı.

İçsel çocuk çalışmasına  geçtiğimizde ilerde hangi yaş dönemlerine bakılması gerektiğine dair not aldık ve bir kere daha çalışmak üzere sözleştik.

Rehberi ile biraraya geldiği bölümde rehberi ona ” Sen aslında mutlu bir çocukluk geçirdin, bundan sonra da mutlu olmayı hakkediyorsun. Mutluluğun kaynağını dışarda arama, içine bak. Sevgiye dön, sevgi en büyük güçtür, sevgi herşeyi çözer. ” dedi.

Seans bitiminde, çocukluk anılarını anlatırken başının sağ tarafında biraz ağrı olduğunu ama seans bittiğinde öyle bir ağrının kalmadığını, iyi hissettiğini söyledi.

Bir gün sonra konuştuğumuzda, seanstan sonra gayet iyi hissettiğini sadece ilk gün hafif bir uyku hali ve yorgunluk olduğunu söyledi.

8 gün sonra konuştuğumuzda gayet iyi olduğunu, işte biraz yoğunluk yaşadığını ama evde kızına karşı çok daha toleranslı ve esnek davranmaya başladığını fark ettiğini söyledi.

4.jpg

 

İşte böyle sevgili günlük…Bazen hem nedenini hem de sonucunu biliriz  ama bazı davranış kalıplarımızı dönüştürmekte zorlanabiliriz. ANA KARNINDAN İTİBAREN İLKOKULA BAŞLAYANA KADAR GEÇEN SÜREDE BİLİNÇALTIMIZDA KAYIT ETTİĞİMİZ ŞEYLER O KADAR GÜÇLÜ OLABİLİRLER Kİ BAZEN KAYNAĞINA GİDİP BAKMAK EN KESTİRME DÖNÜŞTÜRME METODU OLABİLİR.

KISSADAN HİSSE: SAYIN ANNELER VE BABALAR, MİNİK YAVRULARINIZI ÇOK SEVDİĞİNİZ İÇİN VE ONLARIN İYİLİKLERİNİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ İÇİN ONLARA YEMEK KONUSUNDA BASKI UYGULUYORSANIZ, LÜTFEN YOL YAKINKEN GERİ DÖNÜNÜZ!  BUGÜNE KADAR EVDE YEMEK VARKEN AÇ KALAN BİR ÇOCUK ASLA DUYMADIM AMA SEVİLMEDİĞİNİ HİSSETTİĞİ İÇİN İŞTAHI KAPANAN ÇOK ÇOCUK DUYDUM. TEKRAR EDİYORUM: SEVİLMEDİĞİ İÇİN DEĞİL, SEVİLMEDİĞİNİ HİSSETTİĞİ İÇİN …